26 Kasım 2014 Çarşamba

27.11.2014 Genel Gündem


27.11.2014 Perşembe
GÜNDEM 
Özal'ın Zehirlenmesi Davasında Beraat 
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın planlayarak zehirlendiği iddiasıyla açılan davanın tek sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında beraat kararı verildi. Mahkeme, Ersöz'ün atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle bu kararı aldı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında Savcı İsmail Şafak, esas hakkındaki mütalaasını okudu. Şafak, sanık hakkındaki iddianın dosyadaki gizli tanık beyanlarına dayandırıldığını hatırlattı. Özal'ın ölümüyle ilgili soruşturmada yapılan feth-i kabir işlemi ardından hazırlanan Adli Tıp Raporu'nda "Kesin ölüm sebebinin tespit edilmediğine" dikkat çekildiğini belirten Şafak mütalaasında şunları söyledi: "Ülkemize büyük hizmetler vermiş Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın hastalığı nedeniyle değil de menfur bir suikast sonucu öldürülüp öldürülmediği konusundaki belirsizlik nedeniyle zamanında yapılmayan klasik otopsi ve ölüm esnasında maktulden verileri (kan, kıl, doku vs gibi) alınmayarak, delillerin kaybolmasına neden olan sorumluların ihmalleri yüzünden kirli eller ortaya çıkarılamamıştır. Çıkarılamadığı için merhum Cumhurbaşkanı Özal'a Allah'tan rahmet, bir yargı mensubu olarak da yargı adına bizi affetmesini dilemekten başka söylenecek söz kalmamıştır. Merhum Özal'ın mekanı cennet ve ruhu şad olsun. Sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatına
Hürriyet


Darbeyi Önledim 
Eskişehir'de geçen yıl Gezi Parkı eylemlerinde üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın dövülerek öldürülmesiyle ilgili dün yapılan 5'inci duruşmaya, tutuklu Polis Memuru Mevlüt Saldoğan'ın ifadesi damgasını vurdu. Saldoğan, "Dönemin Başbakanı, Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. Gezi olayları bir darbe girişimiyse, ben darbe girişimini bastırmak amacıyla görevlendirildim" dedi. Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu yargılanan sanık Polis Memuru Mevlüt Saldoğan, fırıncı İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever, fırın işçisi Ebubekir Harlar ile tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban Gökpınar, Hüseyin Engin, Yalçın Akbulut ve avukatları ile Korkmaz Ailesi avukatları katıldı. Savcı mütalaasında, Ali İsmail Korkmaz'ın Eskişehir'deki Gezi Parkı eylemlerine katılıp yaralandığının ve sonrasında yaşamını yitirdiğinin belirlendiğini açıkladı. Mevlüt Saldoğan'ın yaralamaya yönelik saldırısının ardından Korkmaz'ın küfretmesi üzerine başına 3 kez vurduğunu, yaralamaya yönelik saldırının kastını aşarak adam öldürmeye sebep olduğunu belirten savcı, sanığın 'kasten adam öldürmek' suçundan cezalandırmasını istedi. Sanıklar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever ve Ebubekir Harlar'ın nitelikli yaralamadan; Yalçın Akbulut'un kasten yaralama suçundan cezalandırılmalarını talep eden savcı, Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin'in için ise beraat istedi. Korkmaz Ailesi'nin avukatları duruşma öncesi salona, Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı cadde, sokak ve binaları gösteren bir maket getirdi. Aile avukatlarından Ayhan Erdoğan, maket üstünde Ali İsmail Korkmaz'a yönelik saldırıyı anlatarak şöyle dedi: "Polisin amacının yakalamak değil, pusu kurmak olduğu telsiz kayıtlarında mevcuttur. Beraati istenen polisler olmasaydı, Ali İsmail Korkmaz o sokaktan kurtulup kaçabilirdi. Beraat kararı verilmesi haksız olur. Mevlüt Saldoğan asli faildir. Nitelikli olarak kasten adam öldürme suçu işlemiştir. Yalçın Akbulut da olayda en önemli roldedir. Ali İsmail Korkmaz'ın yakalanma talimatını Yalçın Akbulut veriyor ve 4 sivil sanık darp edip yakalıyor. Akbulut da asli fail olarak düşünülmelidir. Akbulut ve Saldoğan müşterek faildir. Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin, müşterek fail olarak düşünülmediği takdirde fiilen olaya katıldıkları görülmelidir."
Hürriyet

'İlk'lerin Yaş'ında Kritik Gündem 
Yüksek Askeri Sura (YAS), kıs dönemi toplantıları için bugün toplanacak. Genelkurmay Karargahı'nda yapılacak 'ilkler' toplantısında, Suriye'deki kritik gelişmelerin gölgesinde TSK'nın hazırlık durumu gözden geçirilecek. İlk kez Başbakan Ahmet Davutoğlu yönetiminde gerçekleşecek toplantıda, ağustos ayında terfi eden Kara Kuvvetleri EDOK Komutanı Org. Kamil Başoğlu, Harp Akademileri Komutanı Org. Abdullah Recep, 2'nci Ordu Komutanı Org. Adem Huduti, Muharip Hava Kuvveti ve Hava Savunma Komutanı Org. Abidin Ünal, yeni rütbeleriyle ilk kez YAŞ'a katılacak. Erdoğan ise Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk kez YAŞ üyelerine yemek verecek. Kararlar da, ilk kez aynı zamanda 'Başkomutan' olan Erdoğan'ın onayına sunulacak. Bedelli askerlik konusundaki değerlendirmelerin de YAŞ'a yansımasına kesin gözüyle bakılıyor. Paralel Yapı'yla mücadele kapsamında TSK'nın yürüttüğü çalışmalar da konuşulacak.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 85, 1327-85, 1940                    
ABD Doları 2, 2106-2, 2116/  Euro 2, 7609-2, 7674/ İngiliz Sterlini 3, 4913-3, 4941

Tüketicilere Masraf Uyarısı 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın bankalara ödenen masrafların geri alınabileceğini iddia eden reklamlarda yönlendirme yapılarak, kişisel verileri ele geçiren 15 telefonu takibe aldığı ortaya çıktı. Bakanlığın 4 bankayla ilgili inceleme yaptığı da belirlendi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, son zamanlarda artan banka masraflarının geri alınabileceğine yönelik televizyon reklamları ve kısa mesajlar yoluyla yapılan tanıtımlarla ilgili tüketiciyi uyardı. Tüketicilere "kişisel bilgileriniz çalınır" uyarısında bulunan Canikli, MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan'ın konuyla ilgili önergesine şu yanıtı verdi: "Son zamanlarda televizyon kanalları, internet siteleri veya cep telefonlarına gönderilen kısa mesajlar aracılığıyla tüketicilerle kurulan tüketici kredisi ve konut finansmanı sözleşmelerine yönelik bankalar tarafından tahsil edilen aidatı, dosya masrafı gibi isimler altında masrafların geri alınabileceğine ilişkin danışmanlık hizmeti sunulduğu yönünde izlenim uyandıran, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar eden, yanıltıcı ve aldatıcı tanıtımlar yapıldığı görülmektedir. Tüketicilerin olası hak kayıplarına uğramaması ve güvenlik ihlallerinin engellenmesi için benzeri taahhütler sunan tanıtımlarla ilgili olarak daha önce açıklama yapılmıştır. Reklam Kurulu tarafından incelemeye alınan tanıtımlarda tüketicilerin çeşitli danışma hatlarına yönlendirildiği ya da hatlardan arandığı tespit edilmiştir. Yapılan bu görüşmelerde ise kişisel verilen talep edildiği görülmüştür. Bu durum tüketicilere ait kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaybedilmesine ve amacı dışında kullanılmasına sebep olmaktadır."
Hürriyet

Volkswagen Mutlaka Türkiye'ye Gelecek 
Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, Türkiye'nin 2012-2014 yılları arasında beklentileri karşılayarak, "Yatırım çeken ülkeler klasmanında ilk 20 ülke arasına" girdiğini, önümüzdeki 2 yılın planlamasında ise Ar-Ge, enerji ve teknoloji yatırımları ile 25 milyar doların hedeflendiğini söyledi. Bir grup gazeteci ile bir araya gelen Aycı, yakın dönemde Türkiye yerine bazı başka ülkeleri seçen yatırımcıların pişman olduğunu belirterek, "Türkiye birçok ülkenin odağında" dedi. Yabancı yatırımların, yılın ilk 9 ayında 9.4 milyar dolara ulaştığını, bu rakamın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışı ifade ettiğini söyleyen Aycı, "Yılı 13.5 ile 14.2 milyar dolar ile tamamlamayı bekliyoruz. Bu yatırımlardan 2 milyar doları imalat, 1.1 milyar doları enerji ve 1.3 milyar doları ile finans sektöründe gerçekleşti. Garanti Bankası'nın kalan hisselerinin İspanyol BBVA'ya satışı ise henüz kayıtlara geçmedi. Önümüzdeki yıllarda başta finans ve enerji olmak üzere ilaç ve sağlık turizmi alanlarında çok önemli yatırımlar için görüşmeler sürüyor" dedi. Otomobil devi Volkswagen'in Türkiye yerine Polonya'yı tercih ettiğini, benzer bir hamlenin Hyundai'den geldiğini hatırlatan Aycı, "Küresel rekabet Türkiye'nin lehine işliyor. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in yer aldığı BRIC ülkelerinde sıkıntılar var. Brezilya ekonomisi daralıyor, Çin'de ekonomi yavaşlıyor, Rusya ise ambargo baskısı altında. Güney Afrika ve Güney Kore uzak piyasalarda güçlü. Bizim çevremizde ise Polonya ve Suudi Arabistan ile rekabet ediyoruz. Ancak rakamlar da gösteriyor ki Polonya'yı geride bıraktık. VW gibi şirketlerin son dönemlerde yaptıkları tercihlerden dolayı pişmanlık duyduğunu öğreniyoruz. Sonunda gelecekleri ülke Türkiye" diye konuştu.
Türkiye

"Dünya Limanı Asyaport" İnşaatında Sona Yaklaşıldı 
Tekirdağ'ın Barbaros Mahallesi'nde inşası devam eden ve 2015'in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanan Asyaport'un dev vinçleri, limandaki yerlerini almaya başladı. İstanbul'daki Ambarlı Limanı'nın yükünü büyük ölçüde hafifletmesi beklenen Asyaport'un faaliyete geçtiğinde dünyanın ikinci büyük konteyner operatörü Mediterranean Shipping Company'nin (MSC), ana limanı olarak kullanılacağını söyleyen Asyaport Limanı İşletme Müdürü Kadir Uzun, limanda 450 milyon dolarlık yatırımın yapıldığını ve 1.200 kişiye istihdam sağlanacağını belirtti. Asyaport'un, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkeler tarafından aktarma limanı olarak kullanabileceğini ve transit liman olarak adlandırılan bir aktarma limanı olacağını vurgulayan Uzun, "Asyaport, dünyada üretilen en büyük vinçlerin kullanıldığı teknolojiye ve en büyük konteyner gemilerinin yükünü boşaltacak ve bu gemilerin yanaşması için yeterli derinliğe sahip bir liman olarak faaliyet gösterecek. Vinçler, limana yerleştirilmeye başlandı. Çin'de üretilen elektrikli e-RTG'lerimiz yani vinçlerimizden 6'sı geldi. Bu vinçler 40 ton taşıma kapasiteli ve sahadaki konteynerin istişenmesi, gemiden indirdiğimiz veya gemiye vereceğimiz konteynerin istiflenmesinde kullanacağımız saha vinçleri" dedi. Limana toplam 33 vinç yerleştirileceğini dile getiren Uzun, "Türkiye'nin en büyük limanı olacak. Yılda 2.5 milyon konteyner hareketinin yaşanmasını hedefliyoruz. Tabii bu kapasite çok yüksek bir kapasite. Bunu da otomasyonu, kapasitesi yüksek vinçlerle sağlayabiliriz. RTG'ler de onun ilk parçası" diye konuştu. Kadir Uzun, gelecek yılın ilk çeyreğine kadar gemi sahil, kara vinçlerinin ve aktarma araçlarının hepsinin limanda aktif şekilde çalışmaya hazır olmasını planladıklarını belirtti.
Türkiye

Üstüne Para Versek Böyle Bir Tanıtım Yapamayız 
Türkiye'nin1 Aralık'ta dönem başkanlığını devralacağı G20'nin iş dünyası kolu olan Business 20'nin (B20) bayrağını da Türk iş dünyası taşıyacak. Dünyanın dev şirketlerinin CEO'ları ile gelecek vaat eden şirket yöneticileri B20 çatısı altında Türkiye'de buluşacak. B20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı seçilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yürütme kurulu üyeleriyle hedeşerini anlattı. Hisarcıklıoğlu "G20 özünde tam bir devler ligi. Tüm dünyanın gözü onun üzerinde, onun alacağı kararlara, yapacağı açıklamalara odaklanmış durumda. İşte biz de bu yıl, devler liginin başkanı oluyoruz. Böylesine bir fırsat bir daha en erken 20 yıl sonra karşımıza çıkabilir" dedi. B20'nin, iş dünyasının geleceğini etkileyen tüm sorunları tartışan, çözüm üreten ve bunları G20 liderlerine sunan bir mekanizmaya sahip olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "B20 Dönem Başkanlığı Türk iş dünyasının uluslararası arenada kendini tanıtması için tarifsiz bir olanak. Çünkü dünyanın en büyükleri ve en büyükler listesine girmeye aday olanlar burada. Üstüne para versek böyle bir tanıtım yapamayız." B20 Türkiye olarak KOBİ'ler ve girişimcilik üzerine bir görev gücü oluşturacaklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, şu bilgileri verdi: "KOBİ'ler ve girişimcilik görev gücü B20 network'ünde ciddi heyecan yarattı. Türk firmalarının B20'deki konumunu güçlendirmek için Türkiye'nin önde gelen 100 firmasının yöneticilerinden oluşan 'İş Dünyası Liderleri Forumu'nu hayata geçireceğiz. Türk Forum üyeleri, hem global şirketler arasında ben de varım diyecek hem de karar alıcılara seslerini duyurma noktasında bir adım önde olacak. Hem yurt içinde hem dışında çok sayıda organizasyon düzenleyerek network olanaklarını maksimize edeceğiz.
Star

TAV Türk Misafirperverliğini Primeclass İle İhraç Ediyor 
TAV Havalimanları bünyesinde lounge hizmeti veren TAV İşletme Hizmetleri, Türk misafirperverliğini yurtdışına da taşımaya başladı. 'Primeclass' markası altında hizmet veren şirket, son olarak Frankfurt, Münih ve Stuttgart havalimanlarındaki Air France/KLM loungelarının da işletmesini üstlendi. Böylece Primeclass ilk kez TAV'ın bulunmadığı havalimanlarında da yer almış olurken TAV'ın özel yolcu salonu sayısı ise 29'a çıktı. TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Bora İşbulan 2015 sonuna kadar 30 yeni lounge işletmeyi planladıklarını söyledi. İşbulan, Frankfurt'ta Primeclass salonunun tanıtımı nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, ilk planda ise hedeşerinin Washington Havalanı olduğunu söyledi. Dünyada 3 milyar insanın seyahet ettiğini, bu rakamın da yüzde 5'ine denk gelen 150 milyon yolcunun özel yolcu salonlarını kullandığını anlatan İşbulan kendilerinin de geçen yıl 2 milyon yolcuya hizmet verdiklerini söyledi. İşbulan "Bu ölçekteki bir sektörde, lounge işletmeciliğinde küresel bir marka haline geldik. Ancak daha çok pay almak için çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda uzun ve seçici bir ihale süreci sonrası Almanya'da Primeclass markasıyla üç havalimanında başladık. Air France- KLM ile beraber Berlin, Cenevre, Paris'te farklı salonları belli bir zaman süreci içinde işleteceğiz" dedi.ABD'de
Star

Yolsuzluk İçselleşiyor Mücadeleden Kaçılıyor 
TÜSİAD tarafından hazırlanan yolsuzluk araştırmasına göre, iş dünyasının yüzde 46'sı önümüzdeki dönemde yolsuzluğun artacağını düşünürken; yolsuzluğu en fazla sorun olarak algılayan sektör ulaştırma, en az sorun olarak algılayan sektör ise inşaat oldu. TÜSİAD tarafından İstanbul'da iş dünyasını temsil eden 801 kişilik örneklem grubu üzerinden hazırlanan "İş Dünyası Bakış Açısıyla Yolsuzluk: Algı ve Politika Önerileri" araştırmasına göre; katılımcıların yüzde 37'si sektöründe yolsuzluğun sık veya yüksek boyutta olduğunu, yüzde 46'sı ise daha da artacağını düşünüyor. Yolsuzluğun bugün itibarıyla sık, boyutunun da yüksek olduğunu düşünenlerin ise yüzde 57'si yolsuzluğun daha da artacağı görüşünde. Buna karşın, vergilerin yüksekliği, işgücü maliyetleri ve kayıt dışı ekonomiyi daha önemli sorunlar olarak sıralayan iş dünyası, rüşvet ve yolsuzluğu orta derecede önemli bir sorun olarak nitelendiriyor. Gelişmekte olan birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de yolsuzluğun yaygınlaşma eğiliminde olduğunu belirten TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, bundan çok daha endişe verici bir durumun ise yolsuzluğu içselleştirip onunla mücadeleden vazgeçmek olduğunu söyledi.
Vatan

Dünyada İlk 5'e Girmeyi Planlıyor 
İnform Elektronik Sanayi ve Ticaret, gelişmiş teknolojilerin vazgeçilmezi enerjinin insana ve çevreye zarar vermeden en verimli şekilde ve kesintisiz olarak kullanımına olanak sağlayan ürünleri tasarlıyor ve üretiyor. Firma, üretim ve geliştirme yanında servis de veriyor. Türkiye ve tüm dünyaya da dağıtım yapıyor. İnform Elektronik Genel Müdürü Levent Ilgın, gerçekleştirdikleri büyük yatırımlarla içinde bulundukları sektörde liderliğe oynadıklarını söyledi. 27 bin 500 metrekarelik kapalı alana kurulu tesislerinde 500'ü aşkın personelleri bulunduğunu dile getiren Ilgın, yurt içi ve yurtdışına yayılan şube, bayi-yetkili servis noktaları, deneyimli kadro ve üstün kalite anlayışıyla dünyanın sayılı firmaları arasına girmek için faaliyetlerine devam ettiklerini kaydetti. Ilgın, ürünleriyle ilgili de "Ürünlerimiz arasında kesintisiz güç kaynakları başta olmak üzere GSM ve telekom sektöründe kullanılan özel enerji sistemleri, doğrultucular, 19 inçlik Rack kabinleri, otomatik ve statik voltaj regülatörleri, alçak gerilim panoları, IT hastane sistemleri, aktif harmonik filtre, transformatörler, elektronik kartlar, enerji tasarruf sistemleri, yenilenebilir enerji sistemleri gibi ürünleri bulunuyor" bilgisini verdi
Vatan

Erdoğan'dan Tüm Esnafa Krediyle Emeklilik Müjdesi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak Ankara'da; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğünce düzenlenen '4. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'nın açılışında, ardından da İstanbul'da 15. Uluslararası MÜSİAD Fuarı'nda buluştu. Esnaf Şurası'ndaki konuşmasında paralel yapıyla mücadeledeki destekleri için esnaf ve sanatkar kesimine teşekkür eden Erdoğan, çözüm sürecine de değinerek "Dedikodulara ve şehir efsanelerine itibar etmeyin. İlk önce silahlar kenara konulacak, ne mesele varsa siyaset zemininde çözülecek" ifadelerini kullandı. Burada esnafa bir de müjde veren Cumhurbaşkanı, SGK'yla HalkBank arasında protokol imzalanacağını belirterek, "Prim borçlarını ödeyemediği için emeklilik hakkını kazanamayan Bağ-Kur'lu kardeşlerimize inşallah Halk Bankamız 0,97 faizle ve 36 ay vadeli olacak bir kredi verecek. Bu krediden istifade edeceklerin sayısı 279 bin 422 Bağ-Kur'lu. Şu anda hükümetimizin bu noktada atacağı adımla yapılandırmaya konu miktar, 3,6 milyar Türk Lirası. Tüm Bağ-Kur'lu kardeşlerime Halk Bankamızın SGK ile yapacağı bu protokolle birlikte şu anda gerçekten güzel bir imkan hazırlanıyor. Kredi borcunu, krediyi çektiği tarihten 3 ay sonra ödemeye başlayacak, bir de bu imkan geliyor" dedi. Hükümetin, gerek yasal düzenlemeler gerek devletin sağlayacağı imkanlarla esnaf ve sanatkarın yanında yer alacağını dile getiren Erdoğan, AK Parti iktidarının en önemli kavramlarından birinin istikrar, ikincisinin güven olduğunu vurguladı.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Meclis Eliyle Sansüre Öfke 
AK Partili eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ve Egemen Bağış'la ilgili rüşvet, yolsuzluk suçlamalarını soruşturan Meclis Komisyonu'nun başvurusu üzerine, "Şöhret ve haklarının korunması, kişilik haklarının zedelenmemesi" gerekçesiyle Ankara 7'nci Sulh Ceza Hâkimi'nce verilen ve 27 Aralık 2014'e kadar sürecek 'yayın yasağı' kararı büyük tartışma yarattı. Gazeteci dernekleri, "Sansürün kabul edilemeyeceğini" belirtirken, muhalefet partileri olayı "Meclis'e sansür gölgesi düştü" diye değerlendirdiler. İşte tepkiler 17 Aralık Komisyonu için yayın yasağı kararına Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi'nden büyük tepki geldi. Yapılan açıklamalarda özetle şöyle denildi: "17 Aralık Komisyonu için yayın yasağı getirilmesi sansürdür. Yasak basın özgürlüğünü zedelemiştir. Demokrasilerde her türlü siyasi tartışmanın halk ile paylaşılması esastır. Yayın yasakları ile olayların kamuoyuna aktarılmasının engellenmesi Anayasa'ya da aykırıdır. Ne kararının dayandırıldığı Basın Kanunu ne de Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yayın yasağına olanak sağlayan bir düzenleme yoktur. Karar, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası anlaşmalarla da bağdaşmadığı gibi, demokratik toplumların vazgeçilmez öğesi olan, halkın haber alma hakkını ortadan kaldırmaktadır. Hukuka aykırı durumun acilen hukuk tarafından ortadan kaldırılmasını diliyor, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına karşı yapılan ihlal girişimini kınıyoruz." Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) de yayın yasağı kararını kınadı. IPI Basın Özgürlüğü Yüksek Danışmanı Steven M. Ellis yaptığı açıklamada, "Yolsuzluk iddialarının üzerine perde çeken bu yayın yasağı kararı, yaşamsal bir kamu çıkarı konusudur. Yasak, hukukun üstünlüğüne güveni sarsacak ve demokrasiye daha fazla gölge düşürecektir" dedi. Kararın yolsuzluk dedikodularını körükleyeceğini belirten Ellis, "Bu ne suçlananlara ne de Türk halkına hizmet ediyor" diye konuştu. TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Kamu görevlileriyle ilgili soruşturmalarda toplumun bilgi alma hakkının kısıtlanması demokrasiye aykırıdır" diye tepki gösterdi. Feyzioğlu, şunları söyledi: "Bu karar, Anayasamızın 26. maddesinde güvence altına alınmış olan 'Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti'ne açıkça aykırıdır. Anayasamızda açıkça emredildiği üzere, 'Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.' Karar aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesine ve bu maddeye dayanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarına açıkça aykırıdır
Hürriyet

'Esnaf Gerektiğinde Askerdir, Polistir!' 
Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın esnaşarla ilgili "Gerektiğinde askerdir, polistir" sözleri damga vurdu. Gezi Parkı eylemleri sırasında Eskişehir'de sokakta esnaf ve polisin saldırısı sonrası hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ın davası görüldüğü sırada yapılan toplantıda konuşan Erdoğan'ın sözleri sosyal medyada tartışma konusu oldu. Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Bizde esnaf ve sanatkar demek, ticaret yapan, alan satan sırf ekonomik faaliyette bulunan insan demek değildir. Bizim medeniyetimizde, milli ve medeniyet ruhumuzda esnaf ve sanatkar gerektiğinde askerdir, alperendir, gerektiğinde vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. Gerektiğinde asayişi tesis eden polistir, gerektiğinde adaleti sağlayan hakimdir hakemdir, gerektiğinde de şefkatli kardeştir." "Taksici deyip şoför deyip geçemezsiniz. O mahallenin eminidir, ağabeyidir, mahallenin bekçisidir. Bakkal deyip kasap deyip manav terzi deyip geçemezsiniz. O mahallenin adeta ruhudur. Sokağımızın semtimizin vicdanıdır. Esnafı çıkartıp aldığınızda Türkiye tarihinden geriye hiçbir şey kalmaz. "Selçuklu ve Osmanlı döneminde bakırcılar yaptıkları işe vurdukları çekice bile bir derin anlam yüklüyorlar. Tak tak diye ses çıkarken, bakırcının gönlünden dilinden Allah Allah diye zikir dökülüyor. Keçeciler yünü vücutlarına vurdukça Allah Allah diye hakkı zikrediyorlar. İşte böyle bir ruh var. Medeniyet var. Elini açık tut, kapını açık tut, sofranı açık tut. Elini bağlı tut, dilini bağlı tut, belini bağlı tut. İşte böyle bir teşkilata, böyle bir geleneğe zihniyete sahip olmak bizim için milletimiz için inanın eşi bulunmaz bir talihtir."
Vatan

Bahçeli Yarın Tunceli'ye Gidecek 
Seyit Rıza'nın hain olduğunu söyleyen ve Dersim harekatı için "Millet yetki versin yine aynısını yaparız" diyen MHP lideri Devlet Bahçeli, "Cesaretin varsa, yüreğin yetiyorsa git bunları Dersim'de söyle" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na rest çekti. Bahçeli, 28 Kasım 2014'te Tunceli'de olacağını açıkladı. Bahçeli yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Başbakan Davutoğlu'nun Tunceli'ye gidip gitmeyeceğimiz konusundaki merakı da hastalıklı bir noktaya gelmiştir. Bu aşamada bize düşen Davutoğlu'nun merakını gidermek ve ateşini düşürmektir. MHP Genel Başkanı olarak, 28 Kasım 2014 günü Tunceli'de bulunarak; Tuncelili kardeşlerimi ve Tunceli Valiliğini ziyaret etme kararını almış bulunmaktayım. Tunç yürekli kardeşlerimin yaşadığı Tunceli'de, bugüne kadarki düşüncelerimi, fikirlerimi ve kanaatlerimi bir kez daha kararlılıkla paylaşmak istiyorum. MHP, Türkiye'nin tamamında siyaset yapacak yeterliliğe, güce ve kucaklayıcı hasletlere sahiptir. Milliyetçi - ülkücü harekete yürekli ve cesur olmak konusunda parmak sallayıp tavsiyelerde bulunmak isyankarlarla amaç birliği yapan Davutoğlu'nun harcı olmayacaktır."
Vatan

Başbakansan O Binayı Tıraşla! 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul bölge toplantısında, tarihi yarımadanın silüetini bozan Zeytinburnu'ndaki gökdelenin tıraşlanması için Başbakan Ahmet Davutoğlu'na çağrı yaptı. İstanbul'da afet zamanında toplanma yeri olarak belirlenen yerlerin ranta teslim edildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Bugün Allah esirgesin İstanbul'da bir deprem oluşa toplanabilecek alan sayısı son derece sınırlı. Senin yaşamına bile değer vermeyen sana para gözüyle bakan çevreyi katleden bir anlayışa prim verme sevgili İstanbullu kardeşim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Bana sorarsanız dünyanın en çirkin binası hangisi diye. Zeytinburnu 16-9 yükselen bina, Sultanahmet'in silüetini bozan yapıdır. İsterseniz biraz yakından bakalım. Orası daha önce TMSF'nin elindeydi. Bir yandaşa verildi. Emsal sadece 1 idi. Yandaş dönemi başbakanın okuldan arkadaşıydı. Emsal bir gecede 1'den 2.5'a çıkarıldı. O gökdelenler oraya dikildi. 36 kat izin verildi, sonra dendi ki 'çok yüksek, bunun tıraşlanması lazım.' O bina İstanbul'un silüetine saplanmış bir hançer gibi duruyor. Başbakan var, Ahmet Davutoğlu. Diyor ki 'siyaseti erdem ve ahlak vesilesi yapacağız' O zaman sesleniyorum madem böyle diyorsun Şeyh Edebali'den bahsediyorsun 16-9 kulelerini tıraşlayacak mısın traşlamayacak mısın? Görelim bakalım Başbakan mısın, değil misin?"
Vatan

Esad Arap CHP Türk Baas'ı 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin 99'uncu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Şanlıurfa'da bulunan GAP Tarımsal Eğitim Araştırma Merkezi'nin konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıda partililere hitap eden Başbakan Davutoğlu, "Çözüm sürecini kararlıkla sürdüreceğiz. Ama Hakkari'den Edirne'ye, Muğla'dan Artvin'e kadar Türkiye'nin her bir köşesinde, kamu düzenini kesinlikle zaafa uğratmayacak her türlü tedbiri de almaya kararlıyız" dedi. Bazı çevreler Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde, büyükşehirlerimizde Türkiye'nin demokratik atmosferini istismar ederek vandalizme, şiddete yönelmeye kalktılar. Biz ısrarla sürecin kamu düzeninin alternatifi olmadığını vurguladık. Kamu düzeninin olmadığı yerde Çözüm Süreci hayata geçirilemez. Onlar çatıyla uğraşacaklar biz ise milletin temelinden hareket ederek yepyeni bir siyasi sistem, yepyeni bir anayasal sistem, yepyeni ve güçlü bir devlet inşa etme yolunda devam edeceğiz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ne hikmetse hiç terk etmediği bir ilke var; Esad'la olan dostluğu. Çünkü Esad, Arap Baası'dır, CHP Türk Baası'dır. İşte aramızdaki farkın en önemli ölçülerinden biri bu. Kim zalimse kimliğine bakmadan karşı çıkarız, kim mazlumsa bağrımıza basarız. Bundan sonra da dış siyasetteki bu yaklaşımımız devam edecek. Nemrutların karşısında İbrahim, firavunların karşısında ise Musa olmaya devam edeceğiz.
Akşam

DÜNYA 

İspanya'da Yolsuzluk Soruşturması Bakan'ı İstifa Ettirdi 
İspanya'da iktidardaki Halk Partisi (PP) ile bağlantılı 'Gürtel olayı' olarak adlandırılan ve 2007 Aralık ayından bu yana devam eden yolsuzluk soruşturmasında ismi geçen Sağlık Bakanı Ana Mato, istifasını sundu. Açıklamasında, hiçbir suça bulaşmadığını savunan Mato, buna rağmen hükümete ve bağlı olduğu siyasi partiye zarar vermemek için istifa ettiğini söyledi. 'Gürtel olayı'nı soruşturan Ulusal Mahkeme Yargıcı Pablo Ruz, hazırladığı iddianamede, yolsuzluklarla bağlantılı olarak Ana Mato, eski belediye başkanı olan eşi Jesus Sepulveda ve bazı dostlarının dışarıdan kendilerine fayda sağladıklarını ileri sürdü. İspanyol basınına göre, Mato'yu, "seyahat, hediye veya doğum günü, özel yemek, kokteyl gibi aile aktiviteleriyle kendisine çıkar sağlamakla" suçlayan İspanyol yargıcın, gelecek günlerde ifade vermeye çağıracağı iddia edildi.
Hürriyet

Işid'den Peşmergeye Dört Koldan Saldırı 
Terör örgütü IŞİD, Kerkük'ün güneyinde peşmerge güçlerine 4 ayrı bölgeden eş zamanlı saldırı düzenledi. Mele Abdullah bölgesindeki elektrik santraline petrol taşıyan boru hattı, Mektep Halid güzergâhında, IŞİD militanlarının attığı havan topları sebebiyle patladı. Patlamanın etkisiyle çıkan yangın devam ediyor. Öte yandan Kerkük'ün 12 kilometre güneyindeki Mektep Halid ve Telelverde bölgesinde, Peşmerge güçleriyle IŞİD militanları arasındaki çatışmalar sürüyor. Kerkük Peşmerge Bölge Komutanı Vesta Resul, çatışmaların sabah saatlerinde oluşan sisten yararlanmak isteyen IŞİD militanlarının saldırısı sonucu çıktığını, koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının da örgüt hedeflerini vurarak peşmergeye destek olduğunu söyledi. Resul, çatışmalarda 20 IŞİD militanının öldürüldüğünü kaydetti.
Türkiye

Ferguson Ateşi 170 Şehre Yayıldı 
ABD'de 18 yaşındaki silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polisin yargılanmasına gerek görmeyen mahkeme kararından sonraki ikinci günde de ülkenin dört bir tarafında yeni protesto gösterileri düzenlenirken, olayların merkezi Ferguson'daki gerilim devam etti. ABD Başkanı Barack Obama, Ferguson'da olanları bahane ederek şiddete başvuranlara hiçbir sempati duymadığını ama toplumun bazı kesimlerine adil davranılmadığı duygusuyla hayal kırıklığı yaşayanları anladığını söyledi. Gösteriler sadece Ferguson'la sınırlı kalmadı. Başkent Washington olmak üzere New York ve Los Angeles dahil 170 şehirde 'katil polisler'e yönelik gerekli hukuki adımların atılmamasını protesto eden binlerce kişi sokağa döküldü. Protestocuların bir kısmı Michael Brown'ın öldürüldükten sonra cesedinin 4.5 saat boyunca caddede bekletilmesini sembolize etmek adına 4.5 dakika süreyle yerde yatarak ölü taklidi yaptı. Siyahi genci öldüren polis memuru Darren Wilson, konuya ilişkin sessizliğini bozarak ABC televizyonuna mülakat verdi. Konuşmasında eylemini savunan Wilson "Ben görevimi doğru bir şekilde yaptım" diye konuştu. Öldürdüğü gencin beyaz olması halinde aynı şekilde davranıp davranmayacağı sorusuna da Wilson "aynı şekilde davranırdım" diye cevap verdi. Brown'ın iri ve çok güçlü bir çocuk olduğunu, kendisine yumruk attığını ve silahını almaya çalıştığını öne süren Wilson, hayatının tehlikede olduğunu düşündüğünü iddia etti.
Star

'Vicdanım Rahat' 
Michael Brown'u vuran polis memuru Darren Wilson olayla ilgili ilk defa açıklama yaptı. Yargılanmasına gerek olmadığı kararının açıklanmasından önce evlenen Wilson, ABC televizyonuna verdiği röportajda "Kalbinize ve aklınıza dönüp baktığınızda, Michael Brown beyaz olsaydı, tüm olay yine aynı şekilde gelişirdi diyebiliyor musunuz?" sorusuna "Evet" diye cevap verdi. Polis memuru, "Hiçbir şüphe yok mu?" diye soran muhabire, "Yok" dedi. Wilson, ilk yumruğu Brown'un attığını, 10 saniye kadar süren bir itiş kakış yaşandığını, kendisinin ise polis aracının içinde sıkışmış vaziyette olduğunu ve dışarı çıkmaya çalıştığını söyledi. Polis memuru, Brown'un silahını elinden almaya çalıştığını, tetiği ilk kez o zaman çektiğini söyledi. Wilson, neden kaçmaya başlayan Brown'u takip ettiği sorusuna ise "Benim işim oturup beklemek değil, bu adamın nereye gittiğini öğrenmeliydim, bunun için eğitildim" diye yanıt verdi. Brown'u öldürmese kendisinin öldürüleceğinden korktuğunu söyleyen Wilson, meslek hayatında ilk kez bu olayda silah kullandığını da vurguladı.
Vatan

Taliban'a 'Ana' Darbe 
İran'da yayın yapan Press TV, Afganistan'ın batısındaki Farah bölgesinde bir annenin, oğlunun intikamını almak için 25 Taliban militanını öldürdüğünü ve 5'ini de yaraladığını bildirdi. Reza Gül isimli kadının polis oğlu, gözleri önünde Taliban militanları tarafından öldürüldü. Oğlunun intikamını almak için silaha sarılan Gül, kızı ve damadıyla birlikte Taliban militanlarının peşine düştü. Farah bölgesinde Taliban militanlarıyla tam 7 saat süren bir çatışmaya girdi. Taliban, iddialarla ilgili bir açıklama yapmadı. Olayla ilgili konuşan Afganistan İçişleri Bakanı sözcüsü Sadık Siddiki ise oğlunun intikamını almak için silaha sarılan annenin, Taliban'a karşı verilen mücadelenin sembolü haline geleceğini söyledi.
Akşam

SPOR 

Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Asteras ile yapacakları karşılaşma öncesinde Yunanistan'da galibiyet arayacaklarını söyledi. Maç öncesi basın toplantısı düzenleyen Hırvat teknik adam, "Beraberliğin yetiyor olması bizi rahatlatıyor ama oyun felsefemizde bir değişiklik olmayacak. 1 puan bize yeter düşüncesi zarar verir. Her zamanki gibi kazanmak için oynayacağız" dedi. Yunan ekibinin iyi organize olan bir takım olduğunu ifade eden Bilic, "Rakibimiz kendi sahasında çok iyi oynuyorlar. Gruptan çıkmak için elimizden geleni yapacağız. İşimizi son maça bırakmak istemiyoruz" diye konuştu. Siyah-beyazlı ekibin iyi bir form grafiği yakaladığını ifade eden tecrübeli teknik adam, "Biz büyük hedefleri olan bir takımız. Ligde ve Avrupa'da şampiyonluk harika olur ama şu anda sezonun erken bir dönemindeyiz. Önce gruptan çıkmalıyız. Şimdiden geleceği düşünürsek başarısız oluruz. Türkiye'de takımlar önceliğini lige veriyorlar fakat biz Avrupa'yı da önemsiyoruz" vurgusunu yaptı. Grupta 3 takımın gruptan çıkma şansının devam ettiğini belirten Slaven Bilic, bu akşam alınacak sonuçlarla dengelerin değişeceğini ifade etti. Siyah-beyazlı ekibin Kasımpaşa maçında çok iyi savunma yaptığını hatırlatan Bilic, "Franco'nun dönmüş olması rotasyon imkânımızı arttırdı. Zorlu bir döneme girdik. Dengeyi bozmadan, kazanma şansını azaltmadan doğru rotasyonlar yapmalıyız" şeklinde konuştu.
Türkiye

Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Metalist Kharkiv maçı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Birlikte yürümeye ihtiyacımız var" diyen Yanal, "Genç ve umut vaadeden bir kadroyla beraberim. 3 hedefin de içindeyiz. Türkiye Kupası, lig ve Avrupa Savaşacağımız 3 ana hattın önemli bir maçına çıkacağız. Rakibi asla küçümsemiyoruz. Oynayacağımız maçın sonucu bizi sonraki adıma götürecektir. Bundan sonra da Trabzonspor'u gitmesi gerektiği yere kadar götürmek istiyoruz. Taraftarlarımla beraber herkese keyif veren, mücadele etmeye çalışan bir takım olacağız. Bu konuda çok iyi ve istekli bir takım var. Oyuncularımızla birlikte 5 Ocak'a kadar olan tüm maçlarımızı kazanmak için mücadelemize devam edeceğiz. Trabzonspor kimle oynarsa oynasın, kazanmak için oynayacak. Bizim için her yerin Trabzon olması lazım. Biz de her yeri Trabzon yapmak için oynayacağız" dedi. 5 Ocak'ta transfer olup olmayacağıyla ilgili soruya Yanal, "Emin olun şu anda en ufak bir değerlendirmem yok. Şunu tutup şunu göndereceğim diye bir değerlendirmem olmadı. Bana 2-3 hafta verin. Belki de herhangi bir karar vermeyip yolumuza böyle devam edeceğiz" cevabını verdi.
Türkiye

Türk Telekom'dan müthiş atak TTNet, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi maçlarının Türkiye yayın haklarını 2015-2016 sezonundan başlayarak 3 sezon için satın aldığını KAP'a bildirdi. Maçların TiviBu üzerinden yayınlanacağı belirtilirken, açık kanalda ise TRT ile anlaşmaya varıldığı bildirildi. TiviBu'da maçlar 4 ekran farkıyla 'tekrar izle', 'durdur izle' ve 'geri al izle' gibi özelliklerle Türkiye'nin 81 ilinde izlenebilecek. Ayrıca sporseverler, aynı anda 6 karşılaşmayı izleme imkanı elde edecek. Maçlar canlı olarak Tivibu Spor, TiviBu Spor 2, TiviBu Spor 3 ve TiviBu Spor 4 kanallarından yayınlanacak. Türk Telekom CEO'su Rami Aslan, "Spor alanında önemli bir yatırıma daha imza attık. TiviBu'ya yönelik içerik ve altyapı yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Türk Telekom grubu olarak futbolun zirvesinde yer alan maçları TiviBu ile futbolseverlere sunacak olmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi.
Star

Sarı-Kırmızılılar, Belçika ekibi önünde ilk devrede vasat bir oyun sergilerken, 44'te Mbemba'nın golüne engel olamadı. Cim-Bom, 50 ile 60. dakikalar arası rakip kaleyi ablukaya aldı; kaleci Proto'yu aşamadı. Burak da direğe takıldı. 83'te Selçuk kızardıktan sonra Mbemba bir daha sahneye çıkıp skoru belirledi. GALATASARAY, Şampiyonlar Ligi'nde Anderlecht'e konuk oldu. 4'te Praet'in şutunda top Muslera'da kaldı. 10'da Selçuk'ın ara pasında Burak Yılmaz karşı karşıya pozisyonda topa dokunamadı. 14'te Tielemans'ın kullandığı serbest atışta savunma topu uzaklaştırdı. 28'de Telles'in soldan ortasında top Burak'a gelmedi. 30'da Tielemans'ın serbest atışında Muslera topu direk dibinden çıkardı. 34'te Sneijder'in serbest atışında top az farkla dışarı gitti. 35'te Defor'un şutunda top iki direğe çarptıktan sonra Muslera'da kaldı. 44'te soldan yapılan ortada Mbemba topu ağlara yolladı: 1-0. 52'de Bruma'nın şutunda defanstan seken top kaleci Proto'da kaldı. 54'te Selçuk'un kullandığı serbest atışta kaleci Proto topu güçlükle kornere çeldi. 59'da Burak'ın dar açıdan şutunda kaleci ayaklarıyla topu uzaklaştırdı. 60'da Hamit nefis vurdu, kaleci Proto aynı güzellikle kurtardı. 76'da Burak ceza alanı girip vurdu, kaleci Proto'yu geçen top üst direğe çarpıp dışarı gitti. 83'te hızlı gelişen atakta Conte karşı karşıya pozisyonda topu dışarı attı. 86'da kaleciden dönen topu Mbamba tamamladı: 2-0.
Star

G.Saray LIV Hospital ile Kızılyıldız arasında oynanan basketbol maçı öncesinde çıkan olaylarda, Sırp taraftar Marko Ivkovic'in öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan 5 taraftarın sorgusu emniyette sürüyor. Ivkovic'in öldürülmesi sırasında çevresinde bulunan 10 kişilik G.Saraylı taraftar grubu yüz taramasıyla tespit edildi. Kamera görüntülerine yansıyan bu kişilerden gözaltına alınan 5 kişi dünkü sorgularında katil olmadıklarını savundular. Ancak katil olması muhtemel kişi hakkında da bilgi ve gözlemlerini polisle paylaştılar. Bu bilgiler eşliğinde yeni bir operasyon yapan polis, katil zanlısı olduğu belirtilen kişilerden birini daha saklandığı evde gözaltına aldı. Söz konusu kişi sorgusunda cinayet suçunu kesin bir dille reddetti. Güvenlik güçleri 10 kişilik grubun içinde bulunan ancak yakalanamayan diğer 4 kişiyi de tespit edip yakalamak için yoğun bir çaba harcıyor.
Akşam
 
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme