14 Aralık 2014 Pazar

14.12.2014 Genel Gündem


14.12.2014

GÜNDEM

Ekmeğimiz Büyüsün
DİSK ve KESK’in çağrısıyla yaklaşık 30 bin kişi Ankara Sıhhiye Meydanı’nda toplanarak 2015 yılı bütçesini protesto etti. ‘Savaş, Yoksulluk, Talan Bütçesine Karşı Halkçı Bütçe, Demokratik Türkiye’ mitinginde bir araya gelen grup, “Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün” sloganları attı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyeleri sabah erken saatlerde Ankara Garı önünde toplandı. Sıhhiye Meydanı’na yürüyen gruplar, ‘Hırsızlar yargılansın, seçim barajı yıkılsın’, ‘Sendika haktır engellenemez’, ‘Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün’, ‘Savaş, soygun ve yoksulluk bütçesine hayır’ pankartları taşıdı. Gruplar alana üst aramasından geçirilerek alınırken, polis de geniş güvenlik önlemleri aldı. Mitingte konuşan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, şunları söyledi: “Savaşa karşı, barış ve kardeşlik vaazı verenler suçlu ilan edilip, görevden alınıyor. Yine de utanmadan bütçeden en çok harcamanın personel giderlerine ayrıldığını söylüyorlar. Asgari ücrete günlük 1 lira, Diyanet ve savaş harcamalarına neredeyse diğer tüm bakanlıkların harcamasına denk bir pay. İmamlar cüzdan ve vicdan arasına sıkışmış durumda vaazlar veriyor. 2014 kayıplarımız en az yüzde 23 dolayındadır. Bu kayıpların vebali hükümet kadar, hükümetin memur kolu olan konfederasyonundur. Bireysel ikballeri için milyonlarca emekçinin haklarını sattılar, peşkeş çektiler. Toplu sözleşme masası artık işyerleridir, emeğin üretildiği yerlerdir. Yeni bir satış sözleşmesine izin vermeyeceğiz. Kayıplarımızın telafisi için an be an mücadelemizi yükselteceğiz. Hükümeti uyarıyoruz. Kurbanlık koyun gibi boynumuzu uzatmamızı, yasalarınızı birer birer hayata geçirmenizi beklemeyeceğiz. Bu yasalar geri çekilinceye kadar demokratik eylem ve tepkilerimizle önünüze dikileceğiz.” DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise hükümetin tasarruflu davrandığı tek konunun işçi ücretleri olduğunu kaydederek şöyle konuştu: “İşçiye gelince elleri sıkı. DİSK olarak bir sloganımız var: Asgari ücret 1800 net. Asgari ücret açlık sınırının altında. Asgari ücretle ilgili 4 ayrı hesap yaptırdık. Hepsinde de aynı sonuca ulaştık, asgari ücret net olarak 1800 lira olmalıdır. Bu hükümet büyüme rakamlarıyla çok övünüyor. Ekonomi büyürken, biz alınteri döküyoruz. Çalışırken biz hastalanıyor, biz sakatlanıyor, biz ölüyoruz. Madem Türkiye ekonomisi büyüyor, bizim aşımız, bizim ekmeğimiz neden büyümüyor? Büyümeden payımızı alsaydık şimdi asgari ücret 1800 lira olacaktı. 1800 liranın altında ücret, kabul edilemez.”
Hürriyet


Suç Yoksa Devlet Dinlemeyecek
Hürriyet, 3 Aralık günü yayınladığı ‘VIP Telekulak’ haberinde, 2008-2009 yılları arasında sektörlerinin ileri gelen 160 ünlü isminin, “istihbari dinleme” adı altında, ‘terör ve organize suç örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle’ dinlendiğini ortaya çıkardı. Üstelik bu dinlemeler mahkeme kararları ve TİB aracılığıyla yapılmıştı. Son kabul edilen ve önceki gün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak yürürlüğe giren yargı paketinde de dinleme faaliyetlerinin kapsamı genişletildi. Artık ‘anayasal’ ve ‘devlete karşı’ suçlar da dinleme kapsamında. Son yıllardaki suistimaller ve son yasayla gelen yetki genişlemesi, kamuoyunda ‘telekulak’ kaygısını artırırken, bu kaygıları İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya sorduk. Ala “Bugünlerde sürekli geçmişteki usulsüz dinlemeler ortaya çıkıyor. Yeni yasal düzenlemeler yapıyorsunuz. Telekulak sorununu, ortadan kaldırabilecek misiniz?” sorumuza şu yanıtı verdi: “O işler (Usulsüz dinlemeler) ortaya çıktıktan sonra yaptığımız düzenleme ile TBMM’de bir komisyon kurduk. O komisyonda bu dinlemeler ele alınıyor. Başbakanlık Teftiş Kurulu’na da yetki verdik. Sadece kendi teftişimize bırakmadık. Başka bir mekanizma da denetlesin istedik. Bütün o dinlemelerin hesabı, senelik envanteri, TBMM’de iktidarın ve muhalefetin birlikte bulunduğu o komisyona çıkarılacak ve hesap sorulacak. Bundan sonra herhangi bir vatandaş suç işlemediği, suç işlemeye girişmediği sürece devlet kesinlikle dinlemez. Devlet dışındaki gayri kanuni olanları söylemiyorum ama devlet içinde artık böyle bir şey olamaz. Zamanında olmuş, ancak bundan sonra devlet içinde böyle bir şey olamaz. Yasaları keyfi yorumlayarak, kötüye kullanarak hiçbir iş bundan böyle yapılmayacak. Yapanların hepsi görülüyor, soruşturuluyor. Devlet ve biz vatandaşın özel hayatını, iletişim mahremiyetini korumak için varız. Onu deşifre etmek, dinlemek, yasaları keyfi yorumlayarak o hakkını kullanmasını engellemek için burada değiliz. Garantiyi sağlamak için görevdeyiz. Bu anlayışın devletin bütün kılcal damarlarına işlemesi için gerekli çabayı fazlasıyla gösterdiğimiz kanaatindeyim.”
Hürriyet

‘Bu Medeniyette İkilik Olmaz, Birlik Olur’
Şeb-i Arus buluşmasında kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu topraklardaki, kardeşlik, sevgi ve şefkatin kurulmasında, bu medeniyetin inşa edilmesinde, yeşertilmesinde ve bugünlere kadar gelmesinde hiç kuşkusuz Mevlana’nın eserlerinin büyük payı var. Yunus Emre’lerin, İbni Arabilerin, Hacı Bayram-ı Velilerin, Mevlanaların açtığı yolda önce insan, önce millet diyebilmeyi başarmış, kardeşliği, sevgiyi, barışı her türlü maddi değerin üzerine çıkarabilmiş bir milletiz. Mevlana’nın hikmetli sözleri, irfanla yoğrulmuş öğütleri fitneyi, fesadı, hasedi silip atmış, bir büyük kardeşlik iklimini kurmuştur. Bu medeniyette ikilik olmaz, yalnız birlik vardır. Bu medeniyette aşk vardır, dostluk vardır, muhabbet vardır. Bu medeniyet kulun değil, Hakk’ın, hakikatin üstün tutulduğu bir medeniyettir. Bizler bugünlere faninin veya fanilerin değil, baki olanın peşinde koştuğumuz, geçici olanı değil ebedi olanı aradığımız için, iyi niyetimiz, halisane çabamız sayesinde hamdolsun bugünlere gelebildik. Tarih boyunca bu millet içeriden ve dışarıdan birçok düşmanla mücadele etti. Sayısız harpten, sayısız çatışmadan Hamdolsun yıkılmadan çıkmayı başardı. Bizim sevdamız, bizim aşkımız, bizim kavgamız bu milletin, bu toprakların selametini garanti altına almak, ecdadımızın emanetini sağ salim gelecek nesillere teslim etmektir. Evet, dertliyiz. Hem de çok dertliyiz. Derdimizi de Hamdolsun seviyoruz. Mevlana’nın dediği gibi; Derdimi seviyorum. Biliyorum ki derdimi veren de beni seviyor. Seven, sevdiğinin nazını çekiyor. Sevilen çekmesin de neylesin? İnanın derdimizi seviyoruz, çünkü derdimizi, aynı zamanda dermanımız olarak görüyoruz. Aynen Mevlevi dervişleri gibi, biz bu dünyanın peşinde değiliz, ukbanın derdindeyiz. Fani olan bu dünyada baki olan yalnızca muhabbettir. Anadolu toprakları, bizim medeniyetimiz, birçok badireyi atlattıysa, harplerden, yıkımlardan alnının akıyla çıktıysa, bunu muhabbetle başardı.”
Milliyet

Bozdağ: Hsyk'ya Müdahale Yok
Hükümetin Yargıtay'a 129 Danıştay'a 39 yeni üye kadrosu veren yargı paketinin onaylanmasının ardından HSYK yarın toplanıyor. HSYK seçimine müdahalesinin söz konusu olmadığını belirten Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ''Hükümeti işin içine sokma gayretlerinin tamamı bir kara propagandadır" dedi. Yargıtaydaki HSYK seçimlerinin sorulması üzerine "hayırlı olsun" dileğinde bulunan Bozdağ, HSYK için Danıştaydaki seçimin 29 Eylül'de, Adalet Akademisindeki seçimin ise 16 Ekim'de yapılacağını hatırlattı. Bozdağ, cumhurbaşkanının atayacağı 4 üyenin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdirinde olduğunu söyledi. Hakim ve savcıların kendileriyle ilgili karar verecek en yüksek kurul üyelerini seçeceklerini belirten Bozdağ, bunun Hükümetin, bazı siyasi grupların, paralel yapının veya başka yapının seçimi olmadığını vurguladı. Bozdağ, seçimle ilgili yürütülen kara propagandaya herkesin kulaklarını tıkamasını istedi. Bazılarının Hükümeti seçime müdahale etmekle suçladığını ifade eden Bozdağ, "İthamdan öte bu bir iftiradır. Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Hükümetin seçimlere herhangi bir müdahalesi asla söz konusu değildir" dedi. Bakan Bozdağ, şunları kaydetti: Ancak maalesef seçim süreci içinde hakim ve savcılarımızın iradelerini etkilemek maksadıyla Hükümeti işin içine katmak istiyorlar. Birtakım kirli propagandalar, iftiralar, yalanlar piyasada konuşuluyor. Bunların seçim öncesi bir yalan furyasını burada da görüyorum maalesef. Ama buradaki en büyük kararı, hakim ve savcılarımız hem bu yalancılara, hem bu iftiracılara vicdanlarının sesini dinleyerek vereceklerdir. O yüzden bu seçime dönük kara propagandaların bir kez daha altını çiziyorum, lütfen kimse itimat etmesin. Hakim ve savcılarımızın sandıkta vereceği karar saygın bir karardır. Buna dair de hiç kimsenin farklı bir değerlendirme yapması söz konusu değildir.
Vatan

‘O Zaman Öyleydi Şimdi Böyle’
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik düzenlemesinin daha önce 30 bin lirayken şimdi 18 bin lira olmasıyla ilgili eleştirilere, “Zaman değişti” diye yanıt verdi. AK Parti’nin Iğdır kongresine katılmak için Iğdır’a giden Bakan İsmet Yılmaz, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bedelli askerliği kapsayan yasanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığını, 13 Şubat’a kadar 18 bin lirayı yatıranlara askerlik şubeleri tarafından askerliklerini yaptıklarına ilişkin belge verileceğini belirten Bakan Yılmaz, bedelli askerliğin ’Zorunluluk değil’ tercih olduğunu vurguladı. Yılmaz, şöyle dedi: “Vatandaşlarımızın kimisi tercih edecektir, kimisi de tercih etmeyecektir. Tercih edene de etmeyene de teşekkür ediyoruz. İsteyen parasını verip askerlik yapmış sayılır, Silahlı Kuvvetler’e mali yönden destek verir. İsteyen de bedenen silahlı kuvvetlere katılır biz ona para öderiz. Sözleşmeli erbaş olarak gelip bizimle çalışanlara biz para vereceğiz. Dolayısıyla para almak isteyen hoş geldi, sefa geldi, silahlı kuvvetlere para vererek ’güçlü kılmak istiyorum’ derse de onun için de teşekkür ederiz.” Bakan Yılmaz daha önce bedelli için 30 bin lira ödendiği hatırlatılınca “Zaman değişti. O zaman öyleydi şimdi böyle” dedi.
Vatan

O Makam Aracının Parası Bütçeden
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e alınan makam aracı tartışma konusu oldu. Hürriyet gazetesinden Nurettin Kurt’un haberine göre, Görmez’e Mercedes S500 model 1 milyon lira değerinde makam aracı alındı. Diyanet Vakfı bütçesinden ayrıca genel müdürler için 14 adet Toyota marka makam aracı, teşkilat için de 16 adet ticari minibüs satın alındığı öne sürüldü. Diyanet İşleri Başkanlığı dün haberle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, makam aracının değerinin 1 milyon liranın altında olduğu ve ödemesinin Diyanet Vakfı bütçesinden yapılmadığı belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Söz konusu haberlerde yer verildiği şekliyle Türkiye Diyanet Vakfı imkânlarıyla Sayın Diyanet İşleri Başkanına ve Başkanlık merkezindeki diğer yetkililere makam aracı alındığı iddiası asılsız ve mesnetsiz olduğu gibi, medya etiği açısından da iyi niyetten uzaktır. Haberde yer verilen tüm araçlar, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’yla verilen izinlere ve Maliye Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde, Devlet Malzeme Ofisi tarafından gerçekleştirilen ihalelerle satın alınmış olup, satın alma bedelleri devletin resmi belgelerinde saydam bir şekilde kayıtlıdır. Harcanan rakamlar bahsi geçen haberde yer verilen rakamların çok altındadır. Ayrıca harcamaların tamamı TBMM’nin yanı sıra kamuoyunun denetimine de açıktır.”
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 90, 2143-90, 3416                             
ABD Doları 2, 2965-2, 2988/  Euro 2, 2988 -2, 8642/ İngiliz Sterlini 3, 6070-3, 6134                

Gümrük’te ‘Açık’ Var
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, 5 yıl önce kurulan bilgi işlem yazılım programını incelemeye aldı. Gelen ihbar üzerine bakanlık uzmanları ve TÜBİTAK elemanlarının katılımıyla bir ekip oluşturuldu. Üç ay süren inceleme tamamlandı. Yazılım programı hazırlanırken, sisteme dışardan müdahale edebilmek için açık pencere bırakıldığı saptandı. Firmanın işine son verildi, suç duyurusu yapıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, TBMM’deki sohbetinde olayla ilgili olarak şunları anlattı: “Bakanlık olarak bir süre önce bilgi işlem sisteminde tarama başlattık. Sistemin dışardan izlenmesi ve kopyalanmasına imkân verildiği şeklinde iddialar üzerine aylardan beri çalışma sürüyordu. Geçen hafta yapılan araştırmanın sonuçlarını paylaştılar. TÜBİTAK’tan gelen uzmanlar eşliğinde yapılan taramalardan sonra yazılım programı hazırlanırken, sisteme dışardan müdahale edebilmek için açık pencere bırakıldığı saptandı. Bakanlığın bilgi işlem sisteminden dışarıya giden uçlar bulundu. Uçların kimlere ulaştığıyla ilgili araştırma halen sürüyor. Programı hazırlayanlar tarafından bilerek açık pencere bırakıldığının ve bu pencereden bakanlığın bilgilerine ulaşmanın mümkün kılındığının saptandığını söyleyen Canikli “Araştırmanın ikinci aşamasına geçtik. Şimdi yapanların kimler olduğuna ulaşılacak ve isimlendirme yapılacak. Kurumdaki sorumlular bulunarak işten el çektirilecek. Bakanlığın bilgilerinin kimlere servis edildiğiyle ilgili araştırma ise sürüyor. Şimdiye kadar yapılan tek saptama, yazılımı hazırlayan firmayla paylaşılan bilgi oldu. Bunun dışında nelerin kimlerle paylaşıldığı araştırılıyor” dedi.
Hürriyet

300 İşadamı B-20 İçin Geliyor
G-20’nin iş dünyası ayağı B-20 Türkiye başlangıç toplantısı, yarın saat 10.00’da Four Seasons Bosphorus İstanbul’da gerçekleştirilecek. B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın katılacağı açılış oturumu ile başlayacak toplantıya yurtiçinden ve yurtdışından 300’ün üzerinde işadamı iştirak edecek. Küresel iş dünyasının liderleri ile Türk iş dünyasının liderlerinin bir araya geleceği ve tüm gün sürecek toplantının açılış oturumunun ardından, Hisarcıklıoğlu’nun moderatörlüğünde, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile bir sorucevap oturumu ve B-20 Türkiye Yürütme Kurulu Üyeleri’nin B-20 Türkiye önceliklerini anlatacağı bir sunum yapılacak. Daha sonra, Janamitra Devan’ın moderatörlüğünde, ‘İş Dünyasının B-20’den Beklentileri’ konulu panel, Terry McGraw, Peder Holk Nielsen, Daniel Funes de Rioja, Güler Sabancı, Ferit Şahenk’in katılımıyla gerçekleştirilecek. Öğleden sonraki bölümde ise B-20 Türkiye Görev Gücü Tanıtım Oturumu ve John Danilovich’in moderatörlüğünde, Eric Labaye, Hüsnü Özyeğin, Murat Sönmez, Alexander Shokhin, Melih Yurter ve Sabine Zindera’nın katılımıyla G-20,B-20 Etkileşimi Nasıl Geliştirilebilir konulu panel düzenlenecek. Toplantılar sonrasında ise devlet başkanlarının G-20’deki temsilcileri olan G-20 Sherpaları ile B-20 iş dünyası liderleri bir araya gelecek.
Hürriyet

20 Dolar Olsa Bile Petrolü Kârla Satarız
Kuzey Irak’taki en büyük petrol üreticisi Genel Energy’nin İcra Kurulu Başkanı Mehmet Sepil, “Artık petrol 60 dolara düştüğünde birçok yerde petrol üretilemez hale gelecek. Açık deniz sahalarında, üretimin pahalı olmasından dolayı birçok firma üretimini durduruyor” dedi. Düşen petrol fiyatlarından dolayı “yüksek maliyetle üretim yapan” firmaların zarar ettiğini anlatan Sepil, şunları söyledi: “Genel Energy’nin durumu rahat çünkü biz karada petrol üretiyoruz. Orta Doğu’nun en avantajlı yanı budur zaten. 25 yıllık maliyetimiz, varil başına 5 doların altında. Yani petrol teorik olarak 20 dolar olsa bile, biz az kâr ederiz ama hâlâ üretebiliriz.” Sepil, 2017 sonu 2018 başlarında 4 milyar metreküpten başlayarak, her yıl 2 milyar metreküp de arttırmak kaydıyla 10 milyar metreküp doğalgazı Türkiye’ye getirmeyi planladıklarını da hatırlattı.
Türkiye

Bankaların Eurobond İhracı Tarihi Zirvesinde
Bankaların Eurobond ihracı zirvede. Geçtiğimiz, ekim ayında 2.5 milyar dolarlık Eurobond ihracı gerçekleşirken ocak-ekim dönemindeki ihraç tutarı toplamda 10 milyar doları buldu. Ülkemizde büyümede daha ziyade tüketime dayalı bir modelin tercih edilmesi tasarrufların düşük kalmasına neden oluyor. Yetersiz birikim ister istemez bankaların kaynak temininde yurtdışına yönelmelerine ve ağırlıklı olarak dışarıdan borçlanmalarına sebep olmakta. Son yıllarda ise yönelimin daha fazla arttığı gözleniyor. 2010 yılında 1 milyar dolar olan eurobond ihracı, 2013 yılında 8 milyar dolara çıktı. Bu yılın ilk 10 ayında ise tutar 10.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. TCMB, Kasım 2014 Finansal İstikrar Raporu’nda bankacılık sistemindeki yurtdışı fonların gelişimine atıfta bulunuyor. Raporda, toplam içinde önemli paya sahibi bulunan ticari banka kredileriyle 2010’dan itibaren gerçekleştirilmeye başlanan yurtdışı menkul kıymet ihraçlarının, yurtdışı yükümlülüğüne en çok katkıyı veren kalemler olduğu hatırlatılmakta. Değerlendirmeye göre; son bir yıllık dönemde, sendikasyon kredileri ile ticari ve kalkınma yatırım kredilerinin toplam yurtdışı yükümlülükler içindeki payı azalırken menkul kıymet ihraçlarındaki artış sürüyor. Gelişmeler önümüzdeki yılda da bankaların yurtdışından borçlanma ihtiyacının devam edeceğini gösteriyor. Neticede Türkiye’de yurtiçi tasarruflar 2010-2012 arasında 1980’den bu yana en düşük seviyelere geriledi. Meselenin ciddiyetine varan hükümet ise getirdiği bir kısım tedbirlerle iç tüketimi sınırlandırarak tasarrufu özendiriyor. Alınan önlemlerle olumlu bir hareketlenme gözlense de hâlâ tasarruf oranı düşük seviyelerde. Gelişmekte olan ülkelerde tasarruf oranı yüzde 30’lar seviyesinde. Türkiye’de ise yılın üçüncü çeyreğinde oranın yüzde 14.6 seviyesinde kaldığı görülmekte. Gerçekleşen düşük artışta özellikle bireysel emekliliğin katkısı büyük. 2015-2017 Orta Vadeli Programa göre bu yılsonunda tasarruf oranının yüzde 14.9 olması ve 2017’de de yüzde 17.1’e çıkması bekleniyor.
Milliyet

Oda Ve Borsa Başkanları Bankalardan Dert Yandı
İş dünyasının daha fazla yatırım ve üretim için talep ettiği düşük faiz oranına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan destek verirken, reel sektör bankaların kredi politikalarını eleştirdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) istişare toplantısına katılan Erdoğan’a kapalı oturumda bankacılık sektöründen dert yanan oda ve borsa başkanları, bankaların reel sektörün finansman sorununa çözüm üretmemelerini eleştirdi. Edinilen bilgilere göre 365 oda ve borsa başkanını temsilen 5 Konsey Başkanı önceki gün yapılan toplantıda söz aldı. Başkanlar bankaların kredi politikasından şikayetçi olurken, istihdam üzerindeki yüklerin kaldırılmasını, sanayideki bazı vergi yüklerinin indirilmesini talep etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da talepleri not aldığı öğrenildi. Basına kapalı toplantıya katılan bir oda başkanı “Sanayinin kıdem tazminatları, mahkemelerde işverenlerin perişan edilmesi ve faizlerin yüksekliği konuşuldu. Sayın Cumhurbaşkanı ‘çözüm süreci’ ile ilgili sürecin devam ettiğini ve neticeye kavuşturulacağını söyledi. Kendisi de faiz konusunu gündeme getirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli de faizlerin yüksekliğinden şikayet etti. Biz de iş dünyası olarak faizlerin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Merkez Bankası faizi düşürürsek döviz fırlar diyor. Dövizin artması ithalatı azaltır. Bu da ekonomiye katkı sağlar” diye konuştu. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası kentin güncel sorunlarına ilişkin rapor sunarken Barış Süreci’ne vurgu yaptı. Teşvik kapsamında 2014 yılı sonuna kadar yatırımın yüzde 10’unu tamamlayanlara sağlanan avantajların bittiğine dikkat çekilen raporda “Altyapımızın yetersiz olması nedeniyle birçok projemiz yetişmiyor. Bu avantajın 2015’te de devam etmesini istedik. Barış sonuca erdirilmeli” tespitini yaptı. Elektrik kesintilerinin kentin güncel sorunu olduğu ve bunun da kısa sürede çözüme kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
Star

Baret Yoksa Tazminat Da Yok
Türkiye’de son döneme üste yaşanan maden kazalarından sonra iş güvenliği yasasında önemli değişiklikler yapıldı. Söz konusu bu değişikliklerle iş kazalarının önüne geçilmeye çalışılırken, yabanın 19’uncu maddesinin işveren tarafından işçi aleyhine suistimal edilebileceğine dair eleştiriler gelmeye başladı. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nunda yapılan değişiklik ile artık iş güvenliğine uymayan işçi, hiçbir tazminat ödenmeksizin işten çıkartılabilecek. Kanunu’n 19’uncu maddesinde maddesinde yapılan değişiklik ile iş güvenliği talimatlarına uygun hareket etmeyen işçiler tutanak tutularak, hiçbir tazminat ödenmeden işten çıkarılabilecek. Yapılan değişiklikte yer alan “Çalışanların uyması gereken zorunluluklar işçiye yazılı olarak hatırlatıldığı halde yerine getirmemesi” ibaresindeki “yazılı” sözcüğü işverene tazminatsız işten çıkarma hakkı veriyor. 19’uncu maddedeki zorunluluklara uymadığı tespit edilen işçi hakkında amirinin tutanak tutması gerekecek. İşverenin tuttuğu tutanakta yazılanların aksi bir durum söz konusuysa bu ispatlamak işçiye düşecek. İşçi bu duruma kamera kayıtlarıyla ya da çalışma arkadaşlarının beyanları ile itiraz edebilecek. Ancak kontrolün onda olduğu düşünüldüğünde kamera kayıtlarını işverenden almak çeşitli sebeplerden dolayı kolay olmayabilir. Aynı şekilde diğer işçiler de sıkıntıya düşmemek adına beyanda bulunmayabilir. İşte bu iki durum yüzünden tutanaklara itirazın kolay olmayacağı, kötü niyetli işverenlerin iş güvenliği kurallarını bahane ederek çalışanlarını tazminatsız işten çıkarabileceği belirtiliyor. Bu durumda işten çıkarılan işçi, kıdem ve ihbar tazminatı için dava açabilecek. İşçinin açtığı davada işverenden işten çıkarma sebebiyle ilgili deliller talep edilecek. Bu durumda işveren haklı olduğuna dair delillerini mahkemeye sunacak. Aksi durumda işveren çıkardığı işçiye tazminat ödemek zorunda kalacak.
Vatan

İş Dünyası 'Düşük Faiz' Dedi Erdoğan Tam Destek Verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 365 oda ve borsa başkanı ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda istişare toplantısı yapmıştı. Toplantının en önemli gündem maddesinin 'faizler' olduğu öğrenilirken, çözüm sürecinin de konuşulduğu belirtildi. Edinilen bilgiye göre 81 ilden gelen oda ve borsa başkanlarının hazır bulunduğu toplantıda, 5 Konsey Başkanı iş dünyasının taleplerini iletti. Çözüm sürecinin devam etmesi ve ülkeye katkısı dile getirilen toplantıda, iş dünyasının çözüm sürecinin arkasında olduğu ve Erdoğan’a bu süreç için teşekkür ettikleri öğrenildi. Erdoğan’ın ise çözüm süreci konusunda belirli bir aşamaya gelindiğini söylediği, "Çözüm irademizi sonuna kadar koruyarak süreci tamamlayacağız" dediği belirtildi. Devlet olarak teröre boyun eğilmeyeceğini söyleyen Erdoğan'ın, Hükümet’in de vatandaşın arkasında olduğu vurgusunda bulunduğu öğrenildi. Toplantıda konuşulan en önemli konulardan birini de faizler oluşturdu. İş dünyasının "Yüksek faizler yatırım ve üretimi düşürüyor. Faiz oranları daha da aşağı çekilmeli" talebinde bulunduğu kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da, iş dünyası temsilcilerinin düşük faiz talebine olumlu yaklaştığı ve destek verdiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı'nın, faiz lobisi ile yürütülen mücadeleye de işaret ederek, "Faiz lobisiyle mücadele ilerledikçe, üretim de artacak" değerlendirmesini yaptığı kaydedildi. Akşam’a değerlendirmelerde bulunan iş dünyası temsilcileri yeni Türkiye’nin ekonomi politikalarında yer alan ‘üretim odaklı büyüme’ stratejisi için faizlerin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Akşam

Yumurtalar Da Fişleniyor: Kabuğuna Tarihi Yazılacak
Yumurta üretimi ve satışında yeni bir dönem başlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan Yumurta Tebliği, yumurtanın üretimi, satışı, muhafazası ve standartlarıyla ilgili önemli düzenlemeler içeriyor. Tebliğ, Resmi Gazete’de yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Tebliğ, A ve B sınıfı yumurtalara yeni kurallar getiriyor. Tebliğde A sınıfı yumurta doğrudan insan tüketimine veya gıda sanayisinin kullanımına sunulan yumurtayı, B sınıfı yumurta sadece gıda sanayiinde kullanılmasına izin verilen yumurtayı ifade ediyor. Bundan böyle, yumurtaların kabuğuna işletme ve kümes numarasıyla birlikte, yumurtlama tarihi de zorunlu olarak yazılacak. Yumurtlama tarihi gün, ay, yıl olarak ve en az 2 mm yüksekliğinde olacak. Böylece tüketici A sınıfı yumurtalar için 28 gün olan tüketim süresini dikkate alarak, ambalajını atmış olsa dahi buzdolabındaki yumurtanın son tüketim tarihini hesaplayabilecek. Farklı tarihlerde yumurtlanan yumurtaların aynı ambalajda yer alması halinde, üretici en eski tarihli yumurtayı esas alarak son tüketim tarihini ambalajın üzerine yazacak. Mevcut uygulama da sadece ambalajın üzerine son tüketim tarihi yazılması zorunlu. B sınıfı yumurtanın ambalajı üzerinde ise, en az 2 cm yükseklikte büyük harflerle "Gıda Sanayi İçindir" yazısı yer alacak. Mevcut düzenlemedeki yumurtalar için +5 +12 0C’de taşıma, depolama ve satış şartı kaldırılıyor. Yeni tebliğe göre yumurtlamadan itibaren 18 inci güne kadar yumurtaların soğutulması zorunlu olmayacak. Ancak yumurta ani sıcaklık değişimlerinden korunarak serin bir ortamda bekletilecek. 18’inci günden itibaren yumurtalar (+8)-(+5) °C arasında muhafaza edilecek. A sınıfı yumurtalar yumurtlama tarihinden itibaren en fazla 21’nci güne kadar satış için raflarda tutularak satışa sunulacak. Yumurtlama tarihi 21 günü geçen yumurtalar raflardan toplanacak. Böylece 28 günlük son tüketim tarihine kadar en az 7 günlük süre bırakılmış olacak. Resmi gazetede yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecek olan tebliğ kapsamında faaliyet gösteren işletmelere, yeni kurallara uyum sağlamaları için 1 yıl süre veriliyor.
Akşam

DÜNYA

İncirlik’i Tek Paket İçinde Konuşuyoruz
Bakan Çavuşoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantısı için gittiği Yunanistan ziyareti dönüşünde uçakta kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çavuşoğlu, özetle şu mesajları verdi: “(Suriye) DAEŞ’in kontrol ettiği alanlara bakıldığında Irak ve Suriye’nin topraklarının yüzde 35’ini elinde tutuyor. Hava saldırısı durmayınca, kara operasyonu lâzım. Ülkeler, ‘Asker gönderemeyiz. Kamuoyu hassasiyeti var’ diyor. Kobani olduğu zaman, ‘Siz oradan girin’ dediklerinde ‘Bizde de kamuoyu hassasiyeti var. PYD, Türkiye’nin oraya girmesini istemiyor, çünkü orayı bölüp yönetmek istiyorlar’ dedik. ‘Eğitilip-donatılan ılımlı muhalefet yani Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) yapsın’ dedik. ÖSO hem DAEŞ’le, hem rejimle savaşıyor. ÖSO’nun bombalanmaması içim uçuşa yasak bölge fikri gündeme giriyor. Güvenli bölgelerin olması lâzım. Türkiye, güvenli bölge oluşturup kendi girecek değil. İngiltere’nin kafası karışık, Fransa destek veriyor, Amerika’nın farklı düşünceleri var. Eğit-donat ve arazide neler yapılabileceği konusunda bir çerçeve oluşturmaya çalışıyoruz. Güvenlik güçleri, istihbarat neler olacağını konuşmaya başlayacaklar. Çerçevenin içinde havadan destekleme var, İncirlik’in kullanılması olacak mı olmayacak mı bu aşamaya yeni yeni geçiyoruz. Hepsi bir paket olacak. O aşamaya yavaş yavaş gidiyoruz. Çerçeve belli olduktan sonra detaylar müzakere edilecek. Amerika ile bu işi hızlandıralım dedik. Güvenlik güçleri, askerler, istihbarat arasında görüşmeler yapılacak.”
Hürriyet

Almanya Afganistan’a 850 Asker Gönderecek
Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Afganistan’daki NATO misyonunun sona ermesine az bir zaman kala Afganistan’a gelerek ülkenin kuzeyinde bulunan Mezar-ı Şerif kentindeki Alman birliğini ziyaret etti. NATO bünyesinde Afganistan’da faaliyet gösteren yabancı askerlerin yaklaşık 13 yıl bu ülkede kalmasına rağmen terör örgütlerinin halen istikrarsızlık peşinde olduğunu ifade eden Ursula von der Leyen, 2014 sonunda bitecek olan misyonun devamında yabancı birlikler tarafından Afgan askerlerine eğitim ve danışmanlık verilmesine devam edilmesinin doğru olacağını söyledi. Almanya’nın bu kapsamda ocaktan itibaren ülkeye 850 kadar asker göndermeyi planladığı bildirildi. Plana göre bunlar hücum birliklerinin yerini alacak. NATO misyonu çerçevesinde Afganistan’da bin 200 Alman askeri bulunuyor. Afganistan’da 2014 sonunda NATO öncülüğündeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün (ISAF) görev süresinin sona ermesiyle İttifak’ın bu ülkedeki mevcudiyeti askerî eğitim, danışmanlık ve yardımcı güç olarak devam edecek. ISAF misyonunun sona ermesiyle güvenlikle ilgili tüm sorumluluğu Afgan makamları üstlenecek.
Türkiye

Avrupa’da “Filistin’i Tanıma” Dalgası
Avrupa’da parlamentolarda art arda Filistin’in devlet olarak tanınması için hükümetlere tavsiye kararları alınıyor. Son olarak Brüksel Bölge Parlamentosu’yla Portekiz Parlamentosu Filistin’in “derhal” tanınmasını isteyen karar tasarılarını onayladı. Portekiz’de iktidar ve ana muhalafetin birlikte hazırladığı tasarı oy birliğiyle kabul edildi. Brüksel Bölge Parlamentosu’nda da federal hükümete Filistin’i tanıma çağrısı yapan karar tasarısı, 11 “hayır” ve 12 çekimsere karşı 56 “evet” oyu ile kabul edildi. Tavsiye niteliğindeki kararların bir bağlayıcılığı olmasa da bunların Avrupa’da genel yaklaşımı göstermesi ve hükümetler üzerinde baskı kuracak olması sebebiyle sembolik önemi var. İsveç’in Filistin’i tanıması akabinde İngiltere, İrlanda, Fransa ve İspanya parlamentolarında Filistin’in tanınması kararları alınmıştı.
Türkiye

Yeni Zelanda’ya Beyzbolcu Büyükelçi
Soğuk Savaş’ın bitiminden sonraki ‘tek kutuplu’ günlerinin liderliğinden uzağa düşse de halen uluslararası toplumun en etkili üyesi ABD’nin diplomatik tercihleri bir ilke imza attı. Amerikan dış politikası tarihinde ilk kez eski bir profesyonel beyzbol oyuncusu büyükelçi olarak atandı. 58 yaşındaki Mark Gilbert, Senato’da onaylanmasının ardından Yeni Zelanda ve Samoa’da ABD’yi temsil etme hakkı kazandı. White Sox takımıyla 1980’lerin ortasında beyzbol sporunun efsaneleri arasına giren Gilbert’in; ragbi, kriket ve beyzbolun büyük ilgi çektiği Yeni Zelanda’ya atanması iki halkı spor üzerinde yakınlaştırmak adına yerinde bir tercih olarak görülüyor. Fakat bazı atamalar Gilbert’inki kadar ‘uygun görülmüyor’. Dışişleri Bakanlığı Çalışanları Derneği’nin açıklamasına göre ABD Başkanı Barack Obama’nın ikinci dönemi boyunca yaptığı büyükelçi atamalarının yüzde 53’ü ‘siyasi’, yüzde 47’si ise kariyer diplomatlarına yer veriyor. Başkanların yakın arkadaşlarını, atanacak ülkeyi ilgilendiren bir konunun uzmanını, kampanyasına büyük bağış yapmış işadamlarının büyükelçi atamaları diplomasi geleneğinin parçası. Fakat Senato’daki onaylanma sürecinde en basit sorulara bile cevap veremeyen “Yalan Rüzgârı’ dizisinin prodüktörü, Macaristan Büyükelçisi Colleen Bell gibi isimler tartışma yaratıyor. Slate’ın araştırmasına göre 2007’den beri Obama için 16 milyon dolardan fazla bağış toplamış 23 kişi, çoğunlukla Batı Avrupa ülkelerine büyükelçi atandı. Obama’nını selefi George W. Bush’un bağışçılarını istedikleri başkente ataması “Büyükelçilikler satılık” eleştirilerini getirmişti.
Milliyet

Sahte Baz İstasyonu Şoku
Norveç’in en önemli ve en çok okunan gazetesi Aftenposten, parlamento binası ve Başbakan Erna Solberg’in konutu etrafında kimin inşa ettiği bilinmeyen sahte baz istasyonlarının olduğunu ortaya çıkardı. Başkent Oslo’nun merkezinde parlamentonun, başbakan ofisinin, savunma bakanlığının ve merkez bankası Norges Bank’ın olduğu alanda yapılan bütün telefon görüşmelerinin takip edildiği ve kayıt altına alındığının ifşa edilmesi Norveç’i sarstı. Cep telefonlarındaki bilgi akışını ve ülkenini en önemli siyasileri ile iş dünyasını izlemeye alan bu cihazların kim tarafından konulduğu ise bir sır. Gazete, iki ay süren çalışması sırasında iki güvenlik şirketiyle çalışarak sahte baz istasyonlarının nerede bulunduğuna dair çalışmalar yürüttü. Oslo’da İsrail ve ABD elçiliklerinin de bulunduğu bir alanda şüpheli cep telefonu aktivitesi keşfeden gazete, bunun üzerine bu çalışmaya adım attı. Araştırmanın sonucunda Oslo’nun merkezinde casusluk amacıyla inşa edilmiş baz istasyonlarının olduğu bulundu. Oslo’nun merkezindeki devlet binalarına girip çıkan bakanların, siyasetçilerin, hükümet çalışanları ve vatandaşların aktiviteleri böylece sürekli takip ediliyordu. Norveç güvenlik servisi PST, bu cihazları kuranların sıradan suçlular ya da yabancı istihbarat olup olmadığını inceliyor. Ancak gazeteye göre çok pahalı olan bu cihazların NATO ülkelerinde bireylere satışı yasak. Bu cihazların öncelikli amacı binalara girip çıkan kişilerin kimliklerini tespit etmek olsa da cep telefonu veri akışını da takip edebiliyor. Norveç’te hiçbir resmi kaynak takibin kendileri tarafından yapıldığını kabul etmedi. Gazetenin konu ile ilgili irtibata geçtiği PST yetkilisi Arne Christian Haugstöyl, çok farklı kaynakların böylesi bir ‘kötü niyete’ sahip olabileceğini belirtti. Haugstöyl, bunların hem özel hem de resmi kaynaklar olabileceğini söyledi. Güvenlik uzmanı Jahn Helge Flesvik ise bu gibi cihazların profesyonel kurumlar tarafından kullanıldığını belirterek, özel şahısların tek başına böyle bir faaliyette bulunmasının zor olacağını dile getirdi. Bir başka güvenlik uzmanı Kyrre Sletsjöe ise bu olayın ülke için hayati önem taşıdığını ve Norveç topraklarında istihbarat çalışması yapıldığının göstergesi olduğunu ifade etti. Sletsjöe, bu teknolojiyi kullanma yetkisinin Norveç’te PST ve Ulusal Güvenlik Dairesi’nde olduğunu ancak bu iki kurumun da bu faaliyette bulunmadıklarını açıkladıklarına dikkati çekti. Norveç’teki bu skandal akla Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi’nin (NSA) ortaya çıkan gizli belgelerde bütün dünyayı dinlediğinin açığa çıkmasını akıllara getirdi.
Milliyet

Sat'çının Katilleri Somali'de Öldürüldü
1996 yılında Yunanistan’a karşı Ege’de gerçekleştirilen Kardak operasyonuna katılan, Ergenekon suçlamasının ardından TSK’dan ayrılan eski SAT komandosu Sadettin Doğan, geçtiğimiz mayıs ayında Türk Hava Yolları’nın güvenlik hizmeti aldığı Çetin Güvenlik isimli firmanın Mogadişu Güvenlik Şefi olarak çalıştığı Somali’de uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. THY Mogadişu Pazarlama Şefi Müslüm Aydın'la birlikte Türk Büyükelçiliği'ne giderken kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğrayan Doğan'ın vücuduna dört kurşun isabet etmişti. Doğan'ın cenazesi Türkiye'ye getirilirken düzenlenen törene eski silah arkadaşları da katılmıştı. Olaydan sonra saldırganları yakalamak için soruşturma başlatan Somali polisi ise geçtiğimiz günlerde Doğan'ın katili oldukları öne sürülen 3 kişiye Mogadişu'da operasyon düzenledi. Somali polisinin 'teslim ol' çağrısına ateşle karşılık veren şüphelilerden ikisi çatışmada ölü ele geçirilirken biri yaralı olarak yakalandı. Yaralı olarak yakalanan zanlı tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilirken saldırganların El-Şebab üyesi oldukları belirtildi. Doğan'ın katillerinin öldürüldüğünü Somali'de çalıştığı Çetin Group Güvenlik de doğrularken Somali basını da Doğan cinayetiyle bağlantı iki kişinin çatışmada öldürüldüğünü okuyucularına duyurdu. Doğan, Poyrazköy Davası'ndan yargılanıyordu. Yaşanan hukuksuzluklara dayanamadığını belirtip erken emeklilik için dilekçe vermişti. Ancak yaşa takıldığı için emekli maaşı bağlanamadı. O da ailesini geçindirmek için THY'de Güvenlik Şefi olarak işe başladı. Akabinde de görevi nedeniyle Mogadişu'ya gitti. Hayatını kaybetmese Doğan, ağustos ayında emekli olup ülkesine dönecekti.
Vatan

'Bomba' Bütçesi
ABD Kongresi, Başkan Barack Obama’ya Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı mücadele kampanyasını genişletme yetkisi tanıyan, 2015 yılı için 585 milyar dolarlık savunma bütçesini onayladı. Kongre’nin Temsilciler Meclisi kanadından geçen hafta 119’a karşı 300 oyla geçen tasarı, dün de Senato’dan 11’e karşı 89 gibi yüksek oy farkıyla kabul edildi. Bu yasa tasarısında, IŞİD’e karşı hava saldırıları için 5 milyar dolarlık bütçe öngörülüyor. Irak’a bin 500’e kadar ek Amerikan askeri gönderilebilmesinin yolu açılan tasarıyla yine Irak'a eğitim ve ekipman yardımı, diğer bir değişle Kürt birliklerin eğitimi için 1,6 milyar dolar ayrılıyor. Tasarı ayrıca, Obama ve Pentagon’a Suriye’deki ılımlı muhaliflere eğitim ve ekipman temin edilmesi planını yapma yetkisi de sağladı. Önceki otoritenin süresi, 11 Aralık’ta dolmuştu. Genel anlamda tasarı, Amerikan ordusu için 521,3 milyar dolar, Afganistan ve Irak’a yurt dışı operasyonlar için de 63,7 milyar dolar bütçe öngörüyor. Ayrıca ABD Temsilciler Meclisi, tartışmalı bütçe tasarısını hükümetin resmi olarak "kapanmasına" sadece 2,5 saat kala onayladı. Federal hükümetin kapanmasını önleyecek toplam 1,1 trilyon dolarlık bütçe tasarısı, Temsilciler Meclisi'nde gece saatlerinde yapılan oylamada 206'ya karşı 219 oyla kabul edildi. Meclis'ten geçebilmek için 218 kabul oyuna ihtiyacı olan 1603 sayfalık tasarıya, 162 Cumhuriyetçinin yanı sıra 57 Demokrat temsilci destek verdi.
Akşam

Prenses'in Hazin Sonu
Tayland Veliaht Prensi Maha Vajiralongkorn'un karısı Prenses Srirasmi, kraliyet unvanından feragat ediyor. Srirasmi'nin, memleketinde "Than Phu Ying Busaba Suwadee" ismiyle yaşayacağı ve Budizm üzerine öğrenim göreceği kaydedildi. Tayland Veliaht Prensi, geçen ay Prenses'in bazı akrabalarının ülkedeki en büyük yolsuzluk skandalıyla bağlantılı olarak gözaltına alınmasının ardından Srirasmi'nin ailesine kraliyet tarafından verilen onursal soyadının kütükten silinmesi talimatını vermişti. Srirasmi'nin, ailesiyle ilgili çıkan haberler yüzünden kraliyet ailesi içinde zor günler yaşadığı ve bu son gelişmenin boşanma adımı olduğu tahmin ediliyor.
Akşam

POLİTİKA

Bin 937 Kişinin Puanı Yükseltildi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bütçe görüşmelerinde başlayan polemiğini dün de sürdürdü. Kılıçdaroğlu’nun akrabalarını sınavsız işe aldığını iddia etmesinin üzerine kendisine, “70 değil 7 kişi göstersinler siyaseti bırakırım” sözleri üzerine Davutoğlu, dün iki belge daha açıkladı. Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımız vaktinde ona genel müdür diyordu ama benim notum daha kıttır, galiba onu bile diyemeyeceğim” diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu’na, “3 bin 209 kişiden bin 272 kişi sınavla alınıyor, geri kalanların (bin 937 kişi) puanları yükseltilerek, 3 bin 209 kişi sınavsız bir şekilde üstü tamamlanıyor. SSK Genel Müdürü’yken yaptığı bu uygulamaların, onlarca yakını ve CHP İl Başkanlığı yapan kişilere de bazı davetiye usulü verilen ihalelerin, 6 yılda tamamlanamayıp 2 bin misli fazla maliyetle yapılan ihalelerin belgeleri elimizde” diye seslendi. Kongrede Nevşehir Gençlik Kolları’nca hazırlanan kendisine şiir okunan bir videoyu izleyen Davutoğlu’nun duygulandığı ve gözlerinin dolduğu görüldü. Şiiri okuyan Emine Şimşek’i selamlayarak konuşmasına başlayan Davutoğlu’na okunan şiirin Osmanlıcası da hediye edildi. Davutoğlu, partisinin Nevşehir İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada ve ardından Nevşehir Valiliği’nde gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda özetle şunları söyledi: Meclis’te bir tartışma yaşadık. Kılıçdaroğlu, ‘27 Mayıs yanlıştı, darbeydi. Biz, 27 Mayıs’a karşıyız’ diyebilecek mi? Yüreğiniz yetiyorsa çıkın, Menderes’i ve arkadaşlarını şehit eden cuntacılara karşı olduğunuzu söyleyin. Söyleyemezler çünkü 27 Mayıs’ın sabahı bütün Demokrat Partililer tutuklanırken CHP’liler, onların evlerinin önünde neredeyse şenlik yapıyordu. Benim babam da o sabah götürülenlerdendi, evimizin önünde davul çalındığını hep anlatır bana. CHP sadece 12 Eylül’e karşı durdu. CHP, 28 Şubat postmodern darbesine karşı tek bir ses çıkarmadı. 28 Şubat’ta üniversite öğrencisi kızları ikna odalarına götürenler arasında CHP milletvekili Nur Serter vardı. Kılıçdaroğlu, eğer darbelerle hesaplaşacaksan önce kendi milletvekillerinle hesaplaş. Geçen bir TV mülakatında, ‘Sayın Süheyl Batum ihraç edildi gerekçesi nedir’ diye sorulduğunda ‘benim bilgim de sizinki kadar’ dedi muhabire. Yani kendi milletvekiliyle ilgili bilgisi kendisine soru soran muhabir kadar. Sayın Cumhurbaşkanımız vaktinde ona genel müdür diyordu ama benim notum daha kıttır, galiba onu bile diyemeyeceğim. Kılıçdaroğlu kendi döneminde, hiç kimsenin sınavsız işe alınmadığını söyledi. Teftişlerde, kazanan sayısının, 8 Eylül 1997, 1230 kişiyle sınırlı kalması ve alınacak personel sayısından çok daha az olduğunun anlaşılması üzerine o tarihteki Genel Müdür Kılıçdaroğlu’nun şifahi talimatı doğrultusunda kazanan sayısını arttıracak alternatif çalışmalar yapılarak, kadro itibarıyla ilaveyi puanlar verildiği ve neticede kazanan sayısının 3 bin 209’a yükseltildiği, yapılan işlemlerden anılan tarihte teftiş kurulu başkanı olan şahısların da bilgili olduğu Yani bin 272 kişi sınavla alınıyor, geri kalanların (1937 kişi) puanları yükseltilerek, 3 bin 209 kişi sınavsız bir şekilde üstü tamamlanıyor. Bu bir teftiş raporu, altında da Kılıçdaroğlu’nun kendi imzası var. Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü’yken yaptığı bu uygulamaların, onlarca yakını ve CHP İl başkanlığı yapan kişilere de bazı davetiye usulü verilen ihalelerin, 6 yılda tamamlanamayıp 2 bin misli fazla maliyetle yapılan ihalelerin belgeleri elimizde. Kılıçdaroğlu, ‘bana 4 yıl verin’ diyor. Ak Parti dönemlerinde hazine doldu. Gelecek, dolu Hazine’yi, Merkez Bankası’ndaki rezervleri harcayacak, alıp şapkasını gidecek. CHP zihniyetini; değil 4 yıl, 4 dakika bile bu memleketi, bu millet size emanet etmez. (Cumhurbaşkanı’nın paralel yapıya ilişkin faili meçhul açıklaması) Türkiye’de sivil toplum görünümü altında faaliyet göstermekle birlikte diğer taraftan da son derece illegal ya da toplumun huzurunu bozacak ya da kriminal nitelikli olaylara bulaşmalar söz konusu. Bu çerçevede yürütülen soruşturmalar var.
Milliyet

Ülkedeki Tek Darbeci Halkı Soyan Hükümettir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “darbecilik” söylemlerine, “Yolsuzlukların rüşvetin üzerini darbecilik söylemiyle örtmeye çalışıyorlar. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Bu ülkedeki tek darbeci halkı soyan hükümettir” yanıtını verdi. CHP Basın Birimi’nden yapılan açıklamada, Başbakan Davutoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na yönelik “Siz darbecisiniz” söylemini sürdürdüğü belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun buna ilişkin, “Yolsuzluklarını yüzlerine vuruyorum, verebildikleri cevap ‘siz darbecisiniz’ oluyor. Bu ülkedeki tek darbeci halkı soyan hükümettir” ifadesini kullandığı bildirildi. Darbeye her zaman karşı çıkan bir siyasal parti olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Darbelerden en büyük zararı gören CHP’dir. AKP’mi kapatıldı darbelerde? Hayır. Onların genel başkanları, yöneticileri, milletvekilleri mi tutuklandı, darbelerde? Hayır. Onlar mı hapse atıldı? Hayır. Bir kez daha söylüyorum, darbelere karşılarsa gelsinler başta yüzde 10 seçim barajını düşürmek dahil darbe hukukunun izlerini tamamen silelim. Ama gelemezler, çünkü onlar darbecilikten, darbe hukukundan besleniyorlar. Bunlar hem darbecilerin yolundan gidiyorlar hem darbe hukukunun arkasına sığınıyorlar hem de belge ve bilgiler bu kadar ortadayken hırsız değiliz diyemiyorlar. Peki ne yapıyorlar. Yolsuzlukların rüşvetin üzerini darbecilik söylemiyle örtmeye çalışıyorlar. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.”
Milliyet


SPOR

Kasımpaşa ile Eskişehir arasındaki maçta gülen taraf İstanbul temsilcisi oldu: 1-0. Eskişehirspor kritik bölgeye inerken oynadığı futbolla İstanbul’a gelen 500’e yakın taraftarını üzdü. Maçın ilk yarısı tamamen Kasımpaşa’nın baskısı altında geçti. 10. dakikada Tunay Torun’un ortasında Babel’in kafa vuruşu az farkla auta çıktı. 30. dakikada Kasımpaşa aradığı gole kavuştu. Sağ taraftan Tunay’ın ortasında topla ceza sahasında buluşan Castro, kalecinin sağından topu filelere yuvarladı 1-0. İlk yarı Kasımpaşa’nın 1-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Mücadelenin 2. yarısı Eskişehirspor’un baskısı altında geçmesine rağmen kırmızı siyahlı ekip net tek gol pozisyonu dahi üretemedi. 70. dakikada Mori’nin ara pasında ceza sahasına giren Andaç topu az farkla dışarı vurdu. Lawal, maç sonu ikinci sarıdan kırmızı kart gördü.
Hürriyet

Türkiye Basketbol Ligi’nde sezona kötü başlasa da, son haftalarda iyi bir form grafiği yakalayan Trabzonspor Medical Park, Galatasaray Liv Hospital’ı 72- 70 yendi, arka arkaya 3, 10. maçında 4. galibiyetini elde etti. Furkan’ın ardından, Jawai, Aradori ve Vougioukas gibi isimlerle de yollarını ayırmak zorunda kalan, Ender Arslan’ı sakatlığı nedeniyle oynatamayan Galatasaray, Trabzon deplasmanında sadece 7 oyuncuyla mücadele etti, son çeyrekte gücü tükenince salonu üzgün terketti. Trabzonspor ilk çeyrekte 10’da 8 iki sayı isabetiyle oynarken, Galatasaray ilk çeyreği Arroyo- Erceg ikilisinin basketleriyle 22-19 üstün bitirdi. İkinci periyotta savunmalar sertleşti. Trabzonspor, Kerem girdikten sonra boyalı alan hakimiyetini devam ettiremedi, devre 38-33 konuk takım lehine bitti. Trabzonspor, 6-0’lık seriyle maçta ilk kez öne geçti. Arroyo’nun sayılarına Stipanovic’in etkili oyunuyla yanıt veren Karadeniz temsilcisi son çeyreğe 55-50 geride girdi. 34. dakikada Hardy 58-57 ile takımını bir kez daha öne geçirdi, fark 5 sayıya yükseldi. Son 3 saniyede 72-70 önde olan Trabzon çizgiye gitti. Velickovic 2’de 0 attıktan sonra Erceg ribauntu alıp, kendi potasının altından topu rakip potaya gönderdi ama sayı olmayınca Trabzon maçı kazandı.
Milliyet

Beşiktaş, Gaziantepspor deplasmanına koltuğunu geri almak için çıkıyor. Ligde son 4 karşılaşmasından galibiyetle ayrılan ve bu sezon bunu gerçekleştiren tek takım olan Kartal, 19.00’da Kamil Ocak Stadı’ndaki maçı da kazanarak seriyi 5 maça çıkarmak için mücadele verecek. Haftaya lider giren ancak rakipleri erken oynadığı için koltuğundan inen Kartal kazanırsa lider olacak. Perşembe akşamı Tottenham’ı yenerek Avrupa Ligi’nde ikinci tura grup lideri olarak çıkan Beşiktaş, bu moralle Gaziantep karşısında puan mücadelesine girecek. Bu zorlu maç öncesinde Beşiktaş’ın en büyük sıkıntısı hücuma. Demba Ba ve Mustafa Pektemek’in sakatlığı nedeniyle Beşiktaş’ta gol için bütün umutlar Cenk Tosun’da olacak. Kara Kartal’a Gaziantepspor’dan gelen Cenk eski takımına karşı oynayacağı ilk maçta atacağı gollerle Beşiktaş’a galibiyeti getirmeye çalışacak. Öte yandan Beşiktaş ile Gaziantepspor ligde daha önce 56 kez karşılaştı. Siyah-Beyazlılar galibiyetlerde 27-11, gollerde ise 87- 49 önde bulunuyor.
Star

Süleyman Seba Sezonu'nda her platformda 'Efsane Başkanı'nın adına yakışır "Fair Play" ruhuyla hareket eden Beşiktaş, dün örnek bir davranışa daha imza attı. Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Türkiye Futbol Federasyonu eski başkanvekili Orhan Saka adına düzenlenen U11 Orhan Saka Turnuvası'na Dikilitaş, Be-şiktaş, F.Bahçe ve G.Saray katıldı. Beşiktaş Fulya Tesisleri'ndeki ilk maçta Beşiktaş ile F.Bahçe karşı karşıya geldi. Mücadelenin 28. dakikasında F.Bahçeli minik oyuncu Rojat dizinden bir sakatlık geçirdi ve acı içinde yerde kaldı Maçın hakemi, hemen F.Bahçe doktorunu çağırdı Ama Beşiktaş'ın doktoru, kendi yedek kulübelerine daha yakın olduğu için sahaya girdi ve Rojat'a ilk müdahaleyi yaptı Tedavinin ardından doktor, Fener kulübesine dönerek "Değiştir" dedi Rojat'ı kolunun altına alarak dışarıya çıkartan Beşiktaş doktoru, saha kenarında da tedaviye devam etti F.Bahçe doktoru da gelerek Rojat'ın son durumuna baktı. Beşiktaş teknik heyetinden Gökalp Şahin ile Semih Sezerli de kafasını okşayarak minik yıldıza şefkat gösterdiler. Rojat'ın yerine Emre oyuna dahil oldu Beşiktaş, Emir ve Davuthan'ın golleriyle karşılaşmayı 2-1 kazandı. Geçtiğimiz günlerde de Beşiktaş U19 Takımı Teknik Direktörü Yasin Sülün, Fair Play örneği sergiledi. Beşiktaş'ın Erciyesspor ile oynadığı maçta Hakem Batuhan Bayar, ceza sahasındaki bir pozisyona "Penaltı" dedi. Kararın ağır olduğunu düşünen Yasin Sülün, Eslem Öztürk'ten atışı gole çevirmemesini istedi Eslem Öztürk de penaltıyı yavaş bir vuruş ile rakip kalecinin kucağına attı. Karşılaşmayı Beşiktaş 3-2 kazandı
Akşam 


Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme