17 Şubat 2015 Salı

17.02.2015 Genel Gündem


17.02.2015

GÜNDEM

Fantezi Katılmış Ölüm Tehdidiydi
54'üncü Refah-Yol hükümetini düşürmekle suçlanan, 28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ile 2'nci Başkan Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 103 sanığın yargılanmasına Ankara 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Dünkü duruşmaya dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener mağdur sıfatıyla katıldı. Akşener, "Millet mağdur oldu. Kendime mağdur denilmesinden hicap duyarım. Kendimi mağdur saymadığım için şikayetçi değilim" dedi. Korgeneral Çetin Saner'in o dönemki "Gelirsek kendisini bakanlık önünde yağlı kazığa oturturuz" açıklamasıyla ilgili de konuşan Akşener şöyle devam etti: "İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile ismini zikretmekten utandığım bir generalin görüşmesi oluyor. Resmi görüşme esnasında şahsımla ilgili o söz söyleniyor. Bunu önce Bekir Aksoy'dan duydum. Sonra Çiller anlattı. Ben o sözü, İçişleri Bakanı'na söylenen tehdit olarak kabul ettim. Konuyu Cumhurbaşkanı'na ilettim. Cumhurbaşkanı da konuyla ilgileneceğini ama kurumların edep dışı, densiz açıklamalar nedeniyle tahrip edilmemesi gerektiğini söyledi. Kişisel olarak algılamış olsaydım aynı şekliyle gereğini yapardım. Üzüldüğüm, rencide olduğum bir konuydu. Türk ordusunun bir generalinin kendisine örnek ala ala, Balkanlar'da birçok Türk ve Müslüman'a zararlar veren Kont Vlad'ı (Kazıklı Voyvada) örnek alması ayrıca çok enteresandır. Bu bir ölüm tehdidiydi. İçine benim cinsiyetimden kaynaklı bir fantezi katılmış ölüm tehdidiydi." Saner'in avukatı Murat Tanfer Türemen, müvekkilinin bu sözleri nedeniyle özür dilediğini belirterek, "Akşener'in 'edep adap' ifadelerini doğru bulmuyorum. Burası ahlak mahkemesi değil" dedi. Bunun üzerine Akşener, "Genç avukata dilerim, evliysen karınıza, kızınıza, annenize, halanıza, teyzenize inşallah biri çıkıp 'onu çırılçıplak soyup bakanlığın önünde yağlı kazığa oturturum' demez. Kadın olarak üzerime almamıştım. Bakanlığın tehdit edildiğini düşünmüştüm. Sayın avukatın dediğine göre, hukuki ise size söylüyorum o zaman ailemin erkekleri gereğini yapmak zorundadır. Bir şey olursa sayın avukatı da şahit olarak göstereceğim."
Hürriyet
 

  
Özgecan'ın Ellerini Hayattayken Kesmiş!
Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ı öldüren 26 yaşındaki Suphi Altındöken, suç ortağı babası ve arkadaşının tutuklanmadan önce saatlerce süren savcılık ifadeleri ile olayın tüm detayları ortaya çıktı. Önceki ifadesini değiştiren Altındöken, amacının Özgecan'a tecavüz etmek olmadığını ve ilk önce genç kızın kendisine vurduğunu öne sürdü. İşte katil zanlısının ifadeleriyle dehşet anları: "Saat 20.05 sıralarında Cereciler Durağı'nda bir erkek ve bir bayan bekliyordu. Erkek el kaldırdı. Ben de durdum. Bayan yanındaki erkeğe 'İyi akşamlar' diyerek araca bindi. Benim şoför koltuğumun arkasındaki koltuğa oturdu. Başka da binen olmadı, ikimizden başka kimse yoktu. Benim (Özgecan'ı) araca almamdaki amaç, nöbetçi araca teslim etmekti. Yolda bayan bana "Mersin'e direkt siz mi gidiyorsunuz" diye sordu. Aktarma yapacağımı söyledim. "Benim acelem var" dedi. Ben de "100 TL verin, ben sizi Mersin'e götürürüm" dedim. Kabul etti ve bana 100 TL verdi. Hızlı gidebilmek için Çukurova İplik Fabrikası önünden otoban bağlantı yoluna girdim." "Bayan yol güzergâhını değiştirdiğimi görünce bana 'Ne oldu, bir terslik mi var' diye sordu. Ben de 'Hem daha erken ve hızlı gideriz, hem de aşağı yoldan gitmemiz yasak' dedim. 'Senin niyetin ne de bu yola girdin' dedi. Bağırarak konuşmaya başladı. Arkadan başıma eliyle vurdu. İlk vurduğunda ona karşılık vermedim. 'Gıcıklandın sen, D-400 yoluna iniyoruz' dedim. Bana ikinci defa vurdu ve boynumu tırnaklarıyla cırmaladı, dikiz aynasından biber gazı çıkardığını ve sıktığını gördüm. Aracı yolun kenarına durdurdum ve arka tarafa geçtim. İçeri girer girmez yüzümü cırmaladı, buna çok sinirlendim ve ben de iki elimle saçından tutarak itekledim. İkinci koltuk ve üçüncü koltuk arasına düştü. Sonra bana saldırmak için geri kalkarken ayağımın tabanı ile karın ve göğüs bölgesine 2-3 defa vurdum. Tekrar yerden kalkmak isterken ben boyun bölgesinde kan gördüm. Bunun üzerine tekrar bir tekme daha vurdum. Bu defa orta koridora düştü ve muhtemelen düşerken kafasını yere çarpmış olabilir. Koridorda hareketsiz yatıyordu. Ben de şoför koltuğuna geçtim ve hareket ettim. D-400 Karayolu'na indiğimde yerde yatıyor ve hiçbir tepki vermiyordu." "Panikleyip arkadaşım Fatih Gökce'yi aradım. Bir arkadaşıyla birlikte gelen Fatih bana 'Ya bir yere atacağız ya da iz kalmasın diye yakalım' dedi. Sonra da birini telefonla arayarak bir litre benzin istedi. Benzin geldikten sonra ben minibüsle, Fatih ise benzini getiren arkadaşıyla birlikte yola çıktık. Yolda babamı arayıp 'Sokağın başına çıksana' dedim. Babam gelince 'Kavga ettim, arabada yatıyor, öldü mü kaldı mı bilmiyorum' dedim. Babam şaşırdı kaldı ve 'Hastaneye götürelim, baktıralım' dedi. Sonra Fatih Gökce de yanımıza geldi, 'Ölmüşse veya hastaneye giderken ölürse başımıza bela olur. Git bak yaşıyor mu yaşamıyor mu, yaşıyorsa ortadan kaldıralım' dedi." "Yaşayıp yaşamadığına baktım, hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm. Fatih, 'Boğazı falan kesikse şimdi işini bitir, şimdi ölsün ortadan kaldıralım' dedi. Otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alıp araç içerisine girdim, bıçağı boğazına, boynunun şah damarına doğru soktum. O panikle bir iki defa daha boğazına soktum çıkardım. Araçtan inip Fatih'e boğazını kestiğimi söyledim. Bu sırada bayandan hırıltılı bir şekilde nefes alıp verme sesi ve öksürük sesi geliyordu. Fatih bu sesi duyunca 'Oğlum madem yaptın yüzünü cırmalamış, kızın tırnaklarına kimliğini bırakmış gibisin' dedi. 'Ne yapayım?' diye sordum o da bana 'Ellerini kes' dedi. Bu sırada Fatih aracının ön tamponuna koyduğum bıçağı alıp bana verdi ben de o panikle araca girdim. Bu sırada bayandan hala hırıltılı bir ses geliyordu ve yaşıyordu. Bayanın iki elini de bileklerinden kestim."
Vatan

Kendimi Mağdur Saymıyorum
Türkiye'de demokrasinin dördüncü kez asker tarafından sekteye uğradığı ve tarihe 'post-modern darbe' diye geçen 28 Şubat süreciyle ilgili davanın 73. duruşması dün Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. 103 sanığın yargılandığı davada "mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan dönemin İçişleri Bakanı, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, duruşmada verdiği beyanda, 28 Şubat sürecinde pek çok insanın ama en önemlisi Türk milletinin mağdur olduğunun altını çizdi. "Peygamber ordusu" kabul edilen Türk ordusunun, bazı davranışları nedeniyle milletteki algısının tahrip olduğunu söyleyen Akşener, "Benden çok daha fazla mağdur olanlar olduğu için hicap duyduğumdan kendimi mağdur saymıyorum" dedi. Akşener, kendisine yönelik "yağlı kazık" sözünün sahibine ilişkin, "Çevik Bir ismi söylenmişti. Çetin Saner'in olduğunu çok sonra öğrendim. O edep dışı terbiyesizliği, Başkomutan'a kadar götürdüm. O gün gereğini yaptığım için bugün herhangi bir şikayetim yok" diye konuştu.
Akşam


EKONOMİ

Gram Altın 97, 3290  -97, 3875                           
ABD Doları 2, 4569-2, 4577/  
Euro 2, 7854 -2, 7880/ 
İngiliz Sterlini 3, 7751-3, 7781                

Organize Sanayinin Cazibesi Artacak
Sanayi bölgelerini çekim merkezi haline getirmek isteyen hükümet çalışmalarına hız veriyor. Organize Sanayi Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri ve Sanayi Sitelerine yönelik bilgilendirme toplantıları ve eğitimler verilecek. Türk sanayisine yerli ve yabancı yatırımcıları çekmek için bu yıl birçok bilgilendirme ve eğitim toplantıları düzenlenecek. Bu yıl 12 adet yapılacak bu faaliyetlere Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Endüstri Bölgeleri (EB) ve Sanayi Siteleri(SS) yönetimlerinin yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı personeli ve talepte bulunan kuruluşlar katılabilecek. İhtiyaç duyulan konularda yapılacak çeşitli toplantılar ve eğitimlerle yapılacak uygulamaların daha sağlıklı olması sağlanacak. Sanayi bölgelerini cazibe merkezi haline getirmek için yapılacak bir diğer çalışma ise Bakanlık tarafından ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtım etkinliklerine katılım sağlanması olacak. Bu yıl 12 etkinliğe katılım sağlanacak. Böylece Türkiye'de bulunan OSB, EB ve SS'ler yerli ve yabancı yatırımcılara tanıtılacak. Etkinliklere yapılacak katılım ile farkındalığın artırılması ve rehberlik görevinde bulunulması sağlanacak. Sanayinin lokomotifi olan Bursa ve Kocaeli, yeni bir yüksek gerilim hattıyla birbirine bağlanacak. Bu kapsamda, Türkiye Elektrik İletim AŞ, 35 milyon 750 bin lira yatırımla 380 kilovolt Gemlik-İzmit 380 Enerji İletim Hattı Projesi'ni hayata geçirecek.Proje kapsamında, Bursa'nın Orhangazi ilçesi sınırları içerisinde kurulması planlanan Gemlik trafo merkezi ile Kocaeli'nin İzmit ilçesi sınırlarında bulunan trafo merkezi arasında enerji iletim hattı kurulacak.
Türkiye

3.1 Milyon Kişi İş Peşinde!
İşsizlik oranı, 2014 Kasım döneminde, son 4 yılın zirvesine çıkarak yüzde 10.7 olarak gerçekleşti. İşsiz sayısı 3 milyon 96 bin kişiye ulaştı. Ekim döneminde işsiz sayısı 3 milyon 43 bin kişiydi. İşsizlerin sayısı bir ayda 53 bin kişi arttı. 2013'ün kasımında ise işsiz sayısı 2 milyon 784 bin kişiydi. İşsiz sayısı 2013'ün kasım ayına göre ise 599 bin kişi arttı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9.7 kadınlarda ise yüzde 13 oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik yüzde 12.7 olarak gerçekleşti. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 19.9 ile son zamanların rekorunu kırdı. 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.9 olarak gerçekleşti. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı yüzde 33.9 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 81.7 iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 22 oldu. 2014 yılı IV. döneminde toplam kamu istihdamı 2013 yılının aynı dönemine göre yüzde 3.6 oranında artarak 3 milyon 440 bin kişi olarak gerçekleşti. Çalışan 25.8 milyon kişinin 17.3 milyonu ücretli, 1.1 milyonu işveren, 4.4 milyonu kendi işinin sahibi ve 2.9 milyonu da ücretsiz aile işçisi olarak kayıtlara geçti. İşsizlerin yüzde 11.7'si üniversite, yüzde 11.4'ü meslek lisesi ya da teknik lise, yüzde 12.1'i lise, yüzde 10.1'i ortaokul ve ilkokul mezunu. İşsizler arasında okur yazar olmayanların oranı ise yüzde 7.4 olarak belirlendi. İşsiz olan 3 milyon kişinin yüzde 46.3'ü hizmet, yüzde 19.7'si sanayi, yüzde 14.6'sı inşaatta çalışıyordu. İşsizlerin 1.2 milyonu 1-2 ay, 872 bini 3-5 ay, 433 bini de 1-2 yıldır iş arıyor. İş aramaktan ümidini kesenlerin sayısı ise 553 bine ulaştı. Çalışma çağında olup da çalışmayan 11.6 milyon kadının ise ev işleri nedeniyle çalışmadığı ortaya çıktı. Tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 180 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 694 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin yüzde 20'si tarım, yüzde 20.4'ü sanayi, yüzde 7.6'sı inşaat, yüzde 52'si ise hizmetler sektöründe yer aldı.
Milliyet

Mali Yapısı Bozulan Esnafa Sıfır Faizli Kredi İmkanı Geliyor
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli kredibilitesi bozulan veya iflas eden esnafa sıfır faizli kredi müjdesi verdi. TV Net televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Canikli, esnafa ve KOBİ'lere yönelik müjdeleri olup olmadığının sorulması üzerine, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bir süre önce sübvanse edilen faiz miktarının 600 milyondan 750 milyona çıkarıldığını açıkladığını anımsattı. Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle uğraşanların iş yeri açmaları halinde faizsiz kredi verdiklerinin de altını çizen Canikli, şöyle devam etti: "Şimdi üzerinde çalıştığımız önemli bir düzenleme var. Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş, iflas etmiş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli ve küçük bir destekle ayağa kalkması mümkün olan esnafımıza yönelik olarak bir kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz. Önemli bir düzenleme. Sigorta mekanizmasını da içeriyor. Onu da modele katacak şekilde düzenleme yapacağız."
Star

Zengin Yunan Çipras'tan Kaçıp Türkiye'ye Sığındı
Geçen yıl yurt dışından 400 milyon dolarlık varlığı Türkiye'ye getiren Akbank, yeni iktidardan korkan zengin Yunanistan vatandaşlarının da tercihi oldu. Çipras Hükümeti'nin zenginlere yüksek vergiler getireceğine dair iddialar nedeniyle seçimden önce paralarını Türkiye'ye göndermeye başlayan ve haftalık vadeyi tercih eden Yunanistan vatandaşları, seçimden sonra da paralarını çekmedi ve vadeyi 3-4 aya çevirdi. Akbank'a gelen yabancı varlıkların büyük bölümü Yunanistan kaynaklı olurken Uzakdoğu'dan da ciddi giriş yaşandı. Yurt dışı aktiflerinin 2012- 2013'te 600 milyon dolar olduğunu belirten Akbank Private Banking'den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Saltık Galatalı, "2014 yılı hedefimiz 1 milyar dolardı ancak tutturamadık. 2014 zor geçti. Seçimler etkili oldu. Çin dolar bazında yüzde 6-7 faiz veriyor, oraya ciddi bir kayış oldu. Mart seçimlerinde piyasa durdu, yurt dışı beklemeye geçti. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi iyiydi ama bekleyiş devam etti. Asıl büyüme Cumhurbaşkanlığı seçiminden yani Ağustos'tan sonra yaşandı. Bu yıl daha temkinliyiz ve 500 milyon dolar hedef koyduk" dedi. Galatalı, Türkiye'den yurt dışına çıkış olmadığını ve kimsenin "Türkiye'den korkuyorum" demediğini vurguladı. Galatalı, şöyle devam etti: "Hatta Malta şubemiz üzerinden Yunanistan'dan bile bize para geldi. Seçimden önce iyi bir rakam geldi, seçimden sonra çıkmadı, hatta vadeyi uzattılar. Haftalık olan vade 3-4 aya döndü. İsviçre, Fransa, İtalya'dan da gelen para var. Son dönemde Uzakdoğu'dan gelen para da artış var. Gelen para ağırlıklı olarak dövizde kalıyor. Çok azı TL'ye geçiyor. Biz Türkiye'den bir çıkış beklemiyoruz. Cari açık düşüyor, petrol fiyatlarındaki düşüş asıl bu yıl yansıyacak ve cari açık daha da düşecek. Türkiye'nin riskinde bir artış olacağını düşünmüyoruz. Önümüzdeki seçim de şu ana kadar etkilemedi."
Vatan

Slot Kavgası Tekrar Alevlendi
Rekabet Kurulu hakim durumunu kötüye kullanma iddiası doğrultusunda Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) hakkında soruşturma açtı. Daha önce şikayet üzerine yürütülen soruşturmada DHMİ'nin hakim durumunu kötüye kullanmadığı ve şirketler arasında bir ayrıma gitmediğine karar verilmişti. Ancak bahse konu Kurul kararı Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Rekabet Kurulu'ndan yapılan açıklamada, "Bunun üzerine dosyada yer alan bilgi ve belgeleri müzakere eden kurul, DHMİ hakkında yeniden soruşturma açılmasına karar verdi" denildi. Başta Pegasus olmak üzere Türk özel havayolu şirketleri iniş kalkış izinlerinde THY'nin kayırıldığını iddia ediyor. Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği TÖSHİD adına yapılan daha önceki bir açıklamada havayolu taşımacılığında rekabeti bozucu etkisi olan düzenlemelerin değiştirilmesi, THY ile ilişkili olmayan bağımsız bir slot düzenleyici kurulun oluşturulması istenmişti.
Vatan

Suriyeli Göçmen Etkisi
Türkiye'de işsizlik oranı son 4 aydır çift haneye demir attı. TÜİK'in verilerine göre, işsizlik oranı sayısı Kasım 2014'te Şubat 2011'en bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 10.7 yükseldi. Kasım döneminde tarım dışı işsizlik yüzde 12.7 olurken, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0.1 puanlık artışla yüzde 10.7 olarak gerçekleşti. Bankacılar, başta zayıf iç talep olmak üzere işgücüne katılım oranındaki artışın etkisiyle istihdam piyasasında zayıf seyrin sürdüğünü, bir diğer etkinin Suriyeli göçmenlerden kaynaklandığını belirtti. Türkiye'de 2 milyonu aşkın Suriyeli göçmenin olduğu kaydediliyor. Suriyeliler'in vasıfsız işçinin üçte bir maaşına kayıt dışı olarak çalıştığı ifade ediliyor. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Kasım'da yaklaşık 3.1 milyon kişiye çıktı. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 19.9, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.9 olarak kayıtlara geçti. Kasım'da 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı 25.87 milyon kişi, istihdam oranı yüzde 45.1 oldu. Tarım sektöründe çalışan sayısı 5.18 milyon kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 20.69 milyon kişiye ulaştı. İstihdam edilenlerin yüzde 20'si tarım, yüzde 20.4'ü sanayi, yüzde 7.6'sı inşaat, yüzde 52'si hizmetler sektöründe yer aldı. İşgücü nüfusu 28.97 milyon kişi, işgücüne katılma oranı yüzde 50.5 olarak gerçekleşti. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı 2014 yılı Kasım döneminde yüzde 33.9'a indi. Bu oran tarım sektöründe yüzde 81.7 iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 22 seviyesinde kaldı.
Vatan

Küba'nın İnşaatını Biz Yapalım Karşılığında Doktor Alalım
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Latin Amerika turuyla gündeme gelen Küba'nın sağlık potansiyeli Türkiye'nin hekim açığını kapatmak için kullanılacak. 2014 verilerine göre 20 bin uzman, 10 bin pratisyen hekim açığı bulunan Türkiye Küba'dan doktor ihracatı yapmayı planlıyor. İnşaat sektöründe rüştünü ispatlayan Türkiye'nin Küba'nın tarihi yapılarını restore edip karşılığında hekim ihracatı yapacağı bir barter modeli üzerinde konuşuluyor. Türkiye'de 130 bin doktorun görev yaptığını ancak OECD ortalamalarına göre bu rakamın 250 bine ulaşması gerektiğine dikkat çeken Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşat Bahat, hekimleriyle ünlü Küba'dan bu konuda destek alınabileceğini söyledi. Özellikle cerrahi alanında Küba'nın ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade eden Bahat, "Türkiye'de hekim açığı var ama sağlık hizmetini insan üstü şartlarda çalışarak açığı gideriyoruz. Hekim arkadaşlarımızda ve sağlık çalışanlarında yorgunluk var bu yorgunluk emeğinin karşılığını yeterince alamamakla ilgili. Yurtdışından hekim getirilmesi yükü hafifletecektir, ama emeği ucuzlatma projesi değil açığı karşılama olmalıdır" dedi.
Akşam

'Siber' Hırsızlar Bankaları 1 Milyar Dolar Dolandırdı
Bilgisayar güvenliği şirketi Kaspersky Lab'in raporuna göre dünya genelinde 100'den fazla banka ve mali kurum 'siber hırsızlık' mağduru oldu. Şirketin 2013 yılından bu yana yürüttüğü araştırma sonucunda siber saldırı yöntemiyle yapılan hırsızlıkta yaklaşık 1 milyar dolar çalındı. Raporda, siber suç çetesinin Rusya, Ukrayna ve Çin'den üyeleri olduğu belirtildi. Kaspersky, Interpol ve Europol işbirliğiyle yürüttüğü araştırma sonunda aralarında Rusya, ABD, Almanya, Çin, Ukrayna ve Kanada'nın da bulunduğu 30 ülkede siber soygun yapıldığını tespit etti. Interpol'ün dijital suçlar merkezi müdürü Sanjay Virmani, "Bu saldırılar, suçluların savunmasız her tür sistemi istismar edebileceklerine dikkat çekiyor" dedi. Kaspersky, 'nihai müşteriler yerine doğrudan bankadan hırsızlık yapan çetenin' siber saldırıda yeni yöntemlere işaret ettiğini belirtti. Kaspersky'nin 'Carbanak' olarak adlandırdığı siber hırsızlık çetesi şirketlerin ağlarına girebilmek için bilgisayar virüslerini kullandı. Virüsler aracılığıyla güvenlik kameralarına da girildi ve çalışanların ekranlarındaki her tür bilgiye erişim sağlanarak, tüm bilgiler kaydedilebildi. Çete, bazı durumlarda da bankaların hesaplarından kendi hesaplarına para aktarabildi. Bankamatikler de belirlenen bir zamanda kendiliğinden para dağıtımı yapabilecek şekilde ayarlandı. Kaspersky siber hırsızlığın her eylemde ortalama iki ila dört ay sürdüğünü ve her defasında da 10 milyon dolara yakın bir miktar çalındığını belirtti. Kaspersky Lab'in baş güvenlik araştırmacısı Sergey Golovanov, "Çok ustaca ve profesyonelce yapılan bir siber hırsızlık" dedi.
Akşam

Bütçe 2015 İçin Umut Verdi 'Fazla' Ocakta Yüzde 89 Arttı
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ocak ayında 3.8 milyar lira fazla ve 8.8 milyar lira faiz dışı fazla (FDF) veren bütçede sonuçların 2015 yılı hedefleriyle uyumlu olduğunu söyledi. Geçen yıl ocakta bütçe 1.9 milyar lira fazla vermiş, FDF ise 6.9 milyar lira olmuştu. Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ocakta bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5.8 artarak 40.1 milyar lira olurken, giderler ise binde 9 artarak 36.3 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Şimşek, bütçe sonuçlarını değerlendirmek için yaptığı açıklamada, "Bu gerçekleşmeler 2015 yılı için öngördüğümüz 21 milyar lira bütçe açığı ve 33 milyar lira FDF hedefleri ile uyumludur" dedi. "Son dönemde finansal piyasalardaki dalgalanmaya bağlı olarak ekonomik aktivite bir miktar olumsuz etkilense de bunun Ocak ayı bütçe gelirlerine yansıması sınırlı olmuştur" diyen Şimşek, bu yıl Ocak ayında vergi gelirlerinin bir önceki yılın Ocak ayına göre yüzde 6.6 artarak 34.9 milyar liraya ulaştığını vurguladı.
Akşam

DÜNYA

Çin'den Kaçarken Türk Pasaportuyla Yakalandılar
Çin'in Yunnan eyaletine bağlı Kunming kentindeki tren istasyonunda geçtiğimiz yılın mart ayında düzenlenen ve 33 kişinin öldüğü, 133 kişinin de yaralandığı bıçaklı saldırıyla ilgili aranan 9 kişiden dördü Endonezya'da yakalandı. Çin'in resmi gazetesi Halkın Günlüğü'nün İngilizce sitesindeki habere göre Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden oldukları düşünülen şüphelilerin üzerinden Türk pasaportu çıktı. Endonezya polisinin sorgusunda önce Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden olduklarını söyleyen eylemciler, sorgunun ilerleyen bölümlerinde ifadelerini değiştirerek Türkiye'den geldiklerini anlattı. 9 kaçaktan diğer 5'i ise yakalanamadı. 10 Türk tutuklanmıştı Çin'de geçtiğimiz ay, Uygur Türklerinin ülkeden çıkışı için sahte pasaportlar temin etmekten suçlanan 10 Türk vatandaşı tutuklanmıştı. Şahısların her bir sahte pasaport için 60 bin yuan (9 bin 700 dolar ya da 22 bin TL) aldığı belirlenmişti. Bu kişilerin Suriye, Afganistan ve Pakistan'da cihada katılma amacı taşıdığı da iddia edilmişti. Bu durum, akıllara, Endonezya'ya Türk pasaportuyla giren şahısların tutuklanan sahte pasaport çetesinden yardım almış olabileceğini getirdi.
Hürriyet

Radikal İslam'la Hapiste Tanıştı
Kopenhag'da iki kişinin ölümü devam ediliyordu. ile sonuçlanan saldırıları gerçekleştiren Filistin asıllı Danimarka vatandaşı Omar Abdel Hamid el-Hussein'in (22) bıçaklı yaralama nedeniyle iki yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve saldırıdan yalnızca iki hafta önce cezasını tamamladığı ortaya çıktı. Polisle girdiği silahlı çatışmada öldürülen Hussein'in, radikal İslam'la cezaevinde tanıştığı belirtildi. Hussein'in istihbaratın 'radarında' olduğu ancak Suriye ya da Irak'a daha önce gitmediği açıklandı. Danimarka'nın önde gelen tabloid gazetelerinden Ekstra Bladet, terörist El- Hussein'in bıçakla adam yaralama olayı nedeniyle 2013 yılında hapishaneye girene kadar gelecek vaad eden bir Thai boksörü olduğunu aktardı. Cumartesi günü Österbro semtindeki Krudttönden kültür kafesi ve şehir merkezindeki sinagoga yapılan terör saldırılarının ardından yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 5 kişiden ikisi yardım ve yataklık suçlaması ile gözaltına alındı. Polis, gözaltına alınan kişilerin saldırgana saldırılarda kullandığı silahı temin etmek, saldırıların hemen ardından silahını saklamak ve saklanacağı yeri temin etmek ve cinayete iştirak etmek suçlamasıyla hakim karşısına çıkarıldıklarını belirtti. Mahkeme söz konusu kişilerin ilk etapta 10 gün hapiste tutulmasına karar verdi. Danimarka Başbakanı Helle Thorning- Schmidt yabancı basına yaptığı açıklamada, olayın İslam ile Batı arasındaki bir çatışma olmadığının altını çizerken, yaşanan gerginliklerin karanlık güçlerle özgürlük yanlılarının çatışması olduğunu belirtti. Jyllands-Posten gazetesine konuşan saldırganın babası ise 'tüm dünya gibi kendisinin de şokta olduğunu' söyledi.
Milliyet

Pkk Yöneticisine Almanya'da Gözaltı
Almanya'nın Baden Württemberg eyaletinde PKK'nın bölge sorumlusu olduğu düşünülen Türk vatandaşı gözaltına alındı. Stuttgart Başsavcılığı, şüphelinin hakkında arama kararı olduğunu ve gözaltında tutulduğunu bildirdi. Şüphelinin perşembe gününden beri gözaltında olduğu ancak sorguda konuşmama hakkını kullandığı açıklandı. Gözaltındaki şüphelinin adı açıklanmazken, ülkenin güneybatısında aktif olduğu ve örgüt adına bağış topladığı belirtildi. Almanya'da 2014 yılında da "Kahraman" kod adıyla, örgütün orta Almanya'daki sorumlusu, örgüt adına para toplayan Mehmet D. yakalanmıştı. PKK'nın Almanya'daki faaliyetleri örgüt adına bağış toplama, ticaret ve propaganda faaliyetlerini kapsıyor. PKK, Almanya'da 1993 yılından bu yana terör örgütü listesinde yer alıyor.
Milliyet

'Sivilleri Vuralım' Diyen Komutan Ordunun Başında
İsrail'de görev süresi dolan Gabi Aşkenazi'nin yerine Genelkurmay Başkanlığı'na Orgeneral Gadi Eizenkot getirildi. Dün Kudüs'teki Başbakanlık Rezidansı'nda düzenlenen törenle resmen göreve başlayan 54 yaşındaki Eizonkot, İsrail ordusunun 2006'dan bu yana uyguladığı 'savaşta sivillerin de hedef alınmasını' öngören Dahiya Doktrini'nin sahibi olarak tanınıyor. Daha önce Golan Tepeleri'nde görev yapan İkinci Lübnan Savaşı'nda İsrail'in kuzey birliklerine komutan eden Eizenkot'un doktrini, savaş sırasında sivillerin hedef alarak düşmanın yıldırılmasını amaçlıyor. Resmi kayıtlara göre İsrail ordusu 2006'daki Lübnan savaşının yanı sıra 2008-2009 ve 2014'teki Gazze saldırılarında da strateji olarak bu doktrini kullandı.
Vatan

Erivan Normalleşme Protokolunu Geri Çekti
Ermenistan, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin normalleşmesine yönelik 10 Ekim 2009'da dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Ermeni mevkidaşı Eduard Nalbantyan'ın imzaladığı protokolü geri çekti. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Parlamento Başkanı Galust Sahakyan'a gönderdiği mektupta, "Protokol imzalanmasından bu yana 6 yıl geçti. Bu süre içinde Ermenistan protokolün uygulanması için tutarlı pozisyonunu korudu. Ancak, Türk hükümetinin protokolün ruhuna aykırı önkoşullar ileri süren yaklaşımı devam ediyor" diye yazdı. Sözde Ermeni soykırımının yüzüncü yılı vesilesi ile yapılacak çalışmaları hatırlatan Sarkisyan, "Protokolün parlamentodan geri çağrılmasına karar verdim" dedi. İsviçre'nin Zürih kentinde dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın arabuluculuğunda imzalanan protokol, iki ülke arasındaki sınırların tanınması, karşılıklı olarak egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ilkelerini içeriyordu.
Vatan

Mısır Libya'yı Vuruyor
Terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), önceki gün Mısır vatandaşı 21 Kıpti'yi infaz edince Mısır "kısasa kısas" açıklaması yaparak Libya'daki IŞİD mevzilerini bombalamaya başladı. Mısır ordusuna bağlı devlet televizyonundan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Yüce Mısır halkının güvenliğini ve istikrarını savunma hakkı gereği, Libya toprakları içinde ve dışındaki terör örgütlerine ve işledikleri suçlara misilleme olarak silahlı kuvvetlerimiz, (dün) IŞİD'e ait eğitim kamplarına, silah ve mühimmat depoları ile örgüt mensuplarına hava saldırısı düzenlemiştir." Hava saldırılarında en az 40 IŞİD militanı öldürüldü. Libya'da Tobruk'taki hükümete bağlı Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Sakr el-Ceruşi, ülkesindeki hedeflerin vurulması konusunda Mısır ile tam koordinasyon içerisinde olduklarını bildirdi. Libya'da darbe girişiminde bulunan, daha önce uzun yıllar ABD'de yaşamış ve CIA bağlantılı olduğu öne sürülen emekli Tuğgeneral Halife Hafter de Mısır'a desteğini açıkladı. Mısır'daki Müslüman Kardeşler teşkilatı ise 21 Kıpti'nin öldürülmesini sert bir şekilde kınadı ancak başka bir ülkenin topraklarına askeri müdahalenin doğru olmadığı açıklamasını yaptı.
Akşam

'Yardımcısı' Yakalandı
Fransa'daki Charlie Hebdo saldırısından "ilham" alarak Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da çifte saldırı düzenleyen kişinin kimliği açıklandı. Saldırgan 22 yaşındaki Arap asıllı, Kopenhag doğumlu Ömer el-Hüseyin. Saldırgan iki gün önce, Kopenhag'daki bir kafede Charlie Hebdo saldırısı ve ifade özgürlüğü konularını ele almak üzere toplanan karikatürist ve yazarları hedef almış, bir kişi hayatını kaybetmişti. Aynı gün bir sinagoga da silahlı saldırı düzenleyen zanlı burada da bir Yahudi'yi katletmişti. Ertesi gün düzenlenen operasyonda saldırgan öldürülmüştü. Dün saldırganla bağlantısı tespit edilen iki kişinin tutuklandığı bildirildi. İki şüphelinin Hüseyin'e silah temin etmek ve saldırganı saklamak gerekçesiyle tutuklandığını bildirdi.
Akşam

POLİTİKA
Özgecan Seferberliği
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadına yönelik şiddet konusunda seferberlik başlatacaklarını belirterek, "Özgecan hepimizin kızıdır, bu konuda hiçbir ceza böyle bir suçun karşılığı değil. Ağırlaştırılmış müebbet hapis 36 yıl. Hücre hapsi de dahil ciddi bir ceza söz konusu" dedi. Davutoğlu ilk kez Bakanlar Kurulu toplantısı ardından açıklamayı kendisi yaptı. Davutoğlu, Pakistan seyahati öncesinde havalimanında şunları söyledi: Bu olay olur olmaz, failler kısa sürede yakalandı, adalete teslim edildi. Adaletimizin de en sert şekilde mukabelede bulunacağına inancımız tamdır. Sadece Özgecan değil, bütün insanlık vicdanı katledildi. Toplumda gerçek anlamda dayanışma bilinci ortak bir infial vardı. Bu da kadına karşı şiddet konusundaki bilinçlendirmede önemli bir aşamayı oluşturdu. Özgecan hunharca saldırı sonucunda hayatını kaybetmesiyle aslında belki de birçok kadına hayat bağışlamış gibi oldu. Çünkü ortaya çıkan bu ortak bilinç eminim toplumun her kesimine yayılacak ve yepyeni bir bilinçlendirmeye vesile teşkil edecek. 2012 – 2015 yılları arasında bir eylem planı gerçekleştirilmişti. 2012'den bu yana kanunun uygulamasında çıkmış olan sıkıntıları da içine alacak bir etki analizi yapılması talimatını verdik. Bu çalışmayı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız yürütecek ve en kısa sürede 2016- 2019 için yeni bir eylem planı çıkartacağız. Tabii yasal her türlü önlemi alıyoruz. Ama önemli olan sosyal kültürümüzde ortak yaşama kültüründe güçlü bir bilinçlendirmenin, bir seferberliğin başlatılması. Bu konuda da bir seferberlik başlatacak, güçlü bir irade sergileyeceğiz. Bu hepimizin meselesi. Hukuki mevzuatla çözülecek bir mesele değil. Bu bir zihniyet, ortak kültür meselesi. İlk gün annesi Songül Hanım ile görüşmüştüm. Babası Mehmet Aslan'ın ifadeleri gerçek bir insanlık destanıdır.
Hürriyet

Dans Etme Fatiha Oku
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'li Aylin Nazlıaka başta olmak üzere Özgecan Aslan'ın öldürüldüğü gün danslı protesto yapan kadınlara sert çıkarak, "Bunlar kendi ülkesine, kendi milletine, kendi insanının değerlerine, kültürüne o kadar uzaklar ki hunharca katledilen Özgecan'ımızın ölümünü dans ederek güya protesto ediyorlar. Bu ne biçim iştir. Önce sen biliyorsan bir Fatiha oku. Bilmiyorsan bir rahmet dile. Ailesine başsağlığı dile. Dans ediyor. Bunun bizim kültürümüzdeki yeri nedir? Adeta sanki o ölümden zevk alıyor, bu anlama gelir" dedi. Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni'ndeki konuşmasında Kolombiya, Küba ve Meksika'ya yaptığı ziyareti anlattı. BM'lerin yapısına eleştirilerini tekrarlayan Erdoğan, "Yaratılmışların en şereflisi olan insanoğlunun her bir ferdinin canı, hayatı aynı şekilde değerlidir, aynı şekilde azizdir. Paris'te öldürülen 12 kişi için dünyayı ayağa kaldıranların, Suriye'de katledilen 350 bin mazlum karşısında üç maymunu oynaması bizim kabullenebileceğimiz bir durum değildir" diyerek AB ve ABD'yi de hedef aldı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Şöyle başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmemiz lazım. Bu millete yakışan budur. Esasen aynı çarpıklık ülkemizdeki bir takım çevreler için de geçerlidir. Evine gitmek için bindiği otobüste teröristler tarafından diri diri yakılan kızımız için ses çıkarmayanlar, eylem sırasında ölenler için Türkiye'yi ayağa kaldırmaya çalıştılar. Bunlar kendi ülkesine, kendi milletine, kendi insanının değerlerine, kültürüne o kadar uzaklar ki geçtiğimiz günlerde hunharca katledilen Özgecan'ımızın ölümünü dans ederek güya protesto ediyorlar. Bu ne biçim iştir ya? Önce sen biliyorsan bir Fatiha oku, bilmiyorsan bir rahmet dile, ailesine bir başsağlığı dile. Dans ediyor. Bunun bizim kültürümüzdeki yeri nedir? Adeta sanki o ölümden zevk alıyor. Bu, bu anlama gelir. Bizzat davanın takipçisi olacağım, şu anda da zaten takip ediyorum.
Milliyet

Zenginden Alıp Fakire Verecek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 Haziran milletvekili seçimleri için seçim beyannamesinde son rötuşlarını yaparken, "Robin Hood" taktiği izleyecek. Zenginden alıp fakire vererek gelir dağılımındaki eşitliği sağlayacak olan Bahçeli, yolsuzluktan sağlanan haksız kazancın peşine düşülerek halka dağıtılacağını belirtti. Bahçeli parti yönetimini gençleştireceği mesajını verdi. Bahçeli, bir grup gazeteci ile yaptığı özel sohbette partisinin genel seçimde izleyeceği stratejiye ilişkin önemli ipuçları verdi. Seçim stratejisini "17-25 Aralık" yolsuzluk iddialarına oturtacak olan Bahçeli, ekonomi ayağında oldukça ilginç bir taktik izleyecek. Beyannamenin siyasi ayağını matematikteki dört işlemden "toplama ve çarpma" ile anlatan Bahçeli, elips teoremiyle anlattığı ekonomik kalkınma ayağında ise, "Robin Hood" benzeri mücadele verecek. Seçim beyannamesini bu seçimde geç açıklayacaklarını belirten Bahçeli, '3 Mayıs Türkçülük Günü'nü adres gösterdi. Bahçeli, "Seçim beyannamemizi erken açıklamayı düşünmüyoruz. Çünkü çalanlar çoğaldı. MHP'ye musallat oldular. Şarkımız çalınıyor, vaatlerimiz çalınıyor. Ne söylüyorsak kendilerininmiş gibi sahipleniyorlar. Onun için onlar açıklasın sonra biz" ifadelerini kullandı. Bahçeli, seçim vaatleri arasında ne olacağına ilişkin somut örnekler vermezken, Robin Hood benzeri taktiğini şu ifadelerle anlattı: "Vaatlerimiz bir tek cümleyle 12 yıllık AKP sürecinde yetim öksüz fakir dar ve sabit gelirli işçi, emekli, memura iktidar ne vermişse onun aynısını koruyacağımı ve iktidarımızda aynısın uygulanacağını ifade etmek istiyorum. Artı yolsuzlukların üzerine gittiğimizde yolsuzluktan ne sonuç almışsak bunun üzerine bir ilave dağıtacağız. Rantçı zenginlerden alıp fakirlere vereceğiz. Bu çok önemlidir." Bahçeli, gelir seviyeleri arasındaki farkı çok aza indireceklerini kaydetti.
Milliyet

Kılıçdaroglu'ndan Rakibine 'İnce' Ayar.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP), 7 Haziran seçimleri öncesinde liste kriziyle karşı karşıya.. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MYK'da bulunan 18 kişiden 17'sini seçilmemesi korkusuyla kontenjandan listeye sokacak. MYK'da bulunan isimlerden sadece Veli Ağbaba merkez yoklamasıyla aday olabilecek. Saadet Partisi'nden CHP saflarına katılan Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu İstanbul birinci bölgeden seçime girecek. Prof. Bekaroğlu gibi İstanbul'da kendilerine seçilecek yerlerde olacak çoğu isme partililer tepkili. Kılıçdaroğlu'yla genel başkanlık yarışına giren Muharrem İnce için de önlem alındı. CHP, Yalova teşkilatı tarafından çok sevilen İnce'nin önünü kesmek için Yalova'da merkez yoklaması yapmayacak. Yalova'ya MYK tarafından belirlenen isim yazılacak. Bir başka şoku da eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal yaşadı. Baykal, milletvekili adayı olmak istiyorsa Antalyalı CHP'lilerin oyunu alması gerekiyor. CHP'nin iktidarda olduğu Eskişehir'de de ön seçim yapılmaması dikkat çekti. Gece geç saatlere kadar süren toplantıda Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de konuşuldu. CHP'nin Yalova'da merkez yoklaması kararı alması, CHP'nin son genel başkanlık seçimlerinde karşısına çıkan ve aday olan Muharrem İnce'ye 'İnce ayar' olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu, A Takımı'nda bulunan ama partilileri tarafından sevilmeyen çoğu isme çözüm buldu. İstanbul'un üç bölgesinden 1, 3, 5, ve 7'nci sıraları bu isimlere ayrıldı. Bazı açıklamalarıyla tepki çeken Diyarbakır eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu İstanbul ikinci bölgeden, Saadet Partisi'nden istifa ederek CHP'ye katılan Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu İstanbul birinci bölgeden, yine partililerce sevilmeyen Erdoğan Toprak da İstanbul üçüncü bölgeden seçime katılacak. Mustafa Sarıgül'ün ise İstanbul ikinci seçimlere girmesi konuşuldu.
Akşam

SPOR

Türkiye'yi derinden sarsan Özgecan Aslan cinayeti sonrası sosyal medyada attığı tweet ile büyük tepki çeken şarkıcı Nihat Doğan, üyesi olduğu Galatasaray camiasında da infial yarattı Sarı kırmızılı kulübün kongre üyeleri, Nihat Doğan'ın kulüpten ihracı için harekete geçerken, bu konuda en büyük pişmanlığı ise eski başkan Adnan Polat yaşıyor Galatasaray'a 2011 yılında kongre üyesi olurken, Nihat Doğan'ın başvurusunu kabul eden o dönemin başkanı Adnan Polat'a ulaştık ve son yaşananlarla ilgili neler düşündüğünü sorduk. Nihat Doğan'ın üyeliğine onay verdiği için pişman olduğunu belirten Polat, şunları söyledi Evet bu konudan ve Nihat Doğan'ın attığı mesaj üzerine aldığı tepkiden haberdarım. Keşke Nihat Doğan'ı kulüp üyesi yapmasaydım. Böyle bir mesaj atıp, bu düşüncelere sahip olacağını tahmin etseydim, Nihat Doğan'ın Galatasaray Kulübü kongre üyeliği talebini onaylamaz, veto ederdim. - Onun düşüncelerine anlam vermek çok güç. Ortada tüm ülkemizin, herkesin içini acıtan bir cinayet var. Ve Nihat Doğan'ın sosyal medya hesabından yazdıkları çok ama çok yanlış. Dediğim gibi bu tip bir düşünce içinde olacağına yüzde bir ihtimal versem onun üyeliğini veto ederdim.
Hürriyet

NBA'de 64. All-Star maçı dün oynandı. New York'ta düzenlenen All-Star Hafta Sonu etkinliklerinin son gününde, New York Knicks'e ev sahipliği yapan Madison Square Garden'da oynanan maçta Doğu ve Batı konferanslarının yıldız oyuncuları bir araya geldi. Batı karması, Doğu karması 163-158 devirdi. Halk oylamasıyla ilk 5'leri belirlenen maça ev sahibi Doğu karması John Wall (Washington Wizards), Kyle Lowry (Toronto Raptors), LeBron James (Cleveland Cavaliers), Carmelo Anthony (New York Knicks) ve Pau Gasol (Chicago Bulls) ile çıktı. Batı karması ise Stephen Curry, Klay Thompson (Golden State Warriors), La- Marcus Aldridge (Portland Trail Blazers) James Harden (Houston Rockets) ve Marc Gasol (Memphis Grizzlies) 5'i ile maça başladı. Toplam 321 sayı üreten oyuncular, Doğu'nun 163-155 kazandığı (318 sayı) 2014'teki sayı rekorunu kırdı.
Milliyet

G.Saray, Balıkesirspor'u konuk etti. 10'da Sercan son çizgiye inip ortaladı, Tarık'ın ters kafa vuruşunda top kendi kalesinin üst direğinden döndü. 16'da Sneijder ortaladı, Selçuk dokundu, Burak kaleye gönderdi, çizgi üzerinde Chedjou tamamladı: 1-0. 18'de Sneijder uzaktan sert vurdu, Emrullah çeldi, ardından savunma uzaklaştırdı. 26'da Sneijder, Yasin'le verkaç yaptı, sert vurup fileleri havalandırdı: 2-0. 31'de Yasin'le verkaç yapan Burak, nefis vurdu: 3-0. 42'de Olcan'ın sert ortasında Sneijder topuğuyla dokundu, top dışarı gitti. Fotoğraflar: Gökhan Kılınçer -Vedat Yangın 49'da Bruma'nın ortasında savunma topu karşıladı. 53'te Bruma ceza alanı dışından vurdu, top kaleci Emrullah'ta kaldı. 54'te Sercan'ın pasında Muğdat sert vurdu; Muslera topu güçlükle kornere çeldi. 57'de Sercan vurdu, Muslera'da kaldı. 63'te Emre Çolak'ın şutunda Emrullah topu kornere çeldi. 65'te Umut çaprazdan vurdu, az farkla dışarı gitti. 67'de Zec çok sert vurdu, top direkten dışarı çıktı. 68'de Zec çevirdi, Chedjou kornere attı. 69'da kornerden gelen topa Hasan kafayı vurdu, üstten auta çıktı. 80'de Zec, plaseyle Muslera'yı avladı: 3-1.
Star

Kartal'da dedikodu isyanı Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Metin Albayrak Biliç ile ilgili yapılan ''Başka takımla anlaştı ''söylentilerini sert bir ifade ile yalanladı. Albayrak, "Slaven Biliç ile şampiyonluğa koştuğumuz bir ortamda çıkartılan söylentilerin hangi amaca hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum,bizim ne şimdi ne sezon sonu hocamızı bırakma düşüncemiz kesinlikle yok ve olmayacaktır da" dedi. Albayrak şunları söyledi: "'Takım olarak müthiş bir şekilde kenetlendiğimiz ,ligde lider durumda olduğumuz, Avrupa Ligi'nde de Liverpool ile çıkacağımız önemli bir maç arefesinde bu tarz söylentilerin kasıtlı olarak çıkartılmasını şiddetle kınıyoruz. Bu takımı iki yılda hocamız Biliç ile beraber oluşturduk ve uzun vadeli planlar yaptık. Kendisi ile sezon bitiminde masaya oturacağız ve kesinlikle anlaşacağız. Biz hocamızı bırakmayacağız." Albayrak maçın hakemi ile ilgili olarak yapılan eleştirilere ise "Hakem Fernandao'nun kırmızı kartını verse belki de maç orada kopacak. Ama her şey bizim attığımız penaltıya bağlanıp hakemle kazandığımız algısı yaratılmaya çalışılıyor. Üstelik Bursaspor'un attığı gol de ofsayt. Bunlar değerlendirilmiyor ve Beşiktaş penaltı ile kazandı denilerek algı yaratılıyor. Bizim aleyhimize verilen kırmızı kartlara, penaltılara baksınlar ondan sonra konuşsunlar" diye cevap verdi.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme