16 Aralık 2014 Salı

16.12.2014 Genel Gündem


16.12.2014

GÜNDEM

Karanlık Kurul’un İzleri Araştırılıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 14 Aralık operasyonunda gözaltına alınan 28 şüpheliden 4’ü savcılık sorgusu sonrası serbest bırakıldı. Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın avukatı Fikret Duran, “Bu soruşturma ilklere sahne olmakta; emniyet ve savcılık ifadesi birleştirildi” dedi. Hüseyin Gülerce avukatı eşliğinde dün emniyete gelerek teslim oldu. Gülerce ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Gülerce’nin dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek teslim olmasıyla gözaltı sayısı 28’e çıktı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz dün gece İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan yerleşkesindeki Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelerek şüphelilerin ifade alımına başladı. 14 şüphelinin ifadesi tamamlandı. Samanyolu televizyonunda yayınlanan “Tek Türkiye” dizisinin senaryo ve yapım ekibinde yer alan Elif Yılmaz, Ebru Şenvardar ve Naci Çelik Berksoy önceki gün Zaman gazetesi köşe yazarı Ahmet Şahin, Ali Kara, Salih Asan, Engin Koç, Hikmet Tombulca, Samim Noyan dün serbest bırakıldı. Tek Türkiye dizisi yönetmeni Naci Çelik Berksoy, serbest bırakıldıktan sonra “Misafir ettiler bizi. Savcı Bey de gayet medeniydi. Sorular sordu senaryo ile ilgili, Tek Türkiye dizisiyle ilgili. Bir yönetmen ne yapar, bir senarist ne yapar, konusunda teknik bir bilgi verdim. Bir takım terör örgütü diye anlattıkları bir şeyi sordular. Bilmiyorum dedim. Valla böyle bir şey yoktur tarihte. Yani filmden dolayı sansürlemeler olmuştur, ama tutuklama hiç olmamıştır” dedi. Serbest kalanlardan Şefkat Tepe dizisi senaristi Ebdu Şenvardar da “Tek Türkiye’de Karanlık Kurulu sordular. ‘Taşhiyecileri biliyor musunuz? Fethullah Gülen’le hiç tanıştınız mı, hareketle bir bağınız var mı?’ sorularını sordular. ‘Rahle’yi biliyor musun’ dediler. Ben de ‘Kuran okunan yer’ diye biliyorum dedim. Fakat onların maksadı bir yayıneviymiş. Ben de ‘Dini kitap okumam, evimde arama yapabilirsiniz’ diye cevap verdim. Polis memurları gayet kibar davrandılar” diye konuştu. Dizi yapımcısı ve senaristlerinin, Samanyolu Tv’de yayınlanan ‘Tek Türkiye’ dizisi üzerinden “Tahşiyeciler” hakkında ‘suç ve delil uydurdukları’ gerekçesiyle gözaltına alındıkları açıklanmıştı. Gözaltına alınan şüphelilere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde “Tek Türkiye” dizisinin bölümlerinin izletildiği öğrenildi. Soruşturmaya getirilen “gizlilik” kararının gerekçesi de belli oldu. Gerekçenin, “soruşturmanın selametinin tehlikeye düşmesi” olduğu belirtildi. Gözaltına alınan şüphelilerin avukatları gizlilik kararı nedeniyle soruşturma dosyasına ulaşamadı. Karar, soruşturma savcısının talebi üzerine İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği’nce verildi. Karar nedeniyle avukatlar dosyayı edinemedi. Verilen karara, bir üst mahkeme olan İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne 7 gün içinde itiraz edilebileceği de ifade edildi.
Milliyet


Balyoz Cd’lerini Tanyeri Yazmamış
Balyoz davasının delilleri arasında yer alan 11 ve 17 numaralı CD ile ilgili bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda, CD’ler üzerindeki ‘Or.K-na’ ve ‘Közel’ yazılarının iddia edildiği gibi emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri’ye ait olmadığı, cihaz ile yazıldığı ifade edildi. Ancak CD üzerindeki imzaların elle yazıldığı da belirtildi. Balyoz davasının Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yeniden yargılamasına bilirkişi raporu geldi. Rapor, davanın delilleri arasında yer alan ve üzerindeki yazıların emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri’ye ait olduğu iddia edilen iki adet CD ile ilgili. Mahkemenin talebi üzerine “Dava dosyasındaki 11 ve 17 numaralı 2 adet CD üzerindeki yazıların başka bir yerden kopyalanıp alet yardımıyla aktarılıp aktarılmadığının tespiti” istendi. Prof. Dr. Salih Cengiz tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda bu sorunun cevabı verildi. Kızılötesi ışını kullanılarak baskı izi incelemesi yapıldığı anlatılan raporda, CD zemininin sert olmasından dolayı herhangi bir yazı izine rastlanılamadığı, ‘K-özel’ yazısının bulunduğu kısımda 4 adet nokta vurgusu olduğu belirtildi. Bu vurgu izlerinin “‘özel’ yazısının yazımında kullanılan kalemin 90 derecelik yani tam dik bir açıyla yazının başlangıç noktasına hızla inmesi sonucu” oluştuğu belirtilen raporda, bu tür yazıların makine ile oluşturulan yazılarda görülebileceği vurgulandı. 17 numaralı CD üzerindeki ‘özel’ yazısının incelenmesinde, birbirinden bağımsız olarak yazılan harflerin başlangıç yerlerinde tam dairesel ve koyu bir nokta görüldüğü anlatılan raporda, takip eden harflerin kalınlık ve düzeninde başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar mürekkep yoğunluğunda herhangi bir sapma görülmediği belirtildi. CD üzerindeki 3 adet imzada ise bu mürekkep dağılım karakteristik özelliğine rastlanmadığı ifade edildi.
Milliyet

Acaba ‘Ab Ne Der’ Diye Bir Derdimiz Yok Bizim
TÜPRAŞ fuel oil dönüşüm tesislerinin açılışına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının büyük kısmını 14 Aralık operasyonuna ayırdı. Erdoğan, Cemaate yönelik operasyonu eleştiren Avrupa Birliği’ne sert çıktı: “İçeride ya da dışarıda yalan haberler yalan manşetler yoluyla Türkiye’ye hâlâ istikamet çizmeye çalışanlarla hiçbir şekilde uzlaşmayacağız.” “Onların önünde hiçbir şekilde diz çökmeyeceğiz. Yeni Türkiye’nin kazanımlarına biz olsak da olmasak da millet her daim sahip çıkacak. Kirli ittifaklara girenler başarılı olamayacaklarını görüp bir an önce vazgeçsinler. Dün bağımsız savcılar tarafından başlatılan ve tamamen hukuk içinde yürütülen operasyon karşısında, adımlar atıldığı anda AB’den hemen birisi çıkıyor açıklama yapıyor.” “Sen neye göre bu açıklamayı yapıyorsun? Neyi biliyorsun? 50 yıldır bu ülkeyi AB kapısında bekletenler acaba bu atılan adımın ne olduğunu biliyor musunuz? Acaba AB ne der, acaba AB bizi alır mı almaz mı, bizim böyle bir derdimiz yok, lütfen siz kendi aklınızı kendinize saklayın. AB eğer çok dürüstse, burada Sabancı Grubu’nun kardeşini çıkıp da işyerinde katleden bir Fehriye Erdal’ı bir kapıdan alıp bir kapıdan bırakanlar hukuk adına cevap verebilirler mi?” “Avrupa’da 7 vatandaşımızı öldürenlerin davasına, basın mensupları sokulmadı. TRT dahi sokulmadı. Hâlâ cevabı yok. Kardeşlerimizin evleri yakıldı ve 7 kişi öldü. Failleri hakkında hala bir cevap yok. Bunlara cevap verin. Ben bir ülkenin başındaki şahısla görüşüyorum. Dosyaları veriyorum. Terör örgütüyle ilgili diyor ki 4 bin tane açtığımız dava var. ‘Netice’ diyorum, netice yok. Almanya’dan bahsediyorum. Peki böyle bir ülke PKK ile alakalı bu dosyalar veriliyor hiçbir netice yok diyorsunuz ama kalkıp benim ülkeme yönelik operasyon yönetmek istiyorsunuz. Kusura bakmayın, AB ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu unsurlarla ilgili, hukukun attığı adıma kendisini müdahale etme yetkisi aramasın, lütfen kendi işine baksın.”
Vatan

Dink Şüphelisinden 2 Saat İfade
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde devam eden soruşturma kapsamında Bakırköy 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, İl Emniyet Müdürü Celallettin Cerrah, eski İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve altı polis hakkındaki takipsizlik kararını kaldırmıştı. Adalet Bakanlığı da savcılığın ‘kanun yararına bozma’ talebini kabul etmemiş ve bu isimlerin soruşturulmasının önü açılmıştı. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, ifade işlemlerine başladı. Savcı Yusuf Hakkı Doğan, dün de ifade almaya devam etti. Savcı Doğan’a dün dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah gitti. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giden Cerrah, Savcı Doğan’ın bulunduğu 7’nci kata çıktı. Savcı Doğan’a yaklaşık 2 saat şüpheli sıfatıyla ifade veren Cerrah daha sonra adliyeden ayrıldı.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 90, 6736-90, 8157                             
ABD Doları 2, 3555-2, 3585/  Euro 2, 9319 -2, 9358/ İngiliz Sterlini 3, 6857-3, 6907                

Aselsan’dan Ürdün’e Fabrika
Türkiye ile Ürdün arasındaki iş birliğinin meyveleri alınmaya başlandı. ASELSAN ve King Abdullah II Design & Development Bureau Yatırım Grubu’nun ortaklaşa kurduğu fabrikanın açılışını Ürdün Kral’ı II. Abdullah yaptı. Ürdün silahlı kuvvetleri ile bölge ülkelerinin sınır güvenliği ekipmanlarının üretileceği fabrika, Amman’da Ürdün Kralı II.Abdullah, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı ve ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Canpolat’ın katıldığı törenle açıldı. Ortadoğu pazarına yönelik cihaz ve sistemler üretecek olan ve yüzde 51’i KIG ve yüzde 49’u ASELSAN’a ait olan fabrika için 3 milyon Avro yatırım yapıldı. Kral II. Abdullah fabrikanın açılış kurdelesini kestikten sonra fabrikayı gezerek yetkililerden bilgi aldı. Fabrikanın Genel Müdürü Nurfer Oğuz, teknoloji transferinin ASELSAN’dan yapıldığını belirterek, fabrikanın resmi açılışı olmadan 25.5 milyon dolar satış yapıldığını söyledi. Oğuz, “Bu başlangıç 4-5 katı büyütmek hedef. Elektro optikte tasarım yapmak yakın gelecekte planlar. Kraliyet ailesi de büyük destek veriyor. Ürdün silahlı kuvvetlerinin kullanması çok önemli referans” dedi. Fabrikada gece görüş ve termal görüş cihazlarının üretim ve test hatları, çevre koşulları laboratuvarı, ölçüm ve kalibrasyon laboratuvarı, malzeme depolama ve paketleme hattı bulunuyor. 2015’in ilk yarısında elektronik kart üretim ve test hattının da kurulması planlanıyor. Şirket bünyesinde, ilk aşamada monoküler gece görüş cihazları, gece görüş silah dürbünleri ve tanksavar termal nişangahları üretilmeye başlandı. Şirket ayrıca, Ürdün Silahlı Kuvvetleri’ne özel olarak tasarlanan ve dünyada eşi bulunmayan SAGER Termal Görüntüleme Sistemi üretimini gerçekleştirdi ve hatta ilk ihracat anlaşmasını da imzaladı. ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Canpolat, Kazakistan ve Maleyza’da şirket açtıklarını, hedeflerinin Avrupa ve ABD pazarına girmek olduğunu ifade etti.
Türkiye

Emlak Konut 2015’te % 20 Büyüyecek
Emlak Konut GYO, 2015 yılında yaklaşık 6.76 milyar lira değerinde, 12 bin bağımsız bölüm satışı yapmayı öngördüğünü duyurarak bu alanda yüzde 20’lik büyüme hedeflediğini açıkladı. 2014 yılını çok hareketli geçirdiklerini ileten Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, şunları söyledi: “2014 yılında 10 bin bağımsız bölüm satış hedefini yılsonu itibariyle yakalayacağımızı düşünüyorum. 2015’te 12 bin bağımsız bölüm karşılığında 6.5 milyar TL civarında ciro elde etmeyi hedefliyoruz. Emlak Konut olarak halen 100 bin adet olan projelendirilmiş ve ihalesi yapılmış bağımsız bölüm sayısını ise 2023 yılı sonu itibari ile 250 bin adete ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu projelerle birlikte ülke ekonomisine, istihdama ve gayrimenkul sektörüne katkı yapmaya devam edeceğiz.” Emlak Konut GYO, 2014 yılı için ise 10 bin adet bağımsız bölüm satışı hedefi koymuş, 4 milyar TL olarak koyduğu satış hedefinin ise kasım sonunda üzerine çıkmıştı. Şirket, açıkladığı kasım sonu rakamlarına göre, bu yıl ilk 11 ayda elde ettiği 4.34 milyar lira ile yılsonu hasılat hedefini aşarken; bağımsız bölüm satışı ise 8 bin 596 adede ulaştı. Murat Kurum, yaptığı açıklamada 2014 sonunda 10 bin adet bağımsız bölüm satışı hedefini yakalamayı öngördüklerini söyledi. Buna göre, şirketin 2015 hedefi bağımsız bölüm satış adedi bazında yüzde 20 büyümeye işaret ediyor. Emlak Konut GYO, KAP’a yaptığı açıklamada, devam eden ve geliştirmeyi hedeflediği projeler kapsamında 2015 ilk çeyrekte yaklaşık 1.05 milyar lira değerinde 1519 adet; ikinci çeyrekte 1.39 milyar lira değerinde 2 bin 622 adet; üçüncü çeyrekte 1.85 milyar lira değerinde 3 bin 576 adet; son çeyrekte ise 2.47 milyar lira değerinde 4 bin 299 adet bağımsız bölüm satışı gerçekleştirmeyi öngörüyor. Açıklamaya göre, hâlâ yaklaşık 100 bin adet olan projelendirilmiş ve ihalesi yapılmış bağımsız bölüm sayısının, 2023 yılı sonu itibarı ile 250 bin adete ulaşması hedefleniyor.
Milliyet

Tüpraş’ın Yeni Yatırımı Algı Operasyonuna En Güzel Yanıt
Koç Grubu şirketlerinden TÜPRAŞ, Türkiye’de tek seferde yapılan en büyük sanayi yatırımını hizmete açtı. İzmit Rafinerisi’nin yanında yaptırılan ve yaklaşık 3 milyar dolara mal olan ‘Fuel Oil Dönüşüm Tesisi’nin açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı. 500 kişiye istihdam sağlayacak tesis, Türkiye’nin cari açığını da yıllık 1 milyar dolar düşürecek. Tesisin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özelleştirme sürecinden bu yana yeni yapılan 3 milyar dolarlık tesisle birlikte Koç Topluluğu’nun TÜPRAŞ’a 10 milyar dolar yatırdığına dikkat çekti. Cari açık 1 milyar dolar düşecek Erdoğan “Bu yatırımın Türkiye ekonomisine, istihdama, ihracata, ülkemizin enerji üssüne dönüşmesine, cari açığın 1 milyar dolar azalmasına önemli katkısı olacak. Yapılan ve yapılacak boru hatları, 44 milyar dolarlık iki nükleer santral ve bunun gibi projelerle Türkiye enerjiye yön veren ülke konumuna yükselecek” dedi. Erdoğan şöyle konuştu: “Bu yatırımın başka bir anlamı daha var. İçeride ve dışarda Türkiye’ye karşı sistematik bir algı operasyonu yürütülüyor. Bütün bunlara rağmen 3 milyar dolarlık bir tesisinin açılışını yapıyoruz. TÜPRAŞ’ın bunlara aldırış etmeden yatırımlarına devam etmesi çok güzel bir yanıttır.” Yeni Türkiye’nin sinyalini verdi “Dostlar biz işimize bakacağız. Biz iftiralara, yalanlara, algı operasyonlarına boyun eğmeden Türkiye’yi büyütmeye devam edeceğiz. Biz yeni Türkiye’ye böyle büyük yatırımlar kazandırmaya devam edeceğiz” diyen Erdoğan Körfez Geçiş Köprüsü, 3. Köprü, Marmaray, otomobil, otobüs gibi taşıtların Boğazı tüp geçitle geçmesine imkan sağlayacak otoray gibi eserlerin yeni Türkiye’nin sinyalleri olduğunu vurguladı. Erdoğan “Türkiye artık böyle bir Türkiye. Bunu hafife almaya kimsenin gücü yetmeyecek” ifadelerini kullandı. Erdoğan’a konuşmasının ardından TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç tarafından günün anısına tesisin maketi hediye edildi. Tören, Erdoğan ve beraberindekilerin açılış butonuna basmasıyla sona erdi.
Star

Gıdada Rusya İle Yol Haritası Çiziliyor
Rusya ile enerjide önemli anlaşmalara imza atan Türkiye, gıda sektöründe de hedefi büyüttü. Rusya ile gıdada uzun vadeli yol haritası belirleniyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Rusya’nın Ukrayna ve AB ile yaşadığı gıda krizinin ardından ihracat kapısının hemen açıldığına yönelik değerlendirmeler yapıldığını belirterek, “Türkiye’nin zaten bir üretimi bir ihracatı bir ticareti var. Bu pazarları bırakmayız. Yeni fırsatsa oturup konuşacağız. Mevcut mallardan ilave satılacak bir şey var mı, bunu inceleyeceğiz. Yeni ne ürün satabiliriz, elimizde var mı, üretim planlaması gerektiriyor mu? Çeşmeden doldurur gibi yapılacak bir şey değil” dedi. Uzun vadeli bağlantı konusunun önemli olduğuna dikkat çeken Eker “Yarın tuttu dedi ki hadi gelin sizden ürün alacağım. Ben ne olacağım? Bütün bunlar düşünülmesi gereken konular” diye konuştu. Mevcut bağlantı pazarlarının bozulmayacağını dile getiren Eker, sektör planlaması yapılırken hesap kitap olduğunu kaydetti. Bakan Eker, şunları söyledi: “Rusya geldi, süt ve süt ürünü sertifika anlaşması sağlayalım. Hayvansal ürünlerle ilgili bunları çözelim. 1.2 milyar dolar tarım ürünü sattık. 1.3 milyar dolara çıktı. Yıl sonuna kadar 1.7 milyar dolara çıkar mı, çıkmaz mı bunlarla ilgili görüşmeler yapıldı. Sebze meyve ihracatında problem yok. Belirli büyümeyle gidiyor.” Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında kalıntıyla ilgili problemi olmadığını belirten Eker, çıkan haberleri firma rekabetine bağladı. Eker “Geri gelen bir şey yok. 7 yıldır problem yaşamadık” dedi. Türkiye’nin hasat öncesi denetimlerinin kabul gördüğünü ifade eden Eker “AB analizleri kaldırdı. Yeni aşamada artık Rusya da analiz istemiyor. Sisteme ve bize güveniyor” dedi.
Star

İşkencecilere Madalya Takılmalı!
Eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, CIA’nın 11 Eylül saldırılarından sonra terör şüphelilerine yönelik gözaltı ve işkence içeren programının amacına ulaştığını belirterek, işkencecilere nişan verilmesi gerektiğini söyledi. Bush döneminde ABD başkan yardımcılığı görevinde bulunan Cheney, “Amacımıza ulaştığımız müddetçe benim bir problemim olamaz ve hedefimiz 11 Eylül’ü gerçekleştirenlerin yakalanması ve ABD’ye yönelik diğer çok ölümlü saldırıların önlenmesiydi. Hazırlandık ve yaptık. Programa ilişkin başkandan ve adalet bakanlığından yetki aldık. Program işe yaradı, 13 yıl boyunca başarılı oldu. ABD’ye dönük çok sayıda kişinin ölümüne neden olacak diğer saldırıları önledik. Bin Ladin’i ele geçirdik, 11 Eylül’den sorumlu olan örgütün üst düzey kötü insanlarını yakaladık. Bunu şimdi yine yapardım”şeklinde konuştu. ABD’nin 43. Başkanı George Bush’un baş danışmanlarından Karl Rove ise katıldığı bir televizyon programında, CIA’in terör şüphelerine yönelik uyguladığı ıslak havluyla boğulma hissi veren waterboarding isimli yöntemin işkence sayılamayacağını zira bunun mağdurları öldürmeyi amaçlamadığını savundu. Program sunucusunun zorla anal yolla beslenme, günlerce aç ve uykusuz bırakılma gibi şiddet uygulamalarının işkence sayılıp sayılmadığı sorusuna, Rove’un hayır cevabını vermesi tepki çekti. Eski baş danışman Rove, bu işkencelerin ustaca hazırlanmış sorgulama teknikleri olduğunu ve mağdurların hayatta kalmasına yönelik planlandığını belirterek Bush yönetiminin izin verdiği tiksindirici işkenceleri savundu. Öte yandan, CIA’in rapora konu olan işkence uygulamalarının uygulandığı dönemde İngiltere Başbakanı olan Tony Blair, dönemin İngiliz hükümetinin işkence uygulamalarındaki rolünü açıklaması için yoğun bir baskı altında. Blair’in de mensubu olduğu İşçi Partisi’nden bir grup milletvekili, eski başbakanın parlamentoya konuyla ilgili bir açıklama yapması gerektiğini açıkladı.
Star

3 Milyon 64 Bin Resmi İşsiz Var
Ekonomik büyümenin yavaşladığı Türkiye’de işsizlik verilerinden tehlikeli sinyaller gelmeye başladı. İşsizlik Eylül döneminde son 3.5 yılın zirvesine çıktı. TÜİK’in verilerine göre, işsizlik Eylül’de geçen yıla oranla 1.3 puan artarak yüzde 10.5 olarak gerçekleşti. İşsizlik en son Şubat 2011’de yüzde 10.7 olmuştu. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı da yüzde 10.7 ile 4 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Eylül’de geçen yılın aynı dönemine göre 537 bin kişi artışla 3 milyon 64 bine yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9.1 kadınlarda yüzde 13.6 olarak gerçekleşti. Eylül döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 26 milyon 169 bin kişi, istihdam oranı yüzde 45.8 oldu. Tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 625 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 20 milyon 545 bin kişi olarak kayıtlara geçti. İstihdam edilenlerin yüzde 21.5’i tarım, yüzde 20.3’ü sanayi, yüzde 7.5’i inşaat, yüzde 50.7’si hizmetler sektöründe yer aldı. Eylül döneminde tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12.7 oldu. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 19.1 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.7 olarak gerçekleşti. İş gücü nüfusu 29 milyon 233 bin kişi, işgücüne katılma oranı yüzde 51.1 oldu. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı Eylül’de yüzde 35.7’e indi. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 98 bin kişi artarak 25 milyon 916 bin kişiye ulaştı. DİSK Araştırma Enstitüsü DİSK-AR’ın işsizlik değerlendirmesine göre, her dört işsizden biri üniversite mezunu ve özellikle yükseköğretimli kadınlar yeni işsizlerin yüzde 76’sını oluşturdu.
Vatan

‘Seçim Ekonomisi Uygulanmadığını Ortaya Koyduk’
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kasım ayı bütçe uygulama sonuçlarını değerlendirirken, “Türkiye, 28 AB üyesi ülkenin 25’inden daha iyi bir bütçe performansına sahiptir. (Bütçe rakamları) Hükümetlerimizin hiçbir şekilde mali disiplinden taviz vermediğini ve seçim ekonomisi uygulamadığını bir kez daha ortaya koymuştur” dedi. Yaptığı yazılı açıklamada, merkezi yönetim bütçesinin, Kasım’da 3.6 milyar lira fazla, Ocak-Kasım döneminde ise 11.3 milyar lira açık verdiğini belirten Şimşek, yılın 11 ayındaki bütçe açığının, yılın tamamı için öngördükleri 24.4 milyar liralık bütçe açığının yüzde 46’sına denk geldiğini, bunun da gerçekleşmelerin öngörüleriyle uyumlu olduğunu gösterdiğini bildirdi.
Vatan

Faiz Lobisi İşbaşında, Dolar 2.39
Dolarda yükseliş tarihi rekor getirdi 14 Aralık operasyonunun yanı sıra Fed'den gelecek açıklamaların da etkisiyle dolar TL paritesi 2.3905 ile bugüne kadarki en yüksek seviyesini de görmüş oldu. TL'deki değer kayıpları cuma günü de olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla hızlandı. Bankacılar yıl sonunun yaklaşmış olması nedeniyle piyasadaki likiditenin azaldığını bunun sonucunda piyasa tepkilerinin olması gerektiğinden biraz daha sert yaşandığına da dikkat çektiler. Dün sabah güne 0830'da 2.2968/2.2989 seviyesinde başlayan ve Erdoğan'ın konuşmaya başlamasından önce 2.3260 seviyesinde işlem gören dolar/TL tarihi zirvesi olan 2.3905'i test ettikten sonra TSİ 18.59'da 2.3807/2.3815 seviyesinde işlem gördü. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin bu hafta gerçekleşecek ABD Merkez Bankası faiz kararı nedeniyle de baskı altında olduğunu belirten bankacılar, dış piyasalarda en önemli gelişmenin Fed'in Çarşamba günü yapacağı açıklamalar olacağının altını çiziyorlar.
Akşam

'Türk İş Dünyası Görev Gücü' G20 Başkanlığı İçin Hazır..
G20'nin iş dünyası ayağı olan B20'nin (The Business 20) Türkiye'deki ilk toplantısı dün gerçekleştirildi. Burada konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin G20 dönem başkanlığında kadınlara yönelik olarak W20 başlıklı yeni bir hat açmak istediklerini belirterek, "Kadınların işgücüne katılım oranı arttıkça o ülkede verimlilik artıyor, nihayetinde büyüme artıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye dönem başkanlığının vurgu yapacağı önemli konulardan birinin de yatırım olduğunu dile getiren Babacan, yatırım ve büyümede ise özel sektör kaynaklı büyümeyi önemsediklerini söyledi. Babacan özel sektörün daha fazla altyapı projeleri içinde olması için uluslararası standartlarda kamu-özel ortaklığı firmaları oluşturup bir akreditasyon mekanizmasıyla uluslararası kaynaklardan bu projelere daha kolay imkan sağlayacaklarını söyledi. Ali Babacan, bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük problemin bütçe açıkları değil kredibilite açığı olduğunu belirterek, kredibilite açığı ne kadar çabuk kapatılırsa güvenin o kadar hızlı oluşacağını ve bunun güçlü ve sürdürülebilir bir büyümeyi getireceğini söyledi. Şu anda dünya ekonomisinin önündeki en önemli konunun güven olduğunu vurgulayan Babacan bu nedenle Türkiye olarak G20 dönem başkanlığında kapsayıcılık, uygulama ve ve yatırım kavramlarına önem verdiklerini anlattı. B20 Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "G20 Türkiye dönem başkanlığı ana amacını 'Kapsayıcı ve Sağlam Büyüme' yani 'Inclusive and Robust Growth' olarak belirledi" dedi. Açılış konuşmalarının ardından B20 Türkiye Yürütme Kurulu üyelerinin katılımıyla “B20 Türkiye: Yaklaşım, Öncelikler ve Beklentiler” paneli düzenlendi. Burada konuşan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye’nin dönem başkanlığında iş dünyasının beklentilerini öğrenmek amacıyla bir anket düzenlendiğini söyledi. Dinçer, “İş dünyasının öncelikleri arasında sürdürülebilir büyüme, istihdam, yolsuzlukla mücadele, zenginle yoksul arasındaki uçurum, devlet kontrolü ve girişimcilik yer alıyor” diye konuştu.
Akşam

DÜNYA

Ilımlılar Eridi El Kaide Geldi
ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonun Suriye’de eğitip donatmayı planladıkları muhalif güçler zemin kaybederken Kaide tekrar öne çıktı. Kaide’ye bağlı Nusra Cephesi, ılımlı muhalifleri İdlib kırsalından çıkarttıktan sonra rejime de darbe vurdu. Geçen yaz İdlib ile Hatay arasındaki bölgede emirlik ilan edeceğini duyuran Nusra dün müttefikleriyle birlikte Halep-Hama yoluna yakın Maaret el Numan yakınlarındaki Vadi el Deyf ve Hamidiye askeri üslerini ele geçirdi. İki yıldır kuşatma altında tutulan ve altıncı saldırıda ele geçirilen Vadi el Deyf’in düşüşü Nusra’nın kasımda ABD’nin silahlandırdığı Suriye Devrimciler Cephesi, Hazm Hareketi ve Ensar Tugayı’nı İdlib’ten sürmesinin ardından geldi. Vadi el Deyf’i Cund-ul Aksa ile birlikte alan Nusra, Hadimiye’ye saldırıda da Ahrar-uş Şam’a destek verdi. İslami Cephe’nin en güçlü örgütü Ahrar-uş Şam eylülde bombalı saldırıda liderlerini kaybettikten sonra Nusra’yla yakınlaştı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre çatışmada ılımlılardan ele geçirdiği ağır silahları kullanan Nusra ve müttefikleri 12, ordu güçleri 31 kayıp verdi. Hürriyet’e konuşan Suriyeli kaynaklara göre, yakındaki bir köye çekilen askerler takviye gücün gelmesiyle yeniden taarruza geçti.
Hürriyet

Guantanamo’da Akılalmaz İşkenceler Yapıldı
Guantanamo’da 5 yıl tutulduktan sonra 2006 yılında serbest bırakılan Berlin doğumlu Murat Kurnaz, Guantanamo’da yaşanan işkenceleri anlattı. “Guantanamo’da yaşananlar akıl almayacak şeylerdi. İşkence gören birçok kişi hayatını kaybetti. Bunu gözlerimle gördüm” diyen Kurnaz, Amerikan askerlerinin kendisinden zorla “Amerikan askerlerine karşı savaştığına” dair belgeler imzalamasını istediklerini, imzalamadığı için işkencelere maruz kaldığını ifade etti. Kurnaz, ABD Başkanı Barack Obama’nın seçilmeden önce ilk vaadinin “Guantanamo’yu kapatmak” olduğunu ama sözünü tutmadığını söyledi.
Türkiye

Avrupa’dan Abd’ye Çarşı Mitingleri!
‘Darbeye teşebbüs’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle haklarında dava açılan Beşiktaş taraftar grubu Çarşı üyeleri bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşma öncesi Çarşı grubuna destek için dünyanın birçok kentinde mitingler düzenlendi. Taksim Gezi Parkı eylemlerine katılan Beşiktaş’ın ünlü taraftar grubu Çarşı’ya yönelik hükümeti yıkmaya teşebbüs suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün yapılacak. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan 35 sanıklı davaya 100’ün üzerinde avukatın katılması bekleniyor. Mahkeme, duruşmayı kendi mahkemesine ait küçük salonda yapmaya karar verdi. İlk duruşma öncesi yargılanacak Beşiktaş taraftarlarına uluslararası destek geldi. ABD Los Angeles, Seattle ve Washington kentlerinde, Kanada Montreal’de, Almanya Köln ve İngiltere Londra ile Filipinler Manila’da Çarşı’ya destek mitingleri gerçekleşti. Her kentte yerel saatle saat 14.00’te başlayan gösterilerde o şehirlerde yaşayan Türk vatandaşları İngilizce ve Türkçe olarak, “Çarşı yalnız değildir” yazılı pankartlar açtı ve bayraklarla yürüdü.
Milliyet

Ukrayna’ya Türkiye Üzerinden Gönderme
Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev, Rus Nezavisimaya gazetesi için kaleme aldığı makalesinde, Ukrayna’nın da ‘Türkiye gibi hiçbir zaman Avrupa Birliği’ne (AB) üye olamayacağını’ savundu. Ukrayna’da Batı yanlılarının iktidara gelmesinin ardından Rusya’ya karşı yaşanan tutum değişikliğini eleştiren Medvedev, Kiev yönetiminin Moskova’yla çatışmaktan kazançlı çıkmayacağını belirtti. Türkiye ile AB arasındaki ortaklık anlaşmasının 51 yıl önce imzalandığını hatırlatan Rusya Başbakanı, Kiev’in yüzünü Batı’ya çevirmesine ilişkin, “Ukrayna’ya bakınca aklıma Türkiye geliyor” ifadesini kullandı. Türkiye’nin hâlâ Avrupa kapısının eşiğinde beklediğini vurgulayan Medvedev, eski Rusya Başbakanı Viktor Çernomirdin’in bu konudaki sözüne atıfta bulundu. Medvedev, “Ukrayna ne zaman AB’ye girecek? Türkiye’den sonra. Türkiye ne zaman AB üyesi olacak? Hiçbir zaman. Ne yazık Çernomirdin’in yaptığı bu espri gerçekleri ortaya koyuyor” diye yazdı. Medvedev, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya hiçbir zaman beklediği yardım elini uzatmayacağını ifade etti.
Vatan

Sidney’de Işid’çi ‘Birader’ Paniği
Eylül ayında Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üyelerine yönelik geniş çaplı operasyonlara sahne olan Avustralya, dün IŞİD bağlantılı bir rehin alma eylemine sahne oldu. Sidney kentindeki Martin Place Caddesi’nde bulunan ‘Lindt’ adlı kafeterya gelen silahlı bir kişi, 21 kişiyi rehin aldı. Adının Harun Munis olduğu açıklanan eylemci, rehineleri cam kenarına dizerken, camlardan birisine yanında getirdiği El Kaide’nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi’ne ait bir bayrağı astırdı. Kentin finans merkezi sayılan bölgeye 2 adet bomba yerleştirdiğini öne süren Munis, yanında da 2 bomba olduğunu söyleyerek, polise taleplerini iletti. Munis’in taleplerini bir rehineye okuttuğu video kaydını polis yetkililerine gönderdiği öne sürüldü. Yetkililerden kafeteryaya bir IŞİD bayrağı getirmelerini isteyen eylemcinin, Başbakan Tony Abbott’la telefon görüşmesi yapma talebinde de bulunduğu kaydedildi. Eylemin ilk saatlerinde ikisi kafe çalışanı 5 rehine Munis’in elinden kaçmayı başardı. Eylemin 16’ncı saatinde kafeteryaya baskın düzenleyen polis, Munis’i ölü ele geçirdi. 20 saniye süren operasyon, rehine müzakerecisi Chuck Johnson’un içeriye gaz bombası atmasıyla başladı. Polisin içeri girmesiyle çıkan çatışmada iki de rehine öldü, 3’ü ağır 4 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin başından vurulan bir polis olduğu belirtildi. Başbakan Tony Abbott ilk açıklamasında, “Tek amaçları korkutmak. Avustralya barışçıl, güvenli bir ülke. Avustralyalılar normal yaşantısına devam etsin” dedi. Abbott birkaç saat sonraki açıklamasında ise, saldırganın eyleminin siyasi amaçlı olduğunu söylediğini kaydetti.
Vatan

POLİTİKA

% 52’yle Gelen ‘Karışmıyorum’ Diyemez
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın siyasi danışmanlığını da yürüten Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’ndeki yeni yapılanmayla ilgili eleştirileri yanıtladı. Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oluşturulan çalışma gruplarının, ‘gölge kabine’ olarak değerlendirilmesiyle ilgili, “Cumhurbaşkanı’nın hükümeti yönlendirme görevi zaten var. ‘Gölge kabine’ değerlendirilmesi, haksızlık olur” dedi. Erdoğan’ın 5 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceğini ve bunun 2 aylık periyotlar halinde süreceğini de açıklayan Yıldırım, TBMM’deki sohbetinde şunları söyledi: “Anayasa’daki cumhurbaşkanlığı sistemi, aslında fiilen bir yarı başkanlık sistemidir. Fransa gibi yarı başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerden tek farkı, cumhurbaşkanının parlamentoyu fesih yetkisidir. Bizde direkt olarak fesih yetkisi yok, 45 günde hükümet kurulamazsa bu fesih gündeme geliyor. Şu andaki fiili durum yarı başkanlık sistemidir. Fesih yetkisi dışındaki yetkiler yarı başkanlık sistemindeki gibidir. Böyle olunca, Türkiye’de 20 milyon seçmeninin desteği ile yüzde 52 oy alarak gelen Cumhurbaşkanı ‘Ben bir şeye karışmıyorum’ diyemez. Tayyip Bey’in yerinde başka biri de olsa, beğensek de beğenmesek de Anayasa’daki yetkileri kullanacaktır. Bunları kullanmamak kendi tercihleri olur. Ama Anayasa bu yetkiyi vermiştir. Örneğin Ahmet Necdet Sezer yetkilerini kullanmamıştır. Cumhurbaşkanının, hükümeti yönlendirme görevi vardır. Bu görevi yaparken belli bilgilere sahip olmalıdır. Örneğin Çözüm Süreci ile ilgili, bazı konular beklendiği gibi gitmiyor ya da hızlı ilerlemiyor, bunları hükümetle, başbakanla, bakanlar kurulu ile paylaşması normaldir. Bunu müdahale olarak değerlendirmek doğru değildir. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında çatışma beklentisi içinde olanlar var ama ben buna ihtimal vermiyorum. Yeni Türkiye’nin hedefleri ve vizyonu doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı ofisi yeniden yapılandırılıyor. Türkiye’nin önemli konularıyla ilgili kurullar oluşturulması doğaldır. Mesela Çözüm Süreci ile ilgili bir uzmanlar kurulunun oluşturulmasından daha doğal ne olabilir? Yatırımlarla ilgili ya da ekonomi ile ilgili birimlerin kurulması da aynı çerçevededir. Bu hükümete karşı bir alternatif değildir. ‘Gölge kabine’ olarak değerlendirilmesi, haksızlık olur.”
Hürriyet

Alimin Bedduası Şizofrenik Bir Hal
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 14 Aralık operasyonunun basına yönelik bir operasyon olmadığını söyledi. Davutoğlu, Hrant Dink cinayetiyle ilgili ise, “Dink cinayeti tesadüfi bir cinayet değil” açıklamasını yaptı. Haber Türk gazetesinden Muhsin Kızılkaya’ya konuşan Davutoğlu, Fethullah Gülen’in herkul.org’da yayınlanan son videosunda “beyin kanaması geçirirsiniz inşallah” gibi ifadeler bulunduğu sorusuna, “Burada bir kimlik bölünmesi var. Şimdi İsrail Filistinlilere zulüm ederken ‘Otoriteye başkaldırmamak lazım’ diyeceksiniz ve zalime karşı böylesine bir zulmü neredeyse meşru kılacak şekilde ‘Otoriteye başkaldırmayın’ diye tavsiyede bulunacaksınız, sonra Türkiye gibi öyle veya böyle demokrasisi olan bir ülkeye ‘Zalim’ deyip isyan çağrısında bulunacaksınız İşte şizofrenik hal bu.” Davutoğlu, “Cemaatçi” oldukları iddia edilen iki polisin ifadesiyle yeniden gündeme gelen Dink cinayetiyle ilgili de şu açıklamaları yaptı: “Dink cinayeti tesadüfi bir cinayet değil. Katledildiği günü hiç unutmam. Haber bana geldi, çok üzüldüm. Abdullah Bey Dışişleri Bakanı’ydı, onu aradım. ‘Bütün diasporayı İstanbul’a cenazeye çağıralım’ dedim. Çağırdık, hepsi geldiler. Bir, hükümetin onları davet etmiş olması onları şoke etti.” Davutoğlu, Dink’in ailesiyle bir görüşmeniz olabilir mi şeklindeki soruya da, “Olabilir tabii Mesela ben Ermeni kimliği dolayısıyla değil, kendisine güvendiğim için Etyen Mahçupyan’ı başdanışmanım yaptım” yanıtını verdi.
Milliyet 
'Yalakadan Sanatçı Olmaz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Barosu’nu ziyaretinden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hülya Avşar’ın kendisine açtığı tazminat davası sorulan Kılıçdaroğlu, "Hülya Avşar kim efendim? Sanatçı mı? Sanatçılığı tartışılır. Kimse kusura bakmasın. Yalakadan sanatçı olmaz. Herkes bunu böyle bilmek zorunda. Sanatçı dik durur. Sanatçı aykırı insandır. Gücün karşısında sanatçı eğilmez. Gücün karşısında eğilen kişiye de sanatçı denilmez. Sanatçı rüzgara karşı yürür. Aykırıdır" diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun bu sözlerine Avşar, hürriyet.com.tr'ye yaptığı şu açıklamalayla yanıt verdi: "Kılıçdaroğlu'nun en büyük kusuru özgürlüğe ve demokrasiye karşı olması. Bir de onu daha efendi sanırdım. Ben fikirlerimi, inandığımı özgürce söylemeye devam edeceğim. Bir hancı olarak yolcu olan Kılıçdaroğlu'nu görmezlikten geliyorum. Kılıçdaroğlu'nun lider olmadığını biliyorum, siyasetçi olduğundan da emin değilim." Avşar, Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdiği bir konuşma sırasında sarf ettiği Sarayında otursun, yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir" sözleri nedeniyle 50 bin TL'lik tazminat davası açmıştı.
Vatan

3 Alakasız Örgütle Bağlantılı Gösterdi
İstanbul merkezli 'Paralel Yapı' soruşturmasının terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla 17 ay tutuklu yargılanan dönemin Tahşiye Yayınevi'nın sahibi Mehmet Nuri Turan'ın şikâyeti üzerine başlatıldığı iddia edildi. Haklarındaki dava sürecinin Fethullah Gülen'in 6 Nisan 2009'daki, Tahşiyecilerle ilgili bir konuşmasıyla başladığını anlatan Turan, "24 Nisan 2009'da Emniyet İstihbarat Şube Başkanı Ali Fuat Yılmazer hakkımızda bir rapor verdi Emniyet'e. Bizlerin El Kaide, Hizbullah ve İBDA-C'yi desteklediğimize dair bir rapordu. Birbirlerinden alakasız üç örgüte birden bizi destekçi yaptı. 6 Mayıs 2009'da Savcı Kadir Altınışık vasıtasıyla mahkemeden dinleme kararı alındı. Böylece soruşturma başladı ve büyütüldü" dedi. Paralel Yapı soruşturmasının tek müştekisi olduğu öğrenilen Mehmet Nuri Turan, Fethullah Gülen, medya organları, çalışanları ve dönemin sorumlularıyla ilgili yaptığı şikâyet sürecini de aktardı. Cezaevinde tutukluyken 2011'in mart ayında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'a bir mektup yazdığını anlatan Turan, mektubunun işleme konmadığını belirtti. Turan, "Çünkü o dönemde, 'mektup komisyonuna bakanların paralelci olduğu' söylendi bize. Daha sonra 2014'ün ilkbahar aylarında, ben Emniyet'e bir mail attım; 'böyle bir mektubumun olduğunu, neden takip edilmediğine' dair. Sonra Emniyet beni davet etti. İki kere ifade verdim ve müşteki olduğumu söyledim. Emniyet, savcılık adına işlem yaptı" diye konuştu. Tahşiye Yayınevi'ni 2004'te kurduğunu ve 2012'ye kadar sahibi olduğunu anlatan Turan, "Doğrudan Fethullah Gülen'den şikâyetçi oldum. Onun emrini yerine getirenlerin tespit edilerek yargılanmasını istedim. Mağdur olmamıza sebep olan dönemin sorumlusu herkesten şikâyetçiyim. O dönemki yayınlarla ilgili de şikâyetçi oldum" ifadesini kullandı. Mehmet Nuri Turan, çağrılması halinde savcılığa gidip ifade verebileceğini de aktararak, 'gizlisi saklısı' bulunmadığını söyledi.
Akşam


SPOR

İngiliz Daily Mail Gazetesi spor yazarı Matt Barlow, Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi’ndeki rakibi Liverpool’u, Hürriyet için değerlendirdi. Liverpool’un eski günlerinden oldukça uzakta olduğuna dikkat çeken Barlow, Beşiktaş’ın kendini yeterince ispatladığını dile getirerek, 8-0’ın rövanşı niteliği taşıyan eşleşmeyle ilgili şu analizi yaptı - Chelsea ile geçen sezon Anfield Road’da oynanan maçın kader adamı Demba Ba’dan başkası değildi. Ba, Liverpool’un çöküşünü hazırladı. Chelsea sahadan 2-0’lık galibiyetle ayrılırken, Ba ilk golü attı. Ve Liverpool’un çeyrek asırlık şampiyonluk rüyasını sonlandıran futbolcu oldu. Liverpool için harika bir sezonun ardından kaybedilen şampiyonluk taraftarlarda da büyük üzüntü yarattı. Ancak yeni sezona yeni umutlarla giren Liverpool ve Rodgers için işler yolunda gitmiyor. Takımın en önemli silahı Luis Suarez satıldı. Sturridge sakat. Sterling şu anda takımın en iyi futbolcusu ancak baskı anlarında bir anda ortadan kayboluyor. - Kaptan Gerrard ise eskisi gibi değil. Taraftarlar bile artık ona tepkiyle bakıyor. Suarez’in yerinin doldurması için alınan Mario Balotelli tam bir hayal kırıklığı yarattı. Ona olan öfke de her geçen gün büyüyor. Şampiyonlar Ligi’nde alınan sonuçlar Liverpool’un bu sezon yaşadığı felaketin kısa bir özetiydi. Liverpool artık hiç de eskisi gibi değil. Beşiktaş gerçekten iyi futbol oynuyor. Arsenal ve Tottenham maçlarında ne kadar iyi bir takım olduklarını ispat ettiler. Beşiktaş karşısında geçmişte alınan 8-0’lık galibiyet ve İstanbul’da 2005 yılında elde edilen Şampiyonlar Ligi zaferi unutulmaz. Bunu tekrar edeceklerini düşünmüyorum. Çünkü ne Liverpool, ne de Beşiktaş eskisi gibi değiller. Liverpool gücünden uzak, Beşiktaş ise her takımla baş edecek kaliteye sahip - Kader adamı Demba Ba olacaktır. Beşiktaş’ın golcüsü için Liverpool’dan intikam alma duygusu önemli bir motivasyon. Liverpool’da köklü bir değişiklik olmadığı sürece Beşiktaş’a karşı dayanamazlar.
Hürriyet

Karadeniz’de futbol ziyafeti vardı, gülen Trabzonspor oldu 11’de sağ köşe vuruşuna Medjani kafa vuruşunu yaptı ve topu ağlara gönderdi: 1-0. 28’de Viera'nın kafa vuruşu direkten döndü ama Deniz tamamladı, top çizgiyi geçti: 1-1. 33’te Kweuke, Fatih’le karşı karşıya kaldı ama kaleciyi geçemedi. 34’te Kweuke, şutu yine kaleci Fatih’e nişanladı. 39’da Mehmet’in şutunu Serkan inanılmaz kurtardı. 57’de Yusuf'un sol kanattan ortasında arka direkte Sefa, etkili bir kafa vuruşu yaptı ve topu ağlara gönderdi: 2-1. 61’de Cardozo’nun kafa vuruşunu Serkan harika kurtardı. 65’te Kweuke Fatih’le karşı karşıya kaldı ve durumu eşitledi: 2-2. 75’te Yusuf’un asistinde Sefa, topu köşeye bıraktı: 3-2. 79’da Engin vurdu, Fatih kornere çeldi. Kalan dakikalarda gol olmayınca nefes kesen mücadele sonunda gülen Trabzonspor oldu.
Star

Galatasaray eski Başkanı Adnan Polat, hakkındaki iddialara yanıt verdi. Polat’ın açıklamaları şöyle: “1992’de yönetim kurulu üyesi oldum. Alp Yalman’la 4 yıl çalıştım, kulübün sıfır borcu vardı. Sonra Faruk Süren’le 4 yıl şampiyonluklar yaşadık. 2006’da Rahmetli Özhan Canaydın 15 gün üst üste bana geldi, ‘çok kötü durumdayız bizi kurtar’ dedi. Israrlara dayanamayıp görevi kabul ettim. O dönem 20.45 şampiyonluğu diye hatırlanıyor.” “Geldiğimizde uçan kuşa borç vardı. 40’a yakın icra, 20’den fazla UEFA’da dosya vardı. Bankalar kredi vermiyordu. Sporcular 6- 8 ay gecikmeli maaş alıyordu. 2011’de ayrıldığımızda ise gelir 200 milyon dolara doğru çıkmıştı. 52 bin kişilik stat bitmişti. Riva’nın imar durumunu çıkardık. 5 sene mücadele sonrası şirketi birleştirdik. G.Saray’ı kuyudan çıkardık. Sponsorlukları 30 milyon dolardan 230 milyon dolara çıkardık. Ünal Aysal ise kulübü batma noktasına getirdi.” “Ben hayatımda böyle sermaye artışı görmedim. Yüzde 300 artışa karar aldılar, SPK izin vermedi. İyi ki olmadı, o para da buhar olurdu. Biz 328 milyon dolar borçla bıraktık. Aysal 3 senede 1 milyar dolar harcadı. Gelecekte olacakları söyleyeyim; sporcuların çoğu gidecek. 2014-2015 finansal fair- play tehlikesi var. Hak kazansa bile Avrupa’ya gitmeme durumu var. Galatasaray bu krizden 5 sene çıkamaz. Kulübün lisecilerden kurtulması lazım”
Star

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dünya Karate Şampiyonası'nda 2 altın ve 3 bronz madalya kazanan sporcular ile Karate Federasyonu yöneticilerini makamında kabul ederken ortaya renkli görüntüler çıktı. Dünkü Bakanlar Kurulu öncesinde Başbakanlık Merkez Bina'da, milli karatecileri kabul eden Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hemşehrisi olan Rizeli Enes Erkan ile de yakından ilgilendi. Milli Karateci Enes Erkan'ın madalya verdiği Davutoğlu, "Bu bende mi kalacak?" diye sordu. Dünya Şampiyonası’nda kazandığı altın madalya için Erkan da, "Bu üst üste kazandığım 2. dünya şampiyonluğu Sayın Başbakanım. Madalyamızı gördükçe hem branşımızı hem de bizi unutmazsınız. Ben tekrar alırım" diyerek Davutoğlu'na hediye etti. Başbakan Davutoğlu, "Zaten hiç unutmayız, bu madalyayı en güzel yerde saklayacağım" karşılığını verdi. Sporculara, başarılarının devamı için gereken desteği vermeye devam edeceklerini ifade eden Davutoğlu, karatecilere tavsiyelerde bulundu. Davutoğlu, "Bir, dayak yiyip gelmek yok. İki, burun kırabilirsiniz ama gönül kırmayacaksınız" şeklinde tavsiyesi, sporcuların da "Kareteciler her şeyi kırar, gönül kırmaz" şeklindeki yanıtı gülüşmelere neden oldu.
Akşam


Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme