2 Haziran 2015 Salı

02.06.2015 Genel Gündem


02.06.2015

GÜNDEM


Saraya Gel, Bütün Tuvaletleri Dolaş
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın altın kaplama klozeti olduğunu öne sürerek eleştiride bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Sekreterlik aracılığı ile davet ettiğini açıkladı. Erdoğan, Iğdır Zübeyde Hanım Bulvarı'nda yaklaşık yedi bin kişiye seslendi. Erdoğan, şöyle konuştu: "Klozetler altın kaplamaymış. Dün akşam TRT'de canlı yayındaydım, oradan hodri meydan dedim. Ve bu sabah da Genel Sekreterim kanalıyla yazılı olarak kendisine bildiride bulundum ve Cumhurbaşkanlığı külliyesine davet ettik. Gel bütün tuvaletleri gez. Bakalım bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim. Ama bulamazsam şu CHP'nin başına bela olmaktan çekilecek misin? Eğer zerre kadar kişilik varsa, haysiyet varsa bu yazılı davetime uyar gelir orayı gezer. Aksi takdirde söyleyeceğim başka şeyler var. Şimdi onlara girmiyorum. Biz geldiğimizden beri bardak çanakla uğraşıyor." Erdoğan, isim vermeden Demirtaş'a yüklenerek, şöyle devam etti: "6-8 Ekim olaylarından insanları sokağa döküp 50 kişinin ölümüne, HDP'nin eş genel başkanını eline saz tutuşturarak, bar sanatçısı havasında pazarlıyorlar. Bir eline saz veriyorlar, bir eline mikrofon. Bunları da artık görmeye başladık. Böylece pazarlamaya çalışıyorlar. Söylüyorum bugüne kadar Kürt kardeşlerimin tarihi kültürü inancı için tek söz çıkmamış olanların barajı geçmesi için İstanbul'daki elitler seferber olmuş durumda. Aydın maydın geçinenler var. Bunlar ne aydın? Bu ülkede 50 kişinin ölümüne neden olan bir insana aydın denilebilir mi? Bunlar kandan besleniyor kandan." Erdoğan Erzurum'daki konuşmasında da Kılıçdaroğlu'na davetini yineleyerek şunları söyledi: "Bunlar en sonunda bana şunu dedirtecekler, ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri Beştepe Külliyesi'nin tuvaletlerini gezdin veya oralarının temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu öğrendin?" Iğdır'da vatandaşların tehdit edildiği konusunda şikayetler olduğunu belirten Erdoğan, "Affedersin koordinasyon merkezlerinin önünden geçerken hepsi malum sırtını dönüyorlar. Tabii ne anlama geldiği belli de bizim edebimiz buna müsaade etmez" dedi.
Milliyet



Yargıçlar: Hadsizlik Hsyk: Durum Tespiti
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği'nin Yargıtay'ın sorusu üzerine, hâkim ve savcıların başörtüsü takmaları önünde bir engel olmadığı yönünde görüş bildirmesi yargıda tartışma yarattı. Yargıtay'ın talebi üzerine HSYK Genel Sekreter Yardımcısı Musa Kanıcı imzasıyla Yargıtay'a gönderilen yazıda kamuda başörtüsü serbestisi sağlayan yönetmelik değişikliğinin hâkim ve savcı için başörtüsü yasağı getirmediğinin belirtilmesini Anadolu Ajansı'na değerlendiren HSYK yetkilileri, yazıda mevzuat açısından sadece bir tespit yapıldığını, "hâkim ve savcılar başörtüsü takabilir" denilmediğini belirtti. Yetkililer "Yazı, sadece mevzuatın röntgenini çekmiş, ilgili yere bildirmiş. Hâkim ve savcıların başörtüsü takamayacağı yönünde yasal bir mevzuat engeli yok" tespitini yaptı. Bu arada 2013'ten bu yana Yargıtay ve Danıştay'da bazı hakimlerin başörtüsüyle görev yaptığı ifade edildi. Yargıçlar Sendikası'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada ise Yargıtay Başkanlığı'nın bünyesinde görev yapan kadın yargıcın görevi sırasında nasıl giyinmesi gerektiğini HSYK'ya sormasının, "başlı başına bir skandal" olduğu savunularak, "Bir emir talimat alma refleksidir. HSYK Genel Sekreterliği'nin HSYK üyelerine sormadan, onların görüşünü almadan HSYK adına görüş bildirmesi ise ilk olarak bir hadsizliktir" denildi. AİHM ve Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsünü dinsel bir simge olarak kabul ettiği belirtilen açıklamada yargıç ve savcıların başörtüsü ile görev yapabileceklerine ilişkin görüşün, "hukuka, yargı etiğine ve laiklik" ilkesine açıkça aykırı olduğu savunuldu. Açıklamada, "Türkiye'nin de kabul ettiği ve Bangalore Yargı etiği ilkeleri uyarınca yargıç ve savcıların dinsel simge kullanarak görev yapmaları olanaklı değildir. Yargılama ortamının, her türlü dinsel ve siyasi simgeden arındırılarak tarafsızlığının sağlanması hukuk devletinin birincil koşullarındandır" denildi. Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhangazi Ertekin ise HSYK'nın görüşünün düzenleyici bir işlem olmadığını belirterek, şöyle dedi: "Bizim görüşümüz hâkimlik ve savcılığın, polisliğin başörtüsü takılmasına engel olmadığı yönündedir. Fakat bunu sadece türban için söylerseniz ve diğer simgeleri, kıyafat biçimlerini yasaklarsanız bu siyasal Kemalizmin geliştirdiği tipik siyasal modernleştirmede olduğu gibi topluma yeni bir üniforma vermek anlamına gelir. Biz sadece türbanın değil, örneğin bir Budist'in kıyafetinin ya da diğer kültürel kıyafetlerin de serbest olması gerektiğini
Milliyet

Beyaz İsyan!
Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun için dün Türkiye genelinde tüm hastanelerde 15 dakika iş bırakma eylemi yapıldı. Sağlık Bakanlığının "Şifa veren ele vefa organizasyonu" kapsamında 09.00 ile 09.15 saatleri arasında tüm hastanelerde hasta bakımına aciller dışında ara verildi. Furtun'un çalıştığı Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde kullandığı oda ve odaya ulaşan koridor çiçeklerle süslendi. Daha sonra mesai arkadaşları üzerinde Furtun'un resminin basılı olduğu tişörtler giyerek hastane önünde toplandı. Çeşitli konuşmaların yapıldığı 15 dakikalık eylemin ardından bazı doktorlar görevlerine dönerken Samsun Tabip Odasına bağlı hekimler, saldırıya tepki için acil servisler hariç iki gün boyunca iş bırakacaklarını açıkladı. Yaklaşık 2.500 kişinin katıldığı bir yürüyüşle de saldırı protesto edildi. Türkiye genelindeki eylemlerde de ortak basın bildirisi okundu. Bildiride özetle, "Maalesef değerli meslektaşımız Op. Dr. Kamil Furtun'un görevi başında vahşice katledilmesiyle farklı bir boyut kazanan saldırılardan, 'sağlık ve şiddet' kelimelerinin sıkça yan yana anılıyor olmasından derin bir endişe duyuyoruz. Şifa sunan ellerin sahipleri, her gün yastığa başını koyarken sağlımız için aldığı kararları şöyle bir gözden geçirip, vicdanını rahatlatmadan gözlerini kapamıyor, bundan emin olunuz. Mesleğimizi icra ederken kin, nefret ve şiddetin diliyle karşımıza çıkanlara en büyük dersi ancak ve ancak hep birlikte verebiliriz. Şiddeti ve vahşeti reva gören canavarlar kadar, yaşanan şiddet olayları üzerinden hesap yapıp, insani duyguları istismar edenlere karşı da tüm halkımızı ve sağlık çalışanlarımızı dikkatli olmaya çağırıyoruz" denildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 102, 4599-102, 5133
ABD Doları 2, 6827-2, 6836/ Euro 2, 9294-2, 9334/İngiliz Sterlini 4, 0740-4, 0826                  

İhracat Eylemde
İhracat mayısta yüzde 19 geriledi ve sadece 10.8 milyar dolar oldu. Geçen yıl mayısta ihracat 13.3 milyar dolardı. 10.8 milyar dolar 4 yılın da en kötü mayıs ayının geçirildiğine işaret ediyor. Zaten Euro/ dolar paritesindeki gerileme nedeniyle her ay yüzde 12-13 düşüşler yaşayan ihracata en sert darbeyi otomotivdeki iş bırakma eylemleri vurdu. Eylemlerin etkisiyle otomotivde ana sanayide 300 milyon dolar, yan sanayide 250 milyon dolar olmak üzere toplam 550 milyon dolarlık kayıp yaşandı. Böylece mayısta yüzde 19'luk düşüşün 11 puanı Euro'nun dolar karşısındaki değer kayıbından, 4 puanı otomotivden gelirken 1 puan da tüm ülkelerde ihracat fiyatlarının gerilemesinden kaynaklandı. Türkiye İhracat Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi dün mayıs ayı ihracatını eski Seka Fabrikası'nın film platosuna dönüştürüldüğü Kocaeli'nde açıkladı. TİM Başkanı Büyükekşi yılın başından beri sürekli gerileyen ihracatın eylül ayından itibaren artışa geçmesini beklediğini söyledi. Büyükekşi'nin umudu Avrupa Merkez Bankası'nın 60 milyar Euro'luk parasal genişleme adımına bağlarken mayısta ise ihracattaki tablo oldukça kötümser. Otomotivde 550 milyon dolarlık yani geçen yılın mayısına göre yüzde 27.4'lük düşüş var. Sanayide 1 milyar dolardan fazla ihracat yapan sektörlerin sayısı sadece 3'te kaldı. Geçen yıl mayısta bu sayı 6 idi. 346.2 milyon dolar ihracat yapan mücevher sektörü dışında sanayide tüm sektörlerin ihracatı geriledi. Otomotivdeki özel durumun yanı sıra tüm bu gerilemede Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre Euro dolar paritesindeki gerileme etkili oldu. Büyükekşi mayıs ayında Euro dolar paritesinin ihracatı 1.1 milyar dolar gerilettiğini dile getirirken yıl başından beri parite etkisinin 5.7 milyar dolar olduğunu belirtti. Yıl başında şayet Euro 1.15 dolar olursa 2015 boyunca pariteden ihracatçının kaybının 8.5 milyar dolar olarak hesapladıklarını söyleyen Büyükekşi şöyle konuştu: "Ancak şu an 1.09 seviyelerinde parite. Ve yılın ilk 5 ayında 8.5 milyar dolarlık beklentinin 5.7 milyar doları gitti. Euro paritesinin etkisi mayısta 1.1 milyar dolar. Almanya'nın bile ihracatı yüzde 18 düştü. AB'nin ithalatı yüzde 2 arttı bizim de onlara Euro bazında ihracatımızda yüzde 13 artış var."
Hürriyet

1.5 Saatlik Yolu 15 Dakikaya İndirecek Tünelde Sona Gelindi
Asya ve Avrupa kıtasını deniz tabanının altından kara yolu ile birleştirecek olan "Avrasya Tüneli"nde sona yaklaşıldı. Tamamlandığında İstanbul'un iki yakasını 15 dakikada geçmeye imkân verecek olan tünelin 3 bin 340 metrelik delme çalışmasının bitmesine sadece 820 metre kaldı. Böylece Avrasya Tüneli olarak adlandırılan İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi'ndeki 3 bin 340 metrelik tünelin yüzde 75'i tamamlanmış oldu. Tünelin Harem'de bulunan şantiyesinden başlayan kazı çalışmalarında günde 10 metre ilerlendi ve 2 bin 520 metreye ulaşıldı. Bazı günlerde 18 metrelik rekora ulaşıldı. Bu hızla en fazla 82 gün içerisinde Avrupa yakasındaki şantiye ile birleşmenin tamamlanabileceği tahmin ediliyor. Tamamlandığında günlük ortalama 80 bin aracın kullanması beklenen proje, bugün 1.5 saatte kat edilen mesafeyi 15 dakikaya indirecek. En ileri güvenlik teknolojisi kullanılan tünelde 92 jet fan ve 8 havalandırma pompası, temiz hava pompalamak için hazırda bekleyecek.
Türkiye

İhracata Oto Çarptı
Otomotiv sektöründeki iş bırakma eylemleri ve euro/dolar paritesindeki düşüşün etkisiyle mayıs ayında ihracat, 2014'ün mayıs ayına göre yüzde 19 düştü. İhracat mayıs ayında 10.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2014 Mayıs'ında ihracat 13.3 milyar dolar olmuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ocak-mayıs dönemini kapsayan 5 aylık dönemde ihracat, 2014'ün eş dönemine göre yüzde 8.3 geriledi. İlk 5 ayda ihracat 61.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2014'ün eş döneminde ihracat 66.8 milyar dolar olmuştu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "İhracatta etkili olmaya devam eden paritenin mayıs ayındaki (negatif) etkisi 1.1 milyar dolar olurken, ilk beş aydaki etkisi 5.7 milyar dolara yükseldi" dedi. Büyükekşi otomotiv sektöründeki iş bırakma eylemlerinin üretim ve ihracatı olumsuz etkilediğini de belirterek, "Yaptığımız hesaplamalara göre, ana sanayide 300, yan sanayide 250 milyon dolarlık ihracat ve üretim kaybı olduğunu görüyoruz. Kayıplar 500 milyon doları aştı" dedi. Otomotiv sektöründe özellikle Bursa ağırlıklı olarak bazı ana ve yan sanayi şirketlerinde 15 Mayıs'tan sonra başlayan eylemlerle Türkiye'nin üretim ve ihracatının üçte ikisini gerçekleştiren Oyak Renault, Tofaş ve Ford Otosan'da üretim durmuştu. Eylemlere bağlı üretim ve ihracat kaybı, otomotiv fabrikalarının bulunduğu illerin ihracatında önemli düşüşlere neden oldu. Sakarya'nın ihracatı yüzde 39.4, Bursa'nın yüzde 29.4, Ankara'nın yüzde 18.8 ve Kocaeli'nin ihracatı da yüzde 16.2 düştü. Otomotivde mayıs ayında ihracat yüzde 27.4 düşüşle 1.48 milyar dolara gerilese de, en çok ihracat yapan sektör olmaya devam etti. Otomotivi yüzde 13 azalışla 1.38 milyar dolarla kimyevi maddeler sektörü ve yüzde 16.4 azalışla 1.35 milyar dolarla hazır giyim izledi. İlk 5 aylık verilere göre ise otomotiv sektöründe yüzde 11.9 azalışla 8.52 milyar dolar ihracat yapılırken hazır giyimde yüzde 14.3 düşüşle 6.7 milyar dolar, kimyevi madenler sektöründe ise yüzde 11.2 düşüşle 6.54 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Mayıs ayında tarım sektörü ihracatı yüzde 12.9, sanayi sektörü ihracatı yüzde 20.3, maden ihracatı ise yüzde 12.7 oranında düştü. Tarıma bağlı bitkisel ürünler ihracatı yüzde 7.1, hayvansal ürünler yüzde 32.9, ağaç ve orman ürünleri yüzde 20.7 geriledi. Sanayi sektörüne bağlı tarıma dayalı işlenmiş ürünler ihracatı yüzde 16.6, kimyevi maddeler ve mamülleri yüzde 13.0 ve sanayi mamülleri ihracatı da yüzde 22.2 azaldı.
Milliyet

Maliye Bakanı Şimşek: 5-6 Bakanlık Fazla 2-3 Bakanlığa İnebilir
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir TV programında seçim sonrasında bazı bakanlıkların birleştirilebileceği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Şimşek, şunları söyledi: "Sayın Başbakanımız, hükümetimiz böyle bir adım atarsa hakikaten çok doğru olur, benim fikrimi soruyorsanız. Hakikaten 5-6 bakanlık çok daha az, 2- 3 bakanlığa inebilir ama bunun nasıl yapılacağı sayın Başbakanın takdirinde. İkincisi bunun yasal mevzuatı gerekiyor. Şu anda bir yetki kanunu yok, onun yapılması lazım ama gerçekten azaltılabilir, doğru olur. Ben bu görüşümü Sayın Başbakanımıza, Maliye Bakanlığı'na gelip, brifing aldığı zaman söylemiştim. Nispeten bu dağınık yapının, daha bir bütüncül çerçevede değerlendirilmesi ve bakanlık sayısının azaltılması önerisini ben yapmıştım." Şimşek 'Hazine ile Maliye birleşebilir mi' sorusunu da "Dünyada Hazine ile Maliye'nin ayrı olduğu herhalde bir veya iki ülkeden biriyiz ama bu hükümetin vereceği bir karar. Ben bugün sadece fikrimi söyledim" şeklinde yanıtladı.
Star

Yerli Otoda Prototip Ağustosta Üretiliyor
Türkiye, bir hayaline daha kavuşuyor Yerli otomobilde yeni müjde Kırıkkale'den geldi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin Kırıkkale mitinginde yerli otomobille ilgili açıklama yaptı. Başbakan Davutoğlu, "Ağustosta ilk prototip üretim yapılacak" dedi. Davutoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Bir müjdeyi daha paylaşacağım. Geçen hafta milli sanayi itibarıyla milli bölgesel uçağımızın müjdesini paylaşmıştık. Bu hafta da bütün hazırlıklar tamamlandı, imzalar atılıyor. Kendi milli otomobilimizi yapıyoruz inşallah. 2015 Ağustos'unda ilk prototip üretim, 2016 yılında da inşallah ilk filo üretimi."
Akşam

Hızlanan Yatırımlar İstihdamı Artıracak
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ekonomi Başdanışmanı ve AK Parti Eskişehir milletvekili adayı Prof. Dr. Emine Nur Günay, AK Parti'nin ekonomik hedeflerini "Ekonomik istikrar tamam, simdi refah zamanı" sözleriyle tanımladı. Günay, bu yılın ilk yarısında önemli bir seçim süreci yaşandığını, ancak bunun bir algı yönetimi sekline de dönüştürüldüğünü ve ne yazık ki bazı yatırımcıların olumsuz etkilendiğini söyledi. "Çok net olarak tek basına iktidar korunacak" diyen Günay, belirsizliğin yatırımcılar tarafından da ortadan kalkacağını, yılın ikinci yarısıyla beraber yeni yatırımların geleceğini ve bunların da istihdam yaratacağını vurguladı. Günay, "Yabancı yatırımcının seçim sonrası için algısı pozitif" dedi. Prof. Dr. Günay, çok derin bir küresel krizin yaşandığı dönemde Türkiye'nin büyümeyi ve enflasyonu belli bir noktada tutmayı başardığını ve yeni dönemde de öncelikli hedeflerinin sürdürülebilir büyüme ve enflasyonu düşürmek olduğunu belirtti.
Akşam

DÜNYA

Işid'den Halep'e Lojıstık Kıskaç
Terör örgütü Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) Suriye'nin en büyük kenti Halep'te muhalifleri zor durumda bırakabilecek bir kazanım elde etti. Örgüt önceki gece Kilis'e bağlı Öncüpınar Sınır Kapısı ile Halep arasında bulunan Azez kentinin hemen doğusundaki Soran Azez kasabası ile çevresindeki iki köyü ele geçirdi. IŞİD bu kilit önemdeki yerleri, terör örgütü El Kaide'nin kolu El Nusra Cephesi'nin de yer aldığı Fetih Ordusu bileşenleri ile bu güçlerle birlikte hareket eden ılımlı muhaliflerden aldı. Merkezi İngiltere'de bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), IŞİD'in Öncüpınar'ın karşısındaki Bab el Selam Sınır Kapısı ile Halep arasındaki yolda etkinliğini büyüteceğini, böylece ülkenin en büyük kenti üzerindeki baskıyı da artıracağı tespitinde bulundu. Bab el Selam Sınırı Kapısı İslami Cephe'nin elinde buluyor. SOHR, kasabada çatışmaların 3 gün sürdüğünü, IŞİD'in 30, muhalif grupların ise 45 kayıp verdiğini bildirdi. Soran Azez kasabasının düşmesiyle Halep'e giden ikmal yolunun artık tehdit altında olduğu belirtiliyor. Halep'te üslenmiş muhalif Levant Cephesi (Şamiye Cephesi) bu durumdan ciddi ölçüde olumsuz etkilenecek. İngiliz Reuters ajansına konuşan bu cephenin saha komutanlarından Ebu Bekir, "Türkiye ile Halep arasındaki ana ikmal hattı çok kötü etkilenecek" dedi. Muhalifler IŞİD'in ramazan ayında Esad rejiminin Halep'te elinde tuttuğu bölgeleri ele geçirmek gibi daha büyük planları olduğunu ileri sürüyor. Halep'in doğusunda yaşayanlar muhalif savaşçıları taşıyan konvoyların IŞİD'e karşı Soran kırsalına hareket ettiğini bildirdi. Halep'in batısı Esad rejiminin kontrolünde bulunuyor. Reuters, ABD öncülüğündeki koalisyonun son hava saldırılarını Kobani ve Hasake çevresindeki IŞİD mevzilerine düzenlediğini ancak Halep çevresini hedef almadığını bildirdi. SOHR da IŞİD'in bir sonraki hedefinin Türkiye sınırına 10 kilometre uzaklıktaki Azez kenti olabileceğini belirtti. Levant Cephesi bileşenlerinden Türkmenlerin Nureddin Zengi Tugayı'nda görevli bir muhalif savaşçı da Reuters'a, "IŞİD'in küçük bir ilerleyişi onları Azez'e götürebilir" yorumunu yaptı. Azez kentinde Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalardan kaçan binlerce kişi yaşıyor. Kent aynı zamanda Halep ve İdlib vilayetlerindeki IŞİD karşıtı muhaliflerin lojistik destek hattında önemli bir rota konumunda.
Hürriyet

Amerikan İstihbaratının Dinleme Yetkisi Bitti
Dünya genelinde dinleme ve her türlü bilgi ve belgeyi toplama faaliyeti yürüttüğü için eleştirilen ABD İstihbarat Birimi'nin (NSA) ülke içinde dinleme ve kayıtları saklama izni sona erdi. NSA'ya Amerikalıları takip etme yetkisi veren yasanın üç maddesinin süresi, ABD Senatosu'nda uzlaşma sağlanamadığı için 31 Mayıs gecesi bitti. 11 Eylül saldırılarından sonra yürürlüğe sokulan telekulak politikası, eski NSA çalışanı Edward Snowden'ın sızdırmasıyla deşifre edilmişti. Söz konusu maddelerin, sivillerin haklarını ciddi biçimde ihlal ettiği gerekçesiyle şiddetli şekilde eleştirilmesi Amerikan istihbaratına bazı önemli yetkilerini kaybettirmiş oldu. Ayrıca, NSA'nın topladığı bilgi ve belgelerin çoğunu işleyemediği ve analistlerinin de yetersiz yorumlarla ABD'yi yanlış yönlendirdiği yönünde tepkiler sürüyordu.
Türkiye

Türkiye'den Gazze'ye 20 Apartman
Gazze'de Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) düzenlediği toplu nikah töreninde Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Haniye, Türkiye'nin yeni evlilere 4 milyon dolar vereceğini belirtti. AA'nın haberine göre Haniye, Türkiye'nin Gazze'de yaşanan son saldırılarda evsiz kalanlar için 340 konuttan oluşan 20 bina inşa edeceğini de duyurdu. Dünya Bankası'nın geçtiğimiz hafta yayınladığı bir rapora göre uluslararası toplumun Gazze'ye söz verdiği 3,5 milyar dolarlık yardımın üçte biri bile sağlanmadı. Türkiye vaat ettiği 200 milyon dolar yardımın sadece yüzde 0.26'sını (520 bin dolar) gönderdi. Raporun medyaya yansıması üzerine Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, 2014 yılı içerisinde Türkiye'nin Gazze'ye toplam 76,3 milyon dolar yardım yaptığını belirtmişti.
Milliyet

Yurt Dışı Sandıkları Kapandı
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) aldığı karar uyarınca 8 Mayıs'ta başlayan yurt dışında oy verme işlemi dün sona erdi, sandıklar kapandı. Oy verme işlemi Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa ve İsviçre'de 8 Mayıs, Norveç'te 22 Mayıs, Bulgaristan, Hollanda ve İtalya'da 29 Mayıs, Makedonya ve Yunanistan'da 30 Mayıs'ta başlamıştı. İsveç'te sadece 31 Mayıs günü oy kullanıldı. Yurt dışında yaşayan seçmenlerin 33 gümrük kapısındaki oy verme işlemi ise 7 Haziran'da sona erecek. Şu ana kadar gümrükler de dahil Yurt Dışı Seçmen Kütüğü'ne kayıtlı 1 milyon 27 bin 241 seçmen oy kullandı. Oylar Avrupa'daki çeşitli merkezlerden toplanarak bugün yetkili ve gözetmenler eşliğinde özel uçakla Türkiye'ye gönderilecek. Washington Büyükelçiliği'nden edinilen bilgiye göre, yaklaşık 90 bin 745 seçmenin bulunduğu ülkede, 17 bin 805 seçmen sandığa gitti. Seçmenlerin 7 Haziran'daki seçime katılım oranı yüzde 19, 6 oldu. Ankara'ya taşınacak oylar 7 Haziran akşamı, ülke içindeki oylarla birlikte, yine siyasi parti temsilcilerinin nezaretinde Ankara Ticaret Odası binasında sayılacak. Yurt dışında en fazla Türk seçmen Almanya'da yaşıyor. Almanya'da 1 milyon 404 bin 987 kişi, Fransa'da 311 bin 796, Hollanda'da 242 bin 993 seçmen bulunuyor. Yurt dışında Türk nüfusunun 500'ün altında olan yerlerde sandık kurulmadı. Yurt dışında toplam 2 milyon 866 bin 940 kayıtlı seçmen var. Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde yaklaşık 231 bin kişi oy kullanmıştı.
Star

Başbakan Bağırdığı Vekilden Özür Diledi
Japon Meclisi dünkü oturumunda alışılmadık bir olaya sahne oldu. Başbakan Şinzo Abe oturum açılışında yaptığı konuşmasına, geçen hafta sesini yükselttiği bir muhalefet vekilinden özür dileyerek başladı. Yeni barış ve güvenlik yasa tasarısıyla ilgili alt meclisteki oturumda vekillerin sorularını yanıtlayan Abe, Demokratik Parti üyelerinden Kiyomi Tsujimoto'nun konuşması sırasında kadın vekilden 'kısa kesmesini' istemişti. Kiyomi'nin yeni tasarının Japon askerlerinin hayatını tehlikeye atıp atmayacağına ilişkin sorusunun girişini uzun tutmasına sinirlenen Abe, "Hadi acele et, sadece sorunu sor" diye bağırmıştı. Kiyomi, kişisel internet sitesinden yaptığı açıklamada Abe'nin tepkisinin hakaret olmasının yanı sıra, Japon liderin demokrasinin temel prensiplerini anlamaktan ne kadar yoksun olduğunu gösterdiğini savundu. Oturumun çıkışında kadın vekilden özür dileyen Abe, muhalefetin ve medyanın tepkisini çekti. Tasarının görüşüldüğü komitenin başkanı Yasukazu Hamada, Abe ve diğer kabine üyelerini 'gereksiz fikir beyan etmekten' kaçınmaları konusunda uyardı. Abe, Kiyomi'ye çıkışmasından bir gün önceki meclis oturumunda verdiği cevapların fazla uzun olduğu konusunda şikayette bulunan muhalefet vekillerine, "Lütfen tartışmaya mani olmayın. Size bunu okulda öğretmediler mi?" sözlerine tepki göstermişti.
Vatan

Snowden'ın Zaferi
Eski Amerikan istihbarat çalışanı Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA'nın, neredeyse tüm dünyayı, ülke liderlerinin cep telefonlarına varıncaya dek dinlediğine ve özel bilgileri kaydettiğine dair belgeleri ifşa etmişti. ABD'nin bu dinleme ağı ABD yönetiminde tartışma başlatmıştı. Amerikan Senatosu önceki gün yaptığı kritik oturumda NSA'nın terörle mücadele önlemleri çerçevesindeki izleme programının süresinin uzatılması ve NSA'nın faaliyetleri konusunda reforma gidilmesi konularında uzlaşma sağlayamadı. Uzlaşmanın sağlanamamasında Cumhuriyetçilerin bölünmesi etkili oldu. Bir kısım, bugüne dek alınan önlemlerin, üzerinde hiçbir degisiklik yapılmaksızın uzatılmasını isterken, diğerleri programın vatandaşların özgürlüğü konusundaki haklara izinsiz bir müdahale olduğunu belirterek, karsı çıktı. Senato simdi NSA'da reform yapılmasını öngören "USA Freedom Act" adlı yasa üzerinde çalışacak.
Akşam

POLİTİKA

Siyasete Gayrimilli Müdahaleler Artıyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Edirne'deki mitingde son günlerde siyasete müdahalenin arttığını vurguladı. Bahçeli, şunları söyledi: "7 Haziran'a çok az bir süre kala siyasete gayrimilli müdahaleler artmaktadır. Demokrasiden rahatsız olan odaklar gazete ilanlarıyla, havuz medyası kanalıyla sürekli tahrik ve pislik üretmektedir. Bugün (dün) bazı yandaş gazetelerde tam sayfa ilanlar çıkmıştır. Bu ilanların Sivil Dayanışma Platformu tarafından verildiği anlaşılmıştır. Kimin maşası olduğu, kime ve neye hizmet ettiği ise az çok belli olan bu platform Türk siyasetine, demokratik teamül ve birikimlere saldırı teşebbüsünde bulunacak kadar alçalmıştır. Muhalefet parti liderlerini isim isim yazıp hakaret etmek nasıl bir namus ve şeref noksanlığıdır. Bu uygulamanın 12 Eylül öncesini andırması meselenin bir başka hazin yanıdır. Şayet Erdoğan bu Sivil Dayanışma Platformu'yla bağı varsa, sevk ve idare ediyorsa, bilmelidir ki, bu bir demokrasi düşmanlığıdır, millete ihanettir. Erdoğan, muhalefeti bastırmak, hak ve özgürlükleri budamak için paralı askerlerini devreye koymuştur. Erdoğan öylesine korkmaktadır ki, her çirkinliğe, her çarpıklığa müracaat ederek bizimle mücadele edeceğini sanmaktadır. Artık AKP lejyonerleri, muhalefete tam sayfa ilanlarla hakaret edecek kadar cüret kazanmışsa, Türkiye resmen ara dönem, kara dönem, baskı ve zulüm dönemi yaşıyor demektir. AKP devri kapanıyor."
Hürriyet
'Elleri Kanlı Vebali Ağır'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT TIR'ları ile ilgili habere atıfla, ilk kez bir cumhurbaşkanının, bir yalanı ortaya çıkardığı için bir gazeteciyi açıkça tehdit etiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Uluslararası arenada Türkiye çok zor durumda kalacaktır. Erdoğan'ın da, Davutoğlu'nun da eli kanlıdır. Oradaki dökülen kanın eli ikisinin yakasındadır" dedi. Kılıçdaroğlu, uçakta ve Kars, Sinop, Şanlıurfa mitinglerinde özetle şöyle konuştu: Erdoğan'ın 'bedelini ağır ödeyecek' açıklaması) İlk kez bir cumhurbaşkanı, bir yalanı ortaya çıkardı diye bir gazeteciyi açıkça tehdit ediyor. Bu, Erdoğan'ın acizliğini gösteriyor. Oysa kendisinin halkı aldattığı ve yalan söylediği için halktan özür dilemesi gerekiyor. Sorulması gereken dünya kadar soru var. Bu silahlar Esenboğa'ya hangi ülkeden geldi? Kaç kez bu işler gerçekleştirildi? Türkmenler, Yayladağ'a yakın bir bölgede bulunuyorlar. Neden TIR'lar, Türkmenlere çok uzak bir kapıdan Suriye'ye gönderiliyor? Musul Konsolosluğu başlığında IŞİD ile yapılan pazarlıkların tamamından Erdoğan ve Davutoğlu ikilisi sorumludur. Uluslararası arenada Türkiye çok zor durumda kalacaktır. Tehditle, şantajla işlediği suçu örtmeye çalışmaktadır. Erdoğan'ın da Davutoğlu'nun da eli kanlıdır. Oradaki dökülen kanın eli, ikisinin yakasındadır. Türkiye'nin silah gönderdiği belli; 'insani yardım' silahın kılıfı olmuş. Kobani ile ilgili tavrımızı koyduk. Parlamentodan tezkere geçirelim, Kobani'de katliama dur diyelim. Gizli kapaklı olayın içinde olmadık. Düşünmedik. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni korsan devlet kimliğine büründürdüler. Gönderilen silahlar bir devlet politikası olarak gönderilmiş değildir, eminim. Davutoğlu, Erdoğan, yurtdışındaki bağlantıları ve MİT'in bir bölümü tarafından koordine edilmiştir. Devlet politikası olsaydı, en azından Adana Valisi'nin, Adana'daki Silahlı Kuvvetler'in haberi olurdu. Devlet by-pass edilerek kişisel hırs ve intikam duygusuyla bu ikilinin davrandığını görüyoruz. Vebali ve sorumluluğu ağırdır bu işin. Türkmenlere yardım yapıldığı söyleniyor ama Türkmenler almadıklarını açıkladılar. Türkmenlerin katledilmesinin önüne geçmek için her türlü desteği alırdık. Dünyayı da haberdar ederdik. Kamuoyu desteği alırdık. İnsanlık suçuna dur demek için, katliamı önlemek için yapacaksınız. Evrensel hukuka inanan her devletin görevi bu. Burada silahlar radikal gruplara gönderiliyor. Türkiye Ortadoğu'da yaptığı yanlışlar nedeniyle ağır fatura ödedi. Cilvegözü, Reyhanlı ve Niğde olayları, 2 milyon Suriyeli, bize çıkan ağır faturalardır. Yanlış dış politikanın Türkiye'yi sürüklediği batağı gösteriyor. Kişisel beklentileri öç alma duyguları uğruna Türkiye'yi dış politikada bir çıkmaza sürüklediler.
Hürriyet
Bunlar Yezid'in Yolundan Gidiyor
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Bitlis mitinginde hükümete yüklenerek, "Kendine 'Müslümanım' diyenler, meydanlarda bize 'Zerdüşt' deyip hakaret ediyorlar. Bunlar Hz. Muhammed'in yolundan değil, Yezid'in yolundan gidiyorlar" dedi. Her şeye rağmen barışı hayata geçireceklerini söyleyen Demirtaş, "Dağlardan kurşun sesi değil, kuş sesi gelinceye kadar uğraşacağız" ifadelerini kullandı. Demirtaş, Bitlis'te Eski Sanayi Sitesi'ndeki alanda düzenlenen mitingde, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim meydanlarında kendilerine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Davutoğlu'nun "HDP'yi üst akıl yönetiyor" dediğini hatırlatan Demirtaş şöyle konuştu: "Bizi yönetenler işte karşımızda. Ortak aklımız yönetiyor. Siz karar veriyorsunuz, siz akıl veriyorsunuz. Siz asılsınız, bizler vekiliz. Bizler kimiz? Bizler Türküz, Kürtüz, Sünniyiz, Aleviyiz, ancak önce insanız. Hep birlikte gideceğiz. Özgürlükçü, demokrat bir ülke var edeceğiz. Bu nereden geliyor? İslam'ın ilk anayasası Medine Sözleşmesi'nden geliyor. Medine Sözleşmesi'ni Peygamber efendimiz kendi eliyle yazmıştır. Orada diyordu ki, Medine'nin halkı Yahudi, Müslüman birbiri ile eşit yaşayacaklar. Medine'de birlikte yaşayıp, birlikte savunacaklar. Biz HDP olarak bütün inançları insanlık değerinden buluşturmak için kullanıyoruz. Kendine 'Müslümanım' diyenler bizlere meydanlarda 'Zerdüşt' deyip hakaret ediyor. Her gün bunu yapıyorlar. İnançlarımızı yuhalatarak oy toplamaya çalışıyorlar. Bunların kimlerin yolundan gittiğini anlatmaya çalıştım. Bunlar Hz. Muhammed'in yolundan değil, Yezidin yolundan gidiyorlar." Demirtaş, saz çalmasını eleştirmesiyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şöyle yanıt verdi: "Benim saz çalmama hakaret ediyor. Ben çaldığımı söylüyorum. Sen çaldığını söyleyebiliyor musun? Ben çaldığımı söylemekten utamıyorum. Sen de utanmıyorsan söyle. Bunlara yüreği yetmez. Hem ona, hem de küçüğüne çağrı yapıyorum. Televizyonda tartışalım, hodri meydan. Bilgine, ilmine güveniyorsan gel canlı yayında açık açık tartışalım hodri meydan."
Milliyet

SPOR

Fenerbahçe Ülker, Spor Toto Play-off çeyrek final serisinin ikinci maçında Pınar Karşıyaka'yı 84-70 yendi, durumu 1-1'e getirdi. İlk maçta rakibine evinde yenilerek saha avantajını yitiren sarı-lacivertli ekip, bu kez maça Oğuz ile başladı ve boyalı alanda hakimiyet kurdu. Obradovic, topun uzunlara geçmesi için ilk beşe Zisis ile Preldzic'i de koyunca, düzen tıkır tıkır işledi, Oğuz'un 9 sayısıyla 5. dakikada skor 13-6'ya geldi. Sadece attığı sayılar değil, rakip uzunları faul problemine sokması da önemliydi Oğuz'un, onu durdurmak için yapılan Palacios-Cemal değişikliğinin konuk takımın hücum düzenini bozması da cabası. Rakibi düzenden çıkardıktan sonrası daha rahat geçti Fenerbahçe Ülker için, Karşıyaka bazen 4 kısa, bazen iki 4 numarayla sahada bulunmak zorunda kaldı, bu da Fenerbahçe'nin kısaldığı anlarda sıkıntı yaşamasını engelledi. Pınar Karşıyaka'nın ilk yarıyı sadece ilk çeyrekte bulduğu iki boyalı alan sayısıyla bitirmesi uzunların arasındaki farkın göstergesiydi. Zaten maçın galibinin belirlendiği anlar da, ikinci yarının ortasında yine Oğuz'un sahada bulunduğu anlardı. 16 dakikaya 15 sayı sığdırdı dev oyuncu, onun yaptığı perdelerden arkadaşları da rahatça potaya giderek yararlandı. İlk maçta da yazmıştık, Fenerbahçe rakibine üstünlük kurmak için mutlaka boyalı alandaki gücünün farkına varmalı. Pınar Karşıyaka cephesinde ise tempo ve dış şut yüzdesi işin anahtarı. Dün de maça tutundukları anlar, Strawberry ve Dixon ile dışarıdan isabet buldukları anlardı. Ancak maç sonundaki 30'da 9 üç sayı isabetiyle Fenerbahçe'yi devirmeleri imkansızdı.
Milliyet

Kasımpaşa'nın Ryan Babel ile yolları ayırmayı planlamasının ardından Beşiktaş dün devreye girdi. Yönetim, Hollandalı yıldızın transferi için Kasımpaşa ile görüştü ve taraflar anlaşmaya vardı. Erdal Torunoğulları'nın, Paşa'nın hocası Önder Özen ile Babel konusunda görüştüğü ve tarafların bu transfer için anlaştığı bilgisine ulaşıldı. Beşiktaş'ın UEFA tarafından koyduğu yasaklar nedeni ile bu transferini takas yolu ile çözüme kavuşturacak. Gönderilecekler listesindeki Ömer Şişmanoğlu, Pedro Fraco ve İsmail Köybaşı'dan biri verilecek. Babel'in, Beşiktaş'a transfer olmak için Kasımpaşa'nın 'kal' teklifini kabul etmediği öğrenildi. 2013 yılında Kasımpaşa'ya tranfser olan Babel, iki sezonda 58 kez Kasımpaşa forması giydi. Hollandalı yıldız, 14 gol atma başarısı gösterse de Liverpool'daki eski formundan uzak bir görüntü sergiledi.
Star

Fenerbahçe'nin yeni Sportif Direktörü Giuliano Terraneo, maç görüntülerinden izlediği Volkan Demirel için "Bu kaleci ile sezon bitmez" diye rapor verince Sarı-Lacivertliler'de 1 numara arayışı başladı. İtalyan direktörün yönetime sunduğu iki aday ise ülkesinden Fenerbahçe'de listenin ilk sırasında Serie A takımlarından Lazio'da forma giyen 32 yaşındaki Federico Marchetti yer alıyor. 1.88 metre boyundaki İtalyan kaleci, Roma'nın Mavi-Beyazlı takımında 30 maçta forma giydi ve kalesinde 29 gol gördü. Lazio ile 1 yıllık daha sözleşmesi olan Marchetti için Fenerbahçe'nin İtalyan kulübüyle masaya oturduğu ve uygun bir bedelle bu transferi sonlandırmayı istediği belirtildi. Sarı-lacivertli kulübün gündemindeki bir diğer isim ise yine Seri A takımlarından biri olan Sampdoria'nın Arjantinli kalecisi Sergio Romero. 28 yaşında ve 1.92 metre boyundaki kalecinin sözleşmesi 30 Haziran'da sona erecek. Sampdoria'da yedek kaleci konumunda bulunan ve bu sezon sadece 10 maçta görev yapan Romero, kalesinde 12 gol gördü. Arjantinli file bekçisinin bonservisinin olmaması bu adayı da güçlü kılıyor. Öte yandan Sarı-Lacivertli yönetimin, sözleşmesi sona eren ikinci kaleci Mert Gönok'la yeni kontrat imzalamak için görüşmelere başladığı bildirildi.
Star

Felipe Melo, Galatasaray'ın şampiyonluk kutlamalarında Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'ın yer almamasına çok üzüldüğünü söyledi. NTV Spor'a konuşan Brezilyalı oyuncu "İkisinin de futbolcular gibi tek tek platforma çağrılmasını beklerdim. Çünkü eğer Galatasaray 4. yıldızı kazandıysa onların emeği ve payı inanılmaz büyük. Onlar adına inanılmaz üzüldüm. Kim yaptıysa ayıp" dedi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme