23 Aralık 2014 Salı

23.12.2014 Genel Gündem


23.12.2014

GÜNDEM

Silvan Diyaloğu
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde önceki akşam yasadışı gösteri düzenleyen terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H üyesi bir grup, Bağlar, Yenişehir, Feridun ve Mescit Mahalleleri ile Diyarbakır Caddesi üzerinde barikat kurarak yoldan geçen araçları durdurup kimlik kontrolü yaptı. Grubu dağıtmak üzere olay yerine gelen polis ekiplerine ve zırhlı araçlarına da ses bombası, havai fişek, molotofkokteyli ve taşlarla saldıran göstericilere, güvenlik güçleri de tazyikli su ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Olaylar sırasında göstericileri gaz bombası atarak dağıtmaya çalışan polise bir gösterici, "İsabetli at, aldığın maaşı hak et. Neden isabet ettiremiyorsun?" diye bağırdı. Akrep zırhlı aracın megafonundan da bir polis, "Gelirsem oraya ben seni oynatırım. Ortaya çık, sen erkek misin?" diye karşılık verdi. Diyarbakır'dan takviye ekiplerin de gelerek Silvan polisine destek verdiği olaylar sırasında, zaman zaman gerçek silah sesleri duyuldu.
Hürriyet


'Tib'de Ne Olduğunu Bilemiyoruz'
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Anadolu Ajansı editör masasına konuk oldu. Bakan Elvan, "paralel yapı" ile mücadelede gelinen aşamaya ilişkin ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na bağlı olarak çalışan TİB bünyesinde de "paralel yapılanma olduğu, yasadışı telefon dinlemeleri ve işlemler yaşandığı" iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın TİB'de bazı işlem kayıtlarının ve logların silindiğini tespit ettiğini ifade eden Elvan, şöyle konuştu: "Siz, iyi niyetle çalışıyorsanız neden geçmiş kayıtları silersiniz? TİB'de de her uzmanın, yaptığı iş ve işlemler bilgisayarda kaydediliyor. Bunların tamamı siliniyor. Bunun bir anlamı olmalı. Siz 17-25 Aralık operasyonunda bu kayıtları ortadan kaldırıyorsunuz, neden silinir bunlar? CD'ler, oradaki özellikle mahkeme kararıyla ortaya çıkmış olan dinlemelerin birer kopyası CD olarak TİB'de bulunuyordu. Bunların tamamı parçalanmış, kırılmış. Bunu neden yaparsınız.” "Maalesef TİB hem bu süreçte o başkanlığa verilen yetkilerin kötüye kullanılması neticesinde ciddi bir kredibilite kaybına uğramıştır, yıpranmıştır. Biz hükümet olarak TİB’in yeniden yapılandırılması gerektiğine inanıyoruz. TİB'in mevcut binasından çıkarılıp farklı bir yere aktarılması gerektiğine de inanıyoruz. Çünkü orada ne yapıldığını açıkçası bilemiyoruz. O nedenle bizim yeni bir binaya ihtiyacımız var. Şu anda TİB'de gerçekten yasalara, kurallara, hukuka uygun bir şekilde çalışmalar yürütülüyor.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 87, 5618-87, 7015                            
ABD Doları 2, 3121-2, 3155
Euro 2, 8318 -2, 8373
İngiliz Sterlini 3, 6083-3, 6177                

Rumların Thy Korkusu
Kıbrıs Rum yönetimi, Avrupa Komisyonu Rekabet Kurulu’nun yasadışı devlet yardımı aldığı gerekçesiyle ocak ayında kapısına kilit vurmaya hazırlandığı Cyprus Airways’i, Türk Hava Yolları’nın (THY) satın alacağı endişesine kapıldı. Uzun süredir batık durumdaki kamuya ait Cyprus Airways şirketi, bu nedenle tasfiye kararı almayı erteliyor. 1945 yılında İngiliz sömürge döneminde kurulan ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar Türk ve Rumların ortak havayolu olarak kullanılan Cyprus Airways uzun süredir ekonomik krizde. Rum hükümeti, iki yıl önce şirketin sermaye yeterliliğini artırmak için 75 milyon Euro devlet katkısı yaptı. Ancak şirket kamu desteğine rağmen ekonomik krizden kurtulamadı. Güney Kıbrıs ekonomisinin de iki yıl önce ekonomik krize girerek AB ve IMF denetimine alınması, havayolu şirketini Avrupa Komisyonu Rekabet Kurulu’nun hedefi haline getirdi. Rekabet Kurulu 2014 başında Cyprus Airways’in ‘yasadışı’ şekilde devlet yardımı aldığına dikkat çekerek, yasal faiziyle iade etmesine karar verdi. Ancak AB Komisyonu, Cyprus Airways’e stratejik ortak arayan Rum hükümetine zaman kazandırmak amacıyla ‘yasadışı yardımın iade edilmesi’ kararını 9 Ocak 2015 tarihinde açıklayacağını duyurdu. Rum hükümeti son 6 ayda Cyprus Airways’in borçlarını üstlenecek yabancı ortak arayışına girdi. En ciddi teklifi Ryan Air şirketi verdi. Ryan Air patronu Michael O’Leary, Cyprus Airways’in kamuya ve çalışanlara yönelik tazminat borcunun çok yüksek olduğuna dikkat çekerek satın alma sürecinden çekildi. Şirketle ilgilenen İrlanda havayolları ise, ortak olmak yerine sadece mal varlığıyla ilgilendi. Cyprus Airways’in faizleriyle birlikte 100 milyon Euro’ya ulaşan kamu yardımını iade etme imkânı yok, aksine şirketin özel sektöre büyük miktarda borcu var. Bu nedenle AB Komisyonu’nun kararı şirketin kapısına kilit vurulması anlamına geliyor. Yüzde 94’ü Rum hükümetine ait olan şirket için tasfiye kararı alınması bekleniyor. Güney Kıbrıs’ta haftalık yayınlanan Kathimerini gazetesinin iddiasına göre, Rum yetkililer Cyprus Airways’in mal varlığının, tasfiye aşamasında üçüncü şirketler aracılığıyla Türk Hava Yolları (THY) tarafından satın alınmasından endişe ediyor. Bu nedenle tasfiye kararı sürekli erteleniyor. Rum hükümeti, AB rekabet kuralları nedeniyle şirkete kurtarma operasyonu da düzenleyemiyor.
Hürriyet

‘Ne Ab’den Ne Rusya’dan Vazgeçeriz’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Güney Akım’ın iptal olmasının ardından yeni hatla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Türkiye, ne AB üyesi ülke olma ile alakalı girdiği serüvenden vazgeçer, ne de Rusya gibi önemli bir komşusundan” dedi. Yıldız, petrol fiyatlarındaki düşüşlerin de vatandaşa bire bir yansıdığını söyledi. “World Energy Outlook 2014” raporunun Türkiye tanıtımındaki konuşmasında, Türkiye’de elektriksiz bölge kalmadığını, doğalgazın da 2016’nın sonunda her yere ulaşacağını kaydeden Yıldız, iptal olan Güney Akım’a değinerek şunları söyledi: “En son Sayın Putin’in ziyaretiyle birlikte Türkiye’nin de içine alındığı bir tartışma platformu oluşturuldu. ‘Türkiye acaba AB’yi mi, yoksa Rusya’yı mı tercih edecek?’ diye. Güney Akım projesinin ortağı ve tarafı olan Türkiye değildir. Güney Akım’ın ortakları 3 tane AB üyesi ülkenin firmalarıdır. Bu projenin yapılıp yapılamayacağı daha önceden de konuşuluyordu ama Sayın Putin Türkiye ziyaretinde, aslında birçoğumuzun sürpriz olarak gördüğü şekilde, ‘Bundan sonra Güney Akım kapandı, belki Türk Akımı’ndan bahsedebiliriz, Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya gaz satışı bundan sonra geride kaldı’ dedi. Türkiye ne AB üyesi ülke olma ile alakalı girdiği serüvenden vazgeçer ne de Rusya gibi önemli bir komşusundan vazgeçer.” Yıldız, Rusya’yla yapılan yeni hat anlaşmasının bir iyi niyet anlaşması olduğunu, herhangi bir hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek, konuyla ilgili BOTAŞ ve Gazprom’un görevlendirildiğini, çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Milliyet

Demiryollarına Gelecek Yıl 8.5 Milyar Yatırım Yapılacak
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, yeni yılda demiryolu projelerine ağırlık vereceklerini açıkladı. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Elvan “Önümüzdeki yıl demiryolları için 8.5 milyar lira yatırım harcamamız olacak. Bu rakam birkaç yıl önce 3- 4 milyar liraydı. 2016 yılından itibaren ise yılda ortalama 12 milyar lira civarında bir demiryolu yatırımı yapmayı planlıyoruz” dedi. Elvan’ın açıklamarından satır başları şöyle: Ankara’yı İzmir’e bağlayan Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Polatlı’dan Afyonkarahisar’a kadar olan kesiminde yapım sürüyor. Afyonkarahisar-Uşak arasındaki kesimle ilgili de ihaleye çıktık. 2015 yılında Turgutlu’ya kadar olan kesimin de ihalesine çıkacağız. Banaz-Eşme arası 101 kilometre, Eşme-Salihli 74 kilometre, Salihli-Turgutlu yaklaşık 38 kilometre Bu 3 projemizin ihalesine 2015 yılında çıkmayı planlıyoruz. 17 Aralık’ta hizmete açılan Konyaİstanbul Yüksek Hızlı Treni’ne talep çok yoğun. Gelecek haftanın biletleri tamamen tükendi. Diğer hatlarımızda da yüzde 90’e varan bir doluluk oranı var. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi’nin Türkiye bölümündeki çalışmalar durmadı. Şu anda kış şartlarında 600 işçi çalışıyor. Proje 2015 sonu itibarıyla tamamlanacak. Türk tarafındaki tünel çalışmalarını tamamladık ancak Gürcistan tarafındaki tünel çalışmaları tam olarak bitirilmedi. Türkiye’den kaynaklanan bir gecikme yok. Çanakkale Köprüsü, toplam 3 bin 623 metre uzunluğu ile dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. Bu köprünün proje çalışmaları tamamlanmıştı, ben arkadaşlarıma bu köprünün üzerinden bir demiryolu hattı geçirmek için talimat verdim. Proje revize ediliyor. Çanakkale Köprüsü üzerinden bir demiryolu hattı geçirmeyi düşünüyoruz. Böylece İstanbul trafiği rahatlatılacak, taşımacılık maliyetleri düşecek. Avrasya Tüneli Marmaray’dan sonra ikinci önemli denizaltından geçiş projesi olacak. Şu anda aşağı yukarı bin 560’ıncı metredeyiz, yaklaşık bin 700 metrelik bir kesim kaldı. Hedefimiz, programa göre 2017 yılı ancak yüklenici ile yaptığımız görüşme neticesinde biz onu 2016 yılı sonuna çekmek istiyoruz, firma da bunu yapabileceğini ifade etti. Hedefimiz, 2016 yılı sonunda Avrasya Tüneli’ni vatandaşlarımızın hizmetine sunmak.
Star

Rus Turisti Kaybetmemek İçin Zam Yapmayalım
Türk turizminin en büyük partnerlerinden Rus turistler son dönemde ülkesinde yaptırımlar nedeniyle yaşanan ekonomik çalkantıyla boğuşuyor. Her Rus’un cebindeki para geçtiğimiz ay içinde yüzde 50-60 değer kaybetti. Maaşların satın alma gücü yarı yarıya düştü. Peki Ruslar bu ekonomik krizde yine Akdeniz sahillerimizi doldurabilecek mi? Genç Turizmciler Derneği (GTD) Başkanı Bulut Bağcı, Rusların tatilden vazgeçebilecek bir millet olmadığını ancak Türk turizmcilerin de Rusları kaybetmemek hatta yenilerini kazanabilmek adına bazı fedakarlıklar yapması gerektiğini söyledi. Bağcı, şunları söyledi: “Rusya önemli bir pazar. En kısa zamanda krizin etkisinin azalmasını bekliyoruz. Ruslar Türkiye’deki tatillerinden vazgeçmezler fakat tatil günlerini kısaltma yoluna gidebilirler. Ekonomik durumu takip edip pozisyonumuzu bu gelişmelere göre alıp temkinli olmakta fayda var. Rus dostlarımızı da böyle bir zamanda yalnız bırakmamak için, otel fiyatlarını kırmak değil ama fiyatlarının stabil kalması gibi konularda destek olmamız gerekir. Ekonomik krizde atacağımız doğru ve hızlı adımlar ayrıca diğer destinasyonlardan da ülkemize Rus turist çekmemizi sağlayabilir, böylece doluluk oranımızı maksimuma çıkartırken rakiplerle aramıza mesafe koymamızı sağlarak Rus turistler için önde olmamızı ve gelecek zamanlarda ilk sırada yer almamızı sağlayabiliriz” diye konuştu. Genç Turizmciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Gül de Türk turizmcilere erken rezervasyonu ruble ile yapın, parayı peşin alın önerisinde bulundu. GTD olarak 2015 başında Moskova’da temsilcilik açma hazırlığı içinde olduklarını anlatan Bulut Bağcı, “Moskova’daki ofisimizde iki ülke arasındaki turizm, uluslararası iş ve ticaret işlemleri yapılacak ve ülkemize turist kazanılması konusunda destek verilecek” şeklinde konuştu.
Star

Türkiye’yi Ve Demokrasimizi Büyütmeye Devam Edeceğiz
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında eleştirilere de teşekkür ettiğini belirterek ancak hakaret boyutuna gelmemesi gerektiğini söyledi. 2015 bütçesinin açık hedefinin yüzde 1.1 olduğunu vurgulayan Babacan, “Türkiye’nin bu yıl yüzde 3.3, 2015’te ise yüzde 4 büyümesini bekliyoruz” dedi. Milletin sesine kulak veren, 77 milyonu eşit gören anlayışla devleti milletin hizmetkarı haline getirdiklerini ifade eden Ali Babacan, “Demokratikleşmede çok önemli adımlar attık. Demokrasiyle ekonomiyi beraber yükseltmek için büyük gayret içinde olduk. Biliyoruz ki ileri demokrasi olmadan gelişmiş, ileri ekonomi olamaz” diye konuştu. Ali Babacan, dünya ekonomisinin olağanüstü şartlar içinde bulunduğunu belirterek, “Böylesi bir dönemde Türkiye ekonomisini büyütmeye devam ediyoruz. Sağlam bir kamu maliyesi ve sağlam bir bankacılık sistemi bizi 2008-2009 krizinin türbülansından korudu” dedi.
Star

Rubleye Oligark Öpücüğü
Rusya’da rubleye oligarklar hayat öpücüğü verdi. Geçen hafta döviz piyasalarında yaşanan paniğin ardından Cuma akşamı Kremlin’de önde gelen 41 oligarkı toplayan Devlet Başkanı Putin, “Birbirimize destek olalım, krizi Rusya’nın ekonomik gidişatını değiştirmek ve petrole bağımlılığını kırmak için fırsata çevirelim” mesajı vermişti. Bu çağrı işe yaradı. Haftanın ilk işlem gününde ruble güçlenerek dolar karşısında 55 rublenin altına geriledi. 15 Aralık’ta 1 dolar 80 rubleyi görmüştü. Toplantının perde arkasına ilişkin Rusya’nın en saygın ekonomi gazetesi Vedomosti ve haber portallarından Gazeta. Ru’nun haberlerine göre, Kremlin’de kapalı kapılar ardından yapılan zirvede ana konu, rubleye destek için ihracatçı şirketlerin Rusya’da piyasaya dolar satmaları oldu. En azından yılbaşına kadar uygulanması istenen bu operasyonla oligark şirketlerinin, yaptıkları ihracat karşılığı elde ettikleri dövizden piyasaya 10 milyar dolar satmaları bekleniyor. Böylece hem borsada hem de döviz büfelerinde bir paniğin önlenmesi hedefleniyor. Rublenin değer kazanması, Putin’in oligarklardan “Her gün 1 milyar dolar” talebinin yerine getirildiğini gösterdi. Toplantıya katılan bir kaynak, “Yasal bir zorunluluk yok ama Putin’in de söylediği gibi, bu bir vatandaşlık görevi. 1 Ocak’a kadar 10 milyar dolar civarında bir döviz satışı söz konusu “dedi.
Vatan

4 Eski Bakanın Kader Oylaması Ertelendi!
17-25 Aralık operasyonlarının ardından AK Partili eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkındaki suçlamaları soruşturan TBMM Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu, kader oylamasını dün yapacaktı. 4 eski bakan hakkındaki yolsuzluk suçlamaları oylanacaktı. Komisyon dün saat 15.00’da toplandı. Ancak toplantı 15.45’te başlayabildi. Toplantının başlamasının ardından MASAK raporuyla ilgili bazı tespitlere eski bakanların gönderdiği yazılı cevaplar gündeme geldi. Erdoğan Bayraktar dışındaki 3 bakanın, bilirkişinin mal varlığı raporuna yazılı cevap verdiği öğrenildi. Erdoğan Bayraktar ile ilgili bilirkişi, bir kuşku ve orantısızlık tespitinde bulunmamıştı. Bu cevapları değerlendirip karar oluşturmaları için komisyon üyelerine 1 saat süre verildi. Bu sırada AK Partili üyelerin oylamanın 5 Ocak tarihine ertelenmesi yönünde talebi olduğu öğrenildi. Aranın ardından bakanların gönderdikleri cevaplar bilirkişi tarafından incelenmeye başladı. Bilirkişinin, cevapları MASAK raporuyla karşılaştırdığı öğrenildi. Komisyon Başkanı Hakkı Köylü konuyla ilgili açıklama yaparak, “Bilirkişiye bakıyorum. İşin içinden çıkabilirse görüşeceğiz. Çıkamazsa ertelemeyi düşünüyoruz” dedi. Ve akşam saat 19.00 sıralarında oylamanın 5 Ocak 2015 tarihine ertelendiği açıklandı.
Vatan

Yılbaşından Sonra Ucuz Altın Dönemi Kapanacak
Son zamanlardaki fiyat düşüşüyle kuyumcularda çeyrek altın bulmak zorlaştı. Ancak fiyat düşüşlerinin böyle devam etmeyeceğini belirten kuyumcular, yeni yılda ucuz altın bulmanın zorlaşacağını ileri sürüyor. 2015 yılının ikinci çeyreğinde ons fiyatının bin 400 Amerikan Doları olmasını bekleyen kuyumcular, 145 TL olan çeyrek altının 180 TL civarında olabileceğini belirtiyor. Bursa Kuyumcular Odası yönetiminde bulunan ve Kapalıçarşı’da esnaflık yapan Fatih Sandıkçı, "Altın şu an durağan döneminde, yılbaşına kadar fazla bir yükselme olacağını tahmin etmiyoruz. 2015 yılının ikinci çeyreğinden sonra ons fiyatı olarak bin 400 dolar civarı gibi beklentimiz var. Bu da dolar ile beraber hesapladığımızda gramda 100 ila 110 dolar gibi artış. Çeyrek altında ise 175 TL ila 180 TL arası bir beklenti var” dedi.
Akşam

3. Havalimanı Milli Mesele ‘Şart Değildi' Demek Haksızlık
Daha önce Katar havalimanını hayata geçiren, Abu Dabi Havalimanı projesini yöneten Yusuf Akçayoğlu, 3. havalimanına CEO olarak transfer oldu. TAV’dan CMLKK ortaklığına transfer olan Akçayoğlu, Ortadoğu’daki tecrübeleriyle yeni havalimanının ilerlemesini, vaktinde tamamlanmasını sağlayacak. Projenin detaylarını AKŞAM’a anlatan Akçayoğlu, son dönemde sıkça gündeme gelen ‘3. havalimanı şart mıydı’ sorusuna da, ‘Ağaçlar kesiliyor, doğa katlediliyor’ söylemlerine de yanıt verdi. TAV’dan 3. havalimanına transfer oldunuz. Bu teklif neden size geldi? Yaklaşık 11 yıldır Ortadoğu coğrafyasındaydım. Çünkü havacılıkta en agresif büyüyen bölgeler şu anda Dubai Katar ve diğer Körfez ülkeleri. Oralarda büyük havaalanı projelerine dahil oldum. Eski firmam TAV İnşaat’ta oradaki bütün majör havaalanı inşaatlarını aldık. Ve başarıyla bitirdik. Katar tamalandı. Abu Dabi ve Muscat da bitmek üzere. Bu süreçte Hamdi Akın ve Sani Şener’le çok yakın çalışma fırsatı buldum. İkisi de Türk havacılığı için çok önemli isimler. Hamdi Bey yap-işlet modeliyle TAV’ı yaratmıştır. Sani Bey de liderliğiyle TAV’ın büyümesini sağlamıştır. İkisiyle de çalışmaktan gurur duydum her zaman. Ortadoğu’da bu kadar mega iki projede çalıştıktan sonra bu projede çalışmak gurur verici olacak. Bu teklifi kabul ettim. Çünkü bu Türkiye’nin geleceğiyle ilgili çok önemli bir proje. Konsorsiyum da çok değerli firmalardan oluşuyor. Bir tarafı çok iyi altyapıcı, diğer tarafı da havacılığı çok iyi biliyor. 3. havalimanı tüm çevreler tarafından kabul gören bir proje olmadı, çok elestirildi. Bir de son dönemde ‘Gerçekten gerekli miydi’ tartısması sürüyor… Ne diyorsunuz bu söylemlere, gerçekten gerekli miydi 3. havalimanı? Bu projenin tepki alması doğal. Bu Türk havacılık endüstrisinin geleceğiyle alakalı bir proje. Türk havacılık endüstrisi çok agresif büyüyor. THY’nin büyümesi müthiş. Geniş gövdeli uçak siparişleri var. Atatürk Havalimanı bu uçakları barındıracak nitelikte değil. Ne pist anlamında ne de yolcu köprüleri anlamında. Dolayısıyla böyle bir mega havalimanı havacılık endüstrisinin olmazsa olmazı. Yoksa THY’nin büyümesini engellemiş oluruz. THY’nin büyümesini engellemek demek, THY’den sonra gelen özel havayollarının da küçülmesi hatta yok olması demektir. ‘Atatürk genisletilebilirdi’ diye de bir görüs var… Evet bu uzun zamandır konuşulan bir hadise. Ben orada yıllarca bulunmuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki o havalimanının büyüme kapasitesi havacılık endüstrisinin gelişimine uyum sağlayacak, bu büyümeye cevap verebilecek nitelikte değil.
Akşam

DÜNYA

Cıa’in Türkıye’ye Giriş Uyarıları Sızdı
Yayımlanan Eylül 2011 ve Ocak 2012 tarihli belgelerde, ajanların havalimanlarında güvenlik kontrollerinde daha detaylı bir incelemeye tabi tutulmaktan nasıl kaçınabilecekleri anlatılıyor. Müttefik istihbarat servisleriyle dahi paylaşılmaması gereken bilgileri işaret eden “NOFORN” (Yabancılara yönelik değil) koduyla dosyalandığı görülen belgelerden Eylül 2011 tarihli olanında, “Türk Milli İstihbarat Teşkilatı, birden fazla pasaport taşınmasını, Türkiye’ye ziyaretin gerçek sebebini saklamaya yönelik bir teşebbüsün göstergesi olarak değerlendiriyor” deniliyor. Yolcuların birçok ülkede yasal gerekçelerle detaylı inceleme altına alınabileceğine dikkat çekilen belgede, Türkiye’nin bu kapsamda yabancı uyruklu kişileri 24 saate kadar tutabileceği belirtiliyor. Belgede, “Kongra-Gel (PKK’nın eskiden kullandığı isim) mensuplarını ya da sempatizanlarını tespit etmek isteyen” Kuzey Iraklı yetkililerin de Erbil havalimanına inen yolculardan Türk ya da İran aksanıyla konuşanları doğrudan detaylı incelemeye tabi tutturduğu ifade ediliyor. WikiLeaks’in yayımladığı gizli belgelerde ayrıca, CIA görevlilerine uçuştan bir gün önce nakit para karşılığında tek gidiş bileti almamaları ve diplomatik pasaportla seyahat edilmesi halinde bakımsız bir görüntü sergilememeleri isteniyor. Ocak 2012 tarihli belgede ise ABD pasaportuyla seyahat edenler için biyometrik güvenlik uygulamasının “kimlik tehdidi” yarattığı ifade ediliyor. Wikileaks bunun CIA açısından ajanlarının sahte belgelerle seyahat etmesini zorlaştırdığı anlamına geldiğini belirtiyor. Belgede havalimanlarında “ikinci güvenlik taraması” olarak adlandırılan ilave denetimlerden nasıl kaçınılacağına dair tavsiyeler de yer alıyor.
Hürriyet

Pakistan’da 500 Kişi İdam Edilecek
Taliban’ın Pakistan’da 149 kişinin oldurulduğu okul baskınının ardından, yonetim tarafından alınan sert kararlar uygulamaya geciyor. Peşavar kentinde 132 cocuğun oldurulduğu saldırı sonrasında teror sucları icin idam cezasının geri getirilmesi kararı alınmıştı. İcişleri Bakanlığı yetkilileri dun AFP ajansına yaptıkları acıklamada, onumuzdeki haftalarda 500 kişinin idam edileceğini bildirdi. Yetkililer, teror suclarından hukum giyen 500 kişinin tum temyiz yollarını tukettiğinin tespit edildiğini aktardı. Başbakanlığın idam cezasını geri getirmesinin ardından bugune kadar altı kişinin asıldığı belirtildi. Pakistan ordusu da Taliban’a yonelik operasyonlarını artırmıştı. Saldırının ardından iki gunde 72 Taliban militanı oldurulmuştu.
Milliyet

Tunus’ta Laiklerin Zaferi
Arap Baharı’nın başarılı olduğu tek ülke olarak görülen Tunus’ta demokrasiye geçişin son adımı olarak görülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde laikler zafer elde etti. İkinci turu yapılan seçimi, laik Nida Tunus partisinin adayı Beji Caid Essebsi (88) kazandı. Yüzde 55.68 oy alan Essebsi, İslamcı Ennahda’nın adayı olan mevcut cumhurbaşkanı Moncef Marzuki’yi 11 puanla geride bıraktı. Ancak Essebsi’nin Bin Ali döneminde bakanlık yapması, ‘eski rejim geri mi geliyor’ endişelerine de sebep oluyor. İlk ayağı kasımda yapılan seçim, Zeynel Abidin Bin Ali iktidarını deviren 2011 ayaklanmalarından sonraki ilk cumhurbaşkanlığı seçimi.
Milliyet

Amerika’da Siyah-Beyaz Yas
ABD’nin New York kentinde siyahi saldırgan tarafından dün öldürülen polis memurları Wenjian Liu ve Rafael Ramos’un saldırıya uğradığı yerde anma noktası oluşturuldu. Anma noktasında çok sayıda Amerikalı mumlar yaktı, çiçekler, armalar ve oyuncaklar bıraktı. Duygulu anlara sahne olan olay yeri yakınlarında bir polis ekibinin de nöbet tuttuğu gözlendi. New York’ta eyalet genelinde olay nedeniyle bayraklar yarıya indirildi. Öte yandan New York polisi arasında Belediye Başkanı Bill de Blasio’ya yönelik tepkiler artıyor. New York’ta siyahi Eric Garner’ın polis tarafından öldürülmesine ilişkin protestolar sırasında, eşi siyahi olan de Blasio’nun, ‘kendi çocuğunu da polislere karşı dikkatli olması konusunda uyardığı’ sözlerini hatırlatan New York Polis sendikası, polislere düzenlenen suikastten de Blasio’yu sorumlu tuttu.
Star

İspanya Prensesi Yargı Karşısında
İspanya Kralı 6. Felipe’nin ablası Prenses Cristina, eşi Palma Dükü İnaki Urdangarin ile yolsuzluk soruşturması kapsamında hakim karşısına çıkacak. Yargıç Jose Castro, savcılığın para cezası verilmesine yönelik tavsiye kararının aksine Prenses Cristina’nın sanık sandalyesine oturması gerektiğine hükmetti. İspanya’da kraliyet ailesinin sanık sandalyesine oturan ilk üyesi olacak Prenses Cristina, suçlu bulunması durumunda dört yıla kadar hapis cezası alabilecek. 9 Aralık’ta savcılık, Prenses Cristina’ya para cezası verilmesi, eşi Urdangarin’in yargılanması yönünde tavsiye kararında bulunmuştu. Prenses Cristina ve eşi, adlarının soruşturmaya dahil olmasından sonra kraliyet ailesinin resmi etkinliklerinden uzaklaştırılmıştı.
Star

Mağdurlarına Hesap Veriyorlar
Irak’ta devlet kanalı İrakiyye Televizyonu, güvenlik güçlerinin yakaladığı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarını konu alan bir program yayınlamaya başladı. ‘Kanunun Kontrolünde’ adını taşıyan programda yakalanan teröristler, düzenledikleri saldırılarda yaralanan ya da yakınlarını kaybeden vatandaşlarla yüzleştiriyor. Program, son aylarda Irak güvenlik güçlerine halkın güvenini artırmak için hazırlanan televizyon şovlarının son halkası. Bağdat yönetimi, yaz aylarında ülkenin kuzey ve orta vilayetlerini ele geçiren IŞİD militanları karşısında ‘küçük düşen’ ordu ve polis gücünün, suçluları adaletin önüne çıkarmaya başladığını göstermek için medya aracılığıyla kapsamlı bir halkla ilişkiler kampanyası yürütüyor.
Vatan

Abd-Kuzey Kore Siber Savaşı Kızıştı Beyaz Saray'ı Patlatırız
ABD’de Sony şirketi tarafından gösterimi ertelenen “Röportaj” adlı film Kuzey Kore ile ABD arasında "siber savaş"ın patlak vermesine yol açtı. Film Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a suikastın anlatıldığı bir komedi filmi. Ancak film henüz gösterime girmeden yapımcı Sony şirketi büyük çaplı hacker saldırısına uğradı. FBI saldırıların Kuzey Kore kaynaklı olduğunu öne sürdü. Bunun üzerine Sony, filmin gösterimini iptal etti. ABD Başkanı Barack Obama şirketin yanlış karar aldığını ve ABD’nin bir diktatörün yönettiği sansür ülkesine dönmeyeceğini söyledi. Obama K. Kore’ye gereken cevabın verileceğini de belirtti. K. Kore ise siber saldırıyla ilgisinin olmadığını açıklayarak olayı araştırmak için Beyaz Saray’a işbirliği teklif etti. Ancak Obama K. Kore’yi "terörizmi finanse eden ülkeler listesine koymayı düşündüklerini" söyleyince ipler gerildi. K. Kore 20 yıl boyunca, ABD’nin terör listesindeydi. Ancak Pyongyang hükümeti 2008'de nükleer tesislerinin soruşturulmasına izin vermiş, ardından listeden çıkarılmıştı. K. Kore haber ajansı KCNA'da dün yayınlanan habere göre ise K. Koreli yetkililer Beyaz Saray'ı patlatacaklarını söyleyen bir açıklama yayınladılar. "ABD emperyalistlerinin kalelerini patlatacaklarını" belirten yetkililer Sony'e yapılan saldırıyla ilgilerinin olmadığını da yineledi. Şu anda ABD ile siber savaş yürüttüklerini ifade eden yetkililer, ABD'nin kendilerine karşı propaganda amacıyla filme destek çıktığını öne sürdüler.
Akşam

Işid'den Kurtulan İlk Gazeteci
IŞİD ilk kez Batılı bir gazetecinin haber yapmasına izin verdi. 74 yaşındaki Alman gazeteci Jürgen Todenhöfer Türkiye üzerinden Musul’a gitti ve aylar süren pazarlıkların ardından IŞİD tarafından kabul edilerek militanlarla 10 gün geçirdi. IŞİD’le geçirdiği günlerin bir özetini yayınlamayı planlayan Todenhöfer, Alman basını ile CNN'e konuştu ve ilk izlenimlerini aktardı. Ağustos ayında kafası kesilerek infaz edilen James Foley’in Bingazi’de kaldığı otelde konakladığını anlatan Todenhöfer sonunun ABD’li gazeteciyle aynı olmasından endişe ettiğini anlattı. Gazeteci, IŞİD militanlarının, "Tüm dünyayı ele geçirme ve Kuran'ın yorumuna inanmayanların öldürüleceği" fikrini sürekli olarak tekrar ettiklerini belirtti. Daha önce Filistin asıllı Vice News muhabiri Medyan Dairieh, IŞİD kontrolündeki Rakka'da militanlarla birlikte geçirdiği üç haftayı, belgesel haline getirmişti.
Akşam

POLİTİKA
Tabur Komutanı Ve 6 Asker Yaralandı
Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, Mardin’in Nusaybin ilçesi Dağiçi Mahallesi’nde Mardin İl Jandarma Komutanlığı’nın keşif faaliyeti sırasında bir zırhlı Kobra aracı mayına çarptı. Araçtaki Mardin Jandarma Özel Harekât Tabur Komutanı ve 6 personel yaralandı. Ayrıca, Diyarbakır Lice ilçesi Bağlan Mahallesi’ndeki arazi ve ev aramasında, çevre tepelerden uzun namlulu silahlarla taciz ateşi açıldığı ve karşılık verildiği açıklandı. Genelkurmay, ilk ateşte bir jandarma uzman çavuşun yaralandığını, 1 adet M-16 Piyade Tüfeği ve 5 adet şarjörü ile yaklaşık 6 ton uyuşturucu madde ve daha önce teröristlerce kaçırılan 4 sivil aracın ele geçirildiğini açıkladı. Önceki gece de Türkiye-Suriye sınırında 2’nci Hudut Alay Komutanlığı Hatay Kırıkhan Bükülmez Hudut Karakol sorumluluk sahasında, 10 kişilik kaçakçı grubu belirlendi. Havaya ateş açılınca kaçakçılar, malzemeleri bırakarak kaçtı. Suriye tarafından uzun namlulu silahlarla açılan ateşe askerlerin karşılık vermesi üzerine, kaçakçılar bölgeden ayrıldı. 1211 adet muhtelif araç yedek parçası ele geçirildi.
Hürriyet

Doğum Kontrolüyle Vatana İhanet Ettiler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte önceki akşam Bisse gömleklerinin sahibi Mustafa Kefeli’nin oğlu Onur Kefeli ile Cansu Pişirgen’in WOW İstanbul Hotel’deki düğün törenlerine katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın kıydığı nikahta, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik çiftin nikah şahitliğini yaptı. Nikâh töreninin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çifte mutluluklar diledi. Erdoğan, “Evlilik uzun bir yolculuk. iyi günler var, kötü günler var. iyi günler paylaştıkça çoğalır ama kötü günlerde sabrettikçe elbet mutluluğa dönüşür. Beypazarı’ndan bir amcamın bana tavsiyesi var, diyor ki; bir olur garip olur, iki olur rakip olur, üç olur denge olur, dört olur bereket olur, gerisi Allah Kerim” dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim milletimizi güçlü kılmak için, hem nüfus itibarıyla daha çok genç nüfusa, dinamik nüfusa ihtiyacımız var. Hem de yetişmiş nüfusa ihtiyacımız var. Bunu ihmal etmeyeceğiz ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak istiyorsak bu milletin güçlü olması lazım. Ekonomide bir kaide vardır, ‘genç, dinamik demek’. Bu ülkede yıllarca bir doğum kontrolü ihaneti yaptılar ve neslimizi kurutma yoluna gittiler. Neslin önemi, gücü ekonomide olduğu gibi manen de çok önemli. Ben sizlere inanıyorum ve aile cüzdanımızı da kızımıza verelim.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, evlilik cüzdanını geline vererek tekrar mutluluklar diledi. Düğüne ayrıca İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ve çok sayıda milletvekili, belediye başkanlarının yanı sıra, sanat ve iş dünyasından ünlü isimler katıldı.
Milliyet

Bütçede Yolsuzluk Ve Ceset Tartışması
TBMM Genel Kurulu’nda, 2015 yılı bütçesi zaman zaman tartışmalı geçen 13 günlük bütçe maratonunun ardından 297 oyla kabul edildi. Bütçenin kapanış bölümü de iktidar ve muhalefetin hesaplaşmasına dönüşürken, görüşmelere “yolsuzluk”, “çözüm süreci”, “kitlesel ölümler” damgasını vurdu. Genel Kurul’da, 2015 yılı bütçesi 145 ret oyuna karşılık 297 oyla kabul edildi. Muhalefetin eleştirilerinin ardından hükümet adına kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının sık sık gündeme getirilmesine sert yanıt verdi. Babacan “Ak Parti iktidarı, yolsuzlukla mücadeleyi, yasaklarla mücadeleyi, yoksullukla mücadeleyi en temel ve en acil hedefleri olarak belirlemiş ve bu 3Y’nin üzerine kararlılıkla gitmiştir. Eğer hükümetimiz yolsuzluklara karşı gerçekten büyük bir hassasiyet içinde olmasaydı Türkiye’de refahın bu kadar artması kesinlikle mümkün olamazdı” dedi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın elinde kırmızı bir plaketle kürsüde yaptığı konuşma Genel Kurul salonunda tansiyonun bir anda yükseltti. “Bir plaket hazırladım, malum plaket genelgesi bugün yarın yayınlanacak. Konuşmamın sonunda plaketi de ait olduğu makama sunacağım” diyen Altay, Babacan’ın “dönemin Başbakan’ı yazan evraklar” sözüne “Keşke Sayın Babacan şunu da söyleseydi: Adli Tıp’tan montajsız olduğu tescillenmiş ‘tape’lerde ‘Babacığım, 30 milyon avroyu saklayamadım, onu koyacak yer bulamadım’ da diyebilseydi” diye yanıt verdi. Altay hükümetin Türkiye’yi kitlesel ölümler ülkesine çevirdiğini savunurken, Uludure, Gezi, Soma, Ermenek’teki ölümlerden iktidarın sorumluğu olduğunu savundu. Altay, “Siz cesetlerin üstünde oturan bir hükümetsiniz” dedi. Altay, elindeki plaketi “Bakanlar kuruluna bırakıyorum” diyerek yere koydu.
Milliyet

Çözüm Süreci 'Seri'ye Bağlandı
HDP'nin İmralı heyetinde yer alan Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'la dün çözüm süreciyle ilgili kritik bir görüşme yaptı. İmralı heyeti, Abdullah Öcalan'ın müzakere taslağını Kandil'e götürmüş ve döndükten sonra da İmralı'da bir görüşme daha yapmıştı. Heyet, "derinlikli müzakerelere" geçilebileceğini açıklamıştı. Buldan ve Önder dün de Akdoğan'la bir araya geldi. Daha sonra açıklama yapan Önder, ’çözüm süreci’ kapsamında sıkıntılı ve kırılgan anların görüldüğünü söyledi, bunların en başlıca nedenini Türkiye'nin siyasi tarihinde müzakere deneyiminin olmamasına bağladı. Önder, önemli bir kriz sürecini geride bıraktıklarını ifade etti ve şöyle konuştu: "Bu aşamadan sonra çözüm süreci kapsamında bunun ilgi alanına bununla bağlantılı olarak ele alınabilecek ne gerekiyorsa bu meselelerin suretle sayın Öcalan’ın katkılarıyla ve onun başlattığı bir çizginin devamı olarak ağırlıklı olarak İmralı’da olmak üzere yeni bir sürece girdiğimizi söylemek istiyoruz." "Elimizde belli mutabakatlar oluştu. Bu bütün meselelerin halledildiği anlamına gelmiyor. Fakat şu anlama gelebiliyor: Artık süreçte diyalog kanallarının kapanmaması ve ilk defa hangi başlıkları tartışarak ve hangi yöntemi kullanarak ilerleyeceğimiz anlamında elimizde belli mutabakatlar oluştu. Parti yetkili kurullarımızla da tüm bu süreci değerlendirdikten sonra İmralı’ya geçeceğiz. KCK yetkilileri ile de meseleyi görüşeceğiz. Daha sonra bu görüşmeler daha derinlikli, nitelikli daha sonuca doğru ilerleyecektir diye ümit etmekteyiz. Süre uzadıkça saldırı, yanlış anlama, hırpalanmalara da açık bir vaziyete geliyor. Ayın 3’ü, 5’i gibi kavramlar bizden duymayacaksınız. Çok seri bir görüşme ve çalışma trafiği başlayacak. Mümkün olan en kısa sürede, yarın olabilecek şeyi bugün yapmak." Önder, yeni süreçten neyi kast ettiği sorularına yanıt verirken, "Biz bu meseleyi çözeceğiz. Biz yeni bir cumhuriyeti oluşturan iradeden birisiyiz. Herkesin de dahil olmasını istiyoruz. Müşterek barışımız, geleceğimiz ancak böyle oluşur. Müzakere dediğimiz şey de birbirinden farklı düşünen insanların bir anlayış birliğine varma, mutabakat zeminini genişletme çabasıdır" dedi.
Vatan

100 Bin Tl’lik Yalaka Davası
Sanatçı Hülya Avşar, kişilik haklarına saldırarak hakaret ettiği iddiasıyla, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, 100 bin liralık manevi tazminat talepli dava açtı. Hülya Avşar, ziyaret ettiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı övünce, Kılıçdaroğlu bir konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirirken "Sarayında otursun, yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir" demişti. Bunun üzerine Avşar, Kılıçdaroğlu hakkında 50 bin TL'lik tazminat davası açmıştı. Kılıçdaroğlu bu gelişmenin ardından "Hülya Avşar kim. Yalakadan sanatçı olmaz" ifadesini kullanmıştı. Avşar'ın avukatı tarafından nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu'nun, 6 Aralık 2014'de basına yansıyan açıklamalarıyla, Hülya Avşar'ın kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğu, bu nedenle daha önce de 50 bin liralık dava açıldığı hatırlatıldı. Dilekçede, Avşar'ın, tazminat talep etmek dışında başka bir davranış sergilemediği ve polemiğe girmediği ancak Kılıçdaroğlu'nun bu kez 15 Aralık 2014'de saldırısını ağırlaştırırak tekrarladığı öne sürüldü. Dilekçede, şöyle denildi: "Hülya Avşar, Kılıçdaroğlu ile aynı paralelde bir siyasi düşünceye sahip olmak zorunda mıdır? 'Muhalefet yapmazsan yalakasın' gibi bir saçma düşünce ile müvekkile saldırmak, aşağılamak, hakaret etmek hakkını nereden almaktadır?” Dilekçede ayrıca, Avşar'ın "30 yıllık sanat geçmişine bakıldığında da kazanımlarının her kuruşunu, davalının ifade ettiği gibi yalakalıkla değil, sanatçı kimliğiyle, alınteri ve emeğiyle elde ettiği görülecektir" denildi.
Vatan

Gülen İçin Her Adım Atılacak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Makedonya yolculuğu öncesi, Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Davutoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı: Türkiye’de hukuk sürecinin işleyişi bakımından hiç kimsenin pozitif veya negatif anlamda ayrımcı bir tutuma tabi olması söz konusu değil. Hiç kimse de imtiyaza sahip değil. Bir vatandaşımız hangi muameleyle hukuki süreci yürütüyorsa ve hukuki bir süreçten nasıl etkileniyorsa ve hangi adımlar atılıyorsa Fethullah Gülen için de aynı uygulama yapılacaktır. Ortada bir mahkeme kararı var bununla ilgili atılacak adımlar konusunda da son derece açık hukuki gereklilikler var. Hukuki süreç neyi gerektiriyorsa o adımlar gerektiği şekilde ve gerektiği zamanda atılacaktır. Çözüm süreci bir anda, bir günde hemen neticeye ulaşacak bir süreç değil. Esas itibarıyla çözüm sürecinin doğası gereği kendi mantığı içinde ilerlemekte olduğunu ve bugün geldiğimiz noktada usul ve yöntem, bundan sonraki aşamalar hususunda pozitif bir atmosferde bulunduğumuzu söylemek mümkün. Çözüm süreci tek taraflı ve tek boyutlu müzakere mantığıyla yürüyen bir süreç değil. Usul ve yöntem konusunda bugün olumlu bir atmosfer vardır. Bir an önce netice alınması için gayret sarf edeceğiz.
Akşam

SPOR

Spor Toto Süper Lig’de bu sezon evinde üç puan yüzü göremeyen Çaykur Rizespor, sahasında konuk ettiği Gaziantepspor’a da 1-0 yenildi. 24. dakikada kullanılan köşe vuruşunda Eren Albayrak’ın ortasında Sezer Özmen’in kafa vuruşunda top, kaleci Karcemarskas’ın müdahalesi sonrası üst direğe vurarak oyun alanına geri döndü. 30. dakikada Muhammet Demir kafasıyla topu Mustafa Durak’ın önüne gönderdi. Bu futbolcu yerden düzgün bir vuruşla fileleri havalandırdı: 0-1 38. dakikada kazanılan serbest vuruşta Şenol Can’ın yaklaşık 25 metre sert şutunda, topu kaleci Serkan Kırıntılı iki hamlede kontrol etti. 53. dakikada kaleci ile karşı karşıya kalan Lualua’nın şutu yandan auta çıktı. 61. dakikada Mustafa’nın şutu önce yakın direğe sonra uzak direğe çarparak oyun alanına döndü. 70. dakikada Binya’nın ceza sahası çizgisi üzerinden vuruşunda top gol çizgisi üzerinde Eren’e çarparak oyun alanına döndü. 80. dakikada sakatlanan Eren oyundan çıkarken üç değişiklik hakkını kullanan Rizespor, Koray da kırmızı kartla oyun dışı kalınca maçı 9 kişi tamamladı. 90+2. dakikada Carlo ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.
Milliyet

G.Saray’ın sezon başı Mancini’nin yerine takımın başına getirdiği Cesare Prandelli ile yollarını ayırdı ama aradaki para krizi devam ediyor. Görevine son verilmesinin ardından Sarı-Kırmızılı yönetimden bu sezondan kalan 900 bin euro ve gelecek sezonki ücreti 2.3 milyon euronun yanı sıra 750 bin euro da şampiyonluk primi isteyen Prandelli, tazminat ödemelerinin aksadığı gerekçesiyle FIFA’ya gitme tehdidinde bulundu. Geçen hafta ülkesine dönen İtalyan hoca, Ünal Aysal döneminde imzaladığı sözleşmeye göre her ayın 5’inde hesabına 190 bin euro yattığını belirtip, “İki aydır maaşımı alamıyorum. G.Saray’dan şampiyonluk primi haricinde 3.2 milyon euro alacağım var. Bunun 900 bin eurosu peşin ödenecekti. Ama ben taksitleri bile alamıyorum. Bir hafta içinde iki taksidim ödenmezse FIFA’ya gideceğim. Avukatıma yetki verdim” ifadesini kullandı. Bu arada İngiliz Mirror Gazetesi, Galatasaray’la devre arası yollarını ayıracağı yolunda dedikodular olan Wesley Sneijder’in kulüpte kalma ihtimalinin arttığını yazdı. Alacağının ödenmesi sonrası Southampton ve Manchester City’nin Sneijder transferinden vazgeçtiği belirtilirken, Lampard’ın New York City’ye geri dönmesi durumunda M.City’nin doğacak boşluğu Hollandalı yıldızla doldurma ihtimalinin ise sürdüğü ifade edildi.
Star

Kartal’ın orta sahadaki virtüozu Jose Sosa her geçen hafta daha iyi bir performans ortaya koyarken, akıllara Fenerbahçeli Alex geldi. Fener’de uzun yıllar forma giyen Sambacı attığı goller ve yaptığı asistlerle, şampiyonluklara verdiği katkıyla efsaneler arasına girmişti. Sosa da henüz Beşiktaş’taki kariyerinin başında olmasına rağmen gelecek için böyle olumlu sinyaller veriyor. Henüz Alex kadar oynamayan ve onun verdiği katkıya ulaşmayan Sosa’nın uzun yıllar Kartal’da kalması halinde ismini Beşiktaş tarihine yazabileceği belirtiliyor. Takımın 796 günlük frikik özlemine son veren Sosa, bu sezon ligde ilk golünü atarken, yaptığı 5 asistlere dikkatleri üzerine çekiyor.
Star

G.Saray'a fiyasko yaşatan Cesare Prandelli sonrasında camiaya yeni bir hava getiren Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, hedefini koydu. 31 Mayıs'ta ligde ve 3 Haziran'da kupada çifte şampiyonluk isteyen genç teknik adam hem tarihe geçmek hem de mayısta seçilecek yeni yönetimle anlaşıp, G.Saray'da kalmayı planlıyor. Göreve geldiğinden beri 6 maça çıkan ve 24 gol atan bir takım izlettiren Hamzaoğlu, ligde 4. yıldızı hedeflerken kupada da işi sıkı tutuyor. Aslan'ın hocası, yerli ve yabancı oyuncu malzemesinin bu işi başaracağına inandığını belirtirken, bu hedefi gerçekleştirip, G.Saray tarihine geçme hazırlığı yapıyor. Futbol şubesi ile bu hedefleri sık sık görüşen Hamzaoğlu, 2005'ten sonra geçen yıl Türkiye Kupası'nı 15. kez kazanıp, 3. yıldızı takan Aslan'a bir kupa daha kazandırmayı gündeme aldı. Hamzaoğlu bunun için yedek kadronun gücüne de inanıyor. Ligde geçen sezon F.Bahçe'nin gerisinde kalan Cim Bom, bu sezon Beşiktaş ve F.Bahçe ile kalan 20 haftada mücadele verecek. Fener derbisini evinde oynayan, Beşiktaş ile de 4 Ocak'ta karşılaşacak olan Sarı-Kırmızılılar, son 4 lig maçındaki seriye üst üste 2 maç daha ekleyip ilk yarının lideri olmanın hesapları içinde. G.Saray tarihinde ise duble şampiyonluklar 5 kez yaşandı. Fatih Terim, 1998-1999 ve 1990-2000 sezonlarında 2 yıl üst üste hem lig şampiyonluğu hem de Türkiye Kupası kazanmayı başardı. Feldkamp ise 1992-93 sezonunda ligde şampiyonluğa ulaşırken kupada da mutlu sonu yakaladı ve duble kupa gördü. Yine 1972- 73 sezonunda Brian Birch, 1962- 1963 sezonunda da Gündüz Kılıç aynı başarıları G.Saray'a yaşattı. Aslan'da Hamzaoğlu bu istatistiğe ulaşırsa G.Saray tarihinde duble kupa gören 5. isim olma unvanını elde edecek. Hamzaoğlu, 500 bin euroya anlaşmıştı.
Akşam

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme