20 Mart 2015 Cuma

20.03.2014 Genel Gündem

20.03.2015 Cuma
GÜNDEM 

Kozmik İnceleme 
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Dairesi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla yürütülen ve takipsizlikle sonuçlanan Kozmik Oda soruşturmasını yürüten savcı Mustafa Bilgili ile Kozmik Oda'da arama kararı veren hâkimler hakkında inceleme kararı verdi. HSYK 3. Dairesi, Arınç'a suikast iddiasıyla başlatılan ve Seferberlik Tetkik Kurulu Bölge Başkanlığı'nda yapılan aramayla ilgili soruşturmayı yürüten savcı Bilgili, arama kararı veren hâkimler ve arama yapan dönemin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Kadir Kayan hakkındaki iddialar ve sırların kopyalandığı iddiaları üzerine resen harekete geçip dosya açmıştı. Daire dün bu dosyayı görüştü ve savcı Bilgili ile Kozmik Oda'da arama yapılması kararı veren hâkimler hakkında inceleme yapılmasına karar verdi. Savcı Bilgili ve hâkimler hakkında inceleme yapmakla görevlendirilen HSYK müfettişleri, bu kişiler hakkında soruşturma açılmasına gerek görürse soruşturmayı HSYK 2. Dairesi yürütecek. Soruşturma sırasında 11. Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi olan hâkim Kayan, 2011'de Yargıtay'a üye olarak seçilmişti. Bu nedenle Kayan hakkındaki dosya ayrıldı ve gereğinin yapılması için Yargıtay'a gönderildi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi Üyesi Kayan hakkındaki iddiaları, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu ele alıp işlem yapacak. HSYK 3. Dairesi, dün 2012'deki avukatlıktan hâkim ve savcı adaylığına geçiş sınavında soruların çalınarak kopya çekildiği ve sınava ilişkin iddialarla ilgili de inceleme izni verip müfettiş görevlendirdi. ÖSYM, 6 Mayıs 2012'de yapılan, "Avukatlar için Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı"nı iptal etmişti. Bu konuyla ilgili savcılık soruşturma başlatmıştı. Sınavda başarılı adaylardan bazılarının akraba ilişkilerinin olması ve sınavı üstün başarıyla kazanan 4 evli çiftin cevap kâğıtlarındaki tıpkılık yanında puanlarının birbirlerine yakın ve yüksek olması tartışma yaratmıştı. Derece yapmış bazı adayların soru kitapçıkları üzerinde hiçbir işlem, yazılı muhakeme ya da karalama yapmaksızın, matematik sorularında yüzde 100 doğru yapmış olmaları soru işaretine neden olmuştu. Müfettiş raporu ışığında bu iddialara dönük olarak usulsüzlük yapan hâkim-savcılarla ilgili soruşturma yapılacağı belirlendi.
Hürriyet


Beni De Yanlış Yönlendirdiler 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Harp Akademileri Komutanlığı'nı ziyaret ederek, askerlere bir konuşma yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarihin her döneminde tehlikelerle karşı karşıya kaldığını, yakın zamanda eski Genelkurmay Başkanı ve subayların tutuklanmasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine belirten Erdoğan, "Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı" dedi. Erdoğan, dün İstanbul programı kapsamında Harp Akademileri Komutanlığı'nı ziyaret etti. Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk Harp Oyunu ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende askerlere konuşan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) komutanları ve subaylarıyla bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Erdoğan, başta Atatürk olmak üzere ahirete irtihal eden tüm gazileri ve gül bahçesine girercesine toprağa düşen şehitleri rahmetle yad ettiğini vurguladı. Erdoğan, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü'nün 100. yıldönümünde Türk ordusunu tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK'nın tarihin her döneminde tehlikelerle karşı karşıya kaldığını belirterek, yakın zamanda eski Genelkurmay Başkanı ve subayların tutuklanmasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bu operasyonlarda suçluyla suçsuzun, yalanla doğrunun aynı kefeye konulduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı. Kurumlarımızın içinde örgütlenmiş, güçlü medya desteğiyle teçhiz edilmiş bir yapının, Türkiye'yi ele geçirmek için yürüttüğü bir kumpasa, bir darbe teşebbüsüne hep birlikte maruz kaldık. Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı. Tereddütlerimi, itirazlarımı o dönemde bu işin sorumlularına ifade ettim, hatta kamuoyu önünde de dile getirdim. Ama o zaman önümüze konan, ancak çoğunun sahte ve çarpıtılmış olduğu daha sonra ortaya çıkan belgeler, bilgiler karşısında, hukuka saygı gereği, yapacak bir şeyimiz kalmadı. Bu süreçte, Başbakan ve hükümet olarak bizim de Genelkurmay Başkanımızın ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin de hukuk devleti ilkesine saygının gereğini yerine getirmek dışında bir duruşumuz olmadı. Uzun süredir temkinle yaklaştığım, faaliyetlerini takibe aldığım bu yapı, biliyorsunuz, 17-25 Aralık 2013'te doğrudan hükümeti devirmeye ve adeta Türkiye'ye topyekûn el koymaya yönelik bir teşebbüse girişti. Yolsuzluk kılıfı altında başlattıkları bir operasyonla şahsımla birlikte ülkemizin tüm milli kurumlarını, milli projelerimizi hedef aldılar."
Milliyet

İzleme Komitesi'nde 4 Akil 
Çözüm sürecinin en önemli ayaklarından biri olan İzleme Komitesi'nde 4 isim belirlendi. Bu kişilerin, bir dönem bölgelerde görev yapan akil isimlerden Kadir İnanır, Deniz Ülke Arıboğan, Avni Özgürel ve Ahmet Taşgetiren olacağı öğrenildi. İzleme Heyeti'nin HDP heyetiyle beraber kısa süre içinde İmralı Adası'na giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesinin beklendiği kaydedildi. Bu arada HDP heyeti de, Nevruz'da okunması için Öcalan tarafından hazırlanan mesajı almak üzere dün İmralı'ya gitti. Heyette HDP Grup başkanvekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ve Ceylan Bagrıyanık yer aldı. Öcalan'ın mesajının görüntülü değil sesli olması bekleniyor.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 98, 0878-98, 1850                              
ABD Doları 2, 6028-2, 6053/  
Euro 2, 7793-2, 7831/ 
İngiliz Sterlini 3, 8424-3, 8482                             

Her Şey Yalan 'Kaçak' Gerçek 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun geçtiğimiz aylarda aldığı, "Çalınan elektriğin parası, düzenli fatura ödeyen aboneden tahsil edilemez" kararı, tüketicileri harekete geçirmiş, binlerce elektrik abonesi geriye dönük ödediği kayıp-kaçak bedellerini almak için soluğu elektrik dağıtım şirketleri ve tüketici hakem heyetlerinde almıştı. Ancak önceki gün Meclis Komisyonu'nda kabul edilen Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarla Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na göre, abonelere iade edilen kayıp-kaçak paraları yine tüketicinin cebinden çıkacak. Tasarı, Genel Kurul'da değişmezse kayıp-kaçak bedeli kalıcı hale gelecek. Yani her ay faturaların yaklaşık yüzde 10 ila 15'i, kayıp-kaçak bedeli olarak abonelerin cebinden çıkacak. Ayrıca, mahkeme kararıyla geri alınan ve alınacak kayıp- kaçak paraları da tarifeye yansıtılacak. Sadece 2014'te abonelerden 5.4 milyar lira kayıp-kaçak bedeli tahsil edildiği hesaplanıyor. Tasarı, bu haliyle yasalaşırsa kayıp-kaçak bedeline ilişkin başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, ürün veya hizmet bedellerinin, EPDK'nın düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacak. Mahkeme ve tüketici hakem heyeti kararına istinaden, yapılan iadeler ve mahkeme giderleri ise tarife yoluyla karşılanacak. Bir kişi kayıp-kaçak bedelinin iadesine ilişkin açtığı davayı kazansa bile bunun karşılığı yine dağıtım tarifelerine eklenecek. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşacak. Kayıplara ilişkin maliyetler tüketicilere yansıtılacak.
Hürriyet

Merkez Bankası'na 2 Yeni Üye Geliyor 
Merkez Bankası'nın 2014 yılına ait genel kurulu 9 Nisan perşembe günü yapılacak. Toplantıda 30 Nisan'da Banka Meclisi'nde görev süreleri dolacak Prof. Dr. Necdet Şensoy ve Abdullah Yalçın'dan boşalan iki üye için seçim yapılacak. Banka Meclisi'nde Merkez Bankası'nın işleyişine yönelik tüm kararlar alınıyor. Banka Meclisi personel kadrolarının onaylanması, Bankanın idare, teşkilat ve hizmetleri ile personeline ilişkin düzenlemeleri onaylıyor. 7 kişiden oluşuyor ve başkanlığını Başkan Erdem Başçı yapıyor. Genel Kurul'da Denetleme Kurulu için de üç üyelik seçimi yapılacak. 14 Nisan 2011'da başkan olan Başçı'nın görev süresi 2016 Nisan ayında doluyor. Merkez Bankası'nın genel kurulları genellikle nisan ayında yapılıyor. Tarihi de değişebiliyor. Eğer Başçı'nın görev süresi dolduktan sonra genel kurul yapılırsa 9 Nisan 2015 tarihinde yapılacak genel kurul Başçı'nın son genel kurulu olacak.
Hürriyet

Çanakkale Boğazı Köprüsüne Az Kaldı 
Dünyanın en uzun asma köprüsü gün sayıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, dünyanın en uzun asma köprüsü olacak Çanakkale Boğaz Geçişi Köprüsü için ihale sürecinin bu yılın ortasında başlayacağını bildirdi. Bakan Bilgin'in verdiği bilgiye göre, Gelibolu-Lapseki güzergâhında gerçekleştirilecek Çanakkale Boğaz Geçişi Köprüsü Projesi kapsamında yılın ortasında Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı için Kalkınma Bakanlığına başvuru yapılacak. Bakanlığın 2023 hedefleri arasında olan ve yap-işlet-devret modeliyle inşa edilecek olan 352 kilometre uzunluğundaki Kınalı- Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyol Projesi dahilinde olan köprü, Gelibolu-Lapseki güzergâhına yapılacak. Toplam 3 bin 623 metre uzunluğunda olması planlanan köprü, 2 bin metrenin üzerinde orta açıklık ile dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. Çanakkale Boğaz Geçişi Köprüsü üzerinde 2x3 karayolu taşıt şeridine ilave olarak demiryolu geçişi de bulunacak. Bakan Bilgin, projesi tamamlanan köprü için ÇED raporunun ardından ihale sürecinin başlayacağını söyledi. Köprü ve İzmir'e uzanacak yolun yanı sıra İzmit Körfez geçişinin devamı olan otoyolla birlikte otoyoldan 'ring' oluşturulmuş olacak, ulaşım ve ticaret büyük hız kazanacak.
Türkiye

'Ticari Sınırlar Kalsın' 
Singapur'da 60 ülkeden 100'den fazla işadamı ile buluşan B20 Türkiye ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel iş dünyası temsilcileriyle yapılan ankete göre, öncelikli gündemin 'Bali Anlaşması'nın imzalanması ve ticari sınırların kaldırılması' olduğunu açıkladı. Sonuçlara göre iş dünyası, KOBİ'lerin finans sorununun çözülerek, küresel tedarik zincirine katılmasını istiyor. Bankacılıktaki tıkanıklığın aşılması içinse İslami finans seçeneğinin değerlendirilebileceği düşünülüyor. Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada, "60 ülkenin iş dünyası liderlerine B20 Türkiye'yi anlattık. Sırada Hindistan, Güneydoğu Asya, Çin, Brezilya, Meksika, Azerbaycan, Güney Afrika, Rusya var. Küresel iş dünyasını yönlendiren ülke olmak çok önemli. Bu fırsatı iyi kullanmalıyız" dedi. Bu arada katılımcıların bir mesajı finansman yöntemlerine ilişkin oldu. Klasik bankacılık ya da yatırım bankacılığı gibi yöntemlerin tıkandığını belirten iş dünyası, İslami finans başta olmak üzere, varlığa dayalı menkul kıymet finansmanın öncelikli olarak değerlendirilmesini istedi.
Milliyet

İngiliz Rand Rover Türkiye'de Yargılanacak 
İş adamı Engin Yakut'un, Range Rover Vogue marka otomobilinin arızasının üretimden kaynaklandığının tespit edilmesi üzerine, araçların toplatılması ve geri çağrılması talebiyle açtığı davaya bakan mahkeme, Land Rover Ltd. Company yetkililerini duruşmaya çağırdı. İngiliz otomotiv devi 17 Eylül'de Türkiye'de yargılanacak. Land Rover'a dava açan Türk olarak kamuoyunda ismini duyuran işadamı Yakut, İstanbul'daki bir galeriden, 2013 yılının mart ayında, 170 bin Euro karşılığında 34 PHJ 41 plakalı Range Rover Vogue model otomobil satın aldı. Henüz 450 kilometrede olan otomobiliyle 70-80 kilometre hızla seyreden Yakut, motordan aniden yanık kokusu geldiğini, kıvılcımlar çıktığını ve aracın hızla yağ boşaltmaya başladığını fark etti. Olayı kaza yapmadan atlatan Yakut, otomobilin çekildiği distribütör Borusan Oto'dan, bir hafta sonra, 'motorun pert olduğu, şanzıman vidalarının iyice sıkıştırılmadığı için koptuğu ve üretim kaynaklı bir arıza yaşandığı' raporu aldı. Engin Yakut, olayla ilgili Land Rover Şirketi'ne 3 kez uluslararası tebligat yaparak, otomobilinin yenisiyle değiştirilmesini istedi. Şirketten cevap alamayan Yakut, İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nde 'araçları toplatma ve geri çağırma' davası açtı. Mahkeme de Land Rover Ltd. Company'e duruşmaya katılması için tebligat gönderilmesine karar verdi. Yakut, davayı kazandıkları takdirde Türkiye'deki tüm Range Rover'ların toplatılabileceğini belirterek, "Bu davayı kazanırsak Türkiye'deki tüm Range Roverlar'ın toplatılması gündeme gelecek. Hatta dünyadaki bütün Range Rover Vogue model yeni kasa araçların hepsini toplatabilme hakkını elde edeceğiz" diye konuştu. Engin Yakut, "Bu araçların trafikte olması büyük skandaldır. Bütün tüketicilerin can ve mal güvenliğini tehdit etmektedir. Her an bir kaza olabilir. Bu araçlar için artık Avrupa kalite kaşesi olan 'CE' kaşesinin basılmaması gerekir. Devlet yetkililerini de bu konuda göreve davet ediyorum" diye konuştu. Ayrıca, Engin Yakut'un açtığı davada Tüketici Kanunun 24.maddesine göre, Türkiye'ye ithalatının durdurulması ve karayollarından men edilmesi de talep edildi. Engin Yakut, şunları söyledi: "Borusan hakkında gerekli soruşturma başlatılıp, Türkiye'de böyle hataları bulunan başka araçların olup olmadığının tespit edilmesi için Sn. Cumhurbaşkanımızın inceleme başlatmasını bekliyoruz."
Star

Şirket Mantığıyla, Türkiye'yi Dünyaya Pazarlamalıyız 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), bu yıl dördüncüsünü düzenlediği 'İnovasyon Haftası' etkinliklerine İzmir'den start verdi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İzmir Valisi Mustafa Toprak, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk'ün açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliklere oda ve borsa başkanları, üniversite rektörleri ve üniversite öğrencileri başta olmak üzere yoğun bir katılım oldu. Burada konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli'deki belediye başkanlığı görevini, profesyonel gözle, kaynakları verimli kullanıp kendi şirketini yönetme hassasiyetiyle yerine getirdiğine değinerek, şöyle konuştu: "Şirketimi dünyada nasıl pazarladıysam, Ekonomi Bakanı olarak da Türkiye'yi dünyada pazarlamaya, aynı şirket mantığıyla bakıyorum" dedi. "Fed'in faiz artırımıyla ilgili ABD Doları'nın yükseleceği şeklinde bir beklenti var" diyen Zeybekci konuşmasına şu şekilde devam etti; " Fed'in parasal daralmaya doğru gitmesi ve faiz artışıyla beklenti yaratılmasının Türk ekonomisine negatif etkisi olacaktır. Ama AB Merkez Bankası'nın tam tersi yönde parasal genişleme ve faiz düşürme açıklamaları bizi çok daha fazla etkileyecektir. AB Merkez Bankası kararları ABD'den etkilendiğimiz negatifi pozitife çevirecektir" ifadelerini kullandı.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

İzmir'e Önseçim Mesajı: Delegeye Küsmem 
2015 seçimleri için İzmir'den önseçime girme kararı alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İzmir'de bir tesisin açılışı sırasında, Büyükşehir Belediye Başkanımızın önseçime girmem konusunda bir önerisi olmuştu. Benim için de sürprizdi, değerlendireceğimi söyledim ve bir kentin çağrısına uyarak kararımı verdim. Takdir üyelerin, sıram ne olursa olsun küsmek, darılmak yok" dedi. Kılıçdaroğlu, uçakla Elazığ'a giderken şunları söyledi: CHP'de daha çok şey değişecek. Elbetteki bütün arkadaşların kararına saygı gösteriyoruz. Ama nasıl ki 'Önseçime gireceksin' diye dayatma yapmak yanlışsa, kontenjan dayatması da yanlış. Her siyasi partinin elbette belli sayıda kontenjan hakkı olabilmeli. Siyasete yeni girenlere de önseçim yoluyla fırsat vermek gerekir. Siyasete yeni girmemiş olanların ise önseçime girmelerini her zaman tercih ediyoruz. Bazı arkadaşlarımız kontenjan tercihlerinden vazgeçerler mi vazgeçmezler mi, bilmiyorum. Hayır, bir yol ayrılığı olmaz. Sosyal demokraside yol arkadaşlığının çok önemli olduğuna inanıyorum. Kişiler listede olur, olmaz; seçilir, seçilmez ama bir davaya inanmışsan o davanın kişisel çıkarlar üzerine inşa edilmemesi lazım. Önseçim sonuçlarını görmeden kontenjanı bugünden düşünmek doğru değil. Ben HDP'nin samimiyetini yüzde 10 seçim barajıyla ölçüyorum. Demokrasiden, temsilden söz edeceksiniz ama yüzde 10 barajında AKP ile aynı pozisyonu takınacaksınız. Bu samimi bir davranış değil. AKP ve HDP arasındaki çatışma söylemi iki partinin de işine geliyor. Oysa siz barış sürecini sağlıklı bir şekilde sonuçlandırmak istiyorsanız birinci maddeye yüzde 10 barajını koyarsınız. Bu kadar açık. CHP tabanının HDP'ye oy vereceğini düşünmüyorum. Bütün kamuoyu yoklamaları HDP'nin AKP tabanından oy alacağını gösteriyor. Çünkü bize oy veren kitle demokrasiye inanmış bir kitle. Türkiye'de demokrasinin nasıl totaliter bir yapıya dönüşmek üzere olduğunu gören bir kitle. Aynı totaliter yapının, Doğu ve Güneydoğu'da olduğunu gören bir kitle. Demokrasiye, Cumhuriyet'in değerlerine, Atatürk ve devrimlerine inanmış bir seçmen kitlesinin onlara oy vereceğine inanmıyorum. HDP'nin barajı geçmesini isteriz. Sadece HDP değil, Saadet, Vatan, Büyük Birlik Partisi de girebilmeli. Benim düşüncem yüzde 1 oy alan bir siyasi partinin en azından genel başkanının parlamentoda olması gerektiği yönünde. Şu da unutulmasın, HDP barajı aşsa da aşmasa da AKP, başkanlık sistemini getirme şansına sahip değil, gerekli sayısal çoğunluğa asla ulaşamaz. Erdoğan da bunu gayet iyi biliyor. MİT içinden partiye dönük tezgâh girişimleri şimdilik kesildi. Eğer devam etselerdi isimlerini açıklayacaktım. Şimdi CHP'ye yönelik başka çalışmaların içinde olduklarını biliyoruz, dikkatle izliyoruz. İtibarsızlaştırma, oy kaybına yol açacak girişimlerde bulunma gibi çabalar. AKP şu anda bir parti devleti, valisi, polisi, kaymakamıyla AKP'nin iktidardan gidişi, valinin, kaymakamın, bütün o bürokrasinin de gidişi anlamına geliyor. AKP ve bürokrasi de gitmemek için çaba harcıyor. CHP'nin oyunun yükselmesi AKP'nin memurundan Başbakan'a kadar herkesi rahatsız ediyor. AKP düşüş sürecine girmiştir. Seçimleri yüzde 35 üstünde bitiririz.
Hürriyet

MHP'de Sürpriz İsim Durmuş Yılmaz Oldu 
MHP'de milletvekili aday adaylığı için başvurusu süresi dolarken, partiye bin 800'e yakın başvuru olduğu öğrenildi. MHP'de en sürpriz aday eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz oldu. Yılmaz'ın adaylığına kesin gözüyle bakılıyor. Ankara'yı isteyen Yılmaz'ın, Uşak'a kaydırılabileceği öğrenildi. Aday adayları arasında son Kırkpınar Şampiyonu Savaş Yıldırım, eski milli futbolcu Saffet Sancaklı da bulunuyor. Bahçeli'nin karşısında daha önce genel başkan adayı olan Ümit Özdağ da adaylık başvurusu yapanlar arasında yer aldı. Kamuoyunun Yörük Ali Paşa adıyla tanıdığı, Balyoz Davası kapsamında yargılanan ve ardından hürriyetine kavuşan eden emekli Tuğeneral Ali Aydın, Adana'dan milletvekili olmak için aday adaylığı başvurusu yaptı. Şırnak'ta 1994'te şehit edilen Piyade Astsubay Serhat Gençer'in babası Mehmet Gençer de Ankara'dan aday adaylığı için başvuru yaptı. Gençer Şivan Perver ile kucaklaştığı için dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a kına göndermişti. Emekli Albay Erdal Sarızeybek, başvuruya gelmesine rağmen parti tarafından veto edildi. Paralel operasyonu kapsamında cezaevinde bulunan eski emniyetçi Yurt Atayün'ün başvurusu da kabul edilmedi. Halen MHP'de milletvekilliği olan Tunca Toskay, Reşat Doğru, Sunan Ogan, Enver Erdem, Engin Alan, Sümer Oral başvuruda bulunmadı. Milliyet, Ogan'ın adaylık başvurusu yapmamasının nedenlerine ulaştı. Bağımsız bireysel çıkışlarıyla yönetimin şimşeklerini üzerine çeken ve Son olarak Hocalı katliamına ilişkin bir etkinlikte genel merkezden bağımsız çalışma yürüten Ogan'ın Bahçeli ile yaptığı görüşmede ipler iyice gerildi. Bahçeli'yle konuşmasından Ogan adaylık başvurusu yapmadı. Engin Alan'ın adaylık başvurusu yapmaması da teşkilatta bomba etkisi yaptı. MHP'li Yusuf Halaçoğlu'nun twitterdaki "sabıka kaydı" nedeniyle aday olamadığı iddiasına yanıt Alan'ın kızı Tülin Alan Pekkoç'tan geldi. Pekkoç, aynı davadan yargılanan Albay Hanefi Yıldım'ın mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı alıp aday adayı olabildiğini yazdı. Kızı üzerinden adaylık başvurusu yapmaması nedeninin sabıka kaydı olmadığı ortaya çıkan Alan'ın, genel merkezin bazı uygulamalarından rahatsız olduğu, kırgınlık ve kızgınlık içinde bulunduğu öğrenildi. Bu arada genel merkezde, listelerin YSK'ya verileceği tarihi kadar sürpriz aday isimlerinin ortaya çıkabileceği beklentisi dile getirildi. Kulislerde "Devrimci Karargah Örgütü" davasında 15,4 yıl hapis cezası alan Hanefi Avcı'nın ismi dillendiriliyor.
Milliyet

7 Haziran Manifestosu Geliyor 
AK Parti'de, milletvekili aday listesini belirlemek üzere "Ara Komisyon" çalışmaları sürerken, Başbakan Ahmet Davutoğlu da dün hazırlıkları gözden geçirdi. Günün büyük bölümünü AK Parti Genel Merkezi'nde geçiren Davutoğlu, kurmay heyetinden bilgi alırken, "Seçim Beyannamesi" üzerinde rötuşlar yaptı. Beyannameyi nisan ayında bizzat Davutoğlu, görkemli bir programla açıklayacak. 7 Haziran seçimleri için, iddialı bir "Seçim Beyannamesi" hazırlayan parti yönetimi, sadece Türkiye'deki seçmene değil, "medeniyet vizyonu"yla, Afrika'dan Ortadoğu'ya, Avrupa'dan Asya'ya kadar olan coğrafyaya da seslenecek. Beyanname için Ankara'da özel bir program düzenlenecek. Başbakan Ahmet Davutoğlu, hazırlanan beyannameyi bizzat kendisi açıklayacak.
Akşam

DÜNYA 

3 Oğlu Birden Işid'e Katıldı 
Bir üniversitede öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. M. Şefik İ.'nin, 3 oğlu IŞİD'e katıldı. Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi Süleyman Bengi İ.(19), 16 yaşındaki ikiz erkek kardeşleri Dilar ve Dilşat'ı da yanına alarak Suriye'ye geçti. IŞİD'e katılan kardeşler, ardından Irak'a gitti. Aile, 3 gencin geri getirilmesi için Cumhurbaşkanı, Başbakan, MİT ve emniyetten yardım istedi. Süleyman Bengi İ., 10 Mart'ta Ankara'da kaldığı öğrenci konukevinden "Selamünaleyküm anneciğim, eşyalarımı fakirlere dağıtırsınız. Allah'a emanet olun" notu bırakarak ortadan kayboldu. Aynı gün Diyarbakır'da ailesiyle kalan 16 yaşındaki ikiz erkek kardeşler Dilar ve Dilşat'tan da bir daha haber alınamadı. 3 çocukları ortadan kaybolan aile, emniyete başvurdu. Ankara ve Diyarbakır'da polis alarma geçti. Her iki kentte yapılan aramalarda 3 kardeşin izine ulaşılamadı. Emniyet Genel Müdürlüğü, tüm il emniyet müdürlükleri ile sınır kapılarındaki güvenlik birimlerini 3 kardeş konusunda uyardı. 3 gencin sınıra gittiklerine ilişkin görüntülere ulaşıldı. MİT'e de bilgi aktarıldı ve çocukların Suriye'ye geçerek IŞİD'e katıldıkları belirlendi. Süleyman Bengi İ.'nin sınırı geçtikten sonra ailesine, "Burada huzuru bulduk, bizi merak etmeyin" diye mesaj attığı öğrenildi. Aile, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, MİT ve emniyetten çocukların geri getirilmesi için yardım istedi. MİT, yaptığı çalışmada çocukların Suriye'den Irak'a geçtiğini belirledi. Burada çocuklarla bağlantı kuruldu. Halen Irak'ta IŞİD'in kontrolündeki bölgede bulunan 3 kardeşin getirilmesi için diplomatik çalışmalar devam ediyor. S. Bengi İ.'nin kimlerle bağlantıya geçtiği, IŞİD'e katılmaları için bağlantıların kimler tarafından yapıldığı da araştırılıyor.
Hürriyet

İsveç'te Türk Restoranına Saldırı: 2 Ölü 
İsveç'in Göteborg şehrine bağlı Hisingen bölgesinde Türk restoranına düzenlenen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti. Kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda 15 kişi hastaneye kaldırıldı. Osman Can isimli bir Türkün işlettiği restorandaki baskın, müşteriler Barcelona-Manchester City maçını izledikleri sırasında meydana geldi. Restorana gelen iki saldırgan otomatik silahlarla rastgele ateş açtı. Saldırganları görerek ellerini havaya kaldıran bir Arap asıllı müşterinin eli koptu. Aftonbaldet gazetesi, saldırıda ölen iki kişiden birinin daha önce uyuşturucu ticareti, darp ve hırsızlıktan hüküm giymiş bir çete lideri olduğunu öne sürdü. Gazete, söz konusu kişinin 2013'ün eylül ayında başka bir çete liderinin silahlı saldırısına uğradığını ve yaralandığını yazdı. Haberde, saldırının ardından birbirlerine düşman olan iki çete lideri ve yandaşları arasında birçok defa çatışma çıktığı kaydedildi. Expressen gazetesi ise saldırıda öldürülen diğer gencin Sırp asıllı Petar Petroviç olduğunu yazdı. Petroviç'in annesi, "oğlunun, maç izlemek için restoranda bulunduğunu" belirtti. Saldırının alacak-verecek yüzünden meydana geldiği açıklandı.
Türkiye

Soykırım Tasarısına Kongre'de Zayıf Destek 
ABD'de Ermeni lobisine yakın siyasetçiler 1915 olaylarıyla ilgili soykırım tasarısını Temsilciler Meclisi'ne sundu. Yaklaşık bir aydır tasarı için meslektaşlarından imza toplamaya çalışan Cumhuriyetçi Parti Illinois milletvekili Robert Dold ve California milletvekili David Paladao ile Demokrat Parti New Jersey milletvekili Frank Pallone ve California milletvekili Adam Schiff, 1915 olaylarının 100'üncü yılında tasarıyı yüksek sayıda imzayla sunmak istiyordu. Ancak Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinden ancak 46'sı tasarıya eş sponsor olmayı kabul etti. Herhangi bir yaptırımı bulunmayan tasarıda "Her iki parti üyelerinin desteklediği tasarı, ABD Başkanı'na, Ermeni 'soykırımıyla' ilgili gerçeklerin ve devam eden sonuçlarının Türkiye Cumhuriyeti tarafından tam biçimde tanınmasını içeren tarafsız, yapıcı ve kalıcı bir Türk-Ermeni ilişkisi doğrultusunda çalışması çağrısında bulunuyor" ifadesi kullanılıyor. Tasarının yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde görüşülmesi ve onaylanmasının ardından Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi John Boehner tarafından Genel Kurul'a sunulması gerekiyor. Ancak Boehner, önceki yıllarda bu tasarıya sıcak bakmadığını ve gündeme almayacağını açıkça söylemişti. Washington'da hem Ermeni hem de Türk grupları tasarının Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu bir Temsilciler Meclisi'nden geçme ihtimalinin düşük olduğu konusunda hemfikir. Ancak bu yıl Başkan Barack Obama'nın 24 Nisan'da yapacağı açıklamada soykırım ifadesini kullanıp kullanmayacağı tartışılmaya devam ediyor. Ermeni lobisi bir yandan da eyalet meclislerinde benzer tasarıların geçmesi için çaba sarf ediyor. New Jersey ve Illinois eyaletlerinde hem meclis hem senatoya soykırımı tanıyan tasarılar sunuldu. Massachusetts eyaletinde ise Ermeni soykırımı ile birlikte Rum-Pontus soykırımının da okullarda okutulmasını talep eden bir tasarı hazırlandı. ABD'de 43 eyalet soykırımı daha önce tanımıştı.
Milliyet

'Netanyahu İle Çözüm İmkansız' 
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu başkanlığında kurulacak bir İsrail hükümetiyle İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümün mümkün olmadığını söyledi. İsrail'de genel seçimleri Netanyahu'nun partisi Likud'un kazanması sonrasında konuşan Abbas, "Netanyahu'nun iki devletli çözüm ve Filistinlilere karşı yaptığı açıklama bir kanıt niteliğinde. Bu da İsrail hükümetinin siyasi çözüm bulmak ve barışı gerçekleştirmek konusunda ciddi olmadığını gösterir" dedi. Netanyahu'ya bir tepki de ABD'den geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, İsrail'deki Likud Partisi'nin seçmenleri İsrail Araplarını marjinalleştirmeye teşvik etmesini eleştirerek, "Bu, demokrasi için önemli olan ve ABD ve İsrail'i birbirine bağlayan ideallerin ve değerlerin altını kazımaktadır. Nüfusun bir kesimini marjinalleştirmeye yönelik bu tür söylemler derin kaygı verici ve bölücü" açıklamasında bulundu. ABD Başkanı Barack Obama ile Ohio'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Earnest, Obama'nın tebrik için henüz Netanyahu'yu aramadığını söyledi.
Star

Müzeyi DAEŞ Kana Bulamış 
2010'da Arap Baharı'nın fitilinin ateşlendiği Tunus dünkü saldırının yaralarını sarmaya çalışıyor. Meclise komsu Bardo Müzesi'ndeki saldırıda ölenlerin sayısı ise 23'e yükseldi. Saldırı sonrası 9 kişi gözaltına alındı. DAES terör örgütü internetten yayınladığı bir ses kaydıyla saldırıyı üstlendi. Tunus Cumhurbaşkanı Baci Kaid Sibsi, 'Demokrasi yürüyüşümüz devam edecek. Korkmuyoruz' ifadelerini kullandı. Saldırı sırasında bodruma saklanan 2 İspanyol turist, 20 saat sonra sivil savunma ekipleri tarafından bulundu. Saldırı kınayan Dışişleri Bakanlığı "Türkiye, kardeş Tunus'un istikrar ve huzuruna kastetmeye yönelecek her türlü eyleme karsı Tunus yönetimi ve halkıyla işbirliği içinde olacaktır" açıklamasında bulundu. İngiltere Başbakanı Cameron ise "İngiltere, Tunus'u desteklemeye hazır" dedi.
Akşam

SPOR 

THY Avrupa Ligi'ndeki temsilcilerimizden Anadolu Efes, İstanbul'da oynanan maçta Rus ekibi Nizhny Novgorod'u 79-75 yenerek kötü gidişe 'dur' dedi. Üst üste 4 maç kazanıp play-off şansını tehlikeye atan lacivert-beyazlılar kritik karşılaşmadan galip ayrılarak dördüncü sıradaki yerini korudu. Maça kötü başlayan A.Efes, rakibini durdurmakta zorlanınca bir anda 14-7 geriye düştü. Ancak daha sonra toparlanan lacivert-beyazlılar Perperoglou'nun devreye girmesiyle ilk periyodu 24- 21, devreyi de 48-39 önde geçti. Üçüncü çeyreğin başında A.Efes farkı 11'e çıkardıktan sonra hücumda kilitlendi ve 4. dakikada fark 5'e (50-45) düştü. Huertel'in kenara gelmesinden sonra Anadolu Efes savunması toparlandı ve hücumda pas trafiği de artınca sın periyoda girilirken fark 12'ye (64- 52) çıktı. Maçın sonlarına doğru 'maçı aldık' havasına giren lacivert-beyazlılar farkın erimesine mani olamasa da salondan 79-75 galip ayrıldı.
Türkiye

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın başkanlığındaki heyetin buluşması dün gerçekleşti. Gümüşdağ, yayın haklarının pazarlanmasıyla ilgili olarak Süper Lig AŞ'nin kurulmasıyla ilgili projeyi Demirören'e anlattı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan TFF Başkanı Demirören, Kulüpler Birliği'ne destek verdi. Kulüpler Birliği ile TFF'nin birbirinden ayrı menfaatler için çalışan kurumlar olmadığını ifade eden Demirören, "Kulüp başkanıyken, ben de bu görüşü savunuyordum. Bu güzel fikir ideal ama bunu yapmamız için altını doldurmamız gereken konular var. Yayın gelirinin birlik tarafından pazarlanması gelişmiş ülkelerde yapılıyor" dedi. Yıldırım Demirören, "Ortak aldığımız kararla, TFF, Kulüpler Birliği Vakfı'nın komisyonuna aktif olarak katılacak. Konuyu Spor Bakanımıza bildirme kararı aldık. Türk futbolunun Avrupa'dan tek farkı, alt ligleri kendimiz finanse ediyor olmamız. Önce mali problemleri, kavgayı çözeceğiz, 'Ben değil, biz diye' düşüneceğiz. Sonra bunu destekleyeceğiz " dedi. Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ da olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini söylerken, "Birçok konuda hemfikiriz. Süper Lig A.Ş.'ye o da sıcak bakıyor. 2017'ye kadar sorunları artmaması için PTT 1. Lig ve 2. Lig ve 3. Lig'i de içine kapsayan detaylı çalışma yapılacak" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Duygun Yarsuvat, şampiyonluk şanslarını artırdı! Daha önce "Şampiyonluk şansımız yüzde 33" diyen Galatasaray'ın patronu, "Şimdi Galatasaray'ın şansı yüzde 34 diyebiliriz. Önümüzdeki günlerde daha da fazla gözüküyor, yüzde 35'e çıkabiliriz" ifadesini kullandı. Galatasaray'ı düzlüğe çıkarmak için göreve geldiklerini belirten Yarsuvat, istikrarın hakim olduğunu, savurganlığın gittiğini ve transfersiz de başarıya ulaşılabileceğini söyledi. Başkan şöyle konuştu: "Baskın seçim olmasın diye görevi aldık. O tarihte bir boşluk vardı. Taht bırakılmış, kaçılmıştı. Başarılı olduk ki, 6-7 tane başkan adayı çıktı. Taner Aşkın, '3 saatte iktidara gelirseniz, 4 saatte yönetim olursanız böyle olur' dedi. 3 saatte yaptık da fena mı oldu? Başarı istiyorsanız ona göre bütçe yapmanız, geniş bir elbise giymeniz gerekiyor. Dar bütçe yaparsanız, şampiyonluk beklemeyin. 4. veya 5. olabilirsiniz. Biz muhafazakar bir bütçe yaptık." "Sportif anlamda başarılı olduk. Futbolculara 32 milyon TL dağıttık. Bizden sonrakilere yük bırakmadık. Beşiktaş, Avrupa'da başarılı olsun. Çünkü onun başarısı demek ülke puanının artması demek. Bunun benim takımıma katkısı olacak demek. Çünkü ipi göğüsleyecek olan biziz." Bu arada Gürcün Bola isimli bir üye Sabri'nin eşine aldığı Lamborghini'yi eleştirerek, "Neymiş efendim Caner'in hanımına hava atacakmış, çık adam gibi topunu oyna" dedi.
Star

Siyah-Beyazlı takım ikinci yarının başında Motta'nın enfes golüyle öne geçti ve çeyrek finali avucunun içine aldı. Ancak De Sutter 60'ta skoru eşitledi. 65'te oyuna giren Bolingoli'nin dublesi, Beşiktaş'ın da sonunu hazırladı. Uzatmalarda Olcay rakibine yaptığı faul sonrası kırmızı gördü. Beşiktaş, 1-0 öne geçtiği maçta, son yarım saatte yediği gollerle teslim oldu: 1-3. 5'te De Sutter savunmanın arkasına sarktı, çaprazdan şutunu çekti, Necip araya girince top kornere çıktı. 11'de Izquierdo ceza yayı gerisinden şutunu çekti. Tolga iki hamlede topu kontrol etti.12'de Gökhan Töre ceza alanı önünde şutunu çekti, kaleciden döndü. 25'te De Bock ortaladı, De Sutter'in kafa vuruşu az farkla dışarı gitti. 28'de Gökhan Töre uzaktan vurdu, üsten aut. 35'te Vormer ortaladı, Duarte'nin kafa vuruşu kalecide kaldı. 40'ta Demba Ba, topu kontrol edip vurdu, aut. Aynı dakika içinde Senegalli oyuncu ceza alanı dışından bir şut daha çıkardı, kaleci kontrol etti. 48'de Motta'nın ceza alanı dışında çaprazdan falsolu vuruşu uzak direkte ağlarla buluştu: 1-0. 54'te Veli Kavlak, 35 metreden şutunu çekti, ancak isabetsiz bir vuruş oldu. 58'de Opare'den seken topu Mustafa yakın mesafeden auta yolladı. 61'de Simons orta sahadan kafa ile doldurdu. Defansın arkasına sarkan De Sutter ceza alanına girdi. Tolga'nın müdahalesine rağmen dokundu: 1-1. 70'te Munier ceza alanı dışından şutunu çekti, top autu boyladı. 80'de Rafaelov'un ara pasında Bolingoli ceza alanına girdi, kaleciyi de geçip topu boş ağlara bıraktı: 1-2. 90'da kalecinin degajını Vormer kafa ile ceza alanına gönderdi, Necip'in hatasında topu kapan Bolingoli skoru ilan etti: 1-3. CLUB Brugge rövanşında Beşiktaş'ın kalesini sürpriz şekilde Tolga Zengin korudu. Milli kaleci 15 Şubat'taki Bursa maçında sakatlandıktan 32 gün sonra formasına kavuşurken, hiç de iyi bir maç geçirmedi. 50. dakikada taraftara korkulu anlar yaşatan deneyimli kaleci topu oyuna sokarken laubali hareketler yapınca De Sutter'in presiyle karşılaştı. Rakip oyuncunun müdahalesinde top şans eseri auta gitti. Tolga, 61'de ise De Sutter'in golünde topa geç çıktı. Diğer 2 golde de pozisyonları seyreden Tolga'yı Siyah-Beyazlı taraftarlar topu her eline aldığında ıslıklayıp, yuhalayarak tepki gösterdi. Tepki çeken bir isim de Mustafa oldu. Golcü oyuncu 74'te dışarı alınırken, tribünden tepki sesleri yükseldi.
Star

Beşiktaş derbisini FBTV'ye değerlendiren kaptan Emre Belözoğlu, 22 Mart'ta sahadan galip ayrılıp, 10 maçlık seri başlatacaklarını savundu. Emre, Beşiktaş'a G.Saray'ı örnek gösterdi ve şöyle konuştu: "Kendi sahamızdaki G.Saray galibiyetinden sonra bize hiç yakışmayacak bir oyun ile G.Birliği'ne kaybettik. Ligde 10 maç kaldı. Bu 10 maçın başlangıcı olarak da Beşiktaş maçının galibiyeti bizim için mükemmel olur diye düşünüyorum. Çünkü bu son 10 haftalık periyotta iyi bir başlangıç istiyorsak, iyi bir hava yakalamak istiyorsak Beşiktaş maçı hani böyle derler ya tam bize göre bir maç. Tekrar lige motive olmamız adına, tekrar bu ligin en iyi takımı olduğumuzu gösterme adına çok önemli bir maç. Kolay bir maç olmayacak. Sonuçta derbi. Beşiktaş iyi bir takım, çok maç oynuyorlar. Birbirlerini iyi tanıyan oyuncuları var. Ama biz daha önce gösterdiğimiz performanslara bakarsak özellikle büyük maçlarda yine aynı performansı gösterirsek kendi sahamızda seyircimiz önünde galip gelen taraf biz olacağız diye inanıyoruz. Ama kolay olmayacak. Bundan sonra kolay maç yok. Ama inşallah bu 10 haftalık periyodun mükemmel bir başlangıcı olsun istiyorsak, Beşiktaş maçıyla bu başlangıcı yapmamız gerekiyor. Bizim her zaman en büyük destekçimiz, rakip taraftarların en büyük korkusu Şükrü Saracoğlu Stadı'nda F.Bahçe taraftarı olmuştur. Bunun en büyük göstergesini de G.Saray maçında herkese gösterdik. Taraftarın bizimle beraber olması, en büyük arzumuz. Gerçi tribün kapama cezamız var. Ancak gelmeleri, bizim yanımızda olmaları gereken çok önemli bir maç. Onların bize vereceği destekle biz her takımı kendi sahamızda yeneriz. Ama yeter ki 90 dakika bizim yanımızda olsunlar."
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme