27 Şubat 2015 Cuma

27.03.2015 Genel Gündem


27.02.2015 Cuma
GÜNDEM 

Uçaklar Dış Etkiye Maruz Kalmadı... 
Malatya'daki kazada Milliyet'in haberini doğrulayan Genelkurmay, iki uçağın havada çarpışmadığını, emniyetli uçuş irtifasının altında kaldığının değerlendirildiğini belirtti. Genelkurmay Başkanlığı Malatya'da düşen iki keşif uçağının herhangi bir dış etkiye maruz kalmadığını, havada çarpışmadığını, uçakların emniyetli uçuş irtifasının altında kaldığı değerlendirildiğini açıkladı. Açıklama, uçakların havada çarpıştığı iddialarına karşılık, dağa çarpmış olma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu bildiren Milliyet'in haberini doğruladı. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde dört şehidin verildiği uçak kazasına ilişkin, "Hiçbir şeyi atlamadan, en ince ayrıntısına kadar, el emeği ve göz nuru dökülerek..." başlığıyla bir basın açıklaması yapıldı. RF-4E/TM uçaklarının, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin taktik keşif ihtiyaçlarını karşılamak üzere Hava Kuvvetleri envanterinde görev yaptığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "TSK, envanterindeki her tür hava aracını etkinlikle ve emniyetle görev yapacak durumda tutmaktadır. Hava araçlarının bakımları, ehil ve yetkin personel tarafından, teknik dokümanların gerektirdiği periyotlarda ve ilgili teknik emirlerin dikte ettirdiği şekilde yapılmaktadır. Bakımı tamamlanmamış hava araçlarının, uçuşa tahsisi mümkün değildir." Açıklamada, 24 Şubat'taki kazada kaybedilen iki RF-4E/TM uçağının 2013'te yapısal yenileme ve aviyonik modernizasyona tabi tutulduğu bildirildi. Uçakların kullanım ömürlerinin, periyodik yapılan bir dizi teknik testi takiben belirlendiğine işaret edilerek, modernizasyona tabi tutulmalarına rağmen teknik testlerde ömrünü doldurduğu tespit edilen uçakların, kullanım dışı bırakıldığı aktarıldı. Genelkurmay açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde meydana gelen herhangi bir kaza kırım sonrasında, yüzeysel hiçbir açıklama yapılmadığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Kaza kırım incelemeleri, oluşturulan teknik ve ehil bir heyet tarafından bilimsel yöntemlerle tamamlanmaktadır. Adli makamlarla eş güdüm içerisinde yürütülen süreçte, emniyet inceleme heyeti ve ayrıca teknik inceleme heyetince, enkaz ve enkaz bölgesi detaylı olarak incelenerek tüm deliller toplanmakta, ilgili tüm kişilerin ifadelerine başvurulmakta, radar, uçak, telsiz, telefon ve video kayıtları başta olmak üzere her türlü bilgi, belge ve görüntü detaylı olarak incelenmektedir. Olayın teknik yönden incelemesinin yanı sıra idari işlemlerle ilgili hususları açıklığa kavuşturmak maksadıyla ayrı bir heyet tarafından da idari soruşturma başlatılmaktadır." Detaylı incelemelerin tamamlanmasının ardından, "Emniyet İncelemesi Sonuç Raporu" hazırlandığı belirtilen açıklamada, bu rapor çerçevesinde her türlü düzeltici işlemin yapılmasının ve benzer kazaların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasının sağlandığı kaydedildi. Söz konusu raporun yayımlanmasının ardından kazanın sebep veya sebeplerinin resmi olarak açıklanabildiğinin altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bahse konu kaza sonrasında da adli, teknik ve idari soruşturmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda teknik sebepler, insan faktörü ve idari hususlar da dahil olmak üzere kazaya etki edebilecek bütün konular detaylı inceleme aşamasındadır. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından elde edilen detaylı bulgu ve sonuçlar ilgili mevzuat çerçevesinde kamuoyu ile paylaşılacaktır."
Milliyet


Ramazan Akyürek'e Dink Gözaltısı... 
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinde kamu görevlilerinin ihmali olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçlamasıyla gözaltına alındı. Ankara'da gözaltına alınan Akyürek'in, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıgı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılığına ifade vermesi bekleniyor. Akyürek soruşturma kapsamında ekim ayında 'şüpheli' sıfatıyla ifade vermişti. Akyürek, Dink'e yönelik tehditlerle ilgilenmesi gereken dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube'nin basında o dönem Ali Fuat Yılmazer'in olduğunu söylemişti. Cinayetin faili Ogün Samast ifadesinde şunları söylemişti: "Bu olay organize edildiği sırada Erhan ile Yasin bu isi konuşuyordu. Yasin dedi ki, Ramazan müdür hatta İstanbul emniyet amiri bile biliyor. Arkamızda hepsi." Ankara'da gözaltına alınan Akyürek özel araçla İstanbul'a getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen Akyürek, Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 97, 4388 -97, 5886                                      
ABD Doları 2, 5047-2, 5077/ 
Euro 2, 8048 -2, 8106/ 
İngiliz Sterlini 3, 8624-3, 8703          
   
Teşhis Şart!... 
Merkez Bankası'nın faiz indirimleri kararlarına ilişkin tartışmada sular durulmuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı'yı ağır bir dille eleştirmesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın 2,5 saatlik görüşmesinin ardından dün de Başçı'nın Merkez Bankası'nın Meclis toplantısına katılmaması, başkent kulislerini yine hareketlendirdi. Merkez Bankası'ndan Başçı'nın sağlık kontrolü nedeniyle toplantıya katılmadığı, bugün görevinin başında olacağı bilgisi verilirken Başbakanlık kaynakları da Babacan ile Başçı'nın istifa ettiğine yönelik iddiaları dün bir kez daha yalanladı. Ocak ayından beri Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı sert bir şekilde eleştiren Erdoğan'ın, son alınan faiz indirimlerinden sonraki ağır eleştirileri ekonomi çevrelerinde şaşkınlık yarattı. Piyasaların hassasiyetini gözönünde bulunduran ekonomi çevreleri, en azından seçime kadar Erdoğan'dan eleştiri dozunu yükseltmesini beklemiyorlardı. Ancak Erdoğan'ın daha da sertleşmesi, ardından da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın bir araya gelmesi istifa söylentilerine neden oldu. Babacan'a yakın kaynaklar, istifa söylentilerini yalanlayarak, "Herkes işine bakıyor" yorumunu yaptılar. Dün sabah ise Erdem Başçı'nın Banka Meclisi toplantısına katılmadığı bilgisi kulislerde yayıldı. Banka Meclisi Merkez Bankası'nın önemli organlarından birisi; para politikası stratejisi, tedavüldeki para, MB'nin bütçesi gibi birçok alanda karar alıyor. Erdem Başçı aynı zamanda Banka Meclisi'nin de başkanlığını yapıyor. Başçı'nın, dün toplantıya sağlık kontrolü yaptırdığı için katılmadığı öğrenildi. MB yetkilileri, Başçı'nın önemli bir sağlık problemi olmadığını, bugün öğleden sonra da görevinin başına döneceğini söylediler. Başçı, önceki gün banka ekonomistleri ile yapılan toplantıya da katılmadı. Başçı ile ilgili tekrar istifa söylentileri çıkınca bu sefer Başbakanlık kaynakları, Babacan ve Başçı'nın istifasının söz konusu olmadığını açıkladılar.
Hürriyet

Reel Ücret Düşüşü Kabul Edilemez... 
"Çocuklarımızın geleceğinden kaygılıyız" açıklamasıyla dikkat çeken Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi ve B-20 İstihdam Görev Gücü Koordinatörü Ali Koç, uyarılarına dün de devam etti. Koç, reel ücretlerin giderek azaldığını belirterek, "Reel ücretlerdeki düşüş kabul edilemez" dedi. G20'nin istihdam ayağını oluşturan B20'nin Antalya'daki açılış toplantısında konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, son 40 – 50 yıllık dönemde dünyada borsaların büyüyüp ülkelerin geliştiğini söyledi. Büyümeye konu olmayan tek konunun reel ücretler olduğunu vurgulayan Koç, "Reel ücretler ve ücretlerin milli gelirden aldığı pay büyümemektedir. Özel sektör gelirlerinin milli gelire oranı tarihimizin en yüksek seviyesinde. Reel ücretlerin düşmesini kabul edilemez olarak görüyorum" dedi. İşsizliğin milyonlarca insanın umudunu yok ettiğini ifade eden Koç, "Bir yandan işsizliği azaltırken mevcut işlerin de kalitesini artırmak gerekiyor. İstihdam sadece iş dünyasının değil tüm taraşarın sorumluluğundadır. Bu konuda yeni politika oluşturulabilmesi için de B-20 sürecimizde kapsayıcı bir rol izleyeceğiz" mesajı verdi. İstihdam piyasalarıyla ilgili bir diğer uyarı da Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Yağız Eyüboğlu'ndan geldi. Eyüboğlu, 2008 krizinin küresel sorunların küresel çözümler gerektirdiğini ortaya koyduğunu, ancak mevcut yapının sorunları önlemede ve çözmede yeterli olmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu kaydetti. Küresel krizin yarattığı işsizliğin telafi edilebilmesi için gereken istihdam rakamlarına da dikkat çeken Eyüboğlu, "Krizin başladığı tarihten bu yana 61 milyon iş kaybedilmiş. Krizin neden olduğu kayıpların kapatılabilmesi için 2019 yılı itibariyle 280 milyon yeni iş yaratılması gerekiyor" dedi. Genç işsizliğine de dikkat çeken Eyüboğlu, gençlerin işsizliğinden daha önemli ve daha tedirgin edici olanının ise NEETU oranı olarak adlandırılan "Ne istihdamda ne de eğitim ve öğretimde olanlar" olduğunu belirtti. NEETU olarak adlandırılan gençlerin oranının yüzde 15 ile alarm verir düzeyde olduğunu söyleyen Eyüboğlu, "Bu gençlerimiz sadece sosyal patlamaların kaynağını oluşturmuyor, aynı zamanda tüm ülkeler için kaybedilmiş bir nesle işaret ediyor" dedi.
Hürriyet

1.5 Milyar Dolarlık Açık Dengelenecek... 
Türkiye ile Güney Kore arasında 2013 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamı genişletilerek yenilendi. Hizmet ticareti ve yatırım anlaşmalarının imza töreni Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile Güney Kore Sanayi, Ticaret ve Enerji Bakanı Sang Jick Yoon'un katılımıyla gerçekleştirildi. Bu yeni anlaşma ile iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da gelişeceğini söyleyen Zeybekci, iki ülke ticaret hacminin 8 milyar dolar olduğunu ve ilk STA ile dengesiz bir ticaret ortamı oluştuğunu belirtti. İlk STA'nın imzalanmasının ardından ticaret hacminde 1.5 milyar dolar artış olduğunu ifade eden Zeybekci, "1. anlaşma ağırlıklı olarak teknoloji ihracatını kapsıyordu. Bu nedenle ticaret hacmindeki atışın 1.4 milyar doları Güney Kore'nin, 10 milyon doları ise bizim lehimize oldu. Eşit bir ticaret hacmi olmayabilir fakat dengeli olması gerekir. Bu yeni STA ile iki ülke şirketlerinin ortak iş yapması ve ortaklıklar kurmasının önü açıldı. Koreli şirketlere avantajlar ve teşvikler sağlıyoruz. Hatta bu avantajlar Türk şirketlere göre daha fazla. Hammadde ve Orta Doğu pazarına en yakın ülke biziz. Koreli şirketlerin bu pazarlara ulaşabilmesi için bize yatırım yapmalarını bekliyoruz" dedi. Türkiye'ye gelecek Koreli firmaları sağlam bir Türkiye ekonomisinin beklediğini vurgulayan Zeybekci şöyle konuştu: "Milli geliri 4 kat artmış ithalatı 240 milyar dolar hizmet geliri 50 milyar dolar olan bir ülkeyiz. AB 2008 krizinde 5 milyon istihdam kaybı varken Türkiye'de 7 milyon yeni istihdam sağladı. Son 12 yılda ortalama 5.1 büyüdük. Tüm olumsuzlukta rağmen 2014 yılında ihracatımız yüzde 5 arttı. Cari açık yüzde 30 azaldı." Dünyanın ekonomi haritasının yeniden çizdiğini belirten Zeybekci, "Ekonomide bloklaşmalar var. ABD TPP birleşmesi, Avrasya Gümrü Birliği anlaşması gibi... Türkiye bu birliklerin içinde yer almaya çalışıyor. Kore ile bu iki anlaşmanın ardından üçüncü anlaşma ile full ticaret anlaşması gelecektir. Kazan kazan mantığıyla dengeli bir ticari hacme ulaşacağımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Türkiye

Sabancı'nın Temsa'ya Desteği Tam... 
Aracın tanıtım toplantısında konuşan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Temsa'nın son iki yılda attığı adımlarla pazar payını önemli ölçüde artırdığını, bu ivmenin yıl boyunca devam edeceğini söyledi. Safir VIP modelinin, Temsa'nın "çıktığı yolculukta" bu yılki ilk adımı olduğunu vurgulayan Sabancı, "Müşterisinin ihtiyaçlarına odaklanarak inovatif ve hızlı çözümler geliştiren Temsa, liderliğe koşuyor. Biz Sabancı olarak bunu destekliyoruz. Türk mühendislerin, tasarımcıların emeğiyle ortaya çıkacak yeni ürünler de yolda. Sadece yurt içinde değil, 64 ülkeye ihracat yaparak yurt dışındaki başarısıyla da bizleri gururlandıran Temsa, ABD gibi önemli ülkelere de ihracat yapıyor" dedi. Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik de, geçen yıl otobüs pazarının küçüldüğünü, 6 bin 400 civarında otobüs satıldığını hatırlatırken, kendilerinin ise pazar paylarını artırarak yüzde 30'a çıkardıklarını anlattı. Şehir içi otobüslerde pazarın 2 bin 500'den 816'ya gerilemesine karşın, aynı dönemde Temsa'nın pazar payını yüzde 18'den yüzde 37'ye çıkarak yüzde 100'e yakın bir büyüme sağladığını vurgulayan Çelik, bu yıla yüzde 38'lik bir pazar payı ile başladıklarının altını çizdi. 2+1 koltuk düzeninde sahip VIP pazarının, ciddi bir gelişme içinde olduğunu vurgulayan Çelik, "2+1 segmenti, Temsa'nın getirdiği ayrıcalıkla daha fazla büyüyecek. 2015 sonunda VIP otobüs sayısının bin 400 civarına, Temsa'nın pazar payının ise yüzde 35'e ulaşmasını öngörüyoruz. Yani 250 civarında otobüs satışı olmasını bekliyoruz" diye konuştu. Lansman sonunda 40 adet Safir VIP otobüs, Kamil Koç firmasına teslim edildi. Güler Sabancı, temsili olarak yapılmış bir büyük anahtarı, Kamil Koç Genel Müdürü Kemal Erdoğan'a verdi.
Milliyet

Yurt Dışında 34 Mağazaya Ulaşacak... 
Üç yıl önce İngiltere Premier Ligi'nin efsanevi takımlarından Liverpool FC'nin resmi giyim sponsorluğunu üstlenen Ramsey, anlaşmasını bir yıl daha uzatarak uluslararası alandaki görünürlüğünü artırma yolunda bir adım daha attı. Anlaşmayı basın toplantısı ile duyuran Ramsey'in İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Doğan, markanın hedeflerinden bahsetti. Doğan, Ramsey'in 2014'te yüzde 26 büyüdüğünü söyleyerek, Ramsey ürünlerinin 26 ülkede 155 noktadan dünya tüketicisine ulaştığını açıkladı. 2012 yılından 2014 sonuna kadar yurt dışı operasyonlarını yüzde 31 büyüttüklerini belirten Doğan "Ramsey olarak yurt dışı büyüme hedefimizi Türkiye'ye 2-2.5 saat uçuş mesafesindeki ülkeler olarak belirledik. Bu hedefe uygun efektif bir büyüme yakaladık. Şu anda 26 ülkede 155 satış noktası ile ürünlerimizi dünya tüketicisiyle buluşturuyoruz. Son üç yılda Irak, Kırgızistan, Özbekistan, Mısır, Suudi Arabistan gibi yeni pazarlarda mağazalar açtık. 2015 yılında ilk çeyrekte İran'da da yeni bir mağaza açacağız" dedi. Ramsey'in yurt içi ve yurt dışında büyüme stratejisinin devam ettiğini vurgulayan Hüseyin Doğan, 2014 yılını Türkiye'de 64, yurtdışında 29 mağaza ile kapattıklarını söyledi. 2015 yılında perakendede yüzde 16 düzeyinde büyüme planladıklarını ifade eden Hüseyin Doğan, "Perakende çok dinamik, incelikleri olan bir iş. Bayilik vermek, mağaza açmak ya da bir corner'da ürünlerinizi bulundurmaya karar vermek yeterli değil. Üretimden satışa kadar çok ciddi bir planlama gerektiren, devir daim eden bir süreç. Bunu değişik coğrafyalarda yürütmek ve kontrol etmek büyük bir çaba gerektiriyor" diyen Doğan, Ramsey olarak şu anda 2015 için 10 mağaza açmayı planladıklarını, bunlardan 5'inin Türkiye'de, 5'inin ise yurtdışında olacağını söyledi. Doğan ayrıca takım elbise ve ceket satışları içindeki Zero Weight'in payının yüzde 29.5'e ulaştığını belirtti.
Star

Hazırgiyimciler, Rusya İçin Merkez'den Yardım Bekliyor... 
Rubledeki değer kaybı ve AB kotasıyla zor günler geçiren Rusya'da pazar kaybına uğrayan Türk hazırgiyim ihracatçıları pazardaki ikinciliğini kaptırmamak için ruble ile ticaretin önünün açılmasını istiyor. Konuyla ilgili her iki ülke merkez bankalarının devreye girmesini beklediklerini kaydeden İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği(İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin Türkiye görüşmelerinde Türkiye hazırgiyim sektörünün 32 milyar dolarlık dış ticaretini 2023 yılında 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtmişlerdi. Bu hedefe ulaşmamız için her iki ülke merkez bankalarının devreye girip rubleyle ticaretin önünü açan tedbirler alması gerekiyor. Türkiye Rusya'dan yılda 30 milyar dolara yakın petrol ve petrol ürünü ithal ediyor. Bu rakamın yüzde 10'unu rubleyle ithal edebiliriz. Karşılığında bizim Merkez Bankamız da belirli zaman periyotları dahilinde rublenin değerini sabitleyerek ihracatçılarımızın kaybını önleyebilir. Merkez Bankası taşın altına elini koyarsa çok ciddi bir iş hacmi yakalarız" değerlendirmesini yaptı. Tanrıverdi, "Türkiye 2014'te Rusya'ya 351 milyon dolarlık hazırgiyim ihracatı gerçekleştirdi. Türkiye, Rusya pazarından yüzde 4.4 pay alıyor. Rusya 18.7 milyar dolarlık Türkiye hazır giyim ihracatında yüzde 1.87 paya sahip. Bu pazarı kaybetmemek için rubleyle ticareti artırıcı önlemler almamız gerekiyor. İki ülke arasında tercihli ticaret anlaşması yapılırsa bu pazarımızı başka ülkelere kaptırmayız" dedi.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

3 Dönem Zirvesi... 
AK Parti içinde aylardan beri ortaya atılan, 3 dönem kuralı nedeniyle siyasete veda edecek milletvekillerinin yasağın kaldırılması için girişim başlattıklarına dair iddialar, ilk kez somut bir noktaya ulaştı. Aralarında eski bakanların da bulunduğu bazı 3 dönemlik milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yemekte buluştu. Geçmiş günlere ilişkin uzun sohbetlerin yapıldığı yemekte milletvekilleri, '3 dönem yasağının' partiye zarar vereceğini, partinin geçmiş ile geleceği arasında bağı kurmak için bazı isimlerin siyasete devam etmesinin önemini anlattı. Partinin kuruluş felsefesi ve siyaset anlayışının geleceğe taşınması için buna ihtiyaç olduğu dile getirildi. Konu açıldığında keskin bir tavır sergileyen Erdoğan, daha sonra yumuşadı, "Bu konuyu benimle değil Başbakan'la konuşun, onun karar vermesi gerekir" dedi. AK Parti'de aralarında bakanların da bulunduğu 68 milletvekili, parti tüzüğü gereğince siyasete en az bir dönem veda edecek. 68 kişi, adaylık başvurusu yapmadı. Siyasi kulislerde ise bu projenin gerçekleşme olasılığı yüksek görünmüyor. Davutoğlu'nun kendisi için dezavantaj yaratacağı düşüncesiyle buna sıcak bakmayacağı belirtiliyor. Ancak istenirse, takvim ve parti tüzüğü açısından yapılabilir. Ayrıca, yerel mahkemeden bir kararın da yasağın kalkması sonucunu doğuracağı yorumları yapılıyor. Bunun olması durumunda listelerin YSK'ya teslimi için verilen son gün olan 7 Nisan'a kadar, bu isimlerin adaylık için başvuru olanağı bulunduğu dile getiriliyor. Bu durumda bile siyasete devam etme kararı alacak veya listelere konulacak kişilerin sayısının 15-20'yi geçmeyeceği de ifade ediliyor.
Hürriyet

Pakette 3. Yol... 
132 maddelik İç Güvenlik Paketi'ndeki sancılı ilerleyiş iktidarı yeni arayışlara itti. Seçenekli formüller üzerinde duran AK Parti, muhalefetin direnci gelecek hafta da kırılmazsa paketi bölüp takvimi hızlandırmayı değerlendiriyor. AK Parti, gerekirse mart sonuna kadar çalışıp paketin tamamını çıkarma veya askıya alma seçenekleri dışında 3'üncü bir yol açmaya çalışıyor. AK Parti yönetiminin, "Görüşmeye 1 gün ara verelim, 4 partiden birer üyeyle uzlaşma önergeleri hazırlayalım" teklifini muhalefet reddetti. Hükümetin güvenlikle ilgili önemsediği hükümlerin bir bölümü Genel Kurul'da kabul edildi. 5 bölümden oluşan tasarının ilk 3 bölümünün yasalaşması iktidar kanadında yeterli görülüyor. Son 2 bölümde yer alan nüfus düzenlemeleriyle ilgili hükümler ise seçim öncesinde iktidar açısından ivedilik taşımıyor. Bu amaçla AK Parti, öncelikle 3'üncü bölümdeki görüşmeleri hızlandırmaya çalışacak. Hükümetin acil görmediği bazı maddeler tasarıdan çıkarılarak hem paketin yükü hafifletilecek hem de muhalefete yapıcı mesaj verilmeye çalışılacak. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun önceki günkü toplantısında, paketi bölme taktiğinin ise şimdilik uygulanmaması kararlaştırıldı. TBMM İçtüzüğü'ne göre komisyonun Genel Kurul'daki tasarıların bazı maddelerini geri çekme hakkı bulunuyor. Bu durumda daha önce kabul edilen maddeler yasalaşabiliyor. AK Parti, gelecek haftaki görüşme hızına bağlı olarak bu seçeneği işletip işletmemeye karar verecek. Görüşmeler ağır ilerlerse güvenlik ve Emniyet'teki tasfiye hükümlerinin yasalaştırılmasıyla yetinilecek. Genel Kurul'un gündemini mart sonuna kadar İç Güvenlik Paketi'yle sınırlı tutmak istemeyen iktidar, hızlandırma adımlarının ardından gündeme internet düzenlemesini almayı planlıyor. Komisyonda kabul edilen torba düzenlemeye göre Anayasa Mahkemesi'nin daha önce iptal ettiği '4 saatte internet yasağı' yeniden çıkarılacak.
Hürriyet

Her Şeye Maydanoz... 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarına tepki göstererek, "Bir Cumhurbaşkanı her şeye maydanoz olmaz. Bir Cumhurbaşkanı az konuşur, öz konuşur, hâlâ bunu kavramış değil" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, dün Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile ilçede esnaf ziyaretinde bulundu. Kılıçdaroğlu, 2009'da 24 saatte 363 kişiyi tıraş ederek Guinness Rekorlar Kitabı'na girdiği belirtilen berber Ercan Buyruk'un yeni açtığı salonda tıraş oldu. Bir kahvehanede basın mensuplarına açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, Afganistan'ın başkenti Kabil'de Türk askerlerinin bulunduğu araca düzenlenen bombalı saldırıyla "Bunun arkasında neler var, hangi güçler var onu takip ediyoruz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin izlediği dış politikanın çöktüğünü öne sürerek, şöyle devam etti: "Geldiğimiz nokta, dış politika açısından son derece dramatik bir nokta. Ne Suriye'de ne Irak'ta ne Mısır'da ne İsrail'de ne İran'da ne de AB'de bizimle ilgili güzel şeyler söylenmiyor. Baskının, şiddetin arttığı, devlet otoritesinin baskıcı bir hale geldiği süreci yaşıyoruz." Bir gazetecinin, "Şah Fırat Operasyonu ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan bir açıklama geldi. PYD ile işbirliği iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Çok özür dilerim ama halkın sözünü kullanmak zorundayım. Yani bir cumhurbaşkanı her şeye maydanoz olmaz. Kusura bakmasın her şeye maydanoz oluyor. Cumhurbaşkanıysa, bulunduğu koltuk neyi gerektiriyorsa onu yapsın" dedi. Erdoğan'ın hükümeti savunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Oradan kaçtılar mı, kaçmadılar mı? Kaçtılar. Vatan toprağını terk ettiler mi, etmediler mi? Ettiler. Süleyman Şah Türbesi'ni imha ettiler mi? Ettiler. Nereden geçtiler oraya Kobani'den gittiler. Dün gazetelerde fotoğraflar vardı, nasıl gittiklerini hepimiz gözümüzle gördük. Başbakan ayrı telden, Cumhurbaşkanı ayrı telden çalıyor. Kim doğruyu söylüyor? Cumhurbaşkanı ise bulunduğu koltuğun hakkını versin, onun gereğini yapsın" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı muhatap almaktan ve eleştirmekten üzüntü duyduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir Cumhurbaşkanı az konuşur, öz konuşur, hâlâ bunu kavramış değil. İlla her gün konuşacak. Alsın aynayı karşısına, otursun sabahtan akşama kadar konuşsun. Böylece kendi egosunu tatmin etmiş olur. Hükümeti bıraksın, Merkez Bankası karar alıyor, bu ülkenin Başbakanı var, konuşacaksa Başbakan konuşur. Bu ülkenin Merkez Bankası'ndan sorumlu bakanı var, konuşursa o konuşur, sana ne. Sen icra organının başındaki kişi değilsin ki sen Cumhurbaşkanısın, Oturacaksın orada 77 milyon yurttaşı kucaklayacaksın sen." Kılıçdaroğlu, bir esnafın, "başkanlık sistemi ile ilgili sıkıntı duyduklarını" söylemesi üzerine, CHP'nin parlamentoda olduğu sürece bu ülkeye başkanlık sisteminin gelemeyeceğini, demokrasi mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.
Milliyet

Hain Saldırıyı Lanetliyoruz... 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Afganistan'da bir Türk askerinin şehit olduğu, bir askerin de yaralandığı bombalı saldırı için "Bu alçakça saldırıyı yapanları hem lanetliyor hem de cezalandırılmalarını bekliyoruz" dedi. Davutoğlu, dün Ankara'da, İçişleri Bakanlığınca Vilayetler Evi'nde düzenlenen "Valiler Buluşması"na katıldı. Davutoğlu, konuşmasında şunları söyledi: "Hedefin Türkiye ve Türkler olmadığı ifade edildi. Her ne suretle olursa olsun, bu alçakça saldırıyı yapanları hem lanetliyor hem de cezalandırılmalarını bekliyoruz. Türkiye'nin Afganistan'daki ve dost ülkelerdeki barış ve istikrar kurucu, koruyucu rolü şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Coğrafi olarak şu an bize uzak görünebilir ama gönül olarak, irfan olarak, medeniyet birikimi itibarıyla Afganistan Türkiye'ye candan daha yakındır. Bu anlamda bu saldırılar karşısında Türkiye, kararlılığını hiçbir zaman bozmayacak ve Afganistan'ın istikrarı, huzuru için katkı yapmaya devam edecektir. Bu yasayla ilgili olarak normalde farklı düşünen siyasi partilerin, yasayı engellemek için gece gündüz hakaret ve her türlü saldırması gerçekten üzüntü vericidir."
Akşam

DÜNYA 

Türkleri Vurdu 'Kaza' Dedi... 
Taliban'ın Türkiye'nin Kabil Büyükelçisi aynı zamanda NATO'nun Afganistan'daki Kıdemli Sivil Temsilcisi İsmail Aramaz'ın güvenliğinden sorumlu Türk askerlerinin bulunduğu araca düzenlediği intihar saldırısında Piyade Uzman Çavuş Adem Şengül şehit oldu. Büyükelçi İsmail Aramaz'ı almak üzere Afganistan Türk Görev Kuwet Komutanlığı'ndan Türk Büyükelçiliği'ne gelen iki zırhlı araca, bomba yüklü bir araçla intihar saldırısı düzenlendi. Yerel saatle dün 08.00'de (TSİ ile 05.30'da) meydana gelen intihar saldırısının gerçekleştiği yer, Türk, Alman ve İran Büyükelçilikleri'ne ve Afganistan Dışişleri Bakanlığı binasına oldukça yakın bir noktada gerçekleşti. Saldırıyla Türk Büyükelçiliği'ne arka kapıdan giriş yapmak üzere olan araçlardan biri ağır hasar gördü, büyükelçilik lojmanlarının camları kırıldı. Afgan İçişleri Bakanlığı, ilk başta aracın Türk büyükelçiliğine ait olduğunu açıkladı. Ancak Afganistan'da Ocak 2015'ten beri devam eden NATO 'Kararlı Destek Misyonu'nun sözcüsü Brian Tribus aracın koalisyon konvoyuna ait olduğunu söyledi. AFP ajansına konuşan 17 yaşındaki Muhammed Yusuf isimli görgü tanığı, "İntihar bombacısı, sedan bir araç içindeydi. Kendini havaya uçurduktan sonra büyük bir patlama oluştu. Daha sonra her yer duman oldu" dedi. Aracın içindeki Afganistan'da NATO Kıdemli Sivil Temsilcisi Büyükelçi İsmail Aramaz'ın güvenliğinden sorumlu Piyade Uzman Çavuş Adem Şengül şehit oldu, diğer piyade uzman çavuş ise yaralandı. Saldırı esnasında yoldan geçen bir Afgan sivil de hayatını kaybetti. Yaralı Uzman Çavuş Ahmet Basatlı'nın NATO'ya ait bir helikopterle tedavi için Bagram Üssü'ne nakledildi. Çavuşun tedbir amaçlı gözetim altında tutulduğu açıklandı. NATO misyon sözcüsü Tribus, Aramaz'ın saldırı anında konvoyda olmadığını söyledi.
Hürriyet

G. Kıbrıs limanlarını Rusya'ya açıyor... 
Rusya ile Güney Kıbrıs kritik bir anlaşmaya imza koydu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da görüştüğü Kıbrıs Rum lideri Nicos Anastasiadis ile Kıbrıs limanlarının Rus savaş gemilerinin kullanımına açılmasının da içinde yer aldığı 11 anlaşmayı imzaladı. Bu anlaşmanın, Rus askeri gemilerinin Akdeniz'e kolaylıkla inmesi sağlayacağı kaydedildi. Liman anlaşması, Batı ve Rusya arasındaki ilişkilerin Ukrayna krizi sebebiyle son yılların en zayıf seviyesine gerilediği dönemde geldi. Rusya Devlet Başkanı Putin, liman anlaşması sebebiyle kimsenin endişe duymaması gerektiğini ve kimseyi hedef almadıklarını belirtti. Kıbrıs adasının Rum tarafında İngiltere'nin de donanma üsleri bulunuyor. Anastasiadis, Putin'le Kıbrıs'taki bir hava üssünün Rus hava kuvvetlerinin kullanımına açılması konusunu da görüştüklerini ifade etti.
Türkiye

ABD Yüksek Mahkemesi Başörtüsünü Tartışıyor... 
ABD Yüksek Mahkemesi (Supreme Court) başörtüsü nedeniyle işe alınmadığını söyleyen Samantha Elauf'un davasını değerlendirmeye aldı. Oklahama'nın Tulsa kentinde yaşayan Samantha Elauf, 2008 yılında Abercrombie&Fitch mağazasında işe başvurdu. İlk aşamada pozisyon için uygun görüldü. Ancak şirket yetkilileri daha sonra başörtüsünün çalışanlarının imajına uygun olmadığına karar vererek Elauf'u işe almaktan vazgeçti. Elauf bunun üzerine açtığı davayı kazandı. İki tarafın karşılıklı temyize gitmesinin ardından dava ekim ayında Yüksek Mahkeme'ye taşındı. Dokuz yargıç şimdi emsal teşkil edecek bu davada nihai kararı tartışıyor. Abercrombie&Fitch, Samantha Elauf'un başörtüsünün dini sembol olduğunu bilmediklerini, genç kızın bunu belirtmediğini, dolayısıyla dini ayrımcılığın söz konusu olmadığını savunuyor. Şirket, Elauf'un başörtüsünü dini nedenlerden taktığını varsaymanın önyargılı bir yaklaşım olacağını söylüyor. Elauf adına dava açan Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu'nun (EEOC) avukatları ise başörtüsünün dini nedenlerle takıldığının açık olduğunu, bunun belirtilmesine gerek olmadığını savunuyor. Amerikan basınına göre yargıçlar Elauf'un argümanlarına daha yakın duruyor. Yargıç Samuel Alito, istişarelerde bir Sih, Yahudi'nin ya da Katolik rahibenin dini giysileriyle işe başvurması halinde bunun bir Moda tercihi olduğunu varsaymanın mümkün olup olmadığını sorguladı. Şirket avukatları ise bazı dini giysilerin daha büyük sorun teşkil ettiğini kabul etmekle birlikte dini engelleri belirtmenin işe başvuran kişinin sorumluluğu olduğunu tekrar etti. Karar önümüzdeki haftalarda açıklanacak.
Milliyet

Hocalı Katliamı'nın 23. Yılında Anma... 
Azerbaycan'ın Hocalı kasabasında, 23 yıl önce Ermeni askerlerince katledilen 613 kişi için tüm Azerbaycan'da anma etkinlikleri düzenlendi. Bakü'deki Hocalı Anıtı'ndaki törene Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili katıldı. Ermenistan- Azerbaycan savaşında Ermeni ordusu 25 Şubat 1992'den itibaren Hocalı'ya saldırmaya başladı. Ermeniler, bölgede bulunan Sovyet ordusuna bağlı 366. Zırhlı Alayı'nın bütün araçlarını kullanarak şehri iki saat boyunca top ve tank ateşine tuttu. Saldırıdan bir gün sonra ise hafızalardan yıllarca silinmeyecek "Hocalı Katliamı" yapıldı. Hocalı Katliamı'nda 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere, 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulurken, Ermeni güçlerinin rehin aldığı bin 275 kişinin 150'sinden haber alınamadı.
Star

Işıd İçin Operasyon Hazırlığı... 
Irak ordusu, terör örgütü IŞİD'e karşı geniş çaplı operasyonlara hazırlanıyor. Savunma Bakanı Halit el-Ubeydi, hazırlıkları yerinde görmek için Selahaddin iline bağlı Taci bölgesindeki askeri birlikleri ziyaret etti. Bakan Ubeydi, IŞİD'e karşı savaşmak için konuşlandırılan birlikteki komutanlarla toplantı yaparak, operasyon hazırlıkları ve sıkıntılı bölgelerdeki güvenlik durumuna ilişkin bilgi aldı. Irak ordusu ve Şii milislerden oluşan Halk Toplulukları'nın, uzun süredir IŞİD'in elinde bulunan Selahaddin ilini kurtarmak için operasyon hazırlığında olduğu biliniyor. Savunma Bakanı Ubeydi, daha önceki açıklamalarında, kentin ne zaman kurtarılacağına ilişkin tarih vermekten kaçınmıştı.
Akşam

SPOR 

Kartal 1-0'lık yenilginin rövanşında Tolgay'ın muhteşem golüyle maçı önce uzatma sonra penaltılara götürdü. Maç, 2005'teki Devler Ligi finali gibiydi. Turu geçen bu kez Beşiktaş oldu. Avrupa Ligi'nde son 16 turu kura çekimi bugün yapılıyor. Nyon'daki kura saat 14.00'te başlayacak ve Beşiktaş'ın rakibi belli olacak. Son 16 turunda seri başı uygulaması yok. Aynı ülke takımları birbirleriyle de eşleşebiliyor. Maçın 119. dakikasında bir topu üst direkten dönen ama penaltı atışlarında harika bir açılış yapan Demba Ba, turun geçilmesi ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Bu skor şunu gösteriyor. Biz çok iyi takımız, iyi oyuncularımız var, bazen üst düzey oynamıyoruz. Ama üst düzey oynadığımızda ciddi rakiplere karşı üst düzey sonuçlar alıyoruz. Genç takımız, birlikte olgunlaşıyoruz. Daha iyi seviyelere geleceğiz." (Direkten dönen top için) Hayat böyle, Allah böyle istedi. Allah maçın orda bitmesini istemedi, penaltılara gitmesini istedi. Belki penaltılarda daha güçlü bir galibiyet oldu. Gerçekten gurur duyuyorum. Çok ciddi işler başardık. Şubat ayı sonuna geldik ve 40 maç oynadık. Sonuna dek gitmek istiyoruz. Ligde de şampiyon olmak istiyoruz. Hedeflerimiz için her şeyi yapacağız."
Akşam

Galatasaray Liv Hospital Erkek Basketbol Takımı, THY Avrupa Ligi Top 16 turu E Grubu 8. hafta maçında deplasmanda Litvanya'nın Zalgiris Kaunas ekibine 72-59 mağlup olarak zor olan çeyrek final şansını iyice ateşe attı. Maça sakat olan Porto Rikolu yıldızı Arroyo'nun yokluğunda kötü başlayan sarı-kırmızılılar ilk çeyreği 23- 8 geride kapattı. G.Saray ikinci periyotta oyuna denge getirse de evsahibi ekip soyunma odasına 42-24 önde girdi. Üçüncü çeyrekte kendine gelen temsilcimiz, Kerem ve Carter'ın önderliğinde farkı azalttı: 54-43. Final periyoduna daha iyi başlayan sarıkırmızılılar farkı 9'a indirse de oyuna yeniden denge getiren Zalgiris Kaunas farkın daha da erimesine izin vermedi ve mücadeleden 72-59 galip ayrıldı. Sarı-kırmızılılarda 16 sayı kaydeden Sinan Güler maçın en skorer ismi olurken, Kerem Gönlüm 13 sayı-10 ribauntla oynadı. Justin Carter da mücadelede 13 sayı-3 asist üretti.
Türkiye

Trabzonspor 4-0 mağlubiyetle neredeyse tura havlu attığı sahasındaki ilk maçın ardından rövanşta da Napoli'ye direnemedi: 1-0. Karşılaşma karşılıklı top kayıplarıyla başladı. İlk maçtaki skorun avantajıyla fazla yüklenemeyen İtalyan ekibi ilk atağını 10. dakikada geliştirdi. Trabzon'daki maçın yıldızlarından Higuain'in pasıyla ceza sahasının sol tarafında topu kontrol eden Mertens'in sert şutu az farkla auta çıktı. Trabzonspor gole çok yaklaştığı 19. dakikada topu kalesinde gördü. Kornerin ardından yaşanan karambolde Mehmet Ekici boş pozisyonda topu rakip defansa nişanladı. Dönen topla gelişen Napoli atağında Callejon'un şutu kaleci Hakan Arıkan'dan sekti, pozisyonu iyi takip eden De Guzman topu ağlara gönderdi: 1-0. Golden sonra oyunun hakimiyetini tamamen eline geçiren rakibi karşısında Trabzonspor kendi yarı sahasında bile rahat pas yapamazken, ilk golün sahibi De Guzman 32'de karşı karşıya pozisyonda topu dışarı attı. İlk yarının sonunda Erkan Zengin'in kaleciden dönen şutunu tamamlayarak ağlara gönderen Fatih Atik'in golü ofsayt gerekçesiyle sayılmayınca Napoli soyunma odasına 1-0 önde girdi. İkinci yarıda ümidi kalmayan Trabzonspor moral bozukluğuyla daha kötü oynamaya başlasa da, turu cebine koyan Napoli de oyunu rölantiye alınca maçta tempo düşük seyirde devam etti. İlk maçın skorerlerinden Gabbiadini ve Zapata'nın oyuna girmesiyle mücadele yeniden hareketlendi. 70'te şutu direkte patlayan Callejon iki dakika sonra yine kaleyi yokladı bu kez de Hakan Arıkan'ı geçemedi. 80'inci dakikada kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Mehmet Ekici'nin yaklaşık 35 metre mesafeden gönderdiği şut direğin dibinden dışarı çıktı. Kalan dakikalarda her iki ekip de birbirlerini zorlamayınca mücadele 1-0 Napoli'nin üstünlüğüyle sona erdi ve Trabzonspor Avrupa defterini 2. turda kapatmış oldu.
Türkiye

Marsel İlhan, Novak Djokoviç'e diş geçiremedi. Dubai'deki ATP 500 turnuvasında 2 eleme geçip ana tabloya kalan, 1. turda Alman Zverev, 2. turda dünya 13 numarası Lopez'i deviren milli tenisçimiz, çeyrek finalde karşılaştığı Sırp rakibine 49 dakikada 6-1'lik setlerle 2-0 yenildi. 27 yaşındaki Marsel, Türk tenis tarihinin en önemli maçında bir süre belinden tedavi görürken; Dubai'de kazandığı puanlarla dünya klasmanında ilk 80'e girip kariyer rekoru kırmayı garantiledi. Turnuvada Federer, Coriç ve Berdych de yarı finale çıkan diğer raketler...
Star

Aziz Yıldırım futbolculara destek verdi. Önceki gün basın mensuplarıyla konuşan ve ses getiren açıklamalar yapan Fenerbahçe'nin başkanı, idmanda Sarı-Lacivertli oyuncularla bir araya geldi. Yıldırım bu görüşmede futbolculara Akhisar Belediyespor yenilgisini unutmaları gerektiğini belirterek, "Futbolda mağlubiyetler her zaman olabilir. Dünyada yenilmeyen takım yok. O yüzden canınızı hiç sıkmayın. Bu takımı buraya kadar sizler getirdiniz. Bunu unutmayın" dedi. Kanarya'nın patronu şöyle devam etti: "Türkiye'nin en iyi kadrosu sizsiniz. Herkes bir sürü transfer yaparken, biz size inandık. Sezon başında sadece 1 oyuncu aldık, devre arası ise hiç transfer yapmadık. Bu size olan güvenimizden ötürüydü. Geçmişe bir sünger çekin ve önümüzdeki maçlara bakın. Sizden seri galibiyetler bekliyorum. Saha içinde birbirinize destek olun, hataları kapatırsanız, başarı da beraberinde gelecektir."
Star




--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme