19 Haziran 2015 Cuma

19.06.2015 Genel Gündem



19.06.2015
GÜNDEM  
Yemin Töreni 23 Haziran'da
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 25. dönem milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarını açıkladı. Ak Parti yüzde 40.87, CHP yüzde 24.95, MHP yüzde 16.29, HDP yüzde 13.12 oy aldı. Buna göre Ak Parti 258, CHP 132, MHP ve HDP ise 80'er milletvekili ile Meclis'te temsil edilecek. YSK, kesin seçim sonuçlarını dünkü mükerrer sayıda yayımlanmak üzere de Resmi Gazete'ye gönderdi. Buna göre TBMM, salı günü saat 15.00'te yemin töreni için toplanacak. YSK, dün CHP ve MHP'nin Malatya'daki itirazlarını reddettikten sonra seçim kesin sonuçlarını açıkladı. Açıklamayı YSK Başkanı Sadi Güven yaptı. Güven, "7 Haziran 2015 günü yapılan 25. dönem milletvekili genel seçimi sonuçları kesinleşmiştir. Seçimin ülkemize, siyasi partilerimize, milletvekillerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Olağan itiraz sürecinin dün (önceki gün) 17.00 itibarıyla sona erdiğini kaydeden Güven, "Şu an itibarıyla biz itirazları değerlendirdik ve sonuçları tespit ettik. Seçimde milyonlarca kişi emek sarf etti. Şahsım ve YSK adına emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seçim akşamı sandık bazlı sayım döküm cetveli, sandık sonuç tutanağı ve ilçe birleştirme tutanaklarını siyasi partilerle paylaştıklarını belirten Güven, "Şu an itibarıyla vatandaşlarımız kendilerinin oy kullandığı sandıklar dahil olmak üzere tüm Türkiye sandıklarını ıslak imzalı olarak görebileceklerdir. Ayrıca yine vatandaşlarımız bu sandık sonuç tutanaklarının dayanağı olan sayım döküm cetvellerinin, sandık sonuç tutanaklarının birleştiği ilçe seçim kurulunun tuttuğu birleştirme tutanağının, il birleştirme tutanağının görülme imkanı da mevcuttur. Seçim şeffaf ve güvenli bir biçimde yapılmıştır" diye konuştu. Güven, daha sonra kesin seçim sonuçlarını özetledi. Güven'in açıkladığı kesin seçim sonuçlarına göre, yurtiçi, yurtdışı ve gümrük sandıkları dahil kayıtlı 56 milyon 608 bin 817 seçmenden 47 milyon 507 bin 467 seçmen oy kullandı. Kullanılan oyların 46 milyon 163 bin 243'ü geçerli, 1 milyon 344 bin 224'ü geçersiz sayıldı. Seçime katılma oranı yüzde 83,92 oldu. Yurtdışı ve gümrük kapıları dahil geçerli oyların seçime katılan siyasi partilere dağılımına göre, Ak Parti 18 milyon 867 bin 411 oy ile yüzde 40,87, CHP 11 milyon 518 bin 139 oy ile yüzde 24,95, MHP 7 milyon 520 bin 6 oy ile yüzde 16,29, HDP 6 milyon 58 bin 489 oy ile yüzde 13,12 oranında oy aldı. Ak Parti 258 milletvekili, CHP 132, MHP ve HDP ise 80'er milletvekili ile Meclis'te temsil yetkisi aldı. YSK, kesin seçim sonuçlarını dünkü mükerrer sayıda yayımlanmak üzere Resmi Gazete'ye gönderdi. Seçim kesin sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte TBMM, 23 Haziran salı günü milletvekili yemini için toplanacak.
Milliyet

8 Haziran 2015 Pazartesi

08.06.2015 Genel Gündem

08.06.2015 Pazartesi

GÜNDEM 
3 Formül 
Seçmen, Kasım 2002'den beri 13 yıl boyunca kesintisiz ülkeyi yönetme görevini üstlenen AK Parti'nin tek başına iktidarına son verdi. Yeni dönemin hükümet formülleri arasında üç temel seçenek bulunuyor. Türk siyaseti, bugünden itibaren, "koalisyon, azınlık hükümeti ve geçici seçim hükümeti" ihtimallerini deneyerek yeni bir yol arayacak. İlk seçenek AK Parti öncülüğünde, bir koalisyon için yeni arayışın başlatılması olacak. Bunun için AK Parti, 276 güvenoyunu alabilecek ortak arayacak. Koalisyon hükümeti kurulamazsa o zaman "dışarıdan" bir ya da iki partinin desteğiyle azınlık hükümeti kurabilecek. Bunlardan sonuç alınamaması durumunda son seçenek ise partilerin güçleri oranında temsil edileceği "geçici Bakanlar Kurulu" ile erken seçime gidilmesi olacak. Türk siyasetinin önündeki seçenekler şöyle: Cumhurbaşkanı, teamüle göre, ilk olarak en çok oyu alan partinin genel başkanına hükümeti kurma görevini verecek. AK Parti, ana muhalefet partisinden başlayarak tüm partilerle görüşüp, iktidar formüllerini sunacak. AK Parti'nin, çözüm süreci işbirliği nedeniyle HDP; siyasi çizgisi nedeniyle de MHP ile koalisyon kurulması formülleri ağırlıklı olarak gündeme geliyor. Ancak Türkiye'nin bir normalleşme süreci yaşaması talebi nedeniyle AK Parti ile CHP'nin sürpriz bir koalisyon kurabileceğini iddia edenler de bulunuyor. Ancak bu arayışlarda, "yeni Anayasa'nın parametreleri, başkanlık sistemi talepleri, yolsuzlukla mücadele ve Çözüm Süreci" gibi sıkıntılı konulardaki tavır belirleyici olacak. AK Parti'nin koalisyon turundan olumlu mesaj alamaması durumunda muhalefet kanadında ikili veya üçlü koalisyon seçenekleri bulunuyor. AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun hükümeti kuramaması durumunda Cumhurbaşkanı'nın ikinci görevi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na vermesi gerekiyor. CHP, MHP ve HDP'nin sandalye sayısı 276 şartını geçerek 290'ı aşıyor. Ancak siyaseten MHP ve HDP'nin uzlaşma olasılığı zayıf görünüyor. Uzlaşma yolu tıkanırsa "azınlık" seçenekleri gündeme gelecek. Bu olasılık, muhalefet partilerinden birinin AK Parti'yi veya iki muhalefet partisini dışarıdan desteklemesi şartına dayanıyor. AK Parti, belirli şartlarla MHP veya HDP'nin dışarıdan desteğini alarak kendi kabinesini oluşturmak isteyebilir. Aynı şekilde CHP, MHP veya HDP'den biriyle anlaşıp diğer partinin dışarıdan desteğini talep edebilir. Bu uzlaşma, şartlara bağlanmış bir program temelinde olabileceği gibi erken seçimi hedef alan bir işbirliği de olabilir. Böyle bir azınlık hükümeti, anlaştığı partinin desteğiyle 276 oyla güvenoyu alabilir. Ancak iktidar, kendisine destek veren partinin taleplerini ve hassas dengeleri dikkate alarak politika yürütebilir. Azınlık hükümetleri genellikle bir erken seçim takvimi esas alınarak kuruluyor. Bu olasılığın ancak çerçevesi çizilmiş bir seçim takvimiyle mümkün olabileceği ifade ediliyor. Bütün bu hükümet kurma senaryolarının dışında, Cumhurbaşkanı'na tanınan geniş yetkiler, sürpriz gelişmelere zemin hazırlıyor. Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre Erdoğan; Bakanlar Kurulu'nun güvenoyu alamaması, güvensizlik oyuyla düşürülmesi, 45 gün içerisinde yeni hükümet kurulamaması veya kurulduğu halde güvenoyu alamaması halinde seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. Bu durumda güvenoyu alamayan hükümet Anayasa'ya göre çekilecek. Koalisyon ve azınlık gibi tüm seçeneklerin tükendiği bu olasılıkta, ülkeyi seçime "geçici Bakanlar Kurulu" götürecek. Seçime giden kabine, partilerin sandalye dağılımı dikkate alınarak oluşacak. Geçici Bakanlar Kurulu'nda Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları yine bağımsız olacak. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine de bağımsızlar atanacak. Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmuyor. Geçici Bakanlar Kurulu yeni Meclis toplanıncaya kadar görev yapabiliyor.
Hürriyet

7 Haziran 2015 Pazar

07.06.2015 Genel Gündem

07.06.2015 Pazar
GÜNDEM

Mobese'de 3 Şüpheli 
Diyarbakır'da HDP mitinginde meydana gelen patlamaya ilişkin yeni bazı ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. İlk incelemelerde, saldırının planlı ve profesyonelce düzenlendiği izlenimi ortaya çıktı. Patlamanın ardından Emniyet Genel Müdürlüğü, Terör, İstihbarat, Olay Yeri ve Kriminal Daire'den uzmanlardan oluşan özel ekip Diyarbakır'a giderek çalışmalara başladı. Patlamanın olduğu bölgede yaklaşık bir kilometrelik alan taranarak deliller toplandı. Yapılan ilk incelemede, ilk patlamanın ses bombasından kaynaklı olduğu, yaklaşık 2 dakika 43 saniye sonra meydana gelen ikinci patlamanın ise piknik tüpü içerisinde yerleştirilmiş demir bilye, çivi, materyallerle güçlendirilmiş TNT patlayıcı olduğu belirlendi. Parça tesirli bombanın, cep telefonuna ait zaman ayar sistemi kullanılarak özel saatli hazırlandığı saptandı. Patlayıcı hazırlayan kişi veya kişilerin standart dışı bomba düzeneği hazırladığı, saldırganların bomba eğitimi almış uzman kişiler olduğu ve profesyonelce saldırıyı planladıkları da kaydedildi. Parça tesirli bombadaki düzeneğin, Adana ve Mersin'de HDP binalarına yönelik saldırılarda kullanılan bombalarla aynı olduğu, bu saldırıların tamamında cep telefonu düzeneği kullanıldığı da bildirildi. Patlamanın meydana geldiği alanı gören MOBESE'lerdeki görüntü kayıtları da incelemeye alındı. Geriye dönük incelemeye alınan 48 saatlik kayıttan şüpheli 3 kişinin görüntüsüne ulaşılırken, bunların saldırıyla bağlantısı olup olmadığı araştırılıyor. Olay yerinde toplanan materyallerde yapılan kriminal incelemede ise çok sayıda parmak izi tespiti yapıldı. Parmak izleri eşleşmesinde bazı kimliklere ulaşan polis, bu kişilerin saldırgan olup olmadığını araştırıyor. Parmak izlerinin yaralılara ait olup olmadığı da inceleniyor. Saldırganın yaralılar arasında olabileceği ihtimali üzerinde de duruluyor. Polis, hastanede tedavi altına alınan yaralıların bilgileri üzerinden de inceleme yürütüyor. Miting için yoğun güvenlik önlemleri alınmasına ve polisin miting günü sabah 05.00'ten itibaren alanda bulunarak kimlik-üst ve eşya araması yapmasına rağmen patlayıcının alana nasıl sokulduğu da araştırılıyor. Bu konuda yapılan ilk incelemede patlamanın meydana geldiği noktada seyyar çay tezgâhı bulunduğu, patlayıcı yerleştirilen piknik tüpünün seyyar çay tezgâhıyla alana sokulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Hürriyet

6 Haziran 2015 Cumartesi

06.06.2015 Genel Gündem



06.06.2015

GÜNDEM

Son Gün İzni
Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu (RTÜK), siyasi parti mitinglerinin bu akşama kadar televizyon ve radyolardan yayınlanmasına olanak veren kararı şöyle duyurdu: "Seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esasları Yüksek Seçim Kurulu düzenler. YSK, TRT ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının seçim döneminde uyacakları yayın ilkelerini belirlemiş ve duyurmuştu. YSK, 4 Mart 2015 tarihli kararında 'Siyasi partiler veya adayların, oy verme gününden önceki 24 saate kadar olan sürede radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilecekleri' belirtilmiştir. 19 Nisan kararında, 'Medya hizmet sağlayıcılarının, seçim sürecinin başlangıcı olan 10 Mart 2015 tarihinden oy verme gününden önceki 24 saate kadar (5 Haziran 2015, saat 24.00) olan sürede siyasi reklam yayınlayabilecekleri' ifade edilmiştir. 2 Haziran kararında ise miting yayınlarının 6 Haziran 2015 Cumartesi günü saat 18.00'e kadar yayınlanabileceği belirtilmiştir. YSK'nın söz konusu kararlarından görüleceği üzere, yayın yasakları 5 Haziran 2015 Cuma gecesi saat 24.00'ten itibaren başlayıp, oy verme günü olan 7 Haziran 2015 Pazar günü YSK tarafından açıklanacak saate kadar sürecektir. Bu süre zarfında televizyon ve radyolar ile her türlü yayın organları tarafından siyasi reklam, seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması, yayın yasağı kapsamındadır. Miting yayınları ise 6 Haziran 2015 Cumartesi günü saat 18.00'e kadar yapılabilecektir." Bu arada YSK dün vatandaşlara bilgi vermek üzere sanal oy verme ve sandık işlemi yaptı. YSK görevlileri, medyanın önünde oy verme, sayım ve döküm sandık başı iş ve işlemleri konusunda örnek uygulamaları gösterdi. Seçim günü vatandaşların dikkat etmesi gereken konuları tek tek sıralayan Yenimahalle İlçe Seçim Müdürü Mustafa Karabulut, "Vatandaşlara öncelikle kimlik belgesiz oy kullandırılmayacak. Fotokopi kimlikle oy kullandırılmaz. Hiç kimse bir başkasının yerine oy kullanamaz. Olmazsa olmaz iki maddemiz var. Biri, seçmen bilgi kâğıdı yanında olmalı. Diğeri de nüfus müdürlüklerinden alınmış vukuatlı nüfus kayıt örneği bulunmalı.Vatandaş TC kimlik numarası olmayan bir kimlikle gelirse, oy kullandırılmaz" dedi. Karabulut, sandık kurulu başkanlarını da "Yaşlı ya da özürlü vatandaşlara sandık kurulu başkanları yardım edemezler. Yanlarında kabine giremezler. Bu vatandaşlara ancak başka bir seçmen yardımcı olabilir. Bir seçmen de ancak bir seçmene yardım edebilir" diye uyardı.
Hürriyet

5 Haziran 2015 Cuma

05.06.2015 Genel Gündem

05.06.2015

GÜNDEM

Sandık Harekatı
Siyasi partilerden bağımsız, tamamen gönüllülük esasıyla demokratik, adil ve temiz seçim hedefiyle kurulan Oy ve Ötesi Derneği ile Türkiye'nin Oyları Platformu, pazar günü yapılacak seçimlerde herkesi oy vermeye ve oyuna sahip çıkmaya davet ediyor. Türkiye'nin Oyları'nın sözcüleri Işık Sedef Gürbüz, Murat Şahinoğlu ve Volkan Tokman, çalışmaları hakkında Hürriyet'e bilgi verdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 3 bin 500 kişiyle görev yapan Türkiye'nin Oyları Platformu, 7 Haziran için çok sayıda STK ve dernekle işbirliği içinde gönüllü sayılarını on binlere ulaştırdı. Herhangi bir partinin tarafı olmadıklarını ifade eden Gürbüz, özetle şunları söyledi: "Seçim sonuçlarının doğruluğunun ne kadar önemli olduğu yerel seçimlerin yenilendiği Yalova ve Ağrı'da belli oldu. Türkiye'nin Oyları'nın analiz ekibi 1500 kişiye ulaştı, müşahit sayımızı ise on binlerle ifade ediyoruz. Gönüllülerimiz, pusulalarda mühür var mı, imzalar tamam mı, mühür ilçeye mi ait, geçersiz oy varsa nedenleri yazılmış mı; bunları denetleyip merkezde toplayacak. Sandık başına gitmeden önce yaptığımız önerilerin başında, mutlaka el fenerlerini yedek pilleriyle bulundurmaları, müşahit kartlarını unutmamaları geliyor. Her partiden müşahit kartı almaya çalışıyoruz. Biz bir taraf değiliz. Oy hangi partiye verilmiş olursa olsun vatandaşın her bir oyunun sandık sonucuna yansıması için çalışıyoruz. 65 ilde müşahidimiz olacak. Müşahitlerimiz sandık başında duracak. Sandık kurullarına, başkanlarına yardımcı olacak. Usulsüzlük durumunda müdahale edecek, gerekli yasal işlemleri başlatacak. Sayıma şahitlik edip tutanakların bir kopyasını bize gönderecekler. Bir sıkıntı olursa avukatlarımızı acil hattımızdan arayacaklar. Pazar gecesi saat 22.00 gibi tutanaklarımızı partilere gönderebileceğimizi düşünüyoruz. İlk 36 saat içinde analiz ekibi, bilgisayar başında olacak. Bu ekip, bir saatte binlerce oyun güvenliğini sağlayabilir. Tutanaklarımızı SEÇSİS'in kayıtlarıyla karşılaştıracağız. Sivil inisiyatif olduğumuz için görevimizi ilçe seçim kurullarında bırakmak zorundayız. Aslında bu iş ameliyatı yapıp, pansuman yapılmamasına benziyor. Bu nedenle tek isteğimiz, oyların güvenliğine bıraktığımız yerden doğru devam edilmesi. İtiraz için oluşturduğumuz dayanakları kamuoyu, partiler ve bağımsız adaylarla paylaşacağız." Gönüllü ve bağımsız sekiz arkadaş olarak 2013 Aralık'ta yola çıkan ve şeffaf, demokratik seçim bilincinin yerleşmesi için çalışmalarını yürüten Oy ve Ötesi Derneği sözcüsü Sercan Çelebi de çalışmalarını şöyle anlattı: "Türkiye'nin 45 ilinde 171 ilçede 60 bine yakın gönüllünün yeri belli. Başından beri tarafsızlık, bağımsızlık ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde çalışmalar yapıyoruz İlk aşamada, eğitimli gönüllü müşahitlerimiz sandıkların başında uzlaşmacı bir tavır ve yönetmeliğe hâkimiyetleriyle partilerden bağımsız görev yapacak. Oyların işlenmesi, hata gördüklerinde yasalara uygun tutanak altına alınması ve analiz edilmesi, oy kullanma süresince devam edecek. İkinci aşama olan birleştirme tutanakları bölümünde, Türkiye'nin dört bir yanında ilçe seçim kurullarında tutanaklar SEÇSİS'e girilecek. Sandıklardaki arkadaşlarımızın, tutanakların kopyaları kendi sistemimize girilecek ve SEÇSİS ile eşzamanlı sayım yapabileceğiz. Bu eşzamanlı sayımla, 8 Haziran günü sandıklardaki olası farkları belirlemiş olacağız. Bazen siyasi partilerin görevli gönderemediği yerlerde eğitimli ve sürece hâkim müşahitlerimizi oralarda görevlendirerek denge yaratmaya çalışıyoruz. İki büyük seçimde 45 bin gönüllümüz görev aldı. Sayımız şimdi 60 bine dayandı. Bizler sandık başına mücahit değil müşahit gönderiyoruz. Yasalar tek dayanağımız. Oy kullanmak birinci önceliğimiz. İkinci konu sandığa sahip çıkmak. Bireyler kendilerini yakın gördüğü partiler üzerinden de müşahitlik yapabilirler. Biz seçim sonucu yayınlamayacağız, misyonumuz bu değil. İtiraz edilmesi gereken durumlar olursa pazartesi günü bu durumları gerekli mecralara ileteceğiz."
Hürriyet

4 Haziran 2015 Perşembe

04.06.2015 Genel Gündem

04.06.2015 Perşembe

GÜNDEM

Basın Konseyi'nden Cumhuriyet'e Destek 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet gazetesi ve Can Dündar hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından Basın Konseyi heyeti, gazeteye ziyarette bulundu. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve yüksek konsey üyelerinden oluşan heyet, öğle saatlerinde Şişli'deki Cumhuriyet gazetesine geldi. Türenç, "Dayanışma ruhuyla geldik. Gazetecilik adına sergilediğiniz bu onurlu tavrı desteklemek için geldik. Bir de kutlamak için geldik. Sözün başladığı yerdeyiz. Bir bedel ödenecekse hep beraber ödeyeceğiz" dedi. Türenç, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet, 42 yıl hapis cezası isteminden dolayı dehşete kapıldıklarını söylerken, Dündar esprili bir şekilde, "3 kere reankarne olmam lazım. Gidip gelmem lazım yani" diye konuştu. Gazetenin genel yayın yönetmeni Can Dündar, heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek, "Bizim gazetemizde 'Alo Fatih' hattı yok. Arayayım da susturayım şeyi olmuyor. Tersine arandıkça biz daha üst perdeden tepki veriyoruz. Sizin desteğiniz de bize çok büyük güç veriyor. Yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Doğru yolda olduğumuzu görüyoruz. Gazetecilik bayrağının hala yere düşmediğini görüyoruz" diye konuştu. Daha önce de bazı gazetecilerin Silivri Cezaevi'ne koyulduğunu söyleyen Türenç, "Basın Konseyi Başkanı olarak diyorum ki bir daha hiçbir hiç bir gazeteciyi o zindanlara tıktırmayacağız" dedi
Milliyet

3 Haziran 2015 Çarşamba

03.06.2015 Genel Gündem



03.06.2015 Çarşamba

GÜNDEM

Albay'a Ceza Veren Savcı Ve Hâkimlere Soruşturma 
Eski İstanbul İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu ve 5 subayın, 2012 yılında 'hürriyeti tehdit' suçlamasıyla ceza aldığı davanın hakim ve savcıları hakkında soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı. Silivri Cezaevi'nde tutuklu olan Özgür Balcan 23 Kasım 2011'de vefat eden babasının cenazesine katılmak için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden 2 gün izin aldı. Dört kişilik jandarma ekibi, Balcan'ı 24 Kasım'da cezaevinin tahsis ettiği araçla Tekirdağ Muratlı'daki cenaze evine götürdü. Defin işlemlerinin ardından Balcan, geceyi geçirmesi için Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ne konuldu. Balcan, ertesi gün tekrar cenaze evine getirildi ve daha sonra da Silivri Cezaevi'ne geri getirildi. Ancak tutuklu Özcan Balcan şikayetçi olmamasına rağmen Savcı Mehmet Kurt, jandarma ekibi hakkında "Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak!" suçlamasıyla res'en soruşturma başlattı. Soruşturmaya sevk kararlarında imzası olan 3 jandarma subayı ile İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu da dahil edildi ve Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Subaylar, tutuklu sanığı cenaze evi yerine, ceza evinde konaklatarak 'hürriyetini kısıtlamakla' suçlandı. Yargılama sonucunda 27 Haziran 2012'de Kurtoğlu ve üç subay 'Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 2 yıl 6'şar ay; iki subay ise 1 yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay tarafından da onanan karar yapılan itiraz üzerine 13 Haziran 2013'te bozuldu. Yeniden yargılama sonucunda askerler 'suçun yasal unsurları oluşmadığı' gerekçesiyle beraat etti. Bu süreçte terfi sırasında olan Kurtoğlu, terfi edemeyerek emekli oldu. 2013'teki HSYK kararnamesiyle Silivri Başsavcısı Ali İşgören Mersin'e, Mehmet Kurt ise Şanlıurfa'ya savcı olarak tayin edildi. Ahmet Türker ise Diyarbakır hakimi oldu. HSYK müfettişleri tarafından yaklaşık 3 aydır yürütülen soruşturmada, iddianameyi hazırlayan savcı, dönemin memur suçlarından sorumlu Silivri Cumhuriyet Savcısı Mehmet Kurt, Silivri Başsavcısı Ali İşgören ve cezayı veren Hakim Ahmet Türker'in sorumluluğu araştırılıyor. İki müfettiş, adliyede bazı hakim ve savcıları da tanık olarak dinledi. Soruşturmanın tamamlanma aşamasına geldiği ve raporun da hazırlanmak üzere olduğu öğrenildi.
Milliyet

2 Haziran 2015 Salı

02.06.2015 Genel Gündem


02.06.2015

GÜNDEM


Saraya Gel, Bütün Tuvaletleri Dolaş
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın altın kaplama klozeti olduğunu öne sürerek eleştiride bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Sekreterlik aracılığı ile davet ettiğini açıkladı. Erdoğan, Iğdır Zübeyde Hanım Bulvarı'nda yaklaşık yedi bin kişiye seslendi. Erdoğan, şöyle konuştu: "Klozetler altın kaplamaymış. Dün akşam TRT'de canlı yayındaydım, oradan hodri meydan dedim. Ve bu sabah da Genel Sekreterim kanalıyla yazılı olarak kendisine bildiride bulundum ve Cumhurbaşkanlığı külliyesine davet ettik. Gel bütün tuvaletleri gez. Bakalım bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim. Ama bulamazsam şu CHP'nin başına bela olmaktan çekilecek misin? Eğer zerre kadar kişilik varsa, haysiyet varsa bu yazılı davetime uyar gelir orayı gezer. Aksi takdirde söyleyeceğim başka şeyler var. Şimdi onlara girmiyorum. Biz geldiğimizden beri bardak çanakla uğraşıyor." Erdoğan, isim vermeden Demirtaş'a yüklenerek, şöyle devam etti: "6-8 Ekim olaylarından insanları sokağa döküp 50 kişinin ölümüne, HDP'nin eş genel başkanını eline saz tutuşturarak, bar sanatçısı havasında pazarlıyorlar. Bir eline saz veriyorlar, bir eline mikrofon. Bunları da artık görmeye başladık. Böylece pazarlamaya çalışıyorlar. Söylüyorum bugüne kadar Kürt kardeşlerimin tarihi kültürü inancı için tek söz çıkmamış olanların barajı geçmesi için İstanbul'daki elitler seferber olmuş durumda. Aydın maydın geçinenler var. Bunlar ne aydın? Bu ülkede 50 kişinin ölümüne neden olan bir insana aydın denilebilir mi? Bunlar kandan besleniyor kandan." Erdoğan Erzurum'daki konuşmasında da Kılıçdaroğlu'na davetini yineleyerek şunları söyledi: "Bunlar en sonunda bana şunu dedirtecekler, ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri Beştepe Külliyesi'nin tuvaletlerini gezdin veya oralarının temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu öğrendin?" Iğdır'da vatandaşların tehdit edildiği konusunda şikayetler olduğunu belirten Erdoğan, "Affedersin koordinasyon merkezlerinin önünden geçerken hepsi malum sırtını dönüyorlar. Tabii ne anlama geldiği belli de bizim edebimiz buna müsaade etmez" dedi.
Milliyet

1 Haziran 2015 Pazartesi

01.06.2015 Genel Gündem


01.06.2015

GÜNDEM

'Bulursa İstifa Edeceğim'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan özetle şu mesajları verdi: (CHP lideri'nin altın kaplamalı klozet kullanma eleştirilerinin sorulması üzerine): Çok açık net söylüyorum. Eğer ana muhalefet başındaki zat dürüstse namusluysa genel sekretere talimat vereceğim. Gelsin, Cumhurbaşkanlığı külliyesini dolaşsın. Herhangi bir lavaboda, tuvalette, klozette altın kaplama bulacak mı? Böyle bir şey bulamazsa kendisi bu görevi bırakmaya var mı? Bulursa ben Cumhurbaşkanlığı görevini bırakacağım. Bunu televizyondan haykırıyorum. Siyaset dürüst yapılır. (Başkanlık sistemi sorusu üzerine): Meydanlarda beklediğimiz gibi bu konu tartışılmadı. Seçim arifesinde çok daha farklı oturmalıydı. Muhalefet hiç girmek istemiyor. Onların işine gelmiyor. Böyle bir sayının oluşması onları ciddi rahatsız ediyor. Geleceği noktasında onları tedirgin ediyor. Anayasa değişikliği olmadı, referandum meselesi. Başkanlık sistemi istikrarı getirecektir. (Kendi yetkinizi artırmak için mi istiyorsunuz? sorusu): Başkanlık sisteminin de bir sınırı var. Biz totaliter rejimin özlemi içinde değiliz. Şahsımla alakalı bir beklentim yok. Başkanlık sistemi benim meselem değil. Tek derdim ülkem. Ülkem çok çabuk sıçramalı. Bizim sistemi gözden geçirmemiz lazım. Mevcut parlamenter sistemle bu yürümez. (Paralel yapının muhalefetle birlikte hareket etmesi sorusu): Bazı TV kanallarında 17-25 Aralık sonrası ve öncesi diye kıyaslar yapılıyor. Bunu izleyince bu nasıl siyaset diyorsunuz? Bu ülkede siyasetin çivisi bu tür siyasetçiler nedeniyle çıkmış. Siyasetçi dürüst olacak yalan söylemeyecek. Ana muhalefetin başındaki kişi yalanın üstüne yalan söylüyor. Sen bir defa bu partinin başına kendi genel başkanını ipe götürecek kasetle geldin. Sayın Baykal benimde bildiğimi Başbakan açıklamalı diyor. Bunu yayından kaldırtan benim. (MİT TIR'larının durdurulmasıyla ilgili hesap sorma sorusu) Ajan casusluk faaliyetine o gazete de (Cumhuriyet Gazetesi) girdi. O rakamları nereden aldın. Avukatlara talimatı verdim. Davayı açtım. Üst akıl böyle talimat veriyor. Bu konu yargıda. Ben davamı açtım. Türkiye'nin imajına gölge düşürmek istiyorlar. Özel haberi yapan bunu bedelini ağır ödeyecek. Böyle bırakmam. Türkmenleri yalnız bırakamazdık. yıl belediye başkanlığı yaptım. Belediye başkanlığının Florya'daki muhteşem resmi konutunda yaşamadım. Ben Burhaniye'deki o evde yaşadım. Başbakan oldum aynı şekilde resmi konutta yaşamadım. 12 yıl Keçiören'de Subayevleri'nde kirada oturdum. Şimdi resmi konuttayım. Böyle bir sürecimiz var. Bu konuda gurur, kibir bunların düşmanı olan birsiyim. (HDP'nin parti olarak seçime girmesi Tehdit mekanizmasını aşırı şekilde kullanıyorlar. Güneydoğulu kardeşlerime sesleniyorum. Bize göre oy namustur. İnönü'nün bir ifadesi var ya "Namuslular namussuzlar kadar cesur olmadığı sürece başarıyı yakalayamaz" olay bu. Biz emniyet, güvenlik, jandarma, asker her türlü tedbirimizi aldık.
Milliyet