6 Nisan 2015 Pazartesi

06.04.2015 Genel Gündem



06.04.2015

GÜNDEM

Romeo'yla Veda
Meclis, 24'üncü yasama döneminde 4 yılı yüksek gerilim, çetin kavgalar, hakaret ve küfürlerle geçirirken, finali karşılıklı jestler ve duygusal bir vedayla yaptı. Son çalışmasını cumartesi gecesi İş Sağlığı Yasası'yla yapan Meclis Genel Kurulu, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in verdiği milletvekillerinin özlük haklarıyla ilgili yasa teklifini ise muhalefet partilerinin çekinceleri nedeniyle sonuçlandırmadı. 24'üncü dönemde 421 yasa yapan Genel Kurul, toplamda 3 bin 850 saat çalıştı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda özel bir oturum yapacak olan Meclis, sonrasında yeni milletvekilleriyle 7 Haziran'daki seçim sonuçlarının ilanından sonraki 5'inci günde saat 15.00'te toplanacak. Yasama döneminin son oturumuna CHP'li Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlık etti. Tüm partilerin grup başkanvekillerinden övgüler alan Mumcu'ya AK Parti yönetimi de zarif bir sunumla çiçek takdim etti. AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Zarafetinizi ve inceliğinizi hiçbir şeyin tamamlayamayacağını biliyoruz ama Meclis'in zarafetini göstermek için şimdi buradan bir arkadaşımız size çiçek takdim edecek" sözleriyle Mumcu'ya jest yaptı. Mumcu da "Bu sözlerin beni ne kadar derinden duygulandırdığını da bilmenizi istiyorum. TBMM'nin bundan sonra ve her zaman evrensel hukuk ilkelerinin uygulamalarına sahne olduğu, fiziki şiddet eylemlerinin değil, fikirlerin özgürce ortaya konulduğu bir yer olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Partilerin grup başkanvekilleri de iyi dileklerle veda ettiler. AK Partili Bostancı, diyalektik felsefeden, Shakespeare'den, Mevlana'dan ve bazı düşünürlerden yaptığı alıntılarla muhalefetten de alkış aldı. "Başlangıç ve bitiş birbirinin kardeşidir. Buna 'diyalektik' diyorlar" diyen Bostancı, şunları söyledi: "Zıtlar bir birlik oluşturur. Shakespeare'in Romeo ve Juliet'te ölümsüz bir repliği vardır. Romeo, Juliet'in balkonuna gelir, uzun uzun konuşur, vaktin nasıl geçtiğini bilemezler, sonuçta sabah olurken Juliet der ki: 'Romeo, çok geç oldu, artık git.' Romeo tan yerine bakar, der ki: 'Vakit o kadar geç ki artık erken sayabiliriz.' Vaktin çok geç olduğu, erken saydığımız zamanlarda birlikte çalıştık. Mevlana'ya diyorlar ki: 'Bu kadar okudun, bu kadar öğrendin. Sonuçta ne öğrendin?', 'Haddimi bilmeyi öğrendim' diyor Mevlana. Şöyle Meclis'e baktığımda aslında herkesin halk çocuğu olduğunu görüyorum. Evet, ben de postacı Osman'ın çocuğuyum. Babam mektup dağıtırdı, annem Ümmi Elif Hanım'dı. Aslında benim hikâyem buradaki herkesin hikâyesi. Aklıma vekil olmak gelmezdi bile. Bırakın vekil olmayı, arabamın olacağını bile düşünmezdim. Ama Cumhuriyet ve demokrasi -işte borçlu olduğumuz budur arkadaşlar- milletin çocuklarını buraya taşıyor. Milletin içinden geldiğimiz için kesinlikle bu milletin birliği, dirliği ve geleceği için dövüşeceğiz, kavga edeceğiz, müzakere edeceğiz, uzlaşacağız. Her şey o diyalektiğin içinde ama birlikte koşmaya devam edeceğiz." MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Yanlışı def edelim diye gayret ettik. Hepimizin araması gereken husus, iyide ve güzelde buluşmak, diyalog ve uzlaşmadır" derken, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de "Sesimizin en yüksek çıktığı anda dahi, bizim taleplerimiz Türkiye içindi. Hep birlikte bir gemide gidiyoruz, arzumuz bu geminin batmamasıdır. Bu şiddetin bir daha olmaması, temel arzumuzdur. Her şeyi konuşarak ve uzlaşma kültürüyle çözmeliyiz" görüşünü dile getirdi.
Hürriyet


Karanlık Eller Suçlandı
Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan soruşturmasının üzerine kararlılıkla gidiyordu. Ama bazı karanlık eller, olayın aydınlatılmasını istemeyenler var; terörün asıl nedeni bu. AKP sıkıştı, yönetemiyor. Çareyi terörde buldular. Bir ülke için en tehlikelisi budur, uyarıyorum. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan soruşturmasının üzerine kararlılıkla gidiyordu. Ama bazı karanlık eller, olayın aydınlatılmasını istemeyenler var; terörün asıl nedeni bu" dedi. Kendisine yönelik, "Berkin Elvan'ın bakkala ekmek almaya gittiğinin belgesi varsa göstersin" diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a da yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Artık anne-baba çocuğunu bakkala yollarken ellerine imzalı kâğıt mı verecek. Böyle bir şey nasıl olabilir? Bunun akılla, mantıkla bağdaşır en küçük bir yanı yok" diye konuştu. CHP lideri, Hürriyet'e şunları söyledi: Kararlıydı Rahmetli Savcımız Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan soruşturmasını kararlı bir şekilde, en sağlıklı soruşturma çabasında bir yargı insanıydı. Bunu iyi biliyoruz. Aileyi de biliyoruz. Neden soru soruyorsunuz diye suçlanıyoruz. Böyle bir olayda biz soru sormayacağız da kim soracak. Birilerinin politik olarak bu soruyu sorması şarttı, bizim görevimiz budur. O Kadın nerede Bu ülkede yaşayan herkesin şu söyleyeceklerimi sorgulamasını bekliyorum. Örgüt üyeleri aranıyor, yani belli isimler. Bu isimler gelip eylem yapıyorsa istihbarat nerede? Onun için diyorum ki istihbarat başka şeylerle ilgili. Onlar terör örgütlerini izlemek yerine, iktidara malzeme taşımak için muhalefetteki siyasi partileri dinler, izlerse terör ortaya çıkar. Bakınız Taksim'in göbeğinde uzun namlulu silahla polise ateş edildi. Bir kadının bunu yaptığı belirtildi. O kadın yakalandı mı, yakalanmadı. Bu da gösteriyor ki ortada ciddi bir zafiyet var. Uyarıyorum Bütün bunları düşündüğünüz zaman görünen AKP'nin sıkıştığıdır. Yönetemedi, yönetemiyor; ekonomik anlamda, dış politikada, eğitimde Her alanda sıkışmış durumda. Siyaset de üretemediği için sorunların altında eziliyor. O sorunların altında ezilen bir de Başbakan var, vesayet altında kaldığı için. Bu ezilmenin altından çıkamadıkları için çareyi terörde buldular. Bu çok tehlikelidir, bir ülke için en tehlikelisi budur, uyarıyorum. Toplumu ayrıştırıyorlar, bölüyorlar bunların hepsi tehlikeli girişimler. Bugüne gelmemizin nedenin başında da iktidarın izlediği bu politikalardır. Herkesi kucaklamak isterken onlar kendileri gibi düşünmeyen, kendilerine oy vermeyen herkesi düşman ilan ettiler. Bu politika felakettir.
Hürriyet

Sosyal Medyada İhbar Dönemi
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, internet ortamında kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda yapılması gerekenlerle ilgili uyarılarda bulundu. Saniyede milyarlarca içeriğin dolaşımda olduğu internet ağında, kullanıcıların zaman zaman istenmeyen durumlarla karşılaştığını söyleyen Acarer, şu bilgileri verdi: Birçok kullanıcı Twitter ya da Facebookta kendi adına hesap açılıp kişisel verileri paylaşıldığında panik olabilir. Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, https://www.ihbarweb.org.tr/ohg/ adresi üzerinden başvuru yapabilir. Başvuru kılavuzu dikkatlice incelenmeli ve formların doldurulması gerek. Kişi hukuksuz olduğunu iddia ettiği içerikle ilgili 24 saat içinde mahkeme kararı da almalı. Kişiler öncelikle içerik sağlayıcısına ulaşamazsa yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yapıp, içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilir ya da doğrudan sulh ceza hakimine başvurarak, içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir. Bu talebin içerik veya yer sağlayıcısı tarafından en geç 24 saat içinde cevaplandırılır. Hakim de erişimin engellenmesine karar verebilir. Kanun, kişilik haklarının ihlal edildiğini düşünen kişilere içeriğin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesini talep etme hakkı verilmiştir. TİB bu konuda yol gösterici olması için bir doküman hazırladı. www.tib.gov.tr adresinden söz konusu dokümana ulaşılarak bazı internet siteleri için içerik şikayet süreçleri ve iletişim bilgilerine erişilebilir.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 100, 5211-100, 6306
ABD Doları 2, 5658-2, 5679 / Euro 2, 8219-2, 8244/ İngiliz Sterlini 3, 8260-3, 8325    

Biz Kârdan Vazgeçtik Şimdi Sıra Devlette
Türkiye'nin Rusya'ya tekstil ve hammaddeleri ihracatı bu yılın ocakmart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 geriledi ve 201 milyon dolardan 115 milyon dolara indi. Rusya'daki bu olumsuz tabloya neden olan ekonomik krizle nasıl mücadele edileceğine dair öneriler geliştirmek için İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) önderliğinde, Moskova'ya gelen, LASİAD, OTİAD, MESİAD başkanları, hem Rus işadamlarıyla hem de Rusya'da yerleşik Türk markalarının temsilcileriyle buluştu. Moskova Ticaret ve Sanayi Odasını ve Mosbuild 2015 Ev Dekorasyon Fuarını ziyaret eden heyet, çözüm için bir dizi öneri geliştirdi. Rusya'da çok sayıda mağazası olan marka temsilcileri, rublenin devalüe olmasından beri müşteri ve yetişmiş işgücü kaybetmemek için toptan ve perakende fiyatları yüzde 30-40 civarında indirdiklerini kriz sona erene kadar kârlılıklarından fedakarlık ederek satışa devam edeceklerini vurguladı. Bazı firma temsilcileri, hükümetin de Rusya'da yerleşik Türk markaları için 'yerel teşvik' vermesini önerdi. Kriz nedeniyle Moskova Başta olmak üzere birçok Rus kentinde mağazalaşma fırsatları da doğduğunu söyleyen temsilciler, "Şu anda var olan destekleri genişletip hızlandırsınlar. Turquality desteklerini de Rusya özelinde yeniden ele alsınlar. Ayrıca önümüzdeki 1 yıl boyunca Rusya'da nüfusu 1 milyonu aşan şehirlerde 'Türk markaları için alışveriş festivalleri' de düzenlenebilir ki bu çok olumlu sonuçlar verebilir" diye konuştu.
Hürriyet

Botaş'tan Sıvı Gaza İndirim
BOTAŞ, bu ay sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) toptan satış fiyatında yüzde 10 indirim yaptı. Böylece bin metreküpü yaklaşık 1150 TL olan LNG'nin fiyatı, indirim sonucunda 1035 liraya düştü. LNG toptan satış şirketleri, çoğunlukla boru hattının gitmediği yörelerdeki tüketicilere sıvı doğalgazı götürüyor ve LNG satış fiyatları da konut ve sanayiye satış fiyatından bağımsız olarak belirleniyor. Bir sektör temsilcisi, LNG'nin ağırlıkla ücra noktalardaki sanayi tesisleri tarafından kullanıldığına dikkat çekerek, "Toptan satış şirketlerine yapılan bu indirim, nihai tüketici dediğimiz işletmelere de belli oranda yansıyacaktır. LNG fiyatının bir miktar da olsa geriye gelmiş olması, bu sanayi tesislerinin maliyetleri açısından da pozitif bir değer oluşturacak" diyor. BOTAŞ'ın, bu ay LNG toptan satış fiyatlarında indirime gittiği öğrenildi. Bu indirimin, sanayi tesisi ve oteller gibi son tüketicilere de yansıtılması bekleniyor. Yüzde 10'luk indirim ile bin metreküp LNG'nin fiyatı bin 35 liraya düşüyor. Sanayicilerin boru hattından aldıkları gazın fiyatı ise 782 lira. LNG sektörü temsilcileri, "Boru hattı doğalgazının ulaşmadığı noktalardaki sanayici ve işletmeler, alternatif enerji kaynağı kullanmak zorunda. Ücra köşede bir otel düşünün. Boru hattını götüremediğiniz zaman, alternatif enerji kaynağı kullanmak zorunda. Bu durumda akaryakıt ürünleri, gazın LNG ve CNG (sıkıştırılmış doğalgaz) hali veya LPG kullanabilir. LPG ÖTV'si yüksek bir yakıt, sanayici ekonomik nedenlerle pek tercih etmiyor. Sanayiciler daha çok doğalgazın diğer formlarını tercih ediyor. LNG bugün yaklaşık 2 bin 500 sanayi kuruluşuna götürülüyor. Türkiye'de yıllık 600 milyon metreküp LNG, 100 milyon metreküp CNG tüketimi söz konusu. 50 milyar metreküplük doğalgaz pazarı içinde oldukça küçük bir operasyon" yorumunu yapıyor. LNG'nin Türkiye'deki iki terminalden temin edilerek, gerek gazlaştırıp boru hattından verilebildiğini, gerekse tankerlerle taşındığını ifade eden sektör temsilcileri, "Şu anda dokuz adet LNG toptan satışı yapan firma var, yaklaşık 300 tanker LNG taşıyor. Türkiye'nin hemen hemen her yerine gidiyor" diyor. Boru hattının ulaştırılmadığı bölgelerdeki küçük sanayi tesislerinin LPG yerine daha çok LNG kullanmayı tercih ettiğini dile getiren bir başka sektör temsilcisi de "LPG ve LNG fiyatı arasında üçte bir oranında fark var. Üçte bir fiyat farkı nedeniyle LPG kullanmak yerine tankerlerle taşınan LNG kullanmayı tercih ediyorlar. Ancak son dönemde doğalgaz çok yaygınlaştı. Küçük yerleşim birimlerinde bile doğalgaz kullanılmaya başlandığından dolayı bu tür alternatif yatkılara ihtiyaç duyan sanayi tesislerinin sayısı da azalmaya başladı. Ulaşım açısından da bayağı uzak yerlerdeki tesisler haline dönüşmeye başladı" diyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri ise LNG satış fiyatlarının, abone ve sanayiye doğalgaz satış fiyatından bağımsız olarak belirlendiğine dikkat çekerek, "Biz nisan ayında LNG toptan satış fiyatlarında indirim yaptık. BOTAŞ abonelere bin metreküp başına 848 TL, sanayi müşterilerine 782 TL, LNG toptan satış şirketlerine ise indirimle birlikte bin 35 liradan gaz satıyor" bilgisini paylaşıyor.
Hürriyet

Taşıt Alımında Vergi Kaybına Set Çekilecek
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ilk adımı akaryakıt sektörü için atılan ÖTV düzenlemesinin, ikinci kısmının da hazır olduğunu belirterek, "Yılda yaklaşık 12.5 milyar lira ÖTV geliri elde edilen motorlu taşıtlarla ilgili mevzuattaki dağınık yapı toparlanacak ve gri alanlar giderilecek" dedi. Otomobil, otobüs, kamyon, kamyonet, motosiklet, iş makineleri, hava araçları ve gemiler gibi geniş bir yelpazedeki motorlu taşıtlar alanına el attıklarını anlatan Şimşek, "Mevzuat herkes tarafından kolayca anlaşılır hale gelecek. Düzenlemeyi önümüzdeki günlerde Başbakanlığa göndereceğiz. Taşıt tesliminde düşük matrah beyanı ve matrah aşındırmasından kaynaklı vergi kayıp ve kaçağını engellemek için ÖTV matrahının tespiti hususunda tereddütlü alanları netleştirdik. Bu sayede taşıt alımlarında yaşanan vergi kayıplarının önüne geçilecek. Yapılan düzenlemeyle herhangi bir vergi artışı, azalışı veya herhangi bir istisnanın kaldırılması söz konusu değil. ÖTV konusunda yeni bir dönem başlayacak. İlgililerin konuyu anlamak için onlarca farklı mevzuata bakmasına gerek kalmayacak ve vatandaşın işi kolaylaşacak" diye konuştu.
Türkiye

Lüks Otomobil Vurguncusuna Maliye'den 400 Milyon Tl Ceza
Lüks oto ithalatını mercek altına alan Maliye, vurguncuları tespit etti. Farklı yöntemler kullanılarak ÖTV kaybı oluşturanlara vergi cezası kesildi. Lüks oto ithalatında vergi kayıp ve kaçağının tespiti ve bu kaçağın önlenmesi amacıyla başlatılan denetim çalışmalarında 309,3 milyon Türk Lirası matrah farkı bulundu. 125 milyon liralık vergi farkı tespit edilirken, 1 yılda 338,2 milyon lira ceza kesilmesi öngörüldü. Daha sonra devam eden denetimlerde lüks araç satışı gerçekleştiren mükelleflerin iş merkezleri, şubeleri ve araç depoları nezdinde de fiili envanter denetim çalışmaları yapıldı. Denetimler sonucunda düzenlenen fiili envanter tutanaklarının değerlendirilmesiyle vergi kayıp ve kaçağına sebep olma bakımından riskli bulunan mükellef hakkında yapılan vergi incelemesi gerçekleştirildi. İnceleme sonucunda 4,7 milyon liralık matrah farkı, 28 milyon lira vergi farkı tespit edilirken, 64,8 milyon lira ceza kesilmesi öngörüldü. Toplamda 400 milyon lira ceza kesildi. Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın kontrollerinde 'çifte fatura' başta olmak üzere lüks araçların yüksek vergi ödemeden Türkiye'ye sokulduğu tespit edildi. Örneğin normalde 100 bin Euro'ya alınan bir aracın fatura bilgisi 50 bin Euro olarak düzenleniyor. Banka ve Maliye sistemine dahil olmaması için aradaki 50 bin Euro farklı bir kanaldan ödeniyor. Lüks otomotiv ithalatında çok sayıda şirketin başvurduğu en sık kullanılan yöntem düşük ÖTV tahakkuk etmesi için aracın değerinin düşük gösterilmesi olurken, bir başka yöntem ise 50 bin Euro olan aracın 40 bin Euro'su ÖTV matrahına konu edilirken, 10 bin Euro'su ise aksesuar olarak gösteriliyor. Üçüncü yöntem ise yurtdışından kredi ile alınmış veya 3-4 ay kullanılmış araçların sıfır gibi gösterilerek düşük fiyattan ülkeye girişinin yapılması.
Star

Paritenin Gözü Fed Tutanaklarında
Piyasalarda "ihtiyaç duyulan" önemli düzeltmelerden birisi de Euro/dolar paritesinde. Bu hafta için 1.1090 seviyesi önemli olacak. Bu seviyenin test edilmesi yeterli değil, günlük kapanış bazında da geçilmesi gerek. Eğer bu seviye geçilecek olursa euroda önümüzdeki haftalara da sirayet edecek bir düzeltme hareketi yaşanabilir. Eğer TDİ verisi sonrasında da bu başarılamaz ise euroda yakın bir vadede (diyelim ki bir-iki ay) yeni bir dip görülme ihtimali artacaktır. Çarşamba günü açıklanacak Fed tutanaklarında piyasaları "rahatsız" edecek bir faiz artış tartışması yoksa ve paritede 1.1090 seviyesi aşılırsa ilk önemli hedef 1.1300 (düz!) seviyesi olacak. Bu seviyenin ilk denemede aşılmasını beklemiyorum.
Vatan

Tarih Tekrar Ederse, Borsa Nisanda %5 Kazandırabilir
Borsa İstanbul 2015 yılına iyi başlasa da şubat ve mart aylarındaki dolar bazlı değer kayıplarıyla 2014 yılı kazançlarının nerdeyse tamamını geri verdi. BIST 100 endeksi ocak ayındaki yüzde 3,76'lık yükselişin ardından şubat ve mart aylarında toplam yüzde 9,10 değer kaybederek yatırımcısını üzdü. Dolar bazında ise yılın ilk çeyreğinde endeksin değer kaybı yüzde 15,23'ü_bularak, 2014 yılının tamamında elde edilen yüzde 16,35'lik kazancın neredeyse tamamını sildi. 2015 yılına pozitif bir başlangıç yaparak ocak ayında 91.805,74 puana kadar yükselen BIST 100 endeksi, analistlerin beklentilerinden daha önce başlayan küresel piyasa faizlerindeki yükseliş eğilimi ve doların değerlenme süreciyle banka payları öncülüğünde düşüşe geçti. Endeks, gördüğü en yüksek seviyeden yüzde16,5'lik kayba neden olan bir düşüş trendine girerek 76.642,13 puana kadar geriledi._ Endeks martın ikinci yarısında etkili olan tepki yükselişiyle kayıpların bir kısmını telafi etti ve böylece ilk çeyreği yüzde 5,69 değer kaybıyla 80.846,03 puandan tamamladı.
Akşam

DÜNYA

Sana'dan İstanbul'a
Yemen'de süren iç karışıklık nedeniyle, geçtiğimiz cuma günü yurda getirilen 55 Türk vatandaşının ardından 185 Türk vatandaşı da Türk Hava Yolları (THY) uçağıyla tahliye edildi. Hürriyet Daily News'ten Sevil Erkuş'un haberine göre başkent Sana'dan tahliye edilen Türk vatandaşlarının 120'den fazlasının bu ülkede faaliyet gösteren Gülen Cemaati'ne ait Türk okullarının personeli olduğu öğrenildi. Önce Aden'de, ardından Sana'daki Türk okullarının güvenlik nedeniyle kapatılmasının ardından personelin büyük bölümünün Türkiye'ye dönmek istediği belirtiliyor. 10 kişinin Yemen'de kalıp, faaliyetlerine devam eden Taiz kentindeki Türk okuluna geçtiği kaydedildi. THY uçağına binen 185 Türk vatandaşı ve Türkiye'den yardım isteyen ülkelerin vatandaşları olan 45 kişi Sana Uluslararası Havalimanı'ndan THY uçağıyla TSİ 12.40'ta İstanbul'a hareket etti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Yabancı vatandaşlar da dahil toplam 230 kişiyi böylece Sana'dan İstanbul'a getiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, böylece gücüne ve büyüklüğüne yakışan bir operasyonu daha başarıyla gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. Kaynaklara göre Sana'daki Türklerin tahliyesi THY uçağının iniş izinleri nedeniyle gecikti. "Kararlılık Fırtınası" operasyonunun harekât merkezi ve Yemen sivil havacılık yetkililerinden gerekli izinlerin alındığı ve tahliye operasyonu hakkında, Husiler dahil Sana'daki tüm siyasi gruplara bilgi verildiği belirtiliyor. DYemen'in Aden kentinden, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Büyükada Korveti ile tahliye edilerek Cibuti'ye nakledilen 55 Türk vatandaşı, geçen cumartesi akşam saatlerinde uçakla İstanbul'a gelmişti. Aden'deki Türk vatandaşlarının tahliyesi Perşembe günü için planlanmış, ancak koalisyonun kentte başlattığı askeri operasyon nedeniyle Büyükada Korveti limana yanaşamamıştı. Yemen'den dönenler, yoğun bombardıman nedeniyle evlerinden dışarı çıkamadıklarını anlattı. Sana'daki bir okulda öğretmenlik yapan Ahmet Karagöz, görev yaptığı okulun yakınına ilk gün bomba düştüğünü söyleyen Karagöz, "Gece birden yerimizden fırladık. Camlar sallandı ve kapılar açıldı. Sonra 4,5 saat hiç durmadan devam etti" dedi. Ayşe Oğuz da "Orada hiç dışarı çıkmıyorduk. Sürekli evdeydik. Böylece güvende kalıyorduk" diye konuştu.
Hürriyet

Batı, Irkçılık Ve İslamofobi Bataklığında
Temaslarda bulunmak için Almanya'ya gelen Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Baş Müzakereci Volkan Bozkır, Batı ülkelerine ırkçılık uyarısında bulundu. Bozkır, "Batı'da ırkçılık, ayrımcılık ve İslamofobi son yıllarda ciddi bir artış gösteriyor. Müslüman ülkelerde yaşayanlara ön yargının hızla arttığını görüyoruz" dedi. Rheinland-Pfalz Eyaleti Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından düzenlenen programında konuşan Bozkır, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık politikalarının bir türlü sona erdirilemediğini ifade etti. Batı toplumlarında Müslümanlara karşı İslamofobi kaynaklı nefret söylemleri, ayrımcılık politikaları ve camilere saldırı girişimlerini toplumları üzdüğünü söyleyen Bakan Bozkır, "Bu var olan farklılıklarla birlikte yaşama zafiyeti süratle düzeltilmelidir, Müslüman ve Türk toplumuna ayrımcı yaklaşım ve nefret söylemi sona erdirilmelidir. İslamofobinin de tıpkı ırkçılık gibi bir insanlık suçu olarak görülmesi gerekmektedir. Kelime anlamı itibarıyla barış anlamına gelen İslam'ın terörü teşvik etmesi asla mümkün değildir. Bunu hiç birimiz kabul edemeyiz" dedi. Terörü "İslam terörü" diye adlandırmanın tamamen yanlış olduğunu vurgulayan Bozkır, "Norveç'te yüzlerce çocuğu katleden Hristiyan terörist olmuyor da, uçağı dağa vuran Alman pilot Hristiyan teröristi olmuyor da neden İslam ile terör yan yana getiriliyor. Bunu kabullenmek mümkün değildir. Terörist teröristtir. İslam teröristtir diye bir kavram olmaz. İslam'da zaten insanları öldürmek, insanları katletmek gibi bir hissiyat da olmaz, konu da olmaz. Dolayısıyla biz her gördüğümüz yerde buna olan itirazımızı ve isyanımızı dile getiriyoruz. Batı camiası bunu anlayana kadar da dile getireceğiz. Artık 'Avrupa bir Hristiyan alemidir' dönemi geride kaldı. Avrupa'da 5 milyon Türk yaşıyor, Müslüman yaşıyor. Bunların hakkını vermek mecburiyetindedir. Bu insanlarımız öteki olarak hissettirmemek mecburiyetindedir. Eğer bu şekilde devam ederse de o zaman sonuçları gerçekten çok daha vahim olacaktır" diye konuştu.
Türkiye

Putin'in Maaşlı Trolleri Günde 100 Mesaj Yazıyor
Fransız Haber Ajansı (AFP), Rusya'da internette, Vladimir Putin hükümeti yanlısı yorumlar yapmak için maaş aldığı iddia edilen 'trolleri' araştırdı. AFP'ye konuşmaya ikna olan 'troll' Lyudmila Savchuk, iki ay önce internette gördüğü bir ilan üzerine bu işi yapmaya başlamış. Ülkenin ikinci büyük kenti St Petersburg için iyi bir para olan 700-800 dolar aldığını belirten Savchuk, maaşın kendisini cezbettiğini söylüyor. Savchuk'un iddiasına göre, bir troll'ün görevi internette forumlara "Putin harika", "Ukraynalılar Faşist", "Avrupa çöküyor" gibi yorumlar yapmak. Savchuk, "Bizim işimiz tüm olayları hükümetin politikaları ve Putin'in kişiliğini övecek şekilde yorumlamak" diyor. Savchuk, Live Journal adlı popüler Rus sosyal medya platformunda bir ev hanımı, bir öğrenci ve bir sporcu olmak üzere üç farklı profil yürütüyor. Günde ortalama 100 yorum yapması gerekiyor. Savchuk'a her sabah o günkü görevi bildiriliyor, savunacağı konuların listesi veriliyor. Örneğin "Ukrayna IMF yardımını garantilemek için reform planını onayladı" başlıklı görevi kapsamında Savchuk'un olumlu gibi görünen haberi olumsuzlaştırması gerekiyor, bunun için "Ukrayna hükümetine göre ordunun ihtiyaçları halkın ihtiyaçlarından daha önemli" gibi yorumlar yaptığını anlatıyor. St Petersburg'taki binada çalışanların büyük kısmının öğrenci olduğunu belirten Savchuk, "Apolitikler ve hiçbir şeyi ciddiye almıyorlar. Bu onlar için sadece para kazanma yolu" diyor. Savchuk, az sayıda işini büyük bir zevkle ve görev bilinciyle yapan kişilerin de olduğunu ekliyor.
Milliyet

Diaspora'ya Karşı 24 Nisan Hamlesi
Amerika'da yaşayan Türkler, Ermenilerin 1915 olaylarına dair Türkiye'ye karşı yürüttükleri karalama kampanyaları karşısında atağa geçerek, başkent Washington, New York, Teksas ve Massachusetts'te de önemli noktalara afişler astırmaya ve ilanlar vermeye başladı. ABD merkezli 145 Türk-Amerikan sivil toplum kuruluşunca oluşturulan Yönlendirme Komitesi, girişimin ilk ayağı olarak, başkent Washington'daki bazı metro durakları ile otobüs hatlarına dev afişler yerleştirdi. Afişlerde, "Bizi birleştir, ayırma" sloganları kullanıldı. Ermenilerin 1915 yılı olaylarının yıldönümü olarak gördüğü 24 Nisan için de hazırlanan Yönlendirme Komitesi, Türkler ile Ermeniler arasında dostluk köprülerinin kurulması için 24 Nisan'da Washington'da "Barış ve Dayanışma'' sloganıyla yürüyüş yapacaklarını açıklamıştı. Bazı Ermeni grupların her yıl 24 Nisan'da Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği önündeki kaldırımı işgal ederek aleyhte gösteriler düzenlemesi nedeniyle, yürüyüşten sonra Türkler büyükelçilik binası önünde hazır bulunmayı sürdürecek. Ayrıca Amerikalı Türkler, 14 Nisan'dan itibaren büyükelçilik önündeki kaldırımı Ermeni göstericilere kaptırmamak için gecegündüz nöbet tutacak.
Star

Pegıda Londra'da Da Taraftarsız Kaldı
İslam ve göçmen karşıtı "Avrupa'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar" (PEGIDA) hareketinin İngiltere kolu, başkent Londra'da Başbakanlık binası önünde protesto gösterisi düzenledi. Hareketin Londra'da düzenlediği ilk gösteriye yaklaşık 100 PEGIDA destekçisi katıldı. "Londra Faşizm Karşıtları (AFN)" ve Londra merkezli "Faşizme Karşı Birleş (UAF)" isimli grupların 400'den fazla üyesi ise, PEGIDA protestosuna tepki olarak karşı gösteri yaptı. Gruplar karşı gösteride, "PEGIDA geri git", " PEGIDA defedilmeli", "Nazileri kim koruyor? Nazileri polis koruyor" gibi sloganlar atarken, üzerinde "Irkçılığa hayır", "İngiltere'de- PEGIDA gösterisine bir daha asla" ve "PEGIDA'nın İngiltere'de kök salmasına izin verme" yazılı pankartlar taşıdı.
Star

Nükleer Bombayı Patlattı
ABD ve diğer Batı ülkeleri ile nükleer müzakerelerde uzlaşıya varmak için çok yoğun çaba sarf eden Iran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, İran'da anlaşmadan memnun olmayan muhafazakar kesimin hatırına sert bir çıkış yaptı. Zarif, ABD'nin varılan anlaşmaya aykırı hareket etmesi halinde, nükleer programa devam edeceklerini söyledi. "Nükleer programda elde ettiğimiz kazanımlara geri dönebiliriz ve kimse bizi bu yoldan alıkoyamaz" ifadesini kullanan Zarif, Iran devlet televizyonunda katıldığı programda, ülkesine uygulanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) yaptırımlarının, anlaşmanın uygulandığı gün tamamen kaldırılacağını da belirtti.
Akşam

POLİTİKA

Kadın Vekiller İçin Özel Önem
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teşkilata yönelik temayül yoklamaları, kamuoyu önderleriyle görüşme ve ikili temaslarının ardından partisinin milletvekili aday listesini hazırlamak için Genel Merkez'deki makam odasına kapandı. Osmaniye'den aday olan Bahçeli'nin, son dakika değişikliği yaşanmazsa genel başkan yardımcılarından Semih Yalçın'ı Gaziantep'ten, Şefkat Çetin, Tuğrul Türkeş, Zuhal Topçu, Mevlüt Karakaya'yı Ankara'dan aday gösterecek. Eski Merkez Bankası Durmuş Yılmaz ile eski Kadın Kolları Başkanı ve başörtülü olan Hediye Akdere'nin de Ankara listesinde yer almasına kesin gözüyle bakılıyor. Ankara listesinde, Yaşar Yıldırım, Özcan Yeniçeri, Mustafa Erdem, Mehmet Damar, Hamit Ayanoğlu, Osman Durmuş, İbrahim Çiftçi, Mehmet Ali Tanrıverdi, Lütfü Şahsuvaroğlu ve Mustafa Mit gibi isimler yer alıyor. Bahçeli'yi zorlayacak İstanbul listesinde de önemli isimler bulunuyor. Genel Başkan Yardımcıları Atila Kaya, Celal Adan ile TBMM Başkanvekili Meral Akşener'in tartışmasız yerlerini korudukları öğrenilirken, Prof. Dr. Ümit Özdağ ile trafik kazasında hayatını kaybeden Adnan Kahveci'nin oğlu Cihan Kahveci'nin de İstanbul listesinde yer bulacağı belirtiliyor. İstanbul listesindeki isimler şöyle sıralanıyor: Ali Torlak, Murat Başesgioğlu, Abdurrahman Başkan, Ahmet Turgut, Mehmet Aslan, Ömer Balıbey, Arif Tevetoğlu, Ahad Andican, Sait Gönen, Suat Başaran. İzmir listesinde ise MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun iki ayrı bölgeden ilk sırada yer almaları netleşirken, listede akademisyen Senem Kılıç, Erdal Sipahi, Şenol Bal, Müsavaat Dervişoğlu gibi isimlerde bulunuyor. Bahçeli, mevcut milletvekillerinden adaylık için başvurmayan 6 kişi dışındaki herkesi listeye koyacak. Ancak 15'e yakın milletvekilini ise seçilebilecek sıralarda yer almayacağı öğrenildi. Bahçeli, listede kadın ve genç isimlere de yönelecek. 180 kadın aday adayının 50'den fazlasını listeye taşıyacak olan Bahçeli'nin 10 kadın adayı seçilebilecek sıralara koyacağı dile getiriliyor. Bahçeli'nin aday adayı olan 36 engelliden ise bir kaçını milletvekili listesine taşıyacağı vurgulanıyor.
Milliyet

Suçlama: Sahte Rapor Hazırlamak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasıyla ilgili soruşturma kapsamında, geçen hafta TÜBİ- TAK Eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstütisü (UKAE) eski müdürü Gökhan Vıcıl ve Uzman Hamza Turhan 'delilleri yok etmek, değiştirmek ve belgede sahtecilik' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Üç kişinin neden tutuklandığı ortaya çıktı. VATAN'ın edindiği bilgilere göre 28-29 Aralık 2011'de Erdoğan'ın çalışma ofisi ve Çankaya resmi konutunda prizlerin içinde 'poliüretan malzeme'yle kamufle edilmiş 'böcek'ler bulundu. Bu malzemenin ne zaman imal edildiğini saptamak için 'Yaş Tayini Analizi' yapılması talebiyle TÜ- BİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi'ne müracaat edildi. Hasan Palaz, Ocak 2012'de bir yazı gönderip 'poliüretan malzemenin' katılaşma tarihinin 4-5 Aralık 2011 olduğunu bildirdi. Ancak 'poliüretan malzemenin' imal tarihiyle ilgili bir rapor yoktu. Bu nedenle ikinci kez TÜBİTAK'a başvruldu. Dönemin Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'nde (UEKAE) başuzmanı Gökhan Vıcıl'ın malzemenin 4-5 Aralık 2011'de yerleştirildiğine dair bir rapor gönderdi. Bu raporlardan sonra Vıcıl'ın önce enstitü müdür yardımcılığına sonra ise müdürlüğe atandığı iddia edildi.
Vatan

İnanç Özgürlügüne Önem Veriyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hıristiyan vatandaşların Paskalya yortusu ile Musevi vatandaşların Hamursuz Bayramları için kutlama mesajı yayımladı. Ayrı ayrı mesaj yayımlayan Erdoğan, önce Hıristiyan vatandaşların Paskalya Yortularını kutladı. Erdoğan mesajında, "Bizler, farklılıkları zenginlik olarak gören kadim medeniyetimizden aldığımız güç ve adalet anlayışıyla, insanların din, dil, etnik köken ayrımına maruz kalmamalarına; gelenek ve inançlarını özgürce yasayabilmelerine büyük önem veriyoruz" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, Hamursuz bayramı mesajında ise, "Yahudilerin Mısır'da esaretten kurtulmalarını simgeleyen Pesah, Musevilik inancının en önem dini bayramlarından biridir. Musevi vatandaşlarımızı 'Hamursuz bayramı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
Akşam


SPOR

F. Bahçe'nin uğradığı silahlı saldırı sonrası futbolcular yaşadıkları ilk paniğin ardından hemen telefonlarına sarılıp ailelerine iyi olduklarını bildirdiler. Onları da çok sayıda arayan vardı. Neredeyse hiç susmayan telefonlar bir ara hatların kilitlenmesine yol açınca aileler kısa süreli panik yaşadılar. İşte o sıralarda aileler ile birlikte arayanlar arasında milli takımın yıldızları da vardı. Başta Galatasaray ve Beşiktaş'ın oyuncuları olmak üzere takım ayrımı yapmadan tüm futbolcular telefonlara sarılmış ve milli takımdan da arkadaşları olan oyuncuları arıyorlar ve teselli etmeye çalışıyorlardı. Milli futbolcuların telefonda söylediklerinin ana fikri, "Bunlar sona erene ve bir daha gerçekleşmeyeceği garanti edilene kadar maçlara çıkmayalım. Ligler ertelensin. Bu olayın F.Bahçesi, G.Saray'ı, Beşiktaş'ı yok… Hepimizin başına gelebilir." G.Saraylı Burak da dünkü maç sonrası, "F.Bahçelileri aradın mı" sorusuna, "Aramaz mıyım? Hepsi abim, kardeşim" yanıtını verdi.
Hürriyet

Futbol yazmak, pozisyonları konuşmak, performansları değerlendirmek ne zor! Ülke gündemi her gün yeni bir olayla başka bir boyuta çekilirken önceki gün Fenerbahçe otobüsüne sıkılan kurşunlar kaos yaratmak isteyenlerin yeni planıydı. Biz ve tribündeki 35 bine yakın taraftarın ruh hali eminim bu son yaşananlarla çok da sağlıklı değildi. Oysa hava güzel, tribünler coşkulu ve büyük oranda doluydu. "Hedefe 9 kala" sloganı ile maça başlayan Galatasaray'da Burak'ın yokluğu ve artık sona doğru oluşan stres handikaplardı. Ligde kalması neredeyse mucizelere bağlı olan Karabük'e karşı ilk devre bu yüzden istenen futbol sergilenmedi. 26'da kaleci Abdulaziz'in büyük hatası ile skor üstünlüğünü ele geçiren Cim-Bom soyunma odasına giderken ister istemez Başakşehir maçındaki olayın tekrar etmesinden çekiniliyordu. Üstelik devrenin sonunda Karabük frikiğinde yürekler ağızlara gelmiş Muslera muazzam kurtarmıştı. İkinci devre başlarken Galatasaray bütün negatif unsurları üzerinden atarak çıktı. Önce 48'de Sneijder'in frikiği ve ardından çok koşan ve çabalayan Umut'un 59'daki bitiriciliği. Şampiyonluk için genel averaj hesapları yapılırken fırsatlar bir bir kaçtı. 71'de Hakan Balta kendi kalesine atınca Arena'da panik havası esti. 86'da Furkan cezaalanı dışından Muslera'yı avlayınca gerilim dolu anlar başladı. Bir takımın 3-0'ı bile riskli ise düşünün artık taraftarın çilesini. Neyse ki Sneijder imdada yetişti ve organize hücumda skoru 4-2'ye getirdi. Lider koltuğunu geri aldı.
Milliyet

Torku Konyaspor, Trabzonspor'u yıktı. 39'da Deniz'in gelişine vuruşunda Vukovic topu uzaklaştırdı. 42'de Medjani bomboş durumda vuramadı, top dışarı çıktı. 45'te Medjani karşı karşıya pozisyonda topu dışarı yolladı. 57'de Vukovic'in serbest atıştan doğrudan kaleye gönderdiği topu Hakan son anda kornere çeldi. 68'de Deniz'in kafa şutunda top direkten döndü.73'te Torje çaprazdan vurdu, Bosingwa'ya çarpan top ağlarla buluştu: 1-0.
Star

Kupa yine Türkiye'ye geldi… Eczacıbaşı VitrA, CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi finalinde Unendo Yamamay'ı 25-22, 25-20 ve 25-21'lik üç set sonunda 3-0 yenerek şampiyon oldu. Eczacıbaşı ilk kez kupayı müzesine götürdü. Karşılaşma dengeli baslarken ilk teknik mola 8-7 Yamamay üstünlüğü ile geçildi. İkinci teknik molaya kadar İtalyanlar farkı açtı ve molaya 16-12 önde girdi. Nilay ve Gözde'yi oyuna alan Eczacıbaşı'na bu değişiklik iyi geldi ve temsilcimiz toparlandı Turuncu-Beyazlılar seti 25-22 kazandı. İkinci sete Eczacıbaşı, 3-0'lık bir seri ile başladı. De la Cruz ve Gözde ile sayılar üreten temsilcimiz, bu setten de 25-20 galip ayrıldı. Maçı 2-0'a getirdikten sonra üçüncü sete şampiyonluk için çıkan temsilcimiz, tempoyu bozmadı ve seti 25-21 aldı ve en büyük olmayı bildi.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme