11 Aralık 2014 Perşembe

07.12.2014 Genel Gündem


07.12.2014
GÜNDEM
Gayr-ı milli Şûra
19'uncu Milli Eğitim Şûrası'nda alınan kararları eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adı Milli Eğitim Şûrası olmakla beraber bu milli bir şûra değil, gayrimilli, toplumu geriye götüren bir şûra" dedi. 'Güçlü Çiftçi Güçlü Türkiye' toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan CHP Lideri, şunları söyledi: "Türkiye'nin geleceğini düşünmeyen, bilimsel yayınları kısıtlayan, çocukların fizik, matematik, kimya gibi fen dersleri öğrenmesini engelleyen, toplumu geriye götüren bir şûra. Bu şûranın kararlarının da büyük ölçüde uygulama olanağı bulacağını sanmıyorum. Bu ülkeyi ileriye taşıyacaksak, hep beraber mücadele etmek zorundayız. Eğitimin niteliğini, kalitesini artırmak zorundayız. Baksınlar dünyadaki uygulamalara. Norveç'e, İngiltere'ye, Amerika'ya, Rusya'ya, Japonya'ya baksınlar. O ülkelerde insanlar çocuklarına nasıl önem veriyorlar, eğitimi nasıl çağdaş hale getiriyorlar görsünler, öğrensinler. Okusunlar, dünyayı okusunlar. Türkiye'yi bir Ortaçağ ülkesi haline getirmek istiyorlar ama bunu yapamazlar. (Erdoğan'ın kendisiyle ilgili açıklamalarına ilişkin) Meraklanmasın onunla tartışmayacağım çünkü benimle tartışması ona itibar kazandırmaz. Ona itibar kazandıracak olan saraydır. Sarayında otursun. Ona yine itibar kazandıracak olan Reza Zarrab'tır. Onu da yanına alsın, genel sekreter yapsın. Sanıyorum daha rahat birbirlerine yakışırlar. Yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir. (Sarayın odalarıyla ilgili) Merak ediyorum bu odaları gezme fırsatı ne zaman bulacak kendisi? 1150 odaya kimleri istihdam edecek. 3'üncü dönem milletvekilliğini bitirenler o sarayda görev alacaklar mı? (TÜRGEV'in tazminat davasına ilişkin) TÜRGEV rüşvetin merkezidir, kaynağıdır. Devletten ihale alanlar ihale almadan önce götürüp TÜRGEV'e para yatırıyor. Bunun adı nüfuz ticaretidir. Açık ve rahat, adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar TÜRGEV'in rüşvetin merkezi olduğunu da biliyorum ve bunu yargıda ortaya çıkaracağım. Mesele şu: O bilançolarını, kimlerden bağış aldıklarını bir an önce mahkeme dosyasına getirip koysunlar. Görecekler orada, ihale alanların nasıl götürüp oraya rüşvet yatırdıklarını." Kılıçdaroğlu, eşinin annesinin vefatı nedeniyle taziyeye gelen Sare Davutoğlu'na da teşekkür etti.
Hürriyet


Canikli: İçeriden Yardım Aldılar
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Milliyet'in Türkiye gündemine taşıdığı zehirli ayakkabı skandalında önemli bilgiler elde ettiklerini ifade ederek, "Bu olayın profesyonelce yapıldığı açık. İçeriden birilerinin yardımı olduğu yönünde kanaatim var. Elimizde önemli bir bilgi var. Antrepoda bir arabanın 24'ünü 25'ine bağlayan gece araba park ettiğini, alışagelmişin dışında bir buçuk saat park ettiğini biliyoruz. Kamera ile tespit edeceğiz soruşturma devam ediyor" dedi. Canikli, yurtdışından ithal edilen ayakkabılar dışında 400 bin ürünün incelendiğini de ifade ederek, aralarında oyuncakların da olduğu 30 binden fazlasına el konulduğunu açıkladı. Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konsey Toplantısı'na katılmak için Atina'ya gelen Canikli, burada gazetecilerin zehirli ayakkabılara ilişkin sorularını yanıtladı. 19 bin 500 civarında ayakkabının ithalatına izin verilmediğini hatırlatan Canikli, "4 bin 500 ayakkabıya el konuldu. Bazıları raftan indirildi. Bin 500 tanesi başka bir depoda tespit edildi, bunlara da el konuldu. Başka bir depoda 19 bin 460 tane sağlığa zararlı olan ayakkabı tespit edildi. Şu an 15 bin ayakkabı piyasadadır. Ne kadarı satıldı ne kadarı nerede bilmiyoruz. Satışta olmadığı kesin. 25-26 bine yakını tespit edildi imha edilecek. Diğerlerinin de peşindeyiz. Her gün tespit ediyor, el koyuyoruz. Bu firmaya 266 bin TL civarında ceza tatbik edildi. Firmanın 15 bin ayakkabıyı toplaması ve bedelini iade etmesi gerekiyor. 10 günlük süre verildi. Şirket tarafından bu yapılmazsa bakanlık tarafından bu yapılacak ve bedeli ilgili kişiden alınacak" dedi. Firma yetkililerinin ayakkabı değişimini kendilerinin yapmadığını ifade ettiklerini hatırlatan Canikli, "Zehirli ayakkabılar ile normal aykkabıların değiştirildiği kesin. Değişim yapıldığı malların antrepodan çıkarıldığı günlerin kamera kayıtları da kayıp. Çalındığını biliyoruz. Ben kendim bekçi ile görevli ile görüştüm bizzat. Profesyonelce yapıldığı açık, içeriden birilerinin yardımı olduğu yönünde kanaatim var. Görüşmelerden sonra elde edindiğim kanaat. Hukuki olarak bunları kim çıkardı ispat edebilmiş değiliz. Elimizde önemli bir bilgi var. O saatlerde bir arabanın 24'ünü 25'ine bağlayan gece araba park ettiğini, alışagelmişin dışında 1-1.5 saat park ettiğini biliyoruz. Kamera ile tespit edeceğiz soruşturma devam ediyor" dedi.
Milliyet

Yüksekova'da Olaylı Gösteri: 1 Ölü
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde PKK'lılara ait mezarların tahrip edildiği iddiasıyla yapılan eylemlerde 3 kişinin ölmesinin yıl dönümünde yine olaylar çıktı. Cengiz Topel Caddesi üzerindeki Şemdinli Yolu, Esenyurt Mahallesi ve Dağlıca Yolu kavşağında ateş yakarak barikat kuran gruplar, polise taş ve molofotkokteyli attı. Güvenlik güçleri de kalabalığa tazyikli su, gaz bombaları ve plastik mermilerle müdahale etti. Esenyurt Mahallesi'ndeki olaylar sırasında 17 yaşında olduğu belirtilen Rojhat Özdel adlı genç ağır yaralandı. Olay yerine çağrılan ambulansla Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Özdel, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ölen gencin yakınlarının akın ettiği hastanede gergin anlar yaşandı. İlçede güvenlik önlemleri arttırıldı. Hakkari Valiliği, Yüksekova'da çıkan olaylarla ilgili resmi internet sitesinde açıklama yaptı: "Adliye Lojmanlarına silahlı saldırı haberi alınması üzerine olay yerine geçen ekiplerimiz yüzü maskeli ve silahlı, kimliği belli olmayan bir erkek şahsın silahlı saldırıda bulunması üzerine çıkan çatışmada; şahıs bir adet silah ve bir adet molotof kokteylle birlikte ağır yaralı olarak yakalanmıştır." HDP Hakkari Milletvekili Esat Canan ve parti yöneticileri, Rojhat Özdel'in ölümü üzerine hastaneye geldi. Milletvekili Canan yaptığı açıklamada hastaneye alınmadıklarını belirterek, "Devlet sivil bir insanını öldürmez. Bu ülkenin huzuru hepimize bağlı. Bir milletvekili hastaneye giremiyor. Türkiye'nin hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok" dedi. Gerginlik sonrası hayatını kaybeden Rojhat Özdel'in cenazesi otopsi için Malatya'ya gönderildi.
Milliyet

En Büyük Kültür Elçisine Veda
Türkiye'nin ilk kültür bakanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kültür işlerinden sorumlu ilk büyükelçisi, şair, çevirmen, yazar, akademisyen Prof. Dr. Talat Sait Halman, önceki gün Bilkent Üniversitesi'nde geçirdiği kalp krizi sonucu 83 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye'nin kültür alanındaki en birikimli isimlerden biri olarak anılan Halman, güleryüzü, nezaketi, beyefendiliği ve bilgeliğiyle tanınıyordu. Kültür dünyasının büyük saygı duyduğu Halman için yarın 11.00'de TBMM Binası'nda ve saat 13.00'te Bilkent Üniversitesi Büyük Konser Salonu'nda birer tören düzenlenecek. Ardından cenazesi İstanbul'a nakledilecek ve cenaze töreni 9 Aralık'ta öğle namazında Teşvikiye Camii'nde gerçekleştirilecek. Nesillerdir Trabzonlu ailelere mensup Tümamiral Sait Halman ve İclal Halman'ın oğlu olan Talât Sait Halman, 7 Temmuz 1931'de İstanbul'da doğdu. Robert Koleji bitirdikten sonra üniversite öğrenimi için New York'taki Columbia Üniversitesi'ne gitti. Seçtiği bölüm Siyasi Bilimler'di çünkü annesi İclal Hanım, oğlunun dışişleri bakanlığına girmesini istiyordu. Sonradan verdiği bir söyleşide, Halman, Kültür Bakanlığı döneminde annesinin evdeki misafirlere "Paşa kızıydım, şimdi bakan annesiyim," diye övündüğünü aktaracaktı. Üniversiteden mezun olduktan sonra kültür sanatla ilgilenmeye karar verdi. 1960 yılının sonlarında Türkiye'ye dönen Halman, askerliğini Bakanlık Devlet Planlama Teşkilatı'nda yaptı. Halman'a göre ilk Kültür Bakanı olmasında askerliğini burada yapmasının bir etkisi olacaktı. Akademik kariyeri ise askerden dönünce Columbia Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri vermesiyle başladı. Ardından Princeton Üniversitesi'nde (1965 - 1971) akademik kariyerine devam eden Halman, ABD'de Abdi İpekçi ile tanıştıktan sonra 1969-1971 yılları arasında Milliyet Gazetesi'nde köşe yazıları yazdı. Bir yandan da New York'taki WBAI Radyosunda Türk şiiriyle ilgili programlar yapıyor, Orhan Veli, Yunus Emre'nin de aralarında olduğu şairleri ABD dinleyicilerle tanıştırıyordu: Türk edebiyatının uluslar arası alandaki en büyük tanıtıcılarından olmaya çevirileri, konferanslarıyla hayatı boyunca devam edecekti. 1971'de dönemin Başbakanı Nihat Erim'in Kültür Bakanlığı teklifini Abdi İpekçi ve Yaşar Kemal'e danışarak kabul etti ve Türkiye'nin ilk kültür bakanı oldu. Bakanlık görevi sonlandığında bir kez daha Amerika ve akademiye döndü. 1986 - 1996 yılları arasında New York Üniversitesi Ortadoğu Dilleri ve Edebiyatı Bölümü'nde Bölüm Başkanlığı yaptı, bu alanda da bir ilke imza attı ve bu alanda bir kürsünün başkanlığı yürüten Türkiye'den ilk isim oldu. 1998'de İhsan Doğramacı, Bilkent Üniversitesi'nde ders vermesini teklif edince, bunu bir şartla kabul etti: Türk Edebiyatı Bölümü'nün kurulması. Bu isteği kabul buldu ve Bilkent Üniversitesi'nin Türk Edebiyatı Bölümü'nün Kurucu Başkanlığını yaptı. Halman, 2005 yılından bu yana da İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı'ydı. Halman, kültürdeki birikimini sadece akademide değerlendirmedi; çok önemli bir çevirmendi. Entelektüel birikimiyle hem aralarında William Shakespeare ve William Faulkner'ın eserlerin de olduğu dünya klasiklerini Türkçeye çevirdi, hem de Türkçenin ustalarını İngilizceye kazandırdı. Orhan Veli, Yunus Emre, Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı İngilizceye çevirmekle kalmadı; Türk edebiyatıyla ilgili İngilizce yazılmış referans kitapları da Halman'ın kaleminden çıktı. Mevlana ile çalışmaları ise Halman'ın kariyerinde ayrı bir yerde duruyordu. UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanı, UNESCO Yönetim Kurulu Üyesi, ABD PEN Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Journal of Turkish Literature Baş Editörülüğü de yapan Halman pek çok saygın ödülün de sahibiydi: Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü, Columbia Üniversitesi "Thornton Wilder" Çeviri Armağanı, Rockefeller Vakfı Bilimsel Araştırma Bursu, Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü, UNESCO Madalyası, Ankara ve Boğaziçi Üniversitelerinden fahri doktora 1971'de Kraliçe 2. Elizabeth tarafından İngiltere'den 'Sir" karşılığı "Knight Grand Cross"la ödüllendirildi. 70 telif ve çeviri kitabı, 3 bine yakın makalesi, 5 bini aşkın şiir çevirisi bulunan Halman, başarılarla dolu kültür hayatını tevazu göstererek "Tek bir işe saplanıp kalmadım, değişik alanda hoşuma giden işler yaptım," diye özetliyordu. Nasıl anılmak istiyorsunuz sorusuna ise "şair" diye cevap veren Halman, şüphesiz sadece şair olarak değil, Türkiye kültür tarihinin gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden biri olarak anılacak.
Milliyet

EKONOMİ
Gram Altın 86, 4880-86, 5531                             
ABD Doları 2, 2596-2, 2606/  
Euro 2, 7763 -2, 7781/ 
 İngiliz Sterlini 3, 5212-3, 5238                 

Böylesi de Oluyormuş
Gün geçmiyor ki, maden ocağı, enerji santrali ya da yol yapımı için doğa tahrip edilip, ağaçlar kesilmesin. İşte tüm bu yaşananların tam tersi Aydın'ın Kuloğulları köyünde oldu. Linyit kömürü çıkarılan bir maden kapatılarak yerine ucu bucağı belli olmayan 13 bin ağaçlık zeytin ormanına dönüştürüldü. Üstelik kratere dönüşmüş çukurlar suni gölete, ağıllara hapsedilmiş hayvanlar doğaya salınarak. İşin daha da ilginci maden ocaklarının derin dehlizlerinde ekmek parası peşinde koşan köylüler, yerin üstünde tabiatın kucağında daha çok kazanmaya başladı. Sırf onlar mı? Girişimcinin ücretsiz işçilerim dediği kümes hayvanları, koyun gibi küçük baş, inek gibi büyük baş hayvanlar da. Peki ama nasıl tüm bunlar nasıl oldu? Herşey Ankaralı Aydıner firmasının bir linyit kömür madeni arazisini 2007 yılında satın almasıyla başlamış. Madeni işletmemeye karar veren Aydınerler öncelikle 10 yıl boş kalan bu 250 dönümlük bu araziyi teraslamış ve tarım yapılmaya hazır hale getirmiş. Ardından da bu arazide ne tip ürün yetiştirileceği etüt edilmiş. İçinde zeytin ağacı da olan farklı meyve türlerinin yetiştirilmesi konusu tartışılırken ölümsüz zeytin ağacı ağır basmış ve start verilmiş. 2007 yılının son aylarında ise bilim devreye girmiş ve Ziraat Mühendisi Mücahit Özkaya danışmanlığında Türkiye'nin örnek bir zeytin bahçesi ve en modern zeytinyağı fabrikasının temelleri atılmış. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü'nün teknik desteği ile başlayan bu süreçte, öncelikle yerel çeşitlerden Memecik zeytin çeşidinin ön plana çıkartılmasına karar verilmiş. Buna tozlayıcı olarak da Gemlik zeytin çeşidi seçilmiş. Toprak uygun olmadığı için doğal saksı yönetimiyle dikimler başlamış. Oluşturulan terasların şev başlarına erozyona karşı mücadele etmek üzere Kapariler dikilmiş. Damla sulama sistemi uygulanan arazide fidanların farelere karşı korunması için fidanların gövdelerine pis su boruları ile koruyucular yerleştirilmiş. Deneyimli bir çiftçi olan köy muhtarı Dursun Ertürk'ün bilgileri ile şirketin danışmanlıkla elde ettiği bilimsel bilgiler birleşerek müthiş bir sinerji oluşmuş. Tabii Aydıner Şirketinin finansal gücü de büyük katkı yapmış. Burada yapılanlar aynı işle uğraşan köylülere de model olmuş ve onlarda da dönüşüm başlamış. Bu çiftlikte tarım ilacı hiç kullanılmıyor. Zeytin fidanlarının etraflarına fare ve diğer kemirgenlerden korumak amacıyla PVC borular geçirilmiş. Zeytine zarar veren sinek ve tüm börtü böcekle mücadele için kanatlı hayvanlar kullanılmış ki, halen de kullanılıyor. Arazide birçok hindi, kaz, ördek, tavuk ve horoz görüyorsunuz. Dursun bey onlara "parasız çalışan işçilerim" diyor. Bu kanatlıları da kuluçka makinelerinde kendileri üretiyorlar. Zamanla bunların yaşlıları kesilecek ve satılacak. Bu amaçla soğuk hava depoları kurulmuş. Böylece organik, serbest dolaşan kanatlı üretimi de en iyi şekilde yapılacak. Hareket eden tekerlekli kafes ağıllardaki koyunlar da yabani otları temizliyor.
Hürriyet

Borsada Ralli Fed'in Elinde
Son haftalarda petrol fiyatlarında yaşanan önlenemez düşüş ile Türkiye piyasalarda 'yeni iyi hikaye' yakaladı. Özellikle petrol düşüşünün Türkiye'nin yumuşak karnı cari açığa olumlu etkisi olacağı beklentisiyle borsa son 1 ayda yüzde 7 yükseldi. Aynı dönemde Brezilya Bovespa yüzde 4,5, Rusya RTSI yüzde 11,5 geriledi. Düşen petrol fiyatlarından Türkiye ile birlikte olumlu etkileneceği belirtilen Güney Afrika'da ise borsa son 1 ayda yüzde 0,2 düştü. Türkiye bu tablo içinde diğer gelişmekte olan ülkelerden olumlu ayrışmayı başardığı sırada, ABD'nin kasım ayında 321 bin kişi ile son 3 yılın en yüksek aylık istihdamını yakalaması piyasaların 'yeni iyi hikayesine' ilk meydan okumayı da getirdi. Haftanın son iş gününde yüzde 1,15 düşen BİST 100 endeksi haftayı 85 bin 239 puandan kapadı. ABD ekonomisindeki güçlü toparlanma faiz artırımı tartışmalarını yeniden alevlendirse de borsanın haftayı 85 bin puanın üzerinde kapadığına dikkat çeken uzmanlar rallinin devam edebileceğini ancak 17 Aralık'taki Amerikan Merkez Bankası(Fed) toplantısının daha kritik hale geldiğini belirtiyor. Ak Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Gökhan Şen araştırma notunda ABD verilerinin piyasaları etkileyecek derecede güçlü olduğunu, gelişen ülkeler kurlarında hareketliliğe yol açabileceğini belirtti. İlk dalga doların 2,23 TL'den 2,26 TL'ye çıkmasıyla sonuçlanırken, uzmanlar 17 Aralık'taki Fed toplantı açıklamasından "faiz artırımı için makul bir zaman gerektiği" cümlesinin çıkarılması durumunda 2,30 TL'ye doğru hareket gerçekleşebileceğine dikkat çekiyor.
Hürriyet

100 Milyon Makine Konuşmaya Hazır
Türkiye'de girişimciliğin yükselişine bağlı olarak hızla artan şirket sayısı GSM operatörlerine de yeni müşteri kitlesi kazandırdı. Şirketlerin ihtiyaçlarına göre paketler hazırlayan GSM operatörleri özellikle Küçük ve Orta Boy İşletmelere (KOBİ) odaklanarak, çok yüksek gelir elde edebilecekleri yeni 'abone kitlesi' yakakaladı. Şimdi de büyük bölümü şirketlerin çatısı altıntaki 'makinelerin konuşturulması' önemli bir pazar yaratacak. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, "Şu anda 1.6 milyon makineyi konuşturuyoruz ama Türkiye'de orta vadede 100 milyon makineyi konuşturulabilir. 1.6 milyon makineyi konuşturarak işletmelere 1.5 milyar lira tasarruf sağlıyoruz. Bu genel ekonomi için de büyük kazanç" diyor. Kocabaş şöyle konuşuyor: "6-7 yıl önce şirketlere sadece telefon iletişimi biraz da data verirdik. Şimdi her şey değişti. 3G ile işleri tabletten yönetmek mümkün . Hem odağımız değişti hem de müşterilerin ihtiyaçları. Eskiden satın alma departmanlarıyla konruşurduk, şimdi IT deportmanlarıyla konuşuyoruz. Dünyada da trend böyle. Yatay ürün ve servislerle ayrı bir yayılma var. Eskiden sizin bir markete, emlakçıya sunacağınız çözüm yoktu. Şimdi ofisin kapalıyken sabiti arayan senin cep telefonuna yönlensin veya bulunduğun bölgedeki tekil müşteriyi bilmiyorsan biz sana orası için ciddi bir tanıtım imkanı sunabiliriz. Önümüzdeki dönemde de data ve video kullanımı da çok artacak. 4G'ye de ciddi hazırlık yapıyoruz. 4G ile çok daha hızlı bir dönem başlayacak. Machine to Machine (makinelerin konuşması-M2M) şu anda küçük bir pazar. Ama makinelerin konuşmasında devrim olacak. Biz bu alandaki faaliyetlerimi 5 ana başlıkta topladık; Akıllı Enerji, Akıllı Endüstri, Akıllı Araç, Akıllı Bina ve Akıllı Sağlık. Enerji şirketisiniz ve sayaçları uzaktan takip edince kayıp kaçağı azaltabiliyorsunuz. Buzdolabı üreticisi ya da gıda sanayicisi için Türkiye'deki 250 bin soğuk ya da dondurucu dolabın takibi çok kritik. Ulaşım araçlar ayrıca çok önemli. Tüm ticari araçlar takibe girecek. Kazaların sayısı, sonuçları sigorta için çok önemli. Kaza anında ambulans otomatik bilgi sahibi olacak ve hemen yola çıkacak. Bunun adı 'Connected Car' sistemi. Mobilitenin ve takibin oluduğu her yerde 'sim card'lar olacak. Sağlık sektörü de çok önemli bir takip alanı ki SGK bütçesi için çok önemli bir konu bu. Frost & Sullivan Danışmanlık Şirketinin 'Dünyayı değiştirecek 50 büyük mega trend' çalışmasına göre, 2020 yılında dünyada birbiriyle iletişim kurabilen cihaz sayısının 80 milyarı bulacağı öngörülüyor." Turkcell'in müşteri kitlesi içinde şirketlere 'büyüklüklerine göre sınıflandırarak' hizmet verdiklerini vurgulayan Selen Kocabaş şöyle devam ediyor: "Turkcell Kurumsal Çözüm Merkezlerindeki satış ekiplerimiz şirketlere ayda ortalama 100 bin, yılda 1.2 milyon ziyaret yapıyor. Yelpaze geniş; 4 kitleye ayırdık. En tepede en büyükler var ki onlar stratejik 3 bin müşteri. Holdingler ve büyük yapılar. İstanbul, Ankara ve İzmir'de yağunlar. Onların altında büyük müşteriler var ki onlar KOBİ'lerden büyükler. Aralarında çok uluslular da var ve bu gruptakiler 9 büyük ilde yaygın. Adana, Kayseri, Konya, Gaziantep gibi illerde de çoklar ve 10 binden fazla da bu grupta müşterimiz var. Bir aşağıda da KOBİ'lerimiz var ki orada onlar 41 şehirde yaygınlar. Bunların da altında bayi kanalı ile gittiğimiz esnaf, meslek grupları ki burada da 540 bin müşterimiz var."
Hürriyet

Bankalara 4 Köprü Parası Ödedik!
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) verilerine göre, bankaların faiz dışı gelirleri bu yılın ocakekim döneminde yüzde 12 artarak 30.7 milyar liraya çıktı. Vatandaşların en çok karşılaştıkları masraf kalemlerinden olan komisyonların tutarı ise yüzde 14.6 yükselerek, 21 milyar lira oldu. Söz konusu gelirlerin toplam faiz dışı gelirler içindeki payı yüzde 69 olarak gerçekleşti. Bankacılık hizmet gelirleri ile kredi masraflarının tutarı, Türkiye açısından önemli bazı ulaşım projelerinin maliyetleri ile karşılaştırıldığında ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre bankaların 10 ayda elde ettiği 21 milyar liralık gelirle 4 adet 3. Köprü Projesi, 2 adet Marmaray Projesi gerçekleştirilebiliyor. Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, bankaların aldığı ücret, komisyon ve masrafların tüketicileri mağdur ettiğini savunarak, "20-30 yıl öncesine kadar bugün alınan masraf kalemlerinin adları bile yoktu. Bankalar, BDDK düzenlemesiyle adı değişen masrafları almaya devam ediyor. Halbuki bankaların faiz dışında hiçbir gelir kaleminin olmaması gerekiyor" dedi.
Türkiye

Avm'lerde Kur Sabitleniyor
Türkiye'de sayıları her geçen gün artan Alışveriş Merkezleri (AVM) dolar ve Euro'daki ani yükselişlerden etkilenmemek için rotayı Türk Lirası'na çevirdi. Özellikle dolarda son bir yıl içinde meydana gelen yükselişle birlikte kiraları TL bazında artan AVM'ler sabit kura geçiş yapmaya başladı. Esnafın talebi üzerine Ankara'da Panora, Armada ve Gordion gibi AVM'ler dolar kurunu sabitlerken hem Başkent hem de İstanbul ve İzmir gibi diğer büyükşehirlerde de çok sayıda AVM sahibinin de esnafın mağduriyet yaşamaması için bu fikre sıcak baktığı belirtiliyor. Dolar kurunun 1.75-2 TL bandı arasında farklı rakamlarda sabitlendiği ifade ediliyor. Euro'da ise 2.75 rakamına sıcak bakılıyor. 2013 yılında 1.80'lerde olan kurun bugünlerde 2.20'nin üzerinde seyretmesi dolarla kira ödeyen işletmeleri zorda bırakabiliyor. AVM yatırımcıları dövizle borçlandıklarını belirterek, "Kirada Türk Lirası'na geçemiyoruz ama hiç değilse perakendeciyi rahatlatmak için sabit kurun çözüm olabileceğini düşünüyoruz. AVM'deki kiracıların talebi üzerine birçok yerde sabit kura geçildi. Böylece işletmeciler de rahat nefes alabiliyor. Biz de kiramızı zamanında tahsil ediyoruz" dedi. Sabit kura geçmeyen AVM'lerde ise işletmelerin mağazaları kapattıkları ve yatırımlarını kiraları nispeten daha düşük yerlere kaydırdıkları ifade ediliyor.
Star

Moody's İkidir Pas Geçiyor
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notu ve görünümünü güncellemezken neden güncellemediğine açıklık getiren bir açıklamayı resmi internet sitesine koydu. Açıklamaya göre, Türkiye'nin kredi notu ve görünümünde güncellemeye gidilmedi. "Moody's bu açıklamayı AB Ülkeleri Derecelendirme takviminin 5 Aralık 2014 için belirlenmiş faaliyetlerine açıklık getirmek amacıyla yapmaktadır. Açıklama, piyasalar için bilgi sağlamak amacındadır ve resmi bir kredi notu açıklaması değildir" denilen açıklamada, Türkiye, İsveç ve Azerbaycan'ın kredi notu ve görünümlerinin güncellenmediği belirtildi. Moody's'in Ağustos'ta yapması beklenen güncellemeyi de yapmaması eleştirilere neden olmuştu. Kuruluş, böylece 2014 yılında Türkiye'nin kredi notunun güncellenebileceği 3 tarihin 2'sinde herhangi bir değerlendirme yapmamış oldu. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye için en büyük riski cari açık olarak görürken son dönemdeki değerlendirmelerde petroldeki düşüşten dolayı bu riski çok fazla öne çıkaramadıkları bunun yerine yeni risk noktaları bulup parlattıkları da dikkati çekiyor. IŞİD'in potansiyel terör eylemleri Suriyeli göçmenler konusu ve çözüm sürecindeki aksaklıklar derecelendirme kuruluşlarının yeni bahaneleri olarak öne çıkıyor. Merkezi New York'ta bulunan Moody's, Türkiye'nin kredi notu görünümünü en son 11 Nisan tarihinde yapılan güncellemeyle "durağan"dan, "negatif"e çevirirken, "Baa3" olan kredi notunu teyit etmişti.
Vatan

3.500 Kilo Altın Olacaktı
Gana'dan 1 Ocak 2013 tarihinde saat 06.40'da havalanan ve halen İran'da tutuklu bulunan Zarrab'ın ortağı Babek Zencani tarafından kiralanan ULS Havayollarına ait TC-ABK KZU755 sefer sayılı kargo uçağındaki eksik altının ardındaki sır perdesi kalkmazken ilginç bir detay daha çıktı. Atatürk Havalimanına inen ve indikten 3 gün sonra yapılan beyanda uçakta 1.500 kg altın olduğu belirtilmişti. Altınların kime ait olduğuna dair bir konşimento ya da fatura ise gümrük memurlarına uzun süre bildirilmemiş daha sonra altınların Duru Döviz'e ait olduğu beyan edilmiş ancak yapılan sayımda 1.500 kilo olması gereken altın da 292 kilo eksik çıkmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın soru önergesini yanıtlayan Bakan Nurettin Canikli'nin, "Bugüne kadar 292 altının uçaktan çıkarılarak ülkemize sokulduğuna dair bulgu bulunamamıştır. 1500 kg miktarı sadece gümrüğe beyan edilen doğruluğu tartışmalı belgelerde kayıtlıdır. Aslında Gana'dan 3500 kg altın gelecekti uçak eksik yükle uçtu." dedi. Külçe altın ithalatının herhangi bir vergiye tabi olmadığını 24 ayar dışındaki altını isteyen herkesin serbestçe getirebileceğini de belirten Canikli, "Getirilen altın da 22 ayar olarak gösterilmiştir. Külçe altın ithalinde yasak, kısıtlama veya herhangi bir kurumdan alınacak izin belgesi uygulaması mevcut bulunmamaktadır" cevabını verdi.
Vatan

3. Nükleere 3. Nesil Teknoloji
Çin'in milli nükleer teknoloji şirketi SNPTC Başkanı Wang Binghua, "Üçüncü nükleer santral için üçüncü nesil teknolojiyi (CAP 1400) Türkiye'ye getirerek, elektrik piyasasında daha iyi ilişkiler kurmak istiyoruz" dedi. Türkiye'ye yapımı planlanan üçüncü santral için iyi niyet anlaşması imzalanan Çinli SNPTC'nin Baskanı Wang, projeyi almaları halinde santralde "üçüncü nesil nükleer enerji teknolojisi" ni kullanacaklarını söyledi. Binghua, "Uluslararası nükleer enerji piyasasında gelişmiş teknolojiye sahip olan 'CAP 1400' isimli üçüncü nesil teknoloji, diğer nükleer enerji tesislerinden daha ekonomik, daha güvenli ve çevre konusunda da daha avantajlıdır" diye konuştu. Binghua, yeni teknoloji sayesinde Fransa ve Rusya ile nükleer enerji alanında rekabet edecek güçte olacaklarını söyledi. Wang, üçüncü nesil nükleer santral ile hidroelektrik santrallerinin "pompa depolama sistemi" adlı bir sistem sayesinde kombine çalışabileceğini belirterek, söyle konuştu: "Hidroelektrik santrallerin düşük seviyede elektrik ürettiği saatlerde verimlilik artırılıyor."
Akşam

DÜNYA
Filipinler'deki İsviçreli Rehine Kaçmayı Başardı
Filipinler'de iki yıldır Ebu Seyyaf örgütünün elinde olan İsviçreli kuş gözlemcisi, ordunun örgüte yönelik operasyonu sırasında kaçmayı başardı. Ordu Sözcüsü Albay Rowena Muyuela, örgütün kamplarından birinin bulunduğu Patikul bölgesine düzenlenen operasyonda örgütün iki yıldır elinde tuttuğu İsviçreli kuş gözlemcisi Lorenzo Vinciguerra'nın kaçmayı başardığını söyledi. Muyuela, kaçarken örgüt üyelerinin açtığı ateşle yaralanan İsviçreli rehinenin askerler tarafından bulunduğunu ve hastaneye kaldırıldığını kaydetti. Malezya ve Filipinler arasındaki adalarda 1991'den beri faaliyet gösteren Ebu Seyyaf örgütü, Filipinler'in güneyindeki örgütlerin en tehlikelisi olarak biliniyor. Örgüt, ülkenin güneyindeki Mindanao ve Sulu bölgelerinde "bağımsız bir İslam devleti" kurulmasını amaçlıyor. Örgüt, son yıllarda aldığı darbelere rağmen adam kaçırma ve haraç gibi yollarla edindiği gelirler sayesinde varlığını sürdürüyor. İki yıl önce Tawi-Tawi adasında kaçırılan diğer bir kuş gözlemcisi Hollandalı Ewold Horn da El Kaide bağlantılı terör örgütü Ebu Seyyaf'ın elinde bulunuyor.
Türkiye

Işid Kritik Üsse Girmeyi Başardı
Yaklaşık bir haftadır Beşar Esad rejimi kontrolündeki Deyrizor Hava Üssü'nü kuşatma altında tutan IŞİD terör örgütü militanları, Suriye'nin doğusundaki hava üssüne sızmayı başardı. IŞİD militanları, üssün bir bölümünü ele geçirdi. Önceki akşam üssün yanı sıra Deyrizor kenti içinde de çatışmaların yaşandığı belirtilirken, ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin Deyrizor yakınlarına hava saldırısı düzenlediği duyuruldu. ABD'nin boşaltılan Şam Büyükelçiliği'nin Twitter hesabından Deyrizor yakınlarında IŞİD'e ait üç araç, bir kazma makinesi ve bir eğitim kampının hedef alındığı belirtildi. Bu gelişme, koalisyon saldırılarının Esad rejimine yaradığı, hatta bilgi paylaşımı yapıldığı yönündeki iddiaları tekrar akıllara getirdi.
Milliyet

Kaide'nin Lider İsmi Pakistan'da Vuruldu
El Kaide terör örgütünün liderlerinden Adnan El Şukricuma'nın Pakistan'da düzenlenen bir operasyonda öldürüldüğü bildirildi. Pakistan ordusu Afganistan sınırındaki Güney Veziristan bölgesindeki operasyonda El Kaide'nin üst düzey isimlerinden olan Adnan El Şukricuma ve beraberindeki üç militanın öldürüldüğünü açıkladı. Açıklamada, Şukricuma'nın El Kaide lideri Eyman ez-Zevahiri'ye çok yakın olduğu ve örgütün yabancı ülkelerdeki terör eylemleri sorumlusu olduğu vurgulandı. Şukricuma'nın Amerika'nın en çok arananlar listesinin başında olduğu biliniyor.
Star

Abd'li Gazeteci Vuruldu Türk Rehineye Ne Oldu?
El Kaide'nin Yemen kolu, 2013'te bu ülkede BBC dahil olmak üzere birçok uluslararası yayın kuruluşuna free-lance gazeteci olarak çalışan ABD'li gazeteci Luke Somers'ı kaçırdı. 1 yılı aşkın süredir belirlenemeyen bir yerde yine bu ülkede kaçırılan bir Güney Afrikalı, bir İngiliz ve bir Türk rehine ile birlikte tutulduğu belirtiliyordu. Amerikan özel timleri, geçen ay bir operasyon düzenledi ama başarısız oldu. Bu girişimin ardından El Kaide, bir video yayınlayarak taleplerinin karşılanmaması durumunda 3 gün içinde ABD'li rehineyi öldüreceklerini duyurdu. Obama'nın gece yarısı verdiği talimatla operasyon uygulamaya konuldu. Amerikan birlikleri, Yemen özel timleriyle birlikte kurtarma operasyonuna dün sabaha karşı start verdi. Önce Yemen El Kaidesi'ne yönelik bir hava saldırısı düzenlendi. 9 El Kaideli'nin öldüğü dikkat dağıtmak için yapılan bu saldırının ardından ABD komandoları harekete geçti. Ancak militanlar, kaybedeceklerini anlayınca ABD'li gazeteciyi başına kurşun sıkarak infaz etti. Ağır yaralı gazeteci askeri helikopterle hastaneye kaldırılsa da kurtarılamadı. Aynı şekilde Somers'la birlikte tutulan Güney Afrikalı yardım görevlisi Pierre Korkie de çıkan çatışma sırasında hayatını kaybetti. ABD'li kaynaklar operasyonda yaralı kurtulan kişilerin ise hastanede tedavi altına alındığını açıkladı. Bu da akıllara onlarla birlikte tutulduğu iddia edilen Türk ve İngiliz rehineyi getirdi. Yemen'de El Kaide tarafından kaçırıldığı belirtilen Türk rehinenin kimliği ve nerede kaçırıldığı konusunda daha önce hiçbir bilgi açıklanmamıştı.
Vatan

Musul'da Alkol Ve Sigara İmhası
Irak'ın kuzeyindeki Musul kentinde kontrolü elinde tutan IŞİD, sigara ve alkole savaş açmıştı. Dün de kentin çeşitli yerlerinden toplanan içki şişeleri ve karton karton sigaralar, bir meydanda toplanıp ateşe verildi. IŞİD militanları kent genelinde sürekli alkol ve sigara kontrolü yapıyor. Ele geçirilenler imha ediliyor. "Sigara Şeriat yasalarına göre haramdır" görüşündeki IŞİD, fotoğrafları imha edilen sigaraların kaçak olduğu bilgisini de ekleyerek dağıttı.
Vatan

Almanya'da Bir Cami Kapatıldı
Almanya'nın Bremen kentinde IŞİD'e destek verdiği gerekçesiyle "Mescid Al-Furkan" adlı cami kapatıldı. "Der Spiegel" dergisinin haberine göre, Bremen polisi dün cuma namazı sonrasında 100'den fazla polisle camiye baskın düzenledi. Baskında Alman polisinin köpek kullanmadığı ve camiye galoşla girdiği belirtildi. Almanya Anayasayı Koruma Dairesi'nin 2007'den beri gözlem altında tuttuğu cami bünyesindeki "aile ve kültür derneğinin" IŞİD'e katılımları teşvik ettiği gerekçesiyle caminin kapatıldığı bildirildi. Böylece Almanya'da teröre destek verdiği gerekçesiyle ilk defa bir cami kapatılmış oldu.
Vatan

Rehine Fiyaskosu-3
Yemen (Arap Yarımadası) El Kaidesi'nin bir yıldan fazla zamandır elinde tuttuğu ABD'li gazeteci Luke Somers (33) ile Güney Afrikalı bir öğretmeni kurtarma operasyonu başarısızlıkla sonuçlandı. İki rehine operasyon sırasında örgüt üyeleri tarafından öldürüldü. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel operasyonda bir grup militanın da öldürüldüğünü kaydetti. ABD Başkanı Barack Obama Somers'ın öldürülmesini "barbarca bir cinayet" olarak nitelendirdi. Somers'ın hayatının tehlikede olduğu değerlendirmesi üzerine operasyon emri verdiğini belirten Obama, El Kaide'nin "şeytani ideolojisini" yenmek için dünyanın çabalarını neden devam ettirmesi gerektiğinin bir kez daha görüldüğünü kaydetti. Somers'ı kurtarmak için geçen ay düzenlenen operasyon da başarısız olmuştu. ABD, Suriye'de IŞİD tarafından boğazı kesilerek öldürülen ABD'li gazeteci James Foley için de operasyon düzenlemiş ancak başarısız olmuştu.
Akşam

İran Işid Satrancına Resmen Katıldı
İran, ABD liderliğindeki IŞİD koalisyonuna aktif katıldığını resmen kabul etti. Geçtiğimiz hafta Pentagon, İran'ın Irak sınırındaki IŞİD mevzilerini bombaladığına dair istihbarat aldıklarını açıklamıştı ancak Tahran sessiz kalmıştı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı İbrahim Rahimpur, Irak'taki IŞİD mevzilerine havadan vurduklarını açıkladı. Rahimpur bu saldırıların Bağdat hükümeti ve Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetiminin çıkarını korumak için düzenlendiğini söyleyerek Kürtlere göz kırptı. ABD, IŞİD krizinden bu yana İran ile "olağanüstü" bir işbirliği yürütüyor. Irak'ta en etkin role sahip olan ve Kürt yönetimiyle de iyi ilişkiler geliştiren İran, ABD'nin Suriye'de Esad'lı çözüm stratejisine de denk düşüyor. Nükleer müzakerelerin de yolunda gidebilmesi için İran, ABD'nin "dokunulmazı" konumunda. Bundan sonraki süreçte İran'ın bölgesel rakibi Türkiye üzerinde, Esad stratejisini değiştirmesi yönünde baskıların artacağı öngörülüyor.
Akşam

POLİTİKA
Yanındayız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Berkin Elvan'a ilişkin sözleri tartışma yaratan Yavuz Bingöl'ün linç edildiğini öne sürerek, "Bütün sanatçılarımıza açık açık sesleniyorum: Cesur olun. Hiçbir sanatçımızın tahkir edilmesine, linç edilmesine, dışlanmasına asla izin vermeyecek, onların yanında dimdik durmayı sürdüreceğiz" dedi. Erdoğan, Çırağan Sarayı'ndaki ASKON 9. Olağan Genel Kurulu'nda özetle şunları söyledi: "Eğer Gezi olayları bastırılmamış olsaydı Türkiye acaba bugün nerede olurdu? Bu sorunun cevabı Mısır'da verildi, Ukrayna'da verildi. Mısır'da 18 yaşındaki Esma kurşunlanarak orada şehit edildi. İşte Rabia denilen olay kökü itibariyle o ve çok önemli. Bu hareket bir kenara konulamaz. Dünyada da demokrasiyi savunduğunu iddia edenlerin bunlara sahip çıkmak suretiyle ne kadar anti- demokratik oldukları ortaya çıkıyor. Ferguson olayları, Arizona'daki olaylar, elinde silahı yok, adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vurup nefessiz bırakıp öldürüyorlar. Silah filan, molotof yok Bizim burada polisimiz kalkıp da vatandaşı mı öldürdü, silah mı çekti? (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek) Kadıköy'den başlayıp Taksim Meydanı'na gelen zat, oradaki 12 ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi. Ama Yalova'daki ağaçlar kesildi. 250'yi aşkın ağaç kesildi. Ağaç değil mi? Neredesin sen, nerede çevreciler, nerede o Taksim'de yürüyenler. Asırlık ağaçlar kesildi, neredesiniz tencere-tavacılar konuşun bakayım. Bazıları diyor ki 'Ya Cumhurbaşkanı bunlara cevap verir mi?' Ben alışılmış cumhurbaşkanı değilim, olmadım, olmayacağım. Defalarca söyledim: Türkiye'de muhalefet partilerinin üzerinde, medyanın üzerinde çok ciddi şantaj baskısı var. Hiç kimse kusura bakmasın ben burada cevabını vermek zorundayım. Ana muhalefet partisinin Genel Başkanı çıktı, haftaiçi adaba, edebe sığmayacak laflar konuştu. Bir engelli kardeşimiz 'Zihinsel engelli değil mi' diye soru soruyor. Onun da cevabı: 'Cumhurbaşkanı'nın zihinsel engelli olduğunu söylemek lütuftur' gibi söylüyor, o akılsızdır diyor. Bunu söyleyen kim, ana muhalefetin başı. Böyle bir siyasetçi olur mu? Engelli kardeşlerimizle yapılan bir toplantıda bunları söylüyor. Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir. (Yavuz Bingöl'ün Berkin Elvan'a ilişkin sözleriyle ilgili tartışmalara değinerek) 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda çok değerli bir sanatçımızla, Yavuz Bingöl'le Yemen türküsünü birlikte söyledik. Aman Allah'ım O sanatçımıza söylemediklerini bırakmadılar. Çözüm Süreci toplantısına katıldığı için yapmadıklarını bırakmadılar. Şu anda Türkiye'nin o büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Niye? Sen nasıl olur da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile nasıl böyle bir fotoğraf verirsin. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Hani siz sanata değer veriyordunuz? Hani siz sanatçının yanındaydınız? Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu, böyle bir şey olabilir mi? Sizin söylediklerinizi söylemedikleri zaman 'tu kaka' diyeceksiniz. Bunu sadece bu sanatçımıza değil, hakikati söyleyen bütün herkese yapıyorlar. En son Alev Alatlı'ya da bunu yaptılar. Akil İnsan heyetinde yer alan birçok sanatçıya, gazeteciye, düşünüre de yaptılar. Ahmet Kaya'nın bu ülkeden mahzun ayrılışıyla yüreğimiz yandı. Çatallarla, porselen tabaklarla onu o gece o törenden kovduklarını hatırlayın. Ve ertesi günlerinde gazetelerinin köşelerinde her türlü hakareti yazanlar, şimdi ise ben yazmadım diye manevra yapan maalesef ruh kökü sakat tipler var. Hâlâ aynı şeyleri yazıyorlar. Şimdi beni yazılarıyla Başbakanımla karşı karşıya getirecekler. Biraz terbiyeli ol ya, edep adab bil ya. 'Başbakan dürüst yolsuzluk yapmaz ama cumhurbaşkanı yolsuzlukların içinde'. Hangi belgen var, bilgin var. Biz o yolsuzluklarla buraya gelseydik senin ve patronunun yolsuzluklarını ortaya çıkaramazdık. Bunlar hükümetleri istedikleri gibi yönettiler, bizi yönetemedikleri için saldırıyorlar.
Hürriyet

Soma İçin 46 Milyon Tl
AK Parti Manisa milletvekilleri Selçuk Özdağ ve Muzaffer Yurttaş, Soma maden faciası sonrası yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Başbakanlık tarafından oluşturulan AFAD hesabında toplanan 46.5 milyon TL'nin 301 maden şehidinin yakınlarına ve maden faciasında mağdur olanlara harcanacağını söyleyen Selçuk Özdağ, yeni maden yasasına ilişkin olarak da, "Dünya madencilikte ileri teknolojiyi kullanan ülkelerdeki örneklere bakılarak modeller ortaya konulacaktır" dedi. Öğretmenevi'nde düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında Milletvekili Özdağ, Başbakanlık tarafından ve AFAD için oluşturulan hesapta 46. 5 milyon TL toplandığını belirterek, "Bu paralar 301 maden şehidinin yakınlarına ve maden faciasında mağdur olanlara harcanacaktır. Toplanan paralar son kuruşuna kadar ülkemizin neresinde yaşarsa yaşasın bu ailelere 156 bin TL eşit ve adil şekilde ulaştırılmıştır" dedi. "Her maden şehidi ailesinin bir evi olacak" diyen Özdağ, "Her maden şehidinin ailesi için Soma'da arsası Soma Belediyesi tarafından verilen alana 2'şer daire yapılacak. Bu daireleri kişiler oturtmak, satmak veya kiraya vermekte serbestler. Doğuş Holding ve Gaziantep OSB, bu evlerin yapımını üstlenmiştir. Ayrıca Beşiktaş Belediyesi tarafından kura ile 30 şehit ailesine birer ev bağlanmıştır" dedi. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almayan kömür ocaklarında üretimin durdurulduğunu belirten Özdağ, "Meclis'te yapılan düzenleme ile üretimi durdurulan ocaklarda çalışamayan işçilerin ücretleri işveren tarafından ödenmediği takdirde işsizlik fonu tarafından işçilere ödenecek ve işverenden faizi ile devlet tarafından tahsil edilecektir" dedi. Özdağ, "Her maden kazasından sonra madenlerin kapatılmasını isteyenler olacaktır. Ancak madenlerin kapatılması çözüm değildir. Gelişmiş ülkelerde en güvenilir yöntemlerle nasıl maden çıkarılıyorsa, aynı yöntemle madenlerimiz çıkarılmalıdır. Gerekleri yerine getirmeyenlerin gözünün yaşına bakılmamalı ama madenciliği yok etmek üzerine kurulu bir kısır düşünceye de kapılmamak zorundayız" diye konuştu. Milletvekili Yurttaş ise, Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı bin 200 sayfalık raporu paylaştı. Raporda ihmal ve yetki kargaşasının olduğuna vurgu yapan Yurttaş, ihmalden sorumlu olanların üzerine gidilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Milliyet

'Çanakkale Köprüsü Bizi Birleştirecek'
Başbakan Ahmet Davutoğlu Yunanistan'daki gezisinin ikinci gününde Yunan mevkidaşı Antonis Samaras ile katıldıkları Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kıbrıs konusunda, müzakerelerin bir an önce başlamasını arzu ettiklerini söyleyen Başbakan Davutoğlu, "Çok pozitif görüşmeler yaptık. Bu görüşmeler devam edecek" dedi. Birlikte hareket etme kabiliyetini artıran iki hususu vurgulayan Davutoğlu, "Birincisi, artık arada psikolojik bir bariyer yok. Bakan arkadaşlarımız konuşurken, acaba karşı taraf nasıl anlar gibi kaygıyla konuşmuyorlar. Birbirlerine sadece dilleriyle değil gönülleriyle hitap ediyor. Bu çok önemli bir aşama" ifadesini kullandı. Davutoğlu basın toplantısında şöyle konuştu: "Türkiye ile Yunanistan arasında artık zihnimizdeki birtakım tabular, kalıplarla değil aksine zihnimizi gönlümüzü en önemlisi de iki ülke arasındaki bütün kapıları açarak yürümeye kararlıyız. Ege'de deniz ulaşımı, kara ulaşımı, hava ulaşımı birbirini tamamlayan unsurlar. İki ülke arasında, yine mesela Çanakkale Köprüsü inşa ediyoruz. Muhtemelen Midilli'den kuzey Yunanistan'a en kolay geçiş, Çanakkale Köprüsü üzerinden sağlanacak. Yine İstanbul ile Selanik arasında hızlı tren inşa edildiği günü düşünün, iki önemli tarihi şehir birbirine irtibatlanacak. Nihayetinde biz Yunanistan'ın Asya'ya açılan kapısıyız. Yunanistan da bizim Avrupa'ya açılan kapımız. Yine enerjide tamamlayıcılık ilişkisi var. Enerji koridorlarımız birleşiyor." "Ya da ticaret, gümrük politikalarında, yatırımda, kültür ve turizmde. Turizmde birlikte planladığımız zaman daha fazla turisti iki ülke çekecek. Bu konularda olağanüstü pozitif atmosferde tamamlayıcılık ilişkisi içinde çok güzel sunuşlar dinledik ve iki başbakan olarak da bu bütün bu sunuşlarda bakanlarımıza birlikte hareket etmeleri talimatı verdik. " "Cumhurbaşkanı Papulyas'a ifade ettiğim hususu vurgulamak istiyorum; İki halk da kaygı duymamalılar. Ankara'da da Atina'da da artık çok sağduyulu ve vizyoner liderler var. Sayın Cumhurbaşkanımızın burada başlatmış olduğu YDİK'i bugün devam ettiriyoruz. Ankara'da da Atina'da da Atatürk ve Venizelos'daki ortak ruhu harekete geçiren sağduyulu vizyoner liderler var. Bu anlayış ile iki halkın menfaatine olan yeni bir dönemi açmaya kararlıyız."
Akşam

SPOR
Akhisar Belediyespor karşısında atak ve etkili bir futbol sergileyen Cimbom, Burak Yılmaz'ın golleriyle güldü. Yeni teknik direktörüyle Türkiye Kupası'ndaki Eskişehirspor galibiyetinin ardından hız kesmeyen sarı kırmızılılar maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Ege ekibine Gekas'ın golü yetmedi. Sadece bir galibiyet değildi dün geceki sonuç Galatasaray ruhu da geri geldi. Sarı kırmızılılar, Akhisar Belediyespor'u 2-1 yenerken oyunu domine etti, atak ve arzulu oynadı, 1.5 yıldan bu yana en pozitif görüntüsünü ortaya koydu. Sarı kırmızılı takımda dün gece kötü oynayan tek bir futbolcu yoktu. Baştan sona oyuna hükmeden Galatasaray'da perdeyi Burak Yılmaz açtı, Burak Yılmaz kapattı. Semih'in hatasını ise Yunan Gekas affetmedi. Skoru belirledi: 2-1.
Hürriyet

Türkiye Basketbol Ligi'nde 9. haftanın açılış maçında Beşiktaş Integral Forex, Ankara'da Rönesans TED Kolejliler'i 88- 83 yenmeyi başardı. Maça iyi başlayan ev sahibi oldu ve dış şutlardaki başarısıyla öne geçmeyi başardı. Ancak Beşiktaş karşısında sürekli dışarıdan skor bulma çabasına giren TED, rakibin boyalı alanda önce Armstrong, ardından da Johnson ve Bajramovic ile bulduğu sayılara engel olamadı, ilk periyot siyah-beyazlıların 23-19'luk üstünlüğüyle tamamlandı. Ribauntlarda da üstünlük kuran Beşiktaş karşısında TED, Pittman ile boyalı alanda denge kurmaya çalışsa da, konuk takım devreyi de 43-37 galip bitirdi. TED, ikinci yarının başında yine üç sayı isabetleriyle öne fırladı, 55-51 ile skoru lehine çevirdi. Beşiktaş da dışarıdan Lofton ile isabet bulunca yeniden kontrolü ele geçirdi, son çeyreğe 69-66 galip girdi. Ankara ekibi boyalı alanda bir türlü istediği ritmi bulamasa da dış şutlarla oyuna tutunmayı başardı, 35. dakikada 75- 75 eşitlik vardı. Bajramovic'in üçlüğüyle bir kez daha öne geçen Beşiktaş, Lofton ile de kritik üçlükler bulunca, rakibini kendi silahıyla vurdu, haftanın açılış maçında ilk kazanan takım oldu. Rönesans TED Kolejliler, bu sonuçla 9. maçında 6. yenilgisini tattı.
Milliyet

Fenerbahçe, Balıkesirspor deplasmanında 3 puanın sahibi oldu: 1-0. 9'da Sow Emrullah'ın üzerinden aşırdı, ancak top dışarıya çıktı. 18'de Mehmet Topal ortaladı, Sow kafayı vurdu ama isabetsiz. 29'da Alves'in kafa şutu yine autla sonuçlandı. 40'ta Meireles'in sağdan yaptığı orta hemen önündeki savunmacıya çarpıp havalandı ve Emrullah'ı aşarak filelere gitti: 0-1. 45'te Jabbie'nin sert şutu autu boyladı. 59'da sacğ çaprazdan ceza alanına giren Sow'un vuruşunda kaleci Emrullah mükemmel bir refleksle topu kornere çeldi. 63'te Sow'un vuruşunda kaleci gole izin vermedi. 70'te Bülent'in ortasında Volkan tam zamanınad topa müdahale edinci mutlak golü önledi. 82'de kornerden gelen topa yükselen Selçuk'un kafa vuruşu isabetsizdi.
Star

Süper Lig'de 12. haftaya lider giren Beşiktaş ile Ersun Yanal'ın gelişiyle çıkışa geçen Trabzonspor bugün Konya Torku Arena'da karşı karşıya gelecek. Saat 19.00'da başlayacak mücadeleyi Mete Kalkavan yönetecek. Son 3 maçını kazanarak zirveyi ele geçiren Kartal, bugün de galip gelerek liderliğini sürdürmek istiyor. Siyah- Beyazlılar'ın en büyük kozu son 5 resmi maçını boş geçmeyen Demba Ba olacak.
Star

--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme