5 Şubat 2015 Perşembe

05.02.2015 Genel Gündem



05.02.2015

GÜNDEM

Kardak Bbg Evi Gibi İzleniyor
Yunanistan Savunma Bakanı Panayiotis Kammenos'un, helikopterle Kardak Kayalıklarına çelenk bırakma girişimiyle 19 yıl sonra yeniden yaşanan gerilimin detaylarına AKSAM ulaştı. Kardak 1996 yılından bu yana özel sistem kameralar ile BBG evi gibi gözetleniyor. Kardak'ın tamamen Türk askerinin kontrolünde olduğunu vurgulayan askeri kaynaklar, "Krizden bu yana kayalıklar 24 saat kamera sistemiyle gözetleniyor. Özellikle Kasım Şubat aylarında Çipura yakalamak için çok sayıda balıkçı Kardak'a gelir. Yunanlı balıkçılara bile taviz verilmiyor. O gün basında çelenk bırakılacağı haberleri duyulunca kayalıklar abluka altına alındı. Yaklaşan bir Yunan botunu Turgutreis'ten hareket eden Türk botu anında uzaklaştırdı. Yunan Bakanın helikopteri de Türk sularına giremeden döndü. Türkiye bu bölgede her zaman gerilimden ziyade huzurun hakim isteyen taraftır" dedi.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 100, 5810-100, 7142                        
ABD Doları 2, 4616-2, 4646
Euro 2, 7922 -2, 7973
İngiliz Sterlini 3, 7373-3, 7493                

Finans Katılım Damgası
Bank Asya'ya yeni atanan 9 kişilik yönetime Ülker- Boydak ortaklığıyla kurulan Finans Katılım Bankası damgasını vurdu. Bank Asya'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) TMSF'nin kararının ardından gece yarısını bir dakika geçe bir açıklama yapıldı. Açıklamada, BDDK'nın 5411 sayılı yasanın 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında bankanın 122 adet pay sahibine ait imtiyazlı hisselerin temettü hariç ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verildiği belirtildi. Bu çerçevede yeni yönetim kurulu ve genel müdür atandığı belirtilerek, "Bankamız yeni yönetimi ile herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeden bankacılık faaliyetlerine devam edecektir" denildi. Daha sonra atanan yeni yönetimle ilgili de ikinci bir açıklama daha yapıldı. Buna göre Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Mehmet Ali İslamoğlu getirilirken, Genel Müdürlük görevine ise Aydın Gündoğdu atandı. Bank Asya Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Aydın Gündoğdu, "Bugün Bank Asya dünden daha güçlü bir banka" dedi. Bank Asya'nın Yönetim Kurulu'nda ayrıca TMSF Başkan Yardımcısı Zülfikar Kanberoğlu, TMSF Daire Başkanları İsmail Güler, Ahmet Mutlu ve Abdullah Güzeldülger'in yanı sıra İdris Turan İlter, Mehmet Ali Gökçe ve Bedri Sayın yer alacak. Yönetim Kurulu başkanlığına getirilen Mehmet Ali İslamoğlu, TMSF Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor. İslamoğlu, Mayıs 2013'te Çukurova Grubu'ndan el konulan Show TV'nin başına da Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı. Genel Müdür olan Aydın Gündoğdu ise katılım bankası kökenli. İTÜ İşletme Fakültesi İşletme Mühendisliği mezunu olan Gündoğdu, 1991- 1999 yılları arasında Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu Proje ve Yatırımlar Müdürlüğü'nde çeşitli kademelerde ve Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu Mali Tahlil ve İstihbarat Müdürlüğü'nde Müdür Vekili olarak görev yaptı. 1999- 2005 döneminde Anadolu Finans Kurumu Pazarlama Müdürü ve Pazarlama Grup Müdürü görevlerini sürdürdü. 2006 yılından itibaren Türkiye Finans Katılım Bankası'nda Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Gündoğdu, 2013 yılına kadar bu görevde kaldı. Ticari bankacılıktan sorumlu olan Gündoğdu, 2013 yılında görevinden ayrılmıştı.
Hürriyet

1 Operasyon 3 Soru
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), önceki gece aldığı kararla Bank Asya'da yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın yüzde 63'lük bölümünün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. Karar Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesine göre alınmış. Kararın gerekçesi şu; "imtiyazlı paya sahip bazı ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıdıklarını gösterir bilgi ve belgelerin verilen süreye rağmen Kuruma intikal ettirilmediği" olarak açıklanıyor. Bank Asya'daki yüzde 63'lük payın TMSF tarafından kullanılmasına dair karar yasadaki şu fıkraya dayandırılmış: "Kanunun Nitelikli paya sahip olan ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Kurucularda aranan nitelikleri kaybeden nitelikli paya sahip ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamaz. Bu halde, diğer ortaklık hakları Kurumun bildirimi üzerine Fon tarafından kullanılır." Yani yaklaşık 20 yıldır faaliyette bulunan bankanın ortakları birden 'belirsiz' hale mi gelmiş? Bu konuda bir açıklama yok. Konuştuğum uzmanlar, birkaç çelişkiye işaret ediyorlar; Birincisi, BDDK bankanın ortaklarında aranan nitelikleri kimin kaybettiğini söylemiyor. Ama 'bilgi gelmedi' diye bu kararı almış. Burası çok tartışmalı. BDDK'nın bu konuda şeffaf olması, kamuoyunu bilgilendiriyor olması beklenir.İkincisi de, mevcut ortaklara izni veren de BDDK, bu durumu yeni mi fark etti? Üçüncüsü, bankanın genel kurulu olmadan bu kararın yürürlüğe girmesi bile tartışmalı. Kimi uzman ve hukukçular, bu tür atamanın sadece faaliyet izni kaldırılan veya fona devredilen bankalarda, genel kurul yapılmadan olabileceğini, ancak 18. maddeye göre yapılan bu işlemin yasaya uygun olmadığını savunuyorlar. Geçmişte kadroları ile ortak ve güç birliği içinde olunan ama sonra karşıt olarak konumlanan bir cemaati saf dışı bırakmak için tüm mekanizmalar devreye sokulmuş durumda. Belli ki banka da bu kapsamda hedef alınıyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın bu durumu ikna edici bir açıklaması olmalı. Çok açık ki; bankanın mali durum zayıflığı ya da likiditesi ile ilgili bir gerekçe ya da yasal bir dayanağa atıf yok. Deyim yerindeyse pek de 'eften püften' bir gerekçeyle, hatta 'halka açılırken bu izni kim vermişti bu bankaya?' sorusunu da sorduracak tuhaflıkta bir manevra yapıldı. Bankaya paralarını yatıran ya da ticari ilişkisi olan kesimlerde şüphe yaratacak, güven sarsmaya dönük bir hamle. İşin tuhaf yanı, mali durumdaki zayıflıkla ilgili gerekçeye (Bankacılık Kanunu madde 70) değil, başka bir nedene (madde 18) dayanarak yönetim ataması yapıldığından, yeni yönetimin bankanın mali durumundaki seyrin sorumluluğunu da taşıdıkları çok açık.
Hürriyet

Komşu Yumuşadı
Yunanistan'da, 320 milyar Euro olan borcun yüzde 50'sinden fazlasının silinmesini isteyeceği vaadiyle iktidara gelen Radikal Sol Koalisyon (SYRİZA) AB ve IMF'den gelen tepkiler karşısında geri adım attı. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Maliye Bakanı Yanis Varufakis Brüksel temaslarında eski sert söylemlerini terkederek uzlaşma yanlısı göründüler. Brüksel'de AB Başkanı Jean Claude Juncker ve ardından da Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Sultch ile görüşen Çipras, "Henüz bir anlaşma yok ama doğru yolda olduğumuza dair çok iyimserim. Çözüm ve uzlaşma için niyet var. Hem Yunan halkının iradesine hem de AB kurallarına saygılıyız. Biz Avrupa ile olan çerçeveyi dağıtmak için değil düzeltmek için buradayız" dedi. Çipras dün Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande ile de bir araya geldi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi ile görüşen Varufakis ise "ECB, Yunanistan'ın merkez bankasıdır. ECB Euro bölgesindeki üye ülkeleri desteklemek için ne gerekiyorsa yapacak" diye konuştu. Varufakis, bugün Almanya Maliye Bakanı Walfgang Schauble ile kritik görüşmesi için de "Kendinisi görmek için sabırsızlanıyorum. Schauble'ye başıboş solcular olmadığımızı anlatacağım" dedi.
Hürriyet

Otomotiv Sektörü Yıla Son Sürat Başladı
Otomotiv Distribütörleri Derneği'nden (ODD) yapılan açıklamaya göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,95 artarak, 34 bin 615 olarak gerçekleşti. 2014 yılı ocak ayında otomobil ve hafif ticari araç toplam satışı 32 bin 670 adet olarak gerçekleşmişti. Otomobil satışları, ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,53 artarak, 24 bin 498'e ulaştı. 2014 yılı ocak ayında 24 bin 368 adet otomobil satılmıştı. Hafif ticari araç pazarı ise yılın ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,86 oranında artarak, 10 bin 117 oldu. Hafif ticari araç satışları 2014 ocak ayında 8 bin 302 adet olarak gerçekleşmişti. Ocak ayında, otomobil pazarı segmentinin yüzde 80,77'sini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. Segmentlere göre değerlendirildiğinde, en yüksek satış adedine yüzde 52,06 pay alan C segmenti ulaştı. Kasa tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi yine sedan otomobiller oldu. Yılın ilk ayında, 5 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti. 85 kilovat altı 3, 121 kilovat üstü ise 2 elektrikli otomobil satışı gerçekleşti. Açıklamada görüşlerine yer verilen ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, 2015 yılında ABD Merkez Bankası'nın (FED) ekonomideki iyileşmeye paralel olarak, politika faiz artırma beklentisi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) ekonomik toparlanmayı desteklemek amacıyla parasal genişlemeye devam etme kararı, jeopolitik gelişmeler, TCMB'nin enflasyonla mücadele kararlılığı, cari işlemler açığındaki gelişim, yapısal reformlara ait atılacak adımlar ve içerisinde bulunulan seçim sürecinin etkili olacağını kaydetti.
Türkiye

'Bağımsız Merkez' Eleştirisi Doları Fırlattı: 2.4640 Tl
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, faizlerin düşmemesiyle ilgili Merkez Bankası'na yönelik eleştirilerini sertleştirdi TESK'i kabulünde faizin düşmemesine yönelik eleştirilerini artıran Erdoğan 2023'te Türkiye'de kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar seviyesine yükselmesini hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: "Birileri paçalarımızdan çekmeye gayret ediyor. Neyle? Faizle. Olmaz. Bu doğru bir adım değil. bugün esnafa verilen destek ve kredi ile faiz uygulamasının geçmişle mukayesenin mümkün değil. Fakat yeterli mi? Yine değil. Bunu daha iyi bir noktaya getirmemiz lazım. Bu konuda 'Enflasyon şuraya inerse biz de faizi düşüreceğiz' diye bir mantık, yanlış bir mantıktır. Böyle bir mantık olmaz. Enflasyona göre faiz ayarlanmaz. Faiz zaten enflasyonu oluşturur. Hâlâ bunu anlayamayanlar var. Eğer faizi düşürürsek, eğer biz yatırımcıya, girişimciye düşük faizle kredi verirsek ne olacak? Yatırımlar olacak. Yatırım olunca ne olacak? İstihdam olacak. İstihdam olunca ne olacak? Üretim olacak." Bu adımların atılması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ama şimdi siz bir bakıyorsunuz, hala Merkez Bankası'nın açıklamış olduğu bu faizde, yüksek bantta bakınca 11.7 değil mi? Buna bir de komisyonları ilave ettiğiniz zaman, 15, 16, 17 gidiyor. Bu faizle benim girişimcim, sanatkarım, esnafım ne yapacak? İşte adı bağımsız kurul. Bağımsız. Böyle olunca gelinen nokta maalesef bu. Bizim daha iyi noktayı yakalamamız lazım. Bunu başarmamız lazım." Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın bağımsız olmasına dönük eleştirisinin ardından, dolar yeniden tırmanışa geçti ve 2.46 lirayı aştı. Merkez Bankası'nın erken faiz indirim ihtimali ortadan kalkınca 2.40 liranın altına inen dolar hızlı bir tırmanışla 2.4640 ile tarihi zirveyi gördü. BIST-100 endeksi ise yüzde 1.83 düşüşle kapandı.
Milliyet

Ne Türk Ne Yunan, Dünyaya En Borçlu Gelen Çocuk Japon
Dünyada dış borç stoku en fazla olan ülke 14.6 trilyon dolarla ABD olurken, kamu borcunun milli gelire oranınında ise dünyanın 3. büyük ekonomisi Japonya ilk sırada yer aldı. Yapılan bir araştırmaya göre Japonya'nın dış borcunun milli gelire oranı yüzde 249'a ulaşırken kişi başına borç da 97.5 bin doları aştı. Bu verilere göre her Japon vatandaşı doğduğunda borç hanesine 97.5 bin dolar yazılırken bu rakam Türkiye'de ise 5.2 bin dolar civarında kalıyor. Demogracy.org sitesinin yaptığı araştırmaya göre, dünya ülkelerinin en borçlu devletleri yine dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkelerden oluşuyor. The Economist'e göre dünya devletlerinin toplam borcu 55 trilyon dolar. Bu borcun 15 trilyon dolara yakını ABD'ye ait. G7 ülkelerinin neredeyse tamamı milli gelirine yakın hatta çoğu da bunun üstünde borçlanmış durumda. Yani dünyaya lanse edildiği gibi ne Yunanistan dünyanın en borçlu ülkesi ne de Türkiye. Krizdeki Rusya bile gelişmiş ülkeler içinde en iyi durumda bulunuyor.
Star

Draghı'yle Görüştü 'Anlaşma Kesin' Dedi
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'yle görüşen Yunanistan Maliye Bakanı Varoufakis, kreditörlerle kısa vadede uzlaşı sağlanacağına ve bu konuda Avrupa Merkez Bankası'na güvenilebileceğini söyledi. Draghi ile verimli bir görüşme geçirdiğini ifade eden Yunan Bakan "Avrupalı ortaklarımız, IMF ve Avrupa Merkez Bankası ile kısa zamanda anlaşıp ekonomiyi hızla canlandıracağımız konusunda hiçbir şüphem yok" dedi. Varoufakis, Draghi'ye Yunanistan'ı daha önce görülmemiş bir reformdan geçirmek için tasarladıkları planları aktardığını da sözlerine ekledi. Öte yandan Roma'da İtalya Başbakanı Matteo Renzi ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da, "Avrupalı vatandaşlar ve Avrupalı kreditörler yeni Yunan hükümetinden korkmamalı. Onlar, bu ölü politikanın devam etmesinden endişe etmeli" dedi. Çipras, ölü politika olarak Avrupa Merkez Bankası, IMF ve AB'nin Yunanistan'a uyguladığı politikaya işaret etti. Çipras, Troyka olarak bilinen bu üçlü grubunun Yunanistan'ı kurtarmak için uyguladıkları politikaların başarılı olmadığına da dikkat çekti.
Akşam

Tasarruf Arttı: Her 2 Liranın 1 Lirası İstanbul'dan Geliyor
İstanbul tasarruf hacmiyle Türkiye'yi sırtlıyor. Kişibaşı tasarruf miktarında yaklaşık 18 bin liraya ulaşan İstanbul, böylece ilk sırada yer aldı. Yaklaşık 14.3 milyonun insanın yaşadığı kentte, halkın toplam tasarruf mevduatı 260 milyar lira civarında. İstanbul, 260 milyar liralık toplam tasarruf mevduatıyla Türkiye geneli rakamın da yarısına denk geliyor. Buna göre neredeyse Türkiye geneli tasarruf edilen her 2 liranın 1 lirasını İstanbul biriktiriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, nüfusun yaklaşık 77 milyon 695 bin olduğu Türkiye'de bankalardaki toplam tasarruf mevduatı miktarı da 595 milyar 141 milyon lirayı buldu. İller arasında kişi başı tasarrufta zirvenin sahibi ise İstanbul oldu. İstanbul'da kişi başına düşen tasarruf miktarı 18 bin 408,3 lira olarak gerçekleşti. Tasarrufta İstanbul'un hemen arkasından ise takipçisi Ankara geliyor.
Akşam

Büyüme Herkese Eşit Dağıtılmalı
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, L20 toplantısında konuştu. Dünyadaki büyümeye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, "Büyüme var gibi görünüyor fakat bu büyümenin nimetlerinden kim faydalanıyor diye bakıldığında çalışan kesim, emekçi kesim buradan yeterince pay almıyor. En gelişmiş ekonomiler dahil burada büyük bir sorun var" diye konuştu. Ali Babacan, dünyada eşitsizliğin ulaştığı boyutların herkes için kaygı verici olduğuna dikkati çekerek, son dönemde uluslararası kuruluşların yaptığı çalışmaların da eşitsizliğin büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Büyümenin nimetlerinden tüm toplum kesimlerinin yararlandığı ülkelerde büyümenin sürdürülebilirliğine işaret eden Babacan, aksi halde büyümenin saman alevi gibi geçici olduğunu kaydetti. L20 Türkiye Organizasyon Komitesi Başkanı ve TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay da ekonomide gelinen noktanın toplumun ağırlıklı bölümünü oluşturan çalışanlar ve aileleri için olumlu olmadığını belirterek, "G-20'yi oluşturan ülke liderlerine bir kez daha çağrıda bulunmanın zamanıdır: Artık yapın" dedi. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Sharan Burrow da dünyanın istihdam konusunda çaresiz durumda olduğunu belirterek, istihdamla büyümenin önemine dikkati çekti.
Akşam

DÜNYA

Ürdün'den İntikam İdamı
Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) 26 yaşındaki pilot Muaz Safi el-Kesasibe'nin diri diri yakılırken çekilen görüntüleri önceki gün yayınlamasıyla dünya yeni bir şok yaşarken, "Muaz Safi'nin kanı yerde kalmayacak, dünya sarsılacak" diyen Ürdünlü yetkililer dün gün ağarmadan iki cihatçıyı asarak idam etti. İdam edilenlerden biri IŞİD'in Japon gazeteci Kenji Goto ve Ürdünlü pilot karşılığında serbest bırakılmasını istediği, Iraklı Sacide er-Rışavi( 44). Sacide, 2005 yılında Ürdün'ün başkenti Amman'da yeni evlendiği eşiyle birlikte intihar saldırısı planlamış, ancak son anda bombaları infilak etmeyince yakalanmıştı. Rişavi 2006 yılında Irak'ta ABD'nin düzenlediği hava saldırılarında öldürülen bugünkü Irak-Şam İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı Irak El Kaidesi'nin kurucusu Ebu Musab El Zarkavi'nin sağ kolu olan Semir Atrus er-Rişavi'nin kız kardeşi. Ürdün'ün idam ettiği diğer cihatçının "Ebu Huzeyfe" lakaplı Iraklı El Kaide militanı Ziyad Kerbuli olduğu açıklandı. Sacide'nin kardeşi gibi Zerkavi'nin yardımcılığını yapan Iraklı Kerbuli, 2008 yılında bir Ürdünlüyü öldürmekten ve terör suçlarından idam cezasına çarptırılmıştı. Hükümet sözcüsü Muhammed el-Momani tutukluların Ürdün Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda yerel saatle 04.00'da Amman'ın güneyinde bulunan Sevvaka Hapishanesi'nde şeriat kurallarına uygun şekilde idam edildiğini açıkladı. Reuters'a konuşan bir kaynak, "İkisi de idam edilirken sakindi ve hiçbir duygusal tepki göstermedi. Sadece dua ettiler" dedi. Oğlu yakılarak öldürülen baba Safi el-Kesasibe ise "iki terör suçlusunun idam edilmesinin yeterli olmadığını" söyledi. Bir yerel televizyona açıklama yapan acılı baba, "Bunlar küçük bedeller. Muaz'ın kanı çok daha değerli. Muaz'ın kanı bütün Ürdünlülerin kanıdır. Onlar ülkemize tahrip amaçlı girdiler ve ölümü hak ediyorlar. İslam âleminden, Ürdün'den ve koalisyondan bu teröristleri ortadan kaldırmasını istiyorum." dedi. Amman'da Ürdünlü komutanlarla bir araya gelen Kral Abdullah da "Şehit pilot Muaz el-Kesasibe'nin kanı heder olmayacak. Ürdün'ün bu korkakça işlenen suça cevabı sert olacak" ifadesini kullandı. IŞİD'e karşı 'acımasız bir savaş başlattıklarını' kaydeden Abdullah "onları kendi topraklarında vuracağız" dedi. Öte yandan Ürdün'ün ABD liderliğindeki koalisyonun IŞİD'e yönelik operasyonlarına desteğini artıracağı kaydedildi.
Hürriyet

Ukrayna'da Hastane Ve Okula Bomba
Rusya yanlısı ayrılıkçılar ve Kiev hükümeti arasındaki barış görüşmelerinin çökmesi ile şiddetin tırmandığı doğu Ukrayna'da dün de siviller hedef oldu. İsyancıların kontrolündeki Donetsk kentine düzenlenen bombardımanda bir hastane, altı okul ve beş kreş hedef olurken 5 kişi hayatını kaybetti. En ağır hasarı alan ve enkaza dönen hastane önünde yatan cesetlerin üzeri battaniyelerle örtülürken, göz yaşlarına boğulan bir anne oğlunun cesedinin başında bekledi. Hastane önünde hayatını kaybedenlerden biri de check up'tan çıkan 60 yaşındaki bir madenci oldu. 24 saat içinde gerçekleşen çatışmalar ve bombardımanlar sonucu Ukrayna'nın doğusunda 8 kişinin daha öldüğü aktarıldı.
Milliyet

Işid Cihadın Üniversitesi
İngiltere'nin eski savunma bakanı olan ve halen milletvekilliği görevini yürüten Liam Fox, ülkenin sivri çıkışlarıyla tanınan siyasetçilerinden. İngiltere'ye yük olan göçmenlere sınırların kapatılmasını ve ABD güvenlik teşkilatı NSA'nın belgelerini deşifre eden Edward Snowden'ın 'vatan haini' olduğunu söyleyen muhafazakar milletvekili Fox, yeni kitabının tanıtımı için İstanbul'daydı. Fox, Avrupa Azerbaycan Topluluğu (TEAS) Yayınevi tarafından yayınlanan "Yükselen Dalgalar: Yeni Bir Çağın Güçlükleriyle Yüzleşmek" kitabının tanıtımında sorularımızı yanıtladı. Kitabında dünyayı tehdit eden tehlikeleri ele alan Fox, IŞİD ile ilgili olarak, "Uluslararası toplum IŞİD'den gelen tehdidin boyutlarını anlamak zorunda. Öncelikli olarak insanlığa karşı büyük bir tehlike arz ediyorlar. Ürdünlü pilota yaptıklıkları barbarlıktan bunu anlıyoruz. İkinci olarak bütün bölgeyi istikrarsızlığa sürüklüyorlar; dini bir savaşın içine çekmek istiyorlar. Üçüncü olarak cihadın üniversitesi oldular. Ellerine fırsat geçerse cihadı bütün evrene yayabilirler. Uluslararası toplum bu insanlarla anlaşmaya varılamayacağını anlamak zorunda. Onlarla mantıklı bir diyalog sürdürülemez. Vahşice davranıyorlar ve dünyayı kadın karşıtı, şeytani bir Ortaçağ karanlığına döndürmek istiyorlar. Başarısız olacaklarından emin olmak zorundayız. Bunun için ne yapmak gerekiyorsa yapılmalı. Ürdünlü pilotun barbarca bir şekilde katledilmesine tek bir kelime bulamıyorum. Bunlar gerçekten insan değil, hayvan" ifadelerini kullanıyor. IŞİD ile ilgili olarak Batılı ülkelerin Türkiye'ye çok fazla yüklendiğini belirten Fox, "IŞİD bizim için önemli bir stratejik mesele iken durum Türkiye için farklı. Türkiye için aynı zamanda sınırı geçen milyonlarca mülteciyi içeren potansiyel bir insani kriz. Bu yüzden uluslararası toplum Türkiye'nin karşılaştığı zorlukları anlamak zorunda. Ders vermekten ziyade, anlamak ve yardım etmek zorundalar" diyor. AB'nin IŞİD tehlikesiyle başa çıkmak için istihbarat paylaşımında bulunması gerektiğini vurgulayan İngiliz siyasetçi, "Savaşmaya giden bireyleri ülkemize geri kabul etmemeliyiz; insanların medeniyetten uzaklaşıp sonra eve geri gelmelerine izin veremeyiz. Eğer bunu yapıyorlarsa ben yargılandıklarını görmek istiyorum. Çünkü ulusal güvenliğimize bir tehlike arz ediyorlar" diyor. Asıl sorumluluğun ise Müslüman dünyasına düştüğünü söyleyen Fox, "İslam'ın bu olmadığını ortaya koymak zorundalar; bunun yozlaşmış, zehirlenmiş ve çarpıtılmış olduğunu söylemeliler. Bunun Batılı liderler tarafından söylenmesinin bir anlamı yok, bunu Müslüman liderler söylemeli. Bu insanların şeytan olduğunu belirtmekte açık olmak zorundalar" açıklamasında bulunuyor.
Milliyet

Riyad-Moskova Hattında Esad Pazarlığı
New York Times'ta yer alan bir habere göre, Rusya ile Suudi Arabistan arasında petrol konusunda gizli bir pazarlık yürütülüyor. Suudi Arabistan yönetiminin Rusya yönetimi ile petrol fiyatları ve Suriye konusunda gizli görüşme yaptığı ileri sürüldü. Rusya'nın petrol fiyatlarının yükselmesine ihtiyacının olduğu, Suudi Arabistan'ın ise Suriye'de barışı istediği ve bunun için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir anlaşma yapmaya hazır olduğu iddia edildi. ABD Devlet Başkanı Barack Obama İdaresi'ndeki kaynağa atıfta bulunan NYT, Suudi Arabistan'ın, Kremlin'in Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı desteklemeyi durdurması durumunda petrol üretimini azaltacağına yönelik söz verdiğini yazdı. Suudi Arabistan heyetinin 2014 yılının Kasım ayında yaptığı Moskova ziyareti sırasında Suriye konusuna çok önem verildiğini belirten gazete, son birkaç aydır Rusya ile Suudi Arabistan arasında çok gergin gayri resmi diyaloğun devam ettiğini bildirdi. NYT, söz konusu bilgileri, diplomatik, istihbarat ve siyasi alanlardaki birkaç kaynağından aldığını açıkladı. Gazeteye konuşan Suudi Arabistanlı diplomat, Rusya ile görüşme yapan Riyad yetkililerinin ABD'yi etkileyebileceğini söylediğini belirtti. Suudi diplomat, "Petrol Suriye'deki barışı sağlamaya yardımcı olursa, Suudi Arabistan'ın anlaşma yapmaması için hiçbir sebep görmüyorum" dedi. Petrol fiyatlarının düşmeye başladığı 2014 yılının yaz aylarında Suudi Arabistan yetkilileri, petrol fiyatların arz ve talep konusunda küresel durumu yansıttığını ve Riyad'ın jeopolitikayı ekonomi ile karıştırmadığını ifade etmişti.
Star

Tecrübeli Pilot 11 Eylül'ü Önledi
Tayvan dün dehşet verici bir uçak kazası ile sarsıldı. TransAsia Havayolları'na ait ATR-72 tipi yolcu uçağı, 53 yolcu ve 5 mürettebatla havalandıktan 4 dakika sonra 'mayday' sinyali verdi. Pilot uçağın bir motorunun alev aldığını kuleye panik içinde bildirdikten sonra uçakla yerel saatle 11:00'de irtibat kesildi. Daha sonra bölgedeki otoyolda seyreden bir sürücü tarafından cep telefonuyla çekilen bir videoda uçağın kanadını havaalanı yakınlarındaki bir köprüye çarptıktan sonra koptuğu ve uçağın nehre düştüğü görüldü. Yardım ekipleri hemen bölgeye sevk edildi, nehirde 16 kişinin suda çırpındığı görüldü. Bu kişiler hemen kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. 23 kişinin ise cesedine ulaşıldı. Nehir suyunun çok kirli olması nedeniyle uçağın içinde halen 19 kişinin bulunduğu sanılıyor. Kurtarma ekipleri kayıp olan bu kişilerin hayatından ümidi kesti. Uçaktaki yolcular arasında 3'ü çocuk 31 Çin vatandaşının bulunduğu açıklandı.
Vatan

Savcıyı Kim İzletti?
Arjantin'de Devlet Başkanı Cristina Kichner'i 1994'te başkent Buenos Aires'teki AMIA Yahudi merkezine düzenlenen bombalı saldırının arkasında İran olduğu gerçeğini gizlemekle suçlayan Savcı Alberto Nisman'ın 12 Ocak'ta çekilen görüntüleri hakkında inceleme başlatıldı. Savcı William Marijuan, Nisman'ın evinde ölü bulunmasından 6 gün önce kimliği belirsiz kişilerce çekilen görüntüleri hakkında soruşturma başlattı. Marijuan, birkaç kişi tarafından havaalanının farklı yerlerinde çekilen görüntülerin hangi resmi makam tarafından ne amaçla çekildiğinin bilinmediğini söyledi. 'İzin gerekir' Marijuan, bu tür bir izlemenin sadece mahkeme izniyle gerçekleşebileceğini vurgulayarak, görüntüleri çektiren kişilerin belirlenmesi için çalışacaklarını kaydetti. Nisman'ın havaalanında çekilen görüntüleri, ölümünden birkaç gün sonra Arjanti televizyonlarında yayınlanmıştı. Kirchner ilk açıklamasında Nisman'ın tatilini yarıda keserek ülkeye döndüğünü iddia etmiş ve bu durumu şüpheli bulduğunu söylemişti.
Vatan

Rusya, Ukrayna'da 'Uçtu'
Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev arasındaki çatışmalar boyut değiştirdi. Ayrılıkçı Lugansk milisleri, Ukrayna Hava Kuvvetleri'nden ele geçirdikleri SU-25 taarruz tipi savaş uçağını ilk kez cephede kullandı. Ayrılıkçıların lideri Aleksander Zaharçenko'nun "100 bin kişilik ordu planı"nın ardından önceki gün cephede ilk kez savaş uçağı kullanıldığı anlaşılırken "Artık hava kuvvetlerimiz var" açıklaması yapan ayrılıkçı Lugansk milisleri, SU-25 tipi taarruz savaş uçağının şiddetli çarpışmaların yaşandığı Debeltsevo yakınlarında kullanıldığını duyurdu.
Akşam

POLİTİKA

Molotof Alırsan Cevabını Alırsın
Başbakan Ahmet Davutoğlu, muhalefet partilerinin İç Güvenlik Paketi ile ilgili tepkilerini sert bir dille eleştirerek, "Kılıçdaroğlu halkı direnmeye çağırdı. Demirtaş'ın yaptığı gibi. Ey Kılıçdaroğlu sen anamuhalefet lideri misin, provokatör, tahrikçi misin? Kanun, kurallar içinde yürümek istiyorsan yürürsün. Bu yasa geçtikten sonra eline molotof alırsan kimseden farkın yok, cevabını alırsın" dedi. Ak Parti Kastamonu İl Kongresi'ne katılan Davutoğlu özetle şöyle konuştu : "İnebolu'dan kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti ilelebet yaşayacaktır. Biz de bir milli mücadele veriyoruz. 6-7 Ekim olayları nedeniyle bir paket hazırladık. O olayları herkes gözünün önüne getirsin. Millete dehşet saçmak için milleti isyana teşvik ettiler. Sonra da biz bu İç Güvenlik Paketi'ni hazırladık. Türkiye, demokratik hukuk devletidir. Kim gösteri hakkını kullanmak isterse bunun teminatı biziz. Ama birileri o meydana molotofkokteyli ile gelirse, elinde çeşitli şeyler silah varsa, bunlara izin vermeyiz. Her türlü tedbiri alırız. Almaya da kararlıyız. Üçüzler, 3 muhalefet partisi dün açıklamalarında dediler ki 'Bu pakete karşı direneceğiz'. Kılıçdaroğlu halkı direnmeye çağırdı Demirtaş'ın yaptığı gibi. Ey Kılıçdaroğlu sen provokatör, tahrikçi misin? Kanun, kurallar içinde yürümek istiyorsan yürürsün. Tek parti döneminde değiliz. Sizin o dönemde tek kelime söz edilemezdi. Bu yasa geçtikten sonra eline molotof alırsan kimseden farkın yok. Ha kılıçdaroğlu, ha sokaktaki vatandaş, farkın yok. Cevabını alırsın. Kılıçdaroğlu bu çağrıyı yaptığı gün Pensilvanya'daki zat da partileri direnmeye çağırdı. Bir tarafta 3 parti huzur bozmak için bir araya geliyorlar diğer taraftan Pensilvanya'daki de bunları destekliyor. Bizimle birlikte bu ülkeye özgürlük geldi. Buradan sesleniyorum. Türkiye özgürlüklerin en iyi şekilde yaşanacağı bir yer olacak. Bahçeli'ye de sorma vakti. Devlet nerde diye sormuştu. Biz orada devleti gösterdik. Suçluların üstüne gittik. Şimdi de bu reform paketiyle kamu düzenini güçlendiriyoruz. Bahçeli bugün İç Güvenlik Paketi tedbirleriyle kamu düzeninin sağlanmasına niye karşı çıkıyor. Bu devleti polis devleti gibi göstermeye çalışıyor. Diğerleriyle aynı dili kullanıyor.
Hürriyet

Nefsi Müdafaa Benim Hakkım
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Hiç kimsenin bu ülkeyi kaosa sürüklemesine izin veremeyiz. Bu, her şeyden önce Cumhurbaşkanı olarak benim en başta gelen görevimdir. Ayrıca 'nefsi müdafaa hakkı' diye de bir şey var. Bana saldıranlara, hakaret edenlere karşı gereğini yapmak, öncelikle hukuk ortamında benim nefsi müdafaa hakkımdır" dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve heyetini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul eden Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Biz, bu ülkede bir daha Milli Şef özentileri çıkmasın diye Başkanlık sistemi diyoruz. Biz, bir daha vesayet odaklarından güç alınarak milletin iradesi hiçe sayılmaya kalkışılmasın diye Başkanlık sistemi istiyoruz. 'Cumhurbaşkanı denetim mekanizmalarını kaldırıyor, böyle bir özlemin içinde' diyorlar. Haşa. ABD'deki Başkanlık sisteminde çift kamaralı bir sistem ve güçlü bir denetim var. Biz, 'Çift olmasın tek olsun' diyoruz. Şu andaki yapımız gibi olsun ve bu parlamento neye müsaade ederse başkan onu yapabilir ve o kadar yapabilir. Atananların değil seçilmişlerin daha hâkim, kudretli olduğu bir yapı ortaya çıkıyor. En ileri demokrasi, en ileri ekonomi olarak nitelenen ABD'nin, başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bunun şahsım olması, bir başkası olması önemli değil. Millet, önce sistem sonra da kimi buna layık görürse onu getirecektir. Köşe yazarları, ekranlara bakıyorum, televizyonlarda bazı konuşmacılar ileri geri birçok şeyler konuşuyor. Sayın Başbakan ile benim arama bazı şeyleri sokmak, bu tür gayretlerin içine girmek istiyorlar. Boşuna uğraşmasınlar, kusura bakmasınlar. Milletimize bedel ödettirecek hiçbir kararın altında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzası olmaz. 'Cumhurbaşkanlığı yeminini unutmuş, meydanlarda konuşuyor' diyorlar. Bunlar, Cumhurbaşkanlığı yeminin muhtevasını da herhalde pek iyi bilmiyor. Her zaman söylüyorum, ben tarafım ama bu, bir siyasi partinin tarafı olmak anlamına gelmeyecek. Ben milletin tarafındayım. 'Koşan, koşturan, yatırımları yerinde takip eden, izleyen bir cumhurbaşkanı olacağım' dedim. Bu, benim en doğal hakkım."
Hürriyet

'Barajı Yıkma Kararı Aldık'
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, NTV'de katılığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş özetle şunları söyledi: Partilerin seçime girmesi anormal değil, anormal olan seçim barajıdır. 12 yıldır iktidar olan hükümet, barajı kaldırıp düşürmediği gibi, bu baraja sığınarak siyasette istikrar ilkesi gereği barajı düşürmeyerek 2015 seçimlerine gitme kararı alınca biz de bu barajı yıkma kararını aldık. Biz kamuoyu yoklamaları da yaptık. HDP çalışırsa çok rahat barajı da aşabilir. 9-10 bandını gösteriyor araştırmalarımız. Bu baraj biz parlementoya girmeyelim diye konulmuş bir baraj. Biz de barajı aştıktan sonra baraj anlamsız olacak, baraj kalkacak. Biz bağımsız adaylarla seçime girdiğimizde toplam 50 kişi civarında aday gösteriyoruz. Bunlardan da 30- 35'i kazanabiliyor. Biz 550 adayı 81 ilinden gösterebileceğiz. Bu adaletsizliği kapatmanın yolu parti olarak seçime girmektir. Biz 41 ilinde seçime girmedik, 40 ilinde girdik. 41 ilindeki oyumuz kayboluyor. (Milletvekili aday profillerinin nasıl olacağı sorusu üzerine) Kadir İnanır'la bir görüşme gerçekleştirdik. Kadir Bey, partimizin barışa ve kardeşliğe dayalı çizgisini desteklediğini söyledi. Kadir Bey gibi çok sanatçı, aydın bu çizgiye destek verecek. (Kobani olayları HDP'nin kamuoyunda algısını zedeledi mi? sorusu üzerine) Şahsım bu konuda, partim eleştirilerin hedefi oldu. Üzüntümüzü kamuoyuyla paylaştık. Ama bizi suçlamaya devam ettiler. Sonradan öngörememekle alakalı halkımızla özeleştirimizi paylaştık. IŞİD barbarlığına karşı halkın demoktarik tavrını doğru okumayan hükümetin çoğu yerde bir genci polis tarafında katledilmesine ilişkin hükümetin özeleştiri vermemesi ilginçtir. İlk ölüm Varto'da polis kurşunuyla yaşandı. Ortada hiçbir şiddet olayı yokken. Olay duyulduktan sonra araya provokasyonların da karışmasıyla bir anda ciddi bir şiddet ortamı oluştu. Bunun faturasını tamamen bize kesip yüklemek doğru değil, hükümet niye çıkıp kaç kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü neden açıklamıyor, bu kişiler hakkında neden soruşturma açılmıyor. (Uzun bir aradan sonra İmralı'ya giden heyetten sonra ne bekleniyor? sorusu üzerine) Bu görüşmede müzakerelerin başlamış olması haberi bekleniyor. Bu sorunu nasıl çözeceğiz, nasıl takvim yapacağız, bu konuşulmuş olmalı. Bunun haberi gelirse bu iyi bir gelişmedir. Böyle bir gelişme olmamışsa, hükümet halen oyalama olarak sürece yaklaşıyor olduğu düşüncesi güçlenmiş olacaktır. Her görüşmenin şeffaf olmasından yanayız. Bir grup aydın İmralı'da görüşmelerde bulunsa ne olur, kıyamet mı kopar?
Milliyet

Hediye'ler De Parfüm İster
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, engellilerin sorunlarına ilişkin engelli dernekleriyle fikir birliği sağladıkları 11 başlığın, seçim bildirgelerinde yer alacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, partisince düzenlenen, "Geleceği Birlikte Kuruyoruz" toplantıları kapsamında, engelli derneklerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Basına kapalı yapılan toplantının ardından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, toplantıyı Konyalı Hediye'ye armağan ettiklerini belirterek, "Hediye 30 yaşında ve beyin felci geçirmiş bir kardeşimiz, babası diyor ki: 'Hediye bir gün bizden bir şey istedi fakat ne istediğini bir türlü anlatamıyor, 3 ay sonra öğrendik ki Hediye bizden parfüm istiyor. Biz oysa şöyle düşünüyorduk: Karnını doyurduk, altını temizledik, bir sorunu yok. Ama o bir kadın ve o parfüm istiyor.' O nedenle bu toplantıyı Hediye'ye adıyoruz" dedi. Toplantıda 11 konu üzerinde fikir birliği sağlandığını aktaran Kılıçdaroğlu, dernek yöneticilerinin, "yapılan sosyal yardımların, bir sömürü aracı olarak kullanılmamasını" istediklerini belirtti. Dernekler ve konfederasyonların objektif koşullarda bütçeden yardım yapılması talepleri olduğunu da anlatan Kılıçdaroğlu, "Bir üçüncü konu, 'biz engelliler olarak kentlerde rahatlıkla dolaşamıyoruz, kentler bizim için yaşanamaz unsurlar olarak ortaya çıktı, oysa biz de kentin sosyal yaşamından yararlanmak istiyoruz' diyorlar" diye konuştu. Katılımcıların, bu konuda bir yasa çıktığını ancak belediyelerin gereğini yapmadığını söylediğini de dile getiren Kılıçdaroğlu, yöneticilerin gereğini yapmayan belediyelere ağır yaptırımlar uygulanması talepleri olduğunu kaydetti. Engellilerin, "Muhtaçlık aylığı tanımlaması, bizim onurumuza dokunuyor" dediğini belirten Kılıçdaroğlu, engellilerin buna, "Engelli Yaşam Aylığı" denmesini istediğini vurguladı. Engellilerin iş yaşamında görev almak istediklerini açıklayan Kılıçdaroğlu, ayrıca iş yeri çalışma koşullarının da engelliler için uygun hale getirilmesini istediklerini ifade etti. Toplantıda zihinsel engellilerin eğitiminin de konuşulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Zihinsel engellilerin çok daha ağır koşulları var, aileler, 'bizim de cenaze törenlerimiz, düğünlerimiz oluyor, en azından zihinsel engelli çocuklarımızı bir kaç saatliğine bırakabileceğimiz yerler olmalı', bu insani taleplerin belediyeler tarafından karşılanması gerekiyor" dedi. Kılıçdaroğlu, "Konfederasyon ve dernek başkanı arkadaşlarıma şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim; bu konular CHP'nin seçim bildirgesinde yer alacak" dedi.
Milliyet

'İlk Böceği En Gizli Görüşme Yerinde Bulduk'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı sırasında ofisine 'böcek' olarak adlandırılan dinleme cihazı konulmasıyla ilgili 13 kişi hakkında açılan davada, böceklerin bulunduğu sırada olay yerinde olan başdanışmanı Mustafa Varank 'tanık' olarak dinlendi. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada böceğin, Erdoğan'ın çalışma odasında değil, çok sık kullanmadığı bir odada bulunduğu ortaya çıktı. Başdanışmanı Mustafa Varank özetle şunları anlattı: "O tarihteki Başbakanlık Müsteşarımız Efkan Ala, arama faaliyetlerinin verimli olup olmadığının kontrol için MİT Müsteşarı ile görüşmüş ve 'Sizin ekipmanlarla da bu işi yapalım' demiş. Bunu Cumhurbaşkanımıza (Erdoğan) arz etmişler. Cumhurbaşkanımız bana, MİT ekibinin başında bulunmam için talimat verdi. Ben ve başlarında B.A'nın olduğu 3 kişilik MİT ekibi aramaya Keçiören'deki ofislerden 1 no'lu daireden başladık. Bir süre sonra elinde anten şeklinde alet olan arkadaş sinyal tespit ettiğini söyledi. Sinyalin bulunduğumuz daireden gelmediği anlaşıldı. Yan tarafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın kütüphanesi vardı. Sinyalin, orada telefonların bulunduğu konsolun olduğu yerden geldiği tespit edildi. Çoklu priz kapatıldığında sinyalin kesilmediği, fişten çekildiğinde kesildiği belirlendi. Bir aletle, prizin röntgenini çektiler ve içinde kabloları olan düzenek çıktı." Varank, sürece refakat ettiğini, arama-tarama konularında uzman olmadığını belirterek, cihazın bulunduğu yerden sökülmesi kararının, MİT ekiplerince verildiğini söyledi. Daha sonra AK Parti Genel Merkezi, Başbakanlık Merkez Bina ve Başbakanlık Resmi Konutlarında da arama-tarama yaptıklarını anlatan Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımızın evinin altındaki kütüphanesi çok sık kullandığı bir yer değildi ama devletin güvenliği açısından çok mahrem görüşmeleri yaptığı bir yer olduğunu söyleyebilirim. Bu görüşmelerin içeriğini ve katılımcılarını ancak üç dört kişi bilebilir" dedi.
Vatan

Akp'nin Vekil Sayısını Artırmaya Soyundular
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sürerken açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Türkiye'nin içeride ve dışarıda, tek bir kişinin ipoteği altında, her alanda tarihinin en tartışmalı, en sıkıntılı, en belirsiz, en riskli ve en güvenliksiz dönemini yaşadığını söyledi. Koç, "Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti kavramlarının her biri, kağıt üzerinde mevcut Anayasa'da var, ancak uygulamada yok" dedi. TBMM Genel Kurulu'nun gündeminde bulunan "İç Güvenlik Paketi"ni eleştiren Koç, şöyle devam etti: "Birileri, demokrasiyi adım adım yok edecek, her alandaki özgürlükleri taksit taksit budayacak. Çalacak, soyacak, hak yiyecek, hukuk tanımayacak. Millet de tepki göstermeyecek, susacak, korkacak, oturacak, sesini çıkarmayacak. Meydan da bu zamane korsanlara kalacak. Onun için bu ülkenin tüm yurtseverleri, demokratları, onurlu ve namuslu yurttaşları, bu demokrat kılıklı zebanilerden, hep birlikte korkmadan mücadele etmek zorundayız. Hedefimiz 2015 Haziran sandığı olmalıdır." HDP lideri Demirtaş'a da yanıt vermenin zorunlu hale geldiğini söyleyen CHP Sözcüsü, şöyle konuştu: "Sizler, yüzde 50-60 oy aldıkları bölgelerde, ceberrut devlet faşizmi ile aynı onun gibi PKK baskısı ile bölge demokratlarını baskı altına alıp, bunaltanlar siz değil misiniz? AKP ve temsil ettiği görüşlerin rehineliği altında barajı geçemeyeceğini bile bile AKP'nin milletvekili sayısını arttırma projesine katkı verme işine soyunanlar siz değil misiniz? En sonunda da Cumhurbaşkanı, Meclis'te inanmadığı ve hiçbir zaman uymayacağı yeminini ederken, huşu içerisinde, önlerinizi ilikleyip, saygı duruşuna geçip, bu diktatörü dakikalarca ayakta alkışlayan siz misiniz, değil misiniz? CHP ile uğraşacağınıza önce şu üstünüze yapışan AKP ortaklığı fotoğrafından bir kurtulun."
Vatan

SPOR

Spor Toto Süper Lig'in 19. haftasında Fenerbahçe ile deplasmanda karşılaşacak Trabzonspor, rakibini '3 Temmuz Süreci'nden ilk kez devirmenin hesaplarını yapıyor. Bu dönemde iki takım arasında 9'u Süper Lig, 1'i de Türkiye Kupası olmak üzere son 10 resmi maçta Karadeniz temsilcisi, sarı lacivertlileri mağlup etme başarısı gösteremedi. 1'i hükmen 6 karşılaşmayı F.Bahçe kazanırken 4 karşılaşmada ise taraflar sahadan beraberlikle ayrıldı. Fırtına, rakibi karşısında son zaferini 2010- 2011 sezonunun 2'nci haftasında Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki 3-2'lik galibiyetle almıştı. ŞÜKRÜ Saracoğlu'nda 7 Şubat'ta oynanacak maçta F. Bahçe karşısında şeytanın bacağını kırmak isteyen Trabzon, galibiyet arzusunu göstermek için Kadıköy'e adeta çıkarma yapacak. Bordo mavililerde Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, cezalı olduğu için maçı izleyemeyecek ama 15 yönetici kritik karşılaşmaya gidecek. Bilindiği gibi 6 Ekim 2013'te oynanan Fenerbahçe-Trabzonspor maçı sonrasında Başkan Hacıosmanoğlu, Kadıköy'den ayrılırken uyarılara rağmen arka otoparktan çıkmayı kabul etmemiş ve sarı lacivertli taraftarlarla tartışmıştı.
Hürriyet

Basketbolda 2 numaralı kulüp organizasyonu Avrupa Kupası'nda 2. Tur M Grubu'nda iki Türk takımını karşı karşıya getiren maçta Pınar Karşıyaka, Beşiktaş İntegral Forex'i 73-64 yendi. İstanbul'daki ilk karşılaşmayı da 105-77 kazanan Kaf-Kaf rakibine rövanşı vermezken, 5'te 5 yapıp liderliği garantiledi. İzmir ekibi, sekizli finallerin vizesini daha önce almıştı. Kartal ise 5. maçında 3. yenilgisini alınca, tur şansını evindeki Levallois maçına bıraktı. Başa baş giden ilk çeyreğin ardından ikinci periyotta 20-14 üstünlük sağlayan Beşiktaş, gerisini getiremedi. Karşıyaka, son periyotta 22-14 üstünlük sağlayıp işi bitirdi. Aynı kupada H Grubu'nda yer alan Banvit de evinde Buducnost'u 87-74 yenerek, tur şansını son maça bıraktı. Bandırma ekibi, Karadağ temsilcisi karşısında ilk yarıyı da 50-42 önde kapattı. Grupta 3-2 yapan Banvit'in sekizli finallere kalması için son hafta Dinamo Sassari'yi İtalya'da yenmesi gerekiyor.
Star

Beşiktaş'ın iki gurbetçi ismi Gökhan Töre ve Oğuzhan Özyakup geçmiş yıllara göre bu sezon birbirlerinin zıddı bir görüntü ortaya koyuyor. Siyah-Beyazlı takıma geldiğinde tek golü dahi olmayan Gökhan, özellikle bu sezon ortaya koyduğu muhteşem futbolla yeniden doğdu. Demba Ba'nın gelişiyle başka bir kimliğe bürünen 23 yaşındaki oyuncu, Süper Lig, Avrupa ve Türkiye Kupası'nda toplam 27 maça çıkıp 6 gol attı, 9 da asist yaptı. Ligde forma giydiği 16 karşılaşmada 2 gol, 3 asist, Avrupa Ligi'nde 6 maçta 3 gol, 4 asist, Türkiye Kupası'nda 1 gol, 2 asistle oynayan Töre Beşiktaş'ın 16 puanına direkt katkı yaparken, 7 puanı tek başına kazandırdı. Gurbetçi oyuncu, geçen sezon ise 32 haftada sadece 4 gol atabilmişti. 2012-2013 sezonunda Siyah-Beyazlı takımla sözleşme imzalayan Oğuzhan Özyakup geçen sezon 30 hafta 8 gol atarken, bu sezon 27 maçta 2 gol bulabildi. Beşiktaş'ta 3'üncü sezonunu geçiren Oğuzhan'ın, ilk 18 haftalar dikkate alındığında daha az gol atıp, daha az asist yaptı. 22 yaşındaki orta saha oyuncusu, başarılı şut sayısında da düşüş yaşadı. Geçtiğimiz sezon 10 şuttan 6'sında isabet sağlayan Özyakup, bu sezon 17 şutta 5 isabet bulabildi. Gökhan Töre çıkıştayken, inişte olan Ozzi, önce Sosa ardından da Tolgay Arslan'ın gelişi sonrası ilk 11'deki yerini de kaybetme riski yaşamaya başladı.
Star

Türkiye Kupası'nda turu geçen hafta garantileyen G.Saray, Eskişehir'in Diyarbakır'a 1-0 yenilmesinin ardından Balçova'yı 3- 1 yenerek G Grubu'nu lider olarak tamamladı. Sarı-kırmızıların Balçova maçından önce üst turu garantilemiş olması, Hamza Hamzaoğlu'nun dün gece yedek ağırlıklı bir kadro ile sahaya çıkacağının düşünülmesine yol açmıştı. Ancak Hamzaoğlu beklenenin aksine nerdeyse tam kadro başladı 90 dakikaya. Chedjou ve Muslera kadroda yokken Selçuk ve Umut kulübedeydi. Bunun dışında bütün aslar sahadaydı. Buna rağmen G.Saray maça tutuk başladı. 13'te ceza sahasının sağ köşesinden içeri giren Ali Say'ın karşısında Yekta ve Tarık vardı. Ancak top bu ikilinin ayağına dolaşınca Ali köşeden vuruş açısını buldu. Eray'ın müdahalesine rağmen top ağlara gitti: 1-0. ZAYIF rakibi karşısında geriye düşen G.Saray çabuk toparlandı. 32'de Yekta'nın uzaklardan sert şutu üst direkte patladı. Bu pozisyondan sadece bir dakika sonra Yasin yayın üstünden çok sert vurdu. Top direğin dibinden ağlara gitti: 1-1. 44'TE Pandev'in aşırtma vuruşunu defans çizgiden çıkardı. 45'te ise Telles'in sert şutu bir kez daha direğe takıldı. ikinci yarının hemen başında sarı-kırmızılılar gole çok yaklaştı. Bruma'nın çaprazdan aşırtmasını Ogün müthiş çıkardı. G. Saray'ın aradığı gol 66'da ters bir vuruşla geldi. Tarık'ın sağdan içeriği doldurduğu topu uzaklaştırmak isteyen Altan kendi ağlarını havalandırdı: 2-1. 74'te Telles'in adrese teslim ortasını asiste çeviren Pandev maçın skorunu belirledi: 3-1.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme