21 Şubat 2015 Cumartesi

21.02.2015 Genel Gündem


21.02.2015

GÜNDEM

 'Çirkin, Ahlaksız Bir İftira'
Twıtter'da 'fuatavni' ve bu hesabı yönetenlerden biri olduğu iddia edilen 'Emre Uslu'yla doğrudan mesajlaştığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a suikast planlarından haberdar olduğu öne sürülen CHP Genel Başkan Yardımıcısı Umut Oran, sert bir açıklamayla iddiaları yalanladı. İddiayı haberleştiren Star, Akşam ve Güneş gazeteleri hakkında suç duyurusunda bulunan Oran şunları söyledi: Oran açıklamasında hükümet yanlısı yayınlarda 17 Şubat'tan beri kendisiyle ilgili iddiaların gündeme getirildiğini belirterek, şunları söyledi: "Planlı, çirkin, iftira, çamur at izi kalsın yayınlar yeni ve tehlikeli bir hâl almış bulunmaktadır. Kabustan uyanmış gibiyim. Genel başkanımız aylar önce MİT'in CHP'yi dinlediğini, fişlediğini söylemişti. Biz konuşmalarımıza çok dikkat ediyoruz. Alçakça, ahlaksızca iftiralar. Twitter'ın direkt mesajında irtibat kurulduğu iddia ediliyor. İki tarafın birbirini takip etmesi lazım, ben bu bahsedilen şahısları takip etmiyorum. Bu olay tamamen akıl almaz bir hayal ürünüdür. Bir takım karanlık odaklar 7 Haziran seçimlerine yönelik kirli hesaplarını sahneye koymaktadır. Böylesi bir alçakça komploya karşı hukuksal mücadeleyi gösterecek kararlılıkta olduğum herkesçe bilinir. İlk günden bu yana sayısız suç duyurusunda bulundum, TİB Başkanlığı'na, Ulaştırma Bakanlığı'na, Twitter'a, RTÜK'e başvurdum hakkımdaki yayınlara karşı mücadele veriyor, gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyorum."
Vatan


Suikast Planına Jet Soruşturma
Pensilvanya'nın "suikast" planı, savcılığı harekete geçirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu, Akşam'ın da manşetinden duyurduğu, "Sümeyye Erdoğan'a suikast planı" haberlerini ihbar kabul ederek çok yönlü soruşturma açtı. Soruşturmanın, sadece "suikast planı" ile sınırlı olmadığı ve TCK'da yer alan "devlet güvenliğine karşı suçlar" başlıklı bölümdeki maddeleri de kapsadığı öğrenildi. Savcılık, "fuatavni" olduğu deşifre olan Emre Uslu ile CHP'li Umut Oran arasında yapıldığı belirtilen twitter mesajlarını satır satır inceleyecek. Akşam'da yayımlanan belgelerde, paralel yapının twitter'daki tetikçisi fuatavni'yi yönettiği ortaya çıkan Emre Uslu, CHP'li Oran'a twitter üzerinden mesaj göndererek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a yönelik suikast düzenleneceğini, bu amaçla kiralık katil tutulduğunu ve Fethullah Gülen'in suikasta onay verdiğini anlatmıştı. Uslu'nun mesajlarından, Sümeyye Erdoğan'ın korumalarından bir kişinin de, yer ve tarih için bilgi vereceği belirtilmişti. Savcılık, Türkiye ile ABD arasındaki Adli Yardımlaşma Anlaşması kapsamında, twitter'in San Francisco'daki merkezinden de bilgi isteyebilecek. Savcılığın, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan, destek alacağı öğrenildi. Dava açılırsa, Emre Uslu için "yakalama kararı" verilip "kırmızı bülten" çıkarılacak. Uslu'nun mesajlarda "suikast onayı verdiği" belirtilen Fethullah Gülen hakkında da, yeni bir "yakalama kararı" gündeme gelebilecek. CHP'li Oran'ın ise soruşturma kapsamında suça karıştığı belirlenirse "yasama dokunulmazlığının kaldırılması" talebiyle "fezleke" hazırlanarak TBMM Başkanlığı'na gönderilecek. İddianamenin tamamlandığı tarihte Oran'ın vekilliği sona ermişse, doğrudan şüpheli listesinde yer alabilecek.
Akşam

Selam Tevhid Kumpası İsrail İçin Kurgulanmış
100'e yakın polisin gözaltına alındığı, 26'sının tutuklandığı soruşturmayla ilgili İstanbul Emniyeti hazırladığı bin 700 sayfalık fezlekeyi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 'Fethullahçı Terör Örgütü (FETO) / Paralel Devlet Yapılanması (PDY)' başlıklı fezlekedeki şüpheliler listesinde Fethullah Gülen, Emre Uslu, Gültekin Avcı, eski terör müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Köse gibi isimler var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet üyeleri, eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında olduğu 101 kişi ise fezlekede müşteki olarak yer aldı. Fezlekede, paralel yapının sözde 'Selam Tevhid Örgütü' soruşturması kılıfıyla Türkiye'nin Ortadoğu politikasının öğrenmek istediği ve İsrail'in çıkarları doğrultusunda hareket edildiği kaydedildi. Örgütün stratejisi ise fezlekede şöyle anlatıldı: 'Gülen mevcut sistemi yıkmak yerine devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.' Tahşiyeciler grubuna kumpas kurulduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada hakkında yakalama kararı çıkartılan Fethullah Gülen için savcı ikinci kez yakalama kararı çıkartacak ve bu karar da öncekiyle birleştirilerek 'kırmızı bülten talebi için' Adalet Bakanlığı'na gönderilecek.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 94, 7288-95, 1541                           
ABD Doları 2, 4510-2, 4610/  
Euro 2, 7890 -2, 7971
İngiliz Sterlini 3, 7754-3, 7833                       

Bu da Seçimin Kalkınma Planları
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, yenilenen bölgesel kalkınma planlarının önümüzdeki günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanacağını dile getirdi. Bakan Yılmaz, Doğu Anadolu Kalkınma Projesi (DAP), Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi(DOKAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Projesi (GAP) ile ilgili yaptıkları yeni çalışmaları anlatarak, kalkınma konusunda il bazlı değil, bölgesel bazlı projelere ağırlık verdiklerini anlattı. Yılmaz, TBMM'deki sonhbetinde, önümüzdeki günlerde Davutoğlu'nun açıklayacağı planların hedeflerini şöyle anlattı: "Bildiğiniz üç büyük eylem planımız var. DAP, KOP, DOKAP, bunlarla ilgili yapılan yenilikleri aynı anda açıklayacağız. Bunlar yeni bir anlayışla ele alınmış stratejik, bütüncül planlar olacak. Planlarda 5 önemli başlık yer alacak. Sosyal boyut, eğitim ve sağlık gibi; ekonomik boyut kobiler, işletmelerin geliştirilmesi, yeni teşvikler gibi; altyapı yatırımlarına öncelik, şehircilik ve çarpık kentleşmenin önlenmesi ve yerel düzeydeki kapasitenin kullanılması gibi. GAP biliyorsunuz en eski en önemli bölgesel kalkınma planı. Şimdi, onunla ilgili de yeni plan hazır. Bundaki başlıklarımızda, şehirleşme, enerji, turizm, ticaret olacak. Örneğin, güneş enerjisi, alternatif enerji üretimi bu planda yer alacak. GAP'ın ilk planı barajlar ve sulama üzerineydi. İlk plan Silvan sulama kanalları ve Ilıca Barajı'nın tamamlanması ile bitiyor. Şimdi yeni aşamaya geçeceğiz. DAP'ta hayvancılık, DOKAP'ta doğa turizmi, KOP'ta çevresel sürdürülebilirlik ve su yönetimi ön plana çıkacak. Çözüm süreci ve bu planlar özellikle doğu illerinin kaderini değiştirecek. Bölgeye yönelik yatırımlarda tekrar bir canlanma var, ama tüm potansiyel harekete geçmedi. Yatırım talepleri daha çok tekstil gibi emek yoğun sektörlerde. Bu sektörler batıda rekabet gücünü kaybetti. Yatırımcı başka ülkelere gidip fabrika açmak yerine bölgeye gelip, Türkiye'de açabilir. 6-7 Ekim Kobani olaylarından önce bölgeye yapılacak yatırımlarda büyük bir artış vardı. Olaylardan sonra bıçak gibi kesildi. Son dönemde yavaş yavaş tekrar artmaya başladı."
Hürriyet

Sineği Bile Görecek
Türkiye yerli savunma sistemlerinde yeni atak başlatıyor. Yeni hedef, yerden 20 santimetre yukarıya kadar her alanı tarayabilecek gözlem uydusu. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Metre altı yüksek çözünürlüklü yer gözlem uyduları yapacağız. Buradaki hedefimiz 20 santimetre" dedi. TÜBİTAK'ın çok önemli projelerinden birisinin, TÜRKSAT 6A uydusu olduğunu ifade eden Işık, "Türkiye ilk defa yerli haberleşme uydusu yaptı. Şimdi yeni bir proje olarak metre altı yüksek çözünürlüklü yer gözlem uyduları yapacağız. Hemen ulaşılamasa da buradaki hedef 20 santimetre" dedi. Bu arada uyduların yerden kontrolünü sağlayan sistemi de önümüzdeki 1-2 yılda hayata geçireceklerini anlatan Işık, 18 milyon lira bütçeli Milli Uydu Yer Kontrol İstasyonu çalışmalarına başlandığını bildirdi. Öte yandan, TÜBİTAK'ın lazer silah teknolojisi ve güdümlü füzelerle ilgili yoğun çalışmaları olduğunu belirten Işık, savunma sanayinde pek çok projede Ar-Ge noktasında TÜBİ- TAK'ın liderlik yaptığını, üretimi ise savunma sanayine devrettiklerini söyledi. Türkiye'nin yerli sanayide hızlı büyümesinin ihracat rakamlarında da görüldüğünü söyleyen Işık, 2014 yılında savunma sanayi ürünü ihracatının 1.5 milyar doları bulduğunu söyledi. Ürünlere dost ülkelerden büyük talep geldiğini söyleyen Işık, "Türkiye savunma sanayi ürünlerinde net ithalatçıydı. Şimdi ihraç ediyoruz. Dost ülkelerden büyük ilgi var. Neden? Dost ülke teknolojisini kullanmak, muhtemel bir savaş durumunda son derece önemli. Biz kendi ihtiyacımızı karşılıyor ve ihracat yapıyoruz. Mesela Malezya'ya ciddi ihracat yapıyoruz. 10 yıl önce bunlara kimse inanmazdı" diye konuştu.
Türkiye

'Çözüm'ü Başarırsak Borsa 120 Bin, Faiz 5!
Çözüm sürecinin ekonomiye etkilerini değerlendiren akademisyen ve uzmanlar, bu sürecin olumlu neticelenmesi durumunda ülkenin kredi notunun artırılması, istihdamda iyileşme, yatırım ve ihracatta artış gibi birçok alanda pozitif yansımalar olacağını öngördü. Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Başkanı Orhan Ökmen, "Bugüne kadar şiddet doğrudan doğruya kalkınmayı sınırlamıştır. Bu açıdan çözüm süreci tam anlamıyla başarıya ulaşırsa, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayanlar için değil, bütün Türkiye toplumu için sosyo-ekonomik faydalar sağlayacak, kamu maliyesi üzerindeki yükler hafifleyecek, Türkiye'nin büyüme dinamikleri pozitif olarak etkilenecektir. Turizm, hayvancılık ve tarım bu bölgede ivme kazanarak yeni gelir ve iş alanları doğacak, işsizlik düşecek, güven artacak ve doğrudan yatırımcılar gelecektir. Ayrıca bu mesele, Türkiye'nin kredibilitesini sınırlayan en temel politik belirsizliktir. Bu belirsizliğin ortadan kaldırılması, kredi notunu yukarı yönlü ivmeleyecektir" dedi. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Direktörü Sadık Ünay ise, "Çözüm sürecinin ilerlemesinin asayişte getireceği bir rahatlama olacaktır. Böylece bölgeye yatırımcı ilgisi de artar. Planlanan hızlı tren hatları, lojistik taşıma hatları var. Onlarla birlikte piyasa entegrasyonu daha da ilerleyecek" diye konuştu. Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerem Alkin, çözüm sürecinin başarıya ulaşması halinde, Türkiye'nin ülke kredi notunun 1 veya 2 basamak yükselebileceğini, BIST 100 endeksinin 120 bin puanı görebileceğini ve faiz oranlarının yüzde 6'nın altına inebileceğini ifade etti. Kerem Alkin, Türkiye'nin doğu ve güney doğusuna kalıcı bir barış gelmesinin; bölgede uzun zamandır yatırım yapmayı düşünen tekstil, orman ürünleri, inşaat malzemesi başta olmak üzere emek yoğun teknolojiyle çalışan sektörler için büyük fırsat olacağını söyledi.
Türkiye

Yunanistan'sız Euro Bölgesi İçin Hazırlık
Piyasalarda gözler Yunanistan- Euro Bölgesi görüşmelerine çevrilirken Almanya'dan çarpıcı bir iddia geldi. Alman Der Spıegel Dergisi, Avrupa Merkez Bankası (AMB) yetkililerinin Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkışı için hazırlık yaptığını öne sürdü. Yunanistan, kredi anlaşmasının 6 ay uzatılması için talepte bulunmuştu. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkmasını öngören herhangi bir senaryonun göz önüne alınmadığını söylerken, Almanya Başbakanı Angela Merkel Yunanistan'ın mali yardım anlaşmasının uzatılması talebinin Alman parlamentosunda onaylanması için 'önemli iyileştirmeler' yapılması gerektiğini ifade etti. Hollande, Yunanistan'ın mali yardım anlaşmasının uzatılması teklifinin değerlendirildiği Euro Bölgesi maliye bakanları toplantısı öncesinde Merkel ile düzenlenen ortak basın toplantısında, "Yunanistan Euro Bölgesi'nin bir üyesidir ve Euro Bölgesi'nde kalmalıdır" dedi. Merkel ise "Şu anki müzakerelerin içeriğinde önemli iyileşmeler olmalı ki biz de, mesela gelecek hafta, Bundestag'da bunu oylayabilelim" dedi. Merkel ayrıca tüm Euro Bölgesi ülkelerinin Yunanistan'ı ortak para birimi bölgesi içinde tutmayı hedeflediklerini belirtti. Almanya Hükümet Sözcü Vekili Christiane Wirtz, Yunanistan'ın mali programın uzatılması için yapmış olduğu resmi başvurunun, Atina ile yapılacak olan müzakereler için iyi bir sinyal olduğunu belirtti. Berlin'de Federal Basın Merkez'inde gazetecilerin sorularını cevaplayan Wirtz, başvurunun yeterli olmadığını ancak, Almanya'nın Yunanistan'ın böyle bir girişimde bulunmasını olumlu değerlendirdiğini söyledi. Wirtz, "Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in mektubu, Yunanistan'a Avrupa Birliği tarafından yardımın devam etmesi isteğinin bir göstergesi. Bu mektup, müzakerelerin devam etmesi için iyi bir sinyal" dedi. Bu tartışmalar sürerken Avro Bölgesi maliye bakanları Yunanistan'ın Şubat sonunda sona erecek olan mali programının 4 ay şartlı uzatılması konusunda anlaştı. Avusturya Maliye Bakanı Hans Jörg Schelling, Avro Bölgesi maliye bakanlarının 5 saate yakın süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın mali programının "şartlı olarak" 4 ay uzatılacağını söyledi. Schelling, Yunanistan'ın uzatma karşılığı hangi reformları hayata geçireceğini Pazartesi troykaya sunacağını ve uygun görülmesi halinde Avro Bölgesi maliye bakanlarının Salı günü nihai onayı vereceğini belirtti. Yunanistan mali programının 6 ay uzatılması için önceki gün resmi başvurusunu yapmış, bunun üzerine Avro Bölgesi maliye bakanları olağanüstü toplanma kararı almıştı.
Türkiye

Tpao'dan Pakistan'la Doğalgaz Kardeşliği
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Pakistan temaslarının detayları netleşiyor. İki ülke arasında 11 anlaşma imzalanırken sürprizin enerji sektöründen geldiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) bu ülkede petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama faaliyetleri gerçekleştirecek. TPAO'nun imzaladığı anlaşma kapsamında iki ülke arasında petrol ve doğalgaz arama yatırımlarında stratejik işbirliğine gidilecek. Afganistan'ın ardından Pakistan ile de enerjide önemli çalışmalara imza atılacağını belirten enerji yönetiminden üst düzey bir yetkili, Hindistan ile de görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. 2014 yılında başlayan Afrika açılımının 2015 yılında da devam edeceğini aktaran TPAO kaynakları, "Afganistan ile kritik bir anlaşma imzalamıştık. Bu kapsamda Afganistan'da 2 ayrı sahada petrol ve doğalgaz arama ve üretim lisansı alındı. Geçen yıl da TPAO ile Hindistan arasında imzalanan anlaşma ile bölgedeki etkinliğimizi artırıyoruz" dedi. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Hindistan'ın yanı sıra Pakistan'da petrol ve doğalgaz yatırımı son iki yıldır Türkiye'nin kapısını çalıyordu. Yine o coğrafyaya yakın ülkelerden Malezyalı petrol devi Petronas da TPAO ile birlikte ortak proje yürütülecek. Petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini artıran Türkiye, Güney Asya ülkeleri ile birlikte Afrika'yı da mesken tutmuş durumda. Öncelikli olarak Mozambik ve Angola'da petrol arama faaliyetleri yürütülecek. Öncelik kara sahalarındaki aramalara verilecek. Sonrasında ise açık denizlerde petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri geliştirilecek. Malezyalı Petronas, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ile kritik bir işbirliği yapacak. Bu yıl içerisinde Petronas, Akdeniz'de petrol, Trakya'da ise doğalgaz arama faaliyetine başlayacak. Malezyalı Petronas'ın Türkiye'ye hem bölgedeki fonksiyonu hem de enerji kaynakları açısından önem verdiği belirtiliyor. Petronas firması petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama faaliyetleri için çalışmalarını sürdürüyor. Ceyhan'ın ardından Trakya'nın enerji merkezi olmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Rusya'dan gelecek gaz Trakya'dan girerken, burası bir doğalgaz merkezi olacak. Burada LNG tesislerinin de kurulabileceği, geniş bir alan oluşturulacak. Trakya'nın İran, Irak, Rusya, Azerbaycan gibi çok sayıda ülkenin yeni yatırımları için büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin en fazla doğalgaz rezervi ve üretimi Tekirdağ ve Düzce'de yapılıyor.
Star

'Siyah Dumanlı' Zirve
Euro Bölgesi maliye bakanları Yunanistan ile anlaşma sağlamak için Brüksel'de bir araya geldi. Zirvede Almanya ve müttefikleri Atina'ya şartlarını kabul etme konusunda zorlarken Yunanistan'ın aldığı mali yardımın süresini uzatıp uzatamayacağı belirsizliğini koruyor. Görüşmelerin zaman zaman gerildiği Brüksel'de bir açıklama yapan Malta Maliye Bakanı Edward Scicluna gelinen noktayı şu sözlerle anlattı: "Şu an Yunanistan'a 'eğer gerçekten çıkmak istiyorsan çık" diyecek noktaya geldiler. Ve bunu söylerken samimi olacaklarını düşünüyorum." Scicluna'nin bahsettiği Yunanistan'ın Euro'dan atılmasına yönelik süreç dün Alman Spiegel dergisinin iddiasıyla da gündeme bomba gibi düştü. Dergi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Yunanistan'ın Euro bölgesinden çıkışı için hazırlık yaptığı ve ECB çalışanlarının diğer ülkelerin Euro bölgesinde ne şekilde bir arada kalabileceklerine dair acil durum planları hazırladıkları açıkladı. Haber doları 2.45 seviyesinden 2.46'nın üzerine taşıdı. Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Yunanistan'ın Euro bölgesinden çıkmasını öngören herhangi bir senaryonun göz önüne alınmadığını söylerken, Almanya Başbakanı Angela Merkel Yunanistan'ın mali yardım anlaşmasının uzatılması talebinin Alman parlamentosunda onaylanması için 'önemli iyileştirmeler' yapılması gerektiğini ifade etti. Merkel ayrıca tüm Euro bölgesi ülkelerinin Yunanistan'ı ortak para birimi bölgesi içinde tutmayı hedeflediklerini belirtti. Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis ise toplantı öncesinde "Anlaşacağımıza inanıyorum" dedi. Varoufakis, Yunanistan'ın borç anlaşması için "İlave bir mil değil on mil gittiğini ve ortaklarından kendilerini yolun ortasında değil beşte birinde karşılamalarını istediğini" söyledi. Varoufakis, Euro Bölgesi maliye bakanları toplantısında dayanışmaya dayalı bir tartışma ve sonunda 'beyaz duman' beklediğini ifade etti. Hollanda'nın maliyeden sorumlu Devlet Sekreteri Eric Wiebes, Yunanistan'ın kurtarma paketi için 2012 yılında verdiği tüm taahhütlere bağlılık beyanında bulunması gerektiğini söyledi. Avusturya Maliye Bakanı Hans Joerg Schelling ise "Yunanistan'ın mektubunda yoruma açık kısım çok. Bunun yoruma kapatılmasını konuşacağız" açıklamasını yaptı.
Star

Anlaşmaya Rağmen 'Komşu' Panikte
Almanya'nın, Yunanistan'ın mali programı uzatma talebini sağlam bir çözüm sunmadığı gerekçesiyle tartışmaya açmasının ardından, piyasalar Yunanistan'ın Euro Birliği'nden çıkma ihtimalini fiyatlamaya başladı. İki üst düzey Yunan bankacı mevduat kaçışının son 2 günde hızlandığını ve 2 günde 1 milyar euronun üzerinde paranın bankalardan çekildiğini söyledi. Yunanistan'da piyasaların Pazartesi günü kapalı olacağını bilen yatırımcıların 3 günlük riski almamak adına para çekişine gittiği belirtiliyor. Kıbrıs Rum Kesimi'nde daha önce yaşanan bankacılık krizini de unutmayan Yunan halkının seçimlerden önce başlayan mevduat çekme hareketinin toplam bedelinin 21 milyar euroyu bulduğu belirtildi. Yunanistan'ın borç krizini yakından takip eden Johns Hopkins Üniversitesi'nden Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke, Yunanistan'ın Drahmi'ye dönmesinin olasılıklar arasında yer aldığını, ülkedeki Yunan bankalarından son iki ayda dikkate değer seviyede sermaye çıkışı yaşandığını dile getirdi. Hanke, "Eğer Yunanistan bu tehlikeli oyunu oynamaya bu şekilde devam ederse, bankalarda sermaye kontrolü kaçınılmaz görünüyor" uyarısını yaptı. Bankalardan çıkan paranın, 'sızıntının', ilerleyen günlerde 'sele' dönüşmesi halinde ekonominin çökeceğini savunan Hanke, "Burada gündeme gelecek ilk şey Yunan bankalarında sermaye kontrolüne gidilmesi olacaktır. İkinci etapta da Yunanistan'ın Euro Birliği'nden ayrılması gündeme gelecektir" diye konuştu.
Vatan

Teknolojide 10 Milyar TL Sınırını Akıllı Ceple Geçtik
GfK TEMAX, Türkiye tüketici teknolojisi ürünleri pazarına ilişkin 2014'ün son çeyrek rakamlarını açıkladı. Buna göre, pazar geçen yılın son çeyreğinde yüzde 19.1 büyüdü ve 10.1 milyar TL ciro yaptı. Böylece pazarda ilk kez 10 milyar TL sınırı aşıldı. Sektörün yılbaşından bu yana büyüme oranı yüzde 16.9, cirosu ise 36 milyar 259 milyon TL olarak gerçekleşti. Sektördeki büyümede telekom, tüketici elektroniği ve küçük ev aletleri öne çıktı. Cirosal olarak telekomda, adetsel olarak tüketici elektroniğinde en yüksek büyüme oranlarına ulaşıldı. Telekom sektörü yılın son çeyreğinde 3 milyar 898 milyon TL ciro ve yüzde 32 büyüme gerçekleştirerek pazarın en yüksek büyümeye sahip sektörü olmayı sürdürdü. Telekom; 2014 yılını 13 milyar 64 milyar TL ve yüzde 28 büyüme ile kapattı. Sektörün yüzde 98'ini oluşturan ana ürün grubu akıllı telefonlarda yılın geneline hakim olan trendler son çeyrekte de devam ederken toplamda 10. 8 milyona ulaşan pazarda daha üst segment ürünlerin satışlarının pastadan aldıkları paylar da arttı. 2015 yılında 4G teknolojisinin devreye girmesinin akıllı telefon satışlarına pozitif etki edeceği tahmin edilirken 2014 yılı son çeyrekte yüzde 35'e varan 4G özellikli akıllı telefon payının da artması öngörülüyor. Bilişim teknolojileri sektörü 2014 yılında zorlandı. Tabletlerde yılın ikinci yarısından itibaren büyüme yavaşladı ve sektör son 2 çeyreği negatif büyüme oranları ile kapattı. 2014'ün son çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre cirosal olarak yüzde 5.4 küçülme yaşadı. Bilgi teknolojilerindeki 2014 yılında büyüyen tek ürün grubu olan tabletlerdeki büyüme yavaşlasa da 2014'ü adetsel olarak yüzde 52.5, cirosal olarak yüzde 31.4 oranında büyümeyle kapattı.
Vatan

DÜNYA

'Eğit-Donat' İçin Pkk Ve Pyd Şartı
Türkiye ile ABD arasında Suriyeli muhaliflerin eğitimi ve donatımı konusunda imzalanan mutabakat zaptına göre, eğitilecek personelin içerisinde PKK ve PYD'den isimler bulunmayacak. Toplamda yılda 2 bin muhalifin eğitilmesinin tasarlandığı zapta göre, ilk etapta 400 muhalif Türkiye'de eğitim görecek. 20-30 civarında ABD'li özel kuvvetler personeli de eğitim vermek üzere Türkiye'ye gelecek. Hükümetin, muhaliflerin eğitim bölgesine götürülmesi sırasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınması konusunda hukuki düzenlemeleri incelediği, gerekirse Bakanlar Kurulu'nun bu konuda karar alabileceği öğrenildi. IŞİD'e karşı mücadele kapsamında ABD ve Türkiye'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı mutabakat zaptı, önceki gün imzalandı. Zapta göre, Özgür Suriye Ordusu içindeki gruplardan seçilecek muhalifler, Türkiye'de eğitilecek. Muhaliflerin donatımı ise ABD tarafından yapılacak. Muhalifler, eğitim ve donatımın ardından halen bulundukları bölgeleri IŞİD'e ve terör örgütlerine karşı korumakla görevli olacak. Türkiye'nin, muhaliflerin gerektiğinde Esad rejimine karşı da savaşmalarına yönelik ısrarı da ABD tarafından olumlu karşılandı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, önceki gün bu konuda da mutabakata varıldığını açıkladı. Suriyeli muhaliflerin eğitimi için ABD Özel Kuvvetleri'ne bağlı 20 ila 30 arasında rütbeli personelin Türkiye'ye geleceği öğrenildi. ABD'liler dışında, TSK da eğitimlere katılacak. Yapılan anlaşma gereği, zaten bir süredir Peşmerge'ye yönelik eğitim vermesi planlanan Türk Özel Kuvvetleri'ne bağlı 20 ila 30 subay da Kuzey Irak'ta verilecek eğitimlere katılacak. Burada ayrıca ABD'liler de eğitim verecek. Eğitim verilecek muhaliflerin kimlerden oluşacağı ABD ve Türkiye tarafından belirlenecek. Buna göre, muhaliflerin belirlediği isimlerle ilgili gerekli güvenlik taramaları yapılacak. Onay verilen isimler, partiler halinde Türkiye'ye getirilecek ve eğitimden geçirilecek. Kuzey Irak'ta da aynı şekilde belirlenen muhaliflere yönelik eğitim verilecek. ABD ve Türkiye burada eğitim alacak isimler arasında PKK ve PYD mensuplarının olmaması konusunda anlaşmaya vardı. Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Barzani'nin de bu konuda her iki ülkeye güvence verdiği bildirildi.
Milliyet

Canlı Bomba Türkiye'de Mi
Norveç Gizli Servisi (PST) ve Interpol'un intihar saldırısı düzenleyeceği şüphesi ile turuncu bültenle birçok ülkede aranmasını istediği 19 yaşında Fas asıllı Norveçli kadının Türkiye'de olduğu iddiası gündeme geldi. Adı açıklanmayan genç kadının, Suriye'de silah eğitimi gördüğü belirtilirken, sözkonusu eylemi nerede yapacağının bilinmediği bildirildi. Ülkenin en büyük gazetesi VG'nin haberine göre, kızlarından haber alamayan kadının ailesi yetkilileri harekete geçirdi. Norveç TV2 kanalına önceki gün telefon açan kadın, iddiaların asılsız ve saçma olduğunu savunarak, yeni evlendiği eşiyle birlikte Türkiye'de olduğunu ve Arapça öğrendiğini söyledi. "Kendini havaya uçurma planın var mı?" sorusuna, "Çılgınmısın? Ben Müslümanım. İslamiyet böyle birşeye müsade etmiyor. Niçin kendimi havaya uçaracağım? Üzgünüm ama bunu duyunca güldüm" diyerek cevapladı. TV2 kanalı sağlam kaynaklardan aldığı bilgiler doğrultusunda, kadının doğruları söylemediğini kaydetti. Norveçli yetkililerin, kadını 'terör tehdidi' olarak gördüğüne dikkat çekildi.
Milliyet

Soykırım Tasarısı Kongre'de Pişiyor
ABD Kongresi'nin iki kanadından biri olan Temsilciler Meclisi'nde Ermeni soykırımını tanıyan yeni bir tasarı için kollar sıvandı. Kongre'deki Ermeni Dostluk Grubu'nun eşbaşkanları Cumhuriyetçi Robert Dold ve Demokrat Frank Pallone liderliğinde bir araya gelen dört siyasetçi tasarıyı 24 Şubat salı günü meclise sunacaklarını açıkladı. Tasarıyı olabildiğince fazla imzayla meclise sunmak isteyen siyasetçiler meslektaşlarına gönderdikleri mektupta "Ermeni soykırımının 100'üncü yıldönümünü Ermeni Soykırımını tanıma tasarısının sponsoru olarak onurlandırın" ifadelerini kullandı. ABD'nin soykırımı tanıması halinde bölgeye "kalıcı barış ve güven" geleceğini savunan dört temsilci "Şimdi konuşarak Türklerin tarihin en büyük suçlarından birinin kurbanlarını susturma çabalarını sonlandırabilirz" dedi. Mektupta tasarı metninin bir önceki Kongre'de sunulan H.Res 227 numaralı tasarıyla aynı olacağı belirtildi. H.Res 227, ABD Başkanı'na yapıcı ve istikrarlı Türk-Ermeni ilişkileri için çalışma çağrısında bulunurken bunu Türkiye'nin "Ermeni soykırımını ve devam eden sonuçlarını" tanıması şartına bağlıyordu. Daha önce sunulan tasarının herhangi bir yaptırımı yoktu. Ancak sembolik önem taşıyordu. Yeni hazırlanan tasarının aynı nitelikte olup olmayacağı henüz bilinmiyor. Temsilciler Meclisi'nde tasarı için imza toplama çalışmaları devam ederken Türk ve Ermeni diasporası da harekete geçti. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) Amerikalı Ermenilere Kongre üyelerine mektup göndererek tasarıya sponsor olmaları için baskı yapma çağrısında bulundu. Türk dernekleri de Amerikalı Türklere kendi bölgelerinin temsilcileriyle temasa geçmelerini telkin etti. Tasarı meclise sunulduktan sonra önce Dış İlişkiler Komitesi'nde değerlendirilecek. Komiteden onay alması halinde Temsilciler Meclisi'ne gönderilecek. Ancak burada oylamaya sunulup sunulmayacağına meclis başkanı karar verecek. Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner daha önce böyle bir tasarıya sıcak bakmadığını açıklamıştı.
Milliyet

İngiliz Ve Abd'li Ajanlar Şifreleri Kırıp Dinledi
ABD'nin dünyayı dinlediğine dair belgeleri sızdıran Edward Snowden ve Glenn Greenwald yeni bir bilgi sızdırdı. Glenn Grenwald'ın websitesi Firstlook'ta yer alan habere göre, Amerikalı ve İngiliz ajanlar siber güvenlik şirketi Gemalto NV'yi hackleyip, cep telefonu görüşmelerinin gizliliğini sağlayan simkart çiplerinin şifrelerini çaldı. Firstlook, şifrelerin çalındığına dair belgelerin Snowden tarafından temin edildiğini duyurdu. Sitedeki belgelere göre, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile İngiliz Hükümet İletişim Merkezi (GCHQ) ele geçirdikleri yeni şifrelerle dünya çapında birçok kişinin sesli ve mobil görüşmelerini hükümetlerden ve telekomünikasyon şirketlerinden izin almadan takip edebilecek. NSA ve GCHQ ajanlarından oluşan ortak birimin, sisteme sızdıktan sonra dünyanın birçok bölgesinde cep telefonuyla yapılan sesli iletişim ve data alışverişinin büyük bölümüne erişim sağladığı belirtildi. The Intercept dergisi, sistemine sızıldığından Gemalto'nun haberinin olmadığını yazdı. Şirket yöneticilerinden Paul Beverly, dergiye yaptığı açıklamada "Böyle bir şeyin yaşanmasından son derece rahatsızım. Şu an benim için en önemli şey, bunun nasıl yapıldığını anlamak. Böylece olayın tekrarlanmaması ve yıllardır güvenle hizmet verdiğimiz telekom operatörlerinin etkilenmemesi için her türlü önlemi alabiliriz. Sisteme nasıl ve ne kadar sızıldığını, bunun müşterilerimiz için ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlamamız gerekiyor" dedi. Her yıl yaklaşık 2 milyar sim kartı üreten şirket, 40'tan fazla üretim tesisiyle 85 ülkede faaliyet gösteriyor. İngiliz GCHQ yetkilileri Reuters'ın konuyla ilgili sorularına yanıt vermedi. Fransız-Hollanda ortaklığı olan Gemalto NV de iddiaları ne doğruladı ne de yalanladı. Gemalto NV, cep telefonları, banka kartları, biometrik pasaportlar ile dünyada 450 farklı şebeke sağlayıcı için 'akıllı çipler' üretiyor. Bu çipler her kullanıcı için farklı şifrelerle kilitleniyor.
Star

450 Türkmen Deaş'ın Elinde
Türkmenleri Kurtarma Kuruluşu'nun hazırladığı ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Meclisi'ne sunduğu rapora göre, aralarında 50 kadın ve 70 çocuğun da olduğu 450 Türkmen, DEAŞ'ın elinde rehine durumunda. Türkmenleri Kurtarma Kuruluşu Başkanı Ali Kerim Beyati, raporun, DEAŞ'ın Türkmenlere yönelik insanlık dışı uygulamalarını belgeleyen "bir ilk" olma niteliği taşıdığını söyledi. Kerkük, Salahaddin, Diyala ve Musul'daki Türkmenlere yönelik işlenen suçları içeren rapor 54 sayfa. Beyati, Türkmenlerin kurtarılması için merkezi Irak hükümeti, IKBY yetkilileri, Türkiye ve uluslararası kuruluşlardan yardım isteyeceklerini dile getirdi.
Star

'Savcıyı İranlı Ajan Öldürdü'
İsrail istihbaratına yakınlığı ile bilinen Debka sitesi, 18 Ocak'ta evinde ölü bulunan Arjantinli Savcı Alberto Nisman'ın, İranlı bir ajan tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Başkent Buenos Aires'te 1994 yılında AMIA Yahudi merkezine düzenlenen bombalı saldırının arkasında İran'ın olduğunu ve Devlet Başkanı Cristina Kirchner'in bu gerçeği ülkenin ticari çıkarları için gizlediğini öne süren Nisman, mecliste soruşturma raporunu açıklayacağı gün evinde ölü bulunmuştu. İlk bakışta başından kendini vurarak intihar ettiği düşünülen Nisman'ın otopsisinden çıkan çelişkili sonuçlar, savcının cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini doğurmuştu. Debka sitesi, yürüttükleri soruşturma neticesinde Nisman'ın 4 yıl önce tanıştığı bir İranlı ajan tarafından öldürüldüğünü belirlediklerini duyurdu. İddiaya göre 2010'da Arjantin'e 'sığınmacı' olarak gelen ajan kendisini 'Abbas Hakikat' adıyla tanıttı. Ajan, Nisman'a AMIA saldırısıyla ilgili bazı gizli belgeler vererek savcının güvenini kazandı. Gizlice savcının yan dairesini kiralayan Hakikat, 18 Ocak günü Nisman'a yeni belgeler getireceğini söyledi. Savcıdan korumalarını uzaklaştırmasını isteyen ajan, eve geldiğinde, Nisman'ın yardımcısından aldığı silahla cinayeti işledi. Kapıyı içeriden kilitleyen Hakikat, daha sonra havalandırma sisteminden yan daireye geçerek kayıplara karıştı. Debka sitesi, İranlı ajana Nisman'ı öldürme emrini, savcının AMIA saldırısının planlayıcılarından olduğunu öne sürdüğü İranlı istihbarat yöneticisi Muhammed Alavi'nin verdiğini yazdı.
Vatan

Eşşebab'tan Vekil Oteline Saldırı
El Kaide bağlantılı Eşşebab örgütü militanları, Somali'nin başkenti Mogadişu'da, milletvekilleri ve bakanların uğrak yeri olan Central Otel'e yönelik intihar saldırılarında en az 10 kişi yaşamını yitirdi. Ölenler arasında Belediye Başkan Yardımcısı ve bir milletvekilinin de bulunduğu belirtilirken, en az 20 kişinin de yaralandığı kaydedildi. Yaralılar arasında Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı da bulunuyor. İlk saldırının bombalı araçla otelin girişinde düzenlendiği, ikinci bir intihar bombacısının da lobinin önünde üzerindeki bombaları patlattığı belirtildi. Örgüt sözcüsü Abdiasis Ebu Musab yayınladığı açıklamada, "Saldırıyı biz yaptık. Mogadişu'daki operasyonumuzun bir parçası olarak oteldeki hükümet yetkililerini hedef aldık" ifadesini kullandı.
Vatan

POLİTİKA

Bazı Düzeltmeleri Yapmalarını Tavsiye Ederim
11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İç Güvenlik Paketi'yle ilgili soruya, "Bunu bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim. Bazı düzeltmelerin yapılması gerektiğine inanıyorum" dedi. Cuma namazını İstanbul Tophane'de bulunan Kılıç Ali Paşa Camisi'nde kılan Gül, çıkışta ise gazetecilerin sorularını yanıtladı: Soğukkanlılıkla bakmak lazım. Güvenlikçi konular konjonktürel olmaması lazım. Özellikle polise verilen aşırı yetkiler, yakın dönemde polisin yetkilerini özellikle dinlemeyle ilgili nasıl istismar ettiğinin örnekleri ortaya çıkarken şimdi bu konularda daha dikkatli olmak gerekir. O bakımdan ümit ederim ki arkadaşlarım bütün bunları tekrar bir gözden geçirirler ve bazı düzeltmeleri yaparlar diye tavsiye ederim doğrusu. Bu konuların bilinerek tartışılması çok önemli. Nasıl bir başkanlık? Bu çok önemli. Türk tipi bir parlamenter sistem yaşadık ve bunun sıkıntılarını gördük. Türk tipi bir başkanlık sistemi olmaması gerekir. Eğer bir başkanlık sistemi olacaksa Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu gibi gerçekten kuvvetler ayrılığının açık, seçik bir şekilde yazıldığı ve her şeyin çok iyi şekilde tarif edildiği gelişmiş demokrasilerdeki hukukun üstünlüğüne dayalı bir şekilde olursa şüphesiz ki o da demokratik bir sistemdir. Herkes biliyor ki ben AK Parti'nin kurucusuyum. Kurucusundan da öte, kuruluş sürecini, o zamanki yenilikçi hareketle birlikte, herkes hatırlar, sonra da partinin bütün Türkiye'deki reformcu çalışmalarını, Türkiye'deki yapısal değişiklikleri hep beraber yaptık. İçeride, dışarıda büyük başarılar hep elde ettik. Cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde partiler üstü durmaya gayret ettim. Cumhurbaşkanlığı bitince de nihayet partime döndüğümü söyledim. Bu şu anlama geliyor: Tabii ki de arkadaşlarımın başarısının, arkadaşlarımın her bakımdan Türkiye'ye daha çok başarılı hizmetler yapmalarını hep destekleme anlamındadır. Ankara'daki arkadaşlarımın bileceği iş. Onlara kalmış. Ben siyasi hayatım, devlet hayatımda da açıkçası kendi evimde hiç oturamadım. Buna hiç fırsat olmadı. Ama nihayet gün geldi, kendi evimizde oturma fırsatımız çıktı. Ama bunun eksikliğini her zaman hissettim. Hazırlığımızı yaparken bazı elde olmayan gecikmeler oldu. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da teklifi üzerine doğrusu burada kaldım. Ama bütün masrafları, her şeyi kendimin karşıladığını da herkes biliyor. Bu konularda titizim ben. Taşınıyoruz.
Hürriyet

Suikast İddiası Soruşturmaya Dahil
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a suikast iddiası, Erdoğan'ın 6 Şubat'ta Bursa'da yaptığı konuşmada "Ben ve ailem tehdit edildi" demesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmaya dahil edildi. Akşam, Güneş ve Star gazetelerinde dün CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ile Twitter'daki '@fuatavni' isimli hesabı yönettiği öne sürülen eski polis Emre Uslu arasında Sümeyye Erdoğan'a suikast düzenlenmesine ilişkin konuşmalar yapıldığı iddia edildi. Bunun üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise Anadolu Ajansı vasıtasıyla iddialarla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu. Haberde başsavcılığın, haberleri ihbar kabul ederek resen başlattığı soruşturmanın, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu'nca yürütüleceği bilgisi yer aldı. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu yetkilileri ise söz konusu soruşturmanın, Erdoğan'ın 6 Şubat'ta Bursa'da yaptığı konuşmada, "Bu çete Türkmenlere giden TIR'ları durdurdu, bunlar şimdi beni ve ailemi tehdit ediyorlar" sözleri üzerine başlatıldığını bildirdi. Aynı kaynaklar, "Sümeyye Erdoğan'a suikast haberleri de bu dosyaya dahil edildi. Hazırlık numarasını bugün (dün) tarihli olarak verildi" dedi. Savcılık kaynakları, CHP'li Umut Oran'ın sürdürülen soruşturma şüpheli olup olmadığı sorusuna, "Araştırıyoruz. Umut Oran şüpheli değil. Soruşturmanın şüphelisi fail meçhul olarak kaydedildi" yanıtını verdi. Aynı kaynaklar, soruşturmada görevlendirilecek savcının önümüzde hafta belirleneceğini, bazı güvenlik kurumlarıyla da yazışma yapıldığını söyledi.
Hürriyet
Chp, Mhp Ve Hdp Engellemede Birleşti
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün'ün çıkan kavgada 2,5 metre yüksekten merdiven boşluğuna düşerek yaralanmasının ardından dün çalışmasına saat 14.00'te başlayan TBMM Genel Kurulu'nu Ak Partili Ayşenur Bahçekapılı yönetti. Bahçekapılı, gündem dışı konuşma yapmak üzere üç milletvekiline söz vermeden önce oturduğu sıradan ayağa kalkan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'ın verdiği TCK'da değişiklik öngören yasa teklifinin Adalet Komisyonu'nun yanı sıra AB Uyum Komisyonu'na da havale edilmesi gerektiğini belirterek "itiraz" konuşması yapmak istedi. Bahçekapılı, Meclis İçtüzüğü'ne göre tasarıların komisyonlara havalesine itiraz edilebileceğini, teklifler için itiraz yapılamayacağını söyledi. Hamzaçebi, geçmiş yıllarda benzer konuda kürsüde "itiraz" konuşması yaptığını, teamüllerin uygulanması gerektiğini söyleyerek "usul tartışması" açılmasını istedi. Hamzaçebi'ye karşılık Bahçekapılı'nın uygulamasını değiştirmeyerek "itiraz konuşması" için söz vermeyeceğini söylemesiyle usül tartışması Genel Kurul açıldıktan 43 dakika sonra tamamlandı. Ancak bu kez Vural, yeni bir tartışmanın açılmasına neden oldu. Vural'ın da uluslararası bir tasarının komisyona havalesine ilişkin itizarı üzerine başlayan usul tartışması da 40 dakika sürdü. Bu tartışmanın ardından CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yaptığı bir konuşmaya ilişkin, "beyan düzeltme" istedi. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk de, "beyan düzeltme" istedi. Öztürk, konuşmasına, "HDP'li Adil Zozani sürekli bana sataşıyor" dedi. Öztürk kürsüden ayrıldıktan sonra Zozani, "sataşma" gerekçesiyle söz istedi. Kürsüye gelen Zozani, Öztürk'ün kendisine laf attığını belirterek, Genel Kurul'daki tartışmada ölümden dönen vekiller olduğunu söyledi. Zozani, Bahçekapılı'ya seslenerek, "Başlangıçta Meclis Başkanvekili olarak gerilimden sorumlu kişi sizsiniz" dedi. Zozani'nin konuşmasının ardından Bahçekapılı, muhalefet milletvekillerine yönelik, "Gündeme geçmemek için birbirinize sataşmada bulunuyor, söz talebi hakkı doğuruyorsunuz. Ben de içtüzükten doğan haklarımı kullanıyorum. 15 dakika ara veriyorum" diyerek oturumu kapattı. Verilen aranın ardından açılan oturumda Vural, Bahçekapılı'dan Gök'ün, MHP'ye "sataştığını" belirterek, söz istedi. Bahçekapılı'nın söz vermemesine sinirlenen Vural, "HDP ile işbirliği mi yapıyorsunuz? MHP'nin sözünü kesiyorsunuz. Ne yaptı milliyetçiler size?" diye bağırdı. Bahçekapılı'nın, "Benimle konuşurken terbiyenizi takının" sözlerine Vural, "haddinizi bilin" karşılığını verdi. Bahçekapılı ise, "Ben haddimi biliyorum, sen de bileceksin" dedi. TBMM Genel Kurulu'nda HDP, MHP ve CHP'nin grup önerilerinin kabul edilmemesinden ardından oturuma ara verildi. Yeni oturum 20.25'de başladı. İç Güvenlik Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine geçilmesi beklenirken Genel Kurul'un akşam çalışması, muhalefetin "yönetim tartışması" açmasıyla 23.30'a kadar kilitlendi. Ayşenur Bahçekapılı yerine Sadık Yakut oturumu yönetmek üzere TBMM Başkanvekilliği koltuğuna oturdu. Muhalefet milletvekilleri bu duruma "Korsan Başkan", "Bu Haşhaşi yönetimi oradan inecek" diye tepki gösterdi. Ak Partili vekiller, gece boyu süren tartışmalarda kürsüye gelen Kaplan'a tepkilerini arkalarını dönerek gösterdi. Bunun üzerine Kaplan, "Arkanızı fena dönmüşsünüz, Kim Kardashian'a benziyorsunuz diyeceğim ama Ancak faşizmi savunanlar millete arkasını dönebiilir" dedi. Konuşmasının ardından Kaplan kürsüden ayrılırken tekrar AK Partili vekillere seslenerek "Kim Kardashian'a benzeyen var mı aranızda" diye sordu. Yakut ise Kaplan'a karşılık, "Söz kişinin kendi terbiyesini gösterir" dedi. Gün boyunca süren tartışmaların ardından İç Güvenlik Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine gece saat 23.58'de geçilebildi.
Milliyet

Molotofçu Koalisyon
Başbakan Ahmet Davutoğlu Meclis'te görüşülen İç Güvenlik Yasa Tasarısı'nı engellemek isteyenlerin şiddet ortamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, muhalefeti "Molotofçu koalisyon" sözleriyle eleştirdi. Bir helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun annesi Fiden Yazıcıoğlu'nun Sivas'taki cenaze törenine katılan Davutoğlu, valilik ziyareti sırasında Meclis'te tartışmalara neden olan İç Güvenlik Paketi ve yaşanan olaylarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu son 3 gün içerisinde Meclis'te ummadıkları manzaralar ile karşılaştıklarını belirterek şöyle dedi: "Bugünlerde Meclis'e sevk edilmiş olmakla birlikte aylardır daha kasım ayında benim detaylarını grup toplantısında kamuoyumuzla paylaştığım bir yasadır. Bu süre içinde bu yasaya hiçbir katkıda bulunmayan, eleştirilerini hiçbir objektif temele dayandırmayan, defalarca çağrı yapmış olmamıza rağmen alternatif hiçbir görüş getirmeyen muhalefet partileri, bir anda ortak bir çabayla şiddet ve gerçekten meclisimizin vakarına yakışmayan bir davranışı Meclisimize taşıyorlar. HDP bunun öncülüğünü yapıyor, CHP fiilen kürsü işgallerine yöneliyor MHP de bunlara destek veriyor. Bu tablo ibret verici bir tablodur." Herkesi mantıklı düşünmeye davet ettiğini söyleyen Davutoğlu, bu yasa tasarısının geçmesini isteyen partinin Ak Parti olduğunu, bu nedenle tansiyonu yükseltmeye çalışan partinin asla kendi partileri olmadığını belirterek şunları söyledi: "Bu yasayı engellemek isteyenler bu şiddet ortamından sorumludurlar. Bu yasayı engellemek için Meclis'i dahi şiddet ortamına dönüştürenler, halk önünde bunun hesabını veremezler. Onlara destek veren MHP de veremez. Hepsi birden molotof kokteylini savunuyorlar. Bunlar molotofçu koalisyon. Onun karşısında millet iredesini temsil eden Ak Parti'nin grubu var. Bu grup daha önce çok sınavlardan geçti. Birçok böyle şiddet ve engelleme yöntemleri ile karşılaştı."
Milliyet

'Kendi Sistemimize Göre Entegre Ederiz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemi konusunda 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den farklı konuştu. Elazığ'da toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Ben diyorum ki bu mevcut sistem artık bize dar geliyor dar. Başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir. Esasen bizim kadim devlet geleneğimizdeki sistem de budur. Sizler bu kardeşinizi bizzat seçtiniz. Vekiller vasıtasıyla değil, bizzat seçtiniz. Şu Meclis'in haline bakın ya. Meclis'te neler oluyor? Yakışıyor mu, oluyor mu bu? Bu doğru bir gidiş değil. Ne kadar değiştirirseniz değiştirin, şu andaki sistem yamalı bohça. Bundan bir şey olmaz. Bu çarpıklık giderilemiyor." "400'ü verin yeni Türkiye'yi kuralım, 400'ü verin yeni anayasayı yapalım, 400'ü verin başkanlık sistemini kuralım, 400'ü verin, çözüm sürecine koşalım. 12 yılda buraya geldik, şimdi patinaj yapıyoruz. Diyoruz ki patinaj yapmayalım tekrar hızlanalım. Fransa da, Amerika da başkanlık sistemine geçmeden bunu gördüler. 20, 30, 40 yıl sürdü bu. Belli bir rakama geldiler, tıkandılar. Başkanlık sistemine geçtiler, sıçradılar. İlla Amerika'daki sistemi entegre etmek zorunda değiliz. Bir arı misali her çiçekten balımızı alır, kendi sistemimize göre entegre ederiz. "Ne güzel söylemiş Elazığlı kardeşim. Tandır sıcakken ekmek tutar. Artık daha fazla vakti kaybetmenin anlamı yok. Başkanlık sisteminin tam zamanıdır. Karşı çıkanlar sadece hakaret, demagoji. Neymiş diktatörlük. Hepsi boş laf."
Vatan

SPOR

Trabzonspor, 26 Mayıs 2013 tarihinde göreve gelerek "Öze dönüş" projesini başlatan İbrahim Hacıosmanoğlu yönetiminde bırakın beklediği başarılara ulaşmayı, adeta büyük bir fiyasko yaşıyor. 20 ay önce yapılan kongrede başta Muharrem Usta olmak üzere tüm rakiplerini geride bırakan Hacıosmanoğlu, bugüne kadar tam 30 futbolcu alıp, 44 milyon euro (yaklaşık 123 milyon lira) harcama yaptı ancak başarıya ulaşamadı. 2013-2014'te Bosingwa, Malouda, Aykut Demir, Özer Hurmacı, Bourceanu'yu transfer eden Bordo-Mavililer'in başkanı, bu sezon başı da Belkalem, Cardozo, Medjani, Fatih Atik, Musa Nizam, İshak Doğan, Constant, Sefa Yılmaz, Salih Dursun, Ferhat Yazgan, Kurtuluş Yurt, Turgut Doğan Şahin, Gökhan Karadeniz, Anıl Taşdemir, Serhat Çakmak, Serdar Gürler, Deniz Yılmaz, Yusuf Erdoğan, Mehmet Ekici, Waris, Yatabare ve Papadopulos'u aldı. Hacıosmanoğlu, devre arası da Hakan Arıkan, Uğur Demirok ve Erkan Zengin'i kadroya kattı. 30 oyuncuya transfer ve maaş olarak 44 milyon euro (123 milyon lira) ödeyecek olan Trabzon, bu kadar harcamaya rağmen şampiyonluk yarışına havlu attı, kupadan elendi, Avrupa'da da işini mucizeye bıraktı. Büyük fiyaskoya rağmen Yanal'ın Napoli maçında Musa Nizam ve Salih Dursun'u maç başı para alsın diye son dakikada oyuna sokması tepki topladı.
Star

İngiltere'den 1-0'lık mağlubiyetle dönen Beşiktaş, Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki rövanşa tur için umutlu çıkacak. Ancak Siyah- Beyazlılar tur şansını artırmak için taraftarlardan destek bekliyor. Teknik Direktör Slaven Biliç, asla pes edecek bir takım olmadıklarını belirtirken, "Planımız daha fazlasını alabilmekti. Ama hala canlıyız, hala bu işin içindeyiz. Bu tur iki ayaklı. Bir hafta sonra rövanş maçımız var ve hala ciddi bir tur şansımız bulunuyor" dedi. Biliç, kritik rövanş maçı için taraftarlara da çağrıda bulunurken, "Son Bursaspor maçında hem iyi oynadık, hem de atmosfer iyiydi. Olimpiyat'ta asıl sorun 20 binin altına düşünce başlıyor. Çünkü stat çok büyük, 8-10 bin taraftar olunca iş can sıkıcı bir hal aıyor. Feyenoord, Tottenham ve Arsenal maçlarında tribün doluydu, atmosfer iyiydi. Olimpiyat Stadı dolarsa, Liverpool karşısında turu geçmek için şansımız artar" ifadelerini kullandı. Basın Sözcüsü Metin Albayrak, "Rövanşa daha inanmış olarak çıkacağız ve turu geçeceğiz" derken, taraftarın önemine değinen kaleci Cenk, "İstanbul'daki maçta seyircimizle birlikte terimizin son damlasına kadar harcayıp, turu geçeceğimize inanıyorum" dedi. Olcay da "Rövanş maçında sahamızda şansımızın çok büyük olduğunu düşünüyorum. Olimpiyat Stadı'nda taraftarımızla başaramayacağımız şey yok" diye konuştu.
Star

Cim-Bom'da soğuk hava isyanı Sportif AŞ Yöneticisi Ali Dürüst, Sivas'a hareket öncesi havaalanında açıklamalar yaparken, Sivas'taki soğuk havaya dikkat çekti. Gündüz - 1'lerde olan ısının maç saatinde - 7'leri bulacak olmasının sıkıntıya neden olacağını vurgulayan Dürüst, "Bu maçın gündüz oynanması daha doğru olurdu. Ama biz gece oynuyoruz. Futbolu güzelleştirmek lazım" ifadesini kullandı. Karşılaşmanın çok zorlu geçeceğini de ifade eden Galatasaraylı yönetici, "Sivas iyi bir takım, hava şartları da malum. Artık Süper Lig'de her maç zor geçiyor. Ama Sivasspor karşılaşması içlerinde en zorlarından bir tanesi. Amacımız bu maçta da galip gelerek yolumuza devam etmek. Sakatlardan bir tek Semih'i riske atmıyoruz. O da yerini aldığında takımda tatlı bir rekabet olacak" şeklinde görüş belirtti. Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak da tesisleri kendilerine açan Sivas Başkanı Mecnun Otyakmaz'a teşekkür ederek, "Bundan önce de idman sahasını bize açmışlardı. Bizleri her zaman iyi karşıladılar. Hem Sivas halkına hem Mecnun başkana teşekkür ediyorum. İndikten sonra Sivas'ta idman yapacağız. Çünkü İstanbul'da maalesef sahalarımızı temizleyemedik. Çok kar olduğu için idmanımızı yapamadık" diye konuştu.
Star

Roma-Feyenoord maçı için Roma'ya giden 6 bin Hollandalı, şehri yerle bir etti. Göz altına alınan 22 taraftardan altısı olaylar suçüstü olduğu için hemen mahkum edildi ve 8 ay ile 1 yıl 4 ay arasında cezalar verildi. Diğerleri para cezası ve sınır dışıyla kurtuldu. Ama bu Hollandalılar'ın öfkesini daha da körükledi. Şehrin meşhur İspanya Merdiveni'nde toplanan taraftarlar bira şişeleri ile kağıt ve sis bombalarını etrafa attı. Polisle yine karşı karşıya geldiler. 15 belediye otobüsünü hurdaya çıkaran holiganlar, kısa süre önce restorasyondan geçen ve yaklaşık 400 yıllık tarihe sahip Barcaccia Çeşmesi'ne (Fontana della Barcaccia) ve çevredeki mağazalara zarar verdi. Burada da polis, olaylara karışan çok sayıda taraftarı gözaltına aldı. 13 polis yaralandı. Şehirde alkol satışı yasaklanmasına rağmen buna uyulmadığı gözlendi. İtalya Başbakanı Matteo Renzi de Rai 2'ye yaptığı açıklamada, "Bu eylemler, barbarlık ve medeniyetsizlik işaretidir. Biz yurtdışına gidip, böyle kötü bir tavır ortaya koymuyoruz ama. Tıka basa birayla dolu fanatiklerin verdiği zararların sorumluları en sert ve ağır şekilde cezalandırılacak. Güvenlik zaafı konusu da araştırılacak" dedi.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme