1 Nisan 2015 Çarşamba

01.04.2015 Genel Gündem

01.04.2015 Çarşamba
GÜNDEM 
Hainler Sahnede 
Terör örgütü DHKC militanı 2 kişi dün saat 12.30'da Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na avukat cübbesiyle geldi ve avukatların aranmadan geçtiği bölümden girdi. Berkin Elvan ve Gezi Parkı soruşturmalarını yürüten Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın 6. kattaki odasına çıktı. Savcının odasına silahlar ve bombayla girip kapıyı kilitleyen Bahattin Doğruyol ve Şafak Yayla, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın ağzını koli bandıyla kapatıp ellerine plastik kelepçe taktı. Bağırışmalar üzerine adliyede görevli özel güvenlikler içeri girmek isteyince militanlar iki el ateş etti. Saat 12.36'da örgütün sosyal medya hesaplarından savcının rehin alındığı açıklandı ve savcının başına silah dayanmış fotoğraşarı da paylaşıldı. Özel harekat polisleri adliye binasına geldi, çevre binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirildi. Örgütten yapılan açıklamada, 5 maddelik taleplerinin yerine getirilmesi için 15.36'ya kadar bekleyeceklerini, süre sonunda savcıyı öldüreceklerini duyuruldu. Talepler arasında, Berkin'i vuran polislerin canlı yayında itirafta bulunmaları, polislerin halk mahkemelerinde yargılanmaları, Berkin için yapılan eylemlere katıldıkları için işten atılanların geri alınmaları, 3 saatin sonunda eylemcilerin güvenle binadan ayrılmasının sağlanması, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Sezgin Tanrıkulu, Çağdaş Hukukçular Derneği'nden bir avukatın da arasında bulunduğu heyetle bağlantı kurmak istedikleri yer aldı. Adliye giriş-çıkışlara kapatılırken, Kiraz'ın odasının bulunduğu 6. kat boşaltıldı. Alt ve üst katlarda yoğun güvenlik önlemi alındı. Polisin müzakere timi ile İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan adliyeye geldi. Başsavcılığın çağırısı üzerine adliyeye gelen İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal da müzakerelere katıldı. Eylemcilerin talebi üzerine Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan da geldi. Eylemcilerin görüşmek istediği Sami Elvan, rehin alınan savcı Mehmet Selim Kiraz'ın odasının bulunduğu kata çıkartıldı. Saat 15.00'ten itibaren adliyede çalışan personel güvenlik gerekçesiyle paydos ettirilerek binadan dışarıya çıkartıldı. Eylemciler, Berkin Elvan'ın öldürülmesi olayına karışan polislerin isimlerinin canlı yayında açıklanmasını istediler, diğer taleplerinde pazarlık yapabileceklerini ileterek 19.50'ye kadar süreyi uzattılar. Gerekirse kendilerini feda edeceklerini de söyleyen teröristler "Son 10 dakika. Açıklamayı yapmazsanız savcıyı öldüreceğiz" dediler. Emniyet yetkilileri, bu açıklamayı yapmalarının mümkün olmadığını iletti. Görüşmeleri yürüten Ümit Kocasakal, Sami Elvan, avukat Şükriye Erden saat 20.15'te aşağı indiler. Polis katı boşalttı. Saat 20.24'te önce büyük bir patlama duyuldu, ardından peş peşe silah sesleri gelmeye başladı. Çatışma devam ederken 10 dakika sonra bir patlama daha duyuldu. Teröristler kapının arkasına barikat kurduğu için polisin içeri girmesi güç oldu. Saat 20.44'te silah sesleri kesildi, ardından 6. kata sedye götürüldü. İki terörist çatışmada ölürken ağır yaralı olan Savcı Kiraz hastaneye götürüldü. Başında ve sırtında kurşun yaraları olan Savcı Kiraz hemen ameliyata alındı. Ancak kurtarılamadı. Hastaneden yapılan açıklamada, "Geldiğinde kalbi ve solunumu durmuştu. Ameliyata aldık, geri döndürmeye çalıştık. Ancak tüm müdahelelelere rağmen kurtaramadık" denildi.
Hürriyet


Mit Başka İşle Uğraşırsa Savcı Odası da Basılır 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alınmasına, "Bir ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatı, vazifesi olmayan işlerle uğraşırsa, savcıların odası da davulla zurnayla basılır" diye tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, krize ilişkin Twitter hesabından, "Savcının göz göre göre rehine alınmasını izleyen hükümet ve istihbarata sormak istiyorum" diyerek şu soruları yöneltti: "Bayrak, şama, silah, plastik kelepçe gibi eylem araçları ile adliyeye nasıl girildi? Bu malzemelerin adliyeye sokulmasında elektrik kesintisi etkili mi olmuştur? Yoksa elektrik bu iş için kasıtlı mı kesilmiştir? Jeneratör devredeyse, bu malzemelerin içeri sokulmasında kimler yardım etmiştir? Hükümetin kesinti sonrası 'Terör saldırısı olabilir' açıklaması, rehin alma olayında parmağı olduğunun göstergesi midir? Ülke güvenliği ve bütünlüğünü sağlamak görev tanımınızda var mıdır?"
Hürriyet

Tedbirler Alınacak 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin olması olayıyla ilgili olarak, şunları söyledi: "Biz devlet olarak bu saldırıyı sadece değerli savcımıza yönelik değil, aynı zamanda Türk yargısına, Türk demokrasisine, Türkiye'deki bütün vatandaşlarımıza dönük bir saldırı olarak görüyoruz. Şu an itibarıyla kahraman bir savcımızın şehit düşmesine yol açan bu terör eylemi karşısında, bütün bu farklılıkların unutulup omuz omuza verme vaktidir. Bundan sonra emniyet birimlerimizce daha etkin bir şekilde denetlenmesi ve belki de doğrudan emniyet birimlerimizce sağlanması konusunda da gerekli tedbirler alınacak. Kılıçdaroğlu'nun tweetleri son derece provokatiftir. Hükümeti suçlamak için böyle bir yaklaşım sergiliyor. Kılıçdaroğlu, dünyadaki olaylardan ders almalı. İnsan canını kurtarmak için yapılan çabalara destek olmalıydı. Teröristleri sıradan eylemci gibi göstermeye çalıştı. Bütün bu açıklamalara rağmen yine de Sayın Kılıçdaroğlu'na da sesleniyorum, Gün teröre karşı bir olma günüdür."
Hürriyet

CD Kumpası Patladı Balyoz'da 236 Beraat 
Anayasa Mahkemesi'nin Balyoz Davası'yla ilgili verdiği "Hak ihlali" kararının ardından aralarında emekli Orgeneral Çetin Dogan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de bulunduğu 236 tutuksuz sanığın yargılandığı 5. duruşmada tarihi karar. Anadolu 4. Agır Ceza Mahkemesi'nde mütaalasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Ramazan Öksüz, Birinci Ordu Plan Semineri'ne ait ses kaydının, delil vasfı taşımadığına kanaat getirerek 236 sanık için beraat istedi. Mahkeme, dijital verilerle ilgili "sahtecilik" iddiasına ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğundan, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Öte yandan 236 sanığın tüm suçlamalara ve kararlara yönelik adli sicillerinin temizleneceği öğrenildi.
Akşam

EKONOMİ 
Gram Altın 98, 8373-98, 9115
ABD Doları 2, 5964-2, 5998
Euro 2, 7915-2, 7946
İngiliz Sterlini 3, 8539-3, 8614
                         
Kıyamet Provası 
Tüm Türkiye'yi vuran elektrik kesintisi günlük hayatı olumsuz etkiledi. Metrolar durdu, ATM'ler çalışmadı, ameliyatlar yarım kaldı, trafik ışıkları yanmadı, sular kesildi vs Kesintiden sanayi ve iş dünyası da nasibini aldı. Elektrikle iş yapan esnaf kepenk indirirken Kocaeli, Denizli, Bursa, Tekirdağ ve Gaziantep'te üretim tesisleri tam anlamıyla durdu. İşçiler evlerine gönderildi. Sektörel bazda en çok zararı ise demir-çelik, otomotiv ve tekstil sektörünün gördüğü belirtilirken Türkiye genelindeki 289 Organize Sanayi Bölgesi'nde fabrikalar çalışmadı. Kesintinin yaşandığı yerlerde kent güvenliği için önem arz eden MOBESE'ler devre dışı kaldı. İnternet bağlantılı çalışan birçok kamu kurumunda hizmetler aksadı. Polisin kullandığı kişisel bilgi verisi POLNET de devre dışı kalınca 15 dakika güvenlik boşluğu yaşandı. Yurtdışına çıkışlar aksadı. Nüfus kayıtlarının tutulduğu MERNİS sistemi devre dışı kaldı. Türkiye genelinde elektrik kesintileri nedeniyle tapu işlemleri durdu. Telekom altyapısını kullanan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne bağlı 20 bölgede tapu işlemlerinin kesintiler nedeniyle yapılamadığı öğrenildi. Arıza nedeniyle Ege ve Akdeniz'deki tapu müdürlüklerinde yoğun olmak üzere Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi'nin çalışmadı. Birçok adliyede de yargılamalara ara verildi. Elektrik kesintisi nedeniyle otomotiv fabrikalarında üretim 1 vardiya durdu. Bu da günde yaklaşık 5 bin adet aracın üretildiği otomotiv sektöründe 2 bin araçlık kayıp anlamına geliyor. Ayrıca elektrik kesilmeden önce üretim aşamasında olan araçlarda hurda oldu. Böylece toplamda yaklaşık 2 bin 500 adet araç dün elektrik kesintisi nedeniyle üretilemedi. Ford Otosan'ın Genel Müdürü Haydar Yenigün, "Günde 1000 araç üretiyoruz. Kesinti nedeniyle bir vardiya yani 400 araç kaybımız oldu. Bunlara elektrik kesilmeden üretim aşamasında olan araçları da koyduğumuzda rakam 500'e yaklaşıyor. Diğer taraftan yedek parça üretimi de aynı şekilde durdu" dedi. Elektrik kesintisi İstanbul'da finans sektörünü de etkiledi. Bankaların genel merkezlerinde jenaratörler çalışırken bazı şubelerde elektrik kesintisi nedeniyle işlemler yapılamadı. Bazı ATM'lerden para çekemediği gözlendi. Elektrik kesilmesinin en büyük etkilerinden biri mobil iletişimde yaşandı. Cep telefonları ile şebeke arasında bağlantı kuran baz istasyonlarında elektrik kesilmesinden dolayı jeneratörler devreye girdi. Ancak jeneratörlerin de yakıtının azalmasıyla operatörler, 3G bağlantısını kapatarak 2G üzerinden hizmet vermeye başladı. Yakıtı kalmayan jeneratörlerin bağlı olduğu baz istasyonları ise tamamen kapatıldı. Kırsal kesim başta olmak üzere Türkiye'deki birçok şehirde iletişim durma noktasına geldi.
Hürriyet

Şüpheli Siteler Gözaltında 
Yurtdışındaki faaliyet gösteren birçok e-ticaret sitesinin fatura oyunu yaptığını anlatan Tescilli Markalar Derneği (TMD) Denetim Kurulu Üyesi Tahsin Özlenir, "Yabancı sitelerden verilen siparişlerde belli bir limit var. Bunun üstü vergiye tabi tutuluyor. Ancak bunu bilen siteler faturaları düşük gösteriyor ve limitin üstünde alışveriş yapanlar vergi ödemiyor. Bu şüpheli siteleri belirledik. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na bu siteleri bildirdik" diye konuştu. Özellikle parfüm, ayakkabı ve kozmetik ürünlerinin bu tür sitelerden yakındığını anlatan Tahsin Özlenir, şöyle konuştu: "Yurtdışından en çok siparişin verildiği siteler Amerika merkezli. Bunu İtalya ve Fransa takip ediyor. Buralardan ne kadar ürün geliyor tam olarak kestirmek zor. Bu sitelerden siparişlerde ürünler kontrol edilemiyor. Böyle olunca sağlık açısından da bazı sorunlar çıkabiliyor. Tüketiciler de bu konuda bilinçlenmeli. Bu organizasyonlara karşı çalışmalarımızı hızlandıracağız" dedi. Sahte ürünlerle ilgili olarak da çalışmalar yapacaklarını anlatan TMD Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Kuran, "TMD sadece tekstilde değil sağlık, gözlük, parfüm gibi taklidi fazla ürünlerde de hak koruma anlamında etkin çalışmalar gerçekleştiriyor. Markalarımızı zorlayan bu uygulamaların önüne geçmemiz gerekiyor" dedi.
Hürriyet

Puslu Havaya Rağmen Yüzde 2.9 Büyüdük 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılına ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre büyüme hızı 2014'ün son çeyreğinde yüzde 2.6 oldu. GSYH, 2014 genelinde bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde 2.9 arttı ve 126 milyar 70 milyon liraya yükseldi. Türkiye ekonomisi böylece üst üste 21 çeyrek büyüdü. Büyüme, OVP'de öngörülen yüzde 3.3'ün gerisinde kaldı. Kuraklık ve don sebebiyle küçülen tarım sektörünün toplam katma değeri yüzde 1.9 azaldı. Sanayinin katkısı yüzde 3.7, hizmet sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri de yüzde 4 arttı. Kişi başına GSYH değeri, 2014'te cari fiyatlarla 22 bin 753 lira (10 bin 404 dolar) olarak hesaplandı. Hanehalklarının 2014 yılındaki nihai tüketim harcamalarındaki artış ise yüzde 1.3 düzeyinde kaldı. Buna karşılık, aynı dönemde devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 4.6 arttı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, olumsuz konjonktüre rağmen ekonominin geçen yıl da büyümeye devam ettiğini söyledi. Şimşek, "Küresel ekonomideki zayıf seyir, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı Avrupa'da devam eden durgunluk, jeopolitik gerginlikler ve finansal belirsizlikler göz önünde tutulduğunda, geçen yıl başarılı bir performans sergiledik. İhracat, 2014 yılı büyümesinin itici gücü olmuştur. 2014 yılının tamamında net ihracatın büyümeye katkısı 1.8 puan, nihai iç talebin katkısı 1.1 puan olmuştur. Büyüme oranıyla küresel ölçekte de üst sıralarda yer aldık. Türkiye'nin 2014 yılı büyüme performansı, Latin Amerika için öngörülen yüzde 1.3'ün, gelişmekte olan Avrupa için öngörülen yüzde 2.5'in, Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkeler için öngörülen yüzde 2.7'nin üzerindedir. Bu yılın ikinci yarısında hem siyasi hem de finansal öngörülebilirliğin artması ile büyümenin hızlanacağını tahmin ediyoruz" diye konuştu.
Türkiye

Dış Ticarete Petrol Ve Altın Desteği 
Dış ticaret açığı şubat ayında, petrol fiyatlarındaki düşük seyrin Türkiye'nin enerji maliyetini azaltması ve yüzde 70.2 oranında artan altın ihracatının desteğiyle, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10.2 azalarak 4.66 milyar dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, dış ticaret açığı Ocak-Şubat'ta ise yüzde 25.7 azalarak 8.98 milyar dolar oldu. Ocak-Şubat aylarında ise ihracat yüzde 3.4 azalarak 24.59 milyar dolar, ithalat da yüzde 10.6 daralarak 33.56 milyar dolar oldu. Altın ihracatı olarak bilinen kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal para ihracatı iki ayda yüzde 117.9 artışla 3.62 milyar dolara ulaştı ve Türkiye'nin uzun yıllardır en büyük ihracat kalemi olan otomotiv sektörünün aynı dönemdeki 2.84 milyar dolarlık ihracatını da geride bıraktı. Dış ticaret açığının en büyük kalemi enerji ithalatı şubatta yüzde 22.9 daralarak 3.51 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Şubat 2014'te yüzde 71.6 iken, 2015 Şubat'ta yüzde 72.5'e yükseldi. İhracatta ilk sırayı İngiltere, ithalatta ise Çin aldı.
Milliyet

Çelikten Voltran 
Yıllık gelirde 70 milyar TL'ye yaklaşan 90 bin çalışanlı Koç Holding'de CEO koltuğu için devir teslim tamam. 5 yıldır bu görevi yürüten Turgay Durak (63), görevi, toplulukta ismi Arçelik'le anılan Levent Çakıroğlu'na bıraktı. 48 yaşındaki profesyonel, böylece holding tarihinin en genç CEO'su olmayı da başardı. Bayrak değişimi öncesi ekonomi gazetecileriyle akşam yemeğinde bir araya gelen Durak ile Çakıroğlu ikilisi, gruptan global marka çıkarmak adına emin adımlarla ilerlendiğine vurgu yapıyor. 39 yılın ardından operasyonel görevden elini ayağını çekecek olan Durak, gruptaki dört şirkette yönetim kurulu üyeliği koltuğunda oturmayı sürdürecek. Kendi deyimiyle, "Kademeli bir yavaşlama" süreci de böylece Durak için başlamış olacak. "39 yıl aynı yerde bulunmak nasıl bir duygu?" denildiğinde, Durak "Ona aidiyet diyorlar" yanıtını veriyor. Mühendislik eğitimli Durak, 1976'da ABD'de master yapıp Türkiye'ye döndüğünde fırın işinde çalışmaya hazırlanırken, Robert Kolej'den arkadaşı Albert Elhedef'in "Boş ver fırını. Otosan'a gel kamyon yaparsın" teklifiyle Koç grubuyla tanışıyor. 2010'da Mustafa Koç'un "Bu öyle bir görev ki ne ben vazgeçebilirim, ne sen vazgeçebilirsin" sözleriyle de en alttan çıkmaya başladığı basamakların zirve noktasına ulaştığını ifade eden Durak, şimdi, grupta bu görev için hazırlanan Çakıroğlu'na işleri teslim etmekten gurur duyduğunu anlatıyor. Durak'ın CEO'luk döneminde en çok gurur duyduğu iş ise holding tarafından 5 yılda yapılan 25 milyar TL'lik yatırım oluyor. Görevi boyunca kendisini en çok heyecanlandıran konuların yatırım kararları olduğunu da söyleyen Turgay Durak, "Yatırım kararı için verilen önce iç mücadele Sonra patronların, sermayedarların, yönetim kurulu'nun önünde imtihan O yatırımların devreye giriş süreci Ve sonrasında yaratılan istihdam Hepsi aşağı yukarı aynı heyecan, aynı zevk" diye konuştu. Deneyimli Durak'ın ardından daha genç biri olarak CEO'luk koltuğuna oturan Çakıroğlu, hissedarlarla uyum konusunda, "Mustafa (Koç) Bey ve Turgay Bey çok iyi anlaştılar. Son 5 yılda 25 milyar liralık yatırım yapıldı. Turgay Bey'in söylediği aidiyet, bu noktalarda çok önemli. Büyümek istiyoruz" diyor.
Milliyet

Borsa İstanbul'un Yeni Başkanı Talat Ulussever 
Borsa İstanbul'un (BIST) dün yapılan 2. Olağan Genel Kurulu'nda yönetim kurulu başkanlığına 31 Mart 2018'e kadar görev yapmak üzere Talat Ulussever seçildi. Boşta bulunan Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Halil Tunalı ile Tuncay Dinç getirildi. Borsa İstanbul'un eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan İbrahim Turhan, 7 Haziran'da yapılacak olan genel seçimde milletvekili adayı olmak için 10 Şubat'ta istifa etmişti. 1970 yılında Adana'da doğan Ulussever, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye bölümünde tamamladıktan sonra Carnegie Mellon Üniversitesi'nden (ABD) yüksek lisans, Kansas Üniversitesi'nden (ABD) İktisat alanında doktora derecelerini aldı. ABD'de farklı üniversite ve kuruluşlarda analist ve öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2004-2007 arasında ABD'nin Güney Karolina eyaletinde bulunan Benedict College'da tam zamanlı Yardımcı Doçent olarak ders veren Ulussever, 2007'de Kral Fahd Petrol ve Mineral Üniversitesi (Suudi Arabistan) Endüstri Yönetimi Fakültesi Finans bölümünde Yardımcı Doçent olarak çalıştı. Öte yandan, Borsa İstanbul'un yönetim kurulu üyeliğine getirilen Tuncay Dinç'in, aynı zamanda Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü'ne atanacağı konuşuluyor.
Star

Maaşı 1.000 TL'nin Altında Kalan Emekliye 100 Lira Zam 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda partililere seslendi. Son dönemde her grup toplantısında bir müjde verdiğini, son grup toplantısındaki müjdeyi emeklilerle paylaşmak istediğini anlatan Davutoğlu, söyle konuştu: "Biliyorsunuz temmuz ayında emeklilere rutin olarak TÜFE oranında bir zam yapılacak. Bu artıştan sonra maaşı 1.000 TL'nin altında kalan SSK ve Bağ-Kur emeklilerine seyyanen 100 lira zam yapacağız. Yine maaşı bin ila bin 100 lira arasında olan emeklilerin maaşını da bin 100 liraya tamamlayacağız. Yani bir emeklinin 800 lira maaşı varsa 900 lira olacak, 1.000 liraya kadar da bu 100 liralık artış sağlanacak, 1.020 lira maaşı varsa veya 1.030 lira o da 1.100 liraya tamamlanacak. Bu oranlardan emeklilerimizin yüzde 60'ı istifade edecek. Yine bütün emeklilerimizi kapsayacak şekilde ticari faaliyette bulunan emeklilerimiz de aylık yüzde 15 oranında sosyal güvenlik destek primi kesiliyordu, bu kesintiyi de yüzde 10'a indiriyoruz. 628 binden fazla emeklimizin yararlanacağı bu düzenlemeyle emeklilerimizin aylıklarında ortalama en az 50 TL bir artış sağlanacak." Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasında ihtiyaç sahibi olan vatandaşlar için önemli bir müjdeyi daha paylaşarak, "Şu an ülkemizde 571 bin vatandaşımız aylık 145 lira, 65 yaş aylığı alıyor. Biz iktidara geldiğimizde bu rakam 20-25 lira civarındaydı, şimdi ise 145 lira. 65 yaş üzerindeki ihtiyaç sahibi 571 bin vatandaşımızın aldığı 145 lirayı 245 liraya çıkarıyoruz" dedi.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
Giydiğimiz Gömlek Artık Bize Dar Geliyor 
Slovenya gezisinin ardından Slovakya'ya geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkent Bratislava'da kaldığı otelin önünde bekleyen Türklere başkanlık sisteminin Türkiye için bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Erdoğan şunları söyledi: "Önümüzdeki günlerde, Avrupa'da yasayan gurbetçilerle de açık hava ya da salon toplantılarıyla bir araya geleceğiz. Tabii, bir sürecin içindeyiz ve bu sürecin ne olduğunu anlıyorsunuz. Biliyorum ki artık Türkiye bir değişimin, dönüşümün içerisinde. Su anda bize giydiğimiz gömlek dar geliyor. Bu vücut artık bu gömleğe tahammül edemiyor. Bize bundan sonra yakışacak gömlek, yeni bir idari yapılanmadır, bu da başkanlık sistemidir." Artık 7 Haziran'ı halkımız iple çekiyor. İnanıyorum ki şu anda Avrupa'da da, dünya da 7 Haziran'ı zor çekiyor. Çünkü bu dönüşüm, değişim farklı, 2023'ün bunlar ayak sesleridir diye düşünüyorum. Biz, milli gelirimizi 1'e 3 katlayarak görevimizi yapıyoruz ama bu bize yeterli değil. Artık trilyon dolarla ifade edilen bir milli gelire sahip olmamız lazım. Bu 2 trilyon dolar, 3 trilyon dolar, bunları yakalayacağız. Türkiye bunları yakalar mı? Yakalamaması için bir sebep var mı? Öyleyse yapmamız gereken daha çok çalışmak. Savunma, aklınıza ne gelirse Bunlardan artık vazgeçiyoruz, taarruz, ekonomide taarruz Sanayide bütün hamlelerimizi yaparak yola devam edeceğiz."
Akşam

Al Başına Çal 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı emekliye 100 TL zam önerisine "Dedik ya bayramlarda emekliye ikramiye vereceğiz, kıyamet kopuyor. Kendisini Başbakan sanan biri emekliye temmuzda 100 TL zam yapacağız demiş. Al 100 TL'yi başına çal. İster kıyameti kopar, istersen kendini yak, ben bu parayı emekliye vereceğim" sözleriyle yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında kendisine hediye edilen Türkmen bayrağını öperek başına koydu, yürüme engelli 15 yaşındaki Sıla'nın elini öptü. Konuşması "Başbakan Kemal", "İktidar, iktidar" sloganlarıyla kesilen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: En büyük hedefimiz birileri de duysun, ağabeyiyle beraber de duyabilir insani gelişmişlik endeksinde Türkiye'yi ilk 20'ye sokmak. 69. sıradayız, 49 sıra atlamak zorundayız. Eğitim düzeyinde Türkiye nüfusunun ortalaması 7 yıl 6 ay. 110. sıradayız. 12 yılda geriye götürdüler. Kılıçdaroğlu sözü; 4 yılda Türkiye'yi uçuracağım. Davutoğlu'na ve ağabeyine söylemek istiyorum. Bilal'e anlatır gibi anlatacağım. Ben 4 yılda senin 12 yılda yapamadığının yüzde 60 fazlasını yapacağım. Bir telaş başladı. Dedik ya bayramlarda emekliye ikramiye vereceğiz, kıyamet kopuyor. Kendisini Başbakan sanan biri emekliye temmuzda 100 TL zam yapacağız demiş. Al 100 TL'yi başına çal. Neymiş, Kılıçdaroğlu yapamazmış. Ağabeyi kulağına fısıldamış, diyor ki 'bunlar mirasyedi, parayı biriktirdik, mirasa konacaklar' diyor. Kim mirasyedi? TÜPRAŞ'ı, PETKİM'i, Keban'ı, Karakaya'yı kim yaptı, kim sattı? Biz yapıyoruz biriktiriyoruz, sen satıyorsun. Mirasyedi sizsiniz. Mirası satan sensin, emekliye parayı verecek olan benim.. 79 yılda toplanan paralardan 1 trilyon 85 milyar dolar fazla para harcadın. Emekliye vereceğiz diyorum, kıyameti koparıyor. İster kıyameti kopar, istersen kendini yak, ben bu parayı emekliye vereceğim. Toparlayacağız Türkiye'yi, işsiz, aşsız adam olmayacak, atama bekleyen öğretmen kavramı olmayacak, 'yoksulum' diyen olmayacak. Bunların hepsini yapacağım. 4 yılda yapacağım. Parlamentoda gece yarısı operasyonu yapıldı, Davutoğlu'nun hala haberi yok ki bugün değinmemiş. Başbakanlık koltuğuna oturmuş ama ne anlama geldiğini bilmiyor. Ben ülkeyi yönetiyorum diye düşünüyorsan gereğini yap. Örtülü ödenek senin namusuna, sorumluluğuna teslim edilmiş. Sen, sorumsuz birisine örtülü ödeneği kullandırıyorsan başbakan değilsin, vesayet altındasın.
Milliyet

Parlamenter Sisteme MHP'den Özel Vurgu 
MHP, Haziran 2015'te gerçekleştirilecek milletvekili genel seçimine yönelik strateji çalışmasını büyük ölçüde tamamladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son rötuşları yapılmakta olan seçim beyannamesinde, stratejisini; "yolsuzluk", "terörle mücadele" ve "yoksulluk" eksenine oturtarak iktidarı vurmayı hedefliyor. Ekonomi ayağını, "işsizlik ve üretim" temelinde işleyecek olan Bahçeli, "Ak Parti giderse yardımlar kesilir" düşüncesini kırmak için, "Bu yardımlar zaten senin anayasal hakkın. MHP iktidarında yardımlar aynen devam edecek" mesajı verecek. 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarına önemli bir bölüm ayıracak olan Bahçeli, seçim beyannamesinde Türkiye için en uygun idari sistemin, "parlamenter sistem" olduğu vurgusunu yapacak. Beyannamede özgürlükçü ve birleştirici anayasa vaadi de yer alacak. Beyannamede, yolsuzluk yoluyla elde edildiği hukuki olarak tespit edilen her türlü varlığa el konulacağı, yolsuzluktan suçlu görülen kişilerin servetlerinin kimin adına kayıtlı olursa olsun zaman aşımı gözetmeksizin müsadere edilmesine yönelik hukuki düzenlemelerin yapılacağı belirtiliyor. Bu amaçla özerk bir, "Yolsuzlukla Mücadele Kurulu" oluşturulması öngörülen beyannamede, yolsuzluk yapanların ifşa edileceği vurgulanıyor. Beyannamede, yeni anayasa ihtiyacına vurgu yapılırken, toplumsal uzlaşmanın gerçekleşmesi sağlanarak "Temiz yönetim ve siyaset anlayışının hâkim kılındığı, demokrasiye aykırı uygulamaların bertaraf edildiği teşebbüs, örgütlenme, temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alındığı" bir anayasa vaat ediliyor. Türkçenin korunacağı, Kürtçe gibi Türkçe dışındaki dillere statü kazandırılmasına izin verilmeyeceği belirtilen beyannamede, ülkenin bölünmez bütünlüğüne özel dikkat çekiliyor.
Milliyet

DÜNYA 
İdlib'i Kim Yönetecek 
EL Kaide'nin Suriye kolu Nusra Cephesi'nin liderliğindeki Fetih Ordusu adlı koalisyonun ele geçirdiği Suriye'nin İdlib kentinde bir emirlik kurulup kurulmayacağı tartışılırken kenti kimin yöneteceği konusunda anlaşmazlık erken başladı. Fetih Ordusu'nun ikinci büyük Ahrar-uş Şam'ın liderlerinden Haşim el Şeyh (Ebu Cabir) "Emirlik kurmaya gelmedik" derken örgüttün başka bir temsilci "Asli hizmetlerin sürmesi konusunda bütün gruplar arasında anlaşma var" ifadelerini kullandı. Nusra'nın Suud asıllı komutanlarından Şeyh Abdullah Müheysini ise İdlib'in şeriat ile yönetileceğini açıkladı. Şehre dönen bazı muhalifler terör örgütü IŞİD'in Rakka'da yaptığı gibi İdlib'de de emirlik ya da şeriat ilan edilmesinden korktuklarını dile getirdi. Silahlı gruplar Mart 2013'te Rakka'da IŞİD'in oyununa gelmişti. Rejim güçlerinin yenilgisinin ardından IŞİD, Rakka'yı birlikte ele geçirdikleri grupları kentten kovarak burayı emirliğin başkenti yapmıştı. Suriye krizinin ilk yıllarında Nusra ve diğer radikal İslamcı grupları rejimin yarattığı tezini işleyen ancak şimdi cihatçıların zaferini sahiplenen muhalişerin Gaziantep'ta örgütledikleri geçici hükümeti İdlib'e taşıma planı da ters tepti. İstanbul merkezli Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu'na (SMDK) bağlı geçici hükümetin açıklamasında "Suriye geçiş hükümeti Suriyelilerin bütün dünyaya nasıl bir gelecek istediklerini göstermek için İdlib'i özgür bir kent haline getirmeye çalışacak. Kentte çalışmaları için hükümet kurumlarını göndermeye başlayacak" denildi. Buna yanıt Müheysini'den geldi: "Burada onları istemiyoruz. Burada çalışmalarına izin verilmeyecek." İstanbul merkezli SMDK başkanı Halid Hoca ise AA'ya demecinde İdlib'in ortak mücadeleyle kurtarıldığını belirterek 'rejimin İdlib yenilgisini El Kaide ve DAEŞ (IŞİD) söylemiyle gizlemeye çalıştığını' savundu. Nusra Cephesi savaşçı sayısı 6 bini bulan Fetih Ordusu'na 3 bin kişiyle öncülük etti.
Hürriyet

İran, Husilere Silah Gönderdi! 
Birleşmiş Milletler'e bağlı Gerçekleri Araştırma Komisyonu İran'ın, Husilerin merkezi olan Sa'da kenti yakınlarındaki Kızıldeniz'in el-Luhayya limanına silah ulaştırmak için Eritre'de bir üs kurduğunu öne sürdü. Komisyon, İran gemilerinin Aden Körfezi'nde korsanlarla mücadele bahanesiyle Yemen'e silah kaçırdığı iddia etti. Yemen yönetimi de daha önce Husilerin İran'dan maddi destek aldığını açklamıştı. Yemen sahil güvenlik güçleri 2013'te içinde İran silahları bulunan ve Husilere gittiği söylenen "Cihan 1" isimli bir gemiyi alıkoymuştu. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Afham, silah yardımı iddialarını yalanladı. Yapılan açıklamada Afham'ın, "İran'dan Yemen'e silah gönderildiğine ilişkin iddialar tamamen yalandır ve bu tür iddialar Yemen'e müdahale edilmesine gerekçe oluşturamaz" ifadelerine yer verildi. İran Kızılayı'nın Yemen'e gıda ve sağlık malzemesi yardımı gönderdiği bildirildi. İran devlet televizyonu, gıda ve sağlık malzemelerinden oluşan 21 tonluk yardım malzemesinin bu sabah hava yoluyla Yemen'deki Husilere gönderildiğini aktardı. Haberde yardım malzemelerinin 19 tonunun sağlık malzemesi, 2 tonunun da gıda yardımlarından oluştuğu belirtildi.
Türkiye

Çerçeve Anlaşma İçin Tüm Gün Zamanla Yarış 
İran'ın uluslararası topluma dönüşü ve ABD'yle diplomatik ilişkileri onarması açısından hayati önem taşıyan nükleer müzakerelerde son gün zamana karşı yarışa dönüştü. Önceden varılan uzlaşma gereği, İran ve P5+1 (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği) arasındaki çerçeve anlaşmanın 31 Mart tarihinde gerçekleşmesi gerekiyordu. Haziran ayında yapılması öngörülen nihai anlaşmanın temel ilkelerini saptayacak metin için gün boyu gerçekleştirilen görüşmelerde İran'ın uranyum zenginleştirmesi, nükleer araştırmalar ve yaptırımların kaldırılmasının takvimi konularındaki engeller son saatlere girildiğinde aşılamamıştı. AP haber ajansının Lozan'dan geçtiği haberde, altı gündür diplomasi maratonuna dönüşen görüşmelerde altı devletin 'nihai anlaşmayı hedefleyen yeni aşama için müzakerelere devam' yönünde ortak bir açıklama yayınlanmasının beklendiğini kaydetti. Adı açıklanmayan Batılı yetkililere göre ortak açıklamada tarafların 'ilerleme kaydedildiği' argümanını destekleyecek şekilde uzlaşılan konuları ayrıntılı biçimde verecek ek belgeler de yer alacak. Fakat habere göre, İranlı yetkililerin herhangi bir belgeyi açıklamaya henüz yanaşmamaları nedeniyle nasıl uzlaşma sağlandığı bilinmiyor. ABD Başkanı Barack Obama, müzakerelerin uzatılmasına kesin bir dille karşı çıktığı için ABD'li yetkililer 'uzatma' kelimesini kullanmaktan kaçındı. Ancak ABD'li bir yetkili, anlaşma için faydalı olması durumunda çarşambaya sarkabileceğini belirtti. Mevcut tıkanmanın sonucu olarak beklenen 'çerçeve anlaşma' yerine 'çerçeve anlayış' ifadesinin kullanılacağı öne sürüldü. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in iki aşamalı anlaşmaya karşı çıktığı biliniyor. Hamaney krizi tek seferde çözecek bir anlaşma istiyordu. İranlı bir yetkili Reuters haber ajansına "Sorunun çıktığı iki alan, yaptırımların kaldırılması ve süreleri" dedi.
Milliyet

Nijerya'da Müslüman Aday Zaferini İlan Etti 
Boko Haram tehlikesi ve ekonomik sorunlarla boğuşan Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da haftasonu yapılan zorlu seçimlerin devam eden oy sayım işlemlerinin ilk sonuçlarına göre Müslüman aday Muhammed Buhari önde görünüyor. Nijerya Ulusal Bağımsız Seçim Komisyonu'nun 19 vilayet ile ilgili yayınladığı seçim sonucuna göre, muhalefetin adayı Muhammed Buhari, 2,2 milyon oy farkıyla mevcut Devlet Başkanı Goodluck Jonathan'ın önünde gidiyor. Komisyonun açıklamasına göre, oy sayım işleminin sona erdiği 19 vilayette Buhari 8 milyon 520 bin 436 oy alırken Jonathan 6 milyon 302 bin 55 oyda kaldı. Reuters'in yaptığı seçim sayımlarına göre ise 36 eyaletin 34'ünde Buhari 14 milyon 600 bin, Devlet Başkanı Goodluck Jonathan 11 milyon 300 bin oy aldı. Adaylardan herhangi birinin birinci turda seçimi kazanabilmesi için geçerli oyların yüzde 50'sinin yanı sıra 39 vilayetten en az 3'te 2'sinde yüzde 25 oy alması gerekiyor. Muhalefetin Müslüman adayı Buhari, 2003'ten beri Nijerya'daki üç başkanlık seçiminde de yarıştı ancak hiçbirini kazanamadı. 2011 seçimlerini kaybetmesi üzerine ağlayarak bir daha aday olmayacağını ilan eden Buhari, partisinin kendisine aday olması yönündeki ısrarı üzerine tekrar adaylığını açıklamıştı. Seçilmesi durumunda Nijerya'nın en yaşlı başkanı olacak 73 yaşındaki Buhari, ülkenin 177 milyonluk nüfusunun yarısını oluşturan Müslüman toplumunun içinden geliyor. Devlet Başkanı Jonathan ise 2009'dan beri ülkeyi yönetiyor. 58 yaşındaki Jonathan, 1998'e kadar üniversitede akademisyenlik yapıyordu. PDP Genel Başkanı Umaru Yar'Adua'nın 2007'de yardımcılığına gelen Jonathan, aynı yıl yapılan seçimleri PDP'nin kazanması üzerine Devlet Başkan Yardımcısı oldu.
Star

Suudi Prens Yemen'de Savaşacak 
Suudi Arabistan'ın yeni Kralı Salman'ın, "reformcu" bir politika izleyeceği söyleniyordu. Bunun ilk örneğinin Yemen'de kendisini gösterdiği belirtiliyor. Daha önce dış politika konularında, krizleri perde arkasından yöneten Riyad bundan sonra "cephede" olmak istiyor. Henüz 30 yasında olan ve Yemen operasyonunu Riyad'dan yöneten Savunma Bakanı Prens Muhammed bin Salman'ın Yemen'e giderek savaşacağı iddia ediliyor. Irak ve Suriye'de Iran birliklerine komuta eden İranlı ünlü general Kasım Süleymani'nin de Yemen'e gideceği iddia edilmiş ancak Tahran'daki yetkililer tarafından yalanlanmıştı.
Akşam

Spor 
Fenerbahçe'de yönetim ve teknik heyet, taraftarın tavrına rağmen Emmanuel Emenike'den vazgeçmiyor. İsmail Kartal, Başkan Aziz Yıldırım'ın "Rize'de golünü at, Kadıköy'e çekinmeden çık" diyerek motive ettiği Nijeryalı golcüyü Karadeniz deplasmanında ilk 11'de sahaya sürmeye hazırlanıyor. Kartal'ın, Beşiktaş derbisinde yedek soyundurduğu Diego Ribas da Rize'de as takıma dönüyor. Sezon başından beri en çok eleştirilen iki ismin, şampiyonluk yarışında hata lüksünün kalmadığı dönemde 11'e dönmesi İsmail Kartal'a yönelik eleştirileri arttırsa da tecrübeli teknik adamın kimseye kulak astığı yok. "Türkiye'nin en iyi kadrosuyuz ve şampiyon olacağız" sözleriyle ekibine olan inancını sergileyen İsmail Kartal, doğrularından taviz vermiyor. Diego ve Emenike'yle birebir görüşmeler yaparak oyuncularına moral aşılayan İsmail Hoca, aynı zamanda oyuncularını Rize deplasmanına özel olarak hazırlıyor. Hem Diego hem de Emenike için ayrı ayrı analizler yapan ve görseller hazırlayan Kartal, rakibin zayıf yanlarını ezberlettiği iki lejyonerden beklentilerini de tek tek anlatıyor. "Senden savunma beklemiyorum. Tamamen hücum organizasyonlarına konsantre ol. Takımın ataklarına yön vermen bize galibiyeti getirecek" dediği Diego'ya ise sınırsız serbestlik veren Kartal, Emenike'den ise tribünlere kulaklarını tıkamasını istedi. Nijeryalı yıldıza, "Başkan, yönetim, ben ve takım arkadaşların senin arkanda. Hiçbir şeyi kafana takma ver futbolun odaklan" talimatı verdi. >
Türkiye

Bu sezon sakatlıklardan çektiğini başka hiçbir şeyden çekmeyen Beşiktaş, dün de Tolgay Arslan'dan gelen haberle sarsıldı. Sol kasık bölgesinde 1. dereceden yırtık meydana gelen Tolgay, siyah-beyazlı ekibin bu yıl 51. sakatlığına imza attı. Sosa'nın iyileşmesiyle genç yıldızın Başakşehir maçında dinlendirileceği öğrenildi. Geçen sezondan beri süre gelen sakatlık belasına çare bulamayan Beşiktaş, iki sezondur en fazla sıkıntıyı kas yırtıklarında yaşadı. Son olarak Beşiktaş'ın kıdemli sakatı Mustafa Pektemek, ayak parmağında oluşan kırıkla bu sezonki 5. sakatlığını yaşarken, siyah-beyazlı forveti, 4'er sakatlıkla Tolga Zengin, Jose Sosa ve Oğuzhan Özyakup takip etti. Cenk Gönen, Tomas Sivok, Daniel Opare, Veli Kavlak, Gökhan Töre ve Cenk Tosun bu yıl 3'er sakatlık yaşarken Demba Ba da uzun sürenin ardından sakatlıkla tanıştı. Son sakatlığını Hoffenheim'da oynarken geçiren Senegalli yıldız, Beşiktaş'taki ilk sezonunda 2 kez sağlık heyetine muhtaç kaldı. Kırıklar ve kas yırtılmalarıyla başı dertte olan siyah-beyazlı ekibin devre arasında kadrosuna kattığı Tolgay Arslan, Daniel Opare ve Alexander Milosevic de Beşiktaş'taki sakatlık modasına çabuk ayak uydurdu. Opare, siyah-beyazlı kulübe geldikten sonra 3 kere sakatlık geçirirken, tarak kemiğinde kırık meydana gelen Milosevic takımla çalışmalara henüz başlayamadı. Ümraniye'de dolaşan sakatlık canavarından şimdilik kurtulabilen ve sağlık problemi yaşamayan isimler ise Günay Güvenç, Pedro Franco ve Kerim Frei oldu.
Türkiye

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, "Takımın ligde 43 puanı olmasını ben de hazmedemiyorum" dedi. TSYD Trabzon Şubesi Başkanı Murat Taşkın'ı kabul eden Hacıosmanoğlu, "Hazmedememek, eleştirmek farklı bir şey ama haksızlık yapmak farklı bir şey" ifadesini kullandı. Bordo-Mavili kulübün Başkanı şunları söyledi: "Yukarıda Allah var. Takımın kalecisi sakatlandı, olmayacak goller yedi. Onur ile 4 gol yedik sonra 8 haftada 22 gol yedik. Önümüzdeki sene fırtına gibi bir Trabzonspor başlayacak. Bu seneden de umudumuzu kesmedik. 9 hafta var, çok şey değişir." "Hocamızın zaten kadro kurmadaki becerisini söylemeye gerek yok. 2011'de şampiyon olan kadronun temellerini o atmıştı, o hazırlamıştı. Yine aynı şekilde çalışıyor. Bütün şansızlıklar bizi bulmasaydı en rahat şampiyon olacağımız sezon olurdu. Şike süreci için hukukçularımız çalışıyor."
Star

G.Saray'da mayıs ayında yapılacak kongrede başkanlık için adı geçen eski yönetici Adnan Öztürk, önemli açıklamalarda bulundu. İşte Öztürk'ün sözleri: "Evinde içinde yangın var. Yangın varken, ailenin kavga etmemesi lazım. Camia olarak kendimize çeki düzen vermemiz gerek. G.Saray'ın sırtında kambur yaratan borçları var. Banka borçları Avrupa'nın ilk 10 kulübünün borçlarından daha büyük. Yılda 50 milyon dolar tasarruf edilmeli." "Ben profesyonel yöneticiyim. Galatasaray'ın 200 milyon dolar geliri var. Önümüzdeki seçimde aday olmak delilik değil. Ünal Aysal dönemindeki gelirler hiçbir başkanda yoktu. Borçlar mantıklı bir reçete ile ödenebilir. Dışardan bakınca her şey güllük-gülistanlık görünüyordu. Uyarmıştım; UEFA kriterleri var diye. Doğru strateji uygulanırsa kulüp 3. senede oldukça rahatlar. Şapkamızı önümüze koyup disiplinli bir şekilde çalışacağız yoksa Galatasaray küçülecek." "44 tane maaş alan futbolcu var. Mantıklısı 24 Hamzaoğlu ile gurur duyuyorum. Devam etmek isterim. Terim'in çok ciddi bir milli misyonu var. Geri dönecek fakat eşofmanla değil yönetim kuruluna. En büyük hayalim ASY Spor Lisesi'ni kurmak. Sneijder'ın sözleşmesini uzatma işi başkana bağlı olmayacak. Galatasaray Başkanı olmak için şampiyonluk ve transfer sözü vermem." Öte yandan eski İkinci Başkan Mehmet Helvacı da aday olabileceğini belirterek, "Çok adaylı bir seçim beklemiyorum" dedi.
Star

Mevlüt'ün golü ile öne geçen Milliler, 31'de Mutsch'un füzesine engel olamadı 'Dünya 136'sını yenemedik' derken Hakan, 87'de müthiş bir gol ile zaferi getirdi. Türkiye:2-Lüksemburg:1 Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, karşılaşma sonrası büyük bir üzüntü yasadıklarını söyledi. İmparator, terörist saldırı sonrası şehit olan Savcı Mehmet Kiraz'ın ölüm haberi ile yıkıldıklarını ifade etti: "Gündemimiz futbol mu olmalı emin değilim. Savcımıza üzüldüm. Oyuncular da üzüldü. Bir yandan Selimiye yanıyor. Bir yandan elektrikler. Savcımız 'Sunu attık bunu yedik' diyecek önceliğimiz yok. Uygun görürseniz, beni maruz görün. Futbolu sonra uzun uzun konuşuruz. Böyle bir günde de futbol konuşulmaz. Ülkemiz bunları aşar. İstemediğimiz şeyler oldu ama Türkiye güçlü ülke. Bunların hepsini aşacağız."
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme