20 Aralık 2014 Cumartesi

20.12.2014 Genel Gündem


20.12.2014 Cumartesi
GÜNDEM

Örgütten 4 Tutuklama 
14 Aralık Operasyonu kapsamında 1’inci Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ‘örgüt yöneticisi’ suçlamasıyla, emniyet müdürleri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve emniyet amiri Mustafa Kılıçaslan da örgüte üye oldukları iddiasıyla tutuklandı. Kararda Fethullah Gülen için ‘şüpheli’ denilirken, 7 kişiyle birlikte, Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı da yurtdışına çıkış yasağıyla serbest kaldı. İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi, sorgulamanın üzerinden 14 saat geçtikten sonra 14 Aralık operasyonuyla ilgili kararını açıkladı. Samanyolu Medya Grup Başkanı Hidayet Karaca’nın örgütün yayın politikasına uygun yayınlar yaparak örgüt yöneticisi olduğu, emniyet müdürleri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ile emniyet amiri Mustafa Kılıçaslan’ın ise emniyet teşkilatı içerisinde var olan örgütlenmenin içerisinde yer aldıkları yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu belirtildi. Karaca’nın terör örgütü yöneticiliği; Ergenekon, Balyoz ve KCK soruşturmalarını başından beri yürüten Tufan Ergüder ile Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan’ın ise terör örgütüne üye suçundan tutuklanmasına karar verildi. Karaca, savunmasında “Bu bir hayali davadır. Buradan adalet çıkacağını tahmin etmiyorduk. Silahlar nerede, örgüt yöneticiliği nerede. Bir filmden bu oluyorsa bir gün bu kararı verenler oturduğum yere oturacaklar” dedi. Tutuklular Silivri Cezaevi’ne gönderildi. ‘Örgüt kurmak ve yönetmek’ suçundan tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı hakkında ise üzerine atılı suçu işlediği yönünde tutuklamayı gerektirecek kuwetli suç şüphesine dayalı somut deliller bulunmadığı belirtildi. Hâkim, Dumanlı’yı hakkında yurtdışına çıkış yasağı koyarak serbest bıraktı.
Hürriyet


Önce Senaryo Yazıp Düğmeye Basmışlar 
AK Parti’nin önceki gün yapılan MYK toplantısında 14 Aralık Operasyonu konuşuldu. MYK üyelerinin operasyonun ayrıntılarını sorması üzerine Başbakan Ahmet Davutoğlu “Önce Tahşiyeciler olayının senaryosunu hazırlayıp, sonra kumpas kurmuşlar. El bombalarında polislerin parmak izi var” dedi. Toplantıda, Tahşiyeciler grubuna ilişkin kurgunun Gülen Cemaati’nce önceden planlandığı öne sürüldü. Gruba bu ismi ilk olarak Gülen’in verdiği, Gülen’in bu ismi telaffuzunun ardından Cemaat’e yakın medyada Tahşiyecilerle ilgili haberler yapıldığı, ardından Cemaat yanlısı polislerin devreye girdiği, grubun televizyonlarında da bu içerikte senaryolaştırılmış dizilerin yayınlandığı anlatıldı. Tahşiyecilerin kalabalık bir topluluk olmadığı, El Kaide ile bağ kurmak için bulunan bombalarda da operasyonu yapan polislerin parmak izlerinin bulunduğu bilgisi tekrarlandı. Toplantıdaki değerlendirmede, Gülen’in de soruşturma kapsamında olduğu ancak mahkemenin, yurtdışındaki kişilere ilişkin taleplerle ilgili prosedürü tamamlayıp kırmızı bülten çıkarılmasını istemesinden sonra sürecin başlayacağı dile getirildi. Bu talebin, önce Adalet Bakanlığı’na, oradan Dışişleri Bakanlığı’na gönderileceği ve ABD’den Gülen’in istenmesi sürecinin başlayacağı belirtildi. Toplantıda, devletin gizli belge ve bilgilerinin deşifre edilmesi, yasadışı dinleme ve yardım TIR’larının durdurulması gibi başlıklardaki soruşturmaların ise ayrıca yürütüldüğü bilgisi de verildi.
Hürriyet

4. Kez Beraat 
Mısır Çarşısı’nda 1998’de meydana gelen, 7 kişinin ölümü 127 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan patlamaya ilişkin Yargıtay’ın bozma kararının ardından 4’üncü kez görülmeye başlanan davada Sosyolog Pınar Selek 4’üncü kez oybirliği ile beraat etti. İstanbul 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, Selek ile davanın diğer sanığı Abdül Mecit Öztürk hakkındaki beraat kararında patlamanın bombadan mı, gaz kaçağından mı yoksa tüp gaz patlamasından mı meydana geldiğinin tespit edilemediğine dikkat çekti. Kararda, “Mahkûmiyetlerine yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüphe de sanık lehine yorumlanır ilkesinden hareketle ayrı ayrı beraatlerine karar verildi” denildi. Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nin 10 Mart 2009 tarihli bozma kararına karşı direnme kararı verilmiş olduğundan dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verildi. Alkışlarla karşılanan kararın ardından bazı izleyiciler gözyaşlarını tutamadı. Salondakiler Selek’in aynı zamanda avukatlığını yapan babası Alp Selek ile kız kardeşi Seyda Selek’i sarılarak tebrik etti. Kararı sevinçle karşılayan Alp Selek, “Dosyayı inceleyen mahkeme komplo olduğunu tespit etti” dedi. Seyda Selek ise “16 yıl boyunca haksız, adaletsiz bir süreç yaşandı. 16 yıl sonra adalet değil ama mağduriyetin bitmesi sevindirici” diye konuştu. Sevinçli haberi “Beraatlere alışığım” diyerek yorumlayan Pınar Selek, kararı Lyon’daki bir nikah salonunda arkadaşlarıyla eğlenerek kutladı.
Hürriyet

250 Metre Derinde Hak Mücadelesi 
Zonguldak’ın Ereğli İlçesi Kandilli Beldesi’ndeki özel maden ocağında çalışan yaklaşık 500 işçinin, 60 arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine üretimi durdurarak önceki sabah yer altında başlattı. eylem yapan yaklaşık 500 maden işçisinden yaklaşık 470’i, yanlarına gelen işletme yöneticileriyle yaptıkları görüşme sonunda ocaktan çıktı. İşverenin, maden ocağını kapatacağını, ocakta daha fazla kalmaları durumunda tazminat haklarından faydalanamayabileceklerini belirtmesi üzerine işçiler eylemi bitirdi. 2005’te TTK’dan ihaleyle kiraladığı sahada üretim yapan Hema Kömür İşletmeleri şirketi, ihale sözleşmesinde yer alan 12 milyon ton kömür rezervinin sahada bulunmaması, haritalarda yer almayan bölgedeki olası kömür rezervinin belirlenmesi ve hazırlanması için süre verilmemesi gibi nedenleri gerekçe göstererek işçi çıkarmaya başladı. Daha önce 29 işçinin işine son verildiği işletmede, önceki gün de 60 madenci işten çıkarıldı. Bunun üzerine önceki sabah vardiyasına gelen işçiler, üretimi durdurarak yerin 250 metre altında eylem başlattı. 16.00-24.00, 24.00-08.00 vardiyalarında çalışan işçilerin de katılmasıyla yer altında eylem yapan işçi sayısı 500’e ulaştı. Yöneticilerle görüşen işçilerden 470’i eylemi sonlandırdı. GMİS Armutçuk Şube Başkanı İsa Mutlu, “İşçilere işveren buranın kapatılacağını duyurdu. İşçilerimiz de hem sağlık sorunları hem umutsuzluğa kapıldıkları için ocaktan çıkmak zorunda kaldılar. Maden ocağında ise 30 kadar kişinin kaldığını biliyoruz. Eylemlerine devam edecekler” dedi. Eylem yapan işçilerden Ömer Demir, işlerini kaybedeceklerini kesin olarak öğrenince mücadeleden vazgeçtiklerini söyledi. 7 yıllık madenci 30 yaşındaki Ersan Çimen ise “Arkadaşlar ile karar aldık ve eyleme son verdik” dedi
Milliyet

28 Şubat Özde Darbe 
Eski Başbakan Tansu Çiller, 28 Şubat davasında talimatla “müşteki” sıfatıyla ifade verdi. “28 Şubat özünde bir darbedir” diyen Çiller, mahkemeye 3 sayfalık yazılı dilekçe sundu. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 28 Şubat davası kapsamında mahkeme Çiller’in İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinde talimatla ifadesinin alınmasına karar vermişti. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen talimat duruşmasına avukatı ile birlikte katılan eski başbakan Tansu Çiller, mahkemeye 3 sayfalık yazılı dilekçe sundu. Sanık Çetin Dogan duruşmada söz alarak Çiller’e 8 soru yöneltti. Doğan’ın soruları Çiller tarafından daha sonra cevaplandırılmak üzere duruşma zaptına yazdırıldı.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 88, 7940-89, 0190                    
ABD Doları 2, 3097-2, 3148/  Euro 2, 8266 -2, 8321/ İngiliz Sterlini 3, 6102-3, 6202

Bilirkişi: Orantısız 
AK Partili eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar’la ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu’nda mal varlıklarıyla ilgili hazırlanan bilirkişi raporundan çarpıcı tespitler çıktı. Komisyonda “bilirkişi” olarak görev yapan Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) uzmanı Ali Demir’in dört eski bakan ile ailelerinin malvarlıkları, banka hesap hareketleri ve tapu kayıtları üzerinden hazırladığı rapor, 22 Aralık Pazartesi yapılacak Yüce Divan oylamasında komisyon üyelerince dikkate alınacak en önemli veriyi oluşturuyor. Bilirkişi, kayda giren verilerin yanı sıra “izahı gerektiren” konuları da değerlendirerek raporunda özetle şu tespitlere yer verdi: Muammer Güler: Eşi Neval Güler adına Çanakkale Ayvacık Mıhlı Köyünde 27 Eylül 2013’te aldığı bir taşınmazın mal bildirimine konu edilmediği tespit edildi. Oğlu Barış Güler’e, ortağı olduğu şirketlerden kar payı ve borç para verme şeklinde kaynak aktarılmadığı; Reza Zarrab’tan alınan danışmanlık ücretleri dolayısıyla beyanname ve bildirimlerine rastlanılmadığı; Barış Güler’in malvarlıklarının gelirleri ile orantılı olmadığı kanaatine varılmıştır. Kızı Burcu Güler’in yasal gelir kaynağının ücret ve kira gelirinden oluştuğu; şahsın iki taşınmaz alımı ve bankalardaki 945 bin TL tutarındaki vadeli mevduatının gelirleri ile orantılı olmadığı Egemen Bağış: Bakanlığı sırasında Ankara Konur Sokak, İstanbul İstinye ve Ankara Dikmen Vadisi’nde 500’er bin liraya üç taşınmaz satın aldı. Bankalardan edinilen bilgilerden hesaplarında kendi adına alınan iki adet taşınmaz ile ilgili banka transferine ve kredi kullanımına rastlanılmadığı; mal bildirimlerinde de 2010 ve 2011 yılında edinilen üç taşınmazla ilgili borcu olduğuna dair bir beyanda bulunmadığı; 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılı harcanabilir ve/veya tasarruf edilebilir aylık ortalama geliri dikkate alındığında şahsın bakanlık yaptığı süre zarfında 2010 ve 2011 yılında satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam üç adet taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı geliri ile orantılı olmadığı
Hürriyet

Babacan: Lüks Hariç Yeni Vergi Yok 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vergi oranlarıyla ilgili genel anlamda herhangi bir değişiklik planları olmadığını bildirerek, özellikle sermaye piyasalarının ve Borsa İstanbul’un kesinlikle teşvik edilmesi gereken alanlar olduğunu vurguladı. Babacan bu alana yeni bir vergi gibi bir düşünce olmadığını kaydetti. Babacan bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Babacan vergi oranlarının enflasyon güncellemesine uğradığını onun dışında Orta Vadeli Program’da da yeni bir değişiklik öngörmediklerini dile getirerek “Sadece lüks tüketimle ilgili tüketim vergileri ya da ithalde alınan gümrük vergisi ağırlıklı olarak bunlarla alakalı dönem dönem bazı uygulamalarımız oluyor. ‘Bundan sonra da olabilir’ diyoruz. Çok da yeni bir şey değil. Son 5 sene içinde bunu parça parça yaptık” diye konuştu. Doların yükselmesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, “Genel anlamda doların değerlenmesi ile ilgili genel bir trend var. Bu trend bir süre daha devam edebilir. Bunun hızı ve dalga boyutları Amerikan Merkez Bankasının atacağı adımlara bağlı” ifadesini kullandı. Babacan temeller sağlamsa bu hareketlerde korkmamak gerektiğini söyledi
Hürriyet

TAV, Havalimanı İnşaatında Dünya 1.’si 
Türkiye ve bölge ülkelerinde gerçekleştirdiği havalimanı projeleriyle sektörün liderleri arasına giren TAV İnşaat, bu alanda dünyanın en büyük şirketi oldu. Sektörün saygın yayınlarından Engineering News Record (ENR) üstlendikleri projelere göre 2014’te her sektörde dünyanın en büyük inşaat şirketlerini açıkladı. TAV İnşaat “Havalimanı İnşaatı” kategorisinde ilk sırada yer aldı. TAV Grup CEO’su Sani Şener “Son üç yılda Abu Dabi Midfield Terminali, Medine Havalimanı, Cidde Havalimanı Saudi Airlines Hangarları, Riyad Havalimanı gibi projeleri üstlenerek Körfez Bölgesi’nde önemli bir başarı ivmesi yakaladık. Geçtiğimiz yıllarda zirveyi zorladığımız ENR listesinde ilk sıraya yükselmekten ve ülkemizi bu şekilde temsil etmekten dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu başarıdan aldığımız güçle daha büyük hedeflere ulaşmak üzere çalışmayı sürdüreceğiz ” dedi. İstanbul Atatürk Havalimanı’yla çıktığı yolda TAV İnşaat’ın bugüne kadar üstlendiği projelerin kontrat bedeli 16,2 milyar doları aştı.
Türkiye

Çelik Gibi Bir Sanayiye Esnek Devlet Olacağız 
Sabancı Holding şirketlerinden Kordsa Global ile Sabancı Üniversitesi’nin iş birliğiyle hayata geçirilen Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nin temel atma töreni İstanbul Teknopark’ta yapıldı. Törende konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2023 hedeflerine ulaşmak için çelik gibi iradeli sanayi istedikleri ifade ederken, “Ben de bundan sonra hiçbir süreçte karşınızda sert ve kaya gibi bir devlet değil, esnek, duruma intibak eden, olayı anlayan ama aynı zamanda irade gerektiğinde çelik gibi iradeye sahip bir devlet sözü veriyorum” dedi ve Güler Sabancı ile Sabancı camiasına teşekkür etti. Temel atma töreni gerçekleştirilen tesisin önemine dikkat çektiği konuşmasında, yüksek teknolojinin önemini de vurgulayan Davutoğlu, “Bu çerçevede de atılması gereken adımlar neyse dinlemeye, gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya, verilecek destekleri vermeye de hazırız. Yeter ki herkes öne çıksın, kimse başkasının adım atmasını beklemesin” dedi. Yüksek teknoloji olduğu takdirde ithalata olan bağımlılığın azalacağına değinen Davutoğlu, “Teknolojinin arkasında koşulmaz, teknolojinin içinde koşulur ve öne geçilir. Eğer bu mantıkla çalışırsak işte o zaman devlet, üniversite, sanayi iş birliği sağlam zemine oturur” görüşünü dile getirdi. 2002 yılında Türkiye’de 2 teknopark olduğunu hatırlatan Davutoğlu, “Sayın Özal’ın vizyonuyla buralar teknopark alanı olarak seçildi ama bize gelene kadar taş üstüne taş konulamadı. Çünkü bu sadece vizyon meselesi değil, Sayın Özal’ın koyduğu vizyonu hep takdir ediyoruz, ama uygulama, irade, öncelik meselesi. Hükümet olarak bu iradeye, önceliğe de sahibiz. Şu anda çalışmalar sayesinde 40 ildeki 59 teknoparktan 41’i faal durumda, diğerleri de kurulma aşamasında dedi. Davutoğlu konuşmasının sonunda, Türkiye’nin teknolojiyi aktaran, tüketen değil, aldığı teknolojiye kendi katkısını yapan bir neslin ülkesi olacağını ifade etti.
Türkiye

Otomatik Ödemede ‘Ücret’ Sürprizi 
Bankalar kredi kartı üzerinden verilen otomatik ödemelerden ücret kesmeye başladılar. Mayıs ayında yürürlüğe giren Tüketicileri Koruma Yasası’ında kredi kartından faiz dışında bir kesinti yapılmasının yasak olmasına karşın bankalar müşterilerinin kredi kartı üzerinden verdikleri doğal gaz, elektrik, su gibi otomatik ödeme talimatlarından işlem başına 0,75 kuruş ile 1.5 TL arasında para kesiliyorlar. Banka müşterilerinin kredi kartı hesaplarından otomatik ödeme emri verdiği elektrik, doğalgaz ve su faturası ödemelerinden işlem başına 0,75 kuruş alınıyor. Otomatik ödemeden 1 liranın üstünde para alan bankalar da var. Bankalar kampanya düzenlemelerinde öne çıkardıkları otomatik ödeme talimatlarından uzun süre para almayarak müşteri kazanmaya çalıştılar. Kredi kartı ödemelerinden başlayan işlem ücretlerinin normal hesaplar üzerinden verilen emirlerde de uygulanması bekleniyor. Bankacılar kampanya ve puan özelliği olan kredi kartından yapılan otomatik ödeme kesintilerini netleşmemiş gri alan olarak yorumluyor. Kimi bankacı kendi bankalarının müşterilerinden böyle bir kesinti yapmayı uygun bulmadığını ifade derken, kimileri ise bankaların bu tür kesintilere yapmaya hakkı olduğunu ifade etti. Bankacılar, “Kredi kartı üzerinden verdiğiniz otomatik ödeme talimatlarını banka anında, gününde ödüyor. Oysa müşteri kredi kartı borcunu neredeyse bir ayı geçen bir süre içinde ödüyor. Bunun bir maliyeti var” dedi.
Milliyet

İnsani Gelişmişlikte Hedefimiz İlk 50 
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin artık değişimi yöneten bir ülke haline geldiğine dikkat çekerek, hedeflerinin en yüksek insani gelişmişliğe sahip ülkeler arasında ilk 50’ye girmek olduğunu söyledi. Bakan Yılmaz dün Çerkezköy Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünü (ÇOSB) ziyaret ederek Başkan Ömer Sarıoğlu ile görüştü. Yılmaz ardında da Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi ve Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen “10 Yıllık Kalkınma Planı Çerçevesinde Büyüyen Türkiye’ konulu seminerde konuştu. Yılmaz “Türkiye şu anda 69’uncu sırada ve ‘Yüksek İnsani Gelişmişliğe Sahip Ülkeler’ arasında yer alıyor. Hedefimiz ilk 50’ye girerek ‘En Yüksek İnsani Gelişmişliğe Sahip Ülkeler’ arasına girmektir” ifadelerini kaydetti. Özellikle de kriz yaşayan ülkelerin ister istemez değiştiklerinin görüldüğünü anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: “Geçmişte bunları yaşadık. Oysa stratejiler geliştirip uzun vadeli bir takım hedefler koyup ileriye dönük değişiyorsanız değişimi yönetiyorsunuz demektir. Türkiye’nin son 12 yılda bir çok başarısı var. Türkiye artık değişimi yönetebilen bir ülke haline geldi. Öz güven sahibi ve altyapısı olan bir ülke haline geldi.”
Star

Rönesans’tan Hastaya Depremi Hissettirmeyen Dev Hastaneler 
20 yıl önce Rusya’da kurulan ve bugün uluslararası arenada Türkiye’nin en büyük inşaat firması haline gelen Rönesans Holding, Fransız ortağıyla birlikte şehir hastanelerine 2 milyar Euro yatıracak. ‘Kamu-özel ortaklığı- PPP’ (Public Private Partnership) çerçevesinde inşa edilecek hastaneler hem konfor hem de deprem güvenliği açısından en üst düzeyde olacak. Hastanelerde deprem izolatörleri olacak. Yani binalar herhangi bir deprem sırasında hem hasar görmeyecek, hem de hastalar depremi hissetmeyecek. Rönesans Sağlık Yatırım’ın Fransa merkezli Meridiam Infrastructure ortak yapacağı hastaneler Adana, Bursa, Elazığ, Yozgat’ın yanı sıra ayrıca bir paket halinde Afyon, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, Malatya, Samsun, Trabzon ve Van’da hayata geçirilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon hastaneleri, psikiyatri hastanelerini kapsıyor. Projelerle ilgili bilgi vermek üzere önceki akşam Rönesans yöneticileri bir sohbet toplantısı düzenlerken sabah da temeli ilk atılacak olan Adana Sağlık Kampüsü için sağladıkları 433 milyon Euro’luk krediye imza attı. Adana projesinin 540 milyon Euro’ya mal olacağını belirten Rönesans Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yanıkömeroğlu, PPP projesini telekomdaki 5G’ye benzetti. “Devlet hastayla uğraşacak. Diğer işler 25 yıl boyunca bizde olacak” diyen Yanıkömeroğlu, 1.550 yatak kapasiteli Adana’daki projenin dünyanın en büyük deprem izolatörlü binası olacağını söyledi. Yanıkömeroğlu “Hasta, depremi hissetmeyecek. Bu hastanelerin depremden sonra da hayatına devam etmesi önemli. İnşa edeceğimiz hastaneler konforda ise özel hastanelerin bile önüne geçecek” dedi. Yanıkömeroğlu, izolatör sisteminin maliyeti yüzde 10 artırdığına da dikkat çekti. Yanıkömeroğlu, Fransız ortakla birlikte Orta Afrika pazarı için de fon geliştirdiklerini belirterek “Birlikte Afrika’ya da açılacağız. Nijerya, Tanzanya, Gabon, Senegal’de altyapı yatırımları olacak” dedi. Rönesans Holding Başkanı Erman Ilıcak ise yurt dışında elde ettikleri deneyimi Türkiye’nin sağlık yatırımlarında kullanmak üzere yola çıktıklarını belirterek “Diğer bir ifadeyle sağlıkta Rönesans dönemi başlıyor. 2015’te hastanelerle ilgili çok yoğun çalışmalarımız olacak. Meridiam ile birlikte açılacak yeni ihalelere de gireceğiz. PPP dışındaki başka projeleri de takip edeceğiz” dedi.
Star

Halka Açılana Vergi İndirimi 
Hükümet şirketler için yeniden 'halka arz seferberliği'ne hazırlanıyor. Yeni planla son yıllarda şirketlerin ilgisini kaybetmeye başlayan Borsa İstanbul'un hareketli işlem günlerine geri dönmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun önceki gün tanıttığı pakette önem verilen konulardan bir tanesi de halka açılmayı planlayan şirketlere yönelik oldu. Buna göre ekonomi yönetimi belirli bir oranın üzerinde halka açılmayı planlayan şirketlere daha sonra belirlenecek süre boyunca kurumlar vergisi indirimi yapacak. Böylece şirketlerin bu teşvikle borsaya çekilmesi planlanıyor. Pakette ayrıntılarına yer verilen madde ise şöyle: Belirli bir oranın (örneğin %25) üzerinde halka açıklık oranıyla halka açılacak şirketler için belirli bir süre boyunca (örneğin 5 yıl) kurumlar vergisi oranında indirim tanınmasına yönelik olarak mevzuat değişikliği çalışması yapılması planlanmaktadır. Bugün Borsa İstanbul'da işlem gören toplam şirket sayısı 422'ye ulaşmış durumda. Bu şirketlerin toplam piyasa değeri ise 585 milyar liraya ulaştı. Borsadaki şirket sayısının 1000'e ulaşması hedefleniyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

İmralı’da İlk Gizli Görüşme 
Bugüne kadar İmralı ziyaretleri öncesinde ve sonrasında açıklama yapan HDP heyetinin, İmralı’da geçen çarşamba Abdullah Öcalan’la görüştüğü ortaya çıktı. Görüşmenin ilk kez gizli biçimde gerçekleştirilmesinin, Öcalan’ın hazırladığı müzakere taslağı ve taslakta özerkliğin de bulunduğuna yönelik açıklamaların hükümet cephesinde tepki çekmesinden kaynaklandığı iddia edildi. Öcalan ile üç saat süre ile kesintisiz görüşen HDP heyetinin, ziyaret öncesi MİT ve hükümet ile de görüşmeler yaptığı öğrenildi. HDP, İmralı ziyaretini yazılı açıklamayla iki gün sonra duyurdu. Ancak açıklamada daha önceki açıklamalarda olduğu gibi Öcalan’ın açıklamalarına yer verilmemesi dikkat çekti: “Çözüm süreci kapsamında İmralı, Kandil, Devlet ve Hükümet ekseninde yürütmüş olduğumuz görüşme trafiği bütün yoğunluğu ile devam etmektedir. Bu görüşmeler kapsamında 17 Aralık Çarşamba günü İmralı Adası’nda Sayın Öcalan’la 3 saate yakın bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantının sonucunda kamuoyuyla paylaşmak isteriz ki; bu süreçte İmralı’da Sayın Öcalan’la devlet heyeti arasında yoğun bir görüşme trafiğinin yaşandığı, yapılan toplantılar neticesinde anlamlı derin müzakerelere geçme konusunda herhangi bir engel olmadığı heyetimize aktarılmıştır. Önümüzdeki hafta edindiğimiz sonuçları ve önerileri Çözüm Kurulu Üyeleri ve Kandil’de KCK yetkilileri ile tartışarak, kamuoyunu daha geniş kapsamlı olarak bilgilendireceğimizi kamuoyuna saygıyla sunarız.” Kulislerde, bundan sonra bir bölümü gizli yürütülecek temasların ardından İzleme Kurulu’nun oluşturulabileceği ifade edildi.
Milliyet

Emir Sarıgül İstifa Etti 
Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile Başkan Yardımcısı Emir Sarıgül arasında günlerdir süren gerginliğin ardından dün Sarıgül, “başkanvekilliği” ve “başkan yardımcılığı” görevlerinden istifa etti. Emir Sarıgül, dün sabah saatlerinde Şişli Belediyesi Başkanlık Binası’nda CHP’li meclis üyeleriyle yaptığı toplantıda istifasını açıkladı. Sarıgül istifa konuşmasında şunları dile getirdi: “Ne yazık ki zaman içerisinde sayın İnönü ile meclis grubu arasında yönetim anlayışından kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmuştur. Birkaç gün önce Genel Başkanımızın huzurunda Hayri Bey, değerli İstanbul Milletvekilimiz İhsan Özkes ve şahsımın katıldığı önemli bir görüşme gerçekleşmiştir. Bu görüşmede sayın Kemal Kılıçdaroğlu, birlikte uyum içerisinde gerekli talimatları vermişlerdir. Ancak görüşmemizin üzerinden daha iki saat dahi geçmeden genel başkanımızla görüşmenin mahremiyetine dahi saygı duymayan zihniyet, gerek sosyal medyada gerekse de basın aracılığıyla yanlış bilgi kirliliklerine yol açmıştır. Hayri Bey, grubumuzun görüşlerini almadan istediklerini yapma arzusundadır. Ne yazık ki sayın genel başkanımızın grubun önemini ısrarla altını çizerek belirtmesine rağmen grubu dinlemez, görüşünü almaz bilgi sunmaz noktaya gelmiştir.” Belediye Meclis üyeliği görevine devam edeceğini kaydeden Sarıgül, Hayri İnönü’ye küfür ettiği ve babası Mustafa Sarıgül’ün de İnönü’yü tehdit ettiği iddialarına ise şu yanıtı verdi: “Bu konuda tamamen kamuoyunu yanıltıcı bilgiler vermektedir. Ne tehdit, ne küfür, bizim asla ve asla tarzımıza uygun davranışlar değildir.” Mustafa Sarıgül ise, İnönü’nün sitemlerini tehdit olarak algıladığını belirtti.
Milliyet

Türk Kardeşlerimizi 2022'ye Bekliyoruz 
Ankara'da önemli konuk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'yi Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda resmi törenle karşıladı. Emir Şeyh Temim için Katar ve Türk bayraklarını taşıyan atlı süvarilerce sarayın önündeki caddede karşılama yapıldı. Baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından Erdoğan ile Şeyh Temim, mutabık kalınan konulardaki anlaşmaların imza törenine başkanlık ettiler ve basın açıklamasında bulundu. Konuk lider, "Türkiye ile yapacağımız askeri işbirliği bizim için çok önemli. Türkiye'ye yatırıma devam edeceğiz. Türk yatırımcıları da özellikle Dünya Kupası için Katar'da yatırım yapmaya bekliyoruz. Çağdaş dünyadaki tek sömürge olan Filistin'i konuştuk. Suriye konusu da gündem maddelerimiz arasındaydı" dedi. İmza töreninin ardından açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Değerli dostum, kardeşim' diye hitap ettiği Katar Emiri Şeyh Temim'i Türkiye'de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Erdoğan özetle şöyle konuştu: Türkiye ve Katar bugüne kadar hiç ayrı düşmedi. Her zaman birlikte, dayanışma içerisinde olduk. Dünya mazlumlarının yanında olmayı ortak payda olarak belirledik. Ülkemizin birçok yatırımlarında, artık Katarlı işadamlarının Türkiye'ye yönelik kararlı adımlarını görüyoruz. Katar'ın bu noktadaki iradesini çok net görüyoruz.
Akşam

DÜNYA 

Başkonsolostan Ziyaret 
Almanya’da Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle Federal Savcılığın talebi üzerine çıkarıldıkları mahkemece tutuklanan üç Türk vatandaşıyla ilgili muamma sürüyor. Tutuklanan Türklerden birisi olan Muhammed Taha G.’nin, Başbakanlık’ta ‘Strateji Danışmanı’ olarak çalıştığı iddiası yalanlandı. Diğer iki kişinin de MİT personeli oldukları iddiasının doğru olmadığı öne sürüldü. Karlsruhe Başkonsolosu Serhat Aksen, 2’si Türk vatandaşı, diğeri 2005’te vatandaşlıktan çıkmış olan 3 Türk’ü dün ziyaret etti. İkisi Başkonsolos ile görüşürken, diğeri görüşmedi. Muhammed Taha G. (58) Ahmet Duran Y. (58) ve Göksel G. (33) önceki gün Almanya’da tutuklanmıştı. Federal Savcılık, 11 Kasım’da Federal Mahkeme’ye başvurarak söz konusu üç kişi hakkında casusluk şüphesiyle tutuklama kararı çıkarılmasını istemişti. Mahkeme aynı gün tutuklama kararı çıkarmıştı. Muhammed Taha G. 17 Aralık’ta Frankfurt Havaalanı’na indi. Rheinland Pfalz eyaleti asayiş şubesi polisleri, Muhammed Taha G. ile kendisini karşılamaya gelen Türk kökenli Alman vatandaşı Göksel G.’yi havaalanında, Ahmet Duran Y.’yi ise evinde gözaltına aldı. Üç şüpheli, 18 Aralık günü Karlsruhe’de Federal Mahkeme’de sorgu hakimi karşısına çıkarıldı. Saat 10.00 bâşlayan sorgulama saat 15.00’e kadar sürdü ve mahkeme tutuklanarak cezaevine konulmalarına karar verdi. Şüpheliler, soruşturma süresince tutuklu kalacak. Üç kişiyi Türk istihbaratı adına Almanya’daki Türkler ve Türk örgütleri hakkında bilgi toplamakla suçlayan Federal Savcılık “Bizim temiz bir soruşturma yürütmemiz lazım” diyor.
Hürriyet

Işid’in Sincar’daki Kuşatması Kırıldı 
Irak’ta uluslararası koalisyon güçlerinin hava bombardımanıyla koordineli biçimde başlatılan ve 8.000 peşmergenin katıldığı operasyonda IŞİD’e büyük bir darbe indirildi. Yezidilerin yaşadığı Sincar dağında IŞİD’in aylar süren kuşatması kırıldı. Irak Kürt yönetiminde İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Mesrur Barzani, şu ana kadar IŞİD’e karşı alınmış en büyük zafere ulaştıklarını savundu. Peşmergenin bundan sonraki hedefi binlerce Yezidi’nin IŞİD saldırıları sebebiyle göç etmek zorunda kaldığı Sincar merkezini örgütten kurtarmak. Sincar dağının güneyi hâlâ IŞİD kontrolü altında. Aynı hat üzerindeki Musul ve Telafer de IŞİD’in elinde. Bu arada Pentagon 3-9 Aralık tarihleri arasında düzenlenen hava operasyonlarında üst düzey üç IŞİD komutanının öldürüldüğünü açıkladı. Etkisiz hale getirilenler arasında Irak’taki askerî kanat lideri Abdül Basit ve IŞİD lideri Ebubekir El Bağdadi’ye en yakın isimlerden Hacı Mutaz’ın da olduğu bildirildi. Uluslararası koalisyonun 8 Ağustos’tan beri IŞİD’e karşı 1,391 hava saldırısı düzenlediği kaydedildi.
Türkiye

Pierini’den Türkiye Ve Ab İçin Barış Formülü 
Avrupa Birliği’nin (AB) eski Türkiye Delegasyonu Başkanı Marc Pierini, “euobserver. com” sitesinden yayınlanan makalesinde, Türkiye ve AB ilişkilerinin 14 Aralık operasyonunun ardından yaşanan krize rağmen düzeleceği yorumunu getirdi. Fransız diplomat, “AB-Türkiye bağları savaş sözlerinin üstesinden gelecektir” başlıklı yazısında, her şeye rağmen Türkiye’nin çapasının NATO ve Avrupa’da olduğunu söyledi. Pierini’ye göre beş alanda işbirliğine giderek Türkiye ve AB ilişkilerini rayına oturtabilir. Terörle mücadelede işbirliğine gidilmesi gerektiğini belirten Pierini, Avrupalı cihatçılar ve petrol kaçakçılığının öncelik olması gerektiğini söylüyor. İkinci olarak, Gümrük Birliği’nin, ABD ile AB arasında yapılacak Transatlantik Ticaret Anlaşması’nda Türkiye’nin yer almasını sağlayacak şekilde yenilenmesi gerektiğini belirtiyor. Pierini’nin diğer önerileri ise, vize muafiyeti ve geri kabul anlaşması süreçlerinin tamamlanması, Irak ve Suriyeli mülteciler konusunda daha fazla işbirliği, hukukun üstünlüğüne ilişkin 23. ve 24. fasılların açılması.
Milliyet

Mısır Cuntasından ‘Hukuksuzluk’ Rekoru 
Merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Mısır’da, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin Ekim 2014 tarihli kararnamesine dayalı olarak, son altı hafta içinde eşi görülmemiş şekilde en az 820 sivilin askeri mahkemeye sevk edildiği bildirildi. Örgütün Direktörü Sarah Leah Whitson, askeri mahkemelerin etkilerini azaltmanın, 2011 devriminin en önemli kazanımlarından biri olduğunu belirterek, bunun boşa gittiğini ifade etti. Whitson, çocuklar dahil sivillerin militarize edilmiş duruşmalarda yargılanmasının, Mısır’ın yanlış yönde ilerlemesine neden olduğunu belirtti. Whitson, ayrıca ABD yönetimi hiçbir şey olmamış gibi Mısır’a askeri yardımda bulunurken, Sisi yönetiminin düzenli olarak 2011 reformlarının başarısını tersine çevirdiğini kaydetti. Askeri mahkemelerdeki hakimlerin Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri görevliler olmasının eleştirildiği açıklamada, hiçbir şartta çocukların askeri mahkemelerde yargılanmaması gerektiği vurgulandı. Öte yandan Mısır’ın çeşitli kentlerinde Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) mensup 102 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. İçişleri Bakanlığı son 10 gün içerisinde İhvan mensubu 102 kişinin “terör eylemlerine karıştıkları” gerekçesiyle gözaltına alındığı ifade edildi.
Star

CIA'in Suikast Programı Deşifre Oldu 
WikiLeaks tarafından yayınlanan ve Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA) "öncelikli hedef" olarak görülen örgüt liderlerine suikast düzenlenmesi programına dair 2009 yılında hazırladığı rapor, ABD ve diğer ülkelerin örgütleri zayıflatmaya yönelik uyguladıkları yöntemleri ve taktikleri ortaya koyuyor. CIA tarafından hazırlanan raporda, farklı ülkeler tarafından Taliban, El Kaide, Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC), Hizbullah, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Hamas, İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA), Cezayir'deki Ulusal Kurtuluş Cephesi gibi örgütlerin liderlerine ve üyelerine düzenlenen suikast operasyonlarının yönetimler açısından olumlu ve olumsuz sonuçları değerlendirildi. Raporda CIA, Amerikan yönetimini suikastların örgütlere desteği artıracağı, örgütlerin halkla bağlarını güçlendireceği ve örgütlerin diğer liderlerini radikalleştireceği ve başka radikal örgütleri yaratacağı uyarısında bulundu. Raporda FARC örgütünün liderleri Raul Reyes ve Ivan Rios'un öldürülmesinin örgütteki bağlılığı zayıflattığı bildirildi. Aynı şekilde Hamas'ın kurucuları Seyh Ahmed Yasin ve Abdülaziz el-Rantisi'nin Israil saldırısı sonucu öldürülmesinin, örgütün üyelerinin moral ve motivasyonunu zayıflattığı, ancak Hamas'ın kısa sürede toparlandığı kaydedildi.
Akşam

SPOR 

Fenerbahçe, bugüne kadar hiç yenilmediği Kayseri Erciyes karşısında alıştığı galibiyetlerden birini daha almak için çıktı sahaya. Bu sezon ligin en çok beraberlik yaşayan ev sahibi Erciyes’in de hedefi, Beşiktaş’ı yendiği, Trabzon ve Bursa’yla berabere kaldığı sahada ilk Fenerbahçe galibiyetini tatmaktı. Maça sarı-lacivertliler hızlı başladı. Ancak geçen sezon Kadıköy’de oynanan maçta müthiş bir performans sergileyerek Sow’u ağlatan Gökhan Değirmenci yine formundaydı. 3’te Emre’nin şutunu eldivenlerinde eriten Gökhan, 16’da Egemen’in kafayla indirdiği topu Kuyt’ın altı pastan ağlara yollamasına da izin vermedi. 17’de ani gelişen Erciyes atağında Fenerbahçe savunması 3’e 2 yakalandı. Ama Cenk Ahmet arkadaşlarına pas vermek topu auta şutlayınca ev sahibi mutlak bir fırsatı cömertçe harcamış oldu. Yine ucuz kurtuldu İkinci yarı 0-0 eşitlikle başlarken, Erciyes hırslı bir görüntü verdi. Necati ve Cenk Ahmet’le F.Bahçe kalesine yüklenen ev sahibinde Edinho’nun çabaları sonuç getirmedi. 61’de yüzde 50’lik topla oynama oranıyla geçilirken bu denge hem oyuna hem de skora net bir şekilde yansıyordu. Ancak 68’de Emenike’nin yerine oyuna dahil olan Alper Potuk, Fenerbahçe’nin ritmini artırdı. 71’de Mehmet Topal’ın kafa vuruşunda kaleci Gökhan mükemmel bir refleksle yine gole set çekti. 77’de Meireles’in ceza sahası sağ çaprazından şutu uzak kale direğinin dibinden auta çıktı. 82’de ise saha karıştı ceza alanı içinde oluşan karambolde top yere düşmekte olan Mehmet Akgün’ün eline çarpınca hakem Hüseyin Göçek, 5. hakem Koray Gençerler’in uyarısıyla penaltı verdi. 86’da kullanılan vuruşu Emre gole çevirdi ve Fenerbahçe, geçen sezon olduğu gibi kan terlediği deplasmanda Erciyes’i yine son dakika golüyle 1-0 mağlup etti.
Türkiye

Trabzonspor’da bugün yapılacak Olağan Genel Kurul öncesi İbrahim Hacıosmanoğlu ile Sadri Şener arasındaki tartışmalar, kongrenin sert geçeceğini işaret ediyor. Aralarında eski başkanlar, asbaşkanlar, yöneticiler ve üyelerin de bulunduğu muhalefet kanadı, kulübü kötü yönettiğini savundukları yönetime karşı harekete geçti. İki toplantı gerçekleştirip prensip kararları alan muhalefet, gündemde yer alan maddeleri kabul etmeyerek yönetimi ibra etmemeyi, ve 2015 bütçesini onaylamamayı planlıyor. Hacıosmanoğlu yönetimini, seçimli olağanüstü kongre yapmaya zorlamayı amaçlayan muhalefet, bu yönde gazetelere ilan verdi, çeşitli yollarla kulüp üyelerine ulaşarak görüşlerini anlattı. Muhalefetin bu çalışmalarına karşılık yönetim, gündemde yer alan 7. maddenin kongrede görüşülmemesine karar verdi. Üyelere SMS gönderen Başkan Yardımcısı Yakup Aslan ise, “Yaptıklarımızın hesabını, kendi menfaatlerini Trabzonspor’un menfaatlerinin üzerinde görenlere değil, sizlere vermekle yükümlüyüz. Bu çerçevede, yaptıklarımızı bizzat bizlerden dinleyip değerlendirmek üzere genel kurula teşriflerinizi bekliyoruz” dedi. Başkan Hacıosmanoğlu da, “Satma yetkisi değil, satın alma yetkisi istiyoruz. Yönetimin ibra edilip edilmemesi önemli değildir. Benim olduğum dönemde hiç kimse Trabzonspor’u yememiştir, yemeyecektir. Benden sonra gelecek olanlar bulurlarsa bir şey, ortaya koyup savcıya teslim ederler. Aynen bizim yaptığımız gibi” dedi.
Türkiye

G.Saray’da Wesley Sneijder krizi giderek tırmanıyor. Cim-Bom ile olan sözleşmesini uzatmak isteyen ancak talep ettiği şartlar kabul edilmeyen Hollandalı yıldızın menajeri Guido Albers aracılığıyla Sarı-Kırmızılı yönetime gözdağı verdiği ortaya çıktı. Kısa bir süre önce Sneijder’in durumunu görüşmek için Galalatasaray’la masaya oturan Albers’in Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak’a şok bir teklif sunduğu öğrenildi. 30 yaşındaki Hollandalı yıldızın menajeri Albayrak’la yaptığı görüşmede, “Sneijder'in 800 bin euroluk alacağı var, geç ödemelerinizi kabul edelim ancak yeni bir sözleşme yapalım ve 20 milyon euroluk serbest kalma maddesini kaldıralım. Ya da ödemeler bu şekilde devam edecekse ihtarname gönderir ve sözleşmeyi fesh yoluna gideriz” dedi. Bunun üzerine Galatasaray’ın Sneijder’in 800 bin euroluk alacağını hemen ödediği bildirildi.
Star

Bir yandan stat problemleri ile uğraşan Beşiktaş bir yandan da hakem hatalarına isyan ediyor. Olimpiyat Stadı’ndaki Ç.Rizespor kupa maçını yöneten hakem Yaşar Kemal Uğurlu’nun verdiği ve vermediği iki penaltı pozisyonu maça damgasını vurdu. Yönetici Mete Vardar, Beşiktaş’ın deneme tahtası olmadığını belirterek “Böyle hakemler nasıl maça atanır. Bu kupa değil de lig maçı olsaydı ne olacaktı? Bu hakem 2 ayda 2 maç yönetmiş” şeklinde konuştu. Vardar, Uğurlu’nun 25 Ekim’den bu yana 2 maçta dördüncü hakem, 3 maçta da beşinci hakem olarak görev yaptığını belirterek şunları söyledi: “Bu süre içinde sadece iki maçta orta hakemlik yapmış. Akhisar-Manisa Kupa ve Karşıyaka-Buca PTT 1. Lig maçı. Yani hakem 5 maçta sadece kenarda beklemiş. Sonra da tecrübe kazansın diye Beşiktaş maçına veriliyor. Bu son derece yanlış bir uygulamadır.” “Tecrübeyi daha alt liglerde yaşayıp sonra büyüklerin maçına verilsin. Lua Lua’ ya Tolga’nın müdahalesi yok. Üzerinden atlayıp kendini yere atıyor. Böyle penaltı mı olur? Sezer, Atınç’ı indirdi %100 penaltı ama hakem devam diyor. Aklı sıra kendini ispatlamak için kararlar verdi. Kupa maçı olduğu için futbolcular agresif davranmadı yoksa maçta olay çıkardı. Yeni MHK dikkatli olsun..”
Star

G.Saray basketbolda atağa geçti. TOP 16’ya kalan Sarı-Kırmızılı takıma takviye isteyen Koç Ergin Ataman ile yapılan görüşmeden iki transfer kararı çıktı. Pazartesi günü toplanacak yönetim kurulunda konu enine boyuna tartışılacak ve hemen düğmeye basılacak Hafta sonuna kadar da iş bitecek. Şu ana kadar isimleri gündeme gelen Lamont Hamilton’a Ergin Ataman hiç sıcak bakmıyor. Dönmek isteyen eski oyuncu Jamont Gordon ise favoriler arasında. Ancak bu oyuncunun da ağır sakatlıktan çıkması Ataman'ı düşündürüyor Basketbolla yakından ilgilenen Yönetici Can Topsakal ve Cem Kınay da bu konuda büyük çaba harcıyor. Olympiakos maçı öncesi otele gelip oyuncularla tek tek görüşen ve onları motive eden Cem Kınay’ın bütün sorunların çözüleceği konusunda güvence vermesi de bu galibiyette önemli rol oynadı. Ayrıca tüm basketbolculara toplam 1 milyon doları bulan bir ödeme yapıldı. Kalan ödemeler de önümüzdeki hafta tamamlanacak. Yabancı oyuncuların alacaklarının döviz cinsinden olması ve kurun yükselmesi de yönetimi zorluyor.
Akşam


Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme