12 Mart 2015 Perşembe

12.03.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Gördüler Sustular 
Elazığ'daki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezi'nden kaçıp jandarma tarafından bulunan S.E., B.E., E.K ve E.A. adlı 4 kız çocuğu, ifadelerinde merkezde cinsel taciz ve şiddete maruz kaldıkları için kaçtıklarını söyledi. İddia üzerine inceleme başlatan jandarma, merkeze rehabilite amacıyla getirilen kız çocuklarının, 2007-2013 yıllarında cinsel istismar, taciz ve şiddete maruz kaldığı bilgisine ulaştı. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 2014/3637 dosya numarasıyla başlattığı soruşturmayla ilgili jandarmanın hazırladığı fezlekede, yurtta kalan diğer kızların da ifadesi yer aldı. Fezlekede, kızların, defalarca bazı görevlilerin cinsel tacizlerine maruz kaldıkları, 2 kızın intihara kalkıştığı, birinin akıl hastanesinde bir süre tedavi gördüğü, durumu yöneticilere anlatmalarına rağmen işlem yapılmadığı belirtildi. Savcılık, cinsel istismar, taciz ve şiddet uyguladıkları iddia edilen şüphelilerden A.S., N.Y., S.D., C.Ç., İ.D. ve H.A.'nın ifadesini aldı. Kızlarla 'gönül ilişkisi' yaşadıklarını doğrulayan N.Y. ve S.D., diğer suçlamaları reddetti. Merkezin müdürü Ş.C. de taciz ve cinsel istismara şahit olmadığını belirterek "Bu tür şikâyetler üzerine idari soruşturmalar açıldı. Ancak delil ve kanıt olmayınca işlem yapılmadı. Eğer varsa böyle bir durum suçlular gerekli cezayı alsınlar" dedi. Müdür Ş.C. Hürriyet'e ise soruşturmanın devam etmesi nedeniyle konuşamayacağını söyleyerek "Eski bir mevzu. Adı geçen kızlar ve biri hariç suçlanan personel de artık merkezde kalmıyor" dedi. Merkezin müdür yardımcısı Z.K. ise tacizlere şahit olduğunu anlattı: "Çalışanlardan A.S.'nin, kız çocuğu E.K.'ye cinsel tacizlerde bulunduğunu gözlerimle gördüm. Merkez personeli N.Y. ile şirket personeli S.D.'nin kurumun banyosunda kızlarla cinsel birliktelik yaşadıkları, yakalanmamaları için birbirlerine gözcülük yaptıklarını da takiple tespit ettim. Durumu müdür Ş.C. ile Sosyal Hizmetler İl Müdürü Z.A.K.'ya ilettim. Kurum müdürü, 'Bana yakın olduklarını düşündüğün personeli kurumdan uzaklaştırmak istiyorsun' diyerek konuyu geçiştirdi. Şirket elemanı olarak merkezde çalışan C.Ç.'nin de kızları taciz ettiğini tespit ettim. Yine Y.B. isimli kız çocuğu cam parçası ile kendisine zarar vermeye çalıştı. Kız çocuğu, kurumda çalışan C.Ç.'nin tacizlerine dayanacak gücü kalmadığı için kendisine zarar verdiğini söyleyince C.Ç.'nin kurumdan uzaklaştırılması için resmi yazıyla gerekli yerlere ilettim."
Hürriyet


Olaylı Anma 
Gezi eylemleri sırasında Okmeydanı'nda gaz fişeğiyle vurulduktan 269 gün sonra, geçen yıl 11 Mart'ta 15 yaşında ölen Berkin Elvan için anma etkinlikleri düzenlendi. Berkin'in Okmeydanı'nda vurulduğu sokaktaki anma öncesinde Şark Kahvesi'ndeki ara sokaklar, Halk Cephesi'ni temsil eden kızıl bayraklarla donatıldı. Berkin'in vurulduğu yere, bir masa üzerine karanfil ve ekmek konuldu. Okmeydanı'ndaki anmaya katılmak için Çekmeköy'de toplanan grup ile polis arasında olaylar çıktı. Polis, yola barikat kuran gruba biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti. Saat 14.00'te ise Okmeydanı'ndan Berkin'in Feriköy'deki mezarına yürümek isteyen yaklaşık 500 kişinin önü TOMA'larla kesildi. Gruba tazyikli su sıkıldı, gaz fişeği atıldı. Gruptan bir kişi polislerin üzerine ses bombası attı. Ara sokaklara kaçan eylemciler, barikatlar kurarak polise taş, bilye, molotofkokteyli, havai fişek attı. Polis de biber gazıyla karşılık verdi. Saat 15.30'dan sonra ara sokaklardan silah sesleri yükseldi. Baba Sami Elvan, "Evimizden çıkamıyoruz. Polis sürekli gaz bombası atıyor" dedi. Kadıköy Altıyol Meydanı'nda saat 19.00'da buluşan binlerce kişi sloganlarla Mehmet Ayvalıtaş Parkı önüne kadar giderek Gezi'de ölenler için saygı duruşunda bulundu. Eylemin sonunda küçük bir grup polise havai fişek atarken, polis de plastik mermiyle karşılık verdi. Bir grup da Gezi Parkı'nda eylem yapmak istedi. Parkta Berkin için pankart açan gruba polis müdahale etti. Yerlere kırmızı boya da döken eylemciler birbirlerine kenetlenerek polise direndi. İstanbul'daki eylemlerde 25 kişi gözaltına alınırken, 3 polis aracına kurşun isabet etti. Berkin Elvan için Ankara'da düzenlenen birçok anma törenine polis müdahale etti, 33 kişi gözaltın alındı. İzmir Güzelbahçe'de geçen hafta açılan Berkin Elvan Parkı'ndaki Berkin Elvan heykeli, tahrip edildi. Heykelin başını taşla kıran vandallar, kaidesini de yerinden sökmek istedi. Kentte, valiliğin protestoları yasaklamasına rağmen yaklaşık 2 bin kişi Berkin Elvan için yürüdü.
Hürriyet

Fantomlara Veda 
Malatya'da keşif uçuşu sırasında düşen RF-4E (Fantom)uçakları Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterinden çıkarılıyor. 8 uçaklık filo, Malatya 7'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda bugün gerçekleşecek jübile uçuşuyla emekliye sevk edilecek. Konya'daki tatbikat sırasında düşen F-4E uçakları ise 2020 yılına kadar kademeli olarak envanterden çıkarılacak. 2020 yılına kadar kullanılacak olan F-4E'lerin yerine ise F-35 uçakları alacak. Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Malatya ve Konya'da yaşanan, 6 pilotumuzun şehit olduğu uçak kazalarına ilişkin Eskişehir'de medyaya brifing verdi. Org. Ünal şunları söyledi: "THK'de 8 adet olan RF-4E uçaklarını kaza olmasaydı da emekli edecektik. Takvimimiz de, bu yılın mart ayıydı. Kazadan üç gün önce de Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile yaptığımız yazışmada, 15 Mart tarihinden itibaren RF-4E uçaklarının görevini, gerekli donanımı tamamlanmış F-16 uçaklarının devralmaya hazır olduğunu bildirmiştik. Jübile uçuşuna, Hava Kuvvetleri Komutanımız Org. Akın Öztürk ile ben de katılacağım."
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 96, 8148 -96, 9467                                      
ABD Doları 2, 6124-2, 6147
Euro 2, 7582 -2, 7613
İngiliz Sterlini 3, 9032-3, 9074                            

130 Sayfalık Gerekçe 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özellikle bu yılın başından itibaren her geçen gün sertleşen tonda eleştirdiği Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile dün bir araya geldi. Yaklaşık 2.5 saat süren görüşmede Başçı 130 sayfalık bir sunum yaptı. Sunumda, eleştirilerin odağı olan piyasa faizlerini düşürmenin yolu için 4 koşul sıralandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada ise toplantıda hem Erdoğan'ın faizle ilgili hassasiyetini dile getirdiği hem de mevcut güven ve istikrar ortamının korunması gerektiği belirtildi. Gün boyu toplantıyı sakin bekleyen dolar kuru toplantı sonucuna da tepki vermedi. Uluslararası piyasalarda dolar kuru toplantı başlama saati 18'deki seviyesi olan 2.61 lira civarında kaldı. Başçı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'la görüşmesi resmi programda saat 16.45 olarak görünürken Erdoğan'ın programının uzaması nedeniyle görüşme 1 saat 15 dakika gecikmeyle saat 18.00 civarında başladı. Görüşmede, Babacan ve Başçı'nın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlarından Yiğit Bulut ve Cemil Ertem de bulundu. Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Babacan ve Başçı'yı kabul ettiği ve ekonomik gelişmelerle ilgili bilgi alındığı belirtildi. Görüşmede küresel piyasalardaki gelişmeler ve bunların etkilerinin değerlendirildiği kaydedilen açıklamaya şöyle devam edildi: "Türkiye'de ekonominin temellerinin son derece sağlam olduğuna işaret edilen görüşmede, güçlü ve dengeli büyüme hedefleri doğrultusunda uygulanmakta olan politikalar, Sayın Cumhurbaşkanımızın faiz ve üretime yönelik hassasiyetleri üzerinde durulmuştur. Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda mevcut güven ve istikrar ortamının titizlikle muhafaza edilmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Tüm ekonomik birimler tarafından, sürecin yakından izlendiği, gerekli tedbirlerin alınmakta olduğu ifade edilmiştir." Başçı'nın gerek Meclis'te milletvekillerine gerekse Bakanlar Kurulu ve ekonomistlere yaptığı teknik sunumları normalde 70-80 sayfa arasında değişiyorken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 130 sayfalık sunum yaptı. Başçı sunumunun 24. sayfasında, "Piyasa faizlerini düşürmenin yolu" başlığı altında ise yol haritasını verdi. Başçı, piyasa faizlerini düşürmenin yolunu, "İstikrar ve güven artırıcı adımlar, mali disiplin (kamu borç yükünün hafifletilmesi), fiyat istikrarına odaklı bir para politikası duruşu ve bu yolla enflasyon beklentileri ve enflasyon risk primi düşeceğinden piyasa faizleri kademeli olarak düşebilir" olarak sıraladı.
Hürriyet

Finansbank'ın Halka Arzına Onay 
Yunanistan merkezli National Bank of Greece'nin yüzde 99.8'ine sahip olduğu Finansbank hisselerinin bir bölümünün ikincil halka arzının, piyasa koşullarına bağlı olarak Nisan başında tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Finansbank'tan Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, halka arz sonrası NBG'nin Finansbank'taki payının yüzde 73 olacağı belirtildi. Buna göre NBG Finansbank'taki sermayesinin yüzde 26.81'inin halka arzını gerçekleştirecek. Açıklamada, NBG'nin bankanın sermayesinde sahip olduğu pay oranını yüzde 60'ın altına düşürmek gibi bir niyeti bulunmadığı da belirtildi. Halka arzın tamamlandığı tarihten itibaren 180 günlük süre boyunca Finansbank yeni pay ihraç etmeyecek, NBG de Finansbank sermayesinde sahip olduğu mevcut paylarını satmayacak. Yapılan açıklamada, Finansbank'ın hisselerinin bir kısmının halka arzı ile ilgili olarak yapılan çalışmalar kapsamında, bankanın orta vadeli hedefler belirlediği belirtilerek, öncelikli olarak KOBİ, ticari ve kurumsal bankacılık olmak üzere kredi hacmini artırmayı hedeflediği kaydedildi. Açıklamada "Bankamız bireysel kredi hacmini seçici bir titizlikle arttırırken, KOBİ ve kurumsal ve ticari kredi hacmini önemli ölçüde arttırmayı hedeflemektedir" denildi. Finansbank ilk olarak 1990'da halka açılmıştı ve NBG satın aldığında halka açıklık oranı yüzde 41'di. NBG öncelikle FİBA grubundan yüzde 46 oranındaki hisseyi satın aldıktan sonra 2006'nın ikinci yarısında çağrı yaparak halka açık hisseleri de satın almıştı. Yüzde 0.19'u hali hazırda halka açık olan Finansbank'ın dün itibariyle piyasa değeri 8.1 milyar TL.
Hürriyet

Cari Açık 27 Ayın Dibinde 
Cari açık ocak ayında 2 milyar dolarla beklentinin altında gelirken, aylık bazda 27 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. 12 aylık birikimli cari açık ocak ayında 45.8 milyar dolardan 42.9 milyar dolara geriledi. Bu sonuçlar sonrasında milli gelire oranla cari açık, 2015 yılına yüzde 5.4 düzeyinde başladı. Aylık bazda ise cari açık 2 milyar dolar ile 2.8 milyar dolar olan beklentinin belirgin altında geldi. Cari açık en son 2012 yılı ekim ayında 1.2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmişti. Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, "Önceki yıl cari açığı azaltan faktörlerin başında gelen sıkı para politikası ve BDDK tedbirlerinin etkisi azalacak. Ancak petrol fiyatlarının 2014 yılı ortalamasının (99 dolar) çok altındaki mevcut düzeyini koruması durumunda cari açıktaki iyileşme devam edecek" dedi. Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı da, "Hem cari dengede hem de finansman şartlarında devam eden iyileşme, iç dinamiklere yönelik olumlu görünümün korunmasını sağlıyor" diye konuştu.
Türkiye

Otomotiv Üretimi Avrupa İle Gazladı 
Avrupa pazarlarındaki toparlanma, gerekse de iç pazarda hafif ticari araç satışlarında son iki ayda görülen artış, otomotiv üretimine de yansıdı. Şubat ayında toplam otomotiv üretimi yüzde 31 oranında artarken, yılın ilk iki ayındaki artış miktarı yüzde 34'e ulaştı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre şubat ayında toplam otomotiv sanayi üretimi 109 bin adet oldu. Şubatta binek otomobil üretiminde yüzde 23 artış yaşanırken, ticari araç üretiminin yüzde 46 artması dikkat çekti. Aynı rapora göre yılın ilk iki ayında da toplam üretim yüzde 34 artışla 211 bin 585 adete yükseldi. Otomobil üretimi bu dönemde yüzde 19 artış yaşarken, bu oran ticari araçta yüzde 60'ın üzerinde oldu. Ocak-Şubat döneminde minibüs üretimi yüzde 174, kamyonet yüzde 60, ağır kamyon yüzde 33, otobüs yüzde 15 oranında artış yaşadı. Yükselişte, en büyük etkenlerden biri ihracat oldu. Bu yılın ocak-şubat döneminde ihracat, 2014'ün ilk iki ayına göre yüzde 32 artış kaydederken, sadece otomobil ihracatında yüzde 21'lik yükseliş yaşandı. Aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı 160 bin adet, binek otomobil ihracatı ise 99 bin düzeyinde gerçekleşti. Ticari araç ihracatı yüzde 58 artışla 60 bin düzeyinde gerçekleşti. Ocak-şubat döneminde toplam ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 3.5 milyar dolara çıktı. Bu dönemde, toplam ana sanayi ihracatı 13 büyürken, yan sanayi ihracatı yüzde 14 geriledi. İhracatın artışında, Avrupa'daki iyileşmenin yanı sıra Türkiye'de üretilmeye başlanan Ford, Tofaş ve Hyundai'nin yeni modelleri de etkili oldu.
Milliyet

Denizcilikte Hedef 10 Yılda 200 Bin Yeni İstihdam 
Türkiye denizcilik sektörü, 2015 yılına umut veren gelişmelerle başlarken, sektörün önemli temsilcileri ve güçlü oyuncuları 13'üncü Europort İstanbul Fuarı'nın açılış töreninde buluştu. Törende konuşan Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan, gelecek 10 yılda sektöre yeni 200 bin istihdam kazandırmanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi. Europort İstanbul, bu yıl 37 ülkeden 300 ulusal ve uluslararası katılımcı, 35 ülkeden 5 binden fazla ziyaretçiyi bir araya getiriyor. Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan, denizcilik sektörünün uzun yıllar boyunca devlet desteği almadan kendi çabasıyla büyüdüğünün altını çizdi. Geçen yıl devletin gemi inşa sanayi ve denizcilik sektörüne destek vermeye başladığını belirten Kalkavan "Bu yıl ilk kez devlet oyuna girdi. İki önemli yasa ile denizcilik sektörüne destek verdi. Özellikle 28 Şubat'ta çıkan ihraç gemilere kredi desteği sektörün gelişimi açısından çok önemli bir karar" dedi. Türk denizcilerinin kendi imkanları ile enerji gemilerinden askeri harp gemilerine uzanan geniş bir yelpazede var olduğunu ifade eden Kalkavan "Önümüzdeki yıllarda en büyük ihracatımızı savunma sanayine yapacağız. Harp gemileri ve askeri savunma botları gibi konularda Türk tersanelerinin başarısına ve kalitesine şu anda yetişebilecek bir ülke yok. Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin harp gemileri ve savunma botları siparişleri ile Türk denizcileri yeniden ihracat atağına geçecek" diye konuştu.
Star

Türkiye Kolları Sıvadı, MIPIM 2019'da İstanbul Yolunda 
Dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM, bu yıl belediyelere de evsahipliği yaptı. Ankara, Antalya ve Balıkesir Büyükşehir Belediyeleri dev projelerini fuarda sergilerken, ilçe belediyesi olarak Beyoğlu, Başkan Ahmet Misbah Demircan'ın kuruculuğunu üstlendiği ve 32 yatırımcıdan oluşan Beyoğlu Investors Group (BIG) ile fuara katılım gösterdi. Fuarın sürprizi ise MIPIM'in 2019'da İstanbul'da düzenlenmesinin gündeme gelmesi oldu. MIPIM CEO'su Filippo Rean ile görüşen Demircan, 2019'da Haliç Port bittiğinde fuarı İstanbul'da düzenlemeyi teklif ettiklerini, Filippo'nun da bu fikre sıcak baktıklarını söyledi. Başkan Misbah Demircan ayrıca BIG üyelerinin dünyanın önemli yatırımcılarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini, bu görüşmeler neticesinde önemli işbirliklerine imza atılabileceğini ifade etti.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Çatışmayı Demokrasi Ateşinde Yakacağız 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde, Doğu Anadolu Bölgesi Oda ve Borsa Başkanları'na hitap etti. Çözüm sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini ifade eden Akdoğan, şöyle konuştu: "HDP heyetiyle birlikte yaptığımız açıklamada yapılan silah bırakma vurgusu tarihi önemdedir. Öncelikle şunu kabullenmek durumundayız, her türlü sorunun konuşulma, tartışılma, çözülme zemini siyasettir. Demokrasimiz bugün her türlü sorunu çözebilecek imkan ve kabiliyete ulaşmıştır. Demokrasiye inanmak her şeyin temelidir. Karanlık, ışığın olmama halidir. Işık varsa karanlık yoktur. Demokrasi, karanlığı ortadan kaldıran ışıktır. Demokrasi varsa silaha yer yoktur. Silah varsa demokrasiye inanç yoktur. Nevruz bu süreçte önemli bir kilometre taşı olacaktır diye düşünüyorum. Nevruz'da inşallah tüm çatışmayı, şiddeti, silahı demokrasi ateşinde yakacağız ve hep birlikte demokrasi ateşinin üzerinden atlayacağız." Akdoğan, 44 bin insanın hayatını kaybettiği bu sorunun el birliğiyle çözülmesi gerektiğini belirterek, bu noktada herkese büyük sorumluluk düştüğünü söyledi. Sivil toplum örgütlerinin sürecin önemli bir paydaşı ve muhatabı olduğunu ifade eden Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "En aykırı görüşler, hiç kabul etmediğimiz düşünceler bile demokrasi zemininde özgürce konuşulabilir. Bu yüzden demokrasi bir tahammül rejimidir." Akdoğan, "Bu sürecin sahibi, AK Parti iktidarıdır. AK Parti ne kadar güç kazanırsa süreç o kadar hızlı yol alır, yeni anayasa yapımı o kadar kolay olur. Bu yüzden diğer partilerin ne olduğundan daha önemli olan, sürecin lokomotifi olan AK Parti'nin ne kadar güçlü bir şekilde var olduğudur" diye konuştu.
Milliyet

Tezkereyi, 2B'yi, Kıbrıs'ı Konuştuk 
Antalya'da milletvekili aday adayı olarak çalışmalarını sürdüren eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la 2003 yılında gerçekleştirdiği sır görüşmeyle ilgili açıklamalarda bulundu. Buluşmanın "Sen değil misin Tayyip'in önünü açan" ithamına dönüştüğünü belirten Baykal, buluşmada 1 Mart tezkeresinin görüşüldüğünü belirtti. Baykal, görüşmenin kaydının alınıp alınmadığıyla ilgili de, "Tayyip Bey'de var mı bilmiyorum, bende yok. MİT izleyip de kayda aldıysa bilemem. Benim bilgim dahilinde bir kayıt yok" ifadesini kullandı. Gazetecilerle bir araya gelen Baykal, Erdoğan'la kendisinin cumhurbaşkanı olması karşısında siyasi yasağının kaldırılması için pazarlık ettiği iddiasının artık bir efsane haline geldiğini söyledi. Baykal, "Evet, gerçekten kimsenin haberi yoktu ve buluştuk" diyerek o gün masada konuşulanları anlattı. Baykal şunları söyledi: "Bu buluşma Tayyip Bey'in talebi üzerine olmuştur. İktidar partisinin genel başkanı. Seçimi kazanmış, görüşmek isteyecek. 'Özel, kimseler duymadan görüşelim' diyecek ben 'Hayır görüşmem diyeceğim.' Yok öyle bir şey. Çok doğal olarak 'elbette' dedik. Ben yurtdışındaydım. Havaalanından bir arkadaş beni alıp onların söylediği bir yere götürüp orada bırakacaktı. Sonra da beni oradan alıp geri bırakacaklardı. Gittik, baş başa oturduk ve dediğim gibi lüferimizi yedik. Tek kelime bile Tayyip Bey'in milletvekilliği, hukuku hakkında, başbakanlığı hakkında konuşmadık. Bu iş zaten bitmişti. Bunu tarihleriyle çıkardım ama kimse onlarla meşgul değil. Hikâye salçası gayet ilgi çekici. Herkes inanmış ve inanmaya devam ediyor." Buluşmada 1 Mart Tezkeresi'nin konuşulduğunu belirten Baykal, o güne dair şunları anlattı: "1 Mart'a bir hafta var. Kampanya açmışız, çok büyük bir mücadele veriliyor. Onu anlatıyoruz. O da, 'N'olur 1 Mart işi. Bu kararı alırsak Amerika ne ölçüde karşı çıkar. O rahatsızlık bize ne gibi olumsuzluklar yaratır. Bir dayanışma içine girebilir miyiz?' gibi şeyler. 2B işi bile konuşuldu orada. Kıbrıs konusu konuşuldu. Bırak benim cumhurbaşkanlığı pazarlığımı, baştan aşağı yalan dolandır."
Milliyet

Umarım Bu Gelişme Sözde Kalmaz! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da rektörlerle buluştu. Yükseköğretim Kurulu'nda (YÖK) gerçekleşen buluşmada, çözüm süreci ve paralel yapıyla mücadeleye değinen Erdoğan, "Örgütün silah bırakması önemli bir eşik olacaktır. Umarım bu gelişme sözde kalmaz" dedi. Paralel yapıya karşı da rektörleri uyaran Erdoğan, "Üniversiteler de hassasiyet göstermeli, bu yapıya karşı kararlı bir tutum içinde olmalı" ifadesini kullandı. Erdoğan satır başlarıyla şunları söyledi: "Biz yanımızda olacak değil. hakkın, hakikatin, ilmin, hikmetin safında yer alan profesörler, doçentler istiyoruz. Türkiye'nin kavganın, terörün hakim olduğu kampuslara değil; araştırmanın, hikmetin hakim olduğu üniversitelere ihtiyacı var. Elinde taş, molotof olan öğrenci değil; kitap, bilgisayar, T cetveli olan öğrenci görmek istiyoruz. Bu ülkenin Başbakanlığına tahrip etmek için değil, Türkiye'nin geleceğini müzakere etmek için yürüyen öğrenci görmek istiyoruz." 'Hocalarımızdan önemli bir beklentim var' diyen Erdoğan konuşmalarında şu ifadeleri kullandı: "Her üniversite en azından bir alanda, sadece ülkemizden değil, bölgenin ve dünyanın en iyilerinden biri haline gelmelidir. Örneğin tarım denildiğinde, tarımın ilk yapıldığı Şanlıurfa akla gelmeli, Harran Üniversitesi akla gelmeli. Biz de devlet olarak destek vermeliyiz. Petrolde Batman, denizcilikte Trabzon, demir çelik denildiğinde Karabük, gıda değince Trakya, Kırklareli gibi. Biz Ortadoğu'yu, Batı'daki oryantalistlerden değil, üniversitelerimizin çalışmalarından takip etmeliyiz. Osmanlı tarihi Bursa'dan sorulmalı. Kürdoloji araştırmalarının adresi Paris değil, Mardin olmalı. Üniversitelerimizi marka haline dönüştürmeliyiz. Artık kalite konusunda yoğunlaşmalıyız. 12 yılda çözüm sürecinde ciddi mesafeler alındı. Bugün artık ne temel hak ve hürriyetleri ne de alt yapı yatırımları konusunda şikayet etmeyi gerektirecek önemli mesele kalmadı. Terörün çözümü konusunda kritik bir dönemdeyiz. Terör örgütünün silah bıraktığını açıklaması ülkemizde demokrasinin, hukukun, huzurun tesisini sağlayacak önemli bir eşik olacak. Umarım bu gelişme sözde kalmaz." "İzmir'de yaşanan ölümlü hadise, pek çok yerde yaşanan gerginlikler, bizlere üniversitelerdeki hassasiyeti hatırlatıyor. Üniversitelerin, çözüm sürecinin ruhuna aykırı, şiddete yönelik eylemlere izin vermemeleri gerekiyor. Üniversiteleri belli grupların eylem alanı olmaktan çıkarmalıyız. Devletin ve toplumun içine kanser gibi sızmış olan paralel yapı var. Bu benim şahsi meselem değildir. Devletin MGK dahil mücadele kararı almış olduğu meseledir. Üniversitelerin hassasiyet göstermeleri, bu yapıya karşı kararlı tutum içinde olmasını bekliyorum.
Akşam

DÜNYA 

Farc İle Müzakerelerde Önemli Adım 
Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nin (FARC) kamplarına yönelik hava saldırılarını bir ay boyunca askıya alma kararı aldığını açıkladı. 1964'te kurulan Marksist FARC örgütü ve hükümet arasındaki müzakereler, 2012 yılının kasım ayında Küba'da başlamıştı. 18 Aralık'ta FARC tek taraşı ateşkes ilan etmiş, ancak Santos devletin ancak kalıcı bir anlaşmada ateşi keseceğini söylemişti. Önceki gün açıklama yapan Kolombiya lideri Santos, "Farc'ın, 18 Aralık'ta ilan ettiği tek yanlı ve süresiz ateşkese bağlı kaldığını kabul etmemiz gerekiyor. Gerginliğin azaltılması için savunma bakanı ve silahlı kuvvetler komutanına bir ay boyunca FARC kamplarına bombardımanı durdurmaları talimatı verdim" dedi. Juan Manuel Santos, bir ay sonra hava saldırılarını askıya alma kararını yeniden gözden geçireceklerini, örgütün ateşkesi devam etmesi durumunda sürenin uzatılabileceğini söyledi.
Hürriyet

Rehineler İnfazı Prova Zannediyor 
Işid'den kaçan eski bir militan örgütün infaz ettiği rehinelerle ilgili itiraflarda bulundu. IŞİD'den kaçan ve 'Salih' olarak tanıtılan eski örgüt üyesi, İngiliz Sky News TV kanalına konuştu. 'John' lakaplı Muhammed Emwazi'nin Japon rehine Kenji Goto'yu infaz ederken bizzat orada bulunduğunu söyleyen Salih, "Rehineler öldürülmeden önce çok sayıda sahte infaza maruz kalıyordu. Bu sebeple de görüntülerde sakin duruyorlardı" dedi. Salih, "Benden rehinelere 'problem yok, sadece bir video, sizi öldürmeyeceğiz. Hükümetinizden Suriye'ye saldırmamalarını isteyeceğiz. Sizinle bir meselemiz yok. Siz bizim misafirimizsiniz' demem istenirdi. Onlara endişe etmemeleri gerektiğini söylerdim. Ama öldürüleceklerini biliyordum" diye konuştu. Bu arada IŞİD, 10 yaşındaki bir çocuğa İsrail ajanı olduğu öne sürülen bir kişiyi öldürttü. Profesyonelce bir kurguyla hazırlanan 13 dakikalık videonun Rakka yakınlarında çekildiği tahmin ediliyor. Görüntüde, İsrail ajanı olduğu itiraf ettirilen Muhammed Said Musallam (19) adlı İsrailli Arap vatandaşı, 10 yaşındaki çocuk tarafından tabancayla öldürülüyor.
Türkiye

İsveç-Suudi Hattında İnsan Hakları Krizi 
İsveç ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkiler, karşılıklı adımlarla iyice gerildi. İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallstroem'un pazartesi günü Kahire'de düzenlenen Arap Birliği'nde yapacağı konuşmanın iptal edilmesi üzerine İsveç, Suudi Arabistan ile olan askeri anlaşmasını iptal etti. Bunun üzerine Suudi Arabistan da Stockholm'daki büyükelçisini geri çağırdı. İsveç'in Filistin'i tanıması üzerine onur konuğu olarak çağrılan İsveç'in Dışişleri Bakanı'nın daha önce Suudi Arabistan'ı insan hakları dolayısıyla eleştirmiş olması konuşmasının iptaline sebep olarak görülüyor.
Milliyet

Güvenliğimiz İçin Türkiye Biricik 
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Jamie Patrick Shea, Bahçeşehir Üniversitesi'nin düzenlediği konferansta konuştu. "Avrupa'nın güvenliği açısından olmak istediğimiz, olmayı ümit ettiğimiz noktada değiliz" ifadelerini kullanan Shea, NATO'nun son 25 yılda Ortadoğu'dan Afganistan'a bir dizi başka sorunla uğraştığını ve Avrupa'nın zaten güvende olduğunu varsaydığını anlattı. Genel Sekreter Yardımcısı Shea, "Bir sabah uyandık ve Rusya'nın Kırım'ı ilhakıyla, Ukrayna'nın doğusundaki faaliyetleriyle birdenbire fark ettik ki, dünyanın en tehlikeli yerlerinden birisi Avrupa" diye konuştu. NATO'nun eş zamanlı krizlere müdahale konusunda üyeleri arasında "önceliklere" ilişkin bir anlaşmanın sağlanmasının zorluğuna dikkati çeken Shea, "Türkiye, Polonya'daki ve Baltık ülkelerindeki faaliyetlere katkı sağlıyor. Ancak kendi bölgesindeki tehditlere de diğer üyelerden aynı dikkati ve ilgiyi bekleyecektir" görüşünü dile getirdi. Jamie Patrick Shea, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye ve Şangay İşbirliği Örgütü'nde gözlemci olan tek NATO üyesi olduğunu hatırlatarak "Türkiye, biricik bir konumda. Biz dünyayı yeniden bölümlere ayırmak, ya şundansın ya bundan demek istemiyoruz. Bunu Putin yapıyor. Türkiye'nin diğer ülkelerle iyi ilişkiler içinde olması bizim için avantaj. Bu, bizim yeni ortakları kendimize çekmemiz için de yardımcı oluyor" değerlendirmesini yaptı. Suriye'de DEAŞ'a yönelik muhtemel kara harekatıyla ilgili bir soru üzerine Shea, "Hava saldırıları başarılı oldu. ABD, saldırıların başlangıcından bu yana 6 bin DEAŞ militanının öldürüldüğünü değerlendiriyor. Bu büyük bir sayı. DEAŞ büyük bir örgüt ama bu türden kayıplara uzun süre dayanacak kadar da büyük değil" ifadelerini kullandı. Shea, Eğit-Donat programıyla ilgili soruya ise, "Hiçbir politika risksiz değildir. Her defasında yüzde yüz mükemmel sonuç alan politika yoktur. Ancak Türkiye'de eğitilecek kişiler dikkatle seçiliyor" cevabını verdi.
Star

Soğuk Savaşı Bitiren Anlaşma İptal 
Rusya ile Batı arasında yaşanan krizde Moskova kritik bir adım attı. ABD öncülüğündeki Batı ile Moskova arasında soğuk savaşı sona erdiren en önemli belge sayılan Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması (AKKA) Moskova tarafından tamamen iptal edildi. Anlaşmanın iptal edildiğini açıklayan Rus diplomat Anton Mazur, bu adımdan Rusya sınırlarında askeri varlığını artırmaya devam eden Batılı ülkelerin sorumlu olduğunu söyledi. AKKA, 1990'da NATO üyesi ülkeler ile Varşova Paktı adına Rusya tarafından imzalanmıştı. Buna göre NATO ile Varşova Paktı sınır bölgelerinde bulundurulacak klasik uçak, tank, top, tüfek gibi silahlara sıcak bir savaşı önlemek için sınırlandırma getirilmişti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra revize edilen anlaşma, 1999'da İstanbul'daki AGİT zirvesinde yenilenmişti. Lider Vladimir Putin, Rusya aleyhine çalıştığını ilan ederek anlaşmayı 2007 yılında askıya almıştı.
Akşam

SPOR 

Fenerbahçe Kulübü'nün eski yöneticilerinden Şadan Kalkavan, tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında vefat etti. Kalp damarlarında tıkanıklık tespit edilmesi sebebiyle ameliyat olan ve bir süredir Florence Nightingale Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde tedavi altına tutulan Şadan Kalkavan'ın vefatının ardından TFF, Fenerbahçe ve Galatasaray başsağlığı mesaj yayınladı. Sarı-lacivertliler resmi sitesinden "Kulübümüzün eski yöneticilerinden Şadan Kalkavan'ın yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhum Şadan Kalkavan'a Allah'tan rahmet, başta Kalkavan Ailesi olmak üzere tüm yakınları, sevenleri ve camiamıza başsağlığı dileriz" denildi. Rize'de 1939 yılında dünyaya gelen iş adamı Şadan Kalkavan, Fenerbahçe Kulübü'nde 1995- 2000 yılları arasında yöneticilik yaptı. Sarı-lacivertli kulüpte yönetim kurulu üyeliği, başkan vekilliği, asbaşkanlık ve futbol şube sorumluluğu görevlerini üstlenen Kalkavan, 2009 yılı seçimlerinde Aziz Yıldırım'a karşı başkan adayı olarak seçime de girmişti.
Türkiye

UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool'u kupanın dışına iterek tarihi bir zafere imza atan Beşiktaş, yeni bir tarih yazmak için Belçika'da sahne alıyor. Son 16'ya kalan siyah-beyazlılar, çeyrek final öncesindeki ilk randevusunda Avrupa'da mağlubiyeti olmayan Club Brugge ile karşı karşıya gelecek. Jan Breydel Stadı'ndaki mücadele saat 20.00'de başlayacak. İskoç Futbol Federasyonu'ndan Craig Thomson'un yöneteceği mücadelede ev sahibi ekibin yıldızı Victor Vazquez sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek. Siyah-beyazlı takımda ise sakatlıkları bulunan Sosa ve Atiba'nın yanı sıra tedavileri devam eden İsmail Köybaşı, Alexander Milosevic ve Tomas Sivok görev yapamayacak. Siyah-beyazlı takımda bir tek Veli Kavlak sarı kart sınırında yer alıyor. Belçika temsilcisinde ise Thomas Meunier ve Şilili futbolcu Francisco Silva sarı kart cezası sınırında yer alıyor.
Türkiye

G.Saray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak ve Futbol AŞ yöneticisi Ali Dürüst'le yemek yedi. Derbiyi değerlendiren Aslan'ın hocası, hakem Cüneyt Çakır'ın sarı kart gösterdiği Olcan Adın'ın Emenike'yi düşürdüğü pozisyonla ilgili olarak, "Olcan'ın pozisyonu kırmızı karttı" dedi. Hamzaoğlu şunları söyledi: "Diego'nun ceza sahası içinde kendini yere atması da sarı kartlıktı. Aynı şekilde Emenike'nin de bir pozisyonda kendini bırakması sarı karttı. Şu an bir adım öndeyiz. Hiçbir şeyin garantisi olmaz. Şu anda FB maçını kazanmış bir GS düşünebiliyor musunuz? Ama şampiyon olmadan hiçbir anlamı yok. Fener galibiyetinden çok şampiyonluk önemli. Kulübün şampiyonluğa ihtiyacı var. Dzemaili yakın zamanda daha iyi olacak. Ondan faydalanacağız. Yasin o pozisyonda köşeye vursa goldü. Hakan'ın sakatlanması bizi etkiledi. Semih fizik olarak hazır değildi. Selçuk ile Sabri arasında bir problem yok. Sabri'nin geçmişten bir kırgınlığı olabilir. Şu an bana teklif yok, gelse de düşünmem."
Star

Derbide Galatasaray'a attığı golle Fenerbahçe'yi zafere taşıyan Kuyt, şampiyon olmaları halinde çiftetelli oynayacağını söyledi. Kuyt, "Böyle bir derbi galibiyeti almak muhteşemdi ve daha uzun süre kutlamak normaldir, çünkü patlama niteliğindeydi. Umarım taraftarlarımızı mutlu edebilmişizdir" diye konuştu. Hollandalı yıldız şunları söyledi: "Sezon yeni başlıyor ve önümüzde 11 final maçımız var. Son derece heyecan verici bir dönem olacak. Sanırım Türkiye'de daha önce böyle bir durum yaşanmadı. Her zaman golü kovalıyorum. Fener'e her şeyimi vermek istiyorum." "Muslera'nın sağ elinin yanından iyi bir vuruş yapacak alan yarattım kendime. Bizde kimin gol attığının önemi yok. Emenike atsın, ben atayım fark etmez. Burak ve Demba Ba'ya da sorsanız 'Lig şampiyonluğu mu gol krallığı mı?' onlar da şampiyonluk der."
Star

İlk maçı F.Bahçe'nin 58-56, ikinci maçı ise G.Saray Odeabank'ın 59-57 kazandığı eşleşmede, üçüncü müsabakayı 63-52 üstün tamamlayan Kanarya, seriyi 2-1 geçerek Dörtlü Final'e kaldı. Organizasyonda Sekizli Final olarak oynanan son tur müsabakalarında bu yıl değişikliğe gidilerek Dörtlü Final uygulamasına geçilirken, F.Bahçe, geride kalan 3 sezonda olduğu gibi yine adını final etabına yazdırmayı bildi. Geçen sezon finalde G.Saray Odeabank'a yenilerek Avrupa ikinciliğiyle yetinen F.Bahçe, organizasyonu 2012-2103 sezonunda yine ikinci ve 2011-2012 sezonunda ise 4. olarak tamamlamıştı. Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da 10- 12 Nisan'daki finallerde F.Bahçe'nin yanı sıra, ev sahibi USK Prag ile Rusya ekipleri UMMC Ekaterinburg ve Dinamo Kursk yer alacak. Geçen sezon G.Saray'ın aldığı bu kupayı Sarı-Lacivertliler kazanırsa Türkiye bu gururu 2. kez üst üste yaşayacak.
Akşam



--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme