1 Aralık 2014 Pazartesi

01.12.2014 Genel Gündem

01.12.2014
GÜNDEM
'Yüzde 10 Barajı' Tartışması
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç'ın, yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılması ve seçime katılan siyasi partilerin Hazine yardımından yararlandırılmasıyla ilgili yapılan bireysel başvuruların Genel Kurul'da görüşüleceğini ve verilecek kararın anında uygulanacağını söylemesi, yüzde 10'luk seçim barajının 2015 Haziran'da yapılacak seçimlerden önce kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışmasını başlattı. AYM'ye, hem yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılması hem de partisinin Hazine yardımından yararlandırılması için iki ayrı bireysel başvuruda bulunan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar önemli. Ben ümitliyim. İnşallah bu baraj kalkacak" diye konuştu. Hukukçular ise, Anayasaya göre sadece seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanamayacağını, AYM'nin yüzde 10'luk seçim barajını iptal etmediği sürece olası bir hak ihlali kararının 2015 seçimlerini etkilemeyeceğini söyledi. Anayasa Mahkemesi, yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılması ve seçimlere katılan siyasi partilerin Hazine yardımından yararlandırılması için bazı siyasi partilerin yaptığı bireysel başvuruları gündemine aldı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, dün Habertürk gazetesinden Muharrem Sarıkaya'ya yaptığı açıklamada, "Raportörler çalışmalarını tamamladı. Raporda önemli tartışmalar var. Konu hassas olduğu için 'bireysel'de değil de, genel kurul'da görüşüp 2-3 hafta içinde karara bağlayacağız" dedi. Kılıç, "Peki AYM kararları Anayasa'nın 'Seçim Kanunu'ndaki değişiklikler bir yıl içinde yapılacak seçimde uygulanmaz' hükmüne tabi değil mi?" sorusuna da, "Hayır tabi değil, anında uygulanır. Hak ihlali kararı, hemen ortadan kaldırılması içindir" diyerek, tartışmanın fitilini ateşledi.
Milliyet

Gündem Suriye Ve Ticaret
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'ya geliyor. Bölgenin iki güçlü aktörü tarafından Suriye ve Irak krizi gibi tartışmalı konuların masaya yatırılacağı ziyarette, ayrıca yıllık 100 milyar dolar ticaret hedefi bulunan karşılıklı ticari antlaşmalar ve iş birlikleri de konuşulacak. Kremlin Danışmanı Yuriy Uşakov'un Putin'in ziyaretini "diplomatik olarak en üst seviye olan 'devlet ziyareti' seviyesinde gerçekleştireceğini" duyurdu. Rus basınına açıklama yapan Uşakov, Türkiye-Rusya Üst Düzeyli İş birliği Konseyi (ÜDİK) toplantısına katılmak üzere Türkiye'ye gelen Putin'in, yoğun temaslarda bulunacağını belirtti. Uşakov, "Erdoğan- Putin görüşmesinde uluslararası güncel konular, Orta Doğu'daki durum, Suriye ve Irak'taki gelişmelere değinilecek. Dar kapsamlı görüşmede ise Suriye krizinin en önemli konulardan biri olması bekleniyor" dedi. Putin'in Türkiye'de yoğun bir programı olacağını kaydeden Uşakov, Rus liderin Anıtkabir'i ziyaret edeceğini belirtti. Öte yandan Uşakov, ÜDİK zirvesi sonunda 2016 yılının Türkiye ve Rusya'da karşılıklı turizm yılı ilan edileceği bilgisini de aktardı.
Vatan

EKONOMİ
Gram Altın 83, 2658-83, 3690
ABD Doları 2, 2184-2, 2209
Euro 2, 7609-2, 7648
İngiliz Sterlini 3, 4700-3, 4764         

Jet Gençlik!
Yaş ortalamaları 27 olan üç genç iki yıl önce' Süper Akaryakıt Dağıtım A.Ş.' isimli şirketi kurdu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan (EPDK) dağıtım izni aldılar. Ancak gençler esas işi bu yılın haziran-ağustos döneminde yaptı. İşi TÜPRAŞ'tan aldıkları ve uçaklarda kullanılan jet yakıtını havalimanlarına teslim etmek olan dağıtım şirketi 25 milyon liralık ÖTV'siz jet yakıtını piyasaya sürdü. Şirketin 3 yetkilisinin de aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında savcılık soruşturma başlattı. Gümrük Bakanlığı'nın hazırladığı fezlekede ise, şirketi perde arkasında başka kişilerin yönettiği belirtildi. İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü'nün 27 Kasım'da Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunduğu fezlekede yapılan işlemlerin detaylarına yer verildi. Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'nün tespitlerine göre İstanbul Kadıköy'de kurulu Süper Akaryakıt Dağıtım A.Ş. isimli şirket Jet yakıtını Tüpraş'a ait, İzmir, İzmit ve Kırıkkale'deki rafinerilerden aldı. Hazırlanan evraklara göre alınan yakıt Trabzon ve Milas Havalimanları'na teslim edildi. Ancak, Gümrük Muhafaza aldığı istihbarata dayanarak 1 Temmuz 2014'te başladığı soruşturmada bir yandan yakıtı taşıyan tanker sürücülerinin ifadesi alındı, bir yandan da Milas ve Trabzon'daki Gümrük birimleri ile temasa geçildi. Şirketin beyanında Trabzon'a 7 kez jet yakıtı teslimatı yapıldığı belirtilirken, Trabzon Havalimanı Gümrüğü, 7 değil 1 kez teslimatın yapıldığını ortaya çıkardı. Yine Milas Havalimanı'na 17 kez sevk yapıldığı belirtilse de sadece 2 tankerin havalimanına girdiği belirlendi. Gümrük Muhafaza'ya ifade veren tanker şoförlerinden bazıları, kaçakçılık işleminin nasıl yapıldığını da ortaya koydu. 16 Eylül'de ifadesi alınan tanker sürücüsü Halil G. ifadesine özetle "Yükü Tüpraş Aliağa'da aldım. Yüke ilişkin evrakları da Aliağa'daki Ege Nakliyat'tan aldım. Yakıtı Trabzon Havalimanı'na götürmek üzere yola çıktım. Yola beni aradılar. Bana 'adres değişti' denilerek Bozüyük'te beklemem istendi. Bozüyük'te beklerken, iki kişi binek araçla geldi. Benden tankeri aldılar. Yükü boşaltıp tankeri bana boş olarak verdiler. Tüm yüklerle ilgili işlem böyle yapıldı" dedi. Bir diğer tanker sürücüsü Ersoy Ş. de benzer ifade verdi.
Hürriyet

Diyarbakır 'Garaj'ı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Diyarbakır'a "girişimci fabrikası" kuruyor. Garaj Girişimci Yetiştirme Atölyesi adını taşıyan merkezde girişimci potansiyeli olan gençler kampa alınacak, geliştirdikleri fikirler kapsamında fonlarla buluşmaları sağlanacak ve şirketleşme aşamalarına destek olunacak. Garaj Koordinatörü Ussal Şahbaz, "Ürünlerini satma aşamasına geldiklerinde merkezden mezun olacaklar" dedi. Merkezin açılış toplantısına katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, "Bu fabrikanın bacası yok. Bacasını tüttürücek olan girişimcileri yetiştirmek için geldik. Girişimci olmak için 20-30 yaş arasında icat çıkarmak önemli. Diyarbakır'ın da bu anlamda önemli bir potansiyeli var. Yaş ortalaması 21" diye konuştu. Garaj deyince akla otomobil garajının geldiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Doğru. Size 3 tane şirket söyleceğim. Google, Apple, Microsoft. Üçü de otomobil garajında kurulmuş. Bir insan, bir de bin dolar değerindeki bir bilgisayarla kurulmuşlar. Şu anda Google'ın değeri 370 milyar, Microsoft'un değeri 400 milyar, Apple'ın değeri 670 milyar dolar. Girişimciliğin yetiştiği yerler garajlar. Bölgeden iş fikri olan tüm girişimcileri buraya bekliyoruz" dedi. TEPAV Direktörü Güven Sak da, Diyarbakır'a garaj kurmalarının nedenini "Bu ülkede girişimciler için fırsatlar bitmez. Ama huzur olmadan girişimcilik olmaz. Bunun en güzel örneği Irak'tır. Irak'ta sivil ölümleri artarken, Türkiye'yle ticaret azalmış, sivil ölümleri azalırken ise ticaret artmış" diyerek anlattı. Bölgesel girişimcilik merkezi olması için Diyarbakır'ın uygun olduğunu söyleyen Sak, "Bugün girişimciliğin her yerde aynı hızla gelişebileceği bir çağdayız. Girişimcilik kendi kendi gelişmez. Bölge insanına yatırım ve doğru ilişki ağlarını kurmak gerekir. Ne yapılacağı kadar, nasıl yapılacağını da öğrenmek lazım" diye konuştu.
Hürriyet

'Babayiğit Benim'
Yerli otoyu üretecek 'babayiğit' ortaya çıktı. İş adamı Ethem Sancak, "Milli otomobili üreteceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın" dedi. Devlet ve özel sektörde yerli otomobil çalışmaları yürütülürken, iş adamı Ethem Sancak, dün MÜSİAD tarafından düzenlenen "Babayiğit Arayışları" adlı oturumda beklenen açıklamayı yaptı. MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak'ın da katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan Altınay Robot Teknolojileri Genel Müdürü Hakan Altınay, Sancak'ı, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Başbakan iken bir açıklama yapmış, Türkiye'nin ulusal markayı oluşturabilmek için babayiğitlere ihtiyacı olduğunu söylemişti. Türkiye'de bunu yapabilecek çok sayıda anlayış var. Bu konuda üzerine yeni görev almış olan Ethem Sancak Bey aramızda. Kendisi otomotiv endüstrisinde önümüzdeki dönem yeni bir yiğit olacak" diye takdim etti. Ethem Sancak da konuşmasında, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bize misyon olarak yüklediği bir göreve talip olma işi çok anlamlı. Çok zor bir iş babayiğit olmak. Bugün gerçekten milli otomotiv işine soyunmak gerçekten babayiğitliktir. Tıpkı Koca Yusuf gibi, Kurtdereli gibi, Adalı Halil gibi, ki bunlar biliyorsunuz sırtı yere gelmemiş cihan pehlivanlarımız. Bu da güncel olarak böyle bir babayiğitliktir. Şüphesiz naçizane benim gibi bir fakirin dışında bu işe soyunacak ve bu işi yapabilecek düzinelerce girişimcimiz artık çok şükür. Son 12 yılda sağlanan iklimle beraber oluşturuldu bunlar. Eğer bu iklim oluşturulmasaydı bu babayiğitler çıkmazdı" diye konuştu.
Türkiye

Bu Caddelerde Kira Alev Alev
Ticari gayrimenkul ve yatırım danışmanlığı yapan Jones Lang LaSalle (JLL) şirketinin son raporuna göre, İstanbul'un en ünlü 7 alışveriş caddesinde yer bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Metrekare başına kiranın 240 euro'ya çıktığı İstiklal ve Bağdat caddelerinde 100 metrekare bir mağazanın aylık kirası ortalama 24 bin euro. Yine de bu 2 caddeye olan talebin seneye daha artması bekleniyor. Rapora göre ortalama kira bedeli metrekare başına 200 euro civarında olan Nişantaşı bölgesi de lüks markaların önemli merkezi olmaya devam ediyor. 2015 yılında İstiklal, Bağdat, Bahariye caddeleri ve Beşiktaş Çarşı'da kira bedellerindeki yükseliş trendinin sürmesini bekleyen JLL, Alemdağ ve Nispetiye caddelerinde ise fiyatların mevcut seviyelerini muhafaza edeceğini öngörüyor. 75 ülkede, 200 ofisi ve 53 bin çalışanı bulunan JLL, Türkiye 'Perakende Pazarı Raporu' ile perakende pazarının yol haritasını çıkardı. Rapora göre, bazı ünlü caddelerle ilgili tespit ve beklentiler şöyle: İstiklal Caddesi: İstanbul'un yaya trafiğinin en fazla olduğu caddede perakendeci talebi sürekli devam ediyor. Kısıtlı arz nedeniyle mevcut kiracılar devir bedeli talep ediyor. Kira bedellerinin yükselme eğiliminde olması öngörülüyor. Bağdat Caddesi: Kentsel dönüşümde yıkılıp yeniden yapılacak olan binalar nedeniyle mevcut kiracıların yeniden konumlanma işlemleri ön plana çıkıyor. Yeni binaların perakende kullanımına uygun olarak dizayn edilmesi talebin artmasına neden oluyor. 2015'te kira bedellerinin yükselme eğiliminde olması öngörülüyor. Nişantaşı: 2015'te kira bedellerinin yükselmesi bekleniyor. Nispetiye: Akmerkez'in yeniden yapılandırılması ve cadde üzeri restoranlar nedeniyle önemli lokasyon haline geldi. 2015'te talebin artması öngörülüyor.
Milliyet

Ermenek'teki Kömürden Vazgeçeriz
Partisinin Karaman Merkez İlçe Kongresi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, maden kazalarından sonra, en son Ermenek'te yaşanan kazanın ardından iş güvenliği ile işçi sağlığı ile ilgili önlemleri artırdıklarını söyledi. İş Güvenliği Paketi'nin Bakanlar Kurulu'na sunulduğunu, TBMM'ye geçeceğini bildiren Yıldız, "Maden kazalarından sonra, Ermenek'ye yüreğimizi acıtan bu kazadan sonra da iş güvenliği ve işçi sağlığı ile alakalı önlemlerimizi daha da artırdık. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın yaptığı çok güzel çalışmalar var. O da inşallah kanunlaşmak üzere, Bakanlar Kurulu'na sunuldu. Ondan sonra da Meclise geçecek" diye konuştu. "Biz, işçi sağlığına uymayan yerlerin kapatılmasından yanayız" diyen Yıldız, şunları kaydetti: "Biliyorum, Ermenek'in ticareti, özellikle maden sahalarından gelen gelirlerle beraber oradaki ticaret ve ekonomi oluşuyor ama hiçbir işçi kardeşimizin canı ve gördüğü zarar bizim kömürümüzden daha değersiz değil. Tam tersi, daha da değerli. Bakanlık olarak orada bulunan kömürümüzden vazgeçmeye hazırız. Karaman'da istihdam imkanı var. O yüzden oradaki kardeşlerim de gelip burada çalışabilecek."
Star

Moody's Kararı Öncesi Bıst 90 Bini Görür Mü?
Tam da derecelendirme kuruluşu Moody's'in "kanaat notunu" açıklayacağı haftada sorulacak soru mu bu diyebilirsiniz. 5 Aralık Cuma günü; büyük olasılıkla piyasaların kapandığı saatlerde; Notu Baa3 ve görünümü "negatif" olarak belirlemiş olan Moody's çok önceden belirlenmiş olduğu üzere Türkiye'nin kredi notu ve/veya görünümü konusunda açıklama yapacak. Piyasaların geçtiğimiz hafta( lar)daki yükselişine bakıldığında; genel beklenti herhangi bir not ve görünüm indirimi gelmeyeceği yönünde. BIST'in son bir yılın en yüksek seviyesi olan 87.048'e yükseldiği, TCMB'nin ağırlıklı fonlama faizleri haftalık yüzde 8.30'larda (yıllık bileşik yüzde 8.65) olduğu bir ortamda gösterge bonobileşik faizlerinin yüzde 7.47'ye gerilediği, ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 2.17'ye geriledi ve haftayı bu seviyede kapattığı, Alman 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 0.65'e gerilediği ve 2006'dan bu yana en düşük seviyesine indiği, Dolar/TL kurlarının 2.2050 seviyelerine kadar gerilediği, "sepet kurun (0.50 dolar/TL+0.50 Euro/TL)" 2.49'lara kadar gerilediği, Hepsinden önemlisi Brent petrolünün varilinin 69.77'ye indiği, Bir ortamda Moody's'in bir not indirimine gitmesi olasılığı bence de düşük. Evet; Fed'in 2015'in ikinci çeyreğinde faizleri arttırmasının yaratacağı kırılganlıktan, petrol fiyatının düşmesinin Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebileceğinden, Suriye'deki iç savaşın ve IŞİD faktörünün olumsuzluklarından mutlaka söz edilecektir; ama petrol fiyatlarının düşüşü bunların neredeyse
Vatan

Devlerin Kömür Bağımlılığı Türkiye'nin İki Katı!
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Dünya Kömür Birliği (WCA) verilerine göre, dünyada kömür yüzde 41'lik payı ile elektrik üretiminde ilk sırada yer alıyor. Onu en yakın yüzde 21,3'le doğalgaz takip ediyor. Dünyada elektrik üretiminde hidroelektrik santrallar yüzde 15,9, nükleer santrallar yüzde 13,5, petrol santralleri yüzde 5,5, diğer kaynaklar ise yüzde 2,8 oranında üretim yapıyor. En büyük sanayi üreticileri Çin, ABD ve Almanya'da elektrik üretiminde kömür kullanımı ise en yüksek paya sahip bulunuyor. Çin, dünyada en fazla kömür üreten, tüketen ve ithal eden ülke. Dünya toplam kömür tüketiminin yarısını tek başına yapıyor. Dünyanın en fazla elektrik tüketen ekonomisi Çin, toplam elektrik ihtiyacının yüzde 79'unu kömürden sağlıyor. Elektrik üretiminde ABD ve Almanya yüzde 40 oranında kömüre bağımlı durumda bulunuyor. Bu ülkelerde kömür elektrik üretiminin ana kaynağı oluyor. Dünyada elektrik üretiminde kömür kullanımının en yüksek olduğu yerler zengin kömür rezervine sahip ülkeler. Elektrik üretiminde Moğolistan'da yüzde 95, Güney Afrika'da yüzde 93, Polonya'da yüzde 83, Hindistan yüzde 71 ve Avustralya'da yüzde 69 oranında kömür kullanılıyor.
Akşam

Petrol Ulaştırmaya Yaradı Hisseler %25 Prim Yaptı
Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören paylardan hesaplanan sektörler içinde, son bir ayda yatırımcısına en fazla kazandıran hisseler ulaştırma sektöründen çıktı. Sektördeki şirket hisseleri bu bir ayda yüzde 24,69 artış kaydederek yatırımcısını sevindirdi. Türk Hava Yolları hisseleri son bir ayda yüzde 27,39, Pegasus hisseleri de yüzde 17,18 prim yaptı. Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz "Brent petrol fiyatlarındaki siyasi risk primi azalırken, toplam petrol arzı da miktar anlamında artış gösterdi" diye konuştu. Yılmaz, şunları söyledi: "Tüm sektörlerde maliyet unsuru bakımından olumlu etkiler bekliyoruz. Özellikle havacılık sektöründeki olumlu yansıma çok daha yüksek olacak. Bu nedenle Türk Hava Yolları ve Pegasus'un bu durumdan oldukça olumlu bir şekilde faydalanacağını tahmin ediyoruz. Petrol fiyatlarındaki düşüşün belli bir süre sonra bilet fiyatlarına da yansıması beklenmektedir. Bilet fiyatlarında yaşanacak düşüşler havayolu ulaşımına olan talebin de artmasına katkıda bulunacağından sektöre olumsuz etkisinden daha çok olumlu etki düşünüyoruz." Petroldeki gerilemenin geçici olmadığı kanısında olduklarına dikkati çeken Yılmaz, fiyatlardaki gerilemeyi yapısal dönüşüm açısından takip ettiklerini, hem makro hem de mikro bazda Türkiye ekonomisine ve finansal varlıklarına kalıcı pozitif etkilerini öngördüklerini söyledi.
Akşam

DÜNYA
Kral'ın Taç Töreninde Kuran İsteği
İngiliz tahtının bir numaralı varisi Prens Charles'ın bir gün kral olması durumunda düzenlenecek taç giyme töreni beklenmedik bir tartışmaya sahne oldu. Kraliçe 2. Elizabeth'in başı olduğu Anglikan Kilisesi'nin eski piskoposlarından Lord Harries, törende 'Kuran okunsun' önerisini getirdi. Meclisin üst kanadı Lordlar Kamarası'nda bir konuşma yapan Harries, İngiltere'deki Müslümanların toplum tarafından benimsendiklerini hissettirmek amacıyla taç giyme töreninin Kuran okunarak başlamasının 'yaratıcı bir davranış' olacağını öne sürdü. Harries, geçen yıl Bristol Katedrali'nde dindar bir Müslüman olan yüksek rütbeli bir yetkilinin talebi üzerine Kuran'dan ayetler okunduğu örneğini vererek "Bu Müslümanları içtenlikle kucaklayacak harika, yaratıcı bir uzlaşma davranışıydı" dedi. Fakat Harries'in Prens Charles'ın İslam'a olan yoğun ilgisini gözönüne alınarak yaptığı öneri Anglikan Kilisesi ve muhafazakarlar arsında tepki topladı. Muhafazakar görüşleriyle bilinen The Spectator dergisinden Douglas Murray, "Eğer taç giyme törenine Müslümanlar eklenecekse o zaman Hinduların ve ateistlerin de eklenmesi gerekir. Böyle bir törende Kuran okunacaksa o zaman İngiltere'deki camilerde cuma namazlarında Kral ve Silahlı Kuvvetler için dua edilmeli" sözleriyle karşı çıktı. Prens Charles'ın Kuran okumak için Arapça öğrendiği biliniyor. 66 yaşındaki Prens, 'İngiliz monarşisinin inanç savunucusu' olmaktan çok 'inançların savunucusu' olarak görülmeyi istediğini açıklamıştı. 2006'da Prens Charles, taç giyme töreninin çeşitli inançlara yer verilerek düzenlenmesini arzu ettiğini belirtmişti. Hıristiyan Enstitüsü Düşünce Kuruluşu'ndan Simon Calvert Anglikan Kilisesi'nin başı yemin ederken Kuran okunmasına insanların 'şaşıracaklarını' öne sürdü.
Milliyet

Halk Direnişine Devam
Özgürlük Hareketi, Hüsnü Mübarek'e verilen kararın hayatını kaybeden Devrim Şehitleri'ne saygısızlık olduğunu duyurdu. Hareket tüm Mısırlıları ülkenin dört bir yanında kararı protesto etmek için gösteriler düzenlemeye davet etti. Güvenlik güçlerinin Tahrir Meydanı'nda göstericilere müdahalesinde ise 2 kişi öldü, 9 kişi de yaralandı. Mısır polisi önlem için tüm girişlerini kapattığı, 2011 ayaklanmalarının sembolü olan Tahrir Meydanı'nda toplanan binden fazla göstericiye müdahale etti. Polis, göstericilere biber gazı, tazyikli su ve saçma kullanarak müdahale etti. Mısır'da devrimle iktidardan uzaklaştırılan ve darbenin ardından hakkında verilmiş müebbet kararı bozulduktan sonra yeniden yargılanan Hüsnü Mübarek, açılan hiçbir davadan ceza almadı. Dönemin İçişleri Bakanı Habib Adli ve altı yardımcısı da beraat etti. Mahkeme, Hüsnü Mübarek hakkında 'İsrail'e doğalgaz satışı ihalesinde rant sağlamak' ve dolayısıyla 'yolsuzluk yapmak' suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verdi. Mahkeme, Mübarek ailesine 'haksız kazanç sağlama ve rüşvet' suçlamasıyla açılan davada ise zaman aşımından dolayı davanın düşürülmesine ve dolayısıyla Mübarek'in beraatine karar verdi. Mahkeme, Mübarek hakkında son olarak, 2011'deki gerçekleşen ayaklanmalarda 'protestocuları öldürmek' suçlamasıyla açılan davada ise yetkisizlik kararı verdi. Mahkeme, bu suçalamdan dolayı Mübarek'e dava açılamayacağına kanaat getirdi. Mısır Başsavcısı, PEşmERgE güçlerinin, Musul'un Mahmur ilçesiyle Güver nahiyesi çevresindeki terör örgütü IŞİD militanlarına ağır silahlarla operasyon başlattığı bildirildi. Peşmerge, Erbil'in 45 kilometre güneyindeki Mahmur ve Güver'e bağlı IŞİD'in elindeki köyleri kurtarmak için dün sabah operasyon başlattı. Şiddetli çatışmaların ardından Mahmur'un Dugirkan, Cedide, Alaviye ve Gubede köyleri Peşmergenin kontrolüne geçti. Bölgedeki çatışmalar iki cephede devam ediyor. Bu arada Peşmergenin, ilerleyişini hızlandırmak için koalisyon güçlerinden hava saldırısı desteği istediği belirtildi. Öte yandan, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının, IŞİD'in denetimindeki Rakka kentine 30 hava saldırısı düzenlediği bildirildi. Saldırıların kentin sanayi bölgesi, 17. tümen, Fürüsiye bölgesi ile IŞİD güçlerinin bulunduğu yerlere gerçekleştiği belirtildi. Açıklamada, saldırılarda ölen ya da yaralananlarla ilgili bilgi verilmedi. ABD'nİn Missouri Eyaleti'nde silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson görevinden istifa etti. Wilson'ın avukatı, olayın meydana geldiği 9 Ağustos'tan bugüne kadar idari izinde olan müvekkilinin Ferguson Polis Merkezi'ndeki görevinden ayrıldığını duyurdu. Wilson da görevden kendi isteğiyle ayrılmadığını, kendisi için yapılan tehditler ve Ferguson polisindeki diğer meslektaşlarının hayatlarını tehlikeye atmamak için bu kararı almak durumunda kaldığını bildirdi. Öte yandan jürinin Darren Wilson'ın yargılanmasına gerek görmemesine ilişkin protestolar devam ediyor. Ferguson polis merkezi önünde toplanan göstericiler, adalet talep eden sloganlar atarak yürüyüş yaptı. Oturma eylemi yapan göstericilerle polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Yolu boşaltmaya çalışan polis, direnen bazı göstericileri gözaltına aldı. Kaldırımda protestolarını sürdüren gruptaki bir kişi yanında getirdiği ABD bayrağını yaktı. Jürinin, Wilson'ın silahsız siyahi genç Brown'ı tabancayla öldürmesine ilişkin takipsizlik kararı vermesinin ardından ülke genelinde protestolar gerçekleştirilmiş ve Wilson'ın yargılanması talepleri dile getirilmişti. mahkemenin Mübarek hakkında açılan 'protestocuları öldürmek' davasında verdiği yetkisizlik kararı ve dönemin İçişleri Bakanı Habib Adli hakkında ise verdiği beraat kararına itiraz ederek kararı temyiz mahkemesine taşıyacağını söyledi.
Star

Dünürlerinden Soyadını Geri Aldı
Tayland Veliaht Prensi Maha Vajiralongkorn, karısı Prenses Srirasmi Akrapongpriçha'nın ailesinin, kraliyet soyadını kullanmasını yasakladı. Prens'in kararı, Prenses'in ailesinden yedi kişinin ülke gündemini sarsan son yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınmasından sonra geldi. Prenses'in general olan amcası kaçakçılık ve kumarhanelerden haraç aldığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Üst düzey polis memurlarının da karıştığı yolsuzluk soruşturması kapsamında Prenses'in 4 kardeşi de gözaltında. Operasyonla ilgili haberler 10 gündür Tayland basınında yer alıyor, ancak kraliyet ailesiyle ilgili her türlü eleştiriyi suç sayan yasalar nedeniyle Prenses'in akrabalarıyla ilgili kısımlar haberlerde yer almıyor. 62 yaşındaki Veliaht Prens'in son kararı, 2001'de evlendiği üçüncü eşi Prenses Srirasmi'den boşanacağı yorumlarına da neden oldu. Çiftin, resmi etkinliklere birlikte katılmalarına rağmen bir süredir ayrı yaşadıkları iddia ediliyordu. Taylandlı uzmanlara göre, Prenses'in Prens'le arasının bozulması, 86 yaşındaki Kral Bhumibol Adulyadej'in sağlık durumunun kötü olması nedeniyle hassas bir zamana denk geldi. Prenses'in, Veliaht Prens babasının yerine tahta geçince kraliçe olması bekleniyordu. 1946'da tahta çıkan Kral Bhumibol halihazırda dünyanın en uzun süre iktidarda kalan lideri.
Vatan

Seçim Zaferi Gölgede Kaldı
Fransa'da ana muhalefet partisi Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) başkanlık seçimi eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin kazanmasına karşın, Fransız basını seçimin gizli galibi olarak eski Tarım Bakanı Bruno Le Maire'yi ilan etti. Seçimde oyların yüzde 64'ünü alan Sarkozy, 2004 yılındaki parti başkanlığı seçiminde yüzde 85 oy almıştı. Sarkozy'nin oy kaybında, hakkında yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla açılan davaların etkili olduğu tahmin ediliyor. Yerel basında çıkan haberlerde, yarışı ikinci sırada tamamlayan 45 yaşındaki Le Maire'nin aldığı yüzde 30 oyla ciddi bir rakip olduğunu kanıtladığı yorumu yapıldı. Siyasi gözlemciler, 'yenilikçi fikirleri' olan 'genç ve dinamik bir isim' olarak görülen Le Maire'in partinin geleceğinde söz söyleyebilecek bir lider olma yolunda ilerlediğini vurguluyor. Hafta sonundaki yenilgiye rağmen parti liderliği yarışını sürdüreceğini belirten Le Maire, Sarkozy'nin parti yönetiminde görev alması yolunda talepte bulunması halinde bunu kabul etmeyeceğini açıkladı. Eski Başbakan Dominique de Villepin'e yakınlığıyla bilinen Le Maire, Sarkozy'nin iktidarı sırasında, 2009 ve 2012 yılları arasında Tarım Bakanlığı görevinde bulunmuş ve bir dönem adı başbakanlık için bile geçmişti.
Vatan

Danimarka Baklayı Çıkardı
Geçen yıl Danimarkalı gazeteci Lars Hedegaard'ı öldürme teşebbüsünde bulunan, kaçtıktan sonra Atatürk Havalimanında yakalanan İslami örgüt üyesi H.B.'nin serbest bırakılarak IŞİD'e teslim edildiği iddiası Ankara-Kopenhag hattında krize yol açtı. Ancak Danimarka'nın geçen hafta konuyu AB gündemine taşıması krizi farklı bir boyuta taşıdı. Konunun AB gündeminde yanlış bir yöne çekilmesine tepki gösteren AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır'a Danimarka'dan yanıt geldi. Bakan Bozkır Stockholm'de Türk gazetecilere yaptığı açıklamada, "Lars Hedegaard'a saldıran kişinin Türkiye'de serbest bırakılması konusunda Danimarka'nın Türkiye'ye baskı yapması doğru değil. Türkiye baskılara boyun eğmez. Danimarka kendi iç politikasında bir gündem yarattı, medyanın da baskısı ile bu konuyu gündemde tutuyor" demişti. Bakan Bozkır ayrıca zanlının, mahkeme tarafından serbest bırakıldıktan sonra kayıplara karıştığını ve Türk Hükümeti'nin bu konuda yapabileceği başka bir şey kalmadığını söylemişti. Bakan Bozkır'ın sözleri üzerinde Danimarka Savunma Bakanı Nicolai Wammen, Türkiye'nin bir şeyler sakladığını öne sürerek "muhtemelen zanlı IŞİD ile rehine değişiminde kullanıldı" dedi. Danimarka Halk Partisi Sözcüsü Sören Espersen ise "Danimarka'nın AB'ye gitme ve AB'yi konuya dahil etme zamanı gelmiştir. Türkiye'ye hiçbir zaman AB'ye tam üye olamayacağı açık bir şekilde anlatılmalıdır. Bu iş burada bitmelidir" ifadesini kullandı. Birlik Listesi Sözcüsü Nikolai Villumsen de Türkiye'ye yaptığı tüm askeri yardımların durdurulmasını istedi.
Akşam

Tahrir, Sisi'yi Korkuttu
Mısır'ın devrik diktatörü Hüsnü Mübarek'in, hakkındaki tüm davalardan beraat etmesi ülkede darbe karşıtı isyanı alevlendirdi. Ülkenin çeşitli kentlerinde üniversite öğrencilerinin düzenlediği gösterilere polis müdahale ederken en az 7 öğrenci gözaltına alındı. Mübarek hakkında verilen beraat kararı, İskenderiye, Beni Suveyf, Feyyum, Suveys, Zekazik, Mansura ve Menufiye üniversitelerinde protesto edildi. Yapılan açıklamalarda kararı "adaletten uzak" olarak nitelendiren öğrenciler, "devrimi tamamlamakta kararlı" olduklarını vurguladı. Protestolar nedeniyle, başkent Kahire'deki Tahrir Meydanı yaya ve araç trafiğine kapatıldı. İstanbul'da yasayan bir grup Mısır vatandaşı da, Mübarek hakkındaki beraat kararını protesto etti. Saraçhane Parkı'nda bir araya gelen 30 kadar kişi, "Beraat istemiyoruz" ve "Mısır halkı olarak mücadeleye devam edeceğiz" seklinde slogan attı.
Akşam

İslam'la Diyalog Mesajı
Papa Francis, Türkiye ziyaretinin son gününde Fener Rum Patrikhanesi'ne gitti, Ortodoks Kilisesi'ni kurduğuna inanılan Aziz Andreas'ı anma yortusuna katıldı. Bartholomeos'un yönettiği ayine, Papa Francis'in yanı sıra Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos da katıldı. Patrik Bartholomeos Ortodoks ve Katolik kiliseleri içi birlik çağrısı yaptı: "Artık ayrı ayrı hareket etme lüksüne sahip değiliz." Papa da "Tam bir birliğin kurulması için karşılıklı ve en temel prensibin saygı olduğunu tekrar vurgulamak benim için önemlidir. Bu, ne birinin diğerinin yönetimi altına girmesi ne de asimile olmak demektir" ifadelerini kullandı. Fener Rum Patriği ve Papa, ortak bir bildiriye imza attı ve şunları vurguladı: Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar iyi niyet taşıyan bütün insanların dayanışmasını gerektiriyor, biz de İslam ile karşılıklı saygı ve dostluğa dayanan yapıcı bir diyaloğu teşvik etmenin önemini görüyoruz. Papa Francesco, İtalya'ya dönüş yolunda uçakta yaptığı açıklamada Ermeni meselesiyle alakalı "Benim asıl kalbimde olan, Türkiye- Ermeni sınırının açılması. Keşke o sınır açılsa" ifadelerini kullandı. Sultanahmet Camii'ne ziyaretiyle ilgili "Turist olarak geldim diyemezdim. O muhteşemlikleri gördüm. Müftü Kuran'dan pasajlar okudu, Meryem Ana'dan bahsetti. O anda dua etmek istedim. Müftüye dua edelim dedim. O da tamam dedi" diye konuştu.
Akşam

POLİTİKA 
Komandolar Bir İlk Daha Koruyacak
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı özel bir komando birliğinin koruyacağını açıkladı. CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer'in Çankaya Köşkü'ndeki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın yeni yerleşkeye taşınıp taşınmayacağı hakkındaki sorularını yanıtlayan Yılmaz, "Cumhurbaşkanlığı makamının yeni yerleşkesine taşınacak olması ve yeni yerleşkenin çevre güvenliğinin alınması maksadıyla Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı'na doğrudan bağlı 'Köşk Muhafız Komando Birlik Komutanlığı' teşkil edilmiştir" dedi. Bakan Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre Muhafız Alayı kaldırılmayacak ancak yeni saraya da taşınmayacak. Alaya göre mevcudu daha az olan özel eğitimli komando birliği yerleşkeye gelecek ve çevre güvenliğinde görev alacak. Muhafız Alayı'nın Tören Bölüğü ise Papa'nın karşılanmasında olduğu gibi özel törenlerde görev yapmak üzere Çankaya Köşkü'nden araçlarla taşınacak. Bütçe görüşmelerinde gündeme gelen konuyla ilgili CHP'li Vahap Seçer, "Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın yerleşeceği bir yapının, binanın ya da yerin olmadığı haberi var. Acaba Sayın Cumhurbaşkanı, Muhafız Alayı'na güvenmiyor mu? Yani uzun vadede bir değişiklikle 'Hayır, beni artık asker korumasın, onu lağvediyorum, beni Emniyet mensupları korusun' gibi yeni bir konsepte mi geçilecek?" diye sormuştu. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün güvenliğini sağlamak amacıyla 94 yıl önce kurulan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın statüsü yıllar içinde değişti. Başlangıçta TBMM Muhafız ve Tören Taburu'na bağlı olan bu birlik, cumhuriyetin ilanıyla alay düzeyine çıkarıldı. TBMM Tören Taburu da 2011 yılına kadar bu birliğe bağlı görev yaptı ve onlarca yıl Meclis yerleşkesinin güvenliğini sağladı. Sivilleştirme kapsamında Tören Taburu Meclis'ten çıkarılarak Çankaya Köşkü'ne gönderildi. 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2012'de imzaladığı kararnameyle Meclis'te olduğu gibi Çankaya Köşkü'nde de Muhafız Alayı'nın koruma-güvenlik görevine son verdi. Alayın görevleri, resmi törenler, Başkomutanlık Karargâhı'nda temsil ve saygı nöbetleri ile sınırlandırıldı. Cumhurbaşkanlığı yerleşkelerini koruma görevi Emniyet Genel Müdürlüğü personelinden oluşan Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı'na bırakıldı. Doğrudan Genelkurmay Karargâhı'na bağlı temsil özellikli tek alay olan birlik, Cumhurbaşkanlığı'nın yanı sıra Genelkurmay, Başbakanlık ve Meclis'teki resmi karşılamalarda tören birliği olarak görev yapıyor. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinden subay, astsubay ve erlerden oluşan alaya uzun boylu, eğitimli, ruh ve beden sağlığı yerinde olan askerler subaylarınca eğitim birliklerinden seçilerek gönderiliyor. Muhafız Alayı, üniformalarıyla da diğer birliklerden ayrılıyor. Yeni oluşumla özel eğitimli komando bölüğü alaya ilk kez katılacak. Cumhurbaşkanı'nın yakın korumalığını şimdiye kadar olduğu gibi yine polislerden oluşan Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanlığı yürütecek. Ancak şehrin içinde kalan Beştepe Yerleşkesi'nde 24 saat esasına göre nöbet ve çevre güvenliğini komandolar üstlenecek. Olası saldırı ve eylemlere karşı 'ani müdahale mangaları' görevlendirilecek.
Hürriyet

Siyaset Olmasa İşim 100 Kat Büyük Olurdu
17 Aralık operasyonun ardından istifa eden eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Meclis Araştırma Komisyonu'nda verdiği ifade sonrasında önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, şirketinin 3.3 kat büyüdüğü iddialarına ilişkin olarak, "O kadar büyümedik. Düştün mü herkes vuruyor" diyerek, sadece aktiflerin gösterildiğini, borç ve pasiflerin hesaba katılmadığını söyledi. Bayraktar, bir bakanın şirket hissedarı olmasının da yasal ve etik açıdan sorunsuz olduğunu vurgulayarak, "Başka ülkelerde de bu böyle. Meclis'te çok büyük hisseleri olan, çok büyük şirket sahibi milletvekilleri var" diye konuştu. Bayraktar, 1973'te Kocamustafapaşa Vergi Dairesi'ne 12658 numarasıyla kaydolarak kurduğu aile şirketini kendisinin büyüttüğünü; bürokrasi ve siyaset öncesinde işadamı, müteahhit olduğunu hatırlattı. Bayraktar'a bürokraside ve siyasette üstlendiği görevlerin şirketi nasıl etkilediği sorulunca da yanıtı şu oldu: "Girmeyip, şirketin işimin başında olsaydım şimdi bunun 100 katı olurdu. 60 iş yapmışım. 1973- 1995 arası yılda 2-3 büyük iş yapıyordum. 1995'ten sonra KİPTAŞ ve TOKİ yöneticiliğimden sonra 3 yılda bir iş ancak yapar oldu. Ancak 41 yıldır ayakta bu şirket. Şirketin şu anda aktif işi yok. Canlandırmaya çalışıyoruz. İş arıyorum. Çocuklara yardımcı oluyorum." Bayraktar, Komisyon Başkanı Hakkı Köylü'nün kendisine müdahale ettiğine dair haberlere ilişkin ise şunları kaydetti: "Toplantıda konuyla ilgili olmayan bir ses kaydı dinlettiler. Ben de soruşturmayla ilgili olmadığını ama isterlerse ona da yanıt verebileceğimi söyledim. Başkan Hakkı Köylü 'Kendinle ilgili olan bilgileri ver' dedi. Benim dosyamda bir şey yok. İstanbul'da bir örgüt kurulduğu, o örgütten benim haberim olduğu belirtilerek nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediğim iddia ediliyor. Daha o tartışılan takipsizlik kararı çıkmadan önce mahkeme 'örgüt yok' dedi. Beni suçlayacak bir şey yok, ama dosyada olmayan bir şeyi bana dayıyorlar. Düştün mü herkes vuruyor. İnsaf."
Milliyet

'Ağacı Kesmek, Tabiatı Tahrip Etmek Doğru Değil'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün Adana'da partisinin bölge toplantısına katıldı. Otelde 24 kez üst üste elektrik kesilince Kılıçdaroğlu, konuşmasına 10 dakika ara vermek zorunda kaldı. Kılıçdaroğlu Yolava'da CHP'li belediye tarafından kesilen ağaçlarla ilgili konuşurken, Başbakan Davutoğlu'nun eleştirilerine de yanıt verdi: "Nerede bir yeşillik, ağaç ve çiçek varsa korunmasından yanayım. Hiçbir siyasi partide olmayan bir genel başkan yardımcılığımız var. Adı doğa hakları. İnsanın hakkı varsa doğanın da hakkı vardır. Diyor ki, 'Efendim diyor, Gezi Parkı'nda ağaçlar kesildi kıyameti kopardınız.' Evet kıyameti kopardık. Ben değil, ben de bir parçasıydım ama asil kıyameti koparanlar İstanbul'da oturanlardı, gençlerdi. Kendi kentlerine sahip çıkıyorlardı. Sen Yalova dolayısıyla üzüntünü dile getirdiğin için teşekkür ediyorum. Demek ki, Gezi Parkı'na hak vermeyi yeni yeni öğrendin; bu da bir aşama. Yeşillik ve güzelliğin olduğu her yerde insan mutlu olacaktır. Ağacı kesmek, tabiatı tahrip etmek doğru değildir. Bu konuda en çok duyarlı olan partilerden birisiyiz. Bu duyarlılığımızı da sonuna kadar koruyacağız."
Vatan

İmralı'dan '4-5 Ayda Çözülür' Mesajı
HDP heyeti, önceki gün İmralı adasında Abdullah Öcalan ile 4 saatlik bir görüşme yaptı. İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan'ın yanı sıra heyette ilk kez DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle de yer aldı. Görüşmeyle ilgili yapılan açıklamada, Öcalan'ın, uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı 'Barış ve Demokratik Müzakere Süreci Taslağı'nı genel hatlarıyla olgunlaştırdığını ve devlet heyetiyle detaylı bir şekilde üzerinde tartıştıklarını ilettiği anlatıldı. Açıklamada, "Gelinen nokta itibarıyla üzerinde müzakere yürütülebilecek bir çerçeve olduğu konusunda mutabık kaldıklarını belirtmiştir" denildi. Müzakere taslağının, heyetle de paylaşıldığı, en kısa zamanda halkların da bilgi, öneri ve katkılarına sunulacağı ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Heyetimiz, paylaşılan bu taslakta belirtilen 'Çözüm Önerileri'ni, 'Müzakere Başlıkları'nı ve 'Eylem Planı'nı sürecin bütün tarafları ve paydaşlarıyla tartışıp, olgunlaştırarak, ortaya çıkan sonuçları, en kısa süre içerinde Sayın Öcalan'a aktaracaktır. "Sürecin bundan sonraki tüm aşamalarında, demokratik çözümün yasal güvencelerinin oluşturulmasının elzem olduğu ve bu güvenceler sağlanmadan nihai barış ve demokrasi hedefine varmanın mümkün olmadığı, Sayın Öcalan tarafından net, ısrarlı ve kararlı bir şekilde vurgulanmıştır." Habur sürecinin de ele alındığı anlatan açıklamada, Öcalan'ın "yasal güvence sağlanmadan yaptığı bu çağrılarında yanılgılı olduğunu ve bu yanılgısından dolayı tüm Türkiye halklarına özeleştiri verdiğini belirttiği" aktarıldı. Açıklamada, Öcalan'ın yasal düzenlemeleri yapmayan hükümetin de "özeleştirel" yaklaşmaya çağırdığı ifade edilerek, şöyle denildi: "Tarafların belirtilen hususlarda süreci doğru, ciddi ve kararlı yürütmesi halinde, en fazla 4-5 ay içinde tüm Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik çözümün sağlanabileceğini vurgulayan Öcalan, bu ciddiyet ve kararlılığın gösterilmemesi durumunda, bölgesel kaosun derinleşeceği ve darbe mekaniğinin sonuç alabileceği uyarısını yapmıştır." Öcalan'ın, anlamlı ve yasal tüm boşlukları giderilmiş müzakerelere geçilmesi durumunda tarafların "tahkim edilmiş bir ateşkes" ve bu ateşkesi denetleyecek bir "izleme kurulu" oluşmasının önemine değindiğine işaret edilen açıklamada, "Süreçte bozucu bir alan olarak karşımıza çıkarılan kamu düzeninin de ancak ve kalıcı olarak bu şekilde sağlanabileceğini belirtmiştir" ifadesine yer verildi.
Vatan

Kuvayi Milliye Ruhu
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Balıkesir ve Kırklareli il kongrelerinde önemli mesajlar verdi: (Bahçeli'nin Tunceli ziyareti) Valiliğin bahçesinde konuştu. Orada gözlerine baktıkları da onunla gelen partilileriydi. Hiçbir Tunceli'nin elini sıkamadan Tunceli'den ayrıldı. Patnos'ta bu vatanın birliği ve beraberliği için 6-7 Ekim provokasyonlarına karşı dimdik duran Kürt vatandaşlarla omuz omuza konuştum. Orada gösterdik ki Kuvayı Milliye söz konusu olunca Türk- Kürt kardeştir, ayrımcılık yapan kalleştir. CHP ile MHP arasında yeni koalisyon arayışları var. Tek parti zihniyetiyle Türkiye'nin belli bir bölgesine siyaset yapanların koalisyonu Millet ne olursa olsun kendisini temsil edeni gözünden tanır. (Kemal Kılıçdaroğlu'na) SSK Genel Müdürü olduğun dönemde ne yaptın ki şimdi Başbakanlığa talipsin. 'Bana 4 yıl verin' diyor. Bu millet bırakın 4 yıl 4 dakika bile sana bu ülkeyi teslim etmez. Bizim için Çözüm Süreci'nin anlamı budur. Milletin tekrar buluşması. Biz, Kuvayi Milliye ruhuyla ülkemizin her köşesini birleştirmeye devam edeceğiz.
Akşam


SPOR 
Türkiye Erkekler Voleybol 1. Ligi'nde derbi heyecanı yaşandı. Fenerbahçe deplasmanda çok çekişmeli ve zor geçen maçta Beşiktaş'ı 3-2 mağlup etti. Böylece sarı-lacivertliler 8. maçında 5. galibiyetini alırken puanını 14 yaptı, Beşiktaş 4. yenilgisini alırken puanı 13 oldu. Birinci set Fenerbahçe, Miljkovic'in ikiden paralele vurduğu smaçlar ile etkili oldu seti 25-18 kazandı. İkinci set Fenerbahçe teknik molalara 8-4 ve 16-11 önde girmesine rağmen, Beşiktaş 5 sayı geriden gelerek Klapwijk'in smaç servisleri sonunda 24-24'te skoru eşitledi. Zoru başaran Beşiktaş çekişmeli geçen seti 28-26 kazandı: 1-1. Üçüncü sete Fenerbahçe iyi başladı. Beşiktaş file üstü başarısını ele alınca skoru 22- 22'de eşitledi. Siyah-beyazlı takım Gökhan'ın attığı servis sayı olunca seti 25-23 kazandı ve 2-1 öne geçti. Dördüncü set çok çekişmeli geçti. İlk teknik molayı Beşiktaş 8-6, ikinciyi Fenerbahçe 16-15 üstün geçti. Beşiktaş oyunu bırakmadı ve 24-24'te eşitliği yakaladı ama sarı-lacivertli ekip Miljkovic ile seti 29-27 kazandı, skoru eşitledi: 2-2. Tie-break seti karşılıklı sayılarla sürdü. Az hata yapan Fenerbahçe seti 15-13 ve maçı da 3-2 kazandı. Beşiktaş'tan Klapwijk 32 sayı ile en skorer olurken, Fenerbahçe'den Miljkovic 29 sayı üretti.
Milliyet

Cim-Bom bu sezon istikrarsız grafiği ile sıkça eleştirilirken, en fazla eleştiri alan isimlerden birisi de Burak Yılmaz oldu. Ancak Aslan'ın Kral unvanlı golcüsü tüm eleştirilere rağmen takımının en golcü ismi olurken, aynı zamanda gol attığı tüm maçların galibiyetle bitmesi de Burak Yılmaz'ın uğuru olarak kendini gösterdi. Burak 5 lig golü dışında, 2 kez de Devler Ligi'nde fileleri havalandırdı. Gaziantepspor deplasmanında 100. kez resmi maçlarda Sarı-Kırmızılı formayı giyerek dalya da diyen ve kulüp tarihine geçen Burak Yılmaz, bu sezon 5 karşılaşmada birer gol kaydetti. Cim-Bom bu 5 maçın tamamında sahadan 3 puanla ayrılarak zirve yarışına ortak oldu. Sarı-Kırmızılı ekip bu sezon ligde 7 maç kazanırken, Burak bunların sadece ikisini boş geçti. Burak Yılmaz'ın uğuru Şampiyonlar Ligi'nde pek tutmadı. Ama Galatasaray'ın bu sezon Avrupa'da tek puanı aldığı 1-1'lik Anderlecht maçında da 90'da golü atan isim yine Kral oldu. Bu arada Burak, Antep'te golü attıktan sonra formasını çıkardığı için sarı kart gördü. Toplamda 3 sarı karta ulaşan yıldız futbolcu bir sarı kart daha görürse cezalı duruma düşecek.
Star

F.Bahçe, Eskişehir'le yenişemedi: 2-2. 9'da Emenike ortaladı Sow karşı karşıya vurdu, Boffin mutlak golü önledi. 11'de ani gelişen atakta Volkan ceza sahası dışına çıkarak tehlikeyi önledi. 12'de Kamil Ahmet sert vurdu dışarı gitti. 14'te Bekir'in kafa şutunda top Boffin'den döndü. 16'da Ömer karşı karşıya pozisyonda topu dışarı attı. 28'de bomboş durumda kalan Erkan sert şutla topu filelere gönderdi: 0- 1. 32'de Emre vurdu, kaleci Boffin kurtardı. 52'de defanstan seken topa Emenike vurdu, farklı şekilde üstten dışarı gitti. 62'de Kuyt'ın şutunda top kalece Boffin'den döndü. 63'te Erkan Zengin sağ çaprazdan topu dışarı attı. 65'te Kamil'in ortasında Bekir hata yapmadı. 70'de Emre ortaladı, Webo vurdu, direkten döndü. Kamerunlu yıldız tamamladı: 1-1. 86'da Funes Mori, Volkan'ı geçip skoru 1-2 yaptı. 90+1'de kaleci Volkan Demirel mutlak golü önledi. 903'te kazanılan penaltıda Sow skoru belirledi: 2-2.
Star

G.Saray'da U21 takımında oynayan olayların adamı Engin Baytar, 360'taki Kale Çizgisi programından Figen Civan'a konuştu. İşte o bomba sözler: A2'de ben çoluklu çocuk oldum. Ağabeylik yaptım. Şimdi de paintball oynayacağız, Go Kart'a gideceğiz. Bizim ilk sene şampiyon olduğumuz arkadaşlık burada var. Sabri hâlâ buraya geliyor bizimle muhabbet ediyor, düşün. Affedilmeyi gerçekten çok istedim. Döneyim oynayayım, çok istiyorum. Bekliyorum. Oynamaya ihtiyacım var. 4 güzel yılım geçti, ayrılacaksam da G.Saray'dan kötü ayrılmak istemiyorum. A2'de pozisyonlarda bile gidip ayıran kişi oldum artık. Ben de kendimi tedavi ediyorum etmiyorum değil. Ama ben şimdi bu zor şartlarda kendimi tedavi etmeye çalıştıkça insanlar halen zorluyorlar ki bu delirsin, bu çıldırsın. Prandelli'yi hiç görmedim. Erciyes maçıydı galiba yardımcısı geldi. "Sen çok yeteneklisin, videodan izledim" diyerek tebrik etti. Beni izlemişler belli ki, arada nasıl bir şey var bilmiyorum. Peygamber olsam suçsuz olurum, hatasız olurum. Ama değilim. Herkes gibi benim de hatam var. Ben hatalarımı kabul ediyorum. Ama benim futbolumu eleştirin, kişiliğimi değil. Melo, için bir ara dediler ki "Türk gibi, İstiklal Marşı'nı öğreniyor." Trabzonspor maçında ben baktım. Hiç yani ağzı bile oynamadı. Almanya'dan geldim, Türkçe değil, Almanca konuşşam farklı muamele görürdüm. Düşünün Melo 3 maç ceza yedi. Taraftarlar gittiler meşale yaktılar, kapısının önünde, destek oldular. Ben 11 hafta ceza yedim. Beni ne aradılar ne de sordular.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme