22 Aralık 2014 Pazartesi

22.12.2014 Genel Gündem


22.12.2014

GÜNDEM

Söz Artık Onların Karar Günü
Toplantıda milletvekillerinin yapacakları değerlendirmelerin ardından, önce her bakan için ayrı ayrı, “Yüce Divan’a gönderilsin mi gönderilmesin mi?” oylaması yapılacak. Karar, katılanların yarıdan bir fazlasının oyuyla alınacak, yani AK Partili üyeler belirleyici olacak. Yüce Divan kararı çıkarsa bu kez hangi suç veya suçlardan gönderileceği oylanacak. Soruşturma önergesine göre Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar hakkında 2, Egemen Bağış hakkında 3, Muammer Güler hakkında ise 4 ayrı suçlama bulunuyor. Önergedeki suçlamalara, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasası’na aykırılığın da eklenme olasılığı bulunuyor. Başkan Hakkı Köylü, önergedeki yasa maddeleriyle sınırlı olmadıklarını, Yüce Divan’a sevk maddesini komisyonun belirleyeceğini açıklamıştı. MASAK uzmanınca komisyona sunulan bilirkişi raporunda, Güler’in eşi adına aldığı bir evi mal bildirimine eklememesi nedeniyle yasaya uygun davranmadığı, Çağlayan’ın da 40 bin Euro değerindeki piyano için bildirimde bulunmadığı tespit edilmişti. Bilirkişi, Egemen Bağış ve eşi Beyhan Nilser Bağış’la ilgili de “Bakanlık yaptığı süre zarfında 2010 ve 2011 yılında satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam üç adet (beyan edilen toplam değeri 1 milyon 500 bin lira) taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı gelirleri ile orantılı olmadığı” görüşünü bildirmişti. Köylü’nün saat 15.00 olarak belirlediği toplantı saati de AK Parti’de sıkıntıya neden oldu. Genel Kurul’da bugün bütçenin kapanış görüşmeleri için özel oturum yapılacağından AK Parti yönetimi komisyon kararının Meclis atmosferini etkilemesinden kaygılanıyor. AK Parti yöneticilerinin toplantıyı daha ileri saate alma çabaları, gündem muhalefete önceden gönderildiğinden sonuçsuz kaldı. Bu nedenle toplantının uzayabileceği ve kararın Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinin son dakikalarına kalabileceği belirtildi.
Hürriyet


İlk Kilit Hamle: Oylama Yöntemi
17-25 Aralık operasyonlarının yıldönümünde gözler, TBMM Soruşturma Komisyonu’nun Ak Partili eski bakanlar Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Muammer Güler hakkında bugün yapacağı oylamaya çevrildi. Komisyonda her bakan için oylama ayrı ayrı yapılacak ve haklarında verilen kararlar da, ‘suçun şahsiliği’ dikkate alınarak ayrı ayrı kaleme alınacak. Komisyonda bakanlar hakkındaki oylamalar açık olacak. Buna göre komisyon, Meclis soruşturma önergesinde haklarında iddia edilen suçlar için bakanların Yüce Divan’a sevk edilip edilmemelerine ilişkin kararlarını 11 ayrı oylama sonucu netleştirecek. Komisyonda haklarındaki suçlamalar doğrultusunda Güler için 4, Çağlayan için 3, Bağış ve Bayraktar için ise 2’şer kez, ‘Suçlu mu, değil mi?’ oylaması gerçekleştirileceği konuşuluyor. 4 eski bakan için Yüce Divan kararı çıkmazsa muhalefet partileri, muhalefet şerhi yazabilecek. Oylama öncesinde kulislere oldukça ilginç bilgiler yansıdı. TBMM uzmanları, iktidar ve muhalefet partileri ile soruşturulan bakanların ‘oylamanın yöntemi’ konusunda hummalı bir araştırma yaptığı ortaya çıktı. Komisyonun iktidar kanadının oylamada suç fiillerinin de ayrı ayrı oylanması konusuna odaklandığı öğrenildi. Komisyon ve TBMM’nin hukukçu uzmanları Yüce Divan oylamasında suç fiillerinin ayrı ayrı oylanmasını araştırırken, geçmişteki soruşturma komisyonlarında böyle bir uygulama bulunmadığı tespit edildi. Kulislerde komisyonun bakanlar hakkındaki suç fiillerini ayrı ayrı oylatırsa, daha komisyon aşamasında suçların kapsamı daraltılacağı için bakanların Yüce Divan’a gitseler dahi suçsuz bulunma olasılığının yüksek olabileceği konuşuluyor. Çağlayan’a “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, resmi belgede sahtecilik ve rüşvet”, Güler’e, “resmi belgede sahtecilik, nüfuz ticareti, gizliliğin ihlali, Bağış’a, “nüfuz ticareti ve rüşvet”, Bayraktar’a ise, “nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma” suçlamaları yöneltiliyor. Komisyonun birbirinden bağlantısı olduğu gerekçesiyle isnat edilen bu suç fiillerini ayrı ayrı oylatılacağı görüşünün ağırlık kazandığı dile getiriliyor. 4 Bakan hakkında soruşturma yapan komisyon, ayrı ayrı bir oylama gerçekleştirilirse geçmişte böyle bir uygulama olmadığı için soruşturma komisyonu bir ilki gerçekleştirerek tarihe geçmiş olacak. Soruşturma Komisyonu’nun Ak Partili bir üyesi suç fiillerinin ayrı ayrı oylanması gerektiğini dile getirdi. Her kişi ve fiil için ayrı oylamanın kaçınılmaz olduğunu belirten Ak Partili üye, 5 ayrı suç isnat edilmişse birinci fiilin suç oluşturup oluşturmadığının bağımsız olarak karara bağlanması gerektiğini kaydetti. Ak Partili üye, bugünkü toplantıda muhalefet üyeleriyle birlikte oylamanın yöntemini oylayacaklarını kaydetti.
Milliyet

Maraş’ın Yolları Kesildi!
Maraş katliamının 36. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenmek istenen anma etkinliğine izin verilmemesi ve diğer illerden gelenlerin kente sokulmaması gerginlik yarattı. Sadece küçük bir grubun cemevi inşaatının bulunduğu yere kadar yürümesine izin verildi. Kentte 1978 yılında 19-26 Aralık tarihleri arasında çıkan ve resmi kayıtlara göre 103 kişinin öldüğü ’Maraş Olayları’nın yıldönümünde yapılacak her türlü basın açıklaması, eylem ve yürüyüş valilik tarafından geçtiğimiz hafta yapılan duyuruyla yasaklandı. Olası izinsiz gösteri ve gerginlik görülmemesi için kentte güvenlik önlemleri artırıldı. Önlemler kapsamında kentte 2 bin 200 polis görev yaparken şehir dışından gelen çok sayıda kişi Adana, Kayseri ve Gaziantep girişlerinde konuşlanan ekipler tarafından kente sokulmadı. Uygulamayı protesto eden gruplar kente girmekte ısrar edince zaman zaman gerginlikler yaşandı. Geçtiğimiz yıllarda anma etkinliğinin yapıldığı TCDD Gar alanı ile Erenler Derneği çevresinde de yoğun güvenlik önlemi alındı. Bir polis helikopteri de gün boyunca kentin üzerinde devriye uçuşu yaptı. Olayların yoğun olarak yaşandığı Yörükselim mahallesinde de sıkı güvenlik önlemleri alındı. Erenler Derneği önünde sadece aralarında bazı milletvekillerinin de bulunduğu küçük bir grubun toplanmasına izin verildi. Grup, cemevi inşaatının bulunduğu alana kadar yürüyüp saygı duruşunda bulundu. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Fevzi Gümüş, “Bu yasaklama kararı, mağdurların bir kez daha mağdur edilmesi, dahası bu katliamın sahiplenilmesidir” dedi. Kahramanmaraş’a girişlerine izin verilmeyen kalabalık, akşam saatlerinde Gaziantep’ten gelen yolu trafiğe kapattı. Uzun araç kuyruklarının oluştuğu yolda, CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, telefonla Kahramanmaraş Valisi Mustafa Hakan Güvençer’i arayıp görüştükten sonra kalabalığın Narlı Mahallesi’ndeki cemevinde toplanmasına izin verildi. CHP milletvekilleri Özbolat, Hüseyin Aygün, HDP Milletvekili Sabahat Tuncel ve Alevi derneklerinin başkanlarının da aralarında bulunduğu grup araçlarla geldikleri Narlı Cemevi önünde Maraş olaylarında ölenler için saygı duruşunda bulundu. Konuşmaların ardından Alevi dedesi tarafından gülbenk okundu ve kalabalık cemevinde yemek yedi.
Milliyet


14 Aralık 'Tezgahını' Savcılık Boşa Çıkardı
14 Aralık'ta düzenlenen 'Tahşiyecilere Kumpas' operasyonunda Paralel Yapı'nın medya örgütlenmesi deşifre oldu. Aralarında Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın da bulunduğu isimlerin gözaltına alınmasıyla da derin örgüt uluslararası kamuoyuna yönelik 'basına sansür' sloganıyla algı operasyonu başlattı. Ancak böyle bir kara propagandayı öngören İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, alışık olunmayan bir uygulamaya gitti. Özellikle 22 Temmuz’da emniyetçiler Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün'ün tutuklandığı soruşturmada avukatlar tarafından adliyede yapılan şovla Paralel Yapı, gözaltı süresinin aşılması için uğraşmıştı. Tüm bunları göz önünde bulunduran savcılık en ince ayrıntıların düşünüldüğü bir eylem planı hazırladı. Bu kapsamda, terör ve örgütlü suçlardan sorumlu İstanbul Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı’nın koordinatörlüğünde yürütülen 14 Aralık soruşmasında savcılar zaman kazanabilmek için sorgulamaları İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gerçekleştirdi. Şüphelilerin ifade işlemleri sırasında ek savcılar görevlendirildi. Böylece sorgu safhasında sarkma yaşanmadı ve zamanında gerçekleşti. Soruşturmada en dikkat çeken detaylardan biri de gözaltına alınan bütün şüphelilere polis tarafından sorgu yapılmaması oldu. Gözaltı için yasal süre olan dört günü en verimli şekilde kullanmak isteyen savcılar, şüphelilerin polis tarafından sorgulanmasına gerek görmedi. Şüpheliler emniyette direkt olarak savcıya ifade verdi.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 88, 7940-89, 0190                    
ABD Doları 2, 3097-2, 3148/  Euro 2, 8266 -2, 8321/ İngiliz Sterlini 3, 6102-3, 6202

Kör Kuyu
Güney Kıbrıs yönetiminin, tek yanlı parsellediği doğu Akdeniz’de, Türkiye ile kriz çıkaran doğalgaz sondajı, ‘kör kuyu’ çıktı. Rumlar adına Kıbrıs adasının güneyinde sondaj yapan İtalyan Eni şirketi, deniz tabanından 5 bin 500 metre derinliğe inmesine rağmen doğalgaz bulamadı. Şirket sondaja son verirken, Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, New York’ta kalp ameliyatı sonrasında nekahat dönemini geçiren Rum lider Nikos Anastasiadis’e ‘kötü haberi’ iletti. Rum Politis ve Fileleftheros gazetelerinin manşetten verdiği habere göre, Enerji Bakanı Lakkotripis kör kuyu haberini, İtalyan ENI şirketi yetkililerinin geçen pazartesi sondaj sonuçlarını iletmesiyle öğrendi. Rum Bakan, hemen New York’ta bulunan Rum lider Nikos Anastasiadis’e durumu bildirdi. Haberin medyaya sızmasından endişe eden Lakkotripis, önceki gün de siyasi parti liderlerine durumu açıkladı. Haberlere göre, Kıbrıs adasının yaklaşık 100 kilometre güneyinde Onasagora adı verilen parselde Saipem 10000 adlı sondaj platformuyla çalışmalarını yürüten İtalyan ENI ve Güney Koreli KoGas konsorsiyumu, 10 gün önce deniz tabanından 5 bin 500 metre derinlikte yüksek basınç sorunuyla karşılaştı. Alınan numuneleri inceleyen şirketler, ‘kayda değer doğalgaz yok’ sonucunu aldı ve durumu hemen Rum yetkililere bildirdi. Rumların sondaj çalışmalarının sonuçsuz kalması doğu Akdeniz’deki doğalgaz krizinin sona ereceği anlamına gelmiyor. İtalyan ENI şirketinin sözleşmesi gereği 3 yeni sondaj daha yapması gerekiyor. Şirket, yılbaşından sonra yine aynı parselde yeni sondaja başlayacak.
Hürriyet

Körfez Fonlarının Yeni Adresi Türkiye
Rusya’daki gelişmeler tüm dünya ekonomilerini etkilerken Türkiye cazibe merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Katar başta olmak üzere çok sayıda Körfez ve Ortadoğu ülkelerinden Türkiye’ye yönelik büyük miktarda sermaye akışı başladı. Rusya’dan kaçan bazı fonların da adres olarak yönünü Türkiye’ye çevirdiği ifade ediliyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) geçen ay Katar Finansal Piyasalar Otoritesi (QFMA) ile yaptığı ikili anlaşmayı değerlendiren SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, fon girişine olumlu katkısı olacağını tahmin ettiklerini söyledi. İkili anlaşma imzalanacak başka ülkelerin de bulunduğunu belirten Ertaş “Önümüzdeki dönemde bölge ülkelerinin bono ve kira sertifikası ihraçlarını da Türkiye’de yapması yönünde çalışmalarımız var” dedi. Yabancı yatırımcının Türkiye ekonomisine daha pozitif baktığına dikkat çeken Ertaş “Bunun pek çok sebebi bulunmakladır. Ülkemizde, ekonomide ve siyasi alanda sağlanan uzun dönemli istikrar, küresel yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapmasını teşvik eden öncelikli alanlardır. Bununla birlikte cari açık ve cari açığın finansmanında görülen pozitif gelişme Türkiye’ye olan ilginin artışını hızlandırmıştır” dedi. Türkiye’de cari açığın yüksek seyretmesinin en önemli sebebinin artan enerji ihtiyacı olduğunu belirten Ertaş “Geldiğimiz noktada ise petrol fiyatının düşmesiyle önümüzdeki dönemde cari açık ve enflasyon konusunda önemli bir avantaja sahip olacağımızı gösteriyor” dedi. Yaz ı sakin bir şekilde geçiren hisse senedi piyasalarına ekim ve kasım aylarında sırasıyla net 583 ve 627 milyon dolarlık yabancı yatırımcı girişi olduğuna dikkat çeken SPK Başkanı , yılbaşından bu yana hisse senedi piyasasına net 2.3 milyar dolarlık yabancı yatırımcı girişi olduğunu söyledi.
Star

Koyun Ve Keçilere Mikroçip Geliyor
Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker 2015 yılında koyun ve keçilerin kimliklendirilmesinde yeni bir sisteme geçeceklerini açıkladı. TİGEM Karacabey Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Eker “Koyun ve keçilerin kimliklendirilmesinde mikroçip (elektronik küpe) uygulamasını başlatıyoruz. Bu, hırsızlıklar konusunda, hayvanın takibi konusunda da kolaylık sağlıyor. Bu sistemi sığırlarda da hayata geçireceğiz” dedi. Gelecek günlerde tanıtımı yapılacak Tarım Bilgi Sistemi hakkında da bilgi veren Eker “Tarım Bilgi Sisteminde Türkiye’nin bütün tarımsal hayvansal varlıkları sahadaki 10 bin personel tarafından anlık olarak tespit ediliyor ve bilgisayar üzerinden merkeze aktarılıyor. Aynen seçimlerde sandıklardan gelen sonuçlar gibi. Köylerde şu anda 10 bin personelim var. Bu arkadaşlar ahıra gidiyor, kulak numarasına bakıyor. Kaç ağaç var, ağaç ve ürünlerin türü ne, bu bilgileri anında giriyor ve sisteme işleniyor. Tarlada hububat ne kadar ekti hepsini biliyoruz. Çiftçiler de bu verileri göreceği için patates ekimi fazla ise ona göre kararını verecek” diye konuştu. Eker, bu sistemle ayrıca güvenilir gıdada izlenilebilirliği de bu sayede takip edeceklerini dile getirdi. Eker ‘Ceylanpınar İşletmesi’ni İsrailliler aldı iddiası’ ile ilgili de “Hiç kimse almış değil, ne İsrailliler ne bir başkası aldı. Hiç kimse almış değil. Yani o enformasyonun zerresi doğru değil. Konuşuyorlar, öyle bir şey yok. Biz zaten orayı satmak niyetinde de hiç olmadık” dedi. Tarımın ağırlığının olduğu Doğu ve Güneydoğu’da baraj inşaatlarına saldırı olduğunu da hatırlatan Eker “Şantiyelere kaç kez saldırı oldu. Süreci de bu tür durumlarla baltalıyorlar” dedi.
Star

İsrail’in Güvenliği Bizden Sorulur
ABD Başkanı Barack Obama, İsrail’i ‘önemli stratejik ortak’ olarak niteleyen yasayı onayladı. Kanun, İsrail’in ihracatını hızlandırmaya ilişkin ticari statüsünü geliştirmek, enerji, su mühendisliği, Ar-Ge konularında işbirliği ve Yahudi Devleti’ne ABD’den silah ve askeri teçhizat yerleştirilmesine yönelik yetki genişletilmesi gibi konuları içeriyor. İsrail ile ABD arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan yasa tasarısı geçtiğimiz eylül ayında Senato’da kabul edilmiş, Aralık ayı başında ise Temsilciler Meclisi’nde kabul edilerek imzalanması için Obama’ya gönderilmişti. Obama, tasarıyı onayladı ve böylece İsrail, ABD’nin stratejik ortağı oldu. İsrail’in başlıca stratejik ortak ilan edilmesi daha önceleri belirlenen ‘başlıca NATO dışı ortak’ statüsünün yükseltilmesi anlamına geliyor. Kanun, İsrail için önümüzdeki on yıla yönelik uzun vadeli güvenlik garantileri içeriyor. Bunlar arasında 200 milyon dolarlık askeri mühimmatın 1,8 milyar dolara çıkartılması gibi birçok askeri proje yer alıyor.
Star

Piyasalar Noel’de Tatil Yapabilir Mi?
Bu hafta Noel haftası olduğundan “kısa” geçecek. Çarşamba günü ABD piyasaları yarım gün çalışacak ve tüm Hristiyan alemi 25 Aralık Perşembe günü “Noel tatiline” çıkacak. Haftaya da yeni yıl derken tüm finansal piyasalara “geleneksel yıl sonu tatil” havası hakim olacak. İhtimaldir ki piyasalar sakin bir tatil geçirecek. Bunda Fed’in 17 Aralık’taki toplantı sonrasında aldığı kararların da payı var. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada “Normalleşme süreci için sabırlı olunacağı” ifadesi gelirken, daha önce vurgulanan “kayda değer süre” bunun ile uyumlu bir şekilde yer alsa da etkisi azalmış. Bundan sonra Fed’in ne kadar “sabırlı” olacağını izleyeceğiz. Fed Başkanı Yellen; faiz artırımı için birkaç toplantı bekleneceğini söyledikten sonra “birkaç toplantının tam olarak kaç olduğu” sorusu üzerine “iki toplantı” olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz haftaki toplantıdan sonra piyasalar; Ocak ve Mart ayındaki toplantılardan herhangi bir artış beklenmeyecek, 28- 29 Nisan ve 16-17 Haziran aylarındaki toplantılar, faiz artırım ihtimalinin yükseleceği zirveler olacak. Tahminim uzun bir zamandan beri; Haziran’daki toplantıda ilk faiz artışının geleceği yönünde. Geçtiğimiz hafta en az Fed toplantısı kadar Ruble ve Rusya cephesinde yaşananlar da hem heyecanı hem de buna bağlı olarak piyasalardaki oynaklığı arttırdı. 15 Aralık Pazartesi geç saatlerde; Rus Merkez Bankası politika faizini yüzde 10.5'ten yüzde 17'ye çıkardı.Venezuela’yı saymazsak; 650 baz puanlık artış ile gelişen ülkeler arasındaki en yüksek faiz oranına rağmen (Rusya Merkez Bankası ve Rus ekonomi politika yapıcılarındaki panik havasından dolayı) ruble; 16 Aralık Salı günü dolar karşısında 79.51 ile tarihi düşük seviyeye geriledi. Petrol fiyatlarının haftanın son günlerine doğru toparlanması; Putin’in kamuoyuna konuşması ve sermaye kontrollerinden bahsetmemesi haftanın son günlerine doğru rublenin 58’li seviyelere kadar değer kazanmasına yardımcı oldu. Rublenin yatışması, TL üzerindeki baskıları da hafifletti. Ruble’nin 79’lar gittiği sırada 2.4125’e kadar değer kaybeden dolar/TL paritesi, haftanın sonuna doğru 2.31’lere geriledi. Hatta bunu da Dolar Endeksi’nin 89.65 ile 2009 zirvesinin de üzerine çıktığı bir günde gelmesi önemliydi. Geçtiğimiz haftanın satır aralarında kalan önemli gelişmelerinden birisi de uzun zamandan bu yana euro alarak İsviçre Frankı’nın değerini düşük tutmaya çalışan İsviçre Merkez Bankası’nın da negatif faiz uygulamasını başlatmak oldu. Bankalar, İsviçre Merkez Bankası’nda tutacakları mevduatlar için yüzde (eksi) 25 baz puan faiz alacak. Bankalar üste 25 baz puan faiz verecekler. Frankı savunma adına İsviçre Merkez Bankası da “negatif faiz politikası” kervanına katıldı. Darısı başımıza demek istiyor gönül. Ancak bunun için Danimarka ya da İsviçre olmamız gerek ki ona daha çok yolumuzun olduğu aşikâr.
Vatan

İhracatçının Dolar Tahmini: 2.70 Tl
İstanbul Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Türkiye'nin 2015'te yüzde 4-5 arasında büyümesini beklediklerini belirterek, "Şu anki faiz oranlarına yakın oranların olacağını öngörüyorum. Doların euro karşısında güçlenmesini beklediğim için gelecek yıl sonunda doların TL karşısında 2.70 civarında olacağını tahmin ediyorum" değerlendirmesinde bulundu. Olası bir faiz artışının sanayi açısından ciddi sıkıntı olacağını belirterek, "Faiz artışı bizim için maliyet artışı demektir. O anlamda faiz artışının olumsuz etkisi olacağını ve dünya şartlarında bir faiz oranının oluşması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Türkiye'nin AB’ye ihracatının 2015’te yüzde 5 ila yüzde 10 arasında artacağını öngören Tanrıverdi, şöyle devam etti: "Avrupa pazarında birçok ürün gamında çok fazla pazar payına sahip değiliz. Buradaki rekabet şartlarının pozitife döndüğünü görebiliriz. Konfeksiyon alanında ihracatçılarımız birçok ülkeden daha iyi şartlarda üretim yapıyorlar ancak bu durum maliyetleri artırdığı için daha pahalı oluyor. Bunun karşılığını alabilirsek ihracatımızın artmamasında bir sebep görmüyorum."
Vatan

Kobi'ye Finansman Desteği: Kredilerin Payı Artacak
Onuncu Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanan 'Yurt içi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Programı Eylem Planı'na göre, yurtiçi tasarruf oranı gelecek yıl yüzde 15.2'ye, 2016'da yüzde 16.2'ye, 2017 yılında yüzde 17.1'e, 2018'de ise yüzde 19'a yükseltilecek. Dönem sonunda kamu kesimi tasarruf oranı yüzde 3.7, özel kesim tasarruf oranı yüzde 15.2 seviyesinde olacak. Bu kapsamda 2018 yılı sonunda toplam krediler içerisindeki tüketici kredisi payı yüzde 20'ye, bireysel kredi kartlarının payı yüzde 6.5'e düşürülecek. Ancak KOBİ kredilerinin payı ise yüzde 73.5'e çıkarılacak. Verimlilik alanında sistematik gelişmeleri kaydeden KOBİ'lerin devlet desteklerinden öncelikli ve avantajlı olarak yer almasını sağlayacaklarını belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, KOBİ'lerin kurumsallaşmasına büyük önem vereceklerini ifade etti. Bu kapsamda, destek programları oluşturacaklarını ve mevcut destekleri gözden geçireceklerini belirten Davutoğlu, "G20 dönem başkanlığı sürecimizde de KOBİ'leri sürekli gündemde tutacağız ve dünya ölçeğinde KOBİ'lere verilen desteği artırarak istihdama dönük önemli katkı sağlamaya çalışacağız" diye konuştu. Sanayi bölgelerinin teknolojik donanımlarını ve teknoloji geliştirme kapasitelerini güçlendireceklerini, bu çerçevede destek sağlayacaklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, "İmalat sanayisinde endüstriyel otomasyon uygulamalarını yaygınlaştıracağız" dedi. Davutoğlu, KOBİ'lerin finansman erişimini kolaylaştıracaklarını bildirdi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, son dönemde bankaların KOBİ kredisi reklamı yapmaya başladığına dikkati çekerek, "Merkez Bankası ve BDDK'nın yasal düzenlemeleriyle bankalar için KOBİ kredisi ve ticari kredi vermek daha cazip. Bunun biraz daha rafine edilmiş halini imalat sanayisi için düşünüyoruz. Eğer kredi yatırım ve üretim için verilmişse biz onu bankalar ve kullanıcılar açısından daha cazip hale getirmek istiyoruz" dedi.
Akşam

İstanbul’da Trafik Her Yıl 6.5 Milyar Tl'yi Yutuyor
İstanbul’da her geçen gün ağırlaşan trafik sorunu masaya yatırıldı. ‘İstanbul Trafik Otoritmi’ çalışması, trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğunu, özellikle sabah ve akşam saatlerinde kayıpların en üst düzeye çıktığını ortaya koydu. İstanbul’da trafiğin en büyük kurtarıcısı olan metrolar sayesinde en az 250 bin aracın trafiğe çıkmasının önüne geçildiği bildirildi Genel ulaşım çeşitlerine bakıldığında kara ulaşımının birinci sırada olduğunu ifade eden İTÜ Raylı Sistemler Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Turan Söylemez, “Yüzde 14’lük oran ile metrolar İstanbul’da en fazla tercih edilen raylı sistem olarak yer alıyor. Trafiğin rahatlamasının tek yolu raylı sistemlerden geçiyor. Metro ve raylı sistemler günde 1 milyon 600 bin kişi tarafından kullanılıyor. Metrolar sayesinde en az 250 bin aracın trafiğe çıkmasının önüne geçiliyor. Bu sayı ne kadar artarsa İstanbul trafiği de o kadar rahatlar” dedi. Trafikte yaşanan gecikmenin yıllık maliyetinin yaklaşık 6.5 milyar TL olduğunu anımsatan Prof. Dr. Söylemez, “Dünya geneline bakıldığında Londra’da metro ve raylı sistemleri günde 3 milyon 500 bin kişi kullanıyor. Paris’te bu rakam 4 milyon 500 bin, Tokyo’daysa 8 milyon 700. Bu rakamlara yaklaştıkça trafikteki kayıplarımız azalacak” diye konuştu. İstanbul’da ulaşımın tek çözümü olarak gösterilen raylı sistem ağına her geçen yıl yenisi katılıyor. 2004'te toplam uzunluğu 45 km olan ağ, 2013 yılında 141 km’ye yükselirken, 2019’da 420, 20023 yılındaysa 776 kilometreye ulaşması planlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul Ulaşım A.Ş, Ticaret Eşleştirme Derneği ile Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği’nin destekleriyle İstanbul’da önemli bir etkinlik düzenleneceğine dikkati çeken Prof. Dr. Söylemez, “9-10 Nisan 2015 tarihlerindekietkinlik artık bir dünya şehri haline gelen İstanbul’un çevreci, hızlı, engelli dostu, entegre ve sürdürülebilir metro yatırımlarına ışık tutacak" dedi.
Akşam

DÜNYA

Katar, Mısır İle Barışıyor
Katar Emiri ve Suudi Arabistan Kralı’nın temsilcileri önceki gün Mısır Cumhurbaşkanı Abdulffettah es-Sisi ile bir araya geldi. Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada; Sisi’nin başkent Kahire’de, Katar Emiri Temim bin Hamad Es Sani’nin özel temsilcisi Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Es Sani ve Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın temsilcisi Halid Abdulaziz et-Tuvicri’yi kabul ettiği belirtildi. Katarlı temsilcinin Kahire ziyareti, Emir Es Sani’nin cuma günü Ankara’yı ziyaret etmesinin ertesine denk geldi. Sisi’nin, Mısır-Katar güçlendirilmesi konusunda Suudi Arabistan Kralı’yla hemfikir olduğunu ilettiği ifade edildi. Dün de Katar Emiri Temim’in ofisinden yapılan açıklamada “Mısır’ın güvenliği Katar’ın güvenliği kadar mühimdir” denildi. Kahire yönetimi de, “Eski anlaşmazlıkların geride bırakıldığı yeni bir dönem arayışındayız” açıklaması yaptı.
Hürriyet

Darbe Sonrası İlk Görüşme
Mısır’da halkın çoğunluğunun destek verdiği bir askeri darbeyle devrilen Müslüman Kardeşler’in hamisi Katar, Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi’yle temas kurdu. 3 Temmuz 2013’te Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin devrilmesinden beri gerginliğin hâkim olduğu Kahire- Doha ilişkilerinde buzların giderilmesi için Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri Katar’a baskı uyguluyordu. Nitekim, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi’nin Katar Şeyhi’nin özel temsilcisi Şeyh Muhammed bin Abdül Rahman el Tani’yle görüşmesinde Suudi Arabistan Kralı’nın özel kalemi Halid el Tuvaijri de hazır bulundu. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA “İki ülke de barışma inisyatifine yürekten inanıyor” yorumunu yaptı. Sisi’nin ofisinden yapılan açıklamada “Mısır, geçmişteki anlaşmazlıkları bitirecek yeni bir dönemi sabırsızlıkla beklemektedir” ifadesi yer aldı. Mısır 2014 başında Katar’dan büyükelçisini çekmişti. Kasım ayında Riyad’da düzenlenen ‘barışma’ zirvesinde Katar, Körfez’deki komşularının Sisi’ye destek politikalarına katılacağını belli etmişti. Zirveden sonra Financial Times gazetesine konuşan Bahreyn Dışişleri Bakanı Şeyh Halid, El Cezire’nin Sisi karşıtı yayınlarını durduracağını ve Katar’ın Müslüman Kardeşler’e desteğini kesip mevcut Mısır yönetimine yüklü para yardımı yapacağını öne sürmüştü. Müslüman Kardeşler, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da terör örgütü sayılıyor. Katar’a sığınan Müslüman Kardeşler liderleri eylül ayından itibaren ülkeyi terk ederek Türkiye’ye gelmişti. Öte yandan, Mısır’da tutuklu üç El Cezire çalışanına yönelik af çıkarabileceğini kısa süre önce açıklayan Sisi’nin dün de Müslüman Kardeşler’i şiddetle bastırma politikasının mimarlarından istihbarat şefi Muhammed Ferid el Toma’nin aniden ‘emekliye ayırması’ zamanlamasıyla dikkat çekti.
Milliyet

New York’ta İntikam Cinayeti
ABD’nin New York şehrinde siyahi bir genç, iki polis memurunu öldürdükten sonra intihar etti. Brooklyn ilçesinde New York Polis Teşkilatı’na (NYPD) bağlı devriye gezen polis aracına ateş açan İsmail Brinsley (28), biri Asya diğeri Hispanik asıllı iki polisin ölmesine yol açtı. Siyahi gencin sosyal medyadan paylaştıkları, silahsız siyahları öldüren polislerin cezasız kalmasının intikamını aldığı algısını yarattı. New York polisine silahlı saldırı en son üç yıl önce yaşanmıştı. Polis memurlarını öldürmeden önce kız arkadaşını yaraladığı belirtilen Brinsley’nin Instagram hesabında polisleri öldürmek istediğini gösteren ifadeler var. Afrika Amerikalı Eric Garner’ı boğarak öldüren polis memuru yüzünden intikam almak istediğini belirten Brinsley, ‘iki domuzu’ öldürmeye kararlı olduğunu yazmış. New York Emniyet Müdürü Bill Bratton Belediye Başkanı Bill de Blasio’yla yaptığı açıklamada, “New York’un en iyi polis memurları hiçbir provokasyon ve uyarı yokken vurularak öldürüldü. Bu bir suikasttır” dedi. Irksal gerilimin tırmanmaması için çağrı yapan ABD Başkanı Barack Obama, “New York’ta dün iki polisin öldürülmesini kayıtsız şartsız kınıyorum. Bu iki cesur adam bu gece sevdiklerinin yanına, evlerine dönemeyecek ve bunun hiçbir haklı gerekçesi yok. İnsanları, şiddeti ve zarar verici sözleri reddedip iyileştirici sözlere yönelmeye, hayatını kaybedenlerin dostları ve aileleri için dua etmeye, sabırlı diyalog içerisine girmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.
Milliyet

İngiltere Türk İşçiyi Ab Vatandaşı Sayacak
İngiltere, ülkede çalışan Türk vatandaşlarının Ankara Anlaşması kapsamında sahip olduğu sosyal yardım haklarını kısıtlamak için Avrupa Adalet Divanı'na açtığı davayı kaybetti. İngiliz basınında çıkan habere göre geçen hafta alınan mahkeme kararı, İngiltere’de yasal olarak çalışan Türk işçilerin aynı Avrupa Birliği (AB) vatandaşı ülkelerden gelen işçiler gibi devletin sunduğu sosyal yardım ve emeklilik haklarından yararlanmaya devam edebileceği anlamına geliyor. İngiltere’de çalışan Türk işçiler 1963 tarihli Ankara anlaşması kapsamında hem kendileri hem de aileleri için devletten yardım alma hakkına sahip. Türk işçiler ayrıca ülkede emekli olma ve emekli olduktan sonra Türkiye’ye geri dönerlerse emeklilik maaşlarını burada almaya devam etme hakkına da sahip bulunuyor. İngiltere İş ve Emeklilik Departmanı konu ile ilgili yayınladığı basın açıklamasında, "İngiliz halkı bu ülkeye gelenlerin ekonomiye katkı sağlamasını talep etme hakkına sahip. Biz bu kararın doğurduğu sonuçları detaylı olarak inceleyeceğiz" ifadesini kullandı. Hükümet kaynakları, kararın İngiltere'yi göçmenler için daha cazip hale getirmesinden ve ülkeye yabancı akınının artmasından endişe edildiğini vurguladı.
Vatan

Bin Ladin’i Bulan Cıa’cı ‘İşkencenin Kraliçesi’
ABD'de Senato İstihbarat Komitesi'nin geçtiğimiz haftalarda yayınladığı Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA) 'sert sorgulama' teknikleriyle ilgili raporu, El Kaide'nin eski lideri Usame bin Ladin'in öldürülmesinde önemli rolü bulunan kadın ajanı bir kez daha gündeme getirdi. Yönetmenliğini Kathryn Bigelow'un yaptığı Bin Ladin operasyonunu konu alan 'Zero Dark Thirty' adlı filmde 'Maya' karakterine ilham kaynağı olan kadın ajanın, Obama yönetimince işkence sayılan sorgu programının mimarlarından birisi olduğu belirtiliyor. Çok sayıda terör zanlısının 'sorgusuna' katılan hatta bir vakada, şüpheli kişiye yapılan işkencede rol alan kadın ajanın, verdiği ifadelerle, Senato'yu CIA'nın işkence programının işe yaradığı savına inandırdığı söyleniyor. Yerel basının 'işkencenin kraliçesi' lakabını verdiği 49 yaşındaki ajanın, orada bulunması gerekmediği halde, 11 Eylül saldırılarının planlayıcısı olmakla suçlanan El Kaide üyesi Şeyh Halid Muhammed'in sorgularından birisine de katıldığı ifade ediliyor. Ajanın, Muhammed'in verdiği sahte bilgilere dayanarak, Montana eyaletinde yaşayan Afrika kökenli Müslüman vatandaşlara yönelik insan avı da başlattığı kaydedildi. Kariyeri boyunca birçok yanlış eyleme imza atan kadın ajan, olanlara rağmen sürekli terfi aldı, halen de CIA'nın 'Küresel Cihat Birimi' şefliğini yürütüyor.
Vatan

Gerçeği Öğrenmeden Öldü
IŞİD militanları tarafından ekim ayında kafası kesilerek infaz edilen İngiliz yardım görevlisi Alan Henning’in, örgütün elinde esir olduğu dönemde karısı Barbara tarafından aldatıldığı iddia edildi. Henning’in ablası Gill Kenyon, İngiliz Sun gazetesine yaptığı açıklamada Barbara Henning’in uzun süredir kocası Pat Kenyon ile yasak ilişki yaşamakta olduğunu söyledi. Gill Kenyon, Barbara Henning ile kocası arasındaki ilişkinin geçen yıl aralık ayında, kardeşi Suriye’ye gitmeden hemen önce başladığını iddia etti. Kocasının telefonunda kardeşinin eşinden gelen bazı duygusal mesajları bulduğunu söyleyen Kenyon “Kardeşime Suriye’ye gitmesinden önce bu ilişkiden bahsetmedim. Onu çıkacağı zorlu yolculuktan önce üzmek istemedim ve çocuklarımızın normal bir Noel geçirmesini istedim” dedi. Kardeşine karısının sadakatsizliğinden bahsetmemiş olduğu için çok acı çektiğini söyleyen Kenyon “Esir düştükten sonra Alan hücresinde hep ailesinin yanına dönmeyi hayal etmiş olmalı. Bunu düşünmek işkence gibi” dedi. 47 yaşındaki Barbara kocasını serbest bırakmaları için IŞİD’e gözü yaşlı bir çağrıda bulunmuştu. Kısa bir basın açıklaması yapan Barbara “Bu ilişkiden herkes haberdardı. Alan Suriye’ye gitmeden önce başladı” iddiasında bulundu. Arkadaşları Henning’in kaçırılmadan önce İslam dinine geçmeyi planladığını söylemişti.
Akşam

POLİTİKA

Öcalan İki Aylık Takvimlendirme Yaptı
Emek Partisi (EMEP) 7. Kongresi dün Ankara’da yapıldı. Kongreye HDP’nin İmralı heyetinde yer alan Grup Başkanvekili İdris Baluken, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, bazı sendika yönetici ve örgütleri, Soma ve Ülker işçileri, Kobani’de yaşamını yitiren Selahattin Adın’ın annesi Şükran Adın, 12 Eylül askeri yönetimi döneminde idam edilen Erdal Eren’in ailesinden Nazan Eren, aydınlar ve sanatçılar katıldı. Konuşmasının büyük bölümünü çözüm sürecine ayıran Baluken, Öcalan’ın süreci iki ayda sonuçlandıracak takvimlendirme yaptığını ancak hükümetin silahsızlandırma konusunda ısrar ettiğini söyledi. Baluken, şöyle konuştu: “Sayın Öcalan müzakere masasına oturduğumuz anda iki ayda bütün konu başlıklarını çözecek, müzakereyi sonuçlandıracak bir takvimlendirmeyi esas aldığını heyetimize aktarmıştır. Bizler hâlâ müzakere aşamasına geçmiş değiliz. Müzakere heyetlerinin müzakere masasına oturarak müzakerenin konu başlıklarını ayrıntılı bir şekilde ele aldığı bir aşamada değiliz. Bunun sebebi; AKP’nin oyalamacı, zamana yayan, seçime endeksli fırsatçı siyasi oportünist yaklaşımlarıdır. AKP çözüm sürecinde silahların bırakılması üzerinden, silahsızlanma üzerinden bir algı yönetmeye çalışıyor. AKP’nin siyasi kurnazlığına hepinizin dikkat etmesi gerekir. AKP’nin ortaya koymak istediği gündemlere uyanık olmalıyız.”
Milliyet

Ab Üye Yapmazsa, Türkiye’nin Umrunda Olmaz
Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, AB’nin Türkiye’ye danışmadan basın açıklamaları yapmayı sürdürmesi halinde bildikleri yolda devam edeceklerini belirterek, "AB, Türkiye gibi bir ülkeyi üye yapmama gibi yanlış bir karar alırsa, Türkiye’nin çok da umrunda olmaz" dedi. Antalya’da kapatılan il özel idare binasına taşınan valilik yerleşkesinde AB Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı iki ayrı binada temsilcilik açtı. Bakan Bozkır, açılışı yapılan merkezde AB fonlarından daha fazla yararlanılabilmesi için proje çalışmaları yapılacağını açıkladı. Sadece Antalya’nın değil, Burdur gibi komşu illerin de buradan yararlanacağını anlatan Bakan Bozkır, "Elimizde bulunan 4.7 milyar Euro’nun, insanlarımıza katkı sağlayacak şekilde dağıtılması projelendiriliyor. Bu konuda açtığımız temsilciliği yoğun şekilde kullanacağız" dedi. AB’ye üyelik süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bozkır, "Türkiye ile ilgili alınacak bütün kararların birlikte alınması, danışılması, tartışılması, ondan sonra yürürlüğe konulması çok önemlidir" dedi. Türkiye’ye danışılmadan kağıtlar üretilmeye devam edilmesi, basın açıklamaları yapılmaya devam edilmesi halinde yine bildikleri yolda devam edeceklerini anlatan Bozkır, "Buradaki ince nokta AB bu süreçte bizimle beraber olacak mı olmayacak mı. Biz bu süreci yürütmeye kararlıyız. Son noktaya kadar da götüreceğiz. Şayet o noktada AB Türkiye gibi bir ülkeyi üye yapmama lüksüne sahip olmaksızın üye yapmama gibi yanlış bir karar alırsa, Türkiye’nin çok da fazla umrunda olmaz. Ama bizim amacımız Türkiye’yi o noktaya getirmek, AB’nin de doğru resme bakmasını sağlamak" dedi. Bozkır, "Türkiye, üye 22 AB ülkesinden daha iyi ekonomik duruma sahip" dedi, şöyle devam etti: "AB ile vizeler kalktığında belki de Türkiye vize koymak durumunda kalacak. Çünkü Türkiye’ye iş için akım olacak. Buna karşılık Türklere uygulanan vizenin de kalkması gerekiyor. Geri kabul anlaşması ile başlattığımız vize süreci de üç sene içerisinde tamamlanacak. Ve bütün vizeler kalkmış olacak. Kalkmadığı takdirde de imzaladığımız geri kabul anlaşmasını feshetme hakkına sahibiz."
Vatan

Çık İttifakı Açıkla
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Ankara ve Bolu 5'inci Olağan Kongrelerine katıldı. Konuşmalarında 14 Aralık operasyonun 'basın özgürlüğü'ne darbe olmadığının altını çizen Davutoğlu, şu mesajları verdi: Kamu düzeni ve Çözüm Süreci birbirinin alternatifi değildir. Milletimize söz veriyoruz ki kamu düzenini kim tahrip etmek isterse, karşısında çelik bir iradeyle duracağız. Aynı şekilde Çözüm Süreci yönünde kim adım atarsa onunla birlikte tam bir merhamet ve rahmet yolunda yürümeye devam edeceğiz. Kamu düzenini teminat altına almak için gerekli adımları attık. Terör ve şiddetle katledilmiş vatandaşların hesabını sormaya devam edeceğiz. Alevi-Sünni ihtilafı çıkarmak isteyenlere karşı da büyük gayret safrettik. Mezhep ve etnik ayrım yapmaya çalışanlara karşı omuz omuza duracağız. Darbe ve vesayete izin vermeyeceğiz. Demokrasi anlamında biz gayret sarf ederken CHP ve diğer muhalefet partileri paralelcilerle birlikte siyasi dizayn etme çabası içindeler. Bir CHP'li dedi ki, "30 Mart'ta paralelcilerle ittifak yaptık." Kılıçdaroğlu, ne tür ittifak yaptıysanız çıkın açıklayın. Kimlerle omuz omuza durduysanız, kimlerle vesayet planı yaptıysanız, çıkın açıklayın. Biz, AK Parti kadroları sadece milletle birlikte yürümeye devam edeceğiz. CHP'ye ve onun arkasındaki paralelci anlayışa da sesleniyoruz, sizin vesayet arayışınız bizim dik duruşumuz karşısında iflas edecektir. Kılıçdaroğlu 'Biz büyükşehirleri nasıl yönettiysek Türkiye'yi de yönetiriz' dedi. Şimdi Şişli'yi yönetebiliyorlar mı? Şişli'de haftalardır süren kargaşaya Kılıçdaroğlu müdahale edebiliyor mu? Kılıçdaroğlu liderlik gösterebiliyor mu? Melih Gökçek Başkan haklı, Kılıçdaroğlu'nu Allah CHP'nin başından uzaklaştırmasın diyelim. Bakınız, bir ilçede dahi birbirlerine dahi darbe yapmaktan iş yapmaya vakit bulamıyorlar. Zaten millet, Kılıçdaroğlu ve ekibine bu ülkede değil 4 yıl, 4 dakika bile iktidar yüzü göstermez, onların zihniyetini bilir. 17-25 Aralık operasyonların arkasında yolsuzluklara karşı bir mücadele anlayışından çok milli iradeyle iktidara gelmiş bir hükümeti devirme çabası vardır. Daha yürüyen bir soruşturma olduğu iddia edilen bir soruşturmada, iddianamede 'dönemin başbakanı' diyerek, iktidarda milli iradeyle bulunmuş bir başbakana dönük gerçekleştirilen bir komplo yolsuzluklara mücadele olarak adlandırılabilir mi? İşte buradan haykırarak söylüyoruz, onların 'dönemin başbakanı' dediği sayın Başbakanımız bugün gerçek cumhurbaşkanlığı makamındadır. Erdoğan bugün halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı olma onurunu kendisine de AK Parti'ye de milletimize de yaşatmıştır. Siyasetimizin, adaletimizin, yargımızın ve bütün anayasal kurumlarımızın tam ve doğru yerine oturması için 2015 haziranından sonra yeni bir anayasa için yola çıkacağız.
Akşam

SPOR

Kadınlar Basketbol Ligi’nin 9. hafta mücadelesinde Galatasaray Odeabank, Fenerbahçe’yi 66-60 yendi, 8. galibiyetini elde ederek liderliğini devam ettirdi. İki takımın da savunmayı çok gevşek tuttuğu bir ilk çeyrek yaşandı Abdi İpekçi’de, ancak şut yüzdeleri normalin çok altında kalınca 10 dakikalık bölüm 16-16 bitti. Galatasaray’ın boyalı alan sayılarına karşı alan savunmasına dönüşü sonuç verdi, Nevriye ve Lyttle ile orta mesafeden art arda skor katkısı alan sarı-kırmızılılar, devreyi 35-32 üstün bitirdi. İkinci yarı farkı 7’ye çıkaran Galatasaray karşısında Fenerbahçe, müthiş bir savunma ile rakibine 7 dakika sayı attırmadı, Charles ile etkili olan Fenerbahçe 11-0’lık seri ile son periyoda 45-43 üstün girdi. Son periyotta Ekrem Memnun’un alan savunması hamlesi, daha sert bir beşle geldi. Ön alanda Ayşegül, boyalı alanda ise Bone ile sertliği artıran Galatasaray, hücumda da Dubljevic’in katkısıyla kontrolü aldı. İkinci yarıdaki ilk 9 üç sayı denemesinden sonuç alamayan Fenerbahçe, 10. denemesinde Tuğba ile üçlük bulup, skoru 60-60’da dengelese de, Galatasaray serbest atış çizgisinden bulduğu 6 sayıyla maçı kazanmayı bildi.
Milliyet

Galatasaray’a bahar Hamza Hamzaoğlu ile geldi. Sezon başında Prandelli ile yola çıkan Sarı-Kırmızılı takım oynadığı futbolla umut vermezken 4 gollü mağlubiyetlerle kulüp tarihinin en en kötü günleri yaşanmaya başlamıştı. Ancak yönetimin tam zamanında yaptığı Hamza Hamzaoğlu hamlesi, takımın üzerinde adeta sihirli değnek etkisi yaptı ve işler bir anda rayına girdi. Prandelli döneminde 16 resmi maçta takım 15 gol atarken, gol atan futbolcu sayısı sadece 6’da kaldı. Ara dönemde Taffarel ile 1-0’lık Gaziantep galibiyeti alınırken, Hamzaoğlu işbaşı yaptıktan sonra goller de yağmur gibi yağmaya başladı. Sarı-Kırmızılı ekip 6 resmi karşılaşmada toplam 24 gole ulaştı. Üstelik bu 24 golü 11 farklı oyuncu kaydetti. Yerli futbolcular da bu gollerin 18’ine imza attı. Cim-Bom bu sezon ilk kez üst üste 4 galibiyete ulaşırken, son 7 sezonun en başarılı 14. haftası da geride kaldı. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu ile Galatasaray 31 puana ulaştı. Son 7 sezonda Sarı-Kırmızılı takım , 14. haftalarda sırasıyla 27, 29, 17, 28, 26 ve 26 puan toplamıştı.
Star

Bursa ve Trabzonspor arasındaki gol düellosunda kazanan çıkmadı: 3-3. 2’de Bakambu çaprazdan sert vurdu, Fatih açıyı iyi kapatıp, topu kornere yolladı. 16’da Fatih Atik’in şutu kaleciden döndü, top kendisine doğru gelen Özer düzgün vurdu: 0-1. 24’te Volkan’ın ceza alanına yolladığı topu kaleci Fatih elinden kaçırdı. Belluschi vuracakken, Fatih’in müdahalesiyle yerde kaldı. Penaltıyı kulanan Fernandao skoru eşitledi: 1-1. 28’de Belluschi topu Ozan Tufan’ın önüne bıraktı. Onun vuruşunda Bursa öne geçti: 2-1. 45’te Yusuf nefis bir frikik golüyle skora bir kez daha denge getirdi: 2-2. 53’te Ozan Tugan’ın penaltı noktasına gönderdiği topu Volkan güzel bir vuruşla filelere yolladı: 3-2. 63’te Civelli’nin ayağının altından kaçırdığı top Yatabare’nin önüne düştü. Onun şutu auta çıktı. 81’de Mehmet Ekici’nin kullandığı korner atışında iyi yükselen Mustafa skoru 3-3’e getirdi.
Star

24’te Olcay’ın asistinde Cenk golü attı. 68’de Sosa frikikten siftah yaparken 75’te Bilal’le skoru eşitleyen Akhisar, 88’de Uğur sakatlanınca değişiklik hakkı olmadığı için 10 kişi kaldı. Bu sayede rahatlayan siyah-beyazlılar 90+4’te Gökhan’la maça noktayı koydu. Dakika 88 Uğur ve Sosa taca çıkmaya doğru giden topa hareketlendiler. Ancak Uğur bir anda sol bacağını tutup kendisini yere bıraktı. Muhtemelen kası yırtıldı. Oyuncu değişikliği hakkı dolan Akhisar 4 dakika uzatmayla birlikte kalan 6 dakikayı 10 kişi oynamak zorunda kaldı UĞUR sakatlanmasıydı maçın 2-2 bitme ihtimali çok yüksek görünüyordu. Çünkü 63’te sakatlanan Veli’nin yerine Oğuzhan’ın girmesiyle 4-1-4-1’e dönen Beşiktaş, Sosa-Oğuzhan-Gökhan- Olcay 4’lüsü sahadayken ‘savunmayı’ topa hakim olup yapmak yerine sahasına kapanarak yapmayı tercih ediyordu ve Akhisar gerçekten tehlikeli geliyordu. Fakat Akhisar’ın 10 kişi kalması Beşiktaş’ı çok rahatlattı. GELELİM 88’e kadar ne olduğuna Beşiktaş, özellikle de Olcay iyi başladı maça ve 24’te muazzam bir asist yaptı. Solda önce Gekas’ı çalımladı, sonra da Bilal’i yere yatırdı, ardından kestiği ortaya kafayı vuran Cenk, golü yaptı: 1-0. UZUN süredir çok pozisyon vermeden bitiriyordu maçları Beşiktaş ama dün öyle olmadı. Akhisar birçok ciddi şans yakaladı. Bunların ilki de 34’teydi. Giray sağdan ortaladı, arkada Gekas kafayı vurdu, Tolga kurtardı. 41’de Saidi’nin, 51’de ise Zokora’nın şutları Tolga’da kalırken 56’da ise Güray’ın pasıyla defans arkasına sarkan Gekas’ın aşırtması dışarı gitti. 60’TA Olcay’la girdiği duvar pasının ardından sol çaprazdan topu dışarı yollayan Sosa, Beşiktaş’taki ilk golünü süper bir frikikle 68’de kaydetti. Herkes orta yapmasını beklerken yaklaşık 40 metreden topu kaleye yolladı ve Oğuz’u avladı: 2-0. AMA 2-0 olunca yine bir Beşiktaş maçı bitmedi. 75’te Bilal, kurtarılması imkansıza yakın bir roketle skoru 2-1 yaptı. Ardından Uğur’un çıkana kadar yüklendi Akhisar ama golü bulamadı. 90+4’TE ise Olcay topu Bruno’dan kazanıp Oğuzhan’a verdi. O da sağda Gökhan’ı buldu. Gökhan topu daha da sağa çekip çaprazdan vurdu, mücadeleye noktayı koydu: 3-1.
Vatan
 

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme