17 Mart 2015 Salı

17.03.2015 Genel Gündem

GÜNDEM

Facebook'ta 'Atatürk' Kriteri
1.4 milyar kullanıcıyla dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook'un yeni Topluluk Standartları'na 'Atatürk kriteri' damga vurdu. Facebook CEO'su Mark Zuckerberg, kendi Facebook hesabından yaptığı açıklamada ülkelerin kültürel ve tarihsel farkları arasında daha hassas davranabilmek için Topluluk Standartları'nı güncellediklerini ifade etti. Zuckerberg, "Şu anda Facebook'un kullanıldığı ülkeleri tanımaya ihtiyacı var. Her ülkenin kendine has ifade sınırları var. Örneğin, Türkiye'de Atatürk'e hakaret etmek yasadışı. Almanya'da Nazilerin Musevileri katlettiği inkâr edilemiyor. Veya Müslüman ülkelerde dine küfür etmek suç olarak kabul ediliyor. Bu yüzden Topluluk Standartları'nı güncelledi. Bu kriterlere uymayan içerikleri kaldıracağız" dedi. Güncellenen 'Topluluk Standartları'nda şiddet ve tehdit, kendine zarar verme, zorbalık ve taciz, nefret söylemi, şiddet görüntüleri, çıplaklık, kimlik ve gizlilik, fikri mülkiyet, yasal düzenlemeye tabi ürünler, güvenlik, şifre tuzakları ve spamlar olarak kategorilendirildi. Zuckerberg'in örnek olarak gösterdiği Atatürk kriteri ise nefret söylemi kategorisinde değerlendiriliyor. Buna göre Facebook'un ciddi ve mizah amaçlı ifadeleri birbirinden ayırabileceği belirtilen açıklamada, "Fikirlerin, kurumların, olayların ve uygulamaların tartışılmasını teşvik etmemize karşın, bireylerin veya grupların ırklarından, etnik kökenlerinden, ulusal kökenlerinden, dini inançlarından, cinsel kimliklerinden, cinsiyetlerinden, cinsel tercihlerinden, fiziksel engellerinden veya sağlık durumlarından dolayı başkalarına saldırmasına izin vermeyiz" denildi. Facebook'un içerik sisteminden sorumlu yöneticisi Monika Bicket, Topluluk Standartları, hakkındaki detayları paylaştı. Buna göre 2 bin 500 kelimeye karşı duyarlı olacak olan sistem, eskisine göre neredeyse üç kat daha fazla kelime kullanacak. Kullanıcılar bir içeriğin kaldırılmasını talep ettiğinde, o içeriğin Facebook kurallarını çiğneyip çiğnemediği bir algoritma tarafından denetlenecek. Bu denetleme sonrası içeriğin kaldırılma talebi uygulanacak. Özellikle terörizm üzerine sıkça sorular aldıklarını belirten Bicket, mevcut kurallarında terörizme karşı net ifadelere yer verileceğini belirterek "Artık terör grupları, onların destekçileri ve liderlerine müsamaha gösterilmeyeceğini net ifadelerle kurallarımızda belirteceğiz" şeklinde konuştu. Öte yandan bazı kullanıcıların rahatsız olabileceği videolar hemen oynatılmayacak, siyah bir ekranda uyarı yazısı gelecek. Kullanıcılar bu mesajı gördükten sonra videoyu izleyebilecek.
Hürriyet

EKONOMİ

Gram Altın 97, 5412-97, 7520
ABD Doları 2, 6271-2, 6281
Euro 2, 7763-2, 7763
İngiliz Sterlini 3, 8965-3, 9001

İşleri Zor
İşsizlikte çift hane yedinci ayına girdi. Yüzde 10 sınırından bir türlü aşağıya çekilemeyen işsizlik oranı ekonomideki yavaşlamaya paralel seyrediyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Aralık 2014'te mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 10.4 oldu. Bu son 5 yılın en kötü aralık ayı verisi. TÜİK hem mevsim etkilerinden arındırılmış hem de arındırılmamış veriyi açıklıyor. İşsizlikteki trendi geçici etkilerden bağımsız inceleyebilmek için mevsim etkilerinden arındırılmış veri en doğru sonucu veriyor. Ancak arındırılmamış veri de Aralık 2014'te yüzde 10.9 ile Nisan 2010'dan beri görülen en yüksek seviyeye çıktı. İşsizlikte Ocak 2015'te de yükselişin düşük gelen sanayi üretimi verileri ışığında sürmesi bekleniyor. Kısa vadede işsizlik oranında düzelme yaşanması ise mümkün görünmüyor. Arındırılmış verilere göre işgücü 42 bin kişi artarken istihdam 100 bin kişi arttı. İşgücü artışındaki yavaşlama da kasım ayına göre iyileşme gözlenmesinde etkili. İşsiz sayısı ise 3 milyon 49 bin kişi. Gençlerde işsizlik ise yüzde 19.1, tarım dışı işsizlik ise yüzde 12.5. Tarımda 42 bin ve hizmet sektöründeki 67 bin istihdam artışları dikkat çekici, sanayi de ise kasıma göre 7 bin yeni işsiz var. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre değişmeyerek yüzde 51 oldu.
Hürriyet

Rusya'dan İndirim Oyunu
Türkiye ve Rusya arasındaki doğalgaz indirimi müzakerelerinde yine hareketli günler yaşanıyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın, Rusya'dan yüzde 10.25 indirim alındığı şeklindeki açıklamasına rağmen, BOTAŞ'ın son dakikada anlaşmayı imzalamadığı ortaya çıktı. Rus enerji şirketi Gazprom'un, doğalgaz satışında uyguladığı petrole endeksli fiyat formülünün tamamı değil, yalnızca bir bölümüne indirim uygulamak istemesi, Türk tarafının son dakikada anlaşmadan vaz geçmesine yol açtı. Edinilen bilgilere göre, yüzde 10.25 oranındaki indirim, daha önceki indirimlerin aksine doğalgaz fiyat formülünün tamamı değil, yalnızca bir bileşenine uygulanmak isteniyor. Bu da indirimin etkisini azaltıyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri, sorunun çözüleceğine inandıklarını ifade ediyor. Rusya ile aralık ayından bu yana sürdürülen doğalgaz indirim müzakereleri, Enerji Bakanı Yıldız'ın Şubat sonundaki %10.25 indirim açıklamasına rağmen kilitlenme aşamasına geldi. Gazprom'un, BOTAŞ'a teklif ettiği indirimi, fiyat formülünün değişkenleri etkileyen ana bileşeni Po (P sıfır) yerine, nihai fiyatı oluşturan Pn üzerinden uygulamak istemesi indirim müzakerelerini yeniden kilitledi. BOTAŞ, bu gelişme üzerine son anda fiyat müzakerelerini sonlandıracak anlaşmayı imzalamaktan vaz geçti. Enerji IQ Bilgi Servisleri'ne değerlendirmede bulunan bir yetkili, yüzde 10.25 oranındaki indirimin daha önceki indirimlerin aksine Po yerine Pn'ye yapılması halinde, yüksek Brent petrol değerlerinde indirim sağlayan bir diğer formül bileşeni olan 'K' değerinin fiyat düşürücü etkisinin de yüzde 10.25 oranında azalacağını söylüyor. Aynı yetkili, Brent petroldeki artışa paralel olarak Po yerine Pn'ye uygulanacak indirimin Türkiye aleyhine ciddi miktarlarda zarara yol açacağını, petrol fiyatının 100 dolar seviyesinde seyretmesi halinde, Türkiye'nin tüm kontratları bazında toplam zararının 250 milyon doların üzerinde olacağını vurguluyor. Rusya'dan yılda 30 milyar metreküpe yakın doğalgaz ithal eden şirketler başta olmak üzere, tüm piyasanın odaklandığı fiyat görüşmelerinin sürpriz bir şekilde kilitlenme aşamasına gelmesine sektör temsilcileri de şaşırdı.
Hürriyet

Yatırım Seferberliği
Hükümet "yeni yatırım ve istihdam paketi" ile son aylarda istihdam piyasasında yaşanan durgunluğa meydan okuyacak. TÜİK rakamlarına aralık ayında işsizlik oranı yüzde 10.9 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki grupta işsiz sayısı da 3 milyon 145 bin kişi oldu. Rakamlar, son 4 yılın en yükseğine işaret etti. İŞKUR'a ise ocak ayında 111 bin 384 kişi işsizlik sigortası hizmetlerinden faydalanmak üzere başvurdu. Küresel ekonomideki gelişmelerle birlikte içerideki bu istatistikleri de yakından takip eden Hükümet, nisan başında istihdam piyasasını canlandırmak için yeni bir paket açıklayacak. Geçen hafta Başbakanlık'taki "ekonomi değerlendirme toplantısı" ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüşmesi sonrasında yapılan açıklamalara da yansıyan yatırımlar konusunda çalışmalar yoğunlaştı. Başbakanlık; TOBB, TÜSİAD, TİM, Uluslararası Yatırımcılar Derneği ve Türkiye Belediyeler Birliği'ne yazı göndererek çalışma istedi. 24 Mart'a kadar gelecek öneriler ışığında pakete son şekli verilecek. Şimdiye kadar öne çıkan talepler şunlar oldu: Yatırım yeri temini, en önemli problem. Ege ve Marmara Bölgesi ile bazı illerimizde OSB'lerde yer bulunamıyor. Teknik ihtiyaçlar sebebiyle yapılamayan yatırımlar var. Resmi dairelerde süreçler uzun sürüyor. Çok sayıda kamu kuruluşu sürece katılıyor. Bu da zamanı uzatıyor. Mevzuatta belirtilmeyen belgelerin istenmesi önlenmeli. Onay aşamasında uzun süreler kısaltılmalı. Problemlere acil müdahale mekanizması oluşturulmalı. Öte yandan e-başvuru sistemi ile teknolojiden kaynaklanan problemler oldukça azaldı. İmar izinleri kapsamında da yapı izni verilmesinin kolaylaştırılması uygulamaya olumlu yansıdı.
Türkiye

Yıl 2015 Biz Hâlâ Yerli Oto İçin Kapı Kapı Dolaşıyoruz
ASELSAN Radar ve Elektronik Harp Teknolojileri Merkezi'nin açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile kuvvet komutanlarının katılımıyla yapıldı. Açılışta konuşan Erdoğan "Türkiye artık 1930'lu yıllardan 2002'li yıllara kadar yaptığı yanlışları inşallah bir daha tekrarlamayacak. Devam eden proje ve yatırımlarla birlikte 2023 yılında savunma sanayi alanında dışı bağımlılığımızı inşallah büyük oranda ortadan kaldırmayı planlıyoruz. Açık söylüyorum benim gönlüm tasarımdan üretimine kadar içinde yer almadığımız hiçbir savunma sanayi ürününün hazır olarak alınıp, kullanılmasına razı değil" dedi. Erdoğan konuşmasında, Devrim arabalarını hatırlatarak 'yerli bababayiğit'lere yeniden seslendi. Erdoğan "Devrim arabası meselesini bilmeyeniniz yoktur. Otomobil imal ediliyor, benzin olmadığı için yolda kaldı diye üretimden vazgeçiliyor. Şimdi yıl oldu 2015 biz hâlâ yerli tasarım araba üretimi için kapı kapı dolaşıyoruz. O tarihlerde kaçırılan fırsatların heba edilen imkanların, karşılıksız bırakılan emeklerin bedelini Türkiye çok uzun yıllar, çok ağır şekilde ödedi. Hâlâ da ödüyoruz. Bu millet yıllar boyunca alınteriyle çok zor şartlarda çalışarak ortaya koyduğu birikimi yurtdışından aldığımız uçaklara, tanklara, gemileri, otobüslere tahsis etme durumunda kaldı. Üretmekte ürkek davrananlar ithal etmekte pek cesur çıktılar, sıkıntı burada. Kendi girişimcisini, mühendisini, ustasını teşvik etmek için parmaklarını oynatmayanlar yurtdışındaki firmaları onların kadrolarını ihya ettiler. Her alanda olduğu gibi savunma sanayi alanında da 2002 yılı Türkiye için bir milattır. Ben 2003 yılı 14 Mart'ında başbakanlık görevini devraldığımda savunmadaki dışa bağımlık yüzde 80'di. Bu mesele bizim eskiden yüreğimizde yara olduğu için savunma sanayi çalışmalarını bizzat kendi himayelerime aldım. Ar-Ge'den üretime kadar bu alandaki faaliyetleri bizzat takip ettim, bizzat teşvik ettim" dedi.
Star

Yellen, Piyasaların 'Sabrını' Sınıyor
Dolardaki keskin değer artışıyla petrol fiyatlarındaki düşüşü kabullenmeye çalışan dünya ekonomisi için bu hafta gündemi Fed'in para politikası hakkındaki kararı ve faiz politikasına dair vereceği ipuçları oluşturacak. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) devlet tahvili alımlarına, yani para basmaya başlaması, ABD'de yaklaşan faiz artışlarıyla bir araya gelerek küresel döviz piyasaları ve gelişmekte olan ülke varlıklarının dalgalanmasına neden oluyor. Geçen yılın ortasında 1.40'a kadar yükselen euro/dolar kuru, şu an itibariyle 1.05 dolar düzeyine kadar gerilerken, yakın dönemde 1'e inebilecek görünüyor. ABD'de art arda güçlü artışlar kaydeden istihdam verileri Fed'in faiz artışlarında "sabırlı" olmaktan vazgeçerek Haziran ayında faiz artırımına kapıyı aralayacağı beklentisi güçlendiriyor. Para politikasında sıkışlaştırma, yani faiz artışı yanlısı Fed yetkililerinden St. Louis Fed Başkanı James Bullard, önceki haftaki açıklamalarında işsizlikteki belirgin düşüşün göz önüne alındığında Fed'in faiz artırımında geç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Akşam

Almanya'nın Yarısı Yunanistan'ı Atalım Diyor
Alman televizyonu ZDF'nin yaptığı bir araştırmaya göre Almanların yüzde 52'si Yunanistan'ın birlikten ayrılması gerektiğini dile getirirken, Yunanistan'ın verdiği reform sözlerini tutacağına inananların oranı ise sadece yüzde 14. Geçtiğimiz ay Yunanistan'ın eurodan çıkıp drahmiye dönmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 40 seviyesindeydi. Öte yandan ülkede yaşayan toplam 315 bin Yunan da kendilerine yönelik davranışların iyice kabalaştığını belirtirken kimi zaman kendilerinin parmakla gösterildiğini ve kendilerine karşı olan konuşmalarda ses tonunun çok daha hızlı agresifleştiğini fark ettiklerini dile getiriyor. Avrupa ekonomisini sırtlayan Almanya, Yunanistan için hazırlanan 240 milyar euroluk yardım paketine en fazla katkıda bulunan ülke. Almanların son dönemde düşmanlık derecesine yaklaşan tutumları Tsipras hükümetinin başa gelmesinden sonra ortaya çıktı. Tsipras'ın içine düştükleri durumdan Almanya'yı sorumlu tutan ve Nazi Almanyası dönemindeki işgal için tazminat ödenmesini isteyen açıklamaları bardağı taşıran Japonya Merkez Bankası, Fed'in bir gün son damla olara görülüyor.
Akşam

DÜNYA

Ankara'dan Esad Tepkısı
Önce Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Başkanı John Brennan, daha sonra Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, ABD'nin Suriye'de beşinci yılına giren iç savaşla ilgili Washington yönetiminin Esad rejiminin gitmesini istemediği ve savaşın bitirilmesi için rejimle görüşülmesi doğrultusunda yaptıkları açıklamalar başta Ankara olmak üzere dünyada yankı buldu. Kamboçya'da konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kerry'nin açıklamasıyla ilgili "Esed'le müzakere edecek ne var" diyerek hükümetin mevcut Suriye politikasında değişiklik olmayacağı mesajını verdi. Dışişleri'nde daha önce bakanlık ve müsteşarlık yapmış emekli diplomatlar ise ABD'den gelen açıklamalardan sonra mevcut politikada ısrar etmenin Türkiye'yi zor durumda bırakacağını savundular. AA'nın bildirdiğine göre Çavuşoğlu, "Esed'le müzakere edecek ne var. 200 binden fazla insan öldürmüş ve kimyasal silah kullanmış bir rejimle neyi müzakere edeceksiniz. Bugüne kadarki müzakerelerden hangi sonuç ortaya çıktı. Suriye'de bir dönüşümün yaşanabilmesi için rejimin gitmesi ve herkesi kapsayan katılımcı bir yönetimin işbaşına gelmesi gerekir. Esed rejimiyle yola devam etmek çok daha fazla sorun yaratacak. Bölgedeki terör örgütleri en büyük desteği Suriye rejiminden alıyor. Suriye'de çözülmesi gereken iki sorun var. Bunlardan ilki DAEŞ (IŞİD) ve diğer terör örgütlerini yok etmek, ikincisi ise Esed rejiminin gitmesi ve Suriye'de siyasi dönüşümün sağlanması" dedi. Brüksel'de dün toplanan AB dışişleri bakanlarının ilgili kararında, "Esad rejiminin kendi halkına karşı zalim savaşı, insan hakları ihlalleri ve demokratik reformları sistematik şekilde engellemesi IŞİD'in Suriye'de gelişmesine aşırı derecede katkı sağladı. Politikaları ve eylemlerinin sonucu olarak Esad rejimi IŞİD'le savaşta ortak olamaz" ifadesi kullanıldı. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, "Çözüm, Sayın Esad'ın değil, rejimin kurumlarının kaldığı siyasi bir geçiştir. Bunun dışında Sayın Esad'ı koltukta tutan her türlü çözüm IŞİD'e kesin olarak skandal ve kocaman bir hediye olacaktır" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Suriye'nin geleceğinde Esad'a yer olmadığını savunarak, Kerry'nin sözlerinin Esad'ın müzakerelerin doğrudan parçası olması anlamına gelmediğini belirtti.
Hürriyet

1 Milyon Kişi Rousseff 'E Karşı
Brezilya'da pazar günü Devlet Başkanı Dilma Rousseff 'e karşı düzenlenen muhalif protestolarda yaklaşık 1 milyon kişi toplandı. Yolsuzluk, ekonomik gerileme ve enflasyonu protesto eden Brezilyalılar Rousseff 'in istifa etmesini talep ettiklerini haykırdı. Değişim istediklerini belirten eylemciler, ekonomik gidişatın kötüleşmesini milli petrol şirketi Petrobras skandalına bağlıyor. Ülkenin dört bir yanında düzenlenen gösterileri takip etmek isteyen hükümet, bir kriz kabinesi kurdu. Brezilya'da Yüksek Mahkeme geçtiğimiz günlerde Petrobras skandalıyla ilgili olarak onlarca üst düzey siyasetçi hakkında soruşturma açılmasına hükmetmişti. Bu isimler arasında Rousseff 'in eski sağ kolu, eski devlet başkanı ve senatörler var. Yıllarca Petrobras'ın başında olmasına rağmen henüz Rousseff 'in ismi soruşturulacak kişiler arasında yok. Hükümet skandala karışanların cezası kalmayacağını söylerken Brezilya polisi dun de 18 kişi hakkında tutuklama emrinin çıktığını ve bazılarının yakalandığını açıkladı.
Milliyet

'Londra Polisi Ve Okul Hayal Kırıklığına Uğrattı'
Terör örgütü DEAŞ'e katılmak üzere Suriye'ye gittikleri Suriye'ye gittikleri ileri sürülen Shamima Begum (15), Amira Abase (15) ve Kadiza Sultana'nın (16) aileleri ortak yazılı açıklama yaptı. Son birkaç haftanın çok zor geçtiği belirtilen açıklamada, "Tahmin edeceğiniz üzere son birkaç hafta bizler için çok zor geçti. Kamuoyundan aldığımız destekten dolayı minnettarız. Ancak okul ve Londra polisi, bizi hayal kırıklığına uğrattı. Bu kurumlar, hayati önem taşıyan bilgileri ne bizlerle ne de birbirleriyle paylaştı. Ebeveynler olarak, okulların çocuklarımızın korunmasına öncelik vermesini beklerdik. Gerekli bilgiler bizlerle paylaşılsaydı, kızlarımızın İngiltere'den ayrılmalarını önlerdik" ifadelerine yer verildi. Aileler, daha önce de önemli bir mektubu doğrudan kendilerine iletmediği için İngiliz polisini ihmalkarlık ve işini iyi yapmamakla suçlamıştı. 17 Şubat'ta Londra'dan İstanbul'a giden kızların, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ'a katıldıkları tahmin ediliyor.
Star

Erkekler Titredi İş Ona Kaldı
Kırım lideri Sergey Aksenov, Kırım'ın Rusya'ya bağlanması ardından bir süre için başsavcı belirlemekte zorlandıklarını, zira o sıralar hepsi erkek olan adayların korkup göreve yanaşmadığını söyledi. Rus NTV televizyonunda bir programa konuk olan Aksenov, şunları söyledi: "O sıralar başsavcılık görevi için yaklaşık 6 aday vardı. Hepsi erkekti. İçlerinden ikisi için oylama bile yapılmıştı. Sonra birisinin karısı razı olmadı. Diğeri fikrini değiştirdi. Bir diğeri de dizanteri oldu. Bazıları, 'Ben en iyisi birinci başsavcı yardımcısı olayım' dedi. Bu utanç verici tabloya bakıp karşımızdaki erkeklerin korkudan tir tir titrediğini gördük." 25 Mart 2014'ten bu yana Kırım Başsavcısı olan Natalya Poklonskaya, Tass haber ajansına daha önce verdiği bir röportajda, Ukrayna Başsavcılığı'ndan tehditler aldığını açıklamıştı. Kendisine, hemen istifa etmesi karşılığında affedileceğini söylediklerini belirten Poklonskaya, 'Faşistler için çalışmaktansa ölmeyi tercih ederim' cevabını verdiğini söylemişti.
Vatan

İhvan Liderinin 'İdam Dosyası' Müftülükte
Mısır'da idamla yargılanan Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii ile 13 kişinin dosyasının, 'görüş alınması' amacıyla devlet müftülüğüne gönderildiği bildirildi. Mahkemenin, söz konusu davadaki kararını 11 Nisan'da açıklayacağı belirtildi. Mısır yasalarına göre, idam dosyaları nihai karara bağlanmadan önce devlet müftülüğüne sevk ediliyor. Müftünün görüşü alındıktan sonra dosya mahkemeye iade ediliyor. Bu aşamanın ardından mahkeme, kararı sonuçlandırıyor. Aralarında İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Bedii'nin de bulunduğu 50 İhvan üyesinin yargılandığı ve kamuoyunda "Rabia Operasyonları Birimi" olarak bilinen davada sanıklara, ülkede kaos çıkarma, polis karakolları, kamu malları, devlet kurumları ve özel kuruluşlar ile kiliselere saldırı planı hazırlama" gibi suçlamalar yöneltiliyor.
Akşam

Seçilirsem Filistin Olmayacak
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün yapılan genel seçimlerden bir gün önce yaptığı son konuşmasında Filistin'e ve dünyaya meydan okudu. Konuşma için özel olarak Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim yeri inşaatının sürdüğü Har Homa manzarasını seçen Netanyahu "Beni seçerseniz Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğim" dedi. Netanyahu ayrıca, yeniden seçilirse Doğu Kudüs'te binlerce yeni Yahudi yerleşim birimini inşa edeceğini söyledi. İsrail Başbakanı "Biz tüm uluslararası baskıya karşı sonsuz başkentimizi geliştirmeye devam edeceğiz" diyerek dünyaya da meydan okudu.
Akşam
POLİTİKA

Hani Ettiğimiz Yeminler
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, TBMM'deki 4 partinin 17 milletvekiliyle aylarca çalışılıp hazırlanan Soma Raporu'nda yer alan tek bir önerinin dahi, bugüne kadar çıkarılan yasa ve paketlerde dikkate alınmadığını söyledi. Özel, komisyonun ve raporun yasak savmak için hazırlatıldığını öne sürerek, "Hani Soma'dan sonra hep birlikte yeminler etmiştik? Madem bu raporu dikkate almayacaktınız, bizimle dalga mı geçtiniz? AKP tarafından kandırılmışız" dedi. Özel, şunları söyledi: "Kimi zaman Soma'da, kimi zaman Ankara'da, kimi zaman başka bir madende inceleme yaptık. Kimi zaman bilirkişinin bile tehlikeli gerekçesiyle giremediği facia ocağına girmemize rağmen, onca para, zaman, emek harcanarak hazırlanan raporun önerilerinden bir tanesinin bile bugüne kadar çıkan yasa ve paketlerde dikkate alınmadığını görüyoruz. 4 partinin gece gündüz çalışıp yazdığı raporu dikkate almayanlar yarın olacak bir faciada insanların yüzüne ne diyecekler? 2010'da Meclis Araştırma Komisyonu'nun önerileri dikkate alınsaydı, tedbir alınsaydı Soma olmayacaktı. Soma'dan ders alınsaydı Ermenek olmayacaktı. Şimdi Ermenek'ten sonra yine ders almıyoruz. Yeni bir maden faciası olacak yine timsah gözyaşları dökeceğiz. Şu an Türkiye'deki madenlerde 50 bin kişi çalışıyor. Hani Soma'dan sonra hep birlikte yeminler etmiştik? Şu anda Soma'dan sonra madenciler ölmesin diye yapılan hiçbir şey olmadı. Şimdi 50 bin madencinin hayatını korumak için yapabileceğimiz tek şey, onlar için gece yatmadan önce dua etmek. Madem bu raporu dikkate almayacaktınız, bizimle dalga mı geçtiniz? AKP tarafından kandırılmışız. Tuğla gibi bir muhalefet şerhi hazırladık, bu da Meclis tarafından bastırıldı. Amacın bu rapordan ders almak, iş kazalarını, yeni faciaları önlemek olmadığını, yasak savmak olduğunu görüyorum. Raporun yayınlanmasından birkaç gün önce Başbakan Davutoğlu, İş Güvenliği Paketi'ni açıkladı. Raporun r'si yok. Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, komisyona İş Güvenliği Yasa Tasarısı'nı getirdi yine yok. Aynı günlerde Maden Kanunu sevk edilmişti. Raporun hiçbir kısmını görmedik. Komisyon Başkanı Ali Rıza Alaboyun'a gidip, metan drenajı ile ilgili konuştuğumuz tedbirleri hatırlattım. Kendisinin de konusu. Madenlerde biriken metan gazları boru yardımıyla dışarı çıkarılabilir, hatta satılabilir. Ancak metan gazı çıkarandan doğalgaz çıkarma ruhsatı isteniyor. Bu değişirse grizu patlamalarına engel olunabilir. Çalışma Bakanlığı'na gittim, onlar konuları olmadığını söyledi. Türkiye'de bir madende, Soma'daki gibi eski imalatlarda biriken gazların püskürmesi, yanması ve yine yüzlerce madencinin ölmesi söz konusu olabilir. Önlem komisyonun önerileri ve metan drenajıydı ama bu hayati öneriyi kimse kaale almadı."
Hürriyet

Gerginlik Komisyona Taşındı
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, İç Güvenlik Paketi'nin 68, 69, 70. maddeleri üzerinde verilen önergeler görüşülerek, maddenin metinden çıkarılmasını öngören muhalefet ve Ak Partili milletvekillerinin önergeleri kabul edildi. Ak Parti Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Mahir Ünal ile 4 milletvekilinin imzasıyla 12 Mart saat 23.05'te verilen ve geri çekilen maddelerin metinden çıkarılmasını içeren önergeler, komisyonda tartışmaya neden oldu. Önergede, şöyle denildi: "Bir aydır gece gündüz çalışmalara devam ediliyor olmasına rağmen, muhalefet partilerinin Meclis teamüllerine aykırı olarak Genel Kurul çalışmalarını engellemek için İçtüzük hükümlerini istismarı sebebiyle, 132 maddelik tasarının ancak üç bölümünün bitirilmesi aşamasına gelinmiştir. Bu çalışma düzeniyle Meclis'in tatile gireceği tarihe kadar sadece kalan iki bölümünün yasalaştırılması mümkün görülmektedir. Halbuki kamuoyunun yasalaşmasını beklediği pek çok düzenleme Parlamento'nun gündeminde beklemektedir." Önergenin gerekçesine, CHP ve MHP'li üyeler tepki gösterdi. MHP'li Faruk Bal, "muhalefet tutumu nedeniyle görüşme imkanı kalmadığı" ifadesine işaret ederek, "Alçak bir gerekçedir" dedi. Komisyon Başkanı Mehmet Ersoy'un "Ağır bir ifade" demesine Bal, "AKP alacağını aldı, PKK ile mücadele diye kamuoyunu kandırdı. Polis partisinin ve devletinin tüm unsurlarını kabul ettirdi, şimdi vatandaşın nüfus, pasaport ve bir takım sorunlarıyla ilgili konular ortaya çıkınca muhalefeti Meclis teamüllerine aykırı olarak gürültü patırtı çıkarmak suçlamasıyla metinden çıkarmak istiyor"- dedi. Bal, konuyla ilgili olarak Meclis Başkanlığı'na dilekçe vereceklerini ifade ederek, Anayasa'ya aykırı olduğunu ve oylatılamayacağını savundu., CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ da önerge sahiplerinin gerekçeyi değiştirmesini istedi. Serindağ, "Siyasi partileri itibarsızlaştırmak bizi değil, kendilerini itibarsızlaştırır. Bu gerekçeden demokrasiyle sorunları olduğu anlamı çıkar. Metinden çıkmalı." dedi. CHP'li Ali Haydar Öner, muhalefetin direnme hakkını kullandığını belirterek, bunun istismar olarak nitelendirilmesinin çirkin olduğunu söyledi. Ak Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, Genel Kurul'daki görüşmelerde siyasi etiğe uygun olmayan önergeler gördüklerini, Meclis'e yakışmayan görüntüler oluştuğunu ifade etti. Şahin'in "İncinmiş olabilirsiniz, bunu farklı cümlelerle ifade etmeniz büyük talihsizliktir. Aynen sizlere iade ediyorum" demesine, Bal, "İadeli taahhütlü olarak iade ediyorum" karşılığını verdi.
Milliyet

Chp Seçim İçin Düğmeye Bastı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu'nda, 7 Haziran seçimlerine ilişkin tanıtım kampanyasının 28 Mart günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenecek geniş katılımlı bir törenle başlatılması kararlaştırıldı. Seçim şarkısı ve sloganlarının görücüye çıkacağı toplantıda, seçim bildirgesinin açıklanıp açıklanmayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Seçim bildirgesinde sağlık bütçesinin iki katına çıkarılacağı vaadinin yanı sıra, gençler ve kadınlara yönelik sürpriz vaatlerin yeraldığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu başkanlığında dün toplanan Merkez Yönetim Kurulu, yaklaşık 2 saat sürdü. Toplantının ana gündemini 7 Haziran seçimlerine yönelik çalışmalar oluşturdu. İlgili genel başkan yardımcılarının görev alanlarına ilişkin sunum yapmasının ardından, tanıtım kampanyasının 28 Mart günü kamuoyuna duyurulması benimsendi. Alınan bilgilere göre bu toplantıda seçim şarkısı ve sloganları görücüye çıkacak. Milliyet'in aldığı bilgilere göre toplantıda, yaklaşık 150 sayfayı bulan ancak redakte edilerek 100-120 sayfa aralığına düşürülmesi öngörülen seçim bildirgesinin de o tarihte açıklanacakmış gibi yetiştirilmesi talimatı verildi. Kampanyayı yöneten ekip ve bazı genel başkan yardımcılarının seçim bildirgesinin daha dar kapsamlı bir toplantıyla duyurulmasının daha doğru olacağı yönünde görüş bildirdiği, bu nedenle seçim bildirgesinin nisan ayının ilk haftasında daha dar bir lansmanla duyurulma olasılığının da değerlendirildiği öğrenildi. Seçim bildirgesinin omurgasını sosyal yardım politikası oluşturacak. Sağlık politikalarına yönelik taahhütler ile üniversite gençliğine yönelik vaatler üst sıralarda yer alacak. CHP yönetimi sağlık bütçesini iki katına çıkarma taahhüdü verecek. Bildirgede kadınlar ve gençler olmak üzere dezavantajlı kesimlere yönelik de sürprizler olacağı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu, seçim sürecinde aday tanıtımına ilişkin ilk toplantısını 19 Mart'ta Elazığ'da yapacak. Elazığ'da listenin ilk sırasına eski TBMM Başkanvekili Ali Rıza Septioğlu'nun oğlu Feyzi Septioğlu'nun yerleşmesi bekleniyor. Septioğlu, Ak Parti Elazığ Milletvekili Faruk Septioğlu'nun da ağabeyi.
Milliyet

'Kürt Sorunu Yoksa Süreç Niye Var?'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün HDP Genel Merkezi'nde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu heyetini kabulü öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Artık Kürt sorunu yoktur. Daha ne istiyorsunuz? Cumhurbaşkanı da çıktı. Başbakan da çıktı" sözlerini değerlendirdi. Erdoğan'ın seçim yaklaştıkça, seçime dönük propaganda amaçlı bir gündem oluşturmaya çalıştığını belirten Demirtaş, "Her seçim dönemi denediği ve tekrarladığı bir mevzudur. Göreceksiniz, yakın zamanda, Abdullah Öcalan'ı astın asmadın tartışması da başlatacaktır. Bunlar seçim öncesi, seçime dönük, milliyetçi oylara dönük söylemlerdir. Çok da Cumhurbaşkanının içinden geldiği gibi konuştuğu dönemler değil seçim dönemleri" dedi. İmralı'dan Abdullah Öcalan'ın Nevruz mesajının yazılı yerine, bu defa sözlü veya görüntülü olması yönünde tartışmalara da dikkat çeken Demirtaş, hükümetin tüm bu tartışmaları kendilerinin ortaya attığını iddia ettiğini ancak bunun öyle olmadığını söyledi. Demirtaş, şunları söyledi: "Bu uzun süredir İmralı'da konuşulan bir konu. Hükümet, karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar misali İmralı'da söylenen her şeyi, İmralı'da çıkışta inkar ediyor. Bu da hükümetin güvensizlik mevzusunda kendi durumunu daha da derinleştiriyor ve daha da ciddi bir kriz haline dönüştürüyor. Bu ülkenin her şeyden önce barışa ihtiyacı var. Akan kan durmuşken, bunu kalıcı hale getirmek hepimizin boynunun borcudur. HDP olarak, AKP'nin hiçbir politikasına, barış ve özgürlük konusundaki politikasına güvenmiyoruz." Sürecini pozitif ilerlemesi için bir hafta içinde adım atılmasını beklediklerini kaydeden Demirtaş, şöyle devam etti: "Bugüne kadar, 2 yıldır savsaklanan adımlar var. Bu hafta içinde, bu adımlar atılır mı bilemiyoruz? Atılırsa iyi olur. Sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından iyi olur. Fakat şunu da merak ediyorum doğrusu. Kürt sorunu yoksa hükümet hangi adımları niye atıyor. Süreci niye yürütüyor. Onları da Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'na sorması lazım. Kendi aralarında nasıl bir rol dağılımı yaptılarsa artık. Birisi 'Kürt sorunu yok' diyor, öbürü 'Kürt sorunun çözmek için adım atacağız' diyor. Bunların tamamı seçim öncesi atraksiyonlardır."
Vatan

Türkiye'yi Hâlâ Endülüs Yapmak İsteyenler Var
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen "Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcihi" töreninde yaptığı konuşmada, "gazi ve şehit yakınlarının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni şereflendirdiğini" ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Yalçın Akdoğan, AB Bakanı Volkan Bozkır ve bakanlar ile kuvvet komutanları katıldı. İslam'a göre inançları, vatanları, milletleri için mücadele ederken hayatlarını kaybedenlerin makamının şehitlik olduğunu, İlahi emirde de "Onlara ölüler demeyiniz, zira onlar diridirler" buyurulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: Gazilerimiz, 'Allah bize yeter. O ne güzel vekildir' emri ilahisine uygun olarak verdikleri mücadeleyle bu şerefli unvana sahip olmuşlardır. Allah sizlerin nezdinde tüm gazilerimizden, şehitlerimizden razı olsun. Bu ülke, bu millet, şehitlerimizin ve gazilerimizin yüzü suyu hürmetine ayaktadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan'dan başlayarak, Osman Gazi'lere, Fatih'lere, Yavuz'lara, Gazi Mustafa Kemal'lere kadar uzanan büyük mücadele zincirinin halkasında yer alan her bir gazi ve şehidin bu toprakları vatan yapan ilahi beratın birer mühürleri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan 18 Mart'ta Çanakkale Deniz Zaferimizin 100'üncü yıldönümünün kutlanacağını anımsatarak, şöyle devam etti: Sanmayın ki, yüzyıl önce Çanakkale'ye, hemen ardından Anadolu'nun dört bir köşesine, dönemin en güçlü ordularıyla, silahlarıyla, teknolojisiyle dayananlar yaptıklarından nedamet getirdi. Asla? Bu kadim mücadele sürüyor, sürecek. Türkiye'yi Endülüs yapmak isteyenler, Türkiye'yi Orta ve Doğu Afrika'ya çevirmek isteyenler, Türkiye'yi Doğu Avrupa ve Balkanların akıbetine uğratmak isteyenler niyetlerinden asla vazgeçmiş değiller. Erdoğan, şehit yakınları ve gazilere takdim edilen Devlet Övünç Madalyası'nı, bu devletin, bu milletin bir vefa sembolü olarak nitelendirerek, bunun nesilden nesile gururla, kıvançla aktarılmasını temenni etti. Konuşmasının ardından Erdoğan, Ankara'da ikamet eden 27 şehit yakını ve gaziye Devlet Övünç Madalyalarını tevcih etti.
Akşam

SPOR

Trabzonspor seriyi Antep'te bozdu Ligde son 8 haftada yenilgi yüzü görmeyen bordo mavilileri Gaziantep yıktı. Geçen hafta Mersin'i 5'leyen kadroyu bozmayan Trabzonspor, Gaziantepspor karşısında maça oldukça isteksiz başladı. Sahanın her bölgesinde 3-4 oyuncuyla baskı yapan Antep'e karşılık veremeyen ve pozisyon üretemeyen Trabzonspor 34. dakikada Chibuike'nin gölüyle geriye düştü: 1-0. Maça ortak olamayan ve gittikçe gardı düşen Trabzon'u hep atmaya alışık olduğu frikik golüyle 81'de bir kez daha vuran Muhammet Demir Fırtına'yı 2015'te ilk kez eli boş gönderdi.
Hürriyet

Türkiye Basketbol Ligi'nde 22. haftanın kapanış mücadelesinde Anadolu Efes, sahasında Rönesans TED Kolejliler'e 81-73 yenildi, geçtiğimiz hafta oturduğu liderlik koltuğunu yeniden Fenerbahçe Ülker'e devretti. Son 8 haftada sadece 1 galibiyet alan ve küme düşme korkusu yaşayan TED karşısında maça Doğuş ve Deniz'li beşle başladı Efes, son haftalarda sıkıntı yaşadığı savunmasını toparlamaya çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı, boyalı alanı Aminu ile çok iyi kullanan konuk takım, ilk periyodu 20-18 üstün kapadı. Polat'ın, Heurtel'e yaptığı savunma, lacivert-beyazlılar'ın hücumda da sıkıntı yaşamasına neden oldu, konuk takım 14. dakikada 29-20 öne geçti. Perperoglou'nun sayıları farkı eritse de soyunma odasına da TED'in 35-34'lük üstünlüğüyle gidildi. 2. yarıya 5-0'lık seriyle başlayıp öne geçen Efes, Tucker'ı durduramadı. Hücumda kötü gününde olan Janning, savunmada da varlık gösterememesine rağmen Ivkovic tarafından sahada tutulunca, Ankara ekibi son çeyreğe de 59-55 galip girdi. Cevher ile Aminu'nun da hücumdaki desteğiyle TED 35. dakikada yine Tucker'dan gelen üçlükle farkı 13'e (72-59) çıkardı. 38. dakikada Mustafa'dan gelen üçlükle skoru 78-67 yapan TED, salondan 81-73 galip ayrıldı, kümede kalma yarışında dev bir adım attı.
Milliyet

Süper Lig'deki şampiyonluk yarışında ibre Galatasaray'dan yana Kalan 10 haftalık fikstürde en zorlu deplasman olarak Trabzonspor maçı olan Sarı-Kırmızılılar, bu hafta oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş maçını büyük fırsat olarak görüyor. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, Kasımpaşa maçının kendileri için 6 puanlık bir maç olduğunu belirterek, Paşa galibiyetiyle birlikte yeniden zirveye ortak olacaklarını ifade etti. Kalan 10 maçta fikstür avantajının Cim- Bom'da olduğu görülüyor. 52 puanlı Sarı- Kırmızılılar, Kasımpaşa'dan sonra evinde Karabük'ü ağırlayacak. Ardından Trabzon'a gidecek olan Cim-Bom, sırasıyla Antep'le içerde, Konya Akhisar'la dışarıda, Konya ile içerde Mersin'le dışarıda, G.Birliği ve Beşiktaş ile Arena'da oynayıp, Rizespor deplasmanında ligi tamamlayacak. En zorlu fikstür Fenerbahçe, Trabzon ve Galatasaray ile deplasmanda oynayacak lider Beşiktaş'ta. Hamzaoğlu'nun Başakşehir maçının ardından oyuncularıyla yaptığı toplantıda, "2-0 önde olduğumuz maçta 1 puan almamızın sorumlusu benim. Hatayı üstüme aldım. Ancak bundan sonra ne benim, ne de sizin hata yapma lüksünüz yok. Kasımpaşa galibiyeti bizi yeniden zirveye taşır ve bundan sonra galibiyet serisiyle rakiplerimizin önünde avantaj sağlayacağız. Herkes 4. yıldıza inansın" ifadelerini kullandı.
Star

Aziz Yıldırım'ın, 2-1'lik Gençlerbirliği mağlubiyeti nedeniyle eleştirilen Teknik Direktör İsmail Kartal'a desteğinin sürdüğü yinelendi. Fenerbahçe Kulübü, sezon başında Kartal'ın imza töreninde, Fenerbahçe Başkanı'nın "Başarı İsmail Kartal'ın, başarısızlık Aziz Yıldırım'ındır" ifadelerini Twitter hesabından yeniden yayımlayarak, Sarı-Lacivertli yönetimin, hoca ile herhangi bir probleminin olmadığını gösterdi. Kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Yıldırım'ın bu sözlerinin yer aldığı Twitter mesajının, hesaptan dün sehven kaldırıldığı belirtildi. Sosyal medya departmanında görevli bir çalışanın, Gençlerbirliği karşılaşmasının ardından, Yıldırım ya da yönetimin bilgisi olmadan kendi inisiyatifi doğrultusunda yaptığı bu uygulamanın düzeltildiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: "Başkanımızın sözlerini içeren mesaj, bugün tarihli olarak yeniden Twitter hesabımızda yayınlanmıştır. Yıldırım aynı düşüncelerini bu vesileyle bugün de teyit etmektedir" denildi. Yıldırım, 12 Ağustos 2014'te Saracoğlu Stadı'nın 1907 tribün salonunda düzenlenen imza töreninde "Biz İsmail hoca ile uzun yıllar çalıştık. Başarı İsmail hocanındır, başarısızlık Aziz Yıldırım ve yönetimindir" demişti
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme