2 Nisan 2015 Perşembe

02.04.2015 Genel Gündem


02.04.2015

GÜNDEM

Tanıdık İsimler
Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı şehit eden DHKP-C'li Şafak Yayla ile Bahtiyar Doğruyol'un, 'pasif eylemci' olarak istihbarat ve terör birimlerinin takibinde olduğu ortaya çıktı. Şafak Yayla'nın ağabeyi Bulut Yayla ve akrabası olduğu öne sürülen Mehmet Yayla da MİT ve istihbaratın hazırladığı 104 kişilik eylemci listesinde. Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı İstanbul Adalet Sarayı'ndaki odasında rehin alarak şehit edenlerden Şafak Yayla (24), canlı bomba olarak eylem hazırlığında olduğu iddiasıyla Ocak 2013'te İstanbul'da gözaltına alındı ve cezaevine konuldu. Diğer terörist Bahtiyar Doğruyol (28) ise DHKP-C'lilerin eğitim gördüğü Yunanistan'daki Lavrion Kampı'na gitmeye çalışırken Edirne'de yakalandı. Bir süre Edirne F Tipi Cezaevi'nde yatan Doğruyol da Tekirdağ F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne nakledildi. Bahtiyar Doğruyol ve Şafak Yayla'nın yolu bu cezaevinde kesişti. Aynı koğuşta değillerdi ancak aynı havalandırmaya çıktılar ve burada görüştüler. 'DHKP-C örgüt üyeliği, örgüt faaliyetlerinde bulunmak, örgüt propagandası, örgütsel doküman dağıtmak, hazırlamak ve bulundurmak'la suçlanan Doğruyol 1.5 yıl önce, Yayla ise 1 yıl önce cezalarını tamamlayarak cezaevinden çıktı. Doğruyol ile Yayla, DHKPC içindeki faaliyetlerine devam etti. Silahlı, bombalı eylemlere katılmayan her iki şüpheli, MİT, istihbarat ve terör polisinin takibindeydi. 'Pasif eylemci' konumunda bulunan 2 şüphelinin Emniyet'in takibinde olmasına rağmen bu eylemi nasıl düzenledikleri araştırılıyor. MİT, Emniyet İstihbarat ve terör birimlerinin DHKP-C örgütüne yönelik yaptığı istihbari çalışma sonucunda hazırlanan 104 kişilik eylemci listesinde Şafak Yayla, 'pasif eylemci', ağabeyi Bulut Yayla da 'canlı bomba' olarak yer aldı. Bulut Yayla, 31 Mayıs 2013 tarihinde Yunanistan'dan Türkiye'ye girerken Edirne'de yakalandı. Bulut Yayla'nın Yunanistan'daki bomba ve silahlı saldırı eğitimi aldıktan sonra Türkiye'ye geldiği ve Ankara'da canlı bomba eylemi yapmayı planladığı belirtildi. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne canlı bomba saldırısında bulunan DHKP-C'li Ecevit Şanlı ile aynı dönemde yurtdışına kaçtığı belirlenen ağabey Yayla, o tarihte tutuklandı. 2014'te tahliye olan Yayla'nın, bir dönem DHKP- C Okmeydanı alan sorumlusu olduğu, 1 Şubat 2013'te ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne düzenlenen saldırının ardından ABD'nin terör listesine alındığı kaydedildi. Polis kaynaklarının Şafak Yayla'nın akrabası olduğunu öne sürdüğü, aile avukatlarının ise "İlgileri yok" dediği Mehmet Yayla ise 30 Temmuz 2013'te Yunanistan'dan Türkiye'ye botla geçerken Sakız Adası açıklarında yakalandı. Şişme botta 100 kilo patlayıcı ve silah ele geçirildi. 19 Mart 2013'te Ankara'da Adalet Bakanlığı ve AK Parti Genel Merkezi'ne düzenlenen eş zamanlı saldırılarda yer aldığı şüphesiyle aranan Hasan Biber ile aynı botta yakalanan Mehmet Yayla, halen Yunanistan'da hapiste. Yapılan otopsinin ardından teröristlerin cenazeleri yakınlarına teslim edildi. Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'ndan TOMA eşliğinde çıkarılan cenazeler, İstanbul Valiliği'nin güvenlik gerekçesiyle Gazi Cemevi'nde yapılacak cenaze törenine izin vermemesi nedeniyle memleketlerine yollandı. Şafak Yayla'nın cenazesi Giresun, Çanakçı, Karabörk Köyü'ne gönderilirken Bahtiyar Doğruyol'un cenazesi ise Ankara Karşıyaka'ya gönderildi. Şafak Yayla'nın otopsisine katılan Avukat Özgür Yılmaz cesette silahın dayanarak ateş edilmesinden oluşan bitişik atış izi de olduğunu söyledi. DHKP-C üyesi 20 'canlı bomba' eylemcisi, uluslararası düzeyde aranıyor.
Hürriyet



Emniyete Bombalı Ve Silahlı Saldırı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü önünde nöbet tutan polislere dün akşam saat 17.50'de bir kadın terörist, el bombası ve silahla saldırdı. Önce iki el bombası atan terörist, ardından Rus yapımı Kalaşnikof ile ateş açtı. Nöbet kulübesindeki polisler anında karşılık verince çıkan çatışmada kadın terörist ölü olarak ele geçirildi. Ancak üzerinde bomba düzeneği de bulunduğu için olay yerine uzman ekipler çağrıldı. Çatışma nedeniyle Vatan Caddesi de çift taraflı trafiğe kapatıldı. Saldırganın açtığı ateş sonucu polis memuru İ.M. kulağından yaralandı. Polis memuru T.D.'nin de alnını kurşun sıyırdı. Hastaneye kaldırılan iki polisin de sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırı sırasında kaçan ve ikinci saldırgan olduğu iddia edilen bir kişiye de kurşun isabet etti. Ancak yaralı şahsın bölgede eylem yapan Halk Cephesi üyesi olduğu ortaya çıktı. Polislerin yakaladığı Hasan Güneş, tedavi altına alındı. Saldırıyı üstlenen DHKP-C örgütüne yakınlığı ile bilinen bir sosyal medya hesabından atılan mesajda, "İstanbul Emniyet Müdürlüğü basıldı. Cephe cenaze kalkmadan şehitlerinin hesabını soruyor!" ifadeleri yer aldı.
Vatan

Savcıyı Vur Emri Yunanistan'dan!
Savcı Kiraz'ın cenaze töreninden sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı bir açıklama dikkat çekti. Davutoğlu açıklamasında, "Bu rehin alma esnasında bu teröristler yurt dışı bazı görüşme yaptı. Bazı odaklarla temas halindeydiler. Bütün bunları takip ediyoruz. Bu olayla ilgili kim nerede olursa olsun, hangi ine girmiş olursa olsun, operasyon yapma talimatı verdik" sözlerini kullandı. Davutoğlu'nun bu açıklamasından sonra, teröristlerin hangi ülkede ve kimlerle telefon görüşmesi yaptığı sorusu gündeme geldi. Vatan'ın ulaştığı emniyet yetkilileri bu ülkenin Yunanistan olduğunu söyledi. Yetkililer, bu adresi gösterirken iki noktaya dikkat çektiler. Birincisi DHKP-C örgütünün başta şu anki lideri olarak kabul edilen Hüseyin Fevzi Tekin olmak üzere diğer üst düzey yönetiminin Yunanistan'da olması. İkinci neden ise teröristlerden Şafak Yayla'nın abisi Mehmet Yayla, 19 Mart 2013'te Ankara´da Adalet Bakanlığı ve Ak Parti Genel Merkezi´ne lav silahları ve roketatarlarla saldıran iki kişiden biriydi. Yayla, saldırının ardından Hatay üzerinden Suriye'ye oradan da Yunanistan'a geçmiş, tekrar saldırı yapmak üzere Türkiye'ye geçmek isterken yakalanmıştı. Yayla şu an hâlâ Yunanistan'da tutuklu bulunuyor. Bu durum teröristlerin Yunanistan bağlantısını kuvvetlendiriyor. Emniyet yetkilileri telefonda özellikle Tekin ile bağlantılı kurulmuş olabileceği ihtimaline dikkat çekiyor. Emniyet yetkililerin dikkat çektiği bir başka konu ise teröristlerle iletişim halindeyken, iletişim kanalları açıkken savcıyı vurmuş olmaları. Yetkililer bu durumu şöyle açıklıyor: "Teröristlerle yapılan görüşmeler sırasında, telefonla Yunanistan'a sürekli bilgi verdiklerini düşünüyoruz. Buradan talimat alarak hareket ettiler. Teröristlerle kurulan iletişimde bir sorun yaşanmadığı, tıkanmanın olmadığı anda böyle bir harekette bulunmaları onların telefondan 'vurun emri' aldıklarını gösteriyor. Yunanistan'dan vurun emri gelince de uyguladılar. Ortaya çıkan tablo bunu gösteriyor ve bu yönde araştırmalar devam ediyor."
Vatan



EKONOMİ

Gram Altın 100, 4428-100, 5259
ABD Doları 2, 5979-2, 5994
Euro 2, 7959-2, 8007
İngiliz Sterlini 3, 8506-3, 8594

Büyük Zaaf
Türkiye, önceki gün ülke çapında yaşanan elektrik kesintileriyle sarsıldı. 8 saati aşan elektrik kesintisi neredeyse tüm Türkiye'de hayatı felç etti. Büyük bir de ekonomik fatura çıkardı. Hayatı felç eden elektrik kesintisi kadar, gün boyunca sorunun kaynağının bulunamaması ve benzer bir olayın bir daha yaşanmayacağına dair güvence verilmemesi de kaygı uyandırdı. Herhangi bir nedenden dolayı Türkiye'nin elektrik sisteminin tamamının domino etkisiyle devre dışı kalması, stratejik açıdan da zafiyet olarak yorumlandı. Türkiye, bir daha benzer bir tabloyla karşılaşmamak için nasıl bir yol izlemeli? Konunun uzmanları, enerji üretimi ve iletimiyle alakalı sorunların yanısıra, kriz önlem ve kontrol mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ernst & Young Operasyonel Teknolojiler Merkezi Türkiye Lideri Anıl Savaş Kılıç, Avrupa Birliği'nde kritik altyapı tanımlanması yapıldığını ve buna yönelik direktifler çıkarıldığını, Türkiye'de kritik enerji altyapılarına yönelik henüz net bir aksiyon planı olmadığını kaydediyor. Kritik altyapı güvenliğine ilişkin Enerji Bakanlığı bünyesinde bir birim oluşturulması gerektiğini dile getiren Kılıç, "Bir siber saldırı oldu demiyorum. Fakat bir siber saldırı olduğunda olacaklar tam da budur" yorumunu yapıyor. 31 Mart, Türkiye için tam anlamıyla "karanlık" bir gün olarak tarihe geçti. Sabah 10 sularında elektrik sistemi çöktü, çok sayıda kentte elektrik kesintisi yaşandı. Berkin Elvan davasına bakan Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın odasında rehin alınmasının elektrik kesintileri ile aynı güne denk gelmesi ise akıllara "bir bağlantı mı var?" sorusunu getirdi. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın yaptığı açıklamada üzerinde durduğu olasılıklardan biri de siber saldırı oldu. Siber saldırılar, özellikle son yıllarda milyonları karanlığa gömen senaryoların üretildiği bir tehdit olarak algılanıyor ve enerji güvenliği de başlı başına dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline geliyor. Anıl Savaş Kılıç, özellikle Türkiye Elektrik İletim AŞ'ye (TEİAŞ) yapılabilecek bir siber saldırının, elektrik kesintisinin olası sebepleri arasında sayılmasının mantıklı olduğunu savunarak, "Avrupa Birliği'nin kritik altyapıların korunmasına yönelik programı, kritik altyapıların tanımlanması ve bunların güvenliğini sağlamak için planlar yapılmasını öngörüyor. Enerji Bakanlığı'nın oluşturacağı birim, bir makro plan çerçevesinde kritik enerji altyapı unsurlarını nasıl koruyacağını tanımlamalı ve gerekli önlemleri almalı" diyor. Anıl Savaş Kılıç, elektrik kesintilerine yönelik "Siber saldırı olduğunda olacaklar tam da budur" yorumunu yaparak, şöyle devam ediyor: "Şebekelerde scada sistemleri var, uç birimleri uzaktan takip etmeye ve kontrol etmeye yarıyor. Genelde enerji şirketlerinin uzaktan müdahale birimleri güvenlik sebebiyle kullanıma açık değil. Enerji şirketleri de şimdilik 'Santralimizi uzaktan açıp kapayalım' gibi seçenekleri kullanmıyorlar. Uzaktan takip verilerine yönelik bir saldırı olursa, mesela masa başından her şeyin doğru gittiğini sanırsınız ama aslında bir patlama olmuştur. Dağıtım şirketleri sürekli şebeke yenilemeleri yapıyorlar. Akıllı şebeke için çalışmalar devam ediyor. Akıllı şebeke geldiği zaman sorunlar belki azalacak ama sistem siber saldırıya çok daha açık olacak. Dünya çapında her yıl kritik altyapılara yapılan saldırıların miktarı çok artmaya başladı. Eğer ileride bir saldırı olursa, tam da dünkü (önceki gün) olaylar olacak. Bunu için yol haritasını ortaya koymamız gerekiyor."
Hürriyet

Milli Gelir Kartla 43 Milyar Tl Artar
Mastercard'ın Boğaziçi Üniversitesi'ne yaptırdığı "Naktin maliyeti" araştırmasına göre Türkiye'de bütün harcamalar kartla yapılsa üç yılda 43 milyar TL gelir elde ediliyor. Bu rakam 10 adet üçüncü köprü, 100 adet 400 yataklı hastane ve km hızlı tren yatırımına bedel. Mastercard Avrupa Başkanı Javier Peres, "Nakit dünya için sorun. Kartla harcama gri ekonomi yani kayıtdışının ortadan kalkması demek" diyor. Dünyada kartlı ödeme sistemlerinin iki büyük kuruluşundan biri olan Mastercard'ın Avrupa Başkanı Javier Peres ve Güneydoğu Avrupa Müdürü Mete Güney'le bir araya geldik. Mastercard'ı bir kredi kartı şirketi değil bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyor Peres, "Ürettiğimiz kartlar sadece ödeme aracı değil. Eğitimden sosyal yardımların güvenli şekilde dağılmasına, maaş kartlarından, digital kimliklere kadar pek çok alanda kullanılıyor. Bu kartlar sayesinde insanların finansal katılımı artıyor" diyor. Dünyada nakit işlemlerin ciddi sorunlar yarattığını, kayıt dışı ekonomiye yol açtığını anlatan Peres, dünyada hala çok sayıda insanın bir banka hesabının bile olmadığını belirterek şu örnekleri veriyor: "Avrupa'da 95 milyon insanın banka erişimi yok. İtalya'da banka hesabı olmayanların oranı yüzde 25, Yani dört kişiden birinin banka hesabı bulunmuyor." Mete Güney ise Türkiye'de banka kullanmayan nüfusun ise yüzde 40 olduğunu söylüyor. 20 milyon kişi de bankacılık ürünlerini kullanmıyor. Güney'in verdiği bilgilere göre Türkiye'de 56 milyon kredi kartı, 105 milyon banka kartı var. Kredi kartlarındaki kısıtlamalar nedeniyle ise banka kartlarındaki artış hızı, kredi kartını geçmeye başlamış. Türkiye'deki kayıtdışının kısa süre önce yüzde 26.5 olarak açıklandığını hatırlatan Güney, bu rakamların Türkiye'de nakit kullanımının yaygınlığını gösterdiğini söylüyor. Kart kullanımını ile kayıt dışının ortadan kalktığını, vergi toplanabildiğini ve suç oranlarının azaldığını dile getiren Güney, Türkiye için yaptırdıkları "Naktin Maliyeti" başlıklı araştırmayı hatırlatıyor. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyeleri Ceyhun Elgin, Refiz Erzan ve Umut Kuzubaş tarafından yapılan araştırmaya göre üç yıl tüm harcamalar elektronik ödeme sistemleri üzerinden gerçekleştirilseydi 43 milyar TL'lik gelir sağlanacaktı. Güney, Türkiye için 43 milyar TL'nin önemli bir gelir olduğunu, kartla ödemenin önümüzdeki yıllarda teşvik edilmesi gerektiğini de vurguluyor.
Hürriyet

İhracatçıya 3 Milyar $ Döviz Kuru Darbesi
Dünya piyasalarında yaşanan olumsuzluklar ve döviz kurundaki gelişmeler, ihracata sert fren yaptırdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre mart ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.4 gerileyerek 11 milyar 229 milyon dolar oldu. Yılın ilk 3 ayındaki toplam ihracat yüzde 6.8 gerileme ile 35 milyar 816 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın mart ayından itibaren geçen 12 ayda gerçekleştirilen ihracat ise değişmedi ve 153 milyar 309 milyon dolar oldu. Gerileyen ihracatta, paritenin etkisi büyük oldu. Paritenin, mart ayında yüzde 21.5, ilk çeyrekte yüzde 17.6 değer kaybettiğine işaret eden Büyükekşi, pariteden dolayı ocakta 800 milyon dolar, şubatta 900 milyon dolar ve mart ayında 1.3 milyar dolar olmak üzere 3 milyar doların kaybedildiğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dış gezide olduğu için ihracat rakamlarını yazılı açıklayan TİM'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, mart ayı değerlendirmesinde, dünyanın en büyük ülkelerinde yüzde 30'a varan ihracat düşüşü olduğunu vurguladı ve Türkiye'nin daha iyi durumda olduğuna vurgu yaptı. Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, ocak ayında Almanya'nın ihracatı yüzde 15 düşerken, İngiltere'nin yüzde 20.5, İspanya'nın yüzde 21.3, İtalya'nın yüzde 18.2, Brezilya'nın yüzde 14.5, Hindistan'ın yüzde 11.2, Rusya'nın yüzde 30.5 ve Çin'in ihracatı yüzde 3.3 geriledi. 70 büyük ihracatçı ülkenin toplam satışları yüzde 8.5 gerilerken, Türkiye'deki azalma yüzde 0.7'de kaldı. Büyükekşi, "Türkiye'nin dünya ticaretinde yaşanan bu daralmadan daha az etkilendiğini, hatta avro bazlı değerlendirdiğimizde AB'de pazar payımızı artırdığımızı görmek, önümüzdeki dönem için motivasyon ve cesaretimizi artırıyor. İhracatçılarımız, dolar bazında artışa rağmen adet ve kilogram başına satışını artırdı. Dolar değerinde yaşanan kayıpların önümüzdeki aylarda azalmaya başlamasını ve ihracatımızın 3. çeyrek itibarıyla yeniden artış trendine girmesini bekliyoruz" dedi.
Türkiye

Mentollü Sigara Yasak Aromalı Nargile Sırada
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK), kullanımı kolaylaştırdığı, bağımlılık başlattığı ve bırakmayı zorlaştırdığı için sigarada mentol kullanımını yasaklama kararı aldı. TAPDK'nın dün yayımlanan kurul kararına göre tütün mamullerinin üretiminde kullanımına izin verilmeyen girdilere ilişkin listeye mentol kullanımına ilişkin bir madde eklendi. Buna göre, Türkiye'de üretilerek veya ithal edilerek piyasaya arz edilen sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan tütün bitkisinin herhangi bir unsurunun işlemden geçirilmesi suretiyle elde edilen ham maddelerin elde edilme sürecinde mentol olmayacak ve kullanılmayacak. Mentol sigaraya katkı maddesi olarak da eklenemeyecek. Mentol ayrıca sigara kağıdında, kenar ek yeri yapıştırıcısında, sigara kağıdı üzerinde kullanılan mürekkepte, uç kağıdı ve uç kağıdı mürekkebinde, alüminyum folyoda, piyasaya arz ambalajında da kesinlikle yer almayacak. Mentolün yanısıra tüm mentol türevleri de yasaklandı. Mentollü sigara üretimi 1 Ocak 2019'da, satışı ise 20 Mayıs 2020'de yasaklanacak. Bir sektör temsilcisi mentol yasağı ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Türkiye'deki sigara pazarının yaklaşık yüzde 3.5'ini mentollü sigaralar oluşturmaktadır. Ülkemizde her 5 sigaradan 1 tanesinin kaçak olduğu ve kaçak sigara ticaretinin ülke ekonomisine zararının yaklaşık 6 milyar TL olduğu bir gerçek. Çok ucuz fiyata satılan kaçak ürünler, gençlerin sigaraya erişimini kolaylaştırıyor. Halihazırda kaçak sigara pazarında birçok mentollü ürüne rastlanmaktadır. Mentol yasağı ile halk sağlığını korumaya ilişkin herhangi bir olumlu adım atılmış olmayacak, bilakis kaçak sigara pazarını artırmaya yönelik olumsuz bir etkisi olacaktır."
Milliyet

Reklam Yatırımları 6 Milyar Lirayı Buldu
Reklamcılar Derneği üyesi medya ajanslarının verileriyle hazırlanan, 2014 yılının sonuna ait reklam yatırımları açıklandı. Toplam 5 milyar 938 milyon lira olarak gerçekleşen reklam yatırımlarında, bir önceki yıla göre yüzde 4.31'lik bir büyüme gerçekleşti. Televizyon reklamları yatırımlarda yine ilk sırada yer aldı. En hızlı büyüyen ise dijital mecralar oldu. Reklamcılar Derneği tarafından yeni Dernek Başkanı Kayhan Şardan ev sahiplğinde düzenlenen basın toplantısında; 2015 yılına dair öngörüler paylaşıldı. Reklamcılar Derneği, üye medya ajanslarının verileriyle hazırladığı 2014 yılı toplam reklam yatırımlarının yüzde 51.4'ünü televizyon, yüzde 19.90'ını dijital, yüzde 18.74'ünü basın, yüzde 6.50'sini açıkhava, yüzde 2.30'unu radyo ve yüzde 1'ini ise sinema reklamları oluşturdu. 27-28 Nisan tarihlerinde bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan Türkiye'nin ilk medya planlama ve satın alma odaklı etkinliği MediaSummit 2015'in detaylı programı web sitesinde açıklandı. MediaSummit Türkiye'de sektör profesyonelleri, akademisyenler ve medya planlamanın öncü isimlerinden oluşan yabancı konuşmacılarla birlikte sektörün gelişimine ışık tutacak fikirler ele alınacak. Bu yıl 7'ncisi düzenlenecek olan, en çok ses getiren reklam ve pazarlama iletişimi kampanyalarının çeşitli kategorilerde ödüllendirileceği Effie 2015'e az zaman kaldı. Reklamcılar Derneği ve Reklamverenler Derneği'nin Effie Worldwide Inc. lisansıyla düzenlediği Effie Türkiye Reklam Etkinliği Yarışması'na son başvuru tarihi 3 Nisan 2015.
Star

'Nükleer Güç' Yolunda Adım Adım
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığına çözüm olarak gösterilen nükleer santral yatırımları konusunda ise yol haritası şekillendi. Türkiye'nin ilk nükleer santralı olacak Akkuyu'yla ilgili dün yapılan açıklamada, santralın 7 yıldan önce faaliyete geçeceği açıklandı. Diğer yandan 2inci santralla ilgili de dün önemli bir gelişme yasandı. Japonya tarafından Sinop'ta Türkiye'nin ikinci nükleer santralının yapımını öngören uluslararası anlaşma dün sabaha karsı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Henüz yapımı konusunda net karara varılmayan üçüncü santralla ilgili sinyal de Cumhurbaskanı Erdoğan'dan geldi. Erdoğan Slovakya'da yaptığı konuşmada, "Belki de üçüncü bir nükleer enerjinin adımını atacağız" dedi.
Akşam

DÜNYA

Işid Yermuk Kampına Girdi
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyindeki, şehir merkezine sadece 8 kilometre uzaklıktaki Yermuk Mülteci Kampı'na girdi. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Şam'daki Filistin Kurtuluş Örgütü yetkilisi Enver Abdülhadi, dün sabah IŞİD militanlarının Yermuk Mülteci Kampı'na saldırdığını ve kampın büyük kısmını ele geçirdiğini açıkladı. Kamp içindeki çatışmaların devam ettiğini kaydeden Abdülhadi, IŞİD militanlarının kampa El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra Cephesi üyelerinin yardımıyla girdiğini iddia etti. Beyrut merkezli El Meyadin televizyonunun haberinde IŞİD'lilerin, kampın hemen güneyindeki Hacer'ül Esved mahallesinden bölgeye girdiği ileri sürüldü. IŞİD militanlarıyla, Hamas bağlantılı ve Şam yönetimine karşı savaşan Eknaf Beyt el-Makdis isimli Filistinli grubun üyeleri arasında dün çatışmaların çıktığını belirtiliyor. 1957'de kurulan Yermuk Mülteci Kampı, Filistinlilerin sığındığı Ortadoğu'nun en büyük kamplarından biri haline gelmişti. Kamp, Suriye'deki içsavaşın faturasını en ağır ödeyen bölgelerden de biri oldu. Suriye'deki içsavaş öncesi 160 bin mültecinin kaldığı kamptan çatışmalar nedeniyle onbinlerce kişi kaçtı. Şu anda kampın sakinlerinin sayısının 18 bin civarı olduğu tahmin ediliyor. 2012 yılın silahlı muhalif grupların bölgeye gelmesi nedeniyle Suriye rejiminin kuşatması altında kalan kampta en az 200 kişi açlıktan öldü. Silahlı gruplar, Şam yönetiminin kampta kalanları aç bırakarak yok etmeye çalıştığını iddia ederken, Filistin Kurtuluş Örgütü de kampa yardım dağıtılamaması nedeniyle El Nusra Cephesi'ni suçladı. Öte yandan Hamas, pazartesi günü kampta yöneticilerinden Yahya Huran'ın suikast sonucu hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Saldırıyla ilgili El Nusra Cephesi suçlanmıştı. El Nusra Cephesi de suçu Özgür Suriye Ordusu'na atmıştı. El Nusra Cephesi'nin, Suriye'nin güney kenti Dera'daki Ürdün'e açılan Nasip Kapısı'nı ele geçirdiği iddia edildi. Örgüt, sosyal medya hesaplarından kapının ele geçirilmesinin ardından çekilen fotoğrafları yayımladı. Kapı çatışmalar nedeniyle kullanılmıyordu. Cumartesi günü Suriye'nin kuzeyindeki İdlib kenti de Nusra liderliğindeki Fetih Ordusu tarafından ele geçirilmişti.
Hürriyet

Uzatmada Çözüm Umudu
İran ile BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Almanya'nın oluşturduğu P5+1 grubu arasında sürdürülen nükleer müzakerelere dair 31 Mart'ta sonlanması öngörülen çerçeve antlaşması görüşmelerinin bir gün uzamasının ardından mutabakat arayışı dün de devam etti. Varılması hedeflenen ortak mutabakat ile tarafların üç ay daha görüşmelere yeni bir aşamada devam etmesi bekleniyor. İran'ın nükleer kapasitesiyle ilgili nihai anlaşma için belirlenen takvimde son tarih ise 1 Temmuz. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Başmüzakereci Abbas Arakçi, ülkesine uygulanan yaptırımlar kaldırılmadan anlaşma olmayacağını söyledi. Halen iki ya da üç mevzuda görüş ayrılığı bulunduğunu belirten Arakçi, "Bunların en önemlileri yaptırımların kaldırılması, santrifüjlerin sayısı ve kapasitesi konularıdır. Yaptırımların kaldırılması konusunda çözüm yolları bulunsa da henüz sonuca ulaşmış değiliz" diye konuştu. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de, P5+1 grubuna, "Bir daha gelmeyecek bu fırsatı iyi değerlendirin" çağrısı yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İsviçre'nin Lozan kentinde devam eden nükleer müzakerelerden ayrıldı. AFP'ye konuşan Fransız yetkililer, Fabius'un döndüğünü söyledi. Lavrov tarafların bütün ana konularda anlaşmaya vardığını söylemişti. Almanya Başbakanı Angela Merkel de dün Berlin'de yaptığı açıklamada, "Umut ediyorum ve diliyorum ki bugün (dün) koyduğumuz koşullara, yani İran'ın nükleer silaha erişmediği - bir uzlaşmaya varılacak" dedi. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest de müzakerelerde ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Hedeflenen anlaşma İran'ın nükleer çalışmalarını öncelikle 10 yıl durdurmasını, sonraki 5 yıl için ise İran'ın nükleer çalışmaları üzerindeki kısıtlamaların aşamalı olarak kaldırılmasını öngörüyor. Ancak İran, 10 yılın tartışılabileceğini, sonrasında nükleer program üzerindeki bütün kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor.
Hürriyet

Yunanlılarla Görüşüyoruz
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Yunanistan'ın Türkiye'ye ait 16 ada ve bir kayalığı işgal ettiğine ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. Yılmaz TBMM'deki sohbetinde konuşa ilişkin olarak "Bizim dönemizde bu ülkenin zerre hakkından taviz verilmemiştir" dedi. Yunanistan'la 16 ada konusu dahil sorunları çözmek için masaya oturduklarını belirten Yılmaz, "Türkiye ile Yunanistan arasında istikşafi görüşmeler devam ediyor. Dolayısıyla bu görüşmeler çevresinde kıta sahanlığı, karasuları vardır. Belki bu egemenliği belirlenmemiş adalar da vardır. Batı Trakya'daki Türklerin müftülerini kendilerinin seçebilmesi gibi konular da var, görüşmeler devam ediyor" diye konuştu. Yılmaz, "Ege'deki adalarımızda fiili bir işgal mi söz konusudur" sorusu üzerine, "Yok, ben öyle bir şey söylemiyorum. O kelimeyi kullanmıyorum. Doğru kelime değil" şeklinde düzeltme yaparak "fiili uygulama" ifadesini kullandı. Yılmaz, "Bunların birçoğu kaya biliyor musunuz? Yerleşim de yok" dedi. Yılmaz, Kardak kayalıklarında da hiçbir değişiklik olmadığını ve statüsünün aynen devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos'un sarf ettiği, "Ege Yunan denizidir" sözlerine tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, "Tüm Ege sorunlarının temelinde yatan bu çarpık anlayış, iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi ve Ege'deki sorunların halli için ortaya konan çabalara zarar vermektedir" dedi. Türkiye'nin Ege'deki hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya devam edeceğinin altını çizen Bilgiç, konuyla ilgili sağduyuyla hareket edilmesi ve mevcut diyalog mekanizmalarından yararlanılması gerektiğini vurguladı. Ege Denizi'nin iki ülke arasında barış, dostluk ve işbirliği alanı olmasını arzuladıklarını kaydeden Bilgiç, "Ege'deki tüm sorunların iki tarafın da mutabık kalacağı, ortak çıkarlara dayalı, BM şartında öngörülen uyuşmazlıkların barışçıl yollardan çözümü yöntemleriyle kapsamlı ve kalıcı şekilde çözülmesi için gerekli siyasi irade ve kararlılığı muhafaza ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Sınırda 9 İngiliz 1 Fransız Yakalandı
Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmeye çalışan 9 İngiliz yakalandı. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, Suriye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan İngiltere uyruklu 9 kişi, Hatay'daki Oğulpınar Hudut Karakolu sorumluluk bölgesinde yakalandı. Söz konusu kişiler adli makamlara teslim edildi. Gaziantep Valiliği de illegal yollardan Suriye'ye geçiş yapacağı tesbit edilen Cezayir asıllı Fransa vatandaşı S.B'nin gözaltına alındığını duyurdu. Öte yandan DEAŞ terör örgütü, Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyinde yer alan ve Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermuk kampına dün sabah saatlerinde saldırı başlattı. Şam'daki Filistin Kurtuluş Örgütü yetkilisi Enver Abdülhadi, örgütün, kampın büyük bir kısmını ele geçirdiğini açıkladı. Öte yandan Irak ordusu, Tikrit'in büyük bölümünü DEAŞ'tan temizlediğini duyurdu.
Star

Nijerya Seçimine Türkiye Damgası
Nijerya'da hafta sonu gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimini, muhaliflerin adayı General Muhammedu Buhari kazandı. Daha önce 3 kez cumhurbaşkanlığı için aday olan Buhari zafer konuşmasında, Nijerya halkının değişimden yana oy kullandığını söyledi. Seçimi kaybeden şu anki Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan'ı "barışçıl bir şekilde iktidarı devreden değerli bir rakip" olarak tanımlayan Buhari, "Dünyaya demokrasiyi benimsemiş bir halk olduğumuzu gösterdik. Tek partili devlet düzenini geride bıraktık" dedi. Seçmenlerin birçoğu, Buhari'nin terör örgütü Boko Haram'a karşı Jonathan'dan daha etkin şekilde savaşacağına inanıyor. Örgütün saldırılarından en çok etkilenen ülkenin kuzeybatı bölgelerinde oyların çoğunun Buhari'ye gitmesi de, bu inancın bir göstergesi. Buhari, 1983 yılındaki darbenin adından 1984-1985 yılları arasında da ülkeyi yönetmişti. Değişik yelpazedeki 4 muhalif partinin kurduğu 'Tüm İlericiler Kongresi'nin (APC) adayı olan Buhari, ülkede cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan ilk muhalefet adayı oldu.
Vatan

FİLİSTİN HESAP SORABİLECEK
Filistin Yönetimi dün yapılan bir törenle resmen Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) üye oldu. Mahkemeye üyelik Filistin'e, Israil'e karsı savaş suçlarından dava açma imkanı tanıyacak. Filistinlilerin, Israil aleyhinde, 2014 yılında Gazze'deki eylemlerinden ve yeni Yahudi yerleşim merkezleri inşa etme girişimlerinden dolayı dava açmaya hazırlandıkları bildiriliyor. Filistin Yönetimi, UCM'nin kuruluş anlaşmasını ocak ayında kabul etmişti. Filistinlilerin UCM'ye üyeliği, Israil Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin devletinin kurulmasına karsı sert söylemiyle seçimleri kazanması taraflar arasında barış görüşmeleri yapılması olasılığının iyice zayıfladığı bir döneme rastlıyor.
Akşam

POLİTİKA
Kıralık Örgütle Gündem Mühendisliği
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın öldürüldüğü terör saldırısıyla ilgili, "Berkin Elvan bir kez daha katledilmiştir. Toplumsal cepheleşmelerden memnuniyet duyanlara, Berkin Elvan'ın körpecik bedeni üzerinden istismar yarışına girenlere gün doğmuştur. Birileri teröristleri açıktan açığa sevk ve idare etmekte, gündem mühendisliği yapmaktadır. İtinayla saklanmış şifreli amaçlara odaklanmak en doğrusudur" dedi. Yazılı açıklama yapan Bahçeli şunları söyledi: "Çağlayan'daki vahşi terör eylemini lanetliyorum. Anlaşılan İstanbul'daki terörist saldırının Çağlayan'daki Adliye Sarayı'nda gerçekleşmesi özellikle kurgulanmıştır. Terör örgütü DHKP-C'nin kiralık bir çete olduğu dikkate alındığında menfur eylemiyle neyi amaçladığı, hangi mesajları vermeye çalıştığı esasen sır olmaktan çıkacaktır. Öncelikle bu yasa dışı örgütün ana gayesi her yerde terör eylemini yapacağını göstererek topluma korku aşılama sinsiliğidir. Türkiye bir ucunda AKP'nin bulunduğu, diğer ucunda kanlı mihrak ve odakların yer aldığı kirli bir tezgâhın tam göbeğindedir. Birileri teröristleri açıktan açığa sevk ve idare etmekte, gündem mühendisliği yapmaktadır. Akıl ve izan sahibi hiç kimse, İstanbul Adalet Sarayı'ndaki terör şiddetini gerçekte Berkin Elvan'ın ölümden kaynaklandığını ileri sürmeyecek, süremeyecektir. Her şeyi geçtik de bu ülkede istihbarat teşkilatı ne iş yapmakta, neyle uğraşmaktadır? Erdoğan'a yorulduğunu söyleyen, Meclis'e girmek için hamle yapan, arkasından da Saray'dan vize alamadığından tekrar koltuğuna oturtulan sır küpü nerelerde gezmektedir? Terör örgütünün eylem planını deşifre edemeyen, adliye koridorlarına kadar taşınan örgüt paçavralarını ve silahları göremeyen, bulamayan ve tespit edemeyen istihbarat birimleri kimin hizmetindedir, kimlere çalışmaktadır? Başbakan dün (önceki) akşam medyayı teröre karşı mücadeleye çağırmaktadır. Terör örgütleriyle yediği içtiği ayrı gitmeyen bir hükümetin eğreti başkanı, çağrısını medyaya değil, aynanın karşısına geçip kendisine yapmalıdır. Başbakan nasıl bir hayal aleminde yaşamaktadır?
Hürriyet

'Teröre Karşı Direneceğiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Werner Iohannis ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edilmesi ve dün AK Parti ilçe başkanına yönelik saldırı girişimini anımsatarak, "Yaklaşan seçimler öncesi Türkiye'de bu tarz provokatif eylemlerin artacağı yönünde bir endişe yaratıyor. Bu endişeyi taşıyor musunuz? Türkiye'ye döndükten sonra güvenlik konusunda zirve toplama gibi bir düşünceniz söz konusu mu?" sorusuna karşılık şunları söyledi: Bazı hassasiyetlerin özellikle ülkemize inşallah döndükten sonra bir dar kapsamlı bir zirveyle ele almak suretiyle değerlendirmesini tabii ki yapacağız. Çünkü bir çözüm süreci ortada. Malum terör örgütü veya örgütleri, ülkemizin içerisinde yeni değil. Bunların da değerlendirmesini yapacağız. Fakat bir şey tabii çok çok önemli. Terör örgütünün bu vahşetlerdeki caniliği, alçaklığı ve bunlar üzerinden hâlâ siyaset yapmaya gayret edenlerin yaklaşımı Bu konuda siyasi partiler, bugün bir milli yaklaşım ortaya koymazsa ne zaman bunlar milli bir yaklaşım ortaya koyacaklar? Ne zaman milli bir duruş ortaya koyacaklar? Demokrasi bu tür saldırılara pes edecek kadar basit bir sistem değildir. Demokrasiye inananların da bu tür teröristlerin karşısında hep birlikte durmaları şarttır diye inanıyorum. Ben de ülkemin Cumhurbaşkanı olarak buna sonuna kadar gerekli mücadeleyi verecek ve direneceğiz."
Vatan

2001'de Ekonomiyi Karıştırdı, Sıra Chp'de
2001 ekonomik krizinde kendisini kurtarıcı olarak Amerika'dan getirtip ekonominin basına geçiren dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'i ilk fırsatta terk eden Kemal Dervis, CHP'nin iktidar umudu oldu. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun en önemli seçim vaadi 'Dervis'e dışarıdan Başbakan Yardımcılığı' teklifi partide rahatsızlık yarattı. CHP'de yıllarca siyaset yapan önemli isimler, Kılıçdaroğlu'nun Derviş'e yaptığı teklifi usul ve zamanlama yönünde yanlış buldu. Kimi CHP'liler "Nazik kişiliğiyle bildiğimiz rahmetli Bülent Ecevit'in 'Hayatımın en büyük yanlısı' dediği birinin CHP'ye davet edilmesini içime sindiremiyorum" derken, kimileri de bu davetin, maddi ve manevi olarak CHP için çalışan, her şeyini ortaya koyan insanlara saygısızlık olduğunu söyledi. 2002 seçimlerinden sonra birlikte çalışan kimi CHP'liler, Derviş'in Türkiye'nin gerçekleriyle örtüşmeyen politikalar izlediği ve oy kaybettirdiğini kaydetti.
Akşam

SPOR

Beşiktaş'ın efsane başkanı Süleyman Seba'nın "Beşiktaş Üniversitesi" hayali için ilk büyük adım atıldı. Siyahbeyazlı kulüp ile Kabataş Erkek Liseliler Derneği, üniversite kurmak için protokol imzaladı. Törende kulüp adına Başkan Fikret Orman protokolü Seba'nın Atatürk figürlü kalemi ile imzaladı. Liseliler Derneği adına da Hasan Anıl Cansızoğlu imza koydu.. İmzalanan tarihi anlaşmaya göre ilk olarak "Beşiktaş Jimnastik Kulübü-Kabataş Erkek Liseliler Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı" oluşturulacak. Bu vakıf daha sonra Beşiktaş Kabataş Üniversitesi'ni kuracak. Kulüp Başkanı Fikret Orman "Tarihi bir gün yaşıyoruz. Uzun zamandır hayalini kurduğumuz ve camiamız için önemli bir adım atıyoruz" şeklinde konuştu. Orman, Kabataş Erkek Lisesi ile yaptıkları işbirliği ile Beşiktaş ve Türkiye için doğru insanlar yetiştirmek istediklerini söyledi. Yer arayışının sürdüğünü belirten Siyah-Beyazlılar'ın patronu "Şehir merkezinde bir yer istiyoruz. Üniversitenin bir kısmı sporla da alakalı olacak" dedi. Üniversitede sağlık, hukuk, mühendislik ve sanat eğitimi verilmesi planlanıyor
Star

Süper Lig'de 26. haftaya lider olarak giren ve şampiyon olup 4. yıldızı takmayı hedefleyen Galatasaray'da 23 Mayıs'ta yapılacak genel kurul için kılıçlar erken çekildi. Mali genel kurulda "Kulübü daha fazla borçlandırdığı için" ibra edilmeyeceği konuşulan eski Başkan Ünal Aysal ve Başkan Duygun Yarsuvat yönetimlerinin ayrı ayrı ibra edilmesinin ardından yapılan yönetim kurulu toplantısında büyük deprem yaşandığı ortaya çıktı. Sarı-Kırmızılılar'da başkanlık için adayların tek tek ortaya çıkmasının ardından başkan yardımcısı Dursun Özbek de seçim çalışmalarına mali genel kurulun ardından start vermişti. Sportif AŞ yöneticisi Ali Dürüst ile Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak da Özbek'le beraber hareket ediyordu. Dürüst ve Albayrak olaylı yönetim toplantısında Dursun Özbek'i şoke eden kararlarını açıklarken, Başkan Yarsuvat da 2. Başkan Hamdi Yasaman'la ipleri kopardı. Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak, Özbek'e, "G.Saray'a hizmete devam ama sizinle değil. Biz yokuz" dedi. Toplantıya bir de Hamdi Yasaman ile Albayrak'ın tartışması ve başkan Duygun Yarsuvat'ın olaya "nokta koyması" damga vurdu. Yasaman, Abdurrahim Albayrak'ı kulüp üzerinden reklam yapmakla suçladı. Bunun üzerine Başkan Yarsuvat, Yasaman'ın yersiz konuşmalarına ve demeçlerine vurgu yapıp "istifa et Hamdi" restini çekti.
Star

Banvit, Eurocup'ta final için ilk adımı, turnuvanın en büyük favorilerisi Khimki Moskova'yı devirerek attı. Rus temsilcisini 83-82 mağlup eden Bandırma ekibi, turu rövanşta alınabilecek galibiyete bıraktı İLK çeyrekte Paul Davis'le sayılar bulan rakibe karşı temsilcimiz, Chuck Davis'le cevap verdi. Çeyreği 22-19 önde bitirsek de periyot başlarını iyi oynayan Khimki, 2. yarıya 5-0'lık seriyle girdi. Bu anlarda Davis'e, Rowland'da eşlik edince Banvit, üstünlüğü ele aldı ve 3. çeyreğe 40-36 önde girdi. 3. çeyrekte rakibe bol bol hücum ribaundu verip Rice'da bir türlü çözüm bulamadık ve ibre rakibe geçti. BU periyotta ABD'li yıldız 11 sayıyla takımını sırtlasa da Can Maxim Mutaf'in son saniye üçlüğü bizi son bölüme önde soktu: 60-59. SON bölümde potamızı Vyaltsev ve Monya ile dışarıdan vuran Khimki'ye misillemeyi Can Mutaf ve Şafak'la yaptık. Veremeenko'nun serbest atış çizgisindeki yüzdeli oyunu ve Rowland'ın liderliğinde maçtan 83-82 galip ayrılan Banvit, final yolunda yolu yarıladı.
Vatan

G.Saray'da 23 Mayıs'ta yapılacak seçimler öncesinde kazan kaynamaya başladı. "Derin G.Saray"ın Dursun Özbek'i vetosundan sonra gözler Faruk Süren ve Ünal Aysal'a çevrildi. Adnan Öztürk'ün karsısına çok güçlü bir aday çıkartmak isteyen ve 3 yıllık süreçte kulübün üzerindeki mali kamburu kaldırmayı planlayan "Derin G.Saray", güçlü yönetim için düğmeye bastı. Özbek'e, "Sen 2. adam ol" diyen camia, önce Faruk Süren'e teklif götürecek. "Tecrübeli başkan" parolası ile yola çıkan kulübün ileri gelenlerine Süren'in "İslerim yoğun" gerekçesini sunup "Hayır" demesi %100 gibi. Ardından gözler tamamen Ünal Aysal'a çevrilecek. 10 Nisan'da karar vereceğini açıklayan Aysal'a, "Ekip hazır, gel başkan ol" denecek. Genç aday kriteri koyan ama bu isim çıkmayınca camiadan gelecek baskıya "hayır" dememesi beklenen Ünal Aysal da 23 Mayıs'taki seçime girecek. Aysal'ın ekibinde Dursun Özbek, Ali Dürüst, Abdurrahim Albayrak, Refik Arkan gibi önemli isimler var. Ayrıca Mete İkiz, Ebru Köksal, Ural Aküzüm gibi isimlerin de listeye girmesi bekleniyor. Bu arada "Biz yokuz" mesajı verdiği iddia edilen Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'ın Ünal Aysal'ın etrafında toplanma teklifine ne yanıt vereceği merak konusu. İkilinin sıcak baktığı ancak önümüzdeki gelişmeleri takip edip son kararı verecekleri ve yönetime girecekleri öğrenildi. 2011 seçimlerinde Ali Dürüst ve Albayrak'la yola çıkan Aysal, 2013 haziranında ikiliyle yolları ayırmış ama "En büyük hatam" diye konuşmuştu.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme