20 Şubat 2015 Cuma

20.02.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Dehşeti Duyduk Ama Sustuk
Üsküdar Çengelköy'de önceki akşam, korkunç bir kadın cinayetine sahne oldu. Tahir Kart'ın (43) 17 yıllık eşi Kübra Kart'ı (42) bıçakla öldürdükten sonra parçalara ayırarak çöp konteynerine attığı ortaya çıktı. Çiftin 10 yıllık komşuları Ahmet ve Sabiha Başpınar kavga seslerini duyduklarını söyledi. Kübra Kart'ın yakın arkadaşı olduğunu söyleyen Sabiha Başpınar, cinayet gününü şöyle anlattı: "Çok iyi bir insandı. Pazartesi akşamı temizlik için gittiği yerden 18.00'de evine döndü. Ben de üst katta televizyon izliyordum. Yanımda da annem vardı. Saat 19.00 sıralarında çığlık sesleri gelmeye başladı. Ara ara boğulma sesi gibi bir ses geliyordu. Televizyonun sesini kıstım. Sesler 5 dakika içinde kesildi." "Sonra diğer komşumuz beni aradı. 'Ses sizden mi geliyor' dedi. Ben de 'Yok' deyince, alt kat komşunun kavga ettiğini düşündük. Daha önceden de bu şekilde kavga ediyorlardı. Bu yüzden aşağıya inip kapısını çalmadım. Ama çok farklı bağırıyordu. Biraz da korktum. Sonra gece yarısı apartman kapısının açılıp kapandığını duydum. Camdan dışarı bakınca Tahir'i dışarı çıkarken gördüm. Elinde bir şey vardı. Sonra geri gelip binaya girdi. Girmeden üzerindeki kıyafetini çıkardı." Tahir Kart'ın arkadaşı olduğunu söyleyen Ahmet Başpınar da şunları anlattı: "Güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Emekli olduktan sonra düzenli çalışmadı. Kafası pek yerinde değildi. Bazen çok güzel konuşuyordu. Bazen de değişiyordu, saldırgan, kavgacı oluyordu. Sakinleştirici ilaçlar kullandığını biliyorum. Gece ses gelince karı-koca kavgası dedim. Ancak böyle bir şey olduğunu bilseydim polise haber verirdim."
Hürriyet


Nato'ya Entegre Edilmeyecek
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan uzun menzilli füze savunma sisteminin NATO'ya entegre edilmeden kullanılacağını bildirdi. CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray'ın uzun menzilli füze savunma sistemine ilişkin Çin ile yapılan görüşmelerin sürekli ertelenmesinin gerekçesini içeren soru önergesini yanıtlayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Soru önergesine konu edilen proje ile ilgili olarak aday ülkelerle teknoloji transferi tabanlı görüşmelere devam edilmesi yönünde Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından talimat verilmesi nedeniyle görüşme takvimi uzatılmıştır. Söz konusu sistem, Türkiye'nin savunması için milli sistemlere entegre edilecek ve NATO'ya entegre edilmeden kullanılacaktır." Çıray, Yılmaz'ın yanıtı üzerine, "Bakanın verdiği cevap yeni bir soruyu gündeme getirmektedir: Türkiye'yi yönetenler eksen mi değiştiriyorlar? Türkiye NATO ve batı dünyasından kopuyor mu?" dedi.
Milliyet


Ak Parti Geri Adım Atmıyor
TBMM Genel Kurulu, kavgalı görüşmenin ardından bir gün arayla iç güvenlik paketini görüşmek üzere dün saat 14.00'da toplandı. Oturum, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yönetiminde yoklamasız açıldı. Muhalefet buna tepki gösterince bağrışmalar yaşandı. AK Parti Grup Başkanvekilleri Mihrimah Belma Satır ile Ahmet Aydın, kendi grubunu ellerini kaldırarak sakin olmaları konusunda uyardı. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Genel Kurul tiyatro gibi yönetiliyor" derken, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök "Muhalefete niçin söz vermiyorsunuz. Toplum gergin, meclis gergin. Yoklama istedim, yapmıyorsunuz" dedi. Yakut, gündem dışı diğer konuşmacılara söz verdi. Bu arada AK Parti Grup Yönetim Kurulu toplantısından sonra açıklama yapan Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, paketin görüşmeleri konusunda geri adım atmayacaklarını, paketi yasalaştırıncaya kadar Meclis'in çalışacağını söyledi. Elitaş, "Paketin içeriğiyle maddeler arasında çelişki görüyorlarsa istişare edebiliriz. Bu işler inatla değil, müzakere ile çözülür" dedi. Elitaş, paket için 28 Şubat'a kadar aralıksız çalışacaklarını, yasalaşmaması halinde ise 2 Mart Pazartesi gününden itibaren çalışmaların süreceğini söyledi. Elitaş, TBMM'de 5 muhalefet vekilinin yaralandığı kavgayla ilgili şöyle dedi: "Kadın grup başkanvekilleri de dahil olmak üzere üç partinin grup başkanvekillerinin hepsi Ayşe Nur hanıma sözlü şiddet uygulamışlardır, psikolojik baskı altında bırakmışlardır. Ayşe Nur hanım revire gitmek zorunda kalmıştır. Niçin polise tokat atmış bir milletvekilini, Sebahat Tuncel'i benim üstüme gönderiyorlar? Tokat atsın diye gönderiyorlar. HDP tüm kadınlardan özür dilemeli." CHP, MHP ve HDP grup başkanvekilleri dün Meclis Başkanı Cemil Çiçek'le görüşerek paketle ilgili görüşmeleri Ak Partili Aynenur Bahçekapılı'nın değil kendisinin yönetmesini istedi. 3 isim Çiçek'in 'İzledim, beğenmedim. Hoşuma gitmeyen bir çok hadise oldu. Kişilerle telefonla görüştüm. Şimdiden sonra da görüşeceğim' dediğini aktardı. Dünkü oturumu Sadık Yakut yönetti.
Vatan

Aile İçi Şiddete Karsı 13 Maddelik Kılavuz
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın hunharca katledilmesiyle yeniden toplum gündemine taşınan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, Kadın ve Demokrasi Derneği'ni (KADEM) harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın da başkan yardımcılığı görevini yürüttüğü KADEM, aile içi şiddete uğrayan kadınlara yol gösterecek 13 maddeden oluşan bir kılavuz hazırladı. Kılavuzda fiziksel, cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddetin tanımları yapıldı ve mağdur kadınların şiddete uğramaları veya şiddet tehdidi karşısında nasıl bir yol izlemeleri gerektiği detaylarıyla anlatıldı. Herkesin ulaşabilmesi için KADEM'in internet sitesinden yayımlandı.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 95, 3943  -95, 5884                           
ABD Doları 2, 4532-2, 4575/  
Euro 2, 7891 -2, 7946/ 
İngiliz Sterlini 3, 7851-3, 7922                

Dolar Nefesleniyor
Son bir hafta içinde, tarihsel olarak rekor kıran döviz kuru gerilemeye başladı. Bunun birkaç nedeni var; en baştaki iç neden, Merkez Bankası'nın faiz indirim görünümünün zayıflaması. Dışarıdan gelen arızi nedenler de var. Ancak görünüm, bunun sadece bir 'mola' olduğunu düşündürüyor. Birincisi, faiz indirim 'payandaları' zayıfladı. Bu payandaların en güçlüsü fasit daire gibi ama gerçek bu; bizatihi döviz kurunun sakinliği idi. Bu kalmadı. Kuru 'azdıran' 'baskıyla faiz indirimi' görünümü idi, kur yükseldi indirimde yer kalmadı. Türkiye'de siyasetçiler aynı davranışı gösterip 'ayağa kalkıp', her seferinde de aynı sonuçla 'yerlerine oturuyorlar'. Tasarruf açığı olan ülkemizin; dövizi varlığı kıt, döviz borcu ise yüksek. Bir ay önce Merkez Bankası üzerinde başlayan 'faiz indir' baskısı döviz kurunu fırlattı, bu da en başta uzun vadeli faizleri yukarı itti. Kur artışının enflasyon beklentilerini bozması sürpriz değil. Bu da, Merkez Bankası'nın önünde bulunan potansiyel faiz indirimi alanını daralttı. İşte bunu gören mali piyasa oyuncuları, döviz kurundaki gelinen yüksek seviyeye dair beklentilerini değiştirdi. 'Faiz düşmeyecekse, daha düşük bir faiz indirimi tablosu olacaksa kur daha fazla yükselmez' beklentisi kısa vadede kuru aşağı çekti. Dolar kuru örnek alınırsa 2.50'li seviyelerden dün 2.4335 seviyesine kadar geriledi. Unutmayalım ki bu seviye bile bir ay öncesine göre hala yüzde 3 yüksek.
Hürriyet

4.5 Liralık Benzine 9 Kuruşluk İndirim
Geçen yıl 30 Mart yerel seçimlerinden 10 gün önce uygulanmaya başlanan benzin ve motorinde tavan fiyat uygulaması genel seçimler öncesinde yine devrede. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), dağıtım şirketlerinin belirlenen fiyat metodolojisine uymamaları nedeniyle tavan fiyat kararı aldı. Böylece 4.5 liraya ulaşan benzin ve motorinin pompa fiyatında litrede 9-10 kuruş indirim olacak. Bu fiyatın yüzde 2'si seviyesinde bir indirime işaret ediyor. EPDK'dan dün yapılan yazılı açıklamada, dağıtım şirketlerinin akaryakıt fiyat oluşumlarında belirlenen fiyat metodolojisine uymamaları nedeniyle Petrol Piyasası Kanununun ilgili hükümleri gereğince tavan fiyat uygulama kararı alındığı belirtildi. Karar, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek. Kurul, benzinde rafineri çıkış fiyatının üzerine eklenecek kâr marjını litrede 34 kuruş, motorinde ise 37 kuruş olarak sınırlandırdı. Böylece benzin ve motorinin pompa fiyatında litrede 9-10 kuruş indirim olacak. Açıklamada, tavan fiyatı kararı ile benzin ve motorin için tespit edilen kâr marjlarının en az yüzde 60'ının bayilere verileceği belirtildi. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, daha önce dağıtım şirketlerinden ve sektör derneklerinden akaryakıt fiyat takip metodolojisinin yeterince şeffaf olmadığı ve belirsizliklerden dolayı yatırım yaparken zorlandıkları yönünde şikâyetler geldiği için dört ay önce yeni metodolojiyi belirlediklerine dikkat çekerek, şirketlerin bu metodolojiyi gözeterek fiyat oluşumlarını belirlemeleri gerektiğini vurguladı. Dağıtım şirketlerinden metodolojiye uyulması için hassasiyet istemelerine rağmen, son günlerde akaryakıt fiyat oluşumlarında metodolojinin dışına çıkılarak kâr marjlarını arttırdıklarını tespit ettiklerini kaydeden Yılmaz, "Serbest piyasa diye dağıtım şirketlerinin makul olmayan kâr oranlarının tüketiciye yansıtmalarına müsaade edemeyiz" dedi. Yılmaz, tavan fiyat kararıyla dağıtım şirketlerinin kâr marjlarının makul ve adil bir seviyede daraltıldığını söyledi. Yılmaz, "Dağıtım şirketi bayi transferi için banka kredisi alıyor sonra bu kredinin geri ödenmesi tüketiciye satılan akaryakıt fiyatının içinde yer alıyor. Bir bakıma dağıtım şirketince alınan kredi tüketiciye ödettiriliyor" dedi.
Hürriyet

İbrahim Turhan İsim Değiştiriyor
Milletvekili aday adayı olmak için geçen hafta Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü'nden istifa eden Mustafa İbrahim Turhan, karışıklığa yol açtığı gerekçesiyle ön isimlerinin değiştirilmesi için dava açtı. Turhan'ın avukatı dilekçesinde, "Müvekkilimin 'Mustafa İbrahim' olan ön isimlerinin 'İbrahim Mustafa' olarak değiştirilmesini istiyoruz" dedi. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne avukat Başak Çıbıkcı Önder aracılığıyla açılan dava dilekçesinde, İngilizce dilinde birden fazla ön ismi bulunan kişilerin ilk isimleri açık şekilde, takip eden isimleri ise kısaltılmış şekilde yazıldığı için Mustafa İbrahim Turhan, İngilizce kartvizitinde, esasen nüfusta ilk sırada kayıtlı olmadığı halde açık yazılması gereken ön ismi "İbrahim'i ilk sırada yazdırdığı, günlük hayatta kullanmadığı 'Mustafa' adını ikinci sırada yazdırdığı öne sürüldü. Bu arada Mustafa İbrahim Turhan'ın yurtdışı seyahatlerinde, uçak ve otel rezervasyonları ile diğer kayıt işlemlerinde (konferans vs) kayıt yapılırken her iki ön isminin de açık şekilde yazılması gerektiği ifade edilerek, "Durum böyle oyunca katıldığı uluslararası toplantı ve etkinliklerde yabancı muhatapları çoğu kez 'Mustafa' ön ismiyle hitap edince çeşitli karışıklık, aksaklık ve yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır. Müvekkilimin gerek işinde gerekse özel yaşantısında 'İbrahim' ön adını kullanmayı tercih ettiğini ve bu karışıklığın önüne geçmek için isim değişikliği yapılmasını talep ediyoruz. Müvekkilimin nüfusta kayıtlı bulunan ön isimlerinin sıralarının değiştirilerek 'İbrahim' adı birinci sırada, 'Mustafa' adını ikinci sırada kayıtlı olacak biçimde 'Mustafa İbrahim' olan adının, 'İbrahim Mustafa' olarak değiştirilmesini istiyoruz" dedi.
Hürriyet

Akaryakıta Tavan Freni
Geçtiğimiz yıl tavan fiyat uygulamasına son veren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), akaryakıt dağıtım şirketlerinin kâr marjlarına uymaması üzerine tekrar tavan fiyat uygulamasına geçme kararı aldı. Kararla beraber pompa fiyatları 9-10 kuruş ucuzlayacak. Tavan fiyat kararını değerlendiren EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, kurul kararı gereği benzinde rafineri çıkış fiyatının üzerine eklenecek marjın 34 kuruş/litre, motorinde ise 37 kuruş/litre olarak sınırlandırıldığını söyledi. EPDK'nın daha önce iki defa tavan fiyat uygulamasına gittiğini hatırlatan Yılmaz, "Dağıtım şirketlerinden ve sektör derneklerinden akaryakıt fiyat takip metodolojisinin yeterince şeffaf olmadığı ve belirsizliklerden dolayı yatırım yaparken zorlandıkları yönünde şikâyetler geldiği için dört ay önce yeni metodoloji belirledik. Belirlenen metodoloji ile şirketlerin önlerini daha iyi görebilmelerini sağladık. Ancak akaryakıt dağıtım şirketlerinin fiyat oluşumlarında belirlenen metodolojinin dışına çıkılarak kâr marjlarını arttırdıklarını tespit ettik. Serbest piyasa diye dağıtım şirketlerinin makul olmayan kâr oranlarının tüketiciye yansıtmalarına müsaade edemeyiz. Akaryakıt fiyatlarındaki bir kuruşluk farkın tüketici için toplamda neye karşılık geldiğini biliyoruz" dedi. Dağıtım şirketleri arasında yüksek bedellerle gerçekleşen bayi transfer bedellerinin akaryakıt fiyatı içerisine yedirilerek tüketiciden tahsil edildiğini anlatan Yılmaz, "Tüketiciyi korumaya yönelik bu tip kararları almak zorundayız ve bu da bizim yasal görevimiz" diye konuştu. Yılmaz, sistem kendi dinamik yapısına kavuşuncaya kadar bu tip kararların olacağını söyledi.
Türkiye

Yunanistan'ın Uzattığı El Havada Kaldı
Piyasaların yakından takip ettiği Yunanistan ve Troyka arasındaki müzakereler karmaşıklaşıyor. Yunanistan, Euro Bölgesi ülkeleri ile arasındaki kredi anlaşmasının altı ay süreyle uzatılması için dün resmi başvurusunu yaptı. Euro Bölgesi maliye bakanları kararı değerlendirmek için bugün bir araya gelmeyi planlarken Yunanistan'ın en büyük kreditörü Almanya'dan süre uzatılması talebine hemen red geldi. Almanya Maliye Bakanlığı sözcüsü Martin Jaeger yaptığı açıklamada "Yunanistan'ın başvuru mektubu 'somut çözüm önerileri' içermiyor" dedi. Jaeger "Mektubun pazartesi günü belirlemiş olduğumuz kriterlerle alakası yok" diye konuştu. Almanya'nın tepkisi piyasalarda da anında yankı buldu. ABD Merkez Bankası'nın (FED) toplantı tutanaklarında faiz artırımını erteleme sinyaliyle 2.43 seviyesine kadar düşerek güne başlayan dolar AB-Yunanistan görüşmelerindeki gerginlik nedeniyle günün sonunda 2.45'i açtı.
Star

Kalitede Hd'yi 8'e Katlayacak Trt 4k, 2016'da Yayında
TRT, Türksat ve Vestel, Avrupa'dan önce ve Türkiye'de ilk kez 4K ve hibrit yayıncılığı hayata geçirmek için işbirliği yaptı. Proje kapsamında 2015 yılında test yayının tamamlanması ve 2016 yılında planlı yayına geçilmesi hedefleniyor. Projede TRT yayıncılık, Türksat uydu iletim, Vestel ise 4K ve hibrit yayıncılığı tüketiciye ulaştıran ileri teknolojiye sahip televizyon ve setüstü kutuları üretim sorumluluğunu üstleniyor. TRT 4K'nın tanıtım toplantısında konuşan TRT Genel Müdürü Şenol Göka, dünyada yayıncılık alanındaki en son teknoloji olan Ultra HD yayınını Türk izleyicisine sunmayı amaçladıklarını vurguladı. Göka, "Bu projede Ultra HD yayın sayesinde mevcut HD yayının 4 katı çözünürlükle saniyede 50 tam kare resim sunacağız. HD yayına kıyasla 8 kat fazla kaliteye sahip yayın sağlayacağız" dedi. Ultra Yüksek Çözünürlüklü kanalın, en geç 2016 yılında planlı yayın akışına geçmesini öngördüklerini vurgulayan Göka, "Hedefimiz, Türk izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği Avrupa Futbol Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi final karşılaşmaları ve olimpiyat oyunları gibi büyük spor organizasyonlarını Türkiye'de televizyonda ilk kez şifresiz olarak Ultra HD yayın kalitesinde 2016 yılında sporseverlerle buluşturmak" dedi. 4K ve hibrit yayıncılık projesi için Vestel'in Ar-Ge departmanında 200'den fazla mühendisin aktif görev aldığını belirten Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, "4K ve hibrit yayına uygun televizyonların akıllı televizyonlardan en önemli farkı, çevrimiçi işlem yapmaya imkan tanıması olacak. Hibrit yayıncılık sayesinde kullanıcılar eski yayınları izleyebilecek" diye konuştu.
Akşam

Üçüncü Tünel 2019'da Açılacak, Hem Araç Hem Metro Geçecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Latin Amerika dönüşü müjdesini verdiği yeni proje için gözler Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan'a çevrildi. Üçüncü köprüden sonra yapılması kararlaştırılan üçüncü tüp geçit, hem trafiği rahatlatacak hem de süreyi kısaltacak. Tekerlekli araç dışında raylı sistemin de olacağı tünel, 7 Mart'ta seçim dolayısıyla görevini devretmesi gereken Bakan Elvan için ayrı anlam ifade ediyor. Marmaray ve Avrasya tüp geçitlerinin ardından üçüncü tüp geçit olacak proje için İstanbul Boğazı'nın çeşitli noktalarında çalışma yürütüldü. Trafiği en rahatlatacak bölgeyle birlikte, Boğaz'daki akıntı, çevre yollarıyla bağlantı, geçiş süreci, çevresel etkenler dahil kriterler tek tek gözden geçirildi. Üçüncü tüp geçit, Marmaray ve Avrasya tünellerinden farklı olacak. Marmaray, raylı geçiş için yapılmış ve hizmete sokulmuştu. Halen inşaatı devam eden Avrasya Tüneli ise sadece tekerlekli araçlar için yapılıyor. Yeni tüp geçit ise hem tekerlekli araçların geçişine hem de demiryolu geçişine imkan verecek. Bu yönüyle dünyanın ilk örneklerinden olacak tüp geçitte, gidiş-geliş iki hat tekerlekli araçlar, bir hat da raylı sistem için ayrılacak. Planlamalara göre üçüncü tüp geçit ve bağlantı yollarının yapımı, yap- işlet- devret (YİD) modeliyle yapılacak. Avrasya Tüneli'nde yapım süresi 55 ay, işletme süresi 25 yıl 11 ay ve 9 gün süre olarak belirlenmişti. Bu sürecin ardından tünel, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne ve yaklaşım yolları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilecek. Üçüncü tüp geçitin güzergahı, bağlantı yolları ve mesafe hem yapım hem işletim süresini ve maliyetlerini etkileyecek.
Akşam

Yerli Otomobilde Mimar Hazır Günlük Masraf 2-3 Lira Olur
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli elektrikli otomobilin teknik detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Menzili arttırılmış yerli elektrikli otomobilin konfigürasyon ve mimarisinin oluşturulduğunu belirten Işık, "Otomobilin Ar-Ge'si Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca (TÜBİTAK) yapılacağı, mühendislik ve dizayn çalışmalarının TÜBİTAK'ın da ortak olduğu ama çoğunluğun özel sektör tarafından üstlenildiği bir yapıyla yapılacağı, üretimde ise tamamen özel sektörün inisiyatif aldığı, TÜBİTAK'ın veya kamunun çok az, sembolik düzeylerde sadece kamunun orada bulunmasının şirkete vereceği güç açısından bulunduğu bir yapıyı kurguladık" ifadelerini kullandı. "Yerli otomobilde kamu alım desteği olacak mı" sorusuna Işık, "Konsepti, kurgulanan şekilde hayata geçirirsek araç alımında kamunun sıraya girmesi gerekebilir. Çünkü, bize göre ortaya piyasanın çok talep edeceği bir şey çıkacak" dedi.
Akşam

DÜNYA

Bız İslam'ı Saptıranlarla Savaştayız
Beyaz Saray'da düzenlenen, 67 ülke temsilcisinin katılımıyla düzenlenen "Şiddet İçeren Aşırılıkla Mücadele Zirvesi"nde önceki gün konuşan ABD Barack Obama, IŞİD terörüne dikkat çekerek "Onların ortaya koyduğu terimleri asla kabul etmemeliyiz, çünkü bunlar yalan. Onlar dini lider değil, teröristler. Biz de İslam ile savaşta değiliz. İslam'ı saptıranlarla savaştayız" dedi. Yakın zamanda Chapel Hill'de üç gencin zalimce öldürülmesi birçok Amerikalı Müslümanı korkuttu. Amerikalılar olarak, acınızda sizlerin yanınızda duruyoruz ve sizlere sevgilerimizi sunuyoruz. Buradaki vurgulamak istediğim şu ki, Amerikalılar olarak güçlü ve dirençliyiz. Trajedi gerçekleştiği zaman darbe aldığımızda, bir araya geliyoruz Ayağa kalkıyoruz, yeniden iyileşiyoruz ve eskisinden daha güçlü oluyoruz. Her zaman birçok zorlukla karşılıyoruz. El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerden gelen terör tehdidi. Tüm dünya için bir zorluk. IŞİD, Irak ve Suriye halkını terörize ediyor, insanlıkla bağdaşmayacak zalimlikle kafa kesiyorlar, yakıyorlar. Ottawa ve Sydney'deki, Paris'teki son olarak da Kopenhag'daki ölümcül saldırıları gördük. Bu zirvedeyiz çünkü El Kaide ve IŞİD gibi gruplardan ivedi tehditler var Bu gruplar kendilerini dini liderler, İslam'ın kutsal savunucuları olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu nedenle kendilerini İslami Devlet olarak ilan ediyorlar ve ABD ve genel anlamda Batı'nın İslam ile savaşta olduğu propagandasını yapıyorlar. Gençleri radikalleştirmeye çalışıyorlar. Onların ortaya koyduğu terimleri asla kabul etmemeliyiz, çünkü bunlar yalan. Onlara istedikleri dini meşruluğunu da vermemeliyiz. Onlar dini liderler değil, teröristler. Biz de İslam ile savaşta değiliz, İslam'ı saptıranlarla savaştayız Teröristler, onların ideolojilerini reddeden bir milyar Müslüman adına konuşamaz. Onlar, Hıristiyan veya Yahudi, Budizmi veya Hinduizm'i temsil eden Tanrı adına masum insanları öldüren herhangi bir deliden daha fazla İslam'ı temsil edemezler. Terörizmden hiçbir din sorumlu olamaz, terörizmden ve şiddetten insanlar sorumludur. Hakkını yemeyelim sadece ABD'de değil dünya çapında sapkın yorumlamaları püskürten saygın Müslüman din adamları ve alimleri var. Kur'an, 'kim masumu öldürürse insanlığı öldürmüş olur' diyor. Bu sesler, dünya genelindeki bir milyarın üzerindeki Müslüman'ı temsil ediyor. IŞİD benzeri teröristlerin gerçekten İslam'ı temsil ettiği fikrini reddeden benim gibi liderlerin dışında, Müslüman liderlerin bizlerin İslam'ı baskı altına almaya kararlı olduğumuz tezini geçersiz kılmak için daha çok çaba sarfetmelerine ihtiyaç vardır. Herkes masumlara karşı şiddetin İslam'ı ve Müslümanları savunma değil, İslam'a ve Müslümanlara zarar verme olduğunu açıkça dile getirmeli. Kendimize dürüst olmak zorundayız. El Kaide ve IŞİD grupları, genç Müslümanların beynini yıkamak onlara ulaşmak umuduyla incelikli bir şekilde propaganda yapıyorlar. Yüksek kalitetli videoları, internet dergileri, sosyal medyayı kullanmaları, teröristlerin Twitter hesapları, bunların hepsi bugünün gençlerini online, siber uzayda hedef almak. Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim. Buradaki yaşlı insanlar, bilge ve saygı duyulan biri olabilirsiniz fakat sizin işleriniz onların yaptıklarıyla kıyaslarsak genelde sıkıcı. Onlara ulaşamıyorsunuz. Aşırılık yanlılarının dediklerinin aksine tüm inançlara kapılarının açık olduğunu göstermemiz gerek. Tüm toplumu etiketlememeliyiz. Toplumlarla diyalog, onları izlemenin kılıfı olarak kullanılmamalı Amerika'da İslam, kuruluşumuzdan bu yana dokumuzda var. Ülkeler, halklarına baskı uyguladığı, insan haklarını yok saydığı, muhalefeti bastırdığı, etnik ve dini grupları marjinalleştirdiği ya da diğerlerine kıyasla bazı dini grupları kayırdığı zaman, şiddetin ve radikalizmin tohumları ekilir Eğer barışçıl çözüm mümkün değilse, radikal propaganda etkili oluyor. Bu yüzden asıl unsur, gerçek kalıcı, istikrar ve kalkınma, daha az demokrasi değil, daha fazla demokrasi.
Hürriyet

Abd İle Eğit-Donat İmzası
Türkiye ve ABD arasında, Suriyeli muhaliflere yönelik "eğit-donat" programı mutakabatı imzalandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mutabakatın dün saat 18.30'da imzalandığını belirterek, "Eğitilip donatılan bu güçler, hem rejim unsurları hem de DAEŞ ve arazideki terör örgütleriyle mücadele edecek" dedi. Cermodern'de düzenlenen Expo 2016 Antalya resepsiyonunun çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu şunları söyledi: "Daha önce üzerinde çalıştığımız belge konusunda mütabık kaldık. Belge ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ve Bakanlığımız Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu tarafından biraz önce imzalandı. Tabi DAEŞ daha öncelikli, rejimle de eğitilip donatılan buradaki güçler zaten dünyada 114 ülke tarafından tanınıyor. Bu güçler hem DAEŞ'le hem de arazideki diğer terör örgütleriyle ve rejimle mücadele edecek. Belgeyle ilgili paylaşabileceğimiz kısmı sizlerle daha sonra paylaşacağız." HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'in TBMM Genel Kurulu'nda tartışma yaratan "Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi'nde IŞİD'in Türk askerlerinin tamamını rehin aldığına dair haberler var" sözlerine Dışişleri'nden jet yalanlama geldi. Sözcü Tanju Bilgiç, askerlerin rehin olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. İddia, akşam TBMM Genel Kurulu'nda da tartışmalara neden oldu. Muhalefet milletvekilleri, Türkiye'nin Süleyman Şah Türbesi'nde hakimiyeti olmadığını iddia ederken İçişleri Bakanı Efkan Ala söz alarak "Böyle bir şey yok. Son derece önemli bir mevzuyu gazete dedikodularından öğrenerek 'Böyledir' demek son derece yanlıştır" dedi.
Hürriyet

Nijer'de Faili Meçhul Saldırı: 36 Kişi Öldü
Nijer'de bir cenaze töreni sırasında düzenlenen hava saldırısında 36 kişi öldü. Saldırı, ülkenin güneyindeki Abadam beldesinde meydana geldi. 24 kişinin de yaralandığı olayın ardından açıklama yapan Nijer Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Marou Amadou, "Boko Haram tarafından mı yoksa Nijer veya Nijerya'ya ait güçlerce mi yapıldığı araştırıyor" dedi. Cenaze töreninin yapıldığı yerin silahlı güçlere ait militanların bulunduğu yer zannedilerek vurulmuş olabileceği belirtiliyor. Saldırı ile ilgili soruşturma başlatıldığını belirten Amadou, ülke genelinde 3 gün yas ilan edildiğini duyurdu.
Türkiye

Ukrayna Askeri Canını Kurtarmak İçin Çekildi
Ukrayna'nın doğusunda kritik önemdeki bir yerleşim biriminden ordunun çekilmesi ateşkesin geçerliliğini tekrar şüpheye düşürdü. Ayrılıkçı bölgenin en önemli iki kenti, Donetsk ve Luhansk kentlerini bağlayan ana yolun üzerinde yer alan Debaltseve kasabasından önceki gün Ukrayna ordusu çekildi. Devlet Başkanı Petro Poroşenko, önceki gün çekilmenin planlı olduğunu söylemişti. Ancak, cepheden ayrılan askerler ise farklı bir hikaye anlattı. Washington Post'a konuşan İlya Andruşko adlı bir asker, aylardır aç ve susuz şekilde etraflarının Rus yanlısı ayrılıkçılar tarafından çevrili halde beklediklerini söyledi. Sonunda 'geri çekil' emri geldiğinde yürüyerek kaçmak zorunda kaldığını anlatan Andruşko, her şeyi geride bıraktıklarını anlattı. Büyük çoğunluğu etnik Rus Kazaklardan oluşan isyancılar Debaltseve'nin sokaklarında birbirlerine sarılarak 'zaferlerini' kutlarken hatıra fotoğrafı çektirdi. Haftalardır çatışmaların sürdüğü kasabanın içerisinde ayrılıkçılar "Donetsk Halk Cumhuriyeti" nin bayraklarını sallarken isyancıların önde gelen liderlerinden, Rus Kazak kökenli Nikolay Kozitsin Ukrayna ordusundan el konulan bir Humvee'yle gezindi. Ukrayna ordusunun geride bıraktığı bir tank isyancılar tarafından 'ganimet' olarak görüldü. Ukrayna ordusu geri çekilme sorasında 13 askerin öldüğünü ve yaylım ateşi nedeniyle 157'sinin yaralandığını duyurdu. Debaltseve için üç hafta boyunca süren çatışmalarda 90'dan fazla Ukrayna askeri rehin alınırken, 82'sinin akıbeti bilinmiyor. Ordu, kasabanın üç hafta boyunca süren kuşatmada altyapısının harabeye döndüğünü ve stratejik demiryolu istasyonunun kullanılamaz hale geldiğini öne sürdü. New York Times gazetesi geri çekilmenin Ukrayna açısından kabusa dönüştüğünü, bölgede savaşan askerlerin ancak 'üçte birinin' tahliye edilebildiğini bir askere dayanarak öne sürdü.
Milliyet

Katar'la Mısır Yine Ayrı Düştü
Mısır, Libya'daki IŞİD hedeflerine yönelik operasyonunu eleştiren Katar'ı terörizme destek vermekle suçlayınca diplomatik kriz patlak verdi. Mısır'la Katar arasında Aralık ayına kadar bozuk olan diplomatik ilişkiler, Kahire'nin Libya'daki IŞİD hedeflerine yönelik operasyonu nedeniyle bir kez daha bozuldu. Kriz, Katar'ın operasyona çekinceyle yaklaşmasına Mısır'ın tepki göstermesiyle patlak verdi. Arap Birliği Mısır Temsilcisi Tarık Adil, Katar'ı terörizme destek vermekle suçlayınca Katar da Kahire Büyükelçisi Seyf bin Mukaddim el Buaneyn'i istişare için çağırdı. Mısır'la Katar'ın arası, Mısır ordusunun 2013'te Katar yönetiminin desteklediği Müslüman Kardeşler üyesi Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi devirmesiyle bozulmuştu.
Vatan

AVRUPALILAR ESAD'LA GÖRÜŞMEK İSTİYOR
Suriye'de iç savaşın başlamasından sonra başkent Şam'la diplomatik ilişkilerini kesen Avrupa ülkeleri, 4 yılın ardından Suriye lideri Beşar Esad'la yeniden diyaloğa geçip geçmemeyi tartışıyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Şam yönetimine yönelik herhangi bir politika değişikliği bulunmamasına karşın İspanya, İsveç, Avusturya, Romanya ve Bulgaristan, Suriye'de çatışmaların sona erdirilmesi için Esad'la görüşmeye başlamaktan yana tavır sergiliyor. Kriz nedeniyle Şam Büyükelçisini çekmeyen Çek Cumhuriyeti ile AB üyesi olmayan Norveç ve İsviçre'nin de, Esad'la temas kurulmasından yana oldukları belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, İngiltere ve Fransa'nın Esad'ın iktidarı bırakmasını ön koşul olarak görmesine karşın, Esad'ın devreden çıkarılmasının Suriye'de işlerin daha da kötüye gitmesine yol açacağı endişesinin Avrupa başkentlerinde hakim olduğunu söylüyor. Kaynaklar yine de diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasından önce müzakereler yürütülmesi gerektiğini düşünüyor. ABD: Değişiklik yok ABD yönetimi, sivillere yönelik saldırıları nedeniyle Esad rejimine karşı tutumunda bir değişiklik olmadığını vurguluyor. Ancak Amerikan ordusunun halihazırda Suriye'de sadece IŞİD militanlarına karşı operasyon düzenlemesi ve ılımlı muhalifleri yine sadece IŞİD'e karşı kullanmak istemesi, Beyaz Saray'ın Esad'ın iktidarda kalmasından yana olduğunu gösteriyor.
Vatan

İSRAİL'DEN ABD'YE NÜKLEER SABOTAJ!
ABD'den İsrail'e 'cımbızlama' suçlaması… Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest'e günlük basın brifinginde, Obama yönetiminin İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde İsrail'e kısıtlı bilgi verip vermediği soruldu. Tahran yönetimiyle süregelen nükleer görüşmelere ilişkin ABD'nin İsrail ile artık bilgi paylaşımında bulunmadığına dair medyada bazı haberlerin yer aldığını gördüklerini belirten Earnest, "Bunlar apaçık doğru değil" ifadesini kullandı. Earnest, ABD'nin ulusal güvenlik yetkililerinin İsrailli mevkidaşlarıyla devam eden yakın iletişimini ve koordinasyonunu kanıtlayan son haftalarda yapılan birçok görüşmenin bulunduğunu hatırlatarak, İsrail'i, ABD'nin pozisyonunu saptırmakla suçladı. Earnest, "ABD'nin bu anlaşmayı kamuoyunda müzakere etme durumunda olmayacağı noktasında net olduk, özellikle spesifik bilgilerin cımbızlanma eyleminin devam ettiğini ve bu bilgileri bağlamı dışında kullanarak ABD'nin müzakerelerdeki pozisyonunun saptırıldığını gördüğümüzde" diye konuştu. Earnest, 'saptırmanın' ve 'cımbızlamanın' İsrailliler tarafından mı yapıldığının sorulması üzerine, "Hiç şüpheniz olmasın ki İsraillilerin, bizim görüşmelerdeki pozisyonumuzu tanımlamaya ilişkin söyledikleri doğru değil. Bundan şüpheniz olmasın" dedi.
Akşam

POLİTİKA

Başkanlık Beyannamede
Ak Parti'nin hazırlıklarını sürdürdüğü Seçim Beyannamesi'nde 'Başkanlık sistemi'nin nasıl yer alacağı belli oldu. Genel Merkez'de çalışan beyanname ekibi, Cumhurbaşkanı rdoğan'ın güçlü şekilde istediği 'Başkanlık sistemi' için orta yol buldu. Başkanlık sistemi beyannamede ayrı bir başlık olarak değil, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun daha önce dile getirdiği şekilde 'Yeni anayasa' başlığı altında yer alacak. Beyannamede, "Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri yeni anayasadır. Yeni anayasanın en önemli unsuru da hükümet sistemidir. AK Parti hükümet sistemi olarak Başkanlık sistemini önermektedir" denilecek. Beyannamede, nasıl bir Başkanlık sistemi önerildiğine ilişkin detay verilmeyecek. AK Parti sözcülerinin zaman zaman dile getirdiği yarı Başkanlık sistemine benzer vurgular yapılmayacak. Hazırlanan taslak metin, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında yapılacak son toplantıda son kez gözden geçirilecek. Beyannamenin hazırlıkları tamamlanan 'Yargı' bölümünde ise ilginç öneriler bulunuyor. AK Parti, 2013'te hazırladığı anayasa taslağında yer alan yargı bölümündeki önerilerini revize ederek, Seçim Beyannamesi'ne taşıdı. Buna göre, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin yanı sıra Yargıtay ve Danıştay da lağvedilecek. Bunun yerine Temyiz Mahkemesi kurulacak. Askeri, idari ve adli mahkemelerin tüm temyiz işlemlerine de burası bakacak. Böylece yargıda birlik sağlanmaya çalışılacak. Temyiz Mahkemesi, alt derece mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olacak. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakacak. Temyiz Mahkemesi başkanı ve başkanvekilleri, üyeler tarafından kendi aralarından 4 yıl için seçilecek. HSYK'nın yapısı değiştirilmeyecek. Ancak HSYK üyelerinin tamamını Meclis'in seçmesi sağlanacak. İktidarların ağırlığını önlemek için nitelikli çoğunluk aranacak. Kurul'un üyeleri, TBMM tarafından üye tam sayısının 3'te 2 çoğunluğu ile seçilecek. Sayıştay korunacak. Bu kurum, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinin, sosyal güvenlik kurumlarının, mahalli idarelerin, kanunlarla anonim ortaklık şeklinde kurulmuş olanlar da dahil olmak üzere diğer kamu idarelerinin ve siyasi partilerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını, TBMM adına denetlemekten sorumlu olacak.
Hürriyet

Provokatör Hdp İle Chp Meclis'i Kirletti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis'teki İç Güvenlik Paketi'yle ilgili tartışmalara değinerek, "Şimdi Meclis'te çok ilginç bir koalisyon oluşmakta, ibretle izliyoruz. 6-7 Ekim'in provokatörü HDP'lilerle anamuhalefet görünümündeki CHP yan yana geldi. Birlikte Meclis'in o vakur ortamını kirlettiler. Arkasından da MHP bunlara destek verdi. Bir yerde HDP ve MHP aynı anda karşı çıkıyorsa, onlara da arkadan CHP ve Paralel destek" dedi. 'Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "6-7 Ekim olaylarında nasıl sahneler gördük, nasıl bir vandalizm sergilendi Bazıları dünü unutmak istiyor. Çünkü mazisi karanlık. Biz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı sırasında ortaya çıkacak sorunları engellemek istiyoruz. Kimse elde molotof, yüzde maske, demir bilyeler ve sopalarla bir kalkışma psikolojisi ile halkı silahlı mücadeleye tahrik ederek, Suriye'ye benzer görüntüler yapmak isterse devlet gereken önlemleri alır. Bu yasayı 2 kez erteledik. Dinlemeye hazırız dedik. 2 hafta oldu. Teklif yok. Kılıçdaroğlu'nu muhasebeye davet ediyorum. Hangi maddeden rahatsızlarsa söylemelerini istedik. Bize teklif getirsin değerlendirmeye hazırız. Ama Pensilvanya'daki zatın New York Times'ta yayınladığı makalede vurguladığı argümanları kullanarak aynı gün içinde Türkiye'de insanları direnişe çağırmaya kalkmasın. O direnişin altında kalır. O zaman bütün bir millet ayağa kalkar, molotofkokteylini savunanlara karşı kendi sokağını, kendi şehrini savunur. Molotofun yasaklanmasına, silah olarak görülmesine niye karşı çıkıyorsunuz. Londra'da 2 PKK'lı molotofla yakalandı, 19 yıl hapse çarptırıldı. Molotofu savunmak siyasilerin işi olamaz. Terör örgütlerinin işi olabilir. Polis Almanya ve İngiltere'de 36 saat, Fransa'da 24 saat gözaltında tutabiliyor, savcı 48 saat. Biz Fransa'yı örnek alıyoruz. İspanya 72 saat gözaltında tutabiliyor. Eğer öyleyse Avrupa'nın tamamı polis devleti. Kılıçdaroğlu diyor ki 'Maskeyi gazdan korunmak için kullanmışlar.' El insaf. (Özgecan Aslan cinayetiyle ilgili) Biz istiyoruz ki herkes aynı yerde barış içinde yaşayabilsin. Etnik ayrımcılık yapılmaması lazım. O mahalle şunların, bu mahalle bunların diye ayırılırsa, karşıtlık yaratılırsa şehir anlayışı yok olur. Belediye başkanlarına görev veriyorum. Şiddete karşı özellikle kadınlara karşı şiddete karşı durun. Özgecan kızımızın adını Antalya'daki açtığımız gençlik merkezine verdik. Bunun simgesi olarak, tesislerinize Özgecan'ın ismini verin. Adalet terazisini elinizden bırakmayın. İmar kararları alırken bu teraziyi elinizden bırakmayınız. Her imar, istimlak uygulamasında vatandaşın çıkarlarını yukarıda tutunuz."
Hürriyet

Sofrada Gündem Başkanlık Sistemi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, sosyoloji ve iletişim alanlarında çalışan akademisyenlerle Türkiye'nin yönetim biçiminde yapılacak köklü değişiklikler çerçevesinde başkanlık sistemini değerlendirdi. Parlamenter sistemin tıkandığını ifade eden Erdoğan'ın, uygun şartların oluşması durumunda seçimden sonra sistem değişikliği yapılabileceğini belirttiği aktarıldı. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Beştepe'de düzenlenmeye başlanan Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nın ikincisi dün toplandı ve 2 saat 45 dakika sürdü. Toplantıda, düşünce kuruluşları ve üniversitelerden akademisyenlerin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ak Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ve Ak Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya da bulundu. Başkanlık sisteminin sohbetin önemli başlıklarından birini oluşturduğu toplantıya; Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Direktörü Güven Sak, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Birol Akgün ile Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Yönetim Kurulu Başkanı Nafiz Can Paker, düşünce kuruluşlarının temsilcileri olarak katıldı. Toplantının konukları arasında YÖK üyesi, anayasa hukukçusu Prof. Dr. Yavuz Atar, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gonca Bayraktar Durgun, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Coşkun, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Alkan, Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Akif Kireççi ve Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamit Emrah Beriş de yer aldı. Gazeteci Gülay Göktürk'ün de davetli olduğu toplantıda, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın da bulundu. Sofrada kısa bir değerlendirmede bulunan Erdoğan'ın, 13 yıllık deneyimlerini aktararak, Türkiye'de uygulanan parlamenter sistemin tıkanma içine girdiğini söylediği dile getirildi. "Bunu kamuoyuna yansıtmadık ama Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde sıkıntılar yaşadık" dediği belirtilen Erdoğan'ın, "Toplumda yüzde 50 dolayında destek var. Anlatılınca destek daha da artacak" ifadesini kullandığı aktarıldı. Erdoğan'ın, sistem değişikliğini şahsıyla ilgili olarak görmediğini, Türkiye'nin etkin bir yönetim için kendine uygun özgün bir model geliştirmesinin gerekli olduğunu söylediği belirtildi. Erdoğan'ın, "hücre yenilenmesi" vurgusunda bulunduğu da kaydedildi. Yemeğe katılan Birol Akgün, "Siyasi sistemler üzerinde duruldu. Bu cumhuriyetin devrilmesi anlamına gelmiyor. Güçlü, etkin ve kararlı bir yürütme olması gerektiğini dile getirdi. Uygun şartların olması durumunda seçimden sonra sistem değişikliğinin olabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı, yeni bir anayasa ve sistemin tartışılmasını, Türkiye'ye uygun bir modelin bulunması gerektiğini söylüyor" diye konuştu.
Milliyet

Deli Saçması
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partili bazı milletvekillerinin Twitter fenomeni "fuatavni" ile mesajlaştıkları ve hakkında kaset bulunduğu iddialarına ilişkin olarak, "Okuyunca ben de şaşkınlığa düşüyorum. Bu kadar büyük, deli saçması şeyler nasıl uydurulabiliyor? Onların, MİT üzerinden oluşturulduğunu çok iyi biliyoruz. Hangi dairelerden, kaç kişinin görevlendirildiğini biliyoruz" dedi. Ankara Göksu Restoran'da, Mersin'den gelen kanaat önderleriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, "Fuat Avni mesajlaşmaları ve kaset" iddialarına ilişkin soruya, "Okuyunca ben de şaşkınlığa düşüyorum. Bu kadar büyük, deli saçması şeyler nasıl uydurulabiliyor? Onların, MİT üzerinden, açıkça söyleyeyim Milli İstihbarat Teşkilatı üzerinden oluşturulduğunu çok iyi biliyoruz. Hangi dairelerden, kaç kişinin görevlendirildiğini biliyoruz. Türk Dil Kurumu üzerinden CHP'ye para aktarılıyorsa nerede bu hükümet? Niye bulmuyor bu paralarımızı? Bize versin bari. Nerede bizim bu paralarımız. 'İsviçre bankalarında paralarımız varmış'. Ya varsa bize haber versinler, hesap numarasını versinler, gidip bir an önce alalım. Gerçekten paraya ihtiyacımız var, seçimler de geliyor zaten. Hayatımda duyduğum en saçma şeyler. Havuz medyasının bir diğer özelliği haram medyası, şimdi yalan medyası oldu. Bu kadar iğrenç iftiralarla ben ilk kez karşılaşmıyorum. Ben, Ankara'da bulunduğum sırada, 'Almanya'da saunaya gidip eğlendiğim' haberleri çıktı. Bereket versin, o tarihte ben Ankara'dan İstanbul'a Türk Hava Yolları ile gidiyordum ve elimde uçak bileti vardı. Bu kadar ahlaksız insanlar. Rahmetli annem derdi ki; 'Allah bizi kuru iftiradan saklasın'. Aynen öyle, Allah bizi kuru iftiradan saklasın" ifadesini kullandı. "7 Haziran'daki seçimlerde hile yapılacağı iddialarına ilişkin bir hazırlığınız var mı" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Bütün hazırlıklarımız var. Bütün toplumu, gençleri, demokratları, kadınları, erkekleri, yaşlıları sandıklara sahip çıkmaya davet edeceğiz ve ediyoruz da. AKP iktidardan gitmemek için hür türlü yola başvuracaktır. Çünkü iktidardan gitmenin maliyetinin ne olduğunu onlar çok iyi biliyorlar. Her şeyi göze alırlar bunlar; yalanı, iftirayı, cinayetleri Her şeyi göze alırlar, iktidardan gitmemek için her şeyi yaparlar" dedi. İftiraların bu kadar yoğunlaşmasının temel nedeninin, CHP'nin yükselişi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ne yaparlarsa yapsınlar, neyi söylerlerse söylesinler, önümüze hangi engelleri koyarlarsa koysunlar, CHP Haziran ayında iktidar olacaktır, bunu AKP'liler unutmasınlar" diye konuştu.
Milliyet


SPOR

Trabzon'un son dalı da koptu Eksik Fırtına Avrupa hayalinden oldu. Napoli karşısında ilk yarım saatte Henrique, Higuain ve Gabbiadini'nin golleriyle 3 farkla geriye düşen bordo mavililer yaklaşık 20 bin taraftarıyla Avni Aker'de şoka girdi. Rakip kaleye gitmekte dahi zorlanan Trabzonspor maç boyunca etkili olamadı. Neredeyse hiç boşluk vermeyen ve kaptığı her topta tehlike yaratan Napoli 84'te Mertens'le bir de penaltı kaçırdı. Maç bitti derken Zapata ile farkı 4'e çıkaran İtalyan devi Trabzon'dan güle oynaya ayrıldı.
Hürriyet

Royal Halı Türkiye Kupası çeyrek finalinde Anadolu Efes, Galatasaray Liv Hospital'ı 79-73 yenmeyi başardı, adını yarı finale yazdırdı. Efes'te Coach Ivkovic, uzun tercihinde Krstic'i dışarıda bırakırken, Saric'in çok erken faul problemine girişi, Bjelica'nın oyunun büyük bölümünde etkisiz eleman rolündeki görüntüsü, beklentilerin aksine boyalı alan üstünlüğünü G. Saray'a bırakmıştı. Zaten bu sıkıntı 5 top kaybıyla birleşince, 5. dakikada 13-6 önde olan Efes, ilk çeyreği geride kapadı. Özellikle Kerem Gönlüm oyuna girdikten sonra Bjelica'ya ağır basışı, ribauntlarda kurulan üstünlük, ivmeyi Cim-Bom'a geçirmişti. Kerem-Young hatta Kerem-Maric ikilileri boyalı alan savunmasında başarılıydı ama Erceg oyundayken bu avantaj kaybedilirken, Efes adına sahne alan Heurtel, sadece 2. çeyrekte attığı 17 sayıyla, takımını oyunda tutmayı başardı. İlk yarısı 43-41 G.Saray lehine biten maçta, savunmada biraz vites yükseltecek takımın avantaj elde edeceği belliydi, Ivkovic 2. çeyrekteki 17 sayısına rağmen, 3. çeyreğe Heurtel ile değil, Doğuş ile girdi. Doğuş'un yaptığı baskı, Arroyo'nun yokluğunda tek guard kalan Ender'i oldukça yıprattı ve Efes bunun kaymağını son çeyrekte yedi. 59-59 girilen son periyotta Efes savunmada vidaları sıkmaya başladı. Ergin Ataman, 32'de 4 kısayı tercih etti. Ancak birçok kez Aslan'a maç kazandıran bu düzen, bu kez aleyhte işledi. Efes ribauntları toplayarak ikinci atış imkanları bulurken, G.Saray bu düzeni hücumda avantaja çeviremedi. Efes, hücumda da iyice yorulan Ender'in üzerine gitmeye başlayınca, fark bir anda 9 sayıya yükseldi. Ataman 4 kısadan 38'de vazgeçti ancak artık çok geçti. Son çeyrekte rakibine 14 sayı şansı tanıyan, rakibinden 7 ribaunt fazla alan Efes maçı kazanmayı bildi, yarı finale yükseldi.
Milliyet

Beşiktaş, Avrupa Ligi'nde Liverpool ile zorlu bir mücadele verdi. 4. dakikada Sturridge yakın mesafeden şutunu çekti, top kaleciden döndü. 13. dakikada Veli'nin uzaktan vuruşuda top farkıl şekilde dışarıya çıktı. 24'te korneri Sosa kullandı, Ersan istediği gibi vuramayınca top farklı auta gitti. 32'de kornerden gelen topa Veli kafayı çaktı, az farkla dışarıda. 35'te Olcay'ın savunmanın arkasına attığı topu yakalayan Demba Ba kaleciyle karşı karşıya vurdu, aut. 40'ta Sturridge'in frikiğinde barajı aşan top, direğin az farklı üstünden auta çıktı. 43'te Gökhan'ın uzaklaştırmak istediği topu önünde bulan Moreno 25 metreden sert vurdu, Cenk son anda kornere çeldi. 45+1'de Henderson'un serbest vuruşu isabetsizdi. 49'da Henderson ortaladı, Cenk ve Pedro Franco birbirine girince, top Lallana'nın önünde kaldı, ancak onun vuruşu isabetsiz oldu. 57'de Sosa'nın serbest atışı üstten auta çıktı. 59'da Henderson'un vuruşunda top çerçeveyi bulmadı. 65'te Balotelli frikik atışını kullandı, barajı aşan top yerden sekse de kaleci Cenk Gönen tehlikeyi önledi. 81'de Sturridge son çizgiye kadar indi, ortasını istediği yere yapamayınca, Beşiktaş tehlikeden kurtuldu. 84'te Ibe sağdan ceza alanına girdi, Motta ile girdiği mücadelede yerde kaldı. 85'te penaltı atışını kullanan Balotelli, ters köşeden fileleri buldu: 1-0.
Star

Duygun Yarsuvat, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu'nu övdü. GS Store bayi toplantısına katılan Galatasaray'ın başkanı burada GS TV'ye açıklamalar yaparken, takımın geldiği noktada Hamzaoğlu'nun çok önemli bir başarısının olduğunun altını çizdi. Yarsuvat, "25 Ekim tarihi bizim için milattır. O tarihten öncesini ve sonrasını bir düşünün.Sporcular aynı, sporcu, takım aynı takım. Değişen tek şey teknik direktör. Bunu başaran kişi hiç şüphesiz Hamza Hamzaoğlu" şeklinde konuştu. Hamzaoğlu'nun Galatasaray'ı uçurduğunu vurgulayan Yarsuvat, "Hocamız futbolcularla çok iyi bir diyalog kurdu. Herkesin sahaya çıktığında severek oynaması, yaptığı işten zevk alması bu başarıyı getirdi. Demek ki takım doğru yolda. Bütün amacımız da buydu. Hiç oyuncu transfer etmedik. Eskilerle gidiyoruz. Bize bu imkanı sağlayan hocamız Hamza Hamzaoğlu'na ne kadar teşekkür etsek azdır" ifadesini kullandı. Futbol takımının istatistiklerinden menun olduklarını sözlerine ekleyen Başkan, "Takım kendi rekorlarını kırıyor. Demek ki isteyince ve doğru işler yapınca oluyormuş. Göreve geldikten sonra Storelar'a da önem verdik. Çünkü buradan gelen kazanç kulübe büyük fayda sağlıyor. Storelar'a yeni bir kan getirdik. Galatasaray'da şu an her şey iyi gidiyor. Tüm bunların sonucunu da önümüzdeki dönemlerde alacağız."
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme