27 Mart 2015 Cuma

27.03.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

Demokrasi Risk Altında 
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye'yle ilgili özel basın özgürlüğü raporunu yayımladı. 'Demokrasi risk altında' başlıklı raporda, basına yönelik en büyük endişe kaynakları olarak gazetecilere açılan hakaret davaları ve tutuklamalar gösterildi. IPI, raporunda, 7 Haziran seçimleri öncesinde Türkiye'de basın özgürlüğünün durumuna dair endişelerini ifade etti. Rapordan bazı ifadeler şöyle: "Türk otoritelerinin bilgi edinme ve yayma hakkını korumadaki başarısızlığı, hatta bazı durumlarda bu hakkın baltalanması yönünde aktif adımlar atmaları, ülkenin demokrasisinde ciddi eksikliklerin ortaya çıkmasına ve (demokrasinin) geleceğinin ciddi biçimde tehlikeye atılmasına neden oldu. Türkiye, otoriterleşmeye doğru gidişin bir parçası olarak son yıllarda medya üzerinde artan bir baskıya şahit oluyor, bu da her yere nüfuz eden bir otosansür ikliminin ve Avrupa'daki en sıkıntılı basın özgürlüğü tablolarından birinin oluşmasına neden oldu. Türkiye, hazirandaki parlamento seçimlerine, ifade ve basın özgürlüğü de dahil olmak üzere insan hakları alanında toptan erozyonun yaşandığı bir dönemde yaklaşıyor. Türkiye'yi hapisteki gazeteciler anlamında dünyada birinci yapan sınırlayıcı basın yasası hâlâ yürürlükte ve resmi organların medyayı taciz etmek için kullanıldığına dair suçlamalar artıyor. (Gazetecilerin üzerindeki) Baskı, aynı zamanda devlet yetkililerine 'hakarete' karşı özel koruma sağlayan ve hapis cezası ya da hükümete yönelik yolsuzluk iddialarını açık bir şekilde yayınlayan herkese karşı cezaların yükseltilmesini öngören kanunların kullanımıyla da ortaya çıkıyor." IPI'ın Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ile birlikte son dört yılda Türkiye'ye yaptığı ziyaretlerin ve aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da bulunduğu liderlerle yaptığı görüşmelerin ardından hazırlanan rapor, bugün Myanmar'da düzenlenen IPI 2015
Hürriyet


12'lerin Göçü 
1 Eylül 2015'ten itibaren dershanelerin kapanacak ya da özel okula dönüşecek olması, liselerin 11'inci sınıflarını hareketlendirdi. Köklü devlet liselerine dereceyle giren öğrencilerin büyük kısmı, dershaneden okula dönüşecek liselere göçe hazırlanıyor. Kolejler de öğrenci kaybetmemek için dışarıdan hoca ya da temel lise olacak bir kurumla anlaşarak kendi okulunda YGS-LYS hazırlık sınıfları oluşturuyor. Dershane dönüşümünde sona yaklaşılırken okulların 'üniversite hazırlık' alternatifleri şöyle: 1 - Dışarıdan hocalarla YGS-LYS hazırlık sınıfları: Birçok kolej, isim yapmış dershane öğretmenlerini kadrolarına alarak önümüzdeki yıl için YGS-LYS hazırlık sınıfı oluşturuyor. Bu modelle bir yandan Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12. sınıf müfredatı uygulanacak bir yandan da üniversiteye hazırlık dersleri yapılacak. Bu yöntemde öğrenci okulunda kalacak, LYS-YGS öğretmenleri de okulda sadece bu alanda ders verecek. 2 - Temel liselerle anlaşmalı takviye kurslar: Sadece mevcut kolejler veya devlet liseleri alternatif arama çalışmaları yapmıyor. Temel lise olacak kurumlar da okulların kapısını çalarak, öğretmen kadrolarıyla üniversiteye hazırlıkta destek vermeyi teklif ediyor. Bu yöntemde öğrencinin kaydı eğitim aldığı okulda kalacak. Temel lise öğretmenleri, belirlenen günlerde koleje giderek üniversite sınavlarına hazırlık desteği verecek. Birçok özel okul bu tür anlaşmalar yapmaya başladı bile. 3 - Kendi hocalarıyla hazırlık kursu: Öğretmenlerine güvenen bazı özel okullar ise sorunu kendi kadrolarıyla çözmeye çalışıyor. Bu okullarda hafta içi 3 gün müfredata yönelik ders, 2 gün de üniversiteye hazırlık amaçlı kurslar verilecek. Bazıları ise öğretmenlerine ek ders ücreti vererek, kursları hafta sonuna alacak. 4 - Devlet lisesinde hafta sonu kurs: Maddi imkânları sınırlı ama yüksek puanlı köklü okullardan bir kısmı ise hafta sonu takviye kursları açacak. Örneğin Pertevniyal Anadolu Lisesi'nde 11. sınışara yönelik hafta sonu kursları geçen hafta başladı. Cumartesi günleri 08.30-12.00 arasında öğrencilere matematik-geometri dersleri veriliyor. Önümüzdeki yıl kurs saatlerinin genişletilmesi planlanıyor. Takviye kursların ücreti Bakanlık tarafından ödeniyor. Velilerin desteğiyle de kurslara katılan öğrencilere ücretsiz kitap dağıtılıyor. Önemli devlet liselerinden İstanbul Erkek Lisesi ise bu yöntemi dışarıdan öğretmenlerle anlaşarak uygulamayı planlıyor. Nedeni ise okuldaki matematik, fizik, kimya gibi branş öğretmenlerinin Alman olması ve üniversiteye hazırlığa yönelik sistemi bilmiyor olmaları. 5 - Merdivenaltı kurslar: Köklü devlet liselerinde okuyan öğrenciler hem kendi okullarından vazgeçmek istemiyor hem de üniversiteye hazırlanmaya çalışıyor. Ancak birçok önemli devlet lisesinde, MEB'in verdiği takviye kurs ders ücreti düşük olduğu için öğretmenler kursta ders vermeyi kabul etmiyor. Öğrenciler de çareyi 'merdivenaltı kurs'larda arıyor. Çünkü temel liseye dönüşecek bazı kurumlar, devlet lisesi öğrencilerine dershane ücreti ödeyerek üniversite sınavlarına hazırlamayı teklif ediyor. Bulunduğu liseden ayrılmak istemeyen öğrenciler de bu yolu seçiyor. 6 - Son sınıflarda öğrenci göçü: Bazı okullarda ise alternatif bulamayan veliler, temel lise adıyla açılacak okullara şimdiden ön kayıt yaptırmaya başladı bile. Birçok okul yetkilisi şimdi 11. sınıfta olan öğrencilerinin yaklaşık yarısının temel liselere ön kayıt yaptırdığını itiraf ediyor. Böyle bir durumda eylül ayında hem özel hem de devlet liselerinden temel liselere büyük bir öğrenci göçü yaşanacağı öne sürülüyor.
Hürriyet

Büyük Sinagog'da 46 Yıl Sonra İlk Dua 
Edirne'de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından beş yılda restorasyonu tamamlanan tarihi Büyük Sinagog dün ibadete açıldı. Sinagogda 46 yıl önce en son duayı yöneten David Azuz'un da yer aldığı törene, 30'u aşkın ülkeden gelen çok sayıda davetli katıldı. Türkiye Museviler Hahambaşı İsak Haleva'nın da katıldığı duayı yöneten David Azuz, 1965 yılında Edirne'ye geldiğini ifade ederek, "1969 yılına kadar buranın hocasıydım. Son olarak burada dua okuduktan sonra İsrail'e döndüm. 46 yıl sonra buraya döndüm" diye konuştu. Tevrat'ın da getirildiği sinagogda 10 Emir ve ilahiler okundu. Sinagog öğle saatlerinde Başbakan Yardımcısı Arınç, Edirne Valisi Şahin, Edirne Belediye Başkanı CHP'li Recep Gürkan, Vakışar Genel Müdürü Adnan Ertem, Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh, Fener Rum Patriği Bartholomeos'nun katıldığı dini törenle açıldı. İsrail askerlerinin Mescid- i Aksa'ya postallarıyla girmesine tepki olarak sinagogun sadece "müze" olacağını açıklayan ve gelen tepkiler üzerine özür dileyen Edirne Valisi Şahin'e açılışta konuşma verilmedi. Vali Şahin töreni Vakışar Genel Müdürü Adnan Ertem ve Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh'in arasında oturarak izledi. Açılış töreni ilahi ve dualarla başladı. Ulus Özel Musevi Okulu öğrencileri tarafından da mini bir konser verildi. Ardından hahambaşları tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye için dualar okundu. Haham, duanın Türkçe tercümesinde, "Yüce devletimiz Türkiye Cumhuriyetini ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı mübarek kılsın, korusun, yücelttin, yardım etsin, büyütsün, yücelere taşısın. Ömrünce ve ömrümüzce şanını yüceltsin amin" ifadelerini kullandı. Başbakan Yardımcısı Arınç konuşmasında "Bu vatanda bir Müslüman'ın ne kadar hakkı varsa, bir Yahudi'nin, bir Hıristiyan'ın başka inanç grubunun da o kadar hakkı vardır. Türk Musevi Cemaati ülkemizin ayrılmaz bir parçası ve eşit paydaşıdır." dedi.
Milliyet

EKONOMİ 

Gram Altın 100, 5307-100, 7495                              
ABD Doları 2, 5993-2, 6042/  
Euro 2, 8316-2, 8373/ 
İngiliz Sterlini 3, 8643-3, 8743         
                  
2 Koya 2 Milyon TL 
Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın mesire yeri olarak 29 yıllığına kiralamak üzere ihaleye çıkardığı Muğla Göcek'teki dört koydan Bedri Rahmi (Taşyaka) ve Akbük'ün ihalesi dün Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü'nde yapıldı. İhale yaklaşık 300 kişilik bir grup da protesto eylemi yaptı. Yöre halkı belediyenin önünde kurdukları çadırda eylemlerini sürdürecek. Toplam 30 civarı katılımcının ilk etapta kapalı zarf usulüne göre girdiği ihalelerin ilki Akbük Koyu için yapıldı. En yüksek 3 teklifin kaldığı arttırmalı ihaleyi ise 1 milyon 250 bin lira veren Dalaman Sevgi Yolu'nda faaliyet gösteren Barkod Kafeterya'nın işletmecisi Hüseyin Gülen kazandı. Bedri Rahmi (Taşyaka) koyunun ikinci etaptaki üç katılımcının kaldığı arttırmalı ihaleyi de Hüseyin Gülen 900 bin liraya kazandı. İnternetten yapılan duyuruda, Akbük için 110 bin, Bedri Rahmi için 90 bin, Göbün için 120 bin ve küçük Sarsala izin 80 bin liradan ihaleye başlanacağı bildirilmişti. Avukatlar Berna Ulutaş ve Burak Erbay, Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin dün itibariyle davaları açmaya başladığını belirterek, "Hem koyların mesire yeri yapılmasıyla ilgili iptal davası açacağız. Hem de ihaleyle ilgili yürütmeyi durdurma talebinde bulunacağız" dedi. Avukat Berna Ulutaş şöyle konuştu: "32 yıl önce bu aileler küçük gözlemeci gibi ufak tefek yerler açmış buraya. 30 yıl önce Valilik, 'Sizi ortaklaştırıyoruz' demiş ve 4 koyu 4'er aileye vermiş. 16 aileyi bir işletmede birleştirmiş kooperatif gibi olmuşlar. Her koyda 4 aile işletmelerini çalıştırmış ama sonuçta 16'sı bir çatı altında toplanmış. Dalamanlı aileler ve Yörükler… Özel İdare'ler kapanınca bu sorun ortaya çıktı. Bu bölgede çok fazla koy var ve bu şekilde ihaleyle işletmeye verilecek."
Hürriyet

CHP İktidarının Başbakan Yardımcısı Kemal Derviş 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Ekonomi Bakanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş'i olası bir CHP iktidarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görev alması için ikna etti. Kılıçdaroğlu, "Milletvekili olmayı düşünmüyorum" açıklaması yapan Derviş'e, geçen hafta parti kurmayları aracılığıyla "Dışarıdan bakanlık" teklifinde bulundu. Derviş, karşılıklı görüşmeler sonucunda Kılıçdaroğlu'na teklifi kabul ettiği mesajını aracı isimlerle iletti. Kılıçdaroğlu da süreci resmileştirmek için Derviş'i dün parti genel merkezine davet etti. Kılıçdaroğlu ve Derviş, dün CHP Genel Merkezi'nde görüştü. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmede Derviş, Kılıçdaroğlu'nun teklifini, "Sosyal demokrat boyutu güçlü olan CHP'nin de söz sahibi olduğu bir iktidar kurulursa; tabii bir görev söz konusuysa o doğrultuda sosyal demokrasiyi ve Türkiye'yi sosyal demokratik yönden geliştirmek için görev almak benim için bir büyük mutluluk kaynağı olur" sözleriyle kabul ettiğini açıkladı. Kılıçdaroğlu ile Derviş'in basına kapalı sohbeti ise CHP'den yapılan yazılı açıklamayla duyuruldu. Açıklamada Kılıçdaroğlu'nun Derviş ile Türkiye ve dünyanın sorunlarını görüştükleri ve Derviş'in gözlemlerini aktardığı belirtilerek ekonomi programları ve seçim bildirgeleri konusunda da konuştukları kaydedildi. Açıklamada Derviş'in görüşmeyi çok yararlı bulduğu dile getirildi.
Hürriyet

Kandil'e İlk Sondaj 2016'da 
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye ve Irak arasındaki enerji iş birliği kapsamında Irak'tan Türkiye'ye 57 tankerle 47 milyon varillik petrol sevkiyatı olduğunu ve bunun mali değerinin yaklaşık 3 milyar dolar olduğunu söyledi. 1 Eylül itibariyle Uluslararası Enerji Ajansı Direktörlüğü görevini üstlenecek olan Fatih Birol ile İstanbul'da gazetecilerin sorularını cevaplandıran Yıldız, "Şu ana kadar Irak'tan 57 tankerle 47 milyon varil petrol sevkiyatı oldu, bunun mali değeri 3 milyar dolar. Türkiye büyüme rakamları itibariyle rehavete kapılmayacak kadar önemli bir büyüme gösteriyor. Enerji sektöründe yıllık yüzde 9'a ulaşan bir büyüme yakalandı. Barış süreci Kandil Dağı eteklerinde 2016 sonunda petrol aranmasına olanak sağlayacak. Türkiye'nin Irak'ta 11 blokta petrol arama hakkı var. Cizre- Musul elektrik hattı yakında tamamlanacak. Türkiye elektrik enerjisi fazlasını Irak'a satacak. TANAP'la sevk edilecek doğalgaz'a AB talebi artacak. Türkmen gazının TANAP'la Avrupa'ya sevkiyatı için altyapı oluşturuldu. Akkuyu Limanı'nda proje büyüklüğü 700-800 milyon dolar olacak" dedi.
Türkiye

Faiz İndirmeme Faturası 15 Milyar Dolar 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, büyümenin 2014'te yüzde 3.3 olan orta vadeli program (OVP) hedefinin altında yüzde 2.8 - 3 arası olacağını, mart ayından sonra büyüme ve ihracatın toparlanmaya başlayacağını söyledi. Zeybekci'nin dün yoğun bir programı vardı. Türkiye - Polonya İş Forumu'nda sorularını yanıtlayan Zeybekci, "2014 yılı dış ticaret ve büyüme rakamları açısından istediğimiz şekilde sonuçlandı diyemeyiz. Ama her şeye rağmen 2014 rakamlarının yüzde 2.8 - 3 aralığında geleceğini tahmin ediyoruz" dedi. OVP'de 2014 büyüme hedefi başlangıçta yüzde 4 olarak belirlenmiş daha sonra yüzde 3.3'e revize edilmişti. Daha sonra CNBC-e canlı yayına katılan Zeybekci, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin zamanında yapılmamasının maliyetini 15 milyar dolar olarak açıkladı. Zeybekci, "Faizlerin uygun seviyeye inmesini istemek hakkımız. Dövizde dalgalanma olmadan faizler düşürülebilirdi. Faiz indiriminde hâlâ atılacak adım var" dedi. Not kuruluşu Moody's'in bankacılıkla ilgili olumsuz değerlendirmesine de değinen Zeybekci, Moody's'in bankalarla ilgili yaptığı yorumu çok sağlıksız bulduğunu belirtti. Zeybekci 2014 büyümesinin neredeyse tamamının ihracat kaynaklı olduğuna dikkat çekerken, şunları söyledi: "Yani ihracatın büyümeye katkısının olmadığı halde (olmasa) hemen hemen sıfıra yakın büyüme gerçekleşmiş olacaktı. 2014'te iç piyasanın büyümeye katkısını görmedik Marttan sonra ihracatın tekrar toparlanmaya başlayacağını ve büyümeye katkı vermeye başlayacağını görüyoruz. 2015 birinci çeyrekte büyüme rakamları beklediğimiz seviyelerde gelmeyecek, eksi gelmeyecek ama istediğimiz seviyede de gelmeyecek. Ancak ikinci çeyrekten sonra da yavaş yavaş istediğimiz noktaya doğru hareketlenmeye başlayacak."
Milliyet

Turkcell'de Sorunsuz Genel Kurul 3.9 Milyarlık Temettüye Onay 
Turkcell'in 2010 yılından bu yana ortaklarının anlaşamamazlıkları nedeniyle yapılamayan Genel Kurul dün yapıldı. Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bostan, Turkcell Genel Kurulu'nun sorunsuz tamamlandığını belirtirken, genel kurula katılmış bir yatırımcı da toplantıda temettü konusunda uzlaşma sağlandığını ve yatırımcıların memnun olduklarını söyledi. Genel kurul sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bostan, "Genel kurul çok güzel geçti, sorun yok, resmi açıklama KAP'a bildirilecek" dedi ve ayrıntı vermedi. Şiketten KAP'a yapılan açıklamada da genel kurulda 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 faaliyet yılları kar dağıtımı hakkında gündem maddelerine ilişkin şirket hissedarı Turkcell Holding A.Ş'nin teklifinin oylanması neticesinde toplam 3 milyar 925 milyon lira temettünün dağıtılmasına ve hissedarlara dağıtımın en geç 6 Nisan 2015 tarihine kadar gerçekleştirilmesine karar verildiği belirtildi. Turkcell'in temettü dağıtma kararından sonra tahmin edildiği gibi milyar doları geçen sermaye çıkışı yaşanmayacak. Turkcell'in 6 Nisan'da dağıtacağı 3.9 milyar lira tutarındaki temettünün brüt olduğunu belirten analistler, stopaj düşüldükten sonra net temettünün yaklaşık 3.6 milyar lira olacağını hesap ediyor. Ödenecek temettünün yüzde 51'inin Turkcell İletişim'in en büyük ortağı konumunda olan Turkcell Holding'e ait olduğunu ve Turkcell Holding'in genel kurulunun da haziran ayında yapılacağını ifade eden analistler, Turkcell Holding'in elde edeceği bu temettü gelirini Haziran'a kadar Türkiye'de değerlendirmesi gerektiği, ardından dağıtıp dağıtmayacağı, dağıtılacaksa ne kadarlık kısmını dağıtacağı konusunun belirsiz olduğunu belirtiyor. Turkcell İletişim'in dağıtımını yapacağı 3.6 milyar TL temettünün yaklaşık 1.4 milyar dolara denk geldiğini ifade eden analistler, Turkcell Holding'in dışında kalan yabancı hissedarlar ve halka açık kısım içindeki yabancı payı da dikkate alındığında dağıtılacak temettüden toplam sermaye çıkışı olabilecek tutarın ilk etapta 650 milyon dolar civarında olabileceğini kaydediyor.
Star

Piyasalarda Yemen Dalgası: Gram Altın 2.5 Yılın Zirvesine Çıktı 
Yemen'de başlayan askeri operasyonun petrol fiyatlarında sert yükselişi ve küresel piyasalarda endişeleri tetiklemesi, Türkiye'de de hissedildi. Yemen operasyonu öncesi geçen gün 2,57 civarında işlem gören dolar/TL operasyonun ortaya çıkmasıyla 2,6160'a kadar çıktı. Gün içinde sakinleşen dolar serbest piyasada ise 2.58 seviyesinden günü tamamladı. Yemen'deki istikrarsızlığın büyümesi dünya piyasalarına petrol arzı hakkında endişe yaratırken askeri operasyon açıklamasının ardından Brent petrolü fiyatları neredeyse yüzde 6 artış kaydederek 60 dolar seviyesine yaklaştı. Bir bankanın döviz masası işlemcisi, TL'deki değer kaybının jeopolitik endişelere bağlı olduğunu belirterek, "Petrol fiyatlarından da gördüğümüz üzere küresel piyasalar petrol arzını etkileyebilecek uzun sürebilecek bir askeri çatışma ortamı olabileceğini fiyatlıyorlar" dedi. Belki de en önemli gelişme altın fiyatlarında yaşandı. Altının ons fiyatı 1200 doları aşarak yaklaşık 3 haftanın en yüksek düzeyini gördü. İç piyasada da altın yükseldi. Türkiye'de ise dolar ve altının ons fiyatına bağlı olarak hareket eden altının gram fiyatı son 2,5 yılın en yükseği olan 102,17 liraya çıktı.
Akşam

GÜNCEL/SİYASET

İran Bölgeden Hemen Çekilmeli 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'yı ziyaret eden Fildişi Sahili Cumhurbaşkanı Alessane Vattara ile düzenlediği ortak basın toplantısında Yemen'deki operasyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın değerlendirmeleri şöyle: Yemen'deki mezhepsel bir çatışmadır. Bu Şii-Sünni çatışmasına dönüşmüştür. Lojistik ve istihbaratta her türlü desteği vermeye hazırız. Yemen'deki gelişmeler gerçekten tahammül sınırlarını zorlamaya başlamıştır. İran bölgeyi adeta kendine domino etmenin gayreti içerisindedir. Böyle bir çalışmanın içerisindedir. Buna müsaade edilebilir mi? Buna tahammül etmek mümkün değil. İran'ın bunu görmesi lazım… Irak'ta yapılanları görüyorsunuz. Bir taraftan DEAŞ'la uğraşılıyor, bir taraftan İran'ın oraya göndermiş olduğu devrim muhafızlarıyla uğraşılıyor. Çok daha tehlikelisi DAEŞ terör örgütü bir yerden çıkıyor ondan sonra oraya 'Şia' yerleşiyor. Böyle bir şey olamaz. İran'ın bu bakışının değişmesi lazım: Yemen'den şu noktada kuvveti gücü neyi varsa çekmesi lazım. Aynı şekilde Suriye'den, Irak'tan çekmesi lazım. Bu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyması gerekir. 500 kadın ve çocuğu kaçıran bu örgütün eylemini lanetliyorum. Özünde barış olan bir dinin değerlerini istismar eden, kendine maske yapan bu örgütü şiddetle kınıyorum ve bir müslüman olarak nefret ediyoruz.
Akşam

Başkanlık Divanı Gizli Oyla Seçildi 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin çekirdek karar organı Başkanlık Divanı'nında bir değişikliğe gitmezken, sürpriz bir yöntem uyguladı. Bahçeli ilk defa TBMM'deki oylamalarda olduğu gibi oy kabini kurdurdu. MYK toplantı salonunda kırmızı beyaz renkli üç oy kabinini gören MYK üyeleri duruma şaşırırken, Bahçeli durumu "Siz dün gece ne yaptığınız bilmem ama ben demokrasi için çalıştım" diyerek açıkladı. Bahçeli, MYK toplantısı öncesinde MHP'nin 11. Olağan Büyük Kurultayı'nda seçilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleriyle Anıtkabir ile Alparslan Türkeş'in mezarını ziyaret etti. Bahçeli, MYK toplantısında sürpriz bir adım atarak gizli oylama için ilk kez salona kabin koydurdu. Başkanlık Divanı'nın seçim yönteminden habersiz olan MYK üyeleri bu uygulamaya şaşırdı. Seçime geçilmeden MYK üyelerine gündeme ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, "21 Mart'ı Nevruz Bayramı olarak kutlayabilirdik. Ancak gazeteler 21 Mart'ta Türkiye'yi bölücü başının mesajına yönlendirdi. Ancak bizim kongremiz sayesinde bunu başaramadılar. Bu oyunu bozduk" ifadelerini kullandı. Başkanlık Divanı'nı belirlemek için gizli oylama yöntemini seçen Bahçeli, herhangi bir anahtar liste sunmadı. İlk 15 sıranın boş bırakıldığı, soyadı sırasına göre 75 MYK üyesinin adının bulunduğu bir liste MYK üyelerine dağıtıldı. Üyelerden boş olan ilk 15 sıraya istediği ismi yazmaları istendi. Oylama sonucunda Genel Sekreter Yardımcıları Abbas Bozyel ile Recep Dumanlı'nın yerlerine Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ile Behçeli'nin Başdanışmanı Mustafa Hidayet Vahapoğlu seçildi. Diğer Başkanlık Divanı üyeleri ise yeniden seçilerek görevlerine aynen devam etti.
Milliyet

Kamu Güvenliğinden Taviz Vermeyiz 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı çözüm sürecinin karsısında göstermeye yönelik çabaların "beyhude olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kalın, "AK Parti'nin seçim beyannamesinde baskanlık sistemi konusunun Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında problem olur mu?" sorusuna, "Hayır" yanıtını verdi. Kalın, gazetecilerin, "Cumhurbaşkanı'nın Arınç ve Gökçek'le bir görüşmesi oldu mu?" sorusu üzerine, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyla ilgili bir trafiği, teması olmamıştır" yanıtını verdi. Kalın, TSK'nın Mardin'de yaptığı operasyon ve PKK tarafından Dağlıca'daki askeri bölgelere yönelik saldırıların sorulması üzerine de, "Kamu düzeni ve güvenliğinin gerektirdiği operasyonlarıdır. Çözüm süreci devam ediyor diye kamu düzeninde taviz verilemeyecektir. Güvenlik ile demokrasi ve özgürlükler arasındaki dengeyi azami şekilde muhafaza etme gayreti içindeyiz" dedi.
Akşam

DÜNYA 

Alpler'e Kamikaze 
İspanya'dan Almanya'nın Düsseldorf şehrine uçarken, Fransız Alpleri'ne çakılan Lufthansa-Germanwings şirketine ait Airbus A320 yolcu uçağına ilişkin dehşet verici bilgiler ortaya çıktı. Uçağın karakutusundan elde edilen bilgileri değerlendiren Marsilya Savcısı Brice Robin, 150 kişinin öldüğü kazada, ikinci pilot Andreas Lubitz'in (28) uçağın kasten düşürdüğünün anlaşıldığını açıkladı. Savcı Robin, Paris'teki basın toplantısında, "Amacı uçağı parçalamaktı. Ölüm ani oldu. Uçak dağa saatte 700 kilometre hızla çarptı" ifadelerini kullandı. Savcı, kaptan pilot kokpitten ayrıldıktan sonra Lubitz'in uçuş gözetim sistemini kullanarak uçağı indirmeye başladığını ve bu yükseklikte bunun sadece kasıtlı yapılabileceğini belirtti. Karakutu kayıtlarına göre, A320 uçuş irtifası olan 30 bin feet (10 bin metre) yüksekliğe çıktıktan sonra tuvalete gittiği düşünülen kaptan pilot, kokpitin kapısının kilitlendiğini görünce iç telefon sisteminden Lubitz'den kapıyı açmasını istedi, ancak yanıt alamadı. Savcı Robin sözlerini şöyle sürdürdü: "Kokpitteki ikinci pilotun bayılma ihtimali yok. Nefes alıp verişleri normal ve kalp krizine işaret eden bir durum yok. Tek kelime etmedi. Kokpitte 10 dakika tam bir sessizlik vardı." Karakutu verilerine göre, bu 10 dakikanın ardından uçak yolcuların çığlıkları arasında Alpler'e çakıldı. Norveçli Air Shuttle, Easy- Jet, Air Canada ile Lufthansa ve Air Berlin gibi büyük havayolu şirketlerini temsil eden Alman Havacılık Odası, kokpitte daima 2 pilot bulunma kararı aldıklarını açıkladı.
Hürriyet

Operasyon Durmazsa Ateş Yayılır 
Suudi Arabistan'ın düzenlediği hava operasyonlarına İran, Irak ve Suriye'den tepki geldi. İran Dışişleri Bakanlığı, hava operasyonunu kınadı ve bölgede "tehlikeli bir adım atılıyor" denildi. Askerî operasyonun devam etmesi hâlinde daha karmaşık krizlerin ortaya çıkacağını öne süren İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif de, "Bu saldırılar Yemen'in egemenliğine karşıdır. İran; Yemen krizini kontrol altına almak için gereken bütün çabaları gösterecektir" dedi. Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el-Caferi de operasyona karşı olduğunu belirterek, "Ülkelerin kendi toprakları dışında silah kullanmasının, siyasi anlaşmazlıkları askeri boyuta taşıyacağını" savundu. Irak'ın siyasi çözümden yana olduğunu ifade eden Caferi, "Tek çözüm barışçıl çözümdür çünkü askeri müdahale olayları daha da karmaşık hale getirir" diye konuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığı da "derin endişe" duyduklarını açıkladı. Açıklamada, "Egemenlik, toprak bütünlüğü ve birliğini her zaman desteklediğimiz dost Yemen Cumhuriyeti'ndeki son gelişmelerden derin endişe duyuyoruz" ifadesi kullandı. Öte yandan Şii Esad yönetimi de hava operasyonunu kınadığını duyurdu.
Türkiye

ABD Tikrit'te Işid'i Vurdu 
Irak'ta IŞİD terör örgütünün kontrolü altındaki Tikrit kentinin geri alınması için devam eden mücadeleye sonunda ABD de katıldı. Irak Başbakanı Haydar el Abadi'nin isteği üzerine ABD önderliğindeki koalisyon operasyonun ilk gecesinde 17 bombardıman gerçekleştirdi. Fransa da perşembe günü Tikrit'te hava saldırısı gerçekleştirdi. Bağdat, Tikrit'i geri almak için 2 Mart'ta başlayan mücadelede bugüne kadar İran'ın desteğinden faydalanıyordu. Böylece Amerikan kuvvetleri İran'la dolaylı yoldan da olsa ortak operasyona girişmiş oldu. Ancak Amerikan yönetiminden bir yetkili AFP'ye, Başkan Barack Obama'nın Tikrit'te yardım etmek için operasyonda İran'ın eğittiği Şii milisler yerine Irak güçlerine ağırlık verilmesini şart koştuğunu söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Lloyd Austin de dün Kongre'de Şii milislerin artık operasyonda rol almadığını açıkladı.
Milliyet

Arap Ülkeleri Ortak Ordu Kuruyor 
Arap dışişleri bakanları, ortak bir Arap ordusu kurulması konusunda prensipte anlaştı. Mısır devlet televizyonun haberine göre, acil müdahale timi niteliğindeki ordu için Arap Birliği Genel Sekreteri'nden genelkurmay başkanlarıyla bir ay içinde müzakerede bulunması istendi. Arap Birliği bir süredir oluşturmayı tartıştığı ortak Arap ordusu fikrini, Yemen'deki Şii Husi ilerleyişi sonrasında hayata geçirmeye kara verdi. Hazırlanan taslak, yarın Suudi Arabistan'da toplanacak Arap Birliği zirvesinde oylanacak.
Star

Taliban'ın Esiri Firardan Davalık! 
Taliban'ın elinde 5 yıl esir kaldıktan sonra takas yoluyla özgürlüğüne kavuşan ABD'li çavuş Bowe Bergdahl firar suçundan yargılanmasıyla gündemde. ABD Ordusu sözcüsü Albay Daniel King, "Bowe Bergdahl'ın firar ve birliğin güvenliğini tehlikeye atmakla suçlandığını" açıkladı. Yeterli kanıt olması halinde hakkında dava açılacak. Mahkûm olması halinde Bergdahl'ı bes yıl veya ömür boyu hapis cezası bekliyor. Bergdahl, esareti sırasında anne-babasına gönderdiği bir mektupta komutanlarını basiretsizlikle suçlamış, kötü koşullarda yaşadığını ileri sürmüştü.
Akşam

SPOR 

Milli sporcu Rukiye Yıldırım 1. Olimpik Kategori Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. Rusya'nın Nalchik şehrindeki turnuvada bayanlar 49 kiloda Türkiye'yi temsil eden Yıldırım, Macaristan'dan Claudia Lipscei'yi 9-6, yarı finalde İtalya'dan Erica Nicoli'yi 6-4 mağlup ederek finale yükseldi. Finalde Sırbistan'dan Tijana Bogdanovic ile karşılaşan ay-yıldızlı sporcu müsabakadan 12-7 galip ayrıldı ve altın madalyayı boynuna geçirdi. Erkekler 58 kiloda mücadele eden Görkem Sezer ise çeyrek finale yükselme maçında Sırbistan'dan Milos Gladovic'e mağlup oldu.
Türkiye

Galatasaray yarın yapılacak Olağan Mali Kongresi, kulübün kötü mali tablosunu ve beraberinde borçlarını gündeme getirdi. Galatasaray yönetimi, gereken sıcak nakit akışını bir ölçüde karşılamaya çalışırken ligde lider durumda bulunan futbol takımının yüksek taksitlerini ödeyemiyor. Başkan Duygun Yarsuvat ve ekibi, çareyi oyunculara senet vererek çözmekte buldu. Transfer taksidi yüksek olan oyunculara haziran ayına senet verilerek ödemeleri ötelendi. Duygun Yarsuvat ve ekibinin bu hamlesi mayıs ayında yapılacak seçim sonrası göreve gelecek olan yönetimin yükünü daha da artırırken, haziran ayında sadece futbolculara verilen senetler karşılığında 50 milyon dolar sıcak para bulması gerekiyor. Bu arada Yarsuvat'ın kongrede oturumu yönetmesi için teklif götürdüğü Divan Başkanı İrfan Aktar'la arasında sorun yaşandığı belirlendi. Yarsuvat'ın iki ayrı oylama ve her yöneticinin tek tek ibrası formülünü tüzüğe uygun bulmayan Aktar'la fikir uyuşmazlığı yaşadığı belirlendi. Bunun üzerine Yarsuvat, Mehmet Helvacı formülünü devreye sokma kararı aldı. Böylece Divan Başkanlığı için Mehmet Helvacı ismi ön plana çıktı. Duygun Yarsuvat'ın, Helvacı kartına karşılık rahatsız olan bu çevreler, "Tamam, tek tek ibrayı dayatalım. Ancak 'Fenerbahçe'ye komplo kurulmuştur' diyen başkan Yarsuvat da buna dahil olsun" diyerek karşı bir tez geliştirdiler.
Türkiye

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in A Milli Takım'a davet etmesine rağmen kampa katılmayan Ömer Toprak, Süddeutsche gazetesine Gökhan Töre ile arasında yaşanan olayı, kampa katılmama sebebini ve A Milli Takım'ı seçme sürecini anlattı. Son gelişmelerden memnun olmadığını ve Almanya'daki kampa katılmama kararını düşünerek verdiğini belirten Ömer, "Tabi ki ben de Amsterdam'da sahada olmak isterdim. Ancak bu koşullar altında Türkiye adına oynamam mümkün değil" dedi. Gökhan Töre ile arasında otelde yaşanan sorunun çıkış nedeni hakkında konuşmayan Bayer Leverkusen'li defans oyuncusu, olayın aniden büyüdüğünü ve korktuğunu ifade etti. Ömer Toprak, problemi takım içinde çözmek ve Türk futboluna zarar vermemek adına yargıya taşımadığını belirterek, konu hakkında Hakan Çalhanoğlu ile Fatih Terim ile görüştüğünü ve Gökhan Töre ile aynı takımda oynamak istemediklerini aktardıklarını söyledi. Gökhan'ın kendisinden özür dilediğini kaydeden 25 yaşındaki yıldız şöyle konuştu: "Böyle bir mesele tek seferlik küçük bir özürle çözüme ulaşmaz. Töre, kariyerimle ve hayatımla oynadı. Ben Almanya U19 Takımı ile 2008'de Avrupa Şampiyonluğu yaşadım. Aynı yıl Euro 2008'de Almanya ile Türkiye arasında oynanan karşılaşmada Türkiye için heyecan duydum. Ay-yıldızlı formayı 2011'de girmeye başladım. Almanya adına oynama şansım az olmamasına rağmen bilinçli bir kararla Türkiye'yi seçtim. Bugün de düşündüklerim, o dönemle aynı. En derinimde kendimi Türk olarak hissediyorum."
Star

UEFA yetkilileri, inşaatı süren Beşiktaş'ın yeni stadyumu Vodafone Arena'ya mest oldu ve dev finalin müjdesini verdi! Gelecek sezonda siyah- beyazlı taraftarların stat hasretine son verecek olan Vodafone Arena, Avrupa futbolunda büyük bir finale ev sahibi yapma sinyallerini aldı. UEFA, 2017 veya 2018'deki Şampiyonlar Ligi ya da Avrupa Ligi'nin finalinin Vodafone Arena'da yapılması için denetlemelerini arttırdı. UEFA Deneticisi Norveçli Trgre Borno ve UEFA Stadyum Müdürü İtalyan Pietro Chiabrera'nın, İstanbul'un en gözde mekanlarından Dolmabahçe'deki Vodafone Arena projesinden çok etkilendikleri öğrenildi. Şubat ayında Vodafone'a gelen heyetin, Beşiktaş Yönetimi ile final hakkında görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. Daha önce ülkemize Torku Konya Arena için gelen heyet, bu konuyla ilgili bir rapor hazırlayacak ve UEFA Yönetimi'ne sunacak. 2005'te Liverpool-Milan arasında oynanan Şampiyonlar Ligi Finali'ne Olimpiyat Stadı ve 2009'da Shakhtar Donetsk ile Werder Bremen arasındaki UEFA Finali'ne Şükrü Saracoğlu ev sahipliği yapmıştı. 41 bin 903 kapasiteli Arena, UEFA kriterlerine göre Avrupa'nın en gözde statları arasında gösteriliyor. Akıllı stat konseptinde birbirinden önemli teknolojik güçlere sahip olacak Vodafone'nun Ağustos ayına kadar tamamlanması bekleniyor.
Star

F.Bahçe'nin önünde kimse duramıyor Sarı-Lacivertliler, Euroleague TOP 16 F Grubu'ndaki 12. maçında Unicaja Malaga'yı 78-63 mağlup ederek liderliğini sürdürdü. Goudelock attığı 22 sayı ile zaferin mimarı oldu. Ayrıca 7 sayı ile oynayan Oğuz Savaş, THY Euroleague kariyerinde bin sayı barajını aştı F.Bahçe Ülker, gruptaki 13. maçında İspanyol ekibi Laboral Kutxa ile deplasmanda 2 Nisan Perşembe günü karşılaşacak. 20.00'de başlayacak. FENERLI taraftarlar, "O forma kutsaldır, nasip olmaz herkese" diye bağırarak Emenike'yi protesto etti. Nijeryalı forvet, Beşiktaş maçında formasını çıkarıp tepki koymuştu.
Akşam



--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme