25 Şubat 2015 Çarşamba

25.02.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Fantomlar Çarpıştı
Malatya'da konuşlu 7'nci Ana Jet Üssü'nden 2 RF-4E tipi (Fantom) keşif uçağı, planlı gece uçuş eğitimi için dün akşam saat 18.07'de havalandı. Saat 19.05'te irtibat kesilen uçaklar radardan kayboldu. Bu sırada Akçadağ ilçesinde yaşayanlar, patlama sesi duyduklarını ve uçak düştüğü ihbarında bulundu. Kısa süre sonra uçakların Akçadağ ilçesi İkinciler köyü yakınlarına düştüğü belirlendi. Kaza üzerine bölgeye Malatya, Diyarbakır ve Elazığ'dan AFAD ekipleri, itfaiye ve ambulanslar sevk edildi. Jandarma ve AFAD ekiplerinin yaptığı aramalarda uçakların enkazının İkinciler köyü yakınlarındaki bir tepede bulundu. Çevrede arama kurtarma çalışması başlatıldı. Ancak Kurmay Binbaşı Salih Sezer, Üsteğmen Salih Atalay ile rütbeleri öğrenilemeyen Zeynel Özbahçeçi ve Onur Özkaya'nın cesetlerine ulaşıldı. Gece uçuş eğitimini tamamlayan uçakların iniş için dönüşe geçtikleri bildirildi. Uçakların kol uçuşu yaparken birbirlerine çok yaklaşarak kanat çarpması sonrası düştükleri tahmin ediliyor. Genelkurmay Başkanlığı düşen uçaklarla ilgili internet sitesinden yapılan açıkamada, "Saat 20.45'te iki uçağımızın da enkazına ulaşılmış ve maalesef dört kahraman pilotumuz şehit olmuşlardır. Bu elim kaza neticesinde şahadet mertebesine erişen kahraman pilot arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet kederli aile fertlerine, Silahlı Kuvvetlerimize ve yüce Türk Milletine başsağlığı dileriz" denildi. Kazayla ilgili TBMM Genel Kurulu'na bilgi veren İçişleri Bakanı Efkan Ala, kesin nedeninin kaza kırım raporundan sonra açıklanabileceğini kaydederek, "Birbirine çarpma olabilir büyük ihtimalle ya da hava şartları Dışarıdan bir şey söz konusu değil" dedi.
Hürriyet


Gülen Ve Fuatavni'ye Yakalama Kararı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da aralarında bulunduğu birçok ismin görüşmelerinin kaydedilmesiyle ilgili soruşturmada şok gelişme. Hazırlanan fezlekede 1 numara olarak yer alan Fethullah Gülen ile 2 numaralı şüpheli Emre Uslu için yakalama kararı çıktı. İstanbul Başsavcı Vekili İrfan Fidan talep yazısında Gülen ve Uslu'ya 'Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etme' suçlamaları yöneltti. İstanbul 3.Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kararla birlikte Gülen hakkında Tahşiye operasyonun ardından 2. kez yakalama kararı çıkmış oldu. Selam Tevhid soruşturmasını yürüten İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki 76 polis, 22 Temmuz'da gözaltına alınmıştı. Aralarında dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Köse'nin de bulunduğu 16 polis tutuklanmıştı. İncelemelerde Hakan Fidan'ın 'Emin' kod adıyla dinlendiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve 101 kişinin ses kaydının depolandığı tespit edildi. Başlatılan operasyonlarda 21 polis gözaltına alındı, 17'si tutuklandı.
Akşam

Şanslı Askerlerdik
Süleyman Şah Türbesi'nde bir dönem askerlik yapan Talip Gündüz o günleri Akşam'a anlattı. Hudut birliklerinde görev yapan askerler arasında türbede görev yapmanın büyük bir onur olduğunu vurgulayan Gündüz, "Askerler arasında Süleyman Şah Türbesi'nde görev yapmak bir mükâfat olarak niteleniyordu. Şanslı askerlerdik" diye konuştu. Gündüz'ün açıklamaları ise şöyle: "Süleyman Şah Türbesi'nde, bir aylık geçici saygı kıtasında askerlik yaptım. Bütün lojistik kaynaklarımızın tamamı Türkiye'den geliyordu. Suruç'a bağlı Mürşit Pınar sınırından tüm ihtiyaçlarımız karşılanıyordu. Bu ihtiyaçlar içinde kuru erzakımız, ısınmak için kullandığımız mazotumuz da dahildi. Toplam 11 asker görev yapıyorduk, biri rütbeliydi. Her ayın 7'sinde değişim gerçekleşiyordu. Takım çavuşuydum. Aynı zamanda, nöbetçileri değiştiriyordum." "Askerler arasında Süleyman Şah Türbesi'nde görev yapmak mükâfat olarak niteleniyordu. Şanslı askerlerdik. Görüntülerde gördüğümüz Türk bayrağını diken askerler gibi. Orada görev yapmak 3 bin 5 bin asker arasında seçilmiş 11 askere nasip oluyordu. Komutanım benim seçildiğimi söyleyince sevinçten havalara uçmuştum. Orada bir onbaşı vardı imamlık yapabilecek bilgiye sahip. Cuma ve vakit namazlarını bize kıldırıyordu. Dini vecibelerimizi türbenin içinde yapıyorduk. Türbenin bütün bakım ve temizliğini gerçekleştiriyorduk."
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 95, 6757  -95, 7857                           
ABD Doları 2, 4627-2, 4656/  
Euro 2, 7944 -2, 7974/ 
İngiliz Sterlini 3, 8101-3, 8178                

Kredi Faizleri İnecek
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu dün uyguladığı üç faiz oranında birden indirim yaptı. Politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 7.75'ten yüzde 7.50'ye tavan faizi de yüzde 11.25'ten yüzde 10.75'e, taban faizi ise yüzde 7.50'den yüzde 7.25'e indirdi. Peki Merkez Bankası'nın bu indirimi ne anlama geliyor. Tavan faizdeki indirim direkt tüketici ve sanayicinin kredi faizlerini etkiliyor. Uzmanlara göre tavan faizdeki 50 baz puanlık indirim şu anda yüzde 16-19 arasında değişen ihtiyaç kredisi faizlerini 0.5 puan aşağıya çekecek. Tüketici faizine olumlu yansıyan bu indirim mevduat faizlerinde de düşüş yaratacak. Mevduat faizlerinin de 0.3-0.5 puan arası düşmesi bekleniyor. Merkez Bankası dün aldığı kararla uzlaşmacı bir tutum sergilemeye çalışırken, siyasilere, "faizi indirdim", piyasaya ise, "ölçülü indirdim" mesajı verdi. Kurul toplantısı sonrası yapılan açıklamada, sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiği belirtilerek, dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyrinin cari dengedeki iyileşmeyi desteklediği ifade edildi. Dış talebin zayıf seyrini korurken, iç talebin büyümeye ılımlı düzeyde katkı verdiğine değinilen açıklamaya şöyle devam edildi: "Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir. Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini ve enflasyon beklentilerini olumlu yönde etkilemektedir. Kurul, çekirdek enflasyondaki düşüşün devam edeceğini öngörmektedir. Enflasyondaki düşüşün kalıcı olması için temkinli bir yaklaşım gerekmektedir."
Hürriyet

3. Köprü Yollarına 2 Ay Erteleme
Yapımı devam eden Kuzey Marmara Otoyolu Projesi (3. köprü) kapsamındaki bağlantı yolları ihaleleri, 6 Mayıs 2015'e ertelendi. Resmi Gazete'de yer alan ilanlara göre, 3. Boğaz Köprüsü dahil Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamındaki Kurtköy-Akyazı ile Kınalı-Odayeri (bağlantı yolları dahil) kesimleri işlerine ait ihaleler, 6 Mayıs 2015'te yapılacak. İhalelerin tarihi, daha önce 6 Mart 2015 olarak açıklanmıştı. Yetkililer, ihalenin 2 ay ertelenmesinin nedenininin firmaların hazırlık için ek süre talep etmesi olduğunu ifade ettiLER. Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan, daha önce yaptığı açıklamada 12 firmanın şartname satın aldığını söylemişti. Turhan 37 firmanın da şartnameyi incelediğini belirtmişti. Bağlantı yolları ihalesi ertelenen 3. köprü projesinin yapımınına 2013 yılında başlandı. Anadolu ve Avrupa yakasındaki kuleleri tamamlanan proje kapsamında 6 bin 500 işçi ile 600 mühendis görev yapıyor. Proje kapsamında bin büyük iş makinası kullanılıyor. Projenin tamamlanmasının ardından, tır ve kamyonların bu güzergaha yönlendirilmesi amaçlanıyor.
Hürriyet

Türkiye'nin Başarıları İlham Kaynağı Olacak
Küresel ekonominin en önemli kurumlarından Dünya Bankası, Türkiye'nin son dönemde gerçekleştirdiği gelişmeleri rapor haline getirdi. Başarılı istihdam politikalarından teşviklerin milli geliri artıran rolüne, İstanbul'dan Doğu illerine kadar yaşanan büyük değişime 'büyüteç' tutulan raporda, Türkiye'nin yeni dönemde yapması gereken reformlara kadar birçok unsuru içeriyor. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser tarafından ABD'nin Washington kentinde açıklanan raporda, Türkiye'nin gerçekleştirdiği başarıya dikkat çekildi. Raporu tanıtan Raiser konuşmasına, "Zorlu seçim sürecinin haziranda sona ermesi, yapısal reform gündemine dönülmesi için fırsat olacak. Bu fırsatın gerçeğe dönüştürülmesi, Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelere ilham kaynağı olmayı yıllar boyunca sürdürmesini sağlayacaktır" diye başladı. Martin Raiser, son 2 yılda Türkiye'ye özel sektör, bankacılık, eğitim, sağlık, iletişim ve konut sektörlerinde yakalanan başarıyı gözlemlemek üzere Tayland'dan Moritanya'ya kadar 25'in üzerinde ülkeden temsilci geldiğini kaydederken, raporu bu ülkelerin Türkiye'nin tecrübelerinden daha iyi yararlanabilmeleri için hazırladıklarını anlattı. Türkiye'nin küresel gücünün liberalleşmenin başladığı 1980'li yıllardan bu yana etkileyici hızda artarken, ülkenin küresel ithalat ve ihracat payının bu dönemden beri sırasıyla 3'e ve 4'e katlandığını, girişimci Türk ihracatçıları ve onlara sağlanan kamu teşviklerinin de gelişmede rol oynadığını dile getirdi. Raiser'a göre, Türkiye'nin gelişmekte olan ülkeler için ilham kaynağına dönüşen başarı hikâyesinin sütun taşlarını istihdam ve şehirleşme oluşturdu. Raiser ayrıca, "Dünyanın iş imkânlarının bittiğinden korktuğu bir dönemde, Türkiye istihdamını şaşırtıcı hızda artırdı. Ekonomi, 2009'dan bu yana 5 milyonu aşkın kişiye iş imkânı sağladı" vurgusunu da yaptı. Dünya Bankası Genel Direktörü Sri Mulyani Indrawati ise Türkiye'nin G20 başkanlığı, tüm gelişmekte olan ülkeler için gurur verici. Gelişmekte olan ülkelerin küreselleşmenin kazananı Türkiye'den öğreneceği çok ders var" dedi.
Türkiye

Dedikoduyla İş Yapmayız Yapan Varsa Karışmayız
Twitter'daki 'el koyma' iddialarıyla finans gündemine bomba gibi düşen İş Bankası olayında, hükümet kanadı bankanın arkasında yer alırken, İş Bankası yönetimi olayı yargıya taşıyacaklarını açıkladı. Bu söylemlere rağmen İş Bankası hisselerinde kısıtlı da olsa satış gözlemlendi. İki gündür yaşananları en yakından takip eden isimlerin başında gelen İş Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, dün bankanın İstanbul, Levent'teki genel merkezinde gelişmeleri Milliyet'e değerlendirdi Bu söylentileri sadece İş Bankası'na karşı değil ülkeye karşı yapılmış bir komplo olarak değerlendiren Ersin Özince, Türkiye'de yaşanan siyasi çatışma ortamının etkisine vurgu yaptı. Ersin Özince, İş Bankası'nın tek partili dönemde bile siyaset dışı bir kurum olarak kaldığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin iktisadi bağımsızlığının sembolü olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Türkiye İş Bankası Türk ekonomisinin, sanayisinin gelişmesi ve büyümesi için kuruluş tarihinden bu yana azami katkıyı yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. Üstelik bunu tek partili döneminin kısıtlı koşullarında bile başarı ile yerine getirmiştir. Bunu kuruluş misyonuna uygun olarak siyaset dışı bir politika izleyerek başarılı bir şekilde sürdürmüştür, sürdürmeye de devam edecektir. Bankamızın hiç bir siyasi oluşumla, ne muhalefetle ne de iktidarla hiç bir siyasi bağı yoktur. Bunu bankamızın kurucuları, mirasçıları dikkate alarak vasiyette bulunmuşlardır. Biz bunu dikkate alırız. Gerisi dedikodu ve söylentidir. Bunu dikkate alarak iş yapacak olanlar varsa yapsınlar."
Milliyet

Mipim'i İstanbul Tatlandıracak
10-13 Mart tarihleri arasında Fransa'nın Cannes şehrinde yapılacak olan dünyanın en büyük emlak fuarı MIPIM'e Türkiye güçlü gidiyor. Alkaş Yönetim Kurulu Başkanı ve JLL Türkiye Ülke Başkanı Avi Alkaş, her geçen yıl Türkiye'nin bu fuarda etkinliğinin artığını belirterek "Yabancı girişimci için pek çok yatırım fırsatı sunan Türkiye'nin, bu yıl MIPIM 2015'e damga vuracağına inancım tam" diye konuştu. 20 binden fazla kişinin katılacağı açılış partisini İTO'nun yapacağını ve bunun oldukça önemli olduğunu belirten Alkaş açılış kokteylinde uluslararası yatırımcıya Türk tatları ve kültürüyle İstanbul'un anlatılacağını söyledi. Bu fuar sayesinde bir çok Türk firmasının önemli markalar olmayı başardığını da belirten Alkaş "Rönesans'ın dünya devi olmasında bu fuara katılmasının etkisi büyük" dedi. İnşaat sektörü ile de düşüncelerini paylaşan Alkaş, ülkede bir emlak balonu olmadığını belirterek "6.5 milyon konutun yenilenmesi gereken bir yerde balon olması gerçekçi değil" diye konuştu. Yabancının İstanbul'u tercih etmesinin ve ev fiyatlarının fiyatının artması konusunda da Alkaş " Körfez ülkerinden büyük bir ilgi var. Televizyonlarında İstanbul manzaraları eksik olmuyor. Bir de başka İstanbul olmadığı için fiyat artışı normal" dedi. Türk turizminin de ciddi bir know-how'a ulaştığını belirten Alkaş "Önümüzdeki dönemde daha fazla Türk yatırımcısının Avrupa'da otel satın alacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Star

İlk Taviz Asgari Ücretten
Yunanistan, ekonomik reform planlarını içeren listeyi Avrupa'daki kurumlara ve Uluslararası Para Fonu'na (IMF) gece yarısında gönderdi. Slovakya Maliye Bakanı Peter Kazimer, Euro Bölgesi maliye bakanlarının telekonferans toplantısında reform listesinin kabul edildiğini duyurdu. Böylece Yunanistan'ın aldığı mali yardımda dört ay süre uzatımının önü açıldı. Kazimer twitter mesajında, "Yunanlıların önünde Nisan sonuna kadar birçok ağırlık çalışması var. Hepimiz rakamları görmek istiyoruz" dedi. Atina'nın 6 sayfalık belgesinde yer alan planlar iktidar partisinin seçim döneminde verdiği taahhütlerden taviz verdiğini gösteriyor. Yunanistan reform planında, devam eden veya tamamlanmış özelleştirmelerden geri dönülmeyeceği ve ülkede yaşanan "insani krize" karşı yapılacak devlet harcamalarının bütçeye zarar vermeyeceği sözü verdi. Başbakan Alexis Tsipras hükümeti, seçim vaatlerinde yer alan asgari ücretin hemen artırılması yerine zaman içinde kademeli bir artış gerçekleştirecek. Listede yer alan reformlar, sosyal güvenlik harcamalarının artırılması gibi sözlerden vazgeçildiğini gösterirken, temel ekonomik reformlar öncesinde Avrupalı ortaklara danışılmasını ve reformların bütçeye etkisi olmamasını öngörüyor. Programın uzatılmasına ilişkin tasarı Alman Federal Meclisi'ne sunulurken, Eurogroup Başkanı Jeroen Dijsselbloem, "Yunanistan programa bağlı kalırsa Euro Bölgesi daha fazla destek için hazır olacaktır" dedi.
Vatan

Merkez'den Herkese!
Merkez Bankası politika faizini 0.25 baz puan indirerek yüzde 7.75'ten 7.50'ye çekti. Böylece faiz koridorunun alt bandı 0.25 baz puan indirilmiş oldu. Faiz koridorunun üst bandı ise 0.50 baz puan indirim sonucu 11.25'ten 10.75'e çekildi. Uzmanlara göre Merkez, bu kararla 'faiz indirimi isteyen' Türkiye'nin üretici kesimine üst banttaki 0.50 baz puanlık indirimle barış çubuğu uzattı. İndirime şiddetle karşı çıkan sıcak para lobisine de politika faizindeki yüzde 0.25'lik indirimle de "fonlama faizinde fazla indirime gidilmedi" mesaj vermiş oldu. AKŞAM'a konuşan uzmanlar "Merkez Bankası geçen ay atması gereken adımı bu ay attı. Gecikmeli bir indirim süreci yaşıyoruz" derken, Başbakan Ahmet Davutoğlu da Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) kararını şöyle yorumladı: "Faizlerin düşme trendinde olması olumlu. Ama bu daha fazla bir ivmeyle olmalı." Toplantının ardından yapılan açıklamada "Önlemler enflasyon beklentilerini olumlu etkiliyor. Gıda ve enerji fiyatlarındaki oynaklığı da dikkate alan Kurul, faizdeki indirimin ölçülü tutulmasını uygun görmüştür" denildi.
Akşam

İstanbul'da Sanayi Olmazsa 2023 Hedefi Tutturulamaz
İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türkiye'nin 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefi yolunda amiral şehir olan İstanbul'un sanayideki yol haritasını açıkladı. "İstanbul Sanayi Strateji Belgesi", şehrin sanayi stratejileri göz ardı edildiği takdirde Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolar olan ihracat hedefinin tutmasının mümkün olmadığını ortaya koydu. Bir yıl süren kapsamlı çalışmalar sonucu hazırlanan İstanbul Sanayi Strateji Belgesi, 18 başlık altında 46 strateji ve 85 eylem planını kapsıyor. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Belge, Hükümet'in Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programları'nı açıklamasından sonra, Başbakan Davutoğlu'nun da çok arzu ettiği, iş dünyasından bu programlara yönelik ilk dönüş olma özelliği taşıyor" açıklaması yaptı.
Akşam

DÜNYA

Aihm'den Önemli Gizli Kamera Kararı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bir söyleşinin gizli kamerayla kaydedilip televizyonda yayınlanması nedeniyle İsviçre yargısının dört gazeteciyi cezalandırmasını "ifade özgürlüğü ihlali" saydı. İsviçre'de Almanca yayın yapan SF DRS televizyonunda tüketicinin korunması amaçlı haftalık bir program hazırlayan Monika Annemarie Balmer adlı gazeteci, 2003'te hayat sigortaları ve tüketicilerin sigortacıların izlediği yöntemlerden duyduğu rahatsızlıkla ilgili bir belgesel hazırladı. Program sorumlusu editör Hansjörg Utz ve televizyon yöneticisi Ulrich Mathias Haldimann ile gizli kamera kullanımı konusunda anlaşan Balmer, Fiona Ruth Strebel adlı gazeteciyi de müşteri olarak bir sigortacıyla görüştürdü. İki gizli kamera yerleştirilen bir odada gerçekleştirilen söyleşi sonrasında sigortacıya gizli çekim yapıldığı ve bunun yayınlanacağı belirtildi. Çekimler, sigortacının yüzü gizlenip sesi değiştirilerek yayınlandı. İsviçre yargısı gizli çekim gerekçesiyle adı geçen dört gazeteciye 2007'de para cezası verdi. Gazeteciler de davayı AİHM'ye kadar taşıdı. Türk yargıç Işıl Karakaş'ın başkanlığını yaptığı ilgili daire, AİHM, söyleşinin kamuoyunda tartışılan ilginç bir konuyla ilgili olduğu, sigortacıya odaklanılmadığı, gazetecilerin iyi niyetle ve doğru olgusal temelle hareket edip güvenilir ve kesin bilgi sunduğu tespitlerinde bulundu.
Hürriyet

'Türk Demokrasisinin Geleceği Muallak'.
Washington merkezli insan hakları örgütü Freedom House (Özgürlük Evi) İç Güvenlik Paketi'ndeki polisin faaliyet alanını genişleten yeni düzenlemelerin tehlikeli olduğunu ve BM'nin güvenlik yetkililerinin güç kullanımına ilişkin yönlendirici ilkeleri ile uyuşmadığını bildirdi. Freedom House'un internet sitesinde yayınlanan 'Polis Yetkileri Paketi Demokrasiyi Baltalıyor' başlıklı açıklamada Freedom House Avrasya Programı Direktörü Susan Corke imzası yer aldı. Açıklamada şöyle denildi: "Yeni tasarı polisin, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin temel prensipleri olan hesap verebilirliğini ve gözetimini, bunun yanında savcı ve vatandaşların bu prensiplere güvenini zayıflatıyor. Polisin faaliyet alanını protestoculara karşı ateşli silah kullanabileceği şekilde genişletmek tehlikeli olmakla birlikte BM'nin güvenlik yetkililerinin güç kullanımına ilişkin yönlendirici ilkeleri ile uyuşmuyor. Bu kanun ile Türk demokrasisinin geleceğinin muallakta olduğunu söylemek abartılı olmayacaktır." Öte yandan Uluslararası Af Örgütü de İç Güvenlik Paketi'nin evrensel insan haklarıyla çeliştiğini belirterek, değişikliğin geri çekilmesi için 'Yasa durdurulmalı' dedi ve eylem planı çağrısı yaptı.
Hürriyet

Polis, Başkanı Yerlerde Sürükledi
Asya ülkesi Maldivler'in eski devlet başkanı Muhammed Naşid, çıkarıldığı duruşmaya polis tarafından yerlerde sürüklenerek götürüldü. Devlet başkanlığı döneminde Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı hukuksuz biçimde tutuklatmakla suçlanan Naşid, pazar günü gözaltına alınmıştı. Dün gerçekleşen duruşmada, mahkeme önünde gazetecilere açıklama yapmak isteyen Naşid, polis tarafından engellendi. Polisler, Naşid'i çekiştirerek duruşma salonuna soktu. Naşid'in mahkeme çıkışında kolunun askıya alındığı görüldü. Eski liderin kefaletle serbest bırakılma talebi de mahkemece reddedildi.
Milliyet

İngiliz Kızlar 4-5 Gün Önce Suriye'ye Geçti
İngiltere polisi, Türkiye'de aranan İngiliz vatandaşı üç genç kızın terör örgütü IŞİD'e katılmak üzere sınırdan Suriye'ye geçtiğine dair kanıtlar olduğunu duyurdu. Açıklamada konu ile ilgili Türk yetkililerle beraber çalışmaya devam edildiği aktarıldı. BBC'ye göre, genç kızlar 4-5 gün önce Kilis'ten kaçakçıların yardımı ile Suriye'ye geçti. Shamima Begum (15), Kadiza Sultana (16) ve Amira Abase (15) adlı kızlar, 17 Şubat'ta Londra'daki Gatwick Havaalanından THY uçağı ile Atatürk Havalimanı'na gelmişti. İngiliz polisi, geçen cuma günü basın toplantısı yaparak kızların fotoğraflarını dağıtmış ve Türk halkından yardım istemişti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise dün İngiltere'yi eleştirmişti. Arınç, kızların 17 Şubat'ta Türkiye'ye giriş yaptığını, ancak İngiltere'nin Ankara'ya üç gün sonra bilgi verdiğini söyledi. Arınç, "İngiltere gibi Scotland Yard'ıyla meşhur bir ülkede haklarında daha önce iddialar bulunmuş üç kızın ellerini kollarını sallayarak Heathrow Havaalanı'ndan (düzeltme: Gatwick Havaalanı) İstanbul'a doğru gelmeleri, geldikten üç gün sonra da uyanıp bize haber vermeleri İngiltere adına bence kınanacak, ayıplanacak bir davranıştır Arama çalışmaları devam ediyor. Bulamazsak bunun sorumlusu İngiliz makamlarıdır, Türkiye değildir" diye konuştu. İngiliz polisinin terörle mücadele biriminin başındaki Başkomiser Richard Walton Milliyet'e yaptığı açıklamada, "İki kızın kaybolduğunu 17 Şubat'ta öğrendik. Üçüncü kızın ailesi bize çarşamba günü bildirdi. Araştırmalarımızı salı günü tamamladık. Kızların Türkiye'ye gittiğini tespit ettikten hemen sonra Türk yetkililere bildirdik. 18 Şubat'ta, yani bir gün sonra Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'ndeki istihbarat görevlisine bütün bilgileri ilettik ve o günden beri Türk yetkilileri ile birlikte çalışıyoruz" dedi. Walton, bu konuda Türk yetkililerine yönelik eleştiride bulunmadıklarını kaydederek, "Bu araştırmada bize çok yardımcı oldular" diye ekledi. İngiliz Guardian gazetesi ise "İngiltere ile Türkiye arasında diplomatik kriz yaşandığı" yorumunda bulundu. İngiltere Başbakanı David Cameron ise, havayolu şirketleri ve internet şirketlerinin daha fazla önlem almak zorunda olduğunu söyledi. İşçi Partili Gölge İçişleri Bakanı Yvette Cooper ise "Türk Havayolları'nın 15 ve 16 yaşlarındaki kızların velileri olmadan uçağa binmesine izin vermeleri konusunda ciddi sorular var" dedi.
Milliyet

Hayatları Yalan
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 2012'de "İran'ın sadece bir yıl içinde nükleer bomba üretebileceği" iddiasının, ülkesinin dış istihbarat servisi Mossad'ın sağladığı bilgilerle çeliştiği ortaya çıktı. İngiliz Guardian gazetesinin manşetten verdiği ve sızdırılan yüzlerce dosyayla istihbarat notunun ortaya çıkardığı bilgilere göre, İsrail istihbarat servisi Mossad, Netanyahu'nun konuşmasından birkaç hafta sonra Güney Afrika'yla paylaştığı gizli notta İran'ın "silah üretecek nükleer etkinlik içinde olmadığını" bildiriyor. Eylül 2012'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda elinde üzerine bomba çizili bir kartonla kürsüye çıkan Netanyahu, "İran'ın bir yıl içinde nükleer silahlar üretebileceğini ve bunun durdurulması için eyleme geçilmesi gerektiğini" iddia etmişti. Sızan belgeye göre, Netanyahu'nun konuşmasının üzerinden bir ay geçmeden Mossad, "İran'ın nükleer silah üretmek için etkinlikte bulunmadığının v nükleer silah üretmek için uranyum zenginleştirecek seviyeye ulaşmaya hazır olmadığının anlaşıldığını" bildiren gizli raporu Güney Afrika istihbaratı ile paylaştı. Guardian, belgelerin İsrail ile ABD arasında gerginliğin arttığı ve Netanyahu'nun 3 Mart'ta ABD Kongresi'nde yapacağı konuşmadan önce sızdığına dikkati çekti.
Star

Işid 90 Süryani'yi Kaçırdı
Eski Süleyman Şah Saygı Karakolu'na sadece birkaç yüz metre mesafede YPG birlikleriyle çatışan terör örgütü Irak Şam İslam Devleti örgütü (IŞİD), Türbe'nin tahliye edilmemesi durumunda nasıl bir şiddete başvurabileceğini bir kez daha kanıtladı. Örgütün, Süleyman Şah Türbesi'ne sadece 3 saat mesafede bulunan Süryani köyünden aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 90 Süryani'yi kaçırdığı belirtiliyor. IŞİD militanlarının dün sabaha karşı Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de Süryani kasabası olan Tel Tamir çevresindeki köylere baskın düzenlediği ve Haseke'den Süryanileri kaçırdığı ifade edilirken terör örgütü burada 5 Kürt köyünü de ele geçirdi. Suriye'deki muhalif yapılanmalardan sorumlu Suriye Genel Devrim Konseyi'nden yapılan açıklamada, Tel Tamir beldesi çevresinde terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt grupları arasında çatışma çıktığı, IŞİD'in söz konusu beldeye bağlı el-Ağibeş, Tel Hurmuz, Tel Şamiram, Tel Nasri ve Kasr Tuma Yelda köylerinin kontrolünü ele geçirdiği ifade edildi. IŞİD ile YPG güçleri arasındaki çatışmalar nedeniyle yüzlerce ailenin de köy ve beldelerini terk ederek Haseke kentine göç ettiği belirtildi.
Akşam

Bombası Elinde Patladı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2012'de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada bir fotoğraf göstermiş ve İran'ın bir yıl içerisinde nükleer bomba üreteceğini iddia etmişti. Mossad'ın o döneme ait bir gizli belgesi ise İran'ın nükleer silah üzerinde çalışmadığını gösterdi. Netanyahu'nun konuşmasından sadece birkaç hafta sonra Mossad'ın, Güney Afrika istihbaratıyla gizli bir belge paylaştığı, belgede İran'ın bomba üretecek nükleer faaliyet içerisinde olmadığının belirtildiği ortaya çıktı. Mossad'ın yüzlerce gizli belgesini ele geçiren İngiliz gazetesi The Guardian'da yayımlanan belge, Netanyahu'nun 3 Mart'ta Amerikan Kongresi'nde yapmayı planladığı İran karşıtı konuşma için büyük risk oluşturdu. ABD Başkanı Barack Obama'nın onayı alınmadan planlanan ve İsrail seçimlerinden hemen öncesine denk getirilen "İran nükleeri" temalı konuşmanın inandırıcılığı olmayacak. Guardian gazetesinin yayımladığı belge, istihbarat örgütlerinin "gizli" damgası taşıyan yüzlerce belgesinden sadece biri.
Akşam

POLİTİKA

Tırnağının Paresi Olamazsın
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'i sert sözlerle eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, "Sen şu anda Genelkurmay Başkanımızın atılacak tırnağının bir paresi dahi olamazsın. Sen sadece Ankara'dan kurusıkı atıyorsun. Önce haddini bileceksin" dedi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki 3'üncü muhtarlar buluşmasında konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Aylardır bunun çalışmasını yaptık. Hükümetimizle, Genelkurmayımızla bunları oturduk haritalar üzerinde çalıştık. Uzun süren titiz çalışmaların ve planlamaların ardından bir gecede bu operasyonu yaptık ve başarıyla neticelendirdik. Bu konuda söylenen sözler, cehalet boyutunu, iftira boyutunu aştı. Bölgede büyük bir karmaşa ve çatışma ortamı var. Bizim de orada askerlerimiz bulunuyor. Ortalık böyleyken, toz dumanken, bizim burada kalkıp askerlerimizi bile bile ateşe atmanın bir anlamı var mı? Yok. Ben, Cumhurbaşkanlığı makamında milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak, bugün şahsıma, Başbakanıma, Genelkurmay Başkanıma ve tüm operasyon içinde yer alanlara karşı yapılan saldırıya sessiz kalamam. Bir siyasi partinin genel başkanı, ülkenin Cumhurbaşkanı'na, Başbakanı'na, Genelkurmay Başkanı'na ve onların nezdinde tüm askerlerimize akılalmaz ithamlarda bulunuyor, seviyesizce hakaretler yağdırıyor. Kalkıp da Genelkurmay Başkanımıza akla, hayale gelmemiş ifadelerle saldıran bu zat, önce aynaya bir baksın. Sen şu anda Genelkurmay Başkanımızın atılacak tırnağının bir paresi dahi olamazsın. Terörle mücadele diyorsun, senin bugüne kadar terörle mücadele adına yaptığın bir şey var mı? Sen sadece Ankara'dan kurusıkı atıyorsun. Önce haddini bileceksin. Bir taraftan da milliyetçi ayaklarına takılacaksın. Bu nasıl bir milliliktir? Kendi Genelkurmay Başkanı'na, edepten uzak, bu denli ifadeleri yakıştırmak, gerçekten akla, izana sığmaz. Milli iradenin temsilcilerine ve milletin bağrından çıkan kahraman ordumuza yönelttikleri saldırılar için kendilerini şiddetle kınıyorum. Milletimiz, bu densizliklerin, bu haddini bilmezliklerin hesabını elbette kendilerinden soracaktır. Türkiye bu operasyonu hiçbir örgütle işbirliği içinde veya onların izniyle asla yapmamıştır. Bunların hepsi yalandır. Bizim bu örgütlerle işbirliği yapmamıza ihtiyacımız yok. Bu ülke bu iradeye, bu güce, bu imkana sahiptir. Bu operasyon başından sonuna kadar Türkiye'nin kendi kararıyla, kendi planlamasıyla, kendi imkanlarıyla ve kendi kabiliyetiyle yürütülmüştür."
Hürriyet

Türk Bayrağı, Kobani Halkının Güvencesiyle Dalgalanıyor
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Şah Fırat Operasyonu'yla ilgili, "Düne kadar düşsün diye uğraştıkları Kobani'ye bu operasyon için mecbur kaldılar. Türkiye bayrağı bugün Kobani halkının güvencesiyle orada dalgalanıyor. IŞİD karşısında o bayrağı güvenceye alamadınız" dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Yüksekdağ, şunları söyledi: Süleyman Şah Türbesi'ni taşıma operasyonu da, AKP'nin sahte zaferlerinden biri. Hükümetin açıklamalarına bakarsanız, 'Rambovari' bir operasyon düzenlenmiş. İşin gerçeğine bakarsanız hiç de öyle anlatıldığı gibi muzaffer bir operasyon değil bu. Bir yenilginin üstünün örtülmesidir bu. Karakolu yıktılar, enkazın altında Suriye politikaları kaldı. Suriye politikası zaten daha önce Kobani zaferinin altında kalmıştı. AKP hükümeti bugün ülkeyi daha fazla karanlığa sürüklemeye çalışıyor. Peki ne için? Saray'dakinin Başkanlık sevdası için! Saray'daki sipariş veriyor arka arkaya. Önce 400 milletvekili siparişi verdi. En son da bu saldırı paketinin siparişini verdi. Bunların hepsi Saray'dakinin krallık ilan etmesinin dayanaklarıdır. Biz bugün bu yasaya karşı direnerek tarih yazacağız. Yasa dediğin ne ki bugün yazılır yarın bozulur. Ama tarih kalıcıdır. AKP hükümeti bu yasayla aslında kendi belasını hazırlıyor. Farkında değil ama olacak. Bu yasayı çıkardıktan sonra Saray'ın yerini değiştirmeniz kolay olmayacaktır. Saray'ı nereye taşıyacaksınız? Çok büyük bir tarihsel suça imza atıyorsunuz. Saray'daki hepinizi taşeron olarak kullanıyor. Önce bu saldırı paketi çıkacak, sonra vekillere kıyak emeklilik yasası çıkacak. Rüşvetle, tehditle el kaldırıyorsunuz. 2015 seçimine kadar el kaldırıp indireceksiniz, size biçilen rol bu. Çoğunuz bu Meclis çatısı altında yer bile bulamayacaksınız. Bir kadının çantasından kazayla biber gazı mı çıktı; ona verilecek ceza, tacizciye, tecavüzcüye verilecek cezadan daha fazla olacak. Böyle bir rezillikle karşı karşıya Türkiye. Savaş paketidir bu, halka meydan okuma paketidir."
Hürriyet

Önce Ülkeni Kontrol Et
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Türbesi'nin taşındığı Eşme bölgesindeki arazinin Türk toprağı olmadığı şeklinde yapılan yorumlara tepki göstererek, "Orası artık Türk toprağıdır, tartışılır tarafı yok" dedi. Davutoğlu, resmi ziyaret için geldiği Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Macaristan Başbakanı Victor Orban ile ortak basın toplantısı düzenledi. Suriye'nin, "Şah Fırat Operasyonu"na tepki gösterip, "savaş sebebi" sayacağını açıklamasının sorulması üzerine Davutoğlu, Suriye rejimine sert tepki göstererek, "Bizim toprağımız olan mekanda kutsal emanetleri alıp başka toprağa yerleştirmemiz uluslararası hukuku kullanmamız anlamına gelir. Biz bu konuda BM'ye de bildirimlerde bulunduk. Bu uluslararası hakkımızı kullanmamızdır. 1939'da 1975'te nasıl yaşandıysa bugün de Eşme ve çevresi artık Türk toprağıdır, tartışılır tarafı yok. Suriye hükümeti şu anda Karakozak'ta yoktur. Orada DEAŞ, ÖSO, PYD vardır. Öncelikle bunu kendilerine sorsunlar. Kendi ülkesini kontrol edemeyenlerin başkasına savaş gibi naralar atmasının da kıymeti harbiyesi yoktur" dedi. Ulusal koalisyonun operasyonu memnuniyetle karşıladığını açıklayan Davutoğlu, "Suriye rejiminin halkına yaptığı katliamların hesabını vermeleri lazım. Kimyasal silah kullandılar, füzeler kullandılar. 5 milyon insanın yurtdışına gitmesine yol açtılar öncelikle bunun hesabını versinler. Şah Fırat Operasyonu dünyanın gıpta ettiği bir başarı ile memnuniyetle karşıladı. Bir kaza dışında hiçbir kayıp yok. Uluslararası toplumdan olumsuz kanaat veren olmadı. Suriye rejimini destekleyenler dışında" diye konuştu. PYD'nin, "Biz izin verdik" tarzı açıklamalarına da değinen Davutoğlu, "PYD'ye gelince. Türkiye kendi hukukunu koruduğunda ne izin ne destek ister. İzin de destek talep edilmedi. O bölgede oldukları için ÖSO'ya da PYD'ye de tüm taraflara sadece bildirimde bulundular. 'Biz giriyoruz, gideceğiz. sakın ola ki engel olmayın karşılık vermeyin' denildi. Teknik bir bildirimdir. Koalisyon güçlerine de aynı bildirim yapıldı" dedi.
Milliyet

Zafer Görmek İçin Dumlupınar'a Bak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin olarak, "Terk ediyorsun, kaçıyorsun, geliyorsun bunu da millete zafer diye kakalıyorsun. Sen zafer mi görmek istiyorsun. Sakarya'ya, Dumlupınar'a bakacaksın zafer orada, Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na bakacaksın" dedi. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında şunları kaydetti: Adında ve unvanında milli olan bir kuruluş, gayrimilli bir oluşum içinde olamaz. İktidara hizmet etmek gibi bir görevi yoktur MİT'in. MİT, ya milli olur ya biz o isimlerin hepsini açıklarız. Duyduğumuz saygı dolayısıyla sesimizi çıkarmıyoruz. Ama artık yeter. İstediğiniz kadar uydurun belgeyi. Rahmetli babamın söylediği gibi oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur. Suriyelilerle hiçbir sorunumuz yoktu. Bir sabah kalktık Suriye bizim can düşmanımız olmuş. Musul Başkonsolosluğumuzu bastılar, 49 görevliyi rehin aldılar, IŞİD'e bir sürü şey ikram ettiler ve 49 görevli serbest bırakıldı. Sıra geldi Süleyman Şah'a. Süleyman Şah, vatan toprağımız. 1921'de anlaşma yapmışız. Nasıl oluyor da orayı terk ediyoruz? 3 naaşı hangi gerekçeyle oradan taşıyoruz? Kendi ülkesinin toprağını yabancılara teslim eden, teslim ederken de kaçan bir iktidara ne denir? Oturun düşünün. (Hain, vatan haini sesleri) 1921'de orası Türkiye toprağıdır diye anlaşma yapmışız, 1923'te Lozan, 1936'da Montrö Anlaşması yapmışız, 1938'de Hatay'ı Türkiye toprağına katmışız, 1974'te garantörlük hakkımızı kullanarak Kıbrıs'a gitmişiz. Bunların tamamını kim yaptı? CHP yaptı. Biz bunları yaptık. Sen ne yaptın? Süleyman Şah'tan kaçtın. Senin Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olduğun tartışmalıdır bu saatten sonra. Kendi toprağını satan adama ne denirse ben de onu söylüyorum. Sen yetki istedin TBMM'den Süleyman Şah'a saldırı olabilir diye. Sana kaç diye yetki vermedik ki, vatanı koru diye yetki verdik. Hayatımda kaçmayı zafer olarak sunan bir iktidar da gördüm ya Korkaklığın, kaçmanın, sünepeliğin, aciz olmanın, zafer olduğunu gördüm ya. Sen zafer mi görmek istiyorsun. Sakarya'ya, Dumlupınar'a bakacaksın zafer orada, Afyon'a, Erzurum'da Nene Hatun'a, Maraş'ta Sütçü İmam'a bakacaksın.
Milliyet


SPOR

Beşiktaş'ın Eskişehir'e yenilerek lig liderliğini kaybetmesinden sonra tüm eleştiri oklarının çevrildiği teknik direktör Slaven Bilic'i başkan Fikret Orman, korumaya aldı! Orman, seyahate gittiği Amerika'dan döner dönmez Hırvat hoca ile görüşerek, destek verdi. Orman, uçaktan indiği gibi yanına kulüp basın sözcüsü Metin Albayrak'ı da alarak Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'ne gitti. Başkan Orman, "Fısıltı haberlerine inanma. Arkandayız" diyerek hocasına moral verdi. BILIC ile görüşen Orman, "Sonuna kadar arkanızdayız. Bakın zirve yarışındaki diğer rakibimiz Fenerbahçe, Avrupa kupalarında olmamasına rağmen Akhisarspor'a kendi evinde 3 puan kaybetti. Bu ligde herkes kaybedebilir. Artık Eskişehirspor yenilgisini unutun" dedi. Takımdan Liverpool maçına konsantre olmasını isteyen Fikret Orman, "Ben Liverpool karşısında sahadan zaferle ayrılacağınıza inanıyorum. Eleştirilere aldırmayın. Siz ve futbolcularınız başarılara odaklasın" diye konuştu.
Hürriyet

Felipe Melo'nun ameliyatıyla sarsılan Galatasaray'da Burak Yılmaz sıkıntısı da güncelliğini koruyor. 1 gol, 1 asistle oynadığı Sivas maçında eski sakatlığı nükseden ve sağ arka adalesinde sorun oluşan Burak, iki gündür takımdan ayrı çalışıyor. Golcü futbolcunun, cuma günkü Kayseri Erciyesspor maçında takımdaki yerini alıp almayacağı belirsizliğini koruyor. Burak'ın tedavisinin kontrollü olarak sürdüğü ifade edildi. Fenerbahçe maçı öncesi golcü futbolcunun riske edilmemesi bekleniyor. Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun, yıldız futbolcuyu maç kadrosuna alabileceği ancak zorunlu olmadıkça forma vermeyi düşünmediği ifade edildi. Günü tedavi ile geçiren Burak, daha sonra salonda çalışma gerçekleştirdi. Bu arada takım da Erciyesspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını dün sabah yaptığı antrenmanla sürdürdü. Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki idmanın, gruplar halinde yapılan koşu ile başladığı, daha sonra pas çalışmasıyla ettiği, son bölümde ise taktik ağırlıklı bir antrenman gerçekleştiği duyuruldu.
Milliyet

Aziz Yıldırım Emmanuel Emenike olayına el koydu. Bu sezon beklentilerin uzağında kalan Nijeryalı futbolcunun Akhisar maçında kaçırdığı gollerle adeta yıkılan ve tribünü terk eden Fenerbahçe'nin başkanı, dün Emenike ile özel bir görüşme yaptı. Golcü oyuncuya uyarılarda bulunan Başkan, "Saha içindeki tavırlarını beğenmiyorum. Sadece performansın düşük değil, takım arkadaşların ve taraftarlarla da problemler yaşıyorsun" ifadesini kullandı. Emenike'den kendisini bir an önce toparlamasını isteyen Yıldırım, şöyle konuştu: " Özel hayatına dikkat et. Kendine iyi bakmıyorsun ve bu da sahadaki performansını etkiliyor. Sana inananları daha fazla mahçup etme. Sezon başında gideceğin yönündeki haberler seni etkilemiş olabilir. Ama onlar geride kaldı. Bu söylentilerle yaşayamazsın. Bunları unut ve sadece takıma faydalı olmaya odaklan. Eğer gitmek istiyorsan bunun konuşma zamanı sezon sonu. Takıma zarar verme." Öte yandan Emmanuel Emenike, sergilediği performans ile bir dönemin en çok eleştirilen ismi olan İspanyol forvet Daniel Güiza'nın bile gerisinde kaldı Nijeryalı star, sarı-lacivertli formayla 54 maçta 16 gol ile 0.29 ortalama tutturdu. Başarısız bulunularak gönderilen Güiza ise 97 maçta 35 golle 0.39'luk ortalamaya ulaşmıştı. Güiza, her 207 dakikada 1 gol atmışken, Emenike her 243 dakikada 1 gol atabildi. Emenike, 31 Ağustos 2014'ten bu yana Saracoğlu'nda gol atamadı. Öte yandan Nijeryalı forvet, Akhisar maçı sonrası sosyal medyada adeta saldırıya uğradı. Hakaretlerin yanı sıra, bazı ırkçı ifadelerin da kullanılması üzerine Emenike, kendisinin güncellediği resmi Twitter hesabını kapattı.
Star

M .Cıty adına en kritik isim Yaya Toure. İki takımın orta sahadaki isimleri arasında dengeleri bozacak olan günümüzün Rijkaard'ı sahada olmayınca City'nin savunma- hücum hatları arası da kopuk kaldı. BARÇA'YI bu kadar istekli görmemiştik uzun zamandır. Luis Enrique'ye sen karışma biz hallederiz- diyerek sahaya çıkmaları kahve dedikodusundan hallice olsa gerek. Manchester ekibinin iki kanadını da felce uğratarak başladı Katalanlar. Baktı ki oralarda yeterince açık yok Messi de 'forvet arkası' oynamaya başlayınca sonun da başlangıcı oldu City için. Topla ne zaman buluşsa ıslıklanan eski Liverpoollu Luis Suarez, 16'da Kompany hatayı yapınca 'Bizde af yok' diyerek ağları buldu: 1-0. Yıktı oyunu rakip yarı sahaya Katalanlar, daralttı mevkiler arasındaki mesafeyi. Messi faktörü çıktı ortaya 30'da. Dar alanda kısa paslaşmalar bile yapmadı, kendi hazırladı pozisyonu soldan gelen Alba'nın ortasında ise 'vampir' Suarez pası ikiletti: 2-0. 2. yarıya en azından evinde ayakta kalabilmek adına çıktı City. Maviler 15 dakika baskı kurdu, kaleyi bulan sadece cılız şutlardı. Kasılmadı Barcelona. Stresin esamesi bile okunmadı onlar adına. 69'da hızlı çıktı Maviler, Silva'nın akıl dolu hamlesi Agüero'nun golünün temelini attı. Kun klasını gösterip umut aşıladı takımına ve tribünlere: 2-1. 74'te 2. sarı karttan atıldı Clichy. Takımının biraz olan umudunu da kırdı. Hiç geliştiremedi bu çocuk kendini. Bu lafı da edince aklıma Yekta geldi, Necip geldi. Selçuk ªahin hiç çıkmamıştı zaten aklımızdan. Son 7 sezondur en az çeyrek final oynayan Barça yine araladı kapıyı. 90+4'te önce penaltı kaçırdı, kaleciden dönen topta da boş kaleyi bulamadı Messi. Telafisini Camp Nou'da yapar muhakkak. İki takım arasındaki sıklet farkı büyük, sonuç normal!
Vatan


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme