13 Mart 2015 Cuma

13.03.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Kozmik Fark
Bülent Arınç'a suikast iddialarıyla başlayan ve takipsizlikle sonuçlanan Kozmik Oda soruşturması 19 Aralık 2009-11 Şubat 2010 arasındaki olağanüstü trafiği ve ilginç bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kozmik Oda'dan hiçbir belgenin çıkarılmasına izin vermediklerini söyledi. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Bilgili de Başbuğ'u doğruladı, "Başbuğ döneminde Karargâh'tan çıkarılamayan kozmik harddisk ve fotokopiler 16 Mart 2013 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel döneminde savcılığa teslim edildi" dedi. Kozmik Oda soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlanması, 19 Aralık 2009-11 Şubat 2010 tarihleri arasında yaşanan olağanüstü trafiği de gün ışığına çıkardı. Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kozmik Oda'dan hiçbir belgenin çıkartılmasına izin vermediklerini söyledi. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Bilgili, bu bilgiyi doğruladı ve "Başbuğ döneminde Karargâh'tan çıkarılamayan kozmik harddisk ve fotokopiler 16 Mart 2013 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel döneminde savcılığa teslim edildi" dedi. Başbuğ, o dönem Genelkurmay Başkanı olduğundan konuyla yakından ilgileniyor. Kendisini dün telefonla aradığımızda Avukatı İlkay Sezer ile birlikte savcılığın takipsizlik kararını değerlendiriyordu. Kendisinden dönemin Genelkurmay Başkanı olarak kararı değerlendirmesini istedim. Her zamanki titizliği ile, "Kararı okumadan konuşamam" dedi. Ben ısrarla kopyası kaybolan harddisk'i sordum. Önemli bir uyarı yaptı. Savcıların, gizlilik derecesi olmayan alanlarda arama yaptığını, gizlilik derecesi olmayan ve gerekli görülen belgeleri aldıklarını, Kozmik Oda'ya ise sadece hâkim ve askeri bilirkişilerin girmesine müsaade edildiğini hatırlattı. Başbuğ, ardından da Kozmik Oda belgelerinin dışarı çıkarılmasına müsaade edilmediğini söyledi. Arşivler, Başbuğ'un verdiği bu önemli bilgiyi doğruluyor. Aramaların sürdüğü sırada dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Başbuğ ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner ile 3.5 saatlik bir görüşme yapmıştı. Başbuğ, daha sonra kuvvet komutanları ile ayrı bir toplantı yapmış ve o toplantıda, aramalar sırasında Kozmik Oda'nın gizliliğinin ihlal edilmemesi yönünde tavır konulması kararlaştırılmıştı. Başbuğ, Kozmik Oda'dan tek bir belge bile çıkmasına izin vermediklerini söyledi. Ancak takipsizlik kararında, 1.5 terabayt'lık bir harddisk dolusu belgenin kopyalandığı yazılıydı. Üstelik o harddisk Kozmik Oda'da kaydedilmişti. Peki Başbuğ izin vermediyse 1.5 terabayt'lık dijital bilgi dolu bir harddisk nasıl çıkmıştı? Bu soruya soruşturmayı başlatan Savcı Bilgili yanıt verdi: "Aramalar tamamlandığında, Kozmik Oda'yı arayan hâkim, harddisk ve fotokopileri iki kopya halinde hazırlatmıştı. Bir kopyasını müşteki olarak Genelkurmay'a teslim etti. Diğer kopyayı da bize verdi. Ancak biz o kopyayı Genelkurmay'dan çıkaramadık. Askerler müsaade etmedi, tartışma çıkınca da mahkemeye itiraz ettiler ve mahkeme kararı getirdiler. Bunun üzerine bir kasaya koyduk ve kasayı mühürledik. Oradan sadece açık alanda yaptığımız aramanın sonuçlarıyla döndük." Bilgili, Genelkurmay'ın daha sonra Seferberlik Tetkik Kurulu'nun (STK) taşınacağı gerekçesi ile kasadaki mührün kaldırılmasını istediğini, kendilerinin de ilerleme sağlayamadıkları için kasada saklanan harddisk'i almak için girişim başlattıklarını söyledi. Bilgili'nin verdiği bu bilgi, takipsizlik kararına da yansıdı. Karara göre, söz konusu harddisk aramaların tamamlandığı 11 Şubat 2010 günü Genelkurmay Başkanlığı Destek Kıtaları Grup Komutanlığı Grup Komutanı'nın makam odasındaki kilitli kasaya konulup mühürlenmişti.
Hürriyet


Bak Ayrılık Geldi Yine
Batı tarzı Türk pop müziğinin ilk yıldızı Erol Büyükburç, Etiler'deki evinde dün ölü bulundu. Önceki gece saat 02.00 sıralarından evinde kalp krizi geçirdiği açıklanan 79 yaşındaki sanatçı Büyükburç'un cansız bedeni Zincirlikuyu Mezarlığı gasilhanesine gönderildi. Önceki akşam Fransız Sokağı'nda Cezayir isimli mekanda 20 yıldan beri düzenlenen 'Çarşamba Buluşmaları'nda sahneye çıkan Murat Evgin'i, yapımcı Erkmen Sağlam'la izlemeye giden Büyükburç burada şarkılara eşlik ettiği öğrenildi. Son akşamında sahneye de çıkan Büyükburç, Murat Evgin'le 'Uzun İnce Bir Yoldayım' türküsünü söyledi. Sahnede ve sonrası Büyükburç'u mutlu gördüğünü ifade eden Murat Evgin, "Gayet dinç ve mutlu görünüyordu. Hiçbir olumsuzluk fark etmedim" dedi. Önceki gece evinde yalnız kalan Büyükburç'u ertesi gün kızı Evren Büyükburç telefonla arayıp, ulaşamayınca sanatçının menajeri Osman Nuri Yazıcı, apartman görevlisine ve polise haber verdi. Çilingir yardımıyla girilen evin yatak odasında Büyükburç'un cansız bedeni bulundu. Babası Erol Büyükburç'u aynı apartmanda oturan komşularına sarılarak uğurlayan kızı Evren Büyükburç eşi Reşit Mehmet Erol'un kolunda ünlü sanatçının evinin önünde gazetecilere açıklama yaptı. Erol Büyükburç'un kalbindeki rahatsızlığından ötürü 3 tane stend takıldığını ifade eden Evren Büyükburç, devamında şöyle konuştu: "Kalbinde büyüme şeker ve tansiyon rahatsızlığı da mevcuttu, çok çok yorgun düşmüştü, ben kendisini uyarırdım, bir araya geldiğimizde babacığım ne olur kendini yormasan derdim, biraz daha az çalışsan derdim, çalışmayı çok severdi" dedi. Evren Büyükburç, cenazenin kesin tarihinin yarın belli olacağını muhtemelen de cumartesi günü Levent caminde olacağını söyledi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyükburç'un menajeri Osman Nuri Yazıcı, "Yalnız yaşamıyordu. Zaman zaman ben veya kızı Evren yanında kalıyorduk. Gece 23.00'da evine bıraktım. Durumu da gayet iyiydi. Çok mutluydu. Sabah onu alacakken telefonlara çıkmadı" dedi. Ajda Pekkan, Büyükburç'un vefatından dolayı duyduğu üzüntüyü, sanatçının 'Dudaklarımda şarkısın' parçasının "Bak ayrılık geldi yine bir yaprak düştü dalından" sözleriyle dile getirdi.
Milliyet

Yurtlarda Paralel Oyun
Paralel yapının öğrenci yurtları konusunda hükümeti zora düşürme planı, alınan tedbirlerle boşa çıkarıldı. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, 112 bin öğrencinin yurda başvurmasına rağmen kayıt yaptırmamasının organize bir hareket olduğu düşüncesini beraberinde getirdiğini söyledi. Kılıç, "Yurt olmayan yerde yurt başvurusu yapmak da çok ilginç. Bunu paralel yapının yaptığını düşünüyorum" dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Kılıç, 2014-2015 eğitim öğretim döneminde 232 bin öğrencinin, Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı öğrenci yurtlarında kesin kayıt hakkı kazandığını, ancak bu öğrencilerden 112 bin kişinin kayıt yaptırmadığını söyledi. Başvurusu kabul edildiği halde kayıt yaptırmayan öğrenci sayısının çok yüksek olduğuna dikkat çeken Kılıç, ortaya çıkan tablonun şüphe uyandıran olağan dışı bir durum olduğunu söyledi. Bakan Kılıç, şöyle konuştu: "Başvurusu kabul edilen öğrencilerden 112 bin kişinin kayıt yaptırmaması ve yurt bulunmayan yerlere yönelik yoğun talep, organize bir hareket gibi görünüyor. Yurt ihtiyacı olan bir öğrenci, kayıt hakkı kazandıktan sonra bu hakkından neden vazgeçsin. Veya yurt bulunmayan bölgeler için neden başvuru yapılsın. Bütün bunların, paralel yapı merkezli organize bir girişim olduğunu düşünüyorum."
Akşam


EKONOMİ

Gram Altın 96, 2425-96, 3444
ABD Doları 2, 5861-2, 5880/ Euro 2, 7452-2, 7480/ İngiliz Sterlini 3, 8492-3, 8530

Beklemedeyiz Merkez
Piyasaların merakla beklediği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı görüşmesinin sonrası dün dolar 2.59 liranın altına indi. Başçı'nın 130 sayfalık sunumu ve Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan Erdoğan'ın faiz hassasiyetinin gözetilmesi açıklamasını 'nötr' karşılayan piyasa önümüzdeki haftanın gündemlerine kilitlendi. 17 Mart Salı günü yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, çarşamba günü gerçekleşecek Amerikan Merkez Bankası (FED) toplantısı ile 20 Mart'taki uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in gözden geçirme toplantısı doların seyrini belirleyecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı ilk açıklamadaki 'ılımlı' tavır ise dolardaki sakin seyrin korunmasını sağlayacak. Önceki güne 2.6440 ile zirveden başlayan dolar gün içinde 2.61 liraya kadar indi. Akşam 20.30'da biten toplantı sonrası Başçı sunumunu Merkez Bankası internet sitesinde yayımladı, Erdoğan ise yazılı açıklama yaptı. Piyasa iki tarafın bir araya gelmesini umut ışığı olarak görürken sonrasındaki açıklamaları da somut adım içermese de olumlu değerlendirdi. Bu değerlendirme düne de yansıdı. Dün dolar 2.59 liradan güne başladı 2.5850'ye kadar geriledi. Aslında dün diğer tüm ülkelerin para birimleri dolara karşı değer kazandı. Ancak TL gelecek haftayı sakince bekleyen piyasa sayesinde en fazla değer kazanan para birimleri içinde yer aldı.
Hürriyet

Şimşek'ten Kurumlar Vergisi Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özkaynakla finansman teşviki amacıyla sermaye şirketlerinin nakdi sermaye artırımları üzerinden hesaplanacak tutarın kurum kazancından indirilmesi imkanı getirileceğini söyledi. Reuters'a bilgi veren Şimşek, TBMM'ye sunulan ve Plan-Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek olan düzenlemeyle sermaye şirketlerinin nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan tutarın yüzde 50'sinin ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi matrahından indirilmesine yönelik düzenleme yapıldığını kaydetti. Şimşek, "Sermaye piyasalarının daha da geliştirilmesi amacıyla yüzde 50 oranını, farklı kriterler itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya yüzde 100'e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre yüzde 150'ye kadar farklı uygulatma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir" dedi. Düzenleme ile sermaye şirketlerinde nakdi sermaye artışları üzerinden hesaplanan tutarın kurumlar vergisi matrahından indirilmesi sağlanarak öz sermaye kullanımının teşvik edileceğinin altını çizen Şimşek, şöyle devam etti: "Buna göre, mevcut durumda yabancı kaynakla finansman sağlanması halinde katlanılan giderler kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilirken benzer bir düzenleme özkaynakla finansman yolunu tercih eden şirketler için beyanname üzerinde kurum kazancından indirim suretiyle getirilmektedir. Böylece özkaynak kullanımı teşvik edilerek şirketlerin daha güçlü mali yapıyla faaliyetlerini sürdürmelerine imkan sağlanmış olacaktır."
Hürriyet

'Herkese Sağlık'ta Prim Borcuna Af
Bütün vatandaşların sağlık hizmeti alması için getirilen sistemde, prim affı müjdesi geldi. Sosyal güvenlik uzmanları, Genel Sağlık Sigortası'na (GSS) tescili yapıldığı halde gelir testi yapılmayan kişilerin, 31 Mart'a kadar gelir testini yaptırması halinde borçlarının yeniden yapılandırılacağını söyledi. 6552 sayılı Torba Yasa'da yer alan GSS'ye ilişkin prim affı düzenlemelerinden yararlanma süresinin bitimine kısa bir zaman kaldığı ve borcu olanların prim affını kaçırmaması gerektiğini söyleyen sosyal güvenlik uzmanı Resul Kurt, herkesin sağlık hizmetlerinden eşit yararlanması amacıyla zorunlu hale getirilen uygulamanın 1 ocak 2012'de başladığını hatırlatarak, "11 Eylül 2014 tarihinden önce GSS tescili yapıldığı halde gelir testi yapılmayan kişiler, 31 Mart'a kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurup, gelir testini yaptırmaları halinde borçları tescil tarihinden itibaren güncellenecek. Belirlenen gelir seviyesine göre primler de tahakkuk ettirilecek" dedi. Gelir testi yapıldığında, kişi başına 400.5 liradan az geliri olduğu tespit edilenler herhangi bir prim ödemeyecek. Ayrıca prim ödemesi gerekmediği halde, test yaptırmadığı için adına borç biriken, aynı zamanda sağlık hizmeti alamayan kişilerin borcu da affedilecek. Kurt, "400.5- 1201.5 lira arasında geliri olanlar ayda 48.6 lira, 1201.5-2403 lira arası geliri olanlar ayda 144.18 lira, 2403 liradan fazla geliri olanlar ise 288.36 lira GSS primi ödeyecek. Yaptırılacak gelir testi sonucunda adına prim tahakkuk edenler ise, geçmişteki borçlarına 6 aydan 18 aya kadar taksit yaptırabilecek. Taksit yaptıranların ilk ödemesi 1 Haziran'da olacak" dedi. Konuyu tam anlayamayan birçok vatandaş gelir testi yaptırmadığı için üst sınırdan borçlandırılmış, borcunu ödeyemeyenler sağlık hizmeti alamamıştı.
Türkiye

Büyük Marka Yürüyüşü
Türkiye'nin önemli markalarını çatısı altında toplayan Birleşmiş Markalar Derneği'nin (BMD) Yeni Başkanı Sami Kariyo, her yıl Türkiye ortalamasının birkaç kat üzerinde büyüyen organize perakendenin yeni rotasının çizdiklerini belirtti. Kariyo, Türkiye'nin gelecek 10 yılda 'büyük marka yürüyüşüne' tanıklık edeceğini söyledi. Sami Kariyo, BMD üyesi markaların hikayelerinin Türkiye'nin ekonomik gelişiminin de hikayesi olduğunu vurgulayarak, marka ekonomisi ve Türkiye'nin markalı ekonomiye dönüşümü stratejisinin kendileri açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Bugün 84 BMD markasının 90 ülkede 2 bin 951 satış noktası bulunduğunu kaydeden Kariyo, "2015'te BMD üyesi markaların yurtdışı satış noktası sayısının 3 bin 750'ye ulaşacağını öngörüyoruz. BMD markaları açısından önem taşıyan hazır giyim ve konfeksiyonda markalı ihracat, 2014'te yaklaşık 3.2 milyar dolara çıktı" dedi.
Milliyet

Sermaye Artırana Vergi Teşvik Yolda
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM'ye sunulan ve Plan-Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek olan düzenlemeyle sermaye şirketlerinin nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan tutarın yüzde 50'sinin ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi matrahından indirilmesine yönelik düzenleme yapıldığını kaydetti. Şimşek, "Sermaye piyasalarının daha da geliştirilmesi amacıyla yüzde 50 oranını, farklı kriterler itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya yüzde 100'e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre yüzde 150'ye kadar farklı uygulatma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir" dedi. Düzenlemeyle öz sermaye kullanımının teşvik edileceğinin altını çizen Şimşek, şöyle devam etti: "Buna göre, mevcut durumda yabancı kaynakla finansman sağlanması halinde katlanılan giderler kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilirken benzer bir düzenleme özkaynakla finansman yolunu tercih eden şirketler için beyanname üzerinde kurum kazancından indirim suretiyle getirilmektedir."
Akşam

'Sadece Türkiye Etkilendi' Diyen Son 5 Güne Baksın
Yabancı ekonomistler, Türk Lirası'nın dolar karşısında yaşadığı değer kaybının ekonomi için herhangi bir sorun teşkil etmediği görüşünde hemfikir olurken, kurun yakında istikrar kazanacağını öngörüsünde bulunuyor. Yabancıların üzerinde görüş birliğine vardığı konulardan biri de dolardaki yükselişten etkilenen tek ülkenin Türkiye olmadığı. TD Securities Gelisen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Christian Maggio: Dolar karşısındaki kayıplar tüm gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine karşı yaşandı. Eğer TL'nin son iki gün içerisindeki performansına bakarsanız, dolar/lira hareketlenmelerinin çoğunun doların güçlenmesi nedeniyle olduğunu, bunun sadece Türkiye'yi değil bütün piyasayı etkilediğini görebilirsiniz. Türk Lirası son 5 gün içerisinde 22 gelişmekte olan para birimi içerisinde 12. en iyi performansı sergileyen para birimi oldu. Yani Türkiye gelişenler içinde ortada."
Akşam

DÜNYA

Suriye'de 5.6 Milyon Çocuk Yardıma Muhtaç
Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF'in iç çatışmaların 5'inci yılına gireceği Suriye'deki çocuklarla ilgili hazırladığı rapor çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Buna göre 2 milyon çocuk halen Suriye'de çatışma hattında yaşam mücadelesi verirken, 2 milyon çocuk ise ülkelerini terk ederek mülteci konumuna düştü. Suriye içinde kalan 5.6 milyon çocuğun yardıma muhtaç olduğu belirtilen raporda, 2.6 milyon çocuğun da eğitim alamadığı kaydedildi. Raporda Suriye ve Irak'taki çatışmalardan 14 milyon çocuğun etkilendiği belirtilerek, "Suriye'de çatışma bölgesinde bulunan 2 milyon çocuğa insani yardım kuruluşlarının erişimi güçlükle sağlanıyor. Halen 2.6 milyon civarında Suriyeli çocuk okula gidemiyor. 2 milyon Suriyeli çocuk bugün Lübnan, Türkiye, Ürdün ve diğer ülkelerde mülteci olarak yaşıyor. Suriye'deki yardıma muhtaç insan sayısının 12.2 milyon bunlardan 7.6 milyon kişinin iç göçe zorlandığı, Suriye'deki ulaşılması zor bölgelerde yaşayan insan sayısının 4.8 milyon kişi olduğu belirtilen raporda, ulaşılması zor bölgelerde yaşayan bu insanlardan 2 milyona yakını çocuklardan oluştuğu kaydedildi. Annesini-babasını kaybeden 80 bin Suriyeli çocuğun ülkelerini yalnız terk ettiği de belirtilen raporda, 114 bin bebeğin de mülteci olarak başka ülkelerde dünyaya geldiği belirtildi.
Hürriyet

Ap'den 'Soykırımı Tanıyın' Çağrısı
Ermeni diyasporasının 1915 olaylarının 100'üncü yılı nedeniyle uluslararası platformlar nezdinde yürüttüğü yoğun lobi faaliyetleri meyvelerini vermeye başladı. Geçtiğimiz haftalarda Avrupa siyaset yelpazesinin en güçlü kanadı olan Hristiyan Demokratların kabul ettiği ve Türkiye'ye 'Ermeni soykırımı' iddialarını tanıma çağrısı yapan kararının ardından, Avrupa Parlamentosu da bir raporla tüm Avrupa Birliği üyelerine "Ermeni soykırımı yasal olarak" tanıma çağrısı yaptı. İtalyan parlamenter Pier Antonio Panzeri imzasını taşıyan ve insan hakları ile demokrasinin durumunun ele alındığı raporda ayrıca üye ülkeler ve AB kurumları, 'soykırımın' tanınması için daha fazla katkıda bulunma konusunda teşvik edildi. Raporda "ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve dini nefret gibi soykırımların inkârının da insan hakları ve temel özgürlüklerin açık ihlali olduğu ve kınanması gerektiği" vurgulandı. Yaptırımı ve bağlayıcılığı olmayan raporun kabulünden sonra Ermeni diyasporası tarafından yapılan açıklamada AP'nin uzun bir aradan sonra tutumunu yeniden ortaya koyduğu belirtilerek, "Bu özel yılda Ermeni halkıyla Avrupa dayanışmasının bu güçlü sinyali için müteşekkiriz" denildi. Hollandalı parlamenter Kati Piri tarafından hazırlanan Türkiye raporuna 'soykırım' ifadesinin sokulmasına yönelik baskı da sürüyor. Bu doğrultuda verilen değişiklik önergelerinin "100'üncü yıl" etkisi ve konuya değinilen başka belgelerin kabul ediliyor olmasının parlamenterleri etkileme riski oldukça yüksek görülüyor. Türkiye raporuna yönelik değişiklik önergeleri 23 Mart'ta AP Dışişleri Komisyonu'nda ele alınacak.
Hürriyet

Tikrit'te Sokak Savaşı
IŞİD'e karşı savaşan Şii milislerin ve Sünni aşiretlerin desteklediği Irak ordusu, Tikrit'in bir bölümünü ele geçirdi. Kentin büyük bölümü hâlâ IŞİD'in hâkiminde bulunurken şehir merkezinde şiddetli sokak çatışmaları yaşanıyor. Irak güvenlik güçleri, kuzeydeki Kadisiya'dan sonra Sanayii Bölgesi'ni ve kent merkezi yakınlarındaki Kutlama Meydanı'nı da ele geçirdi. Saddam Hüseyin'in de eskiden kullandığı Başkanlık Sarayı'nın olduğu bölgenin çevresinde ise şiddetli çatışmalar devam ediyor. IŞİD'in geçen haziran ayında ülkenin bir kısmını ele geçirmesinden sonra Irak hükümetinin başlattığı en büyük harekâta 30 binden fazla güvenlik görevlisi katılıyor. Bu arada Irak hükümeti yetkilileri, Tikrit'te IŞİD'le çatışan Irak güçlerine karşı kullanılan bombalarda, az miktarda işlenmemiş kimyasalların kullanıldığını söyledi. Irak bomba imha ekipleri tarafından kaydedilen videoda, patlamanın ardından havaya turuncu bir duman bulutu yükseliyor. Bombalarda az miktarda klor kullanıldığı ve bu miktarın açık havada öldürücü olmayacağı belirtiliyor. Militanların, klor gazını zarar vermekten ziyade korku vermek için patlattığı tahmin ediliyor.
Türkiye

İran Tehlikesi
DEAŞ'A karşı operasyonların sürdüğü bir dönemde Irak Ordusu'nun Sünnileri dışlayarak yanına Şii milisleri alıp hareket etmesi, "Mezhep savaşı'nı tetikleyebilecek yeni bir adım" endişesine neden oldu. Türk Dışişleri Bakanlığı, "DEAŞ'tan boşalan alana Şii milisler girmemeli" telkininde bulunurken, Ortadoğu uzmanları, "Mezhep savaşı endişesini, çatışmalar değil, Türkiye'nin İran nezdinde atacağı diplomatik adımlar çözebilir" görüşünü savunuyor. STAR'a konuşan üst düzey bir diplomatik kaynak, "Bölgedeki Şii milisler, İran ideolojisi etkisinde altında. Irak Silahlı Kuvvetleri yapısındaki sorun, aynı zamanda ileride bir mezhepsel çatışma çıktığında da etkisini gösterecektir" dedi. Yetkili ayrıca, "Halihazırdaki Irak Yönetimi için Hizbullah da, Esad da bir tehdit değil, aksine müttefiktir. Irak Ordusu'nun, günün birinde de İran ile savaşması mümkün değil" hatırlatması yaptı. SETA'nın İran uzmanı Abdullah Yeğin, "Mezhep çatışması riski her zaman var" derken, "Bu sorunun en akla yakın çözümü, Türkiye'nin, diplomasi ile İran'ı ikna etmesidir" dedi. Yeğin, "Türkiye, PKK ile mücadele için bile Irak'a yıllardır giremezken, İran nasıl bu denli rahat hareket edebiliyor?" sorusuna ise, "İran'ın, Irak'ta oldukça büyük bir etkisi var. Irak nüfusunun yüzde 65'i Şii ve Saddam Rejimi'nin Şii halka yönelik baskıları sırasında aslında, etkisiyle, tam 35 yıldır Irak'ta İran. Türkiye ise 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' anlayışında bir ülke olduğu için İran gibi, Irak'ın içişlerine karışmamıştır" yanıtını verdi. Stratejik Düşünce Enstitüsü'nden Mehmet Şahin ise İran'ın Irak'taki etkisine ilişkin, "Açıkçası, bugün Irak'ta Şii Yönetimi var; Irak hükümetini oluşturanlar, bir zamanlar İran'da yaşamış insanlar ve hala İran ile yakın çalışıyor. Bu insanlar, İran ile iyi ilişkiler geliştirmek isterken, Türkiye'yi Irak'ta görmek istemiyor. Türk askerinin PKK takibi için Irak'a girmesi onları rahatsız ederken, İran yönetimindeki Şii milislerden rahatsızlık duymuyorlar. Batı için de bu böyle; çünkü Batı ülkeleri için tehditte birinci vites, İran değil, DEAŞ" dedi.
Star

Üç İngiliz Kızı Deas'a Gizli Servis Götürmüş
İngiltere'de kaybolan ve yapılan araştırmada Londra'dan 17 Şubat günü İstanbul'a geldikleri belirlenen İngiliz öğrenciler Shamima Begum (15), Amira Abase (15) ve Kadiza Sultana'nın (16) daha sonra Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçtikleri iddia edilmişti. Kızların İstanbul'daki kamera kayıtlarını da AKŞAM ortaya çıkarmıştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu DEAŞ'a katılmak için Suriye 'ye giden 3 İngiliz kıza yardım edenin yakalandığını açıkladı. Çavuşoğlu, "İngiltere'den DEAŞ'a katılmak için ayrılan üç kızın ülkesi bize birkaç gün sonra bilgi verdi. Bu kızlara yardım eden kişi kim çıktı biliyor musunuz? Yakalandı. Koalisyon içinde olan bir ülkenin istihbaratında çalışan biri. AB değil, ABD de değil. Koalisyonun içindeki ülkenin istihbaratında çalışıyor. İngiltere Dışişleri Bakanı'na da söyledim. Bana 'genellikle olduğu gibi' dedi" ifadelerini kullandı.
Akşam

Ferguson Yanıyor!
ABD'nin Ferguson Eyaleti'nde siyahi genç Michael Brown'un bir polis tarafından vurulmasının ardından polis şefi Thomas Jackson istifa etti. Çarşamba günü Ferguson Belediye Başkanı James Knowles, Jackson'un 'derin bir vicdan muhasebesi' sonucu bu kararı aldığını vurguladı. Başkan'ın bu sözleri tepki toplarken, bölgedeki protestocular Belediye Başkanı'nın da istifasını istedi. Missouri polis merkezi önünde toplanan 150 kişilik kalabalık, 'Irkçı polisler, buradan defolun', sloganlarıyla gösteri düzelenlerken, bir anda silah sesleri yükseldi ve olay yerinde olan iki polis memuru yere yığıldı. St Lois Şehir Polis Şefi komiser Jol Belmar'ın ifadesine göre açılan ateşle polis memuru 32 yaşındaki yüzünden vurulurken, 41 yaşındaki mesai arkadaşı omuzundan yaralandı. Komiser, polislerin ikisinin de yaralarının ciddi olduğunu ve hayati tehlikelerinin bulunduğunu söyledi.
Akşam

POLİİTKA
Fason Başbakan'a Patronu Gösterdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hakan Fidan'ın MİT Müsteşarlığı'na yeniden atanmasıyla ilgili "İmralı'nın sırdaşı, Kandil'in paydaşı, malum kişinin tekrar eski mevkisine oturtulması, kabulü mümkün olmayan ahlaki zafiyettir. Erdoğan, MİT'i kullanarak gücünü konsolide etmiş, Davutoğlu'nun havasını indirmiş, fason Başbakan'a patronun kim olduğunu uluorta göstermiştir. Aday olmasında ne mahsur gördü Sayın Cumhurbaşkanı, onu açıklamalı" dedi. MHP'deki başvuruların ilk gününde Genel Merkez'e gelerek Osmaniye'den milletvekili aday adayı olan Bahçeli, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta ve daha sonra yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: "Kaçak ve karanlık Saray yalanın, yasağın, yozlaşmanın ve yolsuzluğun kirli anıtı haline gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamını şahsi ihtiras ve hesaplarına vasıta yapan Erdoğan, ayırıcı, kutuplaştırıcı ve nifak üreten üslubuyla Türkiye'yi eritmektedir. AKP lehine 400 milletvekili turuna çıkan bu sahte zihniyet, bir kez daha başörtüsü istismarına sarılmış, yeniden Kabataş mizansenini tedavüle sokmuştur. Erdoğan Anayasa'yı defalarca çiğneyerek, ettiği yeminleri sayısız kere bozarak suç işlemiş, işgal ettiği makamın ağırlık ve saygınlığına gölge düşürmüştür. Başbakanlık makamı ise ortalığa düşmüş, kimin elinde, kimin güdümünde, kimlerin hizmetinde olduğu belli olmuş, belleklere kazınmıştır. Erdoğan yıllardan beri aynı ezber, aynı takiye ve aynı iftiraları dillendirmekten yorulmamıştır. Her defasında başörtüsünün arkasına saklanmış, maneviyat sömürüsünden medet ummuş ve çıkar beklemiştir. Erdoğan ve hain kadrosunun verdiği hasar korkunç seviyelere ulaşmıştır. Türkiye, AKP'nin fiili darbe ve bölücü dayatmasıyla karşı karşıyadır. Erdoğan'ın ayak oyunları, MİT'in başındaki şahısla tezgâhladığı psikolojik harekât sabır ve sinirleri aşırı ölçüde germiştir. Türkiye tek kişinin elinde ve avucundadır. Türkiye tek bir kişinin totaliter ve despotik heveslerinin tesirindedir. Bu devran bitmelidir, yoksa Türkiye kepenk indirecektir. Eğer ki, AKP komplosu, sonlanmazsa Türkiye Cumhuriyeti can çekişerek tarihten silinecek, Türk milleti kanlı bir iç kavgayla hem vatanından hem de varlığından olacaktır."
Hürriyet

Nöbet Ücretine Yüzde 50 Zam
Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan sağlık çalışanlarına zam müjdesi geldi. Davutoğlu, tüm sağlık çalışanlarının nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapılacağını duyurdu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından dün Ankara'da düzenlenen "Şifa veren ele vefa" toplantısına katıldı. Davutoğlu buradaki konuşmasında şunları söyledi: "Sağlık çalışanlarımızın nöbet ücretlerinde önemli bir iyileştirmeye gidiyoruz. Yapacağımız düzenlemeyle nöbet ücretlerine yüzde 50 zam yapıyoruz. Hekimlerimiz yanında diğer tüm sağlık çalışanlarını da bu zamlı ücretten yararlandıracağız. Aciller ve diğer riskli yerlerde nöbet tutanların ücretlerine yüzde 75 zam gelmiş oluyor. Çalışmak isteyen hekimlerimizin talepleri halinde herhangi bir zorunluluk ve yük getirmeden 70 yasına kadar çalışma fırsatı vereceğiz." "Ülkemizde yeni ve sağlıklı nesiller yetiştirmeyi hedefliyorsak en çok ihtiyaç duyduğumuz meslek doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarıdır. Biz burada konuşurken doktorlarımız su anda cerrahi müdahalelerde bulunuyor. Doktorluk, sağlık çalışkanlığı aşkla yapılan bir meslektir."
Akşam


SPOR

Voleybolda Kadınlar Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinin rövanşında Vakıfbank, Fenerbahçe Grundig'e 3-2 yenilmesine rağmen Final- Four biletini cebine indirdi. Sarı-siyahlılar ilk maçta 3-1 yendiği rakibi önünde 2-0 geriye düşmesine rağmen pes etmedi. Önce durumu 2-1 getiren Vakıfbank, skoru 2-2'ye taşıyıp turu garantileyince maça asılmadı, 3-2'lik yenilgiye rağmen daha önce iki defa kazandığı kupada bir kez daha Final-Four oynama şansını yakaladı. Filedeki Türk derbisine iki takım da kontrollü başladı. Fenerbahçe, Kim Koung ile smaç servis atarak sayı topladı ve ilk teknik molayı 8-7 önde tamamladı. Sarı-lacivertli ekip ayrıca Montano ile dörtten sayı üreterek ikinci teknik molayı da 16- 11 üstün kapadı ve seti 25-20 kazandı. İkinci set adeta ilk setin tekrarı oldu. Sarı Melekler özellikle plaselerle seti 25-20 alarak skoru 2-0'a taşıdı. Ancak 3. sette ilk teknik molayı 8-6 önde geçen Fenerbahçe'nin daha sonra hızı kesildi. 12-12'de rakibine yakalanan sarı-lacivertli ekip seti 25-21 kaybetti: 2-1 4. sette F.Bahçe oyundan düştü. Rakibinden çok üstün bir oyun ortaya koyan Vakıfbank seti 25- 15 gibi farklı bir skorla kazandı. Sarı-siyahlı ekip maça denge getirmekle kalmadı, aldığı 2. setle Final- Four'u garantiledi. Tie-break setinde turu geçmenin rahatlığı içinde olan Vakıfbank önünde F.Bahçe seti 15-12, maçı da 3-2 kazanmasına rağmen elendi.
Milliyet


Sneijder GS TV'ye konuştu. "Fener'e attığım goller unutulmazdı. 11 final maçını kazanıp şampiyon olacağız" diyen süperstar şunları söyledi: "Geçen seneki Juventus maçı unutulmazdı. Özellikle taraftaların stattan ayrılıp ertesi gün geri gelmesi" "Bunun dışında Fener'e attığım goller de unutulmazdı. İkinci golümde güzeldi ancak ilk golüm daha güzeldi, bizi öne geçiren golü atmıştım. Ama ikisi de güzeldi. Artık geride kalan maçların hepsi final, ne yapmamız gerektiğini iyi biliyoruz. 11 maçımızı da kazanıp şampiyon olmak istiyoruz. Yapmamız gereken bu. Başakşehir maçını da taraftarımızın desteğiyle kazanmak istiyoruz." "Takım olarak kenetlendik, çok güzel bir arkadaşlık ortamı doğdu. Bunda teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun da büyük rolü oldu. Yöneticiler de takımla çok daha yakından ilgileniyor. Şampiyonluğa tüm takım olarak kenetlendik ve inanıyoruz. Burada mutluyum. Kuyt ile iyi bir dostluğumuz var. Sadece derbilerde rakibiz. Maçla, rekabetle dostluğu birbirinden ayırt etmek lazım."
Star

Fenerbahçe'ye tribün kapatma cezası şoku! Galatasaray derbisi öncesinde kötü ve çirkin tezahürattan PFDK'ya sevk edilen Sarı-Lacivertliler'e, Beşiktaş derbisinde Saracoğlu Stadı'nın Migros ve Okul açık (kale arkası) tribünlerine kapama cezası verildi. Buna göre Kanarya, Beşiktaş derbisinde 24 bin seyircisinden yoksun kalacak. Fener'e ayrıca, 230 bin TL para cezası verildi. Yan hakem Bahattin Duran'a atılan madeni paranın cezası 20 bin TL olarak belirlendi. Kale arkası tribündeki taraftarların kombine veya biletleri Beşiktaş maçı için bloke edildi. Kanarya, Tahkim'e başvuracak. SİVAS deplasmanında Beşiktaşlı taraftarların çirkin ve kötü tezahüratlarından dolayı Kartal'a da ceza geldi. Siyah-Beyazlılar'a deplasmanda aynı eylemi 5. kez gerçekleştirmesinden dolayı tribün kapatma ve 37 bin 500 TL para cezası verildi. Fener, deplasmanına seyirci götüremeyen Beşiktaş, böylece cezasını 27. haftada Recep Tayyip Erdoğan Stadı'ndaki Kasımpaşa maçında çekecek. Trabzon'un, Mersin İY deplasmanında taraftarlarının çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Bordo- Mavililer, bu hafta G.Antep'te seyircisinden yoksun olacak. Bursa'ya da Eskişehir maçındaki kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle deplasmanda tribün yasağı getirildi.
Star


Beşiktaş, Avrupa Ligi'nde Club Brugge'e teslim oldu: 2-1. 12'de Gökhan Töre'nin kornerinde Ersan topu kafayla arka direkte bulunan Necip Uysal'ya indirdi. Necip'in kafa vuruşu farklı şekilde yandan dışarı çıkıyor. 45'te De Bock'un serbest vuruşunda Cenk Gönen tehlikeyi yumruklarıyla uzaklaştı. Kartal ikinci yarıya golle başladı. 46'da ceza alanına giren Gökhan Töre önüne geleni geçti, önünü boşaltıp şutunu çekti: 0-1. 59'da Demba Ba'nın vuruşu savunmadan döndü, Senegalli oyuncu topu bir kez daha kaleye yolladı, ancak aşırma vuruşu üstten auta gitti. 62'de Gedoz'un ceza alanı içine gönderdiği topa De Sutter dokundu: 1-1. 75'te De Bock'un serbest vuruşunda Cenk topu iki hamlede kontrol etti. 76'da Oulare'ni vuruşu isabetsizdi. 78'de Serdar, Gedoz'u ceza alanında indirdi. Penaltıda topun başına geçen Rafaelov topu filelere yolladı: 2-1. 90'da Gedoz'un vuruşunda Cenk gole izin vermedi. 90+1'de Dierckx'in şutunu Ersan çizgiden çıkarttı.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme