19 Aralık 2014 Cuma

19.12.2014 Genel Gündem


19.12.2014

GÜNDEM

‘Ses Kaydı Delil Olamaz’
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 14 Aralık operasyonunda gözaltına alınan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya savcılık sorgusu sırasında sorulan ilk soru Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen’le ilgili oldu. Dumanlı’nın ifadesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde avukatı Hasan Günaydın eşliğinde Savcı Fuzuli Aydoğdu tarafından alındı. 7 saat süren sorguda Dumanlı’ya 35 soru soruldu. Sorulardan ilki ise Fethullah Gülen ile ilgili oldu. Dumanlı, “Fetullah Gülen Hoca Efendi’yi vaazları ve konuşmalarıyla uzaktan tanıdım. Süleymaniye ve Fatih camilerinde verdiği vaazları dinledim. Daha sonra kişisel olarak tanışma imkanı buldum. Türkiye’nin yetiştirdiği çok değerli bir din alimi, aynı zamanda fikir adamıdır. Gülen’in kitaplarını ve fikirlerini takip ediyorum” dedi. Gülen’in 2009 yılında Tahşiye grubu ile ilgili yaptığı konuşmayı hatırlamadığını söyleyen Dumanlı, Gülen’in Zaman gazetesine herhangi bir talimatının da olmadığını söyledi. Gülen’in gazetede yönetici vasfının bulunmadığını da anlatan Dumanlı, gazetenin yayın politikasına da müdahalesinin söz konusu olmadığını söyleyerek, “Onun talimatları ile şekillenmez” dedi. Gazeteye günlük 5 bin ile 8 bin arasında haber geldiğini, bu haberlerden eleme yapıldığını belirten Dumanlı, “Bu kadar çok haberin, fotoğrafın, Gülen’e gönderilerek onun onayından geçmesi mümkün değildir” dedi. Dumanlı, Tahşiyeciler konusunda Zaman gazetesi yazarları Hüseyin Gülerce ve Ahmet Şahin’in yazı yazdığını ancak kendilerine yazmaları konusunda talimat verilmediğini ifade etti. Fetullah Gülen ile Hidayet Karaca arasında internete düşen ses kaydındaki konuşmaların sorulması üzerine Dumanlı, konuşmanın kayıtların hukuka aykırı elde edildiğini ve delil olamayacağını söyledi. Fethullah Gülen ile Hidayet Karaca arasında geçen bir telefon konuşmasında dershanelerle ilgili Gülen’in, “Ekrem Bey de, gazetede bu meseleyi seslendirelim mi diye sormuştu bana bugün. Olsun, yumuşakça sadece. O da sizin sert bulduğunuz yanlar varsa, onu şey yaparsınız” dediği hatırlatılan Dumanlı’ya “Dershaneler konusunda haber yapmanız için Fethullah Gülen’in size talimatı oldu mu?” diye soruldu. Dumanlı ise Fethullah Gülen’in kendisine talimat vermediğini söyledi. Dershaneler konusunun Zaman gazetesinde Ekim-Kasım 2013 tarihlerinde sistematik bir şekilde işlenmesinin nedeni sorulan Dumanlı, “Dershanecilik yaptım. Öğrencilerin dershaneye giderek üniversiteyi kazanacaklarına inanıyorum. Bu nedenle gazetede dershane konusunu samimiyetle işledik. Bu konuyu o dönemin Başbakanına ve Milli Eğitim bakanlarına da yüz yüze anlattım. Bu konuyu işlerken kimseden talimat almadım” dedi. Tahşiyecilerle ilgili yapılan haberler ve köşe yazıları sorularak Dumanlı’ya “Sizin bilginiz ve izniniz olmadan bu haberlerin gazetede yayınlanmayacağı düşünülerek kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algı yönetiminin içerisinde sizin de etkin bir rol oynadığınız değerlendirilmiştir. Böyle bir çalışmanın içerisinde bulunuz mu?” diye soruldu. Dumanlı, yazarların Gülen’in yazısını görüp bunu kendi iradeleri ile yazılarında değerlendirmiş olabileceklerini ve söyleyerek kendisinin algı oluşturma çabası içinde olmadığını belirtti. 22 Temmuz operasyonunda tutuklanan polislerle ilgili akrabalık bağı olup olmadığı sorulan Dumanı’ya, diğer basın kuruluşlarına göre daha uzun süre ve adil yargılamayı etkileyecek şekilde çarpıtarak operasyon haberlerinin sebebi de soruldu. Dumanlı, bunların haber değeri olduğu için yayınlandığını söyledi. Dumanlı ayrıca “Herhangi bir algı oluşturularak Tahşiye isimli bir terör örgütü grubunun aleyhine soruşturma açılmasına sebep olma iddiasını kabul etmiyorum. Böyle bir oluşumdan haberim ve bağlantım yoktur” dedi. Gece yarısı sorgu işlemlerini tamamlayan mahkemenin kararını bugün saat 14.00’te bildireceği öğrenildi.
Milliyet


Çözüm Sürecinde ‘Hdp Dışı’ Açılım
Hükümet, çözüm süreci kapsamında HDP’nin dışındaki Kürt orijinli diğer partilerle de görüşme trafiği başlattı. Bu kapsamda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün HAK-PAR’ı ziyaret etti. “Süreçte sadece HDP muhatap alınıyor” eleştirilerini Arınç, “Kürt kimliğiyle siyaset yapan, şiddeti ve silahı reddeden, can ve mal emniyetini tehlikeye atmaktan kaçınan, pasif eylemi kabul eden siyasetçilerle, platformlarla, partilerle görüşürüz, görüşmeliyiz” diye yanıtladı. Arınç, dün HAK-PAR Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Görüşmede HAKPAR Genel Başkanı Fehmi Demir’in yanı sıra HAK-PAR Onursal Genel Başkanı Kemal Burkay ve diğer parti yetkilileri de hazır bulundu. Görüşme öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, ziyareti Demir’i genel başkan seçilmesinden dolayı tebrik etmek ve Burkay’la görüşmek için gerçekleştirdiğini söyledi. Öcalan’ın hazırladığı ve çözüm sürecinin aşamalarının yer aldığı taslağa yönelik sorun yaşandığı, Kandil’deki örgüt yönetiminin ise sert açıklamalar yaptığına yönelik soruyu yanıtlarken taslağı görmediğini belirten Arınç, taslakla ilgili olarak Kandil ve HDP kaynaklı bilgiler verildiğini söyledi. Arınç, “Bu bilgileri ilgili kurumlarımız değerlendirir. Eğer ciddi bulursak bazı konuları bunların üzerinde atılacak adımları tespit ederiz. Sadece gazete haberlerine veya her gün konuşan insanların sözlerine bakarak çözüm sürecinin rotasını tayin edemeyiz” dedi. Arınç şöyle devam etti: “Kürt kimliğiyle siyaset yapan, şiddeti ve silahı reddeden, can ve mal emniyetini tehlikeye atmaktan kaçınan, pasif eylemi kabul eden siyasetçilerle, platformlarla, partilerle görüşürüz, görüşmeliyiz. ‘Örgütün, İmralı’nın ve sadece HDP’nin muhatap olarak alınması yanlıştır’ diyenler var. Ben, bu düşüncelere katılan biriyim. Çözüm süreci hepimizin konusuysa, bu konu üzerinde söz söyleyecek katkı sağlayacak kim varsa onlar da sürece dahil edilmelidir. Onların da düşünceleri saygıyla karşılanmalı ve gereği yapılmalıdır. Bu ziyaretimi ister o kapsamda alın isterseniz nezaket ziyareti olarak alın.” Konuşması sırasında, duvarda asılı duran HAK-PAR Onursal Genel Başkanı merhum Abdülmelik Fırat’ın fotoğrafını işaret eden Arınç’ın, “Şimdi sol tarafıma bakınca rahmetli Abdülmelik Fırat’ı gördüm. Bir kadirşinaslık olsun, demek ki hep sağa değil, sola da bakmak lazımmış. Birlikte siyaset yaptığımız dönemde Necmettin Erbakan da kendisini çok severdi” demesi gülümsemelere neden oldu. Arınç, çözüm süreciyle ilgili bir İzleme Kurulu oluşturulması durumunda HAK-PAR’dan da İzleme Kurulu’na ya da İmralı heyetine bir katılım olabilir mi” sorusuna ise, “Olabilir veya olmayabilir. Bir İzleme Kurulu olacaksa kimlerden teşekkül edecek, hangi görevi yapacak bu henüz netleşmiş değil. Ama prensip olarak bir süreç içerisinde böyle bir kurulun, çözüm sürecini sonuca ulaştırmak üzere gerekli olduğunu düşünürsek, böyle bir kurulu kuracağız. Bunlar kimler olacak? O tespiti yaparken şüphesiz geniş bir envanterimizden istifade edeceğiz” karşılığını verdi. HAK-PAR Genel Başkanı Demir ise partisinin başından beri şiddeti dışlayan bir parti olduğunu belirterek, “Türkiye’de siyasete yeni bir tarz getirmeye çalışıyoruz. Çözüm üretenin kim olduğuna değil ne söylediğine bakıyoruz” dedi. Onursal Genel Başkan Burkay ise, “Kutuplaşma değil uzlaşma arayan insanlarız. Sorunların diyalog yoluyla çözümünden yanayız. Türkiye’nin Ortadoğu’daki çatışma ortamından uzak durabilmesi, Kürt sorunu ve diğer sorunları diyalog yoluyla çözmesine bağlı” diye konuştu. Edinilen bilgiye göre Arınç, görüşmede hükümetin Kürt sorununun çözümü konusunda samimi ve iyiniyetli olduğunu, ancak KCK’nın bunu suiistimal ettiği, sürekli politika değiştirerek hükümeti zor durumda bıraktığını aktardı. Arınç’ın, “Çözüm sürecinde PKK cenahı sık sık siyaset değişikliği yapıyor. Tutarlı bir siyasal çizgi izlemiyor. Süreç nerede tıkanırsa orada şiddete başvuruyor. İyi nineyitimizi güvenlik sorununa dönüştürüyorlar. Tehdit ve baskı uyguluyorlar. İyi niyetimizi suistimal ediyorlar. Artık buna izin vermeyeceğiz” dediği öğrenildi. Arınç, bugün de Kürt ve İslami kimliği ile öne çıkan HUDAPAR’ı ziyaret edip parti genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile görüşecek.
Milliyet

Isparta Kararı 6 Ocak’ta, Savcı İki Tanık Pilota ‘Yalancılar’ Dedi
30 Kasım 2007 günü Atlas Jet’in İstanbul- Isparta seferini yapan World Focus’tan kiraladığı yolcu uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı’na inişe geçtiği sırada Keçiborlu Türbetepe Mevkii’nde düştü. Kazada 7’si mürettebat 57 kişi yaşamını yitirdi. Kazayla ilgili Atlasjet’e karşı açılan dava ile kamu davasının birleştirilmesiyle birlikte dün 28’inci duruşma, Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya 20 avukatla birlikte, tutuksuz yargılanan 18 sanıktan dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, firma yöneticisi Mehmet Şerif Erbilgin ve teknisyen Fikri Zafer Dinçer katıldı. Isparta 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi son kez savunmaların tamamlanması için ek süre tanınmasına, tanık pilotlarla ilgili savunma hazırlanmasına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 6 Ocak 2015 tarihine erteledi. Kazadan sonra yolcu taşıma oranlarının yüzde 40 oranında düşmesi, bankalarda benzeri şekilde ticari sorunlar yaşanmasını gerekçe göstererek davaya katılım isteyen Atlasjet’in talebi, şirket yetkililerinin aynı dosyada sanık olarak yargılanıyor olmasından dolayı reddedildi.
Vatan

Şişli’de ‘Tehdit’ Kavgası
Şişli’deki kriz eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve oğlu Emir Sarıgül’ün Belediye Başkanı Hayri İnönü’ye görevden çekilmesi için baskı yaptığı iddiaları yeni bir boyuta taşındı. İnönü’nün eşi Nazlı İnönü dün Hürriyet’te yayımlanan röportajda Sarıgül’ün kendisi ve çocuklarını ölümle tehdit ettiğini iddia etti. İnönü özetle şöyle dedi: “Ankara’da adını vermek istemediğim bir milletvekili bir görüşme ayarlamış. Milletvekili gelmemiş. Sarıgül ve Hayri baş başa kalmış. Sarıgül, ‘40 yıllık politik kariyerimi mahvedemezsin. Bunu hayatınla ödersin. Çocuklarına New York’tan mafya tuttum. Şimdi Nazlı Hoca’yı aldırıyorum’ demiş. Mafyavari tehditler. Bütün olay Şişli’de birkaç müdürün yeri değişti diye.” İnönü’nün bu iddiaları üzerine dün peş peşe açıklamalar yapıldı. İlk açıklama olayla ilgili Kılıçdaroğlu tarafından ‘arabulucukla’ görevlendirilen CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’ten geldi. Özkes, tarafların bir araya geldiği, Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı görüşmede Hayri İnönü’nün tehdit edilmediğini söylediğini, buna şahit olduğunu aktardı. İkinci açıklamayı Mustafa Sarıgül yaptı. Sarıgül “Suçlamalar gerçek dışıdır ve çirkin bir iftiradan ibarettir” dedi. Bir gün önce Kılıçdaroğlu’nun huzurunda, Özkes’in de katılımıyla Hayri İnönü’yle görüştüklerini anlatan Sarıgül, “Burada farklı konuşup, daha sonra gerçek dışı suçlama ve iftiraya kalkışmak nasıl bir ruh halidir. Yasal hakkımı kullanacağım” dedi. Hayri İnönü’yse yazılı açıklamasında röpartajın 13 Aralık’ta yapıldığını ancak dün yayımlandığını belirtti. Sarıgül ve Özkes’in sözünü ettiği toplantının 16 Aralık’ta yapıldığını ifade eden İnönü, “Eşimin vurguladığı hususlar Mustafa Sarıgül’e yöneliktir. Genel Başkanımız huzurundaki toplantıda Emir Sarıgül ile ilgili hususlar değerlendirilmiştir. Özkes şahsımın Emir Sarıgül ile ilgili beyanlarını, Mustafa Sarıgül’le ilgili konuyla iç içe katarak şahsımı töhmet altında bırakmaktadır” ifadelerine verdi.
Vatan

Cnn'e Göre Hava Hoş
CNN International, Paralel Yapı'ya düzenlenen operasyonlar karşısında da yanlı tutumunu sürdürdü. Zaman yazarını canlı yayına çıkaran CNN, provokatif haberlere devam ediyor. İşte kendi ülkesinde 'basın özgürlüğünü yok saymak'la eleştirilen CNN'nin icraatları: 2006'da Savaş Devleti adlı bir kitap kaleme alan gazeteci James Risen, CIA ve eski Başkan George W. Bush'un Ortadoğu'daki savaşlarını işledi. CIA'in, İran'ın nükleer programını nasıl sabote edeceğini belirten kitap nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı. CNN, Risen’i vatan haini olarak lanse etti. New York Times’in eski muhabirleri Judith Miller, gazetecilik ilkeleri gereği kaynağını açıklamayı reddedince cezaevine konmuştu. Amerikan basını davayı kınayan haberler yaparken CNN International bu davaya sıradan bir adli vakaymış gibi çok kısa bir şekilde yer vermişti.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 89, 5181-89, 7168                             
ABD Doları 2, 3220-2, 3267/  Euro 2, 8532 -2, 8585/ İngiliz Sterlini 3, 6361-3, 6461                

Memurlar da Yaşa Takıldı
Memurlar, hizmet yılı ve yaş şartlarına bağlı olarak emekli oluyor. Memurların emeklilikleri için üç farklı dönem sözkonusu. İlk kez 8 Eylül 1999 tarihinden önce memuriyete başlamış kadın memurlar 20 hizmet yılını, erkek memurlar ise 25 hizmet yılının tamamladıklarında yaş şartı sözkonusu olmadan emekli olabiliyorlardı. Fakat 8 Eylül 1999’da bir gecede, emeklilik için gerekli koşullara bir de yaş şartı eklenince işler değişti. Emekliliklerine kalan süreye göre bütün memurlara kademeli bir yaş şartı eklendi. Bu nedenle emeklilikte yaşa takılanlar olarak ifade ettiğimiz bir grup oluştu. Geçmişin hatalarının emekli olmalarına kısa bir süre kalmış kişilere kesilmesi anlaşılır değil. Yaşa takılanlara ilişkin mutlaka bir formül geliştirilmeli. 8 Eylül 1999 ila 30 Nisan 2008 arasında ilk kez memuriyete başlamış kişiler için de emeklilik şartı, hem hizmet yılı, hem yaşı doldurmak olarak belirlendi. Bu tarihler arasında memuriyete ilk kez başlamış kadınlar için hizmet yılı 25’e çıkartıldı. Bu tarihler arasında ilk kez memuriyete başlamış erkekler ve kadınlar için hizmet yılı şartı 25 yıl olarak uygulanır. Bu tarihler arasında memuriyete başlayan erkekler için 60, kadınlar için ise 58 yaş şartı aranıyor. Bu yaş şartları doldurulmadan 25 hizmet yılı şartı doldurulsa da emekli olunamıyor.
Milliyet

Putin Türk Ekonomisini Övdü Toparlanma İçin 2 Yıl İstedi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarına ve izlediği politikaya değinerek, “Batı öyle sanıyor ki, kendileri imparatorluk, diğerleri de kendilerinin tebaası. Ekonomimizde yaşananlar Kırım’ın bedeli değil, devlet olarak yükselmemizin bedeli” dedi. Putin, her yıl düzenlediği yıllık değerlendirme toplantısında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Rusya’da son günlerde para birimi rublenin aşırı değer kaybına değinen Putin, “Dünya ekonomisindeki artış korunacak, ancak yükseliş temposu düşecek. Bizim ekonomimiz de bugünkü durumdan çıkacak. Bu yaklaşık 2 yıl alabilir” dedi. Putin merkez bankasının rublenin değerini desteklemek için daha fazla döviz rezervi harcamayacağını, ancak faizlerin şu anda bulunduğu seviyede tüm kriz boyunca kalmayacağını da söyledi. Rusya Merkez Bankası rubledeki keskin değer kaybının önüne geçmek için politika faizini bu hafta yüzde 17’ye yükseltti. Toplantıda Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ve buna bağlı olarak da enerji ihtiyacının arttığını kaydeden Putin, “Türk ortaklarımız Mavi Akım’dan gaz akışının artırılmasını talep etti. Biz onları reddedemezdik” değerlendirmesinde bulundu. Putin, Güney Akım projesinin iptalinin ardından gündeme gelen ve Rusya’dan ikinci bir boru hattıyla gelecek Rus gazının Türkiye’nin Yunanistan sınırında gaz dağıtım tesisinin kurulmasını öngören projeye de değinerek, “Türkiye’nin Yunanistan sınırında gaz dağıtım tesisinin kurulması bize değil, Avrupa Birliği’ne bağlı. Eğer Avrupa, güvenli, stabil bir gaz akışı istiyorsa oradan alabilir. Şunun bilinmesini isterim, Rusya’dan daha ucuz ve güvenli gaz tedarikçisi yok” dedi.
Milliyet

‘Avm Sayısı 2015’te 355’e Ulaşacak’
Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hulusi Belgü, Türkiye genelinde toplam aktif AVM sayısının 338 olduğunu söyleyerek, “2015 için bu sayının ortalama 355’e yükseleceğini tahmin ediyoruz” dedi. Bu yıl toplam kiralanabilir alan büyüklüğünün 9.8 milyon metrekareye ulaştığını kaydeden Belgü, “Cirosal olarak büyümeye baktığımızda da yıl sonu tahminlerinin 75 milyar TL olarak görüyoruz. Bu rakam geçtiğimiz yıl 60 milyar TL olarak gerçekleşmişti” diye konuştu. Belgü, şu bilgileri verdi: “2015 yılında perakende sektöründe cirolarda artışın devam edeceği görüşündeyiz. Sektör her geçen gün daha büyüyor. Yatırım tarafından baktığımızda ise, yabancı yatırımcı ilgisi devam etmekle birlikte bu ilginin iş geliştirmeden daha çok halen açık alışveriş merkezlerinin satın almasına dönük olacağı inancındayız. 2015 ve sonrasında alışveriş merkezlerinde yeniden yapılanma mimari güncellemeleri de görmeye başlayacağız. 7-8 yılı aşkın projelerde güncel ihtiyaçlara dönük revizyonlar da başladı.”
Milliyet

Kriz Lobisi Rusya İle İş Başında
17-25 Aralık darbe girişimiyle ekonomiyi hedef alan ve Halkbank, Ziraat Bankası ve dev yatırımlara saldırarak dolar ve faizi yükselterek ‘kriz’ çıkarmaya çalışan lobi, bir yıl sonra bu kez Rusya ile işbaşı yaptı. Pazartesi ve salı günü Türkiye piyasalarını da etkileyen ancak ABD Merkez Bankası’nın açıklamaları ve Rusya’dan gelen haberlerle etkisini yitiren ‘rubledeki dalgalanma’yı fırsat bilen kriz lobisinin, Türkiye ekonomisinin büyük bir yara aldığı yönünde başlattığı algı operasyonuna iş dünyasından büyük tepki geldi. Başta turizm olmak üzere, tarım ürünleri ihracatından müteahhitlik hizmetlerine, otomotiv sektörüne kadar her sektörün ‘ruble’deki dalgalanmadan etkilendiği hatta Türk şirketlerinin iflasın eşiğinde olduğu haberleri yapılırken Türk iş dünyası, ‘Türkiye’de kriz çıkarmak isteyenler var’ diye tepki gösterdi. Turizmden inşaata konuya yakın işadamları STAR’a yaptığı değerlendirmede, Rusya’ya bağlı Türkiye ekonomisinde şu anda ve 2015 için endişelenecek bir durumun olmadığını söylediler. Sektör temsilcileri, söylendiği gibi ne turizmde ne de diğer sektörlerde Rusya’ya bağlı sıkıntıya düşenin olmadığına dikkat çektiler. Rusya Devlet Başkanı Putin’in de dün yaptığı yıllık basın toplantısında, Türkiye’deki ‘kriz lobisi’nin aksine Rusya ekonomisinin iyi yolda olduğunu söylerken, Türkiye ile ilgili bir soru üzerine “Türkiye ekonomisi hızla büyüyor” dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, ‘dönüşüm paketi’ni açıklarken, Rusya’ya bağlı son günlerde yaşananları değerlendirdi. Davutoğlu “Rusya’daki çalkantı ile bir günde ruble yüzde 12 değer kaybetti, bir sonraki günkü kayıp yüzde 10. Bölgesel bir dalgalanma bütün dünya ekonomilerini etkiledi. Türkiye ekonomisinin yapısı başka ekonomilere göre sağlam olduğu için şok yaşanmadan atlatıldı. Ertesi gün TL belirli bir dengeye oturdu” dedi. Reel sektörün dış borcunun uzun vadeli olduğunu ve şoklardan hemen etkilenecek bir yapıda olmadığını söyleyen Davutoğlu “Devletin açık döviz pozisyonu yok döviz fazlası var. Bankaların da net döviz pozisyon açığı yok. Hane halkının 190 milyar dolar altın ve döviz fazlası var. Elimizdeki kaynaklar döviz rezervi kullanabileceğimiz araçlar son derece sağlam. Doğal etkiler karşısında biz aşılıyız. Kendimizden eminiz. Ek tedbir almaya ihtiyaç hissetmiyoruz” diye konuştu.
Star

Çad Başbakanı Yatırıma Davet Etti
DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ev sahipliğinde, Çad Cumhuriyeti Başbakanı Kalzeube Deubet ve Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım’ın konuk olduğu ve yaklaşık 100’e yakın Türk ve Çad’lı işadamının katıldığı, Türkiye-Çad İş Forumu, İstanbul’da gerçekleştirildi. Çad Cumhuriyeti Başbakanı Deubet “Çad’da gıda, maden endüstrileri, petrol dönüşüm ürünleri, ulaşım ve yenilenebilir enerji gibi birçok alanda yatırım fırsatları mevcut. Çad halen çok bakir bir ülke. Ülkeme daha da fazla dikkatinizi yönlendirmenizi istiyorum” dedi. Vardan da “Gelecek günlerde Çad ile bir iş konseyi kurmak istiyoruz” dedi.
Star

İşe Giren Herkese Bes
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dün açtığı dönüşüm eylem planının ikinci ayağında en dikkat çekici kısmı otomatik bireysel emeklilik hesabı oluşturdu. Yurtiçi tasarrufların artırılması için hayata geçirilecek dönüşüm eylem planı çerçevesinde Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) otomatik katılım için pilot çalışma 2015 yılında tamamlanacak. Otomatik katılım sistemi, işe başlayan bir çalışan adına otomatik olarak bir emeklilik hesabı açılması ve ilk aydan başlayarak maaşından katkı payı kesintisi yapılmasına dayanan sistem olarak tanımlanıyor. “Kişiler, sisteme katılmayı istememeleri durumunda başvuru yapmalıdır” ifadesi bulunan Eylem Planı’nda bu konuda pilot çalışma başlatıldığı ve 2015 yılında söz konusu çalışmanın sonuçlarının değerlendirileceği belirtildi. Onuncu Kalkınma Planı ve Hükümet Programı’nda yer alan 25 yapısal dönüşüm programı içinde bulunan Yurtiçi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Eylem Planı’na göre, tasarrufların uzun vadeli araçlara kaydırılması bir hükümet politikası olarak ele alınacak. Bu nedenle BES’teki katılımın artırılması önem taşıyor. BES’te yapılması planlanan bir diğer eyleme göre kesinti oranları uluslararası düzeylere yaklaştırılacak. Kesinti oranlarına ilişkin ülke uygulamaları dikkate alınarak emeklilik şirketlerinin, katılımcıların birikimleri üzerinden yapabilecekleri fon toplam gider kesintisi tavanlarının yerindeliği değerlendirilecek. Değerlendirme sonucuna göre yönetmelik gözden geçirilecek, gerekli revizyon yapılacak. Ayrıca 2015 yılında BES’te ortalama kalış süresinin artırılmasına yönelik çalışma yapılacak, sağlık sigortalarında vergisel uygulamalar değerlendirilecek.
Vatan

Lüks Tüketime İlave Vergi Çalışana Otomatik Emeklilik
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Öncelikli Dönüşüm Programları"ndan 7'sini daha kamuoyuna açıkladı. Devletin işleyişinden vatandaşın günlük yaşamına kadar tarihi dönüşümleri içeren pakete göre, kamuda plaket ve hediye sunumu tarihe karışacak. Bunun yerine fidan dikilecek. Sağlıkta sevk zincirinin 2016'da devreye girmesini içeren program kapsamında, yeni işe başlayan çalışanlara "otomatik emeklilik hesabı açılması" planlanıyor. Başbakan Davutoğlu, 7 bakanla birlikte 425 eylemden oluşan 7 programlı tarihi reformları açıklarken, sık sık tartışma konusu olan 'hediye' ve 'plaket' uygulamalarıyla ilgili kararı da açıkladı. Davutoğlu, "Bundan sonra başta benim yaptığım ziyaretlerde olmak üzere hiçbir ziyarette yerel yönetimler, valilikler veya diğer kurumlar plaket hediye sunumunda bulunmayacaklar. Eğer hediye edilecekse, ağaç dikimi, fidan dikimi olabilir" dedi. Davutoğlu, kamunun "tanıtım kitapları" ve "lüks yayınları"nın da artık kitap olarak basılmayacağını belirtirken, bu tür faaliyetlerin internet ortamında, flaş disklerle ek bir masrafa ihtiyaç olmadan yapılacağını kaydetti. Soruları da yanıtlayan Davutoğlu, özetle şunları söyledi. Petrol fiyatlarındaki 60 dolara geri dönüş ülke ekonomimize olumlu etki yapacaktır ama kesinlikle petrol fiyatlarının düşüşünden kaynaklanan bir gevşeme, disiplinden kopuş söz konusu olmayacak. Uluslararası piyasaların Türkiye ekonomisine güveni tam. Herhangi bir şekilde telaş gerektirecek durum olmamıştır. Başbakan Davutoğlu, "insan odaklı, sosyal boyutlu üçüncü paketi" gelecek hafta açıklayacaklarını duyurdu. Yolsuzlukla mücadeleyi içeren paket ise ayrıca açıklanacak.
Akşam

DÜNYA

Halep Düşmemek İçin Direniyor
Suriye’deki en büyük muhalif yapılardan İslami Cephe’ye bağlı birlikler, Esad rejiminin uzun süredir kara ve hava saldırılarına maruz kalan Halep kentinin kuzeyden kuşatılmasını önlemek için ağır silahlarla savunma yapıyor. İslami Cephe’ye bağlı güçler, rejimin, kentin kuzeyindeki Handarat, Sifat ve Ardu’l Melah bölgelerine havadan “varil” ve “vakum” bombaları, karadan da roket ve füzelerle düzenlediği saldırılara mutfak tüpünden yapma “cehennem” adı verdikleri havan topları ve roketlerle karşılık vererek Ardu’l Melah’ta ilerleme kaydediyor. İslami Cephe’nin bölge komutanı Rami Ebu Behçet, rejimin ağır saldırılarına kendi imkanlarıyla ürettikleri silahlarla karşı koymaya çalıştıklarını söyledi. Ebu Behçet, şöyle konuştu: “Roket saldırıları sonrasında Esad güçlerine ait 4 binanın denetimini ele geçirdik. Çatışmalarda İran ve Afganistan’dan gelen Şiilerin de arasında yer aldığı 25 rejim askerini öldürdük. Birliklerimiz, rejim güçlerine yapılan saldılar sonucunda bölgede büyük ilerleme kaydetti.” Bölgedeki sivil savunma ekibi üyelerinden Ahmed Razi de Suriye ordusuna ait savaş uçakları ve helikopterlerin Halep’in kuzeyinde kurtarılmış bölgelerdeki sivil halkı “varil ve vakum” bombalarıyla vurduğunu söyledi. Saldırılarda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve birçok insanın da yaralandığını vurgulayan Razi, “Her gün onlarca ev yerle bir oluyor, bir o kadarı da hasar görüyor” dedi.
Türkiye

Kuzey Kore’yi Kızdıran Sony Filmi Geri Çekildi
Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Sony’nin hack’lenmesinin ardında Kuzey Kore’nin olduğu ortaya çıktı. Amerikan yönetiminden ismini açıklamayan üst düzey isimler önceki akşam basına, saldırıyı K. Kore’nin düzenlediğini ancak Beyaz Saray’ın bunu resmi olarak açıklayıp açıklamamaya henüz karar vermediğini söyledi. Beyaz Saray, saldırının K. Kore tarafından yapıldığını resmen kabul etmesi halinde karşılık vermek zorunda kalacak. Sony’nin hacker’ların hedefindeki “The Interview” (Röportaj) filmini gösterime sokmaktan vazgeçmesi ise Amerika’nın “ilk siber savaşı kaybettiği” şeklinde yorumlandı. Sony, K. Kore lideri Kim Jong-un ile dalga geçen filmi 25 Aralık’ta gösterime sokmaya hazırlanıyordu. Filmde Kim Jong-un ile röportaj yapmaya hazırlanan bir muhabirin CIA tarafından Kim’e suikast düzenlemek için eğitilmesi ve ardından K. Kore’de yaşadıkları anlatılıyordu. Yine de Sony’nin e-posta hesapları 24 Kasım’da hack’lendiğinde bunun K. Kore ile bağlantılı olduğu kesin değildi. Ancak geçtiğimiz hafta Sony çalışanlarının ekranlarına düşen bir mesajda “The Interview” filminin gösterime girmesi halinde “dünyanın korku dolu bir yer” haline geleceği yazıyordu. Filmi görmeyi planlayan izleyicilere ise 11 Eylül saldırıları hatırlatılıyordu. FBI’ın da filmle bağlantılı şirketlerin risk altında olabileceğini açıklamasının ardından ülkenin en büyük sinema zincirleri filmi göstermekten vazgeçtiklerini açıkladı. Bunun üzerine Sony’nin 44 milyon dolara mal olan filmi geri çekmekten başka çaresi kalmadı. Şirketten yapılan açıklamada “Ortaklarımızın kararını anlıyor ve saygı duyuyoruz ve tabii çalışanların ve sinemaseverlerin güvenliğine verdikleri değeri paylaşıyoruz” dendi. Filmin sadece ilk haftasonu 30 milyon dolar gişe yapması bekleniyordu. Sony’nin filmden toplam 120 milyon dolar kazanabileceği tahmin ediliyordu. Sony’nin kararı ifade ögürlüğüne büyük bir darbe olarak yorumlandı.
Milliyet

Amerikan Otomotiv Devleri Ve Fast Food Küba Yolcusu!
ABD ve Küba’nin 53 yıl aradan sonra ilişkileri normalleştirme kararı alması otomobil üreticilerini heyecanlandırdı. ABD’nin 1962 yılında otomobil ihracatına da ambargo koymasının ardından adaya hiçbir yeni araç girememişti. Ambargonun kalkması halinde Amerikan otomotiv devleri bu pazarı hedef almaya hazırlanıyor. General Motors’un sözcüsü Pat Morrissey, AP ajansına “Bugünkü açıklama bizi cesaretlendirdi. Fırsatları değerlendireceğiz” dedi. Fiat Chrysler da “Durumu takip etmeye devam edeceklerini” söyledi. Adaya otomobil satışı başlaması için önce Kongre’nin ambargoyu kaldırması gerekiyor. Ambargo kalksa bile ayda ortalama 30 dolar kazanan Kübalıların yeni otomobilleri almaya gücünün yetmesi zor. Barışa sevinen yalnızca otomobil üreticileri değil. Amerikan Pirinç Üreticileri Derneği, adaya senede 400 bin ton pirinç ihraç etmeyi umuyor. Fatburger isimli bir zincir AP’ye saha araştırmasını çoktan yaptıklarını, Amerikan hükümetinden izin alır almaz 6 ay içinde ilk restoranları açabileceklerini söyledi. Telefon ve bilgisayar üreticileri de bakir Küba pazarına girmek için gün sayıyor. Normalleşme halinde adanın kuzeyinde petrol arama çalışmalarının da hızlanacağı düşünülüyor. Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü uzmanları ambargonun kalkması ile Küba’ya ihracatının yılda 360 milyon dolardan 4.3 milyar dolara çıkacağını hesap ediyor. Küba’dan ithalatın da 5.8 milyar doları bulabileceği belirtiliyor.
Milliyet

Cıa Susam Sokağı’yla İşkence Yapmış
Gizli raporlar, görüntüler ve askerlerin ifadeleri doğrultusunda CIA’in mahkumlara işkence yaptığı esnada çalınan şarkı listesi ortaya çıktı. Tekrar tekrar dinletilen bu listedeki bazı şarkılar dini veya kültürel hakaret içerdiği için seçilirken ünlü Amerikan çocuk şovu Susam Sokağı’nın açılış müziği dikkat çekti. Deicide: F*ck Your God Dope: Die MF Die, Take Your Best Shot Eminem: White America, Kim Barney & Friends: Açılış Müziği, Drowning Pool: Bodies, Metallica: Enter Sandman, Meow Mix: Reklam müziği, Janeane Garofalo/Ben Stiller: Feel This Audiobook, Susam Sokağı açılış müziği, David Gray: Babylon, AC/DC: Shoot to Thrill, Hell’s BellsBee Gees: Stayin’ Alive, Tupac: All Eyez On Me, Christina Aguilera: Dirrty, Neil Diamond: America, Rage Against the Machine’in ismi açıklanmayan şarkısı, Don McLean: American Pie, Saliva: Click Click Boom, Matchbox Twenty: Cold, (hed)pe: Swan Dive, Prince: Raspberry Beret
Star

Tarihi Dip
Türkiye’de Avrupa Birliği (AB) üyeliğine verilen destek, son yılların en düşük düzeyine indi. AB üyeleri ve aday ülkelerde 32 binden fazla kişiyle görüşülerek yapılan 82’nci Eurobarometre kamuoyu araştırmasına göre, Türkiye’de AB üyeliğini destekleyenlerin oranı yüzde 28’e kadar geriledi. Türkiye’de 8-17 Kasım tarihleri arasında TNS Piar tarafından bin 87 kişiyle görüşülerek yapılan kamuoyu araştırmasında, Türkiye’nin AB üyeliğini genel anlamda nasıl değerlendirdikleri sorulan katılımcıların yüzde 28’i ‘iyi’, yüzde 39’u ‘kötü’, yüzde 25’i ise ‘ne iyi ne kötü’ yanıtını tercih etti. Kalan yüzde 8 bu soruyu cevaplamak istemedi. Yaklaşık altı ay önce yapılan 81’inci Eurobarometre’de AB üyeliğini destekleyenlerin oranı yüzde 38, karşıtların oranı ise yüzde 33 düzeyindeydi. Eurobarometre’ye göre Türkiye’de AB üyeliğine olumlu bakanların oranı geçen yıl yüzde 38 ve bir önceki yıl yüzde 36 seviyesindeydi. Ankette, “Her yönüyle baktığınızda ülkenizin AB üyeliğinden faydalanacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 36 ‘evet’, yüzde 54 ‘hayır’ cevabını verdi. Bir önceki ankette bu soruya ‘evet’ diyenlerin oranı yüzde 50, ‘hayır’ diyenlerin oranı yüzde 45 düzeyindeydi.
Vatan

O Araba Suriye’ye Nasıl Gitti?
ABD’nin Teksas eyaletinde tesisatçılık yapan Mark Oberholtzer, internette yayınlanan bir video yüzünden bir anda, Suriyeli cihatçı grupların destekçisi olarak görülmeye başlandı. Oberholtzer’in 3 yıl önce elinden çıkarttığı Ford marka kamyoneti, geçtiğimiz haftalarda Suriye’de çatışan İslamcı gruplardan ‘Ensar el Din’in yayınladığı propaganda videosunda ortaya çıktı. Videoda, üzerinde Oberholtzer’in şirketi ‘Mark-1 Plumbing’in logosunun ve telefon numarasının bulunduğu kamyonetin kasasına bir uçaksavar yerleştirildiği görülüyor. Halep yakınlarında çekildiği tahmin edilen videonun internete düşmesinin ardından Oberholtzer ofisine çok sayıda tepki telefonu geldiğini, hatta ölüm tehditleri almaya başladığını söyledi. Grupla ya da Suriye ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını vurgulayan Oberholtzer, kamyonetini ABD’nin en büyük perakende otomobil satış firması olan Auto- Nation üzerinden sattığını belirtti. AutoNation yetkilileri de, aracın açık artırma usulüyle satıldığını ve birkaç kez el değiştirdikten sonra Suriye’ye ulaştığını tahmin ettiklerini kaydetti. Bu arada grubun yayınladığı yeni bir videoda aynı noktada Oberholtzer’inkine benzeyen bir araç görülmesi, ancak bu kez aracın üzerinde firma logosu bulunmaması, firma bilgilerinin bilgisayar ortamında eklenmiş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Vatan

SPOR

Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası B Grubu mücadelesinde Akhisar Belediyespor ile 0-0 berabere kaldı. Gruptaki ikinci maçından da beraberlikle ayrılan bordo- mavililer iki puanla üçüncü sırada yer aldı. 9. dakikada sağdan yapılan ortada defanstan seken topu kaleye gönderen Taşkın Çalış’ın vuruşunu Salih Dursun kale çizgisi üzerinde çıkardı. 24. dakikada soldan Soner’in kullandığı serbest vuruşta defanstan seken topu ceza alanı çizgisi üzerinden kaleye gönderen Waris’in şutu yandan auta gitti. 30. dakikada İshak’ın sağdan kullandığı kornerde direkt kaleye giden top yan direkten döndü. 41. dakikada Serdar Gürler’in sağdan ortasında Yatabare kafayı çaktı ancak vuruşu kalecide kaldı. 44. dakikada Mustafa Akbaş’ın yaklaşık 25 metreden çektiği sert şutu kaleci Emrah son anda ayaklarıyla çıkardı. 45. dakikada Soner’in pasıyla ceza sahasına giren Waris’in çaprazdan vuruşu kaleciden döndü. 53. dakikada Djoum’un pasıyla kaleci Fatih Öztürk’le karşı karşıya kalan Mehmet Akyüz’ün müsait durumda olmasına rağmen pozisyondan yararlanamadı. 59. dakikada bu kez Mehmet Akyüz’ün pasıyla ceza sahasına giren Taşkın kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak araya giren İshak Doğan son anda topu kornere göndererek mutlak bir tehlikeyi engelledi. 90. dakikada Saidi’nin pasıyla ceza alanı çaprazında buluşan Mehmet Akyüz’ün şutunda top yandan auta çıktı.
Milliyet

Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, “Fethullah Gülen grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Yıldırım da, F.Bahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra da henüz sonlanmayan malum süreç başladı” şeklindeki sözlerine açıklık getirdi. Yarsuvat, “Benim duyduğum; herkesten bir miktar talep edilmiş, onu vermediği için böyle bir dava açılmış. Ertuğrul Özkök bey bundan epey önce böyle bir konuya temas etmişti. Seversiniz sevmezsiniz. Onu da tekzip ettiler” dedi. Kadir Has Üniversitesi’nde konuşan Yarsuvat şunları söyledi: “Şike davası patladığında dedim ki; Yıldırım’ın özel yetkili ağır mahkemede yargılanması yanlıştır. Siz de açın kitaplarınızı bakın, hocalarınıza sorun. Bir kişinin Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için silahlı suç örgütü olması gerekir. Bu davada silah yoktur. Spor oyunları, harp oyunlarına döndü. Yabancı kararı değişmezse serbest dolaşım için başvururuz. Beşiktaş, Tottenham’la oynadığı gibi derbiyi de Olimpiyat’ta oynar..” Yarsuvat, bir öğrencinin, “Gülen’in Yıldırım’dan 50 milyon dolar istediği iddiasını ilk kez sizden duyuyoruz” sözleri üzerine, “Siz Türkiye’de yaşamıyor musunuz?” dedi. Masaya mikrofon yerleştirildiğini görünce de “Basın sesimi çok seviyor. Yakında opera sanatçısı olacağım” diye espri yaptı. Yarsuvat, Passolig’de özel bilgilerin paylaşılmasının yanlış olduğunu da vurguladı ve “Ben maça giderken yanımda Albayrak olduğu için kart sormuyorlar” diye konuştu.
Star

Çaykur Rize’de 2. resmi maçında galibiyetle tanışan Hikmet Karaman, “Galibiyet güzel, Beşiktaş önemli takım. Oynayamayan, maç eksiği olan oyuncular var. Mesela Lualua'nın. Ben gelmeden yönetim affetmiş, aslında bu enteresan bir olay. Mutlaka biz de gidiyoruz, takımlara gittik. Elimizdeki kadrodan maksimumu çıkarmaya çalıştık. Dolayısıyla 2. yarı zorlandık. Zemin iyi olsa belki Beşiktaş daha çok gol pozisyonu üretebilirdi. Takım halinde disiplin olduğu zaman kazanabiliyorsunuz. Ligde de üst sıralara çıkmamız lazım” dedi. Lualua, “2 ay maç oynamamıştım. Bu nedenle çok yoruldum. Ama önemli bir galibiyete imza attık. Bu nedenle çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Star

THY Avrupa Ligi D Grubu'nda G.Saray mucizeyi gerçekleştirdi. Maddi kriz nedeniyle Furkan, Aradori ve Jawai'yi kaybeden Aslan, sakat Erceg'i mecburen dahil ettiği 10 kişilik kadroyla lider Olympiakos'la kader maçına çıktı. Cim Bom'un TOP 16 için Yunan devini devirip, 4. Neptunas'ın Valencia'ya yenilmesi gerekiyordu. İşte böyle bıçak sırtı bir ortamda maça çıkan G.Saray devreyi 38-36 yenik kapattı. 3. çeyrekte şaha kalkan Aslan, finale 57-50 önde girdi. İlk 5'in 30 dakikanın üzerinde oynadığı ekibimiz, 79-74 kazanırken, Valencia'nın Neptunas'ı 103-65 yenmesiyle TOP 16'ya kaldı.
Akşam

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme