2 Aralık 2014 Salı

02.12.2014 Genel Gündem



02.12.2014
GÜNDEM
Ankara Rahatsız
Abdullah Öcalan'ın cumartesi günü DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle'nin katılımıyla genişleyen HDP heyetiyle görüşmesinin ardından gözler hükümetin atacağı adımlara çevrildi. Cumartesiden önce Öcalan'ın perşembe günkü ziyaretçisi ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan başkanlığındaki devlet heyetiydi. Öcalan, HDP'ye söylediği, "Size de verdiğim taslak pratikleşmeden, kamu düzeni ya da benzer gerekçelerle bizden başka adımlar atmamız beklenilmesin" şartını devlet heyeti ile de paylaştı. Devlet heyeti, Öcalan'ın taslağı hakkında, "Taslak bizim açımızdan üzerine müzakere edilebilir bir çerçeveyi barındırıyor. Ancak son sözü Ankara söyleyecek" diyerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu işaret etti. İlk gelen bilgilere göre Ankara, taslağın bazı bölümlerine çekince koyacak. Hükümet kanadı, özellikle taslağın 'Eylem Planı' başlıklı 4'üncü bölümünün 6 maddelik içeriğine 'sıralama' açısından itiraz ediyor. 'Bölgede kamu düzeninin sağlanması, PKK'lı grupların Türkiye dışına çıkması ve PKK'nın silah bırakması' başlıklarını da barındıran adımların atılmasının 'yasal güvence' şartına bağlanması, itiraz gerekçelerinde öne çıkıyor. HDP'nin yaptığı açıklamada da yasal güvence şartı, "Sürecin bundan sonraki tüm aşamalarında, demokratik çözümün yasal güvencelerinin oluşturulmasının elzem olduğu, güvenceler sağlanmadan nihai barış ve demokrasi hedefine varmanın mümkün olmadığı Sayın Öcalan tarafından vurgulanmıştır" sözleriyle ifade edilmişti. Bu çerçevede, hükümet kanadının HDP heyetiyle yapacağı bir dizi görüşmede 'yasal güvence' şartından duydukları rahatsızlığı dile getireceği, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da İmralı'ya giderek, Öcalan ile taslağın revize edilmesi görüşmelerine başlayacağı iddia ediliyor. Eylem Planı'nın, kamuoyuna açıklanması kararının da hükümetin 'revize' talebinden kaynaklandığı savunuluyor. HDP heyetinin, temaslarının ardından Kandil'e giderek, Öcalan'ın teslim ettiği taslağı KCK yöneticileriyle masaya yatırması da sürecin geleceği açısından önem taşıyor. HDP'nin İmralı heyetinin katılımcılarının değişmesi beklenmiyor. Öcalan'ın isteğine hükümetin onay vermesi halinde Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Sırrı Süreyya Önder ile 'ayrı bir heyet' olarak İmralı'ya gidecek. '5 yıllık siyaset yasağı' nedeniyle bağımsız milletvekili olan Zana'nın yasağı 14 Aralık'ta dolacak. Zana'nın, yasağın kalkmasının ardından HDP'ye katılması bekleniyor.
Hürriyet 

İfade Özgürlüğü İçin Yeni Paket Geliyor
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, dün yaptığı basın toplantısında AB'ye katılım için Ulusal Eylem Planı'nın ikinci aşamasını açıkladı. Bozkır, 12 Eylül döneminin izlerini silmeye yönelik kapsamlı bir çalışmanın yanı sıra, ifade özgürlüğüne ilişkin ayrı bir paket hazırlanmasının kararlaştırıldığını ifade etti. Bozkır, paketin Ocak ayında Başbakan tarafından açıklanmasının öngörüldüğünü belirtti. Sınır güvenliğinden çevresel sorunların çözümüne birçok yeni düzenlemeyi içeren Ulusal Eylem Planı'nın ikinci aşamasında, 53 adet kanun, 246 adet ikincil mevzuat ve 136 adet kurumsal yapılanma çalışmasının hayata geçirilmesi öngörülüyor. AB'ye katılım için Ulusal Eylem Planı ikinci aşamanın bazı başlıkları şöyle: "Suç Mağdurlarına Yardım Kanunu" revize edilerek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, şiddet suçu mağdurlarının maddi zararının giderilmesi, diğer suç mağdurlarına psiko-sosyal destek verilmesi veya danışmanlık hizmeti sunulması sağlanacak. Türkiye'nin tüm sınır kapıları ile yeşil ve mavi sınırlarında görev yapmak üzere profesyonel bir sınır güvenlik teşkilatının kurulmasını amaçlayan, "Sınır Güvenliği Teşkilatı Kanunu" yayımlanacak. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin daha da etkin bir şekilde korunmasına katkıda bulunacak, "Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu" ile ürün güvenliği, piyasa gözetimi ve denetimi sisteminin işleyişinde güçlendirme ve iyileştirme yapılması sağlanacak. Hava kalitesi sektöründe yapılacak düzenlemeler ile hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal seviyede alınabilecek önlemler belirlenecek ve daha sıkı hava kalitesi standartları uygulanarak hava temizliği sağlanacak.
Milliyet


Barajın Kapağı Yargının Elinde!
Milletvekili genel seçimine 6 ay kadar bir süre kala, yüzde 10'luk seçim barajı yine tartışma konusu oldu. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Habertürk gazetesinden Muharrem Sarıkaya'ya yaptığı açıklamalar tartışmanın fitilini ateşledi. Kılıç, barajın kaldırılması konusunda AYM'ye yapılan bireysel başvurulara ilişkin raporların tamamlandığını belirterek, "Konu hassas olduğu için 'bireysel'de değil de 'genel kurul'da görüşüp 2-3 hafta içinde karara bağlayacağız" demişti. Haberde, Kılıç'ın seçim barajının kaldırılması yönünde karar alınması halinde bu kararın "anında uygulanacağını" söylediği de yer aldı. Başkan Kılıç, tartışmanın alevlenmesi üzerine de şunları söyledi: "Tabii ki hak ihlaline ilişkin kararlar hemen uygulanır. Ancak genel kurulumuzun böyle bir durumda yasama organına bunu düzeltmesi için süre vermesi de söz konusu olabilir. 'Şu kadar sürede yeni düzenleme yapılmalı' da diyebilir." Kılıç, Genel Kurul'un bu yönde bir karar alması halinde yüzde 10 barajı uygulamasının Haziran 2015'te devam edebileceğini de belirtti ve "Çünkü usulü sorunlar çok fazla, seçime de az bir süre kaldı. Yetişemeyebilir" dedi. Tartışmalar üzerine Anayasa Mahkemesi de açıklama yaptı. Açıklamada bu konudaki başvuruların ne aşamada olduğu sorusu yöneltilen Kılıç'ın, usuli sorunlar nedeniyle dosyaların Genel Kurul'a gönderildiğini belirttiği anlatıldı. Kılıç'ın belki 2-3 hafta sonra görüşebileceğini belirttiği ifade eğdilen açıklamada, "Bu bilgi dışında Başkan tarafından herhangi bir değerlendirme, yorum ve görüş belirtilmemiştir. Başvuruların 'kabul edilebilir' olup olmadığı konusu dahi karara bağlanmadan işin esası hakkında yorum yapılmasının anlamsızlığı açıktır. Gazeteci arkadaşımızın teknik bilgi kapsamında sorduğu bazı sorulara Anayasa kuralları çerçevesinde verilen cevaplardan yorumlar yapılarak bir sonuç çıkarılması tamamen gazetecimizin kendi görüşü ve değerlendirmesinden ibarettir" denildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 86,0228-86,1015           
ABD Doları 2,2161-2,2173/  Euro 2, 7620-2,7643/ İngiliz Sterlini 3,4858-3,4888                      

G20'nin Başkanı Türkiye Gündeme 3i'yi Taşıyacak
Türkiye, 1 Aralık itibariyle bir yıl süreyle G20 dönem başkanlığını devraldı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, G20'nin 11 tartışma başlığının yanı sıra Türkiye'nin dönem başkanlığının kapsayıcılık, uygulama ve yatırım temel alanlarına dikkat çekeceğini ifade etti. Dönem başkanlığının devralınması sebebiyle bir toplantı düzenleyen Babacan, G20 ülkelerin dünya ticaretinin yüzde 75'ini, ekonomisinin yüzde 80'ini ve nüfusun üçte ikisini oluşturduğunu belirterek, 2015 döneminde Türkiye'nin mevcut gündem tartışmalarının yanı sıra yeni tartışma alanlarında da öncü olacağını anlattı. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kapsayıcılık (inclusivity), uygulama (implementation) ve yatırım (investment); bundan sonra kısaca İngilizce kelime anlamlarından yola çıkarak 3i diyeceğimiz üç kelime, Türkiye'nin dönem başkanlığını anlatan üç kelime olacak. Bu üç özel başlıkta KOBİ'lerin yanı sıra az gelişmiş, geliri düşük G20 üyesi olmayan ülkelere de dikkat çekeceğiz." Babacan, "G20 dışında da 180-190 ülke var. O ülkelere dışlanmışlık hissi vermek istemiyoruz. G20 platformunda o ülkelerin de sorunlarının masada olması ve o ülkelerin de mutlaka sesinin oralara aktarılması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
Milliyet

İhracatçı Putin'den Vergi İndirimi İstedi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2014 yılı kasım ayı ihracat rakamlarını Sinop'da açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, petrol fiyatlarındaki yüzde 30'luk düşüşün, Rusya ekonomisinde olumsuzluk yarattığını hatırlattı. Büyükekşi, Rusya'ya uygulanan ambargoların, iki ülke arasındaki tiracete henüz yansımadığına dikkat çekerken, "Akreditasyon yapılıyor, uzun sürüyor. Tavuk, yaş sebze ve meyve, süt ürünleri ve diğer gıda maddelerinde çalışmalar sürüyor" dedi. Putin'in Türkiye ziyaretine ilişkin beklentileri de dile getiren Büyükekşi, şöyle devam etti: "Rusya'dan 22 milyar dolara yakın ithalatımız var. Büyük kısmı enerji. Karşılıklı ihracat ve ithalatın, TL ve ruble ile yapılmasının gündemde olması gerekiyor. Rusya ile Türkiye arasında 100 milyar dolarlık dış ticaret hedefi var. Rusya'dan doğalgazda indirim bekliyoruz. Bir diğer konu da, Rusya'nın uyguladığı yüksek gümrük vergisi. Oranları çok yüksek. Burada iyileştirmeler yapılmasını bekliyoruz." Rusya'ya ihracatın 11 ayda yüzde 14.1 azaldığını, kaybın 915 milyon dolar olduğunu belirten Büyükekşi, "Ukrayna gerginliği, AB ambargosunun yanı sıra petrol fiyatlarındaki gerileme de Rusya'da, rublenin dolara karşı değer kaybetmesine yol açtı. Burada ihracatçılarımız aynı zamanda malı Rusya'ya ruble ile satıyor. Ruble ile malı satıp, tekrar dövize dönünce kayıplar var. Bu da sıkıntılar yarattı" diye konuştu. Putin'in ziyaretini önemsediklerini hatırlatan Büyükekşi, "AB'nin uygulamış olduğu ambargoya karışılık gıda malları alımı yapılacaktı. Bir ilerleme olmadı. Olursa 2015'te etkisini gösterecek" dedi. Kasımdaki ihracat kaybına ilişkin konuşan Büyükekşi, ihracatçılara, Sabahattin Ali'nin Sinop Cezaevi'ndeyken yazdığı "Aldırma gönül" adlı şiiriyle seslendi. Büyükekşi, dünyada gerileyen petrol fiyatlarına dikkat çekerek bu durumun Türkiye'nin enerji maliyetleri açısından önemli olduğunu ancak Rusya'nın olumsuz etkilendiğini kaydederek, ihracatlarında düşüş olduğunu söyledi. Büyükekşi, Irak'a yapılan ihracatın da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23 gerilediğini bildirdi.
Milliyet

Egzoz Gazı Online Takibe Alınıyor
Çevre kirliliğini en aza indirmek amacıyla taşıtların egzoz gazı salınımı mercek altına alınıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Türkiye genelinde yapılan egzoz gazı emisyonlarının ölçümü ve kontrolüne ilişkin, iş ve işlemlerin daha düzenli yapılması ve kontrol edilebilirliğinin artırılması amacıyla 'Egzoz Gazı Emisyon Ölçümü Takip Sistemi' projesi Kalkınma Bakanlığı tarafından onaylandı. Proje ile egzoz gazı emisyon pulu ve ruhsatlarının basım, dağıtım işlerini ortadan kaldıran ve her taşıt sahibinin emisyon ölçümünün online takip edilebileceği bir yazılım sistemi kurulacak. Hava kalitesinin iyileştirilmesi için kirlilik kontrol tedbirlerine öncelik verilecek yerleri belirlemek amacıyla hava kalitesi haritalarının hazırlanması çalışmalarına başlanıldı. Bu çalışmalar ile strateji ve politika geliştirmeden önce kirlilik üzerine yapacağı etki tespit edilebilecek ve böylece hava kirliliği daha etkin kontrol edilebilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hava kirliliğinin azaltılması için önlem alması gereken 64 il belirlendi. İl müdürlüklerinden temiz hava eylem planları oluşturulması istendi. Temiz hava eylem planı, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik yakıt değişikliği, yakma kazan veriminin arttırılması, trafikte toplu taşımanın teşvik edilmesi gibi çeşitli önlemleri içeriyor. Şu ana kadar 31 ilden gelen planlar değerlendirildi.
Star

Ayakkabıdaki Ek Vergi Beta'ya Yaradı
Türkiye genelinde 35 mağazaya ulaşan BETA, ayakkabıda dünyanın önde gelen markaları için de üretim yapmaya başladı. Ağustos ayında çıkan ek Gümrük Vergisi ile birlikte yabancı markalar Türkiye pazarındaki tüketimi kaybetmemek için Türkiye'de üretim arayışına girince, BETA dünya markaları için global koleksiyon üreticisi konumuna geldi. BETA Genel Müdürü Barbaros Akyıldız "Şu an Fransız bir markaya, onların markasıyla üretim yapıyoruz. Bu markaya 2014 sonunda 30 bin çiftin üzerinde üretim yapmış olacağız. 4 yabancı marka ile de görüşmelerimiz sürüyor. Bu markalardan biri hariç diğerleri Türkiye'de satışı olan markalar. Biriyle anlaştık, ilk siparişimizi aldık ve üretime geçeceğiz" dedi. Akyıldız "Şu an Türkiye genelinde 35 mağazamız bulunuyor. 2015'in ilk altı ayında 40 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz. Hedefimiz 3 yılda 60 mağazaya ulaşmak. 2015'te BETA'yı yurt dışına taşımak istiyoruz" dedi.
Star

Petrolde Yeni Senaryo: 30 Dolara Gerileyebilir
Petrol fiyatları OPEC'in üretimi kısmama kararı sonrası sert düşüşünü devam ettirdi. Hem ABD ham petrolü hem de Brent petrolün varil fiyatı son 5 aydır aralıksız olarak değer kaybetti. ABD ham petrolü 64.54 dolarla Temmuz 2009'dan bu yana, Brent petrol 67.82 dolara kadar gerileyerek Ekim 2009'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Uzmanlara göre bu, 2008'deki küresel krizden bu yana görülen en uzun düşüş ivmesi. Finansal danışmanlık şirketi Phillip Futures'ın analistleri, "Toplantı öncesinde petrolde dört yılın en düşüklerinden toparlanma beklerken, şimdi son beş yılın en düşük seviyelerini konuşuyoruz" dedi. Petrol fiyatlarıyla ilgili en ilginç senaryo petrol milyarderi Kanadalı işadamı Murray Edwards'tan geldi. Kanadalı dev şirket Canadian Natural Resource'un Yönetim Kurulu Başkanı olan Edwards, "Petrolde 30- 40 dolar arasını görebiliriz. 2008 yılına geri döndüğümüzde, kısa bir süre içinde petrolün varil fiyatının 35 dolar seviyesine gerilediğini görmüştük" dedi. Edwards, bu düşüşün ardından fiyatların o bantta uzun süre kalmasını beklemediğini de sözlerine ekledi. Milyarder işadamı şöyle devam etti: "Sorulması gereken asıl soru petrolün varil fiyatının nerede sabitleneceği. Bir süre için varil fiyatında 70-75 dolar bandı fena bir yer olmayabilir. Talep artışı ve arz dengesi sağlandıkça daha da artış görülecektir fiyatlarda."
Vatan

Kaçak Sigara Yüzünden 3 Köprü Duman Oldu!
Türkiye'de sigarada kaçak ürün kullanımı artarken bunun ekonomiye zararı da katlanarak büyüyor. 2009'da 108 milyar adet kayıt içi sigara tüketimine karşılık 5.4 milyar adet kaçak sigara tüketilirken 2013'te yasal sigara pazar büyüklüğü 92 milyar adete gerilerken kaçak sigaranın ulaştığı miktar 22.6 milyar adete çıktı. Japon sigara şirketi Japan Tobacco International (JTI) yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye'ye komşu ülkelerden giren kaçak sigara Maliye'yi 5 yılda 17.9 milyar lira vergi kaybına uğrattı. Kaçak ve kayıt dışı sigaraya karşı alınan önlemlerin etkisiz kalması sonucu oluşan vergi kaybı,, İstanbul Boğazı'na yapılan üçüncü köprünün maliyetinin üç katı büyüklüğe ulaştı. Bu para, devletin kasasına gireceğine kaçakçıların cebine gitti. Türkiye'deki yaklaşık 22 milyar adet kaçak sigaranın yarıya yakını Bugaristan'da üretilen ve yurda kaçak yollardan giren bir sigara markasından kaynaklanıyor. Yapılan hesaplamalara göre, fiyatı yaklaşık 3-3.5 liradan satılan kaçak Bulgar sigarası tek başına Türkiye'nin yılda yaklaşık 2.4 milyar lira vergi kaybına uğramasına neden oluyor. Söz konusu sigara 10 milyara adete yakın satış rakamı ile sektörde de en fazla tüketilen sigara markası ünvanını yakalamış durumda. JTI Başkan Yardımcısı ve Türkiye Genel Müdürü Bilgehan Anlaş, hem 2014 yılında kayıtlı pazarda hem de kaçak sigarada artış olduğunu ve bunun Türkiye'de ilk kez yaşandığını söyledi. Anlaş, "Normalde kaçağın arttığı yıllarda yasal sigara tüketimi düşer, kaçak azalınca yasal sigara satışları artardı" dedi. JTI Vergi Direktörü Philip Gambaccini ise Türkiye ile AB vergi sistemini karşılaştıran teknik sunumunda, Türkiye'nin sigara vergilemesinde AB'ye uyumlu hale gelebilmesi için nispi yani oransal vergilemeden maktu vergileme sistemine geçiş yapması gerektiğini bildirdi. Sigara üzerindeki toplam vergi yükünü hiç değiştirmeden bu değişikliğin yapılabileceğini belirten Gambaccini, bu sayede sigara şirketlerinin fiyat düşürerek devletin bütçe kaybına yol açmalarının önlenebileceğini söyledi.
Vatan

Altın İsviçre İle Gitti Geldi
Altın son 1 haftada yaklaşık 100 dolarlık bir fiyat hareketi yaparak yatırımcısının adeta başını döndürdü ve istikrarlı değil en riskli yatırım aracı ünvanını aldı. Geçen haftanın son işlem gününde, İsviçre Merkez Bankası'nın rezervlerinde altın tutup tutmamasının oylandığı referandum öncesinde, altının ons fiyatı bir süredir sürdürdüğü sıkışık seyrini kırıp 30 dolar düşüşle 1.167 dolara kadar gerilemişti. İsviçre referandumunda ise merkez bankasının altın rezervlerini tüm rezervlerin yüzde 20'si oranında tutmasını öneren teklifin reddinin ardından düşüşünü haftanın ilk işlem gününde sürdüren altının ons fiyatı 7 Kasım'dan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Güne 1.167 dolardan başladıktan sonra 1.142 dolara kadar geriledi. Bu seviyeden tepki alımlarıyla tekrar 1.180 doların üzerine çıktı. Ancak uzmanlar FED politikalarında bir değişiklik sinyali gelmedikçe altının ons fiyatında 1200 doların üstünün zor olduğunu düşünüyorlar.
Vatan

İlk Nükleer Santral İçin Onay
Rusya'nın 20 milyar dolara Mersin Akkuyu'da inşa edeceği nükleer santralla ilgili takvim planlandığı şekilde ilerliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Akkuyu Nükleer Güç Santralı (NGS) için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu onayladı. Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, santral için hazırlanan ÇED raporu Bakanlık onayından geçti. Türkiye'nin ilk nükleer santralı için hazırlanan 3 bin sayfalık rapor, çevresel etki açısından tüm detayları içeriyor. Bundan sonraki süreçte inşa aşaması başlayacak. Mersin'de inşa edilmesi planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santralı'yla ilgili hükümetler arası anlaşma, Rusya ile Türkiye arasında 2010 yılında imzalanmıştı. İnşaatın 2020'ye kadar tamamlanması bekleniyor. Üretilecek enerji, Türkiye elektrik tüketiminin yüzde 16'sına denk geliyor.
Akşam

DÜNYA
Suriyeli Mültecilere Bm'den Kötü Haber
Bağışçı ülkelerin vaatlerini yerine getirmemesi sonucu Birleşmiş Milletler, 1.7 milyon Suriyeli mülteciye yaptığı gıda yardımını durdurdu. BM'ye bağlı Dünya Gıda Programı'nın (WFP) yetkililerinden Ertharin Cousin, gıda kupon dağıtımının durmasının zaten büyük sıkıntılar çeken aileler için 'felaket' olacağını söyledi. Cousin, birçok bağışçının sözünde durmadığını da sözlerine ekledi. BM Dünya Gıda Programı kapsamında Türkiye, Ürdün, Lübnan, Irak ve Mısır gibi ülkelere sığınmış olan Suriyelilere yapılan yardımların sadece aralık ayında sürebilmesi için bile 64 milyon dolara ihtiyaç var. BM rakamlarına göre bölge ülkelerine sığınmış toplam Suriyeli sayısı 3 milyonu bulurken, ülke içinde de 6.5 milyon kişi evinden olmuş durumda. Uluslararası insani yardım kuruluşu Açlığa Karşı Eylem'den yapılan açıklamada da "Bu karar, üzüntü verici bir şekilde, bizi hiç şaşırtmadı. BM'ye göre 2014 yılında gıda yardımına ihtiyacı olanların sadece yüzde 51'inin gereksinimleri karşılandı" denildi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) tarafından ekim ayında hazırlanan raporda Türkiye'nin Suriyelilere yaptığı insani yardımın 4 milyar 519 milyon doları bulduğu, uluslararası kuruluşlar ve ülkelerin toplam yardımının ise sadece 246 milyon dolar olduğu bilgisi yer almıştı. Türkiye'de yaklaşık 2 milyonu Suriyeli sığınmacı bulunuyor.
Hürriyet

Türkiye Dostu Tusk Ab'nin Yenı Lideri
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı atanmadan önce olduğu gibi atandıktan sonra da Türkiye'nin üyelik perspektifine son derece soğuk bakan yaklaşımını değiştirmeyen Herman Van Rompuy koltuğunu dün eski Polonya Başbakanı Donald Tusk'a devretti. Tusk, AB içinde "Türk dostu" olarak adlandırılan nadir isimler arasında yer alıyor. Görevde kaldığı 5 yıl boyunca Türkiye'ye sadece bir resmi ziyaret gerçekleştiren, Brüksel'de Türk yetkililerle bir araya gelmemek için özel çaba harcayan, genişleme bağlantılı açıklamalarının çoğunda Türkiye'yi "unutan" Van Rompuy, Ankara'nın AB zirvelerine katılımını da engelleyen isimlerden biri olarak tanınıyor. Tusk ise selefinin aksine Türkiye'ye son derece sıcak bakan ve üyelik sürecine destek veren bir profil çiziyor. Türkiye, görev süresi boyunca Tusk ile sıkı ve sıcak bir diyalog kurmayı hedefliyor. Türkiye'yi yakından ilgilendiren konularda AB Komisyonu Jean Claude Juncker'i ihmal etmeden Tusk ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'yi öne çıkaran bir yaklaşım izleme niyetinde olan Ankara, zirvelere davet konusunda da olumlu gelişmeler olabileceği görüşünde. Nicolas Sarkozy döneminde Fransa'nın istememesi Van Rompuy'un da Sarkozy sonrası dönemde konuya soğuk bakması nedeniyle yıllardır yapılmayan "zirvelere davet" Türkiye'nin AB'den en önemli beklentileri arasında yer alıyor.
Hürriyet

Ankara Ve Washington İncirlik Üssü İçin Uzlaştı
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Türkiye ziyaretinde, iki ülke arasında IŞİD'le mücadele konusundaki görüş ayrılıklarını giderecek gelişmelerin yaşandığı öne sürüldü. ABD'de yayımlanan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, uçuşa yasak bölge oluşturulmasının üzeri çizilse de, Türkiye'nin isteği üzerine Suriye sınırında 'korunaklı bir bölge'nin kurulması için görüşmelerin ilk safhası başladı. Haftalar alabileceği belirtilen süreçte, ABD ve IŞİD karşıtı koalisyona dahil ülkelerin uçaklarının İncirlik ve Türkiye'deki diğer üsleri kullanması da ele alınacak. Üst düzey Amerikalı kaynaklara dayandırılan haberde, geçen hafta Washington DC'de Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında bahsi geçen konu başlıkları tartışıldığı belirtildi. Habere göre Türkiye'nin talep ettiği; Suriye'nin Irak sınırından Akdeniz kıyısındaki Lazkiye'ye kadar uzanacak bir uçuşa yasak bölgenin ilan edilmesi önerisi Washington yönetimi tarafından kabul görmedi. WSJ, Suriye'nin kuzeyinin üçte birini kapsayacak bir uçuşa yasak bölge planının ABD Başkanı Barack Obama yönetimi tarafından 'Esad rejimine karşı savaş ilanı' olarak algılanacağını düşünüp Türkiye'nin teklifinin 'rafa kaldırıldığını' belirtti. Ankara ise "korunaklı bölge" talebinin gerekçesini 'Türkiye'de eğitilecek muhalif savaşçıların ve Suriye'nin kuzeyinde muhaliflere yapılacak tedarik hatlarının korunması' olarak sundu. ABD tarafı görüşmelerin; Türkiye- Suriye sınırında dar bir alanı kapsayan ve Esad'a bağlı hava kuvvetlerini uzaklaştırmak için 'saldırı gerektirmeyen' bir bölgenin oluşturulmasına odaklanmasını istedi. Haberde "Türkiye, IŞİD hedeflerinin tespit edilmesine yardım için Suriye'nin kuzeyine karadan birlik gönderebileceğinin işaretini verdi. Fakat ABD'li yetkililer, Türk ordusunun böyle bir yeterliliğe sahip olduğundan emin değil" ifadesi de yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Türkiye ile Suriye sınırında uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda bir müddettir var olan görüşmelerin devam ettiğini ancak "spesifik bir uygulamaya yönelik bir karara varmadıklarını" bildirdi. Psaki'ye, WSJ'nin Suriye konusunda ABD ile Türkiye'nin anlaşmaya yaklaştığı yönündeki bu haberi de soruldu. Türk yetkililerle sınır güvenliğine dair ortak kaygılar da dahil, birçok konuyu aktif biçimde görüştüklerini ve birçok seçeneği gözden geçirdiklerini belirten Psaki, "Ancak bu görüşmeler devam ediyor ve şu anda duyurusunu yapacağımız bir şey yok" diye konuştu.
Milliyet

Bombalı Araç Türk Kapısından Girdi
Kürt internet sitesi Rudaw, IŞİD'in saldırdığı sınır kapısı ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarının YPG'nin denetimine girdiğini, Türk yetkililerin, "Sınırın IŞİD tarafından kullanılmasına izin verilmeyeceği" güvencesi üzerine YPG'nin Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın Türk kesiminden Kobani'ye doğru çekildiğini ileri sürdü. Kürt güçleri ile Türk yetkililer arasında varılan anlaşma sonucunda YPG savaşçılarının IŞİD'in saldırı yaptığı ileri sürülen Mürşitpınar Sınır Kapısı ile TMO silolarının bulunduğu noktadan Kobani tarafına çekildiğini ileri sürdü. Rudaw'ın haberinde, "Mürşitpınar'da Kürt güçleri ve Türkiye arasında yapılan toplantı sonucunda YPG, Kobanê tarafına çekildi. Yapılan anlaşmaya göre Türk ordu güçleri Mürşitpınar Sınır Kapısı'na yerleşecek ve IŞİD'in bu taraftan Kobani'ye saldırmasına izin vermeyecek, bunu engelleyecek. Kürt güçleri ve Türk yetkililer arasında yapılan anlaşmaya HDP milletvekilleri aracılık yaptı" denildi. Yüksekova Haber'e konuşan HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, YPG güçleri ile Türk yetkilileri arasında yapılan toplantıyı doğruladı. Ayhan görüşmelerde bulunduğunu ve mutabakata katkı sunduğunu söyledi. Bombalı araçların patladığı gümrük binası ve çevresinde inceleme yaptıktan sonra ANHA'ya açıklama yapan PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ise, IŞİD'in gümrük binasında patlattığı bombalı aracın Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan geldiği iddiasını sürdürdü. Abdullah, "Sınır kapısı dışında bir aracın buraya ulaşması ve infilak etmesi mümkün değil. Kapı da buraya birkaç metre uzaklıkta" dedi.
Milliyet

Yeni Diktatör Eskisini Akladı
3 Temmuz 2013 derbesiyle Mısır'da halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi deviren ve yerine geçen eski genelkurmay başkanı Abdülfettah el Sisi, devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek hakkında verilen kararların eleştirilmesinin doğru olmadığını savundu. Sisi, "Yargının verdiği kararların niteliğiyle ilgili eleştiride bulunmak doğru değil" şeklinde konuştu. Yeni Mısır olgusuna vurgu yapan Sisi "25 Ocak ve 30 Haziran devrimlerinden doğan yeni Mısır, adalet, hürriyet, eşitlik ve yolsuzlukla mücadele temelleri üzerine kurulu modern ve demokratik bir devletin tesis edilmesi yolunda emin adımlarla ilerliyor ve geriye dönmesi asla söz konusu olmaz" dedi. Öte yandan, Mısır'da Darbeyi Ret ve Meşruiyete Destek için Ulusal İttifak, Mübarek'le ilgili verilen kararı protesto için, gösteri çağrısında bulundu. Mısır'da, Mübarek, oğulları ve dönemin İçişleri Bakanı ile yardımcılarının yargılandığı 'asrın davası'nda mahkeme, '25 Ocak Devrimi sırasında göstericileri öldürmek' iddiasıyla 'hakkında dava açılamayacağı'na karar verdiği Mübarek'in, 'İsrail'e doğalgaz satışı yoluyla yolsuzluk yaptığı' suçlamasından beraatine hükmetmiş, 'haksız kazanç sağlama ve rüşvet' davasının ise zaman aşımına uğradığına karar vermişti.
Star

Hong Kong'da Polisin Tavizi Yok
Hong Kong'da polis ile yönetim binaları önünde eylem yapmak isteyen göstericiler arasında çatışma çıktı. Kentte bulunan gösterici kamplarından en büyüklerinden birinin yakınlarında yaşanan çatışmada polis göstericilere biber gazı ve coplarla müdahale etti. Çıkan olaylarda 40 kişi gözaltına alınırken, çok sayıda gösterici ve polis yaralandı. Öğrencilerin başını çektiği göstericiler, 2017'deki seçimlerde adaylarını, Pekin yönetiminin müdahalesi olmadan seçmelerine izin verilmesini talep ediyor. Batılı basın mensupları, 2 aydır göstericilere karşı sert davranmayan güvenlik güçlerinin müdahale şeklinin değişmeye başladığını vurguluyor. Demokrasi eylemlerinin başında göstericilere önemli bir halk desteği vardı ancak bu destek son haftalarda giderek azaldı. Yerel kaynaklar birçok Hong Kong sakininin göstericilerin kamu hizmetlerinde çok fazla aksamaya neden olduğunu düşündüğünü söylüyor. Çinli yetkililer, aylardır süren protestolara karşın seçimlere girecek adayları kendilerinin belirlemesi konusunda geri adım atmıyor.
Vatan

Devlet Başkanının 'Aşkı' İnternette Rekor Kırdı
Geçen ay Çin'de düzenlenen Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi'ne (APEC) katılan Rusya lideri Vladimir Putin'in, Çinli mevkidaşı Xi Jinping sohbete dalmışken, üşüyen eşi Peng Liyuan'a şalını vermesi, 'protokol ihlali' tartışmalarına neden olmuştu. Çinli yetkililer, Batı kültürüne göre 'centilmence' davranan Putin'in Çin kültürüne göre 'saygısızlık' kabul edilen bir davranış sergilediğini öne sürerek Rus lideri eleştirmişti. Putin'in first lady'ye şalını verirken çekilen fotoğrafları, kamuoyunda 'Jinping'i kıskançlık krizine soktu' yorumlarına neden olmuştu. Şimdi olayın üzerinden bir ay geçmeden Jinping ve Liyuan'ın 'büyük aşkının anlatıldığı bir şarkı yerel internet sitelerinde izlenme rekorları kırmaya başladı. Pekin yönetiminin 'imaj çalışması' olarak değerlendirilen şarkı "Xi Baba, Peng Anne'yi seviyor" sözleri ile başlıyor. Şarkının devamında Jinping'in gökyüzündeki ve yeryüzündeki hiçbir şeyden korkmadığı üzerine dizeler yer alırken "Kadınlar, bu dünyada sevenlerin galip geldiğini Peng Anne'den öğrenmelidir" sözleri ile sona eriyor.
Vatan

POLİTİKA

Putin'den Ab'ye Güney Akım Resti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki zirvede sürpriz enerji kararları çıktı. Putin AB'ye enerji resti çekerek, AB'nin tutumundan ötürü Güney Akım Projesi'nden vazgeçileceğini açıkladı. Erdoğan ile Türkiye topraklarında Güney Avrupa tüketicileri için yeni bir enerji hattı kurulması konusunda da mutabakata varıldığını belirten Putin, 1 ocaktan itibaren Türkiye'ye sağlanan doğalgazda yüzde 6 indirim yapacaklarını da açıkladı. Erdoğan ile Putin, Türkiye Cumhuriyeti- Rusya Federasyonu Üst Düzey İşbirliği Konseyi 5. Toplantısı'nın ardından düzenlenen imza törenini sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantı sonrasında boru hatlarıyla yeni taşıma mutabakat zaptı, enerji verimliliğine ilişkin mutabakat zaptı, nükleer enerjiyle ilgili alanlarda personel yetiştirmeye yönelik mutabakat zaptı, kobiler alanında işbirliği zaptı, çalışma sosyal güvenlik ve istihdama ilişkin mutabakat zaptı, cezayi konularda adli yardımlaşma ve suçluların geri verilmesine yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İkilinin ortak basın toplantısında sürpriz enerji kararları çıktı. Putin, bir süredir sıkıntı yaşadığı AB'ye Türkiye ziyaretinde rest çekerek Güney Akım Projesi'nden vazgeçileceğini açıkladı. Güney Akım Projesi'nde Bulgaristan ile anlaşma sağlanamadığı için projenin bu koşullarda geliştirilmesine devam etmeyeceklerini açıklayan Putin, "Karadeniz'de projenin inşaatına başlamayacağız çünkü bu durumda inşaata başlamak ve Bulgaristan'a ulaşınca durdurmak mantıklı değil, yeniden gözden geçireceğiz" dedi. Söz konusu projeye dair Avrupa Komisyonu'nun aldığı kararları da eleştiren Putin, "Avrupa bunu gerçekleştirmek istemiyorsa gerçekleştirilemeyecek. Demek ki enerji kaynaklarımızı farklı yerlere göndereceğiz. Sıvılaştırılmış gazın da farklı pazarlara ihracı olacak ama Avrupa bu gaza ulaşamayacak" dedi. Projeyi onaylamamanın, Bulgaristan'ın çıkarına olmadığını savunan Putin, "Eğer Bulgaristan egemen ülkeyse AB'den bu kararları nedeniyle zararlarının karşılanmasını istesinler. 400 milyon euro gelir elde edeceklerdi ama bu bizim ortaklarımızın bağımsız seçimi" dedi.
Milliyet

Biz Barajları Dert Etmeyen İktidarız
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin yüzde 10 seçim barajına ilişkin bireysel başvuruyu görüşeceğine ilişkin tartışmaları, "Biz hamdolsun barajları kendisi için dert etmeyen bir siyasi iktidarız. 13 yılda 9 imtihandan geçtik ve hepsinde başarılı olduk" sözleriyle değerlendirdi. Arınç, "13 yılda Türkiye ne kazandıysa yönetimde istikrardan kazandı. Sadece mahkeme üyeleri değil hepimizin bilmesi gerekir" sözleriyle de Yüksek Mahkeme üyelerine mesaj verdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı yaklaşık 6 saat sürdü. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, özetle şunları söyledi: (AYM'nin seçim barajına ilişkin başvuruyu ele alması) Mahkemenin açıklamasını dikkate almamız lazım. Mahkemenin birincisi ihtisası reyde bulunmak, ikincisi kamuoyuna bu konuda önceden bilgi sunma imkanı yoktur. Genel kurulda ne zaman görüşülecek nasıl karar çıkacak başkan ve üyeler bunu söylemediklerini ifade ediyorlar. Şimdi önlerindeki konu çok hayati bir konudur. Biz hamdolsun barajları kendisi için dert etmeyen bir siyasi iktidarız. 13 yılda 9 imtihandan geçtik ve hepsinde başarılı olduk. Bu barajı biz getirmedik. 15 aylık partiydik yüzde 10 barajı vardı, anti-demokratik diye şikâyet etmedik, biz barajları düşünerek değil iktidar olmak için kurulduk. Anayasa'nın önemli bir maddesi var; temsilde adalet ve yönetimde istikrar. Bu sihirli cümleyi bağdaştıracak bir seçim sistemi elbette bulunabilir. 13 yılda Türkiye ne kazandıysa yönetimdeki istikrardan siyasetteki istikrardan kazandı. Bunu sadece mahkeme üyeleri değil hepimizin bilmesi gerekir. Kaldı ki bu konuyla ilgili yapılan başvurular yapıldı reddedildi. AİHM de reddetti.
Milliyet

Arınç'tan 'Baraj' Açıklaması
Anayasa Mahkemesi'nin 'seçim barajının kaldırılması' için yapılan bireysel başvuruları gündeme almasına değinen Arınç, AYM'nin önünde hayati bir konu olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, AYM'nin seçim barajına yönelik kararıyla ilgili açıklama yaptı. İşte Arınç'ın açıklamalarından önemli başlıklar: Son zamanlarda aldıkları bazı kararlar eleştirilse bile, AYM hak ihlalleriyle ilgili her zaman takdir edilen önemli kararlar verdi. Şimdi önlerindeki bu konu hayati bir konudur. Baraj konusu sürekli tartışılmıştır. Bu barajı biz getirmedik. Biz iktidara gelmeden önce barajlar önümüzü kesiyor anti-demokratik demedik. Biz iktidar olmak için yola çıktık. Türkiye 13 yılda ne kazandıysa siyasi istikrardan kazandı. Bu konuyla ilgili bu konularla ilgili başvurular yapıldı. AİHM'ne de gidildi. O da yüzde 10'luk barajın bütün partiler için geçerli olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığı kararı verildi. Bizim öyle bir derdimiz, bir sıkıntı yok. Bu kriz anlamına da gelmez. Mahkeme ne karar verirse versin bunun gerekleri demokrasi içinde yerine getirilir. Endişe veya 'yarın ne olacak' kaygısı içerisinde değiliz. Çözüm sürecinin dürüst bir zeminde gitmesi lazım. Kimse kendine şahsi bir pay çıkarmamalı. Herkesin katılımda bulunacağı bir süreç olmalı. Öcalan başmüzakerecidir diyen arkadaşımıza sert çıkmıştım ve beni kınamıştınız. Bu ülkenin Başbakanı 3 aydır aynı şeyi söylüyor; kamu düzeni esastır. Peki karşı taraf tamam diyor mu? Eğer diyorsa yol haritası vs. sırayla gündeme gelir. Biz bugüne kadar çok adımlar attık ama 6-7 Ekim'den sonra atacağımız adımlar karşı taraftan gelecek adımlara bağlıdır. Süreç devam ediyor, sonuca varabilmesi için şart koştuğumuz gelişmeler yaşanmalı.
Vatan

İşbirliğinden Başka Şansımız Yok
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da temaslarını sürdüren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bir araya geldi. Başbakan Davutoğlu, görüşmede, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Avustralya'da düzenlenen G20 Zirvesi'nden sonra tekrar bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Türkiye ile Rusya arasında kurulan İşbirliği Konseyi'nin olağanüstü ivme kazandığını ifade eden Davutoğlu, beşincisi düzenlenen konsey toplantılarıyla iki ülke arasındaki ilişkilerin daha gelişeceğini kaydederek, "Rusya-Türkiye ilişkileri tarihi ilişkilerdir. Gelecekte de örnek teşkil eden ilişkiler olacaktır" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Türkiye ile Rusya'nın aynı bölgede bulunan iki komşu ülke olduğunu, iki ülkenin dünyada meydana gelen bazı olaylarla ilgili tutumlarının farklı olabileceğini ifade ederek, "Ama karşılıklı menfaat o kadar derin ki işbirliğimizi geliştirmekten başka şans tanımıyor bize" ifadesini kullandı. Basına kapalı görüşmede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da hazır bulundu.
Akşam

SPOR

Karabük deplasmanında da Kartal'ı uçuran isim değişmedi Demba Ba attığı iki golle siyah beyazlıları galibiyete taşırken, takımını da liderlik koltuğuna oturttu.. Zorlu mücadelede ilk yarı golsüz tamamlandı. İkinci yarı ise büyük çekişmeye sahne oldu. Demba Ba iki kez sahneye çıktı ve Sosa'nın asistleriyle takımını öne geçirdi. Senegalli oyundan çıktıktan sonra Beşiktaş korkulu rüya görmeye başladı. Musa Çağıran'ın golü Karabük'e yetmedi. Son gülen Beşiktaş oldu: 1-2.
Hürriyet

F.Bahçe'de 2 hafta önce derbide Beşiktaş'ın hocası Slaven Bilic'le yaşadığı "F of" olayı hafızalardaki yerini koruyan Emre Belözoğlu bu kez Eskişehir maçında gördüğü kırmızı kartla olay yarattı. Kanarya'nın kaptanı, hakem Tolga Özkalfa'nın kıdemsiz yardımcısı Ekrem Kan'ın uyarısıyla oyundan atılması sonrası sahayı birbirine katarken, maçı FBTV'de izleyen Başkan Aziz Yıldırım'ın da stüdyoyu kırıp geçirdiği ortaya çıktı. Başkan Yıldırım'ın Emre'nin kırmızı kart görüp takımı 10 kişi bırakmasının ardından çok sinirlendiği, masaları yumruklayıp, sandalyelere tekme atarak, "Yeter Emre" diye bağırdığı ardından da, "Bu nasıl sorumsuzluk. İlk yarısını geride kapattığımız karşılaşmada rakibi ablukaya alıp beraberliği buluyoruz, ardından da galibiyet golünü ararken bunu neden yapıyor. Saha içindeki hareketleri affedilecek cinsten değil" dediği öğrenildi. Yıldırım'ın, "Yaptığını anlamış değilim. Böyle bir ortamda takımı nasıl yalnız bırakır? Bir daha bunu yaparsa arkasında durmayacağım. Sezon sonunda bitecek olan sözleşmesini de uzatmayacağız. Emre defterini kapatacağız" dediği kaydedildi. Bu arada Emre'ye gördüğü kırmızı kart yüzünden yönetim tarafından 30 bin dolar ceza kesileceği bildirildi. PFDK'ya sevkedilen Emre'ye "Bela" okumaktan da 3 maç ceza bekleniyor.
Star

CİM-BOM'da Hamza Hamzaoğlu dönemi dün başladı. 6 aylık sözleşme imzalayan Hamzaoğlu tören sırasında duygulu anlar yaşadı. "Babam beni Florya'da çok izledi. Keşke bugünleri de görseydi" diye konuşurken gözyaşlarını zor tuttu. Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak'ın teselli ettiği Hamzaoğlu, "Teklifi, babamı kaybettiğim günün ertesinde cenazeevinde aldım. Önce kızım ve eşimle paylaştım. Acımız bir nebze de olsa dindi" dedi. Hamzaoğlu şöyle konuştu: "Kariyerimi riske ettiğimi düşünmüyorum, etmişsem de G.Saray için değer. Abdurrahim Abi uzun süreli sözleşme teklif etti, ben 'mayısa kadar görevde kalacaksınız , ben de bu sebeple mayısa kadar görevde kalayım' dedim. Önüme bir kapı açıldı ve bugün de buradayım. Burada en iyisini yapmak zorundayım. Şampiyon olacağız, kupaları alacağız demek isterim ama bunlar zaman alacak şeyler. Başarı için elimizden geleni yapacağız." "Benden önceki teknik direktör arkadaşıma teşekkür ediyorum. Yaptıkları önemli başarı, ama eksikler var. Bunları gidereceğiz. Taffarel görevine devam edecek. Yardımcılarımız, Akhisar'daki ile aynı. Önemli olan istikrarı yakalamak. Bütün arkadaşlarımıza objektif bir şekilde bakıp, değerlendireceğiz. Hakemden, rakipten hiçbir şey beklemeyen bir Galatasaray takımı yaratacağız. Kupada daha az oynayan isimlere şans vereceğiz, bunu hakediyorlar."
Star

Trabzonspor Ersun Yanal'ın göreve gelmesinin ardından çıktığı 3. resmi karşılaşmayı da kazandı. Galatasaray'ı deplasmanda 3-0, Metalist Kharkiv'i 3-1 ve dün de G.Birliği'ni 4-1'le farklı deviren Bordo-Mavililer'de deneyimli hoca ile Vahid Halilhodziç arasında çarpıcı bir istatistik ortaya çıktı. Halilhodziç döneminde 12 resmi maçta 15 gol atan Trabzonspor, Ersun Yanal döneminde çıktığı 3 maçta 10 gol kaydetti. En son 13 Nisan 2014'te Eskişehir maçında gol atan Özer, G.Birliği karşısında 7.5 aylık gol orucunu bozdu.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme