21 Mart 2015 Cumartesi

21.03.2015 Genel Gündem


21.03.2015

GÜNDEM

 Öcalan'dan Mesaj, Kandil'den Görüntü 
Çözüm sürecinde tarihi öneme sahip Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarına yönelik hazırlıklar tamamlandı, kutlamalara bugün 2 milyon insanın katılması hedefleniyor. Öcalan'ın sürecin geleceğine yönelik mektubunun okunacağı kutlamada verilecek mesajın ipuçları da ortaya çıktı. Öcalan'ın, silahlı mücadele ve silah bırakmaya yönelik irade beyanında bulunacağı öğrenildi. Öcalan'dan görüntülü ve sesli mesaj beklentisinin karşılanmaması ise hayal kırıklığı yarattı. Bugünkü Nevruz kutlamaları nedeniyle kentte otellerde yer kalmadı, evler misafirlere açıldı. Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) organize ettiği çalışmalar tamamlandı. Kutlamalar, 150 dönümlük bir alanda yapılacak. Nevruz alanı yetmediği için gelecek yıl daha büyük bir alan hazırlanması çalışmalarına da başlandı. Kutlama için oluşturulan dört katlı platform mesaj ve posterlerle giydirildi. Platformun ön tarafına büyük puntolarla Kürtçe ve Türkçe, "Artık Yeter Önder Apo'ya Özgürlük" yazılı dev pankart asıldı. Ayrıca platformun sağ ve soluna, çatışmalarda ölen PKK'lılar, Kobani ve Şengal'de YPG saflarında yaşamını yitirenler ile polis kurşunuyla ölen çocukların fotoğraflarına yer verildi. Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarını izleyecek yurtiçi ve yurtdışından davetli isimler de netleşmeye başladı. DTK, Nevruz'a katılmaları için Yunanistan, İspanya, Fransa başbakan ve cumhurbaşkanlarının da aralarında yer aldığı çok sayıda önemli ismi ve Avrupa'dan 25 ülkenin büyükelçisini Nevruz'a davet etti. Ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin de aralarında yer aldığı çok sayıda önemli Kürt politikacıya davetiye gitti. Nevruz'a Ortadoğu ülkelerinden, Şengal ve Kobani'den de önemli konukların katılması bekleniyor. PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ve kanton eş başkanlarının da bul u n d u ğ u 32 kişilik bir heyetin Nevruz'da yer alacağı öğrenildi. Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım ve Ahmet Atakan'ın ailelerinin de Nevruz platformunda yer alacağı öğrenildi. Bu arada Nevruz'a yurtiçi ve yurtdışından sayıları bine yaklaşan gazeteci akredite olurken, hava durumunun yağışlı olması bekleniyor. Valilik'ten yapılan açıklamaya göre kutlamalarda toplam 5 bin 36 polisin görev yapacak. Nevruz bayramına ilişkin Diyarbakır'daki ilk ateş, dün Büyükşehir Belediyesi çalışanları tarafından yakıldı. Halayların çekildiği kutlamada konuşan Eş Başkan Fırat Anlı, "Nevruz'u güzelliklerle, başımız dik ve özgürlüğün aydınlığıyla kutlayacağız" dedi. Öcalan'ın görüntü ve mesajlarından oluşan slayt gösterisi ve Kandil'den verilen görüntülü Nevruz mesajlarının yayınlanacağı alanda görüntüler beş led ekranla yansıtılacak. Geçen yıllarda olduğu gibi Öcalan'ın mesajını İmralı heyetinde yer alan Sırrı Süreyya Önder'in Türkçe, Pervin Buldan'ın ise Kürtçe okuyacağı bildirildi. Milliyet'in edindiği bilgiye göre Öcalan mesajında ağırlıklı olarak müzakere sürecine vurgu yapacak ve örgütten silah bırakmaya kadar gidecek sürece hazır olmasını isteyecek. Öcalan, "Demokratik siyasetin önündeki engellerin aşılması için müzakere sürecine başlama evresindeyiz" diyerek, PKK'nın kongresini bir an önce toplayarak silahlı güçlerin çekilmesi ve sonrasında silahsızlanmayı gündemine alması konusunda niyet beyanında bulunacak. Öcalan hükümete ise, "Müzakerelerin başlatılması için taraflar üzerine düşeni yapmalı" mesajı verecek.
Milliyet 



EKONOMİ

Gram Altın 96, 5795-96, 5806
ABD Doları 2, 5795-2, 5806/ 
Euro 2, 7830-2, 7861/ 
İngiliz Sterlini 3, 8473-3, 8498

Kaçağa Jet Tarife
Elektrikte kaçak kullanımın oluşturduğu maliyeti abonelerin sırtına yükleyen kanun tasarısının, Meclis Komisyonu'nda kabul edilmesi tartışma konusu olurken, tasarının nisan ayının ilk haftasında Meclis tatile girmeden yasalaşması planlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Sanayi Komisyonu'nda kabul edilen 'Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı'na kritik bir madde eklenerek, 'Kayıp-kaçağın faturasına yansıtılmasını istemeyen vatandaşların' davalarına set konmuştu. Çok sayıda vatandaşın kayıp-kaçak bedeline karşı açtığı davayı kazanması üzerine, kayıp-kaçağın abonelere yansıtılmasını zorunlu hale getiren düzenleme Meclis'e gelmişti. Bakanlık, bu düzenlemeyi de acil olarak yasalaştıracak. Meclis Komisyonu'nda kabul edilen tasarı, bu haliyle yasalaşırsa kayıp-kaçak bedeline ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, ürün veya hizmet bedellerinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacak. Mahkeme ve tüketici hakem heyeti kararına istinaden, dağıtım şirketleri ya da tedarikçi tarafından yapılan iadeler ve mahkeme kararında yer alan giderler ise tarife yoluyla karşılanacak. Bir kişi kayıp-kaçak bedelinin iadesine ilişkin açtığı davayı kazansa bile bunun karşılığı yine dağıtım tarifelerine eklenecek. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşacak. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydıyla teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alacak ve tüketicilere yansıtılacak.
Hürriyet

Fitch, Türkiye'nin Notunu Korudu
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin "BBB-" ile "yatırım yapılabilir" seviyede bulunan kredi notunu ve "durağan" not görünümünü teyit etti. Fitch Ratings'ten yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin kredi notunun "BBB-" ve not görünümünün "durağan" olarak korunduğu bildirildi. Açıklamada, düşen petrol fiyatlarının enflasyon ve cari açığın iyileşmesine katkıda bulunduğu, ancak Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu'ya yapılan ihracatı olumsuz etkilediği ifade edildi. Türkiye'nin kamu finansmanın güçlü olmayı sürdürdüğü belirtilen açıklamada, haziran ayındaki seçimler öncesinde herhangi bir finansal kayma riski görülmediği kaydedildi. Fitch, ayrıca bankacılık sektörünün Bank Asya'ya ilişkin gelişmelerden etkilenmediği ve iyi durumda olduğu görüşünü paylaştı.
Hürriyet

Gelir Testi Yaptırmayana Yüksek Prim Borcu Yolda
Genel Sağlık Sigortası uygulaması kapsamında getirilen gelir testini yaptırmayanlar yüklü borçla karşılaşacak. 18 yaşını tamamlamış, okulu bitmiş, üniversiteyi kazanamamış, askerden dönmüş ve işsiz kalanların 1 Nisan'a kadar SGK'ya başvurarak test yaptırması gerekiyor. Geliri olmayan veya düşük geliri olanların testin ardından aylık primlerini 288 lira üst sınırdan ödemek yerine 48 veya 144 lira ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Test yaptırmayanlar ise, en üst seviyede gelir elde ediyor farz edilerek, aylık 288 lira prim ödemek zorunda kalacak. Birçok kişi bu testi yaptırmadığı, prim borcundan da haberi olmadığı için binlerce liralık borç yüküyle karşı karşıya kalıyor. Bakanlar Kurulunun süreyi 6 ay uzatma yetkisi bulunuyor ama bu yetkinin kullanılıp kullanılmayacağı bilinmiyor. Test yaptırıp, prim ödemesine gerek olmadığı anlaşılanların eski borçları silinirken, diğer borçluların primleri 18 aya varan vadelerle taksitlendiriliyor. Geçen yıl Meclis'ten geçen torba yasayla SGK tarafından GSS prim borcu çıkarılan kişilere 6 aylık süre tanındı. 31 Mart 2015 tarihine kadar başvuruda bulunup gelir testi yaptıranlar, gelir seviyeleri ne ise onun üzerinden prim ödeyecekler. Yapılan testlerde başvuranların yüzde 60'ının ödeme gücü bulunmadığı anlaşılarak borçları silindi. Başvuranların yüzde 35'inin ise aylık üst sınır olan 288 lira değil 144 lira prim ödemesi gerektiği ortaya çıktı. Sadece yüzde 5'lik kısmın, SGK'nın re'sen belirlediği 288 liralık prim ödemesi gerekenler grubunda yer aldığı tespit edildi. Geçmişe dönük çıkarılan borçlar nedeniyle gelir testi yaptırmak için 31 Mart 2015 tarihine kadar başvuruda bulunulması gerekiyor. Yasaya göre Bakanlar Kurulu bu süreyi 30 Eylül 2015 tarihine kadar uzatma yetkisine sahip bulunuyor.
Türkiye

150 Milyar Dolarlık 'Ab' Formülü
Avrupa Birliği (AB) görüşmeleri için Brüksel'de temaslarda bulunan AB Bakanı ve Başmüzakareci Volkan Bozkır, Gümrük Birliği'nin güncellendiğini açıkladı. Bozkır, AB temasları kapsamında iklim eylemi ve enerjiden sorumlu komisyon üyesi Arias Canate ile biraraya geldi. Bozkır, görüşme öncesinde beraberindeki gazetecilere AB'nin enerji çalışmaları ve Gümrük Birliği konusunda değerlendirmeler yaptı. Bakan Bozkır, buradaki amacı şu şekilde anlattı: "Şu an AB ile 150 milyar dolarlık dış ticaretimiz var. Çok sağlıklı bir ilişki. 14.800 kalem mal mübadelesi sözkonusu. Yalnız tarım hizmetler ve kamu alımları yoktu anlaşma imzalanırken. Bunların dahil edilmesini sağlayacak güncelleme dediğimiz görüşmelere başlıyoruz. Tek tek hizmetlerde sözkonusu olan maddeler müzakere edilecek. Komisyonun yetki almasını bekliyoruz. Bu gerçekleşirse, 300 milyar dolarlık ticaret hacmi sözkonusu." Serbest ticaret anlaşması (TTİP) konusuna da değinen Bozkır, "Aşağı yukarı birbirimizi anladık. Anlaşmayı imzaladıları takdirde Türkiye'nin hemen uygulanır ülkeler arasında olması lazım. Bu yüzden biz Türkiye'nin müzaekelerde yer almasını talep ediyorduk. Bunu kolaylaştırdık. Dedik ki siz bu anlaşmaya bir madde koyun. Gümrük Birliği ülkelerine uygulanacaktır. Bu bizim işimizi görür. Şu anda bir sıkıntı yok. Bu formülü benimsediler. Hem AB hem de ABD. Henüz, 'sorun çözüldü diyemeyiz'. Çünkü anlaşma olduğunda bu sorun çözülmüş olacak" diye konuştu. "Enerji alanında yeni bir işbirliğine girdik. AB Enerji Birliği'ni kuruyorlar" diyen Bozkır, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu birlik nedir? Doğalgaz pazarlıklarını, bütün petrol fiyat pazarlıklarını tek bir yerden yapmak. Yatırımları tek bir yerden yönlendirmek. Yani boru hatları enerji üretim tesisleri hangi enerji kolunun hangi büyüklükte bunun içinde yer alacağını tek bir yerden organize edecek bir yöne doğru gidiyorlar. Türkiye, bunu yakaladı."
Milliyet

Toki'nin İndirim Kampanyasına Rekor Başvuru
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı'nın yüzde 20 indirim kampanyası rekor başvuru ile tamamlandı. TOKİ Başkanı M. Ergün Turan, borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcıları için başlatılan indirim kampanyasına bir önceki kampanyaya göre yaklaşık üç katı başvuru olduğunu açıkladı. Turan, 33 bin 234 kişinin yüzde 20 indirimden faydalandığını söyledi. Turan "Son indirim kampanyamızdan yaklaşık 12 bin kişi yararlanmıştı. Ancak bu yıl düzenlediğimiz kampanyaya yapılan başvuru, bir önceki kampanyada yapılan başvurunun üç katına yaklaştı. Kampanyamızdan 33 bin 234 kişi faydalandı" dedi. Kampanyadan, satışları 2012 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2012 yılı sonuna kadar başlamış, geri ödemeleri hâlihazırda devam eden, konut ve işyerleri sahipleri yararlandı. Vadesi 12 aydan daha az kalan projeler indirim kampanyasına dâhil edilmedi. TOKİ'nin indirim kampanyası 19 Mart 2015 tarihinde tamamlandı. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak. İndirim kampanyası kapsamında TOKİ tarafından satışları 2012 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş, geri ödeme taksiti 2012 yılı sonuna kadar başlamış ve geri ödemeleri hali hazırda devam eden 188 bin 230 konut ve 910 işyeri bulunuyordu.
Star

Gümrük Birliği'nde Anlaşma Çok Yakın
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecine ilişkin konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, öngörülenden daha uzun süre yürürlükte bulunan anlaşmanın sistematik sorunlar barındırdığını belirtti. Gümrük Birliği'nin günün koşullarına göre güncellenmesinin bir zorunluluk haline geldiğini kaydeden Zeybekci, şöyle konuştu: "Bugüne kadar telaffuz edilemeyen birçok alanda Türkiye olarak istediklerimizi resmi belgelere geçirdik. Gümrük Birliği anlaşmasında olumlu bir noktaya doğru gidiyoruz. Türkiye'nin bu anlaşmaya ilişkin tüm savları kabul edildi. AB ile Gümrük Birliği anlaşmamızda dahil olmamış alanları da görüşmelerimize alarak yeni bir yol haritası oluşturuyoruz." AB ile resmi müzakerelere 2016 yılında başlanmasının öngörüldüğünü bildiren Zeybekci, "Tüm kaygılarımızın giderildiği, AB ile yeni bir Gümrük Birliği anlaşmasının şeklinin ortaya çıktığı, TTIP anlaşmasına Türkiye'nin de monte edilmesiyle ilgili formülün ortaya konulduğu bir süreci, 2016'nın ortasına kadar sonlandırırız diye düşünüyorum" diye konuştu.
Akşam

DÜNYA

Obama'dan Netanyahu'ya Filistin Uyarısı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun genel seçimlere bir gün kala 'iktidarı döneminde Filistin devleti diye bir şey olmayacağı ve uluslararası baskılara rağmen Kudüs'te binlerce yeni ev (illegal yerleşimler) inşa edeceği' şeklindeki açıklamaları sonrası ABD'nin, İsrail'e BM Güvenlik Konseyi'nde sağladığı kalkanı indirebileceği yönünde işaretler gelmeye başladı. Netanyahu'nun MSNBC kanalına verdiği röportajda bir nebze geri adım atarak 'sürdürülebilir, barışçıl iki devletli çözüm' istediğini ancak bunun için şartların değişmesi gerektiğini söylemesi de Washington'un tepkisini azaltmadı. Netanyahu'nun partisi Likud'un salı günü seçimi kazanmasının ardından tebrik telefonunu geciktiren ABD Başkanı Barack Obama, beklenen görüşmesini önceki gün yaptı. Netanyahu'yu telefonla arayan Obama, seçim zaferi için kutladıktan sonra İsrail-Filistin meselesine değindi. Beyaz Saray'dan adı açıklanmayan bir yetkili, "Başkan (Obama), Başbakan'a (Netanyahu), kendisinin iki devletli çözüme dair yeni pozisyonları ve açıklamaları sonrasında seçeneklerimizi yeniden değerlendirmeye ihtiyaç duyacağımızı söyledi" ifadesini kullandı. Washington'un tepkisi Obama'nın telefonuyla da sınırlı kalmadı.
Hürriyet

Esad Dövüşen Generalleri Görevden Aldı
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, siyasi ve askeri istihbaratın başındaki iki generalin görevine son verdi. Fransız haber ajansı AFP'nin Şam yönetiminden üst düzey bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberine göre Esad, siyasi istihbarat teşkilatının başındaki General Rüstem Gazali ile askeri istihbaratın başındaki Refik Şahada'yı aralarında şiddetli bir kavgaya tutuştukları için bu hafta başı görevden aldı. Habere göre kavga siyasi istihbarat şefi Gazali'nin, doğduğu kent Dera'daki operasyonlara daha fazla müdahil olmak istemesinden çıktı. 2 hafta önce yaşanan olayda tartışma büyüyünce askeri istihbaratçı Şahada'nın adamları, Gazali'yi döverek hastanelik etti. Hastaneden taburcu edilen General Gazali daha sonra yüksek tansiyona bağlı rahatsızlıklar nedeniyle yeniden hastaneye yatırıldı. AFP'ye konuşan kaynak, Gazali'nin durumunun ciddiyetini koruduğunu söyledi.
Hürriyet

Karabağ'da 20 Ermeni Askerini Öldürdük
Karabağ cephe hattında Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan çatışmada 20 Ermeni askerinin öldürüldüğü öne sürüldü. Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, ilk saldıran tarafın Ermenistan olduğunu belirterek, "19 Mart sabahı Ermeni kuvvetleri cephe hattında provokasyon girişimi başlattı. İlk ateş açan taraf Ermeniler oldu. Ancak provokasyonlara karşı hazırlıklı olan kuvvetlerimiz düşmana gereken cevabı vermiştir. Tespitlerimize göre saldırıyı püskürtmek için girilen çatışma sırasında 20 civarında Ermeni askeri hayatını kaybetti" dedi. Ermenistan Savunma Bakanı Aram Asaturyan ise, "Azerbaycan, mevzilerimize karşı saldırdı. Çıkan çatışmalarda üç askerimiz hayatını kaybederken, dört askerimiz de ağır yaralandı" diye konuştu.
Türkiye

Charlie Hebdo'nun Ruhunu Para Bozdu
İki ay önce Paris'in göbeğinde meydana gelen katliamla sarsılan Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo çalışanları para tartışmaları nedeniyle bölündü. Charlie Hebdo'nun yazı işleri toplantısına 7 Ocak'ta düzenlenen baskında 12 kişi hayatını kaybetmiş, kan donduran bu saldırının ardından bütün dünya dergiye destek çıkmıştı. Saldırının ardından yapılan baskı 8 milyon satmış; Fransız hükümetinin yanı sıra birçok basın kuruluşundan gelen bağışlarla beraber dergi 30 milyon euro kazanmıştı. Hayatta kalan dergi çalışanlarından bazılarının, bu paranın eşit bir şekilde bölünmesini talep etmesi ise birlik ruhuna darbe vurdu. Geçtiğimiz çarşamba günü düzenlenen yazı işleri toplantısında gazeteci Laurent Leger, 11 çalışan olarak bir grup kurduklarını ve bu paranın eşit bir şekilde paylaşılması için müzakereler yürütülmesinden yana olduklarını açıkladı. Derginin yüzde 40'ına saldırıda hayatını kaybeden yazı işleri müdürü Charb'ın ailesi, yüzde 40'ına hastanede hâlâ tedavi altında olan karikatürist Riss, yüzde 20'sine ise müdür Eric Portheault sahip. Dergi yönetimini temsil eden avukat ise AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Bütün bu para iyilikten çok zarara yol açtı. Riss hâlâ hastanede. Charb'ın payı ise ailesi tarafından donduruldu. Olanlar, büyükannelerinin cenazesinden eve dönerken mücevherlerini nasıl paylaşacaklarını tartışan mirasçıları hatırlatıyor. İlk derdimiz derginin her çarşamba çıkması. Bağışların yüzde 60'ı vergi olduğu için çözmemiz gereken vergi meseleleri var. Bağışlar, kurbanların ailelerine gidiyor; okullarda ifade özgürlüğünün öğretilmesi için bir vakıf kurulacak" dedi. Toplantıya katılan bir çalışanın ise paranın eşit paylaşılmasını isteyenlere kızarak, "Daha kurtlar bedenini yemeden Charb'ın parasından konuşuyorsunuz. Charb'ın payı kaybolmayacak, merak etmeyin. Riss kolu düzelene kadar gitmeyecek, Eric de bir İsviçre hesabı açmış değil" dediği aktarıldı.
Milliyet

İtalya Hukumetinde 'Rolex' İstifası
İtalya'yı karıştıran yolsuzluk skandalı, hükümette bir istifa ile sonuçlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Maurizio Lupi, oğlunun tutuklanan iş adamı Stefano Perotti'den hediye olarak 10 bin euro değerindeki bir Rolex saat alması karşısında yükselen istifa çağrılarına daha fazla dayanamadı. Daha önce yaptığı açıklamalarında istifa etmeyi düşünmediğini ve haksızlığa uğradığını belirten Lupi, önceki akşam parlamentoda milletvekillerine istifasını sundu. Hakkında herhangi bir resmi soruşturma ya da suçlama olmadan istifa eden Lupi, parlamentonun alt kanadında yaptığı konuşmasında, "Burada benimle ilgili olmayan suçlamalara yanıt vermek için bulunmuyorum. Tercihlerimin ve bakanlığımın yaptığı tercihlerin siyasi sorumluluğunu almak için bulunuyorum. Hükümeti başım dik bir şekilde terk ediyorum" dedi. Lupi, hâlâ suçlu olduğunu kabul etmediğini, sadece hükümete zarar gelmesini istemediğini vurguladı. Hafta başında ortaya çıkan yeni iddialar kapsamında aralarında iş insanları ile bürokratların bulunduğu dört kişinin tutuklandığı, 51 kişinin de gözaltına alındığı dev yolsuzluk operasyonu düzenlenmişti. Zanlılar, 25 milyar euro bedelindeki kamu ihalelerine fesat karıştırmak, rüşvet ve zimmete para geçirmekle suçlandı. Soruşturma kapsamında ortaya dökülen telefon dinlemeleri, devletten ihale alan bazı işadamlarının, Lupi'ye ve yakın çalışma arkadaşlarına değerli takım elbiseler, oğlu Luca Lupi'ye Rolex bir saat, Lupi'nin eşi Emanuela Dalmiglio'ya ise bir uçak bileti hediye ettiğini ortaya koydu. Bakan'a armağan edilen özel dikim takım elbisenin değerinin 447 euro olduğu kaydedildi.
Milliyet

Husilere Daeş Bombası
Yemen'de iktidarı ele geçiren Şii Husilere karşı savaş sözü veren terör örgütü DAEŞ, ilk kanlı saldırıyı düzenledi. Başkent Sana'da Husilere ait Bedir ve Haşuş camilerinde gerçekleştirilen intihar saldırılarında 142 kişi öldü, 351 kişi de yaralandı. DAEŞ, Cuma namazı sırasında meydana gelen patlamaların sorumluluğunu üstlendiğini sosyal medyadan duyurdu. Kendisini DAEŞ'in Sana kolu olarak nitelendiren grup 'Bu, buz dağının görünen kısmı' ifadesini kullandı. Yönetimin Husi kontrolüne geçmesinden bu yana ilk kez camiler hedef alındı. Saldırı, Husilere ait savaş uçaklarının Cumhurbaşkanlığı konutunu bombalamasından bir gün sonra gerçekleşti. Ev hapsindeki Cumhurbaşkanı Hadi'nin başka bir bölgeye nakledildiği belirtiliyor. Öte yandan Suriye'nin Haseke kentinde, PYD ve bazı Kürt grupların kontrolü altındaki bölgede Nevruz kutlamalarında DAEŞ tarafından iki ayrı intihar saldırısı düzenlendi. Ortalık savaş alanına dönerken, en az 50 kişi öldü, onlarcası yaralandı
Akşam

POLİTİKA

Hep Karşıydı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın neredeyse her yurtdışı gezisinde yaptığı açıklamalar, hükümet üyeleri tarafından "merakla izlenir" hale geldi. Bir parti kurmayı, "Cumhurbaşkanımızın her yurdışı açıklamasını yüreğimiz ağzımızda dinler olduk" esprisiyle, MİT Başkanı Hakan Fidan'ın kısa süren siyaset serüvenine Cumhurbaşkanı'nın müdahalesine atıf yaparken, psikolojilerini de özetlemiş oldu. Cumhurbaşkan Erdoğan'ın, günlerdir tartışılan Çözüm Süreci İzleme Komitesi'nin kurulmasına yönelik olarak, "Ben gazetelerde okuyorum. Böyle bir şeyden benim haberim yok. Bu olaya da ben olumlu bakmıyorum" sözlerini, "Saray gelişmelerden haberdar edilmemiş" şeklinde değerlendirmek, son derece yanlış bir bakış açısı olur. Çünkü, Çözüm Süreci'nin muhataplarının Erdoğan'a yakınlığı ve sık sık birlikte değerlendirmeler yaptıkları, siyasi kulislerde herkesin malumu. Hatta muhatapların Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndansa, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a daha yakın kişiler olması herkesin bildiği bir gerçek. Bu tabloda Erdoğan'ı kızdıracak tek şeyin, sıcak gelişmelerin kendisine zamanında aktarılmaması olabileceği belirtiliyor. Parti kurmayları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzleme Komitesi'ne karşı çıkmasının "yeni bir duruş" olmadığını dile getiriyorlar. Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, kendisinin de açıkladığı gibi hem Akil İnsanlar Heyeti'ne, hem de İzleme Komitesi fikrine her zeminde karşı çıktığı anımsatılıyor. Parti kurmaylarına göre, Erdoğan'ın karşı çıkışının "önemli" nedenleri bulunuyor. Kurmaylara göre, Erdoğan, sürece 'üçüncü bir mekanizmanın' dahil edilmesine hep itiraz etti. Erdoğan'ın çevresiyle, "Görüşmeler, istihbarat örgütü tarafından yürütülür. Siyasi muhatapları olan partiler de yasal zeminde üzerlerine düşenleri yaparlar ve kararlar alırlar. Üçüncü bir mekanizmanın devreye sokulması sorunun çözümüne katkı sağlamaz, tam aksine işi uzatır. Bir işin ne kadar çok bileşeni varsa, sonuç alınması o kadar zor olur" görüşünü paylaştığı dile getiriliyor. Parti kurmayları, PKK Kongresi'nin toplanması olasılığı, silahların bırakılması gibi beklenen önemli adımlar nedeniyle hükümetin HDP'nin istediği bu projeye "evet" demesinin bir tercih olduğunu, Cumhurbaşkanı'nın itirazlarına rağmen verilen sözlerin yerine getirileceğini ve hükümetin "orta yol" bularak süreci devam ettireceğine inanıyorlar. Siyasi kulislerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu çıkışını, "seçim manevrası" olarak yorumlayanlar da bulunuyor. Yapılan son anketlerde, milleyetçi oyların artması, MHP'nin özellikle Orta Anadolu'da oylarını yükselttiği iddiaları nedeniyle Erdoğan'ın "teslimiyetçi" bir görüntü vermemek için açıklama yaptığı ve AK Parti'ye oy vermeyi düşünen milliyetçi tabana, "Sizden farklı düşünmüyoruz" mesajı göndemeye çalıştığı da iddia ediliyor.
Hürriyet

Yetmez Ama Evet
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Harp Akademileri Komutanlığı'nda 'Paralel Yapı'yı anlatıp "Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı" sözlerini, Balyoz'dan yargılanan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın eşi Nilgül Doğan, 12 Eylül 2010'da yapılan referandumla özdeşleşen "Yetmez ama evet" sözleriyle değerlendirdi. Hürriyet'e konuşan Nilgül Doğan, şunları söyledi: "Yazık günah değil mi, eşlerimizin ve bizlerin çektiği 4.5-5 yıllık çileye? Ya ölen insanlar? Onları kim geri getirecek? Cumhurbaşkanı'nın sözleriyle ilgili ben 2 şey söylüyorum: Birincisi 'geç gelen saadet', ikincisi ise 'yetmez ama evet'. Bizler başından beri her şeyin uydurma ve aldatmaca olduğunu söyledik ama o zamanlar kimse bizi duymadı, duymak istemedi. İddianame istiyoruz kimse vermiyordu. Daha sonra Mehmet Baransu'nun yazdığı kitaplardan her şeyi okuyorduk. Nedir bu gizli belgeler diye soruyorduk, ben kendi kulaklarımla duydum, 'Gizli belgeleri imha ettik' diyorlardı. İlahi bir adalet var buna inanıyorum ve bize bu acıları yaşatanların aynı acıları çekmesini diliyorum. Bir daha insanlar böyle şeylere tenezzül edip, başkalarına haksız yere çile çektirmesinler diye bunu istiyorum. Çetin'in bel omurlarından şikayeti vardı. Eğer cezaevine girmeseydi ameliyat olacaktı ve ameliyat 1-1.5 saat sürecekti. Ameliyat oldu 8-8.5 saat sürdü. Neden? Çünkü stres, rutubet, haksızlığa isyanın getirdiği sinir bozukluğu sağlığını daha da kötü etkiledi. Hâlâ düzelmiş değil. Doktorları ancak hazirana doğru düzelebileceğini söylüyorlar. Yazık günah değil mi bizlere? Sadece Mehmet Baransu'nun değil, bu kumpasta kimler varsa hepsinin cezalarını çekmesini istiyoruz."
Hürriyet

Bakalım Listeye Girecek Miyiz?
CHP tarihinde 1987 seçimlerinden sonra ilk kez bir genel başkan ön seçime giriyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ön seçim kararının ardından kendisine, "hayırlı olsun" dileklerini ileten ve başarı dileyen yakın çalışma arkadaşları ve kurmaylarına teşekkür ettiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun aldığı karara ilişkin farklı isimlerle yaptığı değerlendirmelerde, kararının demokrasi açısından önemine vurgu yaptığı, kararı bölgedeki partili üyelerin vereceğini ifade ettiği, daha sonra da esprili bir dille, "Bakalım ön seçimden çıkabilecek miyiz", "Milletvekili listesine girebilecek miyiz" dediği de belirtildi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, parti genel merkezine yapılan aday adaylığı başvurularının yapılmasının tamamlanmasının ardından, aday adayı olduğunu belirterek, görüşme talep eden hiçbir partiliye randevu vermedi. Kılıçdaroğlu'nun bu görüşmelerde aday adaylarına olumlu ya da olumsuz bir sinyal vermemek adına böyle bir hamle yaptığı ifade ediliyor. Kontenjan adaylıkları için Kılıçdaroğlu'nun partiye sunulan başvuru dosyalarında yer alan bilgilerin yanı sıra bazı partililerin referansları ile değerlendirmelerde bulunacağı öğrenildi. Partinin çok yüksek oy almadığı kentlerin çoğunlukta olduğu 30 kentte ise adaylar merkez yoklaması ile belirlenecek. Bu kentler arasında partinin milletvekili çıkarabildiği ve yüksek bir oy potansiyeline sahip olduğu Kocaeli, Hatay, Eskişehir, Artvin, Yalova, Sakarya, Tokat, Tunceli ve Gaziantep gibi kentler de bulunuyor. Alınan bilgilere göre, bu kentler de aday adaylığı başvurusu yapan isimler arasından parti yönetimi bazı anketler yaptırma kararı aldı. Bu anketlerin mart sonuna kadar partiye ulaşması, adaylık konusunda kararın da bu anketler göz önünde bulundurularak verilmesi öngörülüyor.
Milliyet

Biri Nankör Diğer Cahil
Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'i hedef alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sert tepki geldi. Ankara'da, AK Parti 4. Sosyal Bilimler Teşvik Ödülleri Töreni'ne katılan Başbakan Davutoğlu şunları söyledi: Ben, bu ana muhalefet partisi genel başkanına sesleniyorum; hangi görüşü savunmuş olursa olsun dünyanın neresinde bir din adamına, bir siyasi 'Nankör' diye hitap edebilir? 'Nankör' diyen kişinin kendisi, öylesine nankörlük yapıyor ki, bu milletin imanının temsil edildiği bir makama bu ifadeyi kullanabiliyor. Din ve devlet işleri ayrıdır ama devlet adamları dine saygıyı öğrenecekler, saygıyı öğrenecekler. Osmanlı Devleti'nin o günkü yöneticilerini eleştirebilirsin. Kimse eleştiriden azade, bigâne değildir ama bir devleti ve de tam da emperyalistlerin, bütün yedi düvelin yüklenerek bir kadim medeniyeti yok etmek üzere Çanakkale'ye yürüdüğü savaşın yıldönümünde bütün o insanlara dönüp 'Siz aslında kuklaydınız' demek, ne büyük cehalettir. Bilmez ki bu genel başkan, aslında Çanakkale'de o ya da bu safta herkes centilmence bir savaş verdi. Bu genel başkan, Muhammed İkbal'i okuyabilseydi, dönüp Çanakkale şehitlerinin önünde hürmetle eğilirdi.
Akşam




SPOR

THY Euroleague F Grubu'nda fırtına gibi esen Fenerbahçe Ülker, TOP 16'daki 11. maçında 9., art arda ise 8. galibiyetini Emperio Armani Milano karşısında 98-77'lik skorla aldı. Önce CSKA, geçtiğimiz hafta da Olimpiakos deplasmanlarından galibiyetle dönerek, liderlik yolunda dev bir adım atan temsilcimiz, Milano karşısında da maça fırtına gibi girdi. Obradovic, Gentile'ye karşı önlemini Serhat ile alıp, tecrübeli ismi ilk 5'te başlatırken, kenardan alınacak katkının bundan sonraki maçlarda artabileceğini gösterdi. Zaten öyle olması da gerekiyor, dün biz daha gördük ki, bu takımı ayakta tutan enerji. Maçın sonunda diri ve koşan bir beşin sahada oluşu, Milano'ya teslim bayrağını çektiren etkendi. Oyun içinde bazı anlarda sıkıntı yaşadı Fenerbahçe, özellikle rakip kalın pivot ile oynarken iki 4 numarayla sahada kalınması, en önemli sıkıntıları savunma olan Goudelock-Vesely ikilisinin direnç gereken bölümlerde birlikte sahada bulunması, aksamaya yol açtı. Ancak doğru düzen kurulunca, takımın bir konuda anlaştığı da ortaya çıktı. Goudelock adeta takıma, siz savunmadaki açıklarımı kapatın, hücumda da bana getirilen yardımları kullanın demişti. Maça fırtına gibi başlayan Bogdanovic, her haftanın yıldızı Bjelica ile bu yardımlara cezayı kesince, temsilcimiz hücumda hiç sıkıntı çekmedi. Gittikçe genişleyen rotasyon, Oğuz ile Semih'in boyalı alanda bulunduğu anlarda her yardıma yetişmesi, Zisis'in hâlâ skorda devreye giremese de, kontrolü hiç kaybetmemesi doğru düzenin hızla oturduğunu gösterdi. Fenerbahçe, artık durdurulması zor bir hıza ulaştı. Tek sıkıntı, ilk çeyreği 22-14 önde bitiren takıma, 2. çeyrekte 31 sayı yediren savunma konsantrasyonu kaybı.
Milliyet


Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu yönetiminin görev süresinin Aralık 2013'e kadar olduğu yönündeki yerel mahkeme kararını onayladı. Trabzonspor Yönetimi'nin Yargıtay'da "karar düzeltme" hakkını kullanacağı bildirildi. Bu girişimden de sonuç alınamazsa yönetim kongreye gidecek. Sebahattin Çakıroğlu, Celil Hekimoğlu ve Emin Kahraman kongrede aday olacak. Trabzonspor'un 26 Mayıs 2013 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurulu'nda İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki yönetim seçimi kazandı. Kongrede "Yönetim kurulunun görev süresine bir defaya mahsus olmak üzere 2 yıl eklenir" şeklindeki geçici maddeyle tüzük gereği Aralık 2013'e kadar görev yapması gereken İbrahim Hacıosmanoğlu'nun görev süresi 2015 Aralık ayına kadar uzatıldı. İki genel kurul üyesinin itirazı sonucu gelinen noktada kulübün olağanüstü kongreye gitmesi bekleniyor. Başkan Hacıosmanoğlu'nun yeniden başkanlığa adaylığını koymayı düşünmediği belirtilirken şu anda 3 başkan adayı bulunuyor. Sebahattin Çakıroğlu, Celil Hekimoğlu ve Emin Kahraman kongrede yarışacaklar. Ancak son anda Faruk Özak'ın destekleyeceği bir ismin de aday olması bekleniyor.
Star

A Milli Futbol Takımı'nın 28 Mart'ta deplasmanda Hollanda ile oynayacağı 2016 Avrupa Şampiyonası grup eleme karşılaşması ile 31 Mart'taki Lüksemburg özel maçının aday kadrosu açıklandı. Kazakistan maçı öncesi TT Arena tribünlerinden edilen küfürler sonrası sahayı terk edeip maça çıkmayan Volkan Demirel, Fatih Terim'den veto yedi. Tecrübeli hoca, Volkan Demirel'in Fener'deki yedeği Mert Günok'a davet gönderdi. Terim'in kaledeki diğer tercihleri Volkan Babacan ve Harun Tekin oldu. Milli kampta Gökhan Töre ile yaşadıkları olayın ardından Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak, geçtiğimiz haftalarda buzların erimesiyle kadroya davet edildi. Feyenoord'da çok iyi bir form grafiği yakalayan Kazım da yaklaşık 3 yıl sonra çağrıldı. Şener Özbayraklı, Mahmut Tekdemir ilk kez davet alan isimler. Arda Turan (Hollanda maçında cezalı), Eren Albayrak, Kaan Kanak ve Enes Ünal ise sadece Lüksemburg maçına dahil edilecek. İşte milli kadro: Volkan Babacan, Mert, Harun, Gökhan Gönül, Şener, Ömer Toprak, Mahmut, Serdar Aziz, Mehmet Topal, Caner, Hakan Balta, Gökhan Töre, Volkan Şen, Ozan Tufan, Hakan Çalhanoğlu, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Mehmet Ekici, Emre Belözoğlu, Olcay Şahan, Alper Potuk, Mevlüt Erdinç, Umut Bulut, Burak Yılmaz, Kazım.
Star

F.Bahçe, Beşiktaş derbisine Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası görmüş, Türkiye'nin en kariyerli futbolcularından biri olan Hollandalı yıldızı Dirk Kuyt'ın ağabeyliğinde hazırlanıyor. Teknik Direktör İsmail Kartal, G.Birliği'nden alınan yenilginin ardından Hollandalı yıldıza "Sen bu takım için önemlisin. Senden bu derbi öncesinde bir ağabeylik yapmanı istiyorum" diyerek motivasyon konusunda özel görev almasını istedi. Kartal'la görüşmesinin ardından Dirk Kuyt da bu görevi seve seve üstlendi. İlk 11'de oynayanlarla, oynamayanlarla sürekli konuşuyor, takımı toparlamak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor. Samandıra Tesisleri'nde ve tesis dışında mümkün olduğu kadar Emenike gibi morali bozuk olanlar, Sow gibi formsuzlar, Meireles gibi oynamayanlar ve Alper gibi gençlerle sürekli konuşuyor. Yediği golden dolayı morali bozuk olan Volkan'ı teselli ediyor. Arkadaşlarının hepsine güven aşılamaya çalışıyor. Kısacası Kuyt sazı eline aldı. Hollandalı yıldız, arkadaşlarına derbiyi kazanacaklarını söylüyor. Beşiktaş maçının 4. yıldız yolunda çok önemli olduğunu, kazandıkları takdirde şampiyonluk yolunda çok ciddi bir avantaj elde edeceklerini, buna ihtiyaçları olduğunu anlatıyor.
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme