11 Mart 2015 Çarşamba

11.03.2015 Genel Gündem


GÜNDEM 

Zaten Yaralı 
Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında Ali İsmail Korkmaz'ı döverek ölümüne yol açan polis memuru Mevlüt Saldoğan, aynı gece Tevfik Caner Ertay adlı bir başka gence işkence ettiği ve aracının bagajında dolaştırdığı iddiasıyla ilgili ifade verdi. Amirlerini suçlayan Saldoğan, dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık tarafından Ertay'ın dövülmeye çalışıldığını söyledi. Saldoğan, "Vurma girişimi sırasında ben üç müdürüme 'Müdürüm zaten yaralı, ne uğraşıyorsunuz' gibi bir söz de söyledim" dedi. Ali İsmail Korkmaz'ın sopalarla dövülmesinden kısa bir süre sonra Tevfik Caner Ertay adlı üniversiteli de yakın bir noktada iddiaya göre polisler tarafından demir sopalarla darp edilerek, polis otosunun bagajına kilitlenmişti. Ertay, bagaja konulduktan sonra aracın durduğunu ve bir grup polisin kendisini dışarıya çıkarmak için dövdüklerini iddia etmişti. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne ait kameralarda Ertay'ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar da ortaya çıkmıştı. Eskişehir Başsavcılığı, Emniyet'e yazı yazarak, Ertay'ın bagajında taşındığı aracı sormuştu. Gelen yazıda '26 A 0357' plakalı 'Ford Connect' marka aracın C Büro Amirliği'ne ait olduğu kaydedilmişti. Aracın, Korkmaz'ın başına ve göğsüne tekme atarak ölümüne yol açan Saldoğan'a zimmetli olduğu ifade edilmişti. Saldoğan, 7 Ocak 2015'te alınan ifadesinde, 2 Haziran 2013'te akşam saatlerinde Yunus Emre Caddesi'ndeki AKP İl Binası önünde beklerken, Emniyet Amiri Mutlu Umutlu'dan gelen, "Sarar Otoparkı içerisinde, metruk binada yaralı bir kişi var, gözaltına alın" talimatı üzerine araçla buraya hareket ettiklerini söyledi. Mutlu Umutlu ile polis memuru Emre Koç ve Ömer Faruk Albayrak'ın da yürüyerek binaya geldiğini belirten Saldoğan, şunları anlattı: "Bizim şubede görevli Adem Ölmez, ekibin şoförlüğünü yapan Ahmet isimli polis memuru ve soyadını bilmediğim İzzet isimli polis, müştekiyi yaralı şekilde binadan çıkardılar, merdivenden indirdiler. Arka koltuğa Emre, yanıma Ömer Faruk bindi. Mutlu Amirim, 'Arkadaşlar şahsın tedavisini yaptırın, gözaltına alın' dedi. Eskişehir Devlet Hastanesi'ne doğru hareket ettiğimiz sırada müdürlerimiz (dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık) aracı durdurdu. Ben direksiyondaydım. Aracın arka kapısı açıldı. Ancak kimin açtığını bilmiyorum. Her üç müdürümüz de bu şahsa vurmaya çalıştılar. Ben ve diğer polis memurları araya girdik. Bir fiziki müdahale yapmalarına imkan vermeden şahsı tekrar araca aldık. Müdürlerimizin vurduğunu görmedim. Sadece vurma girişimi oldu. Vurma girişimi sırasında ben Mustafa Arık müdürüme 'Müdürüm zaten yaralı, ne uğraşıyorsunuz' gibi bir söz de söyledim. Hatta bu sözü üç müdürüme de söyledim. Bu şahıs aracın arkasında kendi kendine ağlamaklı şekilde mırıldanıyordu. Şahsa hiçbir şekilde vurmadık. 'Yok edelim-kaybedelim' gibi bir söz sarf etmedik. Emniyet Amir Ayhan Karayel de 'İyi yapmışsınız, şimdi bunu götürün' şeklinde bir ifade kullanmadı."
Hürriyet


Milletimin Desteği Yeni Türkiye'ye 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dördüncü muhtarlar toplantısında Ankara, İstanbul, Yalova, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Kocaeli, Kırklareli ve Bilecik'ten gelen 424 muhtarı Cumhurbaşkanlığı Saray'ında misafir etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini, yeni vizyonlar, hedeşer doğrultusunda büyüyen, güçlenen Türkiye'nin buna uygun bir yenilenmeye, yapılanmaya ihtiyacının her geçen gün daha iyi ortaya çıktığını belirterek, "7 Haziran seçimlerinin bunun için bir fırsat olduğuna inanıyorum" dedi. Erdoğan, "Ben, yeni Türkiye için yeni anayasaya ve başkanlık sistemine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Daha önce Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurduk" diyerek şunları söyledi: "Başkanlık sisteminden diktatörlük çıkarmak isteyen, herkesten önce bu milleti karşısında bulur. Dolayısıyla benim yeni Türkiye, yeni anayasa ve başkanlık sistemi teklifimin gerisinde yine milletimin arzu ve desteği vardır. Siz muhtarlarımızdan da bu konuda destek bekliyorum. Gittiğimiz il ve ilçelerimizde mahalle halkına bu gerçekleri anlatmanızı istiyorum. 7 Haziran genel seçimlerinin bu bakımdan Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu, bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiği mesajımızı vatandaşlarımıza iletmenizi rica ediyorum." "Bugün G7 ülkelerinin de G20 ülkelerinin de önemli bölümü, başkanlık veya yarı başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bu adamlar akılsız mı? Bunlar şimdi en ileri olan ülkeler. Bunlar niye acaba başkanlık sistemiyle yönetiliyor? Geri kalmış ülkelere baktığınız zaman, oralarda da rastgele şeyler görürsünüz. Amerika'da şu anda diktatörlük mü var? Konuşulduğu zaman ne deniyor, dünyanın en ileri demokrasi ülkesi Amerika'dır. En ileri ekonomisi oradadır. Peki, şu anda Fransa'da diktatörlük mü var, yarı başkanlık. G 20'deki 10 ülkeye baktığınız zaman, hiçbirinde böyle bir şey göremezsiniz. O, 10 ülke başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Böyle bir gidişe, ben inanıyorum ki, milletimiz asla izin vermez." "Başkanlık sisteminden diktatörlük çıkarmak isteyen, herkesten önce bu milleti karşısında bulur. Dolayısıyla benim yeni Türkiye, yeni anayasa ve başkanlık sistemi teklifimin gerisinde yine milletimin arzu ve desteği vardır. Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana başkanlık sistemine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Gazi Mustafa Kemal'den beri, Özal, Demirel, Erbakan, Türkeş dâhil kimsenin bu değişimi gerçekleştirmeye gücü yetmemiştir." "Milletim yüzde 52'lik desteği bana bu şartlarla verdi. Bugün benim bu talebimi dile getirmem, asla günlük siyasete müdahale etmem, herhangi bir partiye entegre olmam anlamına gelmiyor. Ülkemiz şartlarında böyle bir değişimi ancak 400 civarında milletvekiliyle iktidara gelen bir parti yapabilir."
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 98, 6059 -98, 7706                                      
ABD Doları 2, 6356-2, 6403/  
Euro 2, 8224 -2, 8261/ 
İngiliz Sterlini 3, 9748-3, 9812                            

En Zor Mesai 
Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında dün Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın katılımıyla genişletilmiş Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı yapıldı. Bugün de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Başçı'dan brifing alacak. Piyasa, zirveden "Merkez Bankası'na güveniyoruz" açıklaması bekliyor. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) toplantısına kadar Merkez Bankası'nın müdahalesinin çok da işe yaramayacağını düşünen piyasa analistleri, yapılacak açıklamalarla en azından TL'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasında en çok kaybeden olarak durumunun düzelebileceği ifade ediyorlar. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki dün yapılan ekonomi zirvesi dün saat 15.30'da başladı. Toplantıya, Başbakan Yardımcıları Ali Babacan ile Numan Kurtulmuş, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, BDDK Başkanvekili Mutalip Ünal, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş ve Hazine Müsteşar Vekili Cavit Dağdaş katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başçı görüşmesinin ardından verilecek mesajlar önemli bulunuyor. Garanti Bankası Direktörü Tufan Cömert, Merkez Bankası'nın şu anda elinin kolunun bağlı olduğunu belirterek, bundan sonra ek parasal sıkılaştırmaya gidebileceğini, döviz ihalelerinde tutarı artırabileceğini, doğrudan müdahale edebileceğini, ancak böyle bir ortamda dolardaki artışı durdurmanın pek imkanı olmadığını söyledi. Cömert, TL'nin daha olumsuz ayrışmasında siyasilerin açıklamasının önemli olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başçı görüşmesinden sonra yapılacak olumlu açıklamaların kötü performansın önüne geçeceğini kaydetti. Meksa Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Figen Özavcı, gelecek hafta 17 Mart'ta Para Politikası Kurulu (PPK), 18 Mart'ta FED toplantısının, daha sonra da Fitch'in açıklamasının geleceğini anımsattı. Özavcı, PPK'nın FED toplantısı sonrasına ertelenmesi, istinai gün ilan edilmesiyle yurtdışı ile paralel hale gelinebileceğini ifade etti. Özavcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başçı'nın görüşmesinin ardından "Merkez Bankası'na güveniyoruz. Kurdaki tansiyonun düşürüleceğine inanıyoruz" mesajının verilmesi halinde piyasada rahatlama sağlanacağını kaydetti. Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kivci Tokalı ise FED toplantısı yaklaştıkça stresin arttığını kaydederek, FED'in "sabırlı" ifadesini çıkarsa ile dengeleyici bir açıklama yapacağını tahmin ettiğini söyledi. Erdoğan-Başçı görüşmesinin ardından çok ciddi bir paketin açıklanmasını beklemediğini dile getiren Tokalı, paketle önüne geçilecek bir durumun olmadığını, olumlu açıklamaların TL'nin değer kaybedenler içinde en ılımlısı olmasını sağlayacağını bildirdi.
Hürriyet

Borsa İstanbul 1 Günde 18 Milyar Eridi 
Dolardaki değer kazancı, ekonomi yönetimine yönelik endişeler Borsa İstanbul'u da vurdu. Hisse senetlerinde yabancıların çıkışına paralel Borsa İstanbul 100 Endeksi dün yüzde endeksi yüzde 3.31 düşüşle Kasım 2014'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Endeks banka hisseleri öncülüğünde gün içinde gördüğü en düşük seviye olan 77 bin 977 puandan kapandı. Borsa İstanbul'daki şirketlerin piyasa değeri bu düşüşle bir günde 18 milyar lira eridi. Borsa İstanbul'un piyasa değeri 583 milyar liraya indi. Bankacılık endeksi yüzde 4.57 gerilerken, Akbank yüzde 5.52, Garanti Bankası ve İş Bankası yüzde 4.33, Halkbank yüzde 4.35, Vakıfbank yüzde 5.2, Yapı Kredi yüzde 4.42 düştü. Reuters'e konuşan Ata Portföy Fon Yönetim Direktörü Cem Tözge, faizlerdeki ve kurdaki hareketin devamına bağlı olarak endekste yabancı çıkışı olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye'nin risk profilinde son dönemde yaşanan bir bozulma var. ABD'deki güçlü istihdam verisi sonrası TL'deki kırılganlık arttı" dedi. Öte yandan Türkiye'nin 5 yıl vadeli borcunu iflasa karşı sigortalamanın maliyeti Türkiye ekonomisine ilişkin devam eden endişelerle 11 aydan beri en yüksek olan 227 baz puana yükseldi. Bankacıların verdiği bilgiye göre kredi iflas takası primi (CDS) en son Mart 2014 sonunda bu seviyeye yükselmişti. Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş da Reuters'e yaptığı açıklamada, piyasa üzerinde bir baskı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu baskının yüzde 75'i doların değer kazanması ve paritenin 1.08'in altına gelmesi ile ilgili. Yüzde 25'lik kısım da TCMB üzerinden yürütülen tartışmalarla ilgili diyebiliriz." Şu anda tansiyonun yüksek olduğunu, ancak bunun çok devam etmesini beklemediklerini kaydeden Demirtaş; içeride oluşan gerginliğin azaltılacağını düşündüklerini, bu durumun çok sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Hürriyet

Kamu Faizleri İndirsin 
Merkez Bankası'nın faiz politikasına yönelik eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'a "kamu bankalarının faiz indirimine gitmesi" konusunda talimat verdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda önceki gün Erdoğan'ın başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının en önemli gündem maddesini, dolar kurunun yükselmesi başta olmak üzere ekonomide yaşanan gelişmeler oluşturdu. Edinilen bilgilere göre Babacan, dolardaki artış ve Merkez Bankası'nın faiz politikaları gibi konularda detaylı bir sunum yaptı. Zaman zaman araya girerek sorular soran Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da cevap veren Babacan; dolardaki artışın faiz tartışmalarından kaynaklanmadığına dikkat çekti. Doların sadece TL karşısında değil, diğer para birimleri karşısında da değer kazandığını hatırlatan Babacan'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kamu bankaları ile ilgili önemli bir talimatı olduğu da öğrenildi. Erdoğan'ın bir defa daha "Merkez Bankası'nın faizleri indirmesi gerektiğini" söylediği, bu gerçekleşmiyorsa "kamu bankalarının, Merkez Bankası'nı beklemeden faiz indirimine gitmesi gerektiğini" dile getirdiği belirtildi. Erdoğan, Merkez Bankası faiz düşürmediği için diğer bankaların da faizleri yüksek tuttuğunu, bu sebeple paranın üretim yerine faizde değerlendirildiğini hatırlattı. Bankaların kâr etmek için faizleri yüksek tuttuğunu, ancak bunun kamu bankaları açısından geçerli olmaması gerektiği söyleyen Erdoğan'ın, "Kamu bankalarının tek amacı kâr etmek olmamalı. Bu sebeple onların faizleri düşürmesi isabetli olur. İnsanların ucuz faizle kredi bulabilmesinin önü açılmalı. Paranın üretime ve yatırıma gitmesi, iş dünyasının canlanması için kamu bankaları ucuz kredi vermeli. Bunun için kamu bankaları faizleri düşürmeli" dediği kaydedildi. Erdoğan'ın bu kapsamda Babacan'a gerekli çalışmanın yapılması talimatını verdiği öğrenildi.
Türkiye

GAP Paketinde Hem Umut Hem Beklenti 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı yeni "GAP Eylem Planı", bölgedeki işadamlarından olumlu tepkiler alsa da asıl beklenti pratikte atılacak adımlar ve bölgede istikrar ortamının sağlanması. Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Uslu, "Bu planın çözüm süreciyle gitmesi lazım. Çözüm süreci nihaileşmeden teşvik gelmesi çok şey ifade etmiyor. Sermaye ürkektir" dedi. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Ebubekir Bal ise teşviklerin gözden geçirilmesi, hibenin bile düşünülmesi gerektiğini belirtti. Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı yeni GAP Eylem Planı'na göre 9 GAP iline 2018'e kadar 26.6 milyar TL yatırım ödeneği ayrılacak. Bölgede işsizliğin yüzde 10.3'e inmesi, ihracatın ise 22 milyar dolara çıkması hedefleniyor. İşadamları ise pratikteki uygulamalara, teşviğe ve bölgede ticaret için güvenli ortam yaratılmasına önem veriyor. Açıklanan planların önemli olduğunu ve eyleme geçmesi gerektiğine değinen ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Uslu, "Bu planın çözüm süreciyle gitmesi lazım. Çözüm süreci nihaileşmeden teşvik gelmesi çok şey ifade etmiyor. Önce çözüm sürecinin sonuçlanması lazım. Sermaye ürkektir. Her şeyden önce sıkıntılı bir bölgeyse yatırım yapmak istemez. Bölgede güneş, termik santral ve birçok madenimiz var. Bunların çıkarılamamasının nedeni belgedeki sıkıntılar" dedi. Bölgenin güvenliğinin sağlanmasının ardından teşviklerde de düzenleme gerektiğini ifade eden Uslu, şöyle devam etti: "Sektörel bazda farklı teşvikler verilebilir. Lokomotif sektörler var. Mevcut fabrikaların da teşviğe dahil olması lazım. Yoksa yeni işletmelerle rekabet şansı olmaz. Paketin uygulanması, işsizliğin çözümü ve katma değer yaratılması açısından önemli. Burası işsizliğin batıya göre çok fazla olduğu bir bölge. Teşvik kapsamındaki 16 ilde çok fazla yatırım olduğuna inanmıyorum. Çözüm süreci sonuca ulaşınca burası şantiye bölgesine dönecektir."
Milliyet

Sıfır Noktasında Petrol Umudu 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız çözüm sürecinin siyasi ve sosyal normalleşmenin yanı sıra enerji sektörüne de olumlu yansımaları olacağını belirtmesi üzerine harekete geçen TPAO, Hakkari'nin Irak sınırına sıfır noktada bulunan Çukurca ilçesinde petrol arama çalışmalarını başlatıyor. Açılan kuyuların güvenliği de köy korucuları yapacak. İşsizliğin önlenmesi ve ekonomik canlanmanın sağlanması için çözüm sürecinin ilk hamlesi olarak belirtilen petrol arama çalışmaları dağlık alanda 15 kilometre karelik alan içerisinde üç ayrı noktada yapılacak. Yüzölçümü 1009 kilometre kare olan Doğuda Yüksekova, Batıda Şırnak, kuzeyde Hakkari Merkez ilçe güneyde ise Irak sınırı ile çevrili olan Çukurca ilçesinde TPAO 15 kilometre karelik alan içerisinde 3 ayrı noktada petrol arama çalışması yapacak. Hiç sanayi kuruluşu bulunmayan ve dağlarla çevrili olan Çukurca ilçesinde fizibilite çalışmalarını tamamlayan TPAO güvenlik sorunlarının çözümü içinde ilgili makamlarla yazışmalar yaptı. TPAO yapılacak olan çalışmalar güvenliği sağlaması için ilk etapta 100 kadar köy korucusunu alan maaşlarını ödeyecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla bu sayısının artacağı belirtildi. Petrol çıkarma işleminde kullanılan ilk at başının Çukurca ilçesine takılacağın belirten yetkililer, çalışmaların bu yıl içerisinde başlanacağın ve en kısa sürede bitirileceğini söylediler. Daha önce adını sık sık güvenlik güçleriyle PKK'lılar arasında yaşanan çatışmalarla duyduğumuz Çukurca ilçesinin artık petrolle anılacağını belirten yetkililer, yapılan çalışmalarda bölgenin kaliteli petrol bulunduğunu ifade ettiler. Çıkarılan petrolün ilk etapta taşıma sistemi ile bölgeden alınacağını, daha sonra ise borular vasıtası ile depolama sistemine ulaştırılacağını kaydeden yetkililer, bölge halkının petrol çalışmalarının her alanında değerlendirileceğini söylediler. Irak'a sınır noktada bulunan Çukurca ilçesinin hemen karşısında PKK'nın Metina kampı bulunuyor. Bu kamp aynı zamanda Zap kampına yakınlığıyla biliniyor. Çukurca'nın karşısındaki Kuzey Irak'ın Bamerni'de Türk zırhlı birlikleri konuşlanmış durumda.
Star

Nuri Bilge'den Sonra Bu Kez İnşaatçılar Cannes'ı Fethetti 
Milyar dolarlık yatırımlarla gündeme gelen İstanbul, inşaat firmaları ve yeni dev projeleriyle dünyanın en büyük emlak fuarı MIPIM'de görücüye çıktı. Fransa'nın Cannes kentinde düzenlenen ve 93 ülkeden 500 yatırımcının katıldığı fuarda İstanbul 96 metrekarelik dev maketle fuarın yıldızı oldu. İstanbul'un 24 saatinin canlı olarak gösterildiği şov, her yarım saatte bir yayınlanırken, yabancı yatırımcılar İstanbul çadırını tıklım tıklım doldurdu. Açılışta konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, "Nasıl Nuri Bilge Ceylan, Cannes Film Festivali'nin en görkemli filmlerini yapıyorsa, biz de MIPIM'in en görkemli katılımcısıyız. Artık Cannes bizden sorulur" dedi. Toplam yatırım bedeli 60 milyar dolara ulaşan İstanbul'un mega projelerinin yabancı yatırımcılar tarafından büyük ilgi gördüğünü anlatan Çağlar, "İstanbul Finans Merkezi, 3. Havalimanı, 3. köprü, 3 katlı tüp geçiş en fazla merak edilen projeler. Bize en çok sorulan proje ise Kanal İstanbul" ifadesini kullandı.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Orası Babanın Çiftliği Mi 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hakan Fidan'ın yeniden MİT Müsteşarlığı'na atanmasıyla ilgili, "Birisi telefon ediyor, 'Ayrıl seni milletvekili yapacağım' diyor. Öbürü telefon ediyor, 'Sakın ayrılma' diyor. İstifa ediyor, eğilim yoklamasına giriyor. Arkasından yine baskı kuruluyor, 'Ben görevime döneceğim' diyor. Orası senin babanın çiftliği mi? Milli İstihbarat Teşkilatı adı üstünde milli olmak zorundadır. İktidar partisinin arka bahçesi, Milli İstihbarat Teşkilatı olamaz. Fidan'ın dönüşü doğru değildir" dedi. Parti grubunda konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Hükümet vesayet altındadır. Vesayet altında bir Başbakan vardır. Bu Başbakan'ın iradesi kocaman bir sıfırdır. Bir kişiyi istifa ettirtip 'Seni milletvekili yapacağım' diyor, ertesi gün fırçayı yiyor, gerisin geriye aynı yerine gönderiyor. Bu mudur Başbakanlık? Etkisiz eleman bir Başbakan var. Kendisine 'Gelmiş geçmiş Türkiye'nin en çapsız Dışişleri Bakanı' demiştim. Şimdi söylüyorum: En çapsız Başbakanı. (Davutoğlu'nun 'Parti kapatmanın önlenmesi için anayasa değişikliği' çağrısına karşılık) Ben Davutoğlu'na adam gibi bir öneri yapıyorum: Siyasi partilerin kapatılmasının temel nedeni, fiili kapatılmasına yol açan yüzde 10 seçim barajıdır. Eğer darbelere karşıysan, demokrasiden yanaysan, 12 Eylül darbe yasalarını savunmuyorsan gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. (Kabataş olayı) 80, 100 erkek bir kadına saldıracak, etraftaki binlerce kişi hiç sesini çıkarmayacak, bir tek fotoğraf olmayacak. Bunların hayatı ve söylemleri yalan üzerine inşa edilmiştir. En büyük yalancı da kaçak sarayda oturmaktadır. Asayiş, İstihbarat, Güven Timleri, Terörle Mücadele, Spor Güvenliği, Güvenlik Şube, Olay Yeri İnceleme, Organize Suçlarla Mücadele müdürlükleri ile Beşiktaş ve Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlükleri, araştırıyor, böyle bir olay var mı, yok mu Hepsinin ortak görüşü: Böyle bir olay yok. Utanmadan, sıkılmadan, hâlâ bunu dile getiriyorlar. Kimse kusura bakmasın, ar damarı yok. Bu havuz medyasının köşe yazarları var, köşe satıcıları, aynı başlıkla 9, 10 gazeteci yazı yazdı. Hâlâ bunu savunuyorlar. Yahu siz gazeteci misiniz, yoksa yalancıların temsilcileri misiniz? Sizde vicdan, ahlak, namus, din, iman, sizde kitap var mı? Ayakkabı kutularında, para kasalarında devrim yaptılar bunlar. Türkiye'nin vicdanı AKP'yi kabul etmiyor artık. Sayın Umut Oran'a yönelik yapılan iftira Efendim Sayın Cumhurbaşkanı'nın kızına suikast düzenlenecekmiş, deli saçması Yalancılıkla Müslümanlığı hayatımın hiçbir döneminde yan yana düşünmedim. Bunların Müslümanlığı da yalancılık üzerine inşa edilmiştir. Çete oluşturarak suç işliyorlar. Havuz medyasının tamamı çetedir bizim gözümüzde…
Hürriyet

Jandarma Artık İçişleri'ne Bağlı 
TBMM Genel Kurulu'nda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5 maddesi daha kabul edildi. Kabul edilen 51'inci maddeye göre Jandarma teşkilatı, İçişleri Bakanlığı'na bağlandı. Önceki gün başlayan ve dün gece geç saatlere kadar süren görüşmelerde kabul edilen maddelere göre, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, enstitü ve polis meslek yüksekokullarından mezun olup olmadığına bakılmaksızın, mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler, ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılan öğretim masraflarını yasal faiziyle tazminat olarak ödeyecek. Mevcut düzenlemede, öğretim masraflarının 4 katını tazminat olarak ödüyorlardı. Belediye sınırları içinde olmakla birlikte, hizmet gerekleri bakımından uygun görülen yerler jandarmanın görev ve sorumluluk alanı olarak tespit edilebilecek. General rütbesinde olmayan daire başkanlarıyla il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri İçişleri Bakanı tarafından yapılacak. Gerektiğinde Jandarma Genel Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilecek. Diğer subaylar ile astsubaylar ve uzman jandarmaların atanması, yer değiştirmesi ve geçici görevlendirmeleri Jandarma Genel Komutanı'nın yetkisinde olacak. CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, ailelerin çocuklarını istihdam garantisi olduğu için Polis Koleji'ne gönderdiklerini ifade ederek, "Polis Koleji'ndeki çocukları kapı dışarı ediyorsunuz. Güvenlik Bilimleri Akademisini de kapatıp onları iktisadi ve idari bilimler fakültelerine aktaracaksınız. Buna hangi vicdan elveriyor? Suç yok, ceza var" diye konuştu. CHP'nin yeni madde ihdasına ilişkin önergesinin oylanmasında muhalefet karar yeter sayısı istedi. Elektronik oylama yapıldığı sırada kulisteki AK Parti milletvekillerinin salona gelmeye başlaması üzerine CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM Başkanvekili Meral Akşener'e, salondakilerin bir daha çıkmaması için "Kapıları kapatın efendim" dedi. Gök'ün bu önerisine MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de destek verdi. Bunun üzerine Akşener, "Aranızda böyle bir karar alın, çok mutlu olurum kapı kilitletme işinden" deyince AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Millet iradesini dışarıda mı bırakacaksınız?" ifadesini kullandı. HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Akşener'e, "Düğmeye basacaksınız, kapılar kapanacak" diye seslenirken Akşener, daha önce de kapıların kapanmasının iyi olacağını söylediğini anımsattı. Akşener, Genel Kurul Salonunun kapısını kapatma yetkisi olmadığı için sonraki oylamalarda karar yeter sayısı istenmesi halinde bir dakika süre vereceğini belirterek, "Sağlıklı yaşam için size idman yaptıracağım" diye espri yaptı. Tasarının, il ve ilçe jandarma komutanlarını atama yetkisini İçişleri Bakanı'na veren 51. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verildi.
Milliyet

Parti Kapatmaya Baraj Şartı 
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, muhalefet partilerinin destek vermesi halinde 4 yıl olan seçim süresinin yeniden 5 yıla çıkarılması için de Anayasa değişiklik teklifi vermeye hazır olduklarını açıkladı. CHP ve MHP'nin kapatılacağı iddialarına karşı parti kapatma davalarının açılabilmesini TBMM'nin izin vermesi şartına bağlayan anayasa değişiklik teklifini önceki gece geç saatlerde Meclis'e sunan AK Parti'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanlığı döneminde "hataydı" dediği seçim süresini düzenleyen Anayasa'nın 77. maddesi konusunda da muhalefetin nabzını yokladığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre AK Parti kurmayları önceki gün muhalefet kurmaylarıyla görüşerek, daha önce İçtüzük Uzlaşma Komisyonu'nda da konunun gündeme geldiği, o süreçte CHP'nin "imza vermeyiz ama oylarımızla destekleriz", MHP ve HDP'nin ise hem "oy" hem de "imza ile destek veririz" görüşünü dile getirdiğini anımsattılar. Ardından da muhalefete, "Hâlâ bu ön mutabakat geçerliyse, 367 desteği varsa bu konuda da teklif vermeye hazırız" önerisinde bulundular. MHP parti kapatmalarla ilgili düzenlemeye sıcak bakmazken, CHP ve HDP ise "seçim barajı" şartını öne sürdü. AK Parti kurmayları, dünkü grup toplantısının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu'na gelişmeleri aktardı. Davutoğlu'nun ise "Türkiye'nin istikrarı için 5 yıl uygun" vurgulamasına karşın, bunun "seçim barajı" düzenlemesi için pazarlık unsuru olarak kullanılmasına sıcak bakmadığı mesajını verdiği öğrenildi.
Milliyet

Hodri Meydan 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP'nin kapatılacağı söylentileri üzerine AK Parti tarafından Meclis Başkanlığı'na verilen siyasi partilerin kapatılmasını engelleyecek anayasa değişikliği teklifine vurgu yaparak, CHP'yi teklife destek vermeye çağırdı. Davutoğlu, "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, vehimlerden hareketle partisi hakkında kapatma davası açılacağını söylüyor. Grup başkanvekillerimiz ve milletvekillerimiz, partilerin kapatılmasına karsı anayasa değişiklik teklifi verdi. CHP gerçek demokrasiyi savunuyorsa gün bugündür, hodri meydan" dedi. Partisi'nin Meclis Grup Toplantısı'nda Siyasi Partilerin kapatılmasına karsı grup başkanvekillerimiz ve milletvekilimiz anayasa değişiklik teklifi verdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP'ye karsı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti'nin bunu destekleyeceğini ifade etti. Tam bir vehim siyaseti. O vehimlerle uğraşırken, biz vizyonla uğraşıyoruz. Demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan, eğer gerçekten demokrasiyi savunuyorlarsa, eğer gerçekten parti kapatılmasına karsılarsa iste gün bugündür. Demokrasi günü bugündür. Muhalefet partileri destek vermediği için 2010'daki anayasa değişikliğinde bu düzenleme yer alamadı. Demokrasi Kılıçdaroğlu'nun ağzına yakışmıyor. Kargaya bülbül sesi yakışır mı? CHP demokrasinin kargasıdır, demokrasi türkülerini söyleyen bülbül sesleri de bu AK Parti grubundan çıkar. Senin ağzına demokrasi yakışmaz, medya özgürlüğü hiç yakışmaz. CHP Genel Sekreteri, 'Biz iktidara gelirsek bu gazetelere el koyacağız' dedi. Kılıçdaroğlu'nun ekonomiden bahsetme sebebi bu. Simdi ümidi bu. Kendisinin heybesinde hiçbir şey olmadığı için, önümüzdeki aylarda dünyada bir kriz olur, bu kriz Türkiye'ye yansırsa bana bir ekmek düşer diye düşünüyor.
Akşam

DÜNYA 

Le Pen'e Yolsuzluk Soruşturması 
Marine Le Pen önderliğindeki Fransız aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin, Avrupa Parlamentosu (AP) kaynaklarını parti yetkililerinin maaşlarını ödemek için kullandığının belirlenmesi üzerine AB'nin yolsuzlukla mücadele birimi OLAF devreye sokuldu. FN'in AP'deki asistanları olarak gösterilen 20 kişinin partinin ulusal örgütlenmesine dahil yetkililer olduğunun ortaya çıkması üzerine AB Başkanı Martin Schulz, olası yolsuzluk olup olmadığını incelemesi için OLAF'a resmi başvuru yaptı. AP'den yapılan açıklamada, "Maaşları AP tarafından ödenen asistanların parlamenterlerin AP'deki faaliyetleri için çalışması gerekir" denildi.
Hürriyet

Mağarayı Oydular Hastane Yaptılar 
Yunanistan'da SYRIZA ile koalisyon kuran sağcı ANEL'in lideri ve yeni hükümetin Savunma Bakanı Panos Kammenos, Avrupa'yı IŞİD'le tehdit etti. Avrupa ülkelerinin Yunanistan'ın borçlarının yeniden müzakere edilmesi planını reddetmeleri halinde Avrupa'yı göçmenlerle dolduracaklarını söyleyen Bakan Kammenos, "Sınırlarımızdan geçmeye çalışan ve halihazırda hapiste olan 10 bin kacak göçmene, Schengen vizesi için gerekli belgelerini sağlarız. Eğer mülteciler arasında IŞİD militanları varsa bu tamamen Yunanistan'a uyguladıkları politikaları gevşetmeyen Avrupa'nın sucu olur. Yunanistan'a böyle bir darbe indirmek istiyorlarsa, mültecilerin belgeleriyle yolculuk yaparak doğruca Berlin'e gideceklerini bilmeliler" dedi. Bu arada IŞİD militanları Libya'da bir petrol tesisinde sekiz güvenlik görevlisini oldurdu ve dokuz yabancı çalışanı kaçırdı. El Gani petrol tesisine saldıran militanların güvenlik görevlilerinin başlarını kestiği sırada bir kişi, gördükleri karşısında kalp krizi geçirerek oldu. Militanlar daha sonra 4 Filipinli, 1'er Avusturyalı, Bangladeşli, Çek ve Ganalı çalışanları alarak bölgeyi terk etti. Kaçırılanlar arasındaki bir kişinin kimliği ise henüz belirlenemedi.
Türkiye

Survivor Faciası 10 Ölü! 
Fransa'nın Survivor'ı olarak bilinen "Dropped" isimli şov programının Arjantin'de yapılan çekimleri sırasında büyük bir trajedi yaşandı. Arjantin'de And Dağları yakınlarındaki La Rioja bölgesinde Pazartesi günü akşam üstü 5 sularında iki helikopter havada çarpıştı. Survivor yarışmacıları ve ünlü Fransız sporcuların aralarında bulunduğu 10 kişi hayatını kaybetti. Helikopterler Fransa'nın Survivor'ı olarak bilinen "Dropped" isimli programın çekim ekibi ve yarışmacılarını taşıyordu. Trajik kazada hayatını kaybedenler arasında; 2012 Londra Olimpiyatları'nda altın madalya kazanan yüzme şampiyonu Camille Muffat, 2008 Pekin Olimpiyatları'ndan bronz madalyayla dönen boksör Alexis Vastine ile ünlü yelkenci Florence Arthaud da bulunuyordu. Kazada helikopterin iki Arjantinli pilotu da hayatını kaybetti. Yarışmacılar arasında yer alan Arsenal'li eski Fransız futbolcu Sylvain Wiltord yarışmada yer almasına rağmen çarpışan helikopterlerde değildi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Wiltord, "Arkadaşlarım için üzgünüm. Titriyorum. Dehşet içindeyim. Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Bir şey söylemek istemiyorum." sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Pazartesi günü helikopterde bulunmayan yarışmacılar arasında Wiltord'un yanısıra eski buz pateni şampiyonu Philippe Candeloro, Olimpiyat şampiyonu yüzücü Alain Bernard ve eski bisikletçi Keannie Longo da yer alıyor. Başkent Buenos Aires'e 1170 kilometre uzaklıkta yaşanan kazanın nedeni henüz netlik kazanmazken yetkililer hava şartlarında olumsuz bir durum olmadığını belirtti. Fransa'da büyük ilgi gören yarışmada ünlüler yiyecek ve barınak olmadan hayatta kalmak ve birinci olmak için birbirleriyle yarışıyor, program TF1 kanalında yayınlanıyor.
Milliyet

Çin Deaş Bahanesiyle Zulmü Arttırıyor 
Çin, DEAŞ örgütü bünyesinde savaştıktan sonra ülkeye dönen Uygur Türklerinin yeni saldırılar hazırlığında olduğunu öne sürdü. Artan güvenlik riskini öne sürerek Doğu Türkistan'da daha fazla güvenlik önlemi alınacağını açıklayan Çinli yetkililer konuyla ilgili detay vermekten kaçındılar. Çin'in Sincan bölgesi Komünist Parti lideri Zhang Chunxian Uygur Türklerini hedef gösteren açıklamasında Afganistan- Pakistan sınırında DEAŞ saflarında savaştan dönen Uygur Türklerinin yakalandığını belirterek, Çin'in büyük bir tehdit altında olduğunu öne sürdü. Geçtiğimiz ay da Afganistan'da yakalanan 10'a yakın Uygur, Çin makamlarına teslim edilmişti. Kabil yönetiminin Pakistan'a karşı Çin ile yakınlaşmak amacıyla böyle bir uygulamaya gittiği yorumu yapılmıştı. Afganistan'ın Çin'e teslim ettiği Uygurların Taliban'a destek vermekle suçlandığı iddia edilmişti. Konuyla ilgili haberlerde Çin'e teslim edilen Uygurların kimliklerine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Ancak bu kişilerin 2000'li yıllarında başlarında Talibanla birlikte savaşan Uygurların çocukları ve eşleri oldukları tahmin ediliyor. Çin Uygur Türkleri'ni haksız gözaltı ve tutuklamalarla baskı altına alırken, ibadetlerine engel çıkararak tepki çekiyor. Uygur Türklerinin kimliklerini koruma yönünde verdikleri mücadele, Çin'in baskıcı uygulamalarıyla engelleniyor.
Star

Tikrit İçin Son Hamle 
Irak ordusu, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin destek vereceği büyük Musul operasyonuna hazırlanırken, ondan önce stratejik açıdan kurtarılması öncelikli olan bölgelerden Tikrit IŞİD'den temizlenmek üzere. İran'ın Şii milislerinin desteğiyle Irak ordusu tarafından başlatılan operasyonda önemli ilerleme kaydedilirken kent merkezine doğru "son taarruz" önceki gün başlatıldı. Irak ordusu Tikrit'in son savunma hattı olan Alem kasabasını da büyük ölçüde ele geçirdi. Ardından ordu birlikleri IŞİD'in karargâh olarak kullandığı bazı binaları kullanılamaz hale getirdi. Uzun süredir IŞİD tarafından kapatıldığı ileri sürülen Alem'deki bir sağlık ocağı da yeniden hizmete açıldı. Iraklı askerler, hükümet binalarındaki IŞİD bayraklarını indirerek yerine Irak bayrakları astı. Irak güçlerinin saldırısı sırasında, ABD öncülüğündeki koalisyonun savaş uçakları da havadan destek verdi. Tikrit operasyonuna İran Özel Kuvvetler Birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin öncülük ettiği öne sürülüyor. Irak Kürdistan Bölgesindeki KDP'nin Dış İlişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami ise cumartesi günkü açıklamasında Musul operasyonunda Sünnilerin öncü güç olması gerektiğini söylemişti.
Akşam

SPOR 

Kulüpler Birliği Vakfı adeta devrim niteliğinde bir adım attı. Haliç Kongre Merkezi'nde toplanan kulüp temsilcileri, naklen yayın ihalesini Kulüpler Birliği'nin yapması konusunda mutabakata vardı. Toplantıda, naklen yayın ihalesinin Kulüpler Birliği tarafından üstlenilmesini tartıştıklarını söyleyen Başkan Göksel Gümüşdağ, "Bu konuyu enine boyuna konuştuk. Rakamlar ve dünyadaki sayılara tek tek baktığınızda birçok ülkede naklen yayın ihalelerinin bu tarzda yürütüldüğünü gördük. Naklen yayın ihalesinin Kulüpler Birliği Vakfı tarafından yapılması konusunda, bu toplantıya katılan tüm kulüp temsilcileriyle mutlak bir mutabakat halindeyiz. Türkiye'de tüm sponsorlarla anlaşmaların mutlaka Kulüpler Birliği tarafındın üstlenilmesini istiyoruz" dedi. Süper Lig AŞ kuruluyor "Naklen yayın ihalesinin yapılması için de Süper Lig AŞ'nin kurulması gerekiyor" diyerek Türkiye Futbol Federasyonu'nu devre dışı bırakılacağının sinyalini veren Göksel Gümüşdağ, "Sayın Yıldırım Demirören'le önümüzdeki hafta görüşeceğiz. Sonra Spor Bakanımız, Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızla konuyu konuşacağız. Alman ve İngiliz yetkililerden de bilgi alacağız" ifadelerini kullandı. 7 Nisan 2015 Salı günü yeniden toplanacaklarını kaydeden Gümüşdağ, "Süper Lig Aş'nin kurulması için hepimiz mutabakat halindeyiz. Kulüpler Birliği'nin yeniden yapılanması ve naklen yayın ihalesini yapması gerekiyor. Yayın ihalesini kimin yöneteceğine karar vermemiz gerekiyor. Bana göre yeni yapılacak ihalede mevcut fiyatın 1,5 katı fazla olacaktır" diye konuştu. Kulüpler Birliği'nin Süper Lig AŞ hamlesiyle birlikte yayın ihalesinin yanı sıra, asıl planının profesyonel ligleri TFF çatısı altından çıkarmak istediği ileri sürüldü. Amatör futbol ile milli takım faaliyetlerini TFF'ye bırakmayı düşünen Kulüpler Birliği'nin bu planı hayata geçmesi durumunda; Merkez Hakem Kurulu, Hukuk Kurulu, Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu gibi kurullar da Süper Lig AŞ altında faaliyet gösterecek. TFF'nin profesyonel ligler üzerinde hiçbir söz hakkı kalmayacak. PTT 1.Lig başta olmak üzere diğer tüm profesyonel liglerde mücadele eden kulüplerin temsilcileri de Kulüpler Birliği çatısı altında toplanacak
Türkiye

Club Brugge maçı öncesi Atiba ve Sosa'dan gelen sakatlık haberleri, Teknik Direktör Slaven Bilic'i orta saha kurgusunu değiştirmek zorunda bıraktı. Hırvat teknik adam, birinci dereceden kas yırtığı meydana gelen ve Belçika'da forma giyemeyeceği netlik kazanan Jose Sosa'nın yerine Liverpool maçının yıldızı Tolgay Arslan'a verecek. Tecrübeli çalıştırıcı sağlık heyetinden gelecek rapora göre Atiba hakkında karar vererek orta sahayı şekillendirecek. Durumu belirsizliğini koruyan Atiba Hutchinson'un oynamaması durumunda Bilic, Necip Uysal'a sarılacak. Orta sahanın göbeğinde Atiba, Veli ve Sosa üçlüsünü uzun süredir koruyan tecrübeli çalıştırıcı, Liverpool ve Sivasspor maçlarında savunmada oynattığı Necip'i Veli'nin yanında görevlendirecek. Hırvat teknik adam ayrıca son haftaların dikkat çeken ismi Daniel Opare'yi yine savunmanın solunda oynatacak. Ligde ve Avrupa'da kart cezalısı olan Motta'nın yokluğunda formayı kapan Ganalı futbolcu, böylelikle üst üste dördüncü maçına çıkmış olacak. Siyah-beyazlı takımın Teknik Direktör Slaven Bilic, Club Brugge maçı öncesi futbolcularına uyarılarda bulundu. Belçika temsilcisinin bu sezon iç sahada hiç maç kaybetmediğini oyuncularına hatırlatan Hırvat teknik adam, "Eksiklerine rağmen hızlı ve dinamik oyun sistemiyle mücadele eden bir rakibe karşı oynayacağız. Liverpool maçlarında olduğu gibi takım halinde savunma yaparsak avantajlı bir skorla İstanbul'a dönebiliriz. Club Brugge duran toplardan skor üretebilen bir takım. Bu yüzden serbest vuruşlarda ve kornerlerde herkesin çok dikkatli olmasını istiyorum" diye uyarılarda bulundu.
Türkiye

Kadıköy'deki Fenerbahçe derbisinden mağlubiyetle ayrılan Galatasaray'da Wesley Sneijder nefes kesen karşılaşmayı Hollanda basınına değerlendirdi. De Telegraaf'a konuşan 30 yaşındaki oyuncu, "Kavgayı kaybettik ama savaşı kazanacağız" ifadesini kullandı. Şampiyonluk yarışında büyük önem taşıyan karşılaşmayı kaybetmelerine karşın iddialı açıklamalarda bulunan Sarı-Kırmızılı yıldız şunları söyledi: "Dirk Kuyt'ın attığı o golü nasıl onlara ikram edebildik Eğer yenmeyi başaramıyorsan, o zaman 1 puanı kurtarmalısın. Bunu yapabilseydik, Fenerbahçe'yi zirve yarışında 4 puan uzağımızda tutacaktık. Ancak avantaj hala bizde. Şampiyonluk yarışında Beşiktaş'ın da Fener'in de hala önünde lideriz. Şimdi yapmamız gereken bu mağlubiyetin bizi etkilemesine izin vermeden önümüzdeki haftalarda tekrar iyi sonuçlar almak olmalı." "Fenerbahçe karşısında sergilediğim kişisel oyun beni tatmin etti. Ancak bu bir şeyi değiştirmez. Keşke ben beş para etmez bir oyun çıkarsaydım da takım 3 puanı alsaydı. Sezonun ilk yarısında Arena'da oynanan karşılaşmada takım olarak çok iyi bir performans ortaya koymuştuk. Ben de attığım 2 golle galibiyette büyük pay sahibi olmuştum. Kadıköy'deki derbide de Fener kalecisi Volkan'ı avlamak istiyordum ama bana çok sıkı önlem almışlardı. Şut attırmadılar."
Star

Erkek basketbolunda Avrupa'nın 3 numaralı kupası olan, Beşiktaş'ın da müzesinde bulunan FIBA EuroChallenge'da mücadele eden Trabzonspor Medical Park, çeyrek final ilk maçında Rusya'nın Avtodor takımını evinde 94-88 yenerek seride bir adım öne geçti. Bordo-Mavililer, yarın deplasmanda oynanacak rövanşı da kazanırsa, tarihinde ilk kez boy gösterdiği Avrupa kupalarında son 4'ü görecek. Kazanan Avtodor olursa, Dörtlü Final'e çıkacak takımı belirleyecek son karşılaşma 17 Mart'ta Trabzon'da oynanacak.
Star

Şampiyonluk virajında oldukça önemli olan F.Bahçe'nin Beşiktaş derbisinde seyircisiz oynama tehlikesi var. Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, derbiyi inceledi ve Fener'i 4. kez "Çirkin ve küfürlü tezahürat" ve yardımcı hakem Bahattin Duran'a atılan yabancı maddeden PFDK'ya sevk etti. Küfürden ceza sınırında bulunan Sarı-Lacivertlilere bir tribün kapama cezası verilmesine kesin gözüyle bakılırken yabancı maddeden para cezası bekleniyor. Raporları değerlendirecek olan PFDK üyelerinin küfürlü eylemin bütün tribünler tarafından söylenmesi nedeniyle derbiyi seyircisiz oynatması tehlikesi de var. Bilindiği gibi F.Bahçe-G.Saray derbisi sonrasında Emre Belözoğlu orta sahada bütün tribünlerle birlikte "oy aman aman" tezahüratını yapmıştı. 1-0'lık galibiyetin ardından coşan tribünler, "İşte böyle, her sene böyle, Cim Bom'a böyle, k.yarlar aman" şarkısını birlikte söylemişti. Maçın temsilcileri Kayhan Alyürük, Sırrı Tuğ ve Raşit Yüksel'in raporlarında bu tezahürat yer aldı. Yaklaşık 3 dakika bu şarkının söylendiği belirtilirken seyirci tarafından küfürlü ifade kullanılması nedeniyle PFDK'ya sevk gerçekleşti.
Akşam



--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme