4 Ocak 2015 Pazar

04.01.2015 Genel Gündem



04.01.2015

GÜNDEM

Işid, Türk Astsubayı Pusuya Mı Düşürdü?
Kilis'in merkeze bağlı Ardıç Köyü yakınlarındaki Öncü Karakolu'nda görevli, soyadı öğrenilemeyen Özgür astsubay, iddiaya göre geçen perşembe günü kaçak geçmeye çalışırken fark edilen bir grubu önlemek amacıyla tek başına sınır hattına gitti. Ancak, uzun süre geçmesine rağmen astsubayın geri dönmemesi üzerine silah karakoldaki askerler, sınır hattında kontrole çıktı. Telefonla da ulaşılamayan astsubay Özgür'ü sınır hattında bulamayan askerler konuyu üstlerine bildirdi. Silahıyla kaybolan astsubay Özgür için arama çalışması başlatıldı. Bölgedeki köylüler, gece sınırdan bir grubun kaçak geçiş yapmaya kalkışması sırasında Özgür astsubayın onların peşinden gittiğini ve Suriye tarafına geçince bu bölgeyi kontrolünde bulunduran IŞİD militanları tarafından etkisiz hale getirilip alıkonulduğunu öne sürdü. Edinilen bilgilere göre karakolun görev sahası içindeki sınır alanının iki tarafında da son dönemde önemli hareketlilik yaşanıyordu. Geçen haftalarda karakolun karşısındaki doğalgaz tesisinin Suriye'deki bölümünde IŞİD üs kurdu ve yaklaşık 500 militanını burada konuşlandırdı. Ardından da tesisin etrafına mevziler kazınca, Türkiye tarafında da sınır hattına kaçakçılık ve kaçak geçişlerin önlenmesi amacıyla iş makineleriyle hendek kazılmasına başlandı. Sınırın bu bölgesi ayrıca IŞİD'e katılımlarda geçiş hattı olarak kullanılan önemli güzergahlardan biri. Öncü Hudut Karakolu birlikleri; 15 gün önce aralarında Türk vatandaşlarının da olduğu farklı ülkelerden 50 kişiyi, IŞİD'e katılmak için sınırı geçmek isterken yakalamıştı. Geçen haftada yine 20 kişilik bir grup yakalandı ve jandarmaya teslim edildi. İşte tüm bu nedenlerden dolayı IŞİD'in Özgür adlı astsubaya pusu kurduğu iddiaları ortaya atıldı. Komutan, IŞİD'e katılımların engellenmesi ve sınır güvenliğinin sağlanmasında önemli rol üslenmişti. Astsubayın kaçakçılar veya PKK'nın Suriye kolu PYD tarafından kaçırılma ihtimali de değerlendiriliyor. Ancak bu ihtimallerin zayıf olduğu belirtiliyor.
Vatan


'Yeni Türkiye'yi Dünyaya Anlatacaklar
Dışişleri Bakanlığı'nın güncel konular ve sorunları tartıştığı, gelenekselleşen Büyükelçiler Konferansı'nın 7'ncisi yarın toplanacak. 9 Ocak tarihine kadar devam edecek konferans, "Yeni Türkiye" temasıyla gerçekleştirilecek. İlk ayağı yarın Ankara'da toplanacak olan konferansın, 9 Ocak'taki ikinci bölümü ise Çanakkale Savaşlarının 100'üncü yıldönümü olması nedeniyle Çanakkale'de yapılacak. Konferansın bu yılki yabancı konukları, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ile Arjantin, Hollanda ve Nijerya Dışişleri Bakanları olacak. Bakanlığın yurtdışı ve merkez teşkilatında görevli yaklaşık 150 büyükelçinin katılmasının öngörüldüğü konferansta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da Türkiye'nin önceliklerini anlatacak.
Akşam
EKONOMİ

Gram Altın 89, 4773-88, 6555                         
ABD Doları 2, 3426-2, 3460/  Euro 2, 8099 -2, 8170/ İngiliz Sterlini 3, 5901-3, 5988                 

1.9 Milyon Kadın Çiftçiye Eğitim Desteği Verildi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, son 10 yılda 1 milyon 900 bin kadın çiftçiye tarımsal konularda eğitim verdi. Tarımsal projelerde de kadınlara öncelik tanıyan bakanlık, son 10 yılda kadın çiftçilere yönelik çalışmalara 7 milyon liranın üzerinde destek sağladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tarımın her alanında aktif rol alan kadınları tarımsal konularda ve ekonomik faaliyetlerde eğitmek, tarımsal üretimdeki kaliteyi artırmak, kalkınmada kadınların daha aktif rol almalarını sağlamak, kırsaldaki kadının ekonomik ve sosyal konumunu iyileştirmek ve güçlendirmek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdi. Kadın çiftçilere yönelik demonstrasyon, çiftçi toplantısı, uzun ve kısa süreli çiftçi kursu, tarla günü, inceleme ve teşvik müsabakası gibi faaliyetler yürüten bakanlık, bu kapsamda son 10 yılda 150 binin üstünde faaliyet gerçekleştirerek 1 milyon 900 bin kadın çiftçiye eğitim verdi. Bakanlık, eğitim faaliyetlerinin yanında proje kapsamında belirlenen başarılı, lider, rol model olabilecek kadın çiftçilere tohum, fide, ilaç, gübre, fidan desteği ile sera, arıcılık ve sulama sistemi malzemeleri desteği sağlayarak onların başarılı uygulamalarını öne çıkararak diğer kadın çiftçilere örnek olmalarını da sağlıyor.
Hürriyet

Tosyalı'dan Cari Açığa Çelik Ayarı
Türkiye'nin en büyük özel çelik üreticilerinden Tosyalı Holding'in Japon devi Toyo Kohan ile oyapacağı yeni bir yatırımın temeli Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun katıldığı törenle atıldı. Osmaniye'deki Organize Sanayi Bölgesi'nde 500 milyon dolar yatırımla kurulacak tesis, 500 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Japon devinin Avrupa ve Orta Doğu'daki ilk yatırımı da olacak tesis için 2012'de görüşmelere başladıklarını söyleyen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, tesiste üretilecek yüksek katma değerli yassı çeliğin otomotivden elektrikli ev aletlerine, bilişim ürünlerinden meşrubat kutularına kadar geniş bir yelpazede kullanılacağını söyledi. Tesisin yüzde 51'i Tosyalı Holding'e yüzde 49'unun ise Japon devi Toya Kohan'a ait olduğunu belirten Tosyalı, "Avrupa'dan Kafkaslar'a, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyanın ihtiyacını karşılayacak. 20 ayda tamamlanacak tesislerimizde ülkemizin tamamen ithal edilen bir ihtiyacını yurt içinde karşılayarak, cari açığın azalmasına daha fazla katkıda bulunacağız. Toplam 250 bin metrekare alanda inşa edilecek bu yatırımla birlikte ülkemizin yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık ileri teknoloji ürünü çelik ithalatını ikame etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Türkiye'de yıllık 33-34 milyon tonluk çelik üretimi gerçekleştiğini, bunun yüzde 10'unu tek başına Tosyalı Holding'in karşıladığını anlatan Fuat Tosyalı, "Şu anda yıllık 3.5 milyon ton kapasitemizle üretim yapıyoruz. 2017 itibariyle üretim hedefimiz 6 milyon ton, 2020 yılında ise 10 milyon ton üretime ulaşacağız. Dakikada 5 bin metre boru üretiyoruz. Çalışan sayımızı da 6 binden 10 bine çıkaracağız" dedi. Temel atma töreninde konuşan Toyo Kohan Yönetim Kurulu Başkanı Sumida Hirohiko ise, Osmaniye'deki fabrikanın yıllık üretim miktarının Japonya'daki tesisin üretim miktarı ile aynı olacağını duyurdu. Hirohiko, "Bu tesis, Toyokohan'ın Kudamastu'daki tesisinden sonra ikinci önemli tesisi olacaktır. Bu yatırım aracılığıyla Türkiye üzerinden yeni pazarlara açılmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Türkiye

64 Hisse Mercek Altında
Hisse senetleri piyasası yıla hızlı başladı. SPK'nın geçtiğimiz ekim ayında aldığı kararları yılın ilk işlem gününde uygulamaya alması, beraberinde panik satışları getirdi. Özellikle sığ hisselerdeki olası manipülasyonu önleme amacı taşıyan uygulama beraberinde hacmin daralmasına neden oluyor. Bu durum satışların artmasında etkili olurken bir günde C ve D grubuna dahil hisse senetlerindeki kayıp yüzde 20'lere çıktı. Alınan karar gereğince yeni yılla birlikte hisse senetleri eskiden olduğu gibi A, B ve C grubu olarak izlenmeye devam edilecek. Ancak pay piyasası dışında kalan; Gelişen İşletmeler Piyasası, Serbest İşlem Platformu, Nitelikli Yatırımcı İhraç Pazarı ve Gözaltı Pazarı'nda bulunan hisseler yeni oluşturulan D Grubu altında izlenecek. SPK, bu ayrımla birlikte özellikle C ve D grubundaki hisseleri sıkı denetime almak istiyor. Her iki grupta brüt takas uygulaması geçerli olacağı gibi kredili işlem ya da açığa satış da mümkün olamayacak. İşlemler ise tek fiyat sistemiyle gerçekleşecek. Bununla birlikte C grubu ile GİP'te bulunan hisselerde, piyasa yapıcısının bulunması halinde sürekli müzayede sözkonusu olabilecek. Yatırımcılar ise zaten bir süredir sığ hisselerde yaşanan kayıplara yönelik rahatsızlıklarını dile getiriyorlardı. Kurul'un gayesi ise özellikle sığ hisselerdeki olası manipülasyon ihtimalini düşürebilmek ya da minimize edebilmek. Pay dağılımına baktığımızda; piyasadaki 214 hisse senedinin A grubunda, 103 hisse senedinin B grubunda, 48 hisse senedinin C grubunda, 65 hisse senedinin ise D grubunda yer aldığını görmekteyiz. Borsada işlem gören toplam 430 hisse senedi bu uygulamayla 4 ayrı gruba ayrılmış oldu.
Milliyet

Cezaevinden Patronluğa Çıktılar
Adalet Bakanlığı'na bağlı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, cezaevlerinde kurduğu iş yurtlarıyla 180'den fazla iş kolunda eğitim verirken, cezaevlerinde işi öğrenen mahkumlar serbest kaldıklarında artık işinin patronu oluyor. Cezaevlerinde üretilen ürünler de Adalet Bakanlığı'nın Kızılay Ek Binası'nda halka açık satış mağazası ile Ankara İstanbul Yolu'ndaki satış mağazasında tüketiciyle buluşuyor. Marangozluktan aşçılığa kadar eğitim alarak kendi işinin patronu olanlardan bazılarının hikayesi de şöyle: C.D. işlediği suçtan dolayı 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı. Ceza infaz kurumunda kaldığı süre içinde arıcılı mobilya alanlarında eğitim aldı. Tahliye olduktan sonra kendi marangoz atölyesini kurdu. F.A. işlediği suçtan dolayı 25 yıl 2 ay hapis cezası aldı. Cezaevinde grafik, tasarım ve reklamcılık, İngilizce, daktilo, resim kurslarına katıldı. Tahliye olduktan sonra kendi ait reklam ajansı kurdu. A.Y. işlediği suçtan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Ceza infaz kurumunda kaldığı süre içinde künefe hazırlama ve ızgara pişirme yöntemleri konusunda eğitim aldı. Restoran servis elemanı kursuna katıldı, tahliye sonrasında gıda sektöründe işletme müdürlüğü yaptı, halen unlu mamüller imalatı ve satışı yapan bir firmada usta olarak çalışıyor. E.A. işlediği suçtan dolayı 15 yıl hapis cezası aldı. Açık ceza infaz kurumunda demircilik eğitimine katıldı. Demirci ustası olarak çalıştı. Tahliye sonrasında inşaat firmasında demir ustası olarak iş buldu ve halen o işte çalışıyor. A.O. işlediği suçtan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Ceza infaz kurumunda kaldığı süre içinde mobilya alanında kurslara katıldı ve mobilya atölyesinde çalıştı. Tahliye sonrasında mobilya atölyesi açtı.
Star

Döviz Rezervine 3.2 Milyar $'Lık Katkı
Merkez Bankası, yabancı para yükümlülükler için zorunlu karşılık oranları ve rezerv opsiyon katsayılarında değişikliğe gitti. Merkez Bankası açıklamasında, yabancı para zorunlu karşılık oranlarındaki artışla Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine yaklaşık 3.2 milyar dolarlık katkı sağlanacağına işaret edilerek, "Halihazırda yüzde 11.7 olan yabancı para ortalama zorunlu karşılık oranı yüzde 12.8 seviyesine yükselecektir" denildi. Açıklamada, küresel piyasalardaki son gelişmeler dikkate alınarak finansal istikrarı desteklemek amacıyla bankaların ve finansman şirketlerinin yabancı para cinsinden yükümlülüklerinin zorunlu karşılık oranlarının, çekirdek dışı yükümlülüklerde vadelerin uzamasını teşvik edici yönde değiştirildiği ifade edildi. Açıklamada, 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının yüzde 13'ten yüzde 18'e çıkarıldığı belirtilirken, söz konusu oranın 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vade için yüzde 11'den yüzde 13'e yükseltildiği kaydedildi. Yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının 3 yıla kadar (3 yıl dahil) yüzde 8 ve 5 yıla kadar yüzde 7 olarak belirlendiği aktarılan açıklamada, bu oranın 5 yıldan uzun vadeler için yüzde 6 olmasının kararlaştırıldığı duyuruldu.
Star

Rezervi Botaş Eritti Bankalar Çoğaltacak
Dövizde 2014'ün son iki haftasında Ruble'deki sert hareketlerden dolayı yaşanan aşırı oynaklık Merkez Bankası'nı yeni tedbirler almaya itiyor. 2015'te de FED kaynaklı döviz hareketlerinin artacağını öngören Merkez Bankası rezervleri sağlam tutmak amacıyla dün sürpriz bir hamle yaptı. Doların 2.41 TL'yi gördüğü süreçte BOTAŞ'ın ödemelerini üstlenen Merkez Bankası yabancı para yükümlülükler için uygulanan zorunlu karşılık oranlarını değiştirdi. "Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. 13 Şubat 2015 tarihinde yürürlüğe girecek olan tebliğde, tesis dönemi 27 Şubat 2015'te başlayacak. TCMB açıklamasında, küresel piyasalardaki son gelişmeler dikkate alınarak finansal istikrarı desteklemek amacıyla bankaların ve finansman şirketlerinin yabancı para cinsinden yükümlülüklerinin zorunlu karşılık oranlarının, çekirdek dışı yükümlülüklerde vadelerin uzamasını teşvik edici yönde değiştirildiği ifade edildi. Açıklamada, 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının yüzde 13'ten yüzde 18'e çıkarıldığı belirtilirken, söz konusu oranın 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vade için yüzde 11'den yüzde 13'e yükseltildiği kaydedildi. Yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının 3 yıla kadar (3 yıl dahil) yüzde 8, 5 yıla kadar yüzde 7 olarak belirlendiği aktarılan açıklamada, oranın 5 yıldan uzun vadeler için yüzde 6 olacağını duyuruldu. Açıklamada yabancı para zorunlu karşılık oranlarındaki artışla Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine yaklaşık 3,2 milyar dolarlık katkı sağlanacağına işaret edilerek, "Halihazırda yüzde 11.7 olan yabancı para ortalama zorunlu karşılık oranı yüzde 12.8 seviyesine yükselecektir" denildi.
Vatan

Talep Düşse De Fiyat Ucuzlamaz
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Aziz Torun, "Satışlarda durgunluk olsa bile konut fiyatlarında bir gerileme yaşanmasını beklenmemeli" dedi. "Gayrimenkul sektöründe balon olup olmadığı" konusunda açıklamalarda bulunan Torun, balon denince arz ve talep arasındaki dengesizliğin akla gelmesinin doğru olmadığını kaydetti. Balonun anlamının aşırı fiyat şişmesi olduğunu belirten Torun, şöyle devam etti: "Ortada bir fiyat şişmesi yok. Fiyatlardaki artış, belirttiğim nedenlerden oluşuyor. Belki 1 yıl sonra satışlarda durgunluk olsa bile fiyat ucuzlamayacak. ABD'deki gibi artık mal, gayrimenkul para etmiyor noktasına gelinmeyecek. Çünkü orada banka eğer 100 bin dolarsa 110 bin dolar kredi veriyordu. 10 bin dolar yanında bulunsun diyordu. Bu kadar şişmiş bir fiyat vardı ama Türkiye'de böyle bir durum yok. Ancak risk nedir? Benim 2 yıldır ifade ettiğim şey, gelecekte bir talep yetersizliği olabilir. Bunun altını çizmek lazım. Sektörümüz 2005 yılından bu yana hep talep arzdan daha fazlaydı, yap-sat modeli. Burada talebin arzın gerisine düşme süreci yaşanabilir. Yapılan projelerin yüzde 100'ü hemen satılıyordu. Önümüzdeki dönemde böyle devam edemez. Belki inşaat yapım sürecinde bittiği zaman yüzde 70'i satılacak yüzde 30'u stokta kalacak. O zaman bir B planıyla öz kaynak güçlendirilerek projenin aksamadan tamamlanmasının sağlanması lazım. Finansman modeli olarak başka modeller belirlenmeli ki böyle bir durumda projeler durmasın. Dolayısıyla inşaat bitince yüzde 100'ünün satılmaması bir balon olarak, risk olarak görülmemeli."
Vatan

REZERV 3.2 MİLYAR $ ARTACAK BANKALAR UZUN VADELİ BORÇLANACAK
Merkez Bankası'nın 'Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'i Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. 13 Şubat 2015 tarihinde yürürlüğe girecek olan Tebliğ'de, tesis dönemi 27 Şubat 2015'te başlayacak. TCMB açıklamasında bankaların ve finansman şirketlerinin yabancı para cinsinden yükümlülüklerinin zorunlu karşılık oranlarının, çekirdek dışı yükümlülüklerde vadelerin uzamasını teşvik edici yönde değiştirildiği ifade edildi. Açıklamada, 1 yıla kadar vadeli yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının yüzde 13'ten yüzde 18'e çıkarıldığı belirtilirken, söz konusu oranın 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vade için yüzde 11'den yüzde 13'e yükseltildiği kaydedildi. Yabancı para mevduat veya katılım fonu dışı yükümlülükler için zorunlu karşılık oranının 3 yıla kadar (3 yıl dahil) yüzde 8 ve 5 yıla kadar yüzde 7 olarak belirlendiği aktarılan açıklamada, bu oranın 5 yıldan uzun vadeler için yüzde 6 olmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Açıklamada yabancı para zorunlu karşılık oranlarındaki artışla döviz rezervlerine 3,2 milyar dolarlık katkı sağlanacağına işaret edilerek, "Yüzde 11,7 olan yabancı para ortalama zorunlu karşılık oranı yüzde 12,8 seviyesine yükselecek" denildi. TCMB açıklamasında, rezerv opsiyonu mekanizmasında da teknik ayarlamalar yapıldığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi: "Bankalar ve finansman şirketleri TL zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkanını kullanmakta olup, yararlanma oranı yüzde 86,1 (51,6/60) düzeyindedir. Mevcut imkan dahilinde TL zorunlu karşılıklar için 33 milyar dolar tutulmaktadır. İmkanın aynı oranda kullanılması halinde, bu değişiklik sonucunda Bankamız döviz rezervlerinden 2,4 milyar dolar serbest kalabilecektir."
Akşam

DÜNYA

'Saray Beni Susturamaz'
İngiltere Kraliçesi 2'nci Elizabeth'in oğullarından, tahtın beş numaralı varisi York Dükü Prens Andrew ile ABD'nin önde gelen finansçılarından Jeffrey Epstein'ın karıştığı "küçük yaşta seks kölesi" skandalı büyüyor. İngiliz Daily Mail gazetesi, "Jane Doe #3" kod adıyla bilinen Amerikalı kadının ismini Virginia Roberts olarak açıkladı. 30 Aralık'ta ABD'nin Florida eyaletinde davayı açan Roberts, avukatları aracılığıyla İngiliz Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, "Bana karşı bu tip saldırıların sebebi cinsel istismar kurbanlarının genelde sessiz kalması ve benim de uzun süre böyle yapmış olmamdır. Bu trend değişmeli. Tekrar sessizliğe gömülmeye zorlanmayacağım" dedi. Roberts, "Jane Doe #4" olarak bilinen bir başka kadınla birlikte dava açmıştı. Bu kadının gerçek adı açıklanmadı. Şu anda 30 yaşında olan kadının avukatları ayrıca Prens Andrew ile eski Harvard Hukuk Profesörü Alan Deshowitz'in ABD'deki bağlantılarını kullanarak pedofili ile suçlanan Epstein'e yardım etmeye çalıştıklarını da ileri sürdü. Virginia Roberts, İngiliz sosyete çevrelerinin ünlü siması Ghislaine Maxwell'ın kendisini ve diğer 18 yaşından küçük kızları cinsel ilişki amaçlı pazarladığını da iddia etti. Ghislaine Maxwell, 1991'de ölen ünlü İngiliz medya devi Robert Maxwell'ın kızı olarak biliniyor. Roberts'ın iddiasına Maxwell sert tepki gösterdi. Kadının sözcüsü, Maxwell'ın Epstein ile bu şahsın iddia ettiği tarihten çok sonra iş ilişkisine girdiğini belirtti. Epstein daha önce reşit olmayan kızlarla ilişkiden 18 ay hapse çarptırılmıştı.
Hürriyet

Sosyal Demokrasinin Vatanında Irkçılık
Avrupa'da aşırı sağın yükselişinin Almanya ve İsveç gibi hoşgörünün yaygın olduğu toplumlara sıçraması endişe yaratıyor. Almanya'da on binlerin katıldığı İslam karşıtı yürüyüşler düzenlenirken İsveç'te son iki haftada üç ayrı camiye saldırı düzenlendi. Aşırı sağ "İsveç Demokratları" adlı parti geçen ay yapılan bir ankete göre, yüzde 16 oy oranına ulaştı. Merkez partilerin ittifak kurarak engelledikleri erken seçimi; İsveç'in liberal göçmen politikalarına karşı bir referanduma dönüştürmekle tehdit eden partinin giderek artan, güçlü bir toplumsal karşılığı var. Eskilstuna kentinde Noel günü kundaklanan caminin Somali asıllı imamı Abdirahman Farah Warsame New York Times gazetesine, "Biz ülkelerimizi mülteciler olarak terk ettik. Yiyecek aramıyorduk; sadece kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir yer arıyorduk" dedi. Warsame'ye göre 'İsveç'in güvenli bir yer olduğu hissi artık yok olmuş' durumda; göçmenler toplumun kendileri aleyhine döndüğünü hissediyor 2014 yılında 200 binden fazla mültecinin geldiği Avrupa'da yükün ağır kısmını omuzlayan ülkelerin başında İsveç geliyor. Mültecilere karşı 65 yıldır 'açık kapı' politikası uygulayan İsveç'e 2014'te iltica için başvuran 81 bin kişinin yarısı Suriye kökenli. Nüfusa oranlandığında İsveç, Malta'dan sonra en çok mülteci kabul eden ikinci Avrupa Birliği ülkesi. Suriye'de iç savaş ve Afrika'nın doğusundaki çatışmalar nedeniyle artan mülteci akını, İslami radikalizmin yükselişi karşısında yaşanan dehşet ve ekonomik sıkıntılarla birleşince öfke göçmenlere; özellikle de Müslüman olanlara yöneliyor. New York Times'a göre, 'İsveçlilerin hoşgörüsünün daha önce hiç olmadığı kadar test edilmesinde' ekonomik göstergelerin kötüleşmesi de yer alıyor. Japonya benzeri bir deflasyon korkusunun yaşandığı İsveç'te ekonomiyi küçülmeye götürecek şekilde tüketici fiyatları düşüyor.
Milliyet

Boko Haram Bu Sefer Erkekleri Kaçırdı
Daha önce 200 kız öğrenciyi kaçırarak dünya çapında protestolara hedef olan Boko Haram terör örgütü bu defa Nijerya'nın Borno eyaletinde bir köye saldırıp en az 40 gencin kaçırdı. Saldırının ardından Maiduguri'ye kaçan Umaru Mustafa adlı bir görgü tanığı, Boko Haram militanlarının çarşamba gecesi Malari köyüne düzenlediği baskında 24 yaşındaki oğlu dahil olmak üzere köyün en az 40 gencini kaçırdığını söyledi. Mustafa, kaçırılan genç erkeklerin 15 ila 25 yaşlarında olduğunu ifade ederken, askeri bir kaynak, yerel yetkililerin olayı soruşturduğunu açıkladı. Boko Haram militanları, geçen yıl Chibok'taki bir okul yurdundan 200'den fazla kız öğrenciyi kaçırmıştı. Nijeryalı yetkililerin kızları kurtarma çabaları sonuç vermemişti.
Star

20 Yıllık Soykırımda İsrail Parmağı
İsrail mahkemesi, 1994'te Ruanda'da soykırım yapan Hutu hükümetine gerçekleştirilen silah ihracatı ile ilgili belgelerin açıklanmasını talep eden başvuruyu reddetti. BM verilerine göre ülkedeki Tutsi kabilesine mensup bir milyondan fazla insan yönetimdeki Hutu kabilesi militanlarınca yüz gün içinde soykırım amacıyla katledildi. Militanlar yerel silah aleti olan palaları kullanırken, Ruanda hükümetinin satın aldığı hafif silahlar Hutu militanlarına dağıtıldı. İsrailli Yahudi Avukat Eitay Mack, konuyla ilgili çalışan Prof. Yair Auron'ın raporuna dayandırdığı dilekçeyle o dönemde Ruanda'ya silah sağlayan İsrail'in ihracatın detaylarına ilişkin resmi devlet belgelerinin açıklanmasını ve İsrail'in soykırımdaki payını kabul etmesini talep eden bir dilekçeyi Tel Aviv'deki mahkemeye sundu. İsrailli Haaretz gazetesinin haberine göre İsrail o dönemde Ruanda'ya 5,56 milimetre kurşun ve tüfek satışı gerçekleştirdi. Mahkemede konuşan Avukat Mack, İsrailli bir silah tüccarının ifadesine de yer verdi. Habere göre, İsrailli silah tüccarı katliama olan katkısıyla övünüp sattığı silahların tek kurşunla öldürdüğünü, pala gibi uğraştırmadığını keyifle anlatarak "Ben bir doktor sayılırım" dedi. Konuyla iligli belgelerin gün ışığına çıkmasını talep eden avukat mahkemede " İsrail'in silah ihracatının karanlık sayfalarını ortaya çıkartmalıyız" ifadelerini kullandı.
Star

Uranyum Transferine Onay
İran'ın tartışmalı nükleer programına ilişkin Batılı ülkelerle yürüttüğü müzakerelerde prensipte anlaşma sağlandığı iddia edildi. Associated Press'e konuşan diplomatik kaynaklar, Tahran'ın, Rusya'ya zenginleştirilmiş uranyum transferi konusunda ABD ile geçici formül üzerinde anlaştığını söyledi. İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya'nın oluşturduğu '5+1 grubu' arasında yürütülen ve son turu 24 Kasım'da başkent Viyana'da yapılan nükleer müzakerelerde nihai anlaşmaya varılamamış ve görüşmeler 1 Temmuz 2015 tarihine kadar uzatılmıştı. Son görüşmede taraflar arasında uranyum transferi konusunda anlaşma sağlandığı öne sürülüyor, ancak İran'ın uranyum zenginleştirmeye hangi düzeyde devam edebileceği, elinde ne kadar santrifüj tutabileceği, uranyumun ne kadarının Rusya'ya gönderileceği, ağır su reaktörünün geleceği ve Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların kaldırılması konularında fikir ayrılıkları bulunuyor. İran, haberin duyulmasının ardından ABD ile anlaşma sağlanmadığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Afham, müzakere konuları üzerinde herhangi bir anlaşma olmadığını söyledi.
Vatan

Yorgo Papandreu Yeni Parti Kurdu
Son yılların en büyük siyasi krizlerinden birisini yaşayan Yunanistan'da eski Başbakanı Yorgo Papandreu, 25 Ocak'ta düzenlenecek erken seçimler öncesinde kendi partisini kurdu. Papandreu yeni partisini, babası Andreas Papandreu'nun kurduğu ve uzun süre kendisinin de liderliğini yürüttüğü sosyalist PASOK partisinden ayrılan vekillerle kurdu. Papandreu bu adımıyla, eski partisini de karşısına almış oldu. PASOK'tan yapılan açıklamada, Papandreu'nun 'ahlaksız' girişimiyle partiyi bölmeye çalıştığı öne sürüldü. Papandreu'nun partisinin, seçimlerden birinci parti çıkmasına kesin gözüyle bakılan ana muhafeletteki SYRIZA ile koalisyona gidebileceği konuşuluyor.
Vatan

MURDOCH İSRAİL' HARİTADAN ÇIKARTTI
Dünyanın en büyük atlas yayıncıları arasında yer alan, ABD'li medya devi Rupert Murdoch'ın şirketi News Corp.'a bağlı HarperCollins, Ortadoğu'daki okullarda kullanılmak üzere hazırladığı son atlas ile büyük bir tartışmanın merkezine oturdu. Aylardır kullanılan atlasta dikkat çeken bir "ayrıntı" ABD ve Avrupa'daki İsrail dostlarını ayağa kaldırdı. Çünkü atlasta yer alan haritalarda İsrail yer almıyor. Bunun fark edilmesi üzerine yayınevine karşı büyük bir baskı oluşturuldu. İsrail destekçisi Murdoch'ın neden böyle bir şeye izin verdiği tartışılırken medya devinin İsrail'e değil, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya tepki amacıyla bu yola başvurmuş olabileceği belirtiliyor. Nitekim Yahudi lobisi ve Beyaz Saray Netanyahu'nun politikalarından memnun değil. İsrail Başbakanı'nı destekleyen, seçilmesi için büyük para harcayan dünyanın en zengin Yahudisi ABD'li Sheldon Adelson, tek destekçi konumunda. İngiltere'de toplanan İngiltere ve Galler Piskoposlar Toplantısı'nda yayınevine çok sert tepki gösterildi. Yayınevi sonunda özür diledi ve atlasların geri dönüşüm yoluyla kağıt haline getirilerek yeniden basılacağını açıkladı. Atlasta ayrıca Filistin'in olduğu bölgede Gazze yer alıyor.
Akşam

El-Kaide'linin Sır Ölümü
El Kaide'nin liderlerinden olduğu iddia edilen Libyalı Ebu Enes el-Libi, ABD'de yargılandığı davada hakim karşısına çıkmasına 4 gün kala öldü. Libi, 1998 yılında iki Afrika ülkesinde ABD büyükelçiliklerine yönelik gerçekleştirilen saldırılarla ilgili yargılanıyordu. Avukatları ve eşi, 50 yaşındaki Libi'nin cuma günü bir hastanede öldüğünü söyledi. Libi, 2013 yılından Libya'nın başkenti Trablus'ta ABD güçleri tarafından gerçekleştirilen bir baskında yakalanmıştı. 1998'de Kenya ve Tanzanya'da gerçekleştirilen saldırıda 220'den fazla kişi ölmüştü. Libi, hakkındaki terörizm suçlamalarını reddetmişti. Libi'nin eşi ABD'yi, 'masum bir adamı kaçırmak, kötü muamele etmek ve öldürmekle' suçladı. AP, eşinin, Libi'nin karaciğer ameliyatı sonrası yaşadığı sorunların ardından hayatını kaybettiğini söylediğini bildirdi. Libi 10 yıl aranmış ve başına 5 milyon dolar ödül konmuştu.
Akşam

POLİTİKA

Bundan Mutlu Oluruz
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis Soruşturma Komisyonu'nun Pazartesi günü 4 eski bakanla ilgili yapılacak olan oylamaya ilişkin, "Ben hepsinin hukuka, vicdana uygun hareket edeceğini düşünüyorum. Soruşturma Komisyonu üyelerine doğru, adil bir karar vermeleri konusunda Allah yardımcı olsun" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada kalp krizi geçirdiğine yönelik iddialar sorulan Arınç, "Hamdolsun çok iyiyim. Tabi bu haber bir panik doğurmak belki de böyle olmasını arzu etmek gibi çirkin bir duruş. Bunu görüp de oh olsun, diyenler de çıkabilir şüphesiz. Bu kişilik haklarına çok büyük bir saldırı. Bana değil bir başkasına da yapılabilir. Tasvip edilecek bir davranış değil. Yapanları kınıyorum" diye konuştu. Bir astsubayın Suriye sınırında kaçırıldığına yönelik iddialar sorulan Arınç, "2 gün önceyse yalandır, gerçek dışıdır. Bugün yeni bir olay soruyorsanız ondan da bilgi sahibi değilim" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın siyasete gireceği yönündeki haberleri nasıl değerlendirdiği sorulan Arınç, şunları kaydetti: "Herkesin siyaset yapma hakkı var. Benim tanıdığım Sümeyye Erdoğan çok iyi yetişmiş bir kızımızdır. Allah bağışlasın. Çok bilgilidir. Siyaseti çok yakından takip eder. Edebiyle, ahlakıyla, bilgisiyle, yetişme tarzıyla çok şükür herkesin örnek gösterebileceği değerli bir kızımızdır. Siyaset yapmaya karar vermek, onun bileceği bir iş. İnşallah hayırlı bir karar olursa biz de bundan mutlu oluruz."
Milliyet

Hedef 81 İlde On Seçim Yapmak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, milletvekilliği aday adaylığı için istifalarını sunan 200'e yakın il başkanı, ilçe başkanı ve örgüt yöneticisine kritik bir mesaj verdiği ortaya çıktı. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, bu isimlere, "Örgütten geliyorsunuz, ön seçime girmekten çekinmeyin. Sizinle ilgili kontenjan kullanılmasını beklemeyin" şeklinde bir mesaj gönderdi. CHP'nin ilkesel olarak 81 ilin tamamında tüm üyelerin katılımıyla ön seçim yapma görüşünü savunduğu, ancak üye sayılarının azlığı nedeniyle bazı illerde merkez yoklamasıyla yöntemiyle aday belirleneceği ifade ediliyor. CHP'de, 7 Haziran 2015 seçimlerine yaklaşılırken milletvekilliği adaylığı için örgüt içinde kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Kılıçdaroğlu, parti tüzüğünün emrettiği biçimde olabildiğince çok seçim çevresinde ön seçim yapma kararlılığını örgütle ve kurmaylarıyla bir süredir paylaşıyor. Alınan bilgilere göre yönetim 81 ilin tamamında tüm üyelerin katılımıyla ön seçim yapma kararlılığında. Ancak partinin güçlü olmadığı Hakkari ve Şırnak gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı kentler ile üye sayısının düşük olduğu Çankırı, Bayburt, Gümüşhane gibi Orta Anadolu ve Orta Karadeniz'deki bazı kentlerde merkez yoklaması yapılabileceği kulislerde konuşuluyor. Kılıçdaroğlu'nun parti tüzük ve yönetmeliklerinin parti yönetimine tanıdığı milletvekili adaylarının yüzde 20'sini merkezden belirlenmesi kontenjanının tamamını kullanması bekleniyor. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, parti genelgesi kapsamında örgüt yöneticiliklerinden geçen hafta istifa eden 200'e yakın partiliye de, "Ön seçime girin" mesajı verdi. Kılıçdaroğlu'nun, istifalarını sunan yöneticilere, "Örgütten geliyorsunuz, örgütü tanıyorsunuz. Ön seçime girmekten çekinmeyin. Sizinle ilgili kontenjan kullanılmasını beklemeyin" mesajını ilettiği öğrenildi. Aralarında İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, Ankara İl Başkanı Necati Yılmaz, İzmir İl Başkanı Ali Engin'in de aralarında bulunduğu 30'u aşkın il başkanı, çok sayıda ilçe başkanı ile il ve ilçe yönetim kurulu üyesi olmak üzere 200'e yakın örgüt yöneticisi milletvekili aday adaylığı niyetini açıklayarak, bu görevlerinden istifa etmişlerdi.
Milliyet

'Kadınlar Senden İyi Bakanlık Yapar'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Van İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada hükümeti eleştirdi. Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'nun 'Kadınlar için annelik en güzel kariyerdir' sözlerini eleştiren Demirtaş, "Hiç merak etme kadınlar senden daha iyi sağlık bakanlığı da yapar. İşte kadını süs gibi gören, sadece çocuk doğursun, çocuk baksın mantığıyla hiçleştiren mantığı yıkmak için de HDP'nin büyümesi lazım" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Ocak'ta kabineyi Beştepe'de toplayacağını anımsatan Demirtaş şöyle dedi: "Cumhurbaşkanının bu yetkisi var ama, yasada diyor ki gerekli gördüğü hallerde. Davutoğlu'na soruyorum, sen başbakansın bakanlar kurulunun da başkanısın. Neden senin kabineni Erdoğan'ın sarayına neden toplayacak? Neden gerek duydu? Cumhurbaşkanı, Başbakan bunu açıklamalı. Aksi takdirde Anayasa'ya aykırı bir işlem yapmış olacaklar. Fakat Başbakan, Tayyip Erdoğan'a bunu soracak cesarete sahip değil ki. Çünkü kendini başbakan olarak görmüyor ki. Ülkeyi sarayından Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor. Değişen hiç bir şey olmadı. Değişen nedir? Halen partiyi, medyayı kendisi yönetiyor. Bizler böylesi bir sistemi, demokrasiye aykırı bir sistem olarak görüyoruz, bozacağız bu sistemi." HDP'nin barajı aşacağını savunan Demirtaş, "Emin olun, anketler elimizde, baraj sorunumuz yoktur" diye konuştu.
Vatan

Baş Verir, Eğilmeyiz
Başbakan Davutoğlu, Mersin'de, Edip Burhan Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti 5. Olağan İl Kongresi'ne katıldı. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bir daha ne Mersin'de ne de aziz vatanımızın herhangi bir santimetrekaresinde istilacıların ayak izini göreceğiz. Yurtdışında durarak, oradan Türkiye'yi yönetmeye kalkanların da ayak izini görmeyeceğiz" dedi. Davutoğlu, partililerin, "Vur vur inlesin Pensilvanya dinlesin" sloganları üzerine şöyle devam etti: "Dinleyecekler ki bugünler bir başka günlerin yıldönümü. Bunları hep konuşacağız. Yarın da Sarıkamış şehitlerini anıyor olacak kardeşlerimiz, Sarıkamış'ta. Mersin'in kurtuluşuyla Sarıkamış dağlarında şehit düşen o aziz ecdadın verdiği yiğitlik aynı destanın aynı tarihin ürünüdür. Biz gerektiğinde Sarıkamış'a doğru yürür, soğukta donmayı göze alır ama istiklalimizi vermeyiz. Baş verir, baş eğmeyiz, biz." Davutoğlu, şöyle konuştu: "19 Ocak sabahı birileri karanlık odaklardan aldığı talimatla Suriye'deki kardeşlerimize yardıma giden MİT TIR'larına operasyon yaptı. Bu operasyonla aslında, 7 Şubat 2012'de MİT müsteşarımızın sorguya çağrılması, 17-25 Aralık'taki o karanlık operasyonlar, 19 Ocak'taki MİT TIR'larına baskın ve daha sonra Dışişlerinin dinlenmesi, hep aynı çizginin ürünüydüler. Bir yıl geçti, birileri Türkiye'de demokrasiye darbe vurmak isterken, birileri vesayet hesapları yaparken, biz milletin hizmetinde koşarken, birileri bu milleti arkadan hançerlemeye çalışırken hesap açıktı; milleti temsil eden, gücünü ve meşruiyetini milletten alan AK Parti iktidarlarına ve demokrasiye bir ara dönem yaşatmak. "CHP her zaman gücünü, sadece darbecilerden, sadece paralelcilerden, vesayetçilerden almıştır. Şimdi de Şişli'de mafyadan güç alıyorlar" diyen Davutoğlu, "Şişli'de meğer Mustafa Sarıgül'den, oğluna intikal eden bir saltanat kurmaya kalkmışlar. Bir CHP milletvekili çıkıp, 'paralelcilerle işbirliği dolayısıyla hata yaptık' dedi. Bütün defterler dökülüyor ortaya. Bunlar güçlerini milletten almazlar. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman gücünü sadece darbecilerden, sadece paralelcilerden ve vesayetçilerden almıştır. Şimdi de Şişli'de mafyadan güç alıyorlar. Onlar sadece kendi partilerinde hizipçilik oyunu oynarlar."
Akşam

SPOR

Ligin en az gol yiyen takımına karşı atılan iki gol ve kaçan fırsatlar. Dünkü galibiyet ve oyunda en büyük pay Alper Potuk'a ait. Attığı golün yanı sıra oyun stili ve performansı takıma çok şey kattı. Cesareti ile dikine oynaması rakip için büyük tehlike. Buna Gökhan'ın da etkili oyunu eklenince doğal olarak takımın çizgisi yükseldi. Başakşehir alanı daraltan ve birbirine yakın oynayan bir takım.. Ama dün iki devrede yedikleri erken goller tüm stratejiyi çökertti. İlk 10 dakikadan sonra yüklenmeye başladı Fenerbahçe. 13. dakikada arka arkaya yapılan pas trafiği dikkat çekti. 16. dakikada Alper, üç Başakşehirli arasına girerek tehlike yaratmaya çalıştı. Sol kanadı ilk yarıda çok etkili kullanan ev sahibi golü de buradan buldu. 19. dakikada Caner'in ortasında Gökhan kafayla indirdi. Kuyt yine kafayla kale önünde tamamladı: 1-0 Golden sonra yine aynı kanattan gelen ortalarda Sow ve Meireles müsait fırsatları harcadı. 28'de ise Semih Şentürk defansın arkasına sarktı. Tam sevdiği pozisyonda topla buluştu ama biraz ağır kalınca Caner kademeye girdi. Başakşehir adına beraberlik şansı kaçtı. 40. dakikada yine Semih, boştaki Visca'yı göremedi ve takımı adına en önemli iki atağı sonuçlandıramadı. İkinci yarı da Alper'in attığı gol de adeta fişi çekti. Sol çaprazdan topu alan Alper, rakibine rağmen ayak içiyle yaptığı vuruşla 49'da farkı açtı: 2- 0 Yanyana maçı izlediğimiz Eyüp Karadayı'nın gol için yorumu ise yerindeydi. "Alper, Messi golü attı." Bu dakikadan sonra arka arkaya fırsatlar vardı Fenerbahçe adına. 72 ve 73'te Sow yine kolay olanı yapamadı. Farklı bitecek maç 2-0 ile tamamlandı.
Milliyet

Galatasaray Liv Hospital'a İstanbul Büyükşehir freni! Sarı-Kırmızılılar, Türkiye Basketbol Ligi'nin 14. haftasında evinde ağırladığı Belediye'ye 84- 81 mağlup oldu. Maça konuk ekip iyi başladı ve ilk çeyreği 17-16 önde tamamladı. Cim-Bom, ikinci periyotta kıpırdadı ve devreyi 43-36 önde bitirdi. Ancak Belediye ekibi şaha kalktı ve final periyoduna 63-55 önde gitti. İBB Jure Balazic 4 saniye kala gönderdiği üçlükle kazanmasını bildi. İstanbul Büyükşehir'in flaş transferi Sasha Vujacic ilk maçında 14 sayı, 7 ribauntla göz doldurdu. Galatasaray'da Arroyo 23 sayı, 4 asistle maçın en skorer ismi oldu. Günün oynanan diğer maçlarında ise Trabzon Medical Park evinde Banvit'e 71-66 mağlup oldu. Pınar Karşıyaka seyircisinin önünde TED Ankara Kolejliler'i 96-89 yendi. Diğer sonuçlar: Royal Halı Gaziantep-Eskişehir Basket: 88-80, Tofaş-Uşak Sportif: 77-80.
Star

İspanya'daki futbol elçimiz Arda Turan, yeşil sahalara veda ettikten sonra büyük bir hedefi olduğunu ve federasyon başkanlığı yapmak istediğini söyledi. Atletico Madrid'in yıldızı, TV 8'de "Hülya Avşar" programına konuk oldu. Özel hayatı dahil birçok konuda açıklamalar yapan Arda, "Hayallerim çok büyük. Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık da yapabilirim. İleride bir başka hedefim de federasyon başkanı olmak" şeklinde konuştu. Şu anda top koşturduğu İspanya Ligi'ndeki durumundan çok memnun olduğunu vurgulayan yıldız futbolcu, "Ülkemi Avrupa'da en üst düzeyde temsil etmek istiyorum. Bu nedenle şu anda Türkiye'ye dönmek planlarımda yok. Yine de bir gün yeniden ülkeme dönüp, burada futbol oynayacaksam bu takım kesinlikle Galatasaray olur. Diğer takımlara da saygı duyuyorum. Ancak, ben Galatasaraylı Arda Turan'ım, başka bir takımda oynamam doğru olmaz" ifadesini kullandı. Süper Lig'deki şampiyonluk yarışına da değinen Arda, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu anda ligin en iyi kadrosuna sahip takımı Beşiktaş. Uyumlu bir ekip oluşturmuşlar ve iyi top oynuyorlar. Tabi benim gönlüm kendi takımım Galatasaray'ın şampiyon olmasından yana. Bizim de iyi oyuncularımız var. Sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışının içinde olacağız. İnşallah sonunda gülen Galatasaray olur. Ben de bundan memnun kalırım."
Star

Fenerbahçe'nin Başakşehir'i 2-0 yendiği maçta Teknik Direktör İsmail Kartal'ın yaptığı oyuncu tercihleri kriz yarattı. Sarı-Lacivertliler'in hocası, cezalı Alves'in yokluğunda savunmada Bekir'e şans tanırken, Mersin İY karşılaşmasında hem sakat hem de cezalı olan Emenike'nin yanı sıra kupada yer verdiği Diego Ribas'ı da ilk 11'e almadı. Sarı-Lacivertli taraftarlar karşılaşma öncesi sosyal medyadan Diego'nun oynaması nedeniyle Kartal'ı eleştirirken, Emenike de 3 değişilik yapılıp oyuna giremeyince isyan etti. Sarı-Lacivertliler'in Nijeryalı forveti, Teknik Direktör İsmail Kartal'ın 84'üncü dakikada karşılaşmadaki son değişiklik hakkını kaptan Emre Belözoğlu'nu çıkartıp Diego Ribas'tan yana kullanması sonucu ısınmakta olduğu bölümden yedek kulübesine doğru gitti. Yedek kulübesine kısa bir süre oturan Emenike, eldivenlerini yere fırlatarak Kartal'a tepki gösterdi. Oldukça sinirli olduğu gözlenen Emenike daha sonra soyunma odasının yolunu tuttu. Gemileri bir kez daha yakan Emmanuel Emenike, ilk olarak Gaziantepspor maçında kaptan Emre ile tartışınca, kendisını ıslıklayan taraftarlara karşı el-kol hareketi yapmıştı. Nijeryalı futbolcu, Kayseri Erciyes maçında da rakibine sert girip cezalı duruma düşünce oyundan alınmasına sinirlenip yine soyunma odasının yolunu tutmuştu. Kartal, Emenike'nin son tepkisi konusunda, "Maça konsantreydi. Arkam dönüktü görmedim" ifadesini kullandı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme