11 Aralık 2014 Perşembe

10.12.2014 Genel Gündem


10.12.2014
GÜNDEM
Yüzde 40 Rant Vergisi
Ekonomi yönetimi, maliklerin talebi üzerine yapılacak imar planı değişikliklerinde, emsal artışı olan parsellerin, artan değerinin yüzde 40'ını, kamuya değer artış payı olarak almayı planlıyor. Hedef, bir arsada mevcut imar durumunda; bazı girişimlerle ya da el değiştirdikten sonra imar hakkı yükselişi olursa, ortaya çıkacak daha büyük projenin (rantın) kamu lehine vergilendirilmesi. Böylece kamuoyunda sıklıkla konuşulan "aslında o arsanın imarı şu kadardı, yolunu buldular ya da el değiştirdi imar da değişti" şeklinde gündeme gelen kirli ilişkileri önlemek ve ortaya çıkan 'ek değeri' vergilendirmek. Örneğin mevcut imar hakkına göre en fazla 5 kat bina yapılabilecek bir arsa "imar değişikliği talebiyle" 7 kata çıkarılıyorsa 2 ekstra katın değerinin yüzde 40'ı kamuya ödenecek. Ancak mevcut imar planında 5 kat olmasına rağmen 3 katlı bir binanız varsa ve yıkıp 5 katlık bir bina yaparsanız imar değişikliği olmadığı için kamuya yüzde 40 pay vermeyeceksiniz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yetkilileri konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Bunun amacı imardaki haksız kazancı, haksız rekabeti, kirli ilişkileri engellemek. İlk imar planlaması yapıldığında imar parselinin yüzde 40'ı, düzenleme ortaklık payı olarak kesiliyor, bu devlete veriliyor. Bu da yapılan imar düzenlemesinin karşılığı gibi değerlendiriliyor. Ama daha sonra imar artışları söz konusu olduğunda herhangi bir vergi kesinti olmadığından haksız kazanç ve kirli ilişkiler ortaya çıkıyor. Bu durumun önüne geçmek için kamu yararı doğrultusunda imar artışı olursa yüzde 40 kamuya aktarılacak. Bu, gelir de olabilir, değer de olabilir hisse de olabilir. Bunun vatandaşla ilgisi yok, yeni bir vergi değil. Mevcut imar durumuyla yetinmeyerek daha fazla imar hakkı talebi yapılan yerlerde yüzde 40'ın kamuya devridir. Böylelikle haksız kazancın da önüne geçilmiş olacak. Kimse kendi cebinden para vermiyor. Arsa sahibi kendisine verilen hakkın yüzde 40'ını devlete veriyor. Özel mülkiyete konu olan bütün arsalarda bu geçerli olacak."
Hürriyet


Samast'tan Hayal Ve Akyürek İddiaları!
Hrant Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul terör ve örgütlü suçlar bürosunda görevli Savcı Yusuf Hakkı Doğan'a ifade verdi. Samast, gazetelerde soruşturmanın genişletildiğini okuduğunu, Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'in etkisinin kalmadığını düşünerek içindeki korkuyu yendiğini ve konuşmaya karar verdiğini anlattı. Samast cinayetten iki yıl sonra ifadesi alınan bir kişiden bahsederken, bu kişinin olaydan bir saat sonra Yasin Hayal'in telefonlarını sistemden kontrol ettiğini anlattı. Bu kişinin cinayetten hemen sonra Hayal'in telefonunu nereden bulduğunu ve Hayal'in bu olaya karıştığını nereden bildiğini soran Samast, "Çünkü ben daha yakalanmamışım ve cinayet konusunda hiçbir bilgi yok. Bu olayın yapılacağını nereden biliyorlar?" dedi. Samast, cinayetten sonra 3 ilde emniyet birimlerinde kendisi ve diğer sanıklara ait telefonların sorgulandığını söyledi. Bu sorgulamaları yapan polislerin sicil numaralarını da veren Samast, "Bu polisler kimlerdir? Paralel yapı ile bağlantıları var mı?" iddialarını ortaya attı. Samast ifadesine şöyle devam etti : "Yani ben şunu söylüyorum. Bu cinayeti bana işlettirdiler. Yasin suçu üzerine alıyor, ben işlettim diyor. Arkasındaki isimleri söylemiyor. Arkasındaki isimler, benim söylediklerim araştırılsın bulunur. Sicil numaralarını verdiğim polis memurları, Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve bu dosyada ismi geçen diğer kişilerin ilişkileri araştırılınca gerçek ortaya çıkar." Samast ifadesine şöyle devam etti : "Benim korkup da bugüne kadar anlatmadığım şey şudur. Yasin önce beni Erhan'ın evine götürdü. Erhan'la Yasin konuşuyordu. Ben de kulak misafiri oldum. Erhan'ın Ramazan Akyürek ve Fuat müdür hakkında konuştuğunu duyunca döndüm, dinledim. Yasin dedi ki 'O zaman sırtımız sağlam'. Evden çıkınca Yasin'e sordum. 'Ben Ramazan Akyürek'i tanıyorum, ismen de tanıyorum. Trabzon'da müdürlük yaptı biliyorum. Ama Fuat müdür kim?' dedim. Yasin de bana 'Erhan'ın tanıdıkları, biz bu işi öteki çocuğa yaptıracaktık. O çocuk vazgeçti, Erhan onlardan referans almış. Ramazan müdür, hatta İstanbul Emniyet amiri bile biliyor. Arkamızda hepsi. Düşün iş büyük, kahraman olacaksın. Cayarsan fena olur, yakarım seni dedi. Daha önce dediğim gibi tekrar 'Peki' dedim." "İstanbul'a geleceğim gün Yasin yanıma geldi, olayda kullandığım silahı belime koydu. Hatırladığım kadarıyla 300-400 TL de para verdi. Yasin'e 'Olay nasıl olacak?' dedim. Yasin de bana 'Direkt olarak vuracaksın, bu şekilde imzamız olacak' dedi. Ayrıca bana bayrak verdi. 'Otobüsle Trabzon'a dönerken Samsun'dan seni alacaklar' dedi. 'Eğer burada alınırsan Ramazan Müdür açığa çıkar' dedi."
Vatan

Işid'e Karşı İşbirliği
Baş döndürücü bir diplomasi trafiği yaşayan Türkiye, bu kez İngiltere Başbakanı David Cameron'u ağırladı. Cameron, önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Cameron'u Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda akşam yemeğinde ağırladı. Davutoğlu ile Cameron arasındaki basın toplantısına ise Davutoğlu'nun açıklamaları damga vurdu. Davutoğlu, şunları söyledi: Yabancı savaşçılara karşı tutumumuz açık ve nettir. Yabancı savaşçılar, bütün uluslararası toplum için ve bulundukları ülkeler için, topraklar ve komşu ülkeler için de bir tehdittir. Türkiye hiçbir zaman yabancı savaşçıların Türkiye üzerinden geçişine ya da Suriye'deki varlıklarına müsamaha göstermemiştir. IŞİD'in tarihini, inceleyenler bilir ki IŞİD Irak'ta doğmuştur ve hiçbir lideri Türkiye sınırından geçmemiştir. Bu konuda her türlü işbirliğine açığız ama haksız suçlamalara da izin vermeyeceğiz. Biz kimin elinde ne delil varsa her türlü işbirliğine hazırız. Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki kararlılığını kimse tartışamaz. Ada'daki barış görüşmelerinin bir an önce başlaması yönünde ortak bir tutuma sahibiz. Doğalgaz kaynakları da dahil Ada ile ilgili bütün sorunların konuşularak çözülmesi ve tek taraflı adımlardan kaçınılması ortak bakış açımızı oluşturuyor.
Akşam

Hanedandan Destek
Osmanlı Hanedanlığı'nı temsil eden ve Sultan 2. Abdülhamid'in 4. kuşak torunu olan Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ise gündemdeki 'Osmanlıca' tartışmasını Akşam'a değerlendirdi. Dünyada birçok üniversitede Osmanlıca kürsüleri bulunduğunu ve araştırmalar yaptığının altını çizen Şehzade Osmanoğlu, "Bu hepimizin kültürüdür ve bu konuya da kültür zenginliğimiz ve köklerimiz olarak bakmalıyız" diyerek hanedanlık ailesi olarak Osmanlıcanın öğretilmesine büyük destek verdiklerini dile getirdi. Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu gündemdeki tartışmaya ilişkin şunları ifade etti: "Osmanlı Devleti bizim özümüz. Okullarda Osmanlıcanın öğretilmesi gerçeğe dönüşmesi hanedanlık ailesi olarak elbette bizleri çok mutlu eder ama olaya daha geniş bir pencereden bakmak lazım. Bu olay son derece güzel bir gelişmedir. Eğer İnkılâp dersleri zorunluysa bu toprakların yüzyıllarca süren tarihinin dili de öğretilmesi gerekir. Bugün Rusya'dan Makedonya'ya kadar Osmanlı için hutbeler okutuluyor." "Batı'da birçok üniversitede Osmanlı tarihi ve Osmanlıca kürsülerinde çok sayıda saygın akademisyen ders veriyor ve öğrenciler ders alıyor. Dolayısıyla Osmanlıcanın öğretilmesi zorunlu bir ihtiyacı da karşılıyor. Diğer yandan bizler kandan sizler de candan Osmanlının evlatlarıyız. En basit söylemle insanlar dedelerinin mezar taşlarını okumak için bile bu dili öğrenmelidir. Osmanlıya ve Osmanlıcaya sahip çıkmalıyız."
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 89, 5395-89, 6382                             
ABD Doları 2, 2680-2, 2700/  
Euro 2, 8033 -2, 8081/ 
 İngiliz Sterlini 3, 5525-3, 5578                 

Türkiye'nin Borusu Ötüyor
Türkiye, yıllardır hayalini kurduğu 'enerji üssü' olma hedefine belki de hiç olmadığı kadar yakın gözüküyor. Lakin bir yandan da elindeki kartları iyi oynaması gerekiyor. Kuzey Irak petrolünden, Azerbaycan doğalgazına birçok proje gündemdeyken, Batı basını Türkiye için bir isim buldu bile: "Pipelineistan"… Yani boru hattı diyarı. Tüm bu projeler hayata geçerse önümüz, arkamız sağımız solumuz boru olacak. Fakat enerji uzmanları, Türkiye'nin kendini yalnızca bir geçiş noktası değil, bir 'enerji üssü' olarak konumlandırması ve pazarlıkları iyi yapması gerektiğini vurguluyor. Dünyanın en büyük hidrokarbon kaynaklarına sahip ülkelerin komşusu, diğer yandan en büyük tüketim merkezi olan Avrupa'nın da geçiş güzergâhı üzerinde olan Türkiye, bu pozisyonu kendi avantajına çevirmeye çalışıyor. En son Putin'in açıkladığı "Türk Akımı" doğalgaz boru hattı projesi de elimizi güçlendirebilir. Bu kadar çok boru hattı projesi gündemdeyken, Türkiye için hangilerinin kazançlı ve gerçekçi gözüktüğünü enerji uzmanlarına sorduk. Enerji güvenliği uzmanı John M. Roberts, önümüzdeki 10 yılda Türkiye'ye gelmesi en muhtemel üç boru hattının Azerbaycan gazını taşıyacak TANAP, Kuzey Irak gazını taşıyacak yeni bir boru hattı ile Rusya'dan gelecek "Türk Akımı" olduğunu söyledi. Ancak Roberts'a göre, Türk Akımı boru hattının Putin'in açıkladığı ölçüde gaz miktarı taşımayabilir. Mavi Akım'daki kapasite artışı ve Türk Akımı Projesi kapsamında yeni bir hat ile Rusya'dan 10 milyar metreküpe (bcm) kadar ilave gaz gelebileceğini kaydeden Roberts, "6 milyar metreküp ise TANAP ile Türkiye'ye gelecek. Kuzey Irak'tan da 2018 yılına kadar 4-5 milyar metreküp gaz gelebilir. Böylece Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içerisinde aldığı doğalgaz miktarını 20 bcm'e kadar artırma imkânı var. Buradaki esas soru: Türkiye fiyat pazarlığında ne kadar iyi olacak" dedi.
Hürriyet

Hızlı Tren Habur Yolcusu
Hükümet, Konya-Karaman hızlı treniyle Nusaybin'den Habur'a kadar uzanacak dev bir projenin ilk ayağını hayata geçiriyor. Ulukışla-Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep- Şanlıurfa- Mardin-Nusaybin güzergahına uzayacak koridorun ilk halkası olma özelliğini taşıyan Konya ile Karaman hattında çalışmalar iki aşamada gerçekleştirilecek. İlk olarak trenin 2'inci hattı kullanıma açılacak. 2015 yılı içerisinde açılması beklenen hattın yanı sıra geri kalan kısım ise 2018 yılına kadar bitirilecek. Projenin gerçekleşmesiyle birlikte trenler 200 kilometre hıza uygun çift hatlı bir işletmeciliğe geçecek. Ayrıca ikinci hatta yapılacak alt ve üst yapı işlerinin tamamlanmasıyla mevcut hat hızlı tren standardına uyumlu hale getirilecek. Seferlerin başlamasıyla birlikte 1 saat 13 dakika olan Konya ve Karaman arasındaki yol uzunluğu 40 dakikaya düşürülecek. Çalışmaların hızla sürdüğü tren hattı çalışmalarında eski trenlerin hizmetine de 1 Aralık'tan itibaren ara verildi. İşleri hızlandırmak amacıyla yapıldığı söylenen uygulamayla Konyalılar 4 ay boyunca trenlerini kullanamayacak. Belediye bu kısa süreli çalışma için Yüksek Hızlı Tren ile bağlantılı yolcu taşımacılığı otobüslere yönlendiriliyor. Projenin hızlanması konusunda DMU, İç Anadolu Mavi treni ve Toros ekspres seferlerini kapsıyor.
Türkiye

Komşu'dan Iı. Chavez Çıkar Mı?
Yunanistan'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2 ay öne alınması piyasaları karıştırdı. Atina borsasında kayıp yüzde 10'u aşarken tahvil faizleri fırladı. Seçimin erkene alınmasının siyasi belirsizliği giderebilecek "kumar" niteliğinde bir karar olduğu yorumu yapılıyor. İlk turu 17 Aralık'ta yapılacak seçimde Yunan Başbakanı Antonis Samaras, kendi adayı Stavros Dimas'ı seçtiremezse genel seçimler erkene alınabilir. Cumhurbaşkanının seçilememesi halinde parlamentonun feshi gerekiyor. Erken seçimle birlikte Yunanistan'ın 240 milyar euro'luk kurtarma paketi karşılığı yapması gereken reformların sekteye uğramasından endişe ediliyor. Çünkü kamuoyu yoklamalarına göre, tasarruf önlemlerini rafa kaldırmaya kararlı Syriza partisi seçimi kazanabilir.
Milliyet

Depo 38 Lira Hafifledi
Benzinin litresi 7 kuruş ucuzladı. İstanbul ve Ankara'da 4.46 TL olan 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 4.37 TL seviyelerine geriledi. 10 Temmuz'da 5.13 lira ile zirveye ulaşan benzinin litre fiyatı son indirimlerin ardından 76 kuruş ucuzlamış oldu. 10 Haziran'da bir depo benzine (50 litre) 256.5 TL deyen bir araç sahibi, son indirimlerin ardından depoyu 218.5 liraya doldurdu ve 38 lira daha az ödedi. Bu düşüş, yüzde 15'i buldu. Yaşanan son gelişmeler en pahalı benzini kullanan Türkiye'nin birkaç basamak gerilemesine de yol açtı. 2012'nin ilk çeyreğinde 4.65 TL'lik benzin fiyatıyla Avrupa sıralamasında Norveç'ten sonra en pahalı benzinin satıldığı Türkiye, dün itibarıyla Norveç (4.65), Hollanda (4.63) ve İtalya'nın (4.60) ardından 4. oldu. Türkiye'yi İngiltere ve Danimarka izliyor.
Milliyet

Altın Fiyatlarında Şaşırtan Yükseliş
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı, dün 1.238 dolarla 1.5 ayın en yüksek seviyesine yükseldi. Geçen hafta ABD tarım dışı istihdam verisinin beklenenden iyi gelmesiyle 1.187 dolara kadar gerileyen altın fiyatları dün dolardaki değer kaybıyla kazançlarını artırdı. Özellikle Avrupa borsalarında yaşanan sert satışlar ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) 16-17 Aralık'ta gerçekleştireceği kritik toplantısında faiz artışıyla ilgili olarak 'kayda değer süre' ifadesine tekrar yer vereceği beklentisi altın fiyatlarının yükselişini destekledi. Analistler, Euro Bölgesi ekonomilerindeki dalgalanmaların ve ABD'de enflasyonun yükseleceğine yönelik beklentilerin yatırımcıları altına yönelttiğini ifade etti. Yatırımcıları dikkatli olmaları konusunda uyaran analistler, FED'den gelecek açıklamalar ve Avrupa ekonomilerine yönelik beklentilerin altın fiyatlarını etkileceğini kaydetti. Yunanistan'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin erkene alınmasıyla birlikte başta Atina borsası olmak üzere Avrupa borsalarında yaşanan sert satış dalgası içeriye de yansıdı. BIST endeksi yüzde 1.52 düşüşle 83.527 puana geriledi. Bu arada, FED'in faizleri daha erken artırabileceği beklentisi ile geçen haftadan bu yana yükselen dolar/TL, önceki gün Merkez Bankası'nın döviz satım ihale miktarını artırmasıyla 2.26 TL'ye kadar gerilemişti. Dolar, dün de 2.25-2.26 TL aralığında işlem gördü. Piyasalar, bugün TCMB'nin Ankara'da açıklayacağı 2015 yılı için para ve kur politikası metnini bekliyor. Tahvil-bono piyasasında ise geçen hafta yüzde 7.63 ile Haziran 2013'ten bu yana en düşük seviyeye gerileyen 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin faizi yüzde 8.13 seviyesinden işlem gördü. Geçen hafta yüzde 7.36 ile Temmuz 2013'ten bu yana en düşük seviyeye gerileyen 16 Kasım 2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilin faizi ise yüzde 8.01'de bulunuyor.
Milliyet

Köklü Değişiklikler İçeren Tasarı Meclis'te Avm'ler Pazar Kapanacak
Alışveriş merkezleri ile ilgili kanun teklifi AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklif büyük mağazaların haksız rekabet yaratan 'maliyetin altında zararına satış' yapması ve süresi belirsiz indirimli satış kampanyası düzenlemesi yasaklanıyor. Büyük mağazalar tasfiye, işyeri değişikliği, kış ve yaz mevsim değişimi, bayram ve özel günlerde, seri sonu satışlarda bağlı olduğu odadan indirimli satış izni alacak. Çalışma günlerinde saat 10.30'da açılacak olan büyük mağazalar cumartesi hariç, pazar günü ve resmi tatil günleri tamamen, diğer günler ise saat 20.30'dan itibaren müşteri trafiğine kapalı olacak. Düzenlemeyle kuruluş izni almadan kurulan ve ticari faaliyette bulunan AVM'ler, büyük mağazalar ve zincir mağazalar vali tarafından kapatılabilecek. Bunların işletmecilerine satış alanları itibariyle metrekare başına 10 lira para cezası verilecek. İzin almadan çalışan AVM ve zincir mağazaların faaliyete geçmesi ancak cezalarını ödeyip gerekli izinleri almasıyla mümkün olacak. Fiilin tekrarı halinde iki katı idari para cezası uygulanacak. Satış alanı toplamı 2 bin 500 metrekarenin üzerinde olan AVM'lerde gerekli hijyen şartlarına uygun erkek ve bayan tuvaleti, mescit ve çocuk odası gibi mekanlar oluşturulacak. Büyük mağazalar satış alanları toplamının en az yarısına tekabül edecek aynı mahalde bir sahayı, ücretsiz otopark olarak düzenleyecek. Büyük mağazalar satın aldıkları malların bedelini teslim tarihinden itibaren en geç 60. günde, taze etler ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini ve yaş sebze, meyve ürünlerini en geç 30. günde ödeyecek.
Star

Yerli Oto İçin Konsorsiyum Kuruluyor
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil konusunda çok kararlı olduklarını belirterek "Elektrikli seri hibrit otomobil modeline yoğunlaştık, menzili artırılmış araçlarla ilgili mükemmeliyet merkezi hazırlanıyor" dedi. Gündeme ilişkin düşüncelerini paylaşan Bakan Işık, otomobil alanında ciddi bir rekabetin olduğunu ve bir dünya markası çıkarmanın zor olduğunu belirterek, "Elektrikli seri hibrit otomobil modeline yoğunlaştık, TÜBİTAK'ta menzili artırılmış araçlarla ilgili mükemmeliyet merkezi hazırlanıyor. Kalkınma Bakanlığı destekliyor. Dizayn ve mühendislik departmanı ve seri üretim için özel sektör kuruluşu ya da konsorsiyumu kurulma aşamasında. Yol haritamız, somut bazı çalışmalar var. Özel sektörde bir firma 'yaparım' diyor, gelin 'konuşalım' diyoruz. Çok ümitliyim son derece iyi gidiyor, Türkiye'nin sınıf atlayacağı çalışma yürüyor" dedi. Yerli otomobil için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere herkesin çok kararlı olduğunu belirten Işık "Bir devlet fabrikası kurmayacağız, özel sektör yapacak" dedi. Işık ayrıca, Ar-Ge konusunda fikirden ürüne her alanda girişimciyi desteklediklerine işaret ederek, fikri olana 100 bin lira ile başlayan desteklerin ürün ortaya çıkınca 10 milyon liraya kadar arttığını söyledi.
Star

Tarlada 10 Kr, Markette 3 Tl Dönemin 'Tavan' Bitirecek
Gıda ve tarım ürünlerine fiyat kontrolü geliyor. Ürünlerin fiyatları artık Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'nin yakın takibinde olacak. Resmi Gazete'de Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla yayımlanan genelgede, fiyatlarda yaşanan değişimlerin neden olacağı olumsuzlukların önüne geçmek için 'Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi' kurulduğu belirtildi. Komitenin gıda ve tarım ürünlerinde yaşanan fiyat farklılıklarını kısa ve uzun vadeli arz-talep, ihracat-ithalat ve üretim-tüketim değişimlerine göre değerlendireceği belirtildi. Ayrıca, Komitenin dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlara olası etkilerinin izleyip, değerlendireceği ve gerekli görülmesi halinde, alınacak tedbirlere ve uygulanacak politikalara ilişkin önerilerde bulunacağı ifade edildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı'nın başkanlığında toplanacak olan komitede Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Kalkınma ve Maliye Bakanlıklarının Müsteşarları, Hazine Müsteşarı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı'nın yer almasına karar verildi.
Akşam

Vatandaşa 6 Milyar $ İndirim Olarak Yansıdı
Yıldız, 2016'da Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak "23. Dünya Enerji Kongresi'nin Protokol İmza Töreni'' nin ardından Dünya Enerji Konseyi Başkanı Marie-Jose Nadeau ile birlikte soruları yanıtladı. Rusya'dan alınan doğalgazda indirim sorusu üzerine Yıldız, görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Gazprom yetkililerinin bugün ya da yarın Türkiye'ye geleceğini bildiren Yıldız, "Bizim hedefimiz bu ay sonuna kadar artık bu rakamın netleşmiş olması " diye konuştu. Uluslararası Enerji Ajansının, iki yıl önce petrol fiyatlarının 140 dolarların üzerinde seyredeceğini tahmin ettiğini dile getiren Yıldız, neyin nasıl olacağını önceden öngörmenin doğru sonuçlar doğurmayabildiğini belirtti ve şöyle konuştu: "3 aylığına fiyatın düşüp sonraki 13 ayda 1,5-2 katına çıkıyor olması bizim çok tercih ettiğimiz bir şey değil. 67-70 dolarlar Türkiye'nin işine gelen fiyatlardır ve bunlar petrol ürünleri kullanan vatandaşlarımıza günlük olarak yansıyor. Son 5,5 ayda 6 milyar dolara yakın rakam vatandaşlarımıza indirim olarak yansımıştır."
Akşam

DÜNYA

Gümrük Birliği Yenileniyor
Bakanlığının 100. gününde AB Dışişleri ve Güvenlik Temsilcisi Federica Mogherini, Genişleme ve Müzakerelerden Sorumlu AB Komisyonu üyesi Johannes Hahn ve AB İnsani Yardım ve Kriz Yönetimi Komiseri Christos Stylianides'i Ankara'da ağırlayan AB Bakanı Volkan Bozkır, AB ile sürecin hızlanacağını, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın 2015 başında Brüksel'e gideceğini açıkladı. Bozkır, AB'nin üçüncü taraflarla serbest ticaret anlaşması imzalaması durumunda Türkiye'nin Gümrük Birliği Anlaşması nedeniyle yaşayacağı ekonomik kayıpların önüne geçmek için Gümrük Birliği (GB) Anlaşması'nın güncelleneceğini açıkladı. Bozkır, güncelleme görüşmelerinin de başladığını bildirdi. AB Bakanı Bozkır, üç AB komiserinin Ankara temaslarını Hürriyet'e değerlendirdi. Ziyaretin zamanlamasını yorumlayan Bozkır, şöyle konuştu: "Brüksel'de 'Türkiye nasıl olsa adım atmaz, sorumluluklarını yerine getirmez' yaklaşımı esastı. Bu nedenle de 3 yıldır görüşmeme, konuşmama, derdinizi anlatmama gibi bir algı ortaya çıkmıştı. Yeni Türkiye olarak tanımladığımız yeni dönemde, Ankara'da AB'nin hedef olarak bu kadar güçlü bir şekilde konuşulması onları da şaşırttı. Bizdeki hareketliliği saman alevi gibi görüyorlarken ve geçmesini beklerken bir baktılar, Ankara Strateji Belgesi, Başbakanlık Genelgesi, Reform Eylem Planı gibi somut adımlarla ilerliyor. Yeni hükümet, yakında seçim olmasına rağmen seçim yokmuş gibi AB konusunu ele alıyor. Bu şaşkınlığı atlatınca ciddiyetimizi anladılar ve hemen 'ne yapabiliriz' dediler. İşte bu ziyaretle sonuçlarını görmeye başladık. Bu ziyaretler sadece el sıkışıp gitme değil, verilen mesajlar da sürecin ciddi mecraya oturduğunu gösteriyor. AB ile konu sadece fasıl açmaktan ibaret değil. Adaylık süreci devam etmeli ve devam ederken de Türkiye'ye kazanç sağlamalı ve sonunda bizi üyeliğe götürmeli. Sürecin iyi işlemesi ve özünün geliştirilmesi konusunda AB ile tamamen mutabıkız. Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni yılın başında ocak ayında Cumhurbaşkanımız da nisanda Brüksel'e gidecek. Başbakan Davutoğlu, ocak ayında İfade Özgürlüğü Paketini de açıklayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel'den Strazburg'a geçecek ve Avrupa Parlamentosu'nda konuşma yapacak. AB aile fotoğraflarına liderlerimizin girmesi önemli. Uzun yıllar, Türkiye'yi o fotoğraf karelerine çağırmadılar, bu yüzden aile fotoğrafı mümkün olmadı. Şimdi kendilerine AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığına benzer toplantılar önerdik. AB-Türkiye zirvesi yapılabilir. Bütün bunlar süreci hızlandıracak.
Hürriyet

Tıme Okuru Modi'yi Seçti
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, TIME dergisinin okuyucuları tarafından yılın kişisi seçildi. Modi, time.com'da oluşturulan portalda kullanılan yaklaşık beş milyon oyun yüzde 16'sından fazlasını alarak zirveye yerleşti. Yılın kişisi ise TIME dergisinin editörleri tarafından seçiliyor. Seçilen isim bugün açıklanacak. Anket sonucunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 29'uncu sırada yer aldı. Oylamada, Ferguson'daki göstericiler ikinci sıraya yerleşirken, ilk beş arasında Hong-Kong'daki gösterilerin lideri Joshua Wong, 2014 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi Pakistanlı kadın hakları eylemcisi Malala Yusufzay ve Batı Afrika'da Ebola'yı tedavi eden sağlık personeli bulunuyor. IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi ise listede 43'üncü sırada yer aldı.
Hürriyet

Irak'a Koalisyon Kara Gücü
IŞİD'e karşı ABD öncülüğündeki koalisyonun başında bulunan General James Terry, koalisyon güçlerinin Bağdat hükümetine IŞİD'le savaşta destek için Irak'a 1500 asker daha göndereceğini bildirdi. Yeni birliğin Irak'ta bulunan 3 bin 100 askere ek olarak gönderileceğini söyleyen Terry, koalisyondan hangi ülkelerin ne kadar asker göndereceğine ve ne tür görevler üstleneceğine ilişkin bilgi vermedi ancak askerlerin büyük bir kısmının Irak ordusunu eğitme görevini üstleneceğini belirtti. General Terry, kararın geçtiğimiz hafta IŞİD'le mücadele çerçevesinde düzenlenen güvenlik konferansında alındığını belirtti. Irak'ta 1500 ABD askeri bulunuyor. ABD askerleri Irak ordusu ve peşmerge güçlerine danışmanlık dışında ABD'nin diplomatik misyonlarının da güvenliğini üstleniyor. Bu arada, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), IŞİD ile mücadele için çok uluslu askeri güçlerden oluşan Birleşik Ortak Görev Gücü'nü (Combined Joint Task Force-CJTF) kurdu. Açıklamada, Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Operasyonları (CJTF-OIR), Terry komutanlığında, ABD askeri personeli ile 30 ülkeden personelden oluştuğu bildirildi. Öte yandan, ABD'nin istifa eden ancak yeni bir isim atanıncaya kadar görevine devam edecek olan Savunma Bakanı Chuck Hagel, Irak'ın başkenti Bağdat'a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek, "Birinci elden değerlendirme almak için geldik" dedi.
Star

Işid'i Mossad Eğitiyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yardımcılarından Aleksandr Prokhanov, IŞİD'in İsrail'in istihbarat teşkilatı Mossad tarafından eğitildiğini söyledi. İran'ın Press TV kanalına açıklamalarda bulunan Prokhanov, IŞİD yönetiminin Mossad tarafından eğitildiğini öne sürdü. Putin'in yardımcısı, Mossad'ın ajanlık tecrübelerini IŞİD'e aktardığını, aynı zamanda İsrail ordusundan danışmanların da teröristlere destek verdiğini ifade etti. IŞİD'in ABD'nin Ortadoğu politikalarının yan ürünü olduğunu söyleyen Prokhanov, "IŞİD, ABD'nin elinde olan bir araçtır" dedi. Prokhanov, "Bize karşı ilk terör saldırısını sadece birkaç gün önce Çeçenistan'da başlattılar" dedi ve IŞİD'in İslam ideolojisini eleştirdi. IŞİD geçtiğimiz eylül ayında yayınladığı bir videoda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a ve müttefiki konumundaki Putin'e tehdit yağdırmıştı.
Vatan

'Sony'yi Biz Vurduk O Filmi Göstermeyin'
Sony Pictures firmasını hedef alan siber saldırıların arkasından, Kuzey Kore ile bağlantısı olduğu düşünülen 'Barışın Koruyucuları' (Guardians of Peace) adlı hacker grubu çıktı. Grup, Sony yetkililerinden, ABD'nin Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a yönelik suikast planını konu alan 'The Interview' (Röportaj) adlı komedi filmini gösterime sokmamalarını talep etti. Grup internette yayınladıkları açık mektupta Sony yöneticilerine hitaben, "Bölgesel barışı yıkacak ve savaşa neden olacak bu terörizm filmini göstermekten vazgeçin" ifadesi yer aldı. Sony'ye yönelik siber saldırıyla alakaları olmadığını öne süren Kuzey Kore yönetimi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Mun'a gönderdikleri mektupta, filmin terörizm propagandası olduğunu ve 'savaş nedeni' sayılacağını vurgulamıştı. Kuzey Kore hükümet sözcülüğü de, filmin 'yüce liderleri' Kim Kong-un'un itibarını zedelediğini belirterek, Sony'ye düzenlenen saldırıyı doğru bulduklarını açıklamıştı. Başrollerini James Franco ve Seth Rogen'in paylaştığı film, ABD'de ve Kanada'da 25 Aralık'ta gösterime girecek. Film Franco ve Rogen'in canlandırdığı ABD'li 2 gazetecinin, Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA) taşeronu olarak, Kuzey Kore liderine suikast planını konu alıyor.
Vatan

Tahran'da Yolsuzluk Operasyonu
İran'da eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın iktidarı döneminde yolsuzluk yaptığı belirlenen 20 eski üst düzey yetkili gözaltına alındı. Bakan Mahmud Alevi, 2010-2013 yılları arasında gerçekleşen yolsuzluklarla ilgili olarak 30 kişinin de ifade vermeye çağırıldığını belirtti. Gözaltına alınanlardan 3 tanesinin tutuklandığı açıklandı. Ülkenin ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'in üzerine gidilmesi talimatını verdiği yolsuzlukların odağında, 17 Aralık soruşturmasında adı geçen işadamı Reza Zarrab'ın İran'daki ortağı olan iş adamı Babek Zencani bulunuyor. İran'da 70'e yakın şirkette hisseleri bulunan Zencani, satılan İran petrolünden elde edilen geliri İran Merkez Bankası'na eksik aktarmakla suçlanarak tutuklanmıştı. İran Petrol Bakanı Bicen Namdar Zengene, Zencani'nin ülkeyi 2,5 milyar dolardan fazla zarara soktuğunu belirterek, bu dosyalardan başka, biri 2,5 milyar Euro diğeri ise 1,5 milyar dolar olmak üzere iki yolsuzluk dosyasının daha olduğunu söylemişti.
Vatan

'Özel' Cıa İşkencesi
ABD Senatosu, 11 Eylül saldırıları sonrası CIA'in "terör şüphelilerini" sorgulama yöntemlerini içeren raporu açıkladı. Olası bir infiale karşı ABD'nin yurtdışı elçiliklerinde güvenlik önlemleri artırıldı. Rapor, CIA'in tartışmalı Guantanamo Hapishanesi'nde ve Avrupa ile Asya'daki gizli sorgu odalarında yaptığı yüzlerce işkenceyi anlatan ilk resmi belge olma özelliği taşıyor. 480 sayfası açıklanan raporun 6 bin 200 sayfalık aslı ise gizli tutulmaya devam ediliyor. Raporda, CIA'ın işkence teknikleri olarak suda boğma yöntemi, çok dar alanlarda uzun süre bekletme, uzun süre uykudan mahrum bırakma, esirleri tokatlama ve duvara çarpma, küçük kutulara hapsetme ve ölümle tehdit etme gibi birçok yönteme başvurduğu kaydediliyor. CIA'in izlediği en sert teknikler olarak kesintisiz 180 saat boyunca uykusuz bırakma ve suda boğma hissi tekniği uygulaması gösteriliyor. Açıklanan raporda, sorgulama alanında tecrübeye sahip olmayan ve terörizmle ilgili özel bir bilgiye sahip olmayan psikologlara kurdurulan şirketlere kurumca 80 milyon dolar ödendiği bilgisine yer veriliyor. ABD Başkanı Barack Obama, CIA'in 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uyguladığı sorgulama teknikleriyle ilgili olarak, "Bunlar, Amerika'nın dünyadaki duruşuna da ciddi zarar verdi. Bu nedenle, bu yöntemlere bir daha asla başvurmamamız için Başkan olarak yetkilerimi kullanmaya devam edeceğim" açıklaması yaptı.
Akşam

POLİTİKA

Akacak Kandan Demirtaş Sorumlu
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "İç güvenlik paketini miting ve eylemlerle engelleyeceğiz. Bu yasayı çıkarırsan ters teper. Korkmaz, sokağa çıkarlar" açıklaması dolayısıyla HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a sert çıktı. Davutoğlu, "Bundan sonra dökülecek her türlü kandan Demirtaş sorumludur" dedi. Davutoğlu, Polonya dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: "Sürecin kendisi ile ilgili zihnimiz her zaman berrak oldu. Açık ve tarafların; HDP ve diğer olanlar, tüm Güneydoğu Anadolu'daki, Türkiye'nin her yerindeki aktörlerle her zaman temas halinde olduk. Kimse bir şey talep etmeden yerine getirdik. Çözüm süreci yürüyor. Yasayla da bunu bağladık. Hâlâ Türkiye'de birilileri silah kullanmaya yöneliyorsa buna Kürt vatandaşlarımız tepki gösterir. Bize ve Türkiye'de yaşayanlara verilen sözler, silahların bırakılması ve Türkiye'nin terk edilmesi. Herhangi bir adım atılmadı, bir de şiddet sokaklara yansıdı. Şiddete ve bununla bölge halkına baskı yapılmasına karşıyız. (Demirtaş: Paketi sokaklarda engelleriz) Doğrusu son günlerde HDP içinde özeleştiri yapılmasından memnun olduğumu ifade etmiştim. Demirtaş'ın bu açıklaması, son derece sorumsuzca yapılan bir açıklamadır. 6-7 Ekim gibi olaylar tekrar olmasın diye iç güvenlik reformu yapılıyor. Demirtaş'ı uyarıyorum, 1 Ekim'de yaptığımız görüşmede böyle konuşmuyordu. Bundan sonra şehirleri kan gölüne çevireceklerini söylüyorlarsa, bundan sonra dökülecek her türlü kandan Demirtaş sorumludur. Bu açıklamadan sonra dökülecek her kandan Demirtaş sorumludur. Gitsin, sokağa insin sorsun bakalım, halk 6-7 Ekim için ne düşünüyor, işyerlerini yakanlar hakkında. Biri çözüm süreci üzerinden kan dökmek, kaos çıkarmak isterse buna asla izin vermeyiz. O insanları korumak bizim görevlerimiz. Ama eline molotofkokteyli alıyorsa etrafı yakıp yıkmak içindir. Böyle bir çağrı varsa bir an bile tereddüt etmeyiz. Bu sadece güvenlik değil özgürlük de dahil bu paket aylarca istişare edilerek hazırlandı. Bu taleplerin tümü de bize, Doğu ve Güneydoğu kanaat önderlerinden, sivil toplum kuruluşlarından, parti temsilcilerinden geldi. Şunu söylediler; 'biz Suriye'de olduğu gibi bir partinin baskı altında tutacağı duruma isyan ederiz.' Kamu düzeni herkese lazım, Demirtaş'a da lazım. Yaptığı çağrı, yarın döner kendini vurur. Manşeti kimindi bakın; paralelciler kiminle, nasıl görüşüyorlar biliyoruz. Aynı şekilde paralelden mağdur olmuş gibi örgüt, kimlerle nerede görüşüyor biliyoruz. Her türlü maskeyi indiririz. Demirtaş bu manşete nasıl çıkıp, bu çağrıyı yaptı, bu organlarda paralel yapı ile örgüt arasındaki görüşmeleri, irtibatı biliyoruz. İrtibatı kamuoyu bilmeli. (Üçüncü göz) Buna ihtiyacımız yok. Daha önce Oslo'da denedik. Başka gözler girdi mi başka çıkarlar da giriyor. Üçüncü göze ihtiyaç yok. Bölgenin kanaat önderleri ile görüşeceğim. Gerekiyorsa mahalleye kadar ineceğiz. (Devlet-Kandil görüşmesi) Şu anda öyle bir görüşme yok. Zaten bir süreç işliyor. Adaya gidiyor heyet, ordan da Kandil'e gidiyor, engel çıkarmıyoruz. İyi niyetli olunduğunda süreç işler, ard niyet olursa buna boyun eğmeyiz. (Haluk Koç'un KPSS torpil açıklaması) Bizim için esas olan liyakat, nepotizme her zaman karşı oldum. Madem dosya açtılar, biz de dosya açarız. Acaba Kılıçdaroğlu, SSK döneminde kaç yakınını işe aldı. 444 kişi nasıl alındı, detaylarını veririm." Başbakan Davutoğlu, İngiltere Başbakanı Cameron ile yaptığı basın toplantısında Sırrı Süreyya Önder'in açıklamalarının sorulması üzerine şöyle konuştu: "Bizler 6-7 Ekim olaylarını görüp de tedbir almadan makamlarımızda oturursak görevimizi yapmış olmayız. 6-7 Ekim olaylarının akabinde HDP'nin tavrını ders almış olacakları bağlamında düşündük. Ancak, Sayın Demirtaş'ın bugünkü (dün) açıklamalarına bakınca, hiç ders alınmadığını görüyoruz. Kendisini uyarıyorum. Çağrılarını derhal durdurmalı Sayın Önder, kendi açıklamalarıyla sayın Demirtaş'ın açıklamalarının ne kadar tezat olduğuna baksın."
Hürriyet

Muhalefeti Sindirme Paketi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2015 bütçesine ilişkin bugün yapacağı konuşma öncesinde, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) heyetleriyle kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu'nun "Bu bütçe yoksulluğun bütçesi. Bu bütçede işçiler ve kamu çalışanları yok" değerlendirmesini ilettiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu, iç güvenlik paketini ise Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini heyete iletti. Kılıçdaroğlu, önceki gün genel merkezdeki makamında KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Mali Sekreter Ramazan Gürbüz ve DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'nın Genel Sekreteri Remzi Çalışkan ile bir araya geldi. Görüşmeye CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Erdoğdu da katıldı. Alınan bilgilere göre, görüşmede KESK ve DİSK heyeti, 13 Aralık Cumartesi günü Ankara'da düzenleyecekleri bütçe karşıtı mitinge Kılıçdaroğlu'nu davet etti. Görüşmede heyetin, 2015 bütçesi ve iç güvenlik paketine ilişkin endişelerini Kılıçdaroğlu'na ilettiği belirtildi. Kılıçdaroğlu, 13 Aralık'taki eyleme teşkilatlarının katılacağı mesajını verdi. Kılıçdaroğlu'nun, "Bu bütçede işçilere ve kamu çalışanlarına yer yok. Çalışanlara yönelik bir vergi yükü olduğu görülüyor" dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun, görüşmede, iç güvenlik paketine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi: "Toplumun muhalif kesimlerini sindirmeye yönelik bir düzenleme olduğunu görüyoruz. Terörle Mücadele Kanunu'nda Türk Ceza Kanunu'nda maddeler bulunmasına karşın, böyle bir pakete ihtiyaç duyulması, kolluk güçlerine geniş yetikler verilmesi, gözaltı yetkilerinin artırılması, hukuksuz ve antidemokratiktir. Biz, bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Bu konuda arkadaşlarımız hazırlıklarını yapıyorlar. Yasa, genel kuruldan geçtikten sonra girişimlerimiz olacak."
Milliyet

'Kan Akacağını Nereden Biliyor'
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarına yanıt verdi. Önder, "Sayın Davutoğlu bizim hakkımızda hüküm veriyorsa yapacağı iş suç duyurusunda bulunmaktır. Sayın Davutoğlu, kan akacağını nereden biliyor? Bir ülkenin insanlarının demokratik hakkını kullanması niçin kan akmasına neden olsun?" dedi. Önder, Demirtaş'ın 'paralel yapı' ile görüştüğü iddiasına ilişkin "Buradan çağrı yapıyorum. Paralel yapı eğer suç örgütü ise kanunla, hukukla suç örgütü olduğunu tescil ettirmelisiniz. Size düşen suç duyurusunda bulunmaktır" ifadelerini kullandı. HDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de, "Güvenlik paketi çözümsüzlüktür. Davutoğlu, HDP şahsında barıştan çözümden yana olanları tehdit etmektedir. Kendisini sorumluluğa davet ediyoruz" dedi.
Vatan


SPOR
Kartal, Trabzonspor'u 3-0 mağlup ettiği maçta, Mustafa Pektemek'ten sonra Demba Ba'yı da kayıp verdi. Kafa kafaya çarpıştığı Mustafa'yı hastanelik eden bordo-mavililerin Cezayirli stoperi Belkalem'in, Demba Ba'nın da sağ ayak ikinci parmağını kırdığı belirlendi. Beşiktaş Futbol Takımı Doktoru Ertuğrul Karanlık, Trabzonspor maçının 38. dakikasında sert bir darbe alan Senegalli golcünün sağ ayak ikinci parmağında kırık olduğunu söyledi. Karanlık, "Demba Ba darbeye rağmen ikinci yarıya çıkmak istedi ama ağrıları yüzünden devam edemedi. Maçtan sonra röntgenini çektik. Kırık var ancak daha da kötüsü olabilirdi. Eklemde problem olmaması iyi. Mevcut durum için kötünün iyisi diyebiliriz. İlaçlarla tedavi etmeye çalışıyoruz. En önemlisi istirahat etmesi ve bu bölgeye bir temas olmaması. Umarım en yakın zamanda takıma dönecek" dedi. Beşiktaş'ın en önemli gol silahı Demba Ba, Tottenham'la yarın akşam UEFA Avrupa Ligi'nde ve Gaziantepspor'la pazar günü oynanacak maçlarda forma giyemeyecek. Çaykur Rizepor ile yapılacak Türkiye Kupası maçında da görev yapamayacak olan siyahbeyazlı forvetin, Akhisar'la 21 Aralık'ta yapılacak karşılaşmaya yetişmesi bekleniyor.
Milliyet

Trabzonspor Onur'un sakatlanması ve ardından Fatih'in yaptığı hataların ardından kaleci sorununa çözümü Fenerbahçe'den buldu. Şu anda Bordo-Mavili takımın başında olan Kanarya'nın önceki çalıştırıcısı Ersun Yanal eski talebesi Mert Günok'u transfer etmek için harekete geçti. Yanal'ın sözleşmesi sezon sonunda bitecek Mert ile sık sık görüştüğü ve onu Trabzonspor'a kazandırmak için büyük bir çaba harcadığı öğrenildi. Volkan Demirel'in yedeği olan ve ara sıra forma şansı bulan Mert'e Yanal'ın birinci kalecilik sözü verdiği belirtildi. Bordo- Mavili yönetimin sözleşmesi sezon sonu biteceği için bonservis bedeli olmayan Mert'e astronomik teklif sunmaya hazırlandığı kaydedildi. Yönetim sıfır bedelle alacağı Mert'e yüksek bir yıllık ücret ödemenin yanı sıra imza parası da verecek. Mert'in teklife, A Milli Takım'da banko oynayabilmek için sıcak baktığı ifade edildi. Bu arada Fenerbahçe Yönetimi'nin "Alves sözleşmesi oyuncumuz. 2016'ya kadar takımda kalacak" açıklaması ile rahatlayan Portekizli oyuncu "Zorlu süreci geride bıraktım. Yeniden forma şansı bulmayı umuyorum" dedi. Alves'in babası Washington ise Record Gazetesi'ne "Tek hayalim, 33 yaşındaki oğlumun yeniden Sporting Lizbon'a dönüp futbol oynaması" açıklamasını yaptı.
Star

Galatasaray Şampiyonlar Ligi'ndeki son maçında Arsenal'e direnemedi. 3'te gelişen ceza alanı içi sol çaprazında topla buluşan Podolski'nin kaleye sert şutunda top sol üst köşeden ağlarla buluştu: 0-1. 7'de Emre'nin sert şutu savunmadan sekip Hakan'ın önünde kaldı ama Hakan'ın yakın mesafeden vuruşunda top yandan az farkla dışarıya gitti. 11'de hızlı gelişen Arsenal atağında Ramsey, topu köşeye bıraktı: 2-0. 20'de Podolski'nin sert vuruşu üst direkten auta dışarı çıktı. 22'de Burak'ın kafayla dokunduğu topu Sneijder aldı ama kaleye şutunda top savunmadan sekti. 28'de Podolski müsait pozisyonda vurdu, Sinan kornere çeldi. 29'da Ramsey, 30 metreden topu gelişine sert vurdu ve jeneriklik bir gol gattı: 0-3. 41'de Campbell vurdu, Sinan topu kornere çelmeyi başardı. İlk devre böyle sona erdi. 59'da sağ kanattan gelişen atağımızda Bruma, topu son çizgiye kadar götürdü ama savunma topu kornere gönderdi. 66'da Umut yakın mesafeden vurdu, Arsenal savunması çeldi. 74'te Hamit'in ceza sahası içinden yaptığı vuruş auta çıktı. 88'de Sneijder, frikikten harika vurdu ve skor 3-1'e geldi. Podolski son sözü söyledi ve Arsenal 4-1 kazanan taraf oldu.
Star

F.Bahçe, Teknik Direktör İsmail Kartal'ın bir kez daha arkasında olduğunu ilan etti. Daha önce Başkan Aziz Yıldırım'ın, "Herkes gider, İsmail Kartal kalır" şeklinde verdiği teminatın ardından dün de kulübün internet sitesinden kısa bir açıklama yapıldı. İsmail Kartal'ın gönderileceği şeklinde çıkan haberlere verilen cevapta, saha skorlarına göre hocasını değiştiren takımlara da mesaj vardı. Resmi sitedeki söz konusu kısa açıklamada, "Fenerbahçe Spor Kulübü, maç neticelerine göre teknik direktör değişikliğine gidecek tarzda bir yönetim anlayışına sahip değildir. Bu nedenle, Teknik Direktörümüz İsmail Kartal'ın görev süresi ile ilgili çıkan bu tür haberlere kamuoyunun itibar etmemesini rica ederiz" denildi. F.Bahçe'de Başkan Aziz Yıldırım döneminde teknik direktörlük konusunda önemli bir istikrar arayışı da dikkat çekiyor. Sarı-Lacivertli yönetim Aziz Yıldırım'ın başkanlığında sezon ortasında hoca kovma gibi bir icraata uzun süredir imza atmadı. Aragones gibi çok başarısız olan teknik adamlara bile en azından sezon sonuna kadar sabır gösterildi.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme