2 Mayıs 2015 Cumartesi

02.05.2015 Genel Gündem


02.05.2015 Cumartesi
GÜNDEM 

Taksim'e Çıkış Yok 
İstanbul, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda yine olağanüstü bir gün yaşadı. Kent genelinde yaklaşık 21 bin, Taksim ve civarında ise 10 bin polis görev yaptı. THY'den kiralanan uçaklarla dün sabaha karşı çeşitli illerden takviye polisler getirildi. Taksim ve çevresindeki yollar, ara sokaklar gece bariyerlerle kapatıldı. Anadolu Yakası'ndan geçeceklere karşı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin Beşiktaş ve Mecidiyeköy çıkışları çekicilerle kapatıldı. Taksim Meydanı'na ilk olarak sabah saat 06.30'da Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar gelerek Cumhuriyet Anıtı'na çelenk koydu. Daha sonra 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybedenlerin anısına Türk-İş, Hak-İş ve bazı sendikalardan küçük gruplar Kazancı Yokuşu'na karanfil bıraktı. Taksim'de anma yapmak isteyen sendikalar toplanma yeri olarak Beşiktaş Meydanı'nı adres gösterdi. Fulya'dan Beşiktaş'a yürüyen gruba polis müdahale etti. Kaçan 2 kişi, bir işyerine sığındı. Daha sonra dışarıya çıkan bu 2 kişi ile çevredeki 5-6 kişilik grup arasında kavga çıktı. 2 gösterici kaçmaya başladı. Ancak polislerce yakalanan göstericilerden biri, sivil giyimli kişilerce dövüldü. DİSK'in önceki 1 Mayıs kutlamalarının aksine üyelerine genel merkez önünde değil, Beşiktaş ve Şişli meydanlarında toplanma çağrısı yapması üzerine bu bölgeler de polis tarafından kuşatıldı. Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı kapatıldı. DİSK Başkanı Kani Beko ve KESK Başkanı Lami Özgen'in de aralarında bulunduğu 1 Mayıs Tertip Komitesi'nin üyelerinden oluşan bir grup, CHP ve HDP'den milletvekilleri Beşiktaş Meydanı'na geldi. HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Meclis tarafından kendisine tahsis edilen kırmızı plakalı makam otomobiliyle Beşiktaş'a ulaştı. İlerleyen saatlerde yaklaşık 1000 kişilik grup kortejler oluşturarak Taksim'e çıkmak için bekledi. Polis ekipleri ise TOMA'larla grubun etrafını sardı. Bu sırada DİSK Başkanı Kani Beko ve diğer sendika üyeleri ile milletvekilleri, kitleye yürüyüş izni için polislerle görüştü. Ancak polis müdürleri, "Temsili olarak küçük bir grubun Taksim'e çıkmasına izin verebiliriz" dedi. İstanbul Valiliği yetkilileriyle görüşmesinden de sonuç alamayan Kani Beko, gruba açıklama yapacağı sırada, kalabalığın içinden bazı kişiler polise taş attı. Yaşanan gerginliğin ardından polis sert müdahalede bulundu. Gruba gaz bombası atıldı, TOMA'dan tazyikli su sıkıldı. Bu sırada bir gösterici yolun ortasında baygınlık geçirdi. Beşiktaş'ın ara sokaklarında kovalamaca uzun süre devam etti. Bazı göstericiler CHP Beşiktaş İlçe Başkanlığı'na kaçtı. Polis de grubun arkasından giderek ilçe binasına gaz sıktı. Nefessiz kalan partililer dışarıya kaçtı. Bazı partililer baygınlık geçirdi.
Hürriyet


Hâkim Başer de Tutuklandı 
Hakkında çıkarılan yakalama kararının ardından Bakırköy Adalet Sarayı'na gelerek teslim olan İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin eski Hakimi Mustafa Başer, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek ve silahlı örgüt üyesi olmak iddiasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Samanyolu Yayın Gurubu Başkanı Hidayet Karaca ile 22 Temmuz ve devamı operasyonlarda tutuklanan, aralarında Yurt Atayün ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu 63 polisin dosyalarında tahliye kararını veren ve ardından açığa alınan Hakim Mustafa Başer sabah saat 09.15'te Bakırköy Adalet Sarayı'na gelerek teslim oldu. Başer, ifadesinde özetle şunları söyledi "Usul hükümleri gereğince, bir mahkemenin kararını bir başka mahkeme veya hakimliğin yok sayması gibi bir usul yoktur. Bu şekilde bütün mahkemeler kendiliğinden işe el atıp karar veremezler." Savunmasında neden tahliye kararı verdiğini, ilgili yasa maddelerine değinerek ayrıntılı olarak anlatan Başer, "Ya hukukçu kimliğimi elime alarak, karar vererek çoluk çocuğumun sıkıntı çekmesini göze alacaktım ya da ben görmedim, ben duymadım gibi hukuki olmayan gerekçelerle karar verecektim. Benim de çoluk çocuğum var. Bir karar veriyorsunuz. Korktum Ama çoluğumun çocuğumun yüzüne bakabilmek için hukuka uygun bir karar verdim. İfadesinin ardından, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan Mustafa Başer, Silivri Cezaevi'ne gönderildi.
Milliyet

Seçimi Provoke İçin Kirli İttifak Kuruyorlar 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her yıl 1 Mayıs'ta yaşanan Taksim ısrarının art niyetli olduğunu vurguladı. "Paralel yapıyla bölücü terör örgütünün son dönemde işbirliği içerisinde olduğunun da altını çizen Erdoğan, "Bu paralel ihanet çetesi bölücü örgütle el ele vermiş yeni planlar pesinde koşuyor. Muhtemelen seçimleri provoke etmeye yönelik kirli tezgâhlar kuruyorlar" dedi. Erdoğan İşçi Bayramı kapsamında, DISK, Türk-İş, Hak-İş, Tüm Taşeron İşçiler Sendikası, Türk Metal Sendikası'nın da aralarında bulunduğu konfederasyon ve sendikadan 434 isçiyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bir araya geldi. Erdoğan şunları söyledi: "Her yıl 1 Mayıs'ta yaşanan Taksim Meydanı ile ilgili ısrarı yanlış ve hatta art niyetli bulduğumu belirtmek istiyorum. Taksim'de miting yapmak demek tüm İstanbul'u felç etmek demek. İlla oraya on binlerce gidip "Taksim'de toplanacağız" derseniz bunun adı kaos çıkarmak olur. Bunda asla iyi niyet görmeyiz, görmüyoruz da. Bir de bunların arasına illegal örgütler, terör örgütleri sızıyor. Birilerini kendini tatmini için kimsenin hakkını çiğnetmeyiz.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 102, 3318-102, 6578
ABD Doları 2, 7026-2, 7093/ Euro 3, 0303-3, 0361/ İngiliz Sterlini 4, 0971-4, 1070 
   
Müjde Değil Adalet! 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun müjde olarak sunduğu 6 bin 417 taşeron Karayolları işçisinin kadroya alınması, kamuya 2 milyar TL tasarruf yaptırdı. Başbakan'ın müjdesinden 4 yıl önce mahkemeler Karayollarında çalışan taşeron işçilerin, 'Karayollarında asıl işi yaptıklarına ve derhal kadroya alınmalarına' hükmetmişlerdi. Birbiri ardına açılan ve işçilerin lehine sonuçlanan 8 bin mahkeme kararı, Karayolları'nın itirazı üzerine Yargıtay'a gitti. Yargıtay kararları da devleti 'muvazzalı' yani 'hileli' işlem yapmakla suçlayıp, bu işçilerin kadroya alınması yönündeydi. Yol-İş Başkanı Ramazan Ağar, "Davaları 2010'da açmaya başladık. İlk 8 bin işçi adına açtığımız davaların tamamı 2012'de sonuçlanmıştı" dedi. Yargıtay'ın 'ya kadroya alın veya haklarını ödeyin' kararı gereği devlet 2 milyar liralık ödemeyi yapmaktan da kurtuldu. Başbakan Davutoğlu, dün işçilere "Ben tek tek sizlerin nerelerde ne şartlarda çalıştığınızı dinledim. Ve açık bir şekilde gördüm ki, Karayollarında çalışan sizler asıl iş yapıyorsunuz, yardımcı iş yapmıyorsunuz. Onun için de bu gerekçeyle ilkesel olarak sizlerin kadroya alınmasının bizim sorumluluk alanımızın içine girdiğine karar verdik" dediyse de aslında bu süreç 2010 yılında işçilerin mücadelesiyle başladı. Yargıtay'da dosyalar tavana kadar sıralanırken; peş peşe verilen kararlarda Karayolları 'muvazaalı' bir diğer ifadeyle 'hileli' işlem yapmakla suçlandı "Bu işçiler senin işçin derhal kadroya al" kararları alındı. Ancak aradan geçen 4 yılda hükümet, yargı kararlarını yerine getirmedi. Türk-İş'e bağlı Yol-İş Sendikası'nın 2010 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü'nde çalışan 'taşeron' işçileri sendikaya üye yapmasıyla bu işçiler için mücadele süreci başlamış oldu. Ağar, "İşçiler sendikalı olunca kadroya alınmalarını istedik hakları verilmeyince her biri için dava açtık. 8 binin üzerindeydi arkadaşların sayısı. Yargıtay'da dosyaları tavana değiyordu. Tüm davaları biz kazandık ve 2011'den itibaren mahkemeler art arda 'devlete bu senin işçin, kadrona al' kararları verdiler. Aradan 4 yıl geçti. Ortalama 10 yıllık Karayolu çalışanı olan bu arkadaşlardan bazıları emekli oldular, bazıları diğer kurumlara geçtiler. Dolayısıyla 6 bin 417'si kadrolu oldu" dedi.
Hürriyet

MASAK Tespit Ederse Savcılığa Bildirir 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan Hürriyet Gazetesi'nde dün yer alan "Bırakınız Geçsinler, Gümrüksüz Para Sahası" başlıklı habere ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada yurda girişte yapılan beyanın doğru olmadığının tespiti halinde bu durumun MASAK'a iletildiği belirtilerek, "MASAK'ın kara para ile ilgili bir tespiti olması durumunda her halükârda Savcılığa bildirim yapıldığı unutulmamalıdır" denildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Ülkemize, bankacılık sistemi dışında gerçekleşen ve yolcu beraberinde ülkemize getirilen veya ülkemizden çıkarılan nakdin, giriş ve çıkışına ilişkin usul ve esaslar 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 8, 11 ve 12 inci maddelere göre; mal ve hizmet ihracat bedeli, transit ticarete ilişkin kazançlar, yabancı sermaye bedeli veya diğer kaynaklardan temin edilen nakdin tasarrufu serbesttir. 32 sayılı Karar uyarınca girişi serbest olan nakdin yolcu beraberinde yurda getirilmesinde bir engel bulunmamakta olup, yurda getirilen nakdin beyan edilmesi de zorunlu değildir. Yasal düzenlemelerle getirilen bu hükümlerden hareketle; Gümrüklerde nakit beyanına ilişkin yapılacak işlemlere yönelik olarak, 2013/1 sayılı Genelge çıkarılmış, ancak söz konusu genelgenin uygulamasıyla ilgili Gümrük İdarelerimizde zaman zaman farklı anlama ve yorumlardan kaynaklanan sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ortaya çıkan bu farklı anlama ve yorumlamaların açıklığa kavuşturulması amacıyla 2015/1 sayılı Genelgenin yayınlamasına gerek duyulmuştur. İki genelge arasında hiçbir fark yoktur. Sonuç olarak; 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunla getirilen düzenlemelerin halen yürürlükte olduğu, bu düzenlemelere aykırı olarak genelgelerle farklı hükümler getirilemeyeceği açıktır. Gümrük idaresi her zaman beyana davet edebildiği gibi, gümrük idaresince; giriş yapan yolcunun beraberindeki nakdin kaynağının beyan edilmesinin istendiği durumlarda beyan doğru yapılmak zorundadır."
Hürriyet

İhracatı Parite Vurdu 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, nisan ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.8 gerileyerek 11 milyar 823 milyon dolar oldu. Yılın ilk 4 ayında toplam ihracat yüzde 8.1 gerileme ile 48 milyar 951 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracat son 12 aylık süreçte ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.6 düşüşle 153 milyar 66 milyon dolar oldu. İhracatta nisan ayında kilogram bazında yüzde 3 artış kaydedilirken, ağırlıklı olarak avro/dolar paritesine bağlı olarak gerileme yaşandı. İhracat rakamlarını Bayburt'ta açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, döviz kurlarına dikkat çekerek, "İhracatımız bu yıla maalesef arzu ettiğimiz şekilde başlayamadı. Tüm dünyada doların değer kazanması ve paritedeki düşüş, ihracatımıza baskı yapıyor. Geçtiğimiz yılın nisan ayına göre ortalama 1.38 seviyesinden yüzde 22 düşüşle 1.08 seviyelerine inen paritenin negatif etkisi aylık 1.5 milyar doları buldu" dedi. Kümülatif bazda bakıldığında sadece AB-28 ülkelerine avro/dolar paritesi kaybı sebebiyle yaşanan ihracat düşüşü ilk 4 ayda 4.5 milyar doları aştı. Büyükekşi, sektörel bazda nisan ayında en fazla ihracatı 1 milyar 843 milyon dolarla otomotiv sektörü yaptığını vurgularken, bu sektörü kimyevi maddeler ve hazır giyim sektörlerinin takip ettiğini belirtti. Verilere göre, nisan ayında en fazla ihracat artışını yüzde 64.6 ile fındık sektörü yakaladı. Bu sektörü, yüzde 49.6 ile tütün ve yüzde 35.9 ile gemi ve yat sektörü takip etti. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız 5 ülke Almanya, İngiltere, Irak, İtalya ve ABD oldu. Almanya'ya ihracatımız yüzde 9.6, İngiltere'ye yüzde 8.1, Irak'a yüzde 23.4, İtalya'ya yüzde 12.4 düştü. ABD'ye ise yüzde 1.8 arttı. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız 30 ülke arasında, en yüksek ihracat artışı yüzde 35.9 ile Mısır'da oldu.
Türkiye

Kazanırken Kazandırdılar 
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, birlik bünyesinde 10, 20, 30 ve 40 yılını doldurarak Hizmet Şeref Belgesi'ne layık görülen üyelere ilişkin, "Kazanırken kazandırmanın, insanlara iş ve aş sağlamanın değerini öğrettiler, dürüst tüccarın ne olduğunu gösterdiler" dedi. Hisarcıklıoğlu, TOBB'un 71. Genel Kurulu kapsamında söz konusu üyelere Hizmet Şeref Belgesi ile plaket verilmesi dolayısıyla düzenlenen törende, TOBB camiası olarak birlik, beraberlik ve vefaya büyük önem verdiklerini söyledi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanlığı döneminde TOBB camiasıyla istişareye büyük önem verdiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Farklı ortamlarda defalarca bizlerle bir araya geldiniz. Başbakanlığınız süresi boyunca TOBB genel kurullarının tamamında bizimle oldunuz. Bizi asla yalnız bırakmadınız. İlk kez Cumhurbaşkanı olarak sizleri ağırlıyoruz. Camiamıza verdiğiniz destekten dolayı size gönül dolusu şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan iken özel sektörün önünü açan birçok reform gerçekleştirdiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, bu süreçte özel sektörün yatırım ve ihracat açısından önemli işlere imza attığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin bu dönemde en fazla turist çeken 6. destinasyon, müteahhitlik alanında da Çin'den sonra dünyanın en büyük 2. gücü haline geldiğini kaydetti.
Milliyet

Türkmen Gazı da Türkiye'den Geçecek 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta Türkmen doğalgazının değerlendirilmesine dönük bir mutabakat yaptı ve deklarasyon metni imzalandığını söyledi. Bakan Yıldız, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta düzenlenen 'Türkiye- Türkmenistan-AB-Azerbaycan Dörtlü Görüşme Toplantısı'nın ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yıldız, toplantı sonucunda, Türkmenistan doğalgazının değerlendirilmesine dönük bir mutabakat zaptı ve deklarasyon metni imzalandığını belirterek, "İmzaya aldığımız bu zaptın, hukuki bağlayıcılığı olan noktalara doğru gideceğine inanıyorum" dedi. Toplantıda, Türkiye'nin kaynak, güzergah ve ülke çeşitliği açısından planlara uyan bir netice alındığını vurgulayan Bakan Yıldız, şunları söyledi: "Türkiye ham petrolü yaklaşık 11 bazen 12 ülkeden, doğalgazı da 6 ayrı ülkeden alıyor. Bu ülkelerin sayılarını artırmak istiyoruz ve bunları mutlaka çeşitlendirmek istiyoruz. Türkiye'nin enerji politikaları açısından çok büyük faydası olacak. Kaldı ki 'kemik kardeşi' dediğimiz Türkmenistan'la oluşturduğumuz noktanın son derece iyi olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Baymırat Hocamuhammedov, Türkmen gazının Avrupa'ya iletilmesinin bölge gündemindeki önemli bir konu olduğuna dikkati çekerek, "Türkmen gazının Avrupa'ya iletilmesinde Türkiye'nin de rol alma isteğini sonuna kadar destekliyoruz" dedi. Hocamuhammedov, Türkmen gazının Türkiye'nin kendi tüketimi için de önemli olduğunu kaydetti. Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natik Aliyev ise Türkiye'nin mega enerji projeleriyle adını duyurduğunu belirterek, "Doğalgazın sevkıyat edildiği pazarlar ve üreticiler kadar, Türkiye gibi geçiş ülkeleri de büyük önem taşımaktadır" ifadesini kullandı
Star

Bina Sahiplerine Yargıtay'dan Kötü Haber Var! 
Yargıtay, bir inşaat sırasında çevre binalarda yaşanan çatlak nedeniyle müteahhit ile sigorta şirketi arasındaki davada önemli bir karar verdi. Bir müteahhit, yapımını üstlendiği proje öncesi bir sigorta firması ile anlaştı. İnşaat sırasında çevre binalarda hasarlar meydana gelmesinin ardından sigorta şirketine başvurdu. Sigorta şirketi, talebi, "Bu hasarlar poliçe düzenlenmeden meydana geldi" diyerek reddetti. Yerel mahkemede açılan davalı müteahhit kazandı. Sigorta şirketi davayı temyize götürdü. Hukuk Genel Kurulu ise sigorta şirketini haklı buldu ve "Eğer deprem güçlendirmesi yapılsaydı, davacının üstlendiği inşaat nedeniyle bu binaların aynı hasarı görüp görmeyeceği ve oluşan zararlardan sigortacının sorumlu tutulup tutulmayacağı belirlenebilirdi" denildi.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

'İstanbul'u Sıkıyönetim Merkezi Yaptılar' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Mayıs'ta Taksim'in kapatılmasına tepki göstererek, İstanbul'un sıkıyönetim merkezi haline getirildiğini söyledi. ODTÜ Mezunları Derneği'nce, "Seçim Süreci Tartışmaları" paneline katılan Kılıçdaroğlu, panel öncesi şunları söyledi: "(1 Mayıs Taksim'in yasaklanması) Bayramların yasaklanması demokrasilerde olmaz. Mitingten sözediliyor, oysa miting değil bayram kutlaması yapmak istiyorlar. Daha önce de Taksim'de kutlanmıştı 1 Mayıs, herhangi bir olay da çıkmadı. Herkes eğlendi, baharı kutladı. İşçisi, memuru, emeklisi biraraya gelecekler, bayram kutlayacaklar. Bunu yasaklamanın anlamı yok. (Erdoğan'ın kaos çıkar sözü) Daha önce açıldı, hiç de kaos çıkmadı, ne diyecekler ona? 1977'ye gidiyorlar. Niye 77'ye gidiyorsunuz, biz 2015 yılındayız. Bakın çoğu ilde kutlandı, hiçbir olay da çıkmadı. Niye İstanbul'da çıkıyor, hangi gerekçeyle? İstanbul'u sıkıyönetim merkezi haline döndürdüler. Siz güvensizlik üzerine politika oluşturuyorsunuz. Demokrasilerde bu olmaz. (Erdoğan'ın asgari ücreti bilmiyorlar sözü) Bin 500 liradan neden gocunuyorlar? Hiç meraklanmasınlar. Biz asgari ücreti de çok iyi biliriz, sizin ne mal olduğunuzu da biliriz. Neleri götürdüğünüzü çok iyi biliriz."
Hürriyet

MHP 7 Haziran İçin Kesenin Ağzını Açtı 
Seçim hazırlıklarını tamamlayan MHP, Hazine'den aldığı 77 milyon TL'lik yardımın 40 milyonunu seçim masraflarına harcayacak. 6 Mayıs'ta Çankırı'dan seçim mitinglerine başlayacak olan Bahçeli'nin 17 Mayıs'taki Mersin Mitingi HDP ile çakıştı. Alarma geçen ve olası gerginlik ve çatışma zemini oluşmaması için çözüm arayışına giren MHP, valiliği devreye sokacak. 7 Haziran genel seçimleri için hazırlıklarını sürdüren MHP'de gözler pazar günü yapılacak Ankara Arena'daki toplantıya çevrildi. Aynı zamanda 3 Mayıs Türkçülük Günü'ne denk gelen Arena Spor Salonu'ndaki toplantıda Türkiye'nin dört bir yanından gelen binlerce partiliyi toplayacak olan MHP, 2015 Seçim Beyannamesi'ni duyuracak. Beyannameye son şekli Genel Başkan Devlet Bahçeli tarafından verildi ve baskıya gönderildi. Ekonomik vaatlerin ağırlıkta olduğu beyannemede MHP'nin daha önce de vaat ettiği eşit adalet, temiz yönetim, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele, yoksul kesimin sosyal güvence içine alınmasına ilişkin vaatlerin yer aldığı ifade edildi. Çözüm Süreci'ne son vermeyi ve terörü bitirmeyi vaat edecek olan MHP, işsizlik ve yüksek faiz gibi konularda da çözüm önerilerini açıklayacak. Başkanlık sistemine destek vermeyen MHP, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı müze yapmayı da vaat ediyor. MHP de seçim için kesenin ağzı açıldı. Seçim yılı olması nedeniyle Hazine'den siyasi partilere verilen yardım bu yıl üç kat fazla veriliyor. MHP de bu nedenle 77 milyon liranın üzerinde bir Hazine yardımı almaya hak kazandı. Bu paranın 40 milyon civarında bir kısmının seçim için harcanacağı, gerekirse bu oranın artırılabileceği ifade edildi. Önceki seçimlerde ekonomik nedenlerle teşkilatlarına yeteri kadar yardım gönderemeyen parti, bu seçimde il teşkilatlarını da mümkün olduğunca fazla destekleyecek.
Milliyet

Binbir Kemal Masalları 
Seçim çalışmaları kapsamında Çankırı belediye meydanında halka hitap eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, paralel yapı ve muhalefet partilerini sert bir dille eleştirdi. Davutoğlu, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatlerini eleştirdi. Davutoğlu, "Kılıçdaroğlu matematiği bilmez. Kılıçdaroğlu ve CHP'lilere söylesek Ilgaz'ı yapıyoruz. Akıllarına 70'li yıllardaki tüp kuyrukları gelir. Kılıçdaroglu olmadık hesaplarla konuşup kelam edip vaatte bulunuyor. Buna Binbir Kemal Masalları demek lazım. Binbir Gece Masaları gibi. Vaat ettiği birçok şeyi AK Parti yapmış" dedi. HDP Es Başkanı Selahattin Demirtaş'ı sert sözlerle eleştiren Başbakan Davutoğlu, bundan sonra Selahattin Demirtaş'a adıyla hitap etmeyeceğini belirterek, "Selahattin Demirtaş demeyeceğim ona. Selahattin ismi Selahaddin Eyyubi'yi hatırlatıyor. Adından utan. Kudüs Yahudilerindir diyor. Kudüs bizim diyarımız. Kudüs Selahattin Eyyubi'nin diyarıdır. Demirtaş duysun diye Kudüs bizim mi? Kudüs'e sahip çıkamamamızdan razı mısınız?" diye konuştu.
Akşam

DÜNYA 

'Riyad, Hamas İle Fetih Uzlaşması İçin Devrede' 
Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Haniye, Suudi Arabistan'ın ilk kez Filistin'de Hamas ve Fetih hareketleri arasında yeni bir uzlaşı sağlanması için çaba sarfettiğini açıkladı. Gazze'deki Tayyibe Camisi'nde cuma hutbesi okuyan Haniye, "Suudi Arabistan'ın yeniden Filistinli gruplar arasında uzlaşma çabasını memnuniyetle karşılıyoruz. Biz, tek kelime ile imzaladığımız anlaşmanın arkasındayız. Suudi Arabistan'ın daha önce Hamas-Fetih arasında gerçekleşen 'Mekke Anlaşması'nda da önemli rolü olmuştu" dedi. Hamas'ın tekrar uzlaşı müzakerelerini sürdürmeye hazır olduğunu dile getiren Haniye, "Suudi Arabistan, ümmetin birleşmesinde ve bölgede gerginliğin azaltılmasında merkezi bir rol oynayabilir" diye konuştu. Haniye, İran dahil olmak üzere uluslararası toplumu, Yermuk'taki Filistinli mültecilerin korunması ve kampa yönelik ablukanın kaldırılması için derhal harekete geçmesi çağrısını da tekrarladı.
Hürriyet

Poroşenko: Kırım'ı Geri Almadan Savaş Bitmez 
Ukrayna'dan, Rusya ile devam eden gerginliği artıracak bir açıklama geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, ülkesi için savaşın, doğudaki bütün bölgelerin ve Kırım'ın geri alınmasıyla ancak sona ereceğini belirtti. Poroşenko, ülkedeki bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ülkenin doğusundaki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Ülkedeki savaşın ne zaman biteceği" konusuna değinen Poroşenko, "Ukrayna ne zaman Donbas'ı ve Kırım'ı geri alır, işte o zaman savaş da biter. Bu ne kadar zaman alır? Ne kadar gerekiyorsa o kadar" ifadesini kullandı. Poroşenko, ülkesinin egemenliği, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı meselesinin en öncelikli konu olduğunu vurgulayarak, Ukrayna'nın bu konularda uzlaşmacı olamayacağını ifade etti.
Türkiye

Britanya'da Hükümet İskoçlara Bağlı 
Britanya'da Muhafazakarlar ve İşçi Partisi iktidarlarıyla şekillenen iki partili siyaset düzeni dönüşüm geçiriyor. 7 Mayıs'ta İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da yapılacak genel seçimlerin sonucunda farklı bir tablo bekleniyor. AB karşıtı İngiliz milliyetçileri Nigel Farage'ın liderlik yaptığı UKIP'le yükselişe geçerken; anketlere göre İskoç Ulusal Partisi (SNP) sonuçlara göre hükümeti belirlemede kilit rol oynayabilir. Geleneksel olarak İşçi Partisi'yle hareket eden SNP'de, eylül ayında İskoçya'nın bağımsızlığını desteklediği referandumda ortaya çıkan başarısızlık lider değişikliğini getirdi. 19 Kasım'da partinin başına gelen Nicola Sturgeon kemer sıkma politikalarına muhalefetle İşçi Partisi'nden oy çaldı. İskoçya'da SNP'nin oyu bir ankete göre yüzde 54'e çıkmışken, İşçi Partisi'nin oy oranı yüzde 22'ye kadar düşmüş durumda. Bu tahmine yakın bir sonuçla SNP, Britanya meclisinde İskoçya'ya ayrılan 59 sandalyeden 57'sini alabilir. Böylece seçimlerde yakın sonuç elde etmesi beklenen İşçi Partisi ve Muhafazakarlar'ın ardından SNP, Britanya'nın üçüncü büyük siyasi gücü haline gelebilir. Öte yandan, Türk kökenli adaylar da seçim kampanyalarına hız verdi. İktidardaki Muhafazakar Parti'den Gönül Daniels ve Isabel Sıgmac; İşçi Partisi'nden İbrahim Mehmet, koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti'den Turhan Özen rakipleriyle yarışacak. Seçimlerde ilk defa bu sayıda Türk asıllı aday, milletvekilliğine aday gösterildi. Adaylar önceki gün Londra'daki Türk Kıbrıs Toplum Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıda kendilerini tanıtarak sorulara cevap verdiler.
Milliyet

Garantörlük Tartışılamaz 
Halkın yüzde 60'ının oyuyla rekoru kırdı, tarihi bir seçimi tamamladı. Daha görevi devralmadan günlerce anavatan-yavru vatan tartışmasıyla anıldı. Tüm bu gündem başlıkları altında Meclis'te ant içip, yeni koltuğuna oturan KKTC'nin 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk röportajını Star'a verdi. 'Koşulsuz çözüme gidecek' iddiasıyla eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından çok eleştirilen, hatta Güney Kıbrıs'a daha yakın olduğu iddia edilen Akıncı, ezber bozdu ve Rum tarafına sert yüklendi. Güney Kıbrıs'ı 'cimrilikle' suçladı, üçlü zirve için ise 'hata' yorumu yaptı. Saray'ın bahçesinde gerçekleştirilen özel görüşmede Akıncı, gizli bir ajandası olmadığının altını özellikle çizerek seçim sonrası yaptığı konuşmanın medya tarafından çarpıtılmasından üzüntü duyduğunu ifade etti. Star'a bundan sonraki süreçte en önemli gündem maddesinin Kıbrıs sorunu ve müzakereler konusu olduğunu ifade eden çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı, "1968'den beri devam eden müzakereler var. Umudumuz bu müzakere sürecinin 2015 yılında olumlu bir şekilde neticelenmesi. Sayın Bülent Arınç'la da bu konuyu görüştük ve Ankara hükümetinin talebi de bu doğrultuda. Hatta Sayın Arınç bu seçim sürecinden sonra umudun daha da arttığını ifade etti" dedi. Yunanistan'ın KKTC seçimlerine bir gün kala BM'ye garantörlüğün kalkması gerektiğine yönelik talebine de değinen Akıncı, "Bu konunun 5 muhatabı var; Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Güney Kıbrıs ve KKTC. Dolayısıyla bir tarafın bunun son bulması gerektiğini söylemesiyle uluslararası bir anlaşmaya bağlı olan garantörlük hakkı son bulmaz. Yunanistan'ın tek taraşı olarak bunu söylemesi bir şey ifade etmez. Ayrıca gündemimizde de olmayan bir konu. Kıbrıs'ın güvenliği ve Türkiye'nin garantörlük hakkı doğrudan ilişkili" açıklamasında bulundu.
Star

Çipras'ın Üzeri Çiziliyor 
Ekonomik krizle boğuşan Yunanistan'ın sosyalist Başbakanı Aleksis Çipras'ın, yemin töreninde kullandığı "Montblanc" marka kalemi basına dert oldu. Çipras, yüzlerce euro değerindeki kalemi, katıldığı son televizyon programında da kullanınca tepki aldı. "Halk çocuğu" imajıyla iktidara yükselen Çipras lüks kalemi, reklam arasının ardından plastik ucuz bir kalemle değiştirdi. Reklam arasında yapılan bu değişikliğin nedeni açıklanmazken, Çipras'ın lüks kalemle görünmesinin başbakanlık danışmanlarını rahatsız ettiği yorumu yapıldı.
Akşam

SPOR 

TEB BNP Paribas İstanbul Açık Tenis Turnuvası'nın 1 numaralı seribaşı Roger Federer, oldukça zorlandığı maçta İspanyol Daniel Gimeno- Traver'i 7-6, 6-7 ve 6-3'lük setlerle 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi. İsviçreli tenisçi bugün, Kolombiyalı Santiago Giraldo'yu 2- 1'le geçen Arjantinli tenisçi Diego Schwartzman'la yarı finalde karşılaşacak. Turnuvanın 2 numaralı seribaşı Bulgar Geregory Dimitrov da Hırvat Dodig'i 2-0 yenerek yarı finalde Uruguaylı Pablo Cuevas'la eşleşti.
Türkiye

51. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun Denizli-Selçuk arasındaki 184 kilometrelik en uzun etabı 4 saat 38 dakika 46 saniyede İspanyol sporcu Pello Bilboa Lopez kazandı. İkinciliği tekerlek farkıyla Astana'lı Miguel Angel Lopez Moreno, üçüncülüğü de Para Bustamende kazandı. Mayo durumu şöyle: Turkuaz: K. Durasek (HRV), Yeşil: Sacha Modolo (İTA), Kırmızı: J.Pablo Valencia (İSP), Beyaz: Luis Mas Bonet (İSP). Tur bugün koşulacak 166 kilometrelik Selçuk-İzmir etabıyla devam edilecek.
Türkiye

Bayanlar Voleybol 1. Ligi Final Etabı, Fenerbahçe Grundig'in şampiyonluğuyla sona erdi. Önceki gün şampiyonluğunu garantileyen Sarı Melekler, dün Eczacıbaşı'na 3-1 yenildiği maçın ardından kupayı 4. kez müzesine götürdü. VakıfBank 11 puanla ikinci, Eczacı 8 puanla üçüncü, G.Saray ise 3 puanla dördüncü sırada yer aldı. Buna göre gelecek sezon Fenerbahçe Grundig ile VakıfBank, CEV Şampiyonlar Ligi'nde; Eczacıbaşı VitrA ve Galatasaray Daikin ise CEV Cup'ta mücadele edecek. Sarı-Lacivertliler, daha önce 2008-2009, 2009-2010 ve 2010- 2011 sezonlarında olmak üzere üst üste 3 kez şampiyonluk kupasını müzesine götürmüştü. Final etabının ödül törenine Fener'in Güney Koreli yıldızı Kim damga vurdu. Kim, "en değerli oyuncusu" (MVP), "en skorer" ve "en iyi smaçör" ödüllerinin de sahibi oldu. En iyi servis atan Galatasaraylı Meijners, Vakıfbank'tan Gözde en iyi servis atan, Naz en iyi pasör, en iyi blok Kübra Akman, en iyi libero Gizem Örge seçildi.
Star

Galatasaray kongresinin favori başkan adayı Dursun Özbek'in listesindeki isimlerden Cüneyt Tanman ve Can Topsakal'ın görevleri hazır. Tanman, Florya'da Abdurrahim Albayrak'ın görevini yapacak. Takım ile yönetim arasında köprü olacak. Galatasaray'ın eski kaptanı Tanman, Özbek'in kongredeki en büyük silahı olacak. Can Topsakal'ın da basketbol şubesine bakması bekleniyor. Özbek, kongreden zaferle ayrılacaklarını belirterek "6 aydır görevdeyiz. İşleyişi biliyorum. Eksikleri biliyorum. Bu nedenle işimiz fazla zor olmayacak. İnşallah Ziraat Türkiye Kupası da 4. yıldız da bizim olacak" dedi.
Star

F. Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Kenan Evren Lisesi'nin arazisinin 49 yıllığına kiralanması için Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'yla yaptığı görüşmeyi açıkladı: "Biz bu arazinin 49 yıllığına kiralanması karşılığında Kayışdağı'nda okul yaptık. Ayrıca devlet arazisine de iki okul yaptırdık. Burada yapılacak tesisten elde edilecek gelirin yüzde 26'sını verecektik Yani burayı yap+işlet+devret modeliyle 49 yıllığına alacaktık. Bizim yaptığımız bu Bakan diyor ki 'Ben bu protokolü tanımıyorum' Tanımamasının sebebini de muhalefetin buranın F. Bahçe'ye rant olarak verildiğini söylemesi, bu konuda önergeler verilmiş. Bakan 3 şart söylüyor: '17 milyonu size verelim, vazgeçin İkincisi zaten siz protokolü yerine getirmediniz, konferans salonu yapmadınız, sizi mahkemeye verip attırırız. Diğeri de 345 milyon getirin bu arazinin değeri budur. Bu kadar.'
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme