15 Şubat 2015 Pazar

15.02.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Otoriter Asker Gitti, Otoriter İslamcı Hükümet Geldi
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Fransız haber ajansı AFP'ye verdiği röportajda, Türkiye'de 'otoriter askerlerin dışarı itildiğini', onun yerine 'otoriter ve İslamcı bir hükümetin' geçtiğini söyledi. Her yıl New York'taki Columbia Üniversitesi'nde bir sömestr ders vermek için ABD'ye giden Pamuk, döndüğünde hissettiklerini şöyle ifade etti: "Geri döndüğümde insanların fısıldadığı bir korku iklimi hissettim." AFP muhabiri Philippe Alfroy'u İstanbul Cihangir'deki boğaz manzaralı evinde ağırlayan Pamuk, "(Cumhurbaşkanı) Erdoğan'ın seküler muhalifliğine indirgenmek değil, romancı olarak algılanmak istediğini" vurgulayarak, şöyle devam etti: "Sadece hükümetle mücadelede pozisyon almak değil, insanların taleplerini de duymak istiyorum. Bir bakıma başı dertte olan ya da hükümetin icraatlarının kendileri için iyi olmadığını hisseden herkes haklı olarak benden onların sorunlarını dile getirmemi bekliyor." Nobel Edebiyat Ödülü'nün hayatını kolaylaştırmadığını anlatan Pamuk, "Tabii elbette tüm bu sorunlarla da uğraşmaktan ötürü mutluyum" dedi. Pamuk, 'hapse atılan, sürgüne gönderilen ya da öldürülen yazarlar kuşağıyla kıyaslandığında ise kendini çok şanslı hissettiğini dile getirdi. AK Parti'nin demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler dengesini yerle bir ettiğini savunan yazar, "Türkiye, sadece seçimlerin yapıldığı fakat insan haklarına saygının, ifade özgürlüğünün her gün ihlâl edildiği bir demokrasi. Otoriter askerler dışarı itildi, onun yerine otoriter ve İslamcı bir hükümet geçti. Bir bakıma, 'siyasal İslam'ın gizemi, yolsuzluk suçlamalarının inandırıcılığından dolayı kayboldu" diye konuştu. 1915 olayları ile ilgili de görüşü sorulan Pamuk, "8 ile 10 yıl önce bu konuyla ilgili serbest konuştuğum için çok problemle karşılaştım" karşılığını verdi.
Hürriyet


Üst Aklın Paralel Merakı
Hükümeti devirme planları suya düşen paralel yapı, ABD medyasının ardından bu kez çareyi Avrupa kapılarında arıyor. İkiyüzlü Batı medyasına Türkiye'yi karalamak için birbirleriyle yarışan paralelin başı ve kalemşörleri, röportajlarında Türkiye'yi yerden yere vuruyor. Gülen, Dumanlı ve Karaca'dan sonra Batı medyasına koşan son isim ise açığa alınan Savcı Zekeriya Öz oldu. Her konuşmalarında 'vatan-millet' nutukları çeken, sözde Türkiye'ye sevdalılıklarını dillerinden düşürmeyen paralelin önde gelen isimleri, şimdilerde Türkiye'yi Batı'ya şikayet etmede birbirleriyle yarışıyorlar. Atılan devrim niteliğindeki adımları görmemezlikten gelen ikiyüzlü Batı medyası da, paralel yapının değirmenlerine taşıdığı bu suyla uluslararası alanda bir karalama kampanyası yürütüyor. Son olarak Savcı Zekeriya Öz, BBC Türkçe'ye konuştu. HSYK tarafından açığa alınan Zekeriya Öz oldu. Twitter hesabında 'vatan-millet' tweet'leri atan Öz, BBC Türkçe'ye verdiği röportajda Ergenekon davasında haklılığına kılıf uydurmaya çalışıyor.
Akşam


EKONOMİ

Gram Altın 97, 0912-97, 3505                         
ABD Doları 2, 4563-2, 4619/  
Euro 2, 7981 -2, 8022/ 
İngiliz Sterlini 3, 7808-3, 7889                 

2.5 Ayda 18 Milyar Euro Çektiler
Yunanistan, yarın Brüksel'deki Eurogroup (Euro Bölgesi Maliye Bakanları) toplantısına kitlendi. Başbakan Aleksis Çipras ile Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in Avrupa turlarında umdukları desteği bulamamaları ve önce Eurogroup ardından da AB Zirvesi'ndeki olumsuz ortam Yunanları ürküttü. Buna, AB ve IMF ile anlaşma sağlanamaması halinde 28 Şubat sonrasının belirsizliği de eklenince, Yunanlar 2 haftada bankalardan 3 milyar Euro çekti. Her gün 400-500 milyon Euro'nun yurtdışına gittiği bildirildi. Yunan bankalarındaki mevduat hesapları aralık ayından bu yana 18 milyar Euro azalarak 147 milyar Euro'ya düştü. Bankalardaki nakit sıkıntısı, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Acil Yardım Fonu'ndan (ELA) gelen destekle karşılanıyor. ECB, ELA'ya Yunanistan'a destek talimatını her 15 günde yeniliyor. Anlaşma sağlanmaması ve ELA'nın para musluklarını kapatması halinde 2 yıl önce Kıbrıs Rum Kesimi'nde olduğu gibi Yunanistan'da da para çekmeye sınırlama getirilmesi senaryoları dolaşmaya başladı. Avrupa'dan gelen son mesajlar ise endişeyi arttırdı. AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker "France 24"deki demecinde, "Anlaşmadan uzak noktada bulunuyoruz. Yunanistan mevcut programın uzatılmasını istemeli" dedi. Alman Hıristiyan Sosyal Birliği (CSU) Parlamento Grubu Başkan Yardımcısı Hans Michelbacht ise "Atina bize 'pencereden atmamız için para getirin' diyor" dedi. Yunanistan'ın pek çok şehrinde Hükümete destek mitingleri düzenlenecek.
Hürriyet

Piyasada Baskı Azalıyor
Para ve sermaye piyasalarında yeni dengeler oluştu. Dolar/TL paritesi yeni zirveler denerken kâr satışlarıyla gerileyen borsaya destek seviyelerinde tepki alımları geldi. Yeni beklenti oluşumundan çok olumsuz fiyatlamanın kısa dönem için önemli ölçüde gerçekleşmesi ve gerilimin biraz düşmesi piyasalar üzerindeki baskının azalmasına neden oldu. Düşen borsa alıcı, yükselen döviz kurları satıcı getirdi, sözü yanlış olmaz. Borsadaki alımların güç kazandığını söylemek için erken. Önümüzdeki hafta olağandışı bir gündem oluşmazsa dövizdeki hareketlilik borsaya geçebilir.
Hürriyet

Doğu Karadeniz'e 10.4 Milyarlık Yatırım
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Doğu Karadeniz Projesi Eylem Planı (DOKAP) kapsamında Sarp'tan Samsun'a kadar 10.4 milyar liralık yatırım yapılacağını söyledi. Yeşil Yol Projesi ile 8 ildeki yaylaların bağlanacağını belirten Davutoğlu, projelerin 2018'e kadar tamamlanacağını açıkladı. Davutoğlu, Doğu Karadeniz için açıklanan bu projenin benzerinin çok yakında Batı Karadeniz için de duyurulacağını kaydetti. 2013 yılında yüzde 6,7 olan bölgedeki işsizlik oranını 2018 yılında yüzde 4,7'e düşürmeyi amaçladıklarını kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi: "Doğu Karadeniz'in göç veren bölge olmaktan çıkıp 'geriye göç' alan bir bölge olmasını istiyoruz. Son 12 yılda DOKAP'ta dış ticaret hacmini 760 milyon dolardan 4 milyar dolara, ihracatı da 545 milyon dolardan 2.6 milyar dolara yükselttik. Bu rakamı 10.4 milyara çıkarmayı hedefliyoruz. DOKAP bölgesinde uçuş gerçekleştirilen havaalanlarında yolcu sayısını 3.6 milyon yolcuya ulaştırdık. Eylem planları ile bölgeyi gerçek bir çekim alanı haline dönüştürmek istiyoruz. Yeşil yol ile 8 ili yaylalar ile birbirine bağlayacağız. Bu iş için 490 kilometre yolu yeniledik. 2 bin kilometrelik yol daha yapılacak. Bu alan üzerindeki evlerin yerel mimari ile olmasını sağlayacağız." Davutoğlu, şöyle devam etti: "Bölgenin yat ve kuruvazier turizmi için etüd çalışmalarını yapacağız. Milli park projelerini gerçekleştireceğiz. OSB'leri tamamlayacağız. Rize ve Artvin için havaalanı etüd çalışmasını yapacağız. 6 adet kuzey-güney akslı yol projesini hayata geçireceğiz."
Hürriyet

En Çok İşe Alım Perakendede Olacak
Türkiye İnsan Yönetimi Derneği'ne (PERYÖN) göre, bu yıl en çok işe alım perakende sektöründe beklenirken, ilaçta işten çıkarmalar olacak. PERYÖN'den yapılan açıklamaya göre, hızlı tüketim, üretim, yapı ve inşaat, profesyonel hizmetler, finansal hizmetler, lojistik ve üretim sektörlerinden olmak üzere farklı sektörlerden Türkiye'nin önde gelen 43 şirketinin katılımıyla ve Towers Watson işbirliğiyle gerçekleştirilen PERYÖN 2014 Yılı Değerlendirme Anketi sonuçları yayınlandı. Anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 65'i işe alımda en çok perakende sektörünün öne çıktığını belirtti. Onu yüzde 58 ile inşaat, yüzde 40 ile de enerji sektörü takip etti. Katılımcılara göre işten çıkarmada yüzde 42 ile ilaç sektörü ilk sırada yer alırken, ardından yüzde 30 ile tarım, yüzde 28 ile de bankacılık geliyor. Katılımcılar, bu eğilimlerin 2015 yılı için de devam edeceğini belirtti. Katılımcılar ankette büyüme açısından gelir, kar, pazar payı veya çalışan sayısı verilerine göre iş sonuçlarını da değerlendirdi. Katılımcıların yarısı da 2015'in 2014'e kıyasla daha iyi bir yıl olacağını dile getirdi.
Türkiye

Sarp Kapısı'ndan Samsun'a Yatırım Hamlesi Başlıyor
Türkiye'de bir ülke ölçeğinde yürüttükleri kalkınma programları, büyük projeler ve hamlelerin yanı sıra bölge bazında geliştirdikleri programların da bulunduğunu belirten Davutoğlu, dün açıkladığı Doğu Karadeniz Projesi'yle birlikte birkaç hafta içerisinde Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi'nin yer aldığı bölgesel kalkınma planlarının ve detaylı eylem unsurlarının kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Ordu'da Devlet Tiyatroları Kültür Merkezi'nde, Doğu Karadeniz Projesi Eylem Planı'nı (DOKAP) açıklayan Davutoğlu "DOKAP, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun ve Trabzon illerini kapsıyor. Yani Sarp Kapısı'ndan, Samsun'a kadar olan sınır ve arkasında Bayburt ve Gümüşhane de olmak üzere bütün bu havzanın birlikte kalkınmasını planlamak üzere bu Doğu Karadeniz bölgesiyle ilgili 2023 planımızı ortaya koyuyoruz" ifadesini kullandı. Bu illerdeki plan döneminde yaklaşık 10.4 milyar lira kamu yatırımı yapacaklarını bildiren Davutoğlu "Bu başlı başına büyük bir yatırım hamlesinin bölgeye geleceğinin işaretidir" dedi.
Star

Hersek Kayacak Türkiye Kazanacak
Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) ve Türkiye Kayak Federasyonu'nun işbirliğiyle 'FIS Snowboard Avrupa Kupası'nın Türkiye etabı 14-15 Şubat tarihlerinde Kayseri Erciyes Dağı'nda gerçekleşiyor. Türkiye Kayak Federasyonu (TKF) Başkanı Erol Yarar düzenlediği basın toplantısında Türkiye Kayak Federasyonu yönetimini devraldıklarından bu yana dünya çapındaki organizasyonları Türkiye'ye getirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirterek, 2026 Kış Olimpiyatları'nı Türkiye'de gerçekleştirme hedeflerine biraz daha yaklaştıklarını söyledi. "Türkiye Kayak Federasyonu'nun uzun vadeli hedefleriyle, kayak demokratikleşecek, herkes kayacak Türkiye kazanacak" diyen Yarar, TKF'nin 2023 hedeflerini şöyle açıkladı: "Avusturya ile yüksek oranda benzerlik gösteren Doğu Anadolu bölgesinin, 2023 hedefleri çerçevesinde kalkınması, kış sporları bu bölgelerde yaygınlaştırılarak sağlanacak. Türkiye Kış Olimpiyatları'na talip olacak. Türkiye'de 4 milyon kişi, sporcu ve seyirci olarak kayak sporu ile entegre edilecek. 100 Bölgede 5 bin otel 275 bin yatak kapasitesi oluşumunu temin edecek ARGE çalışmaları tamamlanarak hükümete sunulacak. 30 bölgesel (Balkan-Asya-Avrupa) Şampiyonası ve 10 Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapılacak. Bölgesel kalkınma, katma değerli bir sektör olan kış turizmine dayandırılarak, bölgesel sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulacak. 500 bin yeni istihdam yılda 1 Milyar dolarlık yeni bir sanayi oluşturulacak. Yılda 13.5 milyon turist potansiyeli değerlendirilecek. Türkiye'nin kış sporlarında dünyada ilk 10 içine girecek altyapı oluşumu tamamlanacak."
Star

İlaç Ve Bankacılıkta 'Kıyım' Olabilir!
Türkiye'de bu yıl işten çıkartmalara ilaç, tarım ve bankacılık sektörlerinin damga vurması öngörülüyor. Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) hızlı tüketim, üretim, yapı ve inşaat, profesyonel hizmetler, finansal hizmetler, lojistik ve üretim dahil farklı sektörlerden Türkiye'nin önde gelen 43 şirketinin katılımı ve Towers Watson işbirliğiyle gerçekleştirilen PERYÖN 2014 Yılı Değerlendirme Anketi sonuçlarını yayınladı. Anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 65'i işe alımda en çok perakende sektörünün öne çıktığını belirtti. Onu yüzde 58 ile inşaat, yüzde 40 ile de enerji sektörü takip etti. İşten çıkarmada yüzde 42 ile ilaç sektörü ilk sırada yer alırken, ardından yüzde 30 ile tarım, yüzde 28 ile de bankacılık geliyor. Katılımcılar, bu eğilimlerin 2015 yılı için de devam edeceğini belirtti. Katılımcılar ankette büyüme açısından gelir, kâr, pazar payı veya çalışan sayısı verilerine göre iş sonuçlarını da değerlendirdi. Buna göre katılımcıların yüzde 44'ü 2014'ün 2013'e göre daha iyi bir yıl olduğunu kaydetti. Katılımcıların yarısı da 2015'in 2014'e kıyasla daha iyi bir yıl olacağını dile getirdi. Katılımcıların yüzde 12'si 2014'te uygun aday bulmakta en çok zorlandıkları pozisyonun kıdemli teknik personel ve teknik yönetici olduğunu belirtti. Deneyimli mühendislik ve yönetici asistanı rolleri de yüzde 9 oranıyla zor doldurulan diğer iki pozisyon oldu. 2015 yılı için insan yönetimi konusunda öne çıkması beklenen konularda ise yüzde 28 ile yetenek yönetimi ve çalışanı elde tutma önemli bir farkla ilk sırada geldi; yetenek yönetimini liderlik ihtiyacı izledi. Sonuçları değerlendiren PERYÖN Başkanı Sevilay Pezek Yangın, bu yıl kurumların gündeminde yetenek yönetiminin yerini koruyacağını ve şirketlerin yetenekleri kapma konusundaki yarışın süreceğini bildirdi.
Vatan

Otopark Daireyle Birlikte Alınacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde yaşanan otopark sorununu kökten çözmeye hazırlanıyor. Türkiye'de ilk olacak "otopark sertifikası" uygulamasından, belediyelerin "otopark hesabı" oluşturmasına kadar getirilecek birçok düzenlemeyle, Türkiye'de park yeri sorununun yaşanmadığı yeni bir dönem başlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin "otopark sorununu çözmek için devrimci nitelikte" olduğunu belirttiği düzenlemeye ilişkin ayrıntılar netleşiyor. Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmayla, bugünün koşullarına göre yetersiz kaldığı ifade edilen İmar Kanunu'ndaki otopark maddesi revize edilecek, bu kapsamda yeni bir yönetmelik çıkarılacak. Otoparklara ilişkin mevcut tebliğde "üç konut için bir otopark" şartı yer alırken, bu durum bugün "Hemen her ailenin bir aracı bulunduğu, hatta ikinci ve üçüncü araçların da kullanıldığı" göz önüne alınarak değiştirilecek. Düzenlemeye göre, yeni yapılarda, otopark sorununun kendi parseli içinde çözülmesi gerekecek. Sorunun binanın parselinde çözülmesinin mümkün olmadığı durumlarda "otopark sertifikası" uygulaması devreye girecek. Türkiye'de ilk olacak uygulamayla, bölgeden ya da belediyelerce işletilen yol boyu otoparklardan her daire için bir yer ayrılacak, bu bölüm tapuda tescillenerek daireyle birlikte alınıp satılacak. Yetkililer, Japonya'dan Hong Kong'a, İngiltere'den İspanya ve Amerika'ya kadar birçok uygulamanın incelendiğini vurguladı. Hong Kong modelinde "bir evdeki yatak odası sayısı kadar otopark" zorunluluğu bulunuyor. Yetkililer, "Kesin bir şey var, şimdiki gibi 3 haneye bir otopark olmayacak. Bir hanenin en az bir otoparkı olacak" ifadelerini kullandı.
Akşam

DÜNYA

Nişanlıya Kıyak Valiyi Götürdü
ABD'nin Oregon Valisi John Kitzhaber (67), devlet ihalelerini nişanlısı Cylia Hayes'e (47) verip haksız fayda sağladığı iddialarının ardından istifa ettiğini açıkladı. ABD Başsavcılığı, çiftin iletişim kayıtlarını incelemeye alırken bu gelişme federal bir soruşturmanın habercisi olarak yorumlandı. Tanınmış politikacılardan olan Demokrat Kitzhaber, aralıklarla valilik yaptıktan sonra geçen ay dördüncü dönem için işbaşı yapmıştı. Ancak eyaletin 'first lady'si olarak kendini lanse eden temiz enerji danışmanı olan Hayes ile ilgili iddialar Kitzhaber'i zorda bıraktı. Devletin Hayes'e verdiği işler nedeniyle dolaylı olarak Kitzhaber'in de fayda sağladığı öne sürüldü. Kitzhaber'den boşalan koltuğa Eyalet Sekreteri Kate Brown geliyor. Brown, ABD'nin biseksüel olduğunu açıklamış ilk valisi oldu.
Hürriyet

'Peşmerge'ye Giden Silah Pkk'da'
Almanya'nın cihatçı örgüt IŞİD'e karşı savaşması amacıyla geçtiğimiz yıl Peşmerge güçlerine gönderdiği silahların PKK'nın eline geçtiği öne sürüldü. Almanya'da yayımlanan Süddeutsche gazetesinin Spiegel dergisini referans göstererek verdiği haberde, çok sayıda Alman tanksavar füzesi ve el bombalarının PKK'nın kullanımına geçtiği öne sürüldü. Peşmerge güçlerine gönderilen ancak PKK'nın eline geçen silahlar arasında Milan tansavar füzeleri ve DM51A1 model el bombaları olduğu kaydedildi. Almanya, geçtiğimiz hafta Peşmerge güçlerine yeniden silah, askeri mal ve tıbbi malzeme gönderme kararı almıştı. Süddeutsche gazetesinin Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Peşmerge güçlerine 500 Milan tipi tanksavar füze ve bu füzeleri fırlatmada kullanılan 30 Milan füze fırlatma sistemi, 200 zırh delici bazuka ve 2 bin 400 mühimmat, 4 bin G3 piyade tüfeği, 2 milyon mermi, 10 adet makineli tüfek ve 10 bin el bombası daha gönderilecek.
Milliyet

Ateşkes Saatine Kadar Katliam
Ukrayna'da geceyarısı yürürlüğe girmesi öngörülen ateşkes öncesi çatışmalar yoğunlaştı. Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre son 24 saatte yaşanan çatışmalarda en az 100 kişi hayatını kaybetti ve 127 kişi yaralandı. Bir tampon bölge oluşturulmasına yönelik ateşkes öncesindeki son saatlerde isyancılar mümkün olduğunca çok noktanın kontrolünü ele geçirmek için son dakikaya kadar saldırılarını sürdürdü. Debaltseve yönünde taktiksel olarak planlarını uygulamaya çalışıp, daha fazla toprak kazanmaya çalışan isyancılar, Mariopul kentinde de çatıştı. Ukraynalı yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda ateşkesin tehlikede olduğunun altı çizildi. Bir yıldan fazladır süren çatışmalarda 5000 kişi yaşamını yitirdi. Ukrayna'da yaşanan çatışmalar, Rusya ile Batı arasında soğuk savaştan bu yana yaşanan en büyük krize yol açtı. Görgü tanıkları gün boyu yoğun silah seslerinin duyulduğu çatışmaların yaşandığını haber verirken, isyancılardan Reuters'e konuşan bir kişi, yerel direnişçilerin "Rusya'dan gelen misafirler" tarafından desteklendiğini söyledi. Ukrayna askeri yetkilileri, son 24 saat içinde ayrılıkçılara Rus sınırından askeri yardım ve teçhizat desteği geldiğini kaydettiler. Batılı yetkililerin bu desteği ortaya koyan açıklamalarına karşın, Rusya ayrılıkçılara herhangi bir destek vermediğini iddia etti. Ayrılıkçılar daha önceki ateşkes görüşmelerinde kararlaştırılan çizgide ilerlediler ve ateşkes uyarınca 75 km geriye çekilmeleri gerekiyor. Ukrayna birlikleri ise kararlaştırılan tampon bölge için 25 km geriye dönmek zorunda kalacaklar.
Star

'Hukuk Darbesi' Dedi
Arjantin Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner'in 1994'teki terör saldırısıyla ilgili soruşturmada İran'la gizlice anlaşmaya varmakla resmen suçlanmasının ardından Hükümet Sözcüsü Jorge Capitanich, dün mahkemenin Başkan'a 'bir yargı darbesi' düzenlemeye çalıştığını iddia etti. Arjantin'de geçen ay gizemli bir şekilde ölen savcı Alberto Nisman'ı anmak üzere çarşamba günü toplanacak olan savcıların yürüyüşünü de bu darbe iddiasına kanıt olarak sunan Capitanich, "Arjantin halkı medya operasyonuyla düzenlenen bu adi yalana karşı uyanık olmalı. Bu tarihimizin görüp görebileceği en büyük yargı darbesidir" ifadesini kullandı. Kirchner'i, Tahran ile ticari ilişkilerin zarar görmemesi için 1994'teki saldırının İranlı zanlılarını aklamaya söz vermekle suçlayan Nisman, parlamentoda yapılacak kapalı oturumda soruşturmayla ilgili bilgi vermesinin beklendiği 19 Ocak gününün sabahında evinde ölü bulunmuş, cesedine intihar süsü verilmişti.
Vatan

Işid Onları Da Yakacak!
Ürdünlü pilot Muaz Kesasibe'yi yakarak infaz eden IŞİD, peşmerge olduğu iddia edilen 17 kişiyi kafeslerin içine koyarak sokak sokak gezdirdi. Terör örgütünün, rehineleri Ürdünlü pilot Muaz Kesasibe gibi yakarak öldüreceği öne sürüldü. Dört dakikalık videoda IŞİD, peşmergeleri, beyaz araçların çektiği kafeslerin içinde sokak sokak gezdirerek gövde gösterisi yapıyor. Her bir rehinenin arkasında ise kalaşnikoflu militanlar bayrak sallıyor. Meydanda geçişi izleyen insanlar ise tutsakları yuhalıyor. Videonun, Kerkük yakınlarındaki Hawijah bölgesinde çekildiği tahmin ediliyor.
Vatan

Erdoğan Bu Dünyadaki Beyaz Nokta
Üç Müslüman gencin ABD'nin Kuzey Carolina'da yer alan Chapel Hill kasabasında silahlı saldırı sonucu katledilmesi vicdanları yaralarken, hem Amerikan basınında hem Beyaz Saray'da olayın yeterince önemsenmemesi İslamofobi tartışmasını derinleştirdi. Öldürülen gençlerin akrabası dünyanın sessizliği karşısında Türkiye'nin verdiği tepkinin önemine değindi. Suriyeli Şeza Berekat, kuzenlerinin oğlu olan Deah Shaddy Barakat (Ziya Şadi Berekat) ile eşi ve baldızının öldürülmesine karşı suskun kalan İslam ülkelerine rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşundan memnuniyet duyduğunu anlattı. AA muhabirine konuşan Berekat, İslam ülkelerinin tek bir olayda bile Müslümanların yanında olmadığını vurgulayarak, "Ziya'nın kanı durgun suları hareketlendirecek, karanlığı aydınlatacak. Suriye'deki Müslümanların kanı, Gazze, Şam, Guta, Halep, Humus'taki çocukların kanları İslam ülkelerini harekete geçiremedi. Bunun yerine (ABD öncülüğündeki ulusal) koalisyon kapsamında çocukların öldürülmesi için uçak gönderiyorlar" dedi. Berekat, ABD'nin "bu olaydaki suskunluğu ve Ortadoğu'da yürüttüğü tamamı Müslümanlara karşı olan savaşlarıyla" Müslümanların öfkesini kazandığını savundu. Berekat, "(Erdoğan) Uluslararası bloklara boyun eğmeyen, mazlumları savunan özgür bir insan. (Erdoğan) bu dünyadaki beyaz nokta. Bu olayda da alışılagelmiş olan tutumunu sergiledi" diye konuştu. Ziya'nın Amerika'da doğup büyüyen bir ABD vatandaşı olduğuna dikkat çeken Şeza Berekat, Ziya'nın Müslüman olduğu için "ırkçı bir saldırı"yla öldürüldüğünü söyledi.
Akşam

2. Charlie Hebdo Girişimi.
Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da, Charlie Hebdo saldırısı ve ifade özgürlüğünün tartışıldığı bir toplantının yapıldığı bir kafe, silahlı kişilerce kurşunlandı. Saldırı sırasında kafede Fransa'nın Kopenhag Büyükelçisi Francois Zimeray'ın da olduğu bildirildi. Mekanı dışarıdan tarayan ve ardından otomobille olay yerinden kaçan saldırganların maskeli ve Kalaşnikof'lu olduğu belirtildi. Saldırının ardından kafenin camlarında onlarca kurşun deliği olduğu görüldü. Saldırıda üç polis yaralandı, salonda bulunan bir kişi de hayatını kaybetti. AFP, toplantıya Fransa'nın Kopenhag Büyükelçisi Francois Zimeray ve geçmişte çizdiği Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle tepki gören Lars Vilks'in de katıldığını bildirdi. Zimeray, olayın ardından attığı tweet'te, saldırıda yara almadığını belirtti. Polis ülke çapında operasyon başlattı.
Akşam

POLİTİKA

Siz Molotofu Mu Savunuyorsunuz?
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Ordu'da kritik bir süreçten geçen çözüm süreci konusunda önemli mesajlar verdi. Davutoğlu, "Türkiye'de artık hangi görüş olursa olsun, demokratik siyaseti benimsemesi ve silahlı mücadeleden veya silahlı yöntemlerden tümüyle uzaklaşması lazım. Bu açık irade ortaya çıktığında Türkiye'de demokratik siyasetin alanı da genişleyecek, her şey çok daha rahat şartlarda konuşulur hale gelecek" dedi. Davutoğlu, dün Ordu Devlet Tiyatroları Kültür Merkezi'nde, Doğu Karadeniz Projesi Eylem Planı'nı (DOKAP) açıkladı. Daha sonra soruları yanıtlayan Davutoğlu, "Giresun- Ordu havaalanı açılışına siz ve Cumhurbaşkanımız ile çevre ülkelerin devlet başkanları katılacak mı?" sorusuna "Bu güzel bir düşünce. Belki komşu ülkelerden de katılımlar olması yönünde bir çalışma yapabiliriz ama iftihar ettiğimiz bir havalimanı projesidir, denize dolguyla, dünyada örnek teşkil eden" diye yanıtladı. Davutoğlu, çözüm sürecine yönelik toplantıların artmasına ilişkin soru üzerine de çözüm sürecinin, sabırla yürütülmesi gerektiğine işaret etti. Davutoğlu, "6-7 Ekim olaylarının olumsuz etkileri aşıldıktan sonra, biz hükümet olarak yasanın gerektirdiği çözüm süreci kurullarını oluşturduk ve yoğun bir tempoyla da bu konularda mesafe kat edilmesi için çalışmaları sürdürdük" dedi. Son haftalarda temponun arttığını vurgulayan Davutoğlu, perşembe günü Ankara'da tekrar Çözüm Süreci Kurulu'nu topladığını anımsatarak şunları kaydetti: "Artık özellikle de Türkiye'de bütün siyasi görüşlerin rahatlıkla katılabildiği, serbest seçimlerin gerçekleşebileceği bir ortama girmişken beklentimiz ve olması gereken şey, Türkiye'de artık hangi görüş olursa olsun, demokratik siyaseti benimsemesi ve silahlı mücadeleden veya silahlı yöntemlerden tümüyle uzaklaşması lazım. Bu açık iradeyi görmek arzusundayız. Bu açık irade ortaya çıktığında Türkiye'de demokratik siyasetin alanı da genişleyecek, her şey çok daha rahat şartlarda konuşulur hale gelecek. Ama 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi tekrar provokatif şiddet ortamına dönülmesi yönünde bir eğilim olursa tabii bu konuda tavrımız da açık ve nettir. Ümit ederiz ki herkes bütün bu yaşanan süreçlerden gerekli dersi almıştır ve önümüzdeki günlerde kamuoyumuzda önemli yankılar yapacak, güzel gelişmelerin olması yönünde gerekli adımlar atılır." Davutoğlu daha sonra Vali Kemal Yazıcıoğlu Spor Salonu'nda yapılan Ak Parti Ordu 5. Olağan İl Kongresi'ne katıldı. İç Güvenlik Paketi'ni Meclis'e sunduklarını hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti: "İç Güvenlik Paketi'ni Meclis'e sunduk diye, aslında İç Güvenlik ve Özgürlüklerin Korunması Paketi tam adı, sunduk diye hepsi sinir uçlarına dokunmuşcasına ayağa kalkıyorlar. Bu hafta görüşülmeye başlanacak. Bu yasanın tek hedefi vardır. Türkiye'de özgürlüklerin hakkıyla korunması ve Türkiye'nin huzurunu bozacak hiçbir provokatöre fırsat tanınmaması. Şimdi diyorlar ki bu paket özgürlükleri kısıtlayacak. İşte bir kez daha Ordu'dan sesleniyorum. Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Demirtaş, eğer paketi okuduysanız, söyleyin, nerede sizi rahatsız eden ne var? Ama Pensilvanya'dan gelen talimatla hareket ediyorsanız o sizin bileceğiniz bir şey. Nedir bu pakette olan? Molotof kokteyli ile kimse gösteri yapamayacak. Yani bir yerde, bir grup vatandaşımız toplantı ve gösteri yürüyüşü yapıyorsa, o vatandaşların arasına kimse molotof kokteyliyle giremeyecek. Bunun nesine karşı çıkıyorsun Kılıçdaroğlu ya da Bahçeli ya da Demirtaş? Niyetiniz gösteri meydanlarına molotof kokteyli ile girmek mi? Şimdi Bahçeli'ye soruyorum? Kılıçdaroğlu'nu anladık gezi provokatörü ve orada olayları çıkaranlardan biri. Bahçeli sen de mi molotof kokteylini savunuyorsun? Yine diyorlar ki 'yüzlerine maske takmada ne var'? Şimdi aziz Ordulular, alnı açık yüzü açık Ordulular, yüzünü gizleyen var mı burada? Kimse yüzünü gizliyor mu? Çünkü sizin saklayacağınız bir şey yok. Kimliğiniz aktır, alnınız aktır, partiniz aktır. Yine ne var bu pakette? Diyoruz ki bu pakette 'Bonzai kullananlara da uyuşturucu muamelesi yapılacak.' Bu milletin çocuklarını, gençlerini şu yüzleri pak, tertemiz gençliğimizi birisi bonzai ile zehirlemek isterse ki yapıyorlar, biz bunlara sessiz mi kalacağız? Eğer Mecliste bu yasayı engellemeye kalkarlarsa onların hepsine 'bonzai taraftarları' diyeceğiz, 'bonzai taraftarları.' Bonzai Bahçeli, bonzai Kılıdaroğlu, molotof Bahçeli, molotof Kılıçdaroğlu, unvanları bu olacak. Neyi savunduklarını bilsinler."
Milliyet

Sadece 2 İşlem Yapacağız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim öncesinde "dört işlem" stratejisi açıkladı. İç güvenlik paketinde HDP ile birlikte hareket ettikleri iddiasına, "terbiyesizlik" diyen Bahçeli, "İmrali ile aynı kaba girmeyiz" ifadesini kullandı. Bazı gazetecilerle akşam yemeğinde buluşan Bahçeli, özetle şöyle konuştu: (TSK'nın cihatçıların verdiği koordinatlara top ateşi açtığına ilişkin telefon kayıtları ortaya çıktı. Nasıl yorumluyorsunuz?) Tam incelemiş değilim. Kim kime destek veriyor, zaten o bölge de iyice karışmış durumda. Bunun en iyi cevabını en iyi kim verebilir diye sorduğunuzda, 'sır küpü'ne ihtiyaç var. O da siyasete atıldı, ne yapalım? (Başkanlık sistemi gerçekleşirse, Türkiye'de nasıl bir tablo oluşur?) Başkanlık sistemi gelirse, tabii Türkiye'de gerçekten bir rejim değişikliğinin işareti ortaya çıkar. Bugüne kadarki ayrılık faaliyetlerinin siyasal yönden başkanlık sistemi içerisinde nasıl yer alacağı Türkiye'nin gündemini oluşturur. Bu özerklik olarak mı başlar, sonra bir federal bir yapıya mı dönüşür, yoksa daha sonra bağımsız Kürdistan devletinin kuruluşuna mı gider, hep beraber izlemek durumunda kalırız. Onun için Türkiye'nin bugünkü siyasi ikliminde ve yaşadığımız siyasi olaylar çerçevesinde başkanlık sistemi doğru değildir. Parlamenter rejim, bunun temel sigortasıdır. (İç güvenlik paketi konusunda HDP ile aynı safta olduğunuz eleştirisi yapılıyor ne diyorsunuz?) MHP ile uzlaşılabilecek bir zemini ifade ediyorsunuz. Kimse haddini aşmamalı, MHP'yi, İmralı canisinin mesafesine almamalıdır. Bu utanç verici bir düşüncedir, büyük bir terbiyesizliktir. Yani siz iç güvenlik meselesini çözmek istiyorsunuz, ta 1984'ten bu yana etnik temeli bölücülükle binlerce insanımızı katleden, şehit eden insanla güvenliğin nasıl olması gerektiği için hazırlanan metinde itirazınız var mı diye İmralı'ya adam gönderiyorsan, bu zaten başka bir gaflettir. Bundan dolayı biz İmralı'da yaşayanla aynı kabın içerisine girmek, bizi o manada yorumlamak bir klasik AKP'nin densizliğidir. (Üst akıl tartışmaları var. İktidar muhalefete üst akıldan akıl alıyorlar diye eleştiri yöneltti. Nasıl değerlendiriyorsunuz?) Acaba akıl var mı ki üst akıl olsun? Şimdi bu tür kavramları birisi Sayın Erdoğan'a öğretiyor, o da onu söylüyor. Akşama televizyonlardaki bando bunu seslendiriyor. Üst akıl varmış da. 46 yıllık bir siyasi partinin üst akla ihtiyacı var mı? (Kongrenin yapılacağı 21 Mart'ta özel bir mesajınız olacak mı?) 21 Mart Nevruz Bayramı'dır. Nevruz'u manasıyla siyasete eşlendirdiğin zaman 21 Mart'ı tercihimizin de sebebi ortaya çıkar. Yeni bir gün, yeni bir diriliş. Yeni bir Türkiye değil ama. Bahçeli dün yaptığı yazılı açıklamada da, "Hükümet Türkiye'nin hayati çıkarlarını ve temel milli tezlerini kalan siyasi ömründe muhafaza etmez ve PKK'yla yaptığı ortaklığı bitirmezse vatana ihanetten mutlaka hesap verecektir" dedi.
Milliyet

Abd: Erdoğan'ın Eleştirisini Kabul Etmiyoruz
ABD Başkanı Barack Obama, geçen salı günü, North Carolina eyaletine bağlı Chapel Hill Kasabası'nda üç Müslüman gencin öldürülmesi ile ilgili 72 saat sonra açıklama yaparken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Başta Obama olmak üzere ABD'li yetkililerin sessiz kaldığı' eleştirilerini kesinlikle kabul etmediklerini söyledi. Psaki, Washington'da düzenlediği basın toplantısında kendisine yöneltilen bir soru üzerine, "Dualarımız ve düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve dostları ile birlikte. Chapel Hill toplumunun acılı ailelere gösterdiği destek bizi derinden etkiledi. Olay araştırılıyor. Ancak, hiç kimse Bakan Kerry'nin, bu binada çalışanların, insan olarak, kayıplar ve aileleri için neler hissettiklerini sorgulamamalı" dedi. Psaki, "Erdoğan'ın sözlerine ne diyeceksiniz" sorusuna da, "Az önce söylediklerimi" yanıtı verdi. Psaki, "Erdoğan'ın eleştirilerini kabul etmiyor musunuz" sorusunu "Doğru" diye yanıtladı. ABD Başkanı Barack Obama da olaydan 72 saat sonraki yazılı açıklamada, 3 Müslüman gencin öldürülmesini 'vahşi ve zalimce' diye nitelendirdi.
Vatan

En Ünlü Mit'çi Yaşamını Yitirdi
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu, iktisatçı ve yazar Prof. Dr. Mahir Kaynak, 81 yaşında hayatını kaybetti. Geçen yıl felç geçiren Kaynak, önceki gece rahatsızlanarak askeri hastaneye kaldırıldı, dün sabah saatlerindeyse yaşamını yitirdi. Mahir Kaynak'ın cenazesi, yarın Ataşehir Mimar Sinan Camisi'nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Mahir Kaynak, ilginç hayat hikayesi ile hep dikkat çekti. Üniversitede öğretim üyesi olduğu yıllarda aynı zamanda MİT adına da çalıştığı ortaya çıktı. Hatta ismi o dönemde deşifre bile oldu. Kaynak yıllar sonra verdiği röportajda o dönemi şöyle anlattı: "Ben deşifre olduğumda evimizi değiştirdik. Anneleri bir oyun buldu onu oynamaya başladık. Moda'ya taşınmıştık ama buranın adını Suadiye diye değiştirmiştik. Biz Suadiye'ye tatile gelmiş gibi oynuyorduk. Her birimiz yeni bir isim almış ve birbirimize o isimle hitap etmeye başlamıştık. Bunu çevredekiler, kimliğimizi öğrenmesin diye yapmıştık. Çocuklar da bu oyunu çok sevdiler. Ankara'ya taşınana kadar durumu idare ettik."
Vatan

Paralel Yapı Dini Kimliği Kullanmıyor
Latin Amerika gezisi kapsamında Kolombiya, Küba ve Meksiya giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'ye döndü. Dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapının hiçbir zaman dini kimliği kullanmadığını söyledi. Gittiği ülke liderlerine paralel yapıyı anlattığını söyleyen Erdoğan kendisine "Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yapılanları kendimize yapılmış gibi alırız" diye cevap verildiğini ifade etti. Erdoğan uçakta şunları söyledi: "Paralel yapı hiçbir zaman dini kimliği kullanmamıştır. En önemli örnek Mavi Marmara olayıdır. Başlarındaki zatın o konuyla ilgili İsrail'e övgülerini hatırlayın. Tavandakiler böyle. Tabanla bunları ayırmak lazım. Geç de olsa farkına varacaklar ama gecikiyoruz taban bunun bir an önce farkına varmalı. Ölen o üç kişinin annesi babası doktor. Kardeşler mimarlık okuyorlar. Bunları bir cani geliyor ve öldürüyor. Bunu kabul edemezsiniz. Şimdi bunlar kendileri bu tarz durumlarla karşılaşınca, mevzubahis olunca hemen fetvayı buluyorlar. Faiz haram derler, konu Bank Asya olunca herkese gidin başka bankalardan faizle para çekin getirin Bank Asya'ya yatırın derler." "Bu paralel örgütü Kolombiya ve Meksika başkanlarına anlattım. Meksika başkanı "ben bilmiyordum" dedi. Anlatılınca hemen bilgileri istedi. Anlattık orada verdik ama ayrıca büyükeliçilik ve dışişleri kanalıyla tüm bilgileri de vereceğiz. Cevapları şu oldu. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yapılanları kendimize yapılmış gibi alırız. Türkiye'ye karşı olanlar bize karşı olmuşlardır. Nieto bu meseleyi ayrıntılı bilmiyor ama yanındaki elemanlarından bilenler vardı. Ona söylediler." "Ben şöyle söylüyorum en önemli olan halkın devrimidir. Silahlı devrim değil. Halk sandıkta devrim yapar ve onun için de mutlu olur. Yoksa silahla yapılan devrim devrim değildir. Bunu tabii ben söyledim, Raul Castro değil. Tabii Meksika'da Nieto devlet başkanı. Seviliyor ülkesinde. Türkiye olarak burada belli bir performans ortaya koyarsak bir ilerleme kaydederiz. Meksika da başkanlık 6 yıl. İki dönem yapılamıyor. Sayın Nieto ile uzun uzun başkanlık konusunda konuştuk. Bu arada İbrahim Kalın beyi görevlendirdim. İbrahim Bey bu konuyu karşılıklı görüşecek ve içerik alacak." "Biz "One Minute" derken, Allah'tan başka kimse bize başka bir çizgi çizdiremez dedik. Biz one minute derken kime dediğimiz belli. Şimon Peres bana, Cumhurbaşkanı olmadan önce bir teklifte bulundu. Burada Batı Şeria'da bir yapılanmaya gideceğiz. Parayı biz bulalım siz de inşaatta iyisiniz dedi. Biz de tamam dedik. Parayı siz bulun biz de TOKİ ile yapalım. Tabii fazla uzun sürmedi kendisi Cumhurbaşkanı oldu. Fakat Cumhurbaşkanı makamı ona farklı bir hava getirdi. Ne oldu Batı Şeria meselesi dediğimizde "Görüyorsunuz İsrail'in işleriyle uğraşıyorum" dedi. Sonra Davos'ta bir araya geldiğimizde benim de taşı gediğe koymam gerekirdi. O toplantıdan önce plaj bombalaması olmuş, çocuklar ölmüştü. Sonrasında Gazze'ye yönelik bombardıman yaşanmıştı."
Akşam

SPOR

Galatasaray, basketboldaki tokat krizini sona erdirebilmek adına en üst düzeyde çalışmalarını gerçekleştiriyor. Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, futboldan sonra basketboldan da sorumlu olacak. Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'ın "16 saatini Florya'da geçiriyor" dediği Albayrak, artık basketbol şubesinin sorunlarıyla da yakından alakadar olacak. 'Tokat krizi'nin başından beri Ergin Ataman'a tam destek veren ve başarılı koça sahip çıkan Albayrak, basketbol şubesi için de mesai harcama kararı aldı. Ataman'ın camia için önemli bir isim olduğunu yönetimde dile getiren ve başarılı antrenörün ödeme sorununu da Dursun Özbek ile çözen isimlerden olan Abdurrahim Albayrak, Başkan Duygun Yarsuvat'ın da isteği üzerine Galatasaray basketbol takımının problemlerini çözmek adına kolları sıvayacak. İlk adım olarak Albayrak, hafta içinde Galatasaray LH koçu Ergin Ataman ile bir araya gelecek.
Hürriyet

Erkekler Voleybol 1. Ligi'nde lider Halkbank evinde, takipçisi Arkasspor'u 3-0 mağlup etti. Birinci sette Halkbank rakibini üçlü blokta tutunca sayı üretmeye başladı. Juantorena attığı smaç servislerle Arkas'ın oyun düzenini bozdu. Mavi-beyazlı ekip seti 25-16 kazandı. İkinci set Halkbank'ta bu kez Sokolov sahneye çıktı. Halkbank bu seti de 25-16 kazandı ve 2-0 öne geçti. Üçüncü sete de mavi-beyazlılar iyi başlayan taraftı. Pasör Ulaş takımını başarılı bir şekilde yönlendirdi. Teknik molalara da 8-6 ve 16-12 önde girdiler. Arkas aradaki farkı kapatmak için çok gayret göstermesine rağmen Juantorena rakibin direncini kırınca seti 25-23, maçı da 3-0 Halkbank kazandı. 17 maçtır yenilmeyen yıldızlar topluluğu Halkbank, lig liderliğini sürdürdü. Ligin ilk devresi deplasmanda 3-2 kazandığı maçın rövanşını da vermedi. Bu sonuçla Halkbank puanını 52 yaptı, ikinci sırada yer alan Arkas ile arasındaki puan farkını da 6'ya çıkardı, İzmir ekibi ikinci yenilgisini aldı. Halkbank'ta Juantorena (14), Resul (11) ve Sokolov (10) en çok sayı üreten isimler oldular.
Milliyet

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman 2016-17 sezonu için transfer startını şimdiden verdi. Kadroda bulunan Ersan, Gökhan, Veli, Oğuzhan, Olcay, Kerim, Tolgay, Cenk gibi isimlerin hepsi futbol eğitimlerini yurt dışında aldılar. Yönetim bu oyuncuların performansından ise son derece memnun. Takıma katkısı konusunda belirsizlikler oluşan yabancılar yerine yönetim yeni gurbetçiler almayı planlıyor. Böylelikle yeni sezonda Beşiktaş'ın yerli isimleri neredeyse tamamen Avrupa kökenli gurbetçilerden oluşacak. Yönetim, Futbol Federasyonu'nun gelecek sezon için belirlediği 14 yabancı kontenjanını kullanmayı düşünmüyor; yabancı sayısını 8-10 arası bir rakamda tutup, yerli statüsünde oynayacak olan gurbetçilerle kadroyu takviye etmek istiyor. İşte siyahbeyazlı scaout ekibinin yönetime alınması için rapor verdiği gurbetçi isimler. Orta sahaya Napoli'de oynayan Gökhan İnler, sağ beke Main doğumlu Akhisarda oynayan Tolga Ünlü, sağ kanata Hamburg'dan Ahmet Arslan, Hertha Berlin'den Tolga Ciğerci, Liverpool'da bekleneni veremeyen Alman Milli oyuncu Samed Yeşil gibi gurbetçi isimler Kartal'ın radarındalar. Yabancı olarak stopere Fransuz Zouma, Opare'nin bonservisi alınmazsa Chelsea'den Pasaliç gündemde.
Star

Fenerbahçe, Gaziantepspor deplasmanından farklı skorla 3 puanı kaptı: 5-0. 2'de Sow'un kafa vuruşu auta gitti. 7'de Kuyt'un savunmanın arkasına attığı topu Emenike yere inmeden şutladı, kaleci çaresiz kaldı: 0-1. 10'da Sow sol çaprazdan şansını denedi, Karcemarskas gole izin vermedi. 16'da Vitor'un pasında Musafa şutunu çekti, Alves çizgiden çıkarttı. 21'de Chibuike'nin çaprazdan çektiği şut autu boyladı.22'de Chibuike gelişine sert vurdu, Alves topu karşıladı. 26'da Vitor ceza alanından şutunu çekti, kaleciden döndü. 29'da Mustafa'nın kafa vuruşunda, Mert başarılıydı. 51'de Erdem sağ çaprazdan şutunu çekti ama top yan ağlarda kaldı. 58'de Sow'un soldan yaptığı ortaya, Dirk Kuyt kafayı çaktı: 0- 2. 60'ta Caner, Mehmet Topal'dan aldığı topla ceza alanına girdi, arka direkte Sow'un önüne bıraktı. Ona da dokunmak kaldı: 0-3. 65'te Kuyt'ın şutunu Karcemarskas iki hamlede kurtardı. 68'de Mehmet Topal'ın pasında Sow rahat pozisyonda farkı 4'e çıkarttı: 0-4. 72'de Alper'in düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı kullanan Emre Belözüoğlu affetmedi: 0-5.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme