2 Aralık 2014 Salı

30.11.2014 Genel Gündem


30.11.2014 Pazar
GÜNDEM
Etik Açıdan Sorun Yok 
Meclis soruşturma komisyonunda ifade veren eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şirketinin 3.3 kat büyümesiyle ilgili "O kadar büyümedik. Düştün mü herkes vuruyor" diyerek, sadece aktiflerin gösterildiğini, borç ve pasiflerin hesaba katılmadığını söyledi. Bayraktar, bir bakanın şirket hissedarı olmasının da yasal ve etik açıdan sorunsuz olduğunu vurgulayarak, "Başka ülkelerde de bu böyle. Meclis'te çok büyük hisseleri olan, çok büyük şirket sahibi milletvekilleri var" diye konuştu. TBMM'de haklarında soruşturma komisyonu kurulan 4 eski bakandan eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, eşi ile çocuklarının ortağı olduğu Bayraktar İnşaat ve Taahhüt LTD. Şirketi'nin servet analizinde ortaya çıkan soru işaretlerinin yanıtlarını Hürriyet aracılığıyla verdi. 'Şirketi 3 yılda 3.3 kat büyüdü' haberlerinde sözü edilen 58.2 milyon TL'lik büyüklüğün sadece şirketin aktiflerini gösterdiğini; borçların, pasiflerin görünmediğini belirten Bayraktar, şirketin büyümesine ve mal varlığına ilişkin rakamları şöyle açıkladı: "15 Ocak 2014 tarihli mal beyanımda görünen 405 bin TL'lik gayrimenkul, şirkete kendi hesabımdan verdiğim 480 bin TL'nin karşılığıdır. 2010 yılında Vakıfbank Fatih Şubesi'ndeki özel hesabımdan 487 bin 547 lirayı borç olarak Bayraktar İnşaat ve Taahhüt Şirketi'ne verdim. Şirket, 405 bin TL'lik gayrimenkulün tapusunu üzerime geçirip artan 82 bin 547 TL'yi iade etti. Makbuzları mevcuttur. 25 Ekim 2013 tarihinde 42 milyon TL'ye satın alınan gayrimenkulün parası 3 kaynaktan geldi. 16 milyon 660 bin TL'si Rahmi Bayraktar'dan alınan borçtu. Rahmi Bayraktar da o paranın 10 milyon TL'sini başka bir yerden borç aldı. Ayrıca şirket, Ziraat Bankası Koşuyolu Şubesi'nden 10 milyon TL kredi aldı. Diğer taraftan kasada 16 milyon TL vardı. Aldığımız gayrimenkulün üzerinde ipotek, vergi vs. gibi borçlar bulunuyordu. Onları kapattıktan sonra artan 4 milyon 830 bin TL'yi de arsayı satın aldığımız Sayın Beyazıt'a ödedik. Şirketin sermayesi 25 milyon TL'dir. Ancak içinde 17.5 milyon olan ana sermaye ile birlikte, kâr dağıtımı yapılmadığı için ortaklara ödenmeyen ve onlara ait 7.5 milyon TL de bulunmaktadır. Bu rakama şirketin borçları da eklendiğinde rakam 58.2 milyona çıkıyor."
Hürriyet


'Dünyanın Duaya İhtiyacı Var!' 
Ankara'daki temaslarının ardından sabah saatlerinde İstanbul'a gelen Papa Francis ve beraberindeki heyet, Atatürk Havalimanı'ndan Sultanahmet Camii'ne geçti. Sultanahmet Meydanı'na Gülhane'den gelen Francis ve beraberindeki heyet, caminin C kapısında, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve cami imamlarından oluşan heyet tarafından karşılandı. Müftü Yaran, Sultanahmet Camisi avlusunda, Papa'ya yapının mimarisine ilişkin bilgi verdi. Papa Francis, sandalyeye oturup ayakkabılarını çıkardıktan sonra camiye girdi. Burada ise Francis'i Fatih Müftüsü İrfan Üstündağ, cami imamları Hasan Kara ve İshak Kızılarslan karşıladı. İstanbul Müftüsü Yaran, caminin tarihi ve çinileri hakkında Franciscus'a bilgi vererek, şunları söyledi: "Bu çiniler İznik ve Kütahya'da üretilip zamanında oradan getirilmiş. Bu camide 21 binden fazla çini var. 50'den fazla kompozisyon var. Sütunlarda başka yerlerde Kur'an'dan ayetler var. En tepedeki ayet tam ortada, 'semaları, gökleri ve yeri Allah tutuyor' yani bir nevi kubbede gök gibi, buranın seması. Oraya bu ayeti yazmışlar. Diğer ayet de 'Allah göklerin ve yerin nurudur, ışığıdır' şeklindedir." İslami dini hakkında da kısa bilgi veren Yaran, "Namazda en önemli unsur secde olduğu için, secde de doğrudan yere yapılacağından camilerimize ayakkabısız giriyoruz" dedi. Mütfü Yaran, Papa'ya mihrabı ve minberi de tanıttı. Mihrap ile ilgili ayetlerden söz eden Yaran, minberden de Cuma namazında hutbe vermek için yararlanıldığını anlattı. Minberden Cuma namazında okunan Nahl Suresi 90. ayetinden, "Allah adaleti emreder, iyiliği emreder; akrabaya vermeyi, yardım etmeyi emreder. Çirkinliği yasaklar, İslam'a uymayan konuları yasaklar. Taşkınlığı, azgınlığı yasaklar. Sizden de buna uymanız beklenir" alıntısını yaptı. Tercüman, müftü Rahmi Yaran'a, Papa'nın dua etmek istediğini söyledi. Müftü Yaran da şu an dünyanın duaya ihtiyacı olduğunu vurgulayınca iki din adamı bir süre yan yana dua etti. 'Dua edenin önünde durulmaz' diyerek basın mensupları ile görevlileri uyaran Yaran ellerini açarak dua ederken Papa ise birleştirdi. Papa'nın, Sultanahmet Camii'nden etkilendiğini belirterek, "insanı dua ortamına çektiğini, yapı olarak insanları duaya hazırladığını" söylediği öğrenildi.
Vatan

'Kara Harekatı Şart' 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kara harekatı olmadıkça IŞİD'e karşı netice alınamayacağını söyledi. Türk-İngiliz Tatlı Dil Forumu'nda konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi: "Bunlar (IŞİD) İslam'a gölge düşüren terör örgütleri, bunlarla birliktelik içinde olmamız mümkün değil. Bu kampanyayı yürütenler, İslamofobisi olanlardır. Biz terörden çektik çekiyoruz. Biz terörün ne olduğunu iyi biliyoruz. İngiliz dostlarımız da iyi bilir. Bir mezhep kavgasına maalesef Suriye'yi feda etmişlerdir. Babası Hama, Humus'ta 30 bin insanı öldürmüştür. Bu adam da Hama, Humus'a nazire olsun diye 300 bini aşkın insanı Suriye'de öldürmüştür. Bu insan için 'Bu giderse yerine kim gelir?' sorusu sorulabilir mi? Bir an önce ondan kurtulmak ve yerine halkın oylarıyla seçilmiş birisinin gelmesi şart. Bölgenin kaderi bizim de kaderimizdir. Uluslararası toplumun yaklaşık dört yıldır Suriye'deki duruma seyirci kalması, durumu daha da zorlaştırıyor. Bir an önce Esed'den kurtulmak gerekir. Bir defa açık ve net; uçuşa yasak bölge ilan edilmedikçe, güvenli bölge ilan edilmedikçe, eğit-donat halledilmedikçe ne Irak'ta, ne Suriye'de netice alamayız. Onun için de Irak'ı ayrı, Suriye'yi ayrı düşünemeyiz. Her ikisini birlikte düşünmemiz gerekir ki bu terör örgütleriyle de mücadeleyi başarılı sürdürelim. Türkiye'nin AB üyeliği, ülkemize katkılarının yanında Avrupa'nın da ihtiyacı olan dinamizmi, kültürel çoğulculuğu ve hoşgörü iklimini yeşertecektir. Birleşik Krallığın AB üyeliğimiz için gösterdiği tutumu her zaman takdir ettiğimizi, verilen desteğe müteşekkir olduğumuzu belirtmek isterim. AB'ye tam üyeliği stratejik bir hedef olarak görüyor ve yaklaşık 50 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 83, 2658-83, 3690                    
ABD Doları 2, 2184-2, 2209/  Euro 2, 7609-2, 7648/ İngiliz Sterlini 3, 4700-3, 4764

Batman'ın Umudu 6-7 Ekim'le Kırıldı 
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) iki günlük Güneydoğu çıkarması dün başladı. Batman'a yönetim kurulu üyeleriyle giden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Son olayların ardından yatırım talepleri bıçak gibi kesildi. Otel rezervasyonları yarıya indi. Kendi ayağımıza kurşun sıktık" dedi. Hisarcıklıoğlu, yaptıkları anketlerde ekonomik anlamda en umutlu il olan Batman'daki "umut sorusuna" verilen olumlu yanıtın, 6-7 Ekim olayları sonrasında yüzde 90'dan 61'e indiğini söyledi. Güneydoğu'ya 6-7 Ekim olayları sonrası moral çıkarması yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu "Kadın sigortalısı sayısı dahi Türkiye genelinde yüzde 7 artarken; bölgede yüzde 24 arttı" dedi. Mayıs ayında tüm Türkiye'de yaptıkları anketlerde Batman ve Diyarbakır'ın olumlu beklentilerle öne çıktığını ifade eden Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: "Sonuçlara göre en umutlu bölge de Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ydi. Bu boş bir umut değildi, tam tersine olumlu gelişmelerin yansımasıydı. Son 5 yılda istihdamını en fazla artıran bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu. Gelmeden arkadaşlarımla Doğu ve Güneydoğu'da bir kez daha anket yaptık ve son zamanlarda yaşanan olayların bölge ekonomisine nasıl olumsuz bir şekilde etki ettiğini gördük."
Hürriyet

Reklamlara Soru Önergesi 
Kamu bankaları ile kamu kontrolü ve etkisi altındaki şirketlerin reklam ve ilan tercihlerini eleştiren CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakan yardımcısı Ali Babacan'ın cevaplaması için soru önergesi verdi. Ayaydın, şunları söyledi: "Son dönemdeki reklam ve ilan tercihlerinin; tiraj, reyting, erişim ve etkinlik kriterleri yerine siyasi talimatla, 'yandaş' diye tabir edilen medya kanalları ve aracı reklam şirketlerine kaynak transferine dönüştüğü haberleri medyaya yansıdı. Bu kuruluşların reklam bütçelerini hiçbir ölçü tanımaksızın, hükümet yanlısı medya ve şirketlere kaynak transferi amacıyla kullanmaları, haksız kazanca yol açtığı gibi haksız rekabet ortamı da yaratmaktadır." Aydın Ayaydın, konuyla ilgili şu soruları yöneltti: Bu kuruluşlar 2014'te reklam bütçelerden hangi medya grubuna, hangi kriterlerle, ne kadar reklam vermiştir? Bu kuruluşlar, 2014'te; Hürriyet, Habertürk, Sözcü, Posta, Milliyet, Cumhuriyet, Vatan, Yurt Gazeteleri ile Sabah, Takvim, Y.Şafak, Star, Yeni Akit, Akşam gazetelerine hangi kriterlerle, ne kadar reklam verilmiştir? Verilen reklamlar için ödenen santim sütun fiyatları ne kadardır? Bu kuruluşlar, 2014 yılında; Kanal D, CNN Türk, Habertürk, Show TV, NTV, Halk TV, Artı 1 TV ile ATV, A Haber, 360, 24 TV, Kanal 7, Samanyolu, Kanaltürk, Flash TV kanallarına hangi kriterlerle, hangi fiyatlarla, ne kadar reklam vermiştir? Medya kuruluşlarına yönelik bu ayrımcılığın gerekçesi nedir? Gerekçe hükümetin kendi yarattığı medya gruplarını kamu kaynakları ile ayakta tutmak, tarafsız ve özgür basını hizaya getirmek arzusu mudur?
Hürriyet

Rehavet ve Taviz Yok Petrol Yine Yükselebilir 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, petrol fiyatlarının düşüşünü ve Türkiye ekonomisine etkileri hakkında, "Bizim orta vadeli programımız 2015 yılında 102 dolarlık bir petrol fiyatı öngörüyor. 102 doların altındaki her bir dolar Türkiye'ye artı yazar" dedi. Londra'da temaslarda bulunan, petrol fiyatlarında her 10 dolarlık düşüşün Türkiye'nin cari açığına 4 milyar 400 milyon dolar katkı yaptığını hatırlattı. Babacan, "Yani 102 dolar değil de 92 dolar olursa, 4.4 milyar dolar, 82 dolar olursa 8.8 milyar dolar Enflasyonumuza katkısı da yarım puan. Petrol 102 dolar değil de 92 dolar olursa, enflasyon yarım puan daha düşer. 82 dolar olursa, bir yarım puan daha düşer. Kabaca hesap bu. Ama biz orta vadeli programımızı değiştirmiyoruz. Biz ihtiyatlı yaptık ve o şekilde devam ediyor" diye konuştu. Petrol fiyatlarının düşüş eğilimini devam ettirmesi halinde Türkiye'nin yıl sonu cari açığının öngörülenin altında kalabileceğini fakat asıl azalışın 2015'te görülebileceğini anlatan Babacan, "Yüzde 5'in altını rahatlıkla konuşuyor olabiliriz o zaman" dedi. Türkiye'nin yapısal reformlarını sürdürme konusunda asla rehavete kapılmayacağını kaydeden Babacan, şöyle devam etti: "Petrol fiyatları düştü, problemlerimizi çözdük, onun için artık rahatlayalım, rehavet içinde oturalım Böyle bir şey diyemeyiz. Bu işler hiç belli olmaz. Petrol fiyatları her an tekrar yükselebilir gibi hazır olmak zorundayız. Hesabımızı, yapısal reformlarımızı da buna göre yapmak zorundayız. Kuzey Irak'la, Azerbaycan'la yaptığımız enerji anlaşmaları, yenilenebilir enerji ve yerli kaynaklara yönelmemiz, nükleer enerji Türkiye için çok önemlidir. Dolayısıyla bu politikalardan asla taviz yok. Petrol fiyatları düştü diye sevinmek için çok çok erken. Biz hesabımızı kara kışa göre yapalım, kış o kadar sert geçmezse hep beraber mutlu oluruz."
Türkiye

Akkuyu Asırlık Olacak 
Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi (Rosatom) Başkanı Sergey Kiriyenko, Akkuyu nükleer güç santralinin, Türkiye ve Rusya'yı en az 100 yıl birbirine bağlayacağını söyledi. İki ülkenin ekonomik ilişkilerinde enerjinin önemli yeri olduğunu belirten Kiriyenko, "Şimdi hazırlık aşamasındayız. Ruhsat verildikten sonra 7 sene içerisinde santralin inşaatını bitireceğiz. Akkuyu için 60 yıl garanti veriyoruz fakat ben santralin 80- 100 yıl yaşayacağından eminim. Biz, 100 yılı aşkın karşılıklı taahhütler üstlendiğimiz bir anlaşma imzaladık" dedi. Santral inşaatının yüzde 90'ının, montaj işlerinin ise yarısının Türk şirketleri tarafından yapılacağını bildiren Kiriyenko, şunları söyledi: "Teknik ve yasal altyapı konusunda yardımcı olacağız. Her şekilde kendi taahhütlerimizi yerine getireceğiz. Rusya bu proje için devlet bütçesinden yıllık dört milyar dolar ayıracak. Bu projenin finans desteğini kısmayacağız. Fukuşima bize ders oldu. Şimdi güvenlik tedbirlerimizi en güçlü afetlere karşı değil, bu afetlerin aynı anda oluşmasına karşı da alıyoruz. Akkuyu'da çok özgün bir güvenlik sistemi kuracağız. İnsan hataları da göz önünde bulundurulacak. Yapılacak işlem iki ve üç defa farklı kişiler tarafından kontrol edilecek. Eğer yine bir hata olursa sistem kendisi devreye girecek. Akkuyu'da, doğal ısı dağılımı teknolojisi uygulanacak. Doğal hava akışı sayesinde, santralin güvenli şekilde yeterli dereceye kadar soğuması sağlanacak."
Türkiye

Doğalgaz Fiyatında İndirim İçin Rusya İle Adımlar Atıldı 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rusya Devlet Başkanı Putin'in ziyareti öncesi Moskova'da Rusya Enerji Bakanı Alexandr Novak ile Karma Ekonomi Komisyonu Eşbaşkanları olarak toplandıklarını belirterek "Karma Ekonomi Komisyonu toplantısında doğalgazla ilgili fiyat indirimi talebimizi yineledik. Karşılıklı belli adımlar atıldı" dedi. Yıldız "Bu adımlar tek başına yeterli değil. Yine adımlar atmamız lazım, birbirimize daha yakın olmamız lazım ki ortak bir noktada buluşabilelim. Aynı zamanda şu anda batı hattından, Ukrayna'dan gelen doğalgazda yarı yarıya bir kapasite oluştu. Bu kapasitenin kontrat değerlerine ulaşmasını yani günlük 42-43 milyon metreküp civarında DCQ dediğimiz rakamın mutlaka oluşması gerektiğini, artık havaların kış şartlarına iyiden iyiye girdiğini kendilerine de ilettik" dedi.
Star

Otomotivde ÖTV Düşerse 3-4 Dev Yatırıma Gelecek 
Otomotivde yerli üretim yapacak 'babayiğit' arayışı devam ederken, sektör temsilcilerinden ÖTV indirimi talebi geldi. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu, Türkiye'nin 2023'te 75 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu belirterek buna ulaşmak için 4-5 büyük yatırımın gelmesi gerektiğini söyledi. Bu yıl olmazsa, sonraki yıl otomotiv yatırımının gelebileceğini ifade eden Sabuncu, bunun için iç pazardaki satışların artması gerektiği görüşünde. Türkiye'nin iç pazarının 800-900 binlerde gidip geldiğini ifade eden Sabuncu "4-5 olmaz 3-4 olur, gelecek firmalar var. Ama burada bir açmaz var. Firma Türkiye'ye ne için gelir, iç pazarın artması lazım ki firma gelip yatırım yapsın. İç pazarın artması için de ÖTV'nin düşmesi lazım. Türkiye'nin cari açığı var diyorlar. Geçenlerde Maliye Bakanı ile de karşılaşmıştım cari açığı söyledi ama otomotivin cari açığı yok" değerlendirmesinde bulundu. Şu an için otomotivin 2.7 milyar dolar cari fazla verdiğini dile getiren Sabuncu "Her şeye rağmen, Türkiye'de üretilmeyen birçok model var, yedek parçası var, onlar geliyor. Bunları bir araya koyunca cari fazla veriyoruz. Onlar kendilerine göre haklı olabilir. Ancak bir firma sırf burada üretip Avrupa'ya ihraç edeceğim diye gelmez. En azından 300 bin üreteceğim 100 binini iç piyasaya satayım 200 binini ihraç edeyim der" diye konuştu.
Star

Kayıp-Kaçak'tan Kaçış Yok! 
Yargıtay Başkanı Ali Alkan, elektrik faturalarındaki kayıp-kaçak bedelinin borcunu düzenli ödeyen aboneden tahsilinin ne vicdani ne de hakkaniyete uygun olduğunu söyledi. Ancak EPDK Hukuk Dairesi Başkanı Fatih Alkış, "Dağıtım şirketlerinin aldığı para, kayıp ve kaçak maliyetlerini karşılamıyor. Bunu karşılamaları da imkansız. Bu yine bir şekilde tüketicilere yansıtılacak" dedi. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi Enerji Piyasaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EPUAM) tarafından düzenlenen 'Enerji Hukuku ve Yargı Kararları Sempozyumu'nda konuşan Alkış, özelleştirmeden önce de kayıp-kaçak bedelinin tüketicilerce ödendiğini hatırlattı. Alkış, sözlerini şöyle sürdürdü: "EPDK'nın görevi bu sistemi çalıştırmak, dağıtım şirketlerinin hedeşerini belirlemek ve bu sistemin başarılı olması için gerekli düzenlemeleri yapmaktır. EPDK bu oranları takip ediyor ve bir formül sayesinde kayıp ve kaçak bedeline tarifelerde yer veriyor. Eğer hedeşer tutturulamaz ise dağıtım şirketi bunun zararına katlanacak. Tüketicinin tamamını ödediği bir yapıdan, asgari bir miktara geçiş için yapılmış bir çalışma." Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Üyesi Yusuf Memiş ise kayıp-kaçak bedelinin faturaya yansıtılmaması yönünde verilen karara rağmen yasal sürecin henüz bitmediğini belirtti. Memiş, "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu düzeltme yoluna giderse ve reddi halinde yasal süreç tamamlanacak. Kayıp-kaçak bedelinin alınabileceği yönünde muhalefet şerhi yazdım. Teknik kaybın sıfıra inmesi enerjinin doğasına aykırı, bütün dünyada böyle" dedi.
Vatan

Borç Yapılandırmada Süre 1 Ay Daha Uzatıldı 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yoğun ilgi ve talep üzerine, yapılandırmada son başvuru ve son ödeme tarihlerinin 1 ay uzatıldığını belirterek, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, belediyeler, TEDAŞ ve kalkınma ajanslarına olan borçlar için vatandaşların, başvurularını 31 Aralık'a kadar yapabileceğini bildirdi. Yapılandırmadaki son rakamlara ilişkin de bilgi veren Şimşek, bugün itibarıyla sadece vergi dairelerine yaklaşık 3.5 milyon kişinin başvurduğunu ve 33.4 milyar lira alacağın yapılandırıldığını söyledi. Şimşek, Batman'a hareketinden önce açıklamalarda bundu. Bakan Şimşek, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızdan ve sektörlerden gelen yoğun ilgi üzerine, yapılandırmada bazı alacaklar için son başvuru ve son ödeme tarihlerinin 1 ay süreyle uzatılmasına ilişkin karar, Bakanlar Kurulu'na gönderildi. Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Yapılandırma hükümlerinden azami sayıda vatandaşımızın yararlanması amacıyla Maliye Bakanlığı, SGK, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, belediyeler, TEDAŞ ve kalkınma ajanslarının alacaklarına yönelik kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri 1 ay uzatılacak. Başvurular 1 Aralık'a kadar değil, 31 Aralık tarihine kadar yapılabilecek."
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Yavuz İsmail İsmini Koyun 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tunceli'de cemevi programının iptali ile ilgili olarak, "Kaynaşmanın sağlanması için bir öneride bulunacaktım. Bundan sonra çocuklara Yavuz İsmail adını birlikte verebilirler. Yani Yavuz Selim ve Şah İsmail. Bu İsmail Selim de olabilir. Bu şekilde artık toplumda geçmişten gelen bu konuda kaynaşma sağlanmalı" dedi. Tunceli programı dönüşünde Kayseri'de verdiği molada bir grup gazeteci ile sohbet eden Bahçeli şunları söyledi: "(Tunceli ziyareti) Tunceli'ye ilk kez 1979 yılında gitmiştim. O zaman üniversitedeydim ve Asistanlar Derneği Başkanı'ydım. Fırat Üniversitesi'nin bir toplantısı vardı. Çok değişmiş. Özellikle imar açısından. Tunceli çok güzel, kaybedilmemesi gereken bir yer. İki görüntü vardı. Bir dağlar, bir de suya yansıması. Suya yansıması ikinci bir görüntü oluşturuyordu. Munzur konusu da üniversitenin adını vereceğini söylüyor. Onun anlamı için sözlüğe baksınlar. (Cemevi programı iptali) Bizim Alevilikle ilgili açıkladığımız 10 maddelik önerimiz ortada. Bunu okusalar, burada bizim Alevilerle ilgili bir meselemiz olmadığını görürler. Tunceli'de tek cemevi var. Biz bu sorunların çözülmesi için önerilerimizi ortaya koyduk. Onlar bizi kabul etmiyorsa bu bizim yaklaşımımızı değiştirmez, yeter ki onlar huzurlu olsun. Aslında gitseydik, söyleyecektik.
Hürriyet

Partiliysen Hatayı Kapat Dillendirme 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son dönemde sosyal medya üzerinden sürdürülen parti içi tartışmalara sert tepki göstererek, "Birbirimizi eleştirme hastalığımız var. Bu hastalıktan kurtaracağız partiyi. Önümüzdeki arkadaşımız ne zaman ve nasıl bir hata yapacak, onu bekliyoruz. Hata yapıyorsa ve sen de partiliysen o hatayı kapatacaksın, telafi etmeye çalışacaksın, hatayı dillendirmeyeceksin" dedi. Partisinin Diyarbakır'da düzenlediği bölge toplantısının basına kapalı bölümünde Kılıçdaroğlu, şu mesajları verdi: "Facebook'da, Twitter'da arkadaşımızı yerden yere vuruyoruz. Bu partiye güveni temelden sarsıyor. O zaman vatandaş 'Bunlar birbirini yiyor. Neden bunlara oy vereyim' diyor. Fabrikada, kahvede, yolda CHP'li olmayan birinin yanında CHP'yi eleştirmeyeceğiz. Kendi aranızda eleştirebilirsiniz ama üçüncü kişinin yanında CHP'yi eleştirmek yok. Parti militanı ile parti sempatizanı ayrıdır. Parti militanı her koşulda partisini savunur. Biz parti üyesiyiz ama parti militanı değiliz. Biz birbirimizi yersek nasıl iktidar olacağız. Her koşulda partiyi sonuna kadar savunacağız. Eğer yapmıyorsan, parti üyeliğinden ayrılın arkadaşlar. Sonuna kadar partimizi savunmak zorundayız. Kılıçdaroğlu'na toplantıda yöneltilen sorulardan biri genel seçimlere parti olarak girmeyi tartışan HDP ile "olası" bir seçim ittifakının söz konusu olup olmadığına ilişkindi. Kılıçdaroğlu bu soruya, "Şu anda gündemimizde böyle bir ihtimal yok. Bu bağlamda HDP ile temasımız da yok. Ancak eski cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in de dediği gibi siyasette 24 saat çok uzun bir süre" yanıtını verdi.
Hürriyet

'İki Tarafın Da Hakkı Korunmalı' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ile Ankara'da ortak basın toplantısı düzenledi. İki bakan, Ankara Palas'ta Atatürk ile eski Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos'un 1930'da birlikte çektirdiği fotoğrafın önünde fotoğraf çektirdi. Çavuşoğlu, Rum kesiminin Kıbrıs müzakerelerinde masadan çekildiğini hatırlatarak "Bu bölgede Türkiye'nin illegal bir talebi yoktur ve sondaj çalışmaları durduğu zaman çekeceğimizi de söyledik. İyi niyetliysek iki tarafın da hakkını koruyacak bir şekilde bir çözüm bulmamız lazım" dedi. Venizelos da "KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başlamasını destekliyoruz" diye konuştu.
Vatan

Bahçeli Sınırını Ve Haddini Aştı 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu kurmaylarıyla partisinin Erzurum ve Kars Olağan İl Kongrelerine katıldı. Erzurum'da yaptığı konuşmada Bahçeli'ye çağrıda bulunan Davutoğlu şunları söyledi: "Hakkari'de de, Bingöl'de de bekliyoruz. Eğer cesaretimizi ölçecekseniz gidin bunu bombalar altında kucaklaştığımız Gazzelilere sorun. Kerkük'e gidip Türkmenlerle kucaklaşan biziz. Bahçeli CHP ile işbirliği yaparak Tunceli'ye gitti." Bahçeli CHP'den izin alarak Tunceli'ye gitti valiliğin önünde konuştu. Bir tek Tunceliliyle kucaklaştı mı? 'Esnafı ziyaret edeceğim' dedi, edebildi mi? 'Cemevine gideceğim' dedi, gidebildi mi? Bu nasıl vatanın birliğini savunmak?'' Bahçeli "devlet el öpmez" diyor. İşte onun kafasındaki devlet anlayışı bu. Biz ise şunu diyoruz; devlet milletin huzurunda gerekirse diz çöker, ders alır ama millete diz çöktürmez" diye konuştu. Davutoğlu Kars'ta yaptığı konuşmada ise "Başbakan olur olmaz bütün liderlere de çağrıda bulunmuştum, 'gelin siyasetin üslubunu belli bir düzeyde tutalım, birbirimize hakaret etmeyelim. Bahçeli, ne zaman döndü ve bizi ihanetle suçladı işte o zaman sınırları aştı, sınırını aştı, haddini aştı'' dedi.
Akşam

'Söz Verdiysen Tutacaksın' 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, sözde "eylemsizlik" kararı almasına karsın, adam kaçırmadan yol kesmeye kadar eylemlere girişen terör örgütü PKK'ya sert çıktı. AK Parti'nin Ankara-Etimesgut İlçe Kongresi'nde konuşan Akdoğan, söyle konuştu: "Yol keseceksin, adam kaçıracaksın, sonra neymiş efendim, 'eylemsizlik' varmış. Bırakın bu kandırmacayı. Burada eğer 'eylemsizlik kararı aldım' diyorsan adam gibi bunu uygulayacaksın, adam gibi sözünde duracaksın, bu ricada bulunmuyoruz. Söz verdiysen, sözünü tutacaksın, tutmuyorsan biz gereğini yaparız. Açık söylüyorum; Biz vatan topraklarının bir santimetrekaresinde ameliyata izin vermeyiz, müsaade etmeyiz."
Akşam

DÜNYA 

Ana Muhalefetin Lideri Olarak Döndü 
Türkiye karşıtı duruşuyla bilinen Fransa'nın eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yeniden Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) başına geçti. Ana muhalefetteki UMP'nin parti başkanlığı seçiminde oyların yüzde 64'ten fazlasını alan Sarkozy, diğer iki adaya karşı üstünlük kurmuş oldu. Ancak siyasi gözlemciler, Sarkozy'nin Elysee Sarayı'na geri dönebilmesi için parti içindeki seçimde yüzde 75'in üzerine çıkması gerektiği görüşünü savunuyordu. Sarkozy, 2012'deki cumhurbaşkanlığı seçimini Sosyalist Parti'nin adayı François Hollande'a kaybettikten sonra siyaseti bıraktığını açıklamıştı. Öte yandan, bu sonuçla ana muhalefetin başına geçen 59 yaşındaki Sarkozy'nin, kamuoyu yoklamalarında desteği yüzde 20'nin altında görülen Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'a karşı gireceği 2017'deki seçimde yeniden cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasının önü açıldı.
Hürriyet

Işid 4 Araçla İntihar Saldırısı Düzenledi 
IŞİD, Kobani'deki (Ayn el Arap) sınır kapısına bomba yüklü 4 araçla intihar saldırısı düzenledi. Terör örgütünün sınır kapısını ele geçirmeye çalıştığını aktaran bölgedeki yerel aktivist Reşit Ebu İbrahim, "IŞİD, sabaha karşı sınır kapısına bomba yüklü 4 araçla intihar saldırısı düzenledi. Özgür Suriye Ordusu destekli bazı Kürt gruplar terör örgütünü püskürtmeye çalışıyor. Kobani'deki güçler IŞİD'i bölgeden uzaklaştırmak için ortak hareket ediyor" diye konuştu. Bölgede iki ayı aşkın süredir devam eden ve dün sabah şiddetlenen çatışmalar Mürşitpınar Sınır Kapısı civarında yoğunlaştı. ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçakları da keşif uçuşunun ardından bazı IŞİD mevzilerini bombaladı. Çatışmalarda yaralanan 21 kişi ise Yumurtalık mevkiine sevk edilen ambulanslarla Türkiye tarafına geçirildi. Yaralılar, daha sonra Suruç Devlet Hastanesi başta olmak üzere kentteki diğer hastanelere kaldırıldı. Bu arada, Türk Hava Kuwetlerine ait 2 savaş uçağının sınır hattında keşif uçuşu yaptığı görüldü. Çatışmaların Türkiye sınırına yakın bölgede şiddetlenmesi üzerine güvenlik güçleri önlemlerini artırdı. Sivillerin sınır bölgesine geçişine izin verilmiyor. Basın mensuplarını da daha güvenli bölgeye yönlendirildi.
Türkiye

Cunta Devrik Diktatörü Akladı 
Kahire'deki duruşmada devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in 'göstericilerin öldürülmesi' suçlamasıyla yargılandığı davanın reddine, düşük fiyatla İsrail'e gaz ihraç ederek 'yolsuzluk' yaptığı suçlamasıyla yargılandığı davada ise beraatine karar verildi. Mübarek ve oğulları Ala ve Cemal'in "rüşvet aldıkları" suçlamasıyla yargılandığı davanın ise zaman aşımı gerekçesiyle düşürülmesine karar verildi. Dönemin İçişleri Bakanı Habib el-Adili ve 6 yardımcısı "göstericilerin öldürülmesi" suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. Mübarek'in iki oğlu ve Adili daha önce aldıkları cezalar sebebiyle hapiste kalmaya devam edecekler. Farklı yolsuzluk davalarından Adili'nin 5, Ala ve Cemal'in ise 4 yıl hapis cezası bulunuyordu. Aklanma kararı protesto edildi. Askeri darbeyle devrilen ve 2012'deki seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yanlıları 'ya idam ya intikam' kampanyasını başlatarak, Mübarek'e idam cezasının verilmesini istedi.
Star

Uygur Bölgesinde Yeni Saldırı 
Çin'in batısındaki Sincan Uygur Bölgesi'nde düzenlenen bombalı ve bıçaklı saldırıda 15 kişinin öldü, 14 kişi yaralandı. Şinhua ajansı, Şaçı kasabasında dün meydana gelen olayda, "aralarında 11 saldırganın bulunduğu 15 kişinin öldüğünü" duyurdu. Yerel resmi haber portalı Tienşan ise bölge yetkililerine dayandırarak verdiği haberde, bir grubun dün yerel saatle 13:30 sıralarında Şaçı kasabasında lokanta ve büfelerin yoğun olduğu pazar yerine getirdiği bombaları patlatarak, halka bıçak ve kasaturalarla saldırdığını öne sürdü. Olayda 4 kişinin hayatını kaybettiği, "saldırgan" olduğu savunulan 11 kişinin ise güvenlik güçlerince vurularak öldürüldüğü belirtildi. Yaralıların, civardaki hastanelere kaldırılarak tedavilerine başlandığı kaydedildi. Polisin olay yerinde bulunan çok sayıda yanıcı ve patlayıcı madde ile kesici ve delici alete el koyduğu ifade edildi.
Vatan

Putin Tarihi İşbirliği İçin Geliyor 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tarihi ziyareti yarın başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağırlayacağı Putin'le 11 alanda kapsamlı görüşmeler yapılacak. Üst Düzeyli işbirliği Konseyi'nde 10 civarında anlaşma imzalanması da planlanıyor. Tarihi görüşmelerde masaya yatırılacak dosyalar su şekilde sıralanıyor: Doğalgazın miktarının artırılması ve fiyat düşüşü. Nükleer santral işbirliğini geliştirme ve yüksek teknolojide ortaklık. 33 milyar dolarlık ticaretin 100 milyar dolara çıkarılması. 2016'nın karşılıklı "Turizm Yılı" ilan edilmesi. Uzayda işbirliği ve Türksat-4B'nin uzaya gönderilmesi. Suriye ve Irak basta olmak üzere Ortadoğu'daki gelişmeler. Ukrayna ve Kırım sorunu. Rusya'nın Türk tırlarına uyguladığı tasıma kotaları. Siyasi işbirliği kapsamında Şangay işbirliği Örgütü'ne üyelik. Rusya'da "Yunus Emre Kültür Merkezleri" açılması. Terörle ve paralel yapıyla mücadele…
Akşam

SPOR 

Macaristan ve Romanya'nın ev sahipliğinde 11-28 Haziran'da gerçekleştirilecek Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası'nda Türkiye, B Grubu'nda Belarus, Polonya, İtalya ve Yunanistan'la eşleşti. FIBA Avrupa ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'in de hazır bulunduğu kura çekiminde Şgruplar şu şekilde oluştu: A Grubu: Fransa, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Karadağ, Romanya. B Grubu: Türkiye, Belarus, Polonya, İtalya, Yunanistan. C Grubu: Sırbistan, Hırvatistan, Letonya, Rusya, İngiltere. D Grubu: İspanya, Slovakya, Litvanya, İsveç, Macaristan…
Türkiye

Fenerbahçe, Eskişehir karşısında farklı galibiyete odaklanmış durumda. Geçen hafta Bursa'da puan kaybedince liderlik koltuğunu alfabetik farkla Beşiktaş'a kaptıran sarı-lacivertliler, Kadıköy'de gol averajını açarak yeniden öne geçmek istiyor. Fikstür avantajının kendilerinde olduğunu belirten Teknik Direktör İsmail Kartal, "Sezon başından beri birçok sıkıntı yaşadık. Bu hafta da önemli eksiklerimiz var. Ancak bunların hiç birisi başarıya mazeret olamaz. Özellikle de Kadıköy'de gerekeni yapmalıyız" derken, "İlk yarı sonuna kadar başka puan kaybı istemiyorum" vurgusunda bulundu. İsmail Hoca "Önümüzdeki 7 maçta 21 puan alıp devre arasına rahat girmeliyiz" sözleriyle futbolcularını motive etti. Diego ve Mehmet Topal'ın yokluğuna rağmen Eskişehir'i yenebilecek güce sahip olduklarını dile getiren Kartal, "Kadıköy'de 12 kişiyle oynuyoruz. Bu nedenle ne eksiklerin ne de rakibin önemi var. Sahaya çıkıp gerekeni yapacaksınız" diyerek adeta beyin yıkadı. Kartal, ceza sınırındaki Emre, Emenike, Kadlec ve Hasan Ali başta olmak üzere oyuncularını gereksiz kart görmemeleri yönünde uyarırken, yönetimden de takıma doping etkisi yapacak bir hamle geldi. Başkan Aziz Yıldırım, yaklaşık milyon dolar tutarındaki transfer taksitleri ve maç başı alacaklarının yarın bankaya yatırılacağını belirterek futbolcuların motivasyonunu arttırd
Türkiye

Beşiktaş ile liderlik koltuğunu paylaşarak haftaya başlayan Fenerbahçe bugün zirvede yalnız kalmanın hesaplarını yapıyor. Sarı-Lacivertli takım 19.00'daki mücadeleyi farklı bir skorla kazanarak Beşiktaş'a karşı avantaj sağlamaya çalışacak. Ligde istikrarsız bir grafik çizen Eskişehirspor ilk ve son maçını kazandıktan sonra aradaki 8 haftalık süreçte ise 5 beraberlik, 3 mağlubiyet almıştı. Puan sıralamasında sıkıntılı bir yerde olan Es-Es evine puanla dönerek ileriki haftalar için avantaj sağlamaya çalışacak. Fener ile Eskişehir lig tarihinde 56 kez karşılaştı. Kanarya galibiyet sayısında 29-14, gollerde 54-27 önde. İstanbul'daki 27 maçta ise Sarı-Lacivertli takım sadece bir mağlubiyet aldı. Fenerbahçe rakibine kendi evinde 1987'den bu yana yenilmezken, son 8 maçı kazandı.
Star

Beşiktaş'ta kaleci şoku yaşanıyor. Yarın deplasmanda Kardemir Karabük ile karşılaşacak olan Siyah-Beyazlılar'ın teknik heyeti sakatlığı geçmeyen Tolga Zengin'in ardından Cenk Gönen'den gelen sakatlık haberiyle sıkıntıya girdi. Kulübün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, çekilen MR sonrası Cenk'in göğüs kasında (pektoral) ikinci derece yırtık olduğu tespit edildi. Üçüncü kaleci Emre Metin gündeme geldi. Beşiktaş'ın sağlık heyeti, Fenerbahçe derbisinde sakatlanan Tolga'nın tedavisini hızlandırırken; Cenk'e de teşhisten sonra harekete geçildi. Cenk'in özel bandaj ve iğne tedavisiyle sahaya çıkmak için fedakarlık yapacağı öğrenildi. Teknik Direktör Biliç, her ihtimale karşı genç ve deneyimsiz kaleci Emre Metin'le özel bir görüşme yaparak, "Hazır ol.. Sana görev verebiliriz" diye talimat verdi.
Star

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "2014 Fair Play Ödülü"ne layık bulundu. Anadolu Spor Gazetecileri Derneği, "2014 Fair Play Ödülü"nü, sporda şiddetin önlenmesine yönelik katkıları, spor camiasına centilmence mücadele edilebilecek olanakları sağlamadaki çabaları ve toplumu spor yoluyla barış, dostluk ve kardeşliğe sevk etmedeki aktif rolü nedeniyle Bakan Kılıç'a verecek. Kılıç'a ödülü, bugün Samsun'da düzenlenecek "Sporda Şiddete Hayır" konulu panelde takdim edilecek.
Akşam



--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme