6 Mart 2015 Cuma

06.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

'Kürt Yönetimine Destek Veriyoruz'
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türk subayların eğitildiği Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Erbil kentindeki Diyana Askeri Kampı'nı ziyaret etti. Yılmaz'a ziyaretinde Peşmerge Bakanı Mustafa Seyit Kadir de eşlik etti. Yılmaz kampta şunları söyledi: "Peşmerge güçlerinden bu eğitime katılan kardeşlerime başarılar diliyorum. Türkiye hem Irak'ın hem de Irak Kürdistan Yönetimi'nin dostudur. Gerek Irak yönetimi, gerekse Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin istemiş olduğu desteği Türkiye vermektedir. Talep edildiği sürece de bu destek verilecektir. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin ihtiyacı olan lojistik desteği de Türkiye vermektedir. Irak'ın huzur ve refahını sağlamak için birlikte çalışmak lazım. Ayrılıkların üzerinde durmamak lazım. Ortak hedeflerimize odaklanmalıyız. Milli Savunma Bakanı Yılmaz daha sonra Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile bir araya geldi. Yılmaz ve Barzani, askeri işbirliği konularını, terör örgütü DAİŞ ile mücadeleyi, Peşmergeye yönelik destek ve eğitim konularıyla, insani yardım ve Musul'u kurtarma operasyonunu ele aldı.
Vatan


Bir F4 Daha Düştü
Konya'da Azerbaycan ile ortaklaşa gerçekleştirilen "Turaz Şahini" tatbikatı sırasında düşen F-4 uçağının pilotları Hava Pilot Kurmay Yüzbaşı Mustafa Tanış ile Hava Pilot Yüzbaşı Mustafa Delikanlı şehit oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'i arayarak kaza hakkında bilgi alırken, Azerbaycan'da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk temaslarını keserek Türkiye'ye döndü. 25 Şubat tarihinde de Malatya'da 2 F-4 savaş uçağının düşmesi sonucu 4 pilot şehit olmuştu. Genelkurmay Başkanlığı'ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada, uçakların planlanan irtifanın altında uçuş gerçekleştirdiği ifade edilirken, bakım ve modernizasyonu yapılmayan uçakların, kalkış yapmasına izin verilmediği dile getirilmişti. Envantere 1970'li yıllarda giren F4 tipi savaş uçağı kazalarında son 35 yılda 13 uçak düştü. Burnunda özel kamera taşıyan ve keşif amaçlı kullanılan RF-4E'lerin kazalarında 14 pilot şehit oldu. Suriye'de uluslararası hava sahasında düşürülmesi ile gündeme gelen RF-4E uçakları son olarak 24 Şubat 2015 tarihinde Malatya'dan meydana gelen ve 4 pilotun şehit olduğu kazayla tekrar gündeme geldi. Halen Hava Kuvvetleri envanterinde 12 F4 savaş uçağı bulunuyor. Bu uçakların 2020'ye kadar tamamen envanterden çıkarılması ve yerine yapım çalışmaları süren yeni nesil 100 adet F-35'in geçmesi öngörülüyor. Kazanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'i telefonla arayarak bilgi aldı ve başsağlığı diledi.
Akşam

Muhalefet Artık Direnemeyecek
TBMM Genel Kurulu'nda devam eden İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde sona gelindi. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, İç Güvenlik Paketi ile ilgili tartışmalara ilişkin, "Biz bu yasayı çıkaracağız. Bundan sonraki süreçte de eğer günde 5 madde, 8 madde civarında olursa önümüzdeki haftanın sonuna itiraz edilen kısımlar, bir sonraki hafta da tamamı bitmiş olur" dedi. Elitaş, tasarının itiraz edilen bölümlerinden sonra geriye nüfusla ilgili, halkın işini kolaylaştıracak çok önemli düzenlemelerin Bu maddelere de muhalefet partilerinin artık melerin yer aldığı 60 küsur maddelik bir bölümün kalacağını söyledi. direnmeyeceğini düşündüğünü ifade eden Elitaş, şunları kaydetti: Eğer dirençleri devam ederse o zaman farklı şeyler yapılabilir. Ama biz, muhalefet partileri nüfusla ilgili 60 küsur maddelik kısma itiraz etmezler diye düşünüyoruz.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 100, 3873-100, 4832                               
ABD Doları 2, 6046-2, 6060/ 
Euro 2, 8715-2, 8735/ 
İngiliz Sterlini 3, 9704-3, 9732

Silah Bıraktı
Sonunda dolar dün kritik seviye olarak görülen 2.60'ı aştı, ardından da 2.61 liranın üstüne çıktı. Ancak son bir buçuk aydır Merkez Bankası dolardaki yükselişe karşı net bir tavır almadı. Oysa, Merkez Bankası'nın iki önemli silahı var: Birincisi doğrudan satış veya ihalelerle dövize müdahale etmek, ikincisi faiz oranlarını değiştirmek. İşte piyasanın endişesi de tam bu noktada başlıyor. Piyasa uzmanları siyasi baskı nedeniyle Merkez Bankası'ndan faiz artışı beklemiyor. Faiz silahını kullanamayan Merkez Bankası'nın tek başına döviz satışıyla kur tırmanışını durdurması ise mümkün görülmüyor. "Şu an sıkıntı Merkez Bankası'nın faiz indirmesi veya arttırması değil, şu an problem Merkez Bankası'nın bağımsızlığının, kredibilitesinin sorgulanıyor oluşu" uyarısında bulunan Meksa Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Figen Özsavcı piyasanın artık Merkez Bankası'nın elini gördüğünü, ne yapamayacağını bildiğini vurguladı. Özsavcı şöyle konuştu: "Şu an piyasa biliyor ki indirim sürecindeyiz ve her faiz indirildiğinde dolarda düşüş yaşandı. Ama yılın ikinci yarısında Amerikan Merkez Bankası (FED) faiz arttırdığında Türkiye Merkez Bankası faiz arttıramaz korkusu var. Şunun söylenmesi gerekiyor 'Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığı vardır'. Araçta bağımsız olduğunu bilinirse Merkez Bankası ister faiz indirir ister faiz arttırır. Piyasa şu anda Merkez Bankası'nın elini görüyor ve güven problemi çok yüksek." Reuters'e konuşan Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekçi de, "Merkez Bankası döviz satış miktarını artırabilir, likiditeyi kısabilir ancak bunların etkisi sınırlı olacaktır. Esas olarak önümüzdeki döneme dair duruşuyla ilgili bir açıklama yapması; en azından faiz indirimi yapmayacağını söylemesi gerekir. Faiz artırımına geçmesini beklemek hayal olur" dedi. Piyasa faiz arttırılamayacağı için döviz satışına yüklenmesi de zor görünüyor. Uzmanlar Merkez'in net döviz rezervinin 38 milyar dolar olduğunu ve bu yüzden cephanesinin kısıtlı ve etkisinin düşük olduğunu vurguluyor.
Hürriyet

Dönüşümü Muhteşem Oldu
"İstanbul Koşuyolu'ndaki 10 dönüm arsada tek bir bina vardı, içinde de bir kişi oturuyordu. Bu riskli bina sayesinde yeni işimiz kentsel dönüşüm projesi oldu. Gayrimenkul projemizden 80 milyon dolar (208 milyon lira) ciro bekliyoruz. Bunun yüzde 55'i arsa sahibinin. Kentsel dönüşümde en büyük pay arsa sahibine düşüyor. İnşaatı yapan firmalar ufak karlarla ilerliyor. Ne yazık ki kapitalizm böyle bir şey." Bu sözlerin sahibi Ofton İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun. Projeyi diğer gayrimenkul projelerinden farklı kılan nokta ise arsanın sahibi. Arsanın sahibi eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ailesi. Hürriyet'in arsa ile ilgili sorularını yanıtlayan Altun, "Projede arsa sahibi Bayraktar İnşaat. Gizlimiz saklımız yok. Geçen yıl Bayraktar İnşaat ile anlaştık" yanıtını verdi. Bayraktar'ın Koşuyolu Emin Bey Sokak'taki yaklaşık 10 dönümlük arsayı 22 milyon dolara aldığı ilk önce basına yansımıştı. Daha sonra Bayraktar Hürriyet'e verdiği bir demeçte, olayı doğrulamış ve aile şirketlerinin 'masum bir yatırım'ı olarak tanımlamıştı. Ancak dün Oftan İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun'un açıklamaları Bayraktarlar'ın yaptığı yatırımın iki yılda net 72.4 milyon lira kazandığını ortaya çıkardı. Erdoğan Bayraktar ve ailesinin ortak olduğu Bayraktar İnşaat'ın 10 dönümlük arsayı ünlü işadamı Selahattin Beyazıt' ın oğlu Mehmet Murat Beyazıt' tan 2013'te satın almıştı. Şirket, arsa için 22 milyon dolar yani o günkü kurlarla 42 milyon lira ödemişti. Arsa sahibi olan Bayraktar İnşaat, arsada proje geliştirecek Ofton İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle 2014'ün ikinci yarısında anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre arsa sahibi Bayraktar İnşaat, proje satışıyla elde edilecek gelirin yüzde 55'ini, müteahhit firma Ofton İnşaat ise yüzde 45'ini alacak. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Altun, 'Elysium Elit Koşuyolu' adını verdikleri projeden dün 80 milyon dolar hasılat beklediklerini, anlaşmaya göre bunun 44 milyon dolarını arsa sahibine vereceklerini açıkladı. Arsayı 42 milyon liraya alan Bayraktarlar, 44 milyon doların karşılığı bugünkü kurla 114.4 milyon lira kazanacak. Böylece sadece bir arsadan iki yılda net 72.4 milyon lira kâr etmiş olacak. Bu arada projenin tüm masraflarını müteahhit firma üstlenecek. Ayrıca projenin masrafının 'kentsel dönüşüm' avantajı kullanılarak azaltıldığı da ortaya çıktı. İsmail Hakkı Altun, arsanın içinde tek bir bina ve tek bir oturum olduğunu ve bu yapı riskli olduğu için kentsel dönüşüm kapsamına girdiklerini söyledi. Yani yaklaşık 10 dönümlük bir arazi tek bir bina ile kapsama sokuldu. Bu şu anlama geliyor; Bir proje kentsel dönüşüm kapsamına girince KDV oranı yüzde 18 değil yüzde 1 oluyor. İnşaatı yapan firma belediye ve ruhsat harcı, iskan öncesi ve sonrası harcı, damga vergisi ve noter harcı ve tapu harcı ödemiyor. Çünkü 2012'de çıkan ve halk arasında kentsel dönüşüm olarak bilinen 'Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu' dönüşüm yapan inşaat firmalarına avantaj sağlıyor. Eğer arsa dönüşüm kapsamına girmeseydi, müteahhit firma yaklaşık 50 milyon liralık vergi yüküyle karşılaşacaktı. Bu durumda Bayraktar'a verilen yüzde 55'lik hasılat da azalacaktı. Böylece, Bayraktar kendi bakanlık döneminde uygulamaya soktuğu 'kentsel dönüşüm'den önemli bir kazanç elde etmiş oldu.
Hürriyet

Memur Maaşında Tehlike
Yasal düzenleme yapılmazsa memur maaşı düşecek. Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Anayasa Mahkemesi tarafından, Başbakanlık Müsteşarının maaşının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesine yönelik yasa maddesini iptali sebebiyle, memur maaşları için düzenleme ihtiyacı doğduğunu söyledi. Cirit şu bilgiyi verdi: "22 Nisan'a kadar bir yasal düzenleme getirilmesi gerekiyor. Anayasa Mahkemesi, müsteşar maaşının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesine yönelik yasa maddesini iptal etmişti. Müsteşarın maaşının Bakanlar Kurulu'nca değil yasayla belirlenmesi gerekiyor. Tüm memur maaşları da buna göre düzenlendiği için düzenleme şart. Eğer bu yapılmazsa memur maaşları yarı oranında düşecek. Bu da büyük bir sorun. Bu konuda bir torba yasa çıkarılabilir. Ancak Meclis en fazla 10 gün çalışacağı için Yargıtay'la ilgili tasarı biraz zor görünüyor."
Türkiye

400 Km Hız Yapan Trenler Geliyor Ankara-İstanbul 1 Saate İnecek
İstanbul'da 5. Uluslararası Demiryolu, Hafif Raylı Sistemler, Altyapı ve Lojistik Fuarı'nın (Eurasia Rail) açılışını yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, açılış öncesi havaalanında yaptığı açıklamada, saatte 400 kilometre hız yapan trenler geleceğini açıkladı. Elvan, yeni yüksek hızlı tren projesiyle Ankara'dan İstanbul'a 1 saat 15 dakikada ulaşılacağını söyledi. İstanbul'dan Ankara'ya uzanacak yeni hızlı tren çalışmaları ile ilgili bilgi veren Elvan "Köseköy'den Yavuz Sultan Selim Köprüsü oradan da 3. Havalimanı, oradan da Halkalı'ya uzanan güzergah demiryolu projesini tamamlayacağız. Hedefimiz 2015 yılı içerisinde bunun ihalesine çıkmak" dedi. Bakan Elvan "Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü bu yıl sonu itibariyle vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Bir an evvel bu 3. köprümüzün üzerinden geçen demiryolu hattının da işlevsel hale gelmesini arzu ediyoruz. Yap-işlet- devret modeliyle ihaleye çıkmak istiyoruz. Ancak Köseköy'den Halkalı'ya kadar olan kesim içinde Devlet Demir Yolları'na ait olan hatta da kullanma imkanı vermek istiyoruz. Böyle bir imkanı sağlarsak oldukça cazip bir proje olacağını düşünüyoruz. Sincan hızlı tren hattımız saatte 350-400 kilometre hız yapabilecek olan trenlere uygun inşa edilecek. Bununla ilgili çalışmamız devam ediyor. Köseköy'den itibaren yüksek hızlı tren Ankara'dan İstanbul'a doğrudan gelecek. Köseköy'den de yüksek hızlı treni 3. köprü, 3. havalimanı Halkalı'ya kadar devam ettirmeyi düşünüyoruz" dedi. Elvan, fuarda yaptığı konuşmada ise bu yıl sonu Kars-Tiflis- Bakü demiryolu hattını açacaklarını belirterek "2015 yılında yapımına başlayacağımız bazı önemli projeler var. Adana-Mersin güzergahını Habur'a kadar bağlayacak olan hızlı demiryolu hattını yapacağız" diye konuştu.
Star

Merkez Bankası Bağımsız Kalacak Mı?
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in New York'ta finans çevreleriyle temaslarında en çok Merkez Bankası'nın bağımsızlığı soruldu. Yatırımcılar Türkiye'de tartışılan Merkez Bankası'nın faiz politikasını ve bağımsızlığını masaya yatırdı. Başbakan Davutoğlu, New York'ta iş çevrelerine Türk ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek beklentilerine ilişkin bilgi verirken, yatırımcıların merak ettiği konularda açıklamalar yaptı. Goldman Sachs Yatırım Bankacılığı Şefi John Waldron, çok faydalı bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlattı. Davutoğlu'nun, Türk ekonomisinin büyüme beklentilerine ilişkin önemli bilgiler verdiğini ifade eden Waldron, "Başbakan görüşmede açık sözlü ve detaylı bir şekilde Türk ekonomisi üzerine görüşlerini anlattı. Bütçe ve ekonomik istikrara vurgu yaptı. Biz kendisini yatırımcı dostu olarak gördük" dedi. Emerging Sovereign Group Yöneticisi Sarvesh Srivastava da son dönemde Türkiye'nin ekonomik durumuna ilişkin spekülasyonlar olduğunu ancak Başbakan Davutoğlu'nun kendilerine güven verdiğini söyledi. Türkiye'nin yatırım dostu olduğunu ve kendilerinin de Türkiye'de yatırımları olduğunu kaydeden Srivastava, "Türkiye'ye ilişkin beklentimiz değişmedi. Yolda bir kaç sendeleme olabilir. Kur bir endişe kaynağı ama büyük resme baktığımızda Türkiye ekonomisinin geçmişteki istikrarını sürdürmesini bekliyoruz" diye konuştu. ABD'de yatırım yapan Simit Sarayı'nın İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu da kendisi gibi yurt dışında iş yapan Türk yatırımcıların en çok karşılaştığı sorulardan birinin Merkez Bankası'na ilişkin olduğunu, Başbakan'ın bizzat bu konularda güvence vermesinin önemli olduğunu belirtti.
Vatan

'Ziraat Katılım' İstanbul'un Fethinin Yıldönümünde Açılıyor
Arap Bankalar Birliği ve Türkiye Bankalar Birliği işbirliğinde düzenlenen 5. Arap - Türk Ekonomi Diyaloğu Toplantısı dün Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Hazine Müsteşarı Vekili Cavit Dağdaş ve İslami Kalkınma Bankası Başkanı Dr. Ahmet Muhammed Ali'nin katılımıyla gerçekleşti. Toplantı ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, yeni kurulacak katılım bankası ve gelecek planlarına ilişkin bilgi verdi. Ziraat Bankası'nın kuracağı katılım bankasının tüzel kişiliğinin oluştuğunu belirten Aydın, "Adı 'Ziraat Katılım' olacak. Ziraat Katılım, bankamızın iştirakidir. Bankayı 29 Mayıs'ta açmayı planlıyoruz. Ziraat Katılım'ın renkleri Ziraat Bankası renklerine yakın, kırmızıyı kullanıyoruz, amblemi başağa benzer olacak" diye konuştu. Kamu bankaları arasında katılım bankasını ilk önce Ziraat'in açacağını ifade eden Aydın, "Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Osman Arslan şu anda Ziraat Katılım'ın kuruluş çalışmalarını yöneten arkadaşımız. Ziraat Bankası'ndan da çok sayıda arkadaşımız Ziraat Katılım'ın kuruluşunda çalıştı ve şu anda emanet arkadaşlarımızda" diye konuştu. Ziraat Katılım için bu yıl 20 şube açmayı planladıklarını belirten Aydın, "Yıllar itibarıyla bu sayı artacaktır. Genel Müdürlük ve şubelerle birlikte 300-350 civarı personel istihdam edeceğiz" dedi. Genel müdürlüğün Eminönü Bahçekapı'da olacağını açıklayan Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: "Bankanın sermayesi 300 milyon dolar karşılığı 675 milyon TL. Hazine'den gelen 300 milyon dolar karşılığı 675 milyon TL'yi aldık ve Ziraat Bankası'nın sermayesini artırdık. Aynı gün Ziraat Katılım'a parayı aktardık ve tüzel kişilik oluşturuldu" diye konuştu.
Akşam

DÜNYA

Gümrük Birliği'ne 20'nci Yıl Güncellemesi
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin imzalanmasının 20'nci yıldönümüne denk gelen gözden geçirme amaçlı toplantı bir yılda tamamlanması hedeflenen sürecin hazırlık aşamaları arasında yer alıyor. Türkiye-AB ilişkilerinin dönüm noktalarından biri olan ve 6 Mart 1995'te imzalanan Gümrük Birliği, iki taraf arasındaki ticari entegrasyonu önemli düzeyde artırdı. AB ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi Gümrük Birliği'nin imzalandığı 1995'teki 30.2 milyar dolar seviyesinden yüzde 421'lik bir artışla 2014'te 157 milyar dolar seviyesine ulaşsa da değişen küresel ekonomi anlaşmanın bazı olumsuz yanlarını öne çıkarmaya başladı. Son dönemde yürütülen siyasi ve teknik düzeyli çalışmalar, Gümrük Birliği'nin anlaşma kapsamı dışında bırakılan tarım, hizmetler ve mümkün olması halinde kamu alımları alanlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesine, karar verme ve katılımdaki asimetrilerin giderilmesine odaklanmış durumda. Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Yenel, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ni güncelleştirmeye ve uzun süredir devam eden sorunları karşılıklı şekilde çözmeye hazır olduğunu belirterek, "AB'yle yakın ve verimli temaslarımız sürüyor. 6 Mart'taki toplantı da bu çerçevede yapılıyor" dedi. AB Komisyonu'nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström de Gümrük Birliği'nin güncelleştirilmesinin iki taraf arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesinin bir yolu olabileceği görüşünde. Anlaşmayı 'eski moda ve sınırlı' olarak tanımlayan ve güncellemenin her iki tarafın da yararına olacağını vurgulayan Malmström bu yöndeki müzakerelere en kısa zamanda başlanabilmesini umuyor. Bugün yapılacak toplantı ve onu izleyecek teknik düzeyli toplantılar tarafların manevra alanlarını belirlemesi açısından önem taşıyor. Bu toplantılarda belli bir seviyeye ulaşılmasının ardından AB Komisyonu etki değerlendirmesi yapacak. Bu değerlendirmenin ardından ise üye devletlerden müzakere yetkilendirmesi talep edecek. Türk tarafı bu sürecin bir yıl içinde tamamlanmasını ve 2016'da müzakerelere geçilmesini hedefliyor.
Hürriyet

Kobani'den Önce Ypg'ye Silah Verdik
Suriye yönetiminden, PKK bağlantılı Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri'yle (YPG) ilişkilerine dair ilk kez üst düzey açıklamalar yapıldı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Portekiz devlet televizyonu RTP'ye yaptığı açıklamada, geçtiğimiz eylül ayındaki IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırısından önce YPG'ye silah yardımı yaptıklarını belirtirken, Lübnanlı El Ahbar gazetesine konuşan üst düzey Suriyeli güvenlik yetkilileri taraflar arasındaki işbirliğine dair detay verdi. "Suriye ordusu Kürtleri destekledi mi?" sorusuna "Tabii ki" yanıtını veren Esad, "Kobani konusundan önce evet Kobani'den önce Kürtleri destekledik. Desteğimiz daha önce başladı. İttifak Kürtleri desteklemeye başlamadan önce Onlara silah gönderdik. Tabii ki şimdi bunu reddedecekler. Çünkü Amerikalılar 'Hayır deyin, biz size yardım edeceğiz' dediler. Evet derlerse, Amerikalılar kızar." dedi. Esad, "Yardım etmediğimizi söyleme ihtimallerine karşın, gönderdiğimiz silahların hepsinin belgesini tuttuk. Bunlara bir de yaptığımız hava saldırılarını, bombardımanları ve diğer şeyleri ekleyin" diye konuştu. El Ahbar'ın "Suriyeli Kürtler: ABD bize Şam'dan daha yakın" başlıklı haberinde de taraflar arasındaki ilişkinin Kobani'den sonra bozulduğu vurgulanıyor. Suriyeli yetkililerden biri "Kobani çok şeyi değiştirdi. Hala aramızda temas var ancak eskisi kadar değil" derken PYD'yi "ABD'yi tatmin edecek adımlar atmakla" suçladı. Gazeteye konuşan PYD'liler, Şam'la zaman zaman işbirliği yaptıklarını ancak bunun müttefiklik anlamına gelmediğini öne sürdü. Gazeteye konuşan Suriyeli güvenlik yetkilileri, PYD ve Şam yönetimi arasındaki ortaklıkların şunlar olduğunu iddia etti: Haseke'de bulunan ve YPG denetimindeki Rumelan petrol sahasının muhafazası için 2012'de yıllık 50 milyon Suriye lirası karşılığında anlaşma. Rumelan, Yarubiye ve Kahtaniye'de YPG'yle muhalif silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda Kürt militanlara aktif hava desteği. 2012'den sonra YPG'ye silah yardımı.
Hürriyet

Libya'da Antik Kentler Işid Tehdidi Altında
IŞİD'in tarihi yerlerde kültürel mirasın en önemli eserlerini yakıp yıkması, uzmanları telaşlandırıyor. IŞİD'in tarihi alanlara yönelttiği tehlikenin sıçramasından korkulan ülkelerden biri de Libya. Irak'ın ikinci büyük şehri Musul'da, kültür mirasının eşsiz eserlerini baltalarla yıkan IŞİD'in 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden beri istikrarsız olan Libya'da da hüküm sürmeye başlaması korkuları artırıyor. İngiltere merkezli Libya Çalışmaları Merkezi'nden Paul Bennett, UNESCO Genel Direktoru Irina Bokova'ya yaptığı çağrıda, IŞİD'in 'Libya'daki tarihi eserler için vahim endişeler oluşturduğunu' söyledi. Libya'da 2012'de Trablus'taki Karamanlı camisi ile Zliten kasabasındaki Sufi inancına ait eserler militanlar tarafından yok edilmişti. Trablus'un 130 kilometre doğusunda bulunan Leptis Magna tarihi şehri, IŞİD tehlikesine yakın yerlerden biri. Roma İmparatoru Septimius Severus'un inşa ettirdiği forum, liman ve bazilika bu şehirde bulunuyor. Bizans ve Roma İmparatorluğu zamanından kalma ve müzeleriyle unlu bir kasaba olan Sabratha ile arkeolojik Cyrene şehri de IŞİD'in kontrol ettiği yerlere yakın. Bu yerlerin çoğu UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor.
Milliyet

Abd Elçisine Usturalı Saldırı
ABD'nin Güney Kore Büyükelçisi Mark Lippert, başkent Seul'de uğradığı usturalı saldırıda yaralandı. Kore milliyetçisi saldırgan, eylemi sırasında "Kuzey ve Güney Kore birleşmeli" diye bağırdı. ABD'nin Güney Kore Büyükelçisi Mark Lippert'e usturalı saldırı düzenleyen kişinin, Kore milliyetçisi olduğu belirlendi. Yonhap Haber Ajansı'nın verdiği bilgiye göre başkent Seul'daki bir toplantı sırasında Lippert'i hedef alan saldırgan 55 yaşındaki Kim Ki-Jong. Haberde Kim Ki-Jong'un saldırı sırasında "Güney ve Kuzey Kore yeniden birleşmelidir" diye bağırdığı belirtildi. Kaldırıldığı hastanede gazetecilere açıklama yapan 42 yaşındaki Lippert, ''İyiyim. Endişelenmenize gerek yok'' dedi. Lippert Twitter hesabından da iyi olduğunu takipçileriyle paylaştı.
Star

Ruşvetci Valiyi Ofisinden Aldırdı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, inşaat ihalelerinde rüşvet aldığı belirlenen Sahalin Valisi Aleksander Horoşavin'i makam odasında tutuklattı. Ülkenin Uzakdoğu bölgesinde bulunan kentin 8 yıldır valiliğini yürüten 55 yaşındaki Horoşavin'in ofisinde kelepçelendikten sonra havaalanına götürüldüğü, ilk uçakla da başkent Moskova'ya getirildiği kaydedildi. Görevde olduğu süre içerisinde 5,6 milyon dolar rüşvet aldığı, emrindeki kişilere de zorla rüşvet aldırdığı belirlenen Horoşavin için 15 yıla kadar hapis cezası istendiği açıklandı. Valinin Sahalin ve Moskova'daki evlerinde yapılan baskınlarda yüklü miktarda para ve mücevher bulundu. Putin'in sözcüsü Dimitri Peskov, "Devlet Başkanı, kimsenin pozisyonuna bakılmaksızın rüşvet ve yolsuzluklarla ilgili gerekli mücadelenin verilmesi gerektiğini vurguladı" diye konuştu.
Vatan

Musul'a Libya Modeli Destek
Koalisyon güçleri ve Irak Ordusu'nun, Musul'da IŞİD'e yönelik operasyon için hazırlıkları sürüyor. Operasyona iki kargo uçağı lojistik malzeme desteğinde bulunan Türkiye'nin, süreç içinde hangi sınırlarda desteğe devam edeceği de netleşti. Buna göre Türkiye, Musul operasyonunda muharip bir görev almayacak. Ankara'nın bu konudaki kararlılığı, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından ABD'de yapılan açıklamada da vurgulandı. Akşam'ın ulaştığı kaynaklar, Türkiye'nin Musul operasyonunda daha önce "Libya modeli" bir rol üstlenebileceğini ifade etti. Türkiye, Kaddafi dönemindeki operasyonda Libya'daki sivillerin tahliyesini gerçekleştirmiş ve hava kuvvetlerine bağlı uçaklarla sadece "izleme ve istihbarat" görevi icra etmişti. Türkiye'den gönderilen uçak ve gemilerle birkaç gün içinde 25 bin sivilin Libya'dan tahliyesi gerçekleşmişti. Türkiye'nin Libya'da başarıyla gerçekleştirdiği bu görevi, Musul operasyonu sürecinde de üstlenebileceğine dikkat çekiliyor. Ankara'nın bu kapsamda, Irak Ordusu'na yeni lojistik yardımlar gönderebileceği, koalisyon güçlerinin hava operasyonu sürecinde izleme görevi üstlenebileceği ve Musul'da yaşayan sivillerin bölgeden tahliyesinde aktif destek sağlayabileceği ifade ediliyor. Olası tahliye halinde Türkiye, daha önce olduğu gibi açık kapı politikası uygulayacak, başta kadın ve çocuklar olmak üzere tüm sivillerin sıcak bölgeden hızlı çıkarılması konusunda kilit rol üstlenecek. Türkiye, Irak Ordusu'na ve peşmergelere yönelik lojistik ve eğitim desteğini de sürdürecek. Hali hazırda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne bağlı peşmerge güçleri ile Musul Ulusal Muhafızları'na yönelik eğitim faaliyetlerini yürüten Ankara, bu programı devam ettirecek.
Akşam

POLİTİKA
Oyumuz % 48-52 Arası
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "7 Haziran'da yeni seçimler yapılacak. Son anketlere göre bizim partimizin alacağı oy oranı yüzde 48-52. Bize en yakın parti yüzde 20-22 oy oranına sahip. Dolayısıyla bir endişe yok" dedi. ABD'nin New York kentinde 3 gün sürecek temaslarına önceki gün başlayan Davutoğlu, ABD merkezli çokuluslu dev yatırım bankası Goldman Sachs'ın merkezinde yediği öğle yemeğinde yabancı yatırımcılara şunları söyledi: "Demokraside her türlü sürprize hazır olabiliriz ama anketlere göre Türkiye'de kimse siyasi istikrarın geleceğinden endişe duymuyor. AK Parti 3 genel seçim, 2 cumhurbaşkanlığı seçimi, 2 de referandum geçirdi ve hepsinde büyük farkla galip geldi. Partimizdeki yönetim değişti. Ama istikrar konusunda hiçbir şey değişmedi. Yeni politikalar duyuruldu. İlk defa Türk demokrasisinde iktidar partisi hem parti başkanını hem de Cumhurbaşkanı'nı iktidardayken değiştirdi. İstikrar da olumsuz bir şekilde etkisi olmadı. (Abdullah Öcalan'ın silah bırakma çağrısıyla ilgili) Terör 30 yıldan bu yana Türkiye'nin ekonomisine büyük zarar verdi ve geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye'deki tüm terörist gruplar için silah bırakma çağrısı yapıldı. PKK silah bırakacak ve bu tip faaliyete artık devam etmeyecek. Bu bir dönüm noktasıdır." Davutoğlu, Goldman Sachs'taki programının ardından kaldığı Ritz Carlton Oteli'nde Türk-Amerikan Konseyi Başkanı Howard Beasey ve çeşitli şirketlerin CEO'larıyla görüşme yaptı. Başbakan Davutoğlu, akşam yemeğini ise Citibank Executive Center'da Citibank kurumsal yatırımcılarıyla birlikte yedi. Davutoğlu, ilk günkü programını Waldorf Astoria Otel'de, Türk-Amerikan Dernekleri yöneticileriyle yaptığı görüşmeyle tamamladı. Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada ise şunları söyledi: "189 bin vatandaşımız ABD'de hangi şartlarda olurlarsa olsunlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti her zaman onların yanındadır ve her zaman her konuda güçlü bir devlet olarak ağırlığını hissettirecek şekilde vatandaşlarını korumaya muktedir. Buradaki Türklerden beklentilerim var. Lobisi olan, bu lobiye dayalı olarak kendini anlatan kamu diplomasisi yapan ülkeler sadece Amerika'da değil Amerika üzerinden dünyada da etkisini artırabiliyor. Milli davalarda görüş ayrılıklarının bir kenara atılması gerek. Bunun için 1915 olaylarının 100'üncü yılı önemli bir fırsat. Bizim kültürümüzde nefret ve intikam hissi yoktur. Hiçbir şekilde burada karşılaştığınız Ermenilere art niyetle, ön yargıyla bakmaksızın onlarla dostluk ilişkisi kurarak Ermeni meselesinin çözümü konusunda gayret göstermeniz sizi ve milletimizi yüceltir. Ama haksız bir şekilde bizim milletimiz tahkir edilir, hakarete uğrar ise o zeminde hepinizin görevi omuz omuza verip bu tahkire karşı, bu hakarete karşı veya haksız suçlamalara karşı gerekli gayreti göstermenizdir. Ayrıca İslamofobik yaklaşımlara karşı, İslam karşıtlığına karşı aynı milli davalarımızda olduğu gibi birlikte omuz omuza, diğer Müslüman Amerikan vatandaşları ile ve Müslüman olmamakla birlikte bu tür ırkçılığa karşı açık tavır sergileyen beşer kardeşlerinizle birlikte bu ortak insanlık değerlerini savununuz."
Hürriyet

'İş Bankası'ndan Para Aldı' Deyip Dava Açacaklar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Basılmak üzere olan bir kitap da kullanılarak CHP'ye kapatma davası açılacak" iddiasının detaylarını Hürriyet'e anlattı. Kılıçdaroğlu'nun verdiği bilgiye göre, CHP'nin kapatılması için, "Dışarıdan hukuk dışı yollarla para alma" iddiası kullanılacak. Kılıçdaroğlu, CHP'nin İş Bankası'ndan TDK üzerinden para aldığı iddiasıyla partiyi kapatmak için hazırlık yapıldığını, 2012'de trafik kazasında ölen Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin çocuklarının yazmakta olduğu bir kitabın da piyasaya sürülerek bu iddiayla ilgili kamuoyu oluşturulmak isteneceğini söyledi. Ülkü Adatepe'nin çocuklarının partiye ve İş Bankası'na Atatürk'ün mirasıyla ilgili dava açtığını anımsatan Kılıçdaroğlu, "Davayı kaybettiler, ancak iddialarından vazgeçmediler. Şimdi de o iddiaları içeren bir kitap hazırlamışlar ve yakında çok sayıda basılıp dağıtılacak" dedi. İş Bankası'ndan CHP'ye tek kuruş para gelmediğini ve gelmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Hükümet CHP'nin Atatürk'ün hisselerini temsil etmesini içine sindiremiyor. Daha önce de askeri yönetimler sindirememişti ve bunu ortadan kaldırmıştı. Ancak konu yargıya yansıdı ve Yargıtay, CHP'nin hakkını teslim etti. İş Bankası'ndan CHP'ye değil sadece Türk Dil Kurumu'na ve Türk Tarih Kurumu'na para gider. TDK, hükümetin kontrolünde bir kuruluş, giren para belli, çıkan para belli. TDK üzerinden CHP'ye para aktarılıyorsa bunu hükümet anında bulabilir. Ayrıca İş Bankası, BDDK'nın Yeminli Murakıplarının ve daha birçok kurumun denetimine açık. Böyle bir trafik varsa oradan da tespit edilebilir. Yeni bir dava hazırlığında oldukları yönünde güçlü duyumlarımız var. Hazine'de bunun hazırlıkları yapıldı. AKP'de dar bir grup da çalışıyor. MİT içinde bir grup da AKP'ye bu konuda hizmet ediyor. Beşir Atalay bir açıklamasında 'İddiaların arkası gelecek' demişti; ardından Umut Oran ve suikast konusundaki iddialar geldi. CHP'ye yönelik bir kumpas yapılmak istendiğini biliyorduk ama böyle saçma bir şey olduğunu tahmin edemezdik. Bir partinin dışarıdan hukuk dışı yollardan para alması kapatma gerekçesi olabilir. Kanıtlasınlar gelsinler, 'Buyurun kapatın' diyelim. İddiaları ciddiye almıyoruz. Böyle bir davanın açılması deli saçması olur ama bu iddialara nasıl inanıyorlar akıl sır erdiremiyorum. Zannedersem Goebbels gibi 'İddia ne kadar desteksiz olursa olsun, çok sık tekrarlanınca inananlar topluluğu oluşur' diye düşünüyorlar. MİT'in bizimle ilgili çalışmalarıyla bizim bunu açıklamamızın ardından duydukları kaygılara dair de çok güçlü duyumlarımız var. Bu çalışmalara devam ederlerse MİT yasasında çalışanların deşifre edilmesi suç olduğu halde isimleri ve neler yaptıklarını açıklayacağız."
Hürriyet

Meclis'te 'Tekriri Müzakere' Zirvesi
Dolmabahçe açıklamasının ardından HDP'nin değiştirilmesini istediği iç güvenlik paketi için tekriri müzakere formülüne yeşil ışık yakan Ak Parti, kamuoyunda "HDP istedi paket değişti" algısının oluşmaması için CHP ve MHP'yi de sürece dahil etmek istiyor. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın önceki günkü "İlk 16 madde tekriri müzakere ile değişecek" açıklamasının hemen ardından Ak Parti kurmayları, aynı gece Meclis'te muhalefet ile bir araya geldi. Ak Parti, yeniden müzakere edilecek maddelerin tespiti ve yapılacak değişiklikler için 4 partinin teknik uzmanlarının yer alacağı bir komisyon çalışması önerdi. MHP ortak çalışma için tasarının jandarma ile ilgili hükümlerinden vazgeçilmesi şartını öne sürdü. Ak Parti kanadı bu konuda geri adım atmadı. MHP, bunun üzerine, "biz bu çalışmada yokuz" mesajı verirken, CHP ise, "Meclis açıkken bu gergin atmosferde uzlaşma çalışması olmaz. Ara verilirse teknik komisyona temsilci göndeririz" görüşünü dile getirdi. CHP'nin ortak müzakereye yeşil ışık yakması üzerine Ak Parti, iç güvenlik tasarısının görüşmelerinin sürdüğü Meclis Genel Kurul çalışmalarına pazartesiye kadar ara verdirdi. HDP'li Buldan'ın önceki günkü tasarının ilk 16 maddesinin tekriri müzakere ile değiştirileceği açıklamasının ardından HDP Meclis'te partiler arasında sürpriz bir zirve yaşandığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre önceki gece Genel Kurul'a verilen bir arada, dört partinin kurmayları Başkanlık kürsüsünün arkasındaki odada bir araya geldi. Görüşmede Ak Parti temsilcileri, tekriri müzakere görüşmeleri için muhalefeti iknaya çalıştı. Ak Parti, "Her parti tasarının itiraz ettiği maddelerine ilişkin önerilerini hazırlasın. Bu önerileri partilerin hukukçuları ve teknik ekip bir çalışsın, ardından da grup başkanvekilleri olarak bir araya gelip, tekriri müzakere edilecek maddeleri ile bu maddelerde yapılacak değişiklikleri netleştirelim" önerisinde bulundu. Görüşmede MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, uzlaşma çağrısını değerlendirmek için ön şart öne sürdü. Halaçoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun son grup konuşmasında, "her türlü öneriye açığız" mesajını anımsatarak Ak Parti'ye, partisinin itiraz ettiği tasarının Jandarma Genel Komutanlığı'nın tüm yönleriyle İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasını öngören düzenlemelerin geri çekilmesinin, değiştirilmesinin söz konusu olup olmadığını sordu. Halaçoğlu, Ak Parti'nin uzlaşma için samimiyetini göstermesi bakımından iyi niyet beyanında bulunması gerektiğini belirterek, "Ancak o zaman sizinle oturur konuşuruz" dedi. Ak Parti kurmayları ise MHP'nin talebini, "mümkün değil" diyerek reddetti. Halaçoğlu, "Jandarmayla ilgili talebimiz kabul edilmezse biz bu çalışmada yokuz" karşılığını verdi.
Milliyet

SPOR

Beşiktaşlı taraftarların açılışını büyük sabırsızlıkla beklediği Vodafone Arena'nın 29 Ekim 2015 tarihinde hizmete gireceği ortaya çıktı. Yapımı olağanüstü bir çalışmayla devam etmesine karşın, stadın çatısının kapatılması, zeminin çimlendirilmesi ve koltukların yerleştirilmesi işlemlerinin en az 7 aylık bir süre gerektirdiği bildirildi. Siyah-beyazlı kulübün açılış tarihi olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı belirlediği, dolayısıyla Beşiktaş'ın 2015-2016 sezonunun ilk 4 veya 5 maçını yine başka statlarda oynamak zorunda kalacağı ifade edildi. Vodafone Arena öngörülen tarihte hizmete girdiği takdirde Beşiktaş gelecek sezon Şampiyonlar Ligi veya UEFA Avrupa Ligi maçlarının bir bölümünü de daha önce UEFA'ya bildirdiği üzere Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapacak. Vodafone Arena'nın kaba inşaatının büyük bir bölümünün bittiğini, en önemli çalışmanın ise stadın çatı sistemi olduğunu ifade eden kulüp yetkilileri, 25 Temmuz tarihine kadar bu işlemin de tamamlanacağını kaydetti. Çatının kapatılmasından sonra zeminin çimlendirilmesi çalışmaları başlayacak. Bu arada stadın koltukları da hızla yerlerine monte edilecek. Beşiktaş Kulübü'nün planlamasında bir değişiklik olmadığı takdirde siyah-beyazlı takım, 2015-2016 sezonunun ancak 9. haftasında Vodafone Arena'da taraftarıyla buluşabilecek. Kartal arada geçen sürede en az 4 maçı bu sezon olduğu gibi farklı statlarda oynayacak. Prosedür gereği 2015-2016 sezonunda maçlarını oynayacağı stadı Atatürk Olimpiyat olarak bildiren Beşiktaş Kulübü'nün resmi sitesinden konuyla ilgili üç gün önce bir açıklama yayınlamıştı. Siyah-beyazlı kulüp bu duyuruda daha sonra yeni bir stat ismi bildirme hakkının bulunduğu belirterek, "Kulübümüzün en önemli hedefi Vodafone Arena'yı yeni sezona yetiştirecek şekilde tamamlamak ve tüm maçlarımızı yuvamızda oynamaktır" ifadelerine yer vermişti.
Milliyet

Sakatlığı nedeniyle son Kayseri Erciyes maçında forma giymeyen Burak Yılmaz, kendisini Fenerbahçe derbisine hazırladı. Sakatlığı büyük oranda geçen ve pazar günkü karşılaşmada formasını giyecek olan yıldız futbolcu kendisine iki hedef belirledi. Burak Yılmaz öncelikle şampiyonluk yarışında kader niteliği taşıyan karşılaşmada fileleri havalandırarak takımına galibiyeti kazandıran isimlerden birisi olmak istiyor. Burak'ın bir diğer hedefi de sakatlığı nedeniyle oynayamadığı maçların da etkisiyle bir adım geride kaldığı gol krallığı yarışına yeniden ortak olmak. 23. haftaya girilirken Burak Yılmaz'ın gol sayısı 13. Zirvede ise 14'er golle Beşiktaşlı Demba Ba ile Bursasporlu Fernandao yer alıyor. Bu arada teknik heyet iyileşmesine rağmen Burak'ın durumunu yakından takip ediyor. Sağlık ekibi ile sürekli temasta olan Hamzaoğlu, son anda bir aksilik çıkmaması için dua ediyor.
Star

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal derbi öncesi çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Dünkü idmandan sonra basınla sohbet eden Sarı-Lacivertli çalıştırıcı, "Kendi saha ve seyircimiz önünde oynayacağız. 12 numaramızın enerjisiyle en iyisini yapmaya çalışacağız. Kendi saha ve seyircimiz önünde ayağımızın titreyecek durumu yok. Bizim değil, asıl rakibin ayağı titreyecek. Gülen taraf biz olacağız" dedi. Kartal şunları söyledi: "Psikolojik üstünlüğümüzü en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. İlk maçta 10 kişi kalmasaydık, Sneijder o golleri atamazdı. O maç 11'e 11 bitmeliydi. İnşaallah bu karşılaşmayı 11 kişiyle bitiririz. Takımımızın bir oyun felsefesi var. Kim oynarsa oynasın, bu değişmez. Uygar da sahaya girse bu sistem içinde en iyisini yapıyor. İyi mücadele ediyoruz, en iyi futbolu biz oynuyoruz. Kazanacağız." "Takımımızın istatistikleri ligin çok üzerinde. Diego çok formda ve her geçen gün daha iyiye gidiyor. Galatasaray karşısında da bir önceki maçtan daha iyi olacağına inanıyorum. Bu maçta Diego, Dirk Kuyt, Meireles, Mehmet Topuz, herkes gol atabilir. Van Gaal'in bir sözü var: 'Bazen sahada her şeyi yapmak önemli. Ama gol atmak daha da önemli.' Biz de bunu başarmalıyız. Biz 2-3 maçtır çok şanssızız. Bu maçta kadro açısından bir şey söyleyemem. Her şey olabilir.
Star

F .Bahçe Ülker'in kağıt üzerindeki üstünlüğü maçın geneline olmasa da skora yansıdı. Bana göre maçın en kısa özeti bu. 'Biz bu maçı galip tamamlarız' ruh haliyle başlayan F.Bahçe'de, izleyen herkesin gördüğünü devre arasında Obradovic de dile getirdi. Konsantrasyondan uzak bir takım! HÜCUMDA organize olamayan temsilcimizin savunma performansı da doğru orantılı etkilenince başa baş geçen ilk çeyrek 18-17 tamamlandı. 2. çeyrekte, altını çizdiğimiz o kağıt üzerindeki fark sahaya yansımaya başladı ve ribaunt sayılarından dış atış yüzdesine kadar, istatistiki veriler ilk periyodun çok üzerine çıktı. Bireysel potansiyellerin maksimum seviyede ortaya konması, temsilcimizin 2. çeyrekte 32-17'lik ezici bir skor üstünlüğüne sahip olmasını sağladı. Bjelıca ve Hickman'ın senaryosunu yazdığı ilk yarı mutlu bitse de 2. yarı adeta film başa sarıldı. 16 farkla (50-34) 2. yarıya başlayan Kanarya, Bjelica, Preldzic, Zisis gibi üretkenliği artıracak oyuncuların sahada olmadığı 3. çeyrekte hücumda varlık gösteremedi. 7-0'LIK seriyle başlayan Ruslar'a karşı hücumda olduğu kadar savunmada da etkisiz kalan sarı-lacivertliler, potasında 21 sayı gördüğü 3. periyodu Thompkins'ın sayılarıyla eriyen farkla 60-52 önde tamamladı. Son çeyrekte ise oyuna girmesiyle devreye girmesi eş zamanlı isimler damga vurdu. Zisis'in lider rol üstlendiği son bölümde F.Bahçe, Bjelica ve skor katkısıyla takımlarına oh çektiren Serhat ile Melih'in sayılarıyla galibiyete uzandı. Günün sonunda, F.Bahçe bu maçı öyle ya da böyle kazanırdı görüşü hakim olsa da kazandığı günde ortaya çıkan zaaflar da gelecek adına soru işareti yarattı. Bu maç sonrası, bol iniş-çıkışlı grafiğin, skor katkısı verecek diye beklenen Goudelock'ın savunmada yarattığı açıkların, ikili oyunlarda yakalanamayan istikrarın sorgulanması da kaçınılmaz oldu. Galibiyet hanesine bir artı daha koyan temsilcimiz adına dünden kalan en pozitif iki detaysa, ikinci çeyrek performansı ve süre alan her oyuncunun skor bulmasıydı.
Vatan


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme