9 Mart 2015 Pazartesi

09.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Tübitak'ta 'Eleman'ı Kalmamış
TÜBİTAK'a bağlı Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi'nde (BİLGEM), çok önemli soruşturmalarda delil teşkil edebilecek haddisk ve diğer dijital verileri analiz edebilecek eleman kalmadığı ortaya çıktı. Adana'da açılan bir yasadışı örgüt davası özel yetkili mahkemelerin Şubat 2014'te kaldırılmasından sonra bu suçun işlendiği yer olan Gaziantep'e gönderildi. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi de delil olarak dosyada bulunan 4 harddisk'i dijital analiz incelemesi için BİLGEM'e gönderdi. BİLGEM Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin tarafından verilen yanıt, geçen cuma günü mahkemeye ulaştı. Yazıda, gönderilen harddisklerin incelenerek rapor hazırlanmasının istendiği ancak bu incelemelerin yapılabilmesi için harddisklerin ele geçirildiği tarih ve saatin kolluk görevlilerince yazılı olarak bildirmesi gerektiği vurgulandı. Yazıda ayrıca, son 6 ayda yaşanan personel değişiklikleri nedeniyle kurumda dijital analiz yapabilecek eleman kalmadığı vurgulanarak, bu talep geri çevrildi. TÜBİTAK'ın cevabında, "Kurumumuz dijital analiz incelemesi yapabilecek personel ekibinde son 6 ay içerisinde yaşanan yoğun değişim sebebiyle talebinize yönelik uygun ve ehliyetli personel bulunmadığından üzülerek talebinize olumlu cevap verememekteyiz" denildi.
Hürriyet


Saldırıdan Önce Eroin Kullanmış
Güvenlik görevlilerini şehit eden IŞİD üyelerinin yargılanacağı mahkemenin kesinleşmesinin ardından, dava dosyasındaki ayrıntılar da ortaya çıkmaya başladı. 3 kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istenen Alman vatandaşı 25 yaşındaki Benjamin Xu'nun, yol kontrolü yapan güvenlik güçlerine saldırmadan önce eroin kullandığı ortaya çıktı. İsviçre vatandaşı Çendrim Ramadani ve Makedonyalı Muhammed Zakiri ile birlikte 20 Mart 2014'te Niğde'nin Ulukışla ilçesinde yol kontrolü sırasında Jandarma Astsubay Üstçavuş Adil Kozanoğlu ile polis memuru Adem Çoban'ı şehit edip, 7 asker ve yolcu otobüsündeki 1 kişiyi de yaraladıktan sonra gasp ettikleri kamyonun şoförü Turan Yaşar'ı da öldüren ve tutuklu yargılanan Benjamin Xu'nun iddianamede yer alan ifadesinde saldırının detayları yer aldı. Türkiye'ye nasıl girdiğini ve saldırıyı nasıl gerçekleştirdikleri en ince detayına kadar kendi itirafları ile anlatılıyor. Babası Nimatullahi'nin arkadaşı Filistinli Abu Mualn ile birlikte 2013 yılının nisan ayında İstanbul'a geldiklerini belirten Xu, 'Muhammed' adında bir Türk ile buluştuklarını oradan Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Heysem Topalca ile buluştuklarını ardından Suriye'ye geçtiklerini söyledi. Suriye'deki kamplarda 6 ay kaldıktan sonra Muhammed Zakiri ve Çendrim Ramadani adlı kişilerle IŞİD'in elinden kaçmaya ve Makedonya'ya gitmeye karar verdiklerini belirten Xu, "Reyhanlı'da bir taksiciyle 1100 dolara anlaşarak İstanbul'a doğru yola çıktıklarını söyledi. İstanbul'a giderken taksicinin kendi inisiyatifiyle jandarma kontrol noktasında girdiğini belirten Xu, taksicinin daha sonra araçtan inip askerlerin yanına gittiğini söyledi. Bu sırada Muhammed Zakiri ve Çendrim Ramadani'nin de taksiden indiğini kaydeden Benjamin Xu, olay anını şu sözlerle anlattı: "Muhammed aracın arkasında bulunan çantasına yöneldiği sırada ben de taksiden inip onların yanına gittim. Çendrim üzerindeki tabancayı çıkarıp yavaş yavaş yanına gittiği askere ateş etmeye başladı. Bu sırada Muhammed de çantasından silah çıkarttı ancak taksici Muhammed'in elini tuttu. Bu esnada daha önce Çendrim'in verdiği beyaz toz nedeniyle kendimde değildim. Pasaportum olmadığı için Türkiye'ye geçerken heyecanlandığım için Çendrim bana eroin vermişti. Muhammed'in elini taksici tutuğu sırada Muhammed havaya ateş etti. Taksici de korkarak silahı bırakıp kaçtı. Çendrim bir askeri vurduktan sonra tekrar yanımıza gelip çantasını alarak Muhammed'le koşmaya başladılar. Muhammed bu arada silahı yere attı ve elime aldığımda boş olduğunu anladım. Çendrim, 'Kaçan münafıkları vurmak gerekir' dedi. Bu sırada Muhammed kaçtı. Çendrim üzerindeki hücum yeleğinden çıkardığı iki el bombasını askerlere doğru attı ve bize doğru gelen polis aracına ateş etti. Çatışma sırasında elindeki Kalaşnikofu kullanan Çendrim, daha sonra kamyona gitmemi istedi. Arkamdan gelip şoförü vurduktan sonra kamyona binmemi istedi ve daha önce hiç kamyon kullanmama rağmen aracı çalıştırıp hareket ettirirken, Çendrim etrafa ateş etmeye devam etti. Yolda giderken Çendrim karşıdan gelen askeri araca da ateş etti. Çendrim ile yaralı halde bir köye gidip 'Doktor' diye bağırdım. Köylüler ikimizi de sağlık ocağına götürdü. Daha sonra görevliler tarafından tutuklanarak hastaneye götürüldüm."
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 98, 3621-98, 5403
ABD Doları 2, 6218-2, 6254/ 
Euro 2, 8440-2, 8481/ 
İngiliz Sterlini 3, 9440-3, 9520

İş Dünyasında Dolar Korkusu
Hafta sonunda dolar kuru 2.65 TL'ye dayanınca, piyasalardaki tedirginliğin yerini korku almaya başladı. Dolar kurunun artık ne yapıp edilip durdurulması gerektiği, aksi takdirde ekonomide kalıcı hasarları yaratacak seviyelere gelindiği söylenmeye başladı. Bazı oda başkanları dışında, iş dünyasında bu korkunun kamuoyu önünde açıkça dile getirilmediğine şahit oluyoruz. Ancak bu sessizlik, iş dünyasında korkunun boyutunu gösteren bir tavır değil. Sessizliğin birkaç nedeni var. Birincisi; demeçler verip korkularını belirtmeleri halinde kamuoyunda oluşmaya başlayan paniği büyütmekten kaçınıyorlar. İkinci ve bence en büyük neden ise korkularını açıkça dile getirmeleri halinde siyasi otoriteden sert tepki görme ihtimali. Siyasi otorite diyorum, çünkü hükümetten ya da başbakandan çok, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın vereceği tepkilerden çekiniyorlar. Daha önceki deneyimlerde olduğu gibi, en küçük eleştiriye bile tahammül gösterilmediği için, kamuoyu önünde sert tepkiler verilmesinden kaçınıyorlar. Konuştuğum işadamları, böylesine dönemlerde, daha önce de gördükleri gibi, kendi hatalarını görmeye yanaşmayıp, gelen eleştirilere sert bir dille karşı koyma tavrının gösterildiğini, böyle bir pozisyona düşmekten çekindiklerini söylüyorlar. Bu tepkinin sadece sert açıkmalarla kalmadığını belirten işadamları, "Kimse başına bir iş gelmesin diye düşündüklerini söyleyemiyor, işin aslı budur" diyorlar. Böylesine dönemlerde "faiz lobisi", "döviz lobisi" gibi toptan bir suçlamanın gündeme geldiğini hatırlatan işadamları, doların patlaması üzerine son günlerde yine böyle bir söylemin başladığını gördüklerini de hatırlattılar. İktidara yakın medyanın bu kampanyayı başlattığını, bu paniği yaratan açıkça belli olmasına rağmen, hedef şaşırtma taktiğinin yine uygulamaya sokulduğunu, bunun devam etmesini beklediklerini de belirtiyorlar. İşadamları sorumuz üzerine, fikirlerin tartışılmadığı, eleştirinin yapılmadığı, sadece kendi bildiğinin doğru olduğunda ısrar eden anlayışın hem siyasete hem ekonomiye büyük zararlar verdiğini kabul ediyorlar ama şu anda başka çareleri olmadığını, susmak zorunda olduklarını söylüyorlar.
Hürriyet

Alışveriş Sitelerine Güven Damgası
Türkiye'de internet online alışverişte en büyük engellerden birini güvenlik, gizlilik ve hizmet kalitesi konularında yaşanan endişeler oluşturuyor. Bu kapsamda elektronik ticaretin daha güvenli hale getirilmesi için bir dizi tedbir alınacak. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan 2015- 2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı'na göre, internet kullanıcılarının çevrimiçi alışveriş ile ilgili endişelerinin giderilmesi, e-ticaret hacminin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve bu alandaki kayıt dışılığın azaltılması amacıyla e-ticaret sitelerinin belirli standartlara uyumunu gösteren güven damgası sistemi oluşturulacak. Ayrıca bu sistem çerçevesinde belgelendirme ve denetlemeye ilişkin bir yapı kurulacak. e-ticaret sitelerine yönelik bir güven damgası sisteminin oluşturulmasına yönelik şu adımlar hayata geçirilecek: Başta AB uygulamaları olmak üzere, küresel yaklaşımlarla uyumlu şekilde güven damgasına ilişkin süreçler ve standartlar belirlenecek. Belirlenen standartlar doğrultusunda, belgelendirme yapacak kuruluşlara yönelik usul ve esaslar geliştirilecek, söz konusu kuruluşların akreditasyonuna ilişkin düzenleme yapılacak. Güven damgası uygulamasının, e-ticaret siteleri ve tüketiciler açısından sağlayacağı faydalara yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yürütülecek. e-ticaret işlemlerinde karşılaşılan anlaşmazlıkların çözümünde, uyuşmazlık çözümü süreçleri belirlenecek, buna ilişkin mevzuat hazırlanacak. e-ticaret firmalarının sakladığı ve işlediği kişilere ait finansal verilerin güvenliğine yönelik şartlar ve yaptırımlar belirlenecek, ilgili kurumlar tarafından denetimler yapılacak. Güven damgasına uyumun denetlenmesine ilişkin süreç ve mevzuat, uyum göstermeyen sitelere yönelik yaptırımlar belirlenecek ve sitelerin sürekli şekilde gözden geçirilmesi suretiyle dinamik bir denetim yapısı oluşturulacak.
Türkiye

94.5 Milyon Lirayı Bankada Unuttuk!
Unutkan mudiler, 31 Aralık 2014 itibariyle bankalarda 10 yıldır işlem yapılmayan hesaplarında 36 milyon 323 bin dolar, yani yaklaşık 94.5 milyon lira unuttu. Bankacılık Kanunu'na göre, 10 yıl içinde aranmayan hesaplar zaman aşımına tabi oluyor. Vatandaşlar, zaman aşımına uğrayan hesapları olup olmadığını Türkiye Bankalar Birliği'nin her yıl şubat ayında aktif hale getirdiği www.zamanasimi. org/tbb sitesindeki arama motorunu kullanarak öğrenebiliyor. Bu hesapları kapatmak için 15 Haziran'a kadar ilgili banka şubelerine kimlik kartı ile başvurulacak. Yoksa zaman aşımına uğramış mevduat bakiyeleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilecek. 31 Aralık 2014 itibariyle zaman aşımı uğrayan ve bankalar tarafından TMSF'ye ön bildirim yapılan 299 bin 429 adet hesap bulunuyor. Bu hesapların toplam bedeli 36 milyon 323 bin 333 dolara, yani 94 milyon 538 bin 738 liraya denk geliyor. Bu sene ön bildirimi yapılan hesaplar içerisinde bakiyesi en yüksek olan hesap ise yaklaşık 41 bin dolar civarında. Şirketler, vakıflar, dernekler, siyasi partiler ile devlet kurumlarının bile unutulmuş hesabı bulunuyor.
Milliyet

Maliye'den Pompalı Eğitim!
Türkiye ekonomisini milyarlarca liralık vergi kaybına uğratan kaçak akaryakıtla mücadelede yeni bir dönem başlıyor. Maliye vergi kaçıranların kullandığı hileleri yoklama memurlarına öğretecek. Bu kapsamda vergi dairesinin içine birebir pompa istasyonu kuruldu. Maliyeciler tıp öğrencilerinin anatomi dersinde olduğu gibi akaryakıt pompa ve yazar kasalarını inceleyerek sahaya inecek. Bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkezi'ne üretici firmalarından aldığı yazarkasa ve pompa ekipmanları koydu. Firma mühendislerinden alınan teknik destek ile Türkiye genelindeki yoklama memurlarına denetime gittiklerinde karşılaşabilecekleri hileli yöntemler hakkında eğitim veriliyor. Akaryakıt pompası ve yazarkasa manipülasyonlarına yönelik denetimleri artırmak istediklerini ifade eden GİB yetkilileri üreticilerin katkısı ile prototip olarak pompa ve yazarkasa kurduklarını kaydetti. Akaryakıt satışı yapılan yerlerdeki pompalara yönelik alınan eğitimlerin tüm sektörlerde kullanılan yazarkasalara yönelik uygulaması için de çalışma yürütülüyor. Maliye'den üst düzey bir yetkili "Memurlarımız tıpkı doktorların anatomi dersi gibi pompaya ve yazar kasalara inceliyor. Özellikle yazarkasalardaki ortaya çıkabilecek hileler konusunda teknik bilgi alıyor. Aldığı teknik bilgi ile de Türkiye genelindeki akaryakıt bayilerindeki denetimlerde herhangi bir sorun yaşamayacak" dedi.
Star

Ayağının Tozuyla Başçı'dan 'Kur' Brifingi Aldı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, New York temaslarını tamamlayarak Ankara'ya dönmesinin hemen ardından Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş ve Hazine Müsteşar Vekili Cavit Dağdaş'ı Başbakanlık Resmi Konutu'na çağırarak ayrı ayrı brifing aldı. Başbakan Davutoğlu'nun, New York temasları sırasında yabancı yatırımcılarla yaptığı görüşmelerde edindiği izlenimler çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, yurt dışı ve iç piyasalarda son haftalarda yaşanan gelişmeler ele alındı. Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın söz konusu kabulde, Pazartesi günü İsviçre'nin Basel şehrinde yapılacak olan, önde gelen büyük ekonomilerin Merkez Bankası Başkanlarının katılacağı ve son gelişmelerin ele alınacağı Küresel Ekonomi Toplantısı (Global Economic Forum) hakkında da bilgi verdiği belirtildi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da katıldığı brifinglerde, ekonomi ile ilgili kurumların önümüzdeki dönem atabileceği adımların da değerlendirildiği kaydedildi. Başbakan Davutoğlu, 35 ülkenin merkez bankası başkanlarıyla Basel'de yapılacak toplantının ardından küresel gelişmeleri kendilerine aktaracağını belirtti. Davutoğlu, "Merkez Bankası Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cumhurbaşkanımız'a ekonomideki son durumla ilgili bilgi verecek" diye konuştu.
Vatan

1.3 Milyon Kişiye Yeni İş 26.7 Milyarlık Müjde
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Eylem Planı Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Mardin'de açıklandı. Başbakan Davutoğlu'na Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Adalet Bakanı Kenan İpek ile Türk Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak ve Türk Medya İcra Kurulu Başkanı Cengiz Özdemir'in de aralarında bulunduğu işadamları ve bakanlardan oluşan geniş bir heyet eşlik etti. 'Daha dengeli, topyekun kalkınma' sloganıyla açıklanan plan, 115 eylemden oluşuyor. 'Eylem Planı'nın ayrıntılarına geçmeden önce kapsamlı bir ekonomik sunum yapan Başbakan Davutoğlu, ilk olarak dolardaki artışa dikkat çekerek "Kurdaki dalgalanma, Türkiye ekonomisinin şartlarından çok, euro-dolar paritesinden kaynaklanıyor Bununla ilgili dakika dakika dünyadaki trendi takip ederek en doğru adımları atıp bu dalgalanmadan Türkiye ekonomisinin etkilenmemesi yönünde çabamızı sürdüreceğiz" diye konuştu. 2008'de dünya ekonomisi krize girerken Türkiye'de girişimciliğin yüzde 48 artığına vurgu yapan Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu'dan örnek vererek "2002'de bölgede 7 organize sanayi bölgesi vardı, şuanda 17 sanayi bölgesine ulaştı. 12 yılı aşkın istikrarlı bir şekilde devam eden bu çizgi hükümet programımıza da yansıyacak şekilde yeniden Türk ekonomisinin restorasyonu haline gelecek ikinci hamle dönemini başlattık" dedi ve 1350 eylem adımının kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlattı. Yeni GAP Eylem Planı konusunda ise "5 ana başlıkta 150 eylem" vurgusu yapan Davutoğlu şunları söyledi: "Mevcut yatırımları tamamlayacağız. Yenilikçi, ekonomik ve toplumsal gelişimi hızlandırıcı, istihdam arttırıcı, üretim odaklı, insani kalkınmayı teşvik eden yeni politikalar ortaya koyacağız. 2018 yılı sonunda tamamlanması beklenen proje kapsamında ekonomiye yılda 6,6 milyar dolar katkı sağlanacak. Yılda sulama faydası 2,2 milyar dolar, enerji faydası 4 milyar dolar, içme suyu faydası 410 milyon dolar olarak hesaplandı. Proje kapsamında 1 milyon 270 bin kişiye de istihdam imkanı yaratılacak. Eylem planı ile GAP Bölgesi'nin ihracatı 22 milyar dolara çıkarılması hedeflenirken, işsizlik oranının da yüzde 10 seviyesinin altına düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca GAP dahilinde hidroelektrik enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 7. 476 MW olurken, yılda 27 milyar kilovat saat enerji üretilmesi hedefleniyor. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) ateş çemberi içinde olan bölge için de ders niteliğinde olduğunu söyleyen Davutoğlu, dört yılda toplam 26.7 milyar liralık yatırım yapılacağını söyledi. Bu planın hayata geçmesi için barış süreciyle gelen huzur ortamının devam etmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, "Bu plan demokrasiyle ayrı düşünülemez" şeklinde konuştu.
Akşam

DÜNYA

Kadirov'un Eski Komandosu Nemtsov Suikastını İtiraf Etti
Rusya'da 27 Şubat'ta suikasta kurban giden muhalif lider Boris Nemtsov davasında ilk itiraf geldi. Moskova'da dün nöbetçi mahkemeye çıkarılan 5 zanlıdan biri olan Zaur Dadayev'in suçunu itiraf ettiği yargıç tarafından açıklandı. Duruşmada yargıç beklenen ifadeyi kullanarak, "Zaur Dadayev, sorgu sırasında suçunu itiraf etmiştir. Alınan bu ifadeler doğrultusunda şüphelinin bundan böyle sanık olarak yargılanmasını karara bağlıyorum" dedi. Yargıç ayrıca asıl davanın başlamasına kadar Dadayev'in 28 Nisan tarihine kadar tutuklu kalması kararını verdi. Moskova'daki nöbetçi mahkeme Çeçen kökenli Zaur Dadayev'in yanı sıra kuzenleri Anzor ve Şaid Gubaşev kardeşlerin de tutuklu yargılanmasına karar verdi. Mahkemede bir başka sürpriz de yaşanarak, daha önce isimleri basına sızdırılmayan aynı çetenin üyesi Ramzan Bahayev ile Tamerlan Askerhanov adlı kişilerin de tutuklu yargılanacakları açıklandı. Bu arada Dadayev'in, Çeçen lider Ramzan Kadirov'un "Sever" (Kuzey) adlı özel birliğinde komandosu olduğu ortaya çıktı. Zaur Dadayev, 2010 yılında dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in imzasıyla kahramanlık nişanına da layık görülmüş.
Hürriyet

3 Cenazenin Geldiği Gün 3 Türk Öldürüldü
Finlandiya'da bir pizza restoranında öldürülen 3 Türk'ün cenazelerinin Türkiye'ye getirildiği gün, Hollanda'dan acı bir haber geldi. Brabant Eyaletine bağlı Etten-Leur kasabasında Gaziantepli oldukları belirlenen aileden baba Necati Ç.(41), 20 yaşında oğlu ve 9 yaşındaki kızı silahla vurulmuş olarak bulundu. Polis, görgü şahitlerinin ifadesine dayanarak cinayetin aile içi hesaplaşma sebebiyle işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Polis, eski eş Nesrin Ç.'nin evde olmadığı sırada yapılan katliamın ardından soruşturma başlattı. Nesrin Ç.'nin ifadesi alındı ve cinayetle ilgisi olmadığı ortaya çıktı. Bu arada Finlandiya'daki saldırıda hayatını kaybeden Aziz- Asiye Şekersöz çiftinin cenazeleri İstanbul Esenyurt Hoşdere Mezarlığı'na defnedildi. Aynı saldırıda hayatını kaybeden Kübra Köneç'in cenazesi ise Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde toprağa verildi.
Türkiye

'Netanyahu Aday Olma!' Gösterisi
17 Mart'ta İsrail'de gerçekleşecek genel seçimlerde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun aday olmasını istemeyen binlerce kişi Tel Aviv'de toplandı. Tel Aviv'in ünlü Rabin Meydanı'nda toplanan kalabalık ellerindeki döviz ve pankartlarla "İsrail değişim istiyor" sloganları attı. İsrail medyasına göre kalabalığın sayısı 50 bini geçti. Sivil toplum kuruluşları tarafından örgütlenen kalabalık son yılların en kalabalık etkinliğinde bir araya geldi. Göstericiler, İsrail'in önceliklerinin değişmesi gerektiğini vurgularken sağlık, eğitim ve konut ihtiyaçlarına önem verilmesini istedi. Eylemler sırasında konuşan İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD'ın eski şefi Meir Dagan, Başbakan Netanyahu'nun son yıllardaki davranışlarını eleştirerek "İsrail hiç bu kadar kötü duruma düşürülmemişti" dedi. Eylemlerde yer alan İsraillilerin çoğunlukla sol ve merkeze yakın parti destekçilerinden oluştuğu belirtilirken sosyal demokrat parti Meretz de eylemlerde stand açtı.
Milliyet

'Belçika Yavaş Davrandı'
Fas asıllı Belçika vatandaşı Faouzi el Boukabouti, 13 Şubat'ta DEAŞ'a katılmak üzere 3 ve 5 yaşlarında iki çocuğu ve iki kardeşi ile evi terk eden eşi Fatima Bazarouj'u aramak üzere Türkiye'ye geldi. 28 Şubat'ta başlayan ve Gaziantep'ten İstanbul'a, Şanlıurfa'ya ve Nizip'e uzanan maceralı arayışını Star'a anlatan el Boukabouti, Türk makamlarının eşini ve çocuklarını bulmak üzere gerçekleştirdiği çalışmalara teşekkür ederken, Türkiye'den ailesine kavuşmak için yardım istedi. Faouzi Boukabouti, Fatima ve iki çocuğunun ve yanlarında bulunan iki kardeşinin Türkiye sınırlarından çıktıklarına dair herhangi bir kayda rastlanmadığını söyledi. Yanında Belçikalı Fas asıllı milletvekili Ahmet el Khannouss ile Sultanahmet'te kaldıkları otelde Star'a ilginç öyküsünü anlatan Boukabouti, Belçikalı yetkililerin yavaş davrandıklarını söyledi. İlk başvurularında Belçika güvenlik makamlarının yeterli önlemleri almadığını, eğer almış olsalardı ailesine kavuşacağını anlattı. Eşi Fatıma'nın bir kardeşinin bir yıldır DEAŞ'da olduğunu ve Deyr ez-Zor ya da Rakka'da bulunduğunu sözlerine ekledi. Boukabouti, Belçika doğumlu, üniversite mezunu, Brüksel'de yaşayan ve sosyal uzman olarak Belçika kurumlarında çalışan Fatima'nın, yaşları 15 ve 24 olan diğer iki kardeşi ile sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden DEAŞ'taki kardeşiyle haberleştiğini ve "hicret" kararı aldıklarını belirtti. Türk makamlarının internet üzerinde yaptıkları araştırmalarda ipuçlarına rastladığını söyleyen Boukabouti, son olarak Fatih'ten internete bağlanan Fatima'nın cep telefonunun Türkiye'ye giriş yaptığı tarihten bu yana kapalı olduğunu belirtti. Fatima, Belçika'da yaşayan Türk asıllı milletvekili Mahinur Özdemir'in üniversiteden arkadaşı. Star'a konuşan Özdemir, Fatima'nın eşinin olayın ardından kendisiyle temasa geçtiğini ve girişimlerde bulunduklarını söyledi. Belçika, 2012 yılından bu yana DEAŞ'a katılmak üzere Suriye'ye giden 400 kişiyle Avrupa ülkeleri arasında ön plana çıkıyor. DEAŞ'a katılımın engellenmesi için yeterli bir refleksin olmadığının altı çiziliyor.
Star

Beyaz Saray'ı İnşa Eden Köleleriz
ABD Başkanı Obama, Alabama eyaletinin Selma kentinde 1965 yılında yaşanan ve ABD'de "Kanlı Pazar" olarak bilinen siyahilerin oy kullanma hakkı için yaptığı protesto yürüyüşünün anma etkinliğine katıldı. İlk kez bir siyahi başkanın önderlik ettiği yürüyüşte Obama, ülkesinde medeni hakların kazanılmasına yönelik mücadelenin devam etmesi gerektiğini belirterek, "Kanlı Pazar'dan 50 yıl sonra bile yürüyüşümüz henüz bitmedi. Ama bitişe yakınız" dedi. Olaylarla özdeşleyen Edmund Pettus köprüsünde yaklaşık 40 bin kişiye hitap eden Obama "Biz Beyaz Saray'ı inşa etmiş olan köleleriz" ifadesini kullandı. Beyaz Saray binasının yapımında köle olarak çalıştırılan Afrikalıların görev aldığı biliniyor. Obama konuşmasında, Ferguson kasabasında silahsız siyahi bir genç Michael Brown'ın beyaz bir polis tarafından vurulmasına da değindi. Obama, "Ferguson'da yaşanmış olan münferit olmayabilir ama artık yaygın bir uygulama değil" diye konuştu. Oy kullanma hakkı için 50 yıl önce Alabama eyaletinin Selma kentinde düzenlenen protesto yürüyüşüne yüzlerce siyahi Amerikalı katılmıştı. Protestocular, Edmund Pettus köprüsünü geçerken polisin sert şiddetiyle karşılaşmış ve olaylar "Kanlı Pazar" olarak tarihe geçmişti.
Akşam

Işid'in Afrika Kolu
Nijerya'da şimdiye kadar binlerce kişiyi öldüren, kadınları kaçıran ve fidye için çok sayıda kişiyi rehin alan Boko Haram örgütü, uzun bir süredir birebir taklit ettiği IŞİD'e bağlılığını ilan etti. IŞİD gibi radikal grupları izleyen SITE tarafından yayınlanan ses kaydında, Boko Haram lideri Ebu Bekir Şekau olduğu iddia edilen bir kişi şu ifadeleri kullanıyor: "Halifeye biat ediyoruz. Ona zorlukta ve kolaylıkta kulak verecek ve itaat edeceğiz. Ümmetin şahit olduğu ihtilafların, hilafetten başka ilacı yok." Uzmanlar, bu gelişmenin sürpriz olmadığını söylüyor. Orta doğu ve Kuzey Afrika'da araştırmalar yapan 'Flashpoint Partners'tan Laith Alkhouri, Boko Haram'ın daha önce de El Kaide'ye biat ettiğini ancak El Kaide'den işbirliği yanıtı alamadığını belirterek, örgütün IŞİD tarafından kabul gördüğünü" ifade etti. Alkhouri'ye göre "Boko Haram artık yerel konumundan yükselip IŞİD'in Afrika kolu olarak faaliyet gösterecek.
Akşam

POLİTİKA

Gelin 3 Saatte Kaldıralım
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Siyasi partilerin kapatılmasının önlenmesi için Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Gelin hemen yarın bir anayasa değişikliği ile Meclis'ten geçirelim. Parti kapatılmasını kaldıralım. 3 saatte biter bu iş" dedi. HDP heyetinin açıklamalarını önemsediğini de belirten Davutoğlu, Kürtçe "Em hevre Türkiye'nin, em branın (Hepimiz birlikte Türkiye'yiz, hepimiz kardeşiz)" diye seslendi. Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Mardin'de düzenlenen 'Türkiye'de Kadının Değişen ve Gelişen Konumu' panelinde Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "Bizim inancımızı özümseyen herkes bilir ki kadına saygı inancımızın gereğidir. İnsanın estetiği ahlaktır, bunu nesilden nesile aktaran da kadındır. Kadınlarımız olmasaydı kültürel nesillerimiz olmazdı. Bizim kültürümüz de kadına ayrımcılığı reddeder. Kadın, Kuran'da bir suredir. Kadın nezakettir, zarafettir. Anneye hürmet edilen her gün, bizim için anneler günüdür. Birkaç gün önce kadına yönelik şiddet konusunda İslamiyeti suçlayan bir dil kullanması konusunda HDP'li vekilin yaptığı yorumlara çok üzüldüm. İslam rahmet merhamet dinidir. Buradan 4 partinin kadın vekilleri el ele verip biz de kardeşlik diyoruz diye ortak bir mesaj yayınlasalar ne güzel olurdu. Bütün vekillere çağrıda bulunuyorum, bizim kadın vekillerimiz de burada, onlara da talimat veriyorum. Ümit ederiz ki, şu veya bu taraf adına konuşan bütün siyasi partiler de bu zihniyette buluşsunlar. Biz bu çerçevede bütün bir halkımızı seferberliğe çağırıyoruz. Kadına yönelik şiddet konusunda hepimizin aynı tutumda birleşmesi lazım. Benim anam rahmetlinin söylediği bir deyiş vardı: 'Erkeğin kötüsü kadına el uzatır. Kadının kötüsü çocuğa el uzatır'. En namert erkek zayıf kadına el uzatan erkektir. En acımasız kişi, çocuğuna şiddetle muamele eden kişidir. O çocuk gözüne baktığında babada, disiplini ama muhabbeti görmek ister. Annede merhameti görmek ister. Merhamet ve muhabbet ortamında çocuk, vali olmuşsa şehir ahalisine muhabbetle bakar. Polis olsa, en merhametli şekilde davranır. Bizim için kız erkek çocuklar masumdur. Kadın erkek eşittir. Modern kültür içinde de buna özel çaba sarfediyoruz. Zamanın ruhu nedir diye sorsanız, ben buna 'Çözüm Süreci üzerinden sağlanan kardeşlik ve barış ortamıdır' derim. Bu toprakların bütün kültürleri, dilleri bizim için zenginliktir. Hepimiz kardeşiz, hep birlikte Türkiyeyiz. Em hevre Türkiyenin, em branın (Hepimiz birlikte Türkiyeyiz hepimiz kardeşiz). Çözüm Süreci çok önemli bir safhaya geldi. Silahları bırakma çağrısı ile birlikte artık başlattığımız Çözüm Süreci önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Gün kardeşliğe sahip çıkma günüdür. Çözüm Süreci herkesin malıdır. Her şeyden önce annelerimizin, kız kardeşlerimizin malıdır. Bu kardeşlik projesine sahip çıkın. Bizim takip edeceğimiz politika ile bu çocuklar ya kardeş olacak ya da düşman. Bu çocuklarımızın hepsi bizim çocuklarımız. Eğer bu çocuklar arasında ayrım yaparsak bu makam, bu ömür bize haram olsun. Eğer birileri nefret dili kullanırsa onların karşısında dimdik duracak olan öncelikle bu toprakların anneleridir. Son yapılan açıklamaları önemsiyoruz, bir teknik açıklama olarak görmüyoruz. Açıklamaların arkasında durur sahip çıkarlarsa, silahlar susar zihinler konuşmaya başlar. "
Hürriyet
Çeşme Selfıe'si
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle İzmir Çeşme'de kadınlara karanfil dağıttı. Çarşı'da esnafı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, ikram edilen pideyi yerken yanına gelen kadının isteğini geri çevirmedi ve selfie çektirdi. '2015 Seçimlerine Doğru Sağlık Politikalarına Bakış' toplantısına katılan Kılıçdaroğlu, daha sonra ilçe merkezine geçerek kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Emekli bir kadınla sohbet eden ve kendisine "Proje üretin, bırakın dalaşmayın" diyen kadına Kılıçdaroğlu, "Zaten onu yapmıyoruz" yanıtını verdi. Son birkaç dönemdir CHP'ye oy vermediğini, emekli olduğunu ve geçinmekte zorluk çektiği için çalıştığını, bu nedenle maaşından kesinti yapıldığını anlatan kadına Kılıçdaroğlu, "Ürettiğimiz size göre proje yok mu? Aile sigortası diye bir proje duydunuz mu?" dedi. Emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında birer ikramiye maaş vereceklerini açıkladıklarını, çalışan emeklinin maaşından kesilen Sosyal Destek Pirimi'ni kaldıracaklarını anlatan Kılıçdaroğlu'na kadın, "Çocuk gibi ikramiye istemem. Az olsun ama her ay maaşıma yansıyan bir şey olsun" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu asgari ücreti de 1500 lira yapacaklarını söyledi. Alaçatı'ya geçen Kılıçdaroğlu, buradaki kadınlara da karanfil dağıttı. Kılıçdaroğlu, düşen F4 uçağında şehit olan Pilot Binbaşı Mustafa Tanış'ın Ankara'daki evine giderek taziye çadırında baba Hayri Tanış'a başsağlığı diledi. Tanış, Kılıçdaroğlu'na, "Yüreğim yanıyor. Bu saatten sonra siyasiler önlem alsa neye yarar. Bu işler olmadan önce önlem alacaksınız. Yoksa benim oğlum gitmiş şimdi gündeme getirmişsiniz anlamı yok" diye isyan etti.
Hürriyet
Öndeki Eylemci Daha Çok Ceza Ödeyecek!
İçişleri Bakanlığı, terör eylemleri ile şiddet içeren toplumsal olaylarda kamu ve kişilerin mallarına verilen zararın ne şekilde karşılanacağı ile ilgili bir genelge hazırladı. İçişleri Bakanı Efkan Ala imzalı genelge 16 Şubat'ta yürürlüğü girdi. Genelge uygulamada birliğin sağlanması adına uyulması gereken kurallar başlığı adı altında tüm illerin valiliklerine bildirildi. Dört madde halinde belirlenen zararların nasıl tahsil edileceği konusunda ilk maddede şöyle denildi: "Öncelikle söz konusu eylemlerde kamuya veya kişilere ait mallara verilen zararlar ve eylemleriyle bu zararlara sebebiyet verenler tüm imkanlar kullanılarak delilleriyle birlikte tespit edilecektir." Zarar veren kişilerin tespiti halinde ise bu kişiler Türk Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri 49'ncu Madde ve 61'nci maddesinden dava açılacak. Maddeler gereği zarar veren kişilerin bu zararı ödemekle yükümlülüğü olduğu net belirtilirken maddelerin devamında ise zarara neden olan eylemi yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille zarar vermekten hakkında işlem yapılabilecek. Genelgeye göre işlem yapılacak maddeler arasında belirlenen 61'nci maddeye göre de grup halinde zarara neden olanlara ödenecek miktarın nasıl pay edileceği de belirtiliyor. Buna göre gruptakilere miktar pay edilirken yarattıkları kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önüne alınacak. Grubun önünde olana daha fazla geride olanına daha az miktar ödetilecek. Ancak grup içinde tazminatın kendi payına düşenden fazlasını iddia eden kişinin de arkadaşlarına aynı koşullarda mağdur olarak dava açılabileceği yer alıyor. Öte yandan genelgeye göre icra davasını açmakla yetkili ve görevliler dava açılmasında kamu yararı yoktur dese bile ilin üst yöneticileri Maliye Bakanlığı'ndan dava açılmasını ya da icra takibi yapılmasını isteyebilecekler.
Vatan
Cumhurbaşkanı'ndan 'İyi Hal' Uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kongre Merkezi'nde düzenlenen, Dünya Kadınlar Günü Buluşması'nda, "Kadına yönelik şiddete veya kadına yönelik şiddette bilhassa cinayetlerde iyi hal indirimi gibi uygulamalarda çok dikkatli olunmalı. Bunun için her kurumda, her düzeyde eğitim çalışmaları yürütülüyor. Önümüzdeki dönemde bu konuda çok daha dikkatli olunacağına, hassasiyet gösterileceğine inanıyorum" dedi. Erdoğan şunları söyledi: "Kadına şiddet insanlığa ihanettir. Kadına kalkan her el, tüm insanlığa kalkmıştır. Kadının onuruna, haysiyetine yönelik her türlü saldırı, tüm insanlığa yapılmıştır. Hele hele sırf kadın olduğu için öldürülen her kadınla birlikte tüm insanlık da katledilmiş demektir. Emeklerini sömürüyorlar. Bu emeğin sömürülmesine asla müsaade etmemeliyiz. Ben bunu da bir taciz olarak görüyorum ve asgari ücrete bile layık görmeyenler var. Bunları yaşıyoruz. Bunları bir kenara koyamayız. Bunların üzerinde de hassasiyetle durmamız gerekir. 'Erkekse daha fazla ücret ver, kadınsa daha az ver', bu adalet değil. Adaletin olmadığı yerde, değerli kardeşlerim, huzuru bulamayız, bulamazsınız. Kadın emeğinin ve bedeninin bu şekilde sömürülmesini, kadına karşı şiddetin bir başka biçimi olarak değerlendiriyor ve bununla da mücadele edilmesi gerektiğini savunuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu konularda daha kapsamlı farkındalık çalışmalarını gerçekleştireceğimizi umut ediyorum." "Buradan dünyaya şunu ilan etmek istiyorum. Kadına şiddetle mücadele için yürütülen her çalışmanın yanındayım, destekçisiyim. Biliyorsunuz bazı konular, benim şahsi takibim altındadır. Mesela sigara başta olmak üzere zararlı alışkanlıklarla ve bağımlılıkla mücadele bunlardan biridir. Bundan sonra kadına şiddeti de bizzat takip ettiğim konular arasına ilave ediyorum. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu doğrultuda yürütülen çalışmaları, bizzat kuracağım ekiple takip edeceğim. Eksiklerin hesabını soracak, başarıları tebrik edeceğim." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Gönlümüzde her zaman müstesna bir yere sahip olan, gerek aile gerek toplum yapımızın temel direği kadınlarımızın, Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ediyorum. Kadınların karşılaştığı sorunlar esasen tüm toplumun meselesidir" ifadelerine yer verdi.
Akşam

SPOR
Türkiye Futbol Federasyonu Kadınlar 1. Ligi'nde Gazikentspor ile Adana İdmanyurdu arasında oynanan müsabakada çıkan kavgada 9 sporcu yaralandı. Üzücü olaylar, ligde kalmak için mücadele veren Gazikentspor'un, ligin 17. haftasında Şehreküstü Batur Stadı'nda, play-off umutlarını sürdüren Adana İdmanyurdu'nu konuk ettiği karşılaşmada yaşandı. Karşılaşmanın 80. dakikasında Gazikentspor lehine çıkan kırmızı kartın ardından iki takım oyuncuları arasında tartışma yaşandı. Tartışma, tribündeki taraftarların sahaya inmesiyle kavgaya dönüştü. Hakemler soyunma odasına giderken, orta hakem Ökkeş Sungur, karşılaşmanın bitiş düdüğünü çaldı. Bu sırada yaşanan kavgada, Gazikentspor'un 5, Adana İdmanyurdu'nun da 4 sporcusu yaralandı. ekiplerince çeşitli hastanelerde tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Stat içi ve çevresinde güvenlik önlemlerini artıran polis, tribünleri boşalttıktan sonra sporcuları sahadan çıkardı. Şikayetçi olduklarını bildiren kulüp yöneticileri ve sporcular, polis merkezine giderek ifade verdi.
Hürriyet

Beşiktaş, deplasmanda Sivasspor engelini tek golle aşarak, yoluna devam etti: 1- 0. 4'te Gökhan Töre'nin ceza alanı dışından sağ çaprazdan şutunda Ümit'ten seken top, kornere çıktı. 12'de Aatıf'ın şutunda top direğin üstünden az farkla auta gitti. 15'te Demba Ba'nın pasında Olcay'ın vuruşu autu boyladı. 35'te Cicinho'nun ortasında Cenk'in yumruklarıyla uzaklaştırmak istediği top Da Costa'nın önüne düştü. Onun orta şut karışımı vuruşunu Cenk son anda kornere tokatladı. 44'te Necip'in kendi yarı alanından defansın arkasına gönderdiği topa hareketlenen Atiba'nın ayağıyla dokunduğu meşin yuvarlak filelerle buluştu: 0-1. 55'te Utaka auta gönderdi. 64'te Tolgay şansını denedi, üstten aut. 85'te Aatıf yakın mesafeden isabetsiz vurdu. 90+4'te Cicinho sağdan ortaladı. Utaka'nın kafa vuruşunda üst direğe çarpan top, auta çıktı.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Medicana Sivasspor karşısında çok önemli bir galibiyet elde ettiklerini söyledi. Biliç, "Çok önemli bir galibiyet aldık. Dev bir adım attık. Maçın zor geçeceğini biliyorduk. Sezon başında planlamayı yaparken burayı her zaman zor deplasman olarak kabul ediyorduk. İlk yarıda takım iyi performans ortaya koydu. Sivasspor, savunma hattını geride kurdu ve topu tamamen bize bıraktı. Hatalarımızı beklediler. Duran toplarla etkili olmaya çalıştılar" dedi. Hırvat hoca şunları söyledi: "Futbol bu. Geçen sezon buradaki maçta biz çok daha iyi olan taraftık ama maçı 3-0 kaybetmiştik. Bugün (dün) oyunun belli bölümünde şanslıydık iyi bir savunma yaparak çok önemli bir galibiyet aldık. Sezonun bu periyodunda hayati olarak nitelendirilecek bir galibiyet aldık. Düşüş olduğuna katılmıyorum. Yoğun bir maç takvimi içinden geçtik ve bu devam ediyor. Balıkesirspor maçında puan almayı hak ettik ama o maçta şanssızdık. "Bazen de biraz şanslı olursunuz, bugün bizim olduğumuz gibi. Bugün ofansif karakterli oyuncularımız yeterli olmadı, oyuna katkı yapamadı. Olcay'ı ayırıyorum. O sürekli savaştı, mücadele etti ve oyunun içindeydi. Şunu unutmayalım iyi bir rakibe karşı oynadık. Bu performansa övgüler düzecek değilim ama endişeli de değilim. Necip Uysal'ın performansı nadiren standartların altına düşüyor. Cesur ve yürekli kaliteli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum."
Star

Süper Lig'de sezonun en kritik derbisinde Fenerbahçe, Galatasaray'ı konuk etti. 4'te Galatasaray atağında Volkan'ın ileri çıkmasından faydalanan Selçuk boş kaleye topu atmak istedi. Volkan son anda geriye dönüp, gole izi vermedi. 11'de Burak savunmanın arkasına sarktı, ileri çıkan Volkan'ın üzerinden aşırdı, aut. 22'de Gökhan sağdan ortasını yaptı, Kuyt'ın vuruşu Muslera'da kaldı. 23'te Emre'nin vuruşu yandan dışarı gitti. 31'de Caner Erkin'in taçtan gelen pasında Emenike'nin şutu üstten farklı auta gitti. 36'da Emenike'nin ortasında Egemen kafayı vurdu, yandan dışarı. 37'de Diego ceza alanı önünden sert vurdu, Muslera gole izin vermedi. 38'de Selçuk İnan'ın sol çaprazdan vuruşunda top yandan dışarıya çıktı.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme