17 Aralık 2014 Çarşamba

17.12.2014 Genel Gündem


GÜNDEM

Her Yer Tribün Herkes Çarşı
Çarşı’nın önde gelen isimlerinden Cem Yakışkan, Bülent Ergenç, Erol Özdil, Güray Sözmen’in da aralarında bulunduğu 35 kişi, Gezi eylemlerine ilişkin hâkim karşısına çıktı. ‘Darbeye teşebbüs’ suçlamasını kabul etmeyen Cem Yakışkan, “Darbe yapabilecek gücümüz olsaydı Çarşı grubu olarak Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” dedi. İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ‘darbeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan 35 tutuksuz sanık ile 100’e yakın sanık avukatı katıldı. İddianamede müşteki olarak yer alan 9 polis memuru ise gelmedi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve taraftarların mahkemeye girişi sırasında izdiham yaşandı. Salonun yetersiz kalması üzerine sanık avukatları, duruşmanın adliyedeki büyük salonda yapılmasını talep etti. Mahkeme Başkanı Metin Tamirci, “Mahkeme deplasmana gittiyse Türk hukuk sisteminde hep sıkıntı yaşandı” dedi. Sanık avukatlarından Avukat Ali Rıza Dizdar ise “Silivri’ye deplasmana gitmiyoruz, aşağıda, adliyede büyük duruşma salonu var, ben şimdi hangi avukata dışarı çıkın diyeyim” diye tepki gösterdi. Mahkemenin büyük salona taşınmasının ardından Mahkeme Başkanı Metin Tamirci tarafından iddianamenin suçlamalara ilişkin 3 sayfası okundu. ‘Darbeye teşebbüs’ ve ‘örgüt kurmak ve yönetmek’ ile suçlanan Cem Yakışan, suçlamaları kabul etmeyerek şunlar söyledi: “Gezi eylemlerine katıldım. ‘Mesele birkaç ağaç meselesi değil’ sözü bana ait değildir. Polis ifademde söylediğim ‘siz’ kelimesini polis ‘telsiz’ diye yazmıştır. Darbe yapabilecek gücümüz olsaydı Çarşı grubu olarak Beşiktaş’ı şampiyon yapardık. 1980’de darbe gördüm ben Ne demek olduğunu biliyorum. Bizim darbe ile siyaset ile işimiz yok. Çarşı’yı terör ve suç örgütü olarak Göstermek En Hafif İfadeyle Haksızlıktır. Çarşı Bir Simgedir, Korunması Gereken Bir Değerdir.”
Hürriyet


Kpss’de 3 Bin 240 ‘Olağan Şüpheli’!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2010’dan bu yana yürüttüğü, KPSS Eğitim Bilimleri ve Genel Yetenek sınavı sorularının sızdırıldığı iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada “şüpheli” sayısının 3 bin 240 olduğu ortaya çıktı. 10-11 Temmuz 2010’da yapılan KPSS’den sonra, Genel Yetenek sınavından bin 29 adayın, Eğitim Bilimleri sınavından ise 350 adayın tüm sorulara doğru yanıt vererek tam puan aldığı ortaya çıktı. Savcılık soruların çalındığı ve kopya çekildiği iddialarıyla soruşturma başlattı. 2010’dan bu yana “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu örgüt faaliyeti çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık ve örgütlü olarak sahtecilik” suçlarından sürdürülen soruşturmada, adayların yanlış hesaplamalar yapmasına karşın doğru yanıtları işaretledikleri, adayların kitapçıkları üzerindeki karalama ve yazıların silindiği, değiştirildiği gibi iddialar günyüzüne çıktı. Soruşturma sürerken adayların üzerinde karalamalar yaptığı kitapçıkların, ÖSYM’den savcılığa gönderilen yazı ve savcılığın onayı ile imha edildiği öğrenildi. Memur Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Yücel Erkman’ın dosyayı devralmasının ardından soruşturmanın seyri değişti. Erkman, suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilebilmesi için, başka suretle delil elde etme imkanı bulunmadığından, sınavda 120 sorudan 110 ve üzeri soruyu doğru yanıtlayan 2 bin 676 kişi ile birlikte daha önce 564 şahsa ait telefon numaralarının HTS kayıtları ile yapılan analiz çalışması sonucunda tespit edilen 40 kişi olmak üzere toplam 2 bin 716 kişinin GSM numaraları üzerinde gerekli araştırma yapmak üzere 1 Haziran-1 Ağustos 2010 arasındaki HTS araştırması istedi. Erkman’ın talebi mahkemece kabul edildi. Soruşturmada, 2 bin 676 kişi ile daha önceden hakkında soruşturma bulunan 564 kişiyle birlikte toplam 3 bin 240 kişinin şüpheli olarak soruşturulmasına devam ediliyor. Soruşturmanın, HTS raporuyla şekillenmesi ve ardından şüpheli ifadelerinin alımına geçilmesi bekleniyor.
Milliyet

Erdoğan Erbil Ve Bağdat’a Gidecek
Irak yönetimi ile yaşanan sorunların diyalog yoluyla aşılmasının ardından başta petrol olmak üzere birçok alanda yeni anlaşmalar için görüşmeler yapılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yeni yılda ilk gezisini Bağdat ve Erbil’e yapmayı planlıyor. Yüklü program kapsamında önce Bağdat ardından Erbil’i ziyaret edecek olan Erdoğan’ın önemli mesajlar vermesi bekleniyor. Erbil merkezli Rudaw internet sitesi, Erdoğan’ın, yeni yılda Kürdistan Bölgesi ile Bağdat’ı ziyaret edeceğini duyurdu. Erdoğan’ın 2015’in ilk gezilerinden birini Bağdat ve Erbil’e gerçekleştireceği ve yüklü bir program dahilinde görüşmeler yapacağı ifade edildi. Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu Mehmet Akif İnam, ziyaretin iki ülke ilişkilerini güçlendireceğini belirterek, “Planlanmış, tarihe bağlanmış bir ziyaret bulunmuyor ancak her iki ülke cumhurbaşkanlarının bu yönde arzu beyanı yaptıklarını hatırlıyorum. İki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin olması doğaldır. İlişkilerimizi güçlendirir. Bu ziyaret sizin sorduğunuz gibi ocak ayında da olabilir, başka tarihte de olabilir” dedi. Erbil’de AFAD yetkilileriyle basın toplantısı düzenleyen İnam, Türkiye’nin Irak’a ve bölgeye yaptığı insani yardımlarla ilgili bilgi verdi. İnam, “Eylül’de yaşanan sıkıntılardan sonra Kobani’den yaklaşık 200 bin kardeşimizi Türkiye’ye aldık. Bu konuda esnek davrandık” diye konuştu. İnam, ilki 2009’da Bağdat’ta yapılan Türkiye ve Irak arasında yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi toplantısının ikincisinin, 25 Aralık’ta Türkiye’de yapılacağını kaydetti. Erdoğan, 29 Mart 2011’de Uluslararası Havalimanı’nın açılışına, Başbakan Ahmet Davutoğlu ise 26 Kasım’da Erbil’i ziyaret etmişti.
Milliyet

17 Aralık 'Kesin' Kapandı
Aralarında Rıza Sarraf, Barış Güler ve Kaan Çağlayan’ın da bulunduğu '17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk' soruşturmasının takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. Böyle davanın kapanması kesinleşti. 17 Aralık operasyonuyla ilgili 10 Kasım'da Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcısı Ekrem Aydıner tarafından verilen takipsizlik kararına dosyanın tek müştekisi olan eski Fatih Emniyet Müdür Yardımcısı Orhan İnce itiraz etmişti. İnce’nin itirazını inceleyen İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği talebini 'Takipsizlik kararı usul ve yasaya uygun' olduğu gerekçesi ile 'esas yönünden' reddetti. Takipsizliğe yapılan itirazın reddi ile 17 Aralık soruşturmasında 53 kişi hakkında verilen takipsizlik kararı kesinleşti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Aralık 2013 tarihinde yapılan operasyon ile işadamı Rıza Sarraf, eski bakan Zafer Çağlayan’ın oğlu Kaan Çağlayan, Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in de aralarında bulunduğu 53 kişi gözaltına alınmıştı. Aralarında Barış Güler, Rıza Sarraf, Kaan Çağlayan’ın da bulunduğu bazı kişiler bir süre tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner, geçtiğimiz aylarda 53 kişi hakkında takipsizlik kararı vermişti.
Vatan

Okyanus Ötesi İhanet: 17 Aralık Darbe Planı
Türkiye bundan tam bir yıl önce 17 Aralık 2013 sabahı güne darbe operasyonuyla uyandı. “Yolsuzluk yaptılar” iddiasıyla üç bakanın oğlu, işadamları, belediye başkanı, kamu görevlileri gözaltına alındı. Yürütülen operasyondan ne İstanbul Valisi'nin, ne başsavcısının ne de emniyet müdürünün haberi vardı. İşte bu Türkiye’ye 'Paralel Devlet' gerçeğini gösterdi. Başarılı olunsaydı operasyondaki asıl hedef dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetiydi. Tarihe kara bir sayfa olarak yazılan derin darbenin girişiminin bugün birinci yıldönümü. Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi'nde yürütülen Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında görev yapan avukatlar sık sık ‘Paralel Yapı’ vurgusu yaptı. Adliyede derin örgütün gün yüzüne çıkışı ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağırılmasıyla oldu. MİT Kanunu’nda yapılan değişiklikle Fidan ve diğer MİT’çiler ifadeye gitmedi. Ancak derin örgütün karanlık oyununun' amacı da bu şekilde iyice gün yüzüne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dershanelerin kapatılacağı yönündeki açıklamaları üzerine de Paralel Yapı hükümeti devirmeye yönelik ikinci hamlesini yaptı. 17-25 Aralık darbe operasyonlarının temeli de bu dönemde atıldı. İhanet odaklarının intikam planı bu süreçte devreye girdi ve Türkiye, 17 Aralık sabahına şok bir operasyonla uyandı
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 90, 9922-91, 2420                             
ABD Doları 2, 3652-2, 3709/  Euro 2, 9585 -2, 9658/ İngiliz Sterlini 3, 7220-3, 7320                

4 Saat 15 Dakikada Ver Elini Konya
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Konya - İstanbul Yüksek Hızlı Treni’nin (YHT), Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılacağı törenle bugün sefere başlayacağını bildirdi. Elvan, kavuşma günü anlamına gelen “Şeb-i Arus” törenleri öncesi gerçekleştirilecek açılışla Konya ve İstanbul’un birbirine kavuşturulacağını ifade etti. Konya - İstanbul arası seyahat süresinin şu an otobüsle 10 - 11 saat, konvansiyonel trenlerle 13 saat sürdüğüne işaret eden Elvan, Konya - İstanbul hattıyla bu sürenin 4 saat 15 dakikaya düşeceğini belirtti. Konya - İstanbul YHT’nin demiryoluna ilgiyi artıracağını vurgulayan Elvan, günde 2 gidiş, 2 dönüş olarak başlayacak YHT’lerin Konya’dan 6.10 ve 18.35’te hareket edeceğini belirtti. Elvan, İstanbul’dan (Pendik) 7.10 ve 18.30’da hareket edecek YHT’lerin, İzmit, Arifiye, Bozüyük, Eskişehir ve Konya güzergâhında çalışacağını kaydetti.
Milliyet

Avm’lerin Yıldız Markalarına Ödül
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ve GFK işbirliği ile gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, tüketicinin AVM’lerde en beğendiği ve tercih ettiği perakende markaları, düzenlenen özel bir törenle sahiplerini buldu. AYD tarafından bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen ‘1 Numaralı Markalar- 2014’ ödül töreni markaların yönetim kurulu üyelerini, üst düzey marka yöneticilerini, alışveriş merkezleri yatırımcılarını, yöneticilerini ve sektörün diğer iş ortaklarını bir araya getirdi. AYD Başkanı Hulusi Belgü “Bu yıl 6’ncısı düzenlenen ‘1 Numaralı Markalar- 2014’ ödüllerinin bir jürisi yok. Bu gece açıklanacak her ödül alışveriş merkezlerinde alışveriş yapan tüketicinin en beğendiği markalara verdiği oylarla belirlendi. Bu da ödüllerimizi çok daha önemli bir yere taşıyor. Bizler de tüketicilerin tercih ettiği ve ödüllendirdiği bu markaları çok önemsiyoruz. Türkiye’de başarılara imza atmış markaların aynı başarıyı yurt dışında da gösteriyor olmalarıyla da ayrıca gurur duyuyoruz” dedi. Gecede öncelikle tüketicilerin en beğendikleri 3 markaya, ardından da her kategorinin birincisine ödülleri takdim edildi. Bu yıl ilk kez verilen ‘En Beğenilen Marka Yüzü’ ödülünün sahibi ise Mavi oldu. Mavi adına ödülü Mavi Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Yavuz ve markanın yüzü Serenay Sarıkaya aldı.
Star

Ağaoğlu, Belçikalı Beaulıeu’yi Yatırma Çağırdı
Belçikalı zemin kaplama devi Beaulieu ‘Maslak 1453 Projesi’nde 300 bin metrekarelik zemin kaplamasıyla en büyük anlaşmasını Ağaoğlu ile yaptı. 2013’te Türkiye satış ofisi açan Beaulieu’nun Ağaoğlu ile işbirliği nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, Belçikalı şirketi Türkiye’de üretim yapmaya davet etti. Ağaoğlu “Parkeye çok önem verdik. Dünya markası Beaulieu’yi tercih ettik ve 300 bin metrekare sipariş geçtik. Bu dünyada tek projede kullanılan en fazla parke. Dünyanın en stratejik noktasında yer alan Türkiye, inşaat pazarında dünyanın büyüyen ikinci ülkesi. Beaulieu’yu burada üretim yapmaya davet ediyorum. Üretim yapmaları halinde hem Asya ve Ortadoğu pazarlarına daha rahat erişimi sağlarlar ve teknolojiyi buraya taşırlar” dedi. Maslak 1453 Projesi’nde satışların yüzde 70’in üzerinde olduğunu belirten Ali Ağaoğlu, İstanbul Finans Merkezi’nde ruhsat aldıklarını ve satışa hazırlandıklarını söyledi. Toplantıda 2015 beklentilerini de açıklayan Ağaoğlu “2015’te seçim var. İnşaat için ilk dönem yine biraz stabil geçer ama ikinci yarıda yüzde 10’ların üzerinde büyüme olur. Stratejimizi buna göre yapıyoruz” dedi.
Star

‘Sen Girme, Ben Alırım’
Merkez Bankası rekor kıran dolara yönelik yeni hamle gerçekleştirdi. Dövize karşı ihalelerde miktarını arttıran Merkez Bankası, bunun yetersiz kalması üzerine sürpriz karara imza attı. Buna göre enerji ithalatçısı BOTAŞ gibi KİT’lerin döviz ihtiyacı Merkez Bankası ve Hazine tarafından karşılanacak. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Enerji ithalatçısı KİT’lerin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından doğrudan karşılanması uygun görüldü. Uygulama 17 Aralık tarihinden itibaren başlayacaktır” denildi. Enerji KİT’lerinin aylık 1.5 milyar dolarlık talebi böylece Merkez Bankası ve Hazine’den karşılanacak.
Vatan

Rus Ruleti Dünyayı Vurdu Dolar Uçtu, Piyasalar Çakıldı
Küresel piyasalar toz duman. Gözler Rusya'da Petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte ekonomisi sarsılan Rusya'da dün yaşananlar krizin tuzu biberi oldu. Rus Merkez Bankası, petrol fiyatlarındaki düşüş ve yaptırımlar nedeniyle ülke ekonomisinin resesyona doğru sürüklenmesiyle rublede görülen kayıpların önüne geçmek için politika faizini ani bir kararla yüzde 10.5'ten yüzde 17'ye yükseltti. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, "Karar rubledeki yüksek değer kaybı ve enflasyona ilişkin artan risklerin sınırlanması amacını taşımaktadır" denildi. Merkez Bankası ayrıca, bankalara repo ihaleleri yoluyla verdiği maksimum döviz miktarını da 1.5 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkardı. Fakat ne olduysa Merkez Bankası'nın bu hamlesinin ardından oldu. Merkez Bankası kararı sonrasında dolar karşısında yüzde 9 yükselişle açılan ruble, kısa süre sonra kazanımlarını azaltmasının ardından yeniden düşüşe geçti. Ruble dolar karşısında kayıplarını öğle saatlerinde artırdı ve dolar/ruble paritesi ilk defa 79 seviyesini aştı. Rusya'nın beş yıllık CDS'leri ise 34 baz puanlık artışla 581 baz puana yükselerek 5.5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler ise Rusya'nın çok kısa bir zaman içinde sermaye kontrolü uygulamasına geçebileceğinin altını çiziyor. Rusya ekonomisinin görünümü, sermaye çıkışlarının artması ve yaptırmlar nedeniyle Rus şirketlerinin uluslararası sermaye piyasalarına erişiminin kısıtlanmasıyla yaz aylarından bu yana belirgin şekilde bozuldu. Bu durum, popülaritesi rubledeki kayıplara bağlı olarak risk altında olan Devlet Başkanı Vladimir Putin'in karşı karşıya olduğu önemli bir güçlük olarak görülüyor. Rusya ekonomisi büyük ölçüde petrol ve doğalgaz satışlarına bağlı durumda. Yılbaşından bu yana ruble dolar karşısında yüzde 54'e yakın değer kazanırken, Merkez Bankası'nın müdahaleleri sonrasında ülkenin döviz rezervi de erimeye devam ediyor. Merkez Bankası'nın kasasındaki para 416 milyar dolarla son 5yılın en düşük seviyesine gerilerken, bankanın rubleyi korumak için yaptığı müdahalelerin toplam boyutu 80 milyar doları aştı. Merkez Bankası'nın yaptığı stres testlerine göre brent petrolün 60 doların altında kalması durumunda Rus ekonomisi 2014 yılında yüzde 4.5, 2015'te ise yüzde 4.7 daralacak. Öte yandan ülkeden bu yıl içinde kaçan sermayenin 134 milyar dolara ulaşması hesaplanıyor. Dolardaki hareketi Merkez Bankası'nın hareketi tetiklese de yeni adımlar atılacak gibi duruyor. Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Sergei Shvetsov, faiz artırımının ardından piyasalara istikrar kazandırmak için yeni önlemler alınacağını söyledi. Shvetsov, Rus döviz ve hisse piyasalarındaki durumu "kritik" olarak niteledi.
Akşam

Türkiye, Somali'yi Yeniden İnşa Edip Yatırıma Açıyor
Somali'nin Mogadişu limanını bir dönem sarmış olan kaos ve çatışma artık yok ve yabancı yatırımcılar Somali'ye yeniden taşınmaya başlıyor. Türkiye ise, en önde yolu açıyor. BBC'de yayınlanan bir haberde Türkiye'nin Somali'ye desteğinden övgüyle bahsediliyor. Haberde yer verilen bilgilere göre, limanlarda artık dev konteyner gemileri yan yana dizilmiş durumda. Limanın işletmesini eylül ayında devralan Türk yatırımcı aylık gelirin 4 milyon dolar olduğunu ve giderek arttığını söylüyor. Haberde, "Türkler Mogadişu'da sadece limanda değil, her yerdeler. Bayrakları da öyle. Somali bayrağından daha fazla Türk bayrağı görmek mümkün" denilirken, Türklerin havalimanını da işlettiğine ve yeni bir terminal daha inşa ettiklerine dikkat çekiliyor. Öte yandan bölgede Türkler tarafından inşa edilen yeni hastane, Türk doktorlar ve 2 bin kişilik cami inşaatı da övgü dolu sözlerle anlatılıyor. Haberde dikkat çekilen bir ayrıntı da 20 yılın çöpünü taşımaya çalışan çöp kamyonlarının dahi Türkiye'den gönderilmiş olmasıBölgedeki son durum böyle anlatılırken, "Peki ilişkiler nasıl bu kadar yakınlaştı" sorusu soruluyor. Yanıtında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a işaret ediliyor: "Her şey 2011 yılındaki kıtlıkla başladı. O dönem Başbakan olan Erdoğan Somali'ye uçtu. Ülkeye güvenli bir mesafeden bakarak işleri Kenya'dan yürütmeyi seçen diğer yabancılardan farklı olarak Erdoğan, Mogadişu sokaklarında yürüdü. Takım elbisesiyle, çelik yelek giymeden Somalililer halen Erdoğan'ın kir pas içindeki çocukları nasıl kucağına aldığını, eşinin toplumda aşağı olarak görülen azınlık klanlarının mensuplarını nasıl öptüğünü anlatıyor. Ve aşk ilişkisi işte böyle başlıyor. Somalililer artık erkek çocuklarına Erdoğan, kız çocuklarına İstanbul ismini vermeye başlıyor."
Akşam

DÜNYA
Askeri Okulda Katliam
Pakistan’ın kuzeybatısındaki Peşaver kentinde silahlı Taliban militanları, 1099 öğrencili askeri okulu bastı. Saldırıda 132 öğrenci ile 9 öğretmen hayatını kaybetti. 6 Taliban militanı öldürüldü. Peşaver’e giden Pakistan Başbakanı Navaz Şerif saldırıyı ‘ulusal trajedi’ olarak nitelendirdi, 3 günlük yas ilan edildi. Pakistan Ordu Sözcüsü Tümgeneral Asif Selim Bacva, teröristlerin hedefinin, rehin almak değil, en fazla sayıda öğrenciyi öldürmek olduğunu belirterek, “Hiç bir talepte bulunmadılar. Oditoryumdaki töreni hedef alıp rastgele ateş ettiler. 141 kişi hayatını kaybetti, 7 komando ve 121 kişi yaralandı. Mevcudu 1099 olan okuldan 960 öğrenci komandolar tarafından tahliye edildi. Teröristler, okula arka duvarlardan atlayarak girmiş, silahlar ve gıda malzemelerden belli ki amaçları baskını sürdürmekti” diye konuştu. Pakistan Talibanı sözcüsü Muhammed Umar Horasani, saldırının, Pakistan ordusunun Veziristan operasyonlarına misilleme olduğunu belirterek, “Askeri okulu seçmemizin nedeni, ordunun kadın ve çocuklarımızı hedef almasıdır. Onların da aynı acıyı hissetmesini istedik” dedi.
Star

Sidney’deki Kanlı Kafe Baskınının Sorumlusu Aranıyor
Avustralya’nın Sidney kentindeki silahlı saldırgan da dahil 3 kişi öldüğü 17 saatlik rehine krizinde, saldırıya ve polisin müdahalesine yönelik inceleme başlatıldı. Yeni Güney Galler Eyaleti Emniyet Müdür Yardımcısı Catherine Burn rehinelerin 49 yaşındaki İran asıllı saldırgan Harun Monis tarafından mı öldürüldüğünü açıklamadı. Polis operasyonu sırasında saldırganın yanısıra avukat Katrina Dawson (38) ve baskının yapıldığı kafenin işletmecisi Tori Johnson (34) da hayatını kaybetti.
Star

Bm: Vahşeti Anlatacak Kelime Yok
Birleşmiş Milletler Acil Durumlar Koordinatörü Valerie Amos, dünya genelinde yerlerinden edilen her beş kişiden birinin Suriyeli olduğunu belirterek, “Suriye’de işlenen vahşeti, şiddeti ve insan yaşamına saygısızlığı tam ifade edecek kelime kalmadı” dedi. Amos, BMGK’daki brifingde, Suriye’de giderek kötüleşen insani durum ve işlenen savaş suçlarını anlatarak Konsey’den soruna çözüm bulmasını aksi halde bu trajedinin Suriye’nin bugününü aldığı gibi geleceğini de parçalayacağını dile getirdi. Amos,5.6 milyon Suriyeli çocuğun acil yardıma ihtiyacı olduğunu, çocukların işkenceye maruz kaldığını belirterek, “Rakka’da askeri kampta 5 yaşındakilerin de yer aldığı 350 çocuğa savaş eğitimi verildi. IŞİD kızları pazarda köle olarak sattı ya da tecavüz etti” dedi. Bu arada Irak İnsan Hakları Bakanlığı, Felluce’de terör örgütü IŞİD’in, ‘militanlarla cihat nikahıyla evlenmeyi kabul etmeyen bazıları hamile 150 kadını idam ettiğini, ve toplu mezarlara gömüldüklerini, göçe zorlanan ailelerin çölde mahsur kaldığını, onlarca çocuğun öldüğünü’ açıkladı.
Star

‘Halep Haftalar İçinde Düşecek’
Suriyeli muhalifler, Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı ordu güçlerinin son günlerdeki hızlı ilerleyişinin ardından, ellerinde kalan son büyük yerleşim olan Halep kentini kaybedecekleri uyarısında bulundu. Halen kent merkezini ellerinde tutan muhaliflerin dış dünya ile tek bağlantı noktası, kentin kuzey bölgesinde bulunuyor. Muhaliflere silah ve malzeme yardımı, sadece birkaç yüz metre genişliğindeki bu bölgeden yapılıyor. Burasının da Esad güçlerinin eline geçmesi halinde muhaliflerin kent merkezini ellerinde tutmaları imkansız görülüyor. Kentteki muhalif gruplardan Suriye Devrimci Güçleri’nin sözcüsü Sami el Rej, Batılı ülkelerin kendilerine askeri yardım yapmamaları halinde kentin Esad’ın kontrolüne geçeceğini vurguladı. Kenti abluka altına alan ordu güçleriyle muhalifler arasında Halep’in kontrolü için 2 senedir çatışmalar yaşanıyor.
Vatan

Işid Kâbusu Bitmiyor: Kare Kare İnfaz
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Irak'ın kuzeyindeki Tıkrit yakınlarında cihat karşıtı aşiret savaşçıları olarak tanımlanan 13 Sünni'nin kurşunlanarak infaz edildiği fotoğrafları yayınladı. Fotoğraflarda, IŞİD'in daha önceki rehinelerine giydirdiği turuncu tulumlu 13 kişi, yerde diz çökmüş bir halde görülüyor. Her birinin arkasında ise maskeli IŞİD militanları yer alıyor. İkinci fotoğrafta ise infazı gerçekleştiren cihatçıların silahlarını havaya kaldırdığı görülüyor.
Akşam

POLİTİKA
Gülen Akp’yle İlişkisini Açıklasın
Türkiye, 14 Aralık 2014 Pazar gününe, rövanşist niyetlerin, intikamcı heveslerin, hukuku hiçe sayan zorbalıkların yeni bir operasyon ve gözaltı dalgasıyla uyanmıştır. Gözaltına alınan kişilere, 2009- 2010 yıllarında Tahşiyeciler ismiyle anılan gruba iftira atmak, suç ve delil uydurup kumpas kurmak, silahlı terör örgütü kapsamında sahtecilik yapmak suçlamaları yöneltilmiştir. Tahşiyecilerin kumpas kurbanı olduğu sonucuna varan ve bu maksatla hukuku harekete geçiren siyaset zihniyetinin, Türk askerine yönelik ağır tahrik ve tuzak konusunda çekimser davranması en açık tabirle çifte standarttır. AKP hükümeti, uzunca bir süredir rüşveti perdelemek, yolsuzluğu gündemden düşürmek, dikkatleri başka yöne çekmek için adalet cinayetleri işlemektedir. Bir medya organına baskın düzenlenmesi, gazetecilerin, dizi film yönetmenlerinin akıllara durgunluk veren suçlamalarla gözaltına alınmaları izaha muhtaç bir garabettir. 17-25 Aralık’ta foyası ortaya çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerçekleri bastırmak, dürüstlüğü mahkûm etmek için başlattığı inkâr ve saldırı kampanyası artık çok tehlikeli boyutlardadır. Erdoğan’ın 25 Ocak 2012 tarihinde; hakkı, hukuku ve demokrasiyi savunduğunu gururla söylediği, Türkiye’nin vizyonunu genişletip ufkunu açtığından övgüyle bahsettiği Zaman gazetesini girilecek ‘in’ seviyesine düşürmesi ibretlik bir sondur. Erdoğan tarafından ülkemizin fikir ve medya dünyasına renk kattığı ileri sürülen bir gazete bugün fitne kaynağı olarak sunulmaktadır. Ne olmuştur da yıllarca aralarından su sızmayan, gizli bir protokole imza atmışcasına bir ve beraber hareket edenler şu günlerde iki ayrı husumet kampında mevzilenmiştir? Paylaşılamayan, anlaşılamayan, uzlaşılamayan gerçekte nelerdir, hangi konulardır? Erdoğan’ın bir yıl önce, ‘Ne istediler de vermedik’ sözleriyle sitem ettiği Cemaat’e bugün düşman kesilmesi, 12 yıllık iktidar döneminde yanyana, kucak kucağa dururken birden bire ‘Paralel’ tezlerine sarılarak darbe seferine çıkması en başta milletimizi kandırma, kir ve pası örtme teşebbüsüdür. Şayet paralel devlet varsa, paralel virüs devlet bünyesine bulaşmışsa bunun sorumlusu, bunun suçlusu muhataplarından önce Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetleridir.
Hürriyet

Türkiye Dikta Yönetimine Gidiyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasiden vazgeçme gibi bir iradenin açıkça beyan edildiğini belirterek, “Bu vahim tabloyu değiştirmek bizim elimizde. Sağ-sol, ileri-geri demeden demokrasi, özgürlük, kadın erkek eşitliği, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, uygar toplumun bir parçası olmak isteyen bütün yurttaşlarımı CHP çatısı altına bekliyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, “Süratle Türkiye bir dikta yönetimine doğru gidiyor” uyarısında bulundu. Kılıçdaroğlu, Ankara’da bir otelde, Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) üyeleriyle “Türkiye’ye Yön Verenler” toplantısında bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Birisi söyleyecek, parlamento ona göre yasa çıkaracak, bu demokrasi değildir. Demokrasi güç ayrılığı ilkesini benimsemek demektir. Bana oy veren ‘milli irade’, vermeyen ‘milli irade değildir’ anlayışı demokrasi değildir. Süratle Türkiye bir dikta yönetimine doğru gidiyor. Basını özgür olmayan bir ülkenin halkı da özgür olamaz, haber alma hakkını kullanamaz. Kişiye, duruma, inanca, kimliğe göre hukuk olmaz. Hukuk evrenseldir. 17 Aralık operasyonlarından hemen sonra yasa değişiyor, ‘somut delile dayalı’ hukuk getiriliyor. Bitiyor 17 Aralık, ‘makul şüpheye dayalı hukuk’ getiriliyor. Eğer siz ‘yapılan yasal düzenlemeler doğru’, ‘makul şüphe doğru’, ‘üstünlerin hukuku olsun’, ‘ne demek AB, bize Ortadoğu yeter’ diyen bir anlayışı benimsiyorsanız, bu düzen devam edecek demektir. ‘Biz hukukun üstünlüğüne inanıyoruz, biz sosyal devletten yanayız. Biz özgür medyadan yanayız’ diyorsanız onun da adresi belli. CHP’nin temel felsefesi budur. Türkiye son 10-15 yılda dar bir koridora sokuldu. Siyaset bu koridorda yapılıyor, etnik kimlik, yaşam tarzı, inanç Birileri çıkıp, ‘etnik kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden siyaset olmaz’ demiyor. Birisi çıkıp, ‘yasama ve yargı benim için ayak bağıdır’ dediğinde, işadamı, sanatçı çıkıp ‘demokrasi tehlikeye giriyor’ demediyse sorun vardır ülkede. 2015’te seçimler geliyor, demokrasimizi yeniden birinci sınıf demokrasi haline getirmeliyiz. Bir değil, 100 Orhan Pamuk olması durumunda ülkenin saygınlığı artar. 100-150 üniversite, dünya sıralamasında ön sıralarda olursa Türkiye’nin saygınlığı artar. Biz saygınlığı neye endeksliyoruz, Atatürk Orman Çiftliği’nde yapılan saraya endekslemişiz. Bütün dünyayı kendimize güldürüyoruz. Türkiye AB’den dışlanıyor. Şanghay Beşlisi’ne özlem duyuluyor. Bu ülkelerin hangisinde demokrasi var? Demokrasiden vazgeçme gibi bir irade açıkça beyan ediliyor. Bu vahim tabloyu değiştirmek bizim elimizde.
Milliyet

‘Ne Gerekiyorsa Yapılacak’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, resmi ziyaret için Ankara'ya gelen Çad Başbakanı Kalzeube Pahimi Deubet'i Başbakanlık Merkez Bina'da askeri törenle karşıladı. Davutoğlu ve Deubet yaptıkları görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu gündemdeki 14 Aralık operasyonu ve AB'nin bu konudaki tepkisiyle ilgili şunları söyledi: Yürütülen operasyonlar yargı sürecidir. İçeride ve dışarıda spekülasyonlar, son derece haksız yorumlar yapılıyor. Ortada olan şey ne? Tamamıyla mağdur olan bir grup adına bir vatandaşın yaptığı şikayetle başlayan bir süreç. Daha birçok yürüyen soruşturma var. Onlarla ilgili çalışmalar zamanı geldiğinde yargıya intikal edecek. Bu, tamamıyla hukuki bir süreçtir. Yapılması gereken neyse yapılacaktır. Dört sene önce bir grup vatandaşımız, haksız ve temelsiz deliler üretilmek suretiyle son derece masum bir çalışma içindeyken ‘silahlı terör örgütü’ olarak gösterilip 17 ay haksız yere hapishanede kalıyorlar. Bu şikayet yargıya intikal ettiğinde, yargı süreci bu şikayetle ilgili çalışma yürütüyor. Yargı süreci hükümetimizle değil. Türkiye'de insan hakları ihlali bakımından dönüm noktası olacak bir davadan bahsediyoruz. Siyasi direktifle ya da basın özgürlüğünü kısıtlayıcı bir faaliyet değildir. Kimse hukuk devletine hesap verilmez konumunda değildir. Suç işleyenlerin gazeteci, siyasetçi ya da başka bir mesleği icra ediyor olması o suçun gereğinin yapılmaması getirmez. Kim suça iştirak etmişse mesleğinden bağımsız işlem yürütülür. Basın özgürlüğünü kısıtlayan bir şey varsa buna karşı da tavır alırız. Basın özgürlüğü anlamında bir kısıtlama gördünüz mü? En ağır ifadelerle hükümete dönük ki hükümet bu işin parçası değil en ağır ithamlarda bulunuldu. Fethullah Gülen'le ilgili soruşturma neyi gerektiriyorsa mutlaka yargı onun gereğini yapacak. Bizim, buradan yorumda bulunmamız doğru değil. Yargı süreci içinde bir talep söz konusu olursa kırmızı bülten ve diğerleri, bir suç söz konusu olduğunda hangi işlem yapılıyor ise hiçbir ayrım gözetmeden eşit durumdaki bir vatandaşa ne uygulama yapılırsa o yapılır. Bu konuda da kararlılığımız kesindir.”
Vatan

SPOR

Galatasaray Liv Hospital ile yollarını ayıran Furkan Aldemir, NBA kariyerine vakit kaybetmeden start verdi. Sarı-kırmızılı ekipte yaşadığı maddi problemler nedeniyle kulübünden ayrılan genç basketbolcu, 2012 yılında kendisini draft eden Philadelphia 76ers ile anlaştı. ABD ekibiyle 4 yıllık 12 milyon euroya anlaşan 23 yaşındaki basketbolcu, NBA’e giden 9. Türk basketbolcu oldu. Furkan NBA kariyerine ise neredeyse jet hızıyla girdi. Yeni takımıyla sadece bir tek idman yapan Aldemir, ardından Boston Celtics karşılaşmasında forma giydi. Philadelphia 76ers kendi sahasındaki mücadelede 105-87 yenildi. Müsabakada 9 dakika 32 saniye görev alan milli basketbolcu 2 sayı, 2 ribaundla oynadı, tribünlerden büyük alkış aldı. Karşılaşmanın yıldızı Boston Celtics’in Kanadalı pivoti Kelly Olynyk oldu. Tam 30 sayı kaydeden 23 yaşındaki oyuncu sahanın en skorer ismi olurken, 9 ribaunt aldı, 3 de top çaldı. 15 sayı ile Bradley ve 14 sayı ile Green Yoncalar’ın diğer etkili isimleri oldular. Philadelphia’da 19 sayı ile oynayan Nerlens Noel, 13’er sayıyla oynayan Covington ile Carter-Williams’ın çabaları ise mağlubiyeti engellemeye yetmedi.
Milliyet

F.Bahçe, 10 asından yoksun çıktığı Türkiye Kupası E Grubu’ndaki ikinci maçında Bayburt’u 3-1 yendi. 2’de Alper’in pasında Webo sol ayağıyla fileleri havalandırdı: 0-1. 24’te Orçun’un şutunda kaleci Mert’i geçen topu Selçuk kafayla uzaklaştırdı. 28’de Egemen, Orçun’a faul yaptı. Kazanılan penaltıyı Kazım kullandı, top Mert’te kaldı. 34’te kalecinin uzaklaştıramadığı topla Webo skoru 2-0 yaptı. 40’da Orçun vurdu, Mert kornere çeldi. 45’te Kadlec’in eline çarpan topta hakem bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. Kazım bu kez Mert’i avladı: 1-2. 61’de Ramazan Civelek müsait durumda topu dışarı attı. 65’te Ramazan’ın geliştirdiği atakta Diego ortaya çıkardı, Mehmet Topuz sert vurdu: 1-3. 75’te Mehmet Topuz’un şutunda top bu kez kaleyi bulmadı. 81’de İbrahim Halil’in yerden şutunda top Mert’te kaldı.
Star

Avrupa Ligi’nde Beşiktaş’a rakip olan Liverpool cephesinde bu kura pek de memnuniyetle karşılanmadı. Ada basını, şu anki Siyah-Beyazlı takımın 7 yıl önce 8-0 mağlup olan kadroyla alakası olmadığını vurguladı. Liverpool yerel gazetelerinden Echo, “Liverpool bu eşleşmede çok dikkatli olmalı. Demba Ba zaten Liverpool’un belalısı bir oyuncu. Bu sezon da toplam 16 golü var. Ekstra önlem alınması gerekir” diye yazdı. Senegalli oyuncu dışında Sosa ve Gökhan ’ın da tehlikeli olduğunu vurgulayan gazete, “Gökhan, Avrupa Ligi’ndeki tüm maçlarda oynadı ve 3 gol atarken, 3 golün de hazırlayıcısı oldu. Yaratıcı yönüyle Beşiktaş ataklarının hazırlayıcısı. Sosa da çok tecrübeli bir isim. Teknik Direktör Brendan Rodgers özellikle bu 3 ismi iyi izlemeli ve oyuncularına anlatıp, gerekli önlemleri almalı” yorumunu yaptı. Bu arada Liverpool kulübünün eski yıldızlarından Dietmar Hamann basına yaptığı açıklamada, “Liverpool kesinlikle daha iyi bir kura çekebilirdi. Beşiktaş kolay rakip değil. Türkiye deplasmanı her zaman çok zor olmuştur, orada hiç de dost canlısı olmayan bir taraftar topluluğu Liverpool’u bekliyor. Sadece maçın Olimpiyat Stadı’nda olması taraftar etkisini biraz azaltabilir” dedi.
Star

Ligde T.Konya'ya 5 atan G.Saray, 3. Lig'den Balçova önünde yenik başladı. Hat-trick'le gol sezonunu açan Pandev, Aslan'ı uçurdu. SAG açıkta oynayan Tarık Çamdal, takımdaki değişime vurgu yaptı: "En son milli takımda sağ açık oynadım. Güzel oluyor arada ön tarafta serbest topu alıp gitmek. Takım yeniden doğdu diyebiliriz. Herkes başka performans gösteriyor. Takımdaki ruh değişti.
Akşam

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme