18 Aralık 2014 Perşembe

18.12.2014 Genel Gündem


18.12.2014

GÜNDEM

1 Yıl Sonra
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yıldönümü nedeniyle dün birçok il ve ilçede protesto eylemleri düzenlendi. Ayakkabı kutuları ve ‘Hırsız’ yazılı pankartlarla yapılan eylemler kapsamında CHP’liler operasyonda adı geçen 4 eski bakanın maskeli şekilde resmedildiği dövizleri giydi. CHP Aydın İl Örgütü’nün önceki gece İstasyon Meydanı’ndaki parti binasına yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan eski bakanlar ile Bilal Erdoğan’ın maskeli fotoğraflarının bulunduğu pankartı asması üzerine kriz yaşandı. Polis tarafından indirildikten sonra gece CHP binasından yeni bir pankartın sarkıtılması üzerine polis özel bir vinçle pankartı tekrar indirdi. CHP’lilerin son olarak gece 02.00 sıralarında astığı ‘Halk yolsuzluğa sessiz kalmayacak’ yazılı pankart ise yerinde kaldı. TBMM Genel Kurulu’nda CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, kürsüye, ‘17-25 Aralık Haftası Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası olsun’ yazılı döviz asmak isteyince AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz müdahale etti. Yaşanan gerilim nedeniyle birleşime ara verildi. Birleşimin tekrar açılmasının ardından Özgündüz, aynı dövizi tekrar kürsüye astı. Bu sırada AK Parti grubunun ön sırasında oturan Antalya Milletvekili Gökçen Enç, hızla kürsüye yürüdü ve bu dövizi kaldırmak istedi. Yaşanan sözlü tartışma, AK Parti ve CHP’li milletvekillerinin araya girmesiyle sona erdi. Özgündüz, dövizi kürsüye asarak konuşmasını sürdürdü.
Hürriyet


‘Genelkurmay Tezat İçinde’
Balyoz davasında hakkında 16 yıl hapis cezası verilen ve 3.5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen’in “Fethullah’ın askerine selam vermem” sözlerine dava açıldı. 30 Ocak 1996’da Kardak kayalıklarına düzenlenen operasyona katılan iki subaydan biri olan Türkşen, hazirandaki tahliyesinin ardından iki ulusal gazeteye verdiği röportajlarda “Bize sahip çıkmadılar. Benden küçük çocuklar amiral şu anda. Onların arasında cemaatçiler de var. Fethullah’ın amiraline selam verecek değilim” demişti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede Türkşen’e zincirleme basın yoluyla astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye ve komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve hakarette bulunmak suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Milliyet’e konuşan Türkşen, sözlerinin arkasında olduğunu belirtti. Türkşen, “O gün ne söylediysem bugün de aynısını tekrarlıyorum. Bana açılan bu dava ne yazık ki şunu da gösteriyor; 14 Aralık’ta başlayan cemaat operasyonu TSK’ya asla sirayet etmeyecek. Zaman gazetesi ve Samanyolu TV’ye yapılan operasyonlar sürdürülüyorken Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), ‘Benim içimde bu tarz bir yapılanma yok demesi’ akla mantığa uygun değil. TSK’nın da bugüne kadar cemaatle ilişki olduğu düşünülen ve atılan pek çok da elemanı var. ‘Şu anda yok’ demek gerçeği inkâr etmekle aynı şey. Bu davayla TSK demek ki; ‘Ben böyle bir irade göstermeyeceğim. İçimdekileri çıkartmayacağım. Bunu dile getirenleri de cezalandırırım’ demek istiyor. Bana yapılan bunun en bariz örneği. Ama bir gün bu yapılanma da çıkacak ortaya, buna inanıyorum. Bir yerden patlak verecek. Böyle bir yapılanma olmaması mümkün değil, ortaya çıkmaması zaten mümkün değil” dedi.
Milliyet

Liderler Şeb-i Arus’ta Buluştu
Mevlana’nın 741’inci Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri’nin finali, Şeb-i Arus (Mevlana’nın, Allah’a sevgiyle kavuşma günü olarak düşündüğü ve düğün gecesi diye adlandırdığı gece) yapıldı. Konya'da 10 bin kişilik Büyükşehir Belediyesi Spor Salonu'nda yapılan geceye ilk olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ardından Çad Başbakanı Kalzeubet Deubet geldi. Başbakan Davutoğlu ise geceye eşi Sare Davutoğlu ile katıldı. Salona giren Başbakan Davutoğlu, Çad Başbakanı Deubet ile tokalaştı ancak aynı sıradaki Kılıçdaroğlu ile aralarında mesafe olunca ve korumalardan fark edemeyince yerine oturdu. Kısa süre sonra CHP liderini nu fark eden Davutoğlu, selamlaşmak için kalkıp yanına gitti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile salona en son gelen davetli oldu. Başbakan Davutoğlu ve Çad Başbakanı Deubet ile tokalaşan Erdoğan, aralarında mesafe olduğu için ayağa kalkan Kılıçdaroğlu'nu elini havaya kaldırarak selamladı. Kılıçdaroğlu da kafasını sallayarak selama karşılık verdi. Gecede konuşan Erdoğan, "Mevlana'ya, Yunus'a, Hacı Bektaş-ı Veli'ye, Ahmed- i Hani'ye sahip çıktığımız müddetçe, onların aşkla yoğurduğu medeniyete,sevgiyle inşa ettikleri muhabbete sahip çıktıkça, Allah'ın izniyle bu millet hiçbir şeyden korkmayacak, her dem yeniden doğmaktan da asla usanmayacaktır" dedi.
Vatan

Akyürek Gizledi
Hrant Dink suikastı soruşturması kapsamında dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in şüpheli sıfatıyla verdiği ifadede çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek'in Hrant Dink'in öldürüleceğine ilişkin bilgiyi gizlediğini iddia eden Güler, "Bilgi vermedi ve hatta Emniyet Müdürümüz Celalettin Cerrah, ısrarla ve defaatle 'Ramazan bu konuda senin herhangi bir bilgin var mı' diye sormasına rağmen Ramazan Müdür hiçbir bilgi vermedi'' dedi. Ramazan Akyürek'in, Ali Fuat Yılmazer ile paylaştığı bilgileri kendileriyle paylaşmadığını söyleyen Güler, cinayetten sonra Ali Fuat Yılmazer'in soruşturma savcılarıyla görüştüğünü ve birtakım belgeler verdiğini ifade etti. Ramazan Akyürek'in, 'Arkadaşlar ne derlerse onu yaparım' dediğini iddia eden Güler, kendisine 'yapılan baskılardan' İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı haberdar ettiğini, 5-6 gün sonra da cinayettin işlendiğini ve yerine Ali Fuat Yılmazer'in atandığını ifade etti. Trabzon Emniyeti'nin, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı (EGM-İDB) ve İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne iki farklı yazı gönderdiğini söyleyen Ahmet İlhan Güler, yazıların içeriğine dair şu bilgileri verdi: "Bize gönderilen yazıda 'ses getirecek eylem', İDB'ye gönderilen yazıda ise 'ne pahasına olursa olsun öldürüleceği' bilgisi gönderildi." Güler, "Eğer bize Dink'in öldürüleceği bilgisi verilse idi çok daha üst düzeyde ele alırdık" dedi.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 89, 6881-89, 8025                            
ABD Doları 2, 3387-2, 3402
Euro 2, 8878 -2, 895
İngiliz Sterlini 3, 6453-3, 6584                

Kadınlara Koç Gücü
KOÇ Holding, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (BM Kadın Birimi- UN Women) ile Türkiye’de kadınların toplumsal ve ekonomik hayatta güçlenmesine katkıda bulunmak üzere işbirliği anlaşması imzaladı. Koç Holding CEO’su Turgay Durak, Koç Topluluğu’nun uzun yıllardır hak temelli ve insan odaklı bir yaklaşımla kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdiğini belirterek, “Kadınların güçlenmesi ile tüm toplumun kazançlı çıkacağına dair ortak inancımızla, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi ile yapacağımız çalışmaların önemli bir katma değer yaratacağına inanıyorum” dedi. Anlaşmayı, Durak ve UN Women Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Türkiye Temsilcisi Ingibjorg Gisladottir 10 Aralık’ta imzaladı. Durak töreninin ardından yaptığı açıklamada, Koç Topluluğu’nun uzun yıllardır hak temelli ve insan odaklı bir yaklaşımla kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdiğini belirtti. Durak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın oluşturduğu “İş’te Eşitlik Platformu”nun ekonomik hayatta kadınların güçlenmesi için özel sektöre önemli sorumluluklar yüklediğini hatırlatarak “Ekonomik hayatta kadınların güçlenmesi için başlattığımız çalışmaları yeni bir işbirliği ile destekleyecek olmaktan da ayrıca mutluluk duyuyoruz. UN Women ile de Türkiye’de kadının güçlenmesi için yeni çalışmalar başlatma yolunda imza attığımız işbirliğinin hayırlı olmasını diliyorum. Bu konuda yapılacak çalışmalar ile toplumun tüm kesimlerinin kazançlı çıkacağına inanıyoruz” dedi. UN Women Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Türkiye Temsilcisi Ingibjorg Gisladottir ekonominin gelişmesi ve yaşamın her alanında ilerlemenin kaydedilmesi için kadının güçlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar ve kız çocuklarının haklarını savunmak için küresel düzeyde yaptığımız çalışmaları, Türkiye’de de sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Kadınların ve kız çocuklarının önünde engel oluşturan tüm olumsuz normlar ve uygulamaların değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gisladottir şöyle konuştu: “Dünya İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’de kadınların güçlenmesi için Koç Holding ile başlattığımız bu işbirliğine büyük değer veriyoruz. Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesinden ve kadınların temel insan haklarının korunarak, tam olarak yaşama geçirilmesinden hepimiz sorumluyuz.”
Hürriyet

Zehirli Güzellik
Ayakkabıdan sonra kozmetik ürünlerde de zehir tehlikesi korkutuyor. Kullanılan kimyasal maddeler sebebiyle zaten yüzde 100 güvenli olmayan kozmetik ürünlerin şimdi de kaçak ve zehirlileri piyasayı sardı. Son dönemde sahte parfümler sebebiyle yaşanan sağlık problemleri üzerine yoğunlaştırılan denetimler, tehlikenin tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu ortaya çıkardı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, yılın ilk 6 ayında 6 bin 70 adet kozmetik ürün denetlendi. Bunlardan 5 bin 381’inin, yani yüzde 89’unun ‘tehlikeli’ olduğu tespit edildi. Bu ürünlerin 5 bin 88’inin ise ‘kaçak ve sahte’ olduğu ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre güvensiz ve kaçak ürünlerin 5 bin 88’i kaçak ve sahte parfüm, 253’ü sahte tüy dökücü krem ve spreyden oluştu. Ayrıca kaçak ve sahte cilt maskesi, karınca yağı, sahte ve tehlikeli şampuanlar yakalandı. MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin soru önergesi üzerine açıklama yapan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yapılan denetimlerin sonuçlarına bakıldığında, uygunsuz ve güvensiz bulunan ürün sayısındaki çokluğun, sahte ve kaçak ürünleri hedef alan çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti. Müezzinoğlu, tüketicinin korunması ve daha etkili denetim yapılabilmesi amacıyla da denetim ekibini güçlendirdiklerini, kozmetik ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimini yürütmek amacıyla 100 ürün denetmen yardımcısı alındığını söyledi.
Türkiye

Otomobilde Kur Zammı Olacak Mı
Son günlerde TL karşısında rekorlar kıran doların yanı sıra artan euro kurları, otomotivde fiyat artışları olup olmayacağı konusunu da gündeme getirdi. Sektör temsilcilerinin bir bölümü, dövizdeki hareketlenmenin durulup, eski seviyesine inebileceği görüşünü savunurken, büyük kısmı da yüksek seyretmesi durumunda zamların kaçınılmaz olacağını belirtiyor. Gerek Rusya’da rublenin aşırı değer kaybı, gerekse de petrol fiyatlarının ve diğer etkenlerden kaynaklanan dolar hareketlenmesi, yılın son günlerinde otomotiv sektöründe de karışıklık yarattı. Gelecek yılın planları ve bütçeleri için toplantılar yapan firmaların çoğu, bir strateji belirlemeye çalışırken, döviz kurlarında yaşanan hareketlenme dolayısıyla karar vermekte zorlanıyor. Ancak genel görüş, şimdilik 2015 öngörülerinde radikal değişikliğe gitmemek ve izlemede kalıp, gerekli düzeltmeleri kurlar, iç durum ve dış risklere göre yapmak yönünde. “Geçen cumadan bu yana yaşananları kimse öngörmüyordu” diyen Otomotiv Distribütörleri Derneği Genel Koordinatörü Hayri Erce, şimdiden bir şey söylemenin zor olduğunu, ancak 2015 ile ilgili pek çokr belirsizlik bulunduğunu belirtti. İzlenmesi gereken, biribirine bağlı iç ve dış parametrelerin çokluğuna işaret eden Erce, kur artışlarının etkisini zaten “çok kısa sürede” gösterdiğini, faizlerdeki oynamaların etkilerinin ise daha geç görülebildiğinin altını çizdi. Erce, dövizdeki oynamaların tüketici güveninde her zaman daha sert değişime neden olduğunu da vurguladı. Döviz kurlarında bundan önce de mayıs ayında yükselişler yaşandığını, otomobil satışlarının da bundan etkilendiğini hatırlatan Erce, “Şayet bu kez de kurlar, yukarıda kalmaya devam ederse elbette fiyatlarda artışlar ve talepte daralmalar olabilecektir. Ancak, fiyatlarda ne kadar artış olur, bunu şimdiden kestirmek zor. Elbette firmalar, gerek stokları gerekse de maliyetlerine göre kendileri ayarlar” değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet

2 Dev Santral Satıldı Geriye ‘Soma’ Kaldı!
Orhaneli ve Tunçbilek termik santralleri ihalesini 521 milyon dolarla Çelikler İnşaat aldı. Son ihaleyle birlikte devletin elinde bulunan yaklaşık 6 bin 500 MW kapasiteli termik santraller özelleştirilmiş oldu, geriye özelleştirme portföyündeki Soma kaldı. İhaleye Çelikler İnşaat’ın yanı sıra Bereket Enerji, Alsim Alarko Sanayi ve Konya Şeker Sanayi katıldı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndaki ihalede ilk olarak kapalı elemesiz teklifler alındı. Elemesiz turda verilen en yüksek teklif 160 milyon dolar oldu, daha sonra iki elemeli tur gerçekleştirildi. Bereket Enerji Üretim AŞ, elemeli turların ilkinde en düşük teklifi vererek ihaleden elenirken, ikinci turda elenen firma ise Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret AŞ oldu. Açık artırmada başlangıç tutarı 463 milyon 800 bin dolar, artırım aralığı ise 100 bin dolar olarak belirlendi. Açık arttırma, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret AŞ ve Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi AŞ arasında devam etti. Konya Şeker Sanayi ve Ticaret AŞ, ihaleden çekildi. Yaklaşık 30 dakika süren ihalede, en yüksek teklifi 521 milyon dolarla Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi AŞ vermiş oldu. Tek üniteli Orhaneli’nin 210 MW kurulu gücü bulunurken; santralde yakıt olarak BLİ’den temin edilen linyit kullanılıyor. Üç üniteli Tunçbilek’in ise 365 MW kurulu gücü bulunuyor. Çelikler Holding’in aynı zamanda Kütahya Seyitömer termik santrali ve linyit madenleri bulunuyor. Geriye, yaklaşık bin MW kurulu güce sahip Soma Termik Santrali kaldı. Soma B Termik Santrali için son teklif süresi yarın. Özelleştirme Yüksek Kurulu, Soma A Termik Santrali’ni ise özelleştirme kapsamından çıkarmıştı. EÜAŞ’nin elinde başka termik santraller de bulunuyor ancak bunlar henüz özelleştirme portföyünde değil. Soma’nın özelleştirilmesi, bölgede yaşanan maden faciasının ardından işçileri darbe olacağı gerekçesiyle muhalefet tarafından eleştiriliyor. Daha önce özelleştirilen bazı termik santraller için halen protestolar yapılıyor.
Milliyet

Dev Malezyalı, Petrol Ve Gaz İçin Geliyor
Türkiye petrol ve doğalgaz aramada dev bir ortaklığa daha gidiyor. Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Malezyalı Petronas, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile kritik bir işbirliği yapacak. Enerji yönetiminden edinilen bilgilere göre 2015 yılı içerisinde Petronas, Akdeniz’de petrol, Trakya’da ise doğalgaz arama faaliyetine başlayacak. Malezyalı Petronas’ın Türkiye’ye hem bölgedeki fonksiyonu hem de enerji kaynakları açısından önem verdiğine dikkat çeken TPAO kaynakları “Türkiye’nin hem denizlerinde hem de karalarında petrol ve gaz arama faaliyetlerimiz aralıksız sürüyor. Bu kapsamda kritik bir görüşme daha gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl Petronas firması petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama faaliyeti için gelecek” dedi. Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere çok sayıda ülkede petrol ve doğalgaz arama faaliyeti yatırımı gerçekleştiren Türkiye, kendi topraklarında da arama faaliyetleri gerçekleştirecek. Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Shell’in arama gemisi yine önümüzdeki yıl Şile’nin 100 kilometre açıklarında petrol ve gaz arayacak. Türkiye’nin Rusya ile doğalgazda indirim pazarlığı devam ederken Ceyhan’ın ardından Trakya da enerji merkezi oluyor. Rusya’dan gelecek gaz Trakya’dan girecek. Böylece Trakya bir doğalgaz merkezi olacak. Burada LNG tesislerinin de kurulabileceği, geniş bir alan oluşturulacak. Trakya’nın İran, Irak, Rusya, Azerbaycan gibi çok sayıda ülkenin yeni yatırımları için büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin en fazla doğalgaz rezervi ve üretimi Tekirdağ ve Düzce’de yapılıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise kaya gazı potansiyeli ile dikkat çekiyor.
Star

Sabır Sabır Ya Sabır!
ABD Merkez Bankası Fed, yılın son Açık Piyasa Komitesi toplantısını yaptı. Fed, faizleri sıfır seviyede tutmaya yönelik yönlendirmesini "kaydadeğer bir süre" tanımıyla devam ettirdi. Ancak Fed yetkilileri, faizlerin 2015 ikinci yarısından itibaren yüzde 1,125 seviyesine yavaş şekilde çıkarılacağını da işaret etti. Fed'den yapılan açıklamada, "Faizlerin ne zaman yükseltilmeye başlanacağına yönelik sabırlı olunacağı" ifadesini kullandı. Analistler kaydedeğer süre ile sabır ifadesinin aynı anda kullanılmasının şaşkınlığını yaşadı. İlk ifade çıkarılıp yerini sabır almış olsaydı, faiz artırımının ilk çeyrek itibarıyla yapılabileceği şeklinde algılanacaktı. Ancak FED tonlama değişikliği yapmayı tercih etti ve hem uzunca bir süre hem de sabır ifadesini kullanmayı tercih etti. Böylece faiz artırımına başlamak için en az 2 çeyrek daha bekleyeceğini yani 2015 Haziran'ının görülebileceğini ima etti. Rusya'da Ruble'nin sert hareketleri yüzünden git gellerle dolu bir dönem geçiren piyasalar esas karar verici olan FED'in iki gün süren toplantısının sonucuna kilitlenmişti. FED'in toplantı sonrası yapacağı açıklamada tek bir cümlenin yerinin değişmesi bile dünyada tüm hesapları değiştirecekti. Toplantı sonunda "Faizlerin uzunca bir süre sıfıra yakın düzeyde kalacak" ifadesinin değiştirilip değiştirilmeyeceği merakla bekleniyordu. Bu ifade toplantıda FED başkanlarının tartışmasına açıldı. Bazı FED yetkilileri çok iyi gelen istihdam artışından sonra bu ifadenin kaldırılmasını istedi. Bazı FED üyeleri ise bir süre daha bu ifadenin tutanaklarda kalmasından yana görüş beyan etti. Günün sonunda tonlama değişikliği ile her iki tarafında makul görebileceği değişik bir dil kullanılmış oldu. FED'in bu beklenmeyen ifadesi piyasalarda da karışık bir seyre neden oldu. İfadenin kalkması doların tüm para birimleri karşısında biraz daha güçlenmesi anlamına gelecek. Özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri son 1 haftadır güçlü gelen istihdam verisinden sonra dolar karşısında değer yitirmiş vaziyette. Ancak bu ifadenin kalkması halinde gelişen ülkelerden para kaçışının belirgin biçimde keskinleşme ihtimali de var. Buna petroldeki düşüş ve yanıbaşımızdaki Rusya'nın krize gireceği beklentisi eklenince TL en kırılgan para birimlerinden birine dönüşebilir.
Vatan

İstediğimizi Alamadık
Rusya’nın yüzde 6 indirim önerdiği doğalgaz fiyatında pazarlık sürerken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Petrol fiyatına bağlı doğalgaz formüllerinde henüz istediğimiz rakam oluşmuş değil” dedi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçelerinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yıldız, “Petrol fiyatları düşüyor, elektrik fiyatları düşmüyor mu?” diye sorulduğunu kaydederek, “Tabii ki petrol, doğalgaz ürünlerinden olan elektrik fiyatları bundan etkilenir. Ancak petrol fiyatına bağlı doğalgaz formüllerinde henüz istediğimiz rakam oluşmuş değil. Bizim şu anda aldığımız fiyattan daha aşağı sattığımız doğalgaz fiyatı var. BOTAŞ’ın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 6 milyar TL ödemesi var. Bunları yaptıktan sonra bunları değerlendireceğiz” diye konuştu. Bakan Yıldız, Rusya’dan alınacak doğalgazda indirim yapılmasına yönelik görüşmelerin devam ettiğini de dile getirdi. Yıldız, 3. nükleer santralle alakalı herhangi tespit edilmiş ve netleştirilmiş yer bulunmadığını belirterek, “3. santralin kurulması ile alakalı bir hedefimiz bulunmamaktadır. İğneada ile alakalı da herhangi bir karar verilmiş değil” şeklinde konuştu. Nükleer teknolojinin çok farklı bir şey olduğunu, nükleer teknolojiye sahip olmaya çalıştığımızı anlatan Yıldız, bununla ilgili eğitim çalışmalarına devam edildiğini kaydetti. Yıldız, “Ama bizim nükleer bomba yapmak gibi hedefimiz yok. biz bunun ancak barışçıl amaçlarla kullanılmasını istiyoruz” dedi. “Gökova’da yeni termik santral kurulup kurulmayacağı” ile ilgili soru üzerine, Yıldız, “Yeni ünitelerin kurulacak olması, yeni santral anlamına gelmiyor” ifadesini kullandı.
Vatan

Nükleer Santrallarda Yerli Yakıt Dönemi
Nükleer santrallar için yol haritasını çizen hükümet, stratejik bir adım daha atıyor. İnşa edilecek nükleer santrallarda "yerli hammadde" kullanılması için kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Türkiye'nin uranyum ve toryum kaynakları belirlenerek, dışa bağımlılık ortadan kaldırılacak. İki kaynaktaki rezervler, yeni nükleer santralların geleceğine de ışık tutacak. Stratejik çalışma, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi (NEPUD) Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek. Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGM), Maden Teknik Arama (MTA) ve ETİ Maden çalışmalara destek verecek. Beş yıl sonunda uranyum ve toryum kaynaklarının rezerv tespit çalışmalarının tamamlanması ve üretim için fizibilitenin yapılması planlanıyor. Özellikle toryumla ilgili hedef, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun geçen ay açıkladığı "Dönüşüm Programı"nda yer almıştı. "İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı Eylem Planı"nda, toryumun nükleer enerji üretiminde kullanılmasına yönelik uluslararası çalışmalarda yer alınması kararlaştırılmış ve bu yönde ARGE faaliyetlerinin öncelikle destekleneceği vurgulanmıştı.
Akşam

5 Yılda 3.7 Milyon Borçlu Yasal Takip Altına Girdi
Bankalara bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemediği için, 2009 yılından bu yana yasal takip altında alınan kişi sayısı 3.7 milyona ulaştı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin, 'Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı İstatistikleri' raporuna göre, 2009-2014 döneminde, 1.8 milyon kişisi bireysel kredi borcundan ve 1.9 milyon kişisi de bireysel kredi kartı borcundan yasal takibe girdi. Buna göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı, ekimde bir ay önceye göre yüzde 4.0 artarak 1.8 milyon kişiye ulaşırken, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı yüzde 1.0 azalarak 1.9 milyon kişiye geriledi. 'Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı İstatistikleri' raporuna göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısı yılın ilk 10 ayında, geçen yıla göre 10 bin kişi artarak 714 bine çıktı. Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısı ise aynı dönemler itibarıyla 118 bin kişi artarak 1.1 milyon kişi oldu.
Akşam

DÜNYA

1974’te Tecavüz İddiası Kktc’yi Karıştırdı
KKTC Meclisi’nde 2015 bütçe görüşmeleri sırasında iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) feminist milletvekili Doğuş Derya’nın, “Kilise ilk defa 74 yılında kürtajı serbest bıraktı. O kadar çok Kıbrıslı Rum kadın vardı ki tecavüze uğrayan” demesi adayı karıştırdı. Milliyetçi örgütler Derya’yı ‘Türk ordusunu tecavüzle” suçladığı gerekçesiyle kınarken, Doğuş Derya sosyal medya üzerinden küfür edenler hakkında dava açma kararı aldı. Milletvekili seçildiği 2013 seçimlerinde meclis kürsüsünden ettiği ‘Federal Kıbrıs’a bağlılık’ yemini nedeniyle uzun süre tartışmaların odağında kalan Derya, milliyetçi milletvekillerinden Zorlu Töre’nin çözüm karşıtı görüşlerine cevap vermek üzere önceki akşam mecliste kürsüye çıktı. Derya, adada ‘faşizmin faşizmi beslediğini’ belirterek, “Kıbrıslı Rumlar, Ermeniler ve Maroniler de en az bizim kadar acı çektiler, kaybettiler, evlerinden kovuldular, mülklerinden oldular, tecavüze uğradılar” dedi.
Hürriyet

Filistin’in Tanınması “İlke Olarak” Kabul Edildi
Avrupa Parlamentosu, Filistin’in devlet olarak tanınmasına “ilke olarak” destek veren bir kararı 88 oya karşı 498 oyla kabul etti. AP Genel Kurulu’nda yapılan oylamada 111 parlamenter ise çekimser kalmayı tercih etti. Fetih Hareketi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Baş Müzakereci Nebil Şaas, “Tarihi bir karar. Filistin halkı için çok önemli olan bu konuya yönelik Avrupa’daki değişimin derecesini gösteriyor” dedi.
Türkiye

Nasrallah’ın Koruması Mossad Köstebeği Çıktı!
İsrail’in Ortadoğu’daki en amansız düşmanlarından, Lübnan merkezli Şii örgütü Hizbullah’ın kalbine yerleştirilmiş bir köstebek ortaya çıkarıldı. Lübnan’dan yayın yapan haber sitesi El Naşra’ya göre haftalar önce tutuklanan Mossad ajanı, Hizbullah‘ın spesifik İsrail hedeflerine yönelik çalışan elit birliği “Ünite 910”un üyesiydi. Adının kısaltması M. Sh. olarak verilen Hizbullah üyesinin, Mossad birkaç yıl önce bir Güney Asya ülkesinde saflarına katmış. M. Sh.’nin İsral’e çalıştığı yıllar boyunca; Şam’da Hizbullah lideri İmad Mughniye’nin öldürülmesi, Peru’da yakalanan Hizbullah üyesi Muhammed Amadar’ın ihbar edilmesi gibi karşı istihbarat faaliyetinde bulunduğuna inanılıyor. Kuveyt gazetesi Al Rai’ye göre M. Sh., Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın güvenliğinden sorumluydu. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Genel Mahkemesi, Hamas’ın birliğin “terör örgütü” listesinden çıkarılmasını istedi. Lüksemburg merkezli mahkeme, Hamas’ın 2001’de listeye alınmasının makul yasal gerekçelere dayanmadığı hükmüne vardı. Karar tavsiye niteliği taşıyor.
Milliyet

Afganistan’da Bankaya Saldırı: 7 Ölü, 7 Yaralı
Afganistan’ın güneyindeki Helmand kentinde bir banka şubesine dün düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü, 7 kişi yaralandı. Üzerinde bomba düzeneği bulunan saldırganlardan birinin bankanın girişinde bombayı patlattığı, diğer saldırganların da bankaya girdiği belirtildi. Saldırıyı düzenleyen militanlar 22 banka çalışanı ve içerideki sivilleri rehin aldı. Militanlarla güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar üç saat sonunda bitti. Suçlamaların merkezindeki Taliban, olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Taliban militanları 2011 yılında da ülkenin doğusundaki Nangarhar kentinde aynı bankanın şubesine saldırarak onlarca kişiyi öldürmüştü. Afganistan güvenlik güçleri mensuplarının maaşları, Neway Kabul Bank isimli bu banka üzerinden ödeniyor.
Milliyet

Pakistan ‘İdam Fermanı’nı İmzaladı
Pakistan, Taliban’ın ülkedeki kolu Tehrik-i Taliban Pakistan’ın (TTP) yaptığı katliama ağlıyor. Salı günü Hayber-Pahtunhva eyaletinin Peşevar kentinde Taliban’ın asker çocuklarının eğitim aldığı okula yaptığı katliam sonucunda ölü sayısı 132’si çocuk olmak üzere 148’e çıktı. Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, 2008’de uygulanması askıya alınan idam cezasının terör suçları için tekrar uygulanacağını açıkladı. Ülkede 8 bin kişinin idam sırasında olduğu belirtilirken, bu kişilerin ne kadarının terörle ilgili suçlardan yargılandığı net değil. Karar ile hapisteki Taliban üyeleri de idam edilecek. Olayın ardından başkentteki programını keserek Peşaver kentine giden Şerif, bütün siyasi parti liderlerini terörle mücadele konulu toplantıya çağırdı. Peşaver’deki toplantıya, dört aydır hükümet karşıtı protestolarını sürdüren Pakistan Adalet Hareketi Genel Başkanı İmran Han da katıldı. Parti, saldırıdan sonra 18 Aralık’ta hükümete karşı ülke genelinde düzenlemeyi planladığı protesto gösterileri ve grevi iptal etti. Pakistan Genelkurmay Başkanı Rahil Şerif ise “İslamcı militanlar tamamen imha edilene kadar sürecek bir operasyon” sözü verdi. Taliban’ın mevzileri Pakistan savaş uçakları tarafından vuruldu. Öte yandan Pakistan Ordu Sözcülüğü, Taliban militanlarına yönelik ortak askeri operasyon düzenlenmesi konusunda Afganistan yönetimi ile anlaşıldığını açıklarken, Pakistan istihbarat kaynakları da teröristlerin Peşaver’deki okula düzenledikleri baskın sırasında Afganistan’la telefon görüşmesi yaptıkları bilgisini paylaştı. Bütün ülke kaybettiği vatandaşları için yas tutarken katliamın yapıldığı okulun kapıları basına açıldı. Basın mensupları, sınıflarda her yerde kan olduğunu ve mermi deliklerinin okulun her yerinde görüldüğünü kaydetti. Başkent İslamabad’da düzenlenen anma törenlerinde bir kadın, “Yaşadığım acıyı ve öfkeyi anlatmak için kelimeler yetmez. Bu çocukları hayvan gibi katlettiler” derken bir başka Pakistanlı anne ise bu katliamı gerçekleştirenlerin asılması gerektiğini haykırdı. Taliban’ın Afganistan kolu ise masum çocukları öldürmenin İslam’a aykırı olduğunu söyledi. Açıklamada, “Afganistan İslam Emirliği, her zaman çocuklar ve masum insanların öldürülmesini kınamıştır. Masum insanların, kadınların, çocukların bilerek öldürülmesi, İslam’ın ve İslam hükümetinin prensiplerine ayrkıdır” denildi. Pakistan ordu sözcülüğü, Taliban militanlarına yönelik ortak askeri operasyon düzenlenmesi konusunda Afganistan yönetimi ile anlaşıldığını açıkladı.
Milliyet

‘Hamas, Ab’nin Terorist Listesinden Cıkarılmalı’
Avrupa Birliği (AB) Genel Mahkemesi, Brüksel’in Gazze’de iktidarda bulunan Hamas örgütünü terör örgütleri listesinden çıkartmasına karar verdi. Hamas’ın yaptığı başvuruyu değerlendiren mahkeme, örgütün listeye alınmasında ‘teyit edilmiş gerçek eylemler yerine, basın ve internette yer alan iddiaların dayanak gösterildiğine’, bunun da hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, kararına AB Komisyonu ya da 28 üye ülkeden gelebilecek itirazlar nedeniyle Hamas’ın AB’deki mal varlığının dondurulmasına yönelik kararın 3 ay daha sürmesine karar verdi. Brüksel kaynakları, mahkemenin ‘prosedür gereği’ aldığı kararın AB’nin Hamas’la ilgili görüşlerinin değiştiği anlamına gelmediğini savundu. AB yetkilileri, 11 Eylül saldırılarının ardından ilk olarak 2001’de Hamas’ın askeri kanadını, ardından 2003’te de siyasi kanadını terör örgütleri listesine almıştı. AB Genel Mahkemesi, 1988’de Avrupa Adalet Divanı’nın çalışmalarına yardımcı olması için kurulmuştu. AB’nin en yüksek yargı organı olan Adalet Divanı’nın kararları birlik nezdinde bağlayıcı. Hamas’ın Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk yaptığı açıklamada kararı ‘adaletin zaferi’ olarak nitelendirdi.
Vatan

Abd İle Kuba 50 Yıl Sonra Barıştı!
Amerrika Birleşik Devletleri ile Küba arasında 1961’de bozulan ilişkilerde dün tarihi bir gün yaşandı. ABD Başkanı Barack Obama ile Küba Devlet Başkanı Raul Castro, 45 dakikalık telefon görüşmesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin düzeltileceğini açıkladı. Küba halkına seslenen Obama, “Amerika dostluk elini uzatıyor” dedi, sözlerine şöyle devam etti: “50 yıl aradan sonra ilişkileri normalleştirmek için görüşmelere başlayacağız. Küba’da bir büyükelçilik açılacak. Görüş ayrılığına düştüğümüz yerleri değil, anlaştığımız konuları öne çıkaralım. Birlikte çalışırsak, bu Küba’nın da, ABD’nin de, dünyanın da yararına olur. Dışişleri Bakanı John Kerry’ye diplomatik ilişkilere başlanması için gerekli talimatları verdim. Öncelikle seyahat yasağını kaldırmayı uygun gördük. Üç Küba ajanına karşı çok önemli istihbarat ajanı serbest bırakılacak. Bu adam sadece birkaç kişi tarafında biliniyor. İzolasyon hiçbir işe yaramıyor, yeni yaklaşım gerek. Halklar arasında iletişimi hedefliyoruz. Küba’ya olan yaptırımlarımız, teknolojiye erişimlerini engelledi. Bu yüzden telekomünikasyon hizmetlerinde yardımcı olacağız. Konsey’de ambargoyu kaldırmak için uğraşacağız.” Küba Devlet Başkanı Castro ise “Obama ile telefonda görüştüm. 3 Kübalı ajan Küba’ya döndü. Katkı sağlayan Vatikan ve Kanada’ya teşekkürlerimi sunarım” ifadesini kullandı. Küba, 2009’da yasaklı teknolojiyi ülkeye getirmek suçundan tutukladığı ve 15 yıl hapis cezasına çarptırdığı Alan Gross’u ve adı gizli tutulan bir ABD ajanını bıraktı.
Vatan

Hamas İçin Avrupa 'Birliği
Avrupa İsrail’e karşı Filistin lehine tarihi kararlar almaya devam ediyor. Avrupa Birliği ülkelerinin bir bir Filistin’i devlet olarak tanımaya dönük oylamalarının ardından ikinci bir tarihi adım da AB mahkemesinden geldi. Avrupa'nın en büyük ikinci mahkemesi olan Lüksemburg merkezli Avrupa Adalet Divanı, Hamas'ı terör örgütü listesinden çıkarma kararı aldı. Mahkemenin Hamas'ı listeden çıkarma gerekçesi olarak, Hamas'ı terör örgütü olarak suçlayacak yeterli delilin bulunmaması gösterildi. Ancak mahkeme, Hamas'a uygulanan tedbirlerin üç aylık geçici bir süre ya da temyiz süresi sonuna kadar sürmesini kararlaştırdı. Mahkeme, tedbirlerin uygulanmaya devam etmesinin Hamas'ın faaliyetlerine değil, medyada Hamas'la ilgili çıkan suçlamalara dayandığını kaydetti.
Akşam

POLİTİKA

Çürük Diş Çekilir
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Bugün 17 Aralık, bu ülkenin milli iradesine, sandık hukukuna, istikrarlı yönetimine, kuzu postuna bürünmüş kurtların tuzak kurduğu bir gün” diyerek ‘ağızdaki çürük dişlerin gerekirse çekilebileceği’ yorumunda bulundu. Sağlık Turizmi Marka Zirvesi’nde konuşan Müezzinoğlu, özetle şunları söyledi: Bir ülke ki milli iradesiyle başbakan seçecek, hukuk kanalıyla o Başbakan’ı 60’lı yıllarda idama götürecekler, ‘Hukuk doğru karar verdi’ denecek. Bir ülke ki, milli irade hükümet seçecek, darbeler yapılarak, tanklar yürütülerek ‘Ne kadar güzel, zaten gerekliydi’ denilecek, milli irade yok farz edilecek. Bir ülkede milli iradeyle bir siyasi parti iktidar olacak, kapatma davası açılacak, birileri alkış tutacak. Birileri milli irade ile sandıktan ‘Beni yönet’ diye seçecek, birileri Emniyeti, istihbaratı, adaleti, hukuku tuzaklarla, senaryolarla tuzağa düşürecek. Milli iradenin canına okuyacak, ‘Cambaza bak cambaza bak’ diye cambazlık yapacak. Bütün yönetimlerde zaman zaman hata yapan, yanlış yapanlar olabilir. Benim örneğimle, ağzımda çürük diş olabilir. Diş hekiminin görevi çürük dişi ya dolgusunu yapmaktır, tedavisini yapmaktır, yetmiyorsa o dişi çekmektir. Diş hekiminin görevi beni öldürmek değildir. Bu milletin hak ve hukukuna birileri belirli grupçukların, grupların mağduriyetini merkeze getirerek veya onları mağdurmuş gibi göstererek, milleti mağdur etme senaryoları bu ülkede artık bitmeli. Biz, bazen gündelik pompalamalarla veya gündelik birilerini mağdur gibi göstererek Evet medya özgürlüğüne, medya mensupları ne kadar etik anlamda sahiplerse o kadar onların yanındayım, ama herkese dokunulabildiği, yanlış yaptığında herkese demokrasilerde, hukuk devletlerinde nasıl dokunulabiliyorsa, bu medya mensubu ise de medya mensupluğu dışında bir yanlışı yaptıysa, kusura bakmasın hukuk ona dokunur. Demokrasi ona dokunur. Hukuk devleti buralarda ülkenin ve milletin geleceği için gereklidir. O nedenle tarafsız ve bağımsız hukuk diyoruz.”
Hürriyet

Tavus Kuşuyum Diyen Çakallar Var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün akşam Konya’da yapılan Şeb-i Arus töreninde buluştu. Erdoğan yaptığı konuşmada Mevlanalı örneklerle Fethullah Gülen cemaatini eleştirdi. Şeb-i Arus törenlerindeki geçtiğimiz yıllarda kalkan protokol konuşmalarının bu sene tekrar başlaması dikkati çekti. Bu nedenle geçen yıl konuşmayan Erdoğan bu sene uzun bir konuşma yaptı. Erdoğan Mevlana’nın tüm eserlerinde, en çok da maskeyle dolaşan sahte din rehberleri konusunda uyardığını ifade etti. Erdoğan, Mevlana’nın, sahte din rehberlerini, “rengarenk boya küpüne düşüp arkadaşları arasında ‘ben renkli bir tavus kuşuyum’ diye böbürlenen çakallara benzettiğini” hatırlatarak, şunları kaydetti: “Mevlana uyarısında ne kadar da haklıdır: Öyle alimler vardır ki vefatlarının ardından asırlar da geçse kendileri ve eserleri unutulmaz. Öyle de alim maskesi takmış olanlar vardır ki daha hayattayken, kendilerinin de kendilerine bel bağlayanların da foyası meydana çıkar. O maske takanlar rezil olurken, Mevlana’nın uyarısına kulak asmayıp, onların peşine düşenler de hayal kırıklığı yaşarlar. O maskeli alimlerden medet umanlar, onları ikballeri için, rantları için, fitne projeleri için kiralayanlar da aynı şekilde hayal kırıklığı yaşarlar.” Bu aziz milletin Hasan Sabbah’lara, sahte peygamberlere, sahte mehdilere, sahte evliya ve dervişlere modern yezitlere karşı da hep muhafaza olunduğunu dile getiren Erdoğan, “İnşallah gönül mimarlarının erenlerin, aşk ustalarının hamurunu yoğurduğu bu millet ve medeniyet onu bozmaya ve bulandırmaya çalışan tüm hasımlarına karşı da hep uyanık olacak, hep Mevlana’nın izinden yürüyecektir” dedi. Erdoğan , “Kardeşlerim bir hazan mevsiminin ardından yeni bir bahara yeni bir uyanışa hazırlanıyoruz. Bu bahar Türkiye’nin normalleşeceği bir bahardır. Kutuplaştırmanın ve ayrıştırmanın artık hiç kimseye faydası yoktur, hayrı yoktur. Şimdi Mevlana’nın diliyle yeni şeyler söylemek, yeni Türkiye’ye doğru akmak zamandır” dedi.
Milliyet

'Yargıdaki Oyunu Da Bozacağız'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu ile 'Mevlana’nın 741’inci Vuslat Yıl dönümü Uluslararası Anma' törenleri kapsamında gerçekleşen Şeb-i Arus törenlerine katılmak için dün Konya'ya gitti. Erdoğan ve Davutoğlu, ilk olarak Konyaİstanbul Yüksek Hızlı Tren seferinin başlatılacağı törene katıldı. Erdoğan özetle şunları söyledi: Geçen yıl yine Konya'ya gelmiştim. Yargı,emniyet ve medya el ele verdiler, o gün bir operasyon başlattılar. Kısa sürede o gün meselenin yolsuzluk olmadığı ortaya çıktı. Hükümeti devirmeye yönelik bir adım atılmıştı. Emniyet, yargı, medya, iş dünyası, sivil toplum örgütlerindeki karanlık güçler işbirliği yapmış, senaryo yazmış, uygulamaya başlamışlardı. Dikkat ederseniz. yönetmenlerden bir tanesi şimdi 'Senaryoyu yazdılar, verdiler, oynadık' dedi. O gün darbe girişimine razı olacağımızı zannettiler. Sizden aldığımız güçle bu darbe girişimini boşa çıkardık. Hukuksuzlukların hesabı sorulmaya başlandı. Eski Türkiye'nin, o karanlık Türkiye'nin ne kadar aktörü varsa şu anda kucaklaşıyorlar. Kasetlerin diyetlerini ödüyorlar. Üst aklın talimatlarına boyun eğerek birbirlerine diyet ödüyorlar. Pensilvanya açıklama yapıyor. Bakıyorsunuz şahsıma yönelik çok çirkin benzetmeler, beddua seansları. Şimdi daha da enteresan bir açıklama yaptı. Gazetelerden alınan, onun kendi takımı için 'onların yerinde olmak isterdim' diyor. Senin elini, kolunu bağlayan yok ki gel onların yanına, gel onların yerine. Hiç kimse sana 'gelme' demiyor, gel. Çoktandır sana 'gel' diyoruz zaten. Pensilvanya'da koruma altında olanlar buraya gelemez. Neler yaptıklarını biliyorlar. Haşhaşiler hesap soracağız' dedik, 'İnlerine gireceğiz' dedik. Verdiğimiz sözü tuttuk. Daha da fazlasını yapacağız, basın özgürlüğü kısıtlanıyor' iftirasıyla Türkiye'yi dünyada karalamaya çalışanların oyunlarını da bozacağız. Emniyet'te oyunu bozduk, yargıda oyunu bozup yargıyı tehdit ve şantajdan da inşallah kurtacağız. Kaynaklarını kurutmaya devam ediyoruz,
Vatan

‘Baraj Engel Değil Herkesi Şaşırtacağız’.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Iğdır’da partisinin kongresinde iddialı açıklamalar yaptı. “AK Parti hükümetinin, son 12 yıldır devletin tüm imkanlarını elinde tuttuğunu belirten Demirtaş, şöyle konuştu: “12 yıl önce iktidara geldiklerinde çözeceğiz dedikleri sorunların tamamı olduğu gibi duruyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, başbakanlığı döneminde ‘Kürtler canımdır, ciğerimdir’ diyordu. Halen Kürt’ün anadilde eğitim hakkı yok, kendi kimliğiyle parti kurma hakkı yok. Yani 12 yıl boyunca Kürt’e düşen tek şey, Tayyip Erdoğan’ın canı ciğeri olmak. Başka da bir şey olmadı. “Genel seçimlerde hepimizin bir ortak görevi var. Gerçek bir halk iktidarını kurmalıyız. O fırsat elimizde işte. Bu ülkenin yüzde 80’i ezilenlerdir ama ülkeyi yöneten değildir. O nedenle HDP’nin iktidarı, halkın iktidarı olacaktır. Artık öyle bir noktaya geldi ki yüzde 10 barajları, bizim için engel olmayacaktır. Göreceksiniz, herkesi şaşırtan sonuçlar ortaya çıkacak. Türkiye artık bu şekilde gitmez, gidemez. İnanın ki AKP iktidarı 4 yıl daha bu ülkeyi yönetirse ortada Türkiye diye bir şey kalmayabilir. Paramparça olacak ve ortaya büyük bir iç savaş, büyük bir kaos tehlikesi çıkacak. Bizler gerçek barışı inşa edemezsek, el ele veremezsek Suriye’ye çevirecekler.
Vatan

SPOR

Eurocup D Grubu’nda mücadele eden ve ilk turu ilk 2 sıra içinde bitirmeyi garantileyen Beşiktaş Integral Forex, 10. maçında sahasında konuk ettiği Macaristan ekibi Szolnoki Olaj’a 68-67 yenildi. Maça çok rahat başlayan ve ilk periyotta 16- 10 geriye düşen Beşiktaş, ikinci periyotta da tutuk bir oyun sergiledi. Sezon genelinde daha az süre alan isimlerine şans tanıyan temsilcimiz 15. dakikada 15 farkla (30- 15) geriye düştüğü maçta Armstrong’un girişiyle hareketlendi ancak devreyi de 35-26 yenik bitirdi. Son periyoda 50-45 geride giren Beşiktaş, bitime 2 dakika kala Holland ile ilk kez 62-61 öne geçti. Ancak konuk takım 10 saniye kala faul çizgisinden bulduğu sayılarla skoru yeniden lehine çevirdi, Lofton’ın üçlüğünden sonra, Broekhoff’un tiplediği top da basket olmayınca, temsilcimiz grubundaki 3. yenilgisini alarak ilk turu bitirdi. Eurocup F Grubu’ndaki Pınar Karşıyaka ise sahasında Lokomotiv Kuban’a 93-85 yenildi. Aynı grupta, PAOK da deplasmanda Buducnost’u yenince, temsilcimiz 3. sıraya geriledi. Bu durumda da M Grubu’na gidip, Beşiktaş’a rakip oldu. Euroleague’deki Galatasaray da grubunu 5. sırada bitirip, yoluna Eurocup’ta devam ederse, aynı gruptaki 3. Türk takımı olacak. Bugünkü Galatasaray- Olympiakos ve Valencia- Neptunas maçları sıralamayı belirleyecek. Neptunas’ın kazanırsa, temsilcimiz kesin 5. sırada yer alacak. Valencia kazanır, Galatasaray kaybederse genel averaja bakılacak. Neptunas kaybeder, Galatasaray kazanırsa, bu durumda Galatasaray, Euroleague’de TOP 16’ya kalacak.
Milliyet

Beşiktaş Vodafone Arena’yı kendi kaynakları ve zaman zaman bankalardan kredi alarak, hisse satarak tamamlamaya çalışıyor. Ancak şöyle de bir gerçek var. Eğer geçmiş yönetimler kulübün kaynaklarını gelişi güzel harcamasaydı Vodafone Arena için kulüp hiçbir sıkıntı çekmeyecekti. Çünkü geçmişin hatalı yönetimleri nedeniyle stadın yarısı kadar maliyete karşılık gelen yaklaşık 66 milyon lira havaya uçtu! 66 milyon liranın gittiği üç yer var. Del Bosque, Ferrari ve Aktif Reklam. Siyah- Beyazlı yönetim Del Bosque ile davalık olunca CAS’da sonuçlanan davaya göre tam 8 milyon euro ödedi. Daha sonra Ferrari ile aynı sorunları yaşayan kulüp yine mahkemelik oldu ve bu defa 8.1 milyon euro ödemek zorunda kaldı. Bu oyuncuya ödemeler devam ediyor. Son dava ise Aktif Reklam ile yaşandı. Reklam şirketi ile yapılan 9.3 milyon dolarlık anlaşma ödeme güçlüğü nedeniyle 6.3 milyon dolara indirildi. Fakat yine gecikme yaşanınca üzerine 2 milyon dolarlık bir ceza bindi ve borç 8 milyon doları buldu. Mevcut kurlara göre ortaya çıkan rakam tam 66 milyon 455 bin lira yapıyor. Vodafone Stadı’nın maliyeti 120 milyon lira. Yarım stat bir hoca, bir topçu ve bir şirkete gitmiş!
Star

Geçen sezon Galatasaray’ı çalıştıran Roberto Mancini, eski gözağrılarını yeni takımı İnter’e alabilmek için kolları sıvadı. İtalyan Tuttosport Gazetesi’nin haberine göre İnter’in teknik patronu savunmadaki tecrübeli oyuncu Nemenja Vidic’in performansından memnun değil. Bunu da yönetime bir raporla ileten Mancini, “Savunmaya Galatasaraylı Semih Kaya’yı istiyorum” talebinde bulundu. Haberde Sarı-Kırmızılı kulübün Semih Kaya’yı satmayı düşünmediği ancak İtalyan yöneticilerin çok iyi bir teklifle gelmeleri halinde bu transfer için izin çıkabileceği vurgulandı. Semih’in alternatifi olarak da River Plate’te oynayan Balanta ve Manchester Cityli Nastasic’in yer aldığı belirtildi. Bu arada Balanta’yı Galatasaray’ın da istediği, İnter’in Semih’i alması halinde Balanta’yı Cim-Bom’a bırakacağı da ifade edildi. Mancini’nin bir diğer gözdesi olan Wesley Sneijder için de bizzat devreye girdiği belirtildi. İtalyan teknik adam, Hollandalı oyuncuyu telefonla arayarak, “Galatasaray’da çok mutlu olmadığını biliyorum. İtalya’ya gel, İnter’de yeniden birlikte olalım” dedi. Sneijder’in eski takımı İnter’de forma giyme fikrine sıcak baktığı ve devre arasında Galatasaray yönetimin ikna edilmesi halinde evet diyeceği kaydedildi.
Star


G.Saray'ın Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder için her gün yeni bir iddia ortaya atılırken yönetim ikna edici bir rakama 10 numarayı satmaya hazır. Daha önce Manchester United ve Manchester City'nin ilgilendiği iddia edilen Wesley Sneijder için bu kez Amerika Ulusal Futbol Ligi (MLS) ekiplerinden New York City FC'nin devreye girdiği belirtiliyor. Özellikle New York City'de bonservisi olmasına rağmen kiralık olarak Manchester City'de forma giyen ve kiralık sözleşmesini uzatması beklenen Frank Lampard'ın olmayacağı dönemde New York City FC'nin Sneijder alternatifini düşündüğü ileri sürüldü. Amerika'da çıkan haberlerde Galatasaray'ın ekonomik olarak sıkıntılı bir dönemden geçtiği ve Sarı-Kırmızılı takımın zorunluk gereği Wesley Sneijder'ı satabileceğinin de altı çizildi. Peki bu gelişmeler G.Saray yönetimine yansıdı mı? Ve daha önemlisi Sneijder'ı satmak doğru olur mu? Snejder'ın menajeri Albers'e yönetim, "3 yıl uzatmayı şimdilik düşünmüyoruz" dedi. Yıllık 4.5 milyon euro garanti para alan Hollandalı bu ücretin devamını sağlamak için aynı paraya gitmeye hazır. Manchester City de, New York City de bu rakama verebilecek durumda. Sözleşmesinde, "20 milyon euroya serbest kalır" maddesi olan Hollandalı için yönetim, 15 milyon euro barajı biçti. Yani ocak ayında resmi bir teklif gelirse bu operasyon yapılabilir. Aslan da böylece UEFA nezdinde oldukça rahat nefes alabilir. İşin doğru-yanlış boyutuna ise İspanya'dan yanıt geldi. Purelyfootball.com internet sitesi R.Madrid'in efsane başkanlarından Florentin Perez'in 8 büyük hatasını sıraladı. Site, Sneijder'ın 2009'da Arjen Robben ile birlikte satılmasını en büyük 6. hatası olarak değerlendirdi. Hollandalı o sezon Inter'e satılırken Robben de B.Münih'e gitmişti. İki yıldızın gittikleri takımlar Bernebau'da Şampiyonlar Ligi finali oynadı, Sneijder kazandı. 1. sırada Xabi Alonso-Di Maria'nın gönderilmesi, 3. sırada ise Del Bosque var.
Akşam


Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme