11 Aralık 2014 Perşembe

06.12.2014 Genel Gündem


06.12.2014
GÜNDEM
Savcı Yine Ağırlaştırılmış Ömür Boyu Hapis İstedi
Mısır Çarşısı'nda 1998'de meydana gelen ve 7 kişinin ölümü 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamaya ilişkin davada Savcı Yılmaz Kıstı, Sosyolog Pınar Selek'in 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak'tan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Yargıtay'ın bozma kararının ardından 4'üncü kez görülmeye başlanan davanın İstanbul 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dünkü duruşmasına bir önceki oturumda yakalama kararı kaldırılan ve Fransa'da bulunan Pınar Selek ile Abdülmecit Öztürk katılmadı. Davanın 2'nci oturumunda da Selek'i babası Alp Selek ve kız kardeşi Seyda Selek'in aralarında bulunduğu 30'a yakın avukat temsil etti. Duruşmada görüşünü açıklayan Savcı Yılmaz Kıstı, davaya ilişkin Aralık 2005, Şubat 2008 ve Mart 2012'de verilen mütalaaları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Şubat 2010 tarihli içtihatını ve kapatılan İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ocak 2013 tarihli kararlarını anımsattı. Savcı Kıstı, bu mütalaa ve kararlarda anlatılan olaylar ve gerekçeler doğrultusunda her iki sanığın üyesi oldukları terör örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda 9 Temmuz 1998'de Mısır Çarşısı'ndaki Ünlüoğlu Büfesi'ne bomba yerleştirmek ve bu bombayı patlatmak suretiyle 7 kişinin ölümüne 127 kişinin yaralanmasına neden olduklarını öne sürdü. Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK hükümlerinin daha lehe olduğuna dikkat çeken Kıstı, her iki sanığın da 765 sayılı TCK'nın 125'inci maddesinde düzenlenen 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Savcının mütalaasının ardından söz alan Pınar Selek'in avukatlarından Ayhan Erdoğan, "İddia makamının mütalaasına katılmıyoruz. İddia makamı daha önceki mütalaalarında olduğu gibi somut bir delile dayanmadan müvekkilimin cezalandırılması yönünde mütalaada bulunmuştur. 'Müvekkilim suçsuzdur, beraatini istiyoruz' demekle yetinmeyeceğiz. Dosyadaki bütün delilleri tek tek tartışacağız. Bütün delilleri tartışma ve hazırlığımızı yapmak için süre verilmesini istiyoruz" dedi. Mahkeme sanık avukatlarına savunmalarını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi. Duruşma öncesi 'Hâlâ Tanığız Platformu' üyesi bir grup da Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı. Füsun Demirel şunları söyledi: "16 yıldır mahkeme kapılarındayız. 16 yıldır söylediğimiz üzere mücadelemiz sadece tek bir insan için değil adalet ve özgürlük hakkımız için. Pınar gelene kadar İstanbul'da nöbetteyiz çünkü birlikte çok güzeliz."
Hürriyet


19 Yıl Sonra 'Yaşam Odası' Zorunluluğu
Maden işyerlerinde güvenlik ve sağlığa ilişkin risklerin ortadan kaldırılmasını veya en aza indirilmesine yönelik tedbirlerin alınmasını zorunla kılan ILO'nun 176 sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, önceki gün TBMM Genel Kurulu'nda yasalaştı. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 1932'den bu yana üyesi olan Türkiye, sözleşmeyi 19 yıl sonra onayladı. Yasa hükmündeki sözleşme, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nde onaylandı. Soma ve Ermenek'teki maden facialarından sonra en çok tartışılan konulardan biri olan barınma ve oksijen imkanı sağlayan, "yaşam odaları" zorunlu hale geldi. Sözleşme uyarınca işveren, maden iş yerlerinde güvenlik ve sağlığa ilişkin risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesine yönelik tedbirler alacak; işçilerin güvenli bir ortamda çalışma hakkını sağlayacak. Mümkün olduğu takdirde, yer altındaki her çalışma mahalli için her biri ayrı bir yolla yeryüzüne çıkan iki çıkış bulundurulacak. Girişe izin verilen yer altındaki bütün çalışma mahallerinde yeterli havalandırma sağlanacak. İşçiler, güvenlik ve sağlıkla ilgili endişe teşkil eden bir durum oluştuğunda, inceleme ve denetimlerin yapılmasını talep edebilecek. Sözleşmeyle Türkiye'nin denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemeleri sağlamak ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükleri olacak. Sözleşmeyle getirilen bazı yeni düzenlemeler şöyle: İşveren, işçilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptıracak. İşveren, inşaat işleri konusunda alınması gereken önlemleri, işçi sendikasıyla istişare edecek. İşçinin, risk görmesi halinde bunu iletebilecekleri güvenlik ve sağlık temsilcileri olacak. İşçi, güvenlik ve sağlığını ciddi tehlike altında bırakan bir gerekçe ortaya çıktığı anda işverenden sorunun giderilmesini şart koşabilecek. İşçilerin güvenliği ve sağlığı açısından ciddi bir tehlike ortaya çıktığında, faaliyetler durdurulacak ve işçiler güvenli bir yere tahliye edilecek. İşveren, makul surette öngörülebilir endüstriyel ve doğal felaketlere karşı her maden iş yerine özgü bir acil durum eylem planı hazırlayacak.
Milliyet


'Baraj Haksızlığı Giderilmeli'
Ermenek'teki maden ocağından son çıkartılan beş işçinin cenaze törenine katılmak için Karaman'ın Ermenek ilçesine gelen ve aileleri ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beldedeki bir kahvede sohbet ettiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı Hakkında ne düşündüklerini sordu ve vatandaşlara yüzde 10 seçim barajına karşı itirazını anlattı. Kazancı beldesinde bir kahvede vatandaşlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, "Saray konusunda ne düşünüyorsunuz?" dedikten sonra, yanındaki Belediye Başkanı CHP'li Uğuz Tekin'i göstererek "Bizim başkan saray yaptırdı mı?" diye sordu. Kahvedekiler, "Yaptırırsa biz izin vermeyiz" yanıtını verdi. Söze giren bir kişinin madende oğlu ölen ve yırtık naylon ayakkabılarıyla medyada gündeme gelen Recep Gökçe'yi kastederek, "Bizim Recep amcanın sarayını görmüşsünüzdür" demesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Onun gönlü, yüreği o saraydan büyük" diye konuştu. Kendisine yöneltilen sorular üzerine yüzde 10'luk seçim barajının doğru bir uygulama olmadığını, bunun yüzde 5'e indirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "'Yüzde 34 oy alıyor, Meclis'in yüzde 65 oranında milletvekili çıkarıyor, bu olmaz. Bu haksızlık giderilir mi, giderilmez mi kararı hâkimler verecek" dedi. Bir kişinin "Padişahlığı yıkmak için sol partilerde birleşim şart oldu" demesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Padişahlık mı, sultanlık mı, bilemiyorum. Ama ona kimsenin gücü yetmez arkadaşlar. Bir tek CHP'li kalsa bile yeter. Demokratik yollarla geldiler, demokratik yollarla da gidecekler" ifadesini kullandı. Bedelli askerlik konusuyla ilgili görüşünün sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Biz çocuklarımız arasında ayrım yapılmasına karşıyız. Durumu iyi olan parasını ödesin askerlikten kurtulsun, durumu kötü olanda hadi paşa paşa askere gitsin. Çifte standart istemiyoruz" diye konuştu.
Milliyet

EKONOMİ
Gram Altın 86, 4880-86, 5531                             
ABD Doları 2, 2596-2, 2606/  
Euro 2, 7763 -2, 7781/ 
 İngiliz Sterlini 3, 5212-3, 5238                 

Cezası 266 Bin TL
19 bin 920 çift, 9 model ayakkabı cinsi eşyanın imha edilmeyerek yasadışı olarak iç piyasaya sürülmesinin yankıları sürüyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ayakkabıların Enternasyonal Ayakkabıcılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait Çin menşeili, 'Arow', 'Arow Men' ve 'Arow Kids' markaları olduğunu açıkladı. Bu ayakkabılardan 2 bin 368 çiftin mühürlenerek satışlarının durdurulduğu ifade edilirken, 1947 çiftinin başka bir antrepoda olduğu tespit edildi. Numunesi alınan 15 model ayakkabıdan 12 tanesinin test sonuçları uygunsuz, 3 tanesinin sonuçları uygun çıktığı açıklandı. Firmaya ise 266 bin 490 TL idari para cezası uygulandığı belirtildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlığımızca piyasa gözetimi ve denetimi çerçevesinde yapılan inceleme ve soruşturmalar sırasında ilgili firmaya ait Türkiye çapında 28 ilde, 42 satış noktasından alınan numunelerin değerlendirilmesi sonucunda, satılmamış 2368 çift ayakkabıya rastlanmış ve bu ayakkabılar mühürlenerek satışları durdurulmuştur. Diğer taraftan bu ayakkabıların 1947 çiftinin başka bir antrepoda olduğu, piyasaya verilmediği belirlenmiştir. Söz konusu ayakkabılardan alınan numuneler test için akredite laboratuvarlarına gönderilmiş, numunesi alınan 15 model ayakkabıdan 12 tanesinin test sonuçları uygunsuz, 3 tanesinin sonuçları uygun çıkmıştır." İlgili firmaya bu tespitler çerçevesinde 266 bin 490 TL idari para cezası uygulandığı belirtilirken, "Ayrıca ilgili mevzuat gereği firmadan piyasaya sürdüğü söz konusu ürünleri 2 televizyon ve gazetede ilan etmesi, bunları piyasadan çekmesi ve imha etmesi istenmiştir. Bu işlemler firma tarafından yapılmadığı takdirde Bakanlığımız tarafından yerine getirilecektir" ifadelerini kullanıldı. 266 bin TL ceza verilen Enternasyonal Ayakkabıcılık firması, iç piyasada fason üreticilere ürettirdiği tüm ürünleri, halkın sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği ihtimali üzerine toplatıp satışını durdurduğunu açıkladı. Firmanın açıklamasında şöyle denildi: "Şirket hiçbir zaman halkın sağlığını tehlikeye atan ürünleri piyasaya arz etmemiş olup konu ayakkabılar da henüz gümrük kontrolünde iken tespit edilerek gerekli tedbirler alınmıştır. Ancak 3. Kişilerce piyasaya sürüldüğünü düşündüğümüz ayakkabılar nedeniyle de markalarımıza yönelik bireysel olarak zarar veren kişilerin yasal zeminde sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesi isteriz." Firma açıklamasında Bu ürünlerin üretimini yapanlar hakkında hukuki girişimlerde buluduğunu, hukuki süreci etkilememek adına daha fazla detaylı beyanlarda bulunamayacağını da vurguladı.
Hürriyet

Kadınlar Eşlerine 'Evi Sattırmam' Dedi
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, ülke genelinde yılın on ayında aile şerhi konulan konut sayılarını açıkladı. Bu dönemde 9 bin 704 taşınmaza aile şerhi konuldu. Aile şerhi, tapu sahibi eşin, anlaşmazlık veya boşanma durumunda ya da keyfi şekilde, eşinin muvafakati olmadan konutu satmasını, ipoteğe konu edilmesini engelliyor. Bu uygulamaya en çok İstanbullular ilgi gösterdi. İstanbul'da 2 bin 477 konuta şerh konulurken, Ankara'da bin 271, İzmir'de 729, Adana'da 377 ve Bursa'da 362 konutta bu işlem gerçekleştirildi. Ardahan ve Bitlis'te sadece birer konuta şerh konuldu. Bayburt ve Kars 2'şer, Şırnak 3, Muş 4, Tunceli ve Siirt 5'er, Artvin, Bingöl, Iğdır ve Kilis 7'şer, Batman 9 şerhle, uygulamanın en az ilgi gördüğü iller oldu. Aile konutu şerhi için başvurular, evlilik cüzdanı ve ikametgah ilmühaberiyle tapu müdürlüklerine yapılabiliyor. Şerh, evlilik devam ettiği sürece geçerliliğini koruyor. Evliliğin sona ermesi durumunda malik eş, evlilik sürerken ise şerhi koyduran eş tarafından tapudan kaldırılabiliyor. Şerhin konulması ya da kaldırılması işlemlerinden ücret alınmıyor.
Türkiye

Bitcoin Türkiye'de Markette Satılacak
Bütün dünyayı kasıp kavuran sanal para Bitcoin, Türkiye'de market raflarında satılmaya başlıyor. Tüketiciler, Hollanda merkezli bit4coin'in geliştirdiği "hediye çeki-kupon" sistemiyle Bitcoin alabilecek. Sistemin adı ise Bitupcard Tüketiciler 50 TL ile 500 TL aralığındaki kuponların üzerinde yazılı olan şifreleri kullanarak Bitcoin alacak ve bu parayı online alışverişlerde kullanabilecek. Bunun için internette bir Bitcoin hesap cüzdanı açılacak ve çekler burada sanal paraya çevrilecek. Dünyanın birçok ülkesinde dev alışveriş sitelerinde geçen Bitcoin'in (sanal para) Türkiye'de yaygınlaşmasıyla Türk alışveriş sitelerinde de kullanımının önünün açılması bekleniyor. Bu paralar ilk aşamada online oyunlarda alışveriş için kullanılacak. Şu anda 1 Bitcoin'in Türkiye'deki değeri 867 TL'ye denk geliyor. Türkiye'de BDDK ve Merkez Bankası, kendilerinin izni olmadan böyle bir işlem yapılamayacağından Bitcoin sistemini yasa dışı olarak tanımlıyor. Bununla ilgili düzenleme yapılacağı ifade ediliyor. Buna karşılık iki Türk girişimci olan İbrahim Tarlığ ile Samet Aras, Bitcoin sistemini Türkiye'ye taşıdı. Almanya merkezli MK Payments şirketinin Türkiye ayağı olan Mangırkart ağı üzerinden satışlar yapılacak. İlk etapta 30 farklı satış noktasından Bitcoin çekleri pazarlanacak. Burada da en çok perakende satış mağazaları ve internet cafe'ler kullanılacak. Hollandalı grubun CEO'su Dolf Diederichsen, Türkiye'de Bitcoin kullanımı için en önemli engellerden birinin nereden alınacağının bilinmemesi olduğunu belirterek, "Türk kullanıcılar geliştirdiğimiz çözümle basit bir şekilde, güvenli olarak Bitcoin alabilecekler" diyor. Şirket Bitcoin alımları karşılığında yüzde 6 komisyon alacak. Milliyet'e konuşan girişimin Türkiye ayağındaki şirketin ortaklarından Samet Aras, "Bitcoin konusunda Türkiye'de henüz bir mevzuat yok ama bir yasak da yok. BDDK yasadışı yollardan alınması ve yasadışı alımlarda kullanılmasıyla ilgili uyarı yaptı. Yani aslında Bitcoin alımlarını yasaklamadı" sözleriyle, yapılan yatırımın zeminini paylaşıyor. Aras, şöyle devam ediyor: "Biz Türkiye'de yasal bir şirketiz, belli bir ortaklıkla oluşturduk. Şirketlerimiz tanınıp biliniyor, bu da zaten bizimle alıcılar arasında bir güven oluşturuyor. Bitupcard sadece Bitcoin almayı kolaylaştıran bir çözüm. Hollandalı bit4coin, Bitcoin kuruluşunun üyesidir. Bu alanda saygın bir kuruluştur. Bitcoin'e dönüştürmekte kullanılabilen bu kuponları MangırKart Ödeme Çözümleri Bilişim ve Pazarlama Ltd. Şti. pazarlayacak. Bizim yaptığımız sadece Bitcoin satın almayı kolaylaştırmak." MK Payment'ın CEO'su İbrahim Tarlığ ise, Türkiye'yi Bitcoin'le buluşturmaktan mutluluk duyduğunu ifade ediyor. Tarlığ, Hollandalı şirketle birlikte Bitcoin girmemiş başka ülkelerde de benzer operasyona imza atacaklarını anlatıyor.
Milliyet

Fed Etkisiyle Dolar 2.26 TL
ABD'de tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde artmasının ardından ABD Merkez Bankası'nın tahminlerden önce faiz artışına gidebileceği endişeleriyle dolar kuru 2.26 TL'yi aşarken, veri öncesi artıda seyreden BIST- 100 endeksi yüzde 1'in üzerinde düşüşle kapandı. Tahvil-bono piyasasında 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi ise yüzde 8.16'ya kadar yükseldi. Citi tarafından ABD tarım dışı istihdam verisi ardından yayımlanan bir notta, "Bu verinin asıl öne çıkan tarafı Fed'in faizleri mart veya haziranda artırmaya başlayabileceğini hesaba katılmasını gerektirecek kadar güçlü olması" görüşüne yer verildi. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, tarım dışı istihdam kasımda 321 bin ile beklentilerin üzerinde artarak Ocak 2012'den bu yana en sert yükselişi kaydetti. Gün içinde yükselerek 87.000 direncine yaklaşan ve veri öncesinde 86.550 seviyesinde yüzde 0.36 artıda bulunan BIST-100 endeksi tarım dışı istihdam verisi ardından yüzde 1.15 düşüşle 85.239.92 puandan kapandı. Bankacılık endeksi ise günü yüzde 1.96 düşüşle tamamladı.
Milliyet

Sanayide Yerli Malı Hamlesi 375 Milyar $ Kazandıracak
Hükümetinyerli üretim hamlesi devam ederken, Sanayi İşbirliği Programı (SİP) devreye giriyor. Kamu mal alımlarında yerli malına fiyat avantajı sağlayacak SİP ile yerli üretime büyük katkı sağlanacak. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın uygulama yöntemini belirlediği çalışmada alt yapı çalışmaları tamamlanırken, program kapsamında ithalata da neşter vurulacak. Türkiye'de sağlık, ulaştırma, savunma ve enerji gibi farklı alanlarda 2023 yılına kadar 750 milyar dolarlık ihale ve yatırım yapılacağı hesaplanıyor. Yüzde 51 yerli üretim tercihinin sanayiciye büyük destek sağlayacağı belirtiliyor. Yerli üretimle birlikte yaklaşık 375 milyar doların Türkiye'de kalacağı ifade ediliyor. Sanayi İşbirliği Programı kapsamında kamuda sağlık, ulaştırma gibi sektörlerin müsteşarlarından oluşan bir komisyon oluşturulacak. Benzer bir yapı belediyelerde de kurulacak. Örneğin Sağlık Bakanlığı 100 tane MR cihazı alacaksa kaç tanesinin yerli imkanlarla üretilebileceğine bakılacak. Yılbaşından sonra da teknolojik ürün listesi yayınlanacak. 2014 yılında TÜBİTAK MAM bünyesinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla başlatılan Yerli Güneş Enerjisi Santral Teknolojilerinin Geliştirilmesi (MİLGES) projesi kapsamında Urfa Ceylanpınar'da kurulacak santralde yerli sanayi imkânları ile üretilmiş güneş panelleri kullanılacak. Yerli Termik Santral Tasarım ve İmalat Kabiliyetinin Geliştirilmesi (MİLTES), Rüzgâr Enerjisi Santrali Teknolojilerinin Geliştirilmesi (MİLRES), Kömür Gazlaştırma ve Sıvı Yakıt Üretimi Teknolojilerinin Geliştirilmesi (TRİJEN) projelerinde de son aşamaya gelindi.
Star

Teknolojide Orkestra Şefliği Lazım
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise inovasyon kavramı hakkında farkındalık oluşturmak istediklerini vurguladı. "Kalemin kılıçtan, aklın paradan, daha kuvvetli olduğunu bizlere açık seçik gösteren yeni bir binyıla girdik. Bu yeni bin yılda, insanlık tarihine ne katacağız, onun arayışı içindeyiz" diye konuşan Büyükekşi, Türkiye'nin yaratıcı potansiyelinin ortaya çıkması gerektiğine dikkat çekti. Büyükekşi, inovasyon ekosisteminin tüm bileşenlerini bir araya getirip bu ekosistemi genişletmeyi hedeflediklerini söyleyerek, "Türkiye İnovasyon Haftası'nda sanayi ile akademiyi, yaratıcılıkla tutkuyu, tecrübeyle vizyonu bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, daha fazla değil, daha akıllı üretmeliyiz. Teknolojide taşeronluk değil, orkestra şefliği yapmalıyız" diye konuştu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise konuşmasında, inovasyon kavramının tamamen Bakanlığın ana iştigal alanlarından biri olduğunu söyledi. Zeybekci,üretilen ürünlerin özgün tasarımlar olmadığı ve marka haline gelmediği sürece çok faydalı olmayacağını söyleyerek " Ülkemiz, üreten ülke konumundan tasarlayan ülke aşamasına geçiş döneminde. Bugünün inovasyonu, yarının müteahhididir" dedi.
Star

Türkiye'ye Fon Akışında Önemli Canlanma Var
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'ye fon ve sermaye akışında büyük bir canlanma olduğunu söyledi. İngiltere'nin başkenti Londra'da Afganistan'ın geleceğinin tartışıldığı konferansta Türkiye'yi temsil eden Bakan Mehmet Şimşek, İngiltere ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilere değinerek İngiltere'nin, Türkiye'nin önemli bir ticari ortağı olduğunu, siyasi anlamda mükemmel ilişkilere sahip olunduğunu kaydetti. Bakan Şimşek "İngiltere'ye ziyaretimizde finans kesimi ile bir araya geliyoruz. Türkiye'nin risk algısı ve sermaye çekmesi çok önemli. Önemli finans merkezlerinden biri Londra. Son dönemde Türkiye'ye olan ilgi oldukça güçlü çünkü iki önemli seçimi atlattık, ardından da önemli bir reform programı açıklanması, buna ilaveten petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde düşmesi Türkiye'ye ilgiyi artırmış durumda. Türkiye'ye fon ve sermaye akışında büyük bir canlanma var"dedi. "Türkiye geçen yıl dünyada en fazla insani yardım yapan ülke oldu" diyen Şimşek Afganistan'a 2002 yılından bugüne kadar 300 milyon dolar yardım yapıldığını ve yardımların devam edeceğini söyledi. Şimşek, Afganistan'ın çok uzun bir süreden sonra adil ve şeffaf bir Cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdiğini ifade ederek, yabancı askeri güçlerin çıkmaya başlamasıyla Afganistan'ın çok önemli bir dönüm noktası geçirdiğini bu sebeple düzenlenen konferansın büyük önem taşıdığını söyledi. Şimşek "Afganistan çok fakir bir ülke, savaşın tahribatı var. Afganistan'ın ciddi bir şekilde yardıma ihtiyacı var. En son yapılan Tokyo Konferansı'nda 150 milyon dolarlık yardımı taahhüt etmiştik. Zaten 2002'den bu yana geçen süreçte Türkiye olarak biz Afganistan'a 300 milyon dolardan fazla destek verdik. 664'e yakın projenin tamamlanmasına yardımcı olduk. Şimdi özellikle Afganistan'ın enerji, ulaştırma altyapısının geliştirilmesi ve bölgesel ticaret anlamında bir entegrasyonu başlatması çok önemli. Bölgesel anlamda ticari faaliyetlerini artırabilmesi için enerji kaynaklarını geliştirmenin yanı sıra demiryolu ve karayollarını da geliştirmeye ihtiyaç duyuyor." İngiltere Başbakanı David Cameron'ın ev sahipliğini yaptığı konferansa, aralarında Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani'nin de bulunduğu 50'den fazla ülkeden üst düzey yetkili katıldı.
Star

Sıfırcı Hocaları Abartmayalım
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'den negatif bir açıklama beklemediğini söyledi. Zeybekci, "Negatif bir açıklama beklemiyorum ama olumlu açıklama da beklemiyorum. Moody's'in kredi notu ya da görünümde değişiklik yapmasını beklemiyorum" dedi. Ekonomi Bakanı, kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili olarak, "Abartıyoruz. Kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarını ve yorumlarını gereğinden fazla abartıyoruz" diye konuştu. Zeybekci, şöyle devam etti: "Ben neden kredi kuruluşlarını eleştiriyorum. 10 Ağustos'ta seçim oluyor ama o kritik değerlendirmeden önce Moody's değerlendirme yapacaklarını söyledi. Ondan sonra da ben bu karardan beklentimin negatif olduğunu söyledim. Sonra seçim öncesi yapılmadı ama Pazartesi günü Moody's'ten değerlendirme geldi. Pazar günü biten seçimin ardından Pazartesi günü 'Türkiye'deki siyasi durumun belirsiz' olduğu yorumu yapıldı. Ancak cari açık, cari açıktaki iyileşmeler ve benzer iyi gelişmeler görülmezken Türkiye ile ilgili absürd bir yorum geldi."
Vatan

DÜNYA

Fransa'dan Soykırıma Taşıdığı Yahudilere Tazminat
Fransa, bir süredir ABD ile yaptığı görüşmeler sonunda 2. Dünya Savaşı'nda Fransız devlet demiryolları tarafından Nazi toplama kamplarına gönderilen Yahudiler için 60 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Söz konusu para soykırımdan kurtulanlara ve kurbanların ailelerine verilecek. Fransa'ya Maryland, New York, Florida ve Kaliforniya'da yaşayan Yahudiler tarafından dava açılmıştı. ABD ile Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın üzerinde uzlaştığı tazminat anlaşması Pazartesi günü imzalanacak. Ancak anlaşmanın uygulamaya geçmesi için Fransız Parlamentosu'ndan da onay alması gerekiyor. Bunun da aylar sürebileceği belirtiliyor. Fransa demiryollarının 2. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 76 bin Yahudi'yi toplama kamplarına taşıdığı ifade ediliyor.
Hürriyet

Kral, Ailesine Pahalı Hediyeyi Yasakladı
İspanya Kralı VI'ncı Felipe, ülkede yaşanan yolsuzluk ve rüşvet olaylarının önüne geçebilmek için kraliyet ailesine verilen hediyelere yeni bir düzenleme getirdi. 2015 yılında yürürlüğe girecek düzenlemeye göre başta işadamları olmak üzere herkesin, aile üyelerine verilecek hediyelerde lüksten kaçınılması ve şahsi kişilik taşımaması şartı aranacak. Buna göre hediyelerin bireylere değil Kraliyet kurumuna doğrudan verilmesi istenecek. Kral ayrıca ailesinin bedava uçağa binmesini de yasakladı. Kraliyet üyeleri normal bir vatandaş gibi cebinden bilet parasını ödeyecek. Kral Felipe bununla da yetinmeyip ailesine banka kredilerinde sağlanan düşük faize de el attı. Bankalar kraliyet ailesi fertlerine piyasadaki faiz oranlarından kredi sağlayabilecek. Felipe, daha öncede aile üyelerinin özel şirketlerde çalışmasını yasaklamış ve hesaplarını dış denetime açacağını duyurmuştu. İspanya'nın yeni kralı olan Felipe'nin babası I.Juan Carlos'a tahtta olduğu dönemde özellikle Arap milyarderleri aralarında yat ve Ferrari gibi lüks marka otomobiller de olmak üzere çeşitli hediyeler vermiş ve bu hediyeler Kral tarafından kabul edilmişti.
Hürriyet

Darbenin Ses Kaydı Çıktı
Mısır'da darbeyle görevinden alınan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin Tora Hapishanesi'ne nakledilinceye kadar tutulduğu yerle ilgili dönemin komutanları resmi belgede sahtecilik yapmış. Dönemin Yüksek Askeri Konsey üyesi Tümgeneral Memduh Şahin ile Mursi'nin alıkonulmasından sorumlu Deniz Kuvvetleri Komutanı Üsame el- Cündi arasında geçen telefon konuşmasını Mısır'ın Mikemmelin Kanalı yayınladı. Şahin, dava evrakında sahtecilik yapılması için iki müsteşar gönderen başsavcıdan "Mursi'nin tutulduğu yerin hapishane" olduğu yönünde İçişleri Bakanlığı'ndan bir karar çıkarılmasını istiyor. Böylece davaya sonradan bu gerekçeyle itiraz edilmesinin engellenmesini istiyor. Ancak Şahin ile Cündi anlaşmazlığa düşüyor, ardından dönemin Savunma Bakanı General Abdulfettah Sisi'nin Ofis Müdürü Abbas Kamil devreye giriyor. Şahin, Kamil'e "Hapishaneyle ilgili tüm yasal evraklar hazır, endişelenmeyin, çok iyi iş çıkardık, Başsavcı da çok mutlu" diyor ve bu bölümden sonra Sisi ile konuşmaya başlıyor. Sisi'nin, talimatın yerine getirilip getirilmediği sorusuna Şahin de "En tehlikeli görevlerden biri olan İçişleri Bakanlığı'yla alakalı olan bölümü yerine getirdik" şeklinde cevap veriyor.
Türkiye

Bir Kutu İlaç İçin Öldürüldü
ABD'de ağustos ayında Ferguson'da silahsız bir siyahi gencin polis tarafından öldürülmesinın ardından başlayan protestoların yankısı devam ederken bu kez Arizona'nın Phoenix kentinde benzer bir olay yaşandı. Beyaz bir polis memuru salı akşamı Rumain Brisbon (34) isimli siyah bir adamı cebinde silah olduğunu sanarak öldürdü. Ancak olaydan sonra Brisbon'un cebinde silah değil bir kutu ağrı kesici olduğu ortaya çıktı. Polise göre kimliği açıklanmayan memur bir hırsızlık ihbarını araştırıyordu. Bu sırada sokaktaki bir vatandaş siyah, spor bir otomobilde uyuşturucu satıldığını söyledi. Polis memuru ihbar edilen aracı bulunca yanına gitti. Brisbon ise araçtan indi. Phoenix Polis Departmanı'na göre polis memuru ellerini havaya kaldırmasını söylediğinde Brisbon elini beline soktu. Polis, Brisbon'un silahına uzandığını düşünerek kendi silahını çıkardı. Brisbon'un kaçmaya başlaması ile kovalamaca başladı. Polis Departmanı'na göre, boğuşma sırasında Brisbon'un silahı olduğunu düşünen polis memuru, dört çocuk babası adamı daha fazla zaptedemeyince iki el ateş etti. Ancak Brisbon'un cansız bedeninden silah değil bir kutu ağrı kesici çıktı. Polis sözcüsü Trent Crump çarşamba günü "Olay kötü sonuçlanmış olabilir ama polis memuru ondan yapmasını istediğimiz her şeyi harfiyen yaptı" dedi. Vatandaşların bu açıklamadan tatmin olmamasının ardından protesto planlanırken polis departmanı ikinci bir açıklamayla Brisbon'un aracında yarı otomatik bir silah ve bir kutu marijuana bulunduğunu söyledi. Polisin açıklamalarına inanmadıklarını söyleyen yaklaşık 100 kişi perşembe akşamı polis merkezine yürüdü. Göstericiler Brisbon'u öldüren polisin adının açıklanmasını talep etti. Gösterinin organizatörlerinden Rahip Jarrett Maupin "Brisbon korkup kaçmakta haklıymış. Polis, beyaz insanlara böyle davranmıyor" dedi. Phoenix'te cuma günü, sadece Brisbon'un değil, Ferguson'da Michael Brown'un ve New York'ta Eric Garner'ın ölümlerini de protesto eden büyük bir gösteri planlanıyordu. Ülke genelinde halen Brown ve Garner için protesto yapılıyor. New York'ta temmuz ayında Garner'ı boğarak öldüren polis memurunun jüri tarafından aklanmasının ardından büyük illerde binlerce kişi sokağa döküldü. New York'ta caddeleri trafiğe kapatan kalabalığın polisle karşı karşıya gelmesinin ardından perşembe akşamı 223 kişi göz altına alındı.
Milliyet

Ab Bakanı Bozkır: Kıbrıs Sorununu Tarihe Gömelim
Kıbrıs'a ziyarette bulunan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, Ada'yı ikiye bölen Yeşil Hat üzerinden Rumlara, "Her tarafı alev alev yanan bölgemize Kıbrıs sorununu çözerek bir örnek yaratmak insanlık borcudur" diye seslendi. Çözüm sonrasında oluşacak ekonomik potansiyele dikkat çeken Bozkır, "Çözüm ile birlikte ortaya çıkacak nimetlerden birlikte yararlanalım" dedi. Bozkır, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bugün Atina'ya yapacağı ziyaret öncesi Kıbrıs Türk tarafı ile istişarelerde bulunmak amacıyla Ada'ya gitti. Ada'da üst düzey ziyaretler yapan AB Bakanı Bozkır, Lefkoşa'yı ve Ada'yı ikiye bölen Yeşil Hat'ta bulunan Lokmacı Sınır kapısında Milliyet'in sorularını yanıtladı. "Gerçekten 50 yıldır devam eden bir sorundan bahsediyoruz. Bu sorun çözülmelidir" diye sözlerine başlayan Bozkır şunları kaydetti: "(Yeşil Hat) Bu kapı güzel bir şehri ikiye bölen bir kapı. Berlin duvarının yıkılışının 25'inci yıl dönümünü idrak ettiğimiz bir dönemde, bu kapıyı görmek beni çok üzdü. Dolayısıyla Güney Kıbrıs Rumlara, buradan seslenmek istiyorum. Bir arada yaşamak, huzuru sağlamak, Ada'nın imkanlarından birlikte yararlanmak; bölgede istikrarın gelmesi ile birlikte ortaya çıkabilecek yeni imkanlardan da birlikte yararlanmalıyız." Bozkır, Kıbrıs sorunun çözümünün bu noktada önemli olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: "Her tarafı alev alev yanan bölgemize Kıbrıs sorununu çözerek bir örnek yaratmak insanlık borcudur. Rumlara masaya dönmeleri çağrısını yeniliyorum. Bu sorunu artık tarihe gömelim. Bu sorunu çözenler de tarihe geçecektir." "Kıbrıs sorunun çıkmazından masaya dönerek çıkabilir. BM bu konuda üzerine düşen görevi yapmalı" çağrısı da yapan Bozkır, Ada'ya gelecek su ve çıkarılacak doğalgazın ortak kullanılabileceğini kaydetti.
Milliyet

Türkiye'ye Girişi Yasak 7 Bin 200 Kişi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Basel'de düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 21. Bakanlar Konseyi toplantısında terörizmin hala uluslararası barışa karşı büyük bir tehdit oluşturduğunu ve tüm ülkelerin işbirliği yapması gerektiğini vurguladı. Türkiye ve ABD'nin 2011 yılında terörle mücadelede uluslararası işbirliğinin artırılması için küresel bir girişim başlattığını hatırlattı. Yabancı teröristlerin küresel bir tehdit olduğu belirten Çavuşoğlu "Suriye ve Irak'taki tehdit geçmiştekilerden farklı değil ve biz bundan bir ders çıkarmalıyız. Bu tehdidi, büyük bir yangından çıkan dumanı başka yöne çevirerek önleyemeyiz. Suriye ve Irak'taki bu yangını söndürmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin gerekli uyarıları defalarca yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, uluslararası toplumun Suriye'deki krize cevap verememesi ve eski Irak hükümetinin etnik politikalarının El Kaide'nin DEAŞ (IŞİD) adı altında doğmasına zemin hazırladığını ifade etti. Çavuşoğlu, "DEAŞ, din adı altında ve sosyal medya aracılığıyla 80'den fazla ülkeden kişiyi bünyesinde topladı ama DEAŞ'a katılanların yarıdan fazlası bölge insanı. Bu nedenle, sadece yabancı terörist unsurunu gündeme getirmek bu sorunu çözmez. Askeri ve kolluk tedbirlerinin yanında rehabilitasyon, radikalizmi ortadan kaldırmak, ülkenin ve devletin yeniden inşasını da içeren kapsamlı bir strateji gerekli" dedi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin terörle mücadele çalışmaları hakkında "Yabancı savaşçılara ilişkin ülkeye giriş yasağı listemizde 7 bin 200'den fazla isim var. 2011'den beri bin 50 kişiyi sınır dışı ettik. Sınır dışı ettiklerimiz sınır kapılarımıza yine geliyor. Suriye sınırımızda güvenlik önlemlerini artırdık" ifadelerini kullandı.
Star

Abd İki Pkk'lıyı Elinden Kaçırdı
ABD'ye yasadışı yollarla meksika'dan geçmeye çalışırken yakalanan 4 PKK üyesinden ikisinin göçmenlik hakimi tarafından serbest bırakılmasının ardından Kanada'ya kaçtıkları ve sığınma hakkı edinmeye çalıştıkları bildirildi. İç güvenlik Bakanı jeh johnson Temsilciler meclisi'nde bir Kongre üyesinin sorusu üzerine "(4 kişiden) İkisi tutuklandı. Diğer ikisi ise, benim tercihim bu yönde olmasa da, hakim tarafından serbest bırakıldı ve Kanada'ya kaçtı. Kanada'da sığınma hakkı edinmeye çalışıyorlar" dedi. Cumhuriyetçi vekil jason Chaffetz, Bakan johnson'ın bu kişilerin sınırdışı edilecekleri şeklindeki sözlerini hatırlatarak "Dünyaya bir terör örgütüyle bağlantılı bu 4 kişiyi sınırdışı edeceğinizi söylediniz ama bu olmadı. İkisi serbest bırakıldı" diye çıkıştı. Bu kişilerin üyesi olduğu PKK'nın 'terör örgütü' olduğunu da açıkça ifade etmeyen johnson "Bu kişilerin bir terör örgütüyle bağlantıları var değil mi?" sorusunu "geçen sefer de konuştuğumuz gibi bağlantılı oldukları yerin terör örgütü olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine dair bazı soru işaretleri var" şeklinde yanıtladı. johnson, Chaffetz'in "Bu örgüt (PKK) Dışişleri Bakanlığı tarafından terör örgütü olarak niteleniyor, doğru mu?" sorusuna "sizi Bakanlığa yönlendiriyorum" cevabını verdi.
Star
POLİTİKA

52 Oy Yüce Divan Kapısını Açabilir
TBMM Soruşturma Komisyonu'nun AK Partili 4 eski bakanla ilgili çalışması sona yaklaşırken, gözler komisyon raporuna ve bu raporun oylamasından 'Yüce Divan'a sevk' kararının çıkıp çıkmayacağına çevrildi. Muhalefetin bu konuda tavrı biliniyor. Asıl değerlendirmeler ise AK Parti'nin içinde yapılıyor. Kulislerde AK Parti'den 52 kişinin oyuyla bakanlara 'Yüce Divan kapısının açılacağı' iddia ediliyor. TBMM İçtüzüğü'ne göre soruşturma komisyonlarının raporlarının oylanması aşamasında, partilerin bu konuda blok hareket etme kararı alma olanağı bulunmuyor. Oylamanın gizli yapılması da müdahale imkanını ortadan kaldırıyor. Kulislerde yapılan değerlendirmelere göre, komisyonun raporu bakanların bir kısmı veya tümü için Yüce Divan'a sevk yönünde olmasa bile, Genel Kurul'da yapılan oylama 'bunun yönünü' değiştirebilecek. Muhalefet partileri ve bağımsızların hiç fire vermemesi durumunda, bakanların Yüce Divan'a gönderilmesini isteyenlerin sayısı 224'de kalıyor. Yüce Divan'a sevk için ise en az 276 oy gerekiyor. Bu da AK Parti içerisinde en az 52 kişinin bakanların aleyhine oy kullanması anlamına geliyor. İktidar kulislerinde, en az 100 kadar AK Parti milletvekilinin eski bakanlardan Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divan'a sevki yönünde görüşe sahip olduğu iddia ediliyor. Ancak bu vekillerin bakanlar arasında ayrım yaptığı da biliniyor. Vekillerden bazıları, bakanların hepsinin; bazıları ise 2 veya 3'ünün Yüce Divan'a gönderilmesi görüşünde. Partide sayıları 70'i bulan 3 dönemlik vekillerin hiçbir telkini dikkate almayarak hareket edecekleri, bunun da partinin Yüce Divan oylamasında fire vermesi sonucunu doğuracağı yorumları da yapılıyor. Soruşturma komisyonlarının çalışma süreleri ve raporların Genel Kurul'da görüşülme süreleri 'zorunlu takvim'e bağlandığı için 'öteleme' olasılığı bulunmuyor. Bu konuda iktidar partisinin tek seçeneği, 7 Haziran'da yapılması gereken genel seçimleri en az 2 ay öne çekmek. Seçimler nisan ayına alınırsa TBMM erken tatile sokulabilir ve soruşturma komisyonunun raporunun görüşülmesi yeni Meclis'e bırakılabilir.
Hürriyet
'Doğal Kaynaklar' Adanın Tümüne Aittir
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz arama çalışmaları nedeniyle duran Kıbrıs müzakerelerinde Yunanistan'a net mesaj vererek, "Doğal kaynaklar adanın tümüne aittir. Kıbrıs Rum Yönetimi tüm adayı temsil ediyormuş gibi davranmamalı. Ortak durum belirlersek herkes kazançlı çıkar" dedi. Davutoğlu, Kıbrıs Rum Kesimi'nin Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramasına karşılık, Türkiye'nin bölgeye arama gemisi göndermesi ile duran Kıbrıs müzakerelerinde çözüm arayışı için Yunanistan'da görüşmelerde bulundu. Davutoğlu'na ziyaretlerinde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Taher Yıldız, AB Bakanı Volkan Bozkır, Gümrük Bakanı Nurettin Canikli, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Kültür Bakanı Ömer Çelik eşlik etti. Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konsey (YDİK) Toplantısı ve ortak Bakanlar Kurulu toplantısı için Yunanistan'a gelen Davutoğlu, şu mesajları verdi: Ege ve Kıbrıs ile diğer iki ülkeyi doğrudan ilgilendiren konuları ele aldık. Dostane görüşmeler oldu. Batı Trakya'daki soydaşların durumları iki ülkeyi de ilgilendiren dini özgürlükler ve hakları konusunda da dostane ve geniş kapsamlı istişare olanakları oldu. Kıbrıs sorununu her zaman olduğu gibi kapsamlı şekilde ele aldık. Türkiye ve Yunanistan'ın ortak çözüm iradesi göstermesi müzakereleri olumlu yönde etkileyecektir. Her iki tarafın da görüşü; Kıbrıs etrafındaki doğalgaz kaynakları, Kıbrıs'ın bütününe aittir. Bu aynı zamanda kapsamlı çözüm sürecinde katkı sağlayacak bir imkandır. Birlikte görüşmek suretiyle her mesele çözülür ama sanki Kıbrıs Rum Yönetimi tüm adayı temsil ediyormuş gibi tek taraflı adımların sürece katkı getireceğini düşünmüyoruz. Son derece olumlu bir atmosfer olduğunu ifade edebilirim. Bunun bir imtihan olduğunu söyledim. Öyle bir ortak durum belirleriz ki buradan herkes kazançlı çıkar. 1, 2, 3 değil tüm taraflar. Kıbrıs'ta iki tarafın ortak çabaları ile doğalgazın birlikte işletilmesi ile Yunanistan'a köprü oluştururuz.
Milliyet
'Bedelli Askerlik Yaş'ta Görüşüldü'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yunanistan'a gitmeden önce Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı, bedelli askerlikle ilgili 'askeri kaynaklara' dayanılarak yapılan haberlere tepki gösterdi. Davutoğlu, "Bedelliyle ilgili askeri yetkililerin endişe taşıdığı iddiası"yla ilgili soruya, şu yanıtı verdi: "Ben gazetelerimizde yer alan iç ve dış kaynaklara istinaden yapılan haberlere hep mesafeli yaklaşırım. Genelkurmay Başkanlığımız, Başbakanlığa bağlıdır. Herhangi bir konuda kaygı iletmek için, herhangi bir askeri kaynağın basına konuşmasına ihtiyaç yoktur. Türkiye'de demokratikleşme yerleştikçe herkesin öğrenmesi gereken bir şey var. Bu böyle bilinmeyen kaynaklara atıfta yapılan haberler bitmeli. Türkiye'de işleyen sağlıklı süreçler vardır. Kurumlar arası siyasi istişareler yapılır. Nihai karar siyasi iradeye sahiptir. Bu konuda da TSK'nın son derece kökleşmiş bir geleneği ve açık bir tutumu vardır. Dolayısıyla kaynak çıkıp kendisi konuşur. Bu tür atıflarla yapılan haberlerin belki dikkat çekici tarafı vardır ama devlet geleneğimiz içinde yeri yoktur. YAŞ'ta bu konu daha önce görüşüldü. Savunma bakanımız brifing verdi. Genel perspektifle olumlu kanaatler ifade edildi." Davutoğlu, şöyle devam etti: "Özellikle belli bir sayıya ulaşılmış ve bu anlamda askerliğin etkin yapılması açısından ama nihai olarak bunun yaşının ne olacağı ve ücretinin olacağı hususu Bakanlar Kurulu'nun takdirine aittir. Bu çerçevede açıklama yaparken de 'silahlı kuvvetlerimiz büyük bir reform sürecinden geçiyor. En saygın kurumlarımızdan biri' demiştim. Önümüzdeki 10 yıllarda vurucu gücü yüksek ve daha profesyonel bir orduya geçiş zaten silahlı kuvvetlerimizin ve hepimizin perspektifinde olan bir husus. Bu tür belirsiz anonim atıflara yapılan hiçbir habere itibar edilmemelidir."
Vatan

'Kayıp Trilyon' İçin Takipsizlik
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkındaki Refah Partisi dönemine ait 'kayıp trilyon' soruşturmasında takipsizlik kararı verdi. Kararda, "kamu davası açılmasını gerektirir delil elde edilemediği" belirtildi. Gül, cumhurbaşkanlığının sona ermesinin ardından, soruşturma kapsamında 18 Kasım 2014'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade vermişti. Kararda, Gül'ün mali işlerden hiçbir sorumluluğu ve bu konularda imza yetkisinin bulunmadığı belirtildi. Kararda ayrıca emsal nitelikte genel başkan yardımcılığı görevini yürüten tüm diğer MKYK üyeleri hakkında kesinleşen beraat kararları hatırlatıldı. 'Kayıp Trilyon' davası Refah Partisi'nin 1998 yılı kesin hesaplarındaki partiye ait yaklaşık 1 trilyon TL'nin harcanmış gibi gösterilmesinin ortaya çıkışıyla başlamıştı. Davada müfettişlerin yaptığı incelemelerle paranın sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği ortaya çıkmıştı. Açılan davada, Necmettin Erbakan, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 Mart 2002'de 'özel evrakta sahtecilik' suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. Aynı davada 68 Refah Partili yönetici 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arası hapis cezası aldı. Yargıtay, bu kişiler hakkındaki kararı onadı. O dönem Dışişleri Bakanı olan Gül'ün dosyası ise ayrıldı.
Vatan

SPOR
THY Euroleague D Grubu'nda mücadele eden Galatasaray Liv Hospital, Abdi İpekçi'de bu sezon ilk kez kaybetti, İspanyol Laboral'e 89-82 mağlup olarak, büyük fırsat tepti. İki takımın da 7 haftada 3 galibiyetinin bulunması, bu maçı gerçekten 'kader sınavı' kıvamına getirmişti. Ancak temsilcimizin bu maçı kazanmak için savunmada göstereceği direnç çok önemliydi. Çünkü Laboral, İstanbul'a gelen rakipler içinde en önemli hücum potansiyeline sahip ekipti. Savunmanın en net sıkıntısı boyalı alan. Vougioukas ile başladı Ergin Ataman, hücumda biraz kıpırdandı ama Yunan oyuncu savunmada yine aksadı. Yeni transfer Young, aldığı sürelerde alkışlandı, savunma beşinde iyi iş yaptı ama henüz takıma çok yabancıydı. Bir de San Emeterio'nun, Arodori'ye sağladığı bariz üstünlük gelince konuk takım 6. dakikada 16-10 öne geçmişti bile. O anda Ataman, rakibin düzenini bozmak için Arroyo ve Erceg'i kenara alarak savunma beşine döndü. O beş baskıyı artırdı, 9- 3'lük seri geldi, Ender'in son saniye basketiyle ilk periyot 19-19 bitti. Ancak maçın nasıl bitirileceği soru işaretiydi. Arroyo ile Erceg olmadan maç kazanmak çok zor Galatasaray için, çünkü hücum onların elinde. Zaten ikinci çeyrekte Arroyo atmaya başladı başlamasına da, böyle bir rakip karşısında tutmanın daha önemli olduğunu Erceg savunmasındaki Tillie hatırlattı bir kez daha. Konuk takım onun sayılarıyla öne geçti devre sonunda: 39-38. Konuk takım farkı bir kez daha 7'ye çıkarınca da, Ataman daha sert oyuncularla oynadı, fark kapandı. Ancak deneyimli çalıştırıcı bu sezon defalarca harikalar yaratan ikiliyle maçı bitirmeye kararlıydı. Erceg-Arroyo ikilisi art arda üçlükleriyle 67-65 girilen son çeyrekte temsilcimizi 78-77'de öne de taşıdı. Ancak en son Laboral attı! Önce San Emeterio, ardından Heurtel ve son olarak da Perkins ile potaya güle oynaya giden İspanyollar, 3 dakikada 12 sayı daha üretip, Abdi İpekçi'den zaferle ayrıldı. Acaba bu maç savunma beşiyle bitse ne olurdu? Muhtemelen temsilcimiz 82 sayı atamazdı ama potasında da 89 görmezdi. Laboral'i atarak yenemeyeceğimiz aslında ilk maçtaki 91-90'lık skordan belliydi!
Milliyet

Ziraat Türkiye Kupası'nda Keçiörengücü karşılaşmasında beraberliği son saniyede kurtaran Trabzonspor'da gözler, yarın ligde dönüm noktası niteliğindeki Beşiktaş müsabakasına çevrildi. Ersun Yanal, "Keçiörengücü ile Beşiktaş maçını aynı platformda değerlendirmek yanlış olur. Oradaki atmosfer farklı bir şey. Kazanma tavrını ortaya koymalıyız" diye konuştu. Ersun Yanal, Beşiktaş maçının ligdeki konumları açısından önemli olduğunun altını çizerken de şunları söyledi: "Ancak lig çok uzun. Oynayacağımız o kadar çok maç var ki. Göreve başladığımda liderle 15 puanlık fark vardı aramızda. Yarınki karşılaşma da puan farkının açılacağı ya da kapanacağı maçlardan biri. Biz tabii ki kazanarak puan farkını kapatmak istiyoruz. Her maçımızı da kazanmak istiyoruz. Futbol 3 ihtimalli bir oyun." "Sonuçta güçlü bir rakiple oynayacağız. Tempolu oynayacağımız, galibiyeti 90 dakika kovalayacağımız biliniyor. Biz de en az Beşiktaş kadar iddialıyız ve kazanmaya yakınız. Şansları eşit görüyorum. Fırsatları değerlendirenin kazanacağını bir mücadele olacak. Ama tabii ki kazanmak kadar güzel bir futbol da oynamak istiyoruz." Rakibi Cardozo ile vurmayı planlayan Yanal, Demba Ba'ya da kilit vuracak.
Star

Fenerbahçe Emre Belözoğlu defterini kapatmaya hazırlanıyor. Sarı- Lacivertli yönetimin, saha içindeki başarı performansının yanı sıra hırçınlığıyla, takım arkadaşları ve rakip oyuncularla yaşadığı kavgalar, gördüğü kartlar ve aldığı cezalarla can sıkan 35 yaşındaki tecrübeli futbolcunun sözleşmesi konusundaki kararının netleştiği ortaya çıktı. Fener, son olarak Eskişehir maçında hakem Tolga Özkalfa tarafından oyundan atılan Emre'yle yollarını ayıracak. Beşiktaş derbisinde "F.. off" ve Eskişehir maçında "Allah belanı vermesin!" skandallarıyla gündeme gelen kaptan Emre'nin 31 Mayıs 2015 tarihinde sözleşmesi sona eriyor. Ancak yıldız oyuncunun kontratında +1 opsiyon bulunuyor. Eskişehir maçı sonrası Başkan Yıldırım'ın "Yeter Emre" çıkışı sonrası durumu tartışılmaya başlayan Belözoğlu'na veto verdiği bildirilirken, tecrübeli oyuncu sözleşme uzatmak istedi. Ama yönetim reddetti. Öte yandan Emre'nin 1 maçlık ceza ile ilgili hakem raporunda "hakaret" suçundan PFDK'ya sevkedilmesine rağmen, kurul tarafından ekstra ceza verilmemesinin nedeni ortaya çıktı. Disiplin kurulu üyelerinin Emre'nin hakeme söylediği "Allah belanızı versin" şeklindeki ifadede yer alan "Bela" kelimesini hakaret olarak kabul etmedi, sportmenliğe aykırı hareket olarak saydı. Buna göre de Emre ekstra ceza almadı.
Star

Galatasaray 40 gün aradan sonra bir kez daha olağanüstü genel kurula gidiyor. Eski başkan Ünal Aysal'ın istifası sonrası 25 Ekim'de yeni başkanını seçmek için toplanan Sarı-Kırmızılılar, bu kez kulüp gider bütçesinin aşılması nedeniyle revize bütçenin müzakeresi ile Şişli'deki bir arsanın değerlendirilmesi için bir araya gelecek. Türk Telekom Arena'daki çok amaçlı salonda yapılacak toplantı saat 11.00'de start alacak. Olağanüstü genel kurulda Duygun Yarsuvat başkanlığındaki yönetim kurulu, 1 Ocak-30 Eylül 2014 ara hesap dönemi solo ve konsolide bağımsız denetim raporları doğrultusunda kulübün mali durumu hakkında sunum yapacak. Kongrede 2014 yılı hesap dönemi içerisinde gider bütçesinde aşım olması nedeniyle revize bütçe müzakere edilecek ve oylanacak. Ayrıca Şişli'deki 2 bin 127.32 metrekarelik arsa için yetki istenecek. Arena'daki kritik kongrede Duygun Yarsuvat yönetimi'nin üyelerden bütçeyi revize edip, 67 milyon liralık borçlanma yetkisi talep edeceği bildirildi. Borçlanma yetkisi verilirse futbolcuların paralarının ödenmesi kosundaki sıkıntılar ortadan kalkacak. Aksi takdirde mali olarak zor durumda olan yönetim iyice köşeye sıkışacak. Bu durumda Mayıs 2015'e kadar başkanlığa seçilen Yarsuvat'ın istifa edibileceği ifade ediliyor.
Star

   
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme