27 Aralık 2014 Cumartesi

27.12.2014 Cumartesi Genel Gündem

27.12.2014 Cumartesi
GÜNDEM
Mustafa Kemal'in Askeriyim

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A, avukatının itirazı üzerine serbest bırakıldı. Dedesinin evine giden M.E.A., "2-3 gündür beni destekleyen anneme, aileme, dedeme, anneanneme, CHP'ye, CHP Gençlik Kolları'na teşekkür ederim. Biz terörist değiliz. Biz bu yola çıkarken söz verdik. Faşist baskıya boyun eğmeyeceğiz. Benim yerim hapishaneler değil. Okul sıralarıdır" dedi. Konya'da Halkçı Liseliler Grubu'nun salı günü düzenlediği Kubilay'ı Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A., avukatı Barış İspir'in itirazı üzerine dün Konya 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edildi. Okulundan alınan ve çıkarıldığı Konya 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararıyla tutuklanarak Konya E Tipi Cezaevi'ne konulan M.E.A., tahliye olduktan sonra yaptığı açıklamada "Bizi Mustafa Kemal'in askeri olduğumuz için bizi içeri attılar ve gözdağı verdiler" dedi. M.E.A. "2-3 gündür beni destekleyen anneme, aileme, dedeme, anneanneme, CHP'ye, CHP Gençlik Kolları'na teşekkür ederim. Biz terörist değiliz. Biz bu yola çıkarken söz verdik. Faşist baskıya boyun eğmeyeceğiz. Benim yerim hapishaneler değil. Okul sıralarıdır" diye konuştu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan M.E.A'nın Konya'nın Selçuk ilçesindeki dede evindeki özgür saatlerine Hürriyet de eşlik etti. Arkadaşlarının kendisi için hazırladığı, üzerinden 'Ey Özgürlük' yazan pastayı kahkahalarla kesen M.E.A., cezaevinde geçirdiği zamanı "Düşündüğüm tek kişi vardı annem; yaşadıklarım nedeniyle annemin başına bir şey gelebileceği ihtimali tek korkumdu" sözleriyle özetledi. Dedesi, anneannesi ve annesiyle birlikte kendisine küçük bir dünya kuran, vaktinin büyük bir kısmını derslerine ayıran, zaman zaman gençlik hareketleri içinde de yer alan M.E.A. için artık önünde 'avukat' olma hedefi var. "İçeride geçirdiğim bu kısa sürenin sonunda düşünüyorum da avukat olmak hiç fena bir fikir değil" diyen M.E.A., cezaevinden ayrılırken yaşadığı olayı ise şöyle anlattı: "Cezaevinden ayrılırken müdürle vedalaştık. Kendisine gayri ihtiyari 'Görüşürüz' dedim. Gülerek 'Dışarıda görüşürüz, burada değil' dedi. 'Doğru en güzeli dışarıda görüşmek' karşılığını verdim. Gerekçesi ne olursa olsun hiçbir çocuğun cezaevinde olmaması gerektiğine inanıyordum, yaşadıklarımla inancımın haklılığını da gördüm."
Hürriyet

Orduevinde Alkol Ayarı 
Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'nde değişiklik yapılmasına ilişkin yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yönetmeliğin adı "Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Evleri, Askerî Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği" olarak değiştirildi. Yönetmelikte yapılan değişiklikle, "Astsubaylar içinde ayrıca birer orduevi kurulabilir" hükmü değiştirilerek, astsubaylar için ayrıca orduevi kurulması uygulamasına son verildi. Değişiklikle Ankara'da bulunan orduevlerinin Genelkurmay 2. Başkanı' na bağlı olması hükmüne son verildi. Sadece Ankara'daki orduevleri için geçerli olan sözleşmeli sivil personeli uygulaması tüm yurda yayıldı. Değişiklikle tesislerde özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılacak personel, hizmet alımı yöntemiyle temin edilen personel, mal alımı hizmetini sunan firma personeli ile çırak ve beceri eğitimi öğrencisi çalıştırılmasına olanak tanındı. Yönetmelikte yer alan "Bar, büfe gibi yerlerde satılan ve fiyatları devlet tarafından belirlenen mallar (içki, sigara, gazete) etiket fiyatlarından satılır" hükmü, "Sigara ve gazete gibi mallar etiket fiyatları üzerinden satılır" olarak değiştirildi. Bu durum, içkinin orduevleri ve askeri gazinolarından kaldırıldığı yorumlarına neden olsa da, alkollü içecekler, üzerine kar konulacak mal ve ürünler kategorisine eklendiği ortaya çıktı. Buna göre orduevlerinde içkilere KDV eklenmemiş fiyatı üzerinden yüzde 5 ile yüzde 40 arası kâr konularak satılacak. Tesislerden TSK'da istihdam edilen sivil öğretim elemanı ile istifa etmiş TSK personeli, yabancı ülke silahlı kuvvetleri personeli, şehit yakınları ve gazilerin yararlanması da mümkün hale getirildi. Yönetmelikte yapılan değişiklikle orduevi ve bağlı şubeleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve bunların müştemilatı, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri kurumlar vergisinden muaf tutuldu. Değişiklikle Orduevi ve bağlısı şubeler ile özel, yerel veya kış eğitim merkezlerinin aylık gayrisafi hâsılatının yüzde 1'i en geç takip eden ayın 20'sine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırılır. Bu oranı, sayılan tesislerin faaliyet türleri itibarıyla topluca veya ayrı ayrı ya da her bir tesis için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye Maliye Bakanı yetkili kılındı.
Milliyet

EKONOMİ
Gram Altın 88, 9794-89, 1387
ABD Doları 2, 3159-2, 3189/
Euro 2, 8166 -2, 8297/
İngiliz Sterlini 3, 6016-3, 6088

Dinçer de Bırakıyor

Üyelerinin son yıllarda 'ateşten gömlek" olarak gördüğü Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanlığı için yeni bir arayış başladı. Son olarak geçtiğimiz haziran ayında Muharrem Yılmaz'ın ani istifası ile TÜSİAD Başkanlığı görevini devralmaya ikna edilen Haluk Dinçer'in 'bırakma kararı' aldığı öğrenildi. Aynı zamanda Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı da olan Haluk Dinçer'in başkanlık görevini bırakma kararını TÜSİAD Başkanlar Konseyi'ne ilettiği ve tüm çabalara rağmen devam konusunda ikna edilemediği öğrenildi. Haluk Dinçer daha önce yaptığı açıklamalarda başkanlığa tekrar adaylığı için "Genel Kurul'un takdiri" demişti. Rahmi Koç, Feyyaz Berker, Güler Sabancı, Bülent Eczacıbaşı, Ömer Sabancı, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Aldo Kaslowski, Muharrem Kayhan, Yavuz Canevi ve Rona Yırcalı gibi isimlerin yer aldığı Başkanlar Konseyi'nin yeni başkan için şu sıralar 3 isim üzerinde durduğu belirtildi. İlk etapta belirlenen üç adayın da hali hazırda TÜSİAD Yönetim Kurulu'nda yer alan isimlerden oluştuğu, en güçlü aday olarak halen TÜSİAD Başkan Yardımcısı olan Cansen Başaran Symes'in öne çıktığı gelen bilgiler arasında. Adı geçen diğer adayın ise İzmirli işadamı Şükrü Ünlütürk olduğu belirtilirken, TÜSİAD yönetimi dışında da bir isim arayışı olduğu kaydedildi. TÜSİAD teamullerine göre başkanın, yardımcılar arasından seçilmesine özen gösteriliyor. Halen Başkan Yardımcısı olan Tayfun Bayazıt ve Memduh Boydak'ın daha önce bu yöndeki tekliflere sıcak bakmadıkları biliniyor. Dolayısıyla Başkanlar Konseyi'nin bu kez farklı isimler üzerinde durduğu belirtiliyor. TÜSİAD kulislerinde Başkanlar Konseyi'nin bu konuda şimdilik 2 kez toplandığı önümüzdeki günlerde, üzerinde anlaşılan bir kişiye başkanlık teklifinin iletileceği konuşuluyor. TÜSİAD temallülerine göre seçimli genel kurullara tek aday ile gidiliyor. Genel Kurul ise 22 Ocak 2015'te yapılacak. Ekonomi ve politikada ülkenin en etkili düşünce kuruluşlarından biri haline gelen TÜSİAD, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve şeffaflık gibi konulardaki çıkışları nedeniyle zaman zaman sert eleştirilerin hedefi oldu. Bu nedenle kurumun, başkanlık koltuğuna oturacak aday bulmakta zorlandığı iddia ediliyor.
Hürriyet

Zeytin Havası 
Zeytin ağaçlarını korumak için Manisa'ya bağlı Soma'nın Yırca köyü sakinlerinin mücadelesine iyi haber Danıştay'dan geldi. Danıştay 6. Dairesi, Kolin Termik Santralı için Bakanlar Kurulu'nun verdiği acele kamulaştırma kararını esastan iptal etti. Danıştay kararı köyde bayram havasında karşılandı ve köylüler kararı oynayarak kutladı. Aynı Daire 7 Kasım'da da acele kamulaştırma kararı için yürütmeyi durdurmuş ancak şirket bir gün önce 6 bin 666 zeytin ağacını kesmişti. Bunu protesto eden köylülere de özel güvenlik görevlileri şiddet uygulamıştı. Greenpeace'in ve köylülerin avukatı Deniz Bayram Hürriyet'e dün ellerine ulaşan gerekçeli kararı 'içeriği itibariyle güçlü ve çok önemli bir karar' olarak yorumladı. Bundan sonra bu alana termik santral yapılmasının mümkün görünmediğini dile getiren Bayram "Davalının İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'na itiraz hakkı var. Ama verilen kararın içeriği çok güçlü. Projenin oraya yapılması uygunsuzdur diyor yani aceleciliği de söylüyor ama ona işaret etmiyor. Zeytinlik alanda enerji santralı, termik santral kurulamaz diyor. Zeytincilik kanununu referans veren, esastan projeye karşı bir karar" diye konuştu. Kararın gerekçesinde, acele kamulaştırma kararının ancak yurt savunması için ve Bakanlar Kurulu tarafından olağanüstü hallerde verilebileceği belirtildiğini aktaran Bayram var olan zeytinlik yasası uyarınca zeytinliklere 3 kilometre mesafede kimyevi atık bırakan toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceğinin kararda yer aldığını vurguladı. Bayram bu karar ile birlikte Soma Kolin Termik Santralı'nın Yırca zeytinliklerinde kurulmasının hukuksuz olduğu bir kez daha görülmüş olduğunu belirterek "Bu karar zeytinlik alanlar üzerine planlanan enerji yatırımlarına karşı hukuk mücadeleleri için de bir emsaldir. Var olan zeytin yasası sayesinde, köylüler çevreyi ve sağlıklarını tehdit edecek bir termik santralın daha, yanı başlarında yer almasından kurtulmuş oldu. Yırca hakkında verilen bu karar bir kez daha bu yasa tasarısına karşı önemli ve tarihi karar" dedi. Bayram, bundan sonraki şirkete karşı hukuki mücadelenin süreceğini Valilik, kaymakamlık gibi idari makamlara görevi ihmal nedeniyle mahkemeye başvurduklarını belirtti. Bayram "Köylülerin zararlarını tazmin etmek için de dava süreci devam edecek" dedi.
Hürriyet 

'En Büyük Havalimanı Bataklığa İnşa Ediliyor' 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, İstanbul'da yapımı devam eden üçüncü havalimanının bataklığın ıslah edilmesiyle gerçekleşeceğini söyledi. Yıllarca kömür ocakları, kum ocakları işletmecileri tarafından kullanılan, 70'e yakın çukurun bulunduğu sahanın dolgu malzemeleriyle güçlendirildiğini belirten Bakan Elvan, "Bu havalimanının sağlam bir zemine oturması gerekiyor. Havalimanı inşaatında altyapı sağlamlığı çok önemli. Şu anda konsorsiyum dünyanın en iyi firmaları ile görüşüyor. Gerçek zemine ulaşmadan, gerçek zeminin üzerinde dolgu olması sebebiyle bu dolguların önemli kısmı boşaltılacak. Bunların bir kısmı çekildikten sonra 80-100 cm aralıklarla diren yerleştirilecek. Bu direnlerle bataklık olan zemindeki su dışarı atılacak, diğer taraftan da bataklık kısmı baskı yaptıkça direnden o su dışarı atılacak. Testlerden olumlu sonuçlar alındı. Bir anlamda bataklığı ıslah ederek dünyanın en büyük havalimanını yapıyoruz. Bu arazinin başka şekilde kullanılması söz konusu değil" diye konuştu. Üçüncü havalimanında maliyetin 10 milyar avronun üzerinde olabileceğini, ancak yatırımın bu rakamın altında olması halinde dahi kamu zararı olmayacağını ifade eden Elvan, "Diyelim ki 9 milyar avroluk bir yatırım gerçekleşti. 1 milyar avroluk fark var. Aradaki fark devletin kasasına yine girecek" dedi. Cengiz-Limak-Kolin-Kalyoncu- Mapa konsorsiyumu, geçtiğimiz yıl mayıs ayında toplam 150 milyon yolcu kapasiteli 3. havalimanın 25 yıllık işletme hakkı için yapılan ihaleye, 22 milyar 152 milyon avro+KDV kira bedeli teklifiyle kazanmıştı. 3 pist, 8 paralel taksi yolu, 4 milyon metrekarelik aprondan oluşacak havalimanının temeli 7 Haziran'da atılmıştı.
Türkiye 

Dünyada Girmediğimiz Ülke Kalmadı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dünyada Türk ürünlerinin girmediği ülkenin kalmadığını belirterek, bugün 160 milyar dolar ihracat yapar noktaya geldiklerini söyledi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası'nın (TTSO) 130'uncu yılı kutlamalarına katılan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Türkiye'nin geleceğine umutlu bakıyorum. Tüm fırsatlar elimizin altında. Rahmetli Özal bizim ufkumuzu açtı, ihracat, imalat, sanayi, turizm bilmezdik. Doğalgaz yok, metro yok. bizim ufkumuzu açtı. Makamı cennet olsun. Bize 'gidin dışarıya açılın, alın satın' dedi. Biz de alır satar olduk. Bugün 160 milyar dolar ihracat yapar noktaya geldik. O zamanlar tarım ürünü şimdi ise sanayi malı satar olduk. Geçen yıl itibarıyla dünyada girmediğimiz tek bir ülke kalmadı." Türkiye'nin İtalya ile Çin'in arasında sanayi devi haline olan bir ülke haline geldiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: "Sanayide bir numarayız, taşımacılıkta dünya ikincisiyiz. Benim neslim bu ülkeyi 27'inci büyük ekonomiden aldı 17'inci büyük ekonomi haline getirdi. Ama bizim hedefimiz kişi başına düşen gelirimizin 25 bin dolara çıkması. Güçlü olabilmenin yolu işte buradan geçiyor. Bunun yolu yapısal reformlardan geçiyor. Türkiye gerçek gündemine dönmelidir. Gerçek gündem de ekonomideki yapısal reformdur. Ekonomiyi hiçbir zaman ikinci plana itmeyeceksin. Çünkü adam başka ülkeye gittiğinde 'ne kadar paran varsa o kadar konuş kardeşim' diyor."
Türkiye
'Körfez'li Yatırımcılar Mülke Koştu Mütekabiliyet yasasından sonra Türkiye'den mülk edinen Ortadoğuluların sayısında önemli oranda artış meydana geldi. 2013 yılında 735 bin metrekare mülk edinen Körfez sermayesi, bu yılın ilk on ayında 2 milyon metrekare yer satın aldı. Yasadan önce Körfez ve Ortadoğu ülkelerinin Türkiye'de mülk edinmesi daha zor şartlara bağlıydı. Direkt mülk edinemedikleri için bu ülkelerin vatandaşları Türkiye'de şirket kurarak mülk alıyorlardı. Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, Körfez yatırımcıların en çok İstanbul'da mülk aldığını, İstanbul'u, Yalova, Sakarya, Bursa, Kocaeli ve Trabzon'un izlediğini söyledi. Yazıcı, şunları söyledi: "Yabancıların alan bazında Türkiye'ye yaptıkları yatırımları incelediğimizde 2014 senesinde 2013'ün ilk dokuz ayına göre yüzde 78 daha fazla alana yatırım yaptıklarını görüyoruz. Yatırım yapan kişi sayısı da yüzde 66 arttı. Körfez ülkeleri payının nasıl değiştiğini incelediğimizde 2014 senesinde 2013'e göre yüzde 167 daha fazla yatırım yaptıklarını görüyoruz. Yatırım yapan kişi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 200'ün üzerinde artmış. Körfez ülkelerinin yabancı yatırımcılar içindeki payı yüzde 25'ten yüzde 38'e çıkmış durumda."
Milliyet

Zeybekci: Ek Vergi İthal Cep Telefonu Fiyatlarını Artırmaz 
İthal cep telefonlarına vergi getirilmesi ve bununla ilgili olarak fiyatların yükseleceği iddiaları konusunda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'den açıklama geldi. Zeybekci " Fiyatlar önümüzdeki günlerde artmayacak asla. Bizim üzerine getireceğimiz tedbirler ne olursa olsun, firmalar bunu absorbe edeceklerdir" dedi. Zeybekci düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı. Zeybekci, şu anda bildikleri popüler markaların hepsini üretim yapmak için Türkiye'ye davet ettiklerini belirterek "Türkiye'deki sanayinin haksız rekabete uğrayarak zarar görmesini engellemek için bize başvurular var. Türkiye'ye mobil telefon girişiyle ilgili çok kısa bir sürede arkadaşlarımız bu soruşturmaları tamamlayacaklardır." Zeybekci, ABD'nin Türk çelik borularına antidamping soruşturması açtığına da değinerek, Türkiye'de de ABD'den gelen bazı ürünlerin iç piyasaya zarar verdiğine yönelik şikayetler başladığını söyledi. Zeybekci "Amerikan pamuğunun Amerikan hükümeti ve Eximbank'ı tarafından desteklendiği şikayeti aldık. Dolayısıyla yeni tedbirler gelebilir" dedi.
Star

Kargo Ve Bahisçilere Karapara Takibi 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, şüpheli işlem bildirimi noktasındaki çalışmalarının sonuç verdiğini belirterek, "Finansal kuruluşlarımızın buna bankalar dahil, MASAK'a şüpheli işlem bildiriminde artık bir sorun kalmadı" dedi. Şimşek, Organize Suçların Yol Açtığı Mali, Ekonomik ve Sosyal Etkilerin Tespiti ve Analizi Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) kapsamında aklama ve terörizm finansmanı gibi suçlarla mücadelede önemli katkılar verdiğini belirterek, "Bu attığımız adımlar sayesinde Ekim 2014 itibariyle Türkiye hem takip sürecinden çıkmış normal bir üye statüsüne kavuşmuş, hem de koyu gri listeden çıkartılması kararlaştırılmıştır" dedi. Bakan Şimşek "Suç gelirleri konularına girince karşımıza muhatap olarak finans kuruluşları çıkıyor. Kargo firmaları, online bahis etkinlikleri çıkıyor. Bütün bu aktörler nezdinde şüpheli işlem noktasında çok yoğun çalışmamız söz konusu. Son dönem çalışmalarıyla MASAK'a hem bildirim sayısı hem de bildirimin kalitesi arttı. Denetimlerimiz bundan sonra da yoğun şekilde devam edecek" dedi.
Star

'Gönlü En Zengin' Üçlü 490 Milyon TL Bağışladı 
Türkiye'nin 'gönlü zengin' iş insanları Capital Dergisi'nin Nef sponsorluğunda düzenlediği ödül töreninde buluştu. Türkiye'nin en çok bağış yapan iş insanlarının açıklandığı 'Gönlü Zenginler' araştırmasının sonuçlarına göre Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, bu yıl da Türkiye'nin gönlü en zengin iş insanı oldu. Koç'u Ferit Şahenk ve Hüsnü Özyeğin izledi. Araştırmaya göre bağışlarını hem Vehbi Koç Vakfı (VKV) hem şirketlerinin KSS projeleri aracılığıyla hem ayni hem de nakdi gerçekleştiren Koç Grubu, 2013 yılında 240 milyon 173 bin TL bağış yaptı. Bu bağışları eğitim, sağlık ve kültür-sanat alanlarına yönlendirdi. 2013'te KSS projeleri dahil toplam 136 milyon TL bağış yapan Ferit Şahenk ise bağış ve yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahibi kurum ve kişilere yönlendirdi. 'Gönlü zenginler' listenin 3 numaralı ismi Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ise 2013 yılında 116 milyon TL bağış yaptı. Toplumun her kesimi için değer yaratmaya çalışan Özyeğin, çeşitli vakıflar aracılığıyla topluma destek veriyor. Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Hüsnü M. Özyeğin Vakfı (HMÖV) ve Özyeğin Üniversitesi bu kurumlar arasında yer alıyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
Serbest Bırakma Bu Ayıbı Örtemez
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 yaşındaki liseli M.E.A.'nın 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'ten tutuklanıp dün serbest kalmasına ilişkin, "Hapse atılması bizim kaldıracağımız bir olay değildir. Serbest bırakılması bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez" dedi. Kılıçdaroğlu, Beykent Üniversitesi Genç Sosyal Bilimciler Platformu'nun 2. Ulusal Gençlik Tartışmaları etkinliğindeki konuşmasına, "Öğrenciler davet etti. Siz yumurtaları hazırlarsanız, söz ben de geleceğim dedim" esprisiyle başladı. Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi'nde katıldığı çalıştayın ardından da soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, konuşmalarında özetle şunları söyledi: "Eğer bilgi toplumunu yakalarsanız, saygın, bütün dünyada kabul gören bir ülke olursunuz. Peki bilgi toplumunu nasıl yakalayacağız? Bunun sihirli anahtarı eğitimdir. Eğitimin özü daha nitelikli sorular sormayı amaçlamasıdır. Ama, 'sen sus, konuşma, büyüklerin ne derse onu yap' diye eğitim verilirse o ülkenin geleceği karanlıktır. YÖK dediğimiz bir kurum olduğu sürece üniversiteler özgür ve özerk olamaz. Bunun kalkması lazım. Japonya'da 4 saat sular akmadı diye belediye başkanı istifa etti. Bizde bırakın 4 saati, 15 gün sular akmadı hiç kimse istifa etmedi. Demek ki ahlaki değerlerimizde sorunlar var. İspanya'da iktidar partisinin genel merkezi yolsuzluk dolayısıyla didik didik arandı, 14 saat. Ama İspanya 'Bu İspanya'nın onurudur. Varsa yolsuzluk ortaya çıksın' dedi. Peki bizde ne oldu? Biz bunu yakalayabildiğimiz andan itibaren Türkiye düzelecektir, büyüyecektir. Sadece iktidar partisine oy verenlerin milli irade olarak tanımlandığı bir süreç asla doğru bir süreç değildir. Milli irade bütün siyasi partilere oy verir, milli iradeyi yargı ve yürütme organı temsil eder. Darbe anayasası, 'Basın hürdür sansür edilemez' yazmıştır. Oturduk şimdi yeni anayasa yazacağız. Ne yazacağız? Aynı şeyi yazacağız. Bu kural bugün için yürürlükteyken, bana medyanın hür olduğunu savunacak olan var mı? Anayasa değişikliği yapalım ama darbe hukuku değişmediği sürece Anayasa'nın değişmesinin anlamı yok.
Hürriyet

Cemaatlere Karşı Değiliz 
Rusya'nın başkenti Moskova'da bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye ve Rusya'dan çok sayıda gazetecinin katıldığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cemaatlere karşı olmadıklarını fakat suçun şahsiliğine inandıklarını belirten Demirtaş, şunları söyledi: "Biz cemaatlerin varlığına karşı değiliz, İnsanların dini inançlarını cemaatler aracılığıyla yaymasına karşı değiliz. Bir cemaat veya başka bir yapı topluma karşı suç işliyorsa, cemaati suçlamak yerine suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince o kişilerin soruşturulması gerektiğini düşünüyorum. Fakat hükümetin işlenen suçlar ve kişilerin işlediği suçlardan yola çıkarak, bütün bir camiayı ve cemaati terör örgütü olarak gören açıklamalar ve uygulamalar yapmasını doğru bulmuyoruz. Gülen Cemaati'nin mensuplarını geçmiş dönemde, yakın dönemde partimize, parti mensuplarımıza karşı işlenen suçlara da özellikle toplu tutuklamalar gibi suçlara karıştığını da biliyoruz. Buna rağmen biz suç işleyen kişilerin doğrudan soruşturulması gerektiği kanaatindeyiz. Partimizle Gülen Cemaati arasında hiçbir ilişki yoktur, olmasına gerek de duymuyoruz."
Hürriyet

Her Açıklamayı Muhatap Almayın
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Murat Karayılan'ın, Abdullah Öcalan'ın 2015 yılında serbest kalacağı açıklamasını, "Onun bunun ne dediğinin bir önemi yok. Bizim ne dediğimizin önemi var" sözleriyle yorumladı. Akdoğan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Şanlıurfa'da Vali İzzettin Küçük'ü ziyaret etti. Akdoğan, daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Akdoğan, Murat Karayılan'ın çözüm süreci amacına ulaşması ile Abdullah Öcalan'ın 2015 yılı Nisan ayında yapılacak kongreye katılacağı yönündeki açıklamasına ilişkin yöneltilen soruyu ise şöyle yanıtladı: "Onun bunun ne dediğinin bir önemi yok. Bizim ne dediğimizin önemi var. Yani yapılan açıklamayı muhatap alarak cevap vermek de doğru değil. Vatandaşlarımız hükümeti takip etsinler, meşru siyaset kurumunun ne dediğine baksınlar." Akdoğan, daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç'i ziyaret etti. Burada da çözüm süreciyle ilgili açıklama yapan Akdoğan, "Toplumun kabul etmeyeceği herhangi bir adımı atmayız. Rotayı millet çiziyor. Süreci de milletimizin rızasına uygun bir şekilde nihai sonuca ulaştırmak için yürütüyoruz" dedi.
Milliyet

Sağlıksız Düşünceleri Katlanamayacak Boyutta
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üç çocuk, ABD'nin keşfi, doğum kontrolü tartışmalarının ardından Türkçe ile felsefe yapılamayacağına ilişkin sözlerine sert tepki göstererek, "Erdoğan ya susmalı ya da sakat fikirlerinden çok acil ve derhal vazgeçmelidir" dedi. Bahçeli, dünkü yazılı açıklamasında Erdoğan'ın yaptığı konuşmaya tepki gösterdi. Bahçeli, şöyle dedi: "Kaçak sarayda saltanat suren Recep Tayyip Erdoğan; söz ve fiilleriyle, tavır ve davranışlarıyla, tutum ve sinsi taktikleriyle ülkemizi kısır tartışmalarla boğmaktadır. 'Üç çocuk dayatması, ABD'nin keşfi meselesi, doğum kontrolü konusu, Türkçe'nin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapılmayacağına' dair köhnemiş bakışı Erdoğan'ın son marifetlerinden bazıları olarak dikkat çekmektedir. Erdoğan'ın gündem saptırmak için tedavüle soktuğu sapık ve sağlıksız düşünceleri artık katlanılmayacak boyutlardadır."
Milliyet

Bize Hançer Saplamak İsteyeni Geç Fark Etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Büyük Türkiye Sempozyumu'nda önemli mesajlar verdi: Sizi sırtınızdan kimin hançerleyeceğini bilemezsiniz. Yiğit ne diyor, 'Karşıdan erkekçe geldi beni öldürdü. Arkadan hançerleyerek vurduğu zaman işte o alçağı hazmedemiyorum' Dost bildiğinizin iradesini karanlık odaklara pazarladığını fark edemeyebilirsiniz. Biz de bu konuda yanıldık, yanıltıldık. Daha erken netice alabilecekken geç kaldık. Şimdi önemli olan gerekirse canını ortaya koyup istiklal ve istikbal mücadelesini verebilmek. Bu mücadele ruhuyla gençler asla yere düşmeyecek. Cihan devletini yıktılar ama bu millet o sancağı bugün kadar hiç yere düşürmedi. Eski Türkiye özlemlerinde vazgeçmeyenler var. Türkiye huzura kavuştukça o aktörler eski Türkiye'yi diriltmek için çalışıyor. Terörün de, hizmet maskesi altında vatana ihanet edenlerin de mücadelesi bu. Üst akıl, kullandığı paralel yapı maşası beceriksiz çıkınca yeni kuklalar arayacak. İnlerine girilince, hesap sorulmaya başlanınca ortalığı gürültüye vurmaya başladılar. Dünyanın hiçbir yerinde medya Türkiye'deki kadar serbest değil. Bunu şahsımda, ailemle yaşıyorum. ABD dahil. Onlara yönelik bu hakarete dünyanın hiçbir yerinde müsaade edilmez.
Akşam

Türkiye'yi Kimse Tehdit Edemez 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Atv ve A Haber ortak yayınında gündeme dair soruları yanıtladı. Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle: Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'ne dönük imalı da olsa tehdit cümlesi kuramaz. Bölge halkında bir güven hissi oluşmaya başladı. Kamu düzeni çerçevesinde adımlar atıldı. Silahların terk edilmesi sanki bazı şartlar yerine getirilirse olacakmış gibi böyle bir şey yok. Hanefi Avcı yazdığı bir kitap nedeniyle, üzerinde bir oyun oynandı. Tam Yargıtay'da yeniden yapılanma gündemdeyken, sanki pazardan mal kaçırır gibi, 'hâlâ biz buradayız' der gibi karar alelacele çıkartıldı. Görünüyor ki bu Paralel Yapı kendisine dokunanları bir örgüt mensubuymuş gibi gösterip sindirmeye çalışıyorlar. Paralel yapının amacı kendileri gibi düşünmeyenleri sindirmek ve bastırmak. Şimdi biz bu yapıya karşı sessiz mi kalacağız. Özgürlüklerimiz tehdit altına girdiğinde sessiz mi kalacağız. Ya onlar başarılı olsaydı Türkiye'de neler olurdu? (Paralel yapının yayın organlarına el konulacağı ile ilgili olduğu söylenen mektup) Öyle bir mektup bize ulaşmadı. Bu bahsi geçen yayın organları hükümete yapılabilecek eleştirilerin sınırını aştılar. Bu gazetelere el mi koyuldu. Kendileri böyle bir şey çıkartıyorlar ve baskı yapmaya çalışıyorlar. Türkiye dışından Türkiye'yi kötüleyen başka bir yapı yok. Bu devleti bir daha bu yapılar üzerinden dini olsun seküler olsun hiçbir topluluğun vatandaşlarımızın bir kesimine baskı yapamayacak.
Akşam

DÜNYA
Bizi Diri Diri Yakmak İstediler

İsveç'in başkenti Stockholm'ün Eskilstuna semtinde önceki gün Somalililerin gittiği bir cami kundaklandı. Namaz vakti çıkan yangında 2 kişi dumandan etkilendiği, 2 kişide yanıklar oluştuğu ve 1 kişi de sinir krizi geçirmesi sonucu hastaneye kaldırıldı. Camide bulunan yaklaşık 80 kişiden biri olan Khalif Samantar, alevlerin namaza geç gelen biri tarafından fark edildiğini belirterek, "Bizi diri, diri yakmaya çalıştılar. Namaza geç gelen biri önce kokuyu fark etmiş sonra alevleri görünce bizleri uyardı. Büyük bir faciayı önledi. Hemen bir pencere açarak binadan kaçmaya başladık. Aksi takdirde ölenler olabilirdi. İtfaiye saat 15.30 gibi geldi. İtfaiyenin gelişi biraz gecikti, ama yangını kısa sürede kontrol altına aldı" dedi. Yapılan incelemeler sonucunda saldırganın caminin ibadet edilen bölümünün girişine molotofkokteyli attığı tespit edildi. Saldırganı yakalamak için İsveç Gizli Servisi SAPO görevlendirildi. İsveç Başbakanı Stefan Löfven saldırıyı kınadığını ve üzerinde çok ciddi bir şekilde durduklarını belirterek şunları kaydetti: "Ülkemizde 1 yıl içinde camilere yönelik 12 saldırıda bulunuldu. Bu da ayda bir saldırı demektir. Saldırıdan etkilenen suçsuz insanlar adına çok üzgünüm. Göçmenlere yönelik saldırıları görmezlikten gelmemiz mümkün değil. Saldırı sadece göçmenlere yönelik değil aynı zamanda demokrasimize yapılmış bir saldırıdır. Bu tür saldırılara bir son vermek için tüm birimlerimiz harekete geçti." Adalet, İçişleri ve Kültür Bakanları da saldırıyı kınadı.
Hürriyet

İsrail, Gazze Sınırına Yığınak Yapıyor 
İsrail ile Filistin arasında gerilim tekrar artıyor. Son bir haftada olayların artması üzerine İsrail ordusu, Demir Kubbe hava savunma sistemine ait iki bataryayı Gazze Şeridi sınırına yakın bölgelere konuşlandırdı. İsrail ordu radyosundan yapılan açıklamada, bataryaların Gazze Şeridi'ne komşu Beer Şeva (Bi'ru's-Seba) ve Netivot Yahudi yerleşim birimine yerleştirildiği belirtildi. Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el- Kassam Tugayları'nın, İsrail ordusunun açtığı ateşte bir üyesinin öldüğünü duyurmasının ardından gerginlik yaşanmış, taraflar karşılıklı açıklamalarla birbirlerini suçlamıştı. İsrail, Gazze sınırındaki duvarın bakımını yapan askeri birliğin, keskin nişancılarca hedef alındığını iddia etmiş, bunun üzerine Gazze'de bazı hedeflerin vurulduğunu belirtmişti. Bu arada Kudüs'te iki İsrail polisi bıçaklı saldırı sonucu hafif şekilde yaralandı. İsrail emniyetinin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Eski Şehir'deki Aslanlı Kapı yakınlarında bıçaklı saldırıya uğrayan bir polis memuru boynundan, diğeri de elinden hafif şekilde yaralandı. Olay yerinden kaçan saldırganı yakalamak için geniş kapsamlı arama başlatıldı" denildi. Eski Şehir'deki Aslanlı Kapı'yı giriş ve çıkışlara kapatan İsrail güçleri, şehrin bazı bölümlerinde arama noktaları oluşturdu. Öte yandan Batı Şeria'da bir Yahudi yerleşimci ve kızı uğradıkları saldırıda yaralandı. Olay, Kalkilya kentinin doğusunda bulunan Me'ale Şomron Yahudi yerleşim birimi yakınlarında meydana geldi. Kimliği belirlenemeyen bir kişi, Yahudi yerleşimcinin aracına molotofkokteyli attı. Olayda 11 yaşındaki kızı ile birlikte yaralanan Yahudi baba hastaneye kaldırıldı.
Türkiye

Ürdünlü Pilot İçin Türkiye de Devrede 
Uluslararası koalisyonla Suriye'nin Rakka şehrinde IŞİD hedeşerini vururken esir düşen pilot Muaz el Kesasebi için Ürdün yönetimi bölge ülkelerinden yardım istedi. Ürdün Kralı Abdullah yönetimindeki üst düzey yetkililer kriz masası oluştururken cihatçı örgütle kapalı kapıların ardında görüşmeler başladı. El Cezire'ye konuşan adı açıklanmayan Ürdünlü bir yetkili, gizli müzakerelerde 'takas dahil tüm anlaşma seçeneklerinin' masada olduğunu belirtti. Adı gizli tutulan bir bakan "Elimizde terör suçuyla tutuklanan IŞİD için son derece önemli isimler var. Onların üzerinde müzakere yürütmekle ilgili ciddi düşüncelerimiz var" dese de Ürdün'ün IŞİD'e karşı koalisyondaki 'pozisyonundan vazgeçmeyeceğini' vurguladı. Bakan, "Türk yetkililerle yakın temas kurduk. Katar yetkilileriyle de buna benzer bir irtibat kurmayı düşünüyoruz. Arabuluculuk etmesi için Irak'ta bazı büyük aşiretlerle irtibat kurmaya çalışıyoruz" açıklamasını yaptı. Önceki gün Kral Abdullah, 26 yaşındaki pilotun ailesiyle buluşarak oğullarının sağsalim dönmesi için Ürdün'ün elinden gelen her şeyi yaptığı sözü vermişti. Öte yandan, IŞİD'in propaganda amaçlı kullandığı Rakka Medya Merkezi'nin Facebook sayfasında Kesasebi'nin akıbeti için oylama açıldı. New York Times gazetesinin haberine göre 'ankette' pilot için pazarlık edilmesi, bıçakla boğazının kesilmesi ya da silahla vurulması 'seçeneklerini' kullanıcılar oyluyor.
Milliyet

Ürdün-Işid Takas Diplomasisi 
Arap basınında çıkan haberlere göre Amman yönetimi IŞİD'in elinde rehin olarak tutulan IŞİD'e karşı ABD'nin başını çektiği koalisyonda görev alan Ürdünlü F-16 pilotu Muaz Kasasbe'yi kurtarmak için örgütle gizli ve dolaylı müzakerelere başladı. Aljazeera haber sitesi Ürdünlü yetkililerin Kasasbe'nin serbest bırakılması için bölgesel ve uluslararası taraflarla kurulan yoğun temasla birlikte, IŞİD'e yakın aşiret ve şahsiyetlere arabuluculuk arayışında olduklarını kaydetti. Olası esir takasında Ürdün, savaş pilotu Muaz Kasasbe'nin serbest bırakılmasını isterken IŞİD'in Kasasbe'ye karşılık masaya getireceği isimler basının gündemini doldurdu. IŞİD'in bir zamanlar el Kaide'ye bağlı bir grup olduğunu ileri süren analistler Ürdünlü yetkililer tarafından daha önce çeşitli terör olaylarından yakalanmış çoğu el Kaide bağlantılı olduğu iddia edilen üç isim üzerinde duruyor. Öne çıkarılan ilk isim 2005'te Amman'da canlı bomba eyleminde yakalanan el Kaide ile bağlantısı olduğuna inanılan Sacide el Rişavi isimli Iraklı kadın mahkum. Irak sokaklarında Ürdün plakalı araçlara saldırı planladığı iddiasıyla yakalanan Ziyad Raca el-Kabuili de IŞİD'in pilota karşılık isteyebileceği isimler arasında. ABD'li bir diplomatın ölümünden mesul tutulan, Muammer el- Cabir de IŞİD için önemli olabilir. Cabir, 2002'de Ürdün mahkemesi tarafından idama çarptırılmıştı ancak daha sonra cezası 15 yıl mahkumiyete çevrilmişti.
Star

'İslam Devleti' Çöküşte Mi? 
Irak Şam İslam Devleti'nin Irak ve Suriye topraklarında kurmayı vaat ettiği İslam devleti, kurulamadan yıkılmaya yüz tuttu. Örgütün hakim olduğu bölgelerde yaşam koşulları en kötü seviyeye gerilemiş durumda. Enerjisinin hemen hemen tamamını sıcak çatışmaya harcayan örgüt, devletin altyapısı için gerekli imkanı ve gücü bulmakta zorlanıyor. Finans ve sağlık konularında "kurum"larının çöküşte olduğu belirtilirken, özellikle Musul'da artık içme suyu bulmak zor çünkü klorin kaynakları kurumuş durumda. Hepatit ve diğer bulaşıcı hastalıklar hızla yayılıyor. Orada görevli gazeteciler bölgenin artık bir açık hapishane haline geldiğini belirtiyor. Örgüt sözünü verdiği IŞİD parasını ve pasaportunu hâlâ hazırlayabilmiş değil. Doktor ve öğretmen kıtlığının da yaşandığı örgüt kontrolündeki bölgelerde yüksek eğitimli her meslek grubundan kişiye ihtiyaç duyuluyor. Örgüt bu nedenle artık savaşacak üyeler yerine meslek sahibi kişilere ve ailelere yöneliyor. Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre örgütün liderleri ve internet üzerinden üye bulan yetkilileri, doktor, hemşire, avukat, mühendis ve muhasebeci gibi farklı meslek gruplarından kişileri Suriye'ye gitmeye ikna etmek için seferber olmuş durumda.
Akşam

SPOR 
Hamza Hamzaoğlu'nun gelişiyle hızlı bir yükselişe geçen G.Saray'ı, Beşiktaş derbisi öncesi G.Birliği durdurdu. Sneijder, Melo ve Chedjou gibi üç asından mahrum sahaya çıkan sarıkırmızılılar sahadan 1-1'lik eşitlikle ayrılarak ligde dört hafta sonra ilk puan kaybını yaşadı. G.Saray maçın başından itibaren rakip kalede baskı kursa da ilk tehlikeli atağı geliştiren Başkent ekibi oldu. Ahmet'in 15. dakikadaki kafa şutunu Muslera son anda kornere tokatladı. Baskılı oyunuyla pozisyon yakalayamayan G.Saray aradığı golü 19. dakikada kontra atakla buldu. Olcan'dan topu alan Burak, harika bir pasla atak yapan Emre Çolak'ı topla buluşturdu. Genç oyuncu da şık bir vuruşla takımını öne geçirdi: 0-1. G.Saray golün ardından oyunu daha çok kendi yarı sahasında kabul etti. Muslera 35'te Stancu'nun sert şutunu direğin dibinden çıkararak kalitesini bir kez daha gösterdi. İkinci yarının ilk 25 dakikası orta alan mücadelesi şeklinde geçti. İki takım da düşük pas yüzdesiyle oynarken, son 3 maçta 10 gol atan G.Saray'ın neredeyse hücum girişiminde dahi bulunmaması dikkat çekti. Oyunun temposunu iyice kaybettiği anlarda eski G,Saraylı Stancu sahneye çıktı. 70. dakikada Berat'ın kestiği ortaya çok iyi yükselen Rumen golcü güzel bir kafa vuruşuyla topu filelere gönderdi: 1-1. Son maçlardaki temposundan oldukça uzak gözüken G.Saray'ı Olcan- Yasin, Umut-Bruma değişiklikleri de hareketlendiremedi. Umut'un oyundan çıkmasıyla gol bölgesinde daha fazla gözükmeye başlayan Burak Yılmaz 75 ve 78. dakikalarda sert şutlarla kaleyi yoklasa da iyi yer tutan Ramazan'ı geçemedi. Son 10 dakikada iki takım da orta sahayı zorlanmadan geçmeye başladı. 90+1'de Sabri'nin kale önüne doldurduğu topla buluşan Burak Yılmaz bomboş pozisyonda topu kaleci Ramazan'a nişanlayınca mücadele 1-1 sona erdi.

Türkiye 
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Torku Konyaspor maçı öncesinde Galatasaray derbisinin tedirginliğini yaşamaya başladı. Futbolcularının bu önemli maçı düşünmesinden endişe eden Hırvat teknik adam, siyah-beyazlı oyunculardan Galatasaray karşılaşmasını unutmalarını istedi. Futbolcularının tüm konsantrasyonunu yarınki mücadeleye vermelerinin gerektiğini söyleyen Bilic'in, "Rakibimiz ligde son haftalarda aldığı farklı mağlubiyetler yüzünden Beşiktaş karşısına ekstra motivasyonla çıkacak. Teknik Direktör Aykut Kocaman ligin en tecrübeli isimlerinden. Onun için de yarınki mücadele kendini tekrar ispat etme maçı olacak. Konyaspor kendi taraftarları önünde Beşiktaş'ı yenerek özür dilemek isteyecekler. Bu mücadeleyi sakın küçümsemeyin" şeklinde konuştuğu öğrenildi. İlk yarının sonuna kadar puan kaybı yaşanmasına izin vermeyeceğini belirten Hırvat teknik adamın, "Son 2 haftada 6 puan alırsak şampiyonluk için büyük avantaj yakalamış oluruz. Kalan günlerde kendinize çok dikkat edin. Bütün planlarınızı devre arasındaki tatile kadar erteleyin ve kalan maçlara odaklanın" şeklinde uyarılarda da bulunduğu belirtildi. Bu arada forvette yaşanan sakatlık krizleriyle boğuşan Beşiktaş'ta Bilic, ayağındaki yumuşak dokuda problemler yaşayan Demba Ba'nın yerine Cenk Tosun'a görev verecek. Kasığındaki yırtık problemini büyük ölçüde atlatan genç futbolcunun maç gününe kadar tamamen hazır hale geleceği ifade edildi.
Türkiye

Süper Lig'de şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe'ye golcü futbolcusu Moussa Sow'dan kötü haber geldi. Sarı-Lacivertliler'in yıldız oyuncusu, 2015 Afrika Uluslar Kupası için Senegal Milli Takımı'na davet edildi. Senegalli yıldız, milli takım kampına katılma süreci, maçlar ve dönüşteki yorgunluğu da düşünüldüğünde takımını zirve yarışının kızışacağı ikinci yarıda en az 3 lig 3 de kupa maçında yalnız bırakacak gibi gözüküyor. Sow, ligde İstanbul Başakşehir'le oynanacak 16. hafta karşılaşması sonrası 17 Ocak-8 Şubat 2015 tarihleri arasında Ekvador Ginesi'nin ev sahipliği yapacağı Afrika Kupası için Senegal Milli Takımı'na gidecek. 28 yaşındaki forvet oyuncusu, bu nedenle ligde 24 Ocak haftasındaki Kasımpaşa (D), 1 Şubat haftasındaki Kardemir Karabükspor (D) ve 8 Şubat haftasındaki Trabzonspor karşılaşmalarında forma giyemeyecek. Fenerli star, Senegal Milli Takımı'nın Afrika Kupası'nda finale kadar çıkması durumunda kupada grupta kalan son 2 karşılaşma ve 10-12 Şubat haftasında oynanacak eleme maçında takımdaki yerini alamayacak. Bu arada Fenerbahçe'nin bir başka golcüsü Pierre Webo Kamerun Milli Takımı'ndan affını istediği için, Emmanuel Emineke de Nijerya Milli Takımı grupta elendiği için Afrika Kupası'na gitmeyecek.
Star

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlerbirliği maçı için Ankara'ya giden Galatasaray'ı kabul etti. 12.30'daki görüşmenin aniden gelişen bir randevulaşma olduğunu belirten Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, "Dün (önceki gün) geç saatte konuştuk. Sağolsun, bizi kabul etti. Bu mübarek günde camiamız için güzel gelişmeler oldu. Sıkıntılarımızı anlattık. Bakanları arayarak sorunumuzu anında çözdü" ifadesini kullandı. Erdoğan'a "53 numaralı" formayı hediye ettiklerini belirten Albayrak "Sayın Cumhurbaşkanımıza 'Siz de Rizeli'siniz ben de' dedim. Aynı deredeniz. O da bizlere kravat hediye etti. Stadımıza metro ile ulaşma konusundaki sıkıntıları paylaştık. Kadir Topbaş Bey, metro sıkıntısıyla ilgili bürokratik engelin bulunduğunu söylemişti. Cumhurbaşkanımız, direkt bakanları arayıp bilgiler aldı, talimatlar verdi. En kısa zamanda metromuz çalışacak" açıklamasında bulundu. Albayrak, "Yabancı futbolcular sarayı görünce çok şaşırdılar, beğendiler ve Türk vatandaşı olmaya karar verdiler" esprisini de yaptı. "Yarsuvat'ın cemaat ve 3 Temmuz ile ilgili açıklamaları kabulde gündeme geldi mi?" sorusuna Albayrak "Hayır" dedi; Beşiktaşlı futbolcu Veli ile ilgili de, "Veli gibi futbolcular çoğalırsa centilmenlik öne çıkar" ifadesini kullandı. Kabulde Erdoğan, Muslera'ya "Türkçe öğrendin mi?" diye sorarken, Burak'a da "Baban nasıl" dedi.
Star

THY Euroleague'de Sırbistan'da oynanacak Kızılyıldız- G.Saray maçı için geri sayım başladı Kızılyıldız Başkanı Nebojsa Covic, Koç Ergin Ataman ve basketbolcuları Sırbistan'da çok iyi şekilde ağırlayacaklarını söyledi. Sırp Başkan, maçın seyircisiz oynanabilir iddiası hakkında da çarpıcı sözler söyledi: "THY Euroleague haksız bir cezalandırma yaptı. Laboral ile yaptığımız maçı seyircisiz oynadık ve cezamızı çektik Euroleague yönetiminden, G.Saray LH maçının seyircisiz oynanacağına dair bir bilgi almadık. Bu maçı organize etmeye hazırız ve bunu kanıtlayacağız. G.Saray'ı burada hoşça buyur etmememiz için hiçbir neden yok. Birileri maçın kapalı kapılar ardından oynanmasına karar verirse biz de bu maçta biletlerden kazanacağımız parayı, 120 bin euroyu Euroleague'den temin etmesini isteriz. Ancak böyle bir şey olmayacaktır."
Akşam
--

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme