1 Mart 2015 Pazar

01.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

İnce Memed Yetim Kaldı
Solunum güçlüğü ve kalp ritim bozukluğu teşhisiyle hastaneye kaldırılan ve yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Yaşar Kemal'in durumu 30 Ocak'ta ağırlaştı. Yapay solunum destek ünitesine bağlanan usta yazar, tüm çabalara rağmen 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Henüz ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi, onu folklor derlemeleri yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri, Adana Halkevi'nin yayını olan "Görüşler Dergisi" nde yayımlandı. 1951'de "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı röportajıyla, Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı kazandı. Öyküleriyle de ilgi çeken sanatçının, 1952'de "Sarı Sıcak" adlı öykü kitabı yayımlandı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve Fransızca, İngilizce ile birçok dile çevrildi. 1955-1984 yıllarında 33 kitabı yayımlandı. 1974'te "Demirciler Çarşısı Cinayeti" adlı yapıtı, Madaralı Roman Ödülü'nü aldı. "Yer Demir Gök Bakır" Fransa'da 1977'de , Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi. 1984'te Légion d'Honneur Nişanı'nı alan Kemal yapıtlarında Toroslar'ı, Çukurova'yı, Çukurova insanının acılarını, ezilişini, kan davasını, ağalık ve toprak sorununu çarpıcı biçimde ortaya koyan eşsiz betimlemeleriyle anlattı. Usta yazar, yarın Teşvikiye Camii'nde düzenlenecek cenaze töreni sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek
Akşam


EKONOMİ

Gram Altın 97, 4388 -97, 5886       
ABD Doları 2, 5047-2, 5077/ 
Euro 2, 8048 -2, 8106/ 
İngiliz Sterlini 3, 8624-3, 8703              

1.2 Trilyon TL
Her şey 15 Ağustos 1984'te PKK'nın Siirt'in Eruh ile Hakkâri'nin Şemdinli ilçelerine baskın usulü saldırmasıyla başladı. Aynı anda karakollara ve askeri lojmanlara bombalı ve silahlı saldırı düzenlenmiş, er Süleyman Aydın şehit olmuş, 3 sivil ve 9 asker yaralanmıştı. İşte bu ilk saldırıdan bugüne terörle mücadele için harcanan para, doğrudan yaklaşık 300 milyon liraya, makro ekonomiye etkisiyle toplam 1.2 trilyon liraya ulaştı. Bu veri, dün PKK'ya yapılan 'silah bırakma çağrısı'nın, Türkiye için siyasi etkileri kadar ekonomik etkilerinin de olacağı anlamına geliyor. Türkiye 2012'ye kadar yani çözüm sürecinin başladığı yıla kadar savunmaya 162 milyar TL harcamıştı. Bu rakamın bugünkü değeri 495 milyar TL'yi buluyor. Terör olmasa savunma harcamaların yüzde 50 daha az olacaktı. Yani Türkiye terör nedeniyle ekstra bir 247.6 milyar TL'lik harcama yapmak zorunda kaldı. Türkiye'nin 1986-2012 arası faiz giderleri ise 1.6 trilyon TL oldu. Terör olmasaydı faizler daha düşük seyredeceğinden yaklaşık 80 milyar TL'lik bir tasarruf olacağı da raporlarda yer alıyor. Aynı dönem itibariyle Türkiye'de terörle mücadele olmasaydı ekonomik büyümenin her yıl 0.50 daha fazla olacağı belirtiliyor. Bu büyüme kaybının toplam tutarı güncel rakamlarla 2 trilyon 345 milyar lira olarak hesaplanıyor. Bu da şu anda 10 bin dolar civarında olan kişi başına milli gelirin 12 bin doları aşmış olacağına işaret ediyor. Türkiye'nin Güneydoğu'sundaki silahlı çatışma ortamı elbette öncelikle bölgenin kalkınmasını olumsuz etkiledi. Sadece turizm gelirleri açısından bakıldığında Türkiye'nin toplam yıllık turizm gelirlerinde yüzde 10'luk kayıp olduğu tahmin ediliyor. Bu oranın parasal değeri 'terörlü yılların toplamı için' 120 milyar TL'yi geçiyor. Türkiye, 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Adana ve Bursa'ya çok yoğun 'Güneydoğu göçü' aldı. Örneğin İstanbul'daki Kürt nüfusun Diyarbakır'dan daha yüksek olduğu söyleniyor. Mezra ve köylerini çoğunu iki ateş arasında kaldığı için can havliyle terk eden ailelerin göç ve sosyal yardım maliyetinin de 78 milyar TL'yi bulduğu belirtiliyor. Bölgede yaşayan halkın yaşam standartının düşüklüğünün yol açtığı sadece 'kaçak elektrik kullanamı' bile 1984-2012 arasında kamuya 46 milyar liralık maliyet yükledi.
Hürriyet

Petrolcülerden Tarihi Fren
Brent petrolün fiyatı geçtiğimiz Haziran ayındaki 115 dolar/ varil seviyelerinden, Ocak ayında 45 dolara kadar düştü. Son dönemde bir toparlanma görülse de, petrol fiyatlarının bugünlerdeki 60 dolar seviyeleri bile birçok yatırım projesini hayata geçirmek için düşük kalıyor. Petrol sektöründeki işten çıkarma ve proje iptalleri de hemen hemen petroldeki düşüş kadar hızlı gerçekleşiyor. Şu ana kadar dünya çapında milyarlarca dolarlık petrol ve petrokimya projeleri ya iptal edildi, ya da askıya alındı. Petrol devleri yatırımlarını yeniden gözden geçirirken, örneğin Shell, önümüzdeki üç yılda yapacağı yatırımları kıstı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamalarına göre, petrol fiyatlarındaki düşüş sonucunda, sektördeki yatırımlar bir yılda 100 milyar dolar azalabilir. 2014'te dünyadaki toplam petrol yatırımları 700 milyar dolar civarındaydı. Ancak petrol şirketlerinin yaptığı açıklamalar öyle gösteriyor ki, yatırımlar bu yıl 590 milyar dolara kadar düşebilir. Yani petrol yatırımlarında bir yılda 110 milyar dolarlık kısıntı gerçekleşebilir. Bu verileri IEA Baş Ekonomisti Fatih Birol paylaştı. Birol, petrol yatırımlarındaki ani düşüşün tarihi olduğunu vurgulayarak, "2009 küresel ekonomik krizde de benzer bir düşüş yaşandı. Ancak bu ondan da büyük" dedi. Kısılan yatırımlardan en çok hangi bölgelerin etkileneceğini sorduğumuzda Birol şunları anlattı: "En büyük düşüş ABD, Kanada, Brezilya ve Rusya'da bekleniyor. Dünyanın ucuz Ortadoğu petrollerine olan bağımlılığı artabilir. Üretim yatırımları azalacağı için, talep canlanırsa fiyatları yeniden yukarıya itebilir. Daha küçük çaplı şirketlerin düşük fiyatlara uzun süre dayanmaları çok zor."
Hürriyet

Vatandaş Dolar Topluyor!
Dolar 2.5273 TL ile tüm zamanların en yükseğini test etti. TL haftalık bazda, en büyük kaybı yaşayan gelişen ülke para birimi oldu. dolardaki bu hızlı yükselişle birlikte artık taksi şoföründen, ev hanımına, esnaftan, emeklisine kadar ve hatta ortaokul öğrencilerinin dahi gözü dolarda. Kurdaki yükselişin süreceğine kanaat getirenler çevrelerinden borçlanarak dolar alıyor. Amaç dolardaki hareketlenmeden istifade etmek ve kısa sürede kâr edebilmek. Çeyiz parasını dolara bağlayanlar, ailelerinin yıllık lira cinsindeki mevduatlarını bozdurup dolara geçenler şimdi hedef ne olur diye doları takip ediyor. Dolar daha önceleri eldeki birikimin korunması için bir enstrüman olarak görülürken şimdi kısa sürede getiri elde etmenin bir aracı olarak değerlendirilmekte. Doların hızlı yükselişi sonrası Merkez Bankası'nın hamlesi merak konusuydu. Beklenti kurdaki çıkışa müdahale edilmesi yönündeydi. Nitekim cuma günü döviz satım ihalesi tutarının günlük belirleneceği açıklandı. Bunun üzerinde dolar kuru 2.51'in altına indi.
Milliyet

Turistler Yeme-İçmeye 6.5 Milyar $ Harcadı
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği'nin (TÜRSAB) hazırladığı 'Gastronomi Turizmi Raporu'na göre 2014 yılında gelen turistlerin tamamından 34.3 milyar dolarlık turizm gelirine ulaşan Türkiye'de yabancılar bunun 6.5 milyar dolarını yeme-içmeye harcadı. Kurumlar ise Türkiye'nin yeme-içmedeki marka lezzetlerini dünya ülkeleri ile tanıştırıp turist başına düşen 157 dolarlık geliri 250 dolarlar seviyesine çekmeye çalışıyor. Alternatif turizm çeşidi olarak giderek önem kazanan gastronomi turizmi için Türk turizmcileri atağa kalktı. Hedef başta Japanya olmak üzere Uzakdoğuluları Antep, Şanlıurfa, Adana, Hatay ve Mardin mutfağı gibi yerel Türk mutfağı ile tanıştırmak. Ekonomik hedef de, yabancı turist başına 157 dolar olan yeme içme harcamasını 250 dolar seviyesine çıkarmak. Dünyada turist sayısı 1 milyar kişiyi aşarken, bu turistlerin yüzde 88.2'si 'Destinasyon tercih etmede yemek çok önemli' diyor. Böyle olunca dünyada seyahatlerini lezzet duraklarına göre yapanların sayısı hızla artıyor. Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini ortaya koymayı hedefleyen TÜRSAB Gastronomi Turizmi Raporu, Türkiye'ye gelen turistin yanı sıra yurt dışına giden Türklerin yeme içme için yaptıkları harcamayı gözler önüne seriyor. Buna göre 2014 yılında Türkiye'ye gelen 41 milyon 415 bin turistin yaptığı toplam harcama 34.3 milyar dolar. Türkiye'ye gelen turistlerin kişi başına harcaması 828 dolar düzeyinde. Turistler 34.3 milyar doların 6 milyar 523 milyon dolarını yeme içmeye harcıyor. Bu da toplam harcamalar içinde yüzde 19'luk pay demek. Yani gelen turistin cebinden çıkan paranın beşte biri yemeğe gidiyor. Bu da turist başına 157.5 dolarlık restoran faturası anlamına geliyor. 2004 yılından 2014 sonuna kadar Türkiye'nin elde ettiği turizm gelirlerinin toplamı 275 milyar 537 milyon dolara ulaştı. Yani 11 yıllık süreçte çeyrek trilyon dolardan fazla turizm gelirine imza atıldı. Bu dönemde gelen turistlerin yeme içmeye harcadığı miktar ise toplamda 58 milyar 845 milyon doları buldu.
Star

3 Dönem Sınırı Getirildi Patronlara Yol Göründü
Ekonomi Bakanlığı'nın "DEİK ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliği, Resmi Gazete'de dün yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikte iki değişiklik iş dünyasında oldukça tartışılacağa benziyor. Çünkü yönetmelik, gönüllük esasıyla başkanlığın yapıldığı DEİK'te başkanların görev süresini 3 dönemle sınırlıyor. Üstelik bu sınır, yönetmeliğin çıktığı tarihten itibaren değil geçmişe dönük işletilecek. "İş Konseyinde en fazla 3 dönem başkan olunacağı hükmüne konu sürelerin hesabında mevcut iş konseyleri başkanlarının önceki dönem başkanlık süreleri de dikkate alınır ve bu hüküm seçimli ilk iş konseyi genel kurullarından itibaren uygulanır" maddesiyle uzun yıllardır iş konseylerinde başkanlık yapan Hüsnü Özyeğin, Zeynep Bodur Okyay, Tuğrul Erkin, Ercüment Aksoy, Zeynel Abidin Erdem, Tuncay Özilhan, Mehmet Habbab, Ersin Takla ve Jefi Kamhi gibi birçok isim tekrar başkanlık yapamayacak. Kulislerde yönetmelikle gelen sınırlama "Büyük tasfiye" olarak nitelendirilirken DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve Ekonomi Bakanlığı'na yakın isimler ise "Evet bir değişim söz konusu ama değerli isimler değerlendirilecek. Önemli isimler başka iş konseylerinde görev alabilir" görüşünün dile getirildiğini ifade ediyor. Yönetmeliğin bir diğer önemli yanı daha var. DEİK iş konseyi başkanları ile yürütme kurulu üyeleri, gerekli görüldüğü takdirde Ekonomi Bakanı tarafından ya da DEİK Yönetim Kurulu teklifi üzerine Ekonomi Bakanlığı onayı ile görevden alınabilecek. Başkan ve yürütme kurulu üyelerinin görevden alınmaları veya diğer bir sebeple başkanlık ya da üyelikte boşalma olması halinde yeni başkan yönetim kurulu teklifi üzerine Ekonomi Bakanlığı onayı ile üyeler ise izleyen seçim tarihine kadar görev yapmak üzere yedek üyeler arasından yürütme kurulu üyeleri tarafından görevlendirilecek. Bu arada DEİK Genel Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve Türkiye Müteahhitler Birliği'nden (TMB) 5 asilin yanı sıra 5 yedek üye seçebilecek. İcra Kurulu, yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından seçtiği 12 üye ile icra kurulu başkanından oluşacak. Öte yandan iş konseyleri, mümkün olduğunca faaliyet bütünlüğünü ve maliyetlerde tasarrufu sağlamak ve koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla yönetim kurulunca belirlenecek bölgesel veya sektörel gruplar çerçevesinde ya da özel amaçları gerçekleştirmek üzere örgütlenecek.
Vatan

Geç Olsun Ama Temiz Olsun!
ABD Merkez Bankası (Fed) New York Şubesi Başkanı William Dudley, New York şehrinde düzenlenen konferansta faiz artışının zamanlamasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Dudley, Fed'in daha geç faiz artırarak, daha sert şekilde sıkılaşması gerektiğini savunan bir akademik makaleyi yorumladı. Fed'in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) Başkan Yardımcısı da olan Dudley, Fed'in 2008'den bu yana sıfıra yakın seviyede tuttuğu politika faizini yükseltme sürecinde, dikkatli ve sabırlı olması gerektiğini ifade ederken, "Politika faizini biraz erken yükseltmenin risklerinin, biraz geç yükseltmenin risklerinden daha fazla olduğuna inanıyorum" görüşünü paylaştı. FOMC'de kalıcı oy hakkına sahip olan Dudley, ayrıca faiz artış hızının ABD devlet tahvili getirileri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğini dile getirdi. Dudley, son 6 yılın en düşük seviyelerine kadar gerileyen ABD devlet tahvili getirilerinin faiz artışını takiben de düşük seyretmesi halinde artışın daha hızlı yapılması yorumunda bulundu. Fed'in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasalar Komitesi'nin bir sonraki toplantısı, 17-18 Mart tarihlerinde yapılacak. Yellen, söz konusu toplantının ardından basın konferansı düzenleyerek, alınan kararları değerlendirecek.
Vatan

DÜNYA

Kilit Kasaba Ypg'de
Suriyeli Kürtlerin örgütlendiği Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) silahlı kanadı YPG, Suriye'nin kuzeydoğusundaki stratejik Tel Hemis kasabasını terör örgütü Irak-Şam İslam Devleti'nden (IŞİD) önceki gün geri aldı. Amerikan haber ajansı AP, IŞİD'in Kobani'den sonra ikinci büyük yenilgisini aldığını bildirdi. Haseki vilayetine bağlı olan Tel Hemis, IŞİD'in Irak ile Suriye topraklarını birbirine bağladığı için stratejik olarak niteleniyordu. AP'ye konuşan YPG komutanlarından Redur Khalil, "Şimdi kasabada patlayıcılar ve geride kalan teröristler için arama tarama faaliyeti gerçekleştiriyoruz" dedi. Bu kasabanın IŞİD açısından Irak'taki Sincar kasabası ile Musul kentindeki operasyonları için hazırlık alanı teşkil ettiğini söyleyen Khalil, örgütü Tel Hemis'ten atarak Irak'tan gelen ikmal hattını kestiklerini söyledi. Khalil, Tel Hemis için yapılan çatışmalarda 200'den fazla IŞİD üyesi ile aralarında bir Avustralyalı'nın da olduğu en az 8 YPG'linin öldüğünü de ekledi.
Hürriyet

Işid İle Mücadelede Türkiye Önemli Ortak
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Türkiye'nin, IŞİD ile mücadelede önemli bir ortak olmayı sürdürdüğünü söyledi. Günlük basın brifinginde konuşan Psaki, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper'ın 'IŞİD ile mücadele Türkiye'nin önceliği değil' yönündeki açıklamalarına cevap verdi. Psaki, "Türkiye, IŞİD'e karşı koalisyonumuzun sadece askerî olarak değil her boyutunda adımlar attı. Türkiye, ayrıca yabancı savaşçıların ve örgütün finansman kaynaklarının üzerine gidilmesi ile örgütün gayrimeşru kılınmasında sıkı tedbirler alıyor" dedi. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelerle koordinasyon halinde olduklarını vurgulayan Psaki, en başından beri küresel toplumun IŞİD ile mücadelede daha fazla yapabileceğinin şeylerin bulunduğunu söylediklerini kaydetti. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter'ın Ortadoğu gezisinde Türkiye'ye uğramadığı, Dışişleri Bakanı John Kerry'nin de önümüzdeki günlerdeki Avrupa ve Ortadoğu ziyaretlerinin Türkiye'yi kapsamadığı ifade edilerek Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin hâlâ normal olup olmadığı sorusuna ise Jen Psaki, "General Allen ve Büyükelçi McGurk Türkiye'deydi. Kaç defa orada olduklarından bile emin değilim. Bakan Kerry de düzenli olarak Türk mevkidaşıyla görüşüyor. Her seyahatte, tüm ülkeleri ziyaret etmediğimizin farkındasınızdır. Aksi halde ABD'ye asla geri dönemeyiz" diye cevap verdi.
Türkiye

Mısır'da Hamas Terörist, İhvan Hapse Mahkum
Mısır'da Gazze Şeridi'ni yöneten Filistin hareketi Hamas, 'terör örgütü' ilan edildi. Devrik Müslüman Kardeşler iktidarıyla yakın bağlar içerisindeki Hamas'a yönelik karar Kahire Yönetimi'nin İslamcılara yönelik tutumunu sertleştirdiğinin önemli bir göstergesi. Kahire Acil İşler Mahkemesi'nde Hakim Muhammed el Sayid, Hamas'ı Sina yarımadasında 'güvenlik güçleri ve sivilleri hedef almakla' suçladı. Kararda "Hamas'ın sabotaj ve suikastler düzenlediğine dair hiçbir kuşku yoktur" ifadesi yer aldı. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, "Denklem tersine döndü. Saldırgan İsrail, Mısır'a dost oldu. Filistin halkının temel unsuru Hamas terörist oldu" dedi. Devrik cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de mensubu olduğu Müslüman Kardeşler'in liderlerinden Muhammed Bedi'ye müebbet hapis cezası verildi. Bedi ile beraber yargılanan üç kişiye idam cezası verildi. Muhammed el Baltacı dahil 14 kişi ise ömür boyu hapis cezası aldı.
Milliyet

Müslüman Karşıtları Roma'yı Karıştırdı
Avrupa'da aşırı sağın ve İslam karşıtlığı ile göçmen düşmanlığının geldiği boyut Cuma ve Cumartesi günü Roma sokaklarından ekranlara yansıyan görüntülerle farklı bir boyuta ulaştı. İtalya'da göçmen karşıtı tutumuyla bilinen ve özellikle de Müslüman ülkelerden gelen göçün engellenmesi için faaliyet yürüten Kuzey Ligi Cumartesi günü Roma'da gövde gösterisi yaptı. Gösteri öncesi Roma sokakları Kuzey Ligi'nin aşırı sağcı politikalarını protesto eden grupların eylemlerine sahne olurken, polisin geniş güvenlik önlemler aldığı görüldü. Cuma gecesi çıkan olaylarda dört kişi yaralandı. Piazza Popolo'nun ara sokakları eylem öncesi polisle göstericiler arasında çatışmalara sahne oldu. Polis, mitingin başlamasından saatler önce geniş güvenlik önlemleri alırken, ara sokaklarda polis panzerleriyle güvenlik önlemleri aldı ve birçok sokağı yaya ve araç trafiğine kapattı. "AB'ye, göçe hayır" pankartlarıyla mitingin yapılacağı Piazza Popolo'ya giren Kuzey Ligi yanlısı gruplar, Kuzey Afrika ülkelerinden gelen göçmen teknelerinin resmedildiği afişler taşıdılar. Miting öncesi Cuma günü Roma sokaklarını savaş alanına çeviren çatışmalarda dört kişi yaralandı. Göstericiler Akdeniz'i teknelerle geçmeye çalışan göçmenleri sembolize eden plastik araçlar taşıdılar. Polise çeşitli cisimler atan göstericilere karşı polis cop kullandı. Kuzey Ligi karşıtı grupların eylemlerin yanı sıra bir kiliseyi işgal ettikleri haber verildi.
Star

Mısır Hamas'ı Terör Örgütü İlan Etti
Mısır'da Abidin bölgesindeki Kahire Acil İşler Mahkemesi, Hamas Hareketi'nin "terör örgütü" olduğuna karar verdi. Mahkemenin başka bir dairesi ise 26 Ocak'ta Hamas'ın "terör örgütü" olarak kabul edilmesi talebiyle açılan benzer bir davada takipsizlik kararı vermişti. Mısır'da Semir Sabri ve Eşref Said isimli avukatlar, Hamas'ın "terör örgütleri listesine alınması" talebiyle dava açmıştı. Kahire Acil İşler Mahkemesi, 4 Mart 2014'te de "Hamas'ın Mısır'daki faaliyetlerinin yasaklanmasına ve ülkede bulunan merkezlerinin kapatılmasına" karar vermişti. Aynı mahkeme geçen ay da Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nı terör örgütü ilan etmişti. Hamas'a batının yaklaşımı ise iyileşerek, Avrupa Adalet Divanı, geçen yıl Hamas'ı terör listesinden çıkarmıştı. Ancak Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları ise kararın temyize götürülmesi üzerinde uzlaşmıştı.
Vatan

Kremlin'ın Önünde Muhalif Lidere Kursun Işid Mi Putin Mi?
Rusya Kremlin Sarayı'nın neredeyse önünde işlenen suikastla sarsıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "sözünü sakınmayan" muhalifi Boris Nemtsov gece Kremlin Sarayı'nın yakınında kız arkadaşıyla yürürken, bir arabadan açılan 4 el ateş sonucu yaşamını yitirdi. Rusya'yı ayağa kaldıran cinayette gözler Putin'e çevrildi. Muhalefet cephesi, dahli olmasa bile suikattan Putin'in ve onun zorba politikalarının sorumlu olduğunu öne sürdü. Ünlü Putin muhalifi santranç şampiyonu Kasparov, Twitter'dan Putin'in zanlı olduğunu yazdı. Nemtaov suikasttean birkaç saat önce bir radyo kanalına konuşarak Putin için "deli ve saldırgan politikalar yürüten biri" ifadelerini kullandı. Muhalif lider birkaç hafta önce de Putin yönetimi tarafından öldürülmekten korktuğunu söylemişti. Nemtsov'un Moskova'da yapılacak Ukrayna'daki savaş karşıtı gösteri öncesi öldürülmesi de dikkat çekti. Rus Soruşturma Komisyonu ise IŞİD dahil birçok ihtimal üzerinde duruyor. Rusya Soruşturma Komitesi Sözcüsü Vladimir Markin, "radikal İslami" terör ihtimalinin de göz önünde bulundurulduğunu açıkladı. Markin, "Çünkü Charlie Hebdo'da karikatürlerin yayınlanmasına destek veren Rus siyasetçilerden biriydi. Nemtsov'un IŞİD'den tehdit aldığını biliyoruz" dedi. Cinayetle ilgili Rusya'daki Neo-Nazi çeteler de şüpheli konumunda. Yetkililer "Olay yerindeki boş kovanlar farklı silah fabrikaları tarafından üretilmiş. Büyük olasılıkla 9 mm Makarov tabanca kullanılmış. Mermilerin farklı üreticiden olması katillerin organize suç çeteleri gibi sağlıklı mühimmat tedarik kanalı bulunmadığını gösteriyor. Benzer durum daha önceki Neo-Nazi cinayetlerinde de görülmüştü" dedi.
Akşam

POLİTİKA

Kongreyi Topla Silahları Bırak
Çözüm Süreci'ne ilişkin çalışmalar sürerken, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP Heyeti ile Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in katıldığı görüşme saat 11.00'de başladı. Toplantıda İçişleri Bakanı Efkan Ala da yer aldı. Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantı yaklaşık yarım saat sürdü. Önder, Abdullah Öcalan'ın, silahlı mücadeleyi bırakma konusunda bir karar vermek üzere PKK'yı bahar aylarında olağanüstü toplanmaya davet ettiğini açıkladı. Akdoğan da "Silahların bırakılmasına yönelik çalışmaların hız kazanması, tam anlamıyla bir eylemsizliğin hayata geçmesi ve demokratik siyasetin bir yöntem olarak öne çıkartılması konusundaki açıklamayı önemli görüyoruz" dedi. İlk açıklamayı yapan Önder, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana süre gelen demokratikleşme sorunları ve son 30 yılda 40 binden fazla insanımızın yaşamına mal olan Kürt meselesinin çözümü için yürütülen Çözüm Süreci çalışmalarında tarihi bir karar sürecinin eşiğinde bulunmaktayız" dedi. Önder, muhtevası gereği çok hareketli ve dinamik bölgesel koşullar göz önüne alınarak, sürece de dinamik bir yaklaşım gerektiğini ifade ederek, şöyle dedi: "Bütün bu belirlemelerin ışığında zaman zaman aksamalar ve kırılmalarla yürütülen diyalog süreci, resmi, ciddi ve sorumlu bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Süreçte gelinen aşamaya ilişkin Öcalan'ın temel belirlemesi şudur; Bu 30 yıllık çatışma sürecini kalıcı barışa götürürken demokratik bir çözüme ulaşmak temel hedefimizdir. Asgari müştereğin sağlandığı ilkelerde silahlı mücadeleyi bırakma temelinde, stratejik tarihi kararı vermek için PKK'yi bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet ediyorum. Bu davet silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanıdır." Önder, "Tüm bu hususlarda beklenen tarihi gelişmelerin hayata geçebilmesi için tahkim edilmiş bir çatışmasızlığın elzem olduğuna şüphe yoktur. Barışa her zamankinden çok daha yakın olduğumuzu bilerek, emek veren ve verecek olan bütün demokrasi güçlerini selamlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun" dedi. Yalçın Akdoğan da görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Çözüm Süreci'nde önemli bir aşamaya geldiklerini belirterek, HDP heyetinin önceki gün İmralı'ya giderek, bir görüşme gerçekleştirdiğini aktardı. Başbakan Davutoğlu'nun başkanlığında Çözüm Süreci Kurulu'nda gelinen aşamayı kapsamlı olarak ele aldıklarını ifade eden Akdoğan şunları söyledi: "Demokrasimizin daha ileri noktalara ulaşması için bütün toplum kesimlerinin, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının el birliğiyle gayret göstermesi gerektiği de açıktır. Silahların devre dışı kalması, demokratik gelişime hız katacaktır. Bir kısım konu başlıkları uzun yıllardır konuşuluyor, tartışılıyor. Bundan sonra da özgüven içinde, tartışmaktan, konuşmaktan geri durmamamız gerekiyor. Temel hak ve özgürlükleri daha da geliştirmek, hakça ve kardeşçe bir ortam hazırlamak ancak bütünlüğe katkı sağlar. Vatandaşlarımızın aidiyet duygusunu daha da geliştirir."
Hürriyet

Başkanlık 28 Şubat Olmasın Diye
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Bir daha kimse 27 Mayıs'lara, 12 Eylül'lere, 28 Şubat'lara, 17-25 Aralık'lara teşebbüs edemesin diye yeni Türkiye, yeni anayasa ve başkanlık sistemi diyoruz" dedi. İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde, Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği (AKDER) tarafından düzenlenen '28 Şubat'lar Bin Yıl Sürmez' başlıklı toplantıya katılan Erdoğan, önceki gün vefatının 4'üncü yıldönümü olan eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'a rahmet dileyerek başladığı konuşmasında özetle şunları söyledi: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma çağrısıyla ilgili "Silahların bırakılması çağrısı, bizler için çok çok önemli bir beklentiydi. Bu demokratik açılım süreciyle başlayan bir çağrıdır. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'yle başlayan bir çağrıdır. Şimdi de Çözüm Süreci'yle devam eden ve noktalayalım diye hasretle beklediğimiz bir çağrıdır" dedi. Suudi Arabistan'a hareketi öncesi Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, şunları söyledi: "Ben teşekkür ediyorum. Silahların bırakılması çağrısı bizler için çok çok önemli bir beklentiydi. Çağrılar güzeldir, bu uygulama seçim öncesinde araziye ne kadar yansıyacak. Bundan önce mart seçimlerinde maalesef yansımadı, cumhurbaşkanlığı seçiminde yansımadı. Temennim odur ki yapılan açıklamaların arkasında durulur. Burada silahın bırakması gereken bölücü terör örgütünün mensuplarıdır. Güvenlik güçlerimizin silahı bırakması bekleniyorsa bu ham hayaldir. 2 Maymun Oynanıyor Burada ikili görüntü söz konusu. Yalçın Bey (Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan) ile açıklama yapanların açıklamaları farklı. Eş Başkan'ın (HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş) yaptığı açıklama farklı. Burada iki maymun oynanıyor. Bunların oturmuş bir ilkesi yok. İlkeli bir tavır içerisinde olsalar, Akdoğan'ın yanına gelen kişinin yaptığı açıklamalarıyla Eş Başkan'ın açıklamaları aynı olurdu. Kendilerini check etmeleri gerekir. Başbakan Yardımcısı'nın yaptığı açıklama ortadadır. Her şey eninde sonunda uygulamaya dayalıdır."
Hürriyet

'Akp, Pkk Ve Hdp Anlaştı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kızılcahamam kampında hükümet ve HDP'den gelen "silah bırakma" açıklamasına AKP, PKK ve HDP'nin Türkiye'yi bölecek çözüm sürecinde anlaştığını değerlendirmesini yaparken uygulama konusunda ise "inandırıcı olmaktan uzak" değerlendirmesi yaptı. Bahçeli, kampta il başkanlarına yaptığı konuşmada ise seçim öncesinde provokatif olaylar yaşandığını belirtirken, parti teşkilatını kesin ifadelerle uyardı ve "Türk-Kürt çatışmasının tarafı olmayacaksınız, olanla yolları ayırırım" dedi. Bahçeli, parti teşkilatlarına 7 Haziran'daki oy oranına ilişkin çıtayı koyarak, "yüzde 30'a çıkaracaksınız" talimatını verdi. MHP il başkanları ile parti yöneticilerini Kızılcahamam'da toplayan Bahçeli, 7 Haziran seçimleri önceinde MHP'nin yanlış yapması ve MHP'yi olayların içine çekmek için provokatif olayların yaşandığını belirtirken, partililerden uyanık olmalarını istedi. "Provokasyonlara gelmeyin" diyerek kesin talimatla teşkilatları uyaran Bahçeli "Hiçbiriniz Türk-Kürt çatışmasına yol açacak olayların içine girmeyin. Türkiye'de 4, 5 milyon Türk ve Kürtler evlilik yoluyla akrabalık ilişkisi içinde. Birini diğerinden nasıl ayıracaksınız. Provokasyona gelip olaylara karışmayın, tarafı olmayın. Olan olursa da MHP ile yollarını ayırırız. Sağduyulu hareket edin" dedi.
Milliyet

Süreç Yeni Bir Zemine Oturdu
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet ile HDP heyetinin görüşmesinin ardından PKK'ya yapılan "Silahları bırakmak için toplanın" çağrısına ilişkin sürecin tahriklerden kumpaslardan geçtiğini ancak dünkü açıklamayla yeni bir zemine oturduğunu söyledi. Davutoğlu, Ankara İl Gençlik Kolları 4. Olağan Kongresi'nde özetle şunları söyledi: 28 Şubat eski Türkiye'nin sembolüydü. Bugün yeni Türkiye'nin sembolüne ilişkin 3 önemli gelişmeyi paylaşacağım. Bunlardan biri çözüm süreci. 28 Şubat döneminde, vatan evlatları arasında ayrım yapan zihniyet, sadece başörtülü-başı açık ayrımına gitmedi, lehçesi, kültürü, örfü dolayısıyla ayrıma uğrayanlar oldu. Artık gençler dağlarda ya da sokaklarda karşı karşıya gelmeyecek. 2005'te Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır'daki konuşmasıyla başlayan Çözüm Süreci, türlü badirelerden, tahriklerden, kumpaslardan geçerek bugünkü açıklamayla yeni bir zemine oturmuştur. Artık bu ülkede, Türk, Kürt, Sünni, Alevi gibi ayrımlar hiçbir şekilde bu milletin fertleri arasında nifak tohumu olacak şekilde kullanılamayacaktır. Türkiye'de şiddetin, silahın dili sona erecek, demokratik siyasetin önü açılacaktır. 28 Şubat, milletin evlatlarının izzetinin, onurunun çiğnendiği bir dönem oldu. Şimdi yeni bir 28 Şubat'ta Ankara'dan sesleniyoruz. Bu milletin, bugün ilan ettiği 28 Şubat zihniyeti, milli iradeye dayanan zihniyet, hiçbir zaman durdurulamayacak, söndürülemeyecek inşallah. 12 Eylül 1980'de Türkiye'ye bir devrim, bir darbe anayasası dikte ettirilmişti. 12 Eylül 2010'da biz o darbe anayasasını değiştirdik. Şimdi de 28 Şubat'ta, 28 Şubat 1997'deki o dışlayıcı darbe kültürünün yerini bütün vatandaşları kucaklayan çözüm süreci almış bulunmaktadır. Bugün, 28 Şubat'ta Türk, Kürt, Sünni, Alevi, herkesin kardeşliği için yeni ümit, yeni bir ışık doğdu. Bundan sonra ortak bir aidiyet bilinciyle, demokratik siyaset anlayışıyla, ortak bir gelecek için el ele yürüyeceğiz. Tarihte Türk, Kürt ve Arap gençlerin aynı ideal için yürüdüler. Anadolu evlatları bir arada yürüyecek ve 'Hep birlikte Türkiye' diyecek. Hiçbir annenin yüreğine evlat acısı düşmeyecek, hiçbir Anadolu evladının şu veya bu gerekçeyle dağa çıkarılmayacak, şiddet ve nefret dili üzerinden birbirlerine düşman edilmeyecek.
Milliyet

Chp'den Silah Bırakmaya Destek Geldi 'Huzur Getirecek'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dünyanın hiçbir yerinde silahların gölgesinde bir barıştan söz edemezsiniz. Silah bırakma, bu topraklara huzur getirecek bir adımdır" dedi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya platformu Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın silah bırakılması için PKK'ya yaptığı olağanüstü kongre toplanma kararına ilişkin olarak, "Dünyanın hiçbir yerinde silahların gölgesinde bir barıştan söz edemezsiniz. Silah bırakma, bu topraklara huzur getirecek bir adımdır" diye konuştu. Öcalan'ın açıklamasına CHP'nin önde gelen isimlerinden destek geldi. CHP Grup Başkanvekillerinden Levent Gök, PKK'ya silah bırakma çağrısına ilişkin, "Eğer silahlar bırakılacaksa, bunu faydalı bulur memnuniyet duyarız" derken, Engin Altay, "Silah bırakma çağrısı keşke daha önce olsaydı. Silahların gölgesinde barış olmaz. Barışın birinci koşulu PKK'nın silah bırakmasıdır. Ne olacaksa TBMM çatısı altında ve iradesinde olmalıdır çözümün adresi TBMM'dir. Bu talepler oturulup konuşulur elbette Türkiye'de Kürt sorunu vardır ve çözülmelidir. 30 yıldır akan kan durmalıdır" dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da PKK'ya silah bırakma çağrısı ile ilgili, "Biz her türlü silahın bırakılması, buna yönelik her türlü girişimin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
Vatan

SPOR

Türkiye Basketbol Ligi'nde 20. hafta mücadelesinde Beşiktaş Integral Forex, sahasında Tofaş'a 72-65 yenildi, art arda 7. mağlubiyetini alırken, toplamda da 10. kez salonu üzgün terketti. Sezona iyi başlayan ve uzun süre ilk 4 sıranın içinde yer alan, ancak yaşanan art arda sakatlıklar nedeniyle temposunu kaybedip seri yenilgiler alan Beşiktaş, Tofaş karşısında da Engin ve Lofton'dan yoksun oynadı. Görevden ayrılan Ahmet Kandemir'in yerine yardımcı antrenör Faruk Beşok'un yönettiği, yeni coach Dettmann'ın ise takımı tribünden izlediği karşılaşmanın ilk çeyreğini Bursa ekibi 20-12 geride bitirdi. 30-21'de 9 sayılık farkı da yakalayan Tofaş, rakibinin top kayıplarını da iyi değerlendirdi ve soyunma odasına da 39-27 üstün gitti. Beşiktaş, ikinci yarının başında savunma ile etkili olup arayı kapatmaya başlasa da 49-44 ile 3. çeyreği önde bitiren Tofaş, rakibini son periyottaki savunma çabasına karşı zorlandı, farkın 2 sayıya kadar (47-49) inmesine engel olamadı. Ancak Wood ile kritik basketler bulan Tofaş, son anlara girilirken yeniden rahatladı, bitime 2 dakika kala Erol Can'dan gelen kritik üçlükle rakibin direncini kırıp, zorlu deplasmandan galibiyetle ayrıldı. Bursa ekibi, 20. haftayı 7. galibiyetini alarak tamamladı ve alt sıralardan uzaklaşmak adına önemli bir sonuca imza attı.
Milliyet

F.Bahçe, Konya deplasmanında 2 puan bıraktı: 1-1. 4'te Selçuk'un çektiği şut yandan auta çıktı. 8'de sağdan Ömer Ali'nin ortasında top kaleciden sekti, Mahlangu önüne düşen topu filelere gönderdi: 1-0. 24'te Djalma sağ çaprazdan vurdu, Kadlec'ten seken top kornere çıktı. 29'da Kuyt çevirdi, Emenike 2 metreden topa iyi vuramadı. 33'te Selçuk'un şutu kalecide kaldı. 45'te Meireles'in korner atışından gelen topa Kadlec kafayı vurdu, az farkla aut. 45+2'de Gökhan sağ çaprazdan topa gelişine vurdu, yine aut. Torje 50'de yaklaşık 35 metreden şutunu çekti. Kaleci Mert iyi yer tuttu. 52'de Egemen'in uzaklaştırmak istediği top, Mahlangu'nun önüne düştü. Onun sert şutunda kaleci Mert gole izin vermedi. 55'te Gökhan Gönül ortaladı, Kuyt'ın kafa vuruşunda isabet yoktu. 60'ta Mahlangu çaprazdan vurdu, top kalecide kaldı. 67'de Emre'nin kornerinde Egemen kafayı çaktı ve skoru eşitledi: 1-1. 78'de Emenike yakın mesafeden kafayı çok kötü vurdu. 79'da Gökhan nefis kesti, Dirk Kuyt kafayı vurdu, ama kaleci Kaya topu kontrol etti.
Star

Kayseri Erciyes engelini kolay aşan Galatasaray'ın G.Antep'i Taffarel'le yendiği maçtan sonra 90, Hamza Hamzaoğlu'nun göreve gelmesinden sonra 84 gündür Süper Lig'de bileği bükülmüyor. Aslan, dümene geçmesinden sonra 11 maçta 9 galibiyet, 2 de beraberlik alarak 29 puan topladığı Hamzaoğlu ile ilk 11 haftalar baz alındığında Sarı-Kırmızılı takımın daha önce Eric Gerets'in elinde olan en iyi başlangıç rekorunu kırdı. Takımın başına geçtiğinde Galatasaray'ı ayağa kaldıracağının sözünü veren 45 yaşındaki teknik adam, ligde geçen hafta Fenerbahçe'nin Akhisar Belediye'ye yenilmesiyle liderliğe yükselirken, Türkiye Kupası'nda da çeyrek finale kadar yükseldi. Erciyes karşısında alınan galibiyetle de gelecek hafta Kadıköy'de oynanacak derbiye lider olarak çıkmayı garantileyen Hamza Hamzaoğlu'nun, yeni hedefi de Fener zaferi olarak belirlediği ortaya çıktı. Ligde Galatasaray'ın başında çıktığı 11 maçta hiç yenilmeyip, 2.63 puan ortalaması yakalayan Hamzaoğlu, her ne kadar "Önümüzde kupa maçı var" dese de şimdiden 15 sezondur kazanamadıkları Kadıköy'deki kötü seriyi bitirmenin planlarını yapıyor. 15 yıl sonra Fener'i deplasmanda yenen hoca olmak isteyen başarılı teknik adam, "Kadıköy'de aslanlar gibi oynayacağız" diyerek rakiplerine göz dağı vermeyi de ihmal etmedi.
Star

Prandelli sonrasında 11 lig maçında 9 galibiyet, 2 beraberlikle 29 puan kazanıp, G.Saray tarihinde başlangıç rekoru kıran Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, Erciyes maçı sonrası takıma teşekkür ederken, hedef çizdi. 90 dakikada oynanan oyun ve gösterilen mücadeleden dolayı tebrik etti. Hamzaoğlu, takıma, "Özellikle hücumda neyi planladıysak yaptınız. 3 gol de bunun göstergesi. Hızlı hücum, hızlı geri dönüş ve mücadele. Sizden bütün beklediğimi yaptınız. Aynısını Kadıköy'de de bekliyorum" diye seslendi. Ardından Hamzaoğlu, "Şimdi gidin, 2 gün güzelce dinlenin. Stresinizi atın. Pazartesi öğleden sonra buluşup Manisa maçına hazırlanacağız. Sonra da F.Bahçe derbisine. Kupa maçını aklınızdan çıkarmayın, yabana atmayın. Bu sezonki hedefimiz çifte kupa. F.Bahçe derbisi de bu yolda en önemli maçımız. Ve bu zorlu deplasmana puan farkıyla gidiyoruz. Bu, rakibimize karşı psikolojik üstünlüğün kralı. Bundan daha avantajlı gidemezdik. Bu nedenle bu fırsatı kaçırmayalım, avantajı tepmeyelim" dedi. Genç teknik adam, "Kime forma versem çok formda. Bu beni sevindiriyor. Hak eden hak ettiği formayı giyiyor. İnancınız beni mutlu etti. Önümüzdeki maçları tek tek düşünelim. Şu anki liderliğin hiç anlamı yok. Önemli olan mayısta 4. yıldızı takmak. Bu nedenle bu periyoda maç maç bakalım. Her hafta rakip kimse onu düşünün" ifadelerini kullandı. Hamza Hoca, "Gol yemeyelim, her maç fırsat veriyorum. Bu konuda gereken defansif fedakârlıklarımızı artırmamız gerekiyor" şeklinde de son uyarısını yaptı.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme