25 Aralık 2014 Perşembe

25.12.2014 Genel Gündem


25.12.2014

GÜNDEM

Haram Geçmesin
“Edirne’de şimdi Ahi Evran geleneğinden gelen dua ile açılan, helal rızk duasıyla açılan bir rızk kapısının merasimine katıldık. Allah Edirne’de bu güzel gelenekleri korumayı nasip etsin. Hizmetlerimizi helal bir şekilde topluma yaymak için belediyelerimizi belli dönemlerde, -olabilirse hergündualarla açalım. Hiçbir art niyet, hiçbir rant veya başka kaygı bizim belediyelerimize yaklaşmasın. Yaklaşmaya cüret dahi edemesin. Kongrelerimizi yapıyoruz. Her bir kongremiz Ahi Evran geleneğini yaşatmak için, bu kongrelerimiz de yine bir siyasi ahlak duasıyla açılsın, her kongremizde oluşan il başkanları ve yönetimleri bu dualarla hizmete başlasınlar ve nasıl esnaf geleneği böyle sürüyorsa, siyaset geleneğini de bu şekilde inşa edelim, tanzim edelim. Çözüm Süreci konusunda olumlu yönde gelişmeler var. Hep beraber inşallah bunları takip ederek, bu süreci hayırlısı ile bir daha ülkemizin hiçbir köşesinde hiçbir annenin ağlamaması, hiç bir ocağa evlat acısı düşmemesi için, kararlıkla bu yolu sürdüreceğiz. Çözüm Süreci milli birlik ve beraberliğin tekrar ihya edilmesi için demokrasiyle taçlanan bir yeni bütünleşme sürecidir. Atılacak adımlar konusunda net ve kararlı bir tutum sergiledik. 6-7 Ekim olayları geçici bir duraklamayı beraberinde getirdi. 6-7 Ekim olaylarından 2 önemli sonuç çıkardık. Birincisi kamu düzeninden hiçbir surette taviz verilemez. Kamu düzeninden taviz verildiği zaman Çözüm Süreci de işlemez hale gelir. Onun için şu anda Meclisimizde olan İç Güvenlik Reformu ve Özgürlüklerin Korunması Paketi’ni hazırladık. Vatandaşlarımız Edirne’de nasıl dükkanlarını güvenle açıyorlarsa, bu güveni Hakkari’de de, Van’da da, Diyarbakır’da da Bitlis’te de ülkenin her bir köşesinde sağlayacağız. Bu emniyeti tehdit edenlere karşı da hiçbir şekilde herhangi bir müsamaha gösterilmeyecek. Bu konuda hükümetimizin kararlılığı kesindir. Hani birileri ‘Türkiye yalnızlaşıyor, komşu ülkelerle sıkıntı yaşıyor, dünyada yalnızlaşıyor’ diyen birileri, kulaklarına küpe olsun. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun. 1 ay içinde Papa Türkiye’ye geldi. Rusya Devlet Başkanı Putin Türkiye’ye geldi. İngiltere, İtalya, Çad Başbakanı Türkiye’ye geldi. Katar Emiri Türkiye’deydi. Bu 2-3 haftalık program. Litvanya Cumhurbaşkanı geldi. Ben Makedonya’ya gittim, Polanya’ya gittim, Yunanistan’a gittim. Yarın da Irak Başbakanı Türkiye’de olacak. Şimdi bu nasıl bir yalnızlık. Ben Kılıçdaroğlu’na birçok kere söylediğim, yaptığım çağrıyı buradan da yapıyorum: Biraz büyük düşün. Büyük düşünmek zor ama bari Şişli ölçeğinde düşün. Bırak Türkiye ölçeğini, bırak dünya ölçeğini bari Şişli ölçeğinde düşün. Şişli’de hanedanlık gibi yapı kurulmuş. Dün bir CHP’li milletvekili öyle diyor. ‘Babadan oğlu geçen belediye başkanlıkları kurulmuş’ diyor. Belediye başkanının muhterem eşi başka birisi hakkında ‘Tehdit ediyor, şantaj yapıyor’ diyor. Bütün bu hastalıklar Şişli’de yaşanırken 1 ay önce Kılıçdaroğlu demişti ki, ‘Büyükşehirleri nasıl idare ediyorsak, Türkiye’yi de öyle idare edebiliriz.’ Allah milleti muhafaza eylesin.”
Hürriyet


Arınç: İslam Dini Teröre İzin Vermez
Kuveyt’te iki gün süren temaslarda bulunan Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kuveyt yönetimi ile Suriye, Irak, Mısır ve Filistin başta olmak üzere bölgesel konuları ve ikili ilişkileri masaya yatırdı. Adalet, Evkaf ve İslam İşleri Bakanı Yakup es-Sane’in resmi davetlisi olarak Kuveyt’te temaslarda bulunan Arınç, Türkiye’yi ve Körfez ülkelerini ilgilendiren terörle mücadele konusunu ele aldıklarını kaydetti. Terörle mücadele konusunda tam bir mutabakat içinde olduklarını belirten Arınç, “Biz terörün bir insanlık suçu olduğuna inanıyoruz ve inandığımız İslam dini de teröre izin vermez. Hiçbir gaye için, hiçbir amaç için teröre başvurulamaz. Terör bir suçtur” dedi. Arınç, “Özellikle gençlerimizin iyi bir İslami bilgiyle yetiştirilmesi gerekir ki bu tür örgütlere ilgi duymasınlar. Bu sebeple İslami irşad ve eğitimin mutlaka çok daha güçlü yapılması gerekir. Gençlerimizin çok iyi İslami bilgilere sahip olması gerekir. Bu konularda da etraflıca Sayın Bakan’la görüştük ve terörle mücadele kapsamında yapılabilecek işler konusunda da bir mutabakata kavuştuk” diye konuştu. Arınç, dün ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Kuveyt Türk okulunu da ziyaret etti. Okul öğrencilerinden oluşan koro, Arınç ve beraberindeki heyete müzik dinletisi sundu. Manisa yöresine ait bir türkünün ardından Arınç’ın isteği üzerine öğrenciler, Mihriban türküsü ile bir Karadeniz türküsü söyledi. Arınç, türkülere zaman zaman eşlik etti.
Milliyet

Yargıtay: Avcı Örgüte Yardım Etti
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Hanefi Avcı’nın da aralarında bulunduğu 75 sanığın yargılandığı davada, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla ilgili temyiz incelemesini tamamladı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’ya ‘Yasadışı silahlı Devrimci Karargah terör örgütü ve mensuplarına yardım etmek’ suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası onandı. Avcı’ya, ‘Ruhsatsız vahim nitelikte tam otomatik ve yarı otomatik silah bulundurup taşımak’tan 5 yıl hapis cezası ise düzeltilerek onandı. Bu suçtan verilen cezada 1 / 6 oranında takdiri indirim uygulanmasına karar verildi. Avcı’ya, ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar Dün Devlet Bugün Cemaat’ isimli kitabında, ‘Terör örgütleri ve bu amaçla yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda yargı görevi yapanları etkilemek’ten verilen 2 yıl 6 ay hapis ile kitabıyla ‘terör örgütü hakkında yapılan soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu’nu işlediği gerekçesiyle verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ise bozuldu. Dairenin gerekçesinde, bu suçların basın ve yayın yoluyla işlenen suçların erteleneceğine dair madde kapsamında kaldığı vurgulandı. Yargıtay’ın gerekçesinde Avcı’nın, silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen Nejdet Kılıç’ın siyasi görüşlerini ve terör örgütleriyle bağlantısını çok önceden bildiği ve bir görevle bağlantılı olmaksızın yüz yüze görüşmelerinin sürdüğü ve Avcı’nın Nejdet Kılıç’a dinlendiği bilgisini verdiği öne sürüldü.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 87, 2744-87, 7075                             
ABD Doları 2, 3133-2, 3226
Euro 2, 8232 -2, 8320
İngiliz Sterlini 3, 5990-3, 6152                

‘Merkez’ Topu Hükümete Attı
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) dün yaptığı toplantısında faizleri değiştirmezken, yapısal reformlar konusunda da topu ekonomi yönetimine attı. PPK, gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 11.25’te, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını yüzde 10.75’te, Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 7.5’te sabit bıraktı. Kurul, politika faizi olarak da bilinen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8.25 düzeyinde sabit tuttu. Daha önceki açıklamada yer alan, gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyon görünümünde iyileşmeyi geciktirdiği ibaresi, bu kez açıklama metninde yer almazken PPK büyüme potansiyelini önemli ölçüde arttıracak reçete olarak yapısal reformları gösterdi. PPK toplantısından sonra yapılan açıklamada, sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiği belirtilerek, dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmelerin ve tüketici kredilerinin ılımlı seyrinin cari dengedeki iyileşmeyi destekleyeceği vurgulandı. Dış talep zayıflarken iç talebin büyümeye ılımlı düzeyde katkı verdiği kaydedilen açıklamada, Kurul’un, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirdiği vurgulandı. Açıklamada, yılın başında alınan makro ihtiyati önlemlerin ve para politikasındaki sıkı duruşun çekirdek enflasyon eğilimi üzerindeki olumlu etkilerinin gözlendiği belirtilerek, şöyle devam edildi: “Ayrıca, başta petrol olmak üzere düşen emtia fiyatları enflasyonda öngörülen düşüş sürecini destekleyecektir. Mevcut para politikası duruşu altında Kurul, enflasyonun 2015 yılında, ilk yarıda daha hızlı olmak üzere, Enflasyon Raporu’nda belirtilen görünümle uyumlu bir düşüş sergileyeceğini öngörmektedir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir.”
Hürriyet

Kaçak İşçi Çalıştıran Patrona İhale Yasağı
Hükümetin arka arkaya açıkladığı dönüşüm programları kapsamında kayıt dışı ekonomi ile mücadele için yeni bir eylem planı gündeme gelecek. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun önümüzdeki günlerde açıklayacağı ‘Kayıt dışı ile Mücadele Eylem Planı’ ile ekonomide milyarlarca liralık kayba yol açan kayıt dışı alanlara yönelik yeni tedbirler devreye sokulacak. Özellikle kayıt dışı istihdama yönelik denetimler artırılacak ve kaçak işçi çalıştıran veya işçisine eksik ücret ödeyenlerle ilgili yeni cezalar gündeme gelecek. Edinilen bilgilere göre, Davutoğlu’nun açıklayacağı kayıt dışı ekonomi ile mücadeleye ilişkin yeni eylem planında yer alması beklenen tedbirler şöyle: SGK denetçilerinin yaptığı tüm işlem süreçlerinin takip edilebileceği bir yeni bir otomasyon programı kurulacak. Bankalarla SGK arasındaki veri paylaşımı artarak devam edecek. Belirlenecek sektörlerde prime esas kazanca karine teşkil edecek ücret skalaları belirlenerek bilgilendirme, rehberlik ve gerekirse denetim süreci başlatılacak. Sigortasız işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenler, 2 yıl süreyle kamu ihalelerinden men edilecek. Prime esas kazançların meslek koduyla uyumlu olarak bildirilmesini sağlayacak yasal altyapı oluşturulacak. Tarım sektöründe kayıt dışı istihdamın azaltılmasına yönelik bilgilendirici ve bilinçlendirici faaliyetler artırılacak. Sahte sigortalı ve işyeri tespitine dönük takip programı hazırlanacak.
Türkiye

Türkiye, Taşı Sıkıp Petrolünü Çıkaracak
Türkiye’de 11 ayrı sahada bitümlü şeyl arama ve üretim çalışmaları kapsamında detaylı jeolojik haritalama işlemleri tamamlandı. İlk etapta toplam 1300 metre sondaj çalışması gerçekleştirildi. Türkiye, işletilebilir özelliğe sahip 1 milyar 640 milyon ton bitümlü şeyl rezervine sahip. Rezervin en büyük kısmı ise 300 milyon ton ile Bolu’nun Göynük ilçesinde bulunuyor. Göynük’ten sonra en fazla bitümlü şeyl rezervinin, Ankara’nın Beypazarı ile Nallıhan ve Konya’nın Ereğli, Niğde’nin Bor ilçelerinde olduğu belirtiliyor. Kısa vadede yapılacak yeni aramalarla Türkiye’de bitümlü şeyl rezervinin 15 milyar tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Koordinatörlüğünü Türkiye Kömür İşletmeleri’nin üstlendiği çalışmalar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ile birlikte yürütülüyor. Onuncu Kalkınma Planı’na göre, bitümlü şeyl üretiminde ortak yatırıma yönelik etüt ve araştırmaların Ağustos 2016’ya kadar bitirilmesi hedefleniyor. Sahalardan alınacak yüksek verime sahip bitümlü şeyl numunelerinin bu alanda üretim yapan ülkelere gönderilerek en ekonomik üretim teklifinde bulunanlarla görüşmelere hız verileceği belirtiliyor.
Türkiye

Bilişime Destek 1 Milyar TL Hibe
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, bilişim sektörüne yönelik geliştirilecek Ar - Ge (araştırma ve geliştirme) projelerine toplam 1 milyar liralık kaynağın hazır olduğunu ve bunun hibe desteği olarak verileceğini söyledi. Elvan, 2015 - 2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi açılış toplantısında yaptığı konuşmada, havacılık ve uzay dahil tüm haberleşme, bilgi ve teknoloji alanlarında gerçekleştirilecek Ar- Ge faaliyetleri çerçevesinde proje üreten ve bu projeleri TÜBİTAK aracılığıyla sunan firma ve kuruluşlara destek vereceklerini belirtti. Elvan şunları söyledi: “Şu anda 1 milyar liralık bir kaynağımız var. Bunu tüm özel kesime, bilgi iletişim alanında faaliyet gösteren taraflara kullandırmaya hazırız. Değerlendirme süreçleri TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilecek bu projeleri süratle hayata geçireceğiz, tamamıyla hibe destek vereceğiz.” Elvan konuyla ilgili yönetmeliğin revizyonu üzerinde çalıştıklarını belirterek, yönetmeliğin kısa bir süre sonra yayımlanacağını söyledi. Bilişim sektöründeki büyüklüğünün artması gerektiğini de vurgulayan Elvan, “Son 12 yılda yıllık ortalama yüzde 10’un üzerinde büyüdük; bu yıl için büyüme tahminimiz yüzde 12 civarında” dedi.
Milliyet

Körfez Geçişinde İşlem Tamam
Toplam yatırım maliyeti yaklaşık 7.4 milyar dolar olan Gebze-İzmir otoyol projesinin finansmanın ilk aşamasında yer alan sekiz Türk bankasına Almanlar da geldi. Alman Deutsche Bank’ın da katılımıyla projenin bütünü için 5 milyar dolarlık bir refinansman paketi oluşturulurken önceki finansmanda 7 yıl olan vade 15 yıla uzatıldı. Konu hakkında bilgi sahibi bankacılık kaynaklarının verdiği bilgiye göre, yeniden finansman konusunda anlaşma sağlanırken, sözleşme de yakın zamanda imzalanacak. Bir bankacılık kaynağı, “Yeni finansman paketi 5 milyar dolara yakın, kredi vadesi 15 yıl olacak” derken, diğer bir kaynak ise yeni kredinin maliyetinin Libor artı 500 baz puan civarında olacağını söyledi. Yap-işlet-devret modeliyle 2009 yılında ihale edilen otoban projesini 22 yıl 4 ay işletme hakkı teklifi ile Nurol-Astaldi-Özaltın- Makyol-Yüksel-Göçay konsorsiyumu kazanmıştı. İhalenin ardından Yüksel Grubu konsorsiyumdan çıkmıştı. İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü’nü de içeren Gebze-Orhangaziİzmir Otoyolu projesi; Gebze-Orhangazi ve Orhangazi- İzmir olarak iki faza ayrılırken, 2. faz da kendi içinde Orhangazi- Bursa ve Bursa-İzmir olarak iki gruba ayrılmıştı. Her faz için ayrı finansman sağlanması planlanmıştı. Projede köprü dahil Gebze-Bursa arasındaki kısmın yapımı için 8 Türk bankasından 2 milyar dolar kredi sağlanmış, projeyi üstlenen konsorsiyum ise 1.4 milyar dolarlık özkaynak koymuştu. Projenin kalanı için de özkaynak ve bankalardan kredi kullanımı planlanırken, sayısı dokuza çıkan bankalar, projenin tamamı için yeni bir refinansman paketi oluşturdu. Bir bankacılık kaynağı, eski finansman paketinin, piyasaların bugüne oranla daha kötü olduğu dönemlerde sağlandığını belirterek şunları söyledi: “Bankaların 2012 ve 2013 yıllarında sağladıkları önceki finansman zamanında, köprü inşaatında sona gelindiğinde yani inşaat riski azaldığında büyük bir refinansmanı da içeren bir paketle projenin tamamına yönelik büyük paket olması beklenen bir senaryoydu. Şu anda gerçekleşen de aslında bu. Aslında ‘Deutsche devreye girdi ve o nedenle bu paket oluştu’ algısı çok doğru değil. Aynı lokal banka grubu tarafından kısa süre içinde bu paket yapılandırılacaktı. Projenin bu noktaya gelmesinde Türk bankalarının verdiği destek yadsınamaz.” Finansmanda yer alan Türk bankaları ise şunlar: Akbank, Finansbank, Garanti, Halkbank, İş Bankası, Vakıfbank, Yapı Kredi ve Ziraat Bankası.
Star

Özel Sektörün 2015 Zammı: % 9
Yeni yıla sayılı günler kala çalışanların gözü şimdiden 2015 yılı zamlarına çevrildi. Özel sektörün 2015 yılı ortalama zam oranları da belli oldu. Özel sektör 2015’te çalışanların ücretlerine ortalama yüzde 9 zam yapacak. Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) tarafından her yıl sonu gerçekleştirilen Ücret Araştırması tamamlandı. PERYÖN 2015 Ücret Araştırması, başta perakende, profesyonel hizmetler, finansal hizmetler, enerji ve üretim sektörlerinden olmak üzere Türkiye’nin önde gelen 77 şirketinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcı şirketlerin yüzde 35’inin çalışan sayısı binin üzerindeyken, yüzde 20’sinin çalışan sayısı 101-250 kişi arasında değişiyor. 2015 yılı ortalama ücret artışı yüzde 9 seviyesindeyken, sektörel bazda en yüksek ücret artışı yüzde 11’lik oranla kimya, yüzde 10.7’yle teknoloji ve yüzde 10.4’le profesyonel hizmetler sektörlerinde yapılacak. Çalışan kategorilerine göre, en yüksek ücret zammını yüzde 9.84 ile şef ile müdür düzeyi alacak. En düşük ücret artışı yüzde 8.5 ile mavi yakalı çalışanlarda. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 85’i yılda bir kez, yüzde 15’i yılda iki kez ücret artışı gerçekleştiriyor. Yılda bir kez ücret artışı gerçekleştirecek olan şirketler genellikle bu dönemi Ocak-Mart dönemi olarak seçiyor. Yılda iki kez ücret artışı yapan şirketlerse ikinci artışı Temmuz-Eylül döneminde gerçekleştiriyor. İkramiye ve prim gibi ücret tamamlayıcıları uygulamaları açısından, katılımcıların yüzde 44’ü 2015’te ücret tamamlayıcılarında herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini belirtti. Katılımcıların yüzde 25’i şirketlerinde ikramiye, prim gibi ücret tamamlayıcı uygulamaların olmadığını kaydetti.
Vatan

2015'te Otoyol Ve Köprülerin Özelleştirme Trafiği Hızlanacak
Yerli yatırımcılar kadar yabancıların da dikkatle izlediği özelleştirmeler 2015 yılında hız kazanacak. Konuyla ilgili bilgi veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Özelleştirmelerle otoyollar ve köprülerin servis kalitesini artırıp, daha iyi standartlar ile trafik ve yolcu güvenliği artırılacak ve maliyet tasarrufu sağlanıp ve verimlilik artırılacak” dedi. Otoyollar ve köprülerin yapım, bakım, onarım ve işletilmesinin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü belirten Şimşek, "Otoyollar ve köprülerin bakım, onarım ve işletimi için yapılan rutin bakım onarım giderleri ile büyük bakım onarım giderleri bulunmaktadır" bilgisini verdi. Şimşek, özelleştirmede "mülkiyet devri" hariç olmak üzere, hangi özelleştirme yönteminin tercih edileceğinin ve özelleştirme stratejisinin yapılacak çalışmalarla şekilleneceğini belirtirken, uluslararası kabul görmüş değerleme yöntemleriyle değer tespit çalışmaları yapılacağının altını çizdi.
Akşam

DÜNYA
Gazze Sınırında Gerginlik
İsrail ile Filistin arasındaki gerilim bitmiyor. İsrail’in Gazze Şeridi’nde 7 Temmuz’da başlattığı Koruyucu Hat Operasyonu 50 gün sürmüş, çoğu sivil 2142 Filistinli yaşamını yitirmişti. Operasyon, 26 Ağustos’ta ateşkesle bitirilmişti. İsrail savaş uçakları bu ateşkesin ardından ilk kez Gazze’ye 20 Aralık’ta hava saldırısı düzenlemişti. Dün ise İsrail yine Gazze’nin kuzeyinde bulunan Han Yunus’ta bir bölgeyi bombaladı. Hava saldırısı ve tank ateşi, Han Yunus bölgesindeki El-Garara beldesinden sınırda duvar bakımı tamiratı yapan işçileri koruyan İsrail askerlerinin hedef alındığı keskinci nişancıların saldırısının ardından geldi. Filistinli keskin nişancıların ateş açması sonucu İsrailli bir asker ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan İsrailli askerin tedavisi devam ediyor. Keskin nişancı ateşine karşılık veren İsrail’in saldırısında ise Gazze yönetimini elinde bulunduran Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayı üyesi Teysir es-Sumeyri öldü. Teysir es-Sumeyri’nin Gazze’deki bir keşif birliğinin başında olduğu belirtildi. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adrae, sosyal paylaşım sitesi Twitter’da yaptığı açıklamada, Gazze sınırındaki duvarın bakımını yapan askeri birliğin, keskin nişancılar tarafından hedef alındığını, bu yüzde tank ateşi ve hava saldırısıyla bazı noktaları hedef aldıklarını söyledi. Hamas’tan yapılan açıklamada ise “İsrail ateşle oynuyor, yaşananlarının tüm sorumluluğuna katlanacak. Filistin halkı kendilerini savunma hakkına sahip” denildi. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, “Han Yunus’da yaşanan olaylardan ve Gazze’deki gerilimden İsrail sorumludur” dedi.
Hürriyet

Pegida’ya Karşı Işık Zinciri
‘Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar’ (Pegida) hareketine karşı bir tepki de Almanya’nın Nürnberg kentinden geldi. Geçtiğimiz pazartesi akşamı, Nürnberg Noel Pazarı’nda toplanan binlerce kişi ellerinde mumlarla ışık zinciri oluşturarak, Nürnberg Kalesi’ne doğru yürüyüş yaptı. Yürüyüşe Nürnberg Belediye Meclis üyeleri Aynur Kır ve Yasemin Yılmaz olmak üzere bir birçok Türk de katıldı. Karanlığın mum ışıkları ile aydınlandığı yürüyüşün Dresden’deki protestolara iyi bir yanıt oluşturduğunu belirten Türk eylemciler, “İslam’ın Avrupa’da kötü tanıtılmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi. Düzenlenen gösteri katılımcılar tarafından da görüntülenerek sosyal medyada paylaşıldı. Pegida her pazartesi akşamı Almanya’nın Dresden kentinde protesto gösterisi düzenliyor. Son gösterilerine 17 bin 500 kişi katılmıştı.
Hürriyet

İnternette ‘Röportaj’ Alarmı
Kuzey Kore lideri Kim Jong un’a yapılacak suikastı konu alan komedi filmi ‘The Interview’ü (Röportaj ) internet üzerinden gösterime girdi. Sony Pictures, filmin 250’ye yakın sinema salonunda gösterime girmesi kararının ardından, filmin Google Play, YouTube Movies, Microsoft Xbox Video ve Sony’e ait ayrı bir internet sitesinde ücret karşılığı izlenebileceğini açıkladı. Dün akşam saatlerinde film gösterime girerken, Google olası bir siber saldırıya karşı önlemlerini artırdı. Sony, 44 milyon dolara mal olan Röportaj filmini Kuzey Amerika’da 2 binden fazla sinemada göstermeyi planlıyordu. Geçen hafta ABD’de ve Kanada’daki sinemaların yüzde 80’i tehditler yüzünden filmi göstermeyeceğini bildirmesinin ardından Sony önce 17 Aralık’ta filmin prömiyerini iptal etmiş, ardından da 25 Aralık Noel gününde filmin vizyona girme planının da iptal edileceğini açıklamıştı. Önceki gün filmin bazı sinemalarda gösterileceğini açıklanmıştı. ABD yönetimi, Söyleşi filmi nedeniyle Sony’i hedef alan siber saldırılardan Kuzey Kore’yi sorumylu tutmuştu.
Hürriyet

Veto Kararı İlişkilerimizi Dondurur
Arap ülkelerinin hazırladığı ve 2017 sonuna kadar Filistin topraklarındaki İsrail işgalinin sona erdirilmesini öngören “Filistin Karar Tasarısı” yeni gerginliğe yol açtı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “İsrail barış karşılığında Kudüs’ten vazgeçmeyecek” derken Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas “BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan karar tasarısı veto edilirse İsrail ile bütün ilişkileri dondururuz” dedi. Netanyahu’ya tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman ise “Netanyahu siyasi çözüme yanaşmıyor ve bu tıkanıklık AB’yi İsrail’e ekonomik yaptırım uygulatabilir” dedi
Türkiye

Kuşların Güvenliği Esad’a Emanet
2011 yılında başlayan ayaklanmanın ardından yaklaşık 200 bin insanın öldüğü Suriye’de Esad yönetimi ile BM Çevre Programı yetkilileri arasında göçmen kuşların güvenli bir şekilde göç etmesi için protokol imzalandı. BM Çevre Programı yetkilileri ile Suriye Çevre Bakanlığı yetkilileri Başkent Şam’daki bakanlık binasında bir araya geldi. Burada imzalanan protokol ile ülke üzerinden geçiş yapacak olan göçmen kuşların güvenliği Esed rejimi emanet edildi. Dünya Çevreyi Koruma ve Göçmen Kuşlar günü münasebeti ile bakanlıkta düzenlenen etkinlikte konuşan Çevre Bakanı Nazire Sırkis, kuşların korunması için büyük çaba harcadıklarını vurgulayarak, göçmen kuşların Suriye topraklarında bulunan bazı bölgelerde dinlendiğini ve bu kuşların güvenli bir şekilde göçlerine devam etmeleri için gereken çalışmaların yapılacağını ifade etti. Suriye’de 2011 yılında rejime karşı başlayan ayaklanmanın ardından rejim güçlerinin saldırıları sonucu aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 200 bin kişi hayatını kaybetti. Başta Türkiye olmak üzere çevre ülkelerde dört milyona yakın Suriyeli sığınmacı durumunda.Ülkede rejim güçleri savaş uçakları ile hemen hemen her gün muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgeleri bombalıyor. Bu saldırılarda yaygın olarak kullanılan varil bombalarının düştüğü bölgelerde çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan onlarca sivil hayatını kaybediyor.
Star

Abd Polisi Yine Siyahi Bir Can Aldı
ABD’nin Missouri eyaletinin St. Louis bölgesinde Ağustos ayında Michael Brown adlı siyahi gencin öldürülmesiyle ilgili tartışmalar devam ederken eyalette bir siyahi genç daha polis tarafından vurularak öldürüldü. Yetkililer, Berkeley’de devriye gezen polisin, yerel saat ile akşam 11:15’te bir benzinlikte iki şüpheli kişiyi fark ettiğini açıkladı. Şüphelilerden birinin silah çekmesi üzerine polisin ateş açtığı ve siyahi genci vurduğu belirtildi. Yetkililer, ilk etapta kurbanın kimliğinin teşhis edilemediğini söyledi ancak olay yerine gelen Toni Martin isimli bir kadın polis kurşunuyla ölen siyahi gencin 18 yaşındaki oğlu Antonio Martin olduğu belirtti. Olayla ilgili resmi soruşturma başlatıldığını belirten St Louis Polis Departmanı’ndan yapılan açıklamada, Antonio Martin’in polise silah çektiği ve hayati tehlikede olduğunu düşünen polisin bir kaç defa ateş ederek siyahi genci ölümcül şekilde yaraladığı bildirildi. Anne Martin, oğlunun silah taşımadığını ve evden kız arkadaşıyla buluşmak için çıktığını açıkladı. Göz yaşları içinde feryat eden anne yerel basına “Bana bir şey anlatmıyorlar. Kız arkadaşı polisin ona sataştığını söyledi. Ayağa kalkıp kaçmak isterken vurulmuş” dedi. Olayın yaşandığı benzin istasyonunda toplanan öfkeli kalabalık yetkililerden açıklama beklediklerini ifade ederek protesto gösterisinde bulundu. Polisin gazla müdahale ettiği protestoda yerel basına göre en az üç gösterici tutuklandı. Berkeley’in bağlı olduğu Ferguson kentinde geçtiğimi Ağustos ayında da 18 yaşındaki Michael Brown polisin ateş açması sonucu yaşamını yitirmişti, mahkeme Brown’ı vuran polis memuruna takipsizlik kararı verince, siyahi gençlere yönelik polis şiddeti ve takip edilmeyen ölümler tüm ülkede büyük gösterilerle protesto edilmişti.
Star

Koalisyonu Vurdu
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Rakka yakınlarında koalisyon güçlerine ait bir Ürdün uçağını düşürdü. Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, Arap pilotun teröristlerce kaçırıldığını duyururken, Ürdün Silahlı Kuvvetleri de olayı doğruladı. IŞİD'in medya ofisi, Facebook hesabından pilotun nehir ya da göle benzer bir su birikintisinden çıkarılırken çekilen fotoğrafı ile askeri kimlik kartını paylaştı. Buna göre; IŞİD'in rehin aldığı askerin adı Moath El Kasassbeh. 1998 doğumlu teğmenin babası Yusuf El Kassasbeh de bir Ürdün gazetesine oğlunun kullandığı uçağın düşürüldüğünü doğruladı. Baba Kassasbeh, IŞİD liderlerine "Allah kalplerinize merhamet versin, oğlumu bırakın" diye yalvardı. Daha önce Irak ya da Suriye'ye ait savaş uçaklarını düşüren IŞİD, ilk kez koalisyon güçlerine ait bir hava aracını düşürdü. Ürdün, son üç ayda ABD, Suudi Arabistan ve Bahreyn'le birlikte Suriye'deki IŞİD hedeflerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Akşam

POLİTİKA
Türkçe Kelimelerle Felsefe Yapamazsınız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TÜBİTAK Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri töreninde, dilde sıkıntılar yaşandığını belirterek, “Bizim son derece zengin, bilim yapmaya, üretmeye son derece müsait bir dilimiz varken, bir gece yattık sabah kalktık baktık ki o dil yok. Şu anda Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca, ya da İngilizce, Almanca, Fransızca kelimelere başvuracaksınız” dedi. Erdoğan özetle şunları söyledi: En büyük sıkıntılardan birini de maalesef dilde yaşadık. Bizim son derece zengin, bilim yapmaya, üretmeye son derece müsait bir dilimiz varken, bir gece yattık sabah kalktık baktık ki o dil yok. İşte şimdi yabancı dillerle, kelimelerle bilim öğrenen ve öğreten bir ülke derecesine getirildik. Binlerce kelime ve kavram unutturuldu. Şu anda Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca, ya da İngilizce, Almanca, Fransızca kelimelere başvuracaksınız. Bu sorunların hepsini aşmak zorundayız. 12 yıl boyunca bilim altyapısını güçlendirmenin, özgür hale getirmenin ve gerekli iklimi, atmosferi tesis etmenin mücadelesini verdik. Bizde eğitim ilkokuldan başlayarak, üniversite son sınıfa kadar bir formatlama süreciydi. 7-8 yaşında çocuklara her sabah, baskı rejimlerinde olduğu gibi koro halinde bir ezberi okutmak, özgürlükle ya da özgür zihinler yetiştirmekle bağdaşabilir mi? Kimin hangi okula gideceğine ya da gidemeyeceğine devlet karar verebilir mi? Herkesin girdiği bir sınavda, bazılarına katsayı engeli koymayı, daha en başta yarışta dezavantajlı konuma getirmeyi adaletle, eşitlikle, özgürlükle izah edebilir miyiz? Üniversitede okuyan gençlerin, kıyafetlerini, sakallarını, bıyıklarını on yıllar boyunca bu ülkenin gündeminde tutmayı, üniversiteleri meşgul etmeyi bilimle izah edebilir miyiz? 1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu’na bir ekleme yaptılar, önemli bir kısmı üniversite hocası olan 5 bin kamu çalışanının işine son verdiler, sokağa terk ettiler. Bunların hepsi yetişmiş profesörlerdi, doçentlerdi. Şu anda dahi, üniversitelerimizde 1940’ların dünyasında yaşayan, o günlere takılıp kalmış akademisyenler var. Elbette çeşitlilik, bir numune olarak onların da fikirlerine saygı duyacağız ama bu zihnin, bu fikrin bütün bir eğitim sistemini, üniversite sistemini, bilim atmosferini karartmasına ve zehirlemesine müsaade etmemeliyiz. TÜBİTAK’ı, bu ülkenin bilim politikalarına istikamet çizecek bir merkez olarak güçlendirdik, güçlendiriyoruz. Niyetimiz tamamen burada özellikle kaliteyi yükseltmek, hedefimiz, gayemiz bu ülkede bilimin desteklenmesi, teşvik edilmesi. Ama ne oldu? Bir gizli yapı sinsice TÜ- BİTAK’ın içinde büyüdü, adeta bir ur gibi gizlice bünyeyi sardı, bünyeye hâkim oldu ve başka gayelere hizmet etmeye başladı. Bilim üretmesini, bilimi teşvik etmesini beklediğimiz TÜBİTAK, kendi ülkesinin cumhurbaşkanını, başbakanını, genelkurmay başkanını, bakanlarını dinlemek gibi, uluslararası istihbarat servislerine hizmet vermek gibi haince bir planın ne yazık ki zemini oldu. ‘Kriptolu telefon ürettik’ dediler, diyorlar. Bunu devletin üst düzey yöneticilerine veriyorlar ve sonra ellerindeki şifrelerle bu telefonları dinleyip bir yerlere servis ediyorlar. Burada sadece ihanet yok, burada aynı zamanda çok ciddi bir ahlaksızlık da var. Sadece kendi vatanına ihanet, kendi milletine ahlaksızlık değil bilime ihanet, tüm bilim camiasına yönelik ahlaksızlık da var. Türkiye Paralel Yapı’yla mücadelesini kazanmıştır, kazanmaya devam ediyor. Bu önümüzde engeldi, şimdi bu açığa çıktı. Bu engelin aşılmasıyla toplumsal hayatın yanında eğitimin ve bilimin önü daha da açılmıştır. İlim merkezi Semerkant’ı, Buhara’yı, Konya’yı, İstanbul’u bir kez daha kurabiliriz. Yeter ki buna inanalım.
Hürriyet

Düne Uyananlar Bugünü Yaşayamaz
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, çözüm sürecinde krizin aşılarak yeni bir döneme girilmesinin hemen ardından çarpıcı bir uyarıda bulundu. Akdoğan, Kandil’den ve PKK’dan gelen, Abdullah Öcalan’ın baharda serbest kalabileceği, seçimden önce çözüm sağlanmazsa sürecin biteceği yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Kandil’den yapılan gerçek dışı, zamansız, yersiz, tahrik edici açıklamalar sürece yarar sağlamaz. Anakronik bir halYa geçmişte takılıp kalıyorlar ya afaki bir geleceğe veya hayale savruluyorlar. Her sabah düne uyananlar bugünü yakalayamazlar, zamanı yaşayamazlar” dedi. Akdoğan’ın, açıklamasının HDP heyetinin Kandil’e gittiği gün yapılması da dikkati çekti. Çözüm sürecinde başlayan yeni dönem umut yaratırken, önceki gün Kandil’den ve PKK yöneticilerinden gelen açıklamalar şaşkınlık yarattı. Örgütün yöneticileri, seçimden önce çözüm sağlanmazsa sürecin biteceği, müzakerelerde sonuç alınırsa Abdullah Öcalan’ın baharda yapılacak PKK kongresine katılabileceğine yönelik ardı ardına açıklamalar yaptı. Akdoğan, dün bu yöndeki açıklamalara twitter aracılığıyla tepki gösterdi. Akdoğan, HDP heyetinin Kandil’e gittiği saatlerde, twitter hesabından şu açıklamayı yaptı: “Kandil’den yapılan gerçek dışı, zamansız, yersiz, tahrik edici açıklamalar sürece yarar sağlamaz. Anakronik bir halYa geçmişte takılıp kalıyorlar ya afaki bir geleceğe veya hayale savruluyorlar. Her sabah düne uyananlar bugünü yakalayamazlar, zamanı yaşayamazlar.”
Milliyet

Bizim Paralel Yapıyla İlişkimiz Yok
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç- Koç, toplantı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. 17-25 Aralık operasyonlarıyla belgeye, bilgiye, sağlam kanıtlara dayalı vahim iddiaların ortaya atıldığını kaydeden Koç, “Yüce Divan’a sevk konusunda bir karar alsalar bir türlü, almasalar başka türlü” dedi. Koç, şunları söyledi: “Yukarıya tükürseler baş sorumlu kaçak saray sakinine gidiyor olay, aşağıya tükürseler milletin vicdanı ve biraz kaldıysa kendi vicdanları rahatsız oluyor. Olayın bir yanında her zamanki manasız, anlamsız gülümsemesiyle, sanki Hababam Sınıfı’nda coşarak rüyalarını anlatan tarih öğretmeni gibi konuşan bu tipteki bir Başbakan, diğer yanda bizzat kendi bakanları tarafından, özellikle bir tanesi tarafından bütün bu suç ilişkilerinin merkezinde oturduğu suçlamasıyla karşı karşıya olan yeni Cumhurbaşkanı. Bir yanda Yüce Divan’a sevk kararı verilirse şöyle bir kanı doğacak; ‘Demek ki reddettikleri her şey doğruymuş.’ Ya da sokakta konuşulan tarzıyla ifade edeyim; ‘Demek ki bu iş darbe marbe değilmiş, bunlar malı götürmüşler arkadaş.’ Diğer yanda Yüce Divan’a sevk kararına gerek yok sonucuna varırlarsa, hırsızlık ve rüşvet almak makbul ve muteber bir meslek haline geldi doğrulaması. Bu işin üstüne yatmayı sürdürelim, ‘paralel maralel, darbe, örgüt’ aynı şarkılar söylensin.” Ak Parti üst siyaset çevresine ait birinci derece yakınların, KPSS’ye girmeden istisnai kadrolar yoluyla nasıl devlet memurluğuna alındığını örnekleriyle anlattığını, bunların bir tanesinin bile çürütülemediğini savunan Haluk Koç, torpil iddialarıyla ilgili kurdukları hatta, bin 869 bildirimin gerçekleştiğini belirtti. Koç, bir soru üzerine YDK’ya sevk edilen milletvekilleri Hüseyin Aygün ve Birgül Ayman Güler konusunun MYK’da görüşülmediğini söyledi. CHP’nin cemaatle işbirliği yaptığının ileri sürüldüğünü belirten Koç, “Burada ben açıkça söyledim. Sayın Genel Başkanımız da birçok açıklamasında ifade ettiler. Paralel, dikdörtgen, üçgen, kare, beşgen tanımıyorum, bilmiyorum dedim. O işi en iyi o yapıyı devlet içerisinde bugünkü durumuna getiren işbirlikçileri bilir, dedim. Israrla böyle bir proje, sanki CHP’yi bu hareketle beraber davranıyormuş gibi bir potanın, görüntünün içine çekmeye çalışıyorlar. Bunun gerçek olmadığını en yetkili kişiler ifade ediyor, siz ısrarla soruyorsunuz. Bir kere daha söylüyorum; CHP’nin bahsedilen yapıyla hiçbir ilişkisi yoktur. CHP, dün hukukun nasıl tarafsız, bağımsız yargı eliyle uygulanmasını savunuyor ise bugün bir haksızlık varsa bugünkü mağdurlara karşı da yine aynı şekilde, tarafsız bir yargının uygulanması gerektiğini savunan bir noktadadır” dedi.
Milliyet

'Taviz Verirsek Süreç İşlemez'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin 100’üncü Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılmak üzere Edirne’ye geldi. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, önemli mesajlar verdi: Edirne’yi Balkanlara ve Avrupa’ya açılan merkez yapacağız. Edirne’ye hızlı tren projesi yapılıyor, mutlaka gerçekleşecek. Edirne’ye havaalanı da mutlak bir zaruret onu da kazandıracağız. Büyükşehir olmayan şehirlerimizin belediye başkanlarıyla görüşmüştük. Genel bütçeden belediyelere gönderilen paydan 6 ay boyunca yüzde 40’lık kesintinin yapılmaması kararı alındı. Asla parti ayrımı yapmayacağız. Çözüm süreci, demokrasiyle taçlanan yeni bir bütünleşme. 6-7 Ekim olayları geçici bir duraklamaya yol açtı ancak burada hiçbir suretle kamu düzeninden taviz verilemez. Verilirse süreç işlemez hale gelir. Edirne’den Hakkari’ye kadar kamu düzeni tam anlamıyla tesis edildi. Bundan sonra da edilecek. Demokrasiyi kökleştireceğiz. Hiç kimseye hiçbir şekilde kısıtlama getirilmeyecek. Kemal Kılıçdaroğlu biraz büyük düşün. Zor ama bari Şişli ölçeğinde düşün. Orayı çöz sonra gel karşımızda konuş. Şişli örneğinde bir başka paralel belediye oluşmuş belediyenin içinde. Bir CHP’li vekil söylüyor.
Akşam

SPOR

Beşiktaş, 20 yıl aradan sonra karşılaştığı Adana DS’ye teslim oldu: 2-1. Kartal rakibine 27 yıl önce 2-0 yenilmişti. 4’te Oğuzhan ortaladı, Ersan’ın kafa vuruşunda top auta çıktı. 14’te Demirspor atağında Oğuzhan’ın ara pasını ceza sahası içinde kontrol eden Timur sert vurdu: 0-1. 18’de Cumali’nin kafa vuruşu üstten dışarı çıktı. 34’te Oğuzhan’ın vuruşu farklı auta gitti. 39’da Olcan vurdu, Emre sol köşeden çıkardı. 60’ta soldan Timur’un kullandığı korner atışında Abdülkerim iyi yükseldi ve farkı 2’ye çıkarttı: 0-2. 67’de Ersan Gülüm uzaklardan şansını denedi, ama vuruşu isabetli değildi. 70’te Oğuzhan ile verkaça giren Gökhan Töre, ceza alanı içinde klas vurdu: 1-2. 72’de Serdar’un şutunu kaleci kornere çeldi. 83’te Sosa’nın kullandığı kornerde Adem Gülüm kafayı vurdu, top kaleci Emre’de kaldı. 86’da ceza alanına yapılan ortada Ersan yine kafayı çaktı, kaleci gole izin vermedi.
Star

G.Saray gol oldu yağıyor. Prandelli döneminde gol atmakta zorlanan ve 2 golün üzerine çıkamayan Sarı-Kırmızılı takım Hamza Hamzaoğlu döneminde kabuk değiştirdi. 4-1 kaybedilen Arsenal karşılaşması dışında 2 golün altına inmeyen Aslan, diğer 6 sınavı kazanırken toplamda 7 maçta 28 gol attı. Daha önce maç başı 1 civarında olan gol ortalaması da 4’e yükseldi. Hamzaoğlu döneminde Burak Yılmaz 5 gol atarak klasını konuşturdu. Pandev tamamı kupada olmak üzere fileleri 4 kez havalandırdı. Umut, Olcan, Yekta 3, Hamit, Bruma, Selçuk 2, Emre, Sinan ve Sneijder da 1 gol kaydetti. Bir golü de Mersin İY’li Güven kendi kalesine attı. Öte yandan Galatasaray bir özelliği ile İspanya’nın ünlü takımı Real Madrid’e de solladı. Madrid en çok gol attığı üst üste 4 maçlık seride toplamda 20’ye ulaşırken, Galatasaray ise en çok üst üste gol attığı 4 karşılaşmada toplamda 21 golü buldu. Real Madrid Deportivo karşısında 8-2’lik çarpıcı bir skor alırken, Aslan da Balçova’yı Galatasaraylı futbolcular, Hamzaoğlu’nun göreve gelmesiyle bu sevinci 28 kez yaşadı. 9-1’le geçti.
Star

Diego Ribas, sezonun ilk yarısı biterken, bekleneni veremedi. 10 maçta sadece 1 gol ve 1 asistle oynadı. Bu gol ve asist de öyle derbide falan değil, Bayburt ve Altınordu maçlarında geldi. Peki Diego neden beklentileri karşılayamadı? Altınordu maçının istatistikleri bu konuda önemli ipuçları veriyor. Diego, 74 kez topla buluşmasına karşın en çok pası 11 kezle Uygar'a verdi. Sambacı'nın Hasan Ali ve Selçuk'a attığı pas sayısı ise 7'şer. Kadlec de Diego'dan 5 pas aldı. Yani F.Bahçe’nin 10 numarası, Altınordu'ya bile karşı sürekli yana ve geriye doğru oynadı. Forvetteki Emenike’ye attığı pas 3’te kaldı. Topla kaleye yakın da buluşamadı. Otoriteler, Diego'dan Fener'in verim alabilmesi için Brezilyalı oyuncunun kaleye yakın bölgede topla buluşması gerektiği konusunda hemfikir. Diego ya pas verecek birini bulamıyor ya da geriye-yana oynuyor. Otoritelerin beklentisi, Diego'nun performansının yükselmesi için takımın çift forvete dönmesi yönünde. Diego'nun aldığı 3.5 milyon euronun hakkını çift forvetin arkasında verme ihtimali daha yüksek görülüyor.
Akşam

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme