4 Şubat 2015 Çarşamba

04.02.2015 Genel Gündem

04.02.2015

GÜNDEM

Sapan Kavgası
İçişleri Bakanı Efkan Ala, iç güvenlik paketine, "sapana 2, silaha 1 yıl ceza" eleştirisini getiren CHP'yi, "Bu tamamen yalan, bunu yazan ya art niyetli ya da cahil" diye hedef aldı. CHP'nin iç güvenlik paketine yönelik muhalefet şerhini kaleme alan isimlerden Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş ise "Cehaleti kendisinde arasın, bakana göre madem cezalarında fark yok, sapan yerine silahla gelinmesini mi teşvik etmek istiyorlar" diye sordu. Meclis'te bu hafta görüşülmeye başlanacak pakete damgasını vuran "sapan kavgası"nda şu görüşler dile getirildi: Efkan Ala: "Mevcut Ateşli Silahlar Kanunu'na göre, ruhsatsız silahı evinde bulundurmak suçtur, cezası da bir yıldan başlar. Peki sapanı evinde bulundurana ceza var mı? Yok. Pakette var mı? Orada da yok. Kişi ruhsatsız silahını alıp toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılırsa, o zaman iki ceza birden var. Hem ruhsatsız silah bulundurmaktan hem de silahla toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaktan. Çünkü ruhsatlı silahla bile gösteri yürüyüşüne katılamaz, katılırsa bu suçtur. Sapan evindeyse mesele yok ama bu mancınığa benzeyen, demir bilye, -ki kurşun etkisi yapıyor-, onu alıp da gösteri yürüyüşüne, toplantıya ve mitinge katılırsa, işte o zaman, ruhsatlı silahıyla katıldığı zaman ne ceza alıyorsa o cezayı alır. Kimse molotofla, silahla, sopayla, yakıcı madde ile demir bilye ile toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmamalı, katılamaz. Toplantı yapacaksa doğru düzgün katılsın, ne söyleyecekse söylesin, biz de onların güvenliğini alalım, demokratik hakkını kullansın." Ahmet Toptaş: Biz toplumsal gösterilere silah, kesici delici aletler, molotof ve benzeri her türlü yanıcı yakıcı aletlerle katılınmasına karşıyız. Ancak barışçıl bir gösteride üzerinde sapan bulunan bir kişinin 2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar cezalandırılmasının altında yatan nedenin ne olduğunu da biliyoruz.
Hürriyet

EKONOMİ

Gram Altın 97, 3746-97, 4636                            
ABD Doları 2, 4013-2, 4027
Euro 2, 7521 -2, 7554
İngiliz Sterlini 3, 6391-3, 6426                

Depoya Devlet Katkısı
Rusya'da yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Türkiye'ye gelen Rus turist sayısında düşüş yaşanması beklenirken, turizmcilerin 'Rusya'dan gelecek uçakların yakıtının karşılanması' çağrısına Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan olumlu cevap geldi. Başbakan Davutoğlu, partisinin dünkü Meclis grubunda yaptığı açıklamada Rusya ve İran'daki sıkıntıdan kaynaklanan tur iptalleriyle kriz sinyalleri veren turizm sektörüne 'yakıt' ve 'kredi' desteğinde bulunulacağını açıkladı. "Erken rezervasyonlarda bir düşüş, iptal haberleriyle ilgili de gelişmeler olduğu haberini alınca geçtiğimiz hafta ilgili bakanlıklarımızda toplantı yaptık" diye konuşan Davutoğlu şunları söyledi: "Türkiye'nin en önemli sektörlerinden birisi turizm sektörüdür. Bacasız fabrika olarak bilinir. Fakat bu sene turizmde ciddi sıkıntıların olabileceği konuşuluyor. İki önemli gelişme önemli. Rusya başta olmak üzere oradan gelen misafirlerimiz diyeyim, ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan sorunlar var. İran'da da olabileceğini ön gördük. Önümüzdeki iki ay içinde, seyahat acentalarının organizasyonlarıyla bu ülkelerden gelen yolcu uçaklarına 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Dolayısıyla şimdiden uçuş iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur acentalarının yükünü hafifletmiş olacağız ve iptali de engellemeye çalışacağız. İkincisi tur operatörlerine Hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız. Tur operatörlerine dönük olarak da ciddi kredi imkanı sağlayacağız. " Verilecek desteğin turizm sektörünün beklentilerine cevap vereceğini ifade eden Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, "Uçağa verilen destek tur operatörlerine verilen destektir. Direkt tüketici fiyatlarını düşürür. Sektör olarak söz konusu ülkelerden gelenlerin pasaportsuz girişinin de sağlanması gerektiğini yetkililere ilettik. Ancak bu konu iki ülke arasında verilecek karardır" dedi. Ancak sektör yetkilileri, hükümetle yapılan görüşmelerde güvenlik gerekçesiyle pasaportsuz geçiş imkanının olamayacağını söyledi.
Hürriyet

Benzin Ve Motorine Zam
Hem dolardaki artış hem de brent petrolün varil fiyatının 3 günde yüzde 15 civarında artması yurtiçinde akaryakıt ürünlerine ciddi zamlar yapılmasına neden oldu. Motorine önceki gece yapılan 6-7 kuruşluk zamdan sonra, dün geceden itibaren geçerli olmak üzere hem benzine hem motorine bir zam daha geldi. Benzinin litresi 14 kuruş, motorin litresi 9 kuruş zamlandı. Böylece motorinin litresi iki günde 15-16 kuruş artmış oldu. Şu an benzinin litre fiyatı İstanbul Avrupa Yakası'nda 4.16 lira, Anadolu Yakası'nda 4.18 lira. Motorinin litre fiyatı ise İstanbul Avrupa Yakası'nda 3.63 lira, Anadolu Yakası'nda 3.66 lira. Petrol ABD'deki sondaj kuyularının azalmasının ardından başlayan yükselişini sürdürüyor, üç günlük artış yüzde 15'e yaklaştı, Bazı yatırımcılar petrol fiyatlarında yedi aydır süregelen düşüşün ardından dip seviyelerin görüldüğünü düşünürken, ABD'de kaya petrolü sahalarından petrol çıkaran kuyuların azalması ilerleyen dönemde arz görünümü hakkında soru işaretleri yaratıyor. Buna karşılık Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nden (OPEC) delegeler, talebin mevsimsel bazda zayıf olması nedeniyle yaz aylarına kadar fiyatların baskı altında kalmaya devam edeceğini belirtiyorlar. Geçen yıl Haziran ayından bu yana petrol pazarında arz fazlası oluştuğu endişesiyle yüzde 60'a yakın değer yitiren Brent petrolünün varil fiyatı 13 Ocak'ta 45.19 dolar ile altı yılın en düşük seviyesine gerilemişti.
Hürriyet

Benim Adım Başçı 0.07 Erdem Başçı!
Merkez Bankası'nın 'olası' bir faiz indirimine enflasyon darbesi geldi. Dün açıklanan verilere göre tüketici fiyatları enflasyonu ocakta gıda, alkollü içecek ve tütün öncülüğünde yüzde 1.1 arttı. Aylık enflasyonda artış beklentisi yüzde 0.7 seviyesindeydi. Yıllık enflasyon ise ocakta yüzde 8.17'den yüzde 7.24'e geriledi. Yıllık enflasyonda düşüş 93 baz puan oldu. Bilindiği gibi Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı erken bir faiz indirimi için yıllık enflasyonda yüzde 1'lik düşüşe işaret etmişti. Başçı, 27 Ocak'ta yaptığı açıklamada, ocak enflasyonunda çok sert düşüş olabileceğini ve düşüşün 1 puanın üzerinde olması ve çekirdek enflasyonun iyi gelmesi halinde, 24 Şubat'taki toplantıyı beklemeden 4 Şubat'ta erken toplanarak parametreleri değiştirebileceklerini söylemişti. Dünkü veri sonrası faiz indirimi için ara toplantı ihtimali 'yüzde 0.07' ile ortadan kalktı. Enflasyon rakamının açıklanmasının ardından Merkez Bankası, erken bir toplantı yapmayacağını ve daha önce belirlendiği gibi 24 Şubat'ta toplanacağını açıkladı. Türkiye, 34 ülkeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) içinde yüzde 7.75 ile en yüksek faiz oranına sahip ülke. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve hükümetin ekonomiyi desteklemek için faiz indirimi isteklerine karşın Merkez Bankası yıllık enflasyondaki düşüşü erken faiz indirimi için yeterli görmezken, dolar/TL tarihi zirveden uzaklaşarak 2.40'ın altını gördü. Enflasyon verisi öncesi 2.4330 seviyesinde işlem gören dolar/TL, hem enflasyonun beklentilerden fazla artış göstermesi hem de erken faiz indirimi yapılmayacağının netleşmesiyle en son 29 Ocak'ta görülen 2.3993'e kadar geriledi. borsa da bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2.46 düştü. Altın da, uluslararası piyasada ons fiyatındaki gerileme ve dolar/TL'nin düşüşünün etkisi ile dünkü kapanışa göre yaklaşık yüzde 2 düşerek 97.50 liraya geriledi.
Milliyet

Bddk İstedi, Yönetim Tmsf'nin Eline Geçti!
Bank Asya'nın çoğunluk hissesinin kontrolü, bir diğer ifadeyle yönetimi dün akşam saat 21.00 itibariyle devletin eline geçti. Bank Asya'da, 17-25 Aralık operasyonları sonrası yaşanan gelişmelerin etkisiyle mudi kaçışı ve sermaye çıkışı yaşanıyordu. Ancak ortaklar, ekledikleri yeni sermaye ile bankanın sermaye yeterlilik rasyosunun düşmesinin önüne geçmişti. Böylece bankaya Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nun (TMSF) el koyma gerekçesinin ortadan kalkması hedefleniyordu. Ancak Bank Asya'ya bankanın içine düştüğü mali sıkıntı yüzünden değil, ortaklık yapısındaki niteliğe ilişkin belgelerin bulunmaması gerekçe gösterilerek el konuldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) dün akşam yaptığı açıklamayla Asya Katılım Bankası'nın (Bank Asya), ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verildiğini açıkladı. Bankanın ortaklarından istenilen sahiplik belgelerinde çıkan sorunlar yüzünden bankanın yüzde 63'ünün devletin atayacağı isimler tarafından yönetileceği ifade edildi. Böylece hakim hisseyi elinde tutacak olan TMSF bankanın kontrolünü de üstlenmiş oldu.
Milliyet

Başçı İle İleride Görüşme Olabilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mali Cumhurbaşkanı Ebubekir Kitta ile düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı. Erdoğan bir gazetecinin "MB olağanüstü toplantılarını erteledi. Eski MB Başkanı Durmuş Yılmaz, 'Düşük faiz büyümenin yegane sebebi olsaydı bugün Avrupa'nın, Amerika'nın hızlı büyümesi gerekirdi' diyor. İkinci olarak Erdem Başçı'yı Saray'a çağırarak görüşeceğinizi söylemiştiniz. Görüştünüz mü?" sorusu üzerine, ileride böyle bir görüşmenin olabileceğini belirtti. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Önce Durmuş Bey kendi işine baksın. Onu muhatap alıp da burada herhangi bir şey söyleyecek halim yok. Kendisinin başarı grafiğini gayet iyi bilen birisiyim. Onların dönemi bizim faizle çok farklı bir mücadeleyi sürdürdüğümüz dönemdi. Kendi maharetleri değildir, bizim özel gayretlerimizdir. Düşük faiz, büyüme, orada da tespitleri çok çok yanlış. Amerika'yı, Batı'yı bu şekilde değerlendirmesi ayrı bir yanlış." "Şu anda Amerika'yı büyümeyen veya az büyüyen bir ülke olarak nitelemek, bir defa bir insanın adeta bakar kör olmasıdır. Olayı yatırımlar nezdinde, alt yapı üst yapı bütün bu yatırımlar nezdinde iyi değerlendirmek gerekiyor. Şunu sormak lazım, şu anda Amerika'da faiz oranı nedir, enflasyon nedir? Buna bir baksın, bunu bir öğrensin. Aynı şekilde Japonya'da faiz oranı nedir, enflasyon nedir? Batı ülkelerinde faiz oranı nedir, enflasyon nedir? Büyüme oranlarına da baktığımız zaman acaba büyüme oranları bize göre nedir? Buna bakmak lazım." "Biz zaman zaman bazı iyi neticeler aldığımızda bakın 4,6'ya faizin düştüğü anda enflasyon neredeydi? Buna bir bakalım" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir de çekim alanı olarak eğer biz ülkemize yatırımları çekebiliyorsak çektiğimiz anda biz büyümeye başladık. Büyümede 9'u falan yakaladığımız döneme şöyle bir bakarsak faiz oranlarının nerede olduğunu görürsünüz. Nasıl oldu da biz 9'u yakaladık, orada onu tespit edersiniz. Çok fazla da bu konuda konuşmaya gerek yok. Bunu şu 12 yıllık sürecimizde biz yaşadık. Hala yaşıyoruz."
Star

Tmsf, Bank Asya'nın Yönetimine El Koydu
17-25 Aralık darbe girişimi sonrası mali gücü zayıflayan Bank Asya'ya Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu (TMSF) eli değdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Bank Asya'nın yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın yüzde 63'lük bölümünün Fon, tarafından kullanılmasına karar verdi. Yeni yol haritası hakkında TMSF'nin bugün açıklama yapması bekleniyor. BDDK'dan konuya ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı: "03.02.2015 tarihli ve 6187 sayılı Kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu (Kanun) kapsamında Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili olarak Kurum tarafından yapılan denetimler neticesinde, imtiyazlı paya sahip bazı ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıdıklarını gösterir bilgi ve belgelerin verilen süreye rağmen Kuruma intikal ettirilmediği, dolayısıyla söz konusu imtiyazlı pay sahipleri açısından Kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısının Banka tarafından sunulamadığı, bu itibarla imtiyazlı pay sahiplerinin kurucularda aranan nitelikleri taşıdığına ilişkin bilgi ve belgelerin Kuruma ibrazına ve Kurum tarafından yapılacak değerlendirmeler sonuçlanıncaya kadar, Kanunun 18. maddesi beşinci fıkrası hükmü uyarınca, mezkur ortakların paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Star

Yurt Dışında Rekabet İçin Finansal Destek İstiyoruz
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), üyelerinin yurtdışında iş yaptığı pazarlardaki ekonomik ve politik riskler nedeniyle yaşadığı kayıpları, ihracatçıların yaptığı gibi yeni pazarlara açılarak kapatma çözümünü buldu. Cezayir, Sahra altı Afrika gibi yeni pazarlara yönelen müteahhitler, hükümetten de finansman desteği talep etti. Geçtiğimiz hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun katılımıyla gerçekleşen İnşaat Sektörü Zirvesi'nde finansman konusundaki talepler dile getirildi. Yurtdışında 2013 yılında 32.5 milyar dolarlık sözleşme imzalandığını, 20 milyar dolar da ciro elde edildiğini ifade eden Yenigün, şunları söyledi: "2014 yılında yapılan sözleşme tutarı ise 22.5 milyar dolara geriledi. Ciromuz henüz belli değil ancak 17 milyar dolar seviyesinde olacağını düşünüyoruz. Irak, Libya ve Rusya'da gerçekleşen olaylar ciromuzun gerilemesine neden oldu. Fakat Irak'ta toparlanma süreci başladı. Maliki döneminde 'Türk firmalarına iş vermeyin' yönünde bir talimat vardı. Şimdi sistem oturuyor. Irak'ta 2.5 milyar dolarlık sözleşmesi imzalanmış ama yürümeyen işimiz var. Finansman desteği istedik, not aldılar. Çünkü İran pazara girmeye başladı, Irak'ta vakit kaybetmememiz gerekiyor." Davutoğlu'na Cezayir örneğini verdiklerini de ifade eden Yenigün, "Cezayir için turizm master planını hazırlayalım ve hibe edelim. Sonrasında yatırımcı, müteahhit ve işletmeci olarak oraya gider iş yaparız. Bu bölgede müşavirleri ön plana çıkarmamız gerekiyor" diye konuştu. Sahra altı Afrika'yı da hedef aldıklarını belirten Yenigün, "Afrika ülkelerinde çok Çin firması var ve sınırsız finansmanla iş yapıyorlar. Hükümetimize 'Bu ülkelere gittiğimiz zaman finansman desteği alırsak daha fazla yol alırız' dedik" diye konuştu.
Vatan

Komşu Ölümü Gösterdi Sıtmaya Razı Edecek Gibi
Yunanistan'da tasarruf karşıtı politikasıyla bir hafta önce iktidara gelen yeni hükümet, 315 milyar euro seviyesindeki dış borcun silinmesi talebinden çark ederek, yabancı alacaklılara borcun büyümeye bağlı tahvillerle takas edilmesini önerdi. Avrupa Birliği ile borçlar nedeniyle bir kapışma istemediklerini yatırımcılara anlatmak için Londra'da temaslar yapan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, solcu Alexis Çipras Hükümeti'nin özel yatırımcıların elindeki tahvillerin değer kaybına uğramasını önleyeceğini söyledi. Londra'da İngiltere Maliye Bakanı George Osborne ile önceki gün gerçekleştirdiği görüşmesine ilişkin Financial Times gazetesine demeç veren Varoufakis, Yunanistan'ın 315 milyar euro seviyesindeki borcunun silinmesi talebinde bulunmayacaklarını söyledi. Varoufakis'in borçların silinmesi yerine kreditörlerden ellerindeki tahvilleri yenileriyle takas edilmesine dayalı yeni bir sistem önerdiği, iki çeşit planlanan yeni Yunan tahvillerinin bir çeşidinin büyümeye dayalı diğerinin ise süresiz tahvillerden olacağı belirtildi. "Ortaklarımız bizim radikal sol olmamıza ilişkin ne düşünürse düşünsün, reform konusunda ciddiyiz. İyi Avrupalılar olmak ve dinlemek konusunda ciddiyiz" diyen Varoufakis, şöyle devam etti: "Ortaklarımıza 'ülkemizde reform yapmamıza yardımcı olun ve bunu gerçekleştirebilmemiz için bize biraz mali alan tanıyın' diyeceğim. Yoksa boğulacağız ve reformdan ziyade bozulacağız." "Köprü programı" ile 1 Haziran'a kadar gerekli mali ihtiyacı sağlayabileceklerine inandığını belirten Bakan, Londra'da 100 bankanın temsilcisi ile bir araya gelip Roma'ya geçti.
Vatan

DÜNYA

Bıçaklı Saldırgan Türkiye'ye Alınmamış
Fransa'nın güneyindeki Nice kentinde bir Musevi kültür merkezini koruyan üç asker dün gün ortasında bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıda askerlerin ikisi yaralanırken, olay yerinden kaçmaya çalışan ve adının Moussa Coulibaly olduğu belirtilen saldırgan gözaltına alındı. AFP'ye konuşan Fransız güvenlik kaynakları, olayla ilgili olarak bir kişinin daha gözaltına alındığını açıkladı. Aynı kaynaklara göre, daha önce gasp ve uyuşturucu bulundurmak gibi suçlardan sabıkası olan Moussa Coulibaly'nin 9 Ocak'ta Paris'teki bir koşer markete saldıran Amedy Coulibaly'le herhangi bir yakınlığı bulunmuyor. AA'ya göre, Moussa Coulibaly'nin 29 Ocak'ta Türkiye'ye girişi engellendi. İstanbul'a tek yönlü uçak bileti alan Coulibaly'nin Fransız istihbaratı tarafından fark edildiği ve Türk yetkililere durumun bildirildiği belirtildi. Türk yetkililer de Coulibaly'nin girişini engelledi. Hürriyet'e konuşan Türk diplomatik kaynaklar Coulibaly'nin geldiği İtalya geri gönderildiğini doğruladı.
Hürriyet

Lahey'den Soykırım Kararı Çıkmadı
BM'ye bağlı Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, Hırvatistan ile Sırbistan'ın birbirlerine karşı açtıkları soykırım davasında iki ülkenin de bu suçu işlemediğine hükmetti. Adalet Divanı, Sırbistan'ın, Yugoslavya'nın dağılma sürecine denk gelen 1990'lı yıllarda Hırvatistan'da soykırım işlemediğine karar verdi. Mahkeme Başkanı aynı şekilde, Hırvatistan'ın da bölgede soykırım yapmadığına karar verildiğini açıkladı. Savaş sırasındaki çatışmalarda her iki ülke güçlerinin de farklı suçlar işlediğini belirten Mahkeme Başkanı Peter Tomka, bunların soykırım olarak değerlendirilmesi için yeterli kanıtların olmadığını söyledi. Sırp güçlerinin o dönemde Hırvatistan'da yaygın suçlar işlediğini ileri süren Adalet Divanı yargıçları ancak bunların da soykırım olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Hırvatistan 1999'da Sırbistan, Sırbistan da 2010'da Hırvatistan aleyhine soykırım davası açmıştı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, "soykırım yok" kararına saygı duymakla yükümlü olduklarını söyledi. Hırvatistan Cumhurbaşkanı İvo Yosipoviç de bunun, "beklenilen bir karar" olduğunu belirterek kararla Hırvatistan'ın soykırım üzerinde kurulmuş bir devlet olduğu yönündeki tezlerin de çürüdüğünü ifade etti.
Hürriyet

Işid Ürdünlü Pilotu Diri Diri Yaktı
Cihatçı örgüt IŞİD, rehin tuttuğu Ürdünlü pilot Muaz el Kesasebi'yi vahşi bir biçimde öldürdü. İnternete yüklenen bir videoda, ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonla hava saldırısı düzenlerken 24 Aralık'ta uçağı düşürülen Kesasebi'nin bir kafes içerisinde diri diri yakıldığı görülüyor. Videonun ilk kısmında fiziksel şiddet gördüğü anlaşılan Kesasebi'nin konuşması fonda koalisyona destek verilen ülkelerin bayraklarıyla veriliyor. Sonra, onlarca militanın önünde bir demir kafese konulan, turuncu tulumlu Kesasebi'nin üstüne benzin dökülmüş olduğu görülüyor. Dışarıdaki ateşin kafesin içerisine ulaşmasıyla 26 yaşındaki pilot, yanarak can veriyor. 22 dakikalık videonun sonunda başına '100 dinar altın' konulmuş Ürdünlü pilotların isimleri veriliyor. Kesasebi'nin öldürülmemesi için IŞİD, Ürdün'de dokuz yıldır tutuklu intihar eylemcisi Sacide el Rişavi'nin serbest bırakılmasını istemişti. Ürdün, Rişavi'nin salıverilmesini kabul etse de Kesasebi'nin hayatta olduğuna dair bir kanıt gösterilmediği için takas gerçekleşmemişti. Videonun ardından Ürdün yaptığı açıklamada Kesasebi'nin 3 Ocak'ta öldürüldüğünü öne sürdü. Ürdün Kralı Abdullah, ABD ziyaretini yarıda kesme kararı alırken ABD Başkanı Barack Obama'yla program dışı görüştü. Rişavi'yle Ürdün'de tutuklu en az beş cihatçının bu sabah infaz edileceği açıklandı.
Milliyet

Saldırganı Türkiye Sınır Dışı Etti
Fransa'nın güneyindeki Nice kentinde, bir Musevi kültür merkezini korumakla görevli üç askere bıçaklı saldırı düzenlendi. Askerlerden birinin kolundan, diğer askerlerden birinin ise yüzünden ağır yaralandığı bildirildi. Olay yerinden kaçan ve tramvayda yakalanan Moussa Colibaly adlı saldırganın gözaltına alındığı ve 9 Ocak'ta Paris'te saldırı düzenleyen Amedy Colibaly ile yakınlığı olmadığı belirtildi. AFP'ye konuşan bir güvenlik kaynağına göre, saldırı düzenleyen kişi, geçtiğimiz hafta Türkiye tarafından sınır dışı edilmişti. Kaynak, Türkiye'den sınır dışı edilmesinin ardından Colibaly'nin Fransız istihbaratı tarafından sorgulandığını belirtti.
Milliyet

Suç Çok Soykırım Yok!
Eski Yugoslavya'daki savaş suçlarını soruşturan Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Sırbistan ve Hırvatistan'ın Bosna Savaşı'nda karşılıklı olarak soykırım suçu işlemediğine hükmetti. UCM, daha önce Srebrenitsa'da 8 bin Bosnalı erkeği katleden Sırpları bu katliamdan da aklamıştı. UCM'nin Slovak Başkanı Peter Tomka, Sırplar ve Hırvatlar arasında savaş sırasında karşılıklı 'birçok suç' işlendiğini belirtse de iki tarafın da amacının 'soykırım' olmadığını söyledi. Tomka, "Tüm nüfusu yok etme amacı yoktu. Bu iki ülkeye karşı da ispatlanamadı" dedi. Dava, Hırvatların 1991'de Sırpların Vukovar kasabası ve çevresinde soykırım yaptığı iddiasıyla 1999 yılında UCM'ye başvurmasıyla başladı. Ardından Sırplar da Hırvatların 200 bin Sırp vatandaşı sürdüğünü iddia ederek karşı dava açtı. 1991'de Hırvatların Yugoslavya'dan kopmasıyla başlayan savaş dört yılda 20 binden fazla can alırken, Sırp güçler savaşın başında üç ay içinde Vukovar ve çevresine saldırmıştı. Kasaba tamamen yıkılırken, 10 binlerce Hırvat evlerinden kaçmaya zorlandı. Vukovar kuşatmasından dört yıl sonra Hırvat 'Fırtına Gücü' Sırpların yaşadığı Krajina'yı bombaladı. 20 bin Sırp evlerinden kaçtı. Sırbistan'ın davadan karşılıklı vazgeçilmesi talebinde bulunmasına rağmen Hırvatistan bunu kabul etmemiş savaş suçu işlemiş kişilerin yargılanmasını istemişti.
Star

İsrail Baskısı İstifa Ettirdi.
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını araştırmakla görevli BM Komisyonu Başkanı William Schabas görevinden istifa edeceğini açıkladı. Schabas, istifasına gerekçe olarak İsrail'in yaptığı baskıyı gösterdi. BM'nin İsrail'in Gazze saldırısını araştırma komisyonu başkanı Schabas, Filistin Kurtuluş Örgütü'ne yaptığı 'danışmanlık hizmetinden' dolayı İsrail'in kendisini tarafsız olmamakla suçladığını ifade etti. Schabas, bu şartlar altından çalışmasının mümkün olmadığını ve uygun seçeneğin istifa etmesi olacağını söyledi. Kanadalı akademisyen Schabas, BM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu tarafından, iki araştırma görevlisi ile birlikte, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısında savaş suçu işlendiği yönündeki iddiaları araştırmak üzere görevlendirilmişti. Schabas, önümüzdeki Mart'ta BM'ye sunulması muhtemel raporun kendisi ile ilgili iddiaların gölgesinde kalmaması için böyle bir karar aldığını ifade etti.
Star

Abd, Türkiye Kadar Olamadı
Obama, Kongre'ye 2016 mali yılına ilişkin 4 trilyon dolarlık bütçe sundu. ABD Dışişleri Bakanlığı ile ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'na (USAID) ayrılan bütçe toplam 50.3 milyar dolar. Bu bütçenin 7 milyar doları Denizaşırı Olası Operasyonlar kalemi için öngörülüyor. Bütçede, IŞİD ile mücadele ve Suriye'deki krize yanıt vermeye 3.5 milyar dolar ayrılıyor. Bu bütçe, IŞİD ile mücadele çabaları, bölgesel partnerleri geliştirme, insani ihtiyaçları sağlama ve müzakere edilmiş bir siyasi geçişi sağlama koşullarını yükseltmek için Suriyeli ılımlı muhalifleri güçlendirme adımları için kullanılacak. Türkiye'nin Suriyeli mülteciler için harcadığı para ise 5.5 milyar dolar.
Vatan

POLİTİKA

Gülen Sorusu Sordu Sırra Kadem Bastı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, Bakanlar Kurulu sonrasındaki basın toplantısında, "Fethullah Gülen ölmüş. Bilginiz var mı" sorusunu yönelten Nevin Çelik isimli kişinin hangi medya kuruluşunda çalıştığı ve bugüne kadar akreditasyonu olmadan Başbakanlık'taki programları nasıl takip edebildiği merak konusu oldu. Basın toplantısının ardından, hem Başbakanlık yetkilileri hem de basın mensupları soruyu soran gazetecinin kim olduğunu tartışmaya başladı. Adının Nevin Çelik olduğu öğrenilen gazeteciye, hangi kurumda çalıştığı soruldu. Çelik "İnternethaber sitesi için çalıştığını" söyledi. Çelik'in Başbakanlık programlarını izlemesi için akreditasyonunun bulunmadığı, sarı basın kartıyla programları takip ettiği ortaya çıktı. Daha sonra Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün, "Nevin Çelik" adına bir sarı basın kartı vermediği öğrenildi. Başbakanlık kaynakları ise, söz konusu kişinin uzun süredir sarı basın kartı ibraz ederek, Davutoğlu'nun programlarını izlediğini doğruladı. Çelik'in çalıştığı yerin Ankara'da yayın yapan herhangi bir haber internet sitesi mi olduğu, "internethaber" isimli site mi olduğu ise anlaşılamadı. Ancak İnternethaber Yayın Grubu'ndan yapılan açıklamada, "Ankara'da bizim bu isimde bir muhabirimiz bulunmuyor" denildi. Çelik, olayın ardından Facebook hesabını kapattı, Twitter hesabını gizledi. Çelik'in Twitter'da paylaştığı son tweet, "Sorduğum soru kesinlikle hükümet lehine bir sorudur. Zira ben Ak Parti'yi de Bülent Arınç'ı da çok severim. Boş bir soru değil araştırılsın" oldu. Çelik'in bir dönem Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Merkezi'nde çalıştığı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'i takip ettiği de öne sürüldü.
Milliyet

Başkanlık Sistemine İzin Vermeyeceğiz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirirken "Anayasası askıya alınmış, parlamentosu baskı altında bir toplum var. Bu süreç biraz daha devam ederse, halkın direnme hakkı ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Partisinin grup toplantısına girişinde, "Başbakan Kemal" ve "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganları ile karşılanan Kılıçdaroğlu'na konuşmasından önce 11 yaşındaki Ilgaz Kavliçoğlu, Hasan Hüseyin Korkmazgil'in, "İnsan mı bunlar" isimli şiirini okudu. Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştiren Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Anayasalar, demokrasiyi güçlendirmek için bir kişinin egemenliğine izin vermemiştir. Diyor ki Davutoğlu, 'CHP'nin Türkiye'nin gündemine ilişkin hiçbir sözü yoktur'. Hayatımda bu kadar yalan söyleyen ikinci bir adam görmedim. Açık, net söylüyorum sen de duy, ağabeyin de duysun. Gel, milletvekillerini milletin kendisi seçsin, liderler seçmesin. Gelir mi? Ağabeyi izin vermez. Vesayet altında başbakanlık yapamaz. Demokrasiyi istiyorsan, milletin oyuna güveniyorsan, gelirsin Siyasi Partiler Yasası'nı adam gibi değiştiririz ve demokrasiyi getiririz. Yasama organı, yürütmenin vesayeti altında. AKP grubu bir kişinin sözünden çıkmıyor. İşadamı, işçi, çiftçi, hak arayan kim varsa hepimiz oturup yeniden düşünmek, yeniden karar vermek, yeniden bir ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak zorundayız. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı verirken hiçbir zaman ne inanç, ne kimlik ayrımı yapmadık. Sağ, sol ayrımı da yapmadık. Bugün geldiğimiz nokta yeni bir süreç. Anayasası askıya alınmış, parlamentosu baskı altında bir toplum var. Bu süreç biraz daha devam ederse, halkın direnme hakkı ortaya çıkacaktır. Geleceksin parlamentoya kürsüye çıkacaksın, tarafsız olacağın konusunda 'namusum ve şerefim üzerine and içerim' diyeceksin, parlamentodan çıkacaksın, namus ve şerefi çöp sepetine atacaksın. Bunu kabul etmiyoruz. Adam gibi adamsan namusuna da şerefine de sahip çıkarsın. 1993'te, 'başkanlık sisteminin ortaya çıkması bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizminin tavsiyesidir' diyordu. Aile boyu bu işi yapıyorlar, hepsi profesyonel. Bunların bir de genel başkan yardımcıları var Süleyman Soylu. Ne kadar soylu bilemezsiniz. Müzik kutusuna para atmadan önce 'Erdoğan padişah olmak istiyor, hükümet Türkiye'yi batırdı' diyor. Şimdi, 'başkanlık sistemi sadece yeryüzünde değil uzayda bile yapılabilecek en iyi sistemlerden biri' diyor. CHP olduğu sürece başkanlık sistemi gelmez. Baykal'ın sözüdür: Siyaset bana ne verecek değil, ben topluma ne vereceğim." Kılıçdaroğlu, iç güvenlik paketini de "Diktatörlükler, sanal düşman yaratarak gelir. Milletin elini kolunu bağlamak için. Sanıyorlar ki bu PKK'yı kontrol etmek için, PKK'nın hapse girmek derdi yok ki. Gezi'de eylem yapan gencecik çocuklar derdi. Poşu takıyorlar, ne için, biber gazından korunmak için. Ne getirirsen getir, söz veriyorum o gençlerin en önünde ben olacağım" diyerek eleştirdi.
Milliyet

Fidan İçin Karar Mercii Başbakan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Ebubekir Kitta ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan ve Kitta toplantıda, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, genel seçimler için aday listelerinin şekillenmeye başladığı hatırlatılarak sorulan "MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın adaylık konusunda size danıştığı, sizin de MİT'in başında kalması yönünde bir telkinde bulunduğunuz söyleniyor. Cumhurbaşkanı olarak MİT Müsteşarı'nın adaylığı konusunda ne düşünürsünüz?" sorusuna, şu yanıtı verdi: "Bu dedikodularla fazla meşgul olmayalım. Tabii birinci derecede karar mercii bu konuda Sayın Başbakan'dır. Fakat Sayın Başbakan bu konuyla ilgili kanaatimi bana sorduğunda zaten verdiğim cevap kendisinde meknuzdur, gizlidir, o da onda kalacaktır. Bu konuyla ilgili şu anda aramızdaki görüştüğümüzü burada benim deşifre etmem bir defa kendime de saygısızlık olur, Sayın Başbakan'a da saygısızlık olur." Barışın, İslam dininin gereği olduğuna işaret eden Erdoğan şunları söyledi: "Biz bir insanın ölümünü, tüm insanlığın ölümü olarak gören bir inancın, bir medeniyetin mensuplarıyız. Paris'te olan olay bunun çok açık bir ifadesidir. Oradaki karikatürleri çizmek suretiyle sevgili Peygamberimize hakaret edenler, bunu bir özgürlük alanı içerisinde değerlendiremezler. Biz, bir Müslüman olarak Hazreti İsa Aleyhisselam'a, Hazreti Musa Aleyhisselam'a aynen Peygamber Efendimize gösterdiğimiz sevgiyi gösteririz. Fakat acaba Hristiyan dünyası, Museviler bunu yapabiliyor mu? Bu konuda önce kendilerini check etmeleri lazım ki bu yanlışlardan bir an önce kurtulalım ve teröre karşı çok daha netice alacak mücadeleyi verelim."
Milliyet

'Kuzey Kore'ye Bakın Erdoğan'ı Göreceksiniz'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında 'başkanlık' sistemi isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ağır eleştirilerde bulundu. "Türk milleti, kutlu bağrından hiçbir zaman führer, firavun, çar, kayzer, duçe çıkarmamış, çıkmasına da müsaade etmemiştir" diyen Bahçeli şöyle konuştu: "Bu aziz milleti saraya girmiş, saraya çöreklenmiş, saraya tünemiş bir bedbaht yiyip tüketmektedir. Ne acıdır ki, Türk milleti iflah olmaz bir despotla, yasa ve anayasa tanımaz bir şahsiyetle yüz yüze kalmıştır. Erdoğan devletin başı mıdır? Yoksa AKP'nin fiili eşbaşkanı mıdır? Yeminleri bozmak Erdoğan'da alışkanlık haline gelmiştir. Kuzey Kore'ye bakın. Görünüş haricinde Erdoğan'ın tıpkısının aynısını göreceksiniz. Gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, bundan sonra namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan bir kişi olarak hatırlanacaktır."
Vatan

'El Ele Verelim Yasa Çıkmasın'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında iç güvenlik paketini eleştirdi ve "El ele verelim, parlamentoyu kilitleyelim bu yasa çıkmasın. Aylarca gerekirse konuşalım. Bunu yapacak gücümüz var. Muhalefet el ele verirse bu yasa çıkmayabilir" dedi. Demirtaş, kürsüden fotoğraflarını göstererek, Van'ın Muradiye ilçesi Belediye Eş Başkanı Safire Güneş'in bir basın açıklamasında polis şiddeti nedeniyle beyin kanaması geçirdiğini anlattı ve şöyle devam etti: "Peki bu işkenceyi yapan polis tutuklandı mı? Hayır. Belediye başkanımıza polise mukavemetten dava açıldı. Tabii bu Tayyip Erdoğan'ın 'başörtülü bacısı değil'. Gezi direnişinde yalanlarla, 'başörtülü bacıma saldırdı' deyip kıyameti koparanlar nerede şimdi? Bir araya gelmeyi başaramazsak bu yasa baskıların artacağının işaretidir." Demirtaş, 'başkanlık sistemi'yle ilgili de şöyle dedi: "İlkokul 1. sınıfta çocuklar tutturuyorlar 'Ben başkan olacağım' diye. Şimdi bu da tutturmuş 'Ben başkan olacağım' diye Olamayacaksın. Birileri ona 'sen halifesin' diye gazı vermişler. Halifelik demek istiyor da diyemiyor. Başkanlık diye bir isim koymuş."
Vatan

SPOR

Ziraat Türkiye Kupası E Grubu son maçında Fenerbahçe, Bayburtspor'u 5-0 devirdi ve ikinci tura yükseldi. Ligin en formda orta sahasına sahip olan Fenerbahçe, tur atlama maçında merkeze Ramazan ve Uygar gibi iki genci yerleştirdi. 3. Lig temsilcisi Bayburt ise ligde son 4 maçta 13 puan toplayan ideal 11'ine yakın bir takımla sahaya çıktı. Gözlerin tribündeki şaşkınlığa döndüğü maç sarı-lacivertlilerin hakimiyetinde başladı. 17. dakikada da Sow'un soldan ortasına Webo çok şık vurdu: 1-0. Emenike-Webo-Sow hücum 3'lüsü sahada varlığını belli etmeye devam etti ve 20'de Emenike'nin asistini Ramazan değerlendirdi: 2-0. Hazırlık maçına dönen karşılaşmanın 33. dakikasında korneri etkili kullanan ev sahibinde Sow ve Emenike'nin yapamadığını Mehmet Topal yaptı: 3-0. İkinci yarıya rahat başlayan Fenerbahçe'de Trabzonspor maçı için yapılan bir idman havası vardı. Bu devrede en çok göze batan detay da genç Uygar'ın duran toplardaki becerisiydi. 64'de Kadlec'in Fenerbahçe'ye geldiğinden beri sol bekte en iyi pasını verdiği pozisyonda Webo ile gol geldi: 4-0. 69'da sahanın yıldızı Uygar direkleri aşamadı. İdmandaki kadar rahat olan sarı-lacivertliler 74'te Sow'un pası Webo'nun golüyle bu sezonun en farklı sonucuna ulaştı: 5-0.
Milliyet

Ekonomik sıkıntılar yüzünden devre arası çok ihtiyacı olmasına karşın stoper transferi bile yapamayan Galatasaray'ın elinden çıkaramadığı isimlerin faturası belli oldu. Sarı-Kırmızılılar, Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak'ın sert mesajlarına rağmen yarım sezonda 1 milyon 200'er bin lira alan Gökhan Zan ve Engin Baytar ile 3 milyon lira kazanan Eboue'ye kendilerinin ödeyeceği kadar veren çıkmayınca kulüp bulamadı. Cim-Bom, geçen 4 ayda 1 dakika bile oynamadan parasını alan Gökhan, Engin ve Eboue'ye sezon sonuna kadar toplam 5.4 milyon lira ödeme yapacak. Bunun yanında Galatasaray kulübü, sezon sonunda sözleşmeleri biteceği için üç futbolcudan tek kuruş alamadan yollarını ayıracak. Bu sezon yatarak para kazanan Gökhan, Engin ve Eboue lig bitiminde istedikleri takıma bedavaya gidebilecek. Üç futbolcuyu elinden çıkaramayan Aslan, geçen sezonun devre arası kadrosuna kattığı Lucas Ontivero'yu ise Honved'e kiraladı. 20 yaşındaki oyuncu, transferini kendi açıklayıp, Mancini'yi överken, "Biraz üzgünüm. Honved'e gidiyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Galatasaray alt yapısının en parlak isimlerinden biri olan ve 140 maçta 110 gol atan Altuğ Taş, İstanbul Başakşehir'e transfer oldu.
Star

Fenerbahçe Kulübü, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın "Yıldırım haddini bilsin" açıklaması üzerine zehir zemberek bir bildiri yayınladı. Bildiri şöyle: "Kulüplerin mali yapılarına ilişkin marka değerlendirmelerini, iki camia arasındaki husumet nedeni olarak göstermek Beşiktaş Başkanlığı Makamı'na yakışmıyor. Üstelik magazin basınından takip ettiğimiz üzere Sayın Başkan'ın 'Gündemde kalmak' gibi bir stratejiye de ihtiyacı yoktur." "Orman'ın, Ünal Aysal'ın Türk Futbolu'nda bıraktığı büyük boşluğu (!) doldurmaya çalışması bizim açımızdan sorun teşkil etmese de bu üslup sahiplerinin akıbeti bellidir. Sayın Başkan'ın dini motifler içeren mesaj vermek konusundaki ısrarını düşündürücü bulmakla beraber merakımız, yürüttüğü bu popülist stratejinin kendi taraftarı ve meşhur "Beşiktaş duruşu" açısından nasıl değerlendirildiğidir." "Yoksa Sayın Orman'ın sırf mesaj vermek için böyle günlük ve maddi konularda kutsal değerleri örneklemek gibi yanlış ve yakışıksız bir üslubun içinde olabileceğini düşünmemekteyiz.. Kaldı ki din ve ahlak öğretisinde zaten var olan 'Eline, beline ve diline hakim ol' felsefesini, kendisine bir kez daha hatırlatır; konu F.Bahçe'nin değerleri olduğunda konuşmadan önce, zor olsa da bir daha düşünmesini tavsiye ederiz."
Star

Fenerbahçe kupada E Grubu maçında 3. Lig ekibi Bayburt Grup Özel İdare'yi farklı yendi: 5-0. 18'de Sow'un soldan yaptığı ortada iyi bir zamanlama ile yükselen Webo ağları havalandırdı: 1-0. 21'de Emenike'nin ortasında Ramazan topu ağlara yolladı. 24'te sağdan gelen ortaya Orçun kafayı vurdu, aut. 34'te Kadlec'in kafa ile indirdiği topu Sow kontrol edemedi. Karambolde son dokunan Mehmet Topal farkı 3'e çıkarttı: 3-0. 40'ta Sow'un aşırtma vuruşu üst ağlarda kaldı. 45+1'de Emenike'nun vuruşu dışarı gitti. 48'de Sow'un yatarak yaptığı vuruş kaleci Ali'de kaldı. 52'de Tahir'in vuruşunu, Orçun tamamlamak istedi, aut. 55'te Sow, Emenike'ye "al da at" pası verdi. Ama Emenike üstten auta nişanladı. 63'te Hüseyin'in kavisli vuruşunda, Mert topu kontrol etmekte zorlanmadı. 64'te Kadlec soldan çizgiye kadar indi. Webo klas bir vuruşla skoru 4-0 yaptı. 69'da Uygar'ın vuruşunda top direkten döndü, Savaş tamamlamak istedi ama farklı auta gitti. 74'te Sow'un soldan verduğu pasta Webo hat-trick'i tamamladı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme