10 Mart 2015 Salı

10.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Kadınlar Dünyayı İstiyor Muhteremler!
TBMM Genel Kurulu'nda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle ilginç mesajlar verildi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, "Erkekler yıllardır kadınlar analarımızdır, bacılarımızdır, eşlerimizdir, kız kardeşlerimizdir, kızlarımızdır, başlarımızın tacıdır, cennet anaların ayağının altındadır diyorlar. Kadınlar evet bu dediklerinizin hepsini kabul etmekle birlikte artık dünyayı istiyorlar muhteremler" diye konuştu. Akşener, bir milletvekilinin, "Sizin olsun" demesi üzerine gülerek, şöyle devam etti: "Sizin olsun değil, vermiyorsunuz, verseniz. Kadınlar dünyanın her alanında olmak istiyorlar. Karar mekanizmalarının içinde yer almak istiyorlar. Sadece siyasetten bahsetmiyorum sendikalarda, STK'larda olmak istiyorlar, müsteşarlıklarda olmak istiyorlar, özel sektörde yönetici olarak yer almak istiyorlar. Birazcık yetki devrine, sorumluluk devrine hazır olun, kızlar felaket geliyor haberiniz olsun." Genel Kurul'da TBMM'de başlatılan 'Küfre ve Kötü Söze Hayır' adlı kampanya hakkında gündem dışı söz alan Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "Kadına yönelik şiddete dur diyerek insanlık onuruna sahip çıkmalıyız. Kampanyayı başlatıyoruz. Son günlerde kavga ve eylemler nedeniyle istenmeyen görüntülere sahne olan Meclis'te böyle bir kampanyaya destek vermeniz vatandaşlarımız tarafından takdirle karşılanacaktır" dedi. MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel de İçten'in verdiği karanfile teşekkür teşekkür ederek, şunları söyledi: "Yalnızca sembolik işlerle sınırlı kalmamasını arzu ediyorum. Bizler hanımlar olarak 9 Mart günü tıpkı külkedisinin kabağa dönmesi gibi bir şey yaşıyoruz. 8 Mart günü herkes bize çok hoş sözler söylüyore. Ama 9 Mart günü itibarıyla kabağa dönen külkedisi gibi oluyorlar. Tekrar şiddet, hakaret"
Vatan


Belge Baransu'dan Teslimat Öz'den
17 - 25 Aralık darbe girişimiyle deşifre olan paralel yapının devletin en kritik kurumlarında uyguladığı kumpas ve kuşatmanın detayları bir bir ortaya çıkıyor. AKSAM paralel yapının en hassas kurum olan Adli Tıp'ı baskı altına alıp davaların seyrini değiştiren kararlardaki kumpası ortaya çıkarıyor. Adli Tıp Kurumu en çok da Ergenekon, Balyoz ve Oda TV davaları sürecinde paralel yapı tarafından kuşatma altına alınmış. Ergenekon davasında en kritik delili olarak gösterilen Albay Dursun Çiçek'in imzasının olduğu iddia edilen İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesiyle ilgili paralel sok detaylar ortaya çıktı. HSYK tarafından açığa alınan Savcı Zekeriya Öz'ün Ergenekon soruşturmasını yürüttüğü dönemde İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesini Adli Tıp Kurumu'na teammüllere aykırı olarak elden dönemin kurum Başkanı Prof. Dr. Haluk İnce'ye teslim ettiği ortaya çıktı. Tek tek telefonla aradığı kurul üyeleriyle yemekte bir araya gelen Öz, 'Islak imza Dursun Çiçek'e ait' raporun verilmesi yönünde baskı yapmış.
Akşam

EKONOMİ
Gram Altın 97, 8587-99, 9553
ABD Doları 2, 6050-2, 6071/ Euro 2, 8219-2, 8240/ İngiliz Sterlini 3, 9327-3, 9363


500 Saatte Devrim Alem
Dünya turunu bir damla yakıt harcamadan, sadece güneş enerjisi kullanarak yapacak Solar Impulse 2, Türkiye saati ile dün 05.14'te rekor uçuşuna Abu Dabi'den başladı. Kanat açıklığı 72 metre olan, 4 elektrik motoruyla uçan Solar Impulse 2, bu tarihi uçuş için Abu Dabi'den havalandı. Tüm yolculuğu boyunca toplam 32 bin kilometre uçacak uçağın ilk durağı, kalkışından 13 saat 2 dakika sonra Umman'ın Maskat kenti oldu. 'Havacılıkta bir devrim' olarak adlandırılan ve 2 pilotun görev yaptığı uçak, Umman'dan sonra, Hindistan, Myanmar, Çin, ABD, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'ya uğrayacak. Hedef, 5 ay içinde ve toplam 500 saat havada kalarak, kalkış noktası Abu Dabi'ye ulaşmak. Proje, tamamen sponsorların desteği ile hayata geçti. Toplam 150 milyon dolarlık dünya turu projesinde birçok teknoloji ilk defa hayata geçirildi. Solar Impulse 2'nin Türkiye sponsorluğunu ise, Brisa yapıyor. Havacılığın geleceğini şekillendirecek uçağın daha sonra geliştirilecek teknolojilerle 20 yıl içinde elektrik motorları ve diğer sistemlerinin yolcu uçaklarında da kullanılması planlanıyor.
Hürriyet

Dolar 2.36 Liraydı 
16 Ocak'tan beri her gün yeni bir rekor kıran dolardaki yükselişin sorumlusu kim? Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faiz artışına geçmesini erkene alacak veriler mi yoksa Türkiye'deki iç siyasi gelişmeler ve başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Merkez Bankası üzerinde yaratılan faiz indir baskısı mı? Aslında ikisi de etkili. ABD verileri nedeniyle dolar dünyada yükseliş içinde. Euro'da ise değer kaybediyor. Ve Euro dolar paritesi 1.10 seviyelerine kadar indi. Yapılan hesaplamalar yüzde 50 dolar, yüzde 50 Euro'nun Türk Lirası karşısındaki değerini gösteren döviz sepeti 16 Ocak seviyesinde sabit kalsa sadece Euro dolar paritesi 1.17 seviyelerinden 1.10'a indiği için doların bugünkü değeri 2.3615 olacaktı. Ama sepet durmadı ve bugün Merkez Bankası'nın hamle yapmasına rağmen dolar 2.5980 lirada kaldı. Bu hesap aradaki 23.6 kuruşluk farkın Türkiye'nin sorunlarından kaynaklandığının işareti. Merkez Bankası dün bir hafta vadeli döviz depo faiz oranlarında indirimi yaptı. Merkez'den yapılan açıklamada, "Küresel faiz oranlarındaki gelişmeler doğrultusunda bankaların TCMB'den alabilecekleri bir hafta vadeli döviz depolarının faiz oranları 10 Mart'tan itibaren dolar için yüzde 7.5'ten yüzde 4.5'e, Euro için yüzde 6.5'ten yüzde 2.5'e indirilmesine karar verilmiştir" denildi. Bu doları cuma günkü 2.6461 liralık tarihi zirvesinden geriletti ve dün 2.5980 lira görüldü. 16 Ocak'tan bugüne dolardaki değer artışı yüzde 14 oldu. Yazarımız Uğur Gürses'in yaptığı hesap dolardaki rekorda Türkiye ve harici gelişmelerin ne kadar etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Merkez Bankası verilerine göre 16 Ocak günü dolar 2.2803 lira, Euro 2.6737 lira ve döviz sepeti 2.4770 lira idi. Euro dolar paritesi ise 1.17 dolardı. Şayet döviz sepeti sabit kalsaydı 1.17 dolardan 1.10 dolara inen Euro dolar paritesi nedeniyle doların değeri ne olacaktı? Hesap doların sadece 2.3615 liraya çıkacağını gösteriyor. Ama doların değeri 2.5980. Parite etkilese de dolardaki yükseliş iç tartışmalardan da kaynaklandı. Bu arada, dün Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu'nun ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve Bakan Ali Babacan'ın görüşmesinin gündeme gelmediğini belirten Arınç, "Cumhurbaşkanımız ne zaman arzu ederlerse ilgili arkadaşları çağırır bilgi alır. Merkez Bankası'nın yaptığı bu faiz indirimleri elbette piyasalara bir rahatlık vermiştir. Devamı da şüphesiz beklenir. Sayın Babacan'a bugüne kadar Merkez Bankası'nın çalışmalarından dolayı Cumhurbaşkanımızın herhangi bir sorusu eleştirisi olmamıştır" dedi.
Hürriyet

Çarklar Da Hızlanmak İçin Destek Bekliyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.2 azaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de bir önceki aya oranla yüzde 1.4 azalış gösterdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Türkiye'nin çevre ülkelerinde yaşanan siyasi çalkantıların etkisi devam ediyor. İhracat pazarlarımızdaki gelişmeler, iç talepteki gelişmelerle birleşerek sanayi üretimini aşağı çekti. Avro/dolar paritesindeki gerileme de ihracatı baskı altına aldı. İkinci çeyrekten itibaren sanayi güçlü büyümeye devam edecektir" dedi. Bu arada sanayi üretiminde yaşanan düşüş, son zamanlarda "faiz indirimi" konusunda yaşanan tartışmaların haklılığını ortaya koydu. Özellikle finansman maliyetlerinin azalmasının ihracatçıları rahatlatacağı belirtiliyor. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, "Türkiye'de yatırım iklimini harekete geçirecek reformlar yapılmalı. Sanayi üretiminde aşağı trendden çıkmalıyız. Tekrar büyüme hikayemizi canlandırmamız lazım" dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Cem Negrin de, "Seçimlerden sonra toparlanacağımızı düşünüyorum" diye konuştu. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran ise şunları söyledi: "İhracatımız 'emek yoğun' bir ihracat. Bir dönüşüme ihtiyaç var. Reel sektörümüzü nitelikli insan üzerine odaklanmış, yüksek katma değerli bir alana taşımalıyız."
Türkiye

Temeli Kars'ta Atılacak Alp Öğücü Ediz Hun
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bir aksaklık olmazsa 17 Mart'ta Kars'ta TANAP projesinin temelinin cumhurbaşkanları seviyesinde atılacağını ifade etti. Yıldız, bakanlıktaki, Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) temsilcilerini kabulünde, sektörün problemlerine kayıtsız kalmayacaklarını ve her zaman üreticilerin yanında olacaklarını vurguladı. TANAP pojesinde 1.5 milyar dolar değerinde 1.3 milyon ton çelik boru kullanılacağını belirten Yıldız, şunları kaydetti: "Bunun yalnızca 200 bin tonu dışarıda, 1.1 milyon tonu da içeride imal edilecek. Bu önemli bir konu. Bununla alakalı problemlerin, antidampingle alakalı soruşturmaların TANAP'ın etkilenmeyeceği şekilde devamını hep beraber sağlamış olacağız. Çünkü bunu yapıyor olmamız halinde yeni geliştireceğimiz projelerin, İran'dan gelecek doğalgaz boru hattının, Basra'dan gelip Türkiye'den Ceyhan'a ulaşacak olan boru hattının, yine Türkmenistan'dan gelebilecek boru hatlarının, Doğu Akdeniz'le alakalı geliştirilebilecek boru hatlarının hepsinin burada önemli bir pazar payı olacağını düşünüyoruz." Yıldız, hem yerli üretimin desteklenmesi hem de mevcut projelerin etkilenmemesi konusunda ortak bir nokta bulacaklarını vurguladı. Avrupa'da birinci, dünyada beşinci sırada olan çelik boru imalatının artırılmasında büyük katkıları olacağına inandığını ifade eden Yıldız, şöyle konuştu: "Çelik boru imalatçılarının her zaman Türkiye'deki bütün projelerde yer almasından yanayım. Artık teknolojimiz, bununla alakalı imalat düzeyimiz, kapasitelerimiz bunun çok fevkinde. Yalnızca bir karşılaştırma olarak söylüyorum, ÇEBİD'in her yıl yaptığı ihracat TANAP projesinden daha büyük. Yani her yıl TANAP'tan daha büyük bir boru hacmini aslında dünya pazarlarına sunmuş, ihracatını yapmış oluyorlar." Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Başkanı Ahmet Kamil Erciyas da Türk çelik boru sanayi olarak 1.5 milyar doların üzerinde ihracat yaptıklarını söyledi. TANAP için yerli ürün kullanamadıklarını ifade eden Erciyas, "Yerli üreticileri teşvik ettik ama istediğimiz neticeyi alamadık. Bunun üzerine ithal yoluyla bunun hammaddesini tedarik etmek zorunda kaldık" dedi.
Milliyet

İto İstanbul'u Fransa'ya Taşıdı
İstanbul Ticaret Odası (İTO), Cannes'da açılan gayrimenkul fuarında 96 metrekarelik 'Yaşayan İstanbul Maketi'ni sergilemeye başladı. Bugüne kadar yapılmış en büyük İstanbul maketi olarak tasarlanan maket, MIPIM'in bu yılki konsepti olan 'dijital devrim'e de uygun olarak geliştirildi. Ses ve görüntü efektleriyle İstanbul'un 24 saatini yaşatacak olan maket, İstanbul Ticaret Odası girişimi ile kurulan 300 metrekarelik 'İstanbul Çadırı'nda sergileniyor. İstanbul'un tarihi ve kültürel mekanlarının ve dev projelerinin yer aldığı maketin yanısıra kentsel dönüşüme öncülük eden ve eski İstanbul'u yeniden canlandırmak için harekete geçen Beyoğlu Belediyesi de İTO'nun bu maketinde başta kamu yatırımları olmak üzere 43 proje ile yer alıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, MIPIM Fuarı sayesinde uluslararası yatırımcıların 'geleceğin Türkiye'sinin başarı öyküsüne tanıklık edeceklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "Bugün İstanbul'a, küresel anlamda değer katmak için büyük bir heyecanla yola çıktık. Dünyanın yeni markaları artık ülkeler değil, şehirler. Rakamlar da bunu çok net ortaya koyuyor. 1950'de dünya genelinde nüfusu 1 milyonun üzerine olan şehir sayısı 77 idi. Bugün 436'ya çıktı. Bu şehirlerde toplam 179 milyonun insan yaşıyordu, şimdi ise 1.4 milyar insan yaşıyor. Bu süreçte İstanbul küresel bir marka kent haline geldi. Dolayısıyla İstanbul'un gelecekte oluşturacağı katma değer; hem yakın coğrafyamız hem Avrupa hem yatırımcılar hem de insanlık için bir kazançtır." İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, MIPIM 2015'te İstanbul'un simgeleşmiş tarihi mekanlarını, gayrimenkul ve altyapı projelerini İstanbul Çadırı'nda, üç boyutlu kent maketiyle tanıtarak bir ilke imza attıklarını söyledi.
Milliyet

Önce İşsizlik Şimdi De Sanayi: İşte Yüksek Faizin Faturası!
Sanayi üretiminde ocak ayında artış beklentilerine karşın hem arındırılmış hem de arındırılmamış bazda yaşanan gerileme 2015 yılı büyüme öngörülerinde de soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlara göre bunun en büyük nedeni ise Merkez Bankası'nın uyguladığı yüksek faiz politikası. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.6 artış beklentilerine karşın yüzde 2.2 azaldı. Reuters'ın yaptığı hesaplamaya göre arındırılmamış sanayi üretimi ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.5 artış beklentilerine karşın yüzde 2.3 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre ise yüzde 1.4 geriledi. Sanayi üretimi verileri arındırılmamış bazda açıklanmaya başladığından beri oldukça dalgalı bir seyir gösteriyor. TÜİK verilerine göre arındırılmammış bazda ocak ayında sanayi üretiminde daralma en son kriz yılı olan 2009'da görülmüştü. En son Temmuz 2014'te de arındırılmamış yıllık bazda daralma yaşanmıştı. Şeker Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin, "Yıla iyi bir başlangıç olmadı. Arındırılmış bazda aylık olarak yüzde 1.4 daralma Ekim 2014'ten beri en yüksek daralma. 2014 yılının son çeyreği iyi geçmemişti. 2015'e de böyle bir başlangıç yapmamız pek moral verici olmadı. Ay sonunda açıklanacak 2014 büyümesinin yüzde 3'ün altında kalacağını 2015 için ise yüzde 3 olan büyüme tahminimizde riskler aşağı yönlü olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Akşam

DÜNYA

Lieberman Işid'e Özendi
Aşırı sağcı görüşleriyle bilinen İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, İsrail devletine sadık olmayan Arap kökenli vatandaşların 'kafalarının kesilmesi' gerektiğini söyledi. Lideri olduğu Evimiz İsrail Partisi'nin, Herzliya'da düzenlenen seçim programında konuşan Lieberman, "Bizim yanımızda olanlar her şeye layık, ancak bize karşı olanlar kafalarının baltayla kesilmesini hak ediyor" dedi. İsrail gazetesi Arutz Sheva'ya göre programda İsrailli Arap bir kadın, Lieberman'a "Bana ne yapmayı planlıyorsunuz" diye sordu. Lieberman, buna cevap olarak, "Sizin vatandaş olmanızla bir sorunum yok. Tüm Arapların, Hıristiyanların ve Yahudilerin dini bağlarından bağımsız olarak devlete sadık olmasını ve İsrail ordusunda hizmet etmesini bekliyorum. Bizim partimiz seçimde Dürzi bir İsrailliyi seçilebileceği bir yerden aday gösteren tek parti. Kendilerini bizden olarak görenleri kabul ediyor ve cesaretlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Işid'e Irak'ta Üçlü Kıskaç
Irak'ta geçen yaz ayından beri IŞİD'in kontrolü altında olan Musul kentine yönelik büyük operasyon için gün sayılırken ABD desteğindeki Irak ordusu ve peşmerge kuvvetleri, Tikrit ve Kerkük'te IŞİD'e karşı kapsamlı operasyonlara başladı. Peşmerge, HPG ve YPG silahlı gruplarının başlattığı operasyonlar Şengal bölgesinde yoğunlaştığı belirtildi. Peşmerge ayrıca dön sabah koalisyona ait savaş uçaklarının desteğiyle, IŞİD'in elinde olan Kerkük'ün güneyinde operasyona başlattı. Pergelerinin bölgede 20 kilometre ilerlediği bildirildi. 30 bin Irak askeri ise, karadan ve havadan başlattıkları operasyonlarla Tikrit'e doğru ilerliyor. Tikrit, Irak ordusu tarafından kuşatılırken IŞİD kenti terk etmeye hazırlanıyor. Enbar ve Selahaddin bölgesinde ise Şii milisler ve İran askerlerinin desteğinde IŞİD'e karşı operasyon başlatan Irak ordusu, IŞİD'in Hamrin Havzası Emiri Ebu Katada el Libi'nin (43) öldürüldüğü açıklandı. Irak ordusuna ait savaş uçakları ise Başkent Bağdat'ın 45 kilometre batısında bulunan Felluce'deki örgüt mevzilerine bomba yağdırdı. Bombalamada onlarca IŞİD'linin öldürüldüğü bildirildi. Irak Savunma Bakanlığı'na göre aralarında keskin nişancıların da bulunduğu 89 IŞİD'li öldürüldü. . Enbar'ın Felluce'de ordu güçleri ile IŞİD arasında yaşanan çatışmalarda Irak ordusuna komuta eden Tümgeneral Wızah Mahmud Halal hayatını kaybetti. Diğer yandan Musul'un güneydoğusundaki Nimrud kalıntılarına saldıran IŞİD'in Musul'un 100 kilometre güneyindeki Hatra kentine girdiği belirtildi. Kuzey Irak'daki Kürt güçlerinin açıklamalarına göre UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olan Hatra antik kenti örgütün yeni hedefi oldu. Irak'ın Şii din adamlarından Mukteda es-Sadr, kendisine bağlı, "Barış Tugayları"na, Musul Operasyonu'nda orduyla hareket etme emri verdi. Kürdistan Bölgesi Başkan Yardımcısı Kosret Resul Ali, peşmerge güçlerinin Irak ordusu ve Şii milisleri beklemeden, tek başına IŞİD'in işgali altındaki bölgeleri kurtaracağını söyledi.
Milliyet

Işid'in Rafinerisine Abd Bomba Yağdırdı
ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Suriye'deki IŞİD güçlerine yönelik operasyonlarına devam ediyor. Koalisyon güçlerine ait jetler dün gece Türkiye sınırına 100 metre uzaklıktaki rafineriyi hedef aldı. Operasyonda Telabyad kentindeki IŞİD'e ait küçük ölçekteki petrol rafinerisi kullanılamaz hale gelirken, şiddetli patlama sonrası rafineriden alevler yükselirken, Türkiye tarafında da tedirginliğe yol açtı. Patlamanın ardından Akçakale'de sınır hattındaki bazı ev ve işyerlerinin camları kırıldı. Hava saldırısının ardından rafireninin kullanılamaz hale geldiği sabah saatlerinde net şekilde gözüktü. Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nin karşısına denk düşen rafinerinin bulunduğu Tel Abyad'ın kontrolü 2014'ün ocak ayında cihatçı örgüte geçmişti. IŞİD'in Suriye ve Irak'ta el koyduğu petrol yataklarından çıkan petrolden kazandığı parayı engellemek cihatçı örgütle mücadelenin öncelikleri arasında yer alıyor. IŞİD'e karşı karada mücadele eden ise YPG ve YPJ kuvvetleri Rakka ve Tal Abyad'a doğru ilerliyor. YPG, batı cephesinde IŞİD'in önemli üssü Cereblus'a dayanırken, doğu cephesinde ise örgütün ana karargahları arasında yer alan Tal Abyad sınırına dayandı. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi karşısında yer alan Tal Abyad'ın IŞİD'den alınması halinde Rojava kantonu arasındaki koridor açılmış olacak. Suriyeli çatışmalar nedeniyle sınırın Türkiye tarafında da hareketli saatler yaşandı. Dün Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı ile Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı, Suriye'deki güvensizlik nedeniyle ikinci bir emre kadar gelişlere kapatıldı. Suriye'den gelecek tüm araç ve yaya girişlerine kapatılan Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan ülkelerine dönmek isteyen Suriyeliler ile tampon bölgeye yük taşıyan TIR'ların çıkışlarına izin veriliyor. Suriye'den gelen araç ve yaya trafiğine kapatılar Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan pasaportları ile ülkesine dönmek isteyenlere ise izin veriliyor.
Milliyet

Alan Esad Satan Deaş
Avrupabirliği, Suriye'de binlerce sivilin ölümünden sorumlu Beşşar Esad yönetiminin DEAŞ petrolünü satın aldığını ve bu çerçevede DEAŞ işgali altında bulunan bölgelerden çıkarılan petrolü Şam rejimine satan Suriyeli bir işadamını kara listeye aldığını açıkladı. AB komisyonu tarafından açıklanan raporda, bu yöndeki iddiaları ısrarla reddetmesine karşın Şam rejiminin DEAŞ terör örgütünden petrol aldığı bildirildi. raporda, Şam rejimiyle yakın ilişkileri bulunan Suriyeli işadamı George Haswani'nin DEAŞ'dan çıkardığı petrolü Şam'a sattığı için kara listeye alınarak Avrupa'daki tüm mal varlığının dondurulduğu açıklandı. rapora göre Haswani'nin sahibi olduğu ve Suriye'de faaliyet gösteren HESCo şirketi, Suriye ile DEAŞ arasında yapılan petrol anlaşmalarında arabuluculuk yapıyor. Öte yandan, koalisyonun saldırısı sonrası Suriye'nin Telabyad kentindeki DEAŞ'a ait küçük ölçekteki petrol rafinerisinin kullanılamaz hale geldiği bildirildi.
Star

İran'da Göze Göz
İran'da beş yıl önce Davut Roşanay adlı bir adamın yüzüne kezzap atarak bir gözünü kör eden adamın tek gözü aynı yöntemle kör edildi. Bu İran'da kısasa kısas yöntemiyle uygulanan ilk infaz oldu. İngiliz The Guardian gazetesinin İran devlet gazetesi Hamshahri'ye dayandırdığı habere göre, adı açıklanmayan mahkûmun cezası, Karaj şehrindeki Racai-Şehr Cezaevi'nde infaz edildi. İnfaz çerçevesinde, doktorlar mahkûmun sağ gözüne asit döktükten sonra kör olan gözü aldı. İran'da şeriat kuralları çerçevesinde bugüne kadar çok sayıda kişiye kısas cezası verilmiş, ancak bu cezalar çeşitli nedenlerle bugüne kadar uygulanmamıştı. 2011 yılında Amine Bahrami adlı İranlı kadın, yüzüne kezzap atarak iki gözünü de kaybetmesine yol açan adamı, kısasa kısas uygulamasından saatler önce affetmişti. İranlı insan hakları örgütleri Roşanay'ın failine uygulanan cezayı "barbarca" olarak değerlendirdi.
Akşam

Rakka'da Kız Kıza 'Güvendeler'
Terör örgütü IŞİD'e katılmak için İngiltere'den Suriye'ye gittiği iddia edilen üç genç kızın, Rakka kentinde oldukları ileri sürüldü. Sky haber kanalının, Türkiye-Suriye sınırında bulunan muhabiri Stuart Ramsay'e dayandırdığı haberine göre üç kız, kendileriyle daha önce internet aracılığıyla irtibatta olan başka bir İngiliz kızın yanında, Rakka'da bir evde bulunuyor. Ramsay, haberde, "Sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre kızlar Rakka'dalar, güvendeler ve başka bir İngiliz kızla kalıyorlar" ifadesini kullandı. Söz konusu kişinin aralık ayında kaçıp IŞİD'e katıldığı ve kızların okul arkadaşı olduğu da iddialar arasında.
Akşam

POLİTİKA
Seçimde Yok
11. Cumhurbaşkanı Gül 2015 seçimlerinde milletvekilliği için aday olmuyor. Gül'ün geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasıyla kamuoyu gündemine giren milletvekili adaylığı konusunda yakın çevresine kesin bir dille "aday olmayacağım" dediği öğrenildi. Öncelikle, Gül'ün Çankaya'dan ayrıldıktan sonra milletvekili olmak gibi bir tasavvurunun olmadığı, adaylık tartışmalarının kendisinin dışında ortaya çıktığı biliniyor. Ayrıca Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı döneminde "kapısı herkese açık, birleştirici" bir görev yaptıktan sonra bundan sonraki dönemde kendisine farklı bir kulvar çizmek istediği anlaşılıyor. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu imajıyla ulusal ve uluslararası platformlarda gerektiğinde görüşmeler yapan, görüş açıklayan, sivil nitelikli toplantılar düzenleyen bir devlet adamı olarak çalışmalarını sürdürmeyi tasarlıyor. Çankaya Köşkü'nden ayrıldıktan sonra Cumhurbaşkanlığı'na ait İstanbul Tarabya'daki Huber Köşkü'ne yerleşen Gül'ün buradan kendi evine taşınmak üzere olduğu öğrenildi. Gül'ün yakın çevresi, "Taşınmanın belki bir kaç güne kadar tamamlanacağını" söyledi. Gül, taşınma işlemi tamamlandıktan sonra çalışmalarını yeni ofisinde sürdürecek. Abdullah Gül'ün yeni dönemde özellikle dış politika, Ortadoğu sorunları ve AB ile ilişkiler konusunda aktif bir çizgi sürdürmesi bekleniyor. Gül, uluslararası toplantılara katılması için şimdiden davetler alıyor. 11. Cumhurbaşkanı Abdulah Gül, bunlardan uygun gördüklerine katılacak.
Hürriyet

Adaylıktan Çekildi Yine Mit'in Başında
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Adaylığına olumlu bakmıyorum. Bunu Sayın Başbakan'a da söyledim" dediği Hakan Fidan, dün akşam saatlerinde sürpriz bir kararla AK Parti'ye yaptığı milletvekili aday adaylığı başvurusunu geri çekti. Fidan, dün akşam yeniden MİT Müsteşarlığı'na atandı. Fidan, 7 Haziran'daki seçimde aday olmak için 7 Şubat'ta MİT Müsteşarlığı görevinden istifa etmişti. Erdoğan, 8 Şubat'ta Kolombiya gezisi öncesi, "Ben adaylığına olumlu bakmıyorum. Bunu Sayın Başbakan'a da söyledim" açıklamasıyla tavrını ortaya koydu. Başbakan Davutoğlu ise 11 Şubat'ta TRT Haber'de, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'la ilgili daha sonra ifade ettiği kanaatler, aslında iki şeyi ortaya koyar. Bir: Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'a verdiği önemi; iki: Sayın Cumhurbaşkanımızın MİT Müsteşarlığı'na verdiği önemi" sözleriyle Fidan'ın adaylığına destek verdi. Erdoğan, Umre için Suudi Arabistan'a gittiğinde Fidan da kendisine daha sonra katıldı. Umre'de adaylığı için Erdoğan ile görüşen Fidan, olumlu bir hava alsa da sonuç farklı oldu. Cumhurbaşkanı, 4 Mart'ta Umre dönüşü uçakta eski müsteşarına "Halen kırgın olduğunu" açıkça ortaya koydu. Erdoğan, "Onu böyle bir göreve getiren benim. Müsaade edilmiyorsa orada kalması ve ayrılmaması gerekirdi. Tabii ki kırgınım" diyerek tavrının değişmediğini gösterdi. Bunun üzerine Fidan da yakın çalışma arkadaşlarına, "Siyasi ikbal peşinde değilim. Beni bu makama getiren kişiyi daha fazla üzemem" diyerek adaylıktan çekilme kararı aldı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde de durum gündeme geldi ve Fidan'ın adaylıktan çekilme isteği kabul gördü. Fidan, çekilme kararını dün yazılı açıklama ile duyurdu. Fidan, şöyle dedi: "Gördüğüm lüzum üzerine, 25'inci dönem milletvekili genel seçimleri aday adaylığı başvurumu geri çekmiş bulunuyorum. Ülkeme ve milletime hizmet yolunda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tevdi edilen her vazifeyi hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olacağım. Bu vesileyle, destek ve itimatlarından dolayı, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza ve aziz milletimize şükranlarımı arz eder, saygılar sunarım."
Hürriyet

'Kozmik Oda'ya Takipsizlik
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a "suikast" iddialarıyla 2009 yılında başlatılan ve devletin çok gizli bilgilerinin bulunduğu Genelkurmay'a bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu'na girilerek, 25 gün süren arama yapılmasıyla gündeme oturan "Kozmik Oda" soruşturması 6 yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı. Cumhuriyet Savcısı Tekin Küçük, dönemin Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanı Albay Yusuf A. ile Arınç'a suikast yapacakları iddiasıyla yakalanan askerler Albay Erkan Yılmaz B. ve Binbaşı İbrahim G.nin de aralarında bulunduğu 30'a yakın şüpheli hakkında takipsizlik kararı yazdı. Küçük, "Kozmik Oda" soruşturmasını yürüten bazı polisler hakkında ise soruşturmayla ilgisi olmayan şüpheli subayların avukatı Süleyman Ayhan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin telefonlarını usulsüz biçimde dinledikleri, sahte belgeler hazırladıkları ve olmayan ihbarlarla işlem yaptıkları iddiasıyla ayrı bir soruşturma başlatılmasına karar verdi. Savcı Küçük ayrıca Arınç'ın evinin bulunduğu Çukurambar semtinde gözaltına alınan subaylar Erkan B. ve İbrahim G.'nin Albay Baki K.'yı yasadışı takip ettikleri iddiasıyla soruşturma dosyasını da ayırarak Askeri Savcılığa gönderme kararı verdi. "Kozmik Oda" soruşturması, 24 Aralık 2009 tarihinde, ABD'den gelen bir ihbar üzerine Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda görevli Albay Erkan Yılmaz B. ile Binbaşı İbrahim G.'nin, Arınç'ın da oturduğu Çukurambar semtindeki polislerce alıkonulmasıyla başladı. 20 polis tarafından alıkonulan iki subaydan Erkan Yılmaz B.'nin cebinden yere düştüğü iddia edilen bir kağıdın üzerinde "1424 C.. F.. A.." yazan bir not bulundu. Nottaki adresin Arınç'ın ev adresi olduğu iddia edildi. Subayların kullandığı 06 LJY 48 plakalı araçta da hükümet üyeleri ve eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in adreslerini gösterdiği öne sürülen kroki bulunduğu iddia edildi. İki subay, olay yerine gelen Seferberlik Bölge Başkanı Albay Yusuf A. tarafından Merkez Komutanlığı'na götürüldü. Soruşturmayı yürüten eski özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, subayların görev yaptığı Seferberlik Bölge Başkanlığı'ndaki 11 ve 16 numaralı kozmik odalarda hâkim Kadir Kayan aracılığıyla 25 gün arama yaptı. Aramalar sonucu ele geçen belge ve bilgiler, Genelkurmay ve sivil mahkemede saklanırken, 26 Aralık 2009'da sekiz asker gözaltına alındı. Savcı Bilgili, üç subayın "silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, örgüt faaliyeti çerçevesinde hükümete karşı suça teşebbüs etmek" iddialarıyla tutuklanmasını istedi. Mahkeme, tutuklama talebini reddetti. Hâkim Kayan da daha sonra Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından Yargıtay üyeliğine atandı. Tutuklanması istenen ve mahkemeden serbest bırakılan üç subay, kroki ve notu kabul etmedi. Polisler subayları notu yutmaya çalışmakla suçlarken, subaylar Arınç'ın ev adresi yazılı olan notun kendilerine ait olmadığını, Genelkurmay'da görevli Albay Baki K.'yı izlemekle görevli olduklarını söyledi. Albay Erkan Yılmaz B., ifadesinde, "Bulunan bu pusula bana ait değildir. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Montumun sağ yan cebine nasıl girdiğini bilmiyorum. O ana kadar üzerimde böyle bir not yoktu. Polisler bizi arabadan çıkardığında ellerimi arkaya çevirip kelepçelediler. O anda üst araması yaptılar. Bu kâğıdı kesinlikle polisler cebime koymuştur. Kanaatimde polisler ihbarın devamında bu soruşturmayı derinleştirebilmek için benim cebime böyle bir kâğıt koymuşlardır" dedi. Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasından sonra "Kozmik Oda" dosyası Bilgili'den alınarak Savcı Tekin Küçük'e verildi. Küçük, soruşturmanın dayanağı olan ve Albay Erkan Yılmaz B.'nin yutmaya çalıştığı iddia edilen Arınç'ın ev adresinin yazılı olduğu notun grafolojik incelemesini yaptırdı. Erkan Yılmaz B.'den alınan imza örnekleri nottaki yazıyla karşılaştırıldı. Sonuçta yazıların uyuşmadığı ortaya çıktı. Küçük, subayların olay gününe ait cep telefonu sinyallerinin de ifadeleriyle örtüşüp örtüşmediğini araştırdı. Subayların ifadeleriyle cep telefonu sinyallerinin de örtüştüğü açığa çıkarıldı. Küçük, kamuoyu gündemini uzun yıllar meşgul eden soruşturmayı 6 yıl sonra tamamladı ve Arınç'a suikast iddiasını destekleyecek mahiyette yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle 30'a yakın şüpheli hakkında takipsizlik kararı verdi. Karar onay için Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Şahin'e gönderildi. "Benim için dosya kapanmıştır" dediği öğrenilen Küçük'ün 17 klasör dosyada yaptığı inceleme kapsamında, aralarında şüphelilerin avukatı Süleyman Ayhan'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin telefonlarının usulsüz şekilde dinlendiği, olaya ilişkin sahte belgeler hazırlanarak, olmayan ihbarla işlem yapıldığı iddiasıyla soruşturmada görev alan bazı polisler hakkında soruşturma başlatılması gerektiğine karar verdiği öğrenildi.
Milliyet

Alevi Tabanı Hdp'ye Kayıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ile yaklaşan seçimler sürecinde Alevilerin taleplerine ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere bir araya geldi. Alınan bilgilere göre Demir, Alevilerin talepleri hakkında Kılıçdaroğlu'na bilgi verdi. Kılıçdaroğlu'nun, "Belediyelerimizde cemevlerinin ibadethane sayılmasına ilişkin karar aldık. Nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine Demir'in, "Çok önemli bir adım. Aleviler üzerinde hem sizin hem HDP'li belediyelerin böyle bir karar alması olumlu yankılandı. Ancak çok gecikmiş bir adım, keşke daha önce olabilseydi. Ancak bu kararınız eşit yurttaşlık taleplerimiz için bir başlangıç noktası olabilecek" dediği öğrenildi. Demir'in, Ak Partili ve MHP'li belediyelerin de bu yönde kararlar alması için çaba gösterilmesi gerektiğine işaret ettiği belirtildi. Görüşmede Kılıçdaroğlu'na zorunlu din derslerinin kaldırılması, dergahların iade edilmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasına ilişkin talepler sunuldu. Kılıçdaroğlu'nun Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması fikrine sıcak bakmadığı, kurumun Alevileri de kapsayacak şekilde daha adil bir yapıya dönüştürülmesi görüşünü ilettiği öğrenildi. Demir'in, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP'nin adayı Selahattin Demirtaş'ın aldığı oylara işaret ettiği, ülkenin belli bölgelerinde CHP'nin Alevi tabanının HDP'ye kaydığının açıkça görüldüğünü anlattığı öğrenildi. "Özellikle genç ve kadınlarda HDP'ye ciddi bir yönelme var" diyen Demir'in bu görüşünü Kılıçdaroğlu'nun not etmekle yetindiği, yorum yapmaktan kaçındığı öğrenildi. Demir'in, Alevi toplumunda oy kayışının engellenmesi için yeni projeler beklendiği görüşünü ilettiği, Kılıçdaroğlu'nun bu konuda da yorum yapmadığı belirtildi.
Milliyet

SPOR

Spor Toto Süper Lig'de 23. haftanın kapanış maçında Trabzonspor, Mersin İdmanyurdu deplasmanında 5-1 kazandı, 4. sıraya çıktı. Ligin ikinci yarısında Mehmet Ekici'nin çok fonksiyonlu performansıyla ilk 4 yarışını sürdüren Trabzonspor, 9. dakikada da yıldız oyuncunun kafa vuruşuyla tehlike yakaladı. Özer'i kenara çekerek Medjani'yi orta alana koyan Ersun Yanal, takımın savunma zaafını kapatmak istedi. Salih Dursun da gerçek bölgesi sağ beke geçti. Hücum anlamında ligin en aktif 3 ismi Tita-Welliton-Nakoulma'ya sahip olan Mersin İdmanyurdu da hızlı oyun planını denedi. Devre arası transferi Uğur, bordo-mavili formayla ligde ilk kez 11 çıktığı maçta 15'de gole yaklaştı. 18. dakikada stoper Servet bir diğer stoper Mitrovic'i gol pozisyonuna soktu. 30. dakikada artık penaltı hüviyeti kazanan frikiklerinden birini daha kaleye gönderen Mehmet Ekici, ayakta alkışlandı: 0-1. 45'de Mehmet Ekici bu kez asistiyle yıldızlaştı ve Sefa kafa golüyle maçı rahatlattı: 0-2. İkinci yarıya skor avantajıyla giren Trabzonspor, benzer şekilde Mehmet Ekici-Sefa yapımı bir golle 56'da 3-0 yaptı. Karadeniz ekibi, Erkan ve Sefa'nın geçmişe göre daha istekli oluşu ve Mehmet Ekici'nin ustalığıyla zor deplasmanı kolaya çevirdi. 69'da da Erkan'ın ortasında Serol kendi kalesini bulunca maç tamamen bitti: 0-4. 81'de kornerde Servet'in kafasını bitiren Sinan sadece skoru değiştirebildi: 1-4. Krallığa oynayan Cardozo 90'da klas bir golle sonucu belirledi, ligde 14. kez sevindi: 1-5.
Milliyet

İsmail Kartal, derbinin şifrelerini Star Spor'a anlattı. Galatasaray karşısında üstün bir oyun ortaya koyduklarını vurgulayan Kartal, "Sahada 4. yıldız mücadelesi veren iki takım vardı. 90 dakika teknik, taktik ve fizik olarak biz üstündük. Kazanmayı hak eden taraftık. Maçta 6 önemli hamle yaptım ve sonucu değiştirdim. İnşallah futbol şansı bundan sonra yanınızda olur ve şampiyonluk gelir" dedi. İşte İsmail Kartal'ın derbideki kritik hamleleri: 1- G.Saray ilk 20 dakikada iyi pas yapıp, tehlikeler bulunca, rakibe 2. bölgeye gelmeden baskı yaptırdım. Aslan top çıkartamayınca uzun paslara yöneldi ve etkinliği kayboldu. 2- Sow ve Emenike uzun toplarda sonuç alamayınca, Diego arkadaşlarına pozisyonlar hazırladı. 3- 20. dakikadan sonra Caner'i uyararak soldan oynayın dedim. Umut'un savunmada aksamasından faydalandı. 4-Diego'yu çıkartıp Webo'yu alıp Sow ile çift forvet oynattım. 5- Kuyt'ı da ortaya çektim. Hollandalı hem stoperleri rahatsız etti, hem de topları kanatlara servis edip, Caner ve Gökhan'ı oyuna soktu. 6- Sneijder'ı Mehmet Topal ile kilitledim. G.Saraylı oyuncu etkisiz hale gelince 77'den sonra Topal'a "Hücum" emri verdim. Golden önce rakip savunmadan dönen topu hücuma sokup pozisyon hazırladı.
Star

Süper Lig'de 15 sezondur Kadıköy'de yenemediği ezeli rakibi Fenerbahçe'ye yine kaybeden Galatasaray'da derbi sonrası büyük yıkım yaşayan oyunculara Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak moral verdi. Hakemin bitiş düdüğünün ardından sarı-kırmızılı takımın Şükrü Saracoğlu Stadı'nda bulunduğu soyunma odasına giden Albayrak, tek tek ilgilendiği futbolculara destek verip, morallerini kesinlikle bozmamalarını istedi. Cim-Bom'un başkan yardımcısı yaptığı kısa konuşmada, "Kafanızı yere eğmeyin. Ben oynadığınız futboldan memnunum. Galip gelmek istiyorduk ama olmadı. Ancak hala lideriz ve tüm ipler elimizde. Bu derbi geride kaldı. Yeni bir galibiyet serisi ile yolumuza devam etmeliyiz" diye konuştu. Albayrak'ın bu tutumu soyunma odasında memnuniyet yaratırken, sarı-kırmızılı oyuncuların kenetlenip, şampiyonluk için birbirlerine söz verdiği öğrenildi. Galatasaray'da ilk işin Hamza Hamzaoğlu'nun sözleşmesinin uzatılması olduğunu vurgulayan Albayrak, "Mayıstaki seçim öncesi adaylarla bu konuyu görüşeceğim. Hamzaoğlu ile devam edilmesini önereceğim. Transfer çalışmaları için de hazırlık yaptık. Derin Galatasaray benim başkanlığımı engeller mi bilemem. Ben her zaman hazırım. Ancak şu an için adaylığı düşünmüyorum. Görev süremiz kısa ama projeler hazırlıyorum" dedi.
Star

Türkiye Erkekler Basketbol Ligi'nde G.Saray LH, ezeli rakibi F.Bahçe Ülker'i 92-88 mağlup etti. Sarı-Kırmızılılar, sadece 6 kişi ile oynadı. Sinan Güler ise sakat oynadı. Sarı-Lacivertliler ise tam 11 oyuncu kullandı. G.Saray Koçu Ergin Ataman cezası nedeniyle tribünde yer aldı. Aslan'da 3 oyuncu çift haneli sayılara çıktı. Sakat Sinan Güler attığı 25 sayı ile zaferin mimarı oldu. Zoran Erceg ise 26 sayı ile 'En skorer isim' oldu. Abdi İpekçi'deki bu kritik maç tarihe geçti. Zaferin mimarı Sinan Güler, "Galip geldiğimiz için çok mutluyuz. Ayakta duramıyorum. Yürüyemiyorum. Umuyorum ki bu galibiyet sezon sonuna kadar bizi taşıyacak hareket olur. Takım olarak çok iyi mücadele ettik. Bu muhteşem destekle her şeyi yapabilecek cinsteyiz" dedi.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme