7 Şubat 2015 Cumartesi

07.02.2015 Genel Gündem

07.02.2015 Cumartesi

GÜNDEM 
Kutlama Çağrısını Suç Saymak Akıldışı 
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde, 'halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırttıkları' iddia edilen DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, TTB Merkez Konseyi Başkanı Ahmet Özdemir Aktan, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve KESK Genel Başkanı Lami Özgen hakim karşısına çıktı. Arzu Çerkezoğlu, "1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlama çağrısını suç saymak akıl dışıdır" dedi. İstanbul 28'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya, 1.5 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sanıkların yanı sıra HDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş da katıldı. Sanıkları 50'ye yakın avukat savundu. KESK Genel Başkanı Lami Özgen de savunmasında şunları söyledi: "Hakkımızda dava açılması istenen 1 Mayıs 2014'te 39 bin polis ve TOMA Taksim'de konumlandırılmıştı, sıkıyönetim vardı. Taksim'i yasaklamak AİHM, uluslararası sözleşmeleri çiğnemek demektir. Gaz bulutundan göz gözü görmese de bulutun gizleyemediği AKP faşizmidir. Eğer emekçiler değil de sermaye kesimi Taksim'de bir gösteri düzenleseydi ayaklarına kırmızı halılar serilirdi. 1 Mayıs dava konusu yapılamaz. Bundan dolayı bu dava hükümsüzdür." TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise "Aşırı polis uygulaması tüm dünyanın gözü önünde yaşanmıştır. Bu canımızı acıtmaktadır. 1 Mayıs 2015 günü için de karar alacağız ve Taksim'de kutlayacağız. Bu bizim görevimiz" diye konuştu. TTB Merkez Konseyi Başkanı Özdemir Aktan da, "Burada yargılananlar biz değil 1 Mayıs hakkımızı elimizden alanlar olmalı. Burada yanlış kurumlar yargılanıyor. 1 Mayıs'ta sağlık hakkının bir insan hakkı olduğunu söyleyecektik ancak engellendi" dedi.
Hürriyet


Gümrükçüleri Durdurdular 
Gümrük ve Ticaret Müfettişi Fatih Uzun'un hazırladığı Habur Raporu'na göre, Silopi'ye geçiş sırasında molotofkokteyli, taşlı sopalı 300 kişilik PKK'lı grup gümrükçülerin yollarını kesti. "Personelin kullanması için acil zırhlı araçlara ihtiyaç var" denilen raporda, teröristlerin kendilerine kimlik kontrolü yaptığı da belirtildi. Yardım istenildiğinde ise jandarmanın polise, polisin ise jandarmaya yönlendirdiği anlatılan 13 Ekim 2014 tarih, 122-1 sayılı inceleme raporunda, 11 Ekim 2014'te Habur- Silopi karayolu Kizir mevkisinde gümrük müfettişinin de içerisinde bulunduğu servis aracının yolunun militanlarca kesildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Habur Gümrüklü Sahası tetkik edildikten sonra hem gümrük lojmanlarının ve servis araçlarının fiziki durumunu tespit etmek, hem de gümrük lojmanlarında kalan daha fazla sayıda gümrük personeli ile görüşmek amacıyla Silopi'ye gitmek için saat 17.00 civarında; İpekyolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdür Vekili M.K.M., Habur Gümrük Müdür Vekili Ş.K., Habur Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü (KİM) Vekili E.T., Habur Gümrük Müdürlüğü şoförü Gümrük Muhafaza Memuru M.H.Ç., Habur KİM Gümrük Müdürlüğü personeli O.K. ve Habur Gümrük Müdürlüğü Memuru Y.S.Ö. ile birlikte içinde bulunduğumuz araçlara binilmeden önce, bölgedeki güvenlik sorunu nedeniyle Başverimli Karakolu'nda görevli E. Başçavuş, Habur Gümrük Müdürü Ş.K. tarafından aranmış ve yolun açık olup olmadığı hakkında bilgi istenilmiş olup ismi zikredilen başçavuşun Habur-Silopi yolunun açık olduğunu belirtmesi üzerine Silopi'ye hareket edilmiştir. Silopi'ye yaklaşık 8 kilometrelik mesafede bulunan ve Kizir olarak adlandırılan mevkide yüzleri maskeli ve ellerinde el yapımı molotoşar, sapan, taş ve sopa gibi maddeler olan yaklaşık 300 kişilik grup tarafından yolumuz, uzun araç diye ifade ettiğimiz TIR'lar ve yakılmış otomobiller ile büyük kaya parçaları ile kapatılarak müfettişliğimizin de içinde bulunduğu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı personelini tanıyan 3 araç ve 80 civarı TIR, kamyon, minibüs ve otomobil karayolunda durdurularak maskeli kişilerin uyarıları üzerine araçların motorları kapattırılmış ancak ara ara bazı araçların kontrolden sonra geçişine izin verildiği görülmüştür. Habur Gümrük Muhafaza KIM Müdür Vekili E.T. ile Habur KlM Müdürlüğü personeli O.K. önce '156 Jandarma'yı aramış, kendisine '155 Polis İmdat' numarasını araması söylenmesi üzerine ilgili gümrük memurumuz 155 Polis İmdat numarasını aramış ancak bu defa da kendisine 156 Jandarma'nın numarasını araması söylenmiştir. Araç içerisinde beklerken yüzleri maskeli, ellerinde molotof olan şahıslar yaklaşarak E.T. ve O.K.'ye 'Bu üç aracın anası avradını yapacağız ve tüm gümrükçülere günlerini göstereceğiz' gibi benzer ağır küfürler ederek bu üç aracı yakacaklarını söyleyerek aracın etrafında dolaşmaya başlamıştır.
Hürriyet

Üniversitede 'Çift Dikiş Öğrenci'ye Harç Müjdesi 
YÖK, yükseköğretim kurumlarını program süresinde bitiremeyen öğrencilerden ücret alımının Şubat ayı sonuna kadar ertelenmesi için üniversitelere yazı gönderdi. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Kurul Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Milli Eğitim bakanı Nabi Avcı ile görüştü. Görüşmede, yükseköğretim kurumlarını program süresinde bitiremeyen öğrencilerin ödeyecekleri katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin sorunun müzakere edildi. Başbakan Davutoğlu, sorunun çözümüne yönelik Başbakanlıktaki yetkili kişilere konuya ilişin çalışma başlatılması talimatı verdi. YÖK açıklamasında, bazı medya organlarında "Harçlarla ilgili YÖK'e talimat, Başbakan Davutoğlu YÖK'e sorunun çözümü için talimat verdi" şeklinde bir yanlış anlaşılma sonucunda çıktığı düşünülen haberlerin yer aldığı ifade edilen açıklamada, görüşmede konunun çözüme ilişkin YÖK'ün Başbakan Davutoğlu'na sunulduğu belirtildi. Kurulun, konuya ilişkin karar verme yetkisinin bulunmadığı ve sorunun çözümü için herhangi bir talimat almasının da söz konusu olmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Öğrenim ücreti ve katkı payları ile ilgili işlemler Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca değil ilgili mevzuat çerçevesinde kanun ile düzenlenmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak yasa yasa hükmünün dışına çıkarak düzenleme yapabilmemiz ve karar alabilmemiz mümkün değildir. Bununla birlikte Başbakanlıkça bir çalışma başlatıldığı için yükseköğretim kurumlarını program sürelerinde bitiremeyen öğrencilerden ücret Şubat ayı sonuna kadar ertelenmesine ilişkin üniversitelerimize bugün bir yazı gönderilmiştir."
Vatan

Yakalama Emirleri Kaldırılmadı 
Karara bağlanan ve temyiz için Yargıtay'a gönderilen Ergenekon davasında sanıklar Bedrettin Dalan, eski AK Parti Milletvekili Turhan Çömez, emekli Tümgeneral Mustafa Bakıcı, Emrah Gönenci ve Saipir Deblevidze firari oldukları için dosyaları ayrıldı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, Dalan ve Bakıcı'nın avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Dalan'ın avukatlarından Azmi Ulu, müvekkili hakkında verilen gıyabi tutuklama ve yakalama kararlarının yasaya aykırı olduğunu belirterek, "Müvekkilimin iddia edilen suçları işlediği hususunda dosyada herhangi bir delil mevcut değildir. İddianame, müvekkilin yakınları ile yaptığı telefon görüşmelerinden ibarettir" dedi. Avukat Ulu, Dalan'ın yakalama kararı ile mal varlığına tedbir konulması kararının kaldırılmasını talep etti. Bedrettin Dalan'ın diğer avukatı Celal Ülgen de "Bu dava, yargı içine sinmiş alçak bir çetenin kurguladığı bir davadır ve müvekkilim de bu davanın sanığı yapılmıştır. Bu davanın alt yapısı kaymış, belirtilen delillerin hiç bir hukuki değeri kalmamıştır" ifadesini kullandı. Ülgen, davada yüzlerce yıl ceza verilen sanıkların hak ihlali nedeniyle tahliye edildiği ve haklarında hiç bir tedbir uygulanmadığını hatırlattı. Sanıklardan Mustafa Bakıcı'nın avukatı Faruk Emre Akın ise asker bir şahıs olan müvekkili hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasını istedi.
Vatan

EKONOMİ 
Gram Altın 97, 8544-98, 1986                               
ABD Doları 2, 4689, 4765/  
 Euro 2, 7973-2, 8057/ 
İngiliz Sterlini 3, 7653-3, 7781                             

'Merkez' Bağımsızdır Bu Fikrimiz Değişmez 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) yeni başkanı Cansen Başaran-Symes ilk toplantısında Merkez Bankası tartışmalarına katıldı. Başaran- Symes, TÜSİAD olarak daha önce de merkez bankalarının refah yaratamayacaklarını vurguladıklarını dile getirerek "Merkez bankalarının ana görevi fiyat istikrarıdır. Burada belki gündemle ilgili bir tespit yapmak lazım. Bağımsız kurumlarımızın bağımsızlığını TÜSİAD olarak önemsiyoruz. Bu kurumların bağımsızlığının Türkiye ekonomisi için önemini burada bir kez daha altını çiziyorum" dedi. Bu konuda TÜSİAD'ın görüşünün hiçbir şartta değişmeyeceğine dikkat çeken Başaran-Symes şöyle devam etti: "Ülkemizde son dönemde bu yöndeki, kamuoyunun, iş dünyasının kafasını karıştıran gelişmelerin de bir an önce sonlandırılmasını şahsen ve TÜSİAD olarak diliyorum. Büyümenin, elbette nitelikli ve sürdürülebilir bir büyümeden bahsediyorum, günün sonunda üretkenliğe, yani Toplam Faktör Verimliliği'ne, ve üretkenliği artırabileceğimiz politika araçlarına da sıkı sıkıya bağlı olduğunu bir kez daha belirtmek isterim." TÜSİAD ve Dünya Bankası işbirliği ile düzenlenen "Küresel Ekonomik beklentiler 2015: Mali Hareket Alanı Yaratmak ve Kullanmak" başlıklı konferansın açılışında konuşan Başaran-Symes, iş dünyası olarak büyümenin temelinde istisnasız olarak üretkenliği gördüklerini belirterek, "Ne para politikasının, ne maliye politikasının orta-uzun dönemli büyümeye katkısı söz konusu olamaz" dedi. Bu politika araçları, yani makro ekonomik politika alanının iş yapmanın, yatırım yapmanın, istihdam yaratmanın ve inovasyonun sadece ortamını oluşturabileceğini vurgulayan Başaran-Symes, makro politikaların büyüme için gerekli koşullar olduğunu, ancak kesinlikle yeterli koşullar olmadığını, bu alanlarda en doğru politika seçiminin bile ancak sıradan, vasati bir büyümeyi sağlayabileceğini belirtti.
Hürriyet

11 Milyon İşçiye İhanettir 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yaptığı Kıdem Tazminatı Fonu çalışmasının, halen çalışan ve kıdem tazminatı hakkı olanların aleyhine sonuç doğuracağı tartışmaları ve tazminat tutarlarının hesaplanmasında oranının ne olacağı konusunda sendikalarla bakanlık arasındaki tartışmalar sürüyor. Çalışmanın sahibi olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Hürriyet'e, kaygıları giderecek formüllerin hazır olduğunu, istenirse sorunu bir günde çözebileceklerini anlattı. Çelik, özetle şunları söyledi: "Mevcut sistemi savunmak 11 milyon işçiye ihanettir. Biz kimsenin hakkının ihlal edilmesinden yana değiliz. Mevcut sistem aynen sürerken, hiç bir hakkı olmayan 11 milyon işçiye hak vermek istiyoruz. Bunun tersini savunmak ihanettir. Ortaya koyduğumuz formüller kimseyi mağdur etmez. Mevcut çalışanların eski sistemde kalmaları ve haklarının korunması konusunda gerekeni yapıyoruz. Hiç kıdem tazminatı alamayan işçileri sisteme sokmaya çalışıyoruz. Yapmak istediğimiz budur. Sendikaların bunu göz önünde bulundurarak tavır belirlemeleri gerekir. Her türlü formülü değerlendirmeye aldık zaten. Eğer bu konuda direnç gösterirlerse, işçilerin o sendikaların kapısına gidip tazminatlarını istemeleri gerekir. Amacımız gider ayak, diyologla tazminat hakkı olmayan işçilerini sorunlarını çözmektir. Eğer iyi niyet ortaya konulursa anlaşılması bir günlük iştir. Tazminat hesaplanmasında kayıp olacağı iddiaları ortaya atılıyor. Biz bunu da tartışmaya hazırız. Şimdi hesaplanan orana yakın öneriler getireceğiz. Hiç alamamaktan daha iyi değil midir?
Hürriyet

Bataklığa Da Havalimanı İnşa Ederiz, Denize De 
Bu yılın ilk yarısında açılması planlanan Ordu-Giresun Havalimanında incelemelerde bulunan Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, "Bizi eleştirenler buraya baksın" çağrısı yaptı. Ordu'nun Gülyalı ilçesinde yapımı devam eden Ordu-Giresun Havalimanı inşaatında incelemelerde bulunmak üzere helikopterle alana giden Bakan Elvan, "Dünyada deniz üzerine inşa edilen üçüncü havalimanı olan bu projeyle gurur duyuyoruz. Hükümete ve bakanlıklara İstanbul'da inşa edilen üçüncü havalimanı ile eleştiride bulunanlara en güzel cevap Ordu-Giresun Havalimanı. Dünyada örnek gösterilecek projede sona geldik. Üçüncü havalimanının bataklıkta yapılamayacağına, orada öyle bir havalimanının inşa edilemeyeceğine dair çok fazla yazıldı, çizildi. Biz bataklık bir yana, deniz üzerinde havalimanı inşa ediyoruz. Bizi eleştiren arkadaşların Ordu'ya, Giresun'a gelerek, burayı ziyaret ederek Türk mühendislerinin, müteahhitlerinin, teknisyenlerinin neler yaptıklarını görmeleri gerektiğini düşünüyorum. Onlar çağın çok gerisindeler, belki 40-50 yıl geriden ülkedeki gelişmeleri takip ediyorlar, onlara benim tavsiyem şudur, dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip etsinler. Artık Türkiye eski Türkiye değildir. Yeni Türkiye güçlü, mühendisleri, müteahhitleri, teknisyenleri ve işçileri olan bir Türkiye'dir" diye konuştu. 10 yıl öncesine kadar Ankara-İstanbul arasına sıkışan havacılık sektörünün Türkiye'ye yayıldığını, havalimanı sayısının 26'dan 53'e çıktığını, Ordu ile 54, Hakkari ile 55'e ulaşılacağını söyleyen Elvan, "12 yıl önce Türkiye'de birçok atıl havalimanı vardı. Oralarda inekler otlatılıyordu. Biz onları kazandırdık, yenilerini ekledik. Bu yıl da havacılığın yüzde 14 büyümesini bekliyoruz" diye konuştu.
Türkiye

15 Yaşından Küçük İşçi Çalıştırmaya Son 
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edildi. Komisyonun dünkü toplantısında tasarıya yeni maddeler eklendi, bazı maddelerde değişikliğe gidildi. Yeni tasarıya göre 15 yaşını doldurmamış çocuklar çalıştırılamayacak, 14 yaşını doldurmamış çocuklar ise sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla çalıştırılabilecek. Sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde çalışan çocuklar günde 5 ve haftada 30 saatten fazla çalıştırılamayacak. Asgari geçim indirimi, yüzde 5 olan üçüncü çocuk için yüzde 10'a çıkarılacak, sonrakiler için yüzde 5 olarak uygulanacak. Böylece, evli, eşi çalışmayan ve üç çocuklu bir çalışan, asgari ücret üzerinden gelir vergisi oranında asgari geçim indiriminden yararlanabilecek. İşçiye evlenmesi, evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü halinde 3 gün, eşinin doğum yapması halinde 5 gün ücretli izin verilecek. İşçiler, en az yüzde 70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuyla ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler halinde 10 güne kadar ücretli izin alabilecek. Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve kamudan ihale ile alınan işlerde; teknolojik gelişme, iş gücü kapasitesinin arttırılması, üretim metotlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan, üretim veya imalat planlarına aykırı hareket edilerek üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike oluşturacak şekilde çalışma biçimleri, işin durdurulma sebebi sayılacak. İş yerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Türkiye

Türk Telekom'un Gelirleri 2014'te 13.6 Milyara Ulaştı 
Türk Telekom, 2014 yılında konsolide gelirlerini yüzde 3.7 artışla 13.6 milyar liraya yükseltti. Konsolide bazda Faiz Amortisman Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK) 5 milyar TL'yi aşan Türk Telekom, 2014'te 2.1 milyar liranın üzerinde yatırım yaptı. Toplam genişbant abone sayısı 7.6 milyon, yüksek hızlı genişbant abone sayısı 1.1 milyonu aşan Türk Telekom, mobil segmentte faturalı abone tabanı yüzde 48'e ulaşırken, toplam mobil abone sayısını yıllık 1.8 milyon artışla 16.3 milyona yükseltti. Türk Telekom CEO'su Rami Aslan, Türk Telekom Grubu'nun 2014 yılını sağlam operasyonel ve finansal sonuçlar elde ederek ve önemli organizasyonel değişiklikler yaparak tamamladığını söyledi. Rami Aslan, şunları söyledi: "Operasyonel olarak mobil ve geniş bantta müşteri tabanımızı genişletmeye devam ederken sabit sesteki kaybı da azalttık. Finansal olarak yatırımcılarımız ile paylaştığımız üç ana beklentiyi de -gelir, FAVÖK ve yatırım gideri- gerçekleştirdik. Mobilde 1.8 milyon abone kazandık. Faturalı ve ön ödemeli müşteri oranı açısından sağlıklı bir dengeye sahip olmamız, zenginleştirilmiş data tarife portföyü ve kaliteli şebekemiz sayesinde akıllı telefon kullanan müşterilerimizin oranını toplam müşterilerimizin yüzde 52'sine çıkardık. Bu gelişmelerle 2014'ün son çeyreğinde mobil gelirlerimiz yüzde 22 arttı. Sabit geniş bantta 16 mbps ve daha yüksek hız paketlerinde bulunan müşterilerimizin oranı yüzde 49 olurken, limitsiz paket kullanan müşterilerimizin oranı yüzde 87'ye yükseldi. 2014 yılında sabit geniş bantta kullanıcı başına ortalama gelirimiz yüzde 4 artarak 41 liraya çıktı ve net 273 bin yeni müşteri kazandık."
Star

Yıldız: Elektrik Dağıtım Şirketlerini Uyardık 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ankara Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi'ni kabul etti. Taner Yıldız, elektrik dağıtım şirketlerinin faturaları geç kestiklerini ifade ederek, şirketleri bu konuda uyardıklarını bildirdi. Türkiye'de 21 dağıtım şirketinin olduğunu hatırlatan Yıldız, "Aralık ayında fatura kesmemişler, biz onları uyardık. Siz aralık ayında kesmediğiniz faturayı ocak ayında müşteriye kestiniz. Bu doğru bir şey değil. Her ay kesmeniz lazım. Onlar da bunu telafi edeceklerini söylediler" dedi. Toplantıda Yıldız, çocuklara bir sürprizi olduğunu söyleyerek salona enerji verimliliği maskotu 'Enerji Çocuk Naz'ı davet etti ve çocuklara tanıttı.
Star

Ekonomi Bakanı Keynes'i Bitirdi  
Önce faiz düşecek ki enflasyon düşsün' tezine karşı çıkan Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz'a bir yanıt da Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'den geldi. Ankara'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz'ı eleştirdi, ayrıca şeffaflık paketi ile ilgili açıklamalarda bulundu. "İmarla ilgili sıkıntıların gri alanın kaldırılması gerekiyor" diyen Zeybekci, şeffaflık paketinin sadece imar ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi. Faiz-büyüme dinamiklerinin her ülkede farklı olduğunu, Türkiye'de tamamen farklı olduğunu belirten Zeybekci, "Türkiye'nin gelişmiş ülkelerle aynı şekilde kıyaslanması tamamıyla farklı" dedi. Zeybekci "Keynes'in kitaplarını yakmak lazım diyor. Hala yakmamış mı o kitapları. Onlar hala Keynes'te kaldıysa, Keynes'in teorilerinde kaldıysa vah vah diyorum ben" şeklinde konuştu.
Vatan

Devlerin Odağındaki İGDAŞ Özelleştirmesi Torbadan Çıktı 
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelerine devam edilen torba kanun teklifinde İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin (İGDAŞ) özelleştirilmesine ilişkin düzenlemeler teklif metninden çıkartıldı. Teklişe Doğalgaz Piyasası Kanunu'na geçici madde eklenerek, İGDAŞ'in özelleştirilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyordu. Komisyon yetkililerinden edinilen bilgiye göre, bu düzenlemeler önceki akşamki görüşmeler sırasında verilen önergeyle teklif metninden çıkartıldı. İGDAŞ özelleştirmesi ile ilgilenen şirketler arasında Rus Gazprom, ticaret ve enerji altyapı projelerinde faaliyet gösteren Japon Marubeni Corp, Aygaz ve STFA ile İsviçreli Partners Group'un ortaklığı olan Enerya yer alıyordu. İGDAŞ'ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, şirketin 5.6 milyon abonesi bulunuyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
Binlerce Barajı Yıkarak Geldik 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçimlere parti olarak girmelerine ilişkin "Binlerce barajı yıkarak buralara gelmişsek, Kenan Evren'in ve bugün onun sahiplenicisi olan AKP'nin barajını hayli hayli yıkacağız" diye konuştu. Demirtaş, CHP ile DSP'nin ittifakını da "Yanlış yerde solda birlik arıyorlar, sol başka tarafta" diyerek eleştirdi. Demirtaş TBMM'de özetle şunları söyledi: Sağa kaymış 2 parti bir araya gelip solda nasıl birliği sağlayacaklar? CHP ve DSP'nin toplamından solda birlik değil, bir tane sol çıkmaz. HDP olarak bütün sol hareketlerle, toplumda karşılığı olan güçlerle görüştük ve 2'nci tur görüşmelerimizi yapıp kararımızı vereceğiz. Bu konuda CHP ve DSP'nin görüşme talebi yok, olmasına gerek de yok. İmralı Heyeti açıklamasını, 1-2 gün içinde hükümetle görüşme gerçekleştirdikten sonra yapacak. Ortak bir konsensüse varılması için uğraşılıyor. Çok ciddi bir krizden söz edemeyiz ama sürecin gerçekten başarıya doğru gittiğine dair önemli gelişmeler var da diyemeyiz. Rutin devam ediyor. Ortada ciddi bir suç, deliller varsa, bunları hem kamuoyuyla hem savcılarla paylaşmaları lazım. Siyasi olmadığını söylemek kamuoyunu aldatmaya çalışmaktır. Cemaat de 'Sistemin bu hale gelmesinde ne kadar pay sahibiyim?' sorusunu kendisine sormalı.
Hürriyet

CHP, Karaca'yı Ziyaret Edecek 
Balyoz ve Ergenekon davalarında tutuklu bulunan sanıkları Silivri Cezaevi'nde ziyaret eden CHP, bu kez Fethullah Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Samanyolu Yayın Grubu'nun Başkanı Hidayet Karaca'yla Silivri'de görüşecek. Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre, ziyarete gidecek CHP heyeti, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'den oluşacak. Heyet, pazartesi günü Silivri'de Hidayet Karaca'yı ziyaret etmek için, Adalet Bakanlığı'na başvurdu. Hidayet Karaca, 14 Aralık operasyonu ile gözaltına alınmış, ardından "terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Karaca, 55 gündür Silivri Cezaevi'nde tutuklu. 14 Aralık operasyonunda, aralarında Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Dumanlı daha sonra serbest bırakılmıştı. CHP heyetleri daha önce Ergenekon ve Balyoz tutuklularının yanı sıra, Hizbullah sanıkları gibi farklı kesimlerden tutukluları da ziyaret ederek hak ihlali olup olmadığı konusunda bilgi almıştı.
Vatan

Çözüm Sürecini En Çok Millet İstiyor 
İçişleri Bakanı Efkan Ala konuk olduğu Anadolu Ajansı Editör Masası'nda çözüm sürecine ilişkin soruları cevapladı. Milletin bu sorunun kökten çözülmesini arzu ettiğini bildiren Ala, bazı odakların senelerce ''millet birbirine karşı faaliyete geçsin, büyük sorunlar çıksın'' diye işbirliği yaptığını ancak bunu başaramadıklarını vurguladı. Ala, "Bir zamanlar hatırlarsanız başörtüsünden dolayı sürekli 'irtica geldi, geliyor' diye ne kirli işlere örtü yapıldı. Biz, millet olarak geldik, başörtüsünü serbest bıraktık. Din özgürlüğü önündeki engellerin çoğunu kaldırdık. Şimdi herkes üniversiteye giriyor. Huzurdan başka ne geldi?" dedi. Çözüm sürecine karşı çıkanların millete gözyaşı, kan ve şiddetten başka bir şey vaat etmediğini ifade eden Ala, milletin tercihini yaptığını, konunun taraflarının da bu tercih doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini bildirdi. Ala, "Biz yeni Türkiye derken, yeni paradigmadan bahsediyoruz. Eski Türkiye'nin korkulara odaklanmış paradigması yönetmiyor ülkeyi. Eski Türkiye'nin olmasa da düşman üreterek onun içinden statükoyu devam ettiren paradigması yok yeni Türkiye'de. Yeni Türkiye'de yeni paradigmalar, gelişmiş demokrasi, kimseyi düşman ilan etmeme, herkesi vatandaş olarak tanımlayıp bunun gereğini yapma var" diye konuştu. "Cizre'deki olayları nasıl yorumluyorsunuz?" soruna Bakan Ala, "Bu işi organize edenlerin önemli bir kısmı tespit edildi" diye cevap verdi.
Akşam

Mevcut Sistem Patinaj Yaptırıyor 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Orhan Gazi Meydanı'nda gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yeniden 'Cumhur'uyla buluştu. Erdoğan, başkanlık sisteminin Türkiye'ye yapacağı katkıları anlattığı konuşmada "Başkanlık sistemi istiyorsak çözüm sürecini istiyorsak 400 milletvekili vermemiz gerekiyor ki iktidardaki parti bunu gerçekleştirsin" dedi. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: "Bugün burada toplam 368 trilyon lira olan hizmeti Bursa'mıza kazandırıyoruz. Bunlar arasında 51 trilyonluk bir yatırımla kazandırılan 304 derslik Halk Eğitim Merkezi binası 176 toplu konut, et ve süt işletme tesisleri, aile hekimliği binası var. Tabii bir de Bursa'yı İstanbul, Ankara, İzmir'e bağlayacak olan YHT'nin inşaası süratle devam ediyor. Bursa her zaman başkentlik sıfatına yaraşır bir duruş içinde oldu. Ülkeme milletime hizmet mücadelesine başladığımdan beri Bursa hep yanımızdaydı. Başbakan oldum, Cumhurbaşkanı oldum, Bursa yüzde 55 oy ile yine yanımızda oldu. Şimdi yeni Türkiye'nin kilidini de Bursa açıyor. Bununla yetinmiyoruz her kesimden insanımızla milletin sarayında Ankara'da milletin evinde toplantılarla bir araya geliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın bu tutumundan rahatsız olanlar var. Geçenlerde bir milletvekili YSK'ya müracaat etmiş, Cumhurbaşkanı seçimlere kadar meydanlara çıkmasın demiş, YSK da bunu reddetmiş. Diyor ki Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor. Ben sadece istikbale yönelik kararlarımı söylüyorum. Başkanlık sistemi istiyorsak çözüm sürecini istiyorsak 400 milletvekili vermemiz gerekiyor."
Akşam

DÜNYA 
Münih Konferansı'nda İsrailli Temsilci Krizi 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya'nın Münih kentinde her yıl yapılan 51. Uluslararası Güvenlik Konferansı'na katılmayı son anda iptal etti. Çavuşoğlu, konferansta Ortadoğu üzerine bir sunum ve ikili görüşmeler yapacaktı. Bakan'ın katılacağı panel programında başlangıçta İsrail'den temsilci yoktu. Sonra panele İsrail Strateji Bakanı eklendi. Türkiye, panelden İsrail temsilcisinin çıkarılmasını istedi. Ancak konferans yetkililerinin yanıtı olumsuz oldu. Bunun üzerine Çavuşoğlu ziyareti iptal etti. Çavuşoğlu'nun yapacağı ikili görüşmeler ve vatandaşla buluşma programı da iptal edildi. Bakan Çavuşoğu, "Ben Münih Konferansı'na katılacaktım. Fakat Ortadoğu oturumunda sonradan İsrailli temsilcileri koydukları için biz bu toplantıya katılmama kararı aldık. Almanya'yla bizim ilişkilerimiz sadece Münih Konferansı'yla sınırlı değil" dedi.
Hürriyet

Yemen'de Şii Husiler Yönetimi Devraldı 
Yemen'de hükümete isyan eden Şii Husiler, parlamentoyu dağıtıp yeni yönetimi devraldıklarını açıkladı. Husiler, yeni bir meclis kuracaklarını duyurdu. Şii grup adına başkent Sana'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan yapılan televizyon yayınında, 'Devrimci Komitelerin' 551 kişilik yeni parlamento kurmakla görevlendirildiği bildirildi. İsyancılar ayrıca, iki yıllığına geçici hükümet görevini üstlenecek bir başkanlık konseyinin kurulduğunu da duyurdu. Husilerin Sana'da kontrolü ele geçirmesini protesto eden Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ile Başbakan Halid Mahfuz Bahhah liderliğindeki hükümetin geçen ay istifa etmesinden bu yana ülkede büyük bir siyasi bir boşluk yaşanıyor. Sünni aşiretler ile güneydeki liderlerin bu açıklamayı kabul etmemesi ve Yemen'in daha da büyük bir kargaşaya sürüklenmesi ihtimali bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklama ile bu ülkedeki Türkleri uyarmıştı.
Türkiye

Koordinatlar ABD'den Bombalar Ürdün'den 
Ürdün, DEAŞ tarafından diri diri yakılarak öldürülen pilot Muaz el-Kesasibe'nin intikamını almak için Suriye'den sonra Irak'taki DEAŞ hedeflerini de bombaladı. ABD'nin istihbarat desteği verdiği operasyonlarda Ürdün 30 savaş uçağı birden havalandırdı. Ürdün savaş uçaklarının DEAŞ mevzilerine attığı bombaların üzerine de, "Kahraman ve şehit pilot Muaz el-Kesasibe" mesajı yazılırken, DEAŞ ve örgüt lideri Ebubekir El Bağdadi'ye gözdağı verildi. Ürdün, pilotunun infazı sonrası Suriye'nin Rakka kentindeki DEAŞ mevzilerini vurmuş ve operasyonların Irak'ta da yapılacağını bildirmişti. Ürdün daha önce DEAŞ'a yönelik koalisyonun hava operasyonlarının Suriye ayağına katılıyordu. Ürdün Dışişleri Bakanı Nasır Cude, DEAŞ mevzilerine düzenledikleri hava saldırıları için "Bu daha başlangıç" dedi. Cude, CNN'e yaptığı açıklamada, DEAŞ'a "tüm güçleriyle karşılık vereceklerini" söyledi. Ürdün savaş uçakları daha önce sadece Suriye'deki hedefleri bombalamıştı. Cude, "Sahip olduğumuz her şey ile DEAŞ'ın peşinden gidiyoruz" dedi.
Star

İşler İyice Karıştı 
Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te 1994 yılında AMIA Yahudi merkezine düzenlenen bombalı saldırıyı soruşturan Savcı Alberto Nisman'ın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma içinde çıkılmaz bir hâlâ gelmeye başladı. Savcılığın, 18 Ocak'ta evinde başından vurulmuş şekilde bulunan Nisman'ın ölümüyle ilgili sorgulamak istediği eski istihbarat şefi Antonio Stiuso, önceki gün ifade vermeye gelmedi. Yerel basında çıkan haberlerde Stiuso'nun kayıtlı 4 adresinde de bulunamadığı belirtildi. Stiuso'nun avukatı Santiago Blanco Bermudez, müvekkilinin nerede olduğunu bilmediğini söyledi. 40 yılı aşkın süre Arjantin istihbaratında görev aldıktan sonra geçen ay emekliye ayrılan Stiuso'nun yurt dışına kaçmış olabileceği düşünülüyor. Nisman'ın bombalı saldırının İran tarafından gerçekleştirildiği gerçeğini saklamakla suçladığı Cumhurbaşkanı Cristina Kirchner, Stiuso'nun savcıyı yalan bilgilerle doldurduğunu ve kendisini suçlu göstermeye çalıştığını öne sürüyordu. Kirchner, isim vermeden Stiuso ve adamlarını, Nisman'ı kendisine karşı kullandıktan sonra öldürmekle suçlamıştı. İstihbarat şefi Oscar Parilli, Kirchner'in gerçeğin ortaya çıkması için Stiuso'nun bir an önce bulunmasını istediğini dile getirdi.
Vatan

Putin'in Ayağına Gittiler 
Alman ve Fransız liderler, Ukrayna'daki krize çözüm bulmak için Kiev'in ardından Moskova'ya gitti. Kiev'de Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile görüşen Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelme kararı aldı. Merkel ve Hollande, Rusya'yı, detayları açıklanmayan "barış planı" için ikna etmeye çalışacak. Barış Planı'nda Ukrayna'nın doğusuna özerklik verilmesi maddesinin yer aldığı iddia ediliyor. ABD Başkanı Obama'nın ayrılıkçılara karşı kullanılmak üzere Ukrayna'ya silah verme konusundaki kararını ise yakında vereceği belirtiliyor.
Akşam

Spor 
Fenerbahçe, haftanın en önemli, sezonun en yüksek tansiyonlu maçında Trabzon'u yenmek için bütün hazırlıklarını tamamladı. Kadıköy'de 32 maçlık yenilmezlik serisi olan, ligde oynadığı son 7 maçını kazanan, Trabzon'a karşı bariz üstünlüğü bulunan sarı-lacivertliler bir zafer için daha kenetlendi. Teknik Direktör İsmail Kartal, Trabzon'u imha için bütün hesapları yaparken, oyuncularına "Kaleyi gördüğünüz yerden şut çekin" talimatını verdi. Kritik maçı kazanacaklarından hiç şüphe duymadığını söyleyen Kartal, "Muhteşem taraftarımızla bir evimizdeki bir maçtan daha zaferle ayrılacağımızdan eminim. Kadıköy'den çıkış yok. Siz de bunu aklınızdan çıkarmayın ve ona göre davranın" dedi. Trabzon'a karşı alan savunması uygulayacak olan Kartal, Cardozo'ya her ihtimale karşı Egemen'le ekstra kilit vurma kararı alırken, oyuncularından tam saha pres yapmalarını ve rakibe topla oynama fırsatı vermemelerini söyledi. Tedavileri tamamlanan Alper ve Emre'nin takıma katılması sarı-lacivertlilerde moralleri yükseltirken, İsmail Kartal'ı ise tatlı bir sıkıntı sardı. İlk 11'de oynayacak olmasına rağmen Alper'i Emre'yle birlikte yedek oturtma kararı alan Kartal orta alandaki oyuncu tercihlerini hala netleştirmiş değil. Mehmet Topal ve Selçuk'un yeri garanti ancak, Meireles ile Diego arasında büyük bir çekişme yaşanıyor. Portekizli oyuncu, 11'in gediklilerinden olarak formaya daha yakın görünse de, sambacı son 2 maçta sergilediği performansla Kartal'ın kafasını karıştırıyor. Hatta Meireles'in kaburgalarındaki sakatlık nedeniyle Diego daha avantajlı. Bu konudaki nihai kararını maç saatinde verecek olan Kartal'ı endişelendiren ise sarı kart sınırındaki oyuncular. Kuyt, Caner, Meireles Hasan Ali ve Kadlec kart görmeleri halinde Gaziantep deplasmanında görev alamayacak. İsmail Hoca oyuncularına hakemle diyaloga girmemeleri ve sakin kalmaları yönünde sert uyarı yaptı.
Türkiye

Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanacak kritik karşılaşma öncesi ipler yine gerildi. Bordo-mavili yöneticiler hafta içinde yaptıkları açıklamalarda Fenerbahçe'den değil, maçın hakeminden çekindiklerini sık sık dile getirirken, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu önceki gün "Kasti hakem hatası olursa takımı ligden çekerim" tehdidinde bulunmuştu. Hacıosmanoğlu, dün de bombalamaya devam etti. Dev maçın hakemi Bülent Yıldırım'ı telefonla arayan bordo-mavili takımın başkanı, "Hocam kimseden korkmadan hiçbir etki altında kalmadan adam gibi maç yönetin. İki takımın da herhangi bir hakem hatasına uğramaması için azami dikkat göstermenizi istiyorum. Biz kimseden ayrıcalık beklemiyoruz. Tek istediğimiz adil bir yönetim göstermenizdir" ifadelerini kullandı. Trabzonspor'un İstanbul'a hareketi öncesinde gazetecilere de bu konuda bir açıklama yapan Hacıosmanoğlu, "Bülent Yıldırım'ı telefonla arayıp maçı hakkaniyetli yönetmesi konusunda görüşümü söyledim" ifadelerini kullandı. Yaptığı açıklamaların üzerinden 24 saat geçmeden PFDK'ya sevk edildiğini söyleyen Hacıosmanoğlu, "Bizim sözlerimizin manalarını anlarsa insanlar, bize teşekkür etmeleri lazım. Biz sahada hakkaniyetle maç yönetilmesini istiyoruz. Oyuncular sahada mücadele etsin, kim alın terini sahaya dökerse o kazansın. Hakem hatalarından kaybettiğimiz maçları sağır sultan bile biliyor ama ilgililer bilmiyorsa onlara hatırlatmak bizim görevimiz. Bugüne kadar canımız çok yandı. Bu maçta da bariz hakem hatalarıyla maçı kaybedersek o maç bitmeyecek. Yetkili arkadaşlara da söyledik zaten. Takımı o dakika itibarıyla sahadan çekecek ve Trabzon'a gelecek. Ondan sonra da Türk futbolunu, bizim söylemlerimizi yanlış anlayıp ta cevap verenler, özellikle federasyon ve yetkilileri, kendi şapkalarını önüne koyup Türk futbolunu nasıl yönettiklerini kendileri düşünürler" dedi.
Türkiye

Galatasaray'da sakatlıktan kurtulan Burak Yılmaz sevinci yaşanıyor. Yıldız golcü, takımdan ayrı dayanıklılık ve sprint çalışması yaptı. Galatasaray'ın golcüsü, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'na Eskişehir deplasmanında oynamak istediğini söyledi. Ancak Çaykur Rize maçında yaptığı hatayı tekrarlamamak isteyen Hamzaoğlu'nun bu kez sağlık heyetiyle maç saatine kadar görüştükten sonra karar vereceği bildirildi. Hamzaoğlu'nun, oyuncunun durumuna göre kafasında maç kadrosunu şekillendireceği ifade edilirken, Burak Yılmaz'ın ilk 11'de başlamayacağı ve ikinci devrede şans bulabileceği ihtimalinin güçlü olduğu öğrenildi. Hamzaoğlu'nun, istekli görünen Burak'la kısa bir görüşme yaptığı, "Senin isteğin beni çok sevindiriyor. Ancak sen bu takımın en önemli ismisin. Sakatlanmanı istemiyorum. Bu yüzden bekleyelim" dediği belirtildi.
Star

G.Saray Liv Hospital'ın Maccabi Electra'ya mağlup olduğu olaylı Euroleague maçının ardından Cim-Bom sert bir açıklama yaptı. Kulüp, "Basketbol katledilmesin" başlıklı bildiride "6 saniye kala haksız bir şekilde galibiyetimiz çalınmıştır. THY'nin ana sponsoru olduğu bu organizasyonda hakemler Galatasaray'ı galibiyete taşıyacak basketi hatalı bir şekilde vermemiş ve tenezzül edip pozisyonun tekrarını dahi izlememişlerdir. Bu ayırımcılığı kınıyor ve alın teri döken basketbolcularımızın haklarını sonuna kadar arayacağımızı belirtiyoruz" ifadeleri yer aldı.
Star

Beşiktaş'ta sakatlık kâbusu bir türlü bitmiyor. Türkiye Kupası'nda Çaykur Rizespor ile oynanan formalite karşılaşmasında yeni transferler Daniel Opare ile Alexander Miloseviç sakatlandı. Siyah-Beyazlılar'da şu anda kadroda bulunan 24 oyuncunun 19'u 33 kez çeşitli bölgelerinden sakatlıklar geçirdi. Sakatlanan oyuncular bu sezon toplam 110 maç kaçırdı. En çok sakatlanan futbolcu ise Mustafa Pektemek (4) oldu. 26 yaşındaki forvet, 17 maçta takımından uzak kaldı. Sakatlığı devam eden Tomas Sivok da şu ana kadar 17 maç kaçıran bir diğer futbolcu oldu Kartal'da sakatlanmayan oyuncu sayısı ise sadece: Beş. Pedro Franco, Atınç Nukan, İsmail Köybaşı, Kerim Frei ve yeni transfer Tolgay Arslan henüz sakatlık yaşamadı. Doktor Ertuğrul Karanlık, BJK TV'ye konuştu: "Miloseviç'in ameliyat olması gerekiyor Ameliyat sonrası hemen tedaviye başlayacağız. Sakatlığı 6 hafta sürebilir. Opare'nin durumu biraz daha iyi. Onun da tedavisine başladık Cenk Tosun'un durumu iyiye gidiyor Tedbir amaçlı getirmedik. Bir endişem yok."
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme