5 Aralık 2014 Cuma

05.12.2014 Genel Gündem

GÜNDEM

Elden Ödedim 
17 Aralık operasyonunun ardından rüşvet ve yolsuzlukla suçlanan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'na verdiği ifadede, "Saat takmayı severim, bu tür saatler alırım. Parasını kendim ödedim, vaktim olmadığı için yurtdışından işadamına (Rıza Zarrab) getirttim" dedi. Çağlayan, Özel Kalem Müdürü Onur Kaya'nın Rıza Zarrab'ın diğer bakanlıklardan randevuları için aracı olması konusunda, "Özel kalemimin işadamlarıyla ilgili neler yaptığını bilemeyebilirim, ama görev edinerek bazı şeyleri yapmış olabilirler" dedi. Soruşturma komisyonu, eski bakanlar Egemen Bağış, Muammer Güler ile Erdoğan Bayraktar'ın ardından dün Zafer Çağlayan'ın da ifadesini alarak savunma oturumlarını tamamladı. Çağlayan'ın iki avukatıyla yaptığı savunma, 1 saat 45 dakika sürdü. Çağlayan, 17 Aralık'tan sonra prostat kanseri olduğunu, tedavi gördüğünü belirterek, "Bunlar İstanbul'da araştırıldı, soruşturuldu, takipsizlikle sonuçlandı. Ortada mesele kalmadı. Aslında şu anda yatakta olmalıydım. Sırf sizlere, Meclis'e saygım ve nezaketimden dolayı geldim" dedi. Çağlayan, servetiyle ilgili bazı sorulara yazılı yanıt göndereceğini belirtti. Milletvekillerinin, "Her iş adamının evine yemeğe gider misiniz, Reza Zarrab'ın evine yemeğe gittiniz mi? Muş'taki okul açılışına Zarrab'ın uçağıyla mı gittiniz? Zarrab bakanlıkta sizi ziyarete geldi mi?" soruları üzerine yanıt vermek istemediğini söyleyen Çağlayan, Zarrab'ın hediye ettiği piyano ve 700 bin liralık saatle ilgili, "Piyanoyu Zarrab hediye etti, ama parasını ödedim, hatta eşimin parasıyla ödedim. Saat takmayı severim, alırım. Benim işim çok, yoğun çalışıyordum. İşadamından rica ettim, yurtdışından getirtti. Ama parasını kendim elden ödedim" dedi. "Ben sanayi odası başkanlığı yaptım, yüzlerce işadamını tanırım, Reza Zarrab da bunlardan birisi" diyen Çağlayan, oğlu Kaan Çağlayan'a Zarrab'ın çantayla 2 milyon Euro, 2 milyon dolar ve 1.5 milyon TL rüşvet gönderdiği iddiasının anımsatılması üzerine, tapelerin hukuka aykırı olduğunu, oğlunun Zarrab'la bir iş ilişkisi varsa bunun kendisinin dışında olduğunu söyledi. Kardeşi Şenol Çağlayan'ın hesabına Reza Zarrab'ın adamı Abdullah Happani'den 2 milyon 645 bin lira gönderildiğine ilişkin tapelerin anımsatılması üzerine de, "Bunlar benim dışımdaki konuşmalar, bu soruşturma komisyonunun kapsamı alanında değil" dedi. Eski Bakan, Zarrab'ın işleri karşılığında Halkbank'ın komisyon tarifesinin değiştirilmesiyle ilgili iddiaya da yanıt vermeyeceğini söyledi. Toplantıda Komisyon Başkanı Hakkı Köylü'nün malvarlığıyla ilgili sorusuna Çağlayan'ın, "Yasalar çerçevesinde bu soruları sorabilirsiniz" demesi üzerine küçük bir gerginlik yaşandı. Köylü, "Komisyon olarak her şeyi sorarız" karşılığını verdi.
Hürriyet


Bedellide 1 Ocak'ı Kurtardı 
"Milli Mayın Faaliyet Merkezi'nin Kurulması"na yönelik yasa tasarısı Komisyon'da kabul edildi. Görüşmeler sırasında AK Parti milletvekillerinin verdiği ve kabul edilen önerge ile bedelli askerliğe ilişkin düzenleme tasarıya eklendi. Daha önce "31 Aralık 2014 tarihi itibari ile" olarak düzenlenen bedellinin kapsamı, AK Partili Komisyon üyesi Mehmet Hamzaoğulları'nın itirazı ile değişti. Diyarbakırlı olduğunu belirten Hamzaoğulları'nın "Bizim oralarda 25 Aralık'ta doğanları 1 Ocak'da kaydettirmek gibi bir durum var. Bu noktada çok ciddi talep var. 1 Ocak'ı da bedelli kapsamına alalım" önerisi muhalefetten de onay aldı. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal yedi kardeş olduklarını belirterek, "5 kardeş 1 Ocak doğumluyuz. Yılbaşları hepimizin doğum gününü kutlarız. Çok doğru bir değişiklik olur" diyerek Hamzaoğulları'na destek verdi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da öneriyi destekledi. Kabul edilen önergeyle, salı günü TBMM Genel Kurulu'na getirilecek olan düzenlemede bedelli askerliğin sınırları şöyle çizildi: "Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1988 tarihi dahil, daha önce doğanlar, 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na tabi yükümlüler, istekleri halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde askerlik şubelerine veya yurtdışı temsilciliklerine başvurmaları ve 18 bin Türk Lirası para veya Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertible yabancı ülke parasını defaten ödemeleri şartıyla temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklar. Her ne sebeple olursa olsun daha önce bedelli veya dövizli askerlik hizmeti kapsamından çıkarılanlardan yaş şartını taşıyanlar, istekleri halinde bu hükümlerden yararlanabilecekler. Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari adli soruşturma ve kovuşturma yapılamayacak. Başlatılmış olanlar sona erdirilecek ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilemeyecek."
Hürriyet

'Dink Suikastından İstanbul Sorumlu' 
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadeye çağrılan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, dün Savcı Yusuf Hakkı Doğan'a yaklaşık 5 saat ifade verdi. 'Paralel' operasyonunda tutuklanan Yılmazer, akşam saatlerinde tekrar Silivri Cezaevi'ne götürüldü. İddiaların, İstihbarat Dairesi Başkanlığı Merkez C Şube Müdürlüğü açısından Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün 17 Şubat 2006 tarihli yazısı ile yapılması gereken işlemlere dayandırıldığını ifade eden Yılmazer, 18-22 Şubat 2006 tarihleri arasında resmi görev için yurt dışında olduğunu vurguladı ve şunları söyledi: "İl istihbarat şube müdürlükleri arasında yapılan yazışmalar daireye yalnızca bilgi olarak geçilir. Trabzon Emniyeti, edindiği bilgiyi İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne göndermiş olup aynı yazışmayı daireye bilgi olarak geçmiştir." "Bu noktadan sonra olayla ilgili devam eden tüm işlemleri yapmak veya önlemleri almak bilgiyi alan İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün sorumluluğundadır. Merkez C Şube Müdürlüğü bu konuda gerekli hassasiyeti göstermiş ve İstanbul ile koordine olduğunu gözetmiştir. Operasyonu yürütme görevi İl İstihbarat Şube Müdürlükleri'nin olduğu gibi Dink ile ilgili koruma tedbirinin uygulanması görevi de yine ilgili İl Koruma Komisyonu'nun bulunduğu ildeki İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne aittir."
Vatan

Savcılara Soruşturma İzni 
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Dairesi'nin 17-25 Aralık soruşturmalarını yürüten Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve Mehmet Yüzgeç hakkındaki şikayetleri görüştü. Daire daha önce savcılar hakkında inceleme kararı vermiş, bu karar Bakan Bozdağ tarafından onaylanmıştı. Daire, onayın ardından haklarında meslekten ihraçları yönünde müfettiş raporu hazırlanan savcılar için soruşturma kararı aldı. Bu karar da HSYK Başkanı da olan Adalet Bakanı Bozdağ tarafından onaylandı. Dosya savcılar hakkındaki kararı vermek üzere HSYK 2. Dairesine gönderildi. HSYK 3. Dairesinin, savcılarla ilgili soruşturma sonuçlanıncaya kadar görevden uzaklaştırma talebinde bulunduğu da öğrenildi.
Vatan

Son 5 Madenciyi Arkadaşları Çıkardı 
Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde 28 Ekim günü eski ocakta biriken suyun basması sonucu 18 isçinin mahsur kaldığı maden ocağında 5 isçinin daha cenazesine ulaşıldı. Facianın 38'inci gününde ocaktaki isçiler Kamil Yaman, Hüseyin Gültekin, Mehmet Özcan, Hasan Tuncer ve Ali Haznedar'ın kurtarılması için çalışmalar devam ederken içeride mahsur kalan diğer isçilerin tamamının cesetlerine ulaşıldı. Cesetler, ocaktan çıkartılıp Ermenek Devlet Hastane Morgu'na kaldırıldı. 5 isçinin kimliğinin Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan yapılacak DNA testinden sonra belirlenecek. Olayla ilgili gözaltına alınan 8 kişiden 5'i tutuklanmıştı.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 86, 5388-86, 6717                    
ABD Doları 2, 2335-2, 2363/  
Euro 2, 7681-2, 7704/ 
İngiliz Sterlini 3, 5000-3, 5060

Gümrük Birliği Askıya Alınamaz 
Türkiye'de Avrupa Birliği konusunun raftan indirildiği, AB'de de tüm kurumlarda yeni bir yapılanmanın söz konusu olduğu bir dönemde Brüksel'de gerçekleştirdiği üst düzey temasların ardından Hürriyet'e konuşan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, "Brüksel Türkiye'nin ikinci başkentidir, o gözle bakılması lazımdır" dedi. Normların, standartların, politikaların ve iş dünyasını ilgilendiren birçok konunun Brüksel'de belirlendiğinin altını çizen Dinçer, "Elbette ki buranın çok dikkatli, buradan gelen tepkilerin çok net şekilde dinlenmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Yokmuş gibi hareket edemeyiz" diye konuştu. Türkiye'yle ilgili çok ciddi bir algı problemi olduğunu gördüklerini vurgulayan Dinçer, "Mutlaka eleştirilecek taraflarımız var. Hükümetin AB sürecinde attığı olumlu adımları anlattığımızda bile biraz sorgulayıcı yaklaştıklarını net olarak ifade etmek lazım. Olumlu adımlar henüz görülmedi ama ümit ediyoruz ki görülecektir" ifadelerini kullandı. Olumsuz algının son iki yılda Türkiye'deki bazı gelişmeler ve siyasi gerilimler neticesinde oluştuğunun altını çizen Dinçer, "Avrupalıların tekrar ikna edilmesinin ve reform sürecinin canlandırılmasının gerekli olduğunu" söyledi. Tüm temel hak ve özgürlüklere bakıldığında Türkiye'de bazı adımların atılıp sonra geriye alındığına dikkat çeken Dinçer, "En son yargı paketi bu nitelikte bir şey" dedi. Adalet Bakanı'nı ziyaret ettiklerinde iş dünyasının ve sokaktaki vatandaşın yargı konusunda ciddi endişeleri olduğunu ilettiklerini söyleyen Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendisi de 'Haklısınız, bizim de yaptığımız araştırmalar bu yönde' dedi ve adımlar atılacağını söyledi. Çıkan paket budur. Aynı hükümetin geçmişteki ileri adımlarının geri alınması söz konusu. Ne değişti de bu adımlar geri atılıyor? Belli ki belli amaçlar için atılıyor. Sanki 'Biraz fazla ileriye gitmişiz bu bize sorun yaratacak en iyisi geri adım atalım' şeklinde bir yaklaşım var." Son dönemin en tartışmalı ekonomik konuları arasında yer alan TTIP'e karşı gümrük birliğinin askıya alınması konusunda da TÜSİAD ile hükümet tam anlamıyla aynı çizgide değil. Dinçer, şunları söyledi: "Türkiye ekonomisi için çok büyük tehdit olduğuna biz de katılıyoruz ama bunun için gümrük birliği anlaşmasının bozulması Türkiye'nin AB sürecinin yok olması demektir. TÜSİAD'ın böyle bir şeyi savunması mümkün değildir."
Hürriyet
 
2023 Hedefi Yalnızca Rakamdan İbaret Değil 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ekonomi Bakanlığı desteğinde Arçelik, Sabancı Holding, Türk Ekonomi Bankası ve Türk Hava Yolları stratejik ortaklığında düzenlenen 3. Türkiye İnovasyon Haftası başladı. Hollanda'nın partner ülke olduğu İnovasyon Haftası'nın açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye'nin 2023 hedeşerine ulaşması için her yıl ortalama yüzde 10'un üzerinde ihracat artışı sağlaması gerektiğini bunun için de inovasyonun ülke stratejisi boyutunda önem kazandığını dile getirdi. İnovasyonu bambu ağacına benzeten Büyükekşi, bambu ağaçlarının beş yıl boyunca hiçbir gelişme göstermediğini, ardından sihirli bir el dokunmuş gibi birdenbire günde 40-45 cm kadar büyümeye başladığını ve altı haftada yaklaşık 27 metrelik esas boyuna ulaştığını hatırlattı. Bambu ağacının hızlı büyümesinin sebebinin beş yıl boyunca toprağa sabırla saldığı kökleri olduğunu dile getiren Büyükekşi, şunları söyledi: "60 bini aşkın ihracatçının temsilcisi TİM olarak biz de sabırla ve istikrarla inovasyona yatırım yapıyoruz. Bunun sonuçlarını da yavaş yavaş almaya başladık. 2012 yılında Küresel İnovasyon Endeksi'nde 143 ülke arasında Türkiye 74. sıradaydı. 2014 yılında 54. sıraya yükseldi. Biz inanıyoruz ki, tüm Türkiye'ye ektiğimiz inovasyon tohumları daha da yeşerecek, tomurcuklanacak, çiçek açacak." Hollanda Kraliyet Büyükelçisi Ron Keller de konuşmasında Türkiye'nin 2023 hedeflerini takdir ettiğini, bunun sadece rakamsal bir ihracat hedef olmadığını, aynı zamanda küresel ve güçlü bir ekonomi olma yolunda stratejiler barındırdığını ifade etti. Keller, "Bu hedeflerin önümüzdeki yıllarda ortak çabalarla gerçekleştiğini göreceğiz. Türkiye aslında bu hedefleri zaten halihazırda global bir ekonominin parçası olarak gerçekleştiriyor. Dolayısıyla sizlerin de başka ülkelerle temasa geçmeniz büyük önem taşıyor" dedi.
Türkiye

Yoksulun Elektriği Ucuz Olacak 
Ödeme güçlüğü olan vatandaşların elektriği indirimli verilecek. Elektrik Enerjisi piyasası Strateji Belgesi Taslağına göre, konut tüketicilerinden sadece ödeme güçlüğü olanlar sürekli olarak 'enerji yoksulluğu' adı altında sübvanse edilecek. Yapılacak düzenlemelerde maliyet temelli sistem esas alınacak ve tüketiciler arasında 'ödemeyen' veya 'ödeyemeyen' tüketici ayrımı mümkün olduğunca netleşecek. Tüketicinin elektrik dağıtım hizmeti veren şirketi seçme şartları sadeleştirilecek ve düzenlemeler yakından takip edilecek. 2016 yılı itibarıyla tüm tüketicilerin serbest tüketici olarak istediği şirketi seçmesi uygulamasının başlatılması hedefleniyor. Fiyatlama, tüketici profiline bağlı olarak yapılacak ve ödemeyenlerin yükünün ödeyenlere yansıtılmasının önüne geçilecek
Türkiye

Rusya'dan 'Gaz Fiyat İndirimini Yüzde 15'e Yükseltiriz' Sinyali 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hafta başında gerçekleştirdiği Ankara ziyaretinde gündeme gelen Türkiye'nin Rusya'dan aldığı doğalgaz fiyatı pazarlığı tüm hızıyla sürerken, indirim oranı Türkiye'nin istediği seviyeye geliyor. Putin'in 'yüzde 6 indirim yapacağız' dediği doğalgazda Türkiye'nin yüzde 15 istediği önceki gün Star'ın haberinde yer almıştı. Dün de Rusya'dan yüzde 15 oranı ilk kez telaffuz edildi. Ancak bu oranın olması için Güney Akım projesi yerine düşünülen yeni doğalgaz boru hattı projesinin gerçekleşmesine bağlı olduğu belirtildi. Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Rusya'nın Türkiye'ye satılan doğalgazda yapacağı indirime ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk aşamada yüzde 6 indirim yapılacağını belirten Novak "Eğer piyasadaki durumdan verim alırsak, bu rakamı yüzde 15'e çıkarabiliriz. Bu da mevcut piyasa koşullarına, petrol ve doğalgaz fiyatına ve ortaklaşa gerçekleştireceğimiz doğalgaz projelerine bağlıdır" diye konuştu. Rusya Devlet Başkanı Putin, 1 Aralık'taki Ankara ziyaretinde Türkiye'ye verilen doğalgaz fiyatında 1 Ocak'tan itibaren yüzde 6 indirim yapılacağını açıklamıştı.
Star

4G, 2015 Sonuna Doğru Geliyor İnternet En Az 10 Kat Hızlanacak 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 2015 yılının sonlarına doğru 4G'ye geçileceğini söyledi. Bir TV programına konuk olan Bakan Elvan "4G ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. RTÜK'ün şu anda kullanımında olan bir frekans var. 800 frekans dediğimiz bölümü boşaltmasını istedik, RTÜK'ten. Bunun gerçekleşmesi halinde özellikle 4G için gerekli olan frekanslar hazır hale getirilmiş olacak. Firmalara hazırlık yapmaları için belirli bir süre de vereceğiz. 800, 900, 1800 ve 2600 megahertzlik spektrumumuz olacak. Şu anda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) çok yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Ancak 2015 sonuna doğru 4G'ye geçmiş olacağız" ifadelerini kullandı. Elvan, mobil telefonlardan internete şu andakinden 10 kat daha hızlı girileceğini belirtti. İnternet konusunda kırsal alanlara yönelik de bir düzenleme olacağını belirten Elvan "İhaleye çıkıldığında kent merkezleri için bir düzenleme olacak bir de kırsal alanlar için düzenleme olacak. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Firmaların da özellikle şimdiden 4G'ye hazırlık yapmalarını düşünüyorum" dedi. Bakan Elvan, zaman zaman çileye dönüşen İstanbul'un trafiğini rahatlatmaya yönelik çalışmaları da anlattı. Tamamen İstanbul trafiğine yönelik, şu anda üzerinde çalışılan 3 proje olduğunu açıklayan Elvan, projelerin detaylarını şöyle anlattı: "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray ve Avrasya Tüp Geçidi dışında İstanbul trafiğini rahatlatıcı bir başka tedbir alıyoruz. Özellikle Ege Bölgesi'nde, Orta Anadolu'nun belli bir kesiminden Trakya'ya ve yurt dışına taşımacılık faaliyetinde bulunanlar veya otomobilleriyle otobüsleriyle gitmek isteyenler, İstanbul'a uğramadan Trakya'ya ulaşsınlar ve yurt dışı çıkışlarını gerçekleştirsinler istiyoruz. Bu da İstanbul'un trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak. Bununla ilgili ciddi bir çalışma başlattık. 2015 sonu itibariyle Dilovası'ndan Bursa'ya kadar otoyolu açacağız, Körfez geçişi tamamlanacak.
Star

Türkler Sağlık İçin 121 Dolar Fransız'lar 641 Dolar Harcıyor 
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, Türkiye'nin 33 OECD ülkesi içinde kişi başına en az ilaç harcaması yapan ülke olduğunu ve bu miktarın yıllardır artmadığını belirtti. OECD'nin geçen yılki verilerine göre, Türkiye'de kişi başına yıllık ilaç harcamasının 121 dolar olduğunu kaydeden Saydan, şunları kaydetti: "Bu harcamanın OECD ortalaması 497 dolardır. İlaç harcamasının tutarı, gelişmişlikle de ilgilidir. ABD'de kişi başına yılda 995, Kanada'da 752, Fransa'da 641, İrlanda'da 648, Japonya'da 652. İsviçre'de 474, İspanya'da 536 dolardır. Ülkemiz, 33 OECD ülkesi içinde kişi başına en az ilaç harcaması yapan ülke olmasına rağmen ve bu miktar yıllardır artmazken, ilaç harcamalarının fazla olduğunu ileri sürmek dayanaktan yoksundur." Saydan, vatandaşların reçetesinde yazılı ilaçlara kavuşmakta zorlandığını da belirttiği açıklamasında, "Reçetelerin yazılırken ilaçların 'ticari isimleri' değil, 'etken maddeleri' yazılsın. Çünkü hastalığı tedavi eden, vatandaşlarımızı iyileştiren ilaç etken maddeleridir" dedi. Nurten Saydan, eczacı kar oranlarında iyileştirme yapılmasını, eczacı meslek hakkının da verilmesini istedi
Vatan
 
Araplar'ın Alışveriş Çılgınlığı Eve Sıçradı 
Mütekabiliyet yasasının 2012'de değişmesinin ardından, yabancıların Türkiye'den gayrimenkul edinimi hızla artıyor. Yasadan önce İngiliz, Alman ve Rusya'dan satın alımlar ağırlık kazanırken, son yıllarda Körfez Bölgesi'nden gelen talep hızla arttı. Körfez ülkelerinden gelen yatırımcılar 2013 yılında 735 bin metrekarelik alım yaparken, 2014 yılında bu rakam 2 milyon metrekareye yaklaştı. Suudi Arabistan yıl boyunca 910 bin metrekarelik taşınmaz alarak ilk sıraya yerleşti. GYODER'in 14.Gayrimenkul Zirvesi'nde Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı'nın paylaştığı verilere göre, yabancıların gayrimenkul alımında son bir yılda önemli değişiklikler meydana geldi. 2014 yılında, Türkiye'den gayrimenkul alan yabancıların sıralaması büyük ölçüde değişti. 2013'te Almanya, Suudi Arabistan, İngiltere, Rusya ve Hollanda'dan oluşan sıralamada, 2014'te Körfez ülkeleri ağırlık kazandı. Buna göre ilk sıraya Suudi Arabistan otururken, sıralama İngiltere, Almanya, Kuveyt ve Rusya olarak değişti. Geçtiğimiz yıl 402 bin metrekarelik alımla ikinci sırada bulunan Suudi Arabistan, bu yıl iki kattan fazla yani 910 bin metrekare mülk edinerek ilk sıraya oturdu. 94 bin metrekarelik taşınmaz alarak altıncı sırada bulunan Kuveyt de listenin üst sıralarına çıktı. Kuveyt, 522 bin metrekare ile dördüncü sıraya yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri de 73 bin metrekarelik alımını, 219 bin metrekareye yükseltti.
Vatan

Yabancı, Bu Yıl BİST'e 2.3 Milyar Dolar Yatırdı 
Yabancı yatırımcının Borsa İstanbul'a olan ilgisi artarak devam ediyor. Borsa İstanbul tarafından açıklanan verilere göre yabancı yatırımcılar kasım ayında 628 milyon dolarlık net alış gerçekleştirdi. Ağustos ve eylül ayında net satışların ardından ekim ayındaki 583 milyon dolarlık net alışla iki aylık satışların fazlasını geri alan yabancılar, kasım ayında ise rekora ulaşarak, mayıs ayından bu yana en yüksek tutarlı net alımı gerçekleştirdi. Yabancı yatırımcıların kasım ayındaki alımlarıyla yılbaşından bu yana yaptıkları net alış toplamı 2.3 milyar dolara yükseldi. Analistler, faizlerin düşük seyredeceği beklentisinin artması ve petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşün TL varlıklarına ilgiyi artırdığını belirterek, yabancıların son iki aydaki güçlü alımları ile BIST 100 endeksinin kasım ayında yüzde 6,94, son iki ayda ise yaklaşık yüzde 14,5 oranında yükseliş kaydettiğine dikkati çekti.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Başarılı ve Seçilmiş 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü'nün zorla istifa ettirilmeye çalışıldığı iddialarıyla ilgili, "Seçimle gelen bir belediye başkanı var, o da görevinin başında. Başarıyla da görevini yapıyor. Ayrıca söyleyecek başka bir şey yok" dedi. Ankara'daki üniversitelerin öğrenci temsilcileriyle 'Geleceği Birlikte Kuruyoruz Gençlik Buluşması'nda bir araya gelen Kılıçdaroğlu, yaklaşık 3 saat süren kapalı toplantının ardından şunları söyledi: "Yasalaşan yeni yargı paketini Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Öğrencilerin 'makul şüphe' düzenlemesinden kaygıları var. 'Bundan dolayı bizler gözaltına alınabiliriz' diyorlar. Biz de öğrencilerimize hak veriyoruz ama bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağız. Üniversite gençliği ile aralarında akademik kadro, üniversite yönetimlerinin denetimi gibi başlıkların da olduğu 15 temel konu üzerinde mutabakata vardık. Buradan Sayın Ahmet Davutoğlu'na, Sayın Devlet Bahçeli'ye, Sayın Selahattin Demirtaş'a açık çağrıda bulunuyorum: Bu 15 konu üzerinde gençler görüşlerini beyan ettiler ve biz kabul ettik, sizler bu görüşleri kabul ediyorsanız, eğer 'Bu sorunlar bizim ortak sorunlarımızdır' diyorsanız siyaset üstü bir araya gelelim ve bu sorunları çözmek için parlamentodan yasa çıkaralım. Hatta bu yasayı oybirliğiyle çıkaralım ve gençlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olalım." Toplantının basına kapalı bölümünde ise katılımcı bazı öğrencilerin, "CHP ile Fethullah Gülen Cemaati arasında ilişki olduğu yönünde kamuoyunda bir algı var" değerlendirmesinde bulundukları öğrenildi. Kılıçdaroğlu ise öğrencilere, "Kesinlikle böyle bir ilişki yok. Biz tüm siyasetimizi, adalet temeli üzerinden yapıyoruz" dedi.
Hürriyet

Anneyi Yıkan 'O An' 
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün dün TBMM'de anne Gülsüm ve baba Sami Elvan'la birlikte basın toplantısı düzenleyerek Berkin Elvan'ın vurulma anını gösteren videoyu gazetecilere izlettirdi. Videoyu oturduğu yerden izleyen ağlayarak izleyen anne Gülsüm Elvan, "Eliniz kırılsın diye" bağırdı. Gülsüm Elvan, sinir krizi geçirince eşi Sami Elvan ve Hüseyin Aygün sakinleştirmeye çalıştı. "Tayyip Erdoğan senin oğlunda böyle vurulsun" diye ağlayan Gülsüm Elvan, basın toplantısının düzenlendiği salondan Avukat Engin Gökoğlu ve Hüseyin Aygün tarafından çıkartıldı. Bu görüntünün dosyaya sunulalı aylar olduğunu belirten Aygün, dört polisin ismi savcılığa verilmediği için davanın tıkandığını söyledi. Aygün, "Berkin'i böyle duvarların altına gizlene gizlene korkakça öldürenler o kadar korkak ki, mahkemede savunma yapmaya, kendilerini savunmaya bile cesaret edemiyorlar. Berkin'in annesi ve babası dün TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile bu yüzden görüştüler. Cemil Çiçek ilgileneceğini söyledi, takip edeceğiz" dedi. Eşi Gülsüm Elvan'ın bu görüntüyü ilk defa izlediğini belirten baba Sami Elvan, "Eşim ilk defa izledi ben daha önceden izlemiştim. Eşim ve çocuklarım izlememişti" dedi. İsim vermeden türkücü Yavuz Bingöl hakkında 5 kuruşluk tazminat davası açacaklarının söyledi.
Vatan

İnadına Barış 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Kadın Kolları tarafından düzenlenen 'Yerel Yönetimlerde Kadın' programına katıldı. Konuşmasına "Sosyal ve siyasi hayatta zarafetin, nezaketin sembolü değerli hanımefendiler" diye başlayan Davutoğlu şu mesajları verdi: Sırf Cumhurbaşkanımıza hakaret edebilmek için zihinsel engelli kardeşlerimize hakaret eden o sözü sarf eden Sayın Kılıçdaroğlu öncelikle insan onuruna saygı göstermeyi öğrenmelidir. Cumhurbaşkanımıza atfen "Ona zihinsel özürlü demek, zihinsel özürlülere bir hakarettir" diyen anlayış kadın erkek eşitliğini, engelli engelsiz eşitliğini kabul edebilir mi? İki kadını kurtarmak için canını feda eden Tuğçe kızımız, bu topraklarda kadın onurunun ve kadınlarımızın insan onuruna verdiği değerin evrensel bir sembolü oldu. Her vesileyle onu anacağız ve her vesileyle kadına karşı şiddeti de lanetleyeceğiz. Kız çocuklarını gömen; cahiliye, uğursuzluk ve başka yük gibi gören ve gömen cahiliye adetlerinden Hazreti Hatice'yi, Hazreti Aişe'yi, Hazreti Fatıma'yı çıkaran bir inanç, hiçbir şekilde kadına ayrımcılıkla anılamaz, anılmayacak. Eğer kadınlara bir ayrımcılık yapılacaksa bu daima pozitif ayrımcılık olacaktır. 1999'da başörtülü Meclis'e geldiğinde bir hanımefendinin karşısına çıkıp 'dışarı dışarı' diye bağıran o geri kafalı, o Ortaçağ zihniyeti kafaya nasıl çağdaş diyebilirler? Aradan 14-15 yıl geçti, bugün başı örtülü, başı açık milletvekillerimiz, birlikte Meclis'e girdiler. Ne oldu, kıyamet mi koptu? Terörle mücadele ne kadar kutsal ve annelerin ağlamaması açısından önemliyse, uyuşturucuya karşı mücadele gelecek nesilleri korumak için önemliyse, kadına karşı şiddet konusunda yürütülecek mücadele de aynı derecede kutsal, insanlık onuru açısından aynı derecede şereflidir.
Akşam

DÜNYA 

Danimarka'dan Sonra İngiltere İle De Kriz 
Danimarka ile Türkiye arasında yaşanan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) krizinin ardından şimdi de İngiltere ile sorun ortaya çıktı. İngiliz İstihbarat Teşkilatı (MI6), İngiliz vatandaşı Shabazz Suleman (19) ile Hisham Folkard'ın (26) kendilerinin bilgisi olmadan IŞİD'e teslim edildiğini iddia ederek, Türkiye'den bu konuda bilgi istedi. The Times gazetesi, hafta sonu Türkiye'nin Musul'da IŞİD tarafından rehin alınan 49 kişinin salıverilmesi için takas ettiği öne sürülen kişiler arasında yer aldığı iddia edilen Shabazz Suleman (19) ile Hisham Folkard'ın (26) şimdi Rakka'da olduğunu yazmış, fotoğraşarını yayınlamıştı. Times'a göre silah eğitimi alan iki İngiliz vatandaşı, kentte nöbet tutmaya başladı. Ancak MI6'in konu daha basına sızmadan önce Türk makamlardan bilgi istediği öğrenildi. MI6, 2014 Temmuz ayında Türkiye ile kırmızı bültenle aranan İngiliz vatandaşları Suleman ile Folkard'ın, IŞİD'e katılmak üzere ülkeden ayrıldığı istihbaratını paylaştı; yakalanmaları halinde de kendilerine teslim edilmesini istedi. Yapılan incelemede Suleman ve Folkard'ın, İngiltere'den İstanbul'a buradan da önce Hatay'a ardından yasadışı yollarla Suriye'ye geçerek IŞİD'e katıldığı belirlendi. Türk istihbaratı, Suleman ve Folkard'ı takibe aldı.
Hürriyet

Grozni'de Çatışma: 19 Kişi Öldü 
Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Özerk Cumhuriyeti'nin başşehri Grozni'de gece şüpheli bir aracı durdurmak isteyen polise araçtakiler ateş açtı. 3 polisi öldüren silahlı grup, şehir merkezindeki "Gazeteciler Evi"ni ele geçirdi. Çıkan çatışmada 7 militan ölürken, 9 polis de hayatını kaybetti. 19 kişinin öldüğü olaylarda 28 güvenlik görevlisi de yaralandı. Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, "Militanlar Doku Umarov ile bağlantılı. Biz eylemin ayın 12'sinde olacağını düşünüyorduk, bugün yaptılar" dedi.
Türkiye

Bağdat Ve Kerkük Kan Gölü 
Irak'ın başkenti Bağdat ve Kerkük kentinde düzenlenen bombalı saldırılarda 37 kişi yaşamını yitirdi, 91 kişi de yaralandı. Saldırılardan ilki patlayıcı yüklü 2 araçla Bağdat'ın doğusundaki Şii nüfusun yoğunlukta olduğu Es- Sadr semtindeki bir pazar yeri ve semtin El-Urzde Sokağı'nda gerçekleştirildi. Saldırıda 19 kişi can verirken çoğu ağır 66 kişi de yaralandı. Kerkük'ün Şorce Mahallesi'ndeki bir çay ocağı önüne park edilen bomba yüklü aracın patlatıldığı olayda ise ölü sayısı 18 olarak açıklandı, 25 kişi de yaralandı. Olayda şiddetli patlamanın etkisiyle oluşan yangın nedeniyle çevredeki iş yeri ve araçlarda hasar oluştu. Bölgeyi trafiğe kapatan polis ekipleri bombalı eylemle ilgili çalışma başlattı. Saldırıların sorumluluğunu üstlenen olmazken, Kerkük Şehir Merkezi Karakolları Müdürü Albay Adil Zeynelabidin,"Saldırı, Davuda Çayhanesi'ne intihar eylemcisi tarafından yapıldı" dedi.
Star

'Ölene Kadar Liderinizim' 
Afrika kıtasının son diktatörlerinden birisi olan 90 yaşındaki Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe, 34 yıldır sürdürdüğü görevinden asla emekli olarak ayrılmayacağını açıkladı. Afrika'nın en uzun süre iktidarda kalan ve insan hakları ihlalleri nedeniyle sıklıkla suçlanan lideri Mugabe, kendisine koltuğunu bırakması yönünde telkinlerde bulunan muhaliflerine "Ölene kadar liderinizim. Asla emekliye ayrılmayacağım. Tanrı izin verdiği sürece bu koltukta kalacağım" açıklamasında bulundu. 2013 seçimlerinde yüzde 60'lık oy oranıyla koltuğunu koruyan Mugabe'nin sandıkta yolsuzluk yaptığı iddia ediliyordu. Ülkede 2008 yılındaki seçimlerde ise halk ayaklanmış ve çıkan çatışmalarda 200 muhalif hayatını kaybetmişti.
Vatan

Irkçılıga Boğuldular 
ABD'de, Ferguson kentinde 18 yaşındaki silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson'ın yargılanmasına gerek olmadığına hükmedilmesine yönelik protestolar sürerken, Amerikan yargısından başka bir olayla ilgili benzer bir karar daha çıktı. ABD'nin New York kentinde, gözaltına alındığı sırada boğazının sıkılması sonucu hayatını kaybettiği ileri sürülen Eric Garner'la ilgili soruşturmada jüri, olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen polisin yargılanmasına gerek olmadığı kararına vardı. Verilen karar tepkilere neden olurken, ABD Adalet Bakanı Eric Holder, bakanlığının Eric Garner'ın ölümüyle ilgili, "bağımsız, kapsamlı, adil ve hızlı" bir vatandaşlık hakları soruşturması başlatacağını duyurdu. New York'un Staten Island bölgesinde 17 Temmuz'da meydana gelen olayda, altı çocuk babası Garner (43), kaçak sigara sattığı gerekçesiyle gözaltına alınmaya çalışılmıştı. Bir grup polis tarafından boğazı sıkılarak yere yatırılan astım hastası Garner, uzun süre hareketsiz şekilde yerde yattıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Amatör video kaydındaki görüntülerde Garner'ın, boğazını sıkarak kelepçe takıp gözaltına almaya çalışan polislere ölümünden hemen önce, nefes alamadığını söylediği yer almıştı. Mahkeme kararını protesto eden ABD'liler sokaklara döküldü, yolları kapattı, yerlere yatarak ölü taklidi yaptı. Ferguson olaylarıyla birleşen ve New York'a da sıçrayan olaylarda göstericiler "nefes alamıyoruz" sloganları attı.
Akşam

SPOR 

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve PTT 1. Lig'de mücadele eden kulüp başkanlarını kabul etti. Sporda şiddeti önlemek için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen ve kulüplere seslenen Bakan Kılıç, "Sporda şiddet konusunda hiçbir şekilde bahane aramayın. Futbol sahasında, yüzme havuzunda, kısacası spor tesislerinde şiddetin 'aması ve bahanesi' yoktur. Bunu tamamen içselleştirirsek, üzerine gidersek bu iş çözülür. Bunun tek bir çözümü var; hepimiz aynı pencereden bakıp yeri geldiğinde öz eleştiri yapabilmeliyiz. Yapacağınız her açıklama hem tribünleri hem de saha içindeki atmosferi etkiliyor. Bunu bilmeniz lazım. Yaptığınız açıklamalara ve söylediğiniz sözlerin nasıl anlaşılabileceğine dikkat edin" dedi. Bakan Kılıç, medya ve kendilerine de bu konuda büyük sorumluk düştüğünü dile getirerek, "Bunların farkındayız, elimizden geleni yapmak için ciddi bir şekilde gayret sarf ediyoruz, İnsanların müsabakalara aileleriyle gidebilmeleri gerekiyor, vatandaşlarımız yoğun bir şekilde bunu talep ediyor. Tribünlere zaten gelmesini istemediğimiz, taraftar olmayan, sorun çıkarmak için, şiddet yapmak için gelmiş kişileri buralarda hiçbirimiz istemiyoruz. Spor centilmenliktir, kardeşliktir, birlik ve beraberliktir" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye

Ersun Yanal'la büyük çıkış yakalayan Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası B Grubu ilk maçında Osmanlı Stadı'nda Spor Toto 2. Lig ekibi Keçiörengücü'yle berabere kaldı: 1-1. Yedek ağırlıklı oyunculardan kurulu bordo-mavililer maça baskılı girdi. 15'te İshak asistledi; Serdar'ın on sekiz yayı üzerinden sert şutu az farkla auta gitti. 23. dakikada savunmadan dönen topu kontrol eden İshak'ın sol çaprazdan çektiği sert şutta meşin yuvarlak önce kaleci Burak'a ardından da yan direğe çarparak oyun alanına geri döndü. Ardından Keçiören oyunda dengeyi yakaladı; ataklar geliştirmeye başladı. 35'te Yıldıray'ın sert frikiğinde kaleci İbrahim başarılıydı. 43'te aynı Yıldıray bu defa 35 metreden füze yolladı; kaleci İbrahim topu kornere çeldi. İlk yarı golsüz sona erdi. 52. dakikada Fatih Atik'in ortasında Yatabare altı pastan kafa vuruşu yaptı; Keçiören kalecisi Burak müthiş bir reşeksle golü önledi. 59. dakikada İbrahim'in hatalı degajını kapan Efe yaklaşık 30 metreden şutladı meşin yuvarlağı; bordo-mavili file bekçisi köşeden topu alarak hatasını giderdi. Gol gelmeyince Ersun Yanal iki klas oyuncusu Mehmet Ekici ve Özer'i sürdü sahaya. 82'de Keçiörengücü golü buldu. Trabzon'un rakip yarı alana yığıldığı bir anda uzun topa hareketlenen Kaptan Yıldıray sürdüğü meşin yuvarlağı İbrahim'in altından plase bir vuruşla ağlarla buluşturdu: 1-0. Uzatmadaki serbest vuruşta on sekiz içinde karambol oluştu; topu önünde bulan Waris 1 puanı Trabzon'a getirdi: 1-1.
Türkiye

Hamza Hamzaoğlu'nun göreve gelmesiyle Eskişehirspor'u 4-2 mağlup eden Galatasaray'da akıllara 2000 yıllarının efsane futbolunu geldi Hamzaoğlu'nun ilk maçı olmasına rağmen Sarı-Kırmızılı futbolcular, Milli Takım'ın Patronu Fatih Terim'in yıllarca Galatasaray'da oynattığı sisteme benzer bir şekilde mücadele etti. Aslan, Es-Es'e karşı boş alan bırakmadı, sürekli mücadele etti ve yüksek yoğunlukta pres yaparak, rakip futbolculara nefes aldırmadı. Hamzaoğlu, İtalyan teknik adam Cesare Prandelli, hatta geçen sezon takımın başında olan Roberto Mancini'nin Galatasaraylı taraftarlara bir türlü sevdiremediği oyun sistemini yıkan hoca oldu. Deneyimli teknik adam, futbolcuların geçmiş maçlara göre daha çok koşmasını sağladı ve top rakibe geçtiğinde yerinde durmadan pres yaptırdı. Ancak Hamzaoğlu'nun ilk maçı olmasından dolayı orta sahadaki organizasyon bozuklukları gözlerden kaçmadı. Orta saha ile defans arasındaki bloğun geniş olması, rakip oyunculara birçok gol pozisyonuna girmesini sağladı. Eskişehir'in ileri uçtaki isimleri biraz daha dikkatli olsa Galatasaray maçından puan alabilme şansını yakalayabilirdi. Savunmadaki sıkıntılar göze çarparken; sonuç olarak Hamzaoğlu ilk maçında UEFA ve Süper Kupa kazanılan 2000'li yıllardaki efsane Galatasaray'ın takım ruhunu getireceğinin sinyallerini verdi.
Star

F. Bahçeli Diego Ribas, şampiyon olup, 4. yıldızı takarak Devler Ligi'ne gitmek istediklerini söyledi. Kapadokya'yı gezen ve balon turu yapan Sambacı, F.Bahçe Dergisi'ne "Takımın hedefi bu yılki şampiyonluğun ardından gelecek yıl Şampiyonlar Ligi'nde bu formayla mücadele etmek. Dört yıldızla Şampiyonlar Ligi'ne gitmek istiyoruz. Böylesine büyük hedefleri olan bir futbol takımının üyesi olmak benim için de büyük bir keyif" dedi. Hocası İsmail Kartal'ın kendisinden, takımı organize etmesini istediğini belirten 29 yaşındaki Brezilyalı futbolcu, "İsmail hoca benden, pas veren, asist yapan, atağı ve takımı organize eden yani oyunu değiştirebilen bir oyuncu olmamı bekliyor. Ben de bunu yapmaya çalışıyor ve her gün bunu daha da fazla başardığımı düşünüyorum. Hocamın bu beklentilerini gerçekleştirerek takımıma destek vermeyi sürdüreceğim" ifadelerini kullandı.
Star

Daha ilk 10 dakikada Cenk Tosun ve OIcay Sahan'la iki farkı bulan Beşiktaş, oyunu rölantiye aldı. ikinci yarıda Motta farkı açtı. Günün golcüsü Cenk Tosun, gol ziyafetine noktayı koydu. Beşiktaş Teknik Direktörü Bilic, Sarıyer karşısında alınan farklı galibiyette, gençlerin imzasının olmasını çok önemsediğini söyledi. Sarıyer'e kendilerine gösterdiği dostluk nedeniyle teşekkür eden Slaven Bilic, bu maçın ligde oynama fırsatı bulamayanlar için ayrı bir değeri olduğunu kaydetti. Bilic, genç Atınç konusunda ise özel mesajlar verdi: "Oldukça iyi bir maç, bizim için iyi bir gün oldu. İyi antrenman oldu. 90 dakika oynama ihtiyacı olan oyuncuları ve bazı gençleri Sarıyer'e karşı oynattık. Atınç 90 dakika oynadı. Zaten grup maçlarının hepsinde oynayacak. Ona inancımız var. İyi bir performans aldık. Bazı genç oyuncularımızı da oynattık. Takıma yararlı oldular. Sarıyer'e de teşekkür ediyoruz."
Akşam
 
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme