11 Şubat 2015 Çarşamba

11.02.2015 Genel Gündem

11.02.2015
GÜNDEM
Kobani'den Sonra Hedef Tel Abyad
PKK bağlantılı Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Peşmerge güçleri, Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinin karşısındaki Kobani'ye yönelik dört aylık kuşatmasını kırdıktan sonra, bu kez Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinin karşısında yer alan Tel Abyad'a yöneldi. IŞİD'in fiili başkenti Rakka'ya bir saat uzaklıktaki Tel Abyad'da Kürtler ve Araplar yaşıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdülrahman, önceki gün yaptığı açıklamada "Kobani'den sonra sıradaki savaş Tel Abyad. Kürtler ve Rakka Devrimcileri Tugayı pazartesi günü Rakka sınırına vardı" dedi. Rakka'dan Nail Mustafa isimli bir aktivist ise AFP ajansına yaptığı açıklamada Tel Abyad çevresindeki köylerde çatışmaların başladığını, insanların Türkiye sınırına doğru kaçtığını söyleyerek "Tel Abyad IŞİD için çok önemli. Örgüt, bölgede tüneller kazdı. Kasabanın dış mahallerine tahkimatlar inşa etti. Savaş uzun sürecek. Bu daha başlangıç" dedi. Önceki akşam Tel Abyad'da duyulan ve dakikalarca süren silah sesleri Türkiye tarafında tedirginliğe yol açarken, sınır hattında güvenlik önlemleri alındı. Dün de ABD liderliğindeki koalisyon güçlerine ait uçaklar Tel Abyad'ın güneyinde bulunan IŞİD hedeflerini vurdu. Öte yandan geçtiğimiz ay koalisyondan ayrılan Birleşik Arap Emirlikleri'nin yeniden IŞİD'e yönelik saldırılara katılacağı açıklandı. IŞİD'den firar eden teröristlerin Türkiye'ye ya da 'rakip örgüt' Suriye'nin El Kaide kolu El Nusra'nın kontrol ettiği bölgelere kaçtığı iddia edildi. 'Rakka Sessizce Katlediliyor' isimli gruptan aktivistler, Independent gazetesine IŞİD'in firarlar nedeniyle Rakka'da kontrolü arttırdığını söyledi. Aktivistlerden biri, firar edenlerin çoğunun intihar bombacısı olarak görevlendirilmiş kişiler olduğunu belirtti.
Hürriyet


Evlilik Ehliyetinde 'İnkılâp' Kriteri!
Bakanlar Kurulu kararıyla "evlendirme yönetmeliği"nde bir dizi değişikliğe gidildi. Dün Resmi Gazete'de yayımlanan "Evlendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" eklenen yeni bir tanım yüzünden, evlenmek isteyenlere "evlenme ehliyeti belgesi" alma zorunluluğu getirildiği şeklinde yorumlara sebep oldu. Yönetmelikteki değişiklikler özetle şöyle: "Evlenme" tanımı, "Bir kadın ve bir erkeğin usulüne göre yetki verilmiş bir memur önünde bir aile kurmak amacı ile yapmış oldukları medeni hukuk sözleşmesi" şeklinde değiştirildi. Tanımlar bölümüne "Evlenme ehliyet belgesi" eklendi ve açıklaması "Kişinin evlenme anındaki milli hukukuna göre evlenme ehliyeti ve şartlarının yer aldığı ve evlenmeye sakınca bulunmadığını gösterir belge" şeklinde yapıldı. Ancak evlenme ehliyet belgesi uzun zamandır belediyelerin evlendirme birimlerinde başvuru esnasında istenen belgeler arasında yer alıyor. Evlenmek isteyenlerin bilgileri, belediyelerin bu birimlerindeki yetkili kişilerce Nüfus Müdürlüğü'ne entegre sisteme işleniyor. Bu düzenleme, yönetmelikte ayrı bir tanım olarak kullanılmış oldu. Evlenme dosyalarında bulunacak belgeler bölümünde de değişikliğe gidildi. Buna göre, yaşlarının küçüklüğü veya kısıtlama sebebiyle evlenmeleri ana, baba veya vasinin rızası ya da hâkimin iznine bağlı olanlar, müracaat sırasında beyannameye bunların rızalarını gösterir belgeyi ya da hâkimin izin belgesini eklemek zorunda olacak. Eski yönetmelikte yer alan, "Verilecek dörder adet fotoğrafın, renkli ve ön cepheden baş açık, inkılap ilkelerine uygun sivil giysilerle çekilmiş olması" hükmünden, "inkılap ilkelerine uygun" ifadesi çıkarıldı. Yabancıların, beyannamede beyan ettikleri adres esas alınacak. Adrese ilişkin başka bir belge istenmeyecek. Evlendirme memuru, müracaat eden her Türk vatandaşından nüfus kayıt örneğini veya evlenme ehliyet belgesini isteyecek ve dosyaya ekleyecek. Kimlik Paylaşım Sistemini kullanan evlendirme memurlukları, nüfus kayıt örneğini veya evlenme ehliyet belgesini sistem üzerinden temin edecek. Evlenme dosyasında bulunacak belgeler arasında yer alan, "fotoğraflı nüfus cüzdanı örneği" de yürürlükten kaldırıldı. Evlendirme memuru, evlenme talebine dair beyannamenin usulüne göre doldurulup imza edilip edilmediğini, evlenme ehliyet belgesi ile nüfus cüzdanı arasında bir fark olup olmadığını, bir fark varsa bu farklılığın şahısta hataya sebebiyet verecek nitelikte olup olmadığını kontrol edecek. Bundan sonra müracaat sırasında her iki tarafın birlikte olması halinde imzaların müracaatı kabul eden memur tarafından onaylanması gerekmeyecek. Taraflardan birinin bulunmaması ve evlenme beyannamesini imza etmiş olması halinde bu beyannamedeki imzanın köy veya mahalle muhtarları, noterler, evlenecekler işçi veya memur iseler, dairesi amirlerince onaylanmış olması şartı da artık aranmayacak. Evlenme işlemleri ile ilgili olarak istenilen bilgi ve belgelerin aynı gün gönderilmesi zorunluluğu da kaldırıldı.
Milliyet

'Kuvvetler Arası' İşbirliği Vurgusu
Hükümet, üye sayısını artırarak cemaatin etkisini kırmaya çalıştığı Yargıtay'daki başkanlık seçiminde istediği sonucu aldı. Ali Alkan'dan boşalan Yargıtay Başkanlığı'na Yargıda Birlik Platformu'nun destek verdiği 13. Ceza Dairesi Başkanı İsmail Rüştü Cirit seçildi. Seçilebilmek için gerekli 259 oyu ilk turda geçerek 280 oy alan Cirit'in ilk mesajı ise kuvvetli ayrılığı konusunda oldu. Hükümete ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakın bir isim olarak bilinen Cirit, "alana müdahale edilmemek" şartıyla yasama ve yürütmeyle işbirliği içinde hareket edeceklerini belirterek, "Kuvvetler ayrılığı aynı ahenkli bir orkestranın bestesi gibi kimisi keman çalar, kimisi piyano çalar ama sonunda güzel bir beste çıkar" dedi. Yargıtay'da cemaate yakın olarak bilinen önceki başkan Ali Alkan'ın yaş haddinden emekliye ayrılmasının ardından dün seçim yapıldı. Yargıda Birlik Platformu'nun oy desteğini alan Cirit, ilk turda 280 oy alarak seçimi kazandı. Diğer adaylardan Erdal Gökçen 55, Ali Suat Ertosun 98, Feyzi Altınok 36, Mehmet Ekmekçi 13 oy aldı. Seçimde 11 oy boş çıktı, 9 oy da geçersiz sayıldı. Seçim sonuçları Platform'un özellikle yeni seçilen 144 üyesi ile birlikte Yargıtay'daki yönetimi tamamen ele geçirdiğini tescil etmiş oldu. 5 adaylı seçimde özellikle Ertosun'un aldığı yüksek oylar, cemaate yakın üyelerin Ertosun'a oy verdiği yorumlarına neden oldu. Yargıtay Başkanlığı seçiminin tamamlanmasıyla cemaate karşı çeşitli siyasi eğilimlerden gelen yargı mensuplarının kurduğu Yargıda Birlik Platformu HSYK seçimleri, Yargıtay'a 144 yeni üye seçimi ve dairelerdeki görevlendirmelerin ardından Başkanlık koltuğunu da alarak hedeflediği süreci tamamlamış oldu. Yeni Başkan Cirit, seçimin ardından düzenlediği basın toplantısında Alkan'ın veda konuşmasında Cahit Sıtkı Tarancı'nın, "memleket" şiirini okuduğunu hatırlatarak, "Ben de Türk halkının teveccühüne layık olan, birlik beraberliği temin eden, salt adaleti, gerçek adaleti tesis eden bir Yargıtay özlemiyle konuşmama başlıyorum" dedi. Cirit, "Sayın Alkan, 'Yargıtay'da ben 4-6 nöbeti tuttum' diyor. Biz 12-12, daha zor bir nöbet tutacağız ama Türk halkının yargıya karşı inanılırlık ve güvenilirlik noktasında teveccühünü, saygınlığını, en üstlere çıkarmak için çalışacağız" diye konuştu. Gerek ilk derece yargısının, gerekse yüksek yargının yapısal, fiziksel sorunlarının bulunduğunu belirten Cirit, bunun yanında son dönemlerde Anayasa'ya göre eşitler arasında eşitsizlik meydana getiren bir yapısı olduğunu söyledi. Cirit, şunları kaydetti: "Kuvvetler ayrılığı olmazsa olmazımızdır. Kuvvetler ayrılığında, alana müdahale edilmemek koşul ve şartıyla bu konuda işbirliği içinde harekettir. Anayasamızın gerekçesinde tanımlandığı gibi, kuvvetler ayrılığı aynı ahenkli bir orkestranın bestesi gibi kimisi keman çalar, kimisi piyano çalar ama sonunda güzel bir beste çıkar. Kuvvetler ayrılığında, alanımıza müdahale edilmemek koşul ve şartıyla işbiriliği içerisinde hareket edilecektir. Hâkim teminatı, hâkim bağımsızlığı, hâkim tarafsızlığı altını kalın kalın çizmek suretiyle vazgeçemeyeceğimizdir. Yargı adaleti sağlamak içindir. Türk halkının güvenine, yargı olarak, son zamanlarda düşen güvenine layık olmaya çalışacağız. Bu konuda önemli görevler düşmektedir. Bu önemli görevleri de arkadaşlarımla birlikte yerine getireceğim. Dört kıymetli arkadaşımla yarıştım. Onlar da birbirinden değerli, çok kıymetli, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızdır."
Milliyet

Abd'nin Kapısını İsrail Açmış.
İsrail'de bulunan Bar Ilan Üniversitesi, Orta Doğu Çalışmaları Bölümü'nden Dr. Efrat E. Aviv'in yazdığı "Fethullah Gülen'in 'Yahudi Diyaloğu' adlı akademik çalışması, cemaatin İsrail ve dünyadaki birçok Yahudi ile son derece gizli ve çıkara dayalı bir ilişkisi olduğunu ortaya koyuyor. Akademik makalede Gülen'in Türkiye'de ve yurtdışındaki Musevilerle temasları detaylarıyla anlatılıyor. Makalede yazılanlara göre ABD'deki Musevi İftira ve İnkarla Mücadele Birliği Başkanı Abraham Foxman, Gülen'i Washington'daki üst düzey anahtar kişilerle tanıştırdı. Yine makalede bir Uniterian Kilisesi temsilcisi, Fethullah Gülen'i Hz. İsa'ya benzetiyor. Jacobson görüşmeye ilişkin şunları ifade ediyor: "Birileri bizimle Gülen'i tanıştırmak istediler. Buluşmada ben, Abe Foxman ve bir arkadaşımız daha bulunuyordu. Bizimle iletişime geçen kişiler bizden Gülen'i Washington'daki üst düzey kritik öneme sahip insanlarla tanıştırmamızı istediler. Biz de bu yardımda bulunduk. İstanbul'daki görüşmemizde Gülen kendisinin İsrail ve Musevilerle iyi ilişkiler kurmak istediğini söyledi. Sonrasında New York'ta yardımcısıyla da görüştük."
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 99, 1799-99, 2399                            
ABD Doları 2, 4928-2, 4934/  Euro 2, 8246 -2, 8260/ İngiliz Sterlini 3, 8046-3, 8075                


Köftemizi Yedirmeyiz!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek Et ve Et Ürünleri Tebliği değişikliği ile kasap köfteden dökme tavuğa kadar birçok ürünün satışına yeni düzenlemeler getiriyor. Buna göre, ambalajsız tavuk satışına yasak geliyor, kavurmada tuz oranı azaltılıyor, kasap köfte yasaklanıyor. Ancak bu değişikliğe en çok kasaplar karşı çıkıyor. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, "Ne olursa olsun üretime devam edeceğiz" dedi. Gıda piyasasında dengeleri değiştirecek tebliğin Bakan Mehdi Eker tarafından imzalanarak Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildiği bildirildi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü 5 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe giren "Et ve Et Ürünleri Tebliği"ni revize etti. Yeni tebliğ tüketicinin satın aldığı birçok et ürününde değişiklik öngörüyor. Yeni düzenleme ile kasap, süpermarket perakende işletmelerde parça kanatlı etlerinin dökme olarak satışı yasaklanıyor. Kanatlı etleri, bu işletmelerde sadece hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilebilecek. Bundan sonra kasap, market, perakende işletmelerde fermente sucuk, pastırma, köfte gibi et ürünleri üretilemeyecek. Yeni düzenleme lokanta, restoran, otel ve hazır yemek üreten işletmeler gibi son tüketiciye yemek hizmeti veren işletmelerin, çiğ et ve pişmemiş köfte gibi çiğ durumda bulunan hazırlanmış et satmasını da yasaklıyor. Bakanlık taraftarından onaylanan değişikliği değerlendiren Fazlı Yalçındağ, şunları söyledi: "Bu düzenleme tamamen yürürlüğe girmeden konuşmak doğru olmaz. Ancak Türkiye'de tüketici her zaman kasap sucuk ve kasap köfte talep ediyor. Bunun nedeni ise daha lezzetli ve kaliteli olması. Müşterinin talebine kimse engel olamaz. Sonuna kadar bu ürünleri üretmeye devam edeceğiz." Tebliğ ile getirilen değişikliklere uyum sağlamaları için işletmelere tebliğin yayımından itibaren bir ay geçiş süresi verilirken perakende işletmelerin fermente sucuk, pastırma gibi ürünleri üretmesini yasaklamasını öngören hüküm için 6 ay geçiş süresi veriliyor.
Hürriyet

Petrol Toto
Bir yıl öncesine kadar "Ucuz petrol çağı"nın sona erdiği sloganı tekrar ediliyor, üç haneli petrol fiyatlarına alışılması gerektiği kaydediliyordu. Malum brent petrol son yıllarda ortalama 110 dolar/ varil seviyelerinde seyretti. Derken, dengeler değişti, petrol fiyatları geçtiğimiz haziran ayında ani bir düşüşe geçti. Ve bugünlerde haziran ayından yaklaşık yarı yarıya daha ucuz. Diğer yandan, dünya çapında açıklanan veriler doğrultusunda petrol fiyatları ani iniş ve çıkışlar da sergiliyor. Nitekim, ABD'deki petrol kuyusu sayısında azalma olduğu ve sektördeki yatırımlarda kesintiye gidildiği haberleri yüzünden, ABD'deki üretim miktarının düşebileceği beklentisiyle ham petrol fiyatları son 17 yıldaki en büyük iki haftalık artışı kaydetti. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, ekonomistler ve enerji sektörü uzmanlarından gelen tahminler de baş döndürüyor. Tahminler 20 dolardan, 200 dolara geniş bir yelpazede seyrediyor. Geçtiğimiz haziran ayında 115 doları gören brent petrol 6 ay gibi kısa bir sürede 45 dolar seviyesine geriledikten sonra son bir ay içinde toparlanarak, varil başına 60 dolara yaklaştı. Bloomberg Business, "Uzmanlar petrol fiyatlarının nereye gideceğini kesin biliyor: Varil başına 20 dolar ila 200 dolar arasında bir yere" konulu haberinde, petrol fiyatlarına yönelik yapılan tahminleri de tiye alıyor. Durumun çalkantılı olduğu ve her yerden tahmin yağdığı vurgulanan haberde, bu tahminlerin büyük farklılık gösterdiğine işaret ediliyor. Son olarak Citigroup yayınladığı raporda, aşırı arz ve ekonomik sıkıntıların etkisi ile petrol fiyatının 40 dolar/varil seviyesinin çok altına inebileceğini ve bir ara 20 dolar/varil bandını görebileceği tahminini ortaya attı. Diğer yandan, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Genel Sekreteri Abdullah El-Bedri ise üreticilerin yeni arz için yatırım yapmakta başarısız olmaları halinde varil başına 200 dolarlık bir fiyatın dahi mümkün olduğunu belirtti.
Hürriyet

'Çelik Test Merkezi' İstanbul'u Bilim Ve Teknoloji Üssü Yapacak
Çelik İhracatçıları Birliği'nin İstanbul Kalkınma Ajansı'nın desteğiyle çalışmalarına başladığı "Çelik Test ve Araştırma Merkezi" için imzalar atıldı. İTÜ'nün Maslak kampüsünde kurulacak olan merkez iki yıl içerisinde tam kapasiteyle faaliyete geçecek. İstanbul'u bilim ve teknoloji üssü haline getirecek "Çelik Test ve Araştırma Merkezi" ile test analiz maliyetlerinin düşürülmesi, sektörün rekabet gücünün artırılması, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi, yurtiçi ve dışı satışlar için gerekli uygunluk değerlendirme hizmetinin görülmesi hedefleniyor. Merkez, çelik sektörünün yurt dışına bağımlı olduğu ve maliyetlerini yükselten sertifikasyon konusunda da önemli bir kazanç sağlayacak. Merkezin bu konuda ülke ekonomisi ve sektöre katkısı yaklaşık 10 milyon dolar olacak. Çelik sektörünün 34,4 milyon ton ham çelik üretimi ve 13.2 milyar dolarlık ihracatıyla ile dünyada sekizinci sırada yer aldığını belirten Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci merkezin bu anlamda sektöre büyük destek olacağını söyledi. Ekinci, "Günümüzde giderek teknolojiler değişiyor, ihtiyaçlar çeşitleniyor. Katma değeri yüksek ürünler tercihler arasında ilk sırada yer alıyor. Dünyanın yaklaşık 200 ülkesine ürün ihraç eden bir sektör olarak üretim ve ihracat yapan firmalarımızın bu alanda yaşadıkları temel sorunların farkındaydık. Üretilen ürünlere yönelik akredite test ve belgelendirme hizmetlerinin eksik olması, maliyetlerin yüksekliği, hammadde ithali, Ar-Ge ve inovasyona yönelik çalışmalarda yeterli seviyenin yakalanamamış olması bizi bu alanda yatırım yapmaya teşvik etti. Bu doğrultuda kurulan merkezimizin İstanbul Bölgesi'nin bilim ve teknoloji üssü haline gelmesinde ve İstanbul'un, Türkiye'nin yanı sıra çevre ülkelere de hitap eden bir ekonomi başkenti olmasında katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
Türkiye

Hesap Kolaylaştı 1 Dolar = 2.5 Tl
Aralarında Türk Lirası'nın da yer aldığı gelişmekte olan ülke para birimlerinde dün Sabah saatlerindeki olumlu seyir tersine döndü. Dün gün içinde 2.47'nin altını test eden dolar/TL, risk algısıyla birlikte yeniden yükselişe geçerek tarihi en yüksek seviye olan 2.5070'e kadar yükseldi. Ukrayna'daki gerilim artarken Atina yönetimi de Avrupa Birliği ve IMF ile çekişmesini sürdürüyor. Reuters ajansı, MNSI tarafından kaynaklara dayandırılan bir habere göre, Avrupa Komisyonu'nun bazı tavizler içeren bir tasarıyı masaya getireceğini bildirdi. Bu plana göre borç verenler ile olan sorunları gidermesi ve mali yardım sonrası planlar üzerinde anlaşma sağlaması için Yunanistan'a 6 ay süre tanınacağı belirtiliyor. Haberin ardından Atina Borsası ve euro yükselişe geçti. Avrupa Komisyonu, Yunanistan'ın borç sorununu çözecek resmi bir tasarı olmadığını, ancak bu haftaki Euro Bölgesi maliye bakanları ve AB liderleri zirvesi öncesi yoğun görüşme trafiğinin devam ettiğini açıkladı. Bu arada ABD'li bankacılık devi Citi'nin emtia piyasaları araştırma direktörü Ed Morse, petrol piyasalarında ciddi arz fazlası bulunduğunu belirterek henüz fiyatlarda dibin gözükmediği yorumunu yaptı. Ed Morse, "Dip gözüktü demek imkânsız. Arz fazlası ve depolama şartlarının getirdiği masraflar sonucu petrolün varili 40 doların altına düşebilir, belki bir süre 20 dolar seviyelerine inebilir" dedi. Citi, petrolün varil fiyatının 2015 genelinde 54 dolar civarında olacağını tahmin ediyor. Bankanın daha önceki tahmini 63 dolardı. Ed Morse, Nijerya ve Venezuela'nın elindeki bol miktarda petrole dikkat çekerek OPEC'in 50 dolarlık petrol varil fiyatını sürdürmesini bekliyor.
Milliyet

Maliye Zulaları Patlayan Türkler'in Peşinde
İsviçre'deki bir bankanın 203 ülkeden 106 bin özel müşterinin hesap bilgilerinin sızdırılmasının ardından ABD başta olmak üzere bütün ülkeler kendi vatandaşlarına yönelik vergi soruşturmasını başlattı. İsviçre'deki gizli hesaplarda parası olanlar arasında 3 bin 105 Türk'ün olduğunun belirtilmesinin ardından Türkiye de harekete geçti. Maliye Bakanlığı, gizli hesaplarda Türkler'e ait olduğu belirtilen toplam 3.5 milyar doları araştırmaya başladı. Varlık Barışı kapsamında yurtdışından beyan edilmesine rağmen vergisini ödemeyenlerin peşine düşen Maliye'nin vergi yüzsüzlerini de İsviçre'de arayacağı belirtiliyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Vergi Denetim Kurulu (VDK) ile Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) süreci yakından takip ettiği ifade ediliyor. İsviçre'de kamuoyuna yansıyan olayı değerlendirdiklerini belirten Maliye kaynakları, "İsviçre ile anlaşmamız var. Konuyu detaylı değerlendirdikten sonra bilgi talebinde bulunabiliriz. Bu kişiler arasında varlık barışı kapsamında beyanda bulunmasına rağmen vergisini ödemeyenlerin yanı sıra her yıl GİB tarafından açıklanan vergi yüzsüzleri listesindeki işadamlarının olup olmadığına da bakacağız" dedi. Maliye Bakanlığı, vergi borcunu ödemeyen yurtdışındaki zengin Türklerin parasının peşine düşmek amacıyla özellikle son 5 yıldır çok fazla sayıda ülke ile bilgi değişimi anlaşması yapıyor. Anlaşma kapsamında bazı isim ve hesaplara ilişkin bilgiler talep edilebiliyor.
Star

Alın Verin Ekonomiye Can Verin
İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'ndan çıkan ana görüş iç talebi artırmak oldu. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ABD Hazine Bakanı Jack Lew, iç talebi güçlendirmenin G20 için 2015'te öncülük olması konusunda uzlaştıklarını ve bunun tüm ülkelere tavsiye edileceğini belirttiler. Dönem başkanlığını üstlenen Türkiye'nin ev sahipliğinde ilk G20 toplantısının başladığını anımsatan Babacan, bu yılki zirvelerde çok önemli işbirliklerinin gerçekleştirileceğini ifade etti. Babacan, bu yıl 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek zirveye kadar çok önemli toplantılar gerçekleştirileceğini aktararak, G20 ülkelerinin gelişimine odaklanacaklarını dile getirdi. Bu yıl konsantre olmaya karar verdikleri 3 anahtar kelimenin; uygulama, yatırımlar ve kapsayıcılık olduğunu dile getiren Babacan, "Bu yıl küresel ekonominin hızlıca toparlanacağına inanıyoruz. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) ve Uluslararası Para Fonu (IMF), 2018'de küresel büyümenin 2 baz puan daha artacağı tahmininde bulundu. Bu hedefin ulaşılabilir olması çok önemli. Daha yüksek büyümeyi elde etmek için anahtar nokta artık güven olacak" diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Babacan, yatırımların bu yıl da gündemlerinin çok önemli bir parçası olacağını belirterek, "Kamu altyapı projelerine daha fazla kaynak aktarılması üzerinde çalışacağımız diğer bir öncelik olacak" dedi. Uygulamanın önemine de dikkati çeken Babacan, birçok ülkede problemlerin ve bunların nasıl çözüleceğinin bilindiğini ancak bunun için irade ile cesaretin gerekli olduğunun altını çizdi.
Vatan

'Yerel Yönetimlerin Gelirleri Artırılmalı'
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Dünya Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Kadir Topbaş, yerel yönetimlerin mali yapılarının daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Topbaş, BM'de düzenlenen "2015 Sonrası Kalkınma Gündeminin Uygulanmasında Parlamentolar, Kentler ve Yerel Yöneticilere Düşen Görevler" konulu panelde, kalkınma gündeminde yer alan hedeflere ulaşılabilmesi için yerelde etkili bir yönetim ve yenilikçi finansman modellerinin kullanılmasının önemli olduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin etki alanındaki gelirlerini yeniden yatırıma dönüştürmeleri gerektiğini kaydeden Topbaş, bunun için şeffaf ve etkili mekanizmalar kurulmasının önemini vurguladı. Yerel vergilendirmenin gerektiği kadar gelişmediğini anlatan Topbaş, "Yerel yönetimlerin arazi bedellerindeki sermaye kazancı hakkıyla alınamamaktadır ya da ekonomik faaliyetlere ilişkin katma değer elde edilememektedir. Bu yüzden mali desantralizasyona (yerelleşme) önem verilmelidir" dedi. Mali olarak güçlendirilen yerel yönetimlerin kendi hizmet ve altyapısını geliştirme kapasitesini artıracağını dile getiren Topbaş, yerel yönetimlerin akıllıca bir finansman yönetimi kurması ve uzun vadeli sürdürülebilir gelir üretmesi için yerel yönetimlerin kurumsal kapasitelerinin artırılması gerektiğini anlattı. Sorunların aşılması için yerel yönetimlere doğrudan kredi imkanı sağlanması gerektiğini bildiren Topbaş, böylece altyapı ve temel hizmetlere yatırımların artırılabileceğini ifade etti. Yerelin güçlendirilmesine ilişkin Türkiye'de gösterdikleri başarıları da anlatan Topbaş, "İstanbul Belediyesi geçmişte maaş ödeyemiyordu ama şimdi çok ciddi yatırımlar yapabilen bir yerel yönetim haline geldi. Reform nitelikli yasal düzenlemelerle bu güç bize verildi. Bütün dünyadaki yerel yönetimlerde bu etkinliğin artırılması gerekir" diye konuştu.
Vatan

Hedef Tutturamıyorsa Bir Yaptırımı Olmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz'a yönelik eleştirilerine, Yılmaz'ın eski çalışma arkadaşından destek geldi. Merkez Bankası eski Dış İlişkiler Genel Müdürü Selahattin Altıer, modası geçmiş teorilerle Türkiye'ye özgü bir durumun anlatılamayacağını belirterek, "Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve kendimize has özelliğimizin değerlendirilmesi lazım" dedi. Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerinin son yıllarda hiç tutmadığına dikkat çeken Altıer, bazı ülkelerde olduğu gibi enflasyon hedefinin tutturulamaması durumunda yaptırımların devreye sokulmasını önerdi. Altıer, şunları söyledi: Yaşanan tartışmada sayın Cumhurbaşkanı'nı haklı buluyorum. Modası geçmiş, yüzlerce yıl önceki teorilerle Türkiye'ye özgü bir durumu anlatamazsınız. Adam Smith, Keynes teorileri, tamamen varsayımlara dayanan, gelişmiş ekonomiler için oluşan teoriler. Oysa biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve kendimize has özelliğimizin, çok daha güncel, modern teorilerle değerlendirilmesi gerekiyor. Günümüzde artık sadece faiz veya döviz faktörleriyle değil, inovasyon, müteşebbis gibi faktörleri de göz önüne alarak gerekli analizlerin yapılması lazım.
Akşam

Daha Yüksek Büyüme İçin Anahtar Nokta Artık Güven
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuştu. 2015 yılında dönem başkanlığını üstlenen Türkiye'nin ev sahipliğinde ilk G20 toplantısının başladığını anımsatan Babacan, bu yılki toplantılarda çok önemli işbirliklerinin gerçekleştirileceğini ifade etti. Babacan, bu yıl 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek zirveye kadar çok önemli toplantılar gerçekleştirileceğini aktararak, bu toplantılarda G20 ülkelerinin gelişimine odaklanacaklarını dile getirdi. Bu yıl konsantre olmaya karar verdikleri 3 anahtar kelimenin; uygulama, yatırımlar ve kapsayıcılık olduğunu hatırlatan Babacan, "Bu yıl küresel ekonominin hızlıca toparlanacağına inanıyoruz. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) ve Uluslararası Para Fonu (IMF), 2018 yılında küresel büyümenin 2 baz puan daha artacağı tahmininde bulundu. Bu hedefin ulaşılabilir olması çok önemli. Daha yüksek büyümeyi elde etmek için anahtar nokta artık güven olacak" diye konuştu.
Akşam

DÜNYA

Putin, Mısır'a Da Reaktör İnşa Edecek
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mısır'ın başkenti Kahire'ye yaptığı ziyarette Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi ile bir araya geldi. Sisi'ye özel yapım AK-47 (Kalaşnikof) marka tüfek hediye eden Putin, Mısır'a inşa edilecek ilk nükleer reaktör ile ilgili de ön anlaşma imzaladı. Geçen şubat ve ağustos aylarında Rusya'yı ziyaret eden Sisi'ye iade-i ziyarette bulunan Putin'in ziyareti verimli geçti. Putin, Mısır'ın el Daba bölgesinde bir nükleer reaktör inşa etmek üzere ön sözleşme imzaladıklarını açıkladı. Mısır, Rus doğalgazını satın almak ve Ataka bölgesinde serbest ticaret bölgesi kurmak üzere de anlaşmalara imza attı. Rusya ve Mısır basınında yer alan haberlerde, Putin'in 2 günlük temaslarında, Suriye ve Libya krizleri, Filistin-İsrail sorunu, terörle mücadele, doğalgaz, nükleer işbirliği, teknik askeri ve yatırım konularını ele alacağı bildirildi. Türkiye'nin ilk nükleer santralı olacak Mersin Akkuyu'daki reaktörün inşasını da Ruslar üstlenmişti.
Hürriyet

Rusya, Ukrayna Sınırında Askerî Tatbikat Başlattı
ABD Başkanı Barack Obama'nın açıklamalarının ardından Rusya askerî tatbikat başlattı. 2 bin askerin katılımıyla başlayan tatbikatın bir ay boyunca devam edeceği bildirildi. Obama, önceki gün Ukrayna meselesinde, diplomasinin başarısız olduğu takdirde silah yardımı konusunun seçenekler arasında olduğunu söylemiş, "Ama henüz kararımı vermedim. Diplomatik çözümü teşvike devam ediyoruz" diye konuşmuştu. Bu arada Ukrayna Devlet Başkanı Petro Proşenko bugün Minsk'te yapılacak üst düzey zirve hakkında, "Uzlaşma sağlanacağını umut ediyorum" dedi.
Türkiye

Varil Bombası Yoksa Bunlar Ne?
Suriye'de 4 yıldır süren iç savaş, tarihin en korkunç insanlık suçlarına da sahne oldu. Savaşta, kimyasal gazlardan varil ve misket bombalarına kadar çok sayıda korkunç silah kullanıldı. Özellikle varil bombalarıyla ölen sivillerin ve masum çocukların görüntüleri yürek yaktı. Ancak Şam'da İngiliz BBC'nin sorularını yanıtlayan Suriye Lideri Beşar Esad, varil bombası iddialarını yalanladı. Esad mülakatta, Suriye ordusunun varil bombası kullanmadığını öne sürdü: "Ordumuzu biliyorum. Kurşun, füze ve bomba kullanıyorlar. Varil bombası ya da tencere kullandıklarını duymadım. Hedef gözetmeyen silah yoktur. Ateş ederken nişan alırsınız. Nişan alırken, sivilleri korumak için teröristleri hedef alırsınız. Savaştan söz ediyorsanız, kayıplar olur. Ölü ya da yaralı olmadan savaş olmaz." Suriye lideri, ordusunun klor gazı kullandığı iddialarını da reddetti. Oysa insan hakları örgütlerine göre, isyancıların elinde bulunan bölgelerde binlerce kişi içine patlayıcı ve şarapnel doldurulmuş varillerin helikopterlerden atılması sonucu ölüyor. Helikopterlerin vurulmamak için bu bombaları çok yüksekten bıraktığı, bu kadar yüksekten hedef gözetmenin imkansız olduğu kaydediliyor. Suriye'de sadece ordunun elinde helikopter olduğuna inanılıyor.
Vatan

'Darbe Girişiminin Parçasıydı'
Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te 1994 yılında AMIA Yahudi merkezine düzenlenen bombalı saldırıyı soruşturan Savcı Alberto Nisman'ın sırlarla dolu intiharının, eski istihbaratçıların yürüttüğü bir darbe girişiminin parçası olduğu iddia edildi. Arjantin Devlet Başkanlığı Sekreteri Gustavo Lopez, 18 Ocak'ta evinin banyosunda başından vurulmuş olarak bulunan Nisman'ın ölümünün Cumhurbaşkanı Cristina Kirchner'i devirerek yerine neoliberalleri iktidara getirme girişiminin sadece bir ayağı olduğunu söyledi. Nisman Kirchner ve bazı üst düzey yetkilileri, AMIA saldırısının İran tarafından düzenlendiği gerçeğini ülkenin ticari çıkarları için örtbas etmekle suçluyordu. Lopez, Kirchner ve selefi olan eşi Nestor Kirchner'in yıllardır karanlık güçler tarafından devrilmeye çalışıldığını ifade etti. Nisman'ın ölmeden önceki son birkaç saatinde, Kirchner'in ölümünden sorumlu tuttuğu eski istihbarat şefi Antonio Stiuso ile telefonda görüştüğü belirlendi. Nisman'ın yürüttüğü soruşturmada kilit isimlerden birisi olduğu öne sürülen Stiuso, günlerdir Arjantin makamlarınca aranıyor.
Vatan

Küçük Muhammed'i Abd'nin İha'ları Vurdu
ABD'nin Yemen'de el-Kaide ve benzeri radikal İslami örgütleri bahane ederek uzun bir süredir İnsansız Hava Araçlarıyla (İHA) yürüttüğü operasyonlar sivil halkın yaşamını kabusa çeviriyor. İHA stratejisini Afganistan ve Pakistan'da sürdüren ABD, bu şekilde ülkelere resmen askeri operasyon başlatmadan, dolaylı olarak hakimiyet sahası oluşturmayı amaçlıyor. İHA'ların örgütler üzerinde etkili olmadığı, sivil kayıplara yol açtığı biliniyor. Bunun son örneği Yemen'de yaşandı. İngiliz Guardian gazetesinin birkaç ay önce röportaj yaptığı, babasını ve kardeşini İHA saldırısında kaybeden 13 yaşındaki Muhammed Tuaiman da İHA saldırısında öldü. Küçük Muhammed röportajda "Babamı Amerika öldürdü" derken İHA'lardan çok korktuğunu gece rüyalarına dahi girdiğini anlatıyordu.
Akşam

Sisi'ye 'Daha İyi Öldür' Hediyesi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, resmi temaslarda bulunmak üzere 10 yıl aradan sonra Mısır'ın başkenti Kahire'ye gitti. Ukrayna meselesi nedeniyle Batı'yla büyük bir kriz yaşayan Putin'in bu ortamda yaptığı ziyaret önem taşıyor. Putin, Mısır'ın darbeci lideri Abdülfettah el Sisi tarafından büyük hazırlıklarla karşılanırken, ikili arasındaki yakın ilişki de dünyaya verilen "ittifak" mesajı olarak yorumlandı. Putin'in Sisi'ye özel yapım "Ak-47" Kalaşnikof marka tüfek hediye etmesi ise dikkat çekti. Nitekim ikilinin dev bir silah anlaşması imzalayacağı açıklanmıştı. Kahire'ye önceki gün Putin için yollara Arapça, Rusça ve İngilizce posterler asıldı. Rus ve Mısır basınına göre, Putin'in, Mısır'daki temaslarında "Suriye ve Libya, Filistin sorunu, terörle mücadele, doğalgaz, nükleer işbirliği, askeri ve yatırım konularını ele alacağı belirtildi. Putin Mısır'a son ziyaretini 2005'te gerçekleştirmişti.
Akşam

POLİTİKA

Başbakan Topal Ördek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştirerek "Başbakanlık koltuğu o kadar boş ki, adam bir şey diyor, ertesi gün yalan olduğu ortaya çıkıyor. Kendisi zaten topal ördek" dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri, Davutoğlu'nun "Halkı direnmeye çağıracağına sandığa çağırsana be adam" sözlerine ise "Direnme hakkı evrensel bir haktır" diyerek yanıt verdi. İç Güvenlik Paketi'yle ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Efendim neymiş; bu yasa AB'de de aynen uygulanıyormuş. Pes ya, vallahi pes. AB yetkililerinin bu yasanın demokratik olmadığı yönünde açıklamaları var. Yahu Başbakansın, senin önüne bu açıklama metni konmuyor mu? Ben soruyorum, 'Avrupa Birliği'nde de var' diyor. Sapanla taş attı 4 yıl, silahla adam vurdu 1 yıl. Hangi ülkede var ya, söyle görelim bakalım. Halkı kandırıyorlar, söylediklerinin tamamının cezası var. Yüzünü kapatan terör örgütü üyesiyle ilgili terörle mücadele yasasında zaten cezası var. Sen ceza verdin de biz engel mi olduk? Hepsinin cezası var ama ortada Başbakan yok, hükümet yok."
Hürriyet

Bu Ülkeyi Sizlere Bırakmayacağım
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iç güvenlik paketinin hukuku iğfal ettiğini öne sürerken, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sert eleştiriler yöneltti. Bahçeli, "Sen git ağabeyin gelsin" dedi. Bahçeli, dün MHP grup toplantısında özetle şu mesajları verdi: Davutoğlu, şahsımın aritmetikle, geometriyle uğraştığını, piramitler, elipsler çizdiğini geçtiğimiz hafta değişik zeminlerde söylemiş, biraz da paralelle ilgilenmemi tavsiye etmiştir. Allah'a şükür biz küp yapıp içini haram lokma ile doldurmadık. Siz kendinize bakın, kendi derdinize yanın, kendi çukurunuzda birbirinizle uğraşın. Onun için Sayın Davutoğlu, sen git de saraydaki abin gelsin; karşımıza 17-25 Erdoğan çıksın. Anayasaya aykırı olan, hukuk devleti prensiplerini iğfal eden iç güvenlik paketinin polis devletini tesis edeceği, can ve mal güvenliğini sakatlayacağı kuşkusuzdur. AKP'nin maksadı molotof atanları cezalandırmak değildir. Eğer hedef buysa hiçbir güvenlik görevlisinin elini tutan yoktur. Başbakan adımın Devlet olduğunu, ama devlete sahip çıkmadığımı, iç güvenlik paketine niçin hayır dediğimi, neden vandallarla tenkit ettiğimi sormuştur. Davutoğlu için atış serbesttir. Sayın Davutoğlu, bilmiyorsan sana öğreteyim; adım Devlet olduğu kadar devletime sahip çıkarım, milletime asla toz kondurmam. Adım gibi yaşatmaya ant içtiğim bu ülkeyi sizlere bırakmayacağım, tezgahlarınızı, senaryolarınızı inşallah başınıza yıkacağım. Bu da size Devlet sözü olsun. Vekillik için bizlere de müracaatlar yapılmaktadır ama AK Parti'ye olduğu kadar kanaatinde değilim. Çünkü boşalan 70 yere atmacalar saldırıyor.
Milliyet

'Zulme Teslim Olmak Kitabımızda Yoktur'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında iç güvenlik paketine yönelik eleştirilerini ve paketin yasalaşması halinde halkın direnme hakkının doğacağı sözünü yineledi. Kılıçdaroğlu, "Direnme hakkı, evrensel haktır, baskıya zulme karşı direnmektir. İnancımızda da vardır bu. Zulme teslim olmak bizim kitabımızda yoktur. Direnme hakkı, adam Taksim'de ayakta durdu. Duran adam işte direnme hakkı odur. Toma su sıkıyor açmış göğsünü. Sık ulan diyor. İstediğin kadar sık. İşte direnme hakkı budur" dedi. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Halkı kandırıyorlar. Terör örgütü üyesi ve yüzünü kapatıyorsa, terörle mücadele yasasının 7. maddesinde cezası zaten var. Sen ceza verdin de biz gelip elini mi tuttuk. Engel mi olduk. Gidip adam gibi yakalarsın yargı kararını verir. Elinde silahla şehir ortasında kimlik kontrolü yapılıyor. Suç mu, suç. Bunların hepsinin cezası var. Ama ortada başbakan yok. Boşluk var. Türkiye iyi yönetilmiyor." Başbakan Davutoğlu'nu da eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "23 Nisan'da başbakanlık koltuğuna çocuk otursaydı daha dirayetli davranırdı. Yasalar sana yetki vermiş. Senin bakanın kalktı, bunları önleyeceği yerde Rıza Sarraf'ın önüne yattı. Davutoğlu da abisinin önüne yattı. Çıktı dedi ki, şeffaflık yasasını getireceğiz. İl, ilçe başkanları mal bildiriminde bulunacak. İçimden dedim ki, helal olsun valla. Arkadan abisi dedi ki, sen ne yapıyorsun ya, herkes malı götürüyor dedi. Ne oldu? Tak geri adım attı. Ben sana diyorum sen başbakan değilsin." Kılıçdaroğlu, Şanlıurfa'ya yaptığı ziyareti ve izlenimlerini anlattı ve şunları söyledi: "1 milyon 700 bin Suriyeli mülteci durumunda. 250 bini Şanlıurfa'da. 20 liraya iş buluyorlar. Şanlıurfalı aç. Şanlıurfalılara söz veriyorum. .CHP iktidarında Suriye'ye barış geldi diyeceğiz. Sana şu ana kadar 5 buçuk milyar dolar para harcadık. Helal hoş olsun ama 'baba ocağına dön' her türlü yardımı yapacağız diyeceğiz."
Vatan

Vatandaşı Direnmeye Değil Sandığa Çağır
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İç Güvenlik Reform Paketi'nin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin bir hafta ertelenmesinin, bu düzenlemeden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceğini söyledi. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, dün partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Biz tedbirimizi alırız. Hiç kimse bu bir haftalık ertelemeyi İç Güvenlik Reformu paketinden herhangi bir şekilde zamana yayıldığı veya vazgeçildiği gibi bir intibaya kapılmasın. İç Güvenlik Reformu Paketi çıkacaktır. Bu bir haftada bütün partilere düşünme teneffüsü imkanı veriyoruz. Düşünsünler. Kılıçdaroğlu, Pensilvanya'yla yürüttüğü paralel çalışmaları şöyle bir düşünsün, halkın önüne nasıl çıkacak onu tefekkür etsin." Başbakan Davutoğlu, geçen salı günkü CHP Grup Toplantısı'nın tarihe kayıt olarak düşülmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Kılıçdaroğlu o toplantıda Türkiye'de otoriter bir rejim, bir yaklaşım olduğunu ve bu İç Güvenlik Reformu üzerinden bir polis devleti kurulacağını iddia ederek halkı direnmeye çağırdı. Madem sen demokratik bir siyasi partisin, bir partinin genel başkanısın, halkı direnmeye çağıracağına sandığa çağırsana be adam sandığa çağır, sandığa. 3 ay sonra sandığa gidiyoruz. Beyefendinin sandıktan ümidi yok ki. Bu sandıktan hiçbir zaman CHP çıkmadı ki ve çıkmayacak da. Barışçıl gösteri hakkının kullanımı teminatımız altındadır. Ama insanları direnmeye çağırırsan bir, bu direnme talimatını Türkiye'den değil de Pensilvanya'dan alırsan iki, biz hesabını sorarız. Bu ülke bu düzeni kolay ihdas etmedi. Kılıçdaroğlu yüce Meclis'in kürsüsünde konuşuyor, aynı saatlerde Pensilvanya'daki paralel yapının başı da New York Times'da makale yazıyor. Alın Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını, alın o makaleyi yan yana koyun tercüme edildi zannedersiniz. Çünkü arkada bir el o ikisine aynı talimatı veriyor."
Akşam

SPOR

Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi 12'li Play - Off 1. tur ilk maçında deplasmanda oynayan Vakıfbank, Rusya temsilcisi Dinamo Kazan'ı 3-2 yenerek İstanbul'daki rövanş için büyük avantaj elde etti. Birinci sete daha etkili başlayan Dinamo Kazan teknik molalara 8-7 ve 16-12 önde gir- d i . Vakıfbank 24-24'te skoru eşitlemesine rağmen seti ev sahibi ekip 26-24 kazandı. İkinci sette Dinamo Kazan teknik molaları 8-7 ve 16-15'lik skorlarla yine önde tamamladı. Ancak toparlanan Vakıfbank etkili servis atarak 19-19'da rakibini yakaladı, ardından da seti 25-21 aldı. Üçüncü setin başlarında ard arda sayılar bulan ve 8-4'lük üstünlük sağlayan Dinamo Kazan, Vakıfbank bloklarına takılınca skora 9- 9'da eşitlik geldi. Sheilla'nın sayılarıyla ikinci teknik molayı 16-11 önde kapatan Vakıfbank seti de 25-20 önde tamamlayarak durumu 2-1 yaptı. Büyük çekişmeye sahne olan dördüncü seti Rus takımı alınca maç tie-break setine taşındı. Tie-Break setinde taktik servis atan Vakıfbank rakibini hataya zorladı ve seti 15-7, maçı da 3-2 kazanmayı başardı.
Milliyet

Trabzonspor Türkiye Kupası son 16 turunda Sivas'ı konuk etti. 5'te Kadir'in kullandığı serbest atışta Hakan son anda topu kornere çeldi. 16'da Da Costa'nın uzun pasında topla buluşan Utaka, dar açıdan Hakan'ı avladı: 0-1. 22'de İshak'ın ortasında Yatabare arka direkte tamamladı: 1-1. 29'da Aytaç uzaktan sert vurdu, Ertuğrul direk dibinden çıkardı. 33'te Ertuğrul hatasında Yatabare affetmedi: 2-1. Musa Sinan, İshak'tan topu kapıp fileleri havalandırdı: 2-2. 47'de Yatabare'nin, 53'te Özer'in ağlara giden topları ofsayt nedeniyle geçerlilik kazanmadı. 69'da Aykut'un kafa şutunda top üstten dışarı gitti. 72'de Musa Sinan'ın şutunda top savunmadan döndü. 82'de Özer'in ceza alanına yaptığı ortada savunma hata yapmadı. 98'de Da Costa vurdu, top Hakan'da kaldı. 120'de gelişen ani atakta Aatıf plase vuruşla skoru belirledi: 2-3.
Star

Ziraat Türkiye Kupası'nda bu sezonun şu ana kadarki en keyifli maçı Trabzon'la Sivas arasında oynandı. Bordo-mavililer, Cadozo'suz çıktığı maçın ilk dakikalarında bocalayan bir görüntü çizdi. ÜST üste gelen Sivas atakları 9'da Salih ve Hakan'ın hataları sonucundan meyvesini verdi. Da Costa'nın pasında Salih'i ekarte eden Utaka'nın plasesini kontrol edemeyen Hakan topu ağlarında gördü: 0-1. Golden sonra toparlanan Trabzon 23'te skoru dengeledi. Erkan'ın hızlı kullandığı taçta İshak, Yatabare'yi buldu, Malili de altıpastan golü attı: 1-1. Bundan 10 dakika sonra yine Yatabare sahnedeydi. Aldığı geri pasta çalım yapmayı deneyen Sivas kalecisi Ertuğrul'un hatasını değerlendiren Yatabare, Trabzon'u 2-1 öne geçirdi: 2-1. 40'ta ise skor yine dengelendi. İshak'ın hatasını değerlendiren Musa sakin bir plaseyle durumu 2-2 yaptı. İLK yarı gibi heyecanlı geçmeyen 2. yarıda 47'de Yatabare, 52'de de Medjani'nin golleri ofsayta takılırken maç uzatmaya kaldı. Uzatma devrelerinde ise sahada futbol adına pek bir şey yoktu ama akıllarda kalan ve unutmak istediğimiz tek şey Trabzon tribünlerinden Sivas kalecisi Ertuğrul'a atılıp kafasının yarılmasına neden olan yabancı maddeydi. 120'de ise Aatif'in golü geldi ve Sivas 10 kişilik rakibi karşısında 3-2'yle tur atlamayı başardı.
Vatan

Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören, Riva Hasan Doğan Tesisleri'nde, Lig TV Maraton Programı Yapımcısı Şansal Büyüka'nın sorularını cevaplandırdı. Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Fenerbahçe derbisinden önce hakem Bülent Yıldırım'ı araması konusunda çok sert konuştu: "Tabii ki ceza olacak. Ama burada bizlerin verdiği cezalar yeterli değil. Kesinlikle savcılarımız devreye girmeli. 6222'nin çalışması lazım. Futbolun içinde yapacağınız her şey girer. Yeter ki savcılar yapsın. Yani bir kişi iyi niyetle birini arayabilir. Ama maç öncesi ne kadar iyi niyetli konuşursanız konuşun, bu toplumda yanlış algılamalara neden olur. Sadece Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu için konuşmuyorum. Her beyanatımızın nerelere gideceğini çok iyi tartmamız lazım. Yarın da başka başkan arar, en sonunda futbolcuya kadar aramaya başlarlar. Bunun altından nasıl kalkacağız. Yoksa bizim kişiyle işimiz yok. Arayan ve sportmenliğe aykırı davranan cezasını alır. Federasyon köşe başındaki bakkal değil. Ne kadar yaparlarsa o kadar ceza alırlar. Yaparlarsa daha beterini görürler. Mühim olan camialarına bunun hesabını nasıl verecekler. Biz burada 50 gün, 100 gün, 500 gün ceza veriyoruz. Bizim vereceğimiz ceza bu. Ben buradan savcıları göreve çağırıyorum. Yönetici beyanatlarının çoğu 6222'ye göre suç. Biz kanunu uygulayarak devrim yaptık. Ben kanunun ertelenmesi için çekinebilirdim. Ama çekinmedim."
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme