5 Mart 2015 Perşembe

05.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Yapışık Sis Kazası
Türk Hava Yolları'nın TK 726 sefer sayılı İstanbul- Katmandu seferini yapan, kaptan pilotlar Levent Bilir ve Ayhan Günbatan yönetimindeki Airbus A330-300 tipi "Göbeklitepe" adlı uçak, önceki akşam 20.46'da İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan havalandı. 1'i bebek 224 yolcu taşıyan uçak, dün yerel saatle 06.44'te Güney Asya ülkesi Nepal'in başkenti Katmandu'daki Tribhuwan Havalimanı'na inişe geçti. Kaptan pilot Levent Bilir, pisti kaplayan yoğun sis nedeniyle ilk iniş denemesinden vazgeçti. Havada 15 dakika tur attı ve ikinci denemede piste teker koydu. Uçak, bir anda yan taraftaki toprak araziye çıktı. Burnu üzerine çimlere saplanan uçakta büyük hasar oluştu. 11 kişilik kabin ekibinin yardımıyla yolcular kısa sürede şişme kaydıraklardan tahliye edildi. Yolculardan biri tahliye sırasında dengesini kaybedip düşerek yaralandı. Nepal'in tek uluslararası havalimanında kazadan sonra kapandı. Nepal'de A330 tipi uçağı saplandığı yerden çıkaracak ekipman olmadığı için Hindistan yardım yollayacak. Bugün öğleden sonraya kadar kapalı kalması beklenen Nepal'in tek uluslararası havalimanında onlarca uçuş iptal edildi. Sivil Havacılık Genel Müdürü Bilal Ekşi "Hava koşulları tetiklemiş olabilir. Oradaki sisin yere yapışık olduğu söyleniyor, bu sis görüş açısını engellemiş olabilir" dedi.
Hürriyet

Vatandaşın Chp'den Umudu Yok
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Portekiz'deki temaslarının ardından ABD'ye geçti. New York'a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, CHP liderliğine oynadığını ve vatandaşların CHP'den umudu kalmadığını söyledi. CHP'nin paralelin nihai hedefi olduğunu ifade eden Davutoğlu açıklamalarında şunları söyledi: "Çözüm sürecinden her parti kazanır. Seçim yatırımı düşünsek başka alanlarda yapardık. Kılıçdaroğlu vahim hata yapıyor. Kılıçdaroğlu sandığa değil, sokağa çağırıyor. Kılıçdaroğlu yüzde 35 oy oranı hedefliyorum demiş. Türk siyasi hayatında böyle zillet görmedim. CHP'nin 11 ilde aday adayı yok. Üç büyük ilde (Erzurum, Van, Mardin)'de ise sadece birer kişi aday adaylığına başvurdu. Çünkü vatandaşların CHP'den umudu yok. CHP halkın gündeminden çok uzak. Baasçı bir zihniyetleri var. Bakınız sadece iki parti gitti Esad'a CHP ve Vatan Partisi. Belki de Perinçek CHP liderliğine oynuyor. O zaman tam taşlar yerine oturur Baasçılar CHP'ye el koymuş olur." Bu çatışma ortamı ekonomik sektör oluşturuyor, bunun değişme ihtimali pek çok çevreyi rahatsız ediyor. Yabancı istihbarat ve bazı dış odaklar da rahatsız oluyor bir barış ortamının başlamasından. Elinde silah olanlar "barış olursa ben ne yapacağım" diyor. Bundan başka Kürt ve Türk ulusalcılar rahatsız oluyor. Bu durumun düzelmesi bu Baasçılaarın elindeki argümanları aldı. Ordumuza bir ay önce Süleyman Şah operasyonuyla ilgili yazılı talimatı verdik. Plan aynen çalıştı. Ve herkese şu mesaj verildi. Türkiye isterse Suriye'de 40 km içeriye anında girer. Eğer tek bir saldırı olsaydı. O bölgeyi sınırdan Süleyman Şah karakoluna kadar askeri kontrol alanı yapacaktık. O bölgenin tamamı kontrolümüz altına alınacaktı, bu bizim B planımızdı. Eğer Suriye rejimi o esnada bizi tehdit etse ve bir tek kurşun sıksaydı Suriye rejimi hedefimiz olurdu.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 99, 1395-99, 4696                 
ABD Doları 2, 5611-2, 5677/ 
Euro 2, 8379-2, 8466/ 
İngiliz Sterlini 3, 9100-3, 9211

Bankaların 2.60 Kabusu
Özellikle bankaların yurtdışından aldıkları kredilerde, 2.60 TL'lik dolar kurunun kritik bir seviye olduğu anlaşılıyor. Bankacılar, aldıkları borçlar karşılığında verdikleri teminatların dolar 2.60 TL'i aşınca artık yetmeyip, ek teminat talebinin gündeme gelmeye başlayacağını söylüyorlar. Bu talebin ilk aşamada çok yüksek rakamlara çıkmayacağı ama bankaların döviz talebini artırması açısından kritik bir sınır olacağını söylüyorlar. Talep artıp döviz fiyatları yükselince, ek teminat ihtiyacı daha da büyüyecek. Yani bir sarmal söz konusu… Borç sözleşmelerinde belli kur ve faiz seviyelerinin belirlendiği, bundan sapma halinde ek teminatların gündeme geldiğini belirten bankacılar bundan önceki döviz sıkıntılarında da bu yola gidilmesi nedeniyle, döviz ve faizlerdeki hızlanmanın arttığını hatırlatıyorlar. Dolayısıyla yine ek döviz talebinin geldiği bir dolar kuru seviyesine doğru yaklaşıldığına dikkat çekiyorlar. Bankalar dışarıdan aldıkları döviz borcuna karşılık daha çok TL kağıtlarını teminat olarak veriyor. Faiz artınca kağıdın piyasa değeri düştüğü gibi, dolar aşırı değer kazanınca da teminat kağıtların değerindeki düşüş katlanıyor. Bu rasyoların haftalık, hatta günlük olarak izlenmeye başlandığı belirtilirken, teminatların yetmediği hesaplanınca ek teminatlar otomatik devreye girecek. Merkez Bankası'nın brüt döviz rezervinin 128 milyar dolar olduğunu hatırlatan bir bankacı, Banka'nın kullanacağı net rezervlerin ise 60 milyar dolardan 42 milyar dolara kadar indiğine dikkat çekti. Brüt rezervler içinde, bankaların kısa vadeli dış borç alıp, munzam karşılık olarak Merkez'e yatırdığı dövizlerin ağırlıklı olduğunu hatırlatan aynı bankacı, ek teminatlar gündeme geldiğinde bankaların TL verip karşılıktaki dövizlerinin bir kısmını bozacaklarını ya da ellerindeki dövizi vereceklerini söyledi. Dolayısıyla bankaların hem döviz almak için ihtiyaç duyacakları TL likiditesine ihtiyacının çok artacağı, hem de döviz likiditesinin azalacağı kaydediliyor. Bu da döviz rezervlerini daha da eritecek. Bir bankacı yaşanan durumu "Her şey TL'nin aleyhine değişmeye devam ediyor" diye özetledi. Doların, tüm para birimlerine karşı değer kazandığı bir dönemde içeride politik risklerin arttığını kaydeden bankacı, Cumhurbaşkanı'nın faiz açıklamalarından sonra TL'nin diğer para birimlerine göre çok daha fazla değer kaybettiğini hatırlattı.
Hürriyet

Küresel Tanıtım Atağı
Türkiye'nin ihracat performansı konjonktürel ve bölgesel gelişmelerden olumsuz etkilenirken, hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü hem ihracat pazarlarını korumak hem de yeni pazarlarda güçlenmek için küserel ölçekte tanıtım atağı başlattı. 2014 yılını 18.7 milyar dolarlık ihracatla kapatan sektör adına İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Türk modasını, markalarını ve tasarımlarını uluslararası alanda daha görünür kılmak ve sektörün algısını moda ağırlıklı güçlendirmek amacıyla harekete geçti. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, "ABD'den Avrupa'ya, Rusya'dan İran'a belli merkezlerde gerçekleştirilen etkin fuar katılımları, etkinlikler, tanıtım ve reklam yatırımları, güçlü medya iletişimi ile dünyanın her bölgesinde sesimizi duyurduk" dedi. Tanrıverdi şöyle konuştu: "Son dönemde ekonomisinde önemli gelişmeler yaşanan ve aynı zamanda dünyanın en büyük hazırgiyim ve konfeksiyon pazarı olan ABD'de 5 yıl aradan sonra en büyük ve prestijli fuarlardan wwd Magic Fuarı'na milli katılım gerçekleştirdik. 100 bin ziyaretçi rakamıyla en büyük fuar organizasyonu olan bu fuara İHKİB organizasyonunda 15 firma katılırken, 10 firma da bireysel katıldı ve 25 firmamız bu fuarda sektörümüzü temsil etti. ABD, 100 milyar dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ithalatıyla çok yüksek potansiyel taşıyor. Bu fuara gelecek yıl firma sayısı ve tanıtım açısından daha güçlü katılım gerçekleştirilecek. 2015 yılı Ekim ayında ve 2016 yılı başında bu ülkeye ticaret heyetleri düzenlenmesi için de çalışmalar başlattık. İHKİB koordinasyonunda yürütülen 'Hazırgiyim Sektöründe Tasarım, Trend ve Tanıtım Odaklı İşbirlikleri ile Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi' kümesi, tasarım gücü ile markalaşarak yeni pazarları hedeflemek ve ihracat gücünü arttırmak isteyen 13 moda tasarımcısı ve 12 hazırgiyim firması ile birlikte 9-12 Şubat 2015 tarihlerinde tekrar Fransa'daydı. 08-12 Şubat tarihlerinde Paris'te gerçekleştirilen 'İş ve Vizyon Geliştirme Buluşması' günlerinde, İstanbul Hazırgiyim ve Tasarım Kümesi kapsamında yer alan Moda Tasarımcıları ve Hazırgiyim Firmalarımız, dünyaca ünlü Lambert&Associates, (LVMH) Louis Vuitton Möet Hennessy ve 10 Lines Consulting gibi alım ofisi temsilcileri ile markaların global pazara açılması konusundaki beklentileri görüştü. Modanın önemli merkezlerinden Paris'te, Türk tasarımcıları ve firmalarının bu etkinliği sektörün moda algısını bir adım daha ileriye taşımak için önemli etkinlik oldu."
Hürriyet

Destekleriz Çatışmayız
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Musul'da IŞİD'e karşı düzenlenmesi öngörülen operasyonla ilgili, "Türkiye, Irak'ta ya da Suriye'de sıcak bir çatışmanın tarafı olmaz. Musul'a desteğimiz olur ama doğrudan çatışmayız" dedi. New York'a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, özetle şunları söyledi: Suriye'de rejimle Özgür Suriye Ordusu arasındaki mücadelede son durum ne? Suriye'de uluslararası toplum 3 yıl sonra dediğimize geldi. Suriye konusunda yaptığımız uyarıları yanıtsız bıraktılar ve bugün gelinen noktada Suriye'de olup bitenler ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor. Biz Eğit-Donat'ı 3 yıl önce söyledik. Bu 3 yıl içinde DAİŞ bölgede yerleşti. Biz Suriye'de 3'üncü seçenek mümkün diyoruz. Suriye halkını rejim barbarlığı ile DAİŞ barbarlığı arasında bir seçim yapmaya zorlamayın, ılımlı muhalifler ile Suriye yeniden inşa edilmeli tezini savunuyoruz. Musul'u IŞİD'den geri almak için operasyon hazırlığı var. Türkiye'nin bu konudaki politikası nedir? Irak'ta 4 temel politikamız var: Merkezi hükümeti çeşitli yardımlarla destekliyoruz. Irak'ın istikrarı için merkezi hükümete büyük önem veriyoruz. 2'nci olarak, Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nin istikrarını önemsiyoruz. TSK Peşmerge'ye eğitim veriyor. 3'üncü olarak, Türkmenlerin güvenliğini temin edecek şekilde onlara destek veriyoruz. Ve son olarak Musul'da Sünni-Şii çatışmasını engellemeye yönelik bir politika yürütüyoruz. Türkiye çatışmaya girer mi? Türkiye doğrudan Irak ya da Suriye'de sıcak bir çatışmanın tarafı olmaz. Musul'a desteğimiz olur ama doğrudan çatışmayız. Ama Türkiye'ye doğrudan saldırı olursa anında cevap veririz; buna potansiyelimiz de kudretimiz de var. Halktan güç alan yapılara desteğimiz olur. Seçilmiş Musul Valisi Nuceyfi bizim için hâlâ Musul'un valisidir. Musul Valisi'nin en büyük kaygısı, DAİŞ çekilince yerine Şii milisler gelmemeli. Musul'da böyle bir tehlike var. Buraya Sünni ulusal muhafız güçlerinin girmesi lazım. Türkiye'nin Suriye'ye ilişkin kaygıları koalisyondan farklı. Bizim için 'DAİŞ çıkınca ne olacak' sorusu önemli. DAİŞ'ın boşalttığı yere Suriye rejimi girmemeli veya Irak'ta Şii milisler girmemeli. Koalisyon 'DAİŞ 'ı temizleyelim, sonrasına bakarız' diyor Bu yanlış bir strateji. Ateş bizim sınırımızda yanıyor ve en çok da bizi yakıyor. Biz sınırımızda risk azalsın istiyoruz. Sınırımıza yakın yerlerde istikrar unsurlarının varlığını önemsiyoruz. Örneğin Erbil düşseydi bizim için ulusal güvenlik sorunu çıkardı. Sınıra yakın bölgede terörist tehditlerin olmaması lazım. Bazı istihbarat örgütleri de bu çatışma ve kaos ortamının devamını istiyor. Onları da takip ediyoruz. Bir tarafta Rusya'dan silah destekli rejim var, diğer taraftaki DAİŞ'ın elinde Musul'dan ele geçirdiği ABD silahları var. Ilımlı muhalefetin elinde sadece hafif silahlar var. Süleyman Şah Operasyonu'ndan sonra Turkiye'nin bölgedeki hareket kabiliyeti arttı mı? Ordumuza 1 ay önce Süleyman Şah Operasyonu ile ilgili yazılı talimat verdik. Getirdikleri plan aynen çalıştı. Ve herkese şu mesaj verildi: Türkiye isterse 1 gecede Suriye'de 40 kilometre içeriye anında girer. Eğer bir zaiyat verseydik, bir saldırıyla karşılaşsaydık karakola kadar olan alanı kontrol altına alacaktık. Karakolu başka yere taşımayacaktık. Türkiye ile karakol arasındaki alan askeri olarak kontrol altına alınacaktı. Bu bizim B planımızdı. Suriye rejimi Türk birliğine bir saldırıda bulunsa bütünüyle ilgili tedbir alınırdı. Şimdi Eşme bizim toprağımız. Süleyman Şah neredeyse, bizim toprağımız orasıdır. Suriye'de egemen olunca sular altında kalan Caber Kalesi'ne yakın bir yere Süleyman Şah'ı tekrar taşıyabiliriz.
Hürriyet

Bank Asya'da Usulsüz Hisse Devrine Bddk Freni
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 3 Şubat'ta yönetimine el koyduğu Bank Asya ile ilgili yeni tedbir aldı. Asya Katılım Bankası'nda "A grubu" paya sahip Kaynak Holding'in hisselerinin tamamının 16 Şubat'ta Hollanda'da kurulan bir şirkete devri, BDDK'nın dikkatinden kaçmadı. BDDK, Bank Asya'da Kaynak Holding'in kontrol gücüne sahip olduğu Sürat Basım Yayın ile Forum İnşaat'a ait A grubu hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. KAP'a yapılan açıklamada; "Sürat Basım Yayın ile Forum İnşaat'ta kontrol gücünü elinde bulunduran Kaynak Holding'in hisselerinin tümünün Hollanda'da mukim bir özel limited şirket olarak 16.01.2015 tarihinde kurulan INL Partners B.V. şirketine devir işleminin, 'Kurul kararına aykırı şekilde, izin alınmaksızın' yapılması nedeniyle, Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince" bu kararın alındığı belirtildi. Bank Asya'nın 19 Kasım'da yayımladığı dokuz aylık faaliyet raporuna göre, 900 milyon lira sermayesi bulunan bankada Sürat Basım'ın yüzde 2.7, Forum İnşaat'ın yüzde 3.85 payı bulunuyor. KAP'ta yer alan bilgilere göre Kaynak Holding'in de bankada dolaylı yoldan yüzde 6.47 payı bulunuyor. Faaliyet raporunda Sürat Basım veya Forum İnşaat'ın elindeki payların ne kadarının A grubu hisse olduğu belirtilmiş değil. BDDK, 3 Şubat'ta ortaklık yapısındaki belirsizlikler sebebiyle Bank Asya'nın imtiyazlı hisselerinin yüzde 63'ünün TMSF'ye devrine karar vermişti. Bu tarihten 13 gün sonra Kaynak Holding'in, merkezi Hollanda'da olan söz konusu şirkete devredildiği Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmişti. Amsterdam'da kurulu INL Partners BV şirketi 54 milyon TL sermayeli Kaynak Holding'in yüzde 100'ünü almıştı. Dolayısıyla söz konusu şirket, Bank Asya'da "imtiyazlı hisse" sahibi olmuştu.
Türkiye

TL Eriyor Dolar Uçuyor
Ardından da dün öğleden sonra Merkez Bankası'ndan müdahale geldi. Banka en az 40 milyon dolar ilan ettiği döviz satım ihalesini 60 milyon dolara çıkardı. Öte yandan borsada kayıplar bir ara yüzde 3'e kadar yaklaştı. Önceki günü 84.303 puandan kapatan endeks, günü yüzde 2.7'lik düşüşle 82.065 puandan kapattı. Türk Lirası yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 9 değer kaybetti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, piyasadaki hareketlilikle ilgili olarak şu mesajları verdi: "Kurla ilgili Türkiye'nin yaşadığı bir endişe yok. Piyasa dengesini bulacaktır, dokunmamak lazım. Kurdan enflasyona gelen katkı geçici, yapısal değil; çekirdek enflasyon da düşüş eğiliminde. Euro/dolar paritesindeki 1 puanlık düşüş ihracatta 550-600 milyon dolarlık düşüşe neden oluyor. Türkiye'nin gelecek ile ilgili beklentileri pozitif; faiz indiriminin devam edeceğini düşünüyorum."
Milliyet

4g İhalesi Mayısta Yapılacak Yeni Mobil Operatör Yolda
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, mobil operatörlerin hazırlandığı 4G ihalesinin mayıs ayında tamamlanacağını ve bu yıl içinde vatandaşların hizmetine sunulacağını açıkladı. Elvan, yeni bir mobil operatörün sektöre gireceğinin de sinyalini vererek, "İhalede yeni bir operatöre de yer açılacak" dedi. Elvan, '4G ihalesi'yle lgili basın toplantısı düzenledi. Elvan, "4G ihalesinde 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 megahertzden toplam 390 megahertzi ihale edeceğiz. Yeni bir işletmeciye de yer açacağız. 4. operatör sadece 2600 Mhz frekans bandı için olabilecek ve diğer operatör yükümlülükleri olmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Elvan, şöyle konuştu: "4G'de de benzer Ar-Ge yükümlülüklerini geliştirerek devam ettireceğiz. Bu kapsamda mobil işletmecilerin kendi bünyelerindeki Ar-Ge'nin de gelişmesini destekleyeceğiz. İhalede tüm firmaların azami ölçüde eşit şartlarda yarışmasını istiyoruz. Bildiğiniz gibi 3G'nin yükümlülükleri 2019 yılına kadar devam ediyor."
Akşam

DÜNYA

'Avrupa'yı İşkenceden Arındırmanın Zamanı Geldi'
AVRUPA Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Hürriyet ve Hürriyet Daily News için kaleme aldığı makalede polisin uyguladığı işkence ve kötü muamelenin son bulması gerektiği mesajı verdi. Jagland, 'Avrupa İçin İşkenceden Arınmış Bölge Olmanın Zamanı' başlıklı yazısında özetle şu görüşlere yer verdi: "Hükümetler Avrupa genelinde tutuklular arasında radikalleşme sorunuyla uğraşırken devlet yetkilileri en yüksek standartları devam ettirmeli. Hücrelerimizdeki işkence sadece sokaklarımızdaki terörü besleyecektir. İnsanlara hayvan muamelesi yapmak insanlıklarının yok olmasına yardımcı olmanın en kesin yoludur. Paylaştığımız değerler ve ortak güvenliğimiz uğruna devlet tarafından hapsedilen herkesin temel insan haklarını garanti altına almalıyız. Avrupa Konseyi olarak üyelerimizin reformları uygulamasına yardımcı olmayı sürdüreceğiz Şimdi ulusal hükümetler gerçek uzmanlığa sahip bağımsız gözetim organlarıyla birlikte daha fazla sorumluluk üstlenmeli. Denetleme hassas bir iş. Tutukluları ve muhbirleri biz gittikten sonra karşılıklı suçlamalardan koruma ihtiyacının sürekli farkında olmalıyız. İlerlerken Türk örneği önemli olacaktır. Başka hiçbir Avrupa ülkesi bu kadar ilerlemedi. 1990'da buraya ilk geldiğimizde görüştüğümüz insanların çoğunluğu polisten şiddet gördüğünü belirtti. Suistimal sistematikti. Buna karşın 2013'te çoğunluk bu yönde şikayette bulunmadı. Hâlâ acilen ele alınması gereken ciddi sorunlar ve insan hakları ihlalleri söz konusu. Türkiye halinden memnun olmamalı, ancak ilerleme cesaret verici. Türkiye'nin doğru yönde devam etmesini ve diğerlerinin örneği izlemesini umuyorum"
Hürriyet

Tikrit'te Bubi Tuzakları Irak Ordusunu Yavaşlatıyor
Musul operasyonunun provası olarak terör örgütü IŞİD'e karşı Tikrit'te saldırıya geçen Irak ordusu, cihatçıların keskin nişancıları, bubi tuzakları, yol kenarı bombaları ve mayınlar nedeniyle yavaş ilerlemek durumunda kalıyor. Bağdat hükümeti, Şii milisler ve Sünni aşiretlerin de desteğini alarak 30 bin kişilik kuvvetleri, Tikrit operasyonu için görevlendirmişti. Saddam Hüseyin'in memleketi Tikrit, Haziran 2014'ten bu yana IŞİD'in elinde. AFP'ye konuşan operasyonda görevli bir general, "Kent savaşı taktikleri ve keskin nişancılar kullanıyorlar. Bu nedenle dikkatli şekilde ilerliyoruz, daha zamana ihtiyacımız var" dedi. Üç koldan Tikrit'e ilerleyen Irak ordusu, stratejilerinin önce IŞİD'in etrafını sarmak olduğunu belirtiyor. AFP'ye konuşan, General Abdel Amir el-Zaidi, "Bir sonraki adım tüm kasabaları sarmak, onları boğmak ve birden üstlerine atlamak olacak" ifadesinde bulundu. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri ise sivillerin hayatının tehlikeye atılması konusunda endişe bildirdi. Bağdat'a 160 kilometre uzaklıktaki Tikrit'te Sünni nüfus ağırlıkta. Tikrit gibi Selahaddin eyaletinde bulunan Samarra'da ise IŞİD militanları Iraklı güçlere intihar saldırısı düzenledi. Terör örgütü, canlı bombanın Amerikan vatandaşı Abu Dawud al-Amriki olduğunu duyurdu.
Milliyet

Abd Şimdi Kimi Eğitip Donatacak
ABD'nin Suriyeli muhaliflere silah yardımında bulunduğu 'eğit-donat' programı kapsamında seçilen Batı destekli grupların her geçen gün gücünü yitirmesi ve cihatçı örgütlere teslim olması, program dahilinde "kimin eğitim alacağı" sorusunu güçlendiriyor. Suriye'de El Kaide bağlantılı El Nusra ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimine karşı savaşan ve ABD tarafından silah yardımı alan ilk grup olan Harakat Hazm dağıldı. Geçen yıl ABD'den TOW tanksavar füzelerini alan grup, aldıkları silah yardımının Esad'ın ordusuna karşı savaşmak için yeterli olmadığını söylüyordu. Harakat Hazm sözcüsü Ahmed El Ataribi geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, El Nusra'ya karşı savaşan onlarca savaşçısının ölmesi ve Suriye ordusunun ilerlemesi üzerine rejime karşı savaşamayacaklarını anladıklarını aktarmıştı. Ataribi, rejimin ilerlemesini durduramayacakları için dağılma kararı aldıklarını belirtti. Sürekli El Nusra'nın hedefi olduklarını söyleyen grup, Suriyeli muhaliflerin en büyük çatı organizasyonu Özgür Suriye Ordusu'nun bir parçasıydı. El Nusra, geçen haftasonu yaşanan çatışmalarda, grubun elinde olan çok sayıda silahı ele geçirdi. Birkaç ay önce de Harakat Hazm ve Suriye Devrimciler Cephesi'nin büyük kısmının El Nusra'ya teslim oldukları açıklanmıştı. Grupların askeri üslerini basan El Nusra militanları ABD'nin verdiği silahların çoğuna el koymuştu. El Nusra daha önce de Ensar Ordusu ve Hama'da Hak Tugayı'nın üslerini basmış; CIA tarafından sağlanan silah yardımlarını aldığı belirtilen iki grup teslim olmuştu. İki grubun da silahlarına İslami Cephe'nin en güçlü öğelerinden Ahraruş Şam el koydu. Ensar Ordusu ve Hak Tugayı'nın, ABD'nin Türkiye'de yürüteceği 'eğit-donat' programı içinde yer alması bekleniyordu. New York merkezli istihbarat danışma kurumu Soufan Group, "Harakat Hazm'ın dağılması, Suriye'nin tamamında önemli ve güvenilir Batı destekli ılımlı tek bir muhalif grubun olmadığını göstermektedir" dedi.
Milliyet

Abd'den Irkçılık İtirafı
ABD Adalet Bakanlığı, geçen yıl silahsız bir siyahın, beyaz bir polis memurunca ateş açılarak öldürülmesi ve sonrasındaki protesto gösterilerinde polisin eylemcilere karşı aşırı güç kullanımıyla gündeme gelen Missouri eyaletine bağlı Ferguson kasabasında, polisin siyah nüfusa karşı ırkçı ve ayrımcı uygulamalar sergilediği ve onların anayasal haklarını "rutin ve sistematik biçimde" ihlal ettiği tespitine vardı. Siyahi genç Michael Brown'ın geçen yaz beyaz polis memuru Darren Wilson tarafından vurularak öldürülmesi sonrasında sivil haklar soruşturması başlatan Adalet Bakanlığı'nın, soruşturmanın sonuçlarını içeren raporunu en erken bugün bekleniyordu. Amerikan basınında, yayınlanmasından önce raporun ana bulgularını özetleyen ve isimlerinin açıklanmaması şartıyla konuşan federal güvenlik yetkililerine dayandırılan haberlere göre, raporda Ferguson polisi içerisinde geniş boyutta ırkçı uygulamalara rastlandığı, polisin aşırı güç kullanma, nedensiz trafik çevirmeleri ve küçük sebeplerle cezalar kesme gibi davranışlar yoluyla siyahlara karşı rutin biçimde ayrımcılık yaptığı bulgularına yer veriliyor. Raporda, Ferguson polis yetkililerinin kendi aralarındaki e-posta yazışmalarında ırkçı şakalar yaptıkları da ifade ediliyor. Kentin devriye polisinden mahkemelere ve cezaevlerindeki koşullara kadar tüm adli kurumlarında ayrımcı uygulamalara dair detaylara yer verilen rapora göre, nüfusunun yüzde 67'sini siyahların oluşturduğu Ferguson'da 2012-2014 yılları arasında trafikte araçları durdurulanların yüzde 85'i, tutuklamaların yüzde 93'ü, ceza kesmelerin yüzde 90'ı, polisin güç kullandığı vakaların yüzde 88'ini siyahlar oluşturdu. Bunun yanında, geçen yılın Nisan ile Eylül ayları arasında iki günden fazla cezaevinde kalanların da yüzde 95'i yine siyahlardı. Missouri eyaletine bağlı St. Louis kentinde 9 Ağustos 2014'te Darren Wilson isimli 28 yaşındaki bir polis, 18 yaşındaki siyah genç Michael Brown'a ateş ederek ölümüne sebep olmuştu. Olayın ardından oluşturulan jürinin aylar sonra, polis memuru Wilson'ın yargılanmasını gerektirecek bir suç olmadığı kararına varması, ülke genelinde infiale neden olmuştu.
Star

'Her Türlü Desteği Vereceğiz'
Irak'ın başkenti Bağdat'ı ziyaret eden Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Musul kentinin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarından kurtarılması operasyonuna her türlü desteği vereceklerini belirtti. Iraklı meslektaşı Halit el Ubeydi'yle görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, "Musul'a başlatılacak operasyonda Irak'ın yanındayız. Türkiye, Irak'ın terörle mücadelesinde her türlü istihbarat ve lojistik desteği vermeye hazırdır. Bu desteğin yanı sıra Irak ordusuna ve peşmergeye eğitim ve donanım yardımına da hazırız. Irak'ın bütün güvenlik güçlerine askeri yardımımız devam edecek" dedi. Yılmaz, önümüzdeki aylarda başlaması beklenen Musul operasyonu sırasında yerlerinden olacak Iraklılar için insani yardım ve kamp kurma konusunda Türkiye'nin hazır olduğunu da sözlerine ekledi. Bakan Ubeydi ise, Musul operasyonunun zamanlama, donanım ve silah konusunda tamamen bir 'Irak operasyonu' olacağını söyledi. Bir gazetecinin, "Koalisyon güçlerinin hava desteği olmayacak mı" sorusuna Ubeydi, "Koalisyonun operasyondaki rolü için gereken anlaşma sağlanmıştır. Onda sıkıntı yok" cevabını verdi.
Vatan

İNGİLİZ GAFINA CEVAP
Üç İngiliz genç kızın İstanbul üzerinden Suriye'ye gitmesi üzerine İngiltere'nin başlattığı "güvenlik" tartışması devam ediyor. İngiltere parlamentosunda önceki gün, İstanbul havalimanlarına İngiliz polisinin yerleştirilmesi önerisi tartışılmıştı. Tuhaf öneri Türkiye'de tepki toplayınca İngiltere Parlamentosu İçişleri Komisyonu Başkanı Keith Vaz, dün ilginç bir açıklama daha yaptı. Vaz, "Türk yetkililerden İngiliz vatandaşlarını bulmalarını istemek doğru değil. Bunu İngiliz polisi yapmalı. Bizim vatandaşlarımızın peşine düşmenin, Türk polisi ve yetkililerinin işi olduğunu düşünmüyorum. Bu işbirliğiyle yapılmalı" diye konuştu. İngiliz İçişleri Komisyonu, geçen hafta THY Genel Müdürü Temel Kotil ile Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç'i, üç kızla ilgili soruları yanıtlamak üzere komisyona davet etmişti. Vaz bununla ilgili de, davetin "eleştirmek ya da suçlamak için değil, gerçekleri tespit etmek ve daha fazla işbirliği için yapıldığını" söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise dün iddialara açıklık getirdi. İstanbul'daki havalimanlarına İngiliz polisi yerleştirilmesi önerisine ilişkin, "Böyle bir şey söz konusu olamaz. Zaten İngiltere ile istihbarat ve bilgi paylaşımı dahil çok iyi bir işbirliğimiz var" dedi.
Akşam

POLİTİKA

Daiş Kültür Katliamı Yapıyor Ne Varsa Yok Etmeye Çalışıyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Musul'da içinde 8 bin nadide eserin bulunduğu bir kütüphane DAİŞ tarafından maalesef yakıldı. Medeniyetimiz geçmişten beri yaşadığı tüm bu kültür katliamlarına, soykırım girişimlerine, aldığı yaralara rağmen var olmayı sürdürmeyi başardı, inşallah başaracak" dedi. Dün Tophane-i Amire'de sergi açılışı yapan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "İslam medeniyeti bir ilim, irfan ve kitap medeniyetidir. Kağıdı bulan Çinliler olabilir ama onu hakkıyla kullanan ve daha sonra Batı'ya ve diğer bölgelere ulaştıran bizim ecdadımızdır. İlk kütüphaneler mescitlerde açılmıştır. Abbasi dönemi Bağdat'ta 36 kütüphane bulunduğu ifade edilir. Maalesef bu kütüphanelerin hepsi de Hülagü'nün başında olduğu Moğol orduları tarafından yok edildi. Buna karşılık bir başka Moğol hükümdarı Timur, ele geçirdiği şehirlerdeki kitapları toplayıp kendi başkentine götürdü. Benzer bir gelişme Endülüs'te yaşandı. Burada ortaya çıkan büyük medeniyette kitabın, kütüphanelerin önemli bir yeri vardı. Bu nadide eserler de maalesef İspanyol kardinalinin emriyle, Gırnata Meydanı'nda ateşe verildi. Gırnata'da tam 1 milyon eserin yakıldığı rivayet edilir. Bugün de Suriye'de, Irak'ta faaliyet gösteren terör örgütü DAİŞ, aynı yöntemi izliyor, medeniyetimizde, kültürümüzde, köklerimizde ne varsa yok etmeye çalışıyor. Geçenlerde bir Iraklı dostum dedi ki 'Maalesef Musul'daki o canım kütüphanelerimizi yaktılar, yıktılar' dedi. Aynı şekilde camilerimiz, türbelerimiz yakılıyor, bombalanıyor, yıkılıyor' dedi. Daha önce Timbuktu'da benzer bir hadise yaşandı. İnşallah Suriye'de, Irak'ta ve medeniyet coğrafyamızın her köşesinde yakılsa da yıkılsa da mahzun bir şekilde tozlu raflarda kendi haline bırakılmış olsa da yine bu kitapların, bu birikimin üzerinde gelişimimizi, inkişafımızı gerçekleştireceğiz.
Hürriyet
Dürüst Bir İnsan Neresi Hain Olacak
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şah Fırat Operasyonu nedeniyle sert biçimde eleştirdiği Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel için "görevden çekilmeliydi" derken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eleştirdiği Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı hakkında, "Hiçbir yerinde hainlik yok. Bilgili dürüst bir insan, neresi hain olacak" ifadelerini kullandı. İç güvenlik paketinin Brezilya dizisine, "Yalan Rüzgarı"na döndüğünü dile getiren Bahçeli, MHP'den adaylıklar için, "kapı pencere açık, herkes gelsin" değerlendirmesi yaptı. Bahçeli, TBMM'deki makamında gazetecilerle sohbetinde özetle şu mesajları verdi: (İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın "Anayasa'yı tanımıyorum" ifadesini nasıl değerlendiriyorsunuz?) Hem bürokraside yetişmiş hem siyasete katılmakla beraber önemli sorumluluklar üstlenmiş olan bir kişinin geldiği yer o anayasa Anayasa'yı reddetmesi yakışık almadı. (İç güvenlik paketine öneri vermediğiniz için Başbakan eleştirdi, ne diyorsunuz?) İç güvenlik paketinin bu şekliyle Meclis'e gelmesi çok yanlış olmuştur. Seçim öncesi Türkiye'nin bu kadar önemli sürecin yaşandığı ortamda çekilmesinde yarar var. Yeniden komisyona iade edilip orada daha geniş kapsamlı tartışmayla, STK ve üniversitelerin de görüşü alınarak çalışma yapılması daha sağlıklı olur. (MHP tabanının çözüm sürecine destek verdiği iddiaları var, sizin böyle tespitiniz var mı?) Bunun ölçümü olur mu? Analar niye ağlasın? Anaların ağlamasından haz duyan birisi olabilir mi? Bu anaları ayırt etmenin manası yok. Türkiye'yi böldükleri gibi anneleri de bölmenin bir manası yok. (Akil İnsanlar Grubu'nun mini bir versiyonunu oluşturup sürecin üçüncü gözlemcisi olma durumu konusunda değerlendirmeniz nedir?) Üçüncü dönem yasağı 68 kişi Akil İnsanlar 63 kişi. Beşini dışarıda bırakmak kaydıyla Akil İnsanlar'ı Meclis'e taşımalarında ve Türkiye'nin yönetimini bu zevata teslim etmelerinde yarar var. (Kandil'in eteklerinde petrol aranacağı açıklamasına ne diyorsunuz?) Türkiye topraklarındaki arama bitmiş midir acaba? Petrolle mi kandırmaya çalışıyorlar? Bugünkü siyasi iktidar bütünüyle inandırıcılığını kaybetmiştir. (Genelkurmay Başkanı yazılı açıklamayla size yanıt verdi. Bu süreçte istifa etmesi gerekiyor muydu?) Söylediklerimiz bizim takdirimizdir, Genelkurmay Başkanı'nın söyledikleri de kendilerinin takdiridir. Saygılı olmak lazım. Siyasi irade görev verdiğinde 'ben bunu yapmıyorum' diyemez. Yapamaz, yapmaya kalkarsa da istifa eder. Geçmişte örnekleri var. Bana göre çekilmesinde fayda vardı. ('Belki mareşallik bekliyordu' anımsatması üzerine) Meydan savaşı olması lazım. Şimdi meydan savaşı yok.
Milliyet
'16 Madde'de Yeniden Görüşme Muamması!
Çözüm Kurulu üyesi Ak Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın, iç güvenlik paketi tasarısının ilk 16 maddesinin tekrir-i müzakere yoluyla değişeceğine yönelik açıklamasına ilişkin, "Herhangi bir madde üzerinde mutabakat yok. Çünkü henüz bize sunulmuş bir öneri yok" dedi. HDP'den de Buldan'ın geçen hafta yapılan görüşmeleri kastettiği düzeltmesi geldi. Buldan'ın dün Iğdır'da yaptığı, "AKP Grup Başkanvekilleri ve İçişleri Bakanı ile yaptığımız görüşmeler neticesinde geçen maddelerin tekrar ele alınması, tekrir-i müzakere yöntemiyle bir daha görüşülmesi yönünde bir ortaklaşma sağlandı. İlk 16 madde, tekrir-i müzakere yöntemiyle değişecek" açıklaması, siyasi kulisleri hareketlendirdi. Buldan'ın ifadeleri Ak Parti ve HDP kanadı arasında üç haftadır Meclis'i kilitleyen tasarı üzerine yeni bir görüşme ile mutabakat sağlandığı şeklinde algılanırken, Ünal'dan, "yeni bir durum yok" açıklaması geldi. Ünal, Meclis'te bir grup gazetecinin Buldan'ın açıklamasına ilişkin sorularını yanıtlarken, "Herhangi bir madde üzerinde mutabakat yok. Çünkü bize sunulmuş bir öneri yok. Sunulmamış öneri üzerinden mutabakat sağlanamayacağına göre yeni bir durum da söz konusu değil" dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun son grup konuşmasında vurguladığı gibi tüm maddelere ilişkin somut önerileri müzakereye açık olduklarını belirten Ünal, "Kabul edilmiş maddeler için gerekirse tekriri müzakere yoluyla, bundan sonraki maddeler için de verilecek değişiklik önergelerini müzakere etmeye hazırız" diye konuştu. Ünal, HDP ile özel ve yeni bir görüşme yapmadıklarının da altını çizdi. Ak Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da Meclis'te gazetecilerin konuya ilişkin soruları üzerine, muhalefetin konuya ilişkin makul, mantıklı, kabul edebilecekleri önerilerini değerlendireceklerini ifade ederek, "Bu da şu ana kadar olmuş bir şey değil" diye konuştu. Muhalefetin şu ana kadar tasarıyı toptancı şekilde reddetme tavrı izlediğini belirten Aydın, şöyle devam etti: "Dolayısıyla şu anda müzakere yapılıp, böyle bir mutabakat sağlandığına dair, tekriri müzakereye, o kadar maddeye ilişkin böyle bir şey yok. Doğru değil. Hakikaten bizim de kabul edebileceğimiz, mutabık olacağımız, makul, mantıklı, ayakları yere basan öneriler gelirse bunu oturup, değerlendiririz. Ama şu anda buna ilişkin gelen bir öneri de yok, oturup konuştuğumuz bir şey de yok. Öneriler gelir, oturulup konuşulur ve müzakere edilir."
Milliyet

Chp'de Kontenjan Sancısı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekilliği adaylığı için başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere bazı kentlerde kullanacağı 39 kontenjan sırası için 500'e yakın başvuru olması nedeniyle tercihte zorlanacak. CHP'de aday adaylığı başvuruları 1 Mart'ta sona erdi. Yapılan 2 bin 822 başvurunun 500'e yakını kontenjan adaylığı için yapıldı. CHP Parti Meclisi (PM), parti yönetimine 39 adayı kontenjandan belirleme hakkı tanıdı, ayrıca çoğu partinin zayıf olduğu kentlerde olmak üzere 147 milletvekili adayı da merkez yoklaması yöntemiyle belirlenecek. Kontenjan başvurularının yüksek olacağını tahmin eden Kılıçdaroğlu'nun geçen haftalarda kendisiyle görüşen milletvekillerinin bir bölümüne, "Sizi yeniden parlamentoda görmek istiyorum. Çalışmalarınız tabanda takdir ediliyor. Ancak tabanımızın ve örgütümüzün size sahip çıkacağından eminim. Kontenjan adaylığı yerine ön seçime başvurun" değerlendirmesini ilettiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle görüşen ve kontenjan adaylığı isteyen bazı isimlere de "başvurun, değerlendiririz" demekle yetindiği, bir söz vermekten kaçındığı belirtildi. Ancak kontenjan adaylığı için başvuran isimler arasında üç dönemdir parlamentoda görev yapan isimlerin de bulunması ve milletvekillerinin önemli bir bölümünün kontenjan adaylığına başvurması partiyi zora soktu. Kulislerde kontenjan adaylığı için başvuralarını yapan milletvekillerinin önemli bir bölümünün yeniden aday gösterilme olasılığının düşük olduğu, Kılıçdaroğlu'nun kontenjan adaylarını "yenilenme ve gençleşme" maksatlı kullanma olasılığının yüksek olduğu konuşuluyor.
Milliyet

SPOR

Banvit, Euro-cup'ta son 16 turundaki ilk maçında İtalya'nın Virtus Roma takımını Bandırma'da 71- 55 ile geçti, gelecek hafta İtalya'da oynanacak rövanş öncesi büyük avantaj elde etti. İki maç üzerinden oynanacak ve turu geçen takımın çeyrek finale yükseleceği serinin ilk buluşmasına konuk takım boyalı alan sayılarıyla başlarken, Banvit dışarıdan skor üretti, 20-11'de 9 farkı yakalayıp ilk çeyreği 22-18 üstün bitirdi. Yapılan top kayıpları sonucu dönem dönem elde ettiği farkları bir türlü koruyamayan Banvit, 7'de 5 üç sayı ile oynadığı devreyi sadece 4 farklı önde kapadı: 40-36. Soyunma odasından daha iyi savunma ile döndü Banvit, rakibine 4 dakikada 2 sayı attırdı, skoru 45-38'e taşıdı. Ancak Roma adına ilk yarının suskun ismi Stipcevic devreye girdi, takımını 51-49 öne geçirdi. Veremeenko'nun üçlüğüyle son çeyreğe 52-51 önde giren temsilcimiz, 4 kısayla yaptığı baskıyla istediği savunma performansına ulaştı. Şafak ve Can Maxim gibi isimlerin başrolde olduğu baskı rakibi art arda top kayıplarına zorlarken, kolay basketler bularak arayı açan Banvit, Roma'ya 10 dakikada sadece 4 sayı şansı tanıyarak, salondan 71-55'lik galibiyetle ayrıldı.
Milliyet

Demba Ba, sadece Beşiktaş'ın değil, Afrika'nın da kralı oldu. Senegalli futbolcu Avrupa'da top koşturan Afrikalı futbolcular arasında yapılan değerlendirmede en golcü isim olarak öne çıktı. Son olarak Balıkesirspor ağlarını havalandıran yıldız oyuncu gol sayısını 14'e yükselterek zirveye yerleşti. Ba, maç başına 0.78'lik gol ortalamasıyla da önde. Fenerbahçeli Moussa Sow'un 8 golle 15. sırada yer aldığı listeye, Sivassporlu Aatıf da 8 golle Sow'un hemen arkasından dahil oldu. Demba Ba, 12 gol atan Lille'de oynayan Diaby, 11 gollü Newcastle'lı Cisse gibi isimlerin önünde yer aldı. Avrupa kupalarında 8, Türkiye Kupası'nda da 1 olmak üzere 9 gol daha atan Demba Ba, toplamda 23 gol kaydetti. Ba; Süper Lig'de de Bursalı Fernandao ile birlikte zirvede.
Star

F.Bahçe, Mersin'de sadece rövanş için avantajı cebine koymadı.. Volkan Demirel'in maç eksiği giderildi, Diego ve Sow golleriyle 'Derbiye hazırız' mesajını net şekilde verdi. Hayati G.Saray sınavı öncesi sakatlık yaşanması cabası oldu. İsmail Hoca'nın 'maçı erken kopartır' diye sahaya sürdüğü 11, ilk devrenin son anlarına kadar vitesi 2'den 3'e bile atmadı. 10'da Welliton'la maçın ilk kayda değer atağına teşebbüs eden ev sahibine 90 dakika boyunca 'Neuer'vari çıkışlarıyla Volkan 'Dur' dedi. 12'de tehlikenin şiddetini artıran Mersin bu kez de Welliton'un ortasına arka direkte kafayı vuran Oktay'la gole yaklaştı ama top yandan auta gitti. UYKU getiren yarım saatlik periyodun ardından kupa maçlarını seven Diego sahne aldı. 44'te rakibin ofsayt taktiğini Mehmet Topuz'un ince pasıyla kıran F.Bahçe, Sambacı'nın ayak içiyle uzak direğe bıraktığı golle öne geçti. 1 dakika sonra bu kez atağı başlatan isim olan Diego, Webo'yu gördü. Onun da Sow'a servisi tabelayı bir anda 2-0 yaptı. İsmail Kartal 2. yarıda Sow ve Diego'yu kenara alıp skoru korumaya çalışsa da 74'te sahanın en iyilerinden Welliton, Serdar Kesimal'ın ağırlığını fırsat bilip kendisini topla buluşturan Tita'nın asistini ağlarla buluşturdu. Bu dakikadan sonra Dirk Kuyt ve 6 metreden boş kaleye atamayan Meireles'le iki ciddi pozisyonu harcayan F.Bahçe, kupada istediğini aldı.
Vatan

Süper Lig'in 24. haftasındaki Beşiktaş- K.Erciyes ve G.Birliği- F.Bahçe maçlarının aynı güne denk gelmesi Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü'nü harekete geçirdi. Aynı gün ilde başka spor müsabakalarının da olması ve hafta sonu bazı toplumsal gösterilerin yapılmasını da dikkate alan Emniyet Müdürlüğü ve Valilik maç saatlerinin değiştirilmesini istiyor. TFF daha önce 16 Mart Pazartesi oynanması planlanan Beşiktaş-Erciyes maçını Siyah-Beyazlılar'ın Brugge maçı nedeniyle bir önceki güne çekti. Beşiktaş 15 Mart Pazar saat 16.00'da oynuyor. Aynı gün saat 19.00'da ise G.Birliği-F.Bahçe var. Beşiktaş'ın oynayacağı Osmanlı Stadı'nın merkezden tam 38 km uzaklıkta olması da emniyetin bu endişesini artırıyor. Bütün bu gelişmeleri değerlendiren ve iki maçın saatlerinin de birbirine yakın olmasını dikkate alan Ankara Emniyeti ve Valilik, TFF'ye yeni bir düzenleme için başvuruda bulunacak. Valilik, 16.00'da Osmanlı'daki Beşiktaş-Erciyes maçının 14.00'e alınmasını, saat 19.00'da 19 Mayıs Stadı'nda oynanacak G.Birliği-F.Bahçe maçının ise 20.00 ya da 21.00'e alınmasını istiyor. Büyük takımların maçlarında Ankara Emniyeti yaklaşık bin 500 kişilik çevik kuvvet ekibiyle önlem alıyor.
Akşam

       
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme