30 Aralık 2014 Salı

30.12.2014 Salı Genel Gündem



GÜNDEM

Birinci Başkanlık Kurulu YBP'nin 

Yüksek yargıdaki paralel yapıyı tasfiye etmek için çıkarılan son yargı paketi kapsamında Yargıtay'daki dairelerin işbölümünü ve üyelerin dağılımını yeniden yapacak kritik Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu seçimleri dün yapıldı. Kurul'a seçilen üç ismin Ergenekon sürecinde hedef alınan üç yüksek yargıç olması dikkat çekti. Kurul'a seçilen 12 asıl üyeden sadece 2'si kadın. 20 üyeli Kurul'a 2'si de yedek üye olmak üzere toplam 4 kadın üye seçildi. Seçimle 12 asıl, 8 yedek üye belirlendi. Yargıtay'ı yeniden yapılandıracak isimlerin, cemaate karşı kurulan ve hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu'nun (YBP) destek verdiği isimler olması dikkat çekti. YBP koalisyonundan seçilen isimlerden 5'inin sosyal demokrat kökenli olduğu, diğer 7 ismin muhafazakar- milliyetçi isimlerden oluştuğu ve Kurul'da hükümetin istediği şekilde bir işbölümü karar taslağı hazırlanacağı belirtildi. Yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtay'da önce yeni kurulan 8 daireye başkan seçildi. Beş gün içinde de Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun belirlenmesi gerekiyordu. Yargıtay Büyük Genel Kurulu dün yeni üyelerle toplandı. Seçime 488 üye katılırken, 6 oy boş, 9 oy geçersiz sayıldı. Buna göre, Birinci Başkanlık Kurulu asıl üyeleri şu isimlerden oluştu: "23. Hukuk Dairesi Başkanı Hamit Dizdar (413 oy), 3. Hukuk Dairesi Başkanı Ayşe Özçelik (426 oy), 12. Hukuk Dairesi Başkanı Erol Uzuner (409 oy), 13. Hukuk Dairesi Üyesi Ali Selman Erkuş (392 oy), 11. Hukuk Dairesi Üyesi Refik Cemal Hanedan (317 oy), 10. Hukuk Dairesi Üyesi Halil Özdemir (299 oy), 18. Ceza Dairesi Başkanı Hamdi Yaver Aktan (299 oy), 21. Ceza Dairesi Hüseyin Boyrazoğlu (426 oy), 17. Ceza Dairesi Başkanı Abdulhalik Yıldız (303 oy), 12. Ceza Dairesi Üyesi Ahmet Er (386 oy), 3. Ceza Dairesi Üyesi Methiye Şebnem Günaydın (413 oy), 1. Ceza Dairesi Üyesi Dilaver Kahveci (406 oy)."
Hürriyet

 Tutuklanacağımı Önceden Öğrendim 

Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ın bir kumpas olduğunu söyleyerek, bu davanın son günlerde tartışılan Tahşiyeciler grubuna yönelik operasyonla benzerlikler gösterdiğini belirtti. Başbuğ, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nda yer alan maddelerin önceden Fethullah Gülen tarafından dile getirildiğini ifade etti. İlker Başbuğ, tutuklanmasına ilişkin olarak da "27 Aralık 2011'de bir haber geldi bana, özel bir yerden. Dediler ki, 'Siz yakın bir zamanda Ergenekon davası nedeniyle tutuklanacaksınız'" diye konuştu. Dün akşam CNN Türk'te Tarafsız Bölge programına konuk olan İlker Başbuğ, Balyoz ve Ergenekon gibi davalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün Çağlayan Adliyesi'ne giderek savcıya dava süreciyle ilgili tespitlerini aktardığını belirten İlker Başbuğ, "Ben 26 ay yattım, daha uzun süre yatanlar var. Buna olaylara intikam penceresinden bakmamamız lazım" dedi. Bu süreçte sadece askerlerin mağdur olmadığını ifade eden Başbuğ, gazetecilerin de yargılandığını belirterek "Fenerbahçe'nin karşı karşıya kaldığı şike davası. Onlar da beni ilgilendiriyor. Şike davası sürecinde Fenerbahçe taraftarı tarih yazdı. Birçok kurum ve kuruluş bundan ders çıkarmalıdır" diye konuştu. Başbuğ, dün savcıya verdiği bilgilerle ilgili şunları söyledi: "2008-2010 dönemi ile ilgili olarak, Genelkurmay Başkanlığı dönemi, bu süreçte tespit ettiğim hususları sayın savcıya anlattım. Ahmet, Mehmet diye söylemem için elimde belgeler olması. Bu süreçte tespitler yaptık, genel resmi çizdik. İsim vermedik. Ama olaylar var. Bir olay anlatıyorsanız o olayın kimler tarafından yapıldığını kamuoyu bile biliyor." Başbuğ, ifade vermeye gitmeden önce tutuklanacağına ilişkin bilgi aldığını da söyledi. Başbuğ, şöyle konuştu: "5 Ocak tarihinde ifade vermeye gittiğimde tutuklama kararını bekliyordum. Hatta 27 Aralık 2011 akşam saatleri bir haber geldi bana, özel bir yerden. Dediler ki, 'Siz yakın bir zamanda Ergenekon davası nedeniyle tutuklanacaksınız.' Doğru çıkma ihtimali yüksek bir bilgiydi. Mayıs 2011'de görev başında olan Orgenaral Bilgin Balanlı tutuklandı. Bilgin Balanlı tutuklandıkan sonra aklımdan geçmedi değil. 'Artık daha yukarıda biri olması lazım.'"
Milliyet

Lodos İstanbul'u Karaya Oturttu 

Türkiye Balkanlar'dan gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girdi. Hava sıcaklıkları 10 derece birden düştü. İstanbul'da gün boyu etkili olan lodos çatıları uçurdu, ağaçları kökünden söktü, tekneleri batırdı, bariyerleri yollara savurdu. İstanbul'da kuvvetli lodos nedeniyle dün sabah saatlerinden itibaren vatandaşlar zor anlar yaşadı. Taksim'de yürümekte zorlanan birçok kişinin şemsiyesi ters döndü veya kırıldı. Lodos nedeniyle Marmara'da dev dalgalar oluştu. İstanbul Deniz Otobüsleri bazı seferlerini iptal etti. Türk Hava Yolları resmi internet sitesinden yaptığı duyuruyla fırtına nedeniyle bazı iç ve dış seferlerinin iptal edildiğini açıkladı. İstanbul'da dün akşamdan itibaren Çatalca, Arnavutköy, Beykoz'un köyleri ile Sarıyer ve Kartal'ın yüksek kesimlerinde kar yağışı başladı. Meteoroloji Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Ahmet Köse, yaptığı açıklamada, kuvvetli esen lodosun etkisiyle yurt genelinde sıcaklıkların 3-5 derece artacağını ancak deniz ulaşımında aksamalar olabileceğini söyledi. Köse, ağaç devrilmesi ve çatı uçması gibi olayların yanı sıra soba zehirlenmelerine karşı da vatandaşları uyardı.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 88, 0356-88, 1980                    
ABD Doları 2, 3167-2, 3201
 Euro 2, 8153 -2, 8244/
İngiliz Sterlini 3, 5945-3, 6021

TÜSİAD'a Muhatap Resti 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer'in "Cumhurbaşkanı devletin başıdır, TÜSİAD'ın muhatabı değildir" sözlerine tepki gösterdi. Edinilen bilgilere göre Erdoğan, "Madem biz muhatap değiliz, bundan sonraki davetlerine katılmayız" mesajını verdi. TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, dün Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan söyleşisinde "Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD'ın muhatabı zaten cumhurbaşkanı değildir, TÜSİAD'ın muhatabı başbakandır. Bizim çalışma alanlarımızla ilgili bakanlardır Bizim ilişkilerimiz artık Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden devletin başı ve Türkiye'nin özgür, bağımsız, etkili bir iş dünyası örgütü ilişkisidir" demişti. Dinçer'in bu sözleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ı ziyaretinde de gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre Erdoğan bu sözlerle ilgili olarak bundan sonra TÜSİAD'ın davetlerine katılmayacağı mesajını verdi. Erdoğan'ın "Madem muhatap biz değiliz, bundan sonraki davetlerine katılacak bir muhatap bulurlar" sözlerini toplantı sırasında salonda bulunan isimlerle paylaştığı öğrenildi. Türk-İş yönetimi, görüşmede Erdoğan'a çalışma hayatının sorunlarını aktaran bir rapor da sundu. Talepler arasında madenlerin denetimi, asgari ücretin artırılması, çalışanlardan yapılan vergi kesintileri de yer aldı. Erdoğan'a sunulan dosyada, kamuda asıl işi yapan taşeron işçiler de yer aldı. Karayolları gibi bazı kurumlarda söz konusu gerekçeyle dava açan taşeron işçilerin mahkemeyi kazandığı ve kamunun milyarlarca liralık bir tazminat yüküyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Türk-İş yönetimi "Bu konuda adım atılmalı" dedi. Erdoğan'ın ise "Gereken neyse yapılsın" diyerek taşeron işçiler konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e talimat verdiği öğrenildi. Diğer konularla ilgili de notlar alan Erdoğan'ın taleplerin de değerlendirilmesini istedi.
Hürriyet

BİST'in Yeni Stratejik Ortağı Londra Borsası 

ABD'li borsacılık devi Nasdaq OMX Group ile yaptığı stratejik ortaklık anlaşmasının detaylarını geçen yılın son gününde duyuran Borsa İstanbul (BİST), 2015'in ilk günlerinde de yeni bir stratejik anlaşmayı daha hayata geçirmeye hazırlanıyor. Londra Borsası ile imzalanacak olan stratejik işbirliği anlaşması kapsamında Borsa İstanbul bünyesindeki Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören türev ürünlerden oluşan bir endeks hazırlanacak ve bu Londra Borsası'nda da işlem görecek. Türkiye'de çok fazla likiditesi olmayan bazı türev ürünlere likidite kazandırmak amacıyla yapılan anlaşma kapsamında mevcut Borsa İstanbul türev ürünlerinden bazılarının Londra Borsası'nda işlem görecek. Böylelikle ilk defa Türkiye'den bazı türev ürünler dünyanın en likit borsalarından biri olan Londra Borsası'nda daha fazla yatırımcının erişimine açılacak. BİST Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Borsa İstanbul'un kuruluşunun 141'inci yıl dönümünü için düzenlenen törende konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Bütün dünyada gelişen borsa yatırım fonları sektöründe bizim dünyayla aramızdaki farkı süratle kapatmamızı sağlayacak şekilde endeksimizin pazarlamasını sağlamak üzere Londra Borsasıyla bir anlaşma sağladık" dedi.
Hürriyet

En Güzel İstila 

Küresel güç olmak isteyen şirketler Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar 5 kıtada 63 ülkeye yayıldı. Dünyaya yayılan 29 Türk şirketi 426 iştiraki ile 36 milyar 766 milyon dolar varlığa ulaşırken, 23 milyar 415 milyon dolar satış, 115 bin 539 istihdama ulaştı. Hem doğrudan, hem global şirketlerle iş birliği yöntemini kullanan şirketlerin en fazla gittiği ülkeler, Irak, Rusya, Çin ve Hindistan oldu. Koç Holding, Beko, Arçelik, ram, Opet, Yapı Kredi gibi markalarıyla Almanya'dan Hollanda'ya, Güney Afrika'dan Mısır'a kadar 22 ülkede faaliyet gösteriyor. Sabancı Holding ise Kordsa, Temsa, Akbank, Çimsa gibi dev şirketlerle yurt dışında büyürken, Citi, Carrefour, Heidelberg Cement gibi ortakları bulunuyor. Yıldız Holding, United Biscuits'i satın aldıktan sonra yurt dışındaki fabrika sayısını 25'e yükseltti. 100'ün üzerindeki ülkeye ihracat yaparken, yurt dışında 15 bin kişiye istihdam sağlıyor. Doğuş Holding Tayland'dan Umman'a Bulgaristan'dan Libya ve Fas'a kadar toplam 26 ülkede müteahhitlik hizmetlerinden turizme kadar birçok alanda faaliyette. Şişecam 12 ülkede 25 üretim tesisiyle dikkat çekiyor. Grubun toplam istihdamının yüzde 40'ı (8 bin) yurt dışında bulunuyor. TAV 8 ülkeye havaalanı inşası ve işletmesi ile giderek, sektördeki gücünü gösterirken, Borusan lojistik alanında Orta Doğu, BAE, Umman, Cezayir, Hollanda ve Kazakistan'da faaliyette. Turkcell, yüzde 41.45'ine sahip olduğu Fintur ile 4 ülkede, yüzde 55'ine iştirak ettiği Astelit ile Ukrayna'da çalışma yapıyor.
Türkiye

Rusya'nın Gravyerini Türk İnekleri Üretecek 

Rusya'nın Ukrayna krizi nedeniyle kendisine yaptırım uygulayan ABD, AB, Kanada ve Norveç'ten yaptığı gıda ithalatını kesmesi, Rusya'ya ihracat izni çıkan 162 firmayı heyecanlandırdı. Senelik peynir tüketimi 805 bin ton olan Rusya, bu miktarın 350-360 bin tonunu ithalat yolu ile karşılıyor. Rusya'nın en çok ithal ettiği kalem olan peynir çeşitleri Türkiye'nin peynir ihracatı şansını da arttırdı. Türkiye'de üretilen geleneksel peynir türlerinin yanında Rusya'da tüketilen gravyer, çedar, gouda, parmesan, rokfor ve edam gibi farklı peynir türlerinin üretiminin gerçekleştirilmesi bekleniyor. Diğer bir yandan Rusya'ya peynir ihraç etmek için Amerika'dan Avustralya'dan ve Yeni Zelanda'dan süt ithal edileceği yönünde tartışmalara Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan cevap gecikmedi. Bakanlık yetkilileri, söz konusu ülkelerden Türkiye'ye süt ithal edileceği haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Yeterli miktarda süt üretimi olduğunun altını çizdi.
Türkiye

Büyük Çanaklar Çöpe Gidecek! 

Evlerde kullanılan ve genelde kentlerde görüntü kirliliği yaratan büyük çanak antenler tarihe karışmak üzere. Türksat Genel Müdürü Ensar Gül, çok büyük ve montajı zor olan çanak antenlere oranla daha estetik ve küçük düz ante prototipi geliştirdiklerini, binaların ya da evlerin duvarlarına yerleştirilebilen, istenilen renge boyanabilen düz antenin, görüntü kirliliğini ortadan kaldıracağını bildirdi. Gül, AA'ya yaptığı açıklamada, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı'nın (TEYDEB) finansal desteğiyle Ar-Ge çalışması yaptıklarını vurgulayarak, prototipi ve testleri tamamlanan antenin ticarileştirilme çalışmalarına da geçileceğini söyledi. Televizyon yayınlarına yönelik geliştirilen düz anten prototipinin, 4'ü mühendis olmak üzere 6 kişilik bir ekipçe 1.5 yılda tamamlandığını anlatan Gül, prototip boyutunun 35x35 santimetre olduğunu, yeni bir versiyonun çalışmalarına da başladıklarını kaydetti.
Milliyet

Yeni Kalkınma Hamlesinin İlk Basamağı 2015 Olacak 

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 2015'in yeni bir kalkınma hamlesinin ilk basamağı olacağını söyledi. Sabancı Topluluğu çalışanlarına yönelik olarak yeni yıl mesajı yayımlayan Sabancı, düşük petrol fiyatları ve çözüm sürecinin 2015 için fırsatlar sunduğunu da belirtti. Sabancı'nın yeni yıl mesajından satır başları şöyle: Düşük petrol fiyatlarının 2015'te de devam etmesi bekleniyor. Bunun Japonya'ya, Eurozone ve Çin'e büyük faydası dokunacak. Ancak bu durum Türkiye'ye de büyük avantajlar sağlayacak. Ancak petrol ihraç eden ülkelerin gelirlerindeki düşüş, 100 milyar doları aşan bir meblağın dünyadaki finansal sistemden çekilmesi anlamına da geliyor. Türkiye'nin jeopolitik konumu, özellikle enerjide bir kesişim noktası olması bize avantaj yaratıyor, büyük bir potansiyel sağlıyor. Ancak özellikle Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar bizi kaygılandırıyor. Önümüzdeki yıl seçim olmasına rağmen, hükümetin uzun vadeli bir eylem planı ortaya koymasını olumlu buluyoruz. Bu yol haritası bizi geleceğe dair umutlandırıyor. 2015 yılının daha sonraki seçimsiz bir dönemin 'geçiş yılı' olacağı görülüyor. Düşük gitmesi beklenen petrol fiyatları ve uzun vadeli reformların hayata geçirilmesi yönünde atılacak adımlarla, bu 'geçiş yılı' önümüze fırsatlar sunuyor. Hükümetin uzun vadeli bakış açısı ile açıklanan eylem planlarının önceliklendirilerek, uygulamaya geçilmesini ve 2015'in yeni bir kalkınma hamlesinin ilk basamağı olmasını bekliyoruz.
Star

1000 Yıl Yaşatacağız 

Hazırgiyim Sektör Çalıştayı'nda sektöre 'bin yıl yaşatacağız' sözü veren Ekonomi Zeybekçi, "Alternatif bölgelere gittiğinizde dileyin bizden ne dilerseniz. Sen ağa, ben ağa bu ineği kim sağa? Kolaya kaçma lüksümüz yok" dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ve Ekonomi Bakanlığı bürokratlarının katılımıyla düzenlenen Hazırgiyim Sektör Çalıştayı"nda konuşan Zeybekçi "Şu anda verdiğimiz 6. Bölge teşvikleri yetmiyorsa gelin daha cömert bir şekilde enerjiyi, sigortayı, kreşi, arsayı, yapılacak binanın kredisini konuşalım. Her şeye hazırız. Moda marka tasarım ar-ge büyük şehirlerde olsun. Ancak 3 bin kişinin çalıştığı fabrika bu illerde olmasın. Gelin hep birlikte yeni yolculuklara çıkalım. Dönüşüme karşı durmayalım. 70 dolara insan çalıştıran Çin ve Bangladeş'le yarışamayız. Gelin teşvik kanununu birlikte yazalım" dedi. Bakan Zeybekçi, daha güçlü bir Türkiye oluşturmak için eğitim ve göç probleminin çözülmesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: "77 milyonluk Türkiye'de son 15-20 yılda nüfusun yüzde 15'i kırlardan şehirlere göçtü. Gelecek 15 yılda da bu süreç devam edecek. Öte yandan, eğitim ortalamasına baktığımızda Norveç veya İstandinav ülkeleri ve Japonya 12.5 yıl, Almanya 12 yıl. Biz ise 7.3 yıldayız. Bizim bu eğitim seviyesiyle yapabileceğimiz şeyler de belli. Türkiye önümüzdeki 20-25 yılda hazır giyim ve konfeksiyondan asla vazgeçemez. Biz bu sektörü 1000 yıl yaşatacağız. Biz ne pahasına olursa olsun bu sektörü korumak zorundayız. Türkiye olarak istihdamda gidecek başka yerimiz yok.
Star

Milyonlarca Kişinin Gözü Asgari Ücrette 

Aralık ayı içinde sırasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TİSK ve Türk-İş'te toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bugün dördüncü toplantısını yine bakanlıkta yapacak. İşçi tarafını Türk-İş'in, işveren tarafını ise TİSK'in temsil ettiği komisyonunda alınacak kararın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. İşçi ve işveren tarafının çetin pazarlığına sahne olan üçüncü toplantıda, komisyonun verdiği görev gereği hesap yapan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcisi, bir işçinin geçimi için gereken tutarı net 1.424 lira 70 kuruş olarak açıklamıştı. İşçi ve işveren temsilcilerinin 2013'ün Aralık ayındaki çetin pazarlığının ardından, 2014'te asgari ücretin ilk 6 ayda yüzde 5, ikinci 6 ayda ise yüzde 6 arttırılması kararlaştırılmıştı. Halen bir işçi için brüt bin 134 lira, net 891 lira 3 kuruş olarak uygulanan asgari ücret, kapıcılar için brüt bin 134 lira, net 963 lira 90 kuruş düzeyinde. Hükümet, 2015 yılı programında, asgari ücrette bu yılın ilk ve ikinci 6 ayı için yüzde 3'er artış planlandığına yer vermişti.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Başkanlığından İstifade Edeceğiz 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yeni yılda, ilk Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın 5 Ocak'ta, bir sonraki toplantının 12 Ocak'ta yapılacağını belirterek, 19 Ocak'ta da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplantı yapacaklarını söyledi. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Arınç özetle şunları söyledi: "Şüphesiz bu toplantı, yapılabilir. Anayasamız hatta bunu görev olarak Cumhurbaşkanına yüklemektedir. Anayasamızın 104. maddesinin b fıkrasında Sayın Cumhurbaşkanını yürütmeye ait görev ve yetkileri kısmında bildiğiniz gibi gerekli gördüğü hallerde, Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulu'nu başkanlığı altında toplantıya çağırmak, görevi de kendisine verilmiştir. Esasen Sayın Cumhurbaşkanımız da hem seçilmeden önce hem seçildikten sonra bu tür toplantıları yapmanın uygun olacağını ifade etmişlerdi. Biz de doğrusu Anayasanın bu emri hükmünce, Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Bakanlar Kurulu toplantısını uygun buluyoruz. Bundan istifade edeceğimizi de ümit ediyoruz. (Cizre olayları) Bu olaylar, yıllardır terörden beslenenlerin, terörü bir rant olarak görenlerin eski alışkanlıklarından vazgeçmemek için ayak sürüdüklerini, PKK içerisinde derin yapılanmaların olduğunu, Çözüm Süreci'ndeki ilerlemelerin bu derin yapıları rahatsız ettiğini, örgütün bölgede değişik bir sese ve renge de tahammül edemediklerini gösteriyor. (Kozmik oda) 5 yıl geçti. Ben bu işin mağduru durumuna geldim. O tarihten bu yana emekli olan subaylar vardır. Eğer bir komploya gidilmişse, bu komplo benim ismim üzerinden yapılmışsa bunu affetmem mümkün değil. İçimdeki bir kuşkuyu ifade ettim, bunun ötesinde bir bilgiye sahip değilim." Arınç, Soma faciasının ardından yapılan düzenlemenin maden sahiplerine ek maliyet getirdiğini, bunun da madenlerin kapanmasına ve işsizliğe neden olduğunu belirterek ek maliyetlerin devletçe karşılanmasına karar verildiğini açıkladı.
Hürriyet

Kiziroğlu Savaşı 

Kiziroğlu Mustafa Bey' adlı türkünün Başbakan Ahmet Davutoğlu'na seçim parçası olarak uyarlanması, derlemeyi yapan halk ozanı Murat Çobanoğlu'nun ailesinin tepkisini çekti. Torun Tolga Çobanoğlu MESAM'daki kayıtlara dikkat çekerek, şu açıklamayı yaptı: "Dedem Murat Çobanoğlu'nun babası Aşık Gülistan Çobanlar. Bu türküyü babasından duyan dedem esere renk katan 'Peh peh peh, hey hey hey, kim kim kim' gibi ara nameleri, müziği de değiştirerek eklemiş. Konya'da düzenlenen 1'inci Aşıklar Bayramı'na bu eserle katılıyor, birinci seçiliyor. 1965 yılında da plak çıkartıyor. 65 öncesinde bu türküyü dedemin okuduğu şekilde okuyan yok. Ayna Grubu'nun kasetinde de kaynak kişi olarak dedem geçiyor. Derleyenlerin telif hakkı yok yasalara göre ancak MESAM'ın ocakta yapacağı toplantıya delillerimizi sunacağız; 'müzik' Murat Çobanoğlu olarak değişecek. Köroğlu bestekar değil, bir halk şairi. Üzüldüğümüz nokta, tek bir telefon dahi açılmadan, eserin kullanılması. Bizden izin alınmadan kullanılması nedeniyle mahkemeye vermeyi düşünüyoruz." CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Başbakan Ahmet Davutoğlu için hazırlanan 'Kiziroğlu Mustafa Bey' adlı türkünün muvafakatnamesinin kendisinde olduğunu açıkladı. Tekin, "Başbakan Davutoğlu için sözleri uyarlanarak kullanılmak istenen 'Kiziroğlu Mustafa Bey' adlı türkünün 24 aylık kullanım hakkını geçtiğimiz mart ayında ailesinden ben aldım. Şimdi arkadaşlarımız genel seçimler için türkünün bestesine uygun söz yazımı aşamasındalar. Yani öyle de böyle de olsa bu türküyü kullanacağız. 'Çalan kim, çırpan kim' diye söz yazdırıyorum" dedi. AKP'nin kullanım hakkı olup olmadığına hukukçuların karar vereceğini belirten Tekin, "Hukuk, AKP'nin de kullanabileceğine yönelik karar verebilir, beni ilgilendirmez. Kullanır, kullanmaz; bizim sözleşmemiz var, kullanacağız. Açıkçası AKP'den çıkışı bizim için sürpriz oldu. Ki şarkının özü bizim arayışımıza uyuyor. Başbakan 'Kol keseceğim, Yüce Divan'a göndereceğim' diyordu, gönderemedi ve gönderemeyecek, kesinlikle gönderemeyecek. Tüm bunlar Köroğlu'nun, Kiziroğlu'nun felsefesine uymaz Sayın Davutoğlu. Üstelik soldan nefret edip, bütün umudunu solda, sol felsefede araması da ayrı bir komiklik" diye konuştu.
Hürriyet

Meclis'ten Saray Davası 

TBMM Başkanlığı, Meclis'e bağlı saraylarda kaybolan ve yıpratılan tarihi eşyalara verilen zararları affetmeyerek tek tek zimmet çıkarıp kamu davaları açtı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yüzyıllık tarihi halıların zarar görmesi konusunda soruşturma ve akabinde dava açıldığını belirterek "Dolmabahçe Sarayı'nda rulo halinde bulunan 6 tarihi halı çatı onarımı sonrasında yağın yağmurlar nedeniyle oluşan su sızması sonucunda ıslanmıştır. Olaydan sonra idari soruşturma başlatılmış ve sorumlular hakkında idari soruşturma dışında kamu davası açılmıştır. Ön inceleme heyeti tarafından halılara 73.500,00 TL tazmin raporu değer biçilmiştir. Mahkeme sürecinde yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu halılarda oluşmuş olan tarihsel yıpranmanın yanında ıslanma dolayısıyla ilave bozulmanın cüzi olduğu belirtilmektedir" dedi. Yakut, halıların hasar görmesine sebep olan saray yöneticilerinin tenzili rütbe ile farklı yerlere sürüldüğünü kaydetti. Edinilen bilgeye göre; Saray Müdür Yardımcısı Beykoz Kasrı'nda şef olarak, koruma amiri Beylerbeyi Sarayı'nda koruma memuru olarak, mal saymanı Filizi Köşk'te Köşk ve Kasır Amiri olarak, mal saymanlığında şef olarak görev yapan bir personel Ihlamur Kasrı'nda, Dolmabahçe Sarayı'nda koruma amir vekili olarak görev yapan bir personel de Maslak Kasrı'nda görevlendirildi. Açılan dava sonucunda halılardaki hasarlarda davalıların sorumluluklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildi.
Milliyet

Vural: Özerklik İlan Edildi 

MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural Türkiye'nin yönetilen bir başbakan ile yönetilmeye çalışıldığını söyleyerek, Güneydoğu'da çözüm süreci adı altında özerklik ilan edildiğini ve devletin uyuduğunu söyledi. Vural, "Başbakan Davutoğlu diyor ki 'Cizre'deki olaylar abartılıyor' Şu rezalete bakın, işte devletin uyuması budur. Orada yaşayanlar bize 'Devlet nerede?' diye mesaj atıyorlar" dedi. Türkiye'de kimin başbakan olduğunun bilinmediğini iddia eden Oktay Vural şöyle konuştu: "Buradan Cumhurbaşkanı ile Başbakan'a sesleniyorum. Milletin size verdiği yetkileri bu millet için kullanınız. Eski bakan olan Binali Yıldırım diyor ki Ahmet Davutoğlu'na biz görev verdik. Biz seçtik diyor. Şimdi bu yönüyle Türkiye'de paralel bir hükümet mi var? Paralel bir irade mi var?"
Milliyet

19 Ocak'ta Beştepe'de 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulu'na başkanlık tartışmalarına son noktayı koydu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi: Türkiye Cumhuriyeti, anayasanın çizmiş olduğu çerçeveler içerisinde yönetilen bir cumhuriyettir. Burası, böyle rastgele bir kasaba devleti değildir. Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak, seçimler öncesinde şu ifadeyi ben sıkça kullanmışımdır; 'Anayasa'nın vermiş olduğu yetkiler ne ise bu yetkileri sonuna kadar kullanırım'. Bir Cumhurbaşkanı olarak, Bakanlar Kurulu'na -Anayasa'nın hükmü- 'Başkanlık eder, gerekli görüldüğü hallerde toplar', bu hükümdür. Biz Sayın Başbakan'la da konuyu görüşerek ayın 19'unda ben Bakanlar Kurulu'nu Beştepe'de toplayacağım. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık edeceğim. Bunun dışındaki şeylerde de Cumhurbaşkanı üzerinde kimse vesayet kurmaya kalkmasın. Cumhurbaşkanı, bu devletin başıdır. Bu devletin başı olarak da yetkisini kullanır. Ama Cumhurbaşkanı'na birileri vesayet kurmaya kalkarsa, hatırlarsanız yine seçim öncesi ben 'Alışılmış bir cumhurbaşkanı olamayacağımı' da söylemiştim, dolayısıyla böyle vesayetlerle hareket eden birisi de değilim. Hükümetimizin başarılı olması, şahsımın başarılı olması anlamına gelmez. Tam aksine, ülkemizin 2023 hedeflerini yakalaması ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması anlamına gelir ki bizim Bakanlar Kurulumuz da bu şekildeki, bu belli aralıklarla olabilir, zaman zaman olur. Bu tür bir araya gelişimiz kimseyi rahatsız etmesin.
Akşam

DÜNYA  

Dehşeti Anlattılar 

Yunanistan'ın Patra Limanı'ndan 422 yolcu ve 56 mürettebat ile İtalya'nın Ancona Limanı'na gittiği belirtilen 'Norman Atlantic' adlı feribotta çıkan yangında 10 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. İtalya Ulaştırma Bakanı Maurizio Lubi, 427 kişinin kurtarıldığını açıklarken "Kaç kişinin hala kayıp olduğunu söyleyemiyoruz" dedi. İtalyan yetkililer, gemide kaçak göçmenlerin olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Nitekim İtalya Donanma Komutanı Amiral Giovanni Pettorino, kurtarılan 80 kişinin kendilerine iletilen listelerde olmadığını söyledi. Öte yandan gemideki yolcu ve mürettebat listesiyle İtalya'nın açıkladığı rakamlar arasında da 41 kişilik fark bulunuyor. Arnavutluk kıyılarına vuran boş bir filika nedeniyle, ölü sayısının artabileceğinden endişe ediliyor. Gemide 54'ü turist, 3'ü TIR şoförü 57 Türk vatandaşı olduğu bildirildi. Türk vatandaşlarının tamamı sağ kurtarıldı. Gemide yabancı pasaportlu 12 ila 14 Türk'ün olduğu da iddia ediliyor. Dün saat 05.30'da kurtarılan Gaye Eğilmez, helikoptere çıkarılırken arkasından, "Sen git. Ben seni bulurum" diyen eşi Ahmet Eğilmez'den gelecek iyi haberi bekliyordu. Hürriyet, Akçay'da bir restoran işleten ve tatil için İtalya'ya giderken Adriyatik'te can pazarını yaşayan Eğilmez'e Brindisi'de kaldığı otelde ulaştı. Eğilmez, "Otel odasında bile hâlâ yangın var hissine kapılıyorum" diye başladı söze. "Pazar saat 05.00'te duman kokusu ile uyandım. Güverteye çıktım. Alevler yükseliyordu. Felaket bir fırtına. Müthiş bir soğuk" diyen Eğilmez, "Garajdan gelen peş peşe patlamalar duydum. Araçlar infilak ediyordu. Etrafta gemileri görüyorduk ama dalgalar nedeniyle hiçbiri yaklaşamıyordu. Yakındaki gemiler yangını söndürmek için devamlı su sıkıyorlardı. Bu cehennemden kurtulamayacağıma inanmaya başlamıştım" dedi.
Hürriyet

Dimas Seçilemedi Erken Seçim Yapılacak

Yunanistan'da, koalisyon hükümeti ve bazı bağımsız milletvekilleri tarafından desteklenen cumhurbaşkanı adayı Stavros Dimas'ın, seçimin üçüncü turunda da yeterli oyu alamadı. 180 oya ulaşamayan Dimas'a 168 "evet" oyu çıktı, 132 milletvekili de çekimser kaldı. Böylece Başbakan Antonis Samaras hükümeti sona erdi. Samaras, erken seçimin 25 Ocak'ta yapılacağını açıkladı. Bu arada Parlamentoda oylama sırasında aşırı sağcı Altın Şafak milletvekilleri ile iktidar milletvekilleri arasında gerginlik yaşandı. Oylama sonunda Altın Şafak milletvekillerinin, "Reziller, siz öldünüz" diyerek Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın üzerine yürümesi sebebiyle meclisin güvenlik birimleri müdahale etti.
Türkiye

Radikal Solun Ayak Sesleri

Avrupa Birliği'nin (AB) dayattığı acı reçeteyle ekonomisini toparlamaya çalışan Yunanistan erken seçime gidiyor. Dün Atina'da toplanan meclis, muhafazakar sağ Başbakan Antonis Samaras'ın liderliğindeki hükümetin önerdiği cumhurbaşkanını seçmedi. 73 yaşındaki, Avrupa Komisyonu'nun eski üyesi Stavros Dimas, üçüncü tur oylamada 300 milletvekilinden 168 oy alabildi. Dimas'ın seçilmesi için nihai turda gereken 268 oyu alamaması, anayasa gereği erken seçime gidilmesini gerektirdi. Meclisin 10 gün içerisinde feshedileceğini ve 'en erken tarih' olan 25 Ocak'ta seçime gidileceğini duyuran Başbakan Samaras, televizyondan yayınlanan açıklamasında "Ülkenin boşa harcayacak zamanı yok. Ülkenin güvenli bir şekilde ilerlemesini sağlamak için burdayım. Yapılmış fedakârlıklar ve ekonomik düzelme tehlikeye atılmamalı" dedi. Öte yandan, oylama sonunda aşırı sağcı Altın Şafak milletvekillerinin, "Reziller, siz öldünüz" diyerek Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın üzerine yürümesine meclisin güvenlik birimleri müdahale ederek kavgayı durdurdu.
Milliyet

Karanlık Bekleyiş

Endonezya'nın Surabaya Adası'ndan Singapur'a giderken pazar sabahı kaybolan AirAsia uçağını arama çalışmaları, havanın kararmasıyla ertesi sabaha kadar durdurulurken mürettebatla birlikte 162 yolcu taşıyan uçağa ait hiçbir iz bulunamadı. Endonezya Arama kurtarma kurumu Başkanı Bambang soelistyo, "Tahmini çarpma pozisyonu ve bize gelen koordinatlara dayanarak uçağın denizin dibinde olduğunu düşünüyoruz. Ancak emin değiliz" dedi. Avustralya'ya ait bir arama kurtarma uçağı, denizin yüzeyinde bazı nesneler gördüğünü duyurdu, ancak o nesnelerin kayıp uçağın parçaları olmadığı belirlendi. Bir helikopter de deniz suyu üzerinde yağlı bölgeler tespit etti ancak bu ipucundan da bir sonuç çıkmadı. Çin, ABD, Güney Kore, İngiltere ve Hindistan, Endonezya'ya kayıp uçağın bulunması için yardım teklifinde bulundu. AirAsia'nın sahibi Tony Fernandes, olayı hayatının 'en büyük kâbusu' olarak niteledi. Fernandes, "Acımızı paylaşan ve dualarıyla bizimle olanlara teşekkür ederim. Güçlü durmak zorundayız" dedi.
Star

Erbil'de 3 Türk İşçi Hayatını Kaybetti

Irak'ın Erbil kentinde tünelin çökmesi sonucu 3 Türk isçinin hayatını kaybettiği bildirildi. Firma yetkililerinden alınan bilgiye göre, bir Türk firmasının yapımını üstlendiği Erbil-Selahaddin (Masif) ilçesi yolu üzerindeki Pirmam Tüneli'nde henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi. Tünel duvarına monte edilen demirin çökmesi sonucu sıkışan 3 Türk isçi öldü, biri yaralandı. Ölen isçilerin Ahmet Sahin (45) ve Mehmet Sahin (40) kardeşler ile Celal Bilmen (55) olduğu öğrenildi. Erbil'deki Rizgari Hastanesi'ne kaldırılan cenazelerin, uçakla Türkiye'ye getirileceği, kazada ayağı kırılan işçinin ise hastanede tedavi altına alındığı belirtildi.
Akşam

SPOR

Torku Konyaspor karşılaşmasının son dakikalarında hakemle yaşadığı inat yüzünden kırmızı kart gören Atiba, Teknik Direktör Slaven Bilic ve Başkan Fikret Orman'ı kızdırdı. Siyah-beyazlı takımı mücadelenin son dakikalarında eksik bırakan, ayrıca Galatasaray derbisinde de cezalı duruma düşen Kanadalı futbolcu, bu defa cezadan kurtulamayacak. Hırvat teknik adamın maç sonu yaptığı açıklamada tecrübeli oyuncuya kızgınlığını saklamaması ve ceza verileceğini belirtmesi üzerine yönetim de harekete geçti. Siyah-beyazlıların Asteras maçında gördüğü kırmızı kart sonrası affettiği Kanadalı oyuncuya 100 bin avro ceza kesmesi bekleniyor. Ayrıca Atiba, bu sezon Avrupa kupaları dahil oynadığı maçlarda toplam 7 kırmızı kart gören siyah-beyazlı futbolcuların arasında ilk kez ceza yiyen futbolcu olacak. Öte yandan Kanadalı futbolcu dün yapılan antrenmanda takım arkadaşlarından ve hocasından özür diledi. Antrenman öncesi saha içinde yapılan toplantıda Slaven Bilic'ten söz isteyen tecrübeli futbolcu, "Asteras Tripolis maçından kısa bir süre sonra yine itiraz nedeniyle kırmızı kart gördüm. Maçta sizleri yalnız bıraktığım için hepinizden özür dilerim. Artık haklı ya da haksız olmamın bir önemi yok. Sizleri zor durumda bıraktığımın farkındayım. İstemeden böyle bir durum yaşamak beni rahatsız etti. Galatasaray maçına kadar sizinle olacağım ve tribünden sizleri destekleyeceğim" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından siyah-beyazlı futbolcular Atiba'yı alkışlayarak moral verdi.
Türkiye
 
Spor Toto Süper Lig'de zirveyle arasındaki puan farkını kapatmak isteyen Trabzonspor, 2014'ün son maçında Eskişehirspor'a 3-1 yenilerek bu sezon Avni Aker'deki ilk mağlubiyetini aldı. 7'de Mori'nin ortasına Erkan Zengin dokunamazken, 11'de Yusuf'un şutunda savunma hata yapmadı. 14'te kaleci Boffin'in dışarıdan çevirdiği topu Cardozo ağlara gönderdi ancak gol değer kazanmadı. 26'da Sissoko'nun uzun pasına kalesinden fırlayan İbrahim, Ömer'den önce müdahale etti. Belkalem'in sakatlanmasıyla zorunlu değişikliğe giden Trabzonspor'da Waris oyuna dahil olurken, Eskişehirspor 32'de 1-0 öne geçti. Bordo-mavililer Kamil Ahmet'in Yusuf'tan çaldığı topta faul beklerken, Mori, İbrahim'in altından topu filelere gönderdi. Trabzonspor 41'de Özer'in kullandığı serbest vuruştan sonuç alamazken, 42'de Mori takımını ikinci golden etti. Devre biterken Mori kaleci İbrahim'le karşı karşıya kaldı ancak genç kaleci gole izin vermedi. İkinci yarıda gol için yüklenen Trabzonspor, 52'de Soner'in şutunda kaleyi bulamadı. 55'te Bosingwa'nın güzel hareketlerle getirdiği topu ise savunma uzaklaştırdı. 27'de sakatlanan Belkalem'in yerine oyuna giren Waris, sahayı Yatabare'ye bırakırken, Cardozo'nun kafa vuruşunu Aytaç göğsüyle uzaklaştırdı. 67'de kontraya çıkan Eskişehirspor, Trabzon savunmasını 3'e 1 yakalarken, Mustafa Akbaş tehlikeyi kornerle önledi. 69'da 5'e 3 yakalanan bordo-mavililerde ise kaleci İbrahim başarılıydı. Maçın temposu iyice yükselirken, 70'te Özer'in şutunu Boffin son anda önledi. 71'de Ömer'in şutu direğin hemen dibinden gitti. 73'te Yusuf'un vuruşunu Boffin ayaklarıyla uzaklaştırdı. 73'te fark 2'ye çıktı. Sissoko'nun ara pasında kaleci İbrahim'le karşı karşıya kalan Ömer, skoru 2-0 yaptı. 76'da Soner'in ortasında Özer kafayla farkı bire indirip Trabzonspor'u umutlandırırken, 78'de kaleci İbrahim'den önce dokunan Ömer, bordo-mavililerin havaya girmesine çabuk engel oldu: 1-3. Uzatma dakikalarında Berkay'ın ters vuruşu direkten dönerken, 90+3'te Andaç maçın skorunu belirledi: 1-4.
Türkiye
 
Fenerbahçe'nin Hollandalı yıldızı Dirk Kuyt'ın kaderi TFF'ye bağlı Fenerbahçe ile 1 yıl daha sözleşmesi bulunan Hollandalı yıldızın takımda kalıp, kalmayacağı 6-7 Ocak'ta Haliç Kongre Merkezi'nde Fatih Terim'in açıklayacağı karara göre şekillenecek. TFF'nin yabancı kuralına sınır koyması halinde Kuyt, Mayıs'ta ayrılacak. Yabancı kontenjanında 'serbest' kararı çıkarsa Dirk Kuyt'ın sözleşmesi 1 yıl daha uzatılacak. Hollandalı yıldız, ülkesinin takımlarından Feyenoord'da jübile yapması bekleniyor. Feyenoord'un da Fenerbahçe yönetiminden çıkacak karara göre Kuyt'a teklif götüreceği öğrenildi. Hollandalı star, futbolu Feyenoord'da bırakacağını açıklamıştı. Öte yandan Fenerbahçe'nin bu sezon kornerlerdeki başarısızlığı dikkat çekiyor. Sarı-Lacivertliler, geride kalan 15 haftada 102 korner kullanırken, ligde en fazla korner kullanan takım oldu. Ancak Kanarya, 102 kornerden sadece 1 tanesini gole çevirebildi. Teknik Direktör İsmail Kartal, bu kötü istatistiğe dikkat çekerek Mehmet Topal ve Egemen'e özel talimatlar verdi.
Star

Süper Lig'e hoca dayanmıyor. Önceki gün kendi sahasında Çaykur Rizespor'a 4-0 mağlup olan Akhisar Belediye'de Teknik Direktör Mustafa Reşit Akçay görevini bıraktı. Yönetimle anlaşarak sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Akçay'ın yerine Tugay Kerimoğlu, Fuat Çapa ve Mehmet Özdilek'in isimleri geçiyor. Akçay'dan önce Mustafa Kaplan, Mesut Bakkal, Vahid Halilhodziç, Bülent Korkmaz, İsmail Ertekin, Cesare Prandelli, Mehmet Özdilek ve Roberto Carlos görevden ayrılmıştı.
Star

G.Saray'dan ayrılacağı açıklanan Sneijder'ın istemesi halinde FIFA talimatlarını masaya yatırıp 22 Ocak 2015'ten sonra sözleşmesini fesih hakkı doğuyor. 2012 Ocak ayında G.Saray'a 3.5 yıllık imza atan Hollandalı, FIFA'nın talimatına göre, koruma döneminden yararlanırsa G.Saray ile yolunu ayırabilir. Buna göre Wes, sözleşmede yer alan "20 milyon euroya serbest kalır" maddesinin altında bir rakama transfer olabiliyor. Geçmişte Matuzalem, Webster ve El Hadary gibi davalarda FIFA ve CAS'ın verdiği tazminat kararları, Hollandalı yıldızın elini güçlendirecek. FIFA talimatının verdiği bu hak nedeniyle Sneijder 10 milyon euroya başka takıma gidebilir. Wes, Juventus'un listesinde bulunuyor.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme