21 Ocak 2015 Çarşamba

Hüseyin Nihal Atsız - 16 Devlet Masalı ve Uydurma Bayraklar

Çağhan Sarı'ya teşekkürler.

Ötüken, 65. sayı, 1969 

Son zamanlarda basında görülen haberlerle ve TRT`nin bastırdığı bir takvimle Türklerin şimdiye kadar 16 büyük devlet kurduğunu, bu yüzden Türkiye Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldız bulunduğu iddiaları öne sürüldü.

Her şeyimiz gibi tarihimiz de henüz kesin şeklini almış değildir. Türk tarihi nereden başlayıp hangi gidişi takip eder, kimler Türk`tür? Bunlar henüz belli değildir. Daha önce de belirttiğimiz gibi bazı büyük şahsiyetlerin Türk olup olmadığı üzerinde bile tarihçilerimiz arasında birlik yoktur. Durum bu merkezde iken, şimdiye kadar 16 büyük Türk devletinin kurulduğu ve Türkiye`nin bunların vârisi olduğu hakkındaki iddia, şüphesiz, çok su götürür bir iddiadır.

21.01.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

21 İlin Emniyet Müdürü Değişti!

İçişleri Bakanlığı, aralarında Gaziantep, Bursa, Konya gibi kentlerin de yer aldığı il emniyet müdürleri kararnamesini yayımladı. 21 il emniyet müdürünün yerinin değiştiği kararnameyle, bir süredir olayların yaşandığı Cizre’nin bağlı olduğu Şırnak Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu Bartın’a atanırken, İstanbul’da Gezi olayları sırasında görev yapan Celal Sel, yeni Şırnak Emniyet Müdürü oldu. Kararnamede şu isimler yer aldı: Artvin Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Alaattin Akbaş, Bartın Emniyet Müdürlüğü’ne Şırnak Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu, Bilecik Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Ali Ekber Bektaş, Bitlis Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Fatih Kaya, Burdur Emniyet Müdürlüğü’ne Bilecik Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, Bursa Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Selami Yıldız, Denizli Emniyet Müdürlüğü’ne Konya Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Armağan Adnan Erdoğan, Isparta Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Halil Altan, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Servet Yılmaz, Kars Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Faruk Karaduman, Konya Emniyet Müdürlüğü’ne Denizli Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, Mardin Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Lütfullah Uğur Pekcan, Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Dr. Rahmi Baştuğ, Muş Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Ahmet Cemal Çalışkan, Ordu Emniyet Müdürlüğü’ne Isparta Emniyet Müdürü Caner Tayfur, Osmaniye Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Nurettin Gökduman, Uşak Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi İbrahim Ergüder, Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Celal Sel ve Yalova Emniyet Müdürlüğü’ne Polis Başmüfettişi Mehmet Ali Süvari atandı
Milliyet

20 Ocak 2015 Salı

2014’ün En Önemli 5 Olayı

Stratfor, 30 Aralık, 2014

Yazan: George FRIEDMAN

Analiz
2014 yılı öyle bir yıl oldu ki; yaşanan olaylardan uzunca bir liste yapmak mümkün olur. Gerçekte, öyle olmamakla beraber, yaşadığımız her yılı bir şekilde olağanüstü bir yıl olarak nitelendirme eğilimindeyizdir, fakat 2014 yılı daha genel manada insanoğlunun yaşamış olduğu pek çok iyi yıllar ve geçirmiş olduğu pek çok zavallılık serüvenleri arasında sıradan bir yıl olarak da kabul edilebilir. Sonuçta; 2014’de savaşlar devam etti, pekçok mucizevi şeyler keşfedildi, hastalıklar yenildi ve insanlar aşık oldular. Yine de önemli olaylardan uzunca bir liste yapmak mümkün iken hafızamı şöyle bir yokladığımda benim listemin aşağıdaki gibi oluştuğunu gördüm:

8 Ocak 2015 Perşembe

08.01.2015 Genel Gündem



08.01.2015

GÜNDEM

Devlet Kendisi İçin Af Yasası Hazırlıyor
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na ilişkin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) görüşü, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na iletildi. Raporda, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının, iş sağlığı ile ilgili eksiklikleri işverene yazılı bildirmesi, bildirim yapmayan hekim ve uzmanın belgesinin iptal edilmesine yönelik düzenlemenin yanlış olduğu vurgulandı. Raporda, işverene bildirilen eksiklik ve aksaklıkların giderilmediği ve yakın ve hayati tehlike arzetmesi durumunda iş güvenlik uzmanına işi bizzat durdurma yetkisini tanınması gerektiği belirtilerek, "Çünkü, bakanlığa bildirme zorunluluğu esnasında yaşanacak bir kazanın sonuçları ağır olacaktır. İş güvenliği uzmanının durumu bakanlığa bildirmesi yaşanacak iş kazasını kendiliğinden önleyemeyecek ise, iş güvenliği uzmanına yakın ve hayati tehlike olması durumunda bakanlığa bilgi vermesi yanında işi durdurma yetkisi de tanınmalıdır" denildi. Tasarıya göre işveren; iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmeyen işçilere yazılı hatırlatma yapacak; tekrarı halinde ise sözleşmesini feshedecek. TMMOB raporunda bu maddenin, işçiyi kıdem tazminatsız işten atmanın önünü açacağı vurgulanarak, "İşveren işten çıkarmak istediği her işçiye yazılı olarak bildirim yapıp iş akdini feshedebilir" denildi. 3 ay içinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirenlere geriye dönük ceza verilmemesini öngören maddenin de af anlamına geldiği savunulan raporda, "Bugüne kadar bu yasanın bizatihi kendisine aykırı hareket eden işyerlerine af getirilmektedir. Bu yasa maddesi hem devlete hem de özel işletmelere af getirmektedir. Devletin kendisine (kamu işyerleri ile rödevans biçiminde kiralanan yani maden ocaklarına) af çıkardığı ilk yasa olsa gerek" denildi. Tasarıda, yapı denetim uzmanlarına iş güvenliği görevi verilmesinin de yanlış olduğu belirtilen raporda, "Yapı denetim uzmanının hem Çalışma Bakanlığı'na hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na karşı sorumlu olması üstlendikleri görevle bağdaşmaz. Yapı denetim uzmanı, yapı denetim şirketinin elemanı olup, işveren adına iş güvenliği görevini üstlenip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na karşı iş güvenliği uzmanı sıfatıyla sorumlu tutulamaz" ifadesi ile uyarıda bulunuldu.
Milliyet

7 Ocak 2015 Çarşamba

07.01.2015 Genel Gündem

07.01.2015 Çarşamba
GÜNDEM 

AYM: Yüzde 10'a Devam 
Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, seçimlerdeki yüzde 10 ülke oy barajının hak ihlali olduğu yönündeki bireysel başvuruları esasa hiç girmeden usulden reddetti. 7 Haziran'daki seçimde yüzde 10 ülke barajı uygulanacak. Barajla ilgili açıklamaları nedeniyle özellikle iktidar partisinin hedefi olan ve 'ihsas-ı reyle' (hâkimin önündeki davayla ilgili görüş açıklama yasağı) suçlanan AYM Başkanı Haşim Kılıç, mahkeme binasında olmasına rağmen toplantıya katılmadı. 13 Mart'ta emekli olacak olan Kılıç'ın, toplantılara katılmama kararı aldığı belirtiliyor. 17 üyeli AYM Genel Kurul'u, 16 kişi toplandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Danıştay kontenjanından seçtiği Kadir Özkaya da toplantıya katıldı. Ülke barajıyla ilgili bireysel başvurular birleştirilerek görüşüldü. AYM, usul tartışmalarının ardından 'konu bakımından yetkisizlikten' 2'ye karşı 14 oyla ret kararı verdi. Böylece, bireysel başvuru yoluyla yasa metinlerinin iptali istenemeyeceği kararı da verilmiş oldu. Bireysel başvurusu reddedilen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Türk demokrasisi adına yazık olduğunu öne sürdü. Baraja takılan milletvekili adayı arkadaşlarının 7 Haziran'daki seçim sonrasında hak ihlali iddiasıyla yeniden AYM'ye başvuracaklarını belirten Destici, "Karara saygılıyız. Ama AYM üyelerinin vicdanları ile karar verdiklerini söyleyemiyoruz. Siyasi iktidarın baskısına yenildikleri için yazık oldu. Milletin iradesinin önüne set çektiler. Oysa baraj kalksa tam olarak millet iradesi sandığa yansıyacaktı. Etekleri tutuşmuştu" dedi. Başvurusu reddedilen SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak ise "Gerekçelerini gördükten sonra değerlendiririz" dedi. CHP'li Umut Oran'ın avukatı Haluk Pekşen, karara karşı AYM Genel Kurulu nezdinde itiraz edeceklerini belirtti.
Hürriyet

6 Ocak 2015 Salı

06.01.2015 Genel Gündem



06.01.2015 Salı
GÜNDEM 

Alevilerden Güç Birliği 
Hükümetin "Aleviler birlik içinde değil" eleştirileri üzerine Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Vakışar Federasyonu ve Alevi Dernekleri Federasyonu 'Ortak eylem, ortak söylem' düşüncesiyle Alevi Birlik Danışma Toplantısı düzenledi. Önceki gün İstanbul'da yapılan toplantının ardından 9 maddelik sonuç bildirgesi yayınlandı. Hürriyet'in sorularını yanıtlayan federasyon başkanları, "Aleviler eşit yurttaşlık hakkı istiyor" dediler ve özetle şunları söylediler: Fevzi Gümüş (Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı) 'İrademiz ve taleplerimiz ortaktır' demek amacıyla siyasi iktidar ve toplumun gerçeği görmesi için bir duruş oluşturduk. Hükümet, Alevi söylemlerinde samimi değil. 12 yıldır iktidarda olan siyasi parti sorunları çözmek yerine, daha da derinleştiriyor. Bizler zorunlu din dersinden yakınırken, AİHM kaldırılması yönünde karar verirken seçmeli adı altında yeni din dersleri geliştiriliyor. Cemevleri bizim ibadet yerlerimiz ve yasal statü kazanmasını istiyoruz. Sorunlarımız bilinmez, karmaşık değil ve çözümü de kolay. Remzi Akbulut (Alevi Vakışar Federasyonu Genel Başkanı) 3 federasyonun istekleri her zaman aynıydı ancak şeklen birlikte değildik. Hükümet kendine göre tabela Alevi dernekleri, vakışarı kurmaya ve Alevilerin sorunlarını onlarla görüşmeye başladı. Hükümet tabela Alevi derneklerini bıraksın bizlerle görüşsün istiyoruz. Bizler oynanan oyunlara karşı zaten var olan birlikteliğimizi bu nedenle resmiyete dökmek istedik. Bugün Abdullah Öcalan ile neredeyse aynı masaya oturanlar, Sivas'ta, Maraş'ta, Çorum'da katliamı yaşayan Alevileri yok sayıyor. Rıza Eroğlu (Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı) Alevilerin talepleri yerine getirilmiyor, AİHM'nin verdiği din dersi zorunluluğunun kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane sayılması kararları yok sayılıyor. Anma törenleri için Maraş'a gidiyorsun baskı, zulüm görüyorsun. Son 2 yılda bir tane Alevi vatandaşın kaymakam, vali, bakan, müsteşar olduğuna şahit olamazsınız. Ortak eylem ve ortak söylem çerçevesinde, güçbirliği içinde sesimizi duyuracağız.
Hürriyet

5 Ocak 2015 Pazartesi

05.01.2015 Genel Gündem



05.01.2015 Pazartesi
GÜNDEM 

Özgür Astsubay Kaçakçıların Elinde 
Türkiye-Suriye sınırında Kilis'e bağlı Yavuzlu köyü yakınında kaçakçıların peşinden sınırı geçen Özgür isimli astsubayı arama çalışmalarına devam ediliyor. Askeri kaynaklar, astsubayın büyük ihtimalle kaçakçıların elinde olduğunu, arama çalışmalarının bu doğrultuda sürdüğünü söylediler. Bölgedeki şartlar değerlendirildiğinde PYD ve IŞİD'in şu an için Türkiye'yi karşılarına alacak bir tutum içine girmeyeceklerini savunan askeri kaynaklar, "Astsubayın şehit olduğuna dair hiçbir bilgi ve bulgu yok" dedi. Olayla ilgili MİT'in de yerel kaynaklarla bağlantıda olduğu belirtilirken, astsubayın kısa süre içinde serbest bırakılmasının beklendiği ifade edildi. Askeri yetkililer, astsubayı kurtarmak için bordo berelilerin sınır ötesi operasyon yaptıkları iddiasını ise yalanladı.
Hürriyet

4 Ocak 2015 Pazar

04.01.2015 Genel Gündem



04.01.2015

GÜNDEM

Işid, Türk Astsubayı Pusuya Mı Düşürdü?
Kilis'in merkeze bağlı Ardıç Köyü yakınlarındaki Öncü Karakolu'nda görevli, soyadı öğrenilemeyen Özgür astsubay, iddiaya göre geçen perşembe günü kaçak geçmeye çalışırken fark edilen bir grubu önlemek amacıyla tek başına sınır hattına gitti. Ancak, uzun süre geçmesine rağmen astsubayın geri dönmemesi üzerine silah karakoldaki askerler, sınır hattında kontrole çıktı. Telefonla da ulaşılamayan astsubay Özgür'ü sınır hattında bulamayan askerler konuyu üstlerine bildirdi. Silahıyla kaybolan astsubay Özgür için arama çalışması başlatıldı. Bölgedeki köylüler, gece sınırdan bir grubun kaçak geçiş yapmaya kalkışması sırasında Özgür astsubayın onların peşinden gittiğini ve Suriye tarafına geçince bu bölgeyi kontrolünde bulunduran IŞİD militanları tarafından etkisiz hale getirilip alıkonulduğunu öne sürdü. Edinilen bilgilere göre karakolun görev sahası içindeki sınır alanının iki tarafında da son dönemde önemli hareketlilik yaşanıyordu. Geçen haftalarda karakolun karşısındaki doğalgaz tesisinin Suriye'deki bölümünde IŞİD üs kurdu ve yaklaşık 500 militanını burada konuşlandırdı. Ardından da tesisin etrafına mevziler kazınca, Türkiye tarafında da sınır hattına kaçakçılık ve kaçak geçişlerin önlenmesi amacıyla iş makineleriyle hendek kazılmasına başlandı. Sınırın bu bölgesi ayrıca IŞİD'e katılımlarda geçiş hattı olarak kullanılan önemli güzergahlardan biri. Öncü Hudut Karakolu birlikleri; 15 gün önce aralarında Türk vatandaşlarının da olduğu farklı ülkelerden 50 kişiyi, IŞİD'e katılmak için sınırı geçmek isterken yakalamıştı. Geçen haftada yine 20 kişilik bir grup yakalandı ve jandarmaya teslim edildi. İşte tüm bu nedenlerden dolayı IŞİD'in Özgür adlı astsubaya pusu kurduğu iddiaları ortaya atıldı. Komutan, IŞİD'e katılımların engellenmesi ve sınır güvenliğinin sağlanmasında önemli rol üslenmişti. Astsubayın kaçakçılar veya PKK'nın Suriye kolu PYD tarafından kaçırılma ihtimali de değerlendiriliyor. Ancak bu ihtimallerin zayıf olduğu belirtiliyor.
Vatan

3 Ocak 2015 Cumartesi

03.01.2015 Genel Gündem

03.01.2015

GÜNDEM

Pkk'nın Polisi 
Emniyet Genel Müdürlüğü Terör ve İstihbarat Dairesi, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) ile ilgili hazırladığı raporda, çarpıcı tespitlere yer verdi. Raporda, 2013 yılında kuruluşu tamamlanan YDG-H'nin kemik kadrosunun PKK'nın dağ kadrosundan teslim olan örgüt üyelerinden oluştuğuna dikkat çekilerek, "PKK, YDG-H'yi polis gücü olarak kullanıyor" denildi. Kobani eylemleri sırasında Diyarbakır'da uzun namlulu silahlarla şehir merkezinde eylemler yapan, yine uzun namlulu ağır silahlarla Cizre'de HÜDA-PAR üyeleriyle çatışmaya giren, Mardin'de 'intikam' tugayları oluşturmasıyla gündeme gelen, Şırnak'ın Cizre ve Silopi, Hakkâri'nin Yüksekova, Diyarbakır'ın birçok ilçesinde silahlarla yol kontrolü ve denetim yaparken görüntülenen YDG-H ile ilgili Terör ve İstihbarat Dairesi rapor hazırladı. Raporda, YDGH'nin, 2013 yılı başında örgütün strateji değiştirmesiyle oluşumunu tamamladığı vurgulanarak, "Kırsalda mücadele eden ağır silahlı militanlarını yavaş yavaş ikinci plana atan PKK, şehir gerillası yetiştirmeye başlamasıyla ortaya çıktılar" denildi. Çözüm Süreci kapsamında sınır dışına çekilen ve eylemsizlik kararı alan PKK'nın, eylemlerini YDG-H üzerinden yürüttüğü savunulan raporda, şöyle deniliyor: "YDGH/YDG-K örgütün silahlı kanadında gerçekleştirilen bir dizi düzenleme sonrası oluşumunu tamamladı. 2013 yılı ağustos ayı içerisinde Halk Savunma Merkezi (NPG- Navenda Parastine Gel) oluşturuldu. Ardından bu merkeze bağlı 4 alt karargâh kuruldu. (HPG Kuzey Kürdistan Karargâhı, HPG Medya Savunma Karargâhı, HPG Özel Kuvvetler Karargâhı, HPG Apollo Akademiler Karargâhı) Bu şekilde kırsal alan yapılanmaları sözde ordu şeklinde dönüştürüldü. Kırsal alanda ortaya çıkabilecek bir boşluğun doldurulması ve bölgede örgütün etkinliğinin hissettirilmesi adına faaliyetler yürütüldü. Bu kapsamda, olası bir serhildan-şehir gerillası kapsamında silahlı mücadeleyi paralel yürütmesi açısından YDG-H yapılanmasına gidildi. Söz konusu yapılanma gençlik örgütlenmesinin yanında bir asayiş birimi gibi çalışmaya başladı. Militanlar kırsalda yetiştirilerek şehir merkezlerine gönderildi. Teslim olan militanlar pişmanlık yasasından faydalanarak serbest kaldı ve YDG-H çatısı altında toplandı. İlk olarak Mardin YDG-H Asayiş yapılanmasının kuruluşu ilan edildi. Ardından Diyarbakır'da mezuniyet töreni düzenlenerek militanlar şehir merkezine gönderildi. PKK'nın polis gücü şeklinde yapılanma içinde faaliyet alanı oluşturdular. YDG-H'nin eylem alanları korsan gösterilerle başladı. Uzun namlulu silahlarla şehir merkezinde güvenlik güçlerine saldırılar, molotoflu, el yapımı patlayıcılarla eylemler düzenleyerek varlıklarını hissettirdi. Güvenlik güçleri, sivil araçlar, işyerleri, otel, cami, dernek, okullar, eğitim kurumları başlıca hedef olarak seçildi. Ayrıca üzerlerinde baskı kurmak amacıyla koruculara-ailelerine, evlerine yönelik tehdit, keşif, hırsızlık faaliyetlerini devam ettirerek, bazı koruculara da koruculuğu bırakmaları yönünde baskılar uyguladı. Daha çok molotof ve el yapımı patlayıcı kullanan silahlı YDG-H militanları bölgede çok sayıda il ve ilçe merkezinde baskı, tehdit ve şantajla hakimiyet alanı oluşturdu. Kobani benzeri eylemleri organize etme, sokağa çıkmaları için vatandaşa baskı uygulama faaliyetlerini yürüttüler."
Hürriyet

2 Ocak 2015 Cuma

02.01.2015 Genel Gündem

02.01.2015 Cuma
GÜNDEM 
Dolmabahçe'ye 2 El Bombası Sonra Kurşun 
Başbakanlık Çalışma Ofisi'nin de bulunduğu Dolmabahçe Sarayı, dün el bombalı ve silahlı saldırıya uğradı. Saldırı, dün saat 14.30 sıralarında, turistlerin gün boyu uğrak yeri olan Saltanat Kapısı önünde yaşandı. Turistler, Saltanat Kapısı önünde saygı nöbeti tutan iki polisin fotoğraflarını çekerken bu sırada DHKP-C terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle poliste kaydı bulunan Fırat Özçelik, nöbet kulübesine doğru iki el bombası attı. Polisler ne olduğunu anlamaya çalışırken tabancasını çeken Fırat Özçelik, birkaç el ateş açtı. Polislerin karşılık vermesi üzerine kaçmaya çalışan saldırganı, saygı nöbeti tutan iki polis üzerine atlayarak yakaladı. Saldırganın üzerinde bir de tüfek çıktı. Sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülen saldırgan, polis otosundan çıkarılırken, "Yaşasın Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi" diye slogan attı ve "Berkin'in hesabı sorulacak" diye bağırdı. Dolmabahçe'deki turistler koşturmacanın nedenini öğrendiklerinde büyük korku yaşadı. Dolmabahçe Caddesi trafiğe kapatıldı ve bomba imha uzmanı, el bombalarını fünyeyle patlattı. Cadde, saat 17.00 sıralarında trafiğe açıldı. İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, Dolmabahçe'ye gelerek incelemelerde bulundu. Altınok, saldırganın 30 yaşlarında olduğunu, 2003-2006 yılları arasında hapis yattığını söyledi. Altınok, "Bizce malum olan, bilinen bir terör örgütü mensubu olduğunu düşündüğümüz bir şahıs tarafından önce 2 el bombası atarak, sonra tabanca ateşinde bulunarak bir saldırıda bulunulmuştur. Teröristin üzerinde çok eski bir uzun namlulu silah, bir tabanca ve atmış olduğu, patlamayan 2 el bombası ele geçirilmiştir" dedi. Altınok, "Teröristin kimliği ve örgütle ilgili bilgi alabilir miyiz?" sorusuna, "Kimliği ve bağlantısı bizce malum" yanıtını verdi. Altınok, "Saldırı Başbakanlık Ofisi'ne mi yönelik?" sorusunu da, "Hayır. Sarayın girişindeki nizamiyedeki polislere yönelik. Bizim arkadaşlarımıza yönelik" diye yanıtladı.
Hürriyet