2 Aralık 2014 Salı

29.11.2014 Genel Gündem



29.11.2014

GÜNDEM

Tek Bacaklı Yasa
Torba yasa ile gaziler için protez, tekerlekli sandalye, araç gereç alımında yeni düzenlemeye gidildi. Yasa değişmesine rağmen Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) 1 Ekim'de yenilense de listede beklenen güncelleme yapılmadı. Yasaya güvenerek hastanelerden heyet raporu alan birçok gazi, SGK'nın tavrı karşısında sıkıntıya düştü. SGK, "listemizde yok" diyerek protez ve aktif tekerlekli sandalyelerin parasını ödemedi. Güneydoğu'da vatani görevini yaptığı sırada PKK'lılarla girilen çatışmada yaralanan Yunus Emre Ayhan'ın bir ayağı dizüstü, bir ayağı ise diz altı olmak üzere kesildi. Ayhan, 5 yıldır kullandığı protezlerini değiştirmek için Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde kontrolden geçti. Burada heyet raporuyla kendisine protez verilmesi kararı verildi. Heyet raporu doğrultusunda Ayhan biri dizüstü, diğeri de diz altı 2 adet protez yaptırdı. SGK, diz üstü protezin parasını karşılarken, diz altı protez için ise "SUT listesinde bu protez yok. Bu nedenle ödemeyi yapamayız" cevabı verdi. Tek protezinin parası ödenmeyen Gazi Ayhan, "Kendimi acındırmak da istemiyorum, ağlamak da" diyerek yaşadıklarını anlatma konusunda tedirgin davrandı. Takılan protezin parasını karşılama gücü olmadığını kaydeden Ayhan, şunları söyledi: "Bir protezin ömrü 4.5 yıl. Ben devletim zarar görmesin diye 5 yıl kullandım. Şimdi devletim bana bunu yapıyorsa ne diyeyim canları sağolsun. Bugün iki ayağım olsa yine bu ülke için seve seve veririm. İçimi acıtan bize yapılan bu muammele." Güneydoğu Gazisi Erhan Acır da tekerlekli sandalyeye mahkum bir diğer gazi. O da Torba Yasa'yla "Gaziler var olan protezlerin en gelişmişini kullanabilir" maddesine güvenerek ömrü bitmiş eski tekerlekli sandalyesini aktif tekerlekli sandalye ile değiştirdi. 14 bin 400 lira tutan maliyetin ödenmesi için SGK'ya başvurdu. SGK bu maliyetinin 250 lirasını karşıladı. Acır, "Cumhurbaşkanımız Torba Yasa çıktıktan sonra gazilere her türlü hakları tanıdık diye açıklama yaptı. Ancak tekerlekli sandalyem bile karşılanmıyor. Bir ülke eğer gazisinin tekerlekli sandalye parasını karşılayamıyorsa diyecek sözüm yok. Yeni yasa bize haklar getirmediği gibi eski haklarımızı da elimizden alındı. Sağlık Uygulama Tebliği adı altında belli bir fiyat ödeniyor. Değişme süreci ise bazılarında 5 yıl bazılarında 10 yıl olarak tanınmış. Ancak bunların garanti süresi ise 2 yıl. Bozulursa, biz ödüyoruz." Türkiye'de 500 gazi tekerlekli sandalye, 800'ü ise protez kullanıyor. Gazilerin kullanacağı tekerlekli sandalye, protez, araç gereçler ise SUT ile belirlenen liste üzerinden ödemesi yapılıyor. SGK yetkilileri, sıkıntının SUT listesinde yer almayan cihazların alınmasından kaynaklandığını belirterek, "Eskiden inceleme ve ödemeler bölge müdürlükleri tarafından yapılabiliyordu. Yeni uygulamada, bakanlığın protez için belirlediği limiti aşan faturalar Ankara'da müfettişler tarafından suistimal incelemesinden geçiriliyor" dediler.
Hürriyet


10 Yıllık Yol Haritası Hazır
Sekiz bakanlığın işbirliğiyle hazırlanan "Uyuşturucu İle Mücadele Acil Eylem Planı", 1. Uyuşturucu İle Mücadele Şurası'nda masaya yatırıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirilen şura ile Türkiye'nin uyuşturucu ile mücadelede 10 yıl süresince izleyeceği yol haritası belirlendi. İki gün sürecek çalıştay sonrasında bilimsel rapor hazırlanacak. Rapor, sonrasında Bakanlar Kurulu'nda yeniden müzakere edilecek. Özellikle genç nesli korumak ve aile dramlarını sonlandırmak için geliştirilen Acil Eylem Planı'nın kapsamı şöyle: Sokakta etkin mücadele için resmi ve sivil giyimli polislerden oluşan bir Narkotim kuracak. Narkotim, belli alanlardan sorumlu olacak, imamlar, öğretmenler gibi toplumla teması sık olan meslek gruplarıyla temas halinde olacak. Narkotimlerle beraber psikologlar da görev yapacak. Okul kantinleri, okulların çevresindeki kafeler de denetlenecek. Rehber öğretmenlerin sayısı artırılacak. Okullardaki güvenlik görevlisi ihtiyacı ve güvenlik açısından riskli yerler tespit edilecek. Virane mekanlar saptanacak ve yıkılacak. Velilere uyuşturucu, alkol ve sigara kullanımı konusunda eğitim verilecek. Çocuklara kendisini koruyabilmesi için 'hayır' demeyi öğretmeye yönelik eğitim çalışması yapılacak. Yeşilay aktif biçimde yer alacak. Yapılacak ESPAD çalışması ile 15-16 yaş grubunun uyuşturucu kullanım oranları tespit edilecek. Hastalar ve ailelerine yönelik Danışma Birimi oluşturulacak. Henüz bağımlı olmamış hastaların tedavisi için psikiyatri kliniklerinde tedavi destek servisleri oluşturulacak. AMATEM ve ÇAMATEM'lerin sayısı ve lokalizasyonu zenginleştirilecek. Türkiye Uyuşturucu Haritası çıkarılacak. 112 Acil Sağlık Hizmeti'nde görev yapan sağlık çalışanlarına uyuşturucu eğitimi verilecek. Uyuşturucuyu bırakan kişilerin iş, eş ve yuva kurabilmesi için çalışma yürütülecek. Uyuşturucu Karar Destek Sistemi devreye sokularak kurumlar arasındaki kopuklukların önüne geçilecek. Bülent Arınç'ın başkanlığındaki Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu, 6 ayda bir toplanacak.
Milliyet


Dink Cinayetinde Şüpheli
Hrant Dink suikastına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer 'şüpheli' sıfatıyla ifade vermeye çağrıldı. Olay tarihinde İstanbul Emniyeti'nde azınlıklardan sorumlu İstihbarat C Şubesi Müdürü olan Yılmazer'in, Dink'in öldürüleceğine dair Trabzon Emniyeti tarafından gönderilen yazılarıa rağmen gerekli önlemleri almadığı iddia edilmişti. Yılmazer, 'Yasadışı dinleme' iddialarıyla polislere yönelik operasyonlarda tutuklanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği Terör ve Örgütlü Suçlar Birimi savcısı Yusuf Doğan tarafından yürütülen soruşturmada daha önce eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ifade vermişti. Akyürek ifadesinde cinayette İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün sorumluluğuna dikkat çekmişti. Bunun üzerine Yılmazer avukatı aracığıyla yaptığı açıklamada İstanbul Emniyeti'nin suçlandığı o dönemde İstihbarat Şube Müdürü'nün Ahmet İlhan Güler olduğunu söyleyen söylemişti. Soruşturma kapsamında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile eski İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in, 'şüpheli' olarak çağrılmıştı. Adalet Bakanlığı eski İstanbul Eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve 6 polisin, Hrant Dink cinayetinden soruşturulmasına izin vermişti.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 83, 2658-83, 3690                             
ABD Doları 2, 2184-2, 2209/  Euro 2, 7609-2, 7648/ İngiliz Sterlini 3, 4700-3, 4764
1.9 Milyar Müşterisi Oldu
Çatısı altında Bosch, Siemens, Profilo ve Gaggenau gibi beyaz eşya markaları yer alan BSH Grubu, Türkiye'yi yeni üs olarak seçti. BSH Türkiye'ye Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Ukrayna, Rusya ve Beyaz Rusya bölgelerinden oluşan 87 ülke ve 8 üretim tesisinin sorumluluğuyla görevlendirilerek bölgesel merkez konuma yükseldi. Yeni yapılanmayla 1.9 milyar kişinin yaşadığı bir coğrafyaya hitap ettiklerini ifade eden BSH Türkiye CEO'su ve yeni Bölge Başkanı Norbert Klein, zorlu bir göreve başladıklarını söyledi. Klein, "Rusya'dan Afrika'ya kadar uzanan bir bölgeden bahsediyoruz. Bu bölgede iç karışıklıklar, savaşlar ve dövizdeki dalgalanmalar başta olmak üzere birçok sıcak gelişme yaşanıyor. Bölgenin toplam cirosu yaklaşık 1.6 milyar Euro olan bölgede, 8 fabrika, 8 bin BSH çalışan, 6 iştirak ve 2 temsilcilik ofisi bulunuyor. Türkiye'deki sonuçlarımızı gören merkez başarıdan dolayı bize biraz daha fazla sorumluluk yüklemek istedi. Türkiye 87 ülkenin merkezi olarak atandı. Ürün geliştirmeden pazaralamaya kadar birçok farklı alanı kapsıyor" dedi. BSH Grubu'nun Çerkezköy'de bulunan 6 fabrika, üretim ve Ar-Ge merkezi bulunduğunu hatırlatan Klein, şirketin ihracat rakamlarına dikkat çekti. Klein'ın paylaştığı rakamlara göre BSH, Türkiye'de 2013 yılında 3.5 milyar TL ciro elde etti. Bu rakamın 1.9 milyar TL'si yurtiçi satışlardan geliyor. Şirketin ihracat cirosu 1.6 milyar TL. Yıllık 4.7 milyon adet üretim yapan BSH'ın hedefi ise 2018 yılında 6 milyon beyaz eşya üretimi olarak paylaşıldı. Klein, ihracatta ise toplam pazarın 2014 yılında yüzde 5 büyüdüğünü, ancak BSH'nin ise yüzde 22 büyüdüğüne işaret ederek bu rakamların kendilerini yatırım yapmak için bizi daha da cesaretlendirdiğini ifade etti. Türkiye'nin daha da büyük bir bölgesel merkez olabilmesi için hükümetin de birtakım konularda destek vermesi gerektiğini belirten BSH Türkiye CEO'su Klein, "Özellikle gümrük vergileri çok yüksek olan Rusya ve İran gibi önemli potansiyele sahip ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları yapılmasını istiyoruz. Bu gerçekleştiği takdirde, Türkiye beyaz eşya sektöründe bölgesel bir merkez olur ve dünyada söz sahibi konuma yükselir" diye konuştu.
Hürriyet

Borsa İstanbul'da 6 Milyar Dolarlık Sukuk..
Aralarında Türkiye'nin de pay sahibi olduğu İslam Kalkınma Bankası'nın (IDB) yurtdışında işlem gören 6.05 milyar dolarlık sukuku (kira sertifikası), Borsa İstanbul Borçlanma Araçları Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda nitelikli yatırımcılar arasında alımsatıma açıldı. Böylelikle Borsa İstanbul, ilk kez uluslararası bir finans kuruluşunun sukukunu işleme açmış oldu. Uluslararası İstanbul finans merkezi hedefi kapsamında önemli adım olarak görülen sukukun Borsa İstanbul'da işleme açılması dolayısıyla düzenlenen gong törenine, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Borsa İstanbul Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, IDB Ahmad Mohamed Ali Al Madani katıldı. SPK Başkanı Ertaş, faizsiz finansal kurum ve ürünlerin oldukça önemli olduğunu ve gündemlerinin ilk sırada yer aldığını belirterek, "Nitekim Haziran 2013'te yaptığımız yeni kira sertifikası düzenlemesi ile uluslararası alanda kabul gören 5 yeni kira sertifikası türünü de ülkemize kazandırdık. İhraçların büyüklüğü yaklaşık 5 milyar dolara ulaştı" dedi. Kısa bir süre içinde uluslararası bir kuruluşun da tahvil ihracını Türkiye'de yapacaklarını kaydeden Ertaş, "Hatta bölge devletlerin de ihraçlarını burada yapması için ciddi bir görüşme trafiği var" dedi. BİST Başkanı Turhan da, yakın bölgedeki kuruluşların hisse senedi halka arzlarının Türkiye'de yapılması için çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda bir arzın 2015 yılının hemen başında olacağını kaydeden Turhan şöyle konuştu: "İslam Kalkınma Bankası dışında başka kuruluşların da Türkiye'de borçlanma aracı ihracı için girişimleri var. Ayrıca Listing İstanbul projesi kapsamında yakın bölgedeki kuruluşlar Borsa İstanbul'da hisse senedi halka arzı yapmaya hazırlanıyor."
Hürriyet

Yurtdışı Projelere Destek Geliyor
İnşaat sektörünün beklediği haber Ekonomi Bakanlığı'ndan geldi. "Teknik Müşavirlik Hizmetlerine Sağlanacak Devlet Yardımları Hakkındaki Karar" dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Müşavirlik firmalarının yurt dışında üstlendiği her bir proje için sağlanan azami destek 300 bin dolardan 1 milyon dolara yükseltildi. Yurtdışı ofis desteğinde azami 5 olarak belirlenmiş olan desteklenen ofis sayısı 7'ye, destek süresi 3 yıldan azami 6 yıla çıkarıldı. Reklam, pazarlama ve tanıtım desteğinde 75 bin dolar olan azami destek miktarı 100 bin dolara yükseltildi. Destek süresi 3 yıldan azami 6 yıla çıkarıldı, ayrıca, tanıtım ve halkla ilişkiler hizmetleri de destek kapsamına alındı. Yurtdışında proje üstlenen teknik müşavirlik firmalarının yazılım harcamaları için yılda azami 50 bin dolara kadar, firmaların yurtdışı projeleri için gerçekleştirdiği mesleki sorumluluk sigortası harcamaları için yılda azami 50 bin dolara kadar, uluslararası mesleki yarışmalara katılım harcamaları için organizasyon başına azami 10 bin dolara kadar destek verilmesi imkanı getirildi. Firmaların yurtdışındaki faaliyetlerine yönelik destek programının 2004 yılında başlatıldığını belirten Zeybekci, "2012/5 sayılı kararın yayımı sonrasında; Bakanlığımızca teknik müşavirlik firmalarına ve teknik müşavirlik hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla faaliyette bulunan sektör kuruluşlarına toplam 5.6 milyon liranın üzerinde destek sağlandı.
Hürriyet

Demokrasiyi Güçlendiren İstikrar Dönemi Yaşıyoruz
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da 15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nın gala programına katılarak bir konuşma yaptı. Davutoğlu, 28 Şubat şartlarından bugüne, 12 yıldır birçok vesileyle halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan, demokrasiyi güçlendiren bir siyasi istikrar dönemi yaşandığını belirterek, şunları söyledi: "Bundan sonra da Türk siyasetindeki en temel hususiyet, milletten gücünü alan siyasi iktidarların sağladığı siyasi istikrar olacaktır. Artık 90'lı yılların siyasi istikrarsızlıklar içindeki, ekonomik kriz yaşayan, dünyaya kapalı Türkiye'sinin yerine, şimdi siyasi istikrar, ekonomik kalkınma ve küresel ekonomiyle entegre olmuş yeni bir Türkiye anlayışı ikame etmiştir." Davutoğlu, MÜSİAD'ın başlattığı Uluslararası Fuar ve İş Forumu'nun mahiyet değiştirerek, 123 ülkeden 7 bin, Türkiye'den 200 bin katılımcının katkıda bulunduğu çok geniş kapsamlı platform haline dönüştüğünü de kaydetti.
Türkiye

Türkiye, Çıkarlarını Birilerinin Siyasi Hırsı Uğruna Heba Etmedi
Ankara'ya1 Aralık'ta yapacağı ziyaret sırasında aralarında serbest ticaretin altyapısını da hazırlayan 5 ayrı anlaşmaya imza atmaya hazırlanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ziyareti öncesi Türkiye'yi övdü. Halen Batı'nın yaptırımlarıyla karşı karşıya olan Putin "Türkiye'nin, Rusya ile ekonomik işbirliği konusu dahil olmak üzere, bağımsız biçimde kararlar almasını takdir ediyoruz. Türk ortaklarımız çıkarlarını birilerinin siyasi hırsları uğruna heba etmeyi reddetti. Bunun gerçek anlamda iyi düşünülmüş ve ileriye dönük bir politika olduğunu düşünüyorum" dedi. Soruları yanıtlayan Putin "Türkiye ile ekonomik ortaklığın çeşitlendirilmesi çerçevesinde yüksek teknoloji alanları dahil çalışmalarımızın stratejik yönlerini ortaklaşa belirlemeye niyetliyiz. Bunların arasında nükleer enerji de var" diye konuştu. Putin'in açıklamaları şöyle: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile enerji alanındaki ortak stratejik projelerin hayata geçirilmesi dahil Rus-Türk işbirliğinin tüm temel boyutlarını ele alacağız. Geçen yılki işbirliğimizin sonuçlarını görüşüp geleceğe dönük yeni hedefler koyacağız. Elbette güncel uluslararası ve bölgesel konularda da görüş alışverişinde bulunacağız. Gündemimizde yüksek teknoloji ürünleri sayesinde ticari hacmimizin yapısını geliştirmek de var. Bu doğrultuda birtakım önemli ortak projemiz gelişmektedir. Örneğin, (Rusya'daki) Magnitogorsk Demir Çelik Fabrikası, İskenderun Demir Çelik Fabrikası'nı modernize ederek kapasitesini artırmıştır. 2 milyar dolara yakın yatırım yapıldı. Rus GAZ Grubu ve Türk Mersa Otomotiv, Sakarya'da oto sanayi üretimi yapan bir tesis kurdu. İlişkilerde gelecek vaat eden alanlardan biri de ülkelerimizin uzay araştırmalarındaki işbirliği. Bu yıl 15 Şubat'ta Rus füze taşıyıcısı tarafından Türksat-4A isimli Türk uydusu başarılı bir şekilde fırlatıldı. 2015'te Türksat-4B'yi fırlatmayı planlıyoruz. Rusya'da şu an 100 civarında Türk inşaat şirketinin faaliyet gösterdiğini belirtmek isterim. Bu arada bazıları Soçi'deki olimpiyat oyunları için altyapının oluşturulmasına katkıda bulundular. Bu tecrübenin Rusya'da gelecek yıllarda düzenlenecek büyük uluslararası spor etkinlikleri için tesisler kurulurken başarıyla uygulanacağını umuyorum. Kültürel ve insani alanda ikili ilişkiler gelişiyor. Bu şubat ayında Ankara'da Rus Bilim ve Kültür Merkezi kuruldu. Moskova'da da büyük şair Yunus Emre'nin adını taşıyan Türk Kültür Merkezi'nin açılması planlanıyor. Son yıllarda Türkiye, Rus turistler tarafından en çok ziyaret edilen ülke haline geldi. Bunun nedeni büyük ölçüde kısa süreli geliş gidişlerdeki vizelerin kalkması. 2013'te Türkiye'yi 4.3 milyon Rus turist ziyaret etti. Ülkelerimizde karşılıklı turizm yıllarının düzenlenmesinin bu turist sayısını önemli ölçüde artırabileceğini düşünüyoruz.
Star

Ülker'den Dev Sendikasyon Anlaşması
İngiliz bisküvi devi United Biscuits'i 3.3 milyar dolara satın alarak Cumhuriyet tarihinin en büyük dış alımına imza atan Ülker'in çatı kuruluşu Yıldız Holding şimdi de Türkiye'nin en başarılı şirket sendikasyonuna imza attı. United Biscuits'in tamamını kredi ile ödeyen ve satın alma için ayrılan 1.6 milyar dolarlık bütçeyi kasasında bırakan Ülker, aldığı sendikasyon kredisini şirket bünyesinde farklı yatırımlarda kullanacağını açıkladı. 26 yabancı bankanın katılımıyla 300 milyon dolar için çıkılan sendikasyona, 3.5 katı (1 milyar dolar üzeri) talep alan Ülker, teklif edilen kredinin 550 milyon dolarlık kısmını kullanacak. Sendikasyona gösterilen ilgi, son 10 yılda banka dışı Türk şirketleri arasında kullanılan en geniş katılımlı kredi sözleşmesi olarak kayda geçti. Ülker CFO'su Bora Yalınay sendikasyonla ilgili olarak "Yurt dışı bankalarla ilişkilerimizi canlı tutmak ve güçlendirmek için çıktığımız sendikasyonda beklenenin çok üzerinde bir ilgi gördük. Çok geniş katılımlı bir sendikasyon oldu" dedi. Toplam 26 yabancı bankanın katıldığı bu işlemin, son yıllarda bir Türk şirketi için gerçekleşen en geniş katılımlı işlem olduğuna işaret eden Yalınay, "Türkiye tarihinde ilk defa banka dışı bir sendikasyon işlemine Çin ve Tayvan bankaları ile üç Japon bankası da katıldı. Yüksek talep yabancı bankaların Ülker'e olan güvenini ve Ülker'in uluslararası alanda kredibilitesinin ne kadar kuvvetli olduğunu
Star

Aman Petrol Canım Petrol
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) Viyana'daki toplantısından üretim kotasının günlük 30 milyon varilde tutulması kararı, petrol fiyatlarındaki düşüşü hızlandırdı. Brent tipi petrolün varili 71.12 dolarla yaklaşık 4.5 yılın en düşük seviyesini gördü. Petrol en son 7 Temmuz 2010 yılında 71 dolar düzeyine inmişti. Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı da önceki gün ABD'de piyasaların kapalı olmasına rağmen 67.77 dolara kadar indi. Analistler, piyasa dengelerinin sağlanması için OPEC'in üretim seviyesini koruma kararı aldıklarını belirterek, ülkelerin petrolde meydana gelecek olumsuzluklara karşı cevap vermeye hazır olduklarını aktardı. Küresel büyümeye yönelik endişelerin devam ettiği dönemde düşük petrol talebine karşın arzdaki fazlalığa işaret eden analistler, bu durumun fiyatlarda satış baskısı yarattığını kaydetti. Analistler, ülke merkez bankalarından piyasaları destekleyici açıklamalar gelmesine ve dolardaki güçlenmeye karşın gerilemesini sürdüren Brent petrolün varil fiyatında aşağı yönlü hareketlerin devam edebileceğini aktararak, "71.2 dolar desteğinin altında kalıcılık sağlaması durumunda 67.9 dolar seviyeleri gündeme gelebilir" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

Ab Şeker Kotasını Kaldırıyor Sadece Türkiye'de Kalıyor
Her yıl düzenlenen Uluslararası Şeker Organizasyonu'nun (ISO) Londra'da gerçekleştirilen 23'üncü konferansına 84 ülkeden 400'ün üzerinde delegasyon katıldı. Konferansın ana başlıklarından biri, AB şeker üretimine yönelik kotaların kaldırılmasıydı. Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, AB'nin 1970 yıllarından bu yana uyguladığı dışa kapalı, pancar ve şeker üretiminin sübvanse edildiği şeker rejimini, dünya ile entegre hale getirmek, rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için 2006 yılında reform stratejisinin uygulamaya konulduğu ifade edildi. Bu strateji doğrultusunda AB'de, pancar verimi, ölçek ekonomisi ve coğrafi şartlar açısından rekabetçi olamayacak ülke ve üreticilerin şeker sektöründen teşvik edilerek çıkmaları ile şeker üretim maliyetlerinin, dünya ile rekabet edebilir bir düzeye gelmesinin sağlandığı belirtildi. Bu süreçte AB genelinde 83 adet fabrikanın kapatılarak sektörden çıkması sağlandı ve pancar üreticileri verimliliklerini yüzde 40 artırdı. Böylece AB'de üretilen şekerin dünya fiyatlarıyla rekabet etmesi için önemli mesafeler alındığı konferans sırasında paylaşılan konulardan biriydi. AB Komisyonu'nun kotaların kalkmasına yönelik yaşanan süreci çok iyi yönettiğini ifade eden Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği Başkanı Rint Akyüz, şu değerlendirmelerde bulundu: "AB'de oluşan genel kanı 2017'den sonra AB şeker üreticilerinin serbest piyasa koşullarında rekabet edeceği ve bu sayede sektörün ayakta kalabileceği doğrultusunda. Bugün AB'de uygulanmaya başlayan reform süreci kapsamında ekonomik olarak değer yaratmayan net ihracatçı konumdan kontrollü olarak ithalatçı konuma gelindi. Şu anda 26 adet rafineri AB dışından ithal ettikleri ham kamış şekerini işleyerek AB pazarına sürüyor. 2017 yılında AB'de uygulaması bitecek olan kota sistemi, bir tek Türkiye'de uygulanıyor olacak. Kota kalktıktan sonra AB iç piyasa fiyatları serbest piyasa koşullarında şekillenecek ve dünya şeker fiyatı seviyelerine inebilecek."
Vatan

DÜNYA

Cuma Namazında Katliam
Nijerya'nın Kano eyaletindeki bir camiye Cuma namazı sırasında düzenlenen bombalı ve silahlı saldırı sonucu en az 120 kişi hayatını kaybetti, 300'e yakın kişi de yaralandı. İki intihar eylemcisi cami girişinde üzerlerindeki bombaları patlattı. Bunun ardından caminin dışında bekleyen silahlı saldırganlar kaçışan kalabalığın üzerine ateş açtı. Görgü tanıkları, intihar eylemcilerinin caminin girişinde şüpheli görülüp durdurulduğunu ve bunun üzerine saldırganların içeriye daha fazla girmeden kendilerini havaya uçurduğunu anlattı. Halk, insanların üzerine ateş açan kişilerden dördünü yakalayıp linç ettikten sonra cesetlerini ateşe verdi. Saldırının baş şüphelisi radikal dinci terör örgütü Boko Haram görülüyor. Hedef alınan cami, kentin en büyük camisi olmasının yanında Kano Emiri Sanusi Lamudo Sanusi'nin sarayına da çok yakın bir mesafede bulunuyor. Nijerya'nın ikinci en üst düzey İslami otoritesi kabul edilen Sanusi, Boko Haram'a karşı halkı silahlanmaya çağırmıştı. Kano Emiri Sanusi'nin saldırı sırasında nerede olduğuna dair ise çelişkili haberler geldi. Bazı kaynaklar Sanusi'nin camide olduğunu ileri sürerken, İngiliz BBC, Sanusi'nin Suudi Arabistan'da olduğunu aktardı.
Hürriyet

Basketbol Krizi Ziyaret Erteletti
Sırbistan'ın Ankara Büyükelçisi Danilo Vucetic, geçen hafta Galatasaray ile Kızılyıldız arasında oynanan basketbol maçı öncesinde çıkan olaylar sırasında Sırp taraftar Marko İvkoviç'in bıçakla öldürülmesinin ardından Sırbistan Parlamento Başkanı Maja Goykoviç'in, 2 Aralık'ta öngörülen Türkiye ziyaretinin ertelendiğini söyledi. Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde böyle bir trajik olayın yaşanmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Büyükelçi, "Türk tarafı bunun kriminal bir durum olduğunu söylüyor, ama Belgrad'daki atmosfer, bu ziyaretin ertelenmesine neden oldu. Bu olayın bir an önce sonuçlandırılması büyük önem taşıyor. Sonuçlanması ilişkilerimizin yeniden rayına oturması için önem taşıyor" dedi.
Hürriyet

Gazze Sular Altında
Gazze, yaklaşık bir haftadır etkili olan şiddetli yağış ve sel felaketinin ardından sular altında kaldı. İsrail'in 51 gün boyunca saldırması sebebiyle altyapısı neredeyse tamamen çökmüş durumda olan şehirde birçok evi su bastı, sokaklar dereye dondu. Gazzeliler evlerini terk etmek zorunda kalırken, buyuk bir insani felaketin kapıda olduğu belirtiliyor. Gazze'deki Sivil Savunma birimleri, çok katlı evlerde yaşayanlardan evlerinin ikinci katına çıkmaları için uyarıda bulundu. Birleşmiş Milletler ise olağanüstü hal ilan etti. "Sel felaketinin yaşandığı Şeyh Rıdvan bölgesinde yuzlerce vatandaş evlerini terk etmek zorunda kaldı" açıklama yapan BM, belediyelerin su, temizlik ve sağlık konularında acil durum başvurusu yaptığını duyurdu. Sel felaketinde can kaybı yaşanmazken BM adına Gazze'deki çalışmaları yürüten Robert Turner, "Savaş günlerinden bugüne kadar benzeri görülmemiş bir felaket yaşanıyor" dedi. BM aracılığıyla felaketin yaşandığı bölgeye gönderilen inşaat malzemelerinin beklenenden kısa bir surede dağıtılacağı kaydedildi.
Türkiye

'Alışveriş Çılgınlığı' Başladı
ABD'de her yıl kasım ayının 4. perşembe günü kutlanan Şükran Gününden bir gün sonra yapılan 'Kara Cuma' başladı. Silahsız siyahi genç Michael Brown'u öldüren polisin yargılanmamasına tepki gösteren birçok unlunun "alışveriş yapmayın" çağrılarına rağmen binlerce kişi indirimli alışveriş yapmak için mağazalara akın etti. Perakende devlerinin yaptıkları büyük indirimlerden yararlanmak isteyen Amerikalılar saatler öncesinden mağazaların önünde kuyruklar oluşturdu. 'Kara Cuma' ile başlayan ve "Siber Pazartesi' ile sona eren dört gün boyunca promosyonlu ürünler yüzde 90'lara varan indirimlerle satılıyor. Yılbaşı alışveriş sezonu, ABD ekonomisinde yaklaşık 600 milyar dolarlık bir hacim oluşturuyor.
Türkiye

Yunan Savunma Bakanı 'Türk Kara Sularında'
Yunan basınında yer alan haberlere göre, dün sabah Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ı taşıyan helikopter nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşandı. Yunan basınının iddiasına göre, süregelen rutin bir tatbikatı izlemek üzere birlikleri dolaşan Bakan Dendias, Chinook helikopteri ile 12 Ada arasında yer alan ve Antalya'nın Kaş ilçesinin yalnızca 2.1 kilometre açığında bulunan Meis Adası'na gitti. Helikopter Türk radarları tarafından tespit edilirken, Yunanistan tarafına helikopterin Türk kara sularına girdiği uyarısı gönderildi. Haberlerde helikopterde Savunma Bakanı'nın bulunduğunun Türk tarafına bildirilmediği belirtildi. Dendias ve onu takip eden diğer helikopterlerin Meis'e ilerlemeye devam ettiği ve Türk tarafından yapılan uyarıya karşılık verilmediği aktarıldı. İddiaya göre, bunun üzerine Bandırma'dan iki Türk F16 savaş uçağı havalandı. Yunan basını, olayın Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos'un bugün Ankara'ya yapacağı ziyaretin öncesine geldiğini vurguladı. Yunan Bakan Dendias, 95'inci Bölge Yüksek Ulusal Muhafız Tümeni'ne yaptığı ziyarette, Yunanistan'ın komşularına şu mesajı gönderdiğini söyledi: "Yunanistan tüm halklarla dostluk ve barışı onurlandırır. Ancak aynı zamanda hem ulusal egemenliğini hem de ulusal onurunu korur." Dendias, 1 Kasım 2014 tarihinde savunma bakanlığı görevine başlamıştı. Bu ayın başında Doğu Akdeniz'de yapılan tatbikata giden TCG Büyükada savaş gemisi, Ege'de Yunan karasularına girmiş, Dendias, "Ne zaman Yunanistan'da yeni bir savunma bakanı atansa, Ankara bu tip eylemlerde bulunur" demişti.
Milliyet

Eğit-Donat Suriye'de İlk Başarıyı Elde Etti
ABD'den eğit-donat desteği alan Suriyeli silahlı muhalif grup Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üyeleri, başkent Şam'ın güneyinde Devlet Başkanı Beşar Esad güçlerine karşı bugüne kadarki en büyük başarısını elde etti. Rejim güçlerinden bir dizi kasabanın kontrolünü alan ÖSO üyeleri, Esad'ın kapısına uzanmalarını sağlayacak boyuttaki bir bölgeyi ele geçirmeyi amaçlıyor. ÖSO üyelerinin Şam'ın doğusunda gerçekleştirdiği ilerleme, ABD ve müttefikleri tarafından eğitilen ve silah sağlanan isyancı birliklerinin "nadir görülebilir başarılarından biri" olarak değerlendiriliyor. Associated Press (AP) haber ajansına göre, Şam'ın doğusunda savaşan ÖSO üyeleri arasında 2 yıl boyunca Ürdün'de Amerikan istihbaratı CIA tarafından eğitilen savaşçılar bulunuyor. ÖSO'nun güney cephesi birliğinin sözcüsü İbrahim Jbawi, AP'ye yaptığı açıklamada, Ürdün, Fransa, Suudi Arabistan ve ABD'nin kendilerine silah ve para yardımı yapmaya devam ettiğini söyledi. Şam'ın güneyinde ÖSO'nun zaman zaman El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra Cephesi ile işbirliğine gittiği aktarıldı. Deraa'daki muhalif aktivistlerden Ahmed el-Masalmeh, "Amaç başkente ulaşmak, çünkü Şam'a ulaşmaktan başka rejimi yıkmanın yolu yok" derken, yakın gelecekte güney cephesinden yapılan muhalif saldırıların Esad'ın iktidarını zayıflatabileceği düşünülmüyor. İsyancıların sağladığı ilerlemeye rağmen, kritik noktalardaki üsleri ellerinde tutan Esad güçlerinin bölgedeki gücü korunmaya devam ediyor.
Milliyet

'Hediye' Kol Saati Kariyerini Bitirdi
Polonya eski Ulaştırma Bakanı Slawomir Nowak, aile üyelerinin doğum günü hediyesi olarak verdiği Ulysse Nardin marka kol saatinin mal beyanında bulunmadığı için 20 bin zloty (6 bin dolar) para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, geçtiğimiz yıl olayın ortaya çıkmasının ardından bakanlıktan istifa eden Nowak'ın saati kasıtlı olarak bildirmediğine hükmetti. Kararı temyize götüreceğini ve adını temize çıkarmak için sonuna kadar mücadele edeceğini kaydeden Nowak, mahkeme kararının ardından milletvekilliğinden istifa edeceğini duyurdu. Haftalık haber dergisi Wprost geçen yıl, koalisyon ortaklarından Vatandaş Platformu Partisi (Platforma Obywatelska) üyesi olan Nowak'ın, milletvekili ve bakan olarak görev yaptığı 2011-2013 yılları arasında bulunduğu beş mal beyanında, lüks marka saatini belirtmediğini ortaya çıkartmıştı. Nowak haberin ardından yaptığı açıklamada, saatin eşi ve ailesi tarafından kendisine 35. yaş günü hediyesi olarak verildiğini söylemişti. 18 yaşından bu yana çalıştığını kaydeden Nowak, geçen süre zarfında saat alacak para biriktirmesinde yanlış bir şey olmadığını da ifade etmişti.
Vatan

Irak'ın Işid'le Savaşını İranlı General Yönetiyor
Suriye'nin ardından geçen haziran ayında Irak'ın kuzey ve orta vilayetlerinin büyük bölümünde denetimi ele geçiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle mücadelenin büyük bölümünün İran tarafından yönetildiği iddia edildi. Newsweek dergisinin son sayısında kapak yaptığı haberine göre İran'ın yaz aylarında Irak'taki Şiileri korumak için gönderdiği, Devrim Muhafızları'nın elit birimi Kudüs Gücü'nün başında bulunan General Kasım Süleymani, IŞİD'le mücadelenin fiili yöneticisi. Iraklı ve İranlı birçok askeri yetkili tarafından 'mükemmel bir komutan' olarak tanımlanan Süleymani, eylül ayında Amerli'nin IŞİD militanlarından geri alınmasıyla sonuçlanan operasyon sırasında çatışma bölgesinde görüntülenmişti. Tam bir 'savaş tutkunu' olan Süleymani'nin zamanının büyük bölümünü başkent Bağdat'la Kuzey Irak arasında mekik dokuyarak geçirdiği söyleniyor. Haberde Tahran yönetiminin, Irak'ta yaz başından bu yana yürütülen operasyonlara büyük miktarlarda para ve silah desteğinde bulunduğu kaydedildi. Bazıları İran-Irak Savaşı döneminde kurulmuş olan irili ufaklı Şii milis gruplarının aylardır İran ordusunca eğitildiği ve donatıldığı belirtilirken, özellikle başkent Bağdat'ta artan cinayet ve adam kaçırma vakalarının arkasında bu milislerin olduğu düşünülüyor. Yerel kaynaklar, IŞİD terörünün etkisiyle ülkede 2006'da yaşanana benzer bir mezhep savaşının çıkmak üzere olduğu uyarısında bulunuyor.
Vatan

POLİTİKA

Başbakan Ve Mhp Provokasyon Yaratmak İstedi
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dünkü Tunceli ziyaretini değerlendirirken, bütün siyasi partilerin Türkiye'nin her ilinde siyasi çalışma yapabileceklerini belirtti, "Bu konuda hiçbir sorunla karşılaşmamaları bizim temel dileğimiz. En çok sorunla karşılaşan parti olarak, bunu biz daha çok yaşıyoruz" dedi. Partisinin İstanbul Şişli'de düzenlediği toplantıda bu konudaki soruyu yanıtlayan Demirtaş, "Dersim'e, Dersimlilere meydan okumaya dönüştüğü için, Dersim halkı da günlerdir, eylem ve protesto gösterileri yapıyorlar. Dersim halkının 37-38'de başlayan acısı, yaşadığı bütün o sorun, sıkıntıları görmezden gelip, bunlara dönük hakaretvari bir dil kullanmak Dersimlinin değerlerine, inançlarına hakaret ettikten sonra, ' Ben bunu bir de Dersim'de tekrarlayacağım' demek, oradaki insanları başlı başına tahrik etmektir" diye konuştu. Demirtaş, şunları ekledi: "Hem Başbakan, hem MHP bu konuda ortak bir çalışmayla Dersim'de provokasyon yaratmak istemişlerdir. Yoksa siyasilerin her yere gitme, her yerde siyasi çalışma yapma hakkı vardır. Dersim'in acısı üzerinden bu siyasi çirkinliğe son verilmesi lazım. Dersim'de büyük bir katliam yaşanmıştır. Kimlerin nasıl yaptığı son derece açıktır. Buna rağmen bu acıyla alay etmek, hakaret etmek, üstün körü özür dileyip siyasi ranta dönüştürmek, hiç kimsenin haddi değildir."
Hürriyet

Eşe Son Görev
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in eşi Saniye Şahin, Karabük'ün Ovacık İlçesi'ne bağlı Ekincik Köyü'nde dün toprağa verildi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi görürken hayatını kaybeden 61 yaşındaki Saniye Şahin'in cenazesi, gece köye getirildi. Mehmet Ali Şahin, eve girerken kapıda ağlayan annesi Ünzile Şahin'e sarılarak gözyaşı döktü. Ekincik Köyü Camii'nde kılınan cuma namazının ardından evden çıkarılan cenaze, helallik alınmasından sonra mezarlığın bulunduğu alana götürüldü. Burada kılınan cenaze namazına TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Başkan Yardımcıları Beşir Atalay, Süleyman Soylu, Mehmet Muş, Mustafa Şentop, Nurettin Nebati, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, THY Genel Müdürü Temel Kotil, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, bazı bakanların yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda kişi katıldı. Cenaze namazı kılınacağı sırada gelen Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin'e başsağlığı diledi. Cenaze namazı sırasında gözyaşlarına hakim olamayan Şahin, mezara taşınan tabuta bir süre omuz verdi. Şahin, defin işlemi sırasında da gözyaşı döktü.
Hürriyet

Barış İçin Umudun Fotoğrafı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ağırladığı ilk yabancı konuk Katolik Hıristiyanların ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis oldu. Papa ile aynı düşünceleri paylaştıklarını belirten Erdoğan, ırkçılık, ayrımcılık, farklı olana nefret ve İslamofobi uyarılarında bulundu. Papa ise barışı inşa etmek için diyalog çağrısı yaparak, "Türkiye medeniyetlerin bir araya gelmesine katkı sağlayabilir. Türkiye'yi Tanrı korusun ve kutsasın" dedi. Erdoğan ve Papa Francis, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüşmelerin ardından ortak basın açıklaması yaptı. Erdoğan, "Yaptığımız görüşmede, farklı düşündüğümüz konu hemen hemen hiç yok" diye konuştu. Papa Francis'in Türkiye'ye yaptığı ziyareti çok önemsediğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Bugün Ankara'da vücut bulan bu fotoğraf, hiç şüphesiz dünya için bir umut fotoğrafıdır. Zira son yıllarda, özellikle Patrik Hazretleri'nin, kardeşlik noktasındaki vurgusu çok büyük anlam ifade ediyor. Hıristiyan dünyasında ve İslam dünyasında, karşılıklı önyargıların hiç arzu edilmeyecek şekilde büyüdüğüne şahit oluyoruz. Batı'da ırkçılık, ayrımcılık, farklı olana nefret ve İslamofobi ne yazık ki son derece hızlı ve ciddi bir şekilde tırmanma seyri gösteriyor. Batı dünyasında, İslamı ve Müslümanları terörle özdeş hale getirmek gibi girişimlerin milyarlarca Müslümanı derinden incittiğini müşahede ediyoruz." İslam dünyasında da Müslümanlara yönelik olumsuz algıyı besleyecek şekilde öfke, nefret ve şiddetin yaygınlaştığını esefle müşahede ettiğini belirten Erdoğan, kendisini yenilmiş, mazlum, mağdur, terk edilmiş ve adaletsizliğe uğramış hisseden milyonlarca insanın, umutsuzluk içinde terör örgütlerinin istismarına açık hale gelebildiğini belirtti. Erdoğan, "Şunu özellikle ifade etmek isterim ki DEAŞ gibi, El Kaide gibi, Boko Haram gibi terör örgütleri uzun yıllardır devam eden yanlış politikaların sonucu olarak ortaya çıkmışlardır" dedi. Erdoğan, Papa Francis'e 4 gün önce görüştüğü Sisi'yle ilgili göndermede de bulundu. Bazı ülkelerdeki askeri darbe, katliam ve hak ihlallerinin dünyadan gereken cevabı almayarak adeta teşvik edildiğini ifade eden Erdoğan, bu çifte standartlı tutumun 'İnsanların ruhunda tamiri zor tahribatlar açtığını' belirtti. Papa'nın ziyaretinin İslam dünyası üzerinde son derece olumlu bir iz bırakacağını belirten Erdoğan, "Bu ziyaretiniz aynı zamanda Hıristiyan dünyası üzerinde de nice önyargıyı kıracaktır diye düşünüyorum" dedi.
Milliyet

Yetki Milletin Onun Haddi Değil
Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Tunceli ziyaretiyle ilgili, "Gönül ister ki her yerde siyaset yapsınlar ama keşke Tunceli'ye gitmek için bizim çağrımızı beklememiş olsaydı" dedi. Davutoğlu, Meclis Soruşturma Komisyonu'nun 4 eski bakanla ilgili haberlere mahkeme kararıyla getirdiği yayın yasağına ilişkin de, "Herkesin sabırla davranması faydalı olur" diye konuştu. Başbakan Davutoğlu, Uyuşturucu ile Mücadele Şurası'ndan ayrılırken gazetecilerin MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Tunceli ziyareti ve TBMM Soruşturma Komisyonu çalışmalarına getirilen yayın yasağına ilişkin sorularını yanıtladı. Bahçeli'nin Tunceli ziyaretinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasilerin Türkiye'nin her yerine gitme cesareti göstermesini istedi. Davutoğlu, "Gönül ister ki her yerde siyaset yapsınlar ama keşke Tunceli'ye gitmek için bizim çağrımızı beklememiş olsaydı. Keşke Tuncelilerle kucaklaşma, göz göze bakabilme cesareti olsaydı. Ama bunlar olmasa da ziyaret olumludur. Özellikle esnafların kepenkleri kapatması sebebiyle bir şekilde alınması gereken tedbirler vardı. Bütün Tuncelili kardeşlerime tahriklerden kaçınılması çağrısında bulunuyorum. Her türlü tedbir alınmıştır. Ümit ederim ki Türkiye'nin her yerinde siyaset yapabilme cesareti gösterilir" dedi. Başbakan Davutoğlu, Bahçeli'nin kendisini Tunceli'de istifaya çağırmasıyla ilgili olarak da, "İstifa çağrısını duymamıştım, varsa onun haddi de değil. Biz yetkiyi milletten alırız. O bakımdan 2015 seçimlerinde herkes yetkinin kime verildiğini görecek" dedi. TBMM Soruşturma Komisyonu'nun 4 eski bakanla ilgili haberlere mahkeme kararıyla yayın yasağı getirilmesiyle ilgili tartışmaların sorulması üzerine ise Davutoğlu, şu yanıtı verdi: "İki hususa dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi TBMM Soruşturma Komisyonlarının yaptığı faaliyet bir yargı faaliyetidir, yargısal sürecin bir parçasıdır. Dolayısıyla bu meselede bu yargı sürecinde işleyen bir konu olduğu için o yargı sürecinin ilkeleri ve kuralları içinde değerlendirmek lazım. İkincisi ise şeffaflık meselesi ve yasaklara karşı tutum alma meselesi. Hükümetimiz ve bizzat ben, şeffaflık konusunda yasaklara karşı herhangi bir yasak uygulaması karşısında da tutumumuz açık ve net olmuştur. Hükümetlerimiz 2002'den bu yana yolsuzluklara, yasaklara, yoksulluğa karşı mücadele ilkesi etrafında hareket etti, bundan sonra da bu ilkeler etrafında hareket edecek. Ama özellikle bu konuya istinaden söylüyorum, Soruşturma Komisyonu'nun yaptığı görev bir yargı görevidir, bu yargı sürecinin bir parçasıdır. Yargı süreçleri hangi kurallara tabi ise onlar da ona tabidir. Bunun hükümetimizle de bu karar alma sürecinin herhangi bir ilişkisi yok. TBMM Soruşturma Komisyonu'nun görevini en açık bir şekilde ve kurallara uygun şekilde yapması konusunda herkesin sabırla davranması faydalı olur."
Milliyet

Tunceli Ziyareti Yarıda Bitti
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Dersim ve Seyit Rıza hakkındaki sözlerini Tunceli'de tekrar etmesi için meydan okuyan Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yanıt vermek için dün Tunceli'deydi. Bahçeli, yanında milletvekilleriyle birlikte geceyi geçirdiği Elazığ'dan sabah 300 araçlık konvoyla Tunceli'ye hareket etti. Bahçeli'ye Elazığ'ın yanı sıra Malatya, Bingöl, Kahramanmaraş'ın da aralarında bulunduğu il ve ilçelerden partililer de eşlik etti. Yaklaşık 1.5 saatlik yolculuğun ardından Tunceli'ye gelen Devlet Bahçeli, önce Vali Osman Kaymak'ı makamında ziyaret etti. Ardından valilik önünde açıklama yapan Tunceli, Yunus Emre Camii'ne geçerek cuma namazı kıldı. Bahçeli'nin ziyaret edeceği Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Cemevi güzergahında protestocuların yolu barikatlarla kapatması ve polisin müdahalesi üzerine olaylar çıktı. Bunun üzerine Bahçeli, namazın ardından cemevi ve esnaf ziyaretlerini iptal ederek kentten ayrıldı. Valilik önündeki açıklamasında, "bin yıllık kardeşliği perçinlemek, nifak duvarlarını yıkmak için" Tunceli'ye geldiğini söyleyen Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nun "Bu söylediklerinizi Tunceli'de de söyleyin cesaretiniz ve yüreğiniz varsa" sözünü hatırlatarak, şöyle devam etti: "İşte Tunceli'deyim, işte Türk milletinin güzide evlatlarıyla bir aradayım. Devlet devletiyle, devlet milletiyle Tunceli'dedir. Bizim vatan topraklarında gidemeyeceğimiz bir yer yoktur. Sayın Davutoğlu bilmiyorsa, öğrenmediyse kendisine hatırlatıyorum, MHP'de mangal gibi yürek, demir dağları eritecek kadar devasa bir cesaret vardır. İstismarcı, bozguncu, bölücü, yıkıcı, niyet ve amaçlarla bir gelecek olmayacağını bir an olsun aklımızdan çıkarmayız. Geçmişte yaşananları bu güne getirip özür lobisi kurmanın, huzur beka ve iç barışımıza katkı sunmayacağını da asla unutmayız." "Türk milleti, şahsiyetine, devlet olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerine el ve dil uzatan kanlı emellere, geçmişin her veçhesinde haddini bildirmiştir. Bu dün olmuştur, bugün olmalıdır, gelecekte de olacaktır. Dünyanın neresinde olursa olsun, halkın güvenini ve desteğini almış meşru bir devlet, kendisine yönelmiş tehlikeleri önlemek ve bertaraf etmekle mükelleftir. Mahşeri vicdan, bunu şart koşmaktadır, hukuk bunu emretmektir. Var olmak ve ebediyete ulaşabilmek için, iç ve dış mihraklara karşı uyanık durmalıyız. Herkes bilmelidir ki devleti yıkmaya çalışan hiç bir gayrimeşru girişime, küsmemizi, darılmamızı parçalanmamızı projelendiren hiç bir ahlaksız sürece müsaade ve müsamaha gösterilemez. Milleti bölmeye çalışan hiç bir kötü habis ve çevreye izin verilemez."
Vatan

SPOR

THY Euroleague A Grubu'ndaki temsilcimiz Anadolu Efes, 7. maçındaki 5. galibiyetini, Abdi İpekçi'de konuk ettiği Dinamo Basket Sassari karşısında 85- 62'lik skorla aldı. Efes için bu sezon aldığı galibiyetleri daha anlamlı kılan detay, yine gözlerden kaçmadı. Tıpkı eski günlerindeki gibiydi temsilcimiz, alt yapısından yetişen isimler parkede devleşirken, gençliklerine rağmen sergiledikleri müthiş performanslar, izleyenlerin de keyfini artırır olmuştu. Kendi bünyesindeki gençlere bir de 20 yaşındaki Saric'i eklemişti sezon başında Efes ve o genç Hırvat, 18 sayı, 11 ribaunt, 3 asist ile maça damgasını vurdu. Krstic'in yokluğunda uzunları iyi olan takımlarla oynamak biraz sıkıntılı olabilirdi ama neyse ki, Sassari o alanı çok da kullanan bir ekip değildi. Onların oyun felsefesi, son hızla rakip potaya geçmek ve topu erken kullanmak, dış şutlara da biraz fazla bel bağlamak. Efes iyi savunmayla maçın kilidini açağını biliyordu, öyle de yaptı. Bunun yanına hızlı hücumları ekleyince kontrolü ele alması hiç zor olmadı. Daha maçın başında mesajı verdi, 20-12'lik skorla 1. periyot tamamlanırken, 'Burada kazanmak zor' dedi. İkinci çeyreğin başında konuk takımda 7-2'lik bir hamle geldi ama Efes, 12-0'lık yanıt vererek, İtalyanlar'ın umutlarını tüketti. Devre de 43-33 Efes üstünlüğüyle bittikten sonra, iyi savunmanın hücumu nasıl geliştirdiği bir kez gösterildi. Potasında sayı görmediğinde ribauntları toplayan Efes, o kadar çabuk rakip alana geçti ki, şut pozisyonları tam istediği gibiydi. Lasme'nin orta mesafeleri de, Cedi- Furkan ikilisinin fastbreakleri de, Saric'in boyalı alan üretkenliği de Efes'in hep hızlı geldiği pozisyonların bitimindeydi. 64-49 girilen son çeyrekte, Emircan da bu gençlik şovuna katkı yapınca, Efes hem maçı, hem de gönülleri kazandı. 20 yaşındaki Saric'in 17, 19 yaşlarındaki Cedi'nin 12, Emircan'ın 5 ve 17 yaşındaki Furkan'ın 7 sayısı, çok özlediğimiz istatistiklerdi.
Milliyet

Anderlecht deplasmanında alınan 2-0'lık mağlubiyetle Avrupa kupalarına havlu atan Galatasaray'da beklenen teknik direktör değişikliği gerçekleşti. Sarı-Kırmızılı yönetim, önceki gece yaptığı 3 saatlik toplantının ardından Cesare Prandelli'nin ipini çekerken, yeni hoca olarak A Milli Takım'da Fatih Terim'in yardımcılığını yapan Hamza Hamzaoğlu ile anlaştı. Futbol A.Ş yöneticisi Ali Dürüst kararı, "Prandelli ile yolları ayırdık, Hamza Hamzaoğlu ile prensipte anlaştık" diyerek duyurdu. Cim-Bom'da teknik direktör operasyonu şöyle gerçekleşti: Hamza Hamzaoğlu, babası Ahmet Hamzaoğlu'nun cenaze töreni için İzmir'deydi. Defin işlerini yapan genç hoca akşam saatlerinde Galatasaray'dan teklif aldı. Ancak bu teklifi sarı-kırmızılı yöneticiler değil, Fatih Terim yaptı. Çünkü Abdurrahim Albayrak, konuyu önce Terim'e açtı ve izin vermesi durumunda 44 yaşındaki teknik adamı göreve getireceklerini söyledi. Terim'den onay çıkınca Hamza Hamzaoğlu da dün sabah uçağıyla İstanbul'a geldi. Milli Takım'ın Riva Tesisleri'nde Hamza Hamzaoğlu için TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in de katıldığı bir veda töreni yapıldı. Prandelli ve Hamzaoğlu KAP'a bildirilirken; Albayrak "Anlaşma tamam. Yarın (bugün) kendisiyle Antep'te sözleşme imzalayacağız" dedi. Galatasaray'da Mayıs 2015'te kongre olduğu için; yeni yönetimi zorda bırakmama adına Hamzaoğlu ile 5 aylık anlaşma yapıldı. Mayısa kadar 600 bin euro ödenecek genç hoca takımda kalırsa, 1.2 milyon euro daha alacak.
Star

Avrupa Ligi'nde bir üst tura çıkmayı 1 maç kala garantileyen Beşiktaş ve Trabzonspor'un birbirinden güçlü rakiplerle karşılaşması bekleniyor. Avrupa Ligi'nde M.Gladbach. Club Brugge, Tottenham, Salzburg, Celtic, D.Moskova, İnter, Feyenoord, Everton, D.Kiev, Fiorentina, Legia Varşova 2. tura yükselmeyi garantiledi. Şampiyonlar Ligi'nde de G.Saray'ı saf dışı bırakan Anderlecht 3. sıradaki yerini sağlamlaştırıp, Avrupa Ligi'nin yolunu tutacak. Ülke puanı nedeniyle temsilcilerimizin, bu güçlü rakiplerle eşleşmesi muhtemel. Ayrıca Avrupa Ligi'nde son hafta turlayacak takımlar, Zürich, Villarreal, Torino, Helsinki, PSV, Estoril, Karabağ, St.Etienne, Dnipro, Sevilla, Rijeka, Wolfsburg, Lille, Aalborg, Steaua Bükreş, PAOK, Guingamp arasından belli olacak. Beşiktaş'ın Tottenham'ı; Trabzonspor'un Legia Varşova'yı yenmesi halinde grubunu lider tamamlayacak. Liderlik, halinde yumuşak rakipler gelecek. Şampiyonlar Ligi'nde son hafta oynanacak Olympiakos-Malmö, Liverpool-Basel, Zenit- Monaco, Roma-Manchester City, (CSKA Moskova ise çıkmayı garantileyen Bayern Münih'le oynayacak), Ajax-APOEL Nicosia, Chelsea-Sporting Lizbon, Maribor-Schalke maçlarının ardından üçüncüler belli olacak. Üçüncü olanlar avantajlı bir şekilde Avrupa Ligi'nde direkt 2. turdan devam edecek. Rakipler 15 Aralık'ta Nyon'da belli olacak.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme